Soruşturma

Kamu davasının açılması

CMK m.170–174Ceza Muhakemesi HukukuSon değişiklik: 08.08.2026 (m.174)

Kısaca

CMK m.170, kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısına ait olmasını, iddianamenin düzenlenme koşulunu (yeterli şüphe) ve iddianamede yer alması gereken unsurları düzenler.

Kapsam

Bu konu, Ceza Muhakemesi Kanunu m.170–174 hükümlerini kapsar.

CMK m.170 — Kamu davasını açma görevi

Madde, kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısına ait olmasını, iddianamenin düzenlenme koşulunu (yeterli şüphe) ve iddianamede yer alması gereken unsurları düzenler. Ayrıca iddianamede olayların delillerle ilişkilendirilmesini, ilgisiz bilgilere yer verilmemesini, sonuç kısmında lehe ve aleyhe hususların birlikte ileri sürülmesini ve istenen ceza ile güvenlik tedbirlerinin açıkça belirtilmesini öngörür. Kural, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianameler bakımından uygulanır ve soruşturmanın sonunda savcıya ait işlemi kapsar. Maddede kamu davasının açılmamasına karar verilmesi, takdir yetkisi, iddianamenin kabulü ve iadesi, itiraz yolları düzenlenmemiştir (m.171, m.172, m.173, m.174). Soruşturma sırasında bilgi isteme yükümlülüğü ve bu bilgilere verilecek cevap süresi de bu maddenin konusu değildir.

Kamu davasını açma görevi: hangi şartlar aranır?

  • Kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilmesi gerekir.
  • Soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması gerekir.
  • İddianame görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenmelidir.
  • İddianamede şüphelinin kimliği, müdafii, maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği ile mağdurun veya zarar görenin vekili ya da kanuni temsilcisi gösterilmelidir.
  • İddianamede açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği ile şikâyette bulunan kişinin kimliği ve şikâyetin yapıldığı tarih gösterilmelidir.
  • İddianamede yüklenen suç, uygulanması gereken kanun maddeleri, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi ile suçun delilleri gösterilmelidir.
  • İddianamede şüphelinin tutuklu olup olmadığı, tutuklanmışsa gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri gösterilmelidir.
  • Olaylar delillerle ilişkilendirilerek açıklanmalı; suçu oluşturan olaylar ve delillerle ilgisi olmayan bilgilere yer verilmemelidir.
  • Sonuç kısmında şüphelinin lehine olan hususlar da aleyhine olanlarla birlikte ileri sürülmeli ve istenen ceza ile güvenlik tedbirleri açıkça belirtilmelidir.

Kamu davasını açma görevi: hangi sonuçları doğurur?

  • Yeterli şüphe oluştuğunda Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler ve kamu davası açılmış olur.
  • Yeterli şüphe oluşmadığında iddianame düzenlenmez ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
  • İddianamede m.170/3 kapsamındaki unsurlardan biri eksikse iddianame eksik sayılır ve bu durum iade sebebi olabilir.
  • İddianamede delille ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmesi hukuka aykırılık oluşturur.
  • Sonuç kısmında lehe hususların ileri sürülmemesi iddianamenin hukuka aykırı düzenlenmesi sonucunu doğurur.
  • Kanun maddesi emredici niteliktedir; bu hükme aykırı iddianamenin düzeltilmesi veya iade edilmesi gerekir.

Kamu davasını açma zorunluluğu ile takdir yetkisi arasındaki fark nedir?

Yeterli şüphe bulunduğunda savcı, m.170 uyarınca iddianame düzenlemekle yükümlüdür.

Etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık sebebi bulunan hallerde savcı takdir yetkisini kullanabilir.

Takdir yetkisi kullanıldığında iddianame düzenlenmez; bu hallerin düzenlendiği m.171 uygulanır.

Yeterli şüphe ile yeterli şüphenin bulunmaması arasındaki fark nedir?

Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde iddianame düzenlenir.

Delillerin yeterli şüphe oluşturmaması halinde iddianame düzenlenmez.

Yeterli şüphe bulunmazsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve iddianame yerine bu karar çıkar.

Olay anlatımı ile ilgisiz bilgi arasındaki fark nedir?

Yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilişkilendirilen bilgiler iddianamede yer alır.

Suçun oluşumu ya da delillerle ilgisi bulunmayan bilgiler iddianamede yer almaz.

İlgisiz bilgi içeren iddianame, maddenin gereklerini karşılamadığından eksik sayılır ve iade sebebi oluşturabilir.

Aleyhe hususlar ile lehe hususlar arasındaki fark nedir?

Şüphelinin aleyhine olan hususlar iddianamenin sonuç kısmında ileri sürülür.

Şüphelinin lehine olan hususlar da aynı sonuç kısmında ileri sürülmelidir.

Lehe hususların atlanması iddianamenin eksik düzenlenmesi anlamına gelir ve hukuka aykırılık oluşturur.

Kamu davasını açma görevi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yeterli şüphe ölçütünü mahkûmiyet için aranan kesinlik düzeyiyle karıştırmak; yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Şüphelinin lehine olan hususları iddianamenin sonuç kısmına yazmamak.
  • İddianamede suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimini yalnızca genel ifadelerle geçmek; bu unsurların açıkça gösterilmesi gerektiğini unutmak.
  • Tutuklu olup olmadığını ve tutuklama sürelerini belirtmemek.
  • Delillerle ilgisi bulunmayan bilgileri iddianameye koyarak kişilik haklarını ihlal etmek.
  • Takdir yetkisi bulunan hallerde (m.171) savcının iddianame düzenlemek zorunda olduğunu sanmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İddianamede m.170/3'te sayılan unsurların eksikliğinin iade sebebi sayıldığı kabul edilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2025/4399 E., 2026/1724 K., 24.02.2026)
  • Yalnızca sanığın gönderdiğini iddia ettiği mesajların belirtilip suç yüklenen eylemin açıkça anlatılmadığı iddianamenin hukuken iddianame sayılamayacağı kabul edilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2025/4399 E., 2026/1724 K., 24.02.2026)
  • Suç yüklemesinin tereddüte yer vermeyecek biçimde açık olması gerektiği ve buna uyulmamasının yargılamanın hukuka aykırı yürütülmesi sonucunu doğuracağı kabul edilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2025/4399 E., 2026/1724 K., 24.02.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Kamu davasını açan Cumhuriyet savcısı, iddianamenin m.170/3 ve m.170/4 unsurlarını taşıdığını iddianamenin kendisinden ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Yeterli şüphenin varlığı, soruşturma dosyasındaki tanık beyanı, tutanak, bilirkişi raporu gibi delillerle ortaya konur.
  • Savunma tarafı, iddianamenin eksik veya hukuka aykırı olduğunu iddia ettiğinde bu eksikliği iddianamenin kendi içeriğinden göstermek zorundadır.
  • Lehe hususların sonuç kısmında yer almadığını ileri süren taraf, iddianamenin sonuç bölümünü dayanak göstermek suretiyle ispat eder.
  • İddianamede delille ilgisiz bilgi bulunduğu iddiası, ilgili bilginin iddianamedeki yerinden ve dosya içeriğinden değerlendirilerek ortaya konur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.171: Kamu davasını açmada takdir yetkisinin kullanıldığı halleri düzenler; m.170 ile birlikte okunduğunda iddianame düzenleme zorunluluğunun istisnasını oluşturur.
  • 5271 m.172: Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz ve bu karardan sonra yeni delil aranmasını düzenler; yeterli şüphe bulunmadığında m.170 uygulanmaz.
  • 5271 m.174: İddianamenin kabulünü ve iade sebeplerini düzenler; m.170/3 ve m.170/4'e aykırılık bu maddede iade nedeni olarak yer alır.
  • 5271 m.173: Sulh ceza hâkiminin itiraz üzerine kamu davası açılması yönündeki kararı ve bu halde savcının iddianame düzenlemesini düzenler.

CMK m.171 — Kamu davasını açmada takdir yetkisi

5271 sayılı Kanun'un 171. maddesi, Cumhuriyet savcısının kamu davasını açma konusundaki takdir yetkisini düzenler; bu yetki iki durumda ortaya çıkar: cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık koşullarının ya da şahsi cezasızlık sebebinin varlığında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi (1. fıkra) ve yeterli şüphe bulunan belirli suçlarda kamu davasının beş yıl süreyle ertelenmesi (2–4. fıkralar). Madde, erteleme kararlarının kaydını (5. fıkra) ve erteleme kurumunun uygulanmayacağı suç ve kişi gruplarını (6. fıkra) da kapsar. Madde, Cumhuriyet savcısı ve soruşturma evresinde verilen kararlar bakımından uygulanır. Maddede, iddianamenin içeriği (m.170), uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki işlemler (m.253 vd., m.254 vd.), erteleme kararına karşı itiraz usulü (m.173) ve erteleme süresinin dava zamanaşımına etkisine ilişkin genel hükümler (m.66) ayrıca düzenlenmiştir; bu konular 171. maddenin kendi metninde ayrıntılı olarak yer almaz.

Kamu davasını açmada takdir yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

Takdir yetkisi (iddianame düzenlememe)
Cumhuriyet savcısının belirli koşullarda kamu davasını açmamak konusunda kanunun tanıdığı sınırlı seçim hakkıdır. Kanun bu hakkı mecburiyet ilkesinin istisnası olarak tanır ve sınırları madde metninde çizilmiştir.
Etkin pişmanlık (cezayı kaldıran şahsi sebep)
Suçun işlenmesinden sonra failin belirli davranışlarla suçun sonucunu ortadan kaldırmasının ya da ihbarda bulunmasının, kanunda öngörülen hallerde cezanın kalkmasını sağlayan şahsi sebeptir. Bu sebebin varlığı, 171/1 kapsamında kovuşturmaya yer olmadığı kararı için yeterli değildir; koşulların gerçekleşmiş olması gerekir.
Şahsi cezasızlık sebebi
Fiilin suç olmasına rağmen, kanunun belirli kişiler arasındaki ilişki nedeniyle faile ceza vermemesi halidir. Bu hal, savcıya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verme imkânı tanır.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi
Yeterli şüphe bulunmasına rağmen, belirli suçlar için beş yıllık deneme süresi içinde kamu davasının açılmamasına karar verilmesidir. Erteleme yalnızca üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren ve uzlaştırma ile önödeme kapsamı dışındaki suçlarda mümkündür.
Erteleme süresi
Kararın verilmesinden itibaren beş yıl olarak kanunda belirlenen deneme dönemidir. Bu süre içinde kasıtlı suç işlenmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; kasıtlı suç işlenmesi halinde kamu davası açılır.
Kasıtlı suç
Erteleme süresinde işlenmesi halinde ertelemenin kaldırılmasına yol açan suç türüdür. Kasıtlı suç dışındaki kusurlu suçlar bu sonucu doğurmaz.

Kamu davasını açmada takdir yetkisi: hangi şartlar aranır?

  • Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermesi için etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsi cezasızlık sebebinin varlığı bulunmalıdır (1. fıkra).
  • Kamu davasının ertelenmesi için yeterli şüphenin varlığı bulunmalıdır ve suç, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektirmelidir (2. fıkra).
  • Erteleme kararı için uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar dışında kalınmalıdır (2. fıkra).
  • Erteleme kararı için şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış olması gerekir (3/a).
  • Erteleme kararı için soruşturmanın, ertelemenin şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi gerekir (3/b).
  • Erteleme kararı için ertelemenin şüpheli ve toplum açısından dava açılmasından daha yararlı olması gerekir (3/c).
  • Erteleme kararı için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısınca tespit edilen zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmiş olması gerekir (3/d).
  • Madde hükümleri, örgüt suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, kamu görevlisinin görevi sebebiyle veya görevine karşı işlediği suçlar, askeri suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar bakımından uygulanmaz (6. fıkra).

Kamu davasını açmada takdir yetkisi: hangi sonuçları doğurur?

  • Cezayı kaldıran şahsi sebep veya şahsi cezasızlık koşulları varsa Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
  • Yeterli şüphe bulunan ve üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçta, uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışında, savcı beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteleyebilir.
  • Erteleme süresi içinde kasıtlı suç işlenmediğinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
  • Erteleme süresi içinde kasıtlı suç işlenirse kamu davası açılır.
  • Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.
  • Erteleme kararına suçtan zarar gören veya şüpheli 173. madde hükümlerine göre itiraz edebilir.
  • Erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir ve kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istendiğinde bu amaçla kullanılabilir.
  • Örgüt suçları, kamu görevlisi suçları, askeri suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda madde hükümleri uygulanmaz; savcı bu suçlarda erteleme kararı veremez.

Etkin pişmanlık-şahsi cezasızlık ile kamu davasının ertelenmesi arasındaki fark nedir?

1. fıkradaki takdir, cezayı kaldıran şahsi sebep veya şahsi cezasızlık varlığına dayanır ve savcı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir.

2. fıkradaki erteleme, suçun yeterli şüphe ile işlendiğinin kabul edildiği ancak davanın beş yıl ertelendiği haldir ve bir deneme süresi öngörür.

Birinci halde karar doğrudan kovuşturmaya yer olmadığıdır; ikinci halde deneme süresi sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir, süre içinde kasıtlı suç işlenirse dava açılır.

Erteleme kararına itiraz ile etkin pişmanlık kararına itiraz arasındaki fark nedir?

Kamu davasının ertelenmesi kararına suçtan zarar gören veya şüpheli, 173. madde uyarınca itiraz edebilir (2. fıkra).

1. fıkradaki kovuşturmaya yer olmadığı kararında 2. fıkra gibi bir itiraz hakkı açıkça tanınmamıştır.

Erteleme kararı 173. madde yoluyla denetlenebilir; 1. fıkra kararı bakımından itiraz yolu madde metninde yer almadığından kanun yolu tartışmaya açıktır.

Üst sınırı üç yıl ve daha az hapis ile üst sınırı üç yılın üzerinde hapis arasındaki fark nedir?

Erteleme yalnızca üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanır.

Üst sınırı üç yılı aşan suçlarda erteleme kurumu kullanılamaz.

Üç yılı aşan suçta savcı 2. fıkra gerekçesiyle erteleme kararı veremez; iddianame düzenlemek zorundadır.

Erteleme süresinde kasıtlı suç ile kasıtlı olmayan suç arasındaki fark nedir?

Erteleme süresi içinde kasıtlı suç işlenmesi halinde kamu davası açılır.

Erteleme süresi içinde kasıtlı olmayan (taksirli) suç işlenmesi ertelemeyi bozmaz.

Kasıtlı suç işlenirse erteleme sona erer ve dava açılır; taksirli suç bu sonucu doğurmaz.

Kamu davasını açmada takdir yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Etkin pişmanlık ile şahsi cezasızlık sebebini birbirine karıştırmak; her iki halin koşulları ve sonuçları aynı değildir.
  • Erteleme kararını üst sınırı üç yılı aşan suçlarda da verilebilir saymak; 2. fıkra sınırı açıktır.
  • Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlarda erteleme kararı verilebilir sanmak; bu suçlar 2. fıkra dışında tutulmuştur.
  • Erteleme süresi içinde taksirli suç işlenmesini erteleme kararını bozan neden saymak; bozulma yalnızca kasıtlı suç işlenmesine bağlıdır.
  • Erteleme süresi içinde zamanaşımının işlediğini varsaymak; 4. fıkra erteleme süresince zamanaşımının işlemeyeceğini öngörür.
  • Erteleme kararını yalnızca gerekçesiz vermek; gerekçe olmadan yapılan karar keyfî sayılır ve denetlenebilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında savcının neden bu yola başvurduğunu gerekçelendirmesi gerektiği kabul edilmektedir.
  • Erteleme kararında gerekçenin, şüphelinin kişiliğine ilişkin bilgi ve belgelerin isabetli değerlendirildiğini gösterir nitelikte yasal ve yeterli olması gerektiği belirtilmektedir.
  • Erteleme süresinde işlenen suçun kasıtlı olması gerektiği; kasıt türünün doğrudan kasıt ya da olası kasıt olabileceği kabul edilmektedir.
  • Erteleme süresi içinde suçun işlenmiş olmasının yeterli olduğu, kesinleşmenin erteleme süresi içinde olmasına gerek bulunmadığı belirtilmektedir.
  • Savcının kovuşturmaya yer olmadığı kararı verme yetkisinin keyfi kullanılmaması gerektiği, kararın denetlenebilir olması gerektiği görüşü ileri sürülmektedir.
  • Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararların adli sicil kaydının kullanım amacının sınırlı tutulduğu kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2021/41378 E., 17.04.2025)
  • Erteleme kararının 5271 m.171/5 kapsamında kaydedilmesi ile adli sicil kaydı ayrımı yapıldığı kabul edilmektedir. (12. Daire, 2023/6526 E., 2025/4915 K., 06.11.2025; 2021/60 E., 2024/200 K., 04.12.2024)
  • Savcının 171/1 uyarınca verdiği kovuşturmaya yer olmadığı kararına ilişkin itiraz tartışmalı olup, bazı görüşler başsavcılığa başvuru yolunu öne sürmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2024/10965 E., 2024/15452 K., 23.10.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararına dayanan tarafın, etkin pişmanlık koşullarının ya da şahsi cezasızlık sebebinin varlığını ispat yükü savcıdadır; savcı bu koşulları dosya içeriğiyle ortaya koymalıdır.
  • Erteleme kararı için yeterli şüphenin varlığı, soruşturma evresinde toplanan deliller ile ortaya konur; delillerin yeterliliği soruşturma dosyası ile belirlenir.
  • Üst sınır üç yıl veya daha az olduğu halde savcının kararının dayanağı, 2. fıkradaki sınıra göre suçun nitelendirilmesi ile ispatlanır.
  • Şüphelinin daha önce kasıtlı suçtan hapis cezası ile mahkûm olmadığı, adli sicil kaydı ile ispatlanır; bu bilgi sicil kaydından getirtilir.
  • Zararın tamamen giderildiği, aynen iade, eski hale getirme veya tazmin belgeleri ile ispatlanır; savcı bu zararı tespit etmiş olmalıdır.
  • Erteleme gerekçesinin, şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini ve ertelemenin daha yararlı olduğunu gösteren somut bilgi ve belgelere dayanması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.170: İddianamenin düzenlenmesi ve içeriğini belirler; 171. madde ise iddianame düzenleme yükümlülüğünün istisnalarını tanımlar.
  • 5271 m.173: Kamu davasının ertelenmesi kararına karşı itiraz usulünü düzenler; 171/2 bu maddeye atıf yapar.
  • 5271 m.253: Uzlaştırma kapsamındaki suçları düzenler; bu suçlar 171/2 uyarınca erteleme kapsamı dışındadır.
  • 5271 m.254: Önödeme kapsamındaki suçları düzenler; bu suçlar 171/2 uyarınca erteleme kapsamı dışındadır.
  • 5271 m.66: Zamanaşımının işlemesini ve durmasını düzenler; 171/4 erteleme süresince zamanaşımının işlemeyeceğini ayrıca belirtir.

CMK m.172 — Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

Madde, Cumhuriyet savcısının soruşturma sonunda verdiği kovuşturmaya yer olmadığı kararının koşullarını, bu kararın bildirilmesini ve kararın verilmesinden sonra aynı fiil nedeniyle yeniden kamu davası açılmasının şartlarını düzenler. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları üzerine yeniden soruşturma açılmasını hükme bağlar. Madde, kovuşturmaya yer olmadığı kararını veren Cumhuriyet savcısı ile bu karardan etkilenen suçtan zarar gören ve şüpheli bakımından uygulanır. Kararın itiraz yolu, itirazın incelenmesi ve itirazın reddi üzerine doğan sonuçlar düzenlenmemiştir (m.173). Kararın itirazla kaldırılması ve iddianame düzenlenmesi sürecinin usulü düzenlenmemiştir (m.173). Soruşturmanın tamamlanması ve iddianame düzenlenmesine ilişkin ölçütler düzenlenmemiştir (m.170). Yeni delil şartının sulh ceza hâkimliğince değerlendirilmesi, bu maddede yalnızca bir şart olarak yer alır; ayrıntılı usulü başka maddededir (m.173).

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar: hangi kavramlar bilinmeli?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
Cumhuriyet savcısının soruşturma evresi sonunda, kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığında veya kovuşturma olanağı yoksa verdiği karardır. Savcının yeterli şüphe aranmasına rağmen kovuşturma olanağının ortadan kalktığı hallerde de verilir.
Yeni delil
Kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra ortaya çıkan ve aynı fiil bakımından kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delildir. Maddede yeni delilin niteliği ayrıca tanımlanmamış, yeterli şüphe ölçütüne bağlanmıştır.
Sulh ceza hâkimliği kararı
Yeni delil bulunmadan aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için aranan ikinci güvencedir. Kararın verilmesi, dava açılmasına izin anlamına gelir.
Etkin soruşturma
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarında yer alan ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının verilmesinden önce yapılması gereken soruşturma yükümlülüğüdür. Maddede etkin soruşturma yapılmadan karar verildiğinin İHAM tarafından tespit edilmesi aranır.
Dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon
İHAM başvurusunun, başvurucu ile devlet arasında anlaşmayla ya da devletin tek taraflı beyanıyla sonuçlanarak düşmesi halidir. Bu hâllerde de yeniden soruşturma açılması talep edilebilir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar: hangi şartlar aranır?

  • Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda kamu davası için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememiş olmalı veya kovuşturma olanağı bulunmamalıdır.
  • Karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilmelidir ve kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilmelidir.
  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildikten sonra aynı fiil için yeni kamu davası açılmak isteniyorsa, kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmiş olmalıdır.
  • Yeni delil bulunsa bile aynı fiil için kamu davası açılabilmesi için sulh ceza hâkimliğince bu yönde bir karar verilmiş olmalıdır; yeni delil tek başına yeterli değildir.
  • Etkin soruşturma yapılmadan karar verildiği yönünde İHAM kesinleşmiş kararı bulunmalı ya da başvuru dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyonla düşmüş olmalıdır; bu halde yeniden soruşturma talebi, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde yapılmalıdır.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar: hangi sonuçları doğurur?

  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildikten sonra yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı olmadan aynı fiil için kamu davası açılamaz.
  • Kararın bildirilmesi, suçtan zarar görene ve daha önce ifadesine başvurulmuş ya da sorgulanmış şüpheliye yapılır; bu bildirim zorunludur.
  • İHAM kararıyla etkin soruşturma yapılmadığı tespit edilmiş ve üç ay içinde talep edilmişse yeniden soruşturma açılır.
  • İtiraz edilmeden kesinleşen karar, yeni delil ve sulh ceza kararı olmadan aynı fiil için dava açılmasına engel olur.
  • Yeni delil bulunmayan ve sulh ceza kararı verilmeyen hâlde aynı fiilden kamu davası açılması kanuna aykırıdır ve dava şartı eksikliği doğurur.

Kesinleşmiş takipsizlik ile itiraz edilmiş takipsizlik arasındaki fark nedir?

Karara itiraz edilmeden kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığı kararında, aynı fiil için yeni dava açılması yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı şartına bağlıdır.

Karara itiraz edilip itiraz reddedildiğinde karar kesinleşir ve 173. madde uyarınca itirazın reddi üzerine aynı kural uygulanır.

Her iki halde de yeniden dava için yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı aranır; itiraz reddedilmişse bu kararı veren merci yeniden karar vermek zorundadır.

Yeni delil ile iddianame ile yeni delil ile dava açılması arasındaki fark nedir?

Yeni delil elde edilmesi, Cumhuriyet savcısının tek başına yeniden soruşturma yapabilmesi anlamına gelmez; iddianame için de sulh ceza kararı gerekir.

Sulh ceza hâkimliği kararı, dava açılmasına izin verir; iddianamenin düzenlenmesi ise savcının görevidir.

Yeni delil ve sulh ceza kararı birlikte bulunmadıkça aynı fiil için kamu davası açılamaz.

Yerel yeni delil ile İHAM kararı üzerine yeniden soruşturma arasındaki fark nedir?

Genel hâlde yeniden soruşturma için yeni delil ve sulh ceza kararı aranır.

İHAM kararında etkin soruşturma yapılmadığı tespit edilirse, fıkra üçe göre yeni delil aranmaksızın yeniden soruşturma açılabilir.

Bu halde talep kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde yapılmalıdır; süre geçerse yeniden soruşturma açılamaz.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yeni delil bulunduğunda savcının kendiliğinden iddianame düzenleyebileceğini varsaymak; itiraz reddedilmişse sulh ceza hâkimliği kararı da gerekir.
  • Yeni delil ile sulh ceza hâkimliği kararını aynı şey saymak; ikisi ayrı şartlardır.
  • İHAM kararı üzerine yeniden soruşturmada üç aylık süreyi kararın verilme tarihinden değil kesinleşmesinden itibaren hesaplamamak.
  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararının şüpheliye bildirilmesini, ifadesi alınmamış kişilere de gerekli saymak; madde yalnızca suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliyi öngörür.
  • Kararı verdikten sonra savcının kendi kararını geri alıp dava açabileceğini düşünmek; kanun bu yolu kapatmıştır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararının itiraz yoluna tabi olduğu kabul edilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2024/6815 E., 2025/5469 K., 02.07.2025)
  • Yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı şartı, kararın kesinleşmesi ve itiraz üzerine ayrı ayrı değerlendirilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/218 E., 2011/50 K., 12.04.2011)
  • İHAM kararıyla yeniden soruşturma talebinin üç aylık süreye bağlandığı ve süre geçmişse talebin reddedildiği görülmektedir. (Birinci Bölüm, 2021/35183 E., 14.05.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Yeniden kamu davası açılmasını talep eden taraf, yeni delilin varlığını ve aynı fiil bakımından yeterli şüphe oluşturduğunu ileri sürer ve bunu belgelerle gösterir.
  • Yeni delilin niteliği sulh ceza hâkimliği tarafından değerlendirilir; delil yazılı belge, tanık beyanı veya kayıt olabilir.
  • Aynı fiil için yeniden dava açılmasına karşı savunma yapan taraf, kararın kesinleşmiş olduğunu ve yeni delil bulunmadığını ileri sürebilir; bunu takipsizlik kararı ve itiraz kaydı ile gösterir.
  • İHAM kararına dayanılıyorsa kararın kesinleşme tarihi ve etkin soruşturma yapılmadığının tespiti belgeyle kanıtlanmalıdır; üç aylık sürenin başlangıcı bu tarihten hesaplanır. (Birinci Bölüm, 2021/35183 E., 14.05.2025)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.173: Kararın itiraz yolu, itirazın reddi ve itirazın reddi üzerine 172. maddenin ikinci fıkrasının uygulanması bu maddeye bağlıdır.
  • 5271 m.170: Yeterli şüphe ölçütü ve iddianame düzenlenmesinin koşulları bu maddeyle birlikte değerlendirilir.

CMK m.173 — Cumhuriyet savcısının kararına itiraz

Madde, Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarına karşı suçtan zarar görenin yapacağı itirazı, bu itirazın incelenmesine görevli merciyi, incelemenin usulünü ve itirazın sonuçlarını düzenler. Sulh ceza hâkiminin soruşturmayı genişletme talebi, itirazın kabulü halinde iddianame düzenlenmesi ve itirazın reddi halinde yeni delil şartıyla yeniden kamu davası açılması bu maddede yer alır. Kural olarak suçtan zarar görenin itiraz hakkı, kovuşturmaya yer olmadığı kararının tarafı olan kişilere uygulanır. Düzenlemez: itiraz süresinin tebliğ ve eski hale getirme ile hesaplanmasına ilişkin genel kurallar (m.39, m.40 ile CMK'nın ilgili hükümleri), kovuşturmaya yer olmadığı kararının kendisi ve koşulları (m.172), iddianamenin iadesi (m.174) ve Cumhuriyet savcısının takdir yetkisine dayanan kararlara ilişkin ayrı düzenleme (m.173/5 hükmü dışında kalan genel takipsizlik sistemi).

Cumhuriyet savcısının kararına itiraz: hangi kavramlar bilinmeli?

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı
Cumhuriyet savcısının soruşturma sonunda kamu davası açmamaya karar verdiği karardır. Bu madde, bu kararın denetimini konu alır.
Sulh ceza hâkimliği itirazı
Suçtan zarar görenin takipsizlik kararına karşı, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yaptığı başvurudur. İtiraz merci, kararın yerinde olup olmadığını inceler.
Soruşturmanın genişletilmesi
Sulh ceza hâkiminin, kararını verebilmek için ek araştırma yapılmasına gerek gördüğünde, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunmasıdır. Hâkim bu aşamada kendisi delil toplamaz, yetkili merciye talepte bulunur.
Takdir yetkisi
Cumhuriyet savcısının kamu davası açılmaması konusunda, kanunda belirtilen koşullar yerine kendi değerlendirmesiyle karar verebildiği hâldir. Bu hâllerde madde hükmü uygulanmaz.
Yeni delil
İtirazın reddi kararından sonra aynı fiil için yeniden kamu davası açılabilmesi için gereken, daha önce değerlendirilmemiş delildir. Bu nitelik, kanunda tanımlanan koşula göre sulh ceza hâkimliğince değerlendirilir.

Cumhuriyet savcısının kararına itiraz: hangi şartlar aranır?

  • İtirazı, suçtan zarar görenin, kovuşturmaya yer olmadığı kararının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapması gerekir.
  • İtiraz merci, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yapan ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliği olmalıdır.
  • İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilmelidir.
  • Kararın, Cumhuriyet savcısının kamu davası açmama konusunda takdir yetkisini kullandığı bir hâl olmamalıdır; bu hâllerde madde hükmü uygulanmaz.
  • İtiraz merci istemi yerinde bulursa kamu davasının açılması gerektiğine karar vermelidir; bunun üzerine Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye vermek zorundadır.
  • İtirazın reddi için, kamu davasının açılmasına yeterli neden bulunmaması gerekir; bu hâlde istem gerekçeli olarak reddedilir ve itiraz eden giderlere mahkûm edilir.
  • Reddedilen itirazdan sonra aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için yeni delil bulunmalı ve 172. maddenin ikinci fıkrasındaki koşullar yerine getirilmelidir.

Cumhuriyet savcısının kararına itiraz: hangi sonuçları doğurur?

  • İtiraz süresi içinde ve gerekli içerikle yapılan itiraz kabul edilirse, sulh ceza hâkimliği kamu davasının açılmasına karar verir ve savcı iddianame düzenler.
  • İtirazın kabul edilmesi, takipsizlik kararının kaldırılması sonucunu doğurur.
  • İtiraz yerinde bulunmazsa istem gerekçeli olarak reddedilir ve itiraz eden giderlere mahkûm edilir.
  • Dosya reddin ardından Cumhuriyet savcısına gönderilir ve karar itiraz edene ile şüpheliye bildirilir.
  • Reddedilen itirazdan sonra aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için yeni delil gerekir ve 172. maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
  • Takdir yetkisi kullanılarak verilen kararlarda bu madde hükmü uygulanmaz; bu kararlara karşı itiraz yolu açılmaz.

İtirazın kabulü ile reddi arasındaki fark nedir?

İtiraz merci istemi yerinde bulursa, kamu davasının açılması gerektiğine karar verir.

Yeterli neden bulunmazsa istem gerekçeli olarak reddedilir ve dosya savcıya gönderilir.

Kabulde savcı iddianame düzenlemek zorundadır; red halinde itiraz eden giderlere mahkûm edilir ve kararın bildirimi yapılır.

Genişletme talebi ile doğrudan karar arasındaki fark nedir?

Hâkim, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bunu açıkça belirterek yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunur.

Ek araştırmaya ihtiyaç yoksa hâkim doğrudan karar verir.

Genişletme talebi sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda hâkim kararını verir.

Savcının takdir yetkisi ile kanunda belirtilen hâller arasındaki fark nedir?

Cumhuriyet savcısının kamu davası açmama konusunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde uygulanmaz.

Diğer hâllerde itiraz yolu ve sulh ceza hâkiminin incelemesi açıktır.

Takdir yetkisine dayanan kararlara karşı bu maddedeki itiraz yolu işlemez.

Kabul sonucu ile reddedilmiş itiraz sonucu arasındaki fark nedir?

Kabul halinde iddianame zorunludur.

Red halinde aynı fiil için dava açılabilmesi yeni delile ve 172. maddenin ikinci fıkrasındaki koşula bağlıdır.

Reddedilen takipsizlik kararı kesinleşir ve yeni delil olmadan aynı fiil için yeniden dava açılamaz.

Cumhuriyet savcısının kararına itiraz: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İtiraz süresini tebliğ gününü de sayarak hesaplamak; süre tebliğden sonraki günden başlar.
  • Süreyi kanunda yazılı iki hafta yerine on beş gün olarak uygulamak; itiraz süresi maddede iki haftadır.
  • Takdir yetkisine dayanan kararlara da bu maddedeki itiraz yolunu uygulamak; bu hâllerde madde hükmü uygulanmaz.
  • Sulh ceza hâkiminin soruşturmayı genişletme talebinde bulunmadan kendisi eksik soruşturmayı tamamlamaya çalışmak; genişletme talebi başsavcılık yoluyla yapılır.
  • İtirazın kabulünde iddianame düzenlenmesini ihmal etmek; kabul kararından sonra savcı iddianame düzenlemek zorundadır.
  • Reddedilen itirazdan sonra yeni delil aramadan aynı fiil için dava açmak; 172. maddenin ikinci fıkrası uyarınca yeni delil gerekir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Suçtan zarar görenin itirazında süre, kararın kendisine tebliği gününden hesaplanır; tebliğ gününün süreye dahil edilmemesi uygulamada kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2018/624 E., 2020/371 K., 22.09.2020)
  • Sulh ceza hâkimliği itirazı incelerken, soruşturmanın eksik yürütüldüğü saptanırsa 173/3 uyarınca yer Cumhuriyet başsavcılığından soruşturmanın genişletilmesini talep etmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2009/35 E., 2009/103 K., 28.04.2009)
  • Soruşturmanın eksikliği itirazın kabulü için yeterli görülmüş ve sulh ceza hâkimliği itirazı kabul etmişse, eksikliğe değinilmeksizin takipsizlik kararının kaldırılması gerektiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2021/30714 E., 15.02.2023)
  • İtirazın kabulü üzerine verilen kamu davasının açılmasına ilişkin karar, sulh ceza hâkimliğince verilir ve bu karar üzerine savcının iddianame düzenlemesi zorunludur. (Ceza Genel Kurulu, 2010/235 E., 2010/247 K., 07.12.2010)
  • İtiraz merci tarafından yapılan incelemede takipsizlik kararının yerinde olduğu saptanırsa itirazın reddedilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/166 E., 2010/197 K., 19.10.2010)

Nasıl ispat edilir?

  • İtirazı yapan suçtan zarar gören, itirazın süresinde yapıldığını ve kamu davasının açılmasını gerektiren olay ve delilleri dilekçede ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Takipsizlik kararının kaldırılmasını isteyen taraf, yeni delilin varlığını ve kamu davası açılmasını gerektirecek önemi kanıtlamalıdır.
  • Tebliğ tarihi, tebliğ belgesi ile ispatlanır; süre bu tarihe göre hesaplanır.
  • Savcılık, soruşturmanın usulüne uygun ve eksiksiz yürütüldüğünü dosya kapsamı ile göstermelidir; bu delil itiraz merciinin değerlendirmesine sunulur.
  • Sulh ceza hâkimliği, kamu davası için yeterli nedenin bulunup bulunmadığını dosya kapsamına göre değerlendirir; savcının takipsizlik gerekçesine dayanan kararı red gerekçesi olarak kullanılabilir.
  • Reddedilen itirazdan sonra açılan davada, yeni delilin varlığı sulh ceza hâkimliği tarafından değerlendirilir; delilin yeni olduğunu iddia eden taraf bunu ortaya koymak zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.172: Kovuşturmaya yer olmadığı kararına ilişkin esasları düzenler; itirazın reddi halinde aynı fiil için dava açılabilmesi bu maddenin ikinci fıkrasına bağlanmıştır.
  • 5271 m.174: Sulh ceza hâkimliğinin kabul kararı üzerine hazırlanan iddianamenin eksikliği halinde iade sebebini düzenler.
  • 5271 m.39: İtiraz süresinin hesabında tebliğ edilen günün dahil edilmediğine ilişkin genel kuralı verir.
  • 5271 m.40: İtiraz süresinin kusursuz biçimde geçirilmesi halinde eski hale getirme yolunu düzenler.

CMK m.174 — İddianamenin iadesi

Madde, iddianamenin Cumhuriyet başsavcılığına iadesinin şartlarını ve iade kararının sonrasındaki yeniden iddianame ve itiraz sürecini düzenler. Mahkemenin, soruşturma evrakı kendisine verildikten sonra on beş gün içinde iddianameyi inceleyerek iade kararı verebilmesi; iade nedenlerinin sınırlı sayılması; süresinde iade edilmeyen iddianamenin kabulü; savcının eksikleri giderip yeniden iddianame düzenlemesi ve iade kararına karşı itiraz hakkı bu maddenin konusudur. Kurala, Cumhuriyet savcılarının hazırladığı iddianameler ve bunları inceleyen asliye ve ağır ceza mahkemeleri bakımından uygulanır. Madde, kamu davasının açılması, iddianamenin kabulü sonrası duruşma ve yargılama usulü ile iddianamenin reddini düzenlemez (m.175, m.179); kovuşturmaya yer olmadığı kararını düzenlemez (m.172); iddianamenin hazırlanmasına ilişkin içerik zorunluluklarını düzenlemez (m.170).

İddianamenin iadesi: hangi kavramlar bilinmeli?

İddianamenin iadesi
Mahkemenin, iddianamenin 170. maddeye aykırılığı veya bu maddede sayılan diğer hâllerden birini tespit etmesi üzerine, eksik veya hatalı noktaları belirterek iddianameyi Cumhuriyet başsavcılığına geri göndermesi kararıdır. Yalnızca maddede sayılan hâllerle sınırlıdır; iade, delillerin takdiri veya hukuki nitelendirme yanlışlığı gerekçesiyle yapılamaz.
Seri muhakeme usulü
Belirli suçlarda uygulanan, sanığın kabulü üzerine hükmün indirimli olarak verilmesini öngören basitleştirilmiş yargılama usulüdür. Soruşturma dosyasından bu usulün uygulanması gerektiği açıkça anlaşılıyorsa, usul uygulanmadan düzenlenen iddianame iade edilir.
Önödeme ve uzlaştırma
Maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde, dava şartı niteliğinde kabul edilen ve kamu davasının açılmasını engelleyen kurumlardır. Dosyadan açıkça anlaşıldığı hâlde bu yollar denenmeden açılan dava iade nedenidir.
Zımni kabul
İade edilmeyen iddianamenin, süre sonunda mahkemenin açık bir kabul kararı olmasa bile kabul edilmiş sayılmasıdır. Bu sonuç için yalnızca süre geçmesi yeterlidir.
Hukuki nitelendirme
Eylemin hangi suç tipine uyduğunun belirlenmesidir. Yanlış nitelendirme iade nedeni sayılmaz; mahkeme bu konuda iddiayla bağlı değildir.

İddianamenin iadesi: hangi şartlar aranır?

  • İddianamenin 170. maddeye uygun düzenlenmemiş olması, yani maddede aranan içerik zorunluluklarından birinin eksik kalmış olması gerekir ((1)-a).
  • Suçun sübutuna doğrudan etki edecek, mevcut bir delilin toplanmadan iddianamenin düzenlenmiş olması gerekir ((1)-b).
  • Önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulüne tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işte bu yollar uygulanmadan iddianamenin düzenlenmiş olması gerekir ((1)-c).
  • Soruşturma veya kovuşturma izne ya da talebe bağlı bir suçta izin alınmadan veya talep olmadan iddianamenin düzenlenmiş olması gerekir ((1)-d).
  • Eksiklik, mahkemenin on beş gün içinde soruşturma evresindeki bütün belgeleri inceleyerek tespit etmiş olmalıdır. Süre bu sınırın dışında kalan bir tespite dayanılarak iade yapılamaz.
  • Suçun hukuki nitelendirilmesi nedeniyle iade yapılmamalıdır ((2)); bu hâl iade nedeni değildir.
  • Yeniden iddianame için savcının ilk kararda gösterilen eksiklikleri tamamlaması ve hataları düzeltmesi gerekir; kovuşturmaya yer olmadığı kararını gerektiren bir durum bulunmamalıdır ((4)).

İddianamenin iadesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Maddede sayılan hâllerden biri tespit edilir ve on beş gün içinde iade kararı verilirse, iddianame Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilir.
  • Mahkeme iade nedeni bulamazsa iddianameyi kabul eder ve duruşma hazırlığına geçer.
  • On beş gün içinde iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (3. fıkra).
  • Suçun hukuki nitelendirilmesinin yanlış olması tek başına iade sebebi değildir ve iade kararı verilemez (2. fıkra).
  • Savcı, iade kararındaki eksiklikleri tamamlayıp yeniden iddianame düzenler; ancak ilk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanarak ikinci kez iade yapılamaz (4. fıkra).
  • Yeniden iddianame için kovuşturmaya yer olmadığı kararını gerektiren bir durum varsa, savcı iddianame düzenleyemez.
  • İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir (5. fıkra); bu maddede sanığa itiraz hakkı verilmemiştir.

Biçim eksikliği ile sübut eksikliği arasındaki fark nedir?

(1)-a bendindeki eksiklik, iddianamenin 170. maddede istenen içerik unsurlarını taşımamasıdır; iddianamede kimlik, adres veya uygulanacak kanun maddesi gibi unsurların yokluğu bu gruptadır.

(1)-b bendindeki eksiklik, delillerin varlığı değil, suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delilin toplanmamış olmasıdır.

Her iki hâlde iade yapılabilir; ancak (b) bendinde iade, delilin toplanmamış olmasının sübut açısından doğrudan etkili olmasına bağlıdır. Yargıtay, yeterli şüphe oluşmasına rağmen sübuta etkili kesin delilin atlandığı hâlde iade yerinde görmektedir.

Hukuki nitelendirme yanlışı ile olgusal eksiklik arasındaki fark nedir?

Suçun hukuki nitelendirmesinin yanlış yapılmış olması, bu madde kapsamında iade nedeni değildir.

Eylemlerin olgusal olarak anlatılmaması veya suçun öğelerinin iddianamede tartışılmamış olması, mahkemece iddia bakımından dikkate alınabilecek bir eksikliktir.

Yalnızca nitelendirme hatası iade sebebi değildir ((2)). Olgusal anlatım eksikliği ise (1)-a veya (1)-b kapsamında iade sebebi olabilir.

İade edilen iddianame ile süresinde iade edilmeyen iddianame arasındaki fark nedir?

On beş gün içinde iade kararı verilen iddianame Cumhuriyet başsavcılığına döner ve savcı eksikleri tamamlayarak yeniden düzenleme yapar.

On beş günlük süre içinde iade edilmeyen iddianame, mahkeme açık bir karar vermese bile kabul edilmiş sayılır.

Süre geçtikten sonra iade kararı verilemez ve iddianame kabul edilmiş kabul edilir; dava duruşma aşamasına geçer.

Mahkemenin iade kararı ile savcının itirazı arasındaki fark nedir?

İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir ((5)).

Sanık ve diğer taraflara bu maddede itiraz hakkı tanınmamıştır.

İtiraz sonucu iade kararı kaldırılırsa, dosya mahkemeye döner ve mahkeme iddianameye göre hüküm kurmak zorundadır.

İddianamenin iadesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Hukuki nitelendirme yanlışını iade sebebi saymak; mahkeme bu gerekçeyle iade yapamaz ((2)).
  • Sanığın savunmasının alınmamasını doğrudan iade sebebi saymak; Yargıtay bu eksikliğin her zaman iade nedeni olmadığını kabul etmektedir.
  • On beş günlük süreyi, iddianamenin mahkemeye değil savcılığa verildiği tarihten saymak.
  • Süre geçtikten sonra iade kararı vermek; bu hâlde iddianame kabul edilmiş sayılır ((3)).
  • İlk iade kararında belirtilmeyen yeni bir sebeple ikinci kez iade yapmak; (4). fıkra bunu yasaklar.
  • Maddedeki iade sebeplerini genişleterek, delil takdirine dayalı eksiklikleri iade gerekçesi yapmak; iade nedenleri sınırlıdır ve delilin yeterliliği takdir konusudur.
  • Mükerrer dava açıldığı gerekçesiyle iade yapmak; uygulama bu gerekçeyi iade sebebi saymamaktadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yaş tespiti yapılmadan dava açılmış olmasının tek başına iade nedeni sayılmayacağı, eksikliğin mahkemece giderilebileceği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/122 E., 2010/180 K., 05.10.2010)
  • Savunmanın alınmadan açılmış davada iddianamenin iadesinin yerinde olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2021/41 E., 2023/593 K., 08.11.2023)
  • Yeterli delil toplanmadan veya sübuta etkili delilin iddianameye konmadan düzenlenmesi halinde iade yerinde görülmektedir; yargıtay bu konuda sübuta etkili kesin delilin atlandığı durumlarda iadeyi uygun saymaktadır. (12. Ceza Dairesi, 2025/4391 E., 2026/1723 K., 24.02.2026)
  • İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iade yapılamayacağı kabul edilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2025/4401 E., 2026/1725 K., 24.02.2026)
  • Mükerrer dava açıldığı gerekçesiyle iddianamenin iade edilemeyeceği kabul edilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2025/4455 E., 2026/1728 K., 24.02.2026)
  • Şüphelinin açık kimlik ve adres bilgilerinin bulunmaması, 170/3-a bendine aykırılık oluşturduğundan iade nedeni olarak kabul edilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2025/4456 E., 2026/1729 K., 24.02.2026)
  • Suçun hukuki nitelendirilmesinin yanlış yapılmış olmasının iade sebebi olmadığı, mahkemenin nitelemeyle bağlı olmadığı kabul edilmektedir. (12. Ceza Dairesi, 2025/4391 E., 2026/1723 K., 24.02.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • İade talebinde bulunan mahkeme, iade nedeninin varlığını dosya içeriğine dayanarak ortaya koymalıdır; eksiklik iddianame veya soruşturma evrakı üzerinden belirlenir.
  • Sübuta etkili delilin toplanmadığı iddiasında, dosyada bulunan belgeler (kolluk tutanakları, raporlar, ifadeler) incelenerek delilin eksikliği gösterilir.
  • Savcı, iade kararına karşı itiraz ederken iade nedeninin yokluğunu veya hukuki nitelendirme yanlışını ileri sürmek ve bunu dosya kapsamı ile göstermek zorundadır.
  • Yaş, kimlik veya adres gibi bilgilerin eksikliği iddiasında, dosyadaki kimlik belgeleri ve tespit tutanakları karşılaştırılarak eksiklik ortaya konur.
  • Süresinde iade edilmediği iddiasında, iddianamenin mahkemeye verildiği tarih ile iade kararının tarihi karşılaştırılır; süre aşımı kayıtlardan ispat edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.170: Maddenin (1)-a bendinin doğrudan atıf yaptığı iddianamenin içerik zorunlulukları maddesidir; bu zorunluluklara aykırılık iade sebebi oluşturur.
  • 5271 m.175: İade edilmeyen iddianamenin kabulünün sonucu olarak duruşmanın hazırlanmasını ve iddianamenin kabul kararının okunmasını düzenler.
  • 5271 m.179: İddianamenin reddi kurumu olup iade ile karıştırılmamalıdır; iade eksikliğin tamamlanması için yapılırken ret, dava şartı eksikliğinde dosyanın kapatılmasıdır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
üç yılm.171(2) (Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen,…
beş yılm.171(2) (Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen,…
üç aym.172(3) (Ek: 11/4/2013-6459/19 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları…
iki haftam.173(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

23 karar
  1. 2021/60 E., 2024/200 K., 04.12.2024
    İlgili madde: m.171
  2. Ceza Genel Kurulu, 2018/624 E., 2020/371 K., 22.09.2020
    İlgili madde: m.173
  3. Ceza Genel Kurulu, 2010/218 E., 2011/50 K., 12.04.2011
    İlgili madde: m.172, m.173
  4. Ceza Genel Kurulu, 2010/235 E., 2010/247 K., 07.12.2010
    İlgili madde: m.173
  5. Ceza Genel Kurulu, 2010/166 E., 2010/197 K., 19.10.2010
    İlgili madde: m.173
  6. Ceza Genel Kurulu, 2009/35 E., 2009/103 K., 28.04.2009
    İlgili madde: m.173
  7. 12. Ceza Dairesi, 2025/4399 E., 2026/1724 K., 24.02.2026
    İlgili madde: m.170
  8. 12. Ceza Dairesi, 2025/4401 E., 2026/1725 K., 24.02.2026
    İlgili madde: m.170
  9. 12. Ceza Dairesi, 2025/4455 E., 2026/1728 K., 24.02.2026
    İlgili madde: m.170
  10. 12. Ceza Dairesi, 2025/4456 E., 2026/1729 K., 24.02.2026
    İlgili madde: m.170
Diğer 13 karar
  1. 12. Ceza Dairesi, 2025/4498 E., 2026/1730 K., 24.02.2026
    İlgili madde: m.170
  2. 12. Ceza Dairesi, 2025/4535 E., 2026/1731 K., 24.02.2026
    İlgili madde: m.170
  3. 11. Ceza Dairesi, 2025/2406 E., 2025/15784 K., 08.12.2025
    İlgili madde: m.172
  4. 8. Ceza Dairesi, 2025/3976 E., 2025/9462 K., 27.11.2025
    İlgili madde: m.172
  5. 12. Daire, 2023/6526 E., 2025/4915 K., 06.11.2025
    İlgili madde: m.171
  6. 11. Ceza Dairesi, 2025/508 E., 2025/12290 K., 29.09.2025
    İlgili madde: m.172
  7. 1. Ceza Dairesi, 2024/6815 E., 2025/5469 K., 02.07.2025
    İlgili madde: m.172
  8. 2. Ceza Dairesi, 2024/10965 E., 2024/15452 K., 23.10.2024
    İlgili madde: m.171
  9. 2. Daire, 2023/4075 E., 2024/4084 K., 17.09.2024
    İlgili madde: m.171
  10. 2. Daire, 2023/5734 E., 2024/3416 K., 04.06.2024
    İlgili madde: m.171
  11. Birinci Bölüm, 2021/35183 E., 14.05.2025
    İlgili madde: m.172
  12. Genel Kurul, 2021/41378 E., 17.04.2025
    İlgili madde: m.171
  13. Genel Kurul, 2021/30714 E., 15.02.2023
    İlgili madde: m.173

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 08.08.2026 (m.174).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 7. Soruşturma bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış