TTK Madde 2553. Haklı sebepler
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Kollektif şirketlerde ortaklar, bu hüküm uyarınca diğer ortakların kararıyla çıkarılabilir. Madde, şirket ortaklarının kendi ilişkilerine ve şirketin devamına ilişkindir; fesih davasının kendisini ve haklı sebebin tanımını düzenlemez (m.245 ve m.636 bağlamı). Haklı sebebin varlığı hâlinde mahkemeden fesih istenmesi, şirket sözleşmesinde yer alan süreli fesih ve ortağın ölümü gibi sona erme sebepleri ile bunların sonuçları da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.256 ve m.247).
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Bir ortağın kendisinden kaynaklanan sebeplerden dolayı şirketin feshinin istenebileceği durumlarda, diğer ortakların tümü o ortağın şirketten çıkarılmasına ve şirketin devamına karar verebilir. Şirket sözleşmesinde bu kararın çoğunlukla alınması öngörülebilir.
(2)Çıkarılan ortak, bu kararın noter aracılığıyla tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde şirkete karşı çıkarılmanın iptali davasını açabilir.
(3)Birinci fıkra uyarınca çıkarma kararı alınamadığı takdirde, her ortak, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden söz konusu ortağın şirketten çıkarılmasını ve ayrılma payının belirlenmesini isteyebilir.
Madde gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 197 nci maddesinin yerini alan Tasarının 255 inci maddesi esas alınmış, fakat mevcut düzenlemenin içerdiği bazı aksaklıklar giderilmeye çalışılmıştır. Birinci fıkra: 6762 sayılı Kanunun 197 nci maddesinin birinci fıkrasında "mukavelede hüküm bulunduğu takdirde" ibaresi iki şekilde yorumlanmaya müsaittir. Bir yoruma göre, şirket sözleşme sinde hüküm bulunduğu takdirde, diğer ortaklar, kişiliğinde haklı sebep doğan ortağı bir kararla şir ketten çıkarabilir. İkinci yorum uyarınca, diğer ortakların şahsında haklı sebep doğan ortağı şirket ten çıkarma hakkı doğaldır. Bu yetkinin doğallığı kollektif şirketin şahıs şirketi niteliğinden kaynak lanır. Onun için, söz konusu hakkın şirket sözleşmesinde bulunması şart değildir. Şirket sözleşme sinde böyle bir düzenleme bulunmasa bile şirket mezkûr ortağı şirketten çıkarabilir. Düzenleme çı karma kararının hangi nisapla alınması gerektiği hususunda yapılabilir. Karar, kural olarak oybirli ği ile alınmalıdır; ancak şirket sözleşmesinde hüküm varsa çoğunlukla da alınabilir. Yargıtay, haklı olarak ikinci yorumu benimsemiştir. Tasarı, birinci fıkrayı bu yoruma uygun olarak düzenlemiştir. İkinci fıkra: 6762 sayılı Kanunda üç aylık sürenin niteliği tartışmalıdır. Tasarı bunun hak dü şürücü süre olduğunu açıkça belirtmiştir. Üçüncü fıkra: 6762 sayılı Kanun, 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca çıkarma kararı alınamaması veya buna teşebbüs edilmemesi halinde her bir ortağın mahkemede çıkarma davası açıp açamayacağı hususunda suskundur. Üçüncü fıkra bu hakkı, yani, actio pro socio'yu Yargıtay kararları ile uyum içinde ve açıkça düzenlemiştir.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Çıkarma kararı
- Hak düşürücü süre
- Haklı sebep
- Ayrılma payı
- Ortağın kendisinden kaynaklanan sebep
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeye özel soru
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca limited şirketlerde "ortaklıktan çıkma ve çıkarılma" hakları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A) Şirket sözleşmesiyle her ortağa, belirli şartlara bağlı olarak şirketten çıkma hakkı tanınabilir.
- B) Haklı bir sebebin varlığı halinde her ortak, şirketin feshini veya kendisinin şirketten çıkarılmasını mahkemeden talep edebilir.
- C) Şirket sözleşmesinde öngörülen haklı bir çıkarma sebebine dayanan genel kurul kararı aleyhine, ortak noter tebliğinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabilir.
- D) Şirketten çıkan veya çıkarılan ortağın ayrılma akçesi alacağı, her durumda şirketin malvarlığı değerine bakılmaksızın 1 ay içinde nakden ödenmek zorundadır.
- E) Bir ortağın şirketten çıkarılma sebeplerinin sonradan sözleşmeye eklenmesi için tüm ortakların oybirliği şarttır.
Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl