TBK Madde 208B. Yarar ve hasar

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, satılanın yarar ve hasarının hangi ana kadar satıcıya, hangi andan itibaren alıcıya ait olduğunu düzenler. Genel kural, taşınır satışında zilyetliğin devri, taşınmaz satışında tescil anıdır. Madde ayrıca alıcının temerrüdü ile satıcının alıcının isteğiyle malı başka yere göndermesi hallerindeki geçiş anlarını belirler. Kişi bakımından satım sözleşmesinin taraflarına ve satılanın yarar ve hasarına ilişkin ilişkilere uygulanır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel koşullardan doğan ayrık hâller dışında, satılanın yarar ve hasarı; taşınır satışlarında zilyetliğin devri, taşınmaz satışlarında ise tescil anına kadar satıcıya aittir.

Taşınır satışlarında, alıcının satılanın zilyetliğini devralmada temerrüde düşmesi durumunda zilyetliğin devri gerçekleşmişçesine satılanın yarar ve hasarı alıcıya geçer.

Satıcı alıcının isteği üzerine satılanı ifa yerinden başka bir yere gönderirse, yarar ve hasar, satılanın taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 183 üncü maddesini karşılamaktadır. Tasarının üç fıkradan oluşan 207 nci maddesinde, satılanın yarar ve hasarının hangi âna kadar satıcıya ait olduğu düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 183 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan "B. Nefı ve Hasar" şeklindeki ibare, Tasarıda "B. Yarar ve hasar" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 183 üncü maddesinin birinci fıkrasında kullanılan "Hâlin icabın dan veya hususî şartlardan mütevellit istisnaların maadasında" şeklindeki ibare, Tasarıda "Kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel koşullardan doğan ayrık hâller dışında" şek line dönüştürülmüştür. 818 sayılı Borçlar Kanununun 183 üncü maddesinin birinci fıkrasında, parça borçlarında yarar ve hasarın, kural olarak sözleşmenin kurulduğu anda alıcıya geçtiği kabul edilmektedir. Türk-İsviçre Borçlar Kanununda, satılanın mülkiyetinin, borçlandırıcı işlem niteliğindeki satış sözleşmesinin ku rulduğu anda değil, tasarruf işlemi niteliğindeki zilyetliğin devri veya tescil işleminin gerçekleştiği anda alıcıya geçtiği hâlde, onun, henüz malik olmadığı bir malın hasarına katlanmak ve bedeli öde mek zorunda bırakılması, hakkaniyete aykırı görülerek, öğretide haklı olarak eleştirilmektedir. Ulus lararası taşınır malların satışına ilişkin sözleşmelere uygulanacak kurallarda da, hasann teslim anında alıcıya geçmesi kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu nedenle, Tasarıda 818 sayılı Borçlar Kanununda yapılan düzenlemeden farklı olarak, satış sözleşmesinde hasarın, taşınırlarda zilyetliğin devri, taşın mazlarda ise tescil anına kadar satıcıya ait olduğu, istisnasız bir kural hâline getirilmiştir. Bu nedenle, 818 sayılı Borçlar Kanununun, çeşit (cins) borçlarında hasann alıcıya geçmesinin koşullarına ilişkin ikinci fıkrası ile geciktirici koşula bağlı satış sözleşmesinde hasarın alıcıya geçtiği ana ilişkin son fıkra hükümleri, Tasarının 207 nci maddesine alınmamıştır. Maddenin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen yeni bir hükümdür. Fıkraya göre, taşınır satışlarında, alıcı, satılanın zilyetliğini devralmada temerrüde düştüğü takdirde - 1 0 0 - taşınırın yarar ve hasan, zilyetliğin devri gerçekleşmişçesine alıcıya geçecektir. Buna benzer bir düzen leme, Alman Medenî Kanununun taşınır ve taşınmaz satışı ayrımı yapılmaksızın, yarar ve hasarın geçişine ilişkin 446 ncı paragrafında da yer almaktadır. Ancak taşınmaz satışlarında teslimin tescil tarihinden sonra gerçekleştirilmesine ilişkin bir sözleşmenin varlığı hâlinde yarar ve hasarın hangi anda alıcıya geçeceğine ilişkin düzenleme, Tasarının 244 üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılmıştır. Maddenin son fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Bu hüküm uyarınca, satıcı alıcının isteği üzerine satılanı ifa yerinden başka bir yere gönderdiği takdirde, yarar ve hasar, satılanın taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçecektir. Buna benzer bir düzenleme, 11/04/1980 tarihli "Milletlerarası Menkul Mal Satışları Hakkında Birleşmiş Milletler (Viyana) Sözleşmesi"nin 67 nci maddesinde ve Alman Medenî Kanununun (BGB) 447 nci maddesinin birinci fıkrasında da bulunmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanununda, satılanın yarar ve hasarının hangi anda alıcıya geçeceği düzen lendiği hâlde, Tasarıda, yarar ve hasarın hangi âna kadar satıcıya ait olacağı düzenlenmiştir. İKİNCİ AYIRIM Taşınır Satışı 818 sayılı Borçlar Kanununun 184 üncü maddesiyle başlayan "İkinci Fasıl / Menkul Satımı" şek lindeki alt başlık, Tasarıda "İkinci Ayırım / Taşınır Satışı" şeklinde değiştirilmiştir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

16 karar arasından seçildi
  1. 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/3629 · K. 2024/5907 · T. 03.09.2024
    Daire kararıOnama
    daha sonra 19.07.2017 tarihli ek protokol ile 12.02.2018 tarihine uzatıldığı, ek protokolün 3.3 maddesine göre bundan sonra davacıya süre uzatma hak ve yetkisi vermeyeceğinin kabul edildiği, davacı tarafından imar uygulaması nedeniyle satılan taşınmazın değerinin arttığı, bundan dolayı edimler arasında nispetsizlik bulunduğu iddia edilmiş ise de 6098 sayılı Kanun'un 208 inci maddesine göre satılanın yarar ve hasarı taşınmaz satışlarında tescil anına kadar satıcıya ait olacağından değer artışının tescilden sonra olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
  2. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2023/226 · K. 2023/645 · T. 15.09.2023
    İlk dereceKabul
    6098 sayılı yasanın 208/1 maddesine göre davalı satıcının dava konusu araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminatından sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
  3. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2022/544 · K. 2023/284 · T. 07.06.2023
    İlk dereceRet
    dolayısıyla, somut olayda ayıba ilişkin koşulların oluşmadığının düşünülmekte olduğu, tüm bu hususlarla birlikte, uyuşmazlık konusu olayda incelenmesi gereken bir diğer husus, borç ilişkisine konu olan eşyada sözleşmenin kurulması ile ifası arasında geçen zamanda ortaya çıkan ve edimin hiç veya gereği gibi yerine getirilememesine sebep olan hasarın doğurduğu olumsuz sonuçlara sözleşmenin hangi tarafının katlanacağına ilişkin olduğu, taşınmaz satışı halinde hasar, 6098 sayılı Kanunun 208. maddesine göre, kural olarak tescil anına kadar satıcıya ait olup,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Genel

Satıcı Mert, Ankara’daki mağazasından İstanbul’daki Leyla’ya bir adet hassas ölçüm cihazı satmıştır. Taraflar cihazın Leyla’nın adresine bir kargo firması aracılığıyla gönderilmesi konusunda anlaşmışlardır. Mert, cihazı kargo firmasına teslim etmiş ancak taşıma sırasında meydana gelen bir kaza sonucunda cihaz tamamen kullanılmaz hale gelmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun "yarar ve hasarın geçmesi" hükümleri çerçevesinde bu olayla ilgili hangisi doğrudur?

  1. A) Cihaz Leyla’nın eline geçmediği için hasar her durumda satıcı Mert’in üzerindedir.
  2. B) Satıcı, alıcının isteği üzerine malı ifa yerinden başka bir yere gönderirse hasar, malın bağımsız taşıyıcıya teslimi ile alıcıya geçer.
  3. C) Hasar Leyla’ya geçmiş olsa bile Leyla cihazın bedelini ödemekten her zaman kaçınabilir.
  4. D) Yarar ve hasar ancak taşınmaz satışlarında malın tesliminden önce alıcıya geçebilir.
  5. E) Kargo firması Mert’in yardımcısı olduğu için hasar tescil anına kadar Mert’e aittir.

Bu maddeyle ilgili 5 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl