Harçlar Kanunu

Harçlar kanunu ve mükellefiyet

Harçlar Kanunu m.1–12İcra Müdürlüğü MevzuatıSon değişiklik: 21.01.1982 (m.1)

Kısaca

Harçlar Kanunu m.1, Harçlar Kanunu kapsamında alınacak harç türlerini tek tek sayarak belirler: yargı harçları, noter harçları, vergi yargısı harçları, tapu ve kadastro harçları, konsolosluk harçları, pasaport, ikamet tezkeresi, çalışma izni, çalışma izni muafiyeti, vize ve Dışişleri Bakanlığı tasdik harçları, gemi ve liman harçları, imtiyazname, ruhsatname ve diploma harçları ile trafik harçları.

Kapsam

Bu konu, Harçlar Kanunu m.1–12 hükümlerini kapsar.

Harçlar Kanunu m.1 — Kanunun şümulü

Madde, Harçlar Kanunu kapsamında alınacak harç türlerini tek tek sayarak belirler: yargı harçları, noter harçları, vergi yargısı harçları, tapu ve kadastro harçları, konsolosluk harçları, pasaport, ikamet tezkeresi, çalışma izni, çalışma izni muafiyeti, vize ve Dışişleri Bakanlığı tasdik harçları, gemi ve liman harçları, imtiyazname, ruhsatname ve diploma harçları ile trafik harçları. Madde bir harç türünün tarifesini, miktarını, mükellefini veya ödeme zamanını düzenlemez; yalnızca hangi harç türlerinin bu kanuna tabi olduğunu gösterir. Kanunun tamamında harca tabi olan işlemler bakımından genel bir çerçeve kurar. Yargı harçlarının tabiliği m.2'de, mükellefiyeti m.11 ve m.12'de, istisna ve muafiyetleri m.13 ve m.14'te, hesap ölçülerini m.15 ve devamında, ödeme zamanını m.27 ve m.28'de düzenlenmiştir. Noter, tapu, konsolosluk ve diğer harç türlerinin ayrıntıları bu maddede yer almaz ve kendi mevzuatlarında aranmalıdır.

Kanunun şümulü: hangi kavramlar bilinmeli?

Harç
Belirli bir kamu hizmetinden yararlanmanın karşılığı olarak, hizmeti isteyenden alınan ve kural olarak peşin ödenen mali yükümlülüktür. Karşılıksız alınan vergiden bu yönüyle ayrılır.
Yargı harçları
Yargı işlemleri nedeniyle alınan harç türüdür. Madde 1'de birinci sırada sayılır, tabiliği ise m.2'deki (1) sayılı tarifeye bağlıdır.
Vergi Yargısı Harçları
1982 değişikliğiyle (2588 sayılı Kanun m.1) madde metnine eklenen ayrı harç türüdür. Vergi yargısına ilişkin işlemlerden alınır ve yargı harçlarından ayrı sayılır.
Tapu ve Kadastro harçları
Taşınmazlara ilişkin tapu ve kadastro işlemlerinden alınan harçlardır. Yargı harçları kısmının kapsamında değildir ve kendi düzenlemelerine tabidir.

Kanunun şümulü: hangi şartlar aranır?

  • Harca tabi olunabilmesi için ilgili harç türünün bu maddede sayılması gerekir.
  • Sayılan harç türünün bir hizmete karşılık olarak alınması gerekir; madde tek başına bir ödeme yükümlülüğü doğurmaz, hangi harcın alınacağını gösterir.
  • Harç alınabilmesi için ilgili harcın kanunda belirlenen tarife, oran veya maktu tutar ile birlikte uygulanması gerekir; bu ayrıntılar madde 2 ve devamında ve ilgili tarifelerde yer alır.

Kanunun şümulü: hangi sonuçları doğurur?

  • Maddede sayılan bir harç türüne giren bir işlem, bu kanun kapsamında harç yükümlülüğüne tabi olur.
  • Maddede sayılmayan bir işlem, bu kanunun ilgili tarifesinde yer almıyorsa harç alınmaz; işlemin önemi veya dava değeri bu sonucu değiştirmez.
  • Madde yalnız harç türlerini sayar; her harcın ödeme zamanı, mükellefi ve miktarı için ilgili maddelere bakılması gerekir.

Yargı harçları ile diğer harç türleri arasındaki fark nedir?

Yargı işlemlerinden alınan yargı harçları, m.2 ve (1) sayılı tarifeye bağlıdır.

Noter, tapu, konsolosluk, gemi ve trafik gibi harçlar kendi mevzuatına ve bu kanunun ilgili bölümlerine tabidir.

Bir işlemin harca tabi olup olmadığı, hangi harç türüne girdiğine göre farklı ölçütle belirlenir; yargı işleminde tarifede yazılı olma ölçütü, diğerlerinde ilgili mevzuat esas alınır.

Vergi Yargısı Harçları ile yargı harçları arasındaki fark nedir?

Vergi Yargısı Harçları, 1982 değişikliğiyle ayrı bir sıra numarası olarak madde metnine girmiştir.

Genel yargı harçları ise 1. sırada sayılır ve yargı işlemleri nedeniyle alınır.

Vergi yargısı işlemleri için ayrı harç kalemi uygulanır; genel yargı harçlarına ait kurallar bu işlemlere doğrudan bağlanmaz, ilgili tarife ve kurallar ayrıca aranır.

Kanunun şümulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bir işlemin önemli veya dava değeri yüksek olduğu için harca tabi olduğunu sanmak; tabiliğin tek ölçütü (1) sayılı tarifede yazılı olmaktır.
  • Madde 1'deki harç türlerini tek bir harç rejimi gibi görüp yargı harçlarına ait kuralları noter veya tapu harçlarına uygulamak.
  • Madde metnindeki harç türü sıralamasını bir hesap veya oran kaynağı sanmak; madde yalnız türleri sayar, miktar ve oranları belirlemez.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, Harçlar Kanunu'nun 1. maddesinde bu kanuna göre alınacak harçlar arasında yargı harçlarının da bulunduğunu, yargı harçlarının kanunilik ilkesi çerçevesinde kanunda gösterilen harç türü olarak ele alındığını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/106 E., 2023/69 K., 15.02.2023; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1567 E., 2025/1223 K., 09.10.2025; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1640 E., 2024/1859 K., 19.11.2024; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1622 E., 2024/1864 K., 19.11.2024; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/948 E., 2023/1614 K., 13.09.2023)
  • Uygulamada m.1'in kendisi tek başına bir harç hesabına dayanak olmaz; hangi harcın alınacağı, m.2 ve ilgili tarifelerle birlikte değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2011/847 E., 2012/143 K., 14.03.2012)

Nasıl ispat edilir?

  • Harç alınmasını talep eden kamu idaresi veya mahkeme, işlemin m.1'de sayılan bir harç türüne girdiğini ve ilgili tarifede yer aldığını göstermek zorundadır.
  • Harca tabi olduğunu ileri süren taraf, işlemin sayılan bir harç kalemine girdiğini ilgili mevzuat ve belgeyle ortaya koymalıdır.
  • Harçtan muaf olduğunu veya harç alınmaması gerektiğini ileri süren taraf, bu iddiasını m.13 ve m.14 kapsamında ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.2: Yargı harçlarına tabi işlemleri (1) sayılı tarifede yazılı olanlarla sınırlar; m.1'deki yargı harçları kalemini somutlaştırır.
  • 492 sayılı Kanun m.11: Yargı harçlarının kimler tarafından ödeneceğini düzenler; m.1'de sayılan harçların mükellefini belirler.
  • 492 sayılı Kanun m.15: Harç alınacak ölçüleri ve hesap yöntemlerini düzenler; m.1'de sayılan harçların hesabına yön verir.
  • 492 sayılı Kanun m.27: Maktu harçların peşin alınacağını belirler; m.1'deki harç kavramının peşinlik ilkesiyle bağlantısını kurar.

Harçlar Kanunu m.2 — Mevzuu

Madde, yargı işlemlerinden 492 sayılı Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harcına tabi olduğunu belirler ve ceza mahkemelerinde şahsi hukuka ait hakların hüküm altına alınması halinde de (1) sayılı Tarife uyarınca harç alınacağını düzenler; ancak celse harçları bu kapsamın dışında tutulur. Kural, yargı işlemlerinin tümü bakımından ölçüt koyar: tarifede yazılı olan işlem harca tabidir, yazılı olmayan işlem tabi değildir. Maddenin ölçütü işlemin önemi, dava değeri veya mahkemenin derecesi değildir. Harcın kimin tarafından ödeneceğini (m.11), celse harcının kime yükleneceğini (m.12), harç miktarının hesaplanma ölçülerini (m.15 ve devamı) ve ödeme usul ve zamanını (m.27 ve devamı) düzenlemez. Yargı dışı işlemlerde (noter, tapu, konsolosluk) ise yargı harçları kısmı uygulanmaz.

Mevzuu: hangi kavramlar bilinmeli?

Yargı harcı
Devletin yargı organlarının sunduğu adalet hizmeti karşılığında, kanunda gösterilen durumlarda ve belirlenen tutar ya da oranlarda alınan bedeldir. Vergiden farklı olarak karşılığı vardır ve kural olarak peşin ödenir.
(1) sayılı Tarife
Harçlar Kanununa bağlı, hangi yargı işlemlerinin harca tabi olduğunu tek tek sayan cetveldir. Madde bakımından harca tabi olup olmamanın tek ölçütü bu Tarifede yer almaktır.
Celse harcı
Hukuk ve ticaret mahkemelerinde duruşma yapılması nedeniyle alınan harçtır. Madde, ceza mahkemelerinde şahsi hukuka ait hakların hükme bağlanması halinde dahi celse harçlarının alınmayacağını açıkça dışarıda bırakır.
Şahsi hukuka ait haklar
Ceza mahkemesinin hükmünde, suçtan doğan maddi ve manevi tazminat gibi kişinin kendi kişiliğine bağlı taleplerin karşılığı olan haklardır. Bu hakların hükme bağlanması halinde (1) sayılı Tarifeye göre harç alınır.

Mevzuu: hangi şartlar aranır?

  • İşlemin yargı işlemi olması gerekir; yargı dışında kalan noter, tapu veya konsolosluk işlemlerinde yargı harçları kısmı uygulanmaz.
  • İşlemin (1) sayılı Tarifede açıkça yazılı olması gerekir; tarifede yer almayan bir işlem, ne kadar önemli olursa olsun harca tabi değildir.
  • Ceza mahkemesinde şahsi hukuka ait bir hakkın hükme bağlanması söz konusuysa, bu hak için (1) sayılı Tarifeye göre harç alınır.
  • Ceza mahkemesindeki bu harç hesabından celse harçları çıkarılmalıdır; celse harcı bu hâlde alınmaz.

Mevzuu: hangi sonuçları doğurur?

  • Yargı işlemi (1) sayılı Tarifede yazılıysa o işlem için harç doğar ve ödenmeden işlemin yapılması, kanunun sonraki maddelerindeki usul kurallarına tabidir.
  • Yargı işlemi (1) sayılı Tarifede yazılı değilse harç doğmaz ve bu işlem için harç alınamaz.
  • Ceza mahkemesinde şahsi hukuka ait hak hükme bağlandığında (1) sayılı Tarifeye göre harç alınır; celse harcı alınmaz.
  • Yargı işlemi değilse, örneğin noter veya tapu işlemiyse, bu maddedeki yargı harcı hükmü uygulanmaz ve ilgili harç mevzuatına göre hareket edilir.

Tarifede yazılı işlem ile tarifede yazılı olmayan işlem arasındaki fark nedir?

(1) sayılı Tarifede sayılan yargı işlemi, kanun gereği harca tabidir.

Tarifede yer almayan yargı işlemi, önemi veya değeri ne olursa olsun harca tabi değildir.

Harç olup olmadığı işlemin ağırlığına değil yalnızca Tarifedeki yerine göre belirlenir; önemli bir işlem bile tarifede yoksa harçsız yapılır.

Yargı işlemi ile noter, tapu, konsolosluk işlemi arasındaki fark nedir?

Yargı işlemi olduğu için yargı harçlarına tabidir ve bu durumda Tarife aranır.

Yargı dışında yapılan noter, tapu veya konsolosluk işlemleri yargı harçları kısmının kapsamı dışındadır.

Bu tür işlemlerde ilgili harç mevzuatına bakılır, yargı harçlarına ilişkin bu madde uygulanmaz.

Hukuk mahkemesi celse harcı ile ceza mahkemesinde şahsi hak arasındaki fark nedir?

Hukuk ve ticaret mahkemelerinde celse harcı alınabilir.

Ceza mahkemesinde şahsi hukuka ait hakların hükmü ile yapılan yargılamada celse harcı alınmaz.

Ceza davasında hükme bağlanan tazminat için yalnızca (1) sayılı Tarifedeki karar harcı hesaplanır; celse harcı eklenmez.

Mevzuu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Harca tabi olup olmadığını işlemin önemine, dava değerine ya da mahkemenin derecesine bakarak belirlemek; oysa ölçüt yalnızca (1) sayılı Tarifede yer almaktır.
  • Tarifede yer almayan bir işlemi, ağırlığı nedeniyle harca tabi saymak.
  • Yargı dışı bir işlemi (noter, tapu, konsolosluk) yargı harçları kısmına tabi tutmak.
  • Ceza mahkemesinde şahsi hakkın hükmünde celse harcını da hesaba katmak; madde celse harcını açıkça dışarıda bırakır.
  • Ceza davasında hükme bağlanan tazminatı hukuk mahkemesindeki celse harcı mantığıyla hesaplamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İcra ve iflas işlemlerinde harç yükümlülüğünün, ilgili işlemin (1) sayılı Tarifede yer alıp almadığına göre belirlenmesi uygulamada kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2958 E., 2026/131 K., 22.01.2026)
  • Bankaların kredi alacaklarının tahsili amacıyla açtığı dava veya takipler için yeniden yapılandırma süreci içinde 492 sayılı Kanunun 2, 23 ve 29. maddelerinin uygulanmayacağı yönünde kararlar verildiği görülmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/417 E., 2022/566 K., 31.03.2022; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/418 E., 2022/567 K., 31.03.2022; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2020/1214 E., 2020/1186 K., 29.12.2020; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2020/161 E., 2020/193 K., 24.02.2020; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2019/157 E., 2019/143 K., 31.12.2019)

Nasıl ispat edilir?

  • Harca tabi olduğunu öne süren taraf (ya da harcı talep eden makam), işlemin (1) sayılı Tarifede açıkça yazılı olduğunu ilgili tarife maddesiyle göstermelidir; ispat yükü bu konuda harç talep edendedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2958 E., 2026/131 K., 22.01.2026)
  • Ceza mahkemesinde şahsi hakkın hükme bağlandığı iddiası, hükmün tazminat içeren fıkrasından ve dosya kayıtlarından anlaşılır; bu belgeler yazılı delil niteliğindedir.
  • Celse harcı alınmadığı iddiasının karşı tarafı, harç hesabında celse harcı kalemi bulunduğunu ileri sürerek hesabın yanlış olduğunu göstermelidir; bu da hesap dökümüyle ispatlanır.
  • Yargı dışı bir işlemin (noter, tapu, konsolosluk) yargı harcına tabi tutulduğu iddia edilirse, işlemin niteliği ilgili resmi kayıt ve belgelerle ortaya konur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.11: Harcın kimin tarafından ödeneceğini belirler; m.2 harcın doğup doğmayacağını, m.11 ise bu harcı kimin ödeyeceğini düzenler.
  • 492 sayılı Kanun m.12: Hukuk ve ticaret mahkemelerinde celse harcının kime yükleneceğini düzenler; m.2 ceza mahkemesinde celse harcının alınmayacağını ayrıca belirtir.
  • 492 sayılı Kanun m.1: Harçlar Kanununun kapsamını belirler; yargı harçlarının diğer harç türlerinden ayrılması için m.2 ile birlikte okunur.
  • 492 sayılı Kanun m.15: Yargı harçlarının değer ölçüsüne göre nispi ya da işlemin türüne göre maktu alınmasına ilişkin ölçüleri düzenler; m.2 ile tespit edilen harca tabi işlemlere uygulanır.

Harçlar Kanunu m.3 — Hakem kararları

Madde, hakem kararlarının infazı lazım geldiğine dair mahkeme başkanı veya hakim tarafından verilen şerhlerden karar ve ilam harcı alınmasının esasını düzenler; harcın hakem kararının mahiyetine göre nispi ya da maktu olarak belirlenmesine yollama yapar. Ayrıca yabancı hakem kararları ile kanun gereğince tahkim yoluyla çözülmesi zorunlu olan davalardan da aynı şekilde harç alınacağını öngörür. Hüküm, hakem kararının icrasına ilişkin şerh talep eden ve tenfiz/icra işlemlerini yürüten taraflar bakımından uygulanır. Maddenin 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ile ilişkisine ilişkin fıkra ve harcın oranına, miktarına ve ödeme usulüne ait ayrıntılar madde metninde yer almaz; oranlar Harçlar Kanunu (1) sayılı Tarife'de, tahkim giderleri ve hakem ücreti 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nda, harcın ödenmemesinin sonuçları ise 32. ve 37. maddelerde düzenlenmiştir."

Hakem kararları: hangi kavramlar bilinmeli?

Şerh
Hakem kararının icrasının gerektiğine dair mahkeme başkanı veya hakim tarafından verilen yazılı işlemdir. Harcın doğup doğmadığını gösteren asıl olaydır; şerhin verilmesi harç alınmasını tetikler.
Karar ve ilam harcı
Mahkeme kararı veya ilam niteliğindeki belgenin düzenlenmesi karşılığında alınan harçtır. Bu maddede hakem kararının icrasına bağlı şerh üzerinden alınır.
Hakem kararının mahiyeti
Kararın konusunun para ve parayla değerlendirilebilen bir değer olup olmadığını ifade eder. Para veya değer içeren kararlarda nispi, belli bir değerle ölçülemeyen kararlarda maktu harç alınacağına dair ölçüttür.
Nispi karar ve ilam harcı
Konusu para ile değerlendirilebilen hakem kararlarında, hükmedilen değer üzerinden tarifedeki oranla hesaplanan harçtır. Oran Harçlar Kanunu (1) sayılı Tarife'de belirlenir.
Maktu karar ve ilam harcı
Konusu belli bir değerle belirlenemeyen hakem kararlarında, işlemin nev'ine göre sabit tutarda alınan harçtır. Hakem kararına dayanan ilamlı icra takibinde alınacak harç bu türdendir.
Yabancı hakem kararı
Yurt dışında verilip Türkiye'de tenfizi istenen hakem kararıdır. Madde bu kararlar için de aynı harç rejiminin uygulanacağını öngörür.

Hakem kararları: hangi şartlar aranır?

  • Hakem kararının infazının gerektiğine dair mahkeme başkanı veya hakim tarafından şerh verilmiş olmalıdır.
  • Şerhin konusu olan hakem kararının mahiyeti belirlenmelidir; para veya parayla değerlendirilebilen bir değer içeriyorsa nispi, değil ise maktu karar ve ilam harcı esas alınmalıdır.
  • Yabancı hakem kararının tenfizi veya kanun gereğince tahkim yoluyla çözülmesi zorunlu olan bir davada aynı harç rejimi uygulanmalıdır.
  • Alınacak harcın oranı ve miktarı Harçlar Kanunu (1) sayılı Tarife'deki hükümlere göre hesaplanmalıdır.

Hakem kararları: hangi sonuçları doğurur?

  • Mahkeme başkanı veya hakim tarafından hakem kararının infazı lazım geldiğine dair şerh verildiğinde karar ve ilam harcı doğar.
  • Kararın mahiyeti para veya parayla değerlendirilebilen bir değere ilişkinse nispi karar ve ilam harcı alınır.
  • Kararın konusu belli bir değerle ölçülemiyorsa maktu karar ve ilam harcı alınır.
  • Şerh verilmemişse bu madde kapsamında harç alınmaz.
  • Yabancı hakem kararının tenfizi ve kanun gereğince tahkim yoluyla halli zorunlu davalarda da aynı şekilde harç alınır.
  • Tahkim yargılamasında Harçlar Kanunu (1) sayılı Tarife'nin ilgili bendi hükümlerine göre harç alınmaz; bu durum hakem kararının şerhinden alınacak harca ilişkin tarife düzenlemesiyle birlikte değerlendirilir.

Nispi harç ile maktu harç arasındaki fark nedir?

Hakem kararı para veya parayla değerlendirilebilen bir değer içeriyorsa nispi karar ve ilam harcı alınır.

Konusu belli bir değerle ölçülemeyen hakem kararlarında maktu karar ve ilam harcı alınır.

Harcın hesaplama yöntemi değişir; nispi harçta matrah ve oran, maktu harçta sabit tutar esas alınır.

Şerhten harç alınan hal ile harç alınmayan hal arasındaki fark nedir?

Hakem kararının infazı için mahkeme başkanı veya hakim tarafından şerh verilmesi harca konu olur.

Şerh verilmemiş, dolayısıyla icraya konu edilmemiş hakem kararı bu maddeye göre harca tabi değildir.

Harç yükümlülüğü şerhin verilmesine bağlanır.

Iç hakem kararı ile yabancı hakem kararı arasındaki fark nedir?

Türkiye'de verilen hakem kararlarının şerhinde harç, hakem kararının mahiyetine göre alınır.

Yabancı hakem kararının tenfizinde de madde uyarınca aynı şekilde harç alınır.

Yabancı hakem kararı için de nispi ya da maktu ayrımı aynı ölçütle yapılır.

Hakem kararları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Hakem kararının mahiyetini araştırmadan nispi harç hesaplamak; kararın konusu belli bir değerle ölçülemiyorsa maktu harç alınması gerekir.
  • Yabancı hakem kararı tenfizinde nispi harç yerine maktu harç uygulamak veya tersini yapmak; madde yabancı hakem kararlarında da aynı şekilde harç alınmasını öngörür.
  • Yargılama sırasında yatırılan harcı mahsup etmeden tüm nispi harcı bakiye olarak hesaplamak; daha önce alınan harcın mahsubu gerekir.
  • Şerh verilmediği halde hakem kararı üzerinden harç talep etmek; şerh bu harcın doğma koşuludur.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yargı kararlarından alınacak harçların 492 sayılı Kanunda düzenlendiğini ve bu Kanunun 3. maddesinin hakem kararlarına ilişkin olduğunu kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/930 E., 2019/812 K., 27.06.2019)
  • Yabancı hakem kararının tenfizinde harcın, dava değeri üzerinden tarifedeki nispi oranla hesaplanması ve yargılama sırasında alınan harcın mahsup edilmesi yönünde uygulama bulunmaktadır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/1157 E., 2022/1603 K., 12.10.2022; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2021/811 E., 2021/1162 K., 07.12.2021)
  • Bölge adliye mahkemeleri, 6728 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin yabancı hakem kararlarının tenfizi davasında alınacak harçla ilgisi olmadığını, bu harcın 492 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca belirlendiğini kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1075 E., 2024/1036 K., 02.07.2024)
  • Usul hukukuna ilişkin hususlar bakımından tenfiz davasının görüldüğü ülke hukukunun uygulanacağı, dava harcının ise Türk mevzuatına göre belirleneceği yönünde görüş benimsenmektedir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/992 E., 2023/1221 K., 23.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Harcı talep eden idare veya hazine, şerhin mahkeme başkanı ya da hakim tarafından verildiğini ve hakem kararının mahiyetini belgelerle ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Hakem kararının para veya parayla değerlendirilebilen bir değer içerip içermediği karardaki hüküm fıkrası ve dava değeri belgesiyle ispat edilir.
  • Yabancı hakem kararında tenfiz davasının dava tarihindeki kur ve tarife oranı, mahkeme kararı ve hesap belgesiyle gösterilmelidir.
  • Harcın mahsup edilmesini isteyen taraf, daha önce yatırılan harcın miktarını makbuzla kanıtlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.4: Yabancı mahkeme ilamının tenfizi davasında harç alınmasına ilişkindir; yabancı hakem kararlarına ilişkin tenfiz harcı bakımından bu maddeyle birlikte okunur.
  • 492 sayılı Kanun m.32: Yargı işlemlerinden alınacak harçların ödenmemesi halinde müteakip işlemlerin yapılmamasını ve diğer tarafça ödenen harcın hükümde dikkate alınmasını düzenler; hakem kararı şerhinden doğan harç bakımından da uygulanır.
  • 492 sayılı Kanun m.37: Süresinde ödenmeyen harçların vergi dairesine bildirilip tahsil edilmesini düzenler.
  • 492 sayılı Kanun m.31: Peşin alınan harcın fazlasının yalnız istek üzerine geri verilmesini düzenler.
  • 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu: Hakem kararının iptal davası ve icra edilebilirlik belgesi yoluyla icraya konu olmasını düzenler; şerhin verilmesine yol açan işlemler bu kanuna göre gerçekleşir.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: Tahkim yargılamasında hakem ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hükümleri içerir; hakem kararının harcına esas tutarlar bu kapsamda değerlendirilir.

Harçlar Kanunu m.4 — Yabancı mahkeme ilamları

Bu madde, yabancı bir mahkemenin verdiği ilamların Türkiye'de tenfizi için açılan davalarda alınacak harcın esasını düzenler. Harcın, ilamda hükmolunan şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre (1) sayılı Tarife uyarınca alınacağını belirtir. Madde, yabancı ilamın tenfizini isteyen davacı bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: tenfiz davasının yetkili ve görevli mahkemesi (5718 sayılı Kanun m.51 ve m.60), tenfize konu ilamın Türkiye'de tanınma ve tenfiz şartları (5718 sayılı Kanun m.54), tenfiz davasında harcın tahsil zamanı ve usulü ile tenfiz talebinin reddi halinde harcın akıbeti. Yabancı hakem kararlarının tenfizi ve bu kararlara ilişkin harç için 492 sayılı Kanun m.3 ayrıca uygulanır.

Yabancı mahkeme ilamları: hangi kavramlar bilinmeli?

Tenfiz
Yabancı bir mahkemenin verdiği ilamın Türkiye'de icra edilebilir hale getirilmesi amacıyla Türk mahkemesinden alınan karardır. Tenfiz kararı verilmedikçe yabancı ilam Türkiye'de hüküm ifade etmez.
Nispi harç
Harca esas değer üzerinden hesaplanan harçtır. Tenfiz davasında bu harç, ilamda hükmolunan şeyin değerine göre belirlenir.
Maktu harç
Miktar veya değere bağlı olmayan, sabit tutarlı harçtır. Madde metni tenfiz davası için maktu harç öngörmediğinden, bu harç türü maddenin kapsamına girmez.
(1) sayılı Tarife
492 sayılı Kanun'a ekli harç tarifesidir. Madde, tenfiz davasında harcın bu tarifeye göre alınacağını öngörür.

Yabancı mahkeme ilamları: hangi şartlar aranır?

  • Yabancı bir mahkemenin verdiği bir ilamın tenfizi için dava açılmış olmalıdır.
  • İlamda hükmolunmuş bir şeyin değeri, nevi ve mahiyeti belirlenebilmelidir.
  • Harcın hesaplanabilmesi için ilamın konusu olan şeyin para değeri ortaya konulmalıdır; konusu belli bir değere bağlı ilamlarda nispi harç alınır.
  • Harç, (1) sayılı Tarifedeki karar ve ilam harcı hükümlerine göre hesaplanmalıdır.

Yabancı mahkeme ilamları: hangi sonuçları doğurur?

  • Tenfiz davasında ilamda hükmolunan şeyin değeri varsa, harç bu değer üzerinden (1) sayılı Tarifeye göre nispi olarak alınır.
  • Konusu parasal değer içermeyen bir ilamın tenfizinde harç, tarifedeki ilgili hükme göre belirlenir.
  • Harç alınmadan tenfiz davası sonuçlandırılamaz; harcın yatırılması dava açılışının bir koşuludur.

Tenfiz davası ile esas dava arasındaki fark nedir?

Esas dava yabancı mahkemede görülmüş ve orada harç alınmıştır.

Tenfiz davası Türk mahkemesinde açılan ayrı bir davadır ve burada ayrıca harç alınır.

Aynı değer üzerinden iki kez harç ödenmesi (mükerrer harç) söz konusu olabilir; madde bu ikinci harcı öngörür.

Tenfiz davası ile hakem kararının infazı arasındaki fark nedir?

Bu madde yabancı mahkeme ilamının tenfizi için açılan davayı düzenler.

492 sayılı Kanun m.3 hakem kararlarının infazı gerektiğine dair şerhleri düzenler.

Yabancı hakem kararına ilişkin harç bu madde yerine m.3 kapsamında değerlendirilir.

Yabancı mahkeme ilamları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tenfiz davasında harcı maktu olarak hesaplamak; madde metni değere bağlı nispi harç öngördüğünden bu hesap madde ile uyuşmaz.
  • İlamda hükmolunan şeyin değerini belirlemeden harç hesaplamaya başlamak; önce değer ve nevi tespit edilmelidir.
  • Yabancı mahkemede esas dava için ödenen harcı tenfiz davasında mahsup edilebilir sanmak; madde bu bir mahsubu öngörmez, ayrı bir harç doğar.
  • Yabancı hakem kararının tenfizinde bu maddeyi uygulamak; hakem kararlarında 492 sayılı Kanun m.3 uygulanır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, tenfiz davalarında ilamda hükmolunan şeyin parasal değeri varsa harcın nispi olarak alınması gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/106 E., 2023/69 K., 15.02.2023; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2022/865 E., 2022/1592 K., 22.11.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2018/187 E., 2018/166 K., 23.02.2018; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2026/353 E., 2026/475 K., 07.05.2026)
  • Mahkemeler, tenfiz davasında ilamın konusu para alacağı ise bu alacak miktarı üzerinden harç hesaplanmasını esas almaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2022/865 E., 2022/1592 K., 22.11.2022; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2026/353 E., 2026/475 K., 07.05.2026)
  • Harcın nispi olduğu yönündeki uygulama, Anayasa Mahkemesinin 2024 tarihli bir kararına da dayandırılmaktadır; bu kararda 4. maddenin iptali yönünde bir değerlendirme yapıldığı belirtilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2026/172 E., 2026/259 K., 12.03.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Tenfiz davasını açan davacı, ilamın konusunun parasal değerini ve buna bağlı harcın hesaplanmasını gösterecek belgeleri sunmakla yükümlüdür; ilamın kesinleştiğine ilişkin belgelerin eksik olması tenfiz talebinin reddine yol açabilir.
  • Harcın dayanağı olan ilamın hükmolunan değerini, yabancı ilamın kendisi ve tercümesi ile ispatlamak gerekir; bu belgeler 5718 sayılı Kanun'un usul şartlarına uygun olmalıdır.
  • Tenfiz talebinin reddi halinde harcın iadesi talebi, davacının ispat ettiği usul uyarınca değerlendirilir; madde bu konuda hüküm içermez.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5718 sayılı Kanun m.50-54: Yabancı mahkeme ilamlarının tanınması ve tenfizine ilişkin usul ve şartları düzenler. Harç maddesi, bu davanın açılması ve sonuçlandırılması sürecinde uygulanır.
  • 5718 sayılı Kanun m.51: Tenfiz davasının yetkili mahkemesini belirler; harcın hangi mahkemede alınacağı bu yetkiye bağlıdır.
  • 5718 sayılı Kanun m.60: Tenfiz davalarında görevli mahkemeyi düzenler.
  • 492 sayılı Kanun m.3: Hakem kararlarının infazı gerektiğine dair şerhlerde harç alınmasını düzenler; yabancı hakem kararlarına ilişkin harcın dayanağı olarak uygulanır.

Harçlar Kanunu m.5 — Bölge idare mahkemeleri ile Danıştay işlemleri

Bu madde, Bölge İdare Mahkemeleri ile Danıştay'da açılan davalardan alınacak harcın hangi tarifeye göre hesaplanacağını düzenler. Birinci fıkra genel kuralı, ikinci fıkra ise vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlerle bunlara bağlı zam ve cezalara ilişkin işlemleri ayrı bir tarifeye bağlar. Madde, harç miktarlarını, oranlarını veya başvurma, celse, karar ve ilam harcının türlerini kendisi göstermez; bunlar 492 sayılı Kanun ekindeki 1 sayılı Tarifede yer alır. Maddenin uygulanması bakımından mahkemelerin harca tabi işlemleri ve bu işlemlere uygulanacak tarife belirlenir. Harcın ödenmesi, tahsili ve iadesi (m.31, m.32) ile harçtan muafiyet (m.19) bu maddenin düzenlemesi dışındadır. Vergi mahkemeleri ve idare mahkemelerindeki harç düzenlemesi, ilk derece yargılamasındaki başvurma ve celse harcı da bu maddede düzenlenmez.

Bölge idare mahkemeleri ile Danıştay işlemleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Tarife (1) sayılı Tarife
492 sayılı Kanuna ekli yargı harçlarına ilişkin tarifedir ve maddede atıf yapılan harç türleri ile miktarları bu tarifede gösterilir. Bu madde kendi başına harç oranı ya da tutarı içermez.
Tarife (3) sayılı Tarife
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunlara bağlı zam ve cezalarla ilgili işlemlerde uygulanan ayrı harç tarifesidir. Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay'ın görevi içindeki bu tür işlemler için (1) sayılı tarife yerine bu tarife esas alınır.
Mali yükümler
Vergi, resim, harç ve benzeri kamu alacaklarını ifade eder. İkinci fıkradaki ayrım, uyuşmazlık konusunun bu nitelikte bir yükümlülük olup olmadığına bağlıdır.
Görev içinde işlem
Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay'ın kendi görev alanına giren işlemlerdir. İkinci fıkradaki tarife ancak bu görev içinde kalan mali yükümlere ilişkin işlemler için geçerlidir.

Bölge idare mahkemeleri ile Danıştay işlemleri: hangi şartlar aranır?

  • Harcın alınabilmesi için davanın Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay'da açılmış olması gerekir.
  • Genel kural uyarınca dava (1) sayılı Tarifeye göre harca tabi tutulur.
  • İkinci fıkranın uygulanabilmesi için uyuşmazlık konusunun vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunlara bağlı zam ve cezalar olması gerekir.
  • İkinci fıkranın uygulanabilmesi için ilgili işlemin Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay'ın görevi içinde bulunması gerekir.
  • Bu koşulların birlikte gerçekleşmesi hâlinde harç (3) sayılı Tarifeye göre alınır; aksi hâlde (1) sayılı Tarife uygulanır.

Bölge idare mahkemeleri ile Danıştay işlemleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Bölge İdare Mahkemeleri ile Danıştay'da açılan genel davalarda harç (1) sayılı Tarifeye göre alınır.
  • Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlere ilişkin ve görev içinde bulunan işlemlerde harç (3) sayılı Tarifeye göre alınır.
  • Uyuşmazlık konusu mali yükümle ilgili değilse ikinci fıkra uygulanmaz ve genel kural geçerli olur.
  • Bu maddenin kendisi harcın miktarını göstermez; güncel tutarlar ilgili tarifeler ve yıllık tebliğlerle belirlenir.

Genel kural ile mali yükümlere ilişkin işlem arasındaki fark nedir?

Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay'da açılan genel davalar; uyuşmazlık konusu mali yükümlerle ilgili değildir.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunlara bağlı zam ve cezalarla ilgili, görev içindeki işlemler.

Birinci grupta (1) sayılı Tarife, ikinci grupta (3) sayılı Tarife uygulanır.

(1) sayılı Tarife ile (3) sayılı Tarife arasındaki fark nedir?

(1) sayılı Tarife, harç türlerini ve oranlarını genel olarak düzenleyen tariftir.

(3) sayılı Tarife, mali yükümlere ilişkin işlemler için ayrıca belirlenmiş harç tarifesidir.

Aynı Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay işleminde tarife, uyuşmazlığın konusuna göre değişir.

Bölge idare mahkemeleri ile Danıştay işlemleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Vergi, resim veya harç ile ilgili her davayı otomatik olarak (3) sayılı Tarifeye bağlamak; ikinci fıkra görev içinde kalan işlemleri de şart koşar.
  • Uyuşmazlık mali yükümle ilgili olmasına rağmen görev dışında kalan işlemlerde (3) sayılı Tarifeyi uygulamak.
  • Genel dava olduğu hâlde ikinci fıkradaki tarifeyi esas almak.
  • Madde metninde yer almayan harç miktarını veya oranını doğrudan bu maddeden çıkarmaya çalışmak; tutarlar tarifeden ve yıllık tebliğden alınmalıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Uyuşmazlığın vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlerle ilgili olup olmadığının belirlenmesi, tarife seçiminde ilk adım olarak değerlendirilmektedir. (9. Daire, 2021/1168 E., 2022/1241 K., 07.04.2022)
  • Mahkemelerin harç tarifesini hesaplarken Harçlar Kanunu'nun yapısını ve ilgili tarifenin kapsamını esas aldığı görülmektedir. (9. Daire, 2021/1168 E., 2022/1241 K., 07.04.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Harcın hangi tarifeye göre alınacağı konusunda ispat yükü, harcı hesaplayan ve tahsil eden mahkemededir; mahkeme dosyadaki uyuşmazlık konusunu kendiliğinden belirler.
  • Uyuşmazlığın mali yükümle ilgili olduğu, tarhiyat, ceza kesme veya benzeri dava dosyasındaki işlemlerle ortaya konur.
  • Görev içinde işlem iddiası, davanın açıldığı merci ve dava konusu işlemin niteliği ile değerlendirilir.
  • Harçtan muafiyet veya tarife itirazı ileri süren tarafın bu savunmayı belgeyle ortaya koyması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.19: Harçtan muafiyet hallerini düzenler; bu maddenin tarife seçimi yapılmadan önce muafiyetin varlığı değerlendirilir.
  • 492 sayılı Kanun m.31: Fazla alınan harcın iadesini düzenler; tarife seçimi sonucu hesaplanan harç fazla çıkarsa bu hüküm devreye girer.
  • 492 sayılı Kanun m.32: Harcın ödenmedikçe yargı işlemlerinin yapılmayacağını öngörür; tarifeye göre hesaplanan harcın tahsili bu hükmün konusudur.

Harçlar Kanunu m.6 — Karşılık davalar ve davaya müdahale

Madde, karşılık davaların ve davaya müdahalenin harç yönünden nasıl değerlendirileceğini düzenler. Karşılık davanın müstakil dava gibi harca tabi olduğunu ve davaya müdahale eden kişinin kanun yollarına başvurması hâlinde ödeyeceği harcın miktarını belirler. Karşılık dava ve müdahale, harç dışında kalan yargılama gideri sorumluluğunu, dava açılmış sayılma koşullarını ve HMK'daki karşı dava ile asli/fer'i müdahale ayrımını düzenlemez. Karşı davanın usulüne ilişkin kurallar HMK'da (m.132-135) yer alır. Harcın genel tarifesi ve ödeme zamanı Harçlar Kanunu'nun diğer maddelerinde (m.22 ve m.32) düzenlenmiştir ve bu madde bunları kapsamaz. Yargılama giderlerinin hükümde paylaştırılması da bu maddenin konusu değildir.

Karşılık davalar ve davaya müdahale: hangi kavramlar bilinmeli?

Karşılık dava (karşı dava)
Derdest bir davada davalının cevap süresi içinde davacıya karşı açtığı bağımsız dava. Maddeye göre, kendi harç yükümlülüğü olan müstakil bir dava gibi harca tabidir ve asıl davanın harcını karşılamaz.
Müstakil dava
Başka bir davaya bağlı olmadan açılan, kendi harcı hesaplanan dava. Karşılık davanın harç yönünden karşılaştırma ölçütü budur.
Davaya müdahale
Üçüncü kişinin derdest bir davaya taraf olarak katılması. Madde yalnız kanun yoluna başvuran müdahil için harç kuralı koyar.
İltihak edilen taraf
Müdahil kişinin kendisini bağladığı taraf. Müdahalenin kanun yolunda ödenecek harç, bu tarafın ödediği harca eşit olur.

Karşılık davalar ve davaya müdahale: hangi şartlar aranır?

  • Karşılık davanın harca tabi olması için davanın, asıl davanın taraflarına karşı, aynı mahkemede ve aynı dosyada usulüne uygun açılmış olması gerekir.
  • Karşılık dava, asıl davadan bağımsız bir dava olarak değerlendirilir ve kendi değerine göre müstakil bir dava gibi harç hesabına girer.
  • Davaya müdahale eden kişinin harç yükümlülüğü doğması için müdahalenin kanun yollarına başvuru ile sonuçlanması gerekir.
  • Müdahil, harç olarak iltihak ettiği tarafın ödediği harca eşit bir tutarı ödemek zorundadır.

Karşılık davalar ve davaya müdahale: hangi sonuçları doğurur?

  • Karşılık dava açıldığında, asıl davanın harç ödenmiş olması karşılık davanın harç yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
  • Karşılık davanın harcı yatırılmazsa, karşılık dava açılmamış sayılır ve karşı dava hükümleri uygulanmaz.
  • Davaya müdahale eden kişi kanun yoluna başvurursa, iltihak ettiği taraftan alınan harca eşit harcı öder.
  • Müdahil kanun yoluna başvurmazsa bu maddeye göre harç yükümlülüğü doğmaz.

Karşılık dava ile asıl dava arasındaki fark nedir?

Karşılık dava, davalının açtığı ve kendi harcı hesaplanan ayrı bir davadır.

Asıl dava, davacının açtığı ve kendi harcı ile hesaplanan dava. Ayrı davalar olduklarından harçları birbirini karşılamaz.

Asıl davanın harcı ödenmiş olsa bile karşılık davanın harcı ayrıca ödenir.

Karşılık dava ile müstakil dava arasındaki fark nedir?

Karşılık dava, asıl davaya bağlı olarak açılır ancak harç yönünden müstakil dava gibi değerlendirilir.

Müstakil dava, herhangi bir derdest davaya bağlı olmadan açılır.

Harç hesabı, karşılık davanın konusu ve değeri üzerinden tarifeye göre yapılır.

Kanun yoluna başvuran müdahil ile başvurmayan müdahil arasındaki fark nedir?

Kanun yoluna başvuran müdahil, müdahale ettiği tarafın ödediği harca eşit harç ödemek zorundadır.

Kanun yoluna başvurmayan müdahil için bu maddede ayrı bir harç yükümlülüğü öngörülmemiştir.

Yalnız kanun yolu aşamasında müdahil için harç doğar.

Karşılık davalar ve davaya müdahale: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Asıl davanın harcının ödenmiş olmasını karşılık davanın harcının da ödendiği sanmak; karşılık dava ayrı harca tabidir.
  • Karşılık davayı asıl davanın bir parçası sayarak ayrı harç hesaplamamak.
  • Müdahilin harcını kendi dava değerine göre hesaplamak; kanun yolunda harç, iltihak edilen tarafın ödediği harca eşit olarak belirlenir.
  • Kanun yoluna başvurmayan müdahil için bu madde uyarınca harç aramak; bu hâlde madde harç doğurmaz.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Karşılık davada harç, asıl davanın harcından bağımsız olarak karşılık davanın değeri üzerinden hesaplanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/1771 E., 2023/1829 K., 16.11.2023)
  • Karşılık dava için ayrı bir dosya numarası verilmesi ve harç alınması, dosyaların birleştirilmiş olmasının bağımsızlıklarını ortadan kaldırmadığı şeklinde değerlendirilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2023/378 E., 2023/450 K., 05.04.2023)
  • Karşılık davanın harcının yatırılmaması hâlinde karşılık dava açılmamış sayılacağı ve karşı dava hükümlerinin uygulanamayacağı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2022/165 E., 2022/246 K., 15.03.2022)
  • Karşı davanın harca tabi olduğunun gözetilmemesi, harç yükümlülüğünün ihmal edildiği yönünde itiraz konusu yapılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/1771 E., 2023/1829 K., 16.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Karşılık dava harcının ödendiğini ispat yükü karşılık davayı açan davalıdadır; makbuz veya banka dekontu ile ispatlanır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2022/165 E., 2022/246 K., 15.03.2022)
  • Harcın yatırılmadığı iddiası karşı tarafça ileri sürülür ve dosya kayıtlarındaki harç makbuzunun bulunmaması ile ispatlanır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2022/165 E., 2022/246 K., 15.03.2022)
  • Karşılık davanın müstakil dava gibi değerlendirildiği iddiası, dava dilekçesi ve açılış tarihi gibi belgelerle ortaya konur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/1771 E., 2023/1829 K., 16.11.2023)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.22: Karar ve ilam harcının nispi olarak hesaplandığı tarifeyi düzenler; karşılık davanın harcı bu esaslara göre hesaplanır.
  • 492 sayılı Kanun m.32: Peşin harcın noksan olması hâlinde ikmal yükümlülüğünü düzenler; karşılık dava harcının tamamlanması bakımından ilgilidir.
  • 6100 sayılı Kanun m.132: Karşı davanın koşullarını ve açılma usulünü düzenler; harç yükümlülüğü bu usul kurallarına bağlı olarak doğar.
  • 6100 sayılı Kanun m.133: Karşı davanın açılma süresini ve koşullarını düzenler; karşılık dava harcının hangi süre içinde yatırılacağı bu sürelere bağlıdır.

Harçlar Kanunu m.7 — Yeniden harç alınması

Madde, muameleden kaldırılan (işlemden kaldırılan) dosyanın yenilenmesi halinde davanın yeniden görülebilmesi için yeniden harç verilmesi koşulunu düzenler. Hükmün kapsamı, dosyanın yenilenmesi için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki süreye bağlıdır; madde bu süreyi kendisi belirlemez. Harç yükümlülüğü, yenileme talebinde bulunan tarafın ödemesi ile ilgilidir. Maddede yenileme süresinin kendisi, yenileme usulünün ayrıntıları, yenileme harcının miktarı ve hangi tarafın ödeyeceği düzenlenmez; bunlar Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki yenileme hükümlerinde, Harçlar Kanunundaki karar ve ilam harcı tarifesinde ve harcın yenileme talebini yapan tarafa yüklenmesine ilişkin hükümde (m.150/4 kapsamında) yer alır. Ayrıca yenilemenin süresinde yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılması ve hak düşürücü sonuçlar bu maddenin değil, usul kanunundaki hükümlerin konusudur.

Yeniden harç alınması: hangi kavramlar bilinmeli?

Muameleden kaldırılan dosya
Mahkemece, tarafların usul işlemi yapmamasından ya da kanunda öngörülen bir eksikliğin giderilmemesinden dolayı işlem yapılmayan ve yenilenmesi beklenen dosya. Madde bu dosyayı, yenileme süresi içinde yenilenmeyen davanın yeniden harca bağlanmasıyla ilişkilendirir.
Yenileme
Muameleden kaldırılan dosyanın, usul kanununda öngörülen süre içinde ilgili taraf tarafından yeniden işleme konulması talebi. Sürenin hesabı ve yenileme usulü madde metninde değil, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinde belirlenir.
Yeniden harç
Süre geçtikten sonra yapılan yenileme üzerine davanın görülebilmesi için alınan, ilk harcın yerine geçmeyen yeni harç. Maddenin metni harcın miktarını göstermez; harç, davanın dayandığı değer üzerinden hesaplanan karar ve ilam harcı niteliğindedir.

Yeniden harç alınması: hangi şartlar aranır?

  • Dosyanın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda öngörülen şekilde muameleden kaldırılmış olması gerekir.
  • Yenileme talebi, usul kanununda belirtilen süre içinde yapılmış olmalıdır; bu süre geçmeden yapılan yenilemede madde uygulanmaz.
  • Süre geçtikten sonra yenileme yapılıyorsa, davanın görülebilmesi için yeniden harç verilmesi gerekir.
  • Yeniden harç verilmeden dava görülmez; harcın yatırılması davanın görülmesinin ön koşuludur.

Yeniden harç alınması: hangi sonuçları doğurur?

  • Yenileme süre içinde yapılmış ise, davanın görülebilmesi için ek bir harç ödenmesi gerekmez.
  • Yenileme talebi süre geçtikten sonra yapılmış ise, davanın görülebilmesi yeniden harç verilmesine bağlıdır.
  • Yeniden harç verilmemişse dava görülmez; mahkeme, yenileme harcının yatırılmasını kesin süre vererek ihtar eder.
  • Yenileme talebinde bulunulup harç yatırılmamışsa yenileme talebinde bulunulduğu kabul edilmez.
  • Yeniden harç, yenileme talebinde bulunan tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez (m.150/4 kapsamında).

Süresi içinde yenileme ile süre geçtikten sonra yenileme arasındaki fark nedir?

Yenileme talebi usul kanununda belirtilen süre içinde yapılmışsa yeniden harç istenmez.

Süre geçtikten sonra yapılan yenilemede davanın görülebilmesi için yeniden harç verilmesi gerekir.

Yeniden harç yükümlülüğü yalnız süre geçtikten sonraki yenilemede doğar. Bu ayrımın dayanağı, madde metninde yer almayan usul kanunundaki yenileme süresidir.

İlk harç ile yeniden harç arasındaki fark nedir?

Dava açılırken peşin ödenen ilk harç, dosyanın işlemden kaldırılmasıyla ortadan kalkmaz.

Süre geçtikten sonra yenilenen dava için ayrıca yeniden harç istenir.

Yenileme harcı, ilk harcın yerine geçmez; ilk harç ile yenileme harcı ayrı işlemlerdir.

Yeniden harç alınması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Dosyanın işlemden kaldırılmasıyla ilk harcın ortadan kalktığını varsaymak; ilk harç geçerliliğini korur, ancak süre geçtikten sonraki yenileme için ayrıca yeniden harç gerekir.
  • Yenileme süresini bu maddeden çıkarmaya çalışmak; süre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundan belirlenir, m.7 süreyi kendisi göstermez.
  • Süresinde yapılan yenilemede de yeniden harç istemek; yeniden harç yalnız süre geçtikten sonraki yenilemede doğar.
  • Harç yatırılmadan yenileme talebini işleme koymak; harç yatırılmadıkça yenileme talebi kabul edilmiş sayılmaz.
  • Yenileme harcını karşı tarafa yüklemek; bu harç yenileyen tarafça ödenir (m.150/4 kapsamında).

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra yenileme için usul kanununda öngörülen süre içinde başvurulmuşsa, yenileme harcı alınmayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/15 E., 2009/49 K., 04.02.2009; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2023/1806 E., 2024/2092 K., 26.12.2024)
  • Süre geçtikten sonra yapılan yenilemede yeniden harç ödenmesi zorunlu görülmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2021/1767 E., 2022/3 K., 03.01.2022)
  • Yenileme talebinde bulunulup harç yatırılmamışsa, mahkemenin önce kesin süre vererek harcın yatırılmasını ihtar etmesi, buna rağmen yatırılmazsa yenileme talebini işleme almaması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/15 E., 2009/49 K., 04.02.2009)
  • Harcın yatırılmadan yenileme talebi işleme konmaz ve davanın reddi yerine dosyanın işlemden kaldırılmış kalması yönünde uygulama yapılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2021/2093 E., 2021/1498 K., 09.09.2021)
  • Yenileme harcı, işlemin yapılması için gereken karşılık olarak yenileyen tarafça ödenir; karşı tarafa yüklenemez. (2024/109 E., 2024/236 K., 25.12.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Yenilemenin süre içinde yapıldığını ileri süren taraf, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihi ve yenileme dilekçesinin tarihini belgeyle ortaya koymalıdır; tarihler dosya kayıtlarından ve dilekçe havale kayıtlarından çıkarılır.
  • Yeniden harç ödendiğini ileri süren taraf, harcın yatırıldığını gösteren makbuzu veya banka dekontunu dosyaya sunmalıdır; harç yatırılmadığında yenileme talebinin işleme alınmadığı kabul edilir.
  • Karşı tarafın yenilemenin süresinde yapılmadığı savunmasını ileri sürmesi halinde, bu savunmayı ispat yükü ona düşer; ancak dosyanın işlemden kaldırıldığı tarih ve yenileme tarihi resmi kayıtlarla belirlenir.
  • Yenileme harcının karşı tarafa yüklenip yüklenemeyeceği tartışılırsa, yenileyen tarafın harcı ödediği ve harcın karşı tarafa yüklenmediği dosya kayıtlarından anlaşılmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.8: Bir hükmün bozulmasından sonra verilecek yeni hükümde harç alınması hükmünü düzenler; m.7 ile aynı mantığı taşır ancak farklı bir durumu, yani bozma sonrası yargılamayı ele alır.
  • 492 sayılı Kanun m.10: İadei muhakeme davasında kabul edilen yeni davanın harca tabi olduğunu düzenler; m.7'den farklı olarak yenileme değil yeni dava durumudur.
  • 492 sayılı Kanun m.30: Dava değerinin sonradan artması halinde noksan harcın tamamlanmamasının dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç ay içinde yenilemeye bağlanmasını düzenler; m.7'nin uygulanabileceği bir hal oluşturur.
  • 492 sayılı Kanun m.37: Süresinde ödenmeyen harçların tahsilini düzenler; m.7'deki yeniden harç yükümlülüğü ile karıştırılmamalıdır.
  • Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu: Muameleden kaldırılan dosyanın yenilenmesi süresini ve usulünü belirleyen kanundur; m.7 bu süreye atıf yapar. Maddeki süre yalnız bu kanundan öğrenilir.

Harçlar Kanunu m.8 — Hükmün bozulması

Madde, bir hükmün bozulmasının ardından yeniden verilecek hükümde karar ve ilam harcının nasıl alınacağını ve bozulan hükümden önce alınmış harcın yeni hükme ait harçtan nasıl mahsup edileceğini düzenler. Harcın doğma biçimini ve mahsup mekanizmasını kapsar. Madde, bozma ilamının hangi mahkemece verildiğine göre ayrım yapmaz; Yargıtay bozmasından sonra yeniden yargılama yapan ilk derece mahkemesinin hükmüne de uygulanır. Maddede harç oranı, nispi-maktu ayrımı ve ödeme zamanı yer almaz; bunlar Harçlar Kanunu'nun tarife ve ödeme zamanına ilişkin hükümlerinde düzenlenmiştir. Madde, yargılamanın yenilenmesi (iade-i muhakeme) ve tashih kararı hallerindeki harcı düzenlemez; bunlar için 492 sayılı Kanun m.9 ve m.10 incelenmelidir. Muamelenin kaldırılması ve yenilenmesi halindeki harç için m.7 esas alınır. Harcın peşin veya bakiye olarak ödenme zamanı m.28'de düzenlenmiştir."

Hükmün bozulması: hangi kavramlar bilinmeli?

Yeni hüküm gibi karar ve ilam harcı
Bozmadan sonra yeniden yargılama sonunda verilen hükümde, bozulan hüküm için hiç harç alınmamış gibi sıfırdan hesaplanan karar ve ilam harcıdır. Hesap, yeni hükmün konusu olan değer üzerinden yapılır.
Mahsup
Bozulan hükümden önce alınmış karar ve ilam harcının, yeni hükme ait harçtan düşülmesidir. Mahsup edilen tutar kadar ek harç ödenir; önceki harç geri alınmaz ve ayrıca iade edilmez.
Bozma
Yargıtayın temyiz incelemesinde mahkeme kararını kısmen veya tamamen bozmasıdır. Bozma, kararın yeniden yargılamayı gerektirdiği hallerde yeni hükmün harcına yol açar.

Hükmün bozulması: hangi şartlar aranır?

  • Bir hükmün bozulmuş olması gerekir.
  • Bozmanın ardından yeniden yargılama yapılarak yeni bir hüküm verilmiş olması gerekir.
  • Bozulan hükümden önce karar ve ilam harcı alınmış olması halinde bu tutarın belirlenmesi gerekir; mahsup yalnız bu tutar üzerinden yapılır.
  • Yeni hükme ait karar ve ilam harcının, bozulan hüküm için hiç harç alınmamış gibi yeniden hesaplanması gerekir.

Hükmün bozulması: hangi sonuçları doğurur?

  • Bozulan hükümden önce alınmış karar ve ilam harcı, yeni hükme ait harçtan mahsup edilir.
  • Yeni hükme ait harç, önceki harç mahsup edildikten sonra kalan tutar üzerinden tahsil edilir.
  • Önceki harç, yeni hükmün harcından fazla çıkarsa, fazlalık peşin alınan harç için yapılan düzenlemeye göre geri verilir; bu durum madde metninde açıkça yazılı değildir.

Yeni hüküm harcı ile önceki hükümden alınan harç arasındaki fark nedir?

Yeni hükmün harcı, yeni hükmün konusu üzerinden sıfırdan hesaplanır.

Bozulan hükümden alınmış harç, yeni hükme ait harçtan mahsup edilen tutardır.

Yeni hükmün harcı, önceki harç düşüldükten sonra kalan fark olarak ödenir.

Bozma sonrası yeni hüküm ile bozma sonrası yargılamanın yenilenmesi (m.10) arasındaki fark nedir?

Madde, Yargıtay bozması üzerine yeniden yargılamayla verilen hükme uygulanır.

İade-i muhakeme sonucu verilen hüküm, 492 sayılı Kanun m.10 kapsamında yeni dava gibi harca tabidir.

Bozma kaynaklı yeni hükümde mahsup yapılır; iade-i muhakemede m.10 hükmü uygulanır.

Hükmün bozulması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bozulan hükümden alınan harcı yeni hükme ait harçtan düşmeden, yeni hükmün tam harcını ayrıca tahsil etmek.
  • Mahsup edilen önceki harcı, yeni hükmün harcından fazla çıkması halinde kendiliğinden geri vermek; iade ancak talep üzerine ve peşin harç fazlalığı için söz konusudur.
  • Madde metnindeki "yeni hüküm gibi" ifadesini, bozmadan önce alınan harcın yeniden hesaplanmasını gerektirdiği şeklinde yorumlamak.
  • Bozma ile iade-i muhakeme kararlarındaki harç rejimini karıştırmak; iade-i muhakemede m.10 esas alınır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay bozmasının ardından verilen yeni hükümde, bozulan hükümden alınmış harcın mahsup edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/265 E., 2012/294 K., 11.04.2012; Hukuk Genel Kurulu, 2011/843 E., 2011/785 K., 14.12.2011; Hukuk Genel Kurulu, 2011/619 E., 2011/716 K., 30.11.2011; Hukuk Genel Kurulu, 2011/600 E., 2011/704 K., 23.11.2011)
  • Bozma sonrası mahkemenin hüküm fıkrasında, daha önce alınan harcın mahsup edileceğini açıkça belirtmesi uygulamada aranmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2023/1824 E., 2024/267 K., 21.03.2024)
  • Harç tahsil müzekkeresi ile bozmadan önce tahsil edilmiş harcın, yeni hükümde mahsup edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2023/1824 E., 2024/267 K., 21.03.2024)
  • Harcın yeni hükme ait harçtan düşülmesi suretiyle hesaplanması, Yargıtay kararlarında madde metnine uygun bulunmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/62 E., 2022/637 K., 17.05.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Bozma sonrası yeni hükme ait harcı talep eden taraf, yani harç alacaklısı olan devlet, yeni hükmün harcının doğduğunu ve hesabını gösterir; harcın mahsup edilmesi gereken tutar ise önceki tahsil belgesi ile ispatlanır.
  • Önceki karar ve ilam harcının alındığını gösteren harç tahsil müzekkeresi, dekont veya makbuz, mahsubun miktarını belirleyen temel belgedir.
  • Mahsup yapılmadan yeni hükme ait harcın tahsil edilmesi itiraz konusu olabilir; bu itirazı ileri süren taraf, önceki harcın ödendiğini belgeyle ispatlamalıdır.
  • Yeni hükümde mahsup yapılmadığı iddia edilirse, mahkeme kararının hüküm fıkrasında mahsup hükmünün bulunup bulunmadığı kendiliğinden incelenir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.28: Nispi harçlarda peşin ve bakiye ödeme zamanlarını düzenler; yeni hükme ait harcın ne zaman ödeneceğini belirler.
  • 492 sayılı Kanun m.22: Feragat, kabul ve sulhta alınacak harcın oranını düzenler; yeni hükme ait harcın hesabında bu oranlar uygulanır.
  • 492 sayılı Kanun m.7: Muameleden kaldırılan dosyanın yenilenmesinde yeniden harç alınmasını düzenler; bozma sonrası harç rejimiyle karşılaştırılır.
  • 492 sayılı Kanun m.10: İade-i muhakeme kabulünde verilen hükmün harcını düzenler; bu madde ile ayrım konusudur.

Harçlar Kanunu m.9 — Tashihi karar

Harçlar Kanunu'nun 9. maddesi, tashihi karar talebinin kabulü üzerine temyiz olunan hükmün tasdik edilmesi halinde yeniden harç alınmasını düzenler. Maddede tashihi karar yoluna ilişkin usul, tashih talebinin koşulları ve süreleri düzenlenmemiştir. Ayrıca tashih üzerine hükmün değiştirilmesi halinde alınacak harç, karar ve ilam harcının genel oranları ile maktu harçların miktarı ve ödeme zamanı bu maddede yer almaz; bunlar Harçlar Kanunu'nun 28. ve 37. maddelerinde ve 1 sayılı Tarifede düzenlenmiştir. Madde yalnızca tashih talebinin kabulü ve hükmün tasdiki halini kapsar ve bu halde yargılama yeniden başlamış sayılarak harcın yeniden doğmasını öngörür.

Tashihi karar: hangi kavramlar bilinmeli?

Tashihi karar
Mahkemenin, hükmün maddi hatalarını düzeltmek için verdiği karar yoluna başvurma talebidir. Bu maddenin uygulanması için tashih talebinin kabul edilmiş olması gerekir.
Tasdik
Üst merciin, önüne gelen hükmü değiştirmeden onaylamasıdır. Bu maddede tasdik, tashih talebinin kabulünden sonra temyiz edilen hükmün aynen korunması anlamına gelir.
Temyiz olunan hükümden alınan harç
Temyiz edilen hüküm için daha önce alınmış karar ve ilam harcıdır. Yeniden alınacak harcın ölçüsü budur ve yeni bir hesap yapılmadan bu tutar esas alınır.

Tashihi karar: hangi şartlar aranır?

  • Tashihi karar talebinin kabul edilmiş olması gerekir.
  • Tashih üzerine temyiz olunan hükmün tasdik edilmesi gerekir; hüküm değiştirilmişse bu madde uygulanmaz.
  • Temyiz olunan hükümden daha önce karar ve ilam harcının alınmış olması gerekir.
  • Yeniden harç alınması için, tasdik edilen hükmün temyiz edildiği hükümden alınmış harç tutarı esas alınır.

Tashihi karar: hangi sonuçları doğurur?

  • Tashih talebi kabul edilip temyiz olunan hüküm tasdik edilirse, temyiz olunan hükümden alınmış harç kadar yeniden harç alınır.
  • Tasdik edilen hükümden alınan yeniden harç, temyiz olunan hükümden alınan harç tutarındadır.
  • Tashih talebi reddedilirse veya hüküm tasdik edilmezse bu maddedeki yeniden harç yükümlülüğü doğmaz.

Tasdik ile değişiklik arasındaki fark nedir?

Tashih talebi kabul edilmiş ve temyiz olunan hüküm tasdik edilmişse, hüküm aynen korunmuş olur.

Tashih talebi kabul edilmiş ancak hüküm değiştirilmişse, maddenin tasdik koşulu gerçekleşmemiştir.

Yalnız tasdik halinde temyiz olunan hükümden alınan harç kadar yeniden harç alınır; değişiklik halinde bu madde uygulanmaz.

Tashih talebinin kabulü ile reddi arasındaki fark nedir?

Tashih talebi kabul edilmişse madde koşulu oluşur.

Tashih talebi reddedilmişse yargılama yeniden başlamış sayılmaz.

Yalnız kabul edilen tashih talebi üzerine tasdik halinde yeniden harç doğar.

Tashihi karar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tashih talebinin kabul edilmesi ile hükmün tasdik edilmesini birbirine karıştırmak; değiştirilen hükümde de bu maddeyi uygulamak.
  • Yeniden harcın ölçüsünü yeni dava değeri üzerinden hesaplamak; madde temyiz olunan hükümden alınmış harcı esas alır.
  • Maddede bulunmayan bir tashih süresini (ör. iki hafta) uygulanacak süre gibi göstermek; madde metninde böyle bir süre yoktur.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tashih talebinin kabulünden sonra tasdik edilen hükümde yeniden harç alınacağı, ancak bu harcın ölçüsünün temyiz olunan hükümden alınan harç olduğu kabul edilmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2025/3818 E., 2025/4468 K., 24.12.2025)
  • Tashih üzerine verilen kararda "2 haftalık süre" ibaresinin Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine göre yasal olmadığı ve hukuki sonuç doğurmadığı kabul edilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2024/2888 E., 2024/4673 K., 14.05.2024; 12. Hukuk Dairesi, 2022/12356 E., 2022/13863 K., 22.12.2022; 12. Hukuk Dairesi, 2022/8025 E., 2022/9578 K., 29.09.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Yeniden harç talep eden taraf, tashih talebinin kabul edildiğini ve hükmün tasdik edildiğini belgelerle ortaya koymalıdır; bu belgeler tashih kararı ve tasdike ilişkin ilamdır.
  • Yeniden harcın ölçüsü, temyiz olunan hükümden alınmış harcın dosyadaki makbuz ve harç kayıtlarıyla ispatlanır.
  • Harcın ödenmediğini ileri süren taraf, ödemenin yapıldığını belgeyle ispatlamalıdır; yeniden harç alınmasına karşı savunma da bu belgelere dayanır.
  • Tashih talebinin reddedildiği veya hükmün değiştirildiği iddiası, dosyadaki karar ile ispat edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.28: Karar ve ilam harcının nispi harçlarının ödeme zamanını düzenler; bu maddedeki yeniden harç, harcın genel ödeme düzenine göre hesaplanır.
  • 492 sayılı Kanun m.32: Harç ödenmeden işlem yapılmamasını ve diğer tarafın harcı ödemesi halinde işlemin sürdürülmesini düzenler; yeniden harcın ödenmesiyle ilgili usul kuralını tamamlar.
  • 492 sayılı Kanun m.37: Süresinde ödenmeyen harcın vergi dairesince tahsilini düzenler; yeniden harcın ödenmemesi halinde uygulanacak yöntemi gösterir.

Harçlar Kanunu m.10 — İadei muhakeme

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 10. maddesi, iadei muhakeme talebinin kabulü üzerine görülecek davaların harca tabi olup olmadığını ve daha önce alınan harcın akıbetini düzenler. Maddede karar ve ilam harcının oranı, peşin harcın miktarı veya süre hesabı yer almaz. Madde, iadei muhakeme davasının kabul edilmesinden sonra yargılamanın yeniden yapılmasına ilişkin harç yükümlülüğünü kapsar ve iadei muhakeme talebinde bulunan taraf bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular; iadei muhakeme sebeplerinin ve sürelerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer alması, yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceği ve karar ve ilam harcının oranlarıdır; bunlar için Harçlar Kanunu'nun ilgili maddelerine ve 6100 sayılı Kanun'a bakılmalıdır.

İadei muhakeme: hangi kavramlar bilinmeli?

İadei muhakeme
Kesinleşmiş bir hükmün, kanunda sayılan hallerde yeniden yargılama yapılması için ortadan kaldırılmasını isteyen olağanüstü kanun yolu niteliğindeki talep. Madde, bu talebin kabulü üzerine açılan yargılamayı ifade eder.
Yeni dava gibi harç
Yargılamanın yeniden başlaması nedeniyle, ilk davanın harcının devamı sayılmayıp bağımsız bir davaymış gibi harcın yeniden doğmasıdır. Harç, dava değeri üzerinden tarife uyarınca hesaplanır.
Mahsup
Daha önce peşin olarak ödenmiş harcın, yeniden doğan harçtan düşülmesi işlemidir. Mahsup, iadei muhakeme talebinin haklı çıkması şartına bağlıdır.

İadei muhakeme: hangi şartlar aranır?

  • İadei muhakeme talebinin kabul edilerek yargılamanın yeniden başlamış olması gerekir.
  • Kabul edilen iadei muhakeme davasının yeni bir dava niteliğinde yargılanması gerekir; bu durumda dava, yeni davalar gibi harca tabi olur.
  • Yeniden yargılamada talep sahibinin haklı çıkmış olması, önceden alınmış harcın mahsup edilmesinin şartıdır.

İadei muhakeme: hangi sonuçları doğurur?

  • İadei muhakeme talebinin kabulü üzerine görülecek dava, yeni dava gibi harca tabidir.
  • Talep sahibi neticede haklı çıkarsa, evvelce alınan harç yeniden doğan harçtan mahsup edilir.
  • Talep sahibi haklı çıkmazsa, evvelce alınan harcın mahsubu söz konusu olmaz.

Yeni dava harcı ile mahsup edilecek harç arasındaki fark nedir?

Kabul edilen iadei muhakemenin yeniden doğan harcı, yeni dava gibi tam olarak hesaplanır ve bu harç tahsil edilir.

Talep sahibinin haklı çıkması halinde, ilk davada peşin ödenmiş harç bu yeni harçtan mahsup edilir.

Haklı çıkan taraf, daha önce ödediği harcın yeniden doğan harca mahsubunu isteyebilir; haksız çıkarsa mahsup yapılmaz.

İadei muhakeme: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Iadei muhakeme davasını ilk davanın devamı saymak ve yeniden harç alınmayacağını varsaymak; madde, yeni dava gibi harç alınacağını açıkça öngörür.
  • Talep haklı çıkmadığı halde önceden alınan harcın mahsup edileceğini düşünmek; mahsup yalnızca talebin haklı çıkması halinde söz konusudur.
  • Maddedeki harcın mahsubunu, peşin harç ya da ilamlı takip harcı gibi başka bir harç kalemiyle karıştırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İadei muhakeme davalarında, Harçlar Kanunu'nun 10. maddesi gereğince yeni davalar gibi harç alınacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/2278 E., 2021/1708 K., 30.12.2021; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/2053 E., 2022/1820 K., 30.12.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1841 E., 2021/1201 K., 16.09.2021; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/496 E., 2021/787 K., 17.06.2021)
  • Yargılamanın iadesi davasının ilk davadan ayrı ve yeni bir dava olduğu, dava değeri üzerinden harca tabi tutulduğu gerekçesiyle tensip aşamasında harç yatırılması istenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2024/924 E., 2024/1886 K., 19.12.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • İadei muhakeme talebinde bulunan taraf, talebinin haklı çıktığını ve dolayısıyla önceden ödenen harcın mahsubunu isteyebilmek için kararın kesinleşmesini ve yeniden yargılamada haklılığını ortaya koymalıdır.
  • Önceden ödenen harcın dekont veya makbuz gibi belgelerle ispatlanması gerekir; mahsup talebi bu belgelere dayanır.
  • Karşı taraf, talebin haklı çıkmadığını ileri sürerek mahsubun yapılmamasını savunabilir; bu savunmanın ispatı talebi reddedilen tarafa aittir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.13: Harçtan müstesna dava ve işleri sayar; iadei muhakeme davasının bu istisnalardan birine girip girmediği bu maddeye göre ayrıca değerlendirilir.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.31: Peşin alınan karar ve ilam harcının fazla olduğu anlaşılırsa fazlanın geri verilmesini düzenler; mahsup dışında geri alma yolunu gösterir.

Harçlar Kanunu m.11 — Mükellef

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 11. maddesi, yargı harçlarının kimin tarafından ödeneceğini, yani harç mükellefiyetini düzenler. Üç ayrı hali kapsar: davayı açan veya harca konu işlemin yapılmasını isteyen kişinin ödeme yükümlülüğü, vesayet altındaki kişi adına vasinin hesabının görülmesi dolayısıyla alınacak harçlar ve resen yapılan işlemlerde harcın kimden alınacağı. Madde harcın varlığını ve miktarını düzenlemez; harca tabi işlemleri 2. madde ve (1) sayılı tarife belirler. Harcın hesap ölçüleri ile nispi ve maktu harç ayrımı 15. maddededir. Celse harcının kimden alınacağı 12. maddededir. Ödenmeyen harcın sonuçları (işlemin durdurulması, bildirim, iade) 32. ve 37. maddelerde düzenlenmiştir. Madde, harcın ödeme zamanını ve usulünü de düzenlemez.

Mükellef: hangi kavramlar bilinmeli?

Harç mükellefi
Harca tabi bir işlemin yapılmasını isteyen ve bu nedenle harcı ödemekle yükümlü olan kişidir. Mükellefiyet, harcın kanuni karşılığı olan hizmetten yararlanma iradesine bağlanmıştır.
İsteyen
Dava açan, icra takibi başlatan ya da başka bir harca tabi işlemin yapılmasını talep eden kişidir. Genel kural olarak harç bu kişiden alınır; isteyenin hangi sıfatla hareket ettiği önemli değildir.
Vesayet altındaki kişi adına harç (izafeten)
Vasinin, vesayet altındaki kişinin işleri bakımından hesabının görülmesi sırasında alınan harçtır. Vasi bu harcı kendi adına değil, vesayet altındaki kişi adına öder.
Resen işlem
Taraflardan bir talep gelmeden mahkeme veya icra dairesi tarafından kendiliğinden yapılan işlemdir. Bu işlemde isteyen bulunmadığından harcın kimden alınacağı ayrı bir kurala bağlanmıştır.
Lehine işlem yapılan kişi
Resen yapılan işlemin sonucundan yararlanan kişidir. Aksine hüküm bulunmadıkça resen işlemin harcı bu kişiden alınır.

Mükellef: hangi şartlar aranır?

  • Harca tabi bir yargı işleminin yapılması gerekir; bu, 2. maddede ve (1) sayılı tarifede yer alan bir işlem olmalıdır.
  • Bu işlem bir kişinin talebine dayanıyorsa, harcı talep eden kişi, yani isteyen mükellef olur.
  • İşlem vesayet altındaki kişinin hesabının görülmesine ilişkinse, harç vasi tarafından vesayet altındaki kişi adına ödenir.
  • İşlem taraflardan bir istek olmaksızın resen yapılıyorsa, harcın kimden alınacağı için aksine bir kanun hükmünün bulunmaması gerekir.
  • Aksine hüküm yoksa, resen yapılan işlemin harcı lehine işlem yapılan kişiden alınır.

Mükellef: hangi sonuçları doğurur?

  • Dava açan veya harca konu işlemi isteyen kişi harcı kendisi öder.
  • Vasinin hesabının görülmesi dolayısıyla alınan harç vasiden alınır ama vesayet altındaki kişi adına tahsil edilir.
  • Resen yapılan işlemde aksine bir hüküm yoksa harç lehine işlem yapılan kişiden alınır.
  • Resen işlemde lehine işlem yapılan kişi belirlenemiyorsa, madde bu durumda harcın kimden alınacağını açıkça söylemez; bu boşluk aksine hükümle doldurulur.
  • Mükellefin harcı ödememesi halinde işlem yapılmaz ve bu ödenmeyen harçların sonucu 32. ve 37. maddelere göre belirlenir.

İsteyen ile resen işlem arasındaki fark nedir?

Taraflardan birinin talebiyle yapılan işlemde harç, talep eden kişiden alınır. Dava açma ve haciz isteme bu gruptadır.

Resen yapılan işlemde kimse talepte bulunmadığı için isteyen yoktur. Mahkeme veya icra dairesi kendiliğinden hareket eder.

Talepli işlemde ödeyen talep sahibidir. Resen işlemde harç, aksine hüküm yoksa lehine işlem yapılan kişiden alınır.

Genel kural ile vasinin hesap görülmesi arasındaki fark nedir?

Genel kurala göre harç, işlemi isteyen kişi tarafından kendi adına ödenir.

Vasinin hesabının görülmesinde harç, vasi tarafından ödenir ancak vesayet altındaki kişi adına ödenir.

Vasi harcı ödeme aracıdır, asıl borçlu değildir. Harç vesayet altındaki kişinin adına kaydedilir.

11. madde ile 12. madde (celse harcı) arasındaki fark nedir?

11. madde, harcı genel olarak işlemi isteyenden alır.

12. madde, duruşma (celse) harcının talik nedenine göre kimden alınacağını düzenler; bu durumda ölçüt talik sebebidir.

Celse harcında isteyen kuralı yerine talik sebebine bakılır. Talik taraf isteğiyle ise taraftan, vekil sebep oldu ise vekilden alınır.

Mükellef: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Harcı her zaman davacıdan almak; resen işlemlerde talep sahibi bulunmadığı için bu kuralın uygulanamayacağını gözden kaçırmak.
  • Vasinin hesabının görülmesinde harcı vasinin kendi adına ödediğini varsaymak; harç vesayet altındaki kişi adına ödenir.
  • Celse harcını 11. maddeye göre isteyenden almak; celse harcında 12. maddedeki talik sebebi ölçüt olur.
  • Resen işlemde lehine işlem yapılan kişiyi belirlemeden harcı kimseden almamak; aksine hüküm yoksa bu kişiden alınması gerekir.
  • Mükellefiyeti, harcın miktarı veya tabi olup olmadığı ile karıştırmak; 11. madde yalnız kimin ödeyeceğini belirler, harcın varlığını 2. madde belirler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Harcın kimden alınacağı konusunda yüksek mahkemeler 11. maddeyi temel alarak değerlendirme yapmaktadır; eksik peşin harçla davaya devam edilmesinin olanağı bu maddenin 30. ve 32. maddeleriyle birlikte tartışılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/567 E., 2020/965 K., 01.12.2020; Hukuk Genel Kurulu, 2017/1871 E., 2020/366 K., 09.06.2020; Hukuk Genel Kurulu, 2013/474 E., 2013/1050 K., 10.07.2013; Hukuk Genel Kurulu, 2011/629 E., 2011/613 K., 12.10.2011)
  • Dava açılırken ödenmesi gereken maktu başvuru harcı ile peşin nispi karar ve ilam harcının ödenmeden davaya devam edilip edilemeyeceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda 11. madde ile 32. maddenin birlikte değerlendirilmesi yoluyla ele alınmıştır. (Hukuk Genel Kurulu, 2011/629 E., 2011/613 K., 12.10.2011)
  • Harcın kimden alınacağı sorusu 11. maddede düzenlenmiş kabul edilerek yorumlanmaktadır; bu hüküm mükellef başlığıyla anılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/1528 E., 2016/629 K., 25.05.2016)
  • Mahkemeler, mahkemece belirlenen değer üzerinden eksik karar ve ilam harcının tamamlatılması gerekip gerekmediğini 11. madde ile 28. ve 32. maddelerin birlikte uygulanmasına göre tartışmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/1347 E., 2016/1034 K., 09.11.2016; Hukuk Genel Kurulu, 2013/474 E., 2013/1050 K., 10.07.2013)

Nasıl ispat edilir?

  • Harcın kimden alınacağını ileri süren taraf, işlemin harca tabi olduğunu ve bu işlemin talebe mi yoksa resen mi yapıldığını belgeyle ispatlar; dava dilekçesi, icra talebi veya mahkeme kararı bu amaçla kullanılır.
  • Vasinin hesabının görülmesi halinde, vasi sıfatı ve vesayet altındaki kişinin kimliği vesayet kararı ile ispatlanır; harcın vesayet altındaki kişi adına ödendiğini gösteren makbuz da bu konuda delildir.
  • Resen işlemde lehine işlem yapılan kişinin kim olduğu, işlemin sonucundan yararlanan kişinin belirlenmesiyle ortaya çıkar; bu tespit mahkemece yapılır.
  • Harcın kimden alınacağına itiraz eden taraf, aksine bir hükmün bulunduğunu, yani 11. maddenin genel kuralının uygulanmayacağını kendisi ileri sürmek ve ispat etmek zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.2: Harca tabi işlemin tarifede yazılı olup olmadığını belirler. Mükellefin kim olduğu sorusu, önce bu maddeyle işlemin harca tabi olmasına bağlıdır.
  • 492 sayılı Kanun m.12: Celse harcının kimden alınacağını talik sebebine göre ayrıca düzenler; genel kuralın istisnası niteliğindedir.
  • 492 sayılı Kanun m.15: Harcın hesap ölçülerini (nispi ve maktu) belirler; mükellefiyetin kapsamını hesaplamada kullanılır.
  • 492 sayılı Kanun m.32: Harç ödenmediğinde işlemin durdurulması ve diğer tarafın harcı ödemesi halinde işlemin devamı ile yargılama sonunda hükümde alınmasını düzenler; mükellefiyetin ihlali sonucudur.
  • 492 sayılı Kanun m.37: Süresinde ödenmeyen harcın vergi dairesine bildirilmesini ve tahsilini düzenler.

Harçlar Kanunu m.12 — Celse harçlarında mükellef

Madde, hukuk ve ticaret mahkemelerinde celse harcının kimden alınacağını ve ödenmeyen celse harcının nasıl tahsil edileceğini düzenler. Celse harcının, taraflarının talebi ya da muvafakati üzerine ertelenen celselerde ve evvelce yapılabilecek bir işlemin yapılmamasından dolayı ertelenen celselerde kimden alınacağını belirler; vekillerin ertelemeye sebep olması halini de kapsar. Madde, hukuk ve ticaret mahkemelerindeki celseler bakımından uygulanır. Madde, harca tabi işlemlerin hangileri olduğunu (m.2), harcın mükellefini genel olarak (m.11) ve başvurma harcını düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Madde, celse harcı dışındaki karar ve ilam harcının indirimini, mahsubunu ve sulh/feragat hallerindeki oranını düzenlemez (m.22, m.28). Ertelemenin usul yönü, yani mahkemenin ertelemeye karar verme koşulları ve duruşma gününün belirlenmesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenir.

Celse harçlarında mükellef: hangi kavramlar bilinmeli?

Celse harcı
Bir celsenin taraflar veya vekilleri tarafından ertelenmesine sebep olunması nedeniyle alınan maktu ya da nispi harçtır. Harcın doğması için celsenin ertelenmiş olması gerekir; işlemin önemi ya da mahkemenin kendi gerekçesiyle ertelemesi bu harcı doğurmaz.
Talik
Görülmekte olan bir duruşmanın ileri bir tarihe bırakılmasıdır. Maddede taraf talebi ya da muvafakati üzerine yapılan talik ile evvelce yapılabilecek bir işlemin yapılmamasından doğan talik ayrılır.
Vekil
Tarafı temsil eden avukattır. Vekil ertelemeye sebep olmuşsa celse harcı taraf yerine vekile yüklenir.
Müteakip iki celse
Harcın ödenmesi için tanınan süredir. Harç, yüklendiği tarihten sonraki iki celsede ödenmezse artırılır. Bu süre bir takvim süresi değil, celse sayısıdır.

Celse harçlarında mükellef: hangi şartlar aranır?

  • Hukuk veya ticaret mahkemesinde bir celsenin ertelenmiş olması gerekir.
  • Erteleme, tarafların talebi ve muvafakati üzerine yapılmış olmalıdır; bu halde harç talebi yapan ya da muvafakat eden taraftan alınır.
  • Erteleme, evvelce yapılması mümkün olan bir işlemin yapılmamasından doğmuş olmalıdır; bu halde harç ertelemeye sebep olan taraftan alınır.
  • Erteleme vekillerin kusuruyla olmuşsa celse harcı vekile yüklenir; bu hem talep-muvafakat hem de yapılabilecek işlemin yapılmaması hallerinde geçerlidir.
  • Mahkemenin kendi gerekçesiyle, örneğin bilirkişi raporunu beklemek için yaptığı erteleme celse harcı doğurmaz. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2022/1858 E., 2023/24 K., 04.01.2023)
  • Yüklenen celse harcı, müteakip iki celsede ödenmezse bir misli fazlasıyla alınır. Ödenmezse bu miktar üzerinden tahsil için Maliyeye tezkere yazılmasına karar verilir.

Celse harçlarında mükellef: hangi sonuçları doğurur?

  • Erteleme taraf talebi veya muvafakati üzerine yapılmışsa celse harcı talep eden veya muvafakat eden taraflardan alınır.
  • Evvelce yapılabilecek bir işlemin yapılmamasından erteleme doğmuşsa harç ertelemeye sebep olan taraftan alınır.
  • Her iki halde de ertelemeye vekiller sebep olmuşsa celse harcı vekillere yüklenir.
  • Yüklenen celse harcı müteakip iki celsede ödenmezse bir misli fazlasıyla alınır.
  • Bu artırılmış harç da ödenmezse, harcın bu miktar üzerinden tahsili için Maliyeye tezkere yazılmasına karar verilir.
  • Mahkemenin kendi gerekçesiyle yaptığı erteleme celse harcı doğurmaz. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2022/1858 E., 2023/24 K., 04.01.2023)

Talep-muvafakat ile ertelenen celse ile yapılabilecek işlemin yapılmaması ile ertelenen celse arasındaki fark nedir?

Taraflar talep veya muvafakatle duruşmanın ertelenmesini istemişse harç, ortak isteği ile ertelemeyi isteyen taraflardan alınır.

Evvelce yapılabilecek bir işlem yapılmamış ve bu yüzden erteleme doğmuşsa harç, o işlemi yapmayan ve ertelemeye sebep olan taraftan alınır.

Harcın muhatabı değişir; her iki halde de vekil kusurluysa harç vekile yüklenir.

Mahkemenin kendi gerekçesiyle ertelemesi ile taraf kusuruyla ertelenmesi arasındaki fark nedir?

Mahkeme bilirkişi raporu beklemek gibi kendi gerekçesiyle ertelerse taraflar veya vekiller ertelemeye sebep olmamıştır.

Taraf veya vekilinin talebi, muvafakati ya da ihmali erteleme nedeniyse, bu kişiler ertelemeye sebep olmuş sayılır.

Mahkemenin kendi gerekçesiyle yaptığı ertelemede celse harcı doğmaz; taraf kusuruyla yapılanda doğar. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2022/1858 E., 2023/24 K., 04.01.2023)

Celse harçlarında mükellef: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Mahkemenin kendi gerekçesiyle yaptığı ertelemeyi taraf kusuru saymak; bu durumda celse harcı doğmaz.
  • Harcı her halde müvekkile yüklemek; vekil kusurluysa harç vekile yüklenir.
  • İki celselik süreyi takvim günü olarak hesaplamak; süre celse sayısı üzerinden işler.
  • Harcın ödenmediğini tespit etmeden bir misli artırımı yapmak; artırım yalnız müteakip iki celsede ödenmeyen harçta uygulanır.
  • Madde kapsamındaki celse harcını karar ve ilam harcı ile karıştırmak; ikisinin hesap yöntemi ve muhatabı farklıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Celse harcına hükmedilmesi hakimin takdirine bırakılmış bir husus değildir; kanunun amir hükmü gereğince uygulanır. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2022/1858 E., 2023/24 K., 04.01.2023)
  • Ertelemeyi isteyen tarafın kusuru yokken mahkemenin kendi gerekçesiyle ertelemesi nedeniyle taraf aleyhine celse harcı hükmedilmesi, madde metnine uygun düşmez. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2022/1858 E., 2023/24 K., 04.01.2023)
  • Harcın kararda ayrıca ve açıkça gösterilmesi gerekir; aksi hâlde yargılama gideri olarak tahsil edilemez.
  • Madde metnindeki iki celse süresi, bir yazışma süresi değil celse sayısı olarak uygulanır.

Nasıl ispat edilir?

  • Celse harcını talep eden taraf, ertelemenin taraf talebi, muvafakati ya da evvelce yapılabilecek bir işlemin yapılmamasından doğduğunu duruşma tutanağı ile ispatlar.
  • Ertelemeye vekilin sebep olduğunu iddia eden taraf, bunu tutanaktaki erteleme talebinin kimin tarafından yapıldığı ile ispatlar.
  • Mahkemenin kendi gerekçesiyle erteleme yaptığını savunan taraf, ara karar veya tutanaktaki gerekçeyi delil olarak sunar.
  • Harcın ödendiğini savunan taraf, makbuz ile ödemeyi ispatlar; ödemenin yapılmadığı iddiası hakkında yükü ödenmediğini ileri süren karşı taraf üzerinde tutmaz, mahkeme dosya kayıtlarını inceler.
  • Harç kararda açıkça gösterilmemişse, yargılama gideri olarak karşı tarafa yüklenemeyeceği savunulabilir; bu husus (22. Hukuk Dairesi, 2014/32572 E., 2016/3925 K., 16.02.2016) da dikkate alınarak değerlendirilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.2: Harca tabi işlemleri belirler. Celse harcının alınabilmesi için ilgili işlemin yargı işlemi ve tarifede yazılı olması gerekir.
  • 492 sayılı Kanun m.11: Harcın genel mükellefini belirler; m.12 ise celse harcında talik sebebine göre muhatabı özel olarak belirler.
  • 492 sayılı Kanun m.22: Davanın ilk celsede feragat, kabul veya sulhla bitmesi halinde karar harcının üçte birinin alınmasını düzenler; celse harcından ayrı bir harç hesabıdır.

Konuda geçen kararlar

70 karar
  1. 2024/109 E., 2024/236 K., 25.12.2024
    İlgili madde: m.7
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2022/106 E., 2023/69 K., 15.02.2023
    İlgili madde: m.1, m.4, m.7
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2019/62 E., 2022/637 K., 17.05.2022
    İlgili madde: m.8
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2017/567 E., 2020/965 K., 01.12.2020
    İlgili madde: m.11
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2017/1871 E., 2020/366 K., 09.06.2020
    İlgili madde: m.11
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2017/930 E., 2019/812 K., 27.06.2019
    İlgili madde: m.3
  7. Hukuk Genel Kurulu, 2014/1347 E., 2016/1034 K., 09.11.2016
    İlgili madde: m.11
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2014/1528 E., 2016/629 K., 25.05.2016
    İlgili madde: m.11
  9. Hukuk Genel Kurulu, 2013/474 E., 2013/1050 K., 10.07.2013
    İlgili madde: m.11
  10. Hukuk Genel Kurulu, 2012/265 E., 2012/294 K., 11.04.2012
    İlgili madde: m.8
Diğer 60 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2011/847 E., 2012/143 K., 14.03.2012
    İlgili madde: m.1
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2011/843 E., 2011/785 K., 14.12.2011
    İlgili madde: m.8
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2011/619 E., 2011/716 K., 30.11.2011
    İlgili madde: m.8
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2011/600 E., 2011/704 K., 23.11.2011
    İlgili madde: m.8
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2011/629 E., 2011/613 K., 12.10.2011
    İlgili madde: m.11
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2011/451 E., 2011/558 K., 28.09.2011
    İlgili madde: m.6
  7. Hukuk Genel Kurulu, 2009/15 E., 2009/49 K., 04.02.2009
    İlgili madde: m.7
  8. 6. Hukuk Dairesi, 2025/3818 E., 2025/4468 K., 24.12.2025
    İlgili madde: m.9
  9. 3. Hukuk Dairesi, 2024/1839 E., 2025/1705 K., 18.03.2025
    İlgili madde: m.5
  10. 12. Hukuk Dairesi, 2024/2888 E., 2024/4673 K., 14.05.2024
    İlgili madde: m.9
  11. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/2579 E., 2023/1071 K., 22.05.2023
    İlgili madde: m.5
  12. 12. Hukuk Dairesi, 2023/137 E., 2023/2056 K., 27.03.2023
    İlgili madde: m.12
  13. 12. Hukuk Dairesi, 2022/12356 E., 2022/13863 K., 22.12.2022
    İlgili madde: m.9
  14. 12. Hukuk Dairesi, 2022/8025 E., 2022/9578 K., 29.09.2022
    İlgili madde: m.9
  15. 10. Hukuk Dairesi, 2022/3520 E., 2022/8630 K., 07.06.2022
    İlgili madde: m.12
  16. 13. Daire, 2016/5074 E., 2022/1654 K., 14.04.2022
    İlgili madde: m.5
  17. 9. Daire, 2021/1168 E., 2022/1241 K., 07.04.2022
    İlgili madde: m.5
  18. 7. Hukuk Dairesi, 2021/1767 E., 2022/3 K., 03.01.2022
    İlgili madde: m.7
  19. 16. Hukuk Dairesi, 2019/2830 E., 2021/2522 K., 22.03.2021
    İlgili madde: m.9
  20. 8. Hukuk Dairesi, 2015/11328 E., 2017/12633 K., 10.10.2017
    İlgili madde: m.5
  21. 22. Hukuk Dairesi, 2014/32572 E., 2016/3925 K., 16.02.2016
    İlgili madde: m.12
  22. 13. Daire, 2005/1034 E., 2005/3309 K., 28.06.2005
    İlgili madde: m.5
  23. İkinci Bölüm, 2013/4424 E., 06.03.2014
    İlgili madde: m.12
  24. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2026/353 E., 2026/475 K., 07.05.2026
    İlgili madde: m.4
  25. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2026/172 E., 2026/259 K., 12.03.2026
    İlgili madde: m.4
  26. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2958 E., 2026/131 K., 22.01.2026
    İlgili madde: m.2
  27. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2025/1596 E., 2025/2382 K., 30.12.2025
    İlgili madde: m.10
  28. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1567 E., 2025/1223 K., 09.10.2025
    İlgili madde: m.1
  29. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2023/1806 E., 2024/2092 K., 26.12.2024
    İlgili madde: m.7
  30. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2024/924 E., 2024/1886 K., 19.12.2024
    İlgili madde: m.10
  31. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1640 E., 2024/1859 K., 19.11.2024
    İlgili madde: m.1
  32. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1622 E., 2024/1864 K., 19.11.2024
    İlgili madde: m.1
  33. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1075 E., 2024/1036 K., 02.07.2024
    İlgili madde: m.3
  34. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2024/85 E., 2024/746 K., 31.05.2024
    İlgili madde: m.4
  35. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2023/1824 E., 2024/267 K., 21.03.2024
    İlgili madde: m.8
  36. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/992 E., 2023/1221 K., 23.11.2023
    İlgili madde: m.3
  37. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/2278 E., 2023/2119 K., 23.11.2023
    İlgili madde: m.6
  38. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/1771 E., 2023/1829 K., 16.11.2023
    İlgili madde: m.6
  39. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/948 E., 2023/1614 K., 13.09.2023
    İlgili madde: m.1
  40. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2023/378 E., 2023/450 K., 05.04.2023
    İlgili madde: m.6
  41. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2022/1858 E., 2023/24 K., 04.01.2023
    İlgili madde: m.12
  42. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/2053 E., 2022/1820 K., 30.12.2022
    İlgili madde: m.10
  43. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2022/865 E., 2022/1592 K., 22.11.2022
    İlgili madde: m.4
  44. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/1234 E., 2022/1542 K., 03.11.2022
    İlgili madde: m.3
  45. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/1157 E., 2022/1603 K., 12.10.2022
    İlgili madde: m.3
  46. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2022/1222 E., 2022/994 K., 30.06.2022
    İlgili madde: m.6
  47. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/417 E., 2022/566 K., 31.03.2022
    İlgili madde: m.2
  48. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/418 E., 2022/567 K., 31.03.2022
    İlgili madde: m.2
  49. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2022/165 E., 2022/246 K., 15.03.2022
    İlgili madde: m.6
  50. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/2278 E., 2021/1708 K., 30.12.2021
    İlgili madde: m.10
  51. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2021/811 E., 2021/1162 K., 07.12.2021
    İlgili madde: m.3
  52. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1841 E., 2021/1201 K., 16.09.2021
    İlgili madde: m.10
  53. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2021/2093 E., 2021/1498 K., 09.09.2021
    İlgili madde: m.7
  54. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/496 E., 2021/787 K., 17.06.2021
    İlgili madde: m.10
  55. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/916 E., 2021/267 K., 17.03.2021
    İlgili madde: m.12
  56. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2020/1214 E., 2020/1186 K., 29.12.2020
    İlgili madde: m.2
  57. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2020/161 E., 2020/193 K., 24.02.2020
    İlgili madde: m.2
  58. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2019/157 E., 2019/143 K., 31.12.2019
    İlgili madde: m.2
  59. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2015/823 E., 2019/184 K., 04.03.2019
    İlgili madde: m.9
  60. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2018/187 E., 2018/166 K., 23.02.2018
    İlgili madde: m.4

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 21.01.1982 (m.1).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 1. Harçlar Kanunu - Yargı Harçları bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış