HUAK Madde 17Arabuluculuğun sona ermesi
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
6325 sayılı Kanun'un 17. maddesi, arabuluculuk faaliyetinin hangi hallerde sona ereceğini (birinci fıkra), faaliyetin sonunda düzenlenecek tutanağın şeklini, imzasını ve içeriğini (ikinci ve üçüncü fıkra) ile arabulucunun belge saklama ve bildirim yükümlülüklerini (dördüncü fıkra) düzenler. Madde, arabuluculuğa başvuran ve arabulucunun görev yaptığı tüm taraflar bakımından uygulanır.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Aşağıda belirtilen hâllerde arabuluculuk faaliyeti sona erer:
a)Tarafların anlaşmaya varması.
b)Taraflara danışıldıktan sonra arabuluculuk için daha fazla çaba sarf edilmesinin gereksiz olduğunun arabulucu tarafından tespit edilmesi.
c)Taraflardan birinin karşı tarafa veya arabulucuya, arabuluculuk faaliyetinden çekildiğini bildirmesi.
ç)Tarafların anlaşarak arabuluculuk faaliyetini sona erdirmesi.
d)(Değişik: 12/10/2017-7036/23 md.) Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının tespit edilmesi.
(2)Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı bir tutanak ile belgelendirilir. Arabulucu tarafından düzenlenecek bu belge, arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır. Belge taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır.1
(3)Arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen tutanağa, faaliyetin sonuçlanması dışında hangi hususların yazılacağına taraflar karar verir. Arabulucu, bu tutanak ve sonuçları konusunda taraflara gerekli açıklamaları yapar ve taraflar hazır değilse her türlü iletişim vasıtasını kullanarak hazır bulunmayan tarafları bilgilendirir.2
(4)Arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi hâlinde, arabulucu, bu faaliyete ilişkin kendisine yapılan bildirimi, tevdi edilen ve elinde bulunan belgeleri, ikinci fıkraya göre düzenlenen tutanağı beş yıl süre ile saklamak zorundadır. Arabulucu, arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlediği son tutanağın bir örneğini arabuluculuk faaliyetinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde Genel Müdürlüğe gönderir.
- 1.(2. fıkra)12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “taraflar veya vekillerince” ibareleri “taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca” şeklinde değiştirilmiştir.
- 2.(3. fıkra)28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yapar.” ibaresi “yapar ve taraflar hazır değilse her türlü iletişim vasıtasını kullanarak hazır bulunmayan tarafları bilgilendirir.” şeklinde değiştirilmiştir.
Değişiklik geçmişi(3)
- 28.03.20233. fıkra 28.03.2023 tarihinde 7445 sayılı Kanunla değiştirildi
- 12.10.20171. fıkra (d) bendi 12.10.2017 tarihinde 7036 sayılı Kanunla değiştirildi
- 12.10.20172. fıkra 12.10.2017 tarihinde 7036 sayılı Kanunla değiştirildi
Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.
Bu maddede geçen tanımlar(2)
- Arabulucu
- Arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi
- Arabuluculuk
- Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini
Bu maddedeki kavramlar
- Tutanak
- Arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi
- Genel Müdürlük
- Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmaması
- Zorunlu içerik
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
293 karar arasından seçildi- 9. Hukuk Dairesi · E. 2022/1859 · K. 2022/2558 · T. 28.02.2022Daire kararıBozma
Dolayısıyla, ikramiye farkı talebi bakımından da daha önce temerrüdün gerçekleştiği ispat edilemediğinden, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 17/2. maddesi gereğince düzenlenen arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflarca anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi · E. 2025/1692 · K. 2026/351 · T. 16.03.2026İstinafKabul
taraflara arabuluculuk görüşmeleri ile ilgili taraflara bilgilendirme ve aydınlatma yapıldığı, söz konusu tutanağın taraflarca ve arabulucu tarafından ihtirazi kayıtsız imzalandığının görüldüğünü, İhtiyari Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı başlıklı belgede; ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinin 6325 sayılı Kanun 17.maddesi çerçevesinde 20/12/2022 tarihinde anlaşma ile sona erdiğinin yazılı olduğu, davacı vekilinin davacının iradesinin fesada uğratıldığı iddiasını ispata yarar delil dosyaya sunmadığı,
- 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/1242 · K. 2025/5080 · T. 16.06.2025Daire kararıRet
Şu hâlde arabuluculuk müzakeresi telekonferansla yapılmış ve taraf, kanuni temsilci veya avukatları katılmış ise kural olan, 6325 sayılı Kanun’un 17. maddesine göre son tutanağın bu kişiler tarafından imzalanmasıdır.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
İstanbul'da yerleşik (A) İnşaat Şirketi ile arsa sahibi (B) arasında, arsa payı karşılığı bağımsız bölüm yapımına ilişkin bir sözleşme akdedilmiştir. Sözleşmeye, "Sözleşmenin yorum veya uygulamasından kaynaklanabilecek her türlü ihtilafın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri çerçevesinde tahkim yoluyla çözüleceği" şeklinde bir tahkim şartı konulmuştur. İnşaatın tamamlanmasının ardından, tapuda yapılacak tescil işlemine ilişkin bir uyuşmazlık çıkması üzerine (A), tahkim yoluna başvurmak istemektedir. Bu durumda, tahkim şartının geçerliliği ve uyuşmazlığın tahkime elverişliliği hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Tahkim şartı genel olarak geçerli olmakla birlikte, uyuşmazlığın konusu taşınmaz mülkiyetinin devrini içeren tescil işlemine ilişkin olduğundan ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir ayni hakkı ilgilendirdiğinden, söz konusu ihtilaf tahkime elverişli değildir.
- B) Taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunduğundan ve bu anlaşma 'her türlü ihtilafı' kapsadığından, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince tescile ilişkin uyuşmazlık da tahkim yoluyla çözülmelidir.
- C) Uyuşmazlık, tahkime elverişli olmayan bir konuya ilişkin olduğundan, bu durum tahkim şartının tamamını geçersiz kılar ve taraflar arasındaki hiçbir uyuşmazlık bu şarta dayanılarak tahkime götürülemez.
- D) Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, kamu düzenini yakından ilgilendiren tapu sicilinin aleniyeti ilkesiyle bağlantılı olduğundan, bu tür sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların tamamı tahkime elverişli değildir.
- E) HMK Madde 412 uyarınca, tahkim şartı asıl sözleşmenin bir parçası olarak yazılı şekilde yapıldığından geçerlidir ve bu nedenle tescil gibi asıl sözleşmenin ifasına yönelik tüm talepler bu şart kapsamında hakemler tarafından karara bağlanabilir.
Bu maddeyle ilgili 7 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl