Sözlüğe Dön

Delil Serbestisi İlkesi

Ceza muhakemesinde bir olayın ispatı için kanunda aksine bir sınırlama getirilmedikçe her türlü delilin kullanılabileceğini ifade eden temel ilkedir.

Bu kavram Hukuksal Eğitim Akademik Komitesi tarafından güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda incelenip onaylanmıştır.

Delil serbestisi ilkesi, ceza muhakemesi hukukunda bir olayın ispatı için kanunda açıkça yasaklanmamış veya hukuka aykırı yollarla elde edilmemiş olmak kaydıyla her türlü araç, belge veya bilginin delil olarak ileri sürülebileceğini ve mahkemece değerlendirilebileceğini ifade eder. Bu ilke, yargıcın maddi gerçeğe ulaşmasını kolaylaştırmak amacını taşır. CMK madde 217/2 "Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir." hükmü ile bu ilkeyi yasal dayanağa kavuşturur. Ancak bu ilke mutlak değildir; hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller (bkz. hukuka aykırı delil) muhakemede kullanılamaz. Yargıtay kararlarında, delillerin serbestçe değerlendirilmesinin, vicdani kanaate uygun olarak ve her delilin kendi içinde taşıdığı ağırlıkça yapılması gerektiği belirtilir. Sınav İpucu: Delil serbestisi ilkesinin tanımı, kapsamı, istisnaları (hukuka aykırı delil) ve bu ilkenin ceza muhakemesindeki önemi sınavlarda teorik soruların temelini oluşturur. Özellikle, delillerin niteliği, türleri (yazılı, sözlü, görüntülü vb.) ve bunların muhakemelerdeki değerleri sıkça karşılaştırılır.

İlgili içerikler

Sadece Okuyarak Geçme!

Bu terimi ve binlercesini HMGS formatındaki testlerde çözerek kalıcı öğrenin.

Soru Çözmeye Başla