Kanun yolları › Olağanüstü kanun yolları
Cumhuriyet başsavcısının itiraz yetkisi ve kanun yararına bozma
Kısaca
5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi, Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna itiraz yetkisini, itiraz süresini, itirazın dairede incelenmesi ve gerektiğinde Başkanlar Kuruluna gönderilmesi usulünü, sanık lehine süre sınırının bulunmadığını ve itiraza ilişkin istem yetkisini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Ceza Muhakemesi Kanunu m.308–310 hükümlerini kapsar.
CMK m.308 — Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi
5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi, Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna itiraz yetkisini, itiraz süresini, itirazın dairede incelenmesi ve gerektiğinde Başkanlar Kuruluna gönderilmesi usulünü, sanık lehine süre sınırının bulunmadığını ve itiraza ilişkin istem yetkisini düzenler. Maddenin kapsamı Yargıtay ceza daireleri ile sınırlıdır; yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları itiraz dışında tutulmuştur. Madde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisini kullanabileceği kişilerin istem hakkını da belirler. Olağan kanun yolu olan temyiz incelemesinin usulü, karar düzeltme ve kesinleşme işlemleri ile tutukluluğa ilişkin itiraz gibi konular bu maddede düzenlenmemiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Olağanüstü itiraz
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, Yargıtay ceza dairesinin kesinleşmeye yaklaşmış kararına karşı Ceza Genel Kurulu önünde ileri sürdüğü denetim yoludur. Olağan kanun yolu niteliği taşımaz; kesin nitelikteki daire kararlarına yöneliktir.
- Yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları
- Maddenin itiraz kapsamı dışında bıraktığı daire kararlarıdır. Bu kararlara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bu madde uyarınca itiraz edemez.
- İstem
- Başsavcılığın re'sen harekete geçmediği hallerde, itiraz talebinin ilgililer tarafından başsavcılığa iletilmesidir. Sanık, sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan ve katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatı alabilecek suçtan zarar görmüş kişiler tarafından yapılabilir.
- Sanık lehine itiraz
- Sanığın yararına yapılan itirazdır. Bu itirazda süre sınırı aranmaz; itiraz istemi her zaman yapılabilir.
- Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu
- Daire itirazı yerinde görmediğinde dosyanın gönderildiği kuruldur. Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları gereği için ilgili daireye gönderilir ve kurulun kararları kesindir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi: hangi şartlar aranır?
- Karar, Yargıtay ceza dairesinin verdiği bir karar olmalı ve yargı yeri belirlenmesi ya da görevsizlik kararı niteliği taşımamalıdır.
- İtiraz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından re'sen veya ilgililerin istemi üzerine yapılmalıdır.
- Sanık aleyhine itiraz için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hukuka aykırılık bulunmalıdır.
- Aleyhe itirazda süre, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde kullanılmalıdır.
- Sanık lehine itirazda süre aranmamalıdır.
- İtiraz, kararı veren daireye gönderilmeli; daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltmelidir.
- Daire itirazı yerinde görmezse dosya Ceza Genel Kuruluna gönderilmelidir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi: hangi sonuçları doğurur?
- Süresinde ve esaslı bir hukuka aykırılık gösterilerek yapılan aleyhe itiraz incelenir; daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltir.
- Daire itirazı yerinde görmezse dosya Ceza Genel Kuruluna gönderilir.
- Sanık lehine yapılan itirazda süre aranmadığından, sanık lehine itiraz her zaman yapılabilir.
- Süre geçtikten sonra yapılan aleyhe itiraz reddedilir.
- Sanık aleyhine itirazın, kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hata bulunmadığı hallerde yapılması kabul edilmez.
- Aleyhe itirazın kabulü halinde ilgililere tebligat yapılır ve ilgililer iki hafta içinde yazılı cevap verebilir.
- Ceza Genel Kurulunun veya Başkanlar Kurulunun verdiği kararlar kesindir.
Sanık lehine ile sanık aleyhine itiraz arasındaki fark nedir?
Sanığın yararına yapılan itirazda madde süre koymaz.
Sanık aleyhine yapılan itirazda üç aylık süre ve esaslı hukuka aykırılık koşulu aranır.
Lehe itiraz her zaman yapılabilirken, aleyhe itiraz süre ve esaslı hata koşuluna bağlıdır.
Re'sen ile istem üzerine itiraz arasındaki fark nedir?
Başsavcılık kendi takdiriyle itiraz edebilir.
İlgililerin istemi üzerine itiraz, istem yapan kişilerin sıfatına bağlıdır.
İstem üzerine yapılan başvuruda başsavcılık talebe bağlı değildir ve itiraz gerekli görmezse dosyayı geri gönderebilir.
Daire aşaması ile başkanlar Kurulu aşaması arasındaki fark nedir?
Daire itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir.
Daire itirazı yerinde görmezse dosya Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilir.
Yerinde görülmeyen itirazlarda kurul incelemesi yapılır ve kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları gereği için daireye gönderilir.
Ceza daireleri ile bölge adliye mahkemesi ceza daireleri arasındaki fark nedir?
Bu madde Yargıtay ceza dairelerinin kararlarını düzenler.
Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin kararları 308/A maddesine tabidir.
İtiraz merci ve süre açısından ayrı maddelere bağlanmıştır; bu madde yalnızca Yargıtay daireleri için geçerlidir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sanık lehine itirazda da üç aylık süreyi uygulamak; madde sanık lehine itirazda süre aranmayacağını açıkça düzenler.
- Süreyi ilamın tebliğ veya kararın verildiği tarihten saymak; metin dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihi başlangıç alır.
- Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararlarına bu maddeyi uygulamak; o kararlar 308/A kapsamındadır.
- Yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararlarına karşı itiraz yolunu açık saymak; bu kararlar madde kapsamı dışındadır.
- Daire itirazı yerinde görmeden dosyayı doğrudan Ceza Genel Kurulunda incelemek; önce daire incelemesi gerekir.
- Kabule göre bozmalara karşı başsavcılık itirazının açık olduğunu varsaymak; uygulamada bu tür bozmalar itiraz konusu yapılamamaktadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının olağanüstü bir yol olduğu ve yalnızca sınırlı hallerde kullanılması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/203 E., 2011/238 K., 22.11.2011)
- Özel daire tarafından öğretici ve yol gösterici nitelikte verilen kabule göre bozmalara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi bulunmadığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/297 E., 2012/22 K., 07.02.2012; Ceza Genel Kurulu, 2011/94 E., 2011/133 K., 21.06.2011)
- Sanık lehine olan itirazda süre sınırı olmadığına ilişkin hüküm, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlara uygulanamayacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2007/38 E., 2007/44 K., 02.02.2007)
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, itiraz üzerine Ceza Genel Kurulunca karar verilinceye kadar itirazdan vazgeçebilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/49 E., 2011/28 K., 29.03.2011)
- Özel daire kararı ile Ceza Genel Kurulu karar tarihi arasında geçen sürenin zamanaşımı hesabında dikkate alınmaması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2007/63 E., 2007/87 K., 10.04.2007)
- Aleyhe itirazın süre aşımı nedeniyle reddedileceği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2011/49 E., 2011/28 K., 29.03.2011)
Nasıl ispat edilir?
- Aleyhe itirazı yapan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, süresinde yapıldığını ve kararı etkileyen esaslı bir hukuka aykırılığın bulunduğunu göstermekle yükümlüdür.
- Süre, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim tarihini gösteren evrak ile ispatlanır.
- İstem üzerine yapılan itirazda istemde bulunan kişi, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkına sahip olduğunu, ya da katılan sıfatını taşıdığını belgelerle göstermelidir.
- Karara karşı kabule göre bozma gibi itiraza konu olmayan bir karar bulunduğu iddiasında karşı taraf, bunu karar metninden ispat eder.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 m.308/2: Maddenin ikinci fıkrası, itiraz üzerine dosyanın kararına itiraz edilen daireye gönderilmesini düzenler.
- 5271 m.308/3: Maddenin üçüncü fıkrası, dairenin itirazı inceleme ve kararını düzeltme ya da dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderme usulünü düzenler.
- 5271 m.308/A: Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin kararlarına karşı başsavcılık itirazını düzenler; bu maddede tanımlanan itiraz merci ve usulü ayrı bir rejime tabidir.
CMK m.308/A — Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi
Madde, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının itiraz yetkisini, itirazın süresini, sanık aleyhine itirazın koşulunu, tebligat ve cevap usulünü ile itirazın daire ve başkanlar kurulu önündeki incelemesini düzenler. Yetki, kesin olmayan bölge adliye kararlarına ve ilk derece mahkemesi kararlarına uygulanmaz. Düzenlemenin dışında kalan konular şunlardır: Yargıtay Cumhuriyet başsavcısının itirazı (m.308), olağan kanun yolu olan temyiz ve istinaf incelemesi (m.286 ve sonrası) ile maddi hatanın düzeltilmesi ve karar düzeltme yolunun bulunmaması konusu, ki bu konuda CMK m.305 ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları ilgilidir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bölge adliye Cumhuriyet başsavcısının itirazı
- Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin kesin nitelikteki kararına karşı, başsavcılığın bu kararı veren daireye yaptığı olağanüstü kanun yolu başvurusudur. Olağan bir temyiz ya da istinaf yolu değildir.
- Kesin nitelikteki karar
- Kanun yoluna başvurulamayan bölge adliye ceza dairesi kararıdır. Madde yalnız bu kararlar bakımından uygulanır; temyize tabi kararlar kapsam dışıdır.
- Esaslı hata
- Kararı etkileyecek nitelikte, hukuka aykırılığın ciddi biçimde ihlal edildiği ve yargılamanın bütünlüğünü ve sonucunu esaslı biçimde etkileyen hatadır. CMK m.269'da sayılan kesin hukuka aykırılık hâlleri niteliği gereği esaslı hata sayılır.
- Başkanlar kurulu
- Dörtten fazla ceza dairesi bulunan bölge adliye mahkemelerinde, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan kuruldur. Yalnız itirazın dairece yerinde görülmemesi hâlinde incelemeyi yapar.
- Sanık lehine itiraz
- Sanığın yararına yapılan itirazdır. Süre koşulu aranmaz ve esaslı hata şartı da yoktur.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi: hangi şartlar aranır?
- Başsavcılığın itirazı, kesin nitelikteki bölge adliye ceza dairesi kararına karşı yapılmış olmalıdır.
- Sanık aleyhine itiraz için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunludur.
- Aleyhe itirazın, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde yapılmış olması gerekir; sanık lehine itirazda süre aranmaz.
- Sanık aleyhine yapılan itiraz, sanığa veya müdafiine daire tarafından tebliğ olunmalıdır.
- Tebligat ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmalıdır.
- Daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltmelidir; yerinde görmezse dosyayı başkanlar kuruluna göndermelidir.
- Başkanlar kurulu incelemesinde, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanmalıdır.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi: hangi sonuçları doğurur?
- Başsavcılık süresinde ve esaslı hata bulunarak aleyhe itiraz ederse, daire itiraz tebliğ eder ve ilgililere iki haftalık cevap süresi tanır.
- Daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltir.
- Daire itirazı yerinde görmezse dosya başkanlar kuruluna gönderilir ve kurul incelemesi yapılır.
- Kurul itirazı kabul ederse karar gereği için daireye gönderilir ve daire kurulun kararı doğrultusunda yeni karar verir.
- Kurulun verdiği kararlar kesindir.
- Aleyhe itirazda esaslı hata bulunmazsa itiraz kabul edilemez.
- Sanık lehine yapılan itiraz süre sınırına bağlı değildir.
Sanık lehine ile sanık aleyhine itiraz arasındaki fark nedir?
Sanık lehine itirazda madde süre şartı aramaz ve esaslı hata koşulunu aramaz.
Sanık aleyhine itirazda hem bir ay içinde yapılma hem de kararı etkileyecek esaslı hata bulunması gerekir.
Aleyhe itiraz tebliğ ve cevap usulüne tabi tutulur; lehe itirazda bu usule ilişkin koşul metinde yer almaz.
Daire incelemesi ile başkanlar kurulu incelemesi arasındaki fark nedir?
Kararı veren daire itirazı yerinde görürse kendisi kararını düzeltir.
Daire itirazı yerinde görmezse dosya başkanlar kuruluna gönderilir.
İtirazın kabulü kararı kurulca verilir ve gereği için daireye gönderilir; kurulun kararları kesindir.
Dört veya daha az ceza dairesi ile dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemesi arasındaki fark nedir?
Dörtten fazla daire bulunan bölge adliye mahkemelerinde kurul dört üyeden oluşan başkanlar kuruludur.
Dört veya daha az daire bulunan mahkemelerde metinde ayrı bir kurul öngörülmemiştir.
Başkanlar kurulu yalnız dörtten fazla daire bulunan mahkemelerde bu incelemeyi yapar.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sanık lehine itiraza da bir aylık süre uygulamak; lehe itirazda süre aranmadığını gözden kaçırmak.
- Sanık aleyhine itirazda esaslı hata şartını aramamak ya da her usul hatasını esaslı hata saymak.
- Tebligatın dava dosyasındaki son adrese yapılması gerektiğini göz ardı edip başka adrese tebliğ yapmak.
- İki haftalık cevap süresini tebliğ tarihinden değil, itirazın yapıldığı tarihten saymak.
- Dört veya daha az daireli mahkemelerde de başkanlar kurulu incelemesi yapılacağını varsaymak.
- Başsavcılığın itirazının Yargıtay başsavcısının m.308 itirazı ile aynı kapsamda olduğunu düşünmek; bölge adliye kararları bakımından yalnız kesin kararlar konu alınır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Başsavcılığın itirazının olağanüstü bir yol olduğu ve kesin hukuka aykırılık hallerinde kullanılabileceği kabul edilmektedir.
- Başsavcılık, süre geçtikten sonra sanık aleyhine itiraz ettiğinde itirazın reddedilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
- Başsavcılık itirazında yer verdiği görüşü daha önce tebliğnamede ileri sürmemişse ve itiraz sanığa tebliğ edilmemişse adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş sayılmaktadır.
- Esaslı hatanın bulunmadığı durumlarda aleyhe itirazın kabul edilemeyeceği kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Aleyhe itirazı ileri süren başsavcılık, itirazın süresinde yapıldığını ve kararı etkileyecek esaslı hatanın bulunduğunu ispatla yükümlüdür; bu, kararın tarihi ve itiraz dilekçesi ile gösterilir.
- Esaslı hatanın varlığı, ihlal edilen hukuk kuralı ve bu ihlalin yargılamanın sonucunu etkilediği dosya içeriği ile ortaya konur.
- Sanık veya müdafiine tebliğ yapıldığı, tebligatın dava dosyasındaki son adrese gönderildiği tebliğ belgesiyle ispatlanır; tebligatın yapılmaması savunma hakkının ihlali olarak ileri sürülebilir.
- Sanık, iki haftalık süre içinde yazılı cevap vererek kendi savunmasını yapabilir; cevabın verilmemesi itirazın kabulü için tek başına yeterli değildir.
- Süre geçtikten sonra yapılan aleyhe itirazı savunan sanık, süre dolumunu gösteren tebliğ ve kararın kendisine verildiği tarihi belgeleriyle ortaya koyar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 m.286: Bölge adliye ceza dairesi kararlarının hangilerinin kesin nitelikte olduğunu belirler; bu maddedeki itiraz yalnız bu kesin kararlar için tanınmıştır.
- 5271 m.269: Sayılan kesin hukuka aykırılık halleri niteliği gereği esaslı hata sayılır.
- 5271 m.305: Maddi hata ve karar düzeltme yolunun bulunmaması bakımından ilgilidir; itiraz yolu ile düzeltme yolu birbirinden ayrılır.
- 5271 m.308: Yargıtay Cumhuriyet başsavcısının itiraz yetkisini düzenler; bu madde ile karşılaştırmalı olarak uygulanır.
CMK m.309 — Kanun yararına bozma
Madde, hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde hukuka aykırılık bulunması hâlinde, bu kararların Yargıtayca kanun yararına bozulmasına ilişkin usulü düzenler. Başvuru yetkisinin Adalet Bakanlığında doğması, istemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Yargıtay ceza dairesine iletilmesi, dairenin bozma kararı ve bozma nedenlerine göre yapılacak işlemler bu kapsamdadır. Kanun yararına bozma yalnızca kesinleşmiş kararlara ve yalnızca hukuka aykırılık bulunan kararlara uygulanır; hükümlü, sanık veya mağdur tarafından doğrudan başvurulabilen bir kanun yolu değildir. Maddenin düzenlemediği konular arasında, olağan kanun yolu olan istinaf ve temyiz incelemesi (m.272 vd. ve m.286 vd.), yargılamanın yenilenmesi (m.311 vd.) ve bu kanun yolunun süresi ya da bozma kararının uygulanmasına ilişkin ayrıntılar bulunmaktadır; yargılamanın yenilenmesi ile ilgili hükümler madde kapsamında değildir.
Kanun yararına bozma: hangi sonuçları doğurur?
- Hukuka aykırı bir karar ya da hüküm kesinleşmiş olsa da Yargıtay ceza dairesi tarafından kanun yararına bozulabilir.
- Yargıtay ceza dairesi bozma nedenlerini yerinde görmezse istemi reddeder ve karar kesinleşmiş olarak kalır.
- Davanın esasını çözmeyen karar (m.223) bozulduğunda, kararı veren hâkim veya mahkeme gerekli inceleme ve araştırmayı yaparak yeniden karar verir.
- Mahkûmiyet hükmünün esasını çözmeyen yönü ya da savunma hakkını kaldıran usul işlemi bozulduğunda, yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm verilir ve bu hüküm önceki hükümdeki cezadan daha ağır olamaz.
- Davanın esasını çözüp mahkûmiyet dışında kalan hükümler bozulduğunda sonuç aleyhe olmaz ve yeniden yargılama yapılmaz.
- Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiren bozmada cezanın kaldırılmasına; daha hafif ceza gerektiren bozmada bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
- Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez; ilgili mahkeme bozmaya uymak zorundadır.
- Kanun yararına bozma yalnızca mahkûmiyet değil, hükümlü aleyhine sonuç doğurabilecek biçimde de işleyebilir; ancak aleyhe sonuç doğurmayacak sınırlar madde metninden çıkar.
Bakanlık istemi ile cumhuriyet Başsavcısının re'sen başvurusu arasındaki fark nedir?
Adalet Bakanlığı, hukuka aykırılığı öğrendiğinde yazılı bildirimle istem yapar ve istemini yasal nedenleriyle birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Bakanlığın bildirimi üzerine nedenleri aynen yazarak istemi ilgili ceza dairesine verir.
Başvuru Bakanlık bildirimine bağlıdır; Başsavcının bu madde kapsamında kendiliğinden hareket edip etmediği ise madde metninden doğrudan çıkmaz, bu tartışma uygulamada ayrıca ele alınır.
Davanın esasını çözmeyen karar (m.223) ile davanın esasını çözen mahkûmiyet dışı karar arasındaki fark nedir?
Davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin bozmada, kararı veren hâkim veya mahkeme gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
Davanın esasını çözüp mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin bozmada ise sonuç aleyhe doğurmaz ve yeniden yargılama gerekmez.
Birinci halde yeniden karar aleyhe sonuç doğurabilir; ikinci halde Yargıtayın bozma kararı yalnızca hukuka aykırılığı ortaya koyar.
Mahkûmiyet hükmünün usul yönü ile mahkûmiyet hükmünün esasa ilişkin yönü ve cezanın kaldırılması arasındaki fark nedir?
Mahkûmiyet hükmünün davanın esasını çözmeyen yönüne ya da savunma hakkını kaldıran usul işlemlerine ilişkin bozmada, yeniden yapılacak yargılama sonucu gereken hüküm verilir.
Hükümlünün cezasının kaldırılmasını ya da daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiren bozmada ise karar doğrudan Yargıtay ceza dairesince verilir.
Usul yönlü bozmada yeni hüküm önceki cezadan ağır olamaz; cezanın kaldırılması ya da hafifletilmesi hâllerinde yeniden yargılama yapılmadan doğrudan Yargıtay hüküm kurar.
Bozma nedeni olarak hükmün düzeltilmesi ile yargıtayın yalnızca hukuka aykırılığı tespit etmesi arasındaki fark nedir?
Bozmanın sonucu aleyhe ise hükmün bozulması ile yetinilir ve aleyhe sonuç doğuracak bir düzeltme yapılmaz.
Aleyhe sonuç doğurmayacak şekilde bozma, hükümlü lehine değiştirme yapılmasını sağlar.
Yargıtay, aleyhe sonuç doğurmayacak biçimde bozar; sanık aleyhine yeni bir karar kurulmaz.
Kanun yararına bozma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kanun yararına bozmayı olağan kanun yolu gibi değerlendirip süresiz ya da hükümlünün her zaman başvurabileceği bir yol saymak; istem yalnızca Bakanlık bildirimi ve Başsavcının yazısıyla başlar.
- Davanın esasını çözmeyen karar ile esasını çözüp mahkûmiyet dışında kalan karar arasındaki ayrımı karıştırmak; bu ayrım yeniden yargılama ve aleyhe sonuç bakımından farklı sonuç doğurur.
- Bozmanın, hükümlü lehine ya da aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağını yanlış değerlendirmek; mahkûmiyet dışı hükümde aleyhe sonuç doğmaz, mahkûmiyet hükmünün usul yönünde yeni hüküm önceki cezadan ağır olamaz.
- Daha hafif cezanın gerektiği hâlde bozup yerel mahkemeye bırakmak; bu hâlde ceza dairesi kararı doğrudan kurmak zorundadır.
- Bozma kararına karşı direnilebileceğini varsaymak; madde 309/5 uyarınca direnme yoktur.
- Hâkimin takdirine dayanan bir kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kanun yararına bozma istemek; takdir hakkı kanun yararına bozmaya konu yapılamaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kanun yararına bozmaya konu edilen hukuka aykırılık, mahkûmiyet hükmünün esasına dâhil bir husus ise bu hukuka aykırılık madde 309/4 bentlerinden birine uygun düşmek zorundadır; Yargıtay bu bentlerin dışında bir karar veremez (1. Ceza Dairesi, 2026/314 E., 2026/2278 K., 30.03.2026).
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hukuka aykırılıklar, bozma nedenlerinden hangisine girdiğine göre değerlendirilir; mahkûmiyet dışı sonuçlarda yeniden yargılama yapılmaz (1. Ceza Dairesi, 2026/274 E., 2026/2280 K., 30.03.2026).
- Hâkimin takdirine dayanan kararlar, hukuka aykırılık açıkça bulunsa bile kanun yararına bozma konusu yapılamaz (1. Ceza Dairesi, 2026/280 E., 2026/2281 K., 30.03.2026).
- Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunması hâlinde kanun yararına bozma yoluna başvurulabilir (1. Ceza Dairesi, 2026/277 E., 2026/2282 K., 30.03.2026).
- Davanın esasını çözmeyen red kararlarının kanun yararına bozulması bozma nedeni olarak kabul edilir ve bozma sonrası ilgili daire kararı yeniden verir (1. Ceza Dairesi, 2026/544 E., 2026/2288 K., 30.03.2026).
- Daha hafif cezanın hükmedileceği hâllerde bozma kararı verilip gereğinin yerel mahkemece yapılmasını isteyen bir karar verilemez; Yargıtay ceza dairesi kararı doğrudan kurar (1. Ceza Dairesi, 2026/668 E., 2026/2295 K., 30.03.2026).
Nasıl ispat edilir?
- Kanun yararına bozma istemini Adalet Bakanlığı, hukuka aykırılığı öğrenmesi üzerine yasal nedenleriyle birlikte yazılı olarak bildirmek zorundadır; istemin dayanağı olan hukuka aykırılığı Bakanlık ortaya koymakla yükümlüdür.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı nedenleri aynen yazarak istemi ceza dairesine verir; bu yazı istemin usulüne uygunluğunu gösteren temel belgedir.
- Hukuka aykırılığın varlığı, kesinleşmiş karar ve hükmün dosya içeriğiyle ortaya konur; mahkeme kararının gerekçesi ve kısa kararı bu incelemenin esasını oluşturur.
- Karşı tarafın (hükümlünün) bu kanun yolunda savunma yapma hakkı, istemin dosya üzerinden duruşmasız incelenmesi nedeniyle sınırlı kalır; savunma, yazılı belgelerle sunulur.
- Hükümlünün cezasının kaldırılması ya da hafifletilmesi gerektiği iddiası, Yargıtay ceza dairesinin dosya kapsamındaki belgelerle değerlendirmesine tabidir; eksik belge bulunursa dairenin bozma kararını erteleyebilir veya isteği reddedebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 m.223: Davanın esasını çözmeyen kararları tanımlar; bozma nedeni (4)(a) bendi bu kararlara ilişkindir ve yeniden karar yetkisini bu maddeye göre belirler.
CMK m.310 — Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması
5271 sayılı CMK m.310, kanun yararına bozma yolunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının re'sen (kendiliğinden) başvuru yetkisini düzenler. Bu yetki yalnızca m.309/4-d bendindeki hâllere özgüdür; yani hükümlünün cezasının kaldırılmasını ya da daha hafif bir cezaya hükmedilmesini gerektiren durumlarda kullanılabilir. Hüküm, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen karar ve hükümler bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: kanun yararına bozmanın asıl yetkili makamı olan Adalet Bakanlığının başvurusu ve bu başvurunun usulü (m.309); bozma nedenleri ve bozma kararının sonuçları (m.309/4); yargılamanın yenilenmesi (m.311 vd.); Adalet Bakanlığının bildirimi üzerine Başsavcılığın yazısını hazırlama görevi (m.309/2).
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Re'sen başvuru
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının bir talep veya Adalet Bakanlığının istemi beklemeksizin, kendi öğrenmesi üzerine kanun yararına bozma yoluna başvurmasıdır. Yetki, m.309/4-d kapsamındaki hallerle sınırlıdır.
- m.309/4-d hâli
- Hükümlünün cezasının kaldırılmasını ya da daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiren hukuka aykırılıklardır. Re'sen başvuru yetkisi yalnızca bu hâllere özgüdür; diğer bozma nedenleri bakımından Başsavcının re'sen başvuru yetkisi yoktur.
- Adalet Bakanlığının başvurusu
- m.309 uyarınca Bakanlığın, hukuka aykırılığı öğrenmesi üzerine kararın Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenleriyle birlikte Başsavcılığa yazılı olarak bildirmesidir. Bu başvuru varsa Başsavcının re'sen yetkisi ortadan kalkar.
- Kanun yararına bozma
- İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen hâkim veya mahkeme kararlarındaki hukuka aykırılıkların Yargıtayca giderilmesini sağlayan olağanüstü kanun yoludur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması: hangi şartlar aranır?
- Başvurunun konusu hâkim veya mahkeme tarafından verilmiş bir karar veya hüküm olmalıdır.
- Karar veya hüküm istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmalıdır.
- Hukuka aykırılık, m.309/4-d kapsamında hükümlünün cezasının kaldırılmasını ya da daha hafif bir cezaya hükmedilmesini gerektiren bir hâl olmalıdır.
- Başsavcı bu hâli kendiliğinden öğrenmiş ya da uyarı üzerine haberdar olmuş olmalıdır.
- Adalet Bakanlığı m.309 uyarınca başvuruda bulunmamış olmalıdır; Bakanlık başvurmuşsa Başsavcının bu yetkisi kullanılamaz.
- Başvuru, Yargıtay ilgili ceza dairesine yapılmalıdır ve başvurunun yapılacağı hâl m.309/4-d ile sınırlıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması: hangi sonuçları doğurur?
- Başsavcı, m.309/4-d hâllerinde re'sen başvurarak kararın bozulmasını Yargıtaydan isteyebilir.
- Başsavcının re'sen başvurusu üzerine Yargıtay ilgili ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse kararı kanun yararına bozar.
- Adalet Bakanlığı m.309 uyarınca başvurmuşsa Başsavcı aynı konuda re'sen yetkisini kullanamaz; Bakanlığın talebini yazısına aynen yazıp Yargıtaya verir.
- m.309/4-d dışındaki bozma nedenleri bakımından Başsavcının re'sen başvurma yetkisi yoktur.
- Başsavcının re'sen yetkisini kullanmaması hâlinde yalnızca Bakanlığın başvurusu yolu açık kalır.
- Bozma kararına karşı direnilemez (m.309/5 ile bağlantılı).
Adalet Bakanlığı ile yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı (re'sen) arasındaki fark nedir?
Adalet Bakanlığı, kanun yararına bozma yolunda asıl yetkili makamdır ve her bozma nedeni bakımından başvurabilir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yalnızca m.309/4-d hâllerinde, re'sen başvurabilir.
Bakanlık başvurusu varsa Başsavcının re'sen yetkisi ortadan kalkar (m.310/2). Başsavcı yalnızca lehe sonuçlu bozma hâllerinde re'sen harekete geçebilir.
m.309/4-d hâli ile m.309/4-a, b, c hâlleri arasındaki fark nedir?
m.309/4-d, hükümlünün cezasının kaldırılmasını ya da daha hafif bir cezaya hükmedilmesini gerektiren hâllerdir.
m.309/4-a, b ve c bentleri, davanın esasını çözmeyen kararlar, mahkumiyetin usul yönü ile esası çözüp mahkumiyet dışındaki hükümler kapsar.
Re'sen başvuru yetkisi yalnızca d bendi hâllerinde vardır; diğer bentlerde Başsavcı bu yetkiyi kullanamaz.
Re'sen başvuru ile bakanlığı tahrik arasındaki fark nedir?
Başsavcı, kendiliğinden öğrendiği hukuka aykırılığa dayanarak doğrudan bozma istemi hazırlayabilir.
Diğer süjeler (sanık, mağdur, yerel mahkeme, savcılık vb.) bu yolu kullanamaz; yalnızca Bakanlığı veya istisnai hâlde Başsavcılığı harekete geçirebilir.
Yetkisiz süjelerin başvurusu kanun yararına bozma açısından geçerli bir başvuru değildir; yalnızca bilgi ve tahrik niteliği taşır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Başsavcının re'sen yetkisini m.309/4-a, b veya c bentlerindeki hâllerde de kullanabileceğini sanmak; yetki yalnızca m.309/4-d ile sınırlıdır.
- Adalet Bakanlığı başvurusu yapılmış olmasına rağmen Başsavcının aynı konuda re'sen başvuruda bulunabileceğini varsaymak; m.310/2 bu yolu kapatır.
- Sanık, mağdur veya yerel mahkemenin kanun yararına bozma talebinde bulunabileceğini düşünmek; bu süjeler doğrudan başvuru yetkisine sahip değildir.
- Başsavcının bozma nedenlerini Bakanlık talebinin ötesine taşıyarak yeni neden eklemesi; talebe bağlılık ilkesine aykırıdır.
- Anayasa Mahkemesi iptal kararını gözden kaçırıp m.310/1 birinci cümlesini tamamen geçerli saymak; bu cümle "sanığın aleyhine itirazlar" yönünden iptal edilmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kanun yararına bozmada talebe bağlılık ilkesi geçerlidir; Başsavcılık ve Yargıtay, Bakanlığın ya da re'sen başvurunun ileri sürdüğü hukuka aykırılıkla bağlıdır. (Ceza Genel Kurulu, 2014/770 E., 2018/95 K., 13.03.2018; Ceza Genel Kurulu, 2010/235 E., 2010/247 K., 07.12.2010)
- Olağan kanun yolları tüketilmeden kanun yararına bozma yoluna başvurulamaz. (Ceza Genel Kurulu, 2011/205 E., 2011/291 K., 27.12.2011)
- Takdire dayalı kararlar kanun yararına bozma konusu yapılamaz. (Ceza Genel Kurulu, 2014/770 E., 2018/95 K., 13.03.2018)
- Kanun yararına bozma yoluna ancak hâkim veya mahkeme kararı ile hukuka aykırılık hâlinde başvurulabilir; diğer muhakeme süjeleri (sanık, mağdur, yerel mahkeme) bu yolu doğrudan kullanamaz. (Ceza Genel Kurulu, 2005/98 E., 2005/120 K., 25.10.2005; Ceza Genel Kurulu, 2005/97 E., 2005/111 K., 11.10.2005; Ceza Genel Kurulu, 2005/63 E., 2005/108 K., 27.09.2005)
Nasıl ispat edilir?
- Re'sen başvuruda Başsavcının, kararın m.309/4-d kapsamında cezanın kaldırılmasını ya da daha hafif bir cezayı gerektirdiğini gösteren nedenleri yazılı olarak ortaya koyması gerekir.
- Başsavcının re'sen başvurduğunu ve Adalet Bakanlığının m.309 uyarınca bir bildirimde bulunmadığını dosya üzerinden ortaya koyması gerekir; Bakanlık başvurusunun varlığı re'sen yetkiyi ortadan kaldırır.
- Kararın istinaf ya da temyizden geçmeden kesinleştiği belgeye dayanılarak ispat edilir; kesinleşme ve inceleme yolu bakımından dosya kayıtları esas alınır.
- Karşı taraf (hükümlü) bakımından ispat yükü, bozma talebinin dayandığı hukuka aykırılığın bulunmadığını göstermeye ilişkindir; bu savunma talep edildiği ölçüde Yargıtay tarafından incelenir.
- Başsavcının kendi görüşünü ekleyememesi ve yeni neden ileri süremeyecek olması nedeniyle, talep ile nedenlerin dosyadaki yazılı belgelerle uyumu kontrol edilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 m.309: Kanun yararına bozmanın genel düzenlemesidir. m.310 bu maddedeki bozma nedenlerinden yalnızca m.309/4-d hâlleri için Başsavcıya re'sen yetki tanır ve Bakanlığın başvurusuyla ilişkisini belirler.
- 5271 m.223: m.309/4-a bendinin kapsadığı davanın esasını çözmeyen kararları tanımlar; bu kararlar m.310 kapsamında re'sen başvuru konusu yapılamaz.
- 5271 m.311: Yargılamanın yenilenmesi kurumu da kesinleşmiş kararlara karşı olağanüstü yoldur; kanun yararına bozma ile karıştırılmamalıdır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç ay | m.308 | (1) (Değişik:16/7/2026-7589/17 md.) Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim… |
| bir ay | m.308/A | (Ek: 20/7/2017-7035/23 md.) (1) (Değişik cümle: 28/3/2023-7445/22 md.) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın… |
| iki hafta | m.308/A | İlgililer, tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
12 karar- Ceza Genel Kurulu, 2014/770 E., 2018/95 K., 13.03.2018İlgili madde: m.310
- Ceza Genel Kurulu, 2011/205 E., 2011/291 K., 27.12.2011İlgili madde: m.310
- Ceza Genel Kurulu, 2010/235 E., 2010/247 K., 07.12.2010İlgili madde: m.310
- Ceza Genel Kurulu, 2005/98 E., 2005/120 K., 25.10.2005İlgili madde: m.310
- Ceza Genel Kurulu, 2005/97 E., 2005/111 K., 11.10.2005İlgili madde: m.310
- Ceza Genel Kurulu, 2005/63 E., 2005/108 K., 27.09.2005İlgili madde: m.310
- 1. Ceza Dairesi, 2026/314 E., 2026/2278 K., 30.03.2026İlgili madde: m.309
- 1. Ceza Dairesi, 2026/274 E., 2026/2280 K., 30.03.2026İlgili madde: m.309
- 1. Ceza Dairesi, 2026/280 E., 2026/2281 K., 30.03.2026İlgili madde: m.309
- 1. Ceza Dairesi, 2026/277 E., 2026/2282 K., 30.03.2026İlgili madde: m.309
Diğer 2 karar
- 1. Ceza Dairesi, 2026/544 E., 2026/2288 K., 30.03.2026İlgili madde: m.309
- 1. Ceza Dairesi, 2026/668 E., 2026/2295 K., 30.03.2026İlgili madde: m.309
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 16.07.2026 (m.308).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 11. Kanun Yolları bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış