Aile hukuku › Vesayet › Vesayet düzeni

Kayyımlık ve yasal danışmanlık

TMK m.426–431Medeni Hukuk

Kısaca

TMK m.426, vesayet makamının hangi hallerde temsil kayyımı atayacağını düzenler. TMK m.427, vesayet makamının yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alacağını ve beş hâlde yönetim kayyımı atayabileceğini düzenler. TMK m.428, ergin bir kişinin kendi isteğiyle kayyım atanabilmesinin koşulunu düzenler: kanunda öngörülen isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden birinin bulunması.

Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.426–431 hükümlerini kapsar.

TMK m.426 — Temsil

Bu madde, vesayet makamının hangi hallerde temsil kayyımı atayacağını düzenler. Üç hal sayılmıştır: ergin kişinin ivedi bir işini kendisi görememesi ve temsilci atayamaması, yasal temsilcinin menfaatiyle küçük veya kısıtlının menfaatinin çatışması, yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bulunması. Maddenin uygulanması ilgilinin istemine veya vesayet makamının re'sen kararına bağlıdır. Madde yönetim kayyımlığını (m.427), isteğe bağlı kayyımlığı (m.428), kayyımın atanacağı yer ve usulünü (m.430) ve kayyımın görevlerini (m.458-460) düzenlemez. Kayyım ve yasal danışman kararlarının ilanı (m.431) ile yasal danışmanlık hâlleri (m.429) da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Temsil: hangi kavramlar bilinmeli?

Temsil kayyımı
Belirli bir işte kişinin yerine onu temsil etmek üzere vesayet makamınca atanan kayyımdır. Genel bir yönetim yetkisi vermez, yalnızca belirli işle sınırlıdır.
İvedi iş
Yapılmaması hâlinde ilgilinin hak kaybına ya da hak kaybı dışında zarara uğrayacağı işlerdir. Hakkın hak düşürücü süreye veya zamanaşımına uğrama tehlikesi bulunan işler buna örnek gösterilir.
Menfaat çatışması
Yasal temsilcinin kendi çıkarı ile temsil ettiği küçük veya kısıtlının çıkarının aynı işte karşı karşıya gelmesidir. Kural olarak yasal temsilci ile küçük veya kısıtlı arasında doğrudan bir çatışma aranır; üçüncü kişi ile çatışma istisnai olarak yasal temsilcinin işlem iradesini etkileyecek yoğunluktaysa yeterlidir.
Yasal temsilci
Kanun gereği küçük veya kısıtlıyı temsil eden kişidir. Velayet, vesayet, yasal danışmanlık veya kayyımlık kapsamında görev yapan kişiler bu kavrama girer.
Re'sen atama
Vesayet makamının ilgilinin istemi olmaksızın kendiliğinden karar vererek kayyım atamasıdır.

Temsil: hangi şartlar aranır?

  • Ergin bir kişinin ivedi bir işinin bulunması gerekir; bu iş yapılmazsa kişi hak kaybına veya başka zarara uğramalıdır.
  • Kişinin hastalık, başka yerde bulunma veya benzeri bir sebeple bu işi kendisi görememesi gerekir.
  • Kişinin bu iş için bir temsilci atayamaması da gerekir; yalnızca birinin görememesi yeterli değildir, her iki durum birlikte bulunmalıdır.
  • Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışmalıdır.
  • Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunmalıdır.
  • Kayyım atanması, ilgilinin isteği üzerine veya vesayet makamının re'sen kararıyla gerçekleşmelidir.
  • Kayyım, belirli iş için atanır ve atamanın kapsamı bu işle sınırlıdır.

Temsil: hangi sonuçları doğurur?

  • Ergin kişinin ivedi işini kendisi göremeyen ve temsilci atayamayan hâlde vesayet makamı temsil kayyımı atar.
  • Bir işte menfaat çatışması bulunduğunda vesayet makamı küçük veya kısıtlı için o işe özgü temsil kayyımı atar.
  • Yasal temsilci menfaat çatışması bulunan bir hukuki işlemi yapsa bile işlem batıldır; kayyım atanması ayrıca gereklidir.
  • Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel varsa vesayet makamı kayyım atar.
  • Kayyım yalnızca kanunun öngördüğü hâllerde atanabilir; sayılmayan hâllerde kayyım atanamaz.
  • İlgilinin isteği yoksa da vesayet makamı re'sen kayyım atayabilir.
  • Temsil kayyımı atanması, kişinin fiil ehliyetini etkilemez (m.458/1 kıyası ile).

Ergin kişi ile küçük veya kısıtlı arasındaki fark nedir?

Ergin kişi için ivedi işin yapılamaması hâli aranır; kişinin kendisi ya da temsilci aracılığıyla görememesi gerekir.

Küçük veya kısıtlı için yasal temsilcinin menfaatinin onunla çatışması hâli aranır.

Ergin kişi için birinci bent, küçük veya kısıtlı için ikinci ve üçüncü bentler uygulanır; her biri ayrı bir kayyımlık nedeni oluşturur.

Temsil kayyımı ile yönetim kayyımı (m.427) arasındaki fark nedir?

Temsil kayyımı belirli bir işle sınırlıdır ve kişinin tek bir işini görmesi için atanır.

Yönetim kayyımı malvarlığının genel olarak yönetilmesi için atanır ve kapsamı daha geniştir.

Belirli bir iş için yetersizlik varsa temsil kayyımı, malvarlığının bütün yönetimi gerekiyorsa yönetim kayyımı atanır.

Doğrudan menfaat çatışması ile üçüncü kişiyle çatışma arasındaki fark nedir?

Yasal temsilci ile küçük veya kısıtlı arasındaki doğrudan çıkar çatışması kayyım atanmasını gerektirir.

Küçük veya kısıtlı ile üçüncü kişi arasındaki çatışma, kural olarak kayyım gerektirmez.

Üçüncü kişiyle ilişki yasal temsilcinin işlem iradesini etkileyecek yoğunluktaysa istisnai olarak kayyım atanabilir.

Menfaat çatışması (m.426/2) ile ana babanın çocukla işlemi (m.345) arasındaki fark nedir?

Yasal temsilci ile küçük arasındaki çatışma bu bent kapsamında kayyımlık nedenidir.

Ana baba ile çocuk arasındaki hukuki işlemden doğan çatışma m.345 hükmüne tabidir.

Ana baba ile çocuk arasındaki işlemlerde m.345 uygulanır; m.426/2 ile kayyım atanması yerine bu madde esas alınır.

Ergin kişi için ivedi iş ile hak düşürücü süre olmayan iş arasındaki fark nedir?

Hakkın hak düşürücü süreye veya zamanaşımına uğrama tehlikesi bulunan işler ivedi sayılır.

Acil olmayan, bekleyebilecek nitelikteki işler bu bent kapsamına girmez.

İvedilik yoksa temsil kayyımı atanamaz.

Temsil: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sayılan hâller dışında kalan bir durumda kayyım atanabileceğini düşünmek; kayyım atanması sınırlı sayı ilkesine tabidir.
  • Ergin kişinin ivedi işini göremediğini tespit edip temsilci atayabilecek durumda olup olmadığını araştırmadan kayyım atamak.
  • Üçüncü kişiyle menfaat çatışmasını doğrudan çatışma gibi değerlendirip kayyım atamak; kural olarak üçüncü kişi ile çatışma yeterli değildir.
  • Ana baba ile çocuk arasındaki işlemde m.426/2 yerine m.345'in uygulanması gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Belirli bir işe ilişkin temsil kayyımı yerine yönetim kayyımı atamak veya tersini yapmak.
  • Yasal temsilci menfaat çatışması içeren işlemi yapsa bile işlemi geçerli saymak; bu işlem batıldır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, menfaat çatışması hâlinde bentte sayılan ikinci fıkra uyarınca kayyım atanmasını yerleşik biçimde uygulamaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/852 E., 2023/881 K., 31.05.2023; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2019/1919 E., 2021/1072 K., 20.09.2021; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1096 E., 2025/1396 K., 18.09.2025)
  • Mahkemeler, aynı kişinin hem yasal temsilci hem de karşı tarafta bulunduğu şirket veya mirasçılık ilişkilerinde menfaat çatışmasını birinci ve ikinci bent kapsamında değerlendirmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2019/1919 E., 2021/1072 K., 20.09.2021; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1096 E., 2025/1396 K., 18.09.2025)
  • Tüzel kişilerde yönetim organının bulunmaması hâlinde temsil kayyımı atanabileceği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1312 E., 2022/1291 K., 14.09.2022)
  • Mahkemeler, tedbir kararı ve tek temsilci atanması taleplerinde m.426 ile m.427'yi birlikte değerlendirmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/311 E., 2025/574 K., 27.03.2025; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/58 E., 2025/400 K., 28.02.2025)
  • Kayyımlık talebinde menfaat çatışmasının somut bir işlemde ortaya çıkması aranmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/852 E., 2023/881 K., 31.05.2023; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1096 E., 2025/1396 K., 18.09.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Kayyım talep eden taraf, ergin kişinin ivedi bir işinin bulunduğunu ve bu işin hak kaybı doğuracağını ispatla yükümlüdür; ilgili süre veya işlem belgeleriyle gösterilebilir.
  • Kişinin işini kendisinin görememesi ve temsilci atayamaması hâli, sağlık raporu, yer tespit tutanağı veya benzeri belgelerle ispatlanır; bu ispat yükü talep edene aittir.
  • Menfaat çatışması iddiasında, çatışmanın yasal temsilcinin kendi çıkarıyla ilgili somut bir işlemde ortaya çıktığı ispat edilmelidir; soyut ihtimal yeterli değildir.
  • Üçüncü kişiyle ilişki yoluyla dolaylı çatışma iddia ediliyorsa, yasal temsilcinin işlem iradesini etkileyecek yoğunlukta bir ilişki bulunduğu ispat yükü iddia edene aittir.
  • Karşı taraf, yasal temsilcinin işi kendisinin görebildiğini veya temsilci atayabildiğini ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.427: Yönetim kayyımlığı hâllerini düzenler; temsil kayyımından ayrılır. Ergin kişinin malvarlığının genel yönetimi gerektiğinde bu madde uygulanır.
  • 4721 sayılı Kanun m.428: İsteğe bağlı kayyımlığı düzenler; kişinin kendi istemiyle kayyım atanmasını öngörür.
  • 4721 sayılı Kanun m.430: Temsil kayyımının hangi vesayet makamınca, kimin yerleşim yerine göre atanacağını belirler.
  • 4721 sayılı Kanun m.345: Ana baba ile çocuk arasındaki hukuki işlemde menfaat çatışması varsa bu hüküm uygulanır; m.426/2'nin yerini alır.
  • 4721 sayılı Kanun m.458: Kayyımın fiil ehliyetine etkisini ve görevlerini düzenler; m.426 kapsamında atanan kayyım için de geçerlidir.

TMK m.427 — Kanun gereği

TMK m.427, vesayet makamının yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alacağını ve beş hâlde yönetim kayyımı atayabileceğini düzenler. Bu beş hâl; uzun süredir bulunamayan ve oturduğu yer bilinmeyen kişi, malvarlığını kendi başına yönetemeyen ve temsilci de atayamayan kişi, mirasçılığı belli olmayan tereke ile cenin menfaati, gerekli organlardan yoksun kalan tüzel kişi ve halktan toplanan bağış ya da yardımın yönetimidir. Madde, kayyımın atanmasını ve kapsamını kişi ve malvarlığı ilişkisi bakımından düzenler. Temsil kayyımını (m.426) ve vesayet altına alma ile kısıtlama sebeplerini düzenlemez (m.426, m.405 vd.). Tereke yöneticisinin atanmasını (m.592) ve kayyımın görevine ilişkin ayrıntılı usulü ile kayyım görevinin sona ermesini ayrıca düzenlemez.

Kanun gereği: hangi şartlar aranır?

  • Yönetimi kimseye ait olmayan veya yönetimden yoksun kalan bir malvarlığı bulunmalıdır.
  • Beş hâlden birinin gerçekleşmiş olması gerekir; bu hâller sınırlı sayıda değildir, çünkü madde 'özellikle' ifadesiyle örnek sayar.
  • Birinci hâlde kişinin uzun süredir bulunamaması ve oturduğu yerin de bilinmemesi birlikte aranmalıdır.
  • İkinci hâlde kişinin vesayet altına alınması için yeterli sebep bulunmamalı, ancak malvarlığını kendi başına yönetmek ve bunun için temsilci atamak gücünden yoksun olmalıdır.
  • Üçüncü hâlde terekede mirasçılık hakları henüz belli olmamalı ya da cenin menfaatleri bunu gerektirmelidir.
  • Dördüncü hâlde tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamış olmalıdır.
  • Beşinci hâlde halktan toplanan para veya sair yardım yönetilememeli ya da harcanamamalıdır.
  • Vesayet makamının kayyım atama kararı vermesi gerekir; kayyım, kendiliğinden değil bu makamın kararıyla görev alır.

Kanun gereği: hangi sonuçları doğurur?

  • Beş hâlden birinin gerçekleşmesi ve yönetimin başka yoldan sağlanamaması hâlinde vesayet makamı yönetim kayyımı atar.
  • Vesayet makamı gerekiyorsa kayyım atamasının yanında diğer önlemleri de alır.
  • Kayyım, malvarlığının sahibinin yasal temsilcisi değil, malvarlığı yöneticisi olarak sınırlı yönetim ve temsil yetkisiyle görev yapar.
  • Yönetim kayyımı tayini, malvarlığı tereke içinde kalıyorsa yapılmaz; bu hâlde m.592 uyarınca tereke yöneticisi atanır.
  • Kısıtlama sebepleri gerçekleşmişse m.427/2 uyarınca kayyım atanamaz; kısıtlama kararı verilir.
  • Madde yalnız beş hâle sınırlı değildir; kanunda açıkça öngörülmeyen hâllerde de malvarlığı yönetimden yoksun kalmışsa yönetim kayyımı atanabilir.
  • Kayyımlık kararı kanuna uygun bir gereklilik yoksa verilemez; gereksiz kayyım tayini, kişinin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini gereksiz yere sınırlar.

Yönetim kayyımı ile temsil kayyımı (m.426) arasındaki fark nedir?

m.427 yönetim kayyımı, malvarlığının bütününün yönetimine ilişkin kapsamlı ihtiyaca bağlanır.

m.426 temsil kayyımı, belirli bir işin görülmesi veya belirli bir temsil ihtiyacı için atanır.

Kapsamlı yönetim ihtiyacı varsa m.427 uygulanır; tek bir işin görülmesi yeterliyse m.426 uygulanır. Madde gerekçesine göre, çatının tamiri gibi tek bir işte temsil kayyımı yeterli olur, büyük bir tarımsal işletmenin yönetimi ise yönetim kayyımı gerektirir.

Birinci hâl (uzun süreli kayıp) ile kayıp hükümleri arasındaki fark nedir?

m.427/1 kişinin uzun süreden beri bulunamamasını ve oturduğu yerin bilinmemesini şart koşar.

Kayıp hükümleri kişinin ölüm karinesine yönelik ayrı bir rejime tabidir ve bu madde kapsamında değildir.

Kişinin ölümüne karar verilmeden malvarlığının yönetimi için kayyım atanabilir; ölüm kararı ayrı bir süreci gerektirir. Sürenin uzunluğu somut olayın koşullarına göre takdir edilir.

Yetersizlik hâli (m.427/2) ile kısıtlama arasındaki fark nedir?

m.427/2 kişi vesayet altına alınacak kadar hasta değilken malvarlığını yönetemeyen kişiyi kapsar.

Kısıtlama sebepleri gerçekleşmişse kişi hakkında kısıtlama kararı verilir.

Kısıtlama sebepleri varsa kayyım atanamaz; kayyımlık yalnızca kısıtlama sebebinin bulunmadığı hallerde söz konusudur.

Tereke yöneticisi (m.592) ile mirasçılık belirsizliğinde kayyım (m.427/3) arasındaki fark nedir?

m.427/3 mirasçılık hakları henüz belli değilse kayyım atanmasına imkân verir.

Terekenin resmen yönetimi gereken hâllerde m.592 kapsamında tereke yöneticisi atanır.

Malvarlığı tereke içindeyse ve resmi yönetim gerekiyorsa m.592 uygulanır; m.427/3 o hâllerde nadiren uygulama bulur.

Cenin menfaati: asıl ve yedek koruma: fark nedir?

Ceninin menfaatlerini öncelikle anne-babası korur.

Anne-babanın koruyamadığı, buna durmadığı veya istek göstermediği hâllerde vesayet makamı kayyım atar.

Kayyım atanması yedek niteliktedir; anne-babanın koruma imkânı varsa kayyım atanmaz.

Gerekli organdan yoksunluk (m.427/4) ile her türlü organ eksikliği arasındaki fark nedir?

m.427/4 gerekli organlardan yoksunluğu ve yönetimin başka yoldan sağlanamamasını şart koşar.

Tüzel kişinin herhangi bir organının eksik olması tek başına yeterli değildir; yönetim organının yokluğu aranır.

Yönetim organı varsa, menfaat çatışması gibi hallerde kayyım atanabilir; bu durumda kayyımlık m.427/4 yerine m.426 kıyasen uygulanır.

Halktan toplanan bağış (m.427/5) ile özel yardım arasındaki fark nedir?

Hayır işi veya genel yarar için halktan toplanan para ve yardım m.427/5 kapsamındadır.

Özel bir kişi için toplanan paralar (örneğin ameliyat için) da m.427/5 kapsamında değerlendirilir.

Her iki durumda da kayıt, paranın halktan toplanmış olması şartına bağlıdır; halktan toplanmamış bağışlar bu hükme girmez.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yüksek mahkeme kararlarında tüzel kişinin gerekli organlardan yoksunluğu hâlinde m.427/4'ün uygulanacağı kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/771 E., 2025/904 K., 18.06.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/115 E., 2026/225 K., 12.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/1437 E., 2025/1513 K., 30.10.2025)
  • Tüzel kişinin yönetim organı varsa, mahkemelerin m.427/4 ile tüzel kişinin organ yoksunluğunu değerlendirirken genel kurulca seçilen yönetim kurulunun varlığına bakılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/115 E., 2026/225 K., 12.02.2026)
  • Mahkemeler, bir kayyım tayininde m.426 ve m.427'nin birlikte değerlendirilebileceğini kabul etmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/311 E., 2025/574 K., 27.03.2025; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/58 E., 2025/400 K., 28.02.2025)
  • Ortaklık tüzel kişiliğinde yönetim kurulu eksikliği için m.427 uygulanabilmesi, yönetimin başka yoldan sağlanamamasına bağlanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1921 E., 2019/1000 K., 08.10.2019)

Nasıl ispat edilir?

  • Kayyım tayinini isteyen taraf, malvarlığının yönetimden yoksun olduğunu ve beş hâlden birinin gerçekleştiğini ileri sürmekle yükümlüdür ve bunu ispatlamalıdır.
  • Tüzel kişi için yönetim organının bulunmadığı, tescil kayıtları, genel kurul kararları veya ticaret sicil belgeleriyle ispatlanır.
  • Kişinin uzun süredir bulunamadığı ve oturduğu yerin bilinmediği, mahkeme veya kolluk araştırmaları ile tanık beyanlarıyla ortaya konur.
  • Kısıtlama sebebinin bulunmadığı iddiası, karşı tarafça ileri sürülebilir; bu hâlde kısıtlama sebebinin varlığı ayrıca ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.592: Terekenin resmen yönetimini düzenler. m.427/3 kapsamında mirasçılık hakkı belli olmayan tereke için kayyım yerine tereke yöneticisi atanacak hâllerde m.592 uygulanır.
  • 4721 m.810: Yönetim kayyımı olarak atanan kayyımları düzenler. m.427 dışında kalan bir yönetim kayyımı kaynağıdır.
  • 4721 m.428: İradi kayyımlığı düzenler. m.427/2 kapsamında kişinin kısıtlama sebeplerinden biri varsa kayyım atanamayacağının karşılığında ilgilidir.

TMK m.428 — İstek üzerine

Madde, ergin bir kişinin kendi isteğiyle kayyım atanabilmesinin koşulunu düzenler: kanunda öngörülen isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden birinin bulunması. Maddede kayyımın görev ve yetkileri, kayyım seçimi, kısıtlama talebinin ehliyet ve açıklık şartları ile kısıtlamanın kaldırılması hükme bağlanmamıştır. Kısıtlama sebeplerinin neler olduğu ve kısıtlama kararının vesayet makamınca nasıl verileceği madde metninde yer almaz (m.405 ve m.408 ile ilgili kurallar). Kayyımlığın genel hükümleri ile vesayet makamının yetkileri de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.426 ve devamı).

İstek üzerine: hangi kavramlar bilinmeli?

İsteğe bağlı kısıtlama sebebi
Kanunda sınırlı olarak sayılan, kişinin kendi talebiyle kısıtlanmasına imkân veren hallerdir. Madde bu sebeplerin neler olduğunu göstermez; yalnızca birinin varlığını koşul olarak koyar.
Kayyım
Kendi isteği üzerine kısıtlanan ergin kişinin işlerini belirli ölçüde görmek üzere atanan kişidir. Kayyımlık, kısıtlama kararının türüne göre vasilikten farklı bir koruma biçimidir.
Ergin kişi
Ayırt etme gücüne sahip ve on sekiz yaşını doldurmuş kişidir. Maddede kayyım atanmasının yalnızca ergin kişiler bakımından öngörüldüğü açıktır.

İstek üzerine: hangi şartlar aranır?

  • Kişinin ergin olması gerekir.
  • Kanunda öngörülen isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden birinin bulunması gerekir.
  • Kişinin kendi isteğiyle kayyım atanmasını talep etmesi gerekir; madde bu talebi kişinin kendi iradesine bağlar.
  • Atama, bu sebeplerin varlığı halinde yetkili makamca yapılabilir; madde atamanın takdir niteliğinde olduğunu "atanabilir" ifadesiyle belirtir.

İstek üzerine: hangi sonuçları doğurur?

  • İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa ve ergin kişi kendi isteğiyle talepte bulunursa, kişiye kayyım atanabilir.
  • Sebep bulunmazsa kişinin isteği tek başına yeterli değildir ve bu madde uyarınca kayyım atanamaz.
  • Madde atamayı zorunlu kılmadığından, sebep ve talep bulunsa bile atama yapılıp yapılmayacağı takdire bağlıdır.

İsteğe bağlı kısıtlama ile zorunlu kısıtlama arasındaki fark nedir?

Bu maddede düzenlenen hal, kişinin kendi isteğine dayanır ve ergin kişiye özgüdür.

Zorunlu kısıtlama hallerinde (örneğin madde 405 ve devamı kapsamındaki haller) kısıtlama, kişinin istemi aranmadan kanunun koşulları gerçekleşince yapılır.

İsteğe bağlı halde kişinin talebi koşuldur; talep yoksa bu madde uyarınca kayyım atanamaz. Zorunlu halde talep aranmaz.

İstek üzerine: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kişinin isteğini yeterli görüp sebebin varlığını aramamak; madde sebep bulunmasını koşul koyar.
  • Bu maddeyi zorunlu kısıtlama hallerine uygulamak; zorunlu hallerde kişinin talebi aranmaz.
  • Atamanın zorunlu olduğunu sanmak; madde "atanabilir" demektedir ve takdir söz konusudur.
  • Ayırt etme gücü bulunmayan ya da ergin olmayan kişiler bakımından bu maddeye dayanmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kayyımlığın 4721 sayılı Kanun'un 426 ve 428. maddeleri arasındaki hükümlere göre belirlendiği, yargılama sonucunda şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin ortaya çıkacağı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2022/9968 E., 2023/1651 K., 06.04.2023)
  • Karar metinlerinde kayyım atamasının bu madde dayanak gösterilerek yapıldığı görülmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2022/8073 E., 2022/12023 K., 15.09.2022)
  • Kayyımlığın genel çerçevesinin 462 ve 428. maddelerde düzenlendiği ifade edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/382 E., 2025/841 K., 17.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Kayyım atanmasını isteyen kişi, isteğe bağlı kısıtlama sebebinin varlığını ispatlamakla yükümlüdür; sağlık raporu, uzman görüşü ya da benzeri belgeler bu amaçla kullanılabilir.
  • Kişinin ergin olduğu ve ayırt etme gücüne sahip bulunduğu, nüfus kaydı ve gerektiğinde sağlık belgeleriyle ortaya konur.
  • Kişinin kendi isteğini açıkça ortaya koyduğu, talebin yazılı veya sözlü beyanla belirlendiği ve bu talebin karar verilinceye kadar geri alınabildiği göz önünde tutulmalıdır.
  • Kısıtlama talebine yetkisiz üçüncü bir kişinin rıza göstermesinin yeterli olabileceği görüşü bulunmakla birlikte, bu durumda rızanın ispatı talebi ileri sürene aittir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.408: Kişinin kendi isteğiyle kısıtlanmasına ilişkin hükümdür; madde 408'de belirtilen koşulları ve kısıtlama talebinin nasıl yapılacağını düzenler. Bu maddenin uygulanabilmesi için somut sebebin bulunması gerekir.
  • 4721 sayılı Kanun m.426: Kayyımlığın genel hükümlerini ve kayyımın atanmasına ilişkin esasları düzenler; bu madde ile birlikte okunur.
  • 4721 sayılı Kanun m.462: Kayyımlığın hukuki sonuçlarına ilişkin hükümlerin bulunduğu maddedir; karar metinlerinde bu madde ile birlikte anılmaktadır.

TMK m.429 — Yasal danışmanlık

TMK m.429, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmayan ama korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye yasal danışman atanmasını düzenler. Düzenlenen konular, dokuz işte görüşü alınmak üzere yasal danışman atanması (katılım danışmanlığı) ile malvarlığını yönetme yetkisinin kaldırılmasıdır (yönetim danışmanlığı). Kural, kısıtlama koşulu oluşmayan ve fiil ehliyeti sınırlanmak istenen ergin kişiler bakımından uygulanır. Maddede kısıtlanmanın koşulları ve kısıtlama kararı düzenlenmez (m.405 vd.). Vesayet altındaki küçük ve kısıtlıların temsili ile vasinin yetkileri düzenlenmez (m.397 vd.). Kayyım atanması ve kayyımın görevleri düzenlenmez (m.426 vd.). Yasal danışmanın işlemi onaylama usulü ve onaysız işlemin sonuçları, yani işlemin geçersizliği ve iadesi için yollanan hükümler ayrıca düzenlenmez (m.451 ve m.462 kapsamında değerlendirilir).

Yasal danışmanlık: hangi kavramlar bilinmeli?

Yasal danışman
Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmayan ama fiil ehliyetinin korunması için sınırlanması gereken ergin kişiye, belirli işlerde görüşü alınmak üzere vesayet makamınca atanan kişidir. Yasal danışman, vasi gibi genel yetkili bir yasal temsilci değildir ve işlemleri kişi adına bizzat yapmaz.
Katılım (oy) danışmanlığı
Birinci fıkrada sayılan dokuz işlemde, işlemin yapılmasına danışmanın görüşünün alınmasıdır. Liste sınırlıdır ve yorumla genişletilemez; listede olmayan bir işlem danışmanın görüşüne bağlanamaz.
Yönetim danışmanlığı
Kişinin malvarlığını yönetme yetkisinin danışmana verilmesidir. Kişinin malvarlığının getirisi ve gelirleri üzerindeki tasarruf hakkı saklı kalır, yönetim yetkisi ise danışmana geçer.
Görüş alma
Danışmanın işleme rızasını izin, icazet veya işleme katılma biçiminde açıklamasıdır. Rızanın açıklanmasında şekil aranmaz ve zımni olabilir.

Yasal danışmanlık: hangi şartlar aranır?

  • Kişinin kısıtlanması için yeterli sebep bulunmaması gerekir.
  • Kişinin korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanmasının gerekli görülmesi gerekir.
  • Atama, vesayet makamınca yapılmalıdır; yasal danışmanın görevi ancak kanunda sayılan işlerle sınırlıdır.
  • Katılım danışmanlığı kapsamında, birinci fıkranın 1-9 sayılı işlerinden birinin yapılması hâlinde danışmanın görüşü alınmalıdır.
  • Yönetim danışmanlığı için malvarlığını yönetme yetkisinin kaldırılmasına karar verilmiş olması gerekir; bu hâlde getiri ve gelir üzerindeki tasarruf hakkı saklı kalır.
  • Sayılan işlerde görüş alınmadan yapılan işlem, danışmanın sonradan icazet vermesine kadar kişiyi bağlamaz; hüküm yorumla genişletilemez.

Yasal danışmanlık: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki dokuz işlemden birinde danışmanın görüşü alınmadan yapılan işlem, danışmanın izin, icazet veya işleme katılma biçiminde rıza göstermesine kadar kişiyi bağlamaz.
  • Danışmanın görüşü alınarak yapılan işlem geçerlidir; görüş bildirme, rızanın açıklanmasında şekil aranmaz ve zımni olabilir.
  • Danışman, kişi adına işlemi bizzat yapamaz; işlemi kişi yapar, danışman yalnız görüşünü açıklar.
  • Vesayet makamının yönetim danışmanlığına karar vermesi hâlinde malvarlığının sermaye bölümü üzerindeki yönetim yetkisi danışmana geçer.
  • Yönetim danışmanlığında kişinin gelirleri ve getirisi üzerindeki tasarruf hakkı saklı kalır ve kişi bu gelirleri dilediği gibi kullanabilir.
  • Kanunda sayılmayan bir işlem, danışmanın görüşü alınmadan geçerli olarak yapılabilir.
  • Kanun, katılım ve yönetim danışmanlığının birlikte verilmesine de olanak tanır; bu hâlde her iki danışmanlığın yetkileri birlikte kullanılır.
  • Sınırlama, ehliyetin tamamen kaldırılması anlamına gelmez; kişi ehliyetli kalır.

Katılım danışmanlığı ile yönetim danışmanlığı arasındaki fark nedir?

Katılım danışmanlığında kişi işlemleri kendisi yapar, yalnız belirli dokuz işlemde danışmanın görüşünü alır.

Yönetim danışmanlığında malvarlığının yönetimi danışmana geçer ve sermaye bölümü üzerindeki işlemleri danışman yapar.

Yönetim yetkisi kaldırıldığında kişinin gelirleri üzerindeki tasarruf hakkı saklı kalır; katılım danışmanlığında ise kişinin fiil ehliyeti yalnız sayılan işlerde sınırlanır.

Birinci fıkradaki işlem ile listede olmayan işlem arasındaki fark nedir?

Dokuz sayılı işlemden biri (örneğin taşınmaz satımı, bağış, kefalet) yapılırken danışmanın görüşü gerekir.

Listede olmayan bir işlem, ne kadar önemli olursa olsun, danışmanın görüşüne bağlanamaz.

Listede olmayan işlemde danışmanın görüşü aranmaz ve bu işlem kişiyi bağlar.

Kısıtlama ile yasal danışman atanması arasındaki fark nedir?

Kısıtlamada kişinin fiil ehliyeti genel olarak sınırlanır ve vesayet altına girer.

Yasal danışman atanmasında kişi ehliyetli kalır, yalnız belirli işlerde danışmanın görüşü aranır.

Kısıtlanması için yeterli sebep olmayan kişiye yalnız danışman atanabilir; kısıtlama kararı bu hâllerde verilmez.

Yasal danışman ile kayyım arasındaki fark nedir?

Yasal danışman, kişinin belirli işlerdeki iradesine katılan bir kişidir.

Kayyım, kişinin medeni haklarını kullanma ehliyetini korur ve belirli bir iş için vekil gibi görev yapar.

Danışmanın görüşü alınmadan yapılan sayılı işlem kişiyi bağlamaz; kayyımın yetkisi ise görev alanıyla sınırlıdır.

Yasal danışmanlık: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yasal danışmanı vasi gibi genel yetkili temsilci saymak; danışmanın işlemi kişi adına bizzat yaptığını varsaymak.
  • Birinci fıkradaki dokuz işlemi örnek liste gibi okumak ve listede olmayan bir işlemi de danışmanın görüşüne bağlamak; liste sınırlıdır.
  • Yasal danışman atanmasını kısıtlama ile karıştırmak ve kişiyi sınırlı ehliyetsiz saymak.
  • Yönetim danışmanlığında kişinin gelirleri üzerindeki tasarruf hakkını da danışmana geçmiş saymak; saklı kalan gelir üzerindeki tasarruf hakkı ayrıca korunur.
  • Görüş alınmadan yapılan işlemi kesin hükümsüz saymak; işlem danışmanın icazetine bağlı olarak geçerlilik kazanabilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yasal danışman atanmasının, vasi tayinine göre daha sınırlı, kayyım tayinine göre ise kural olarak daha ağır bir müdahale olduğu kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/10824 E., 2025/495 K., 13.01.2025)
  • Yasal danışmanın yetkisinin, dava açma ve sulh gibi m.429 birinci fıkradaki sınırlı sayıdaki işlere münhasır olduğu, yorumla genişletilemeyeceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2023/1447 E., 2025/300 K., 06.03.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/927 E., 2024/351 K., 07.03.2024)
  • Danışman görüşü alınmadan yapılan işlemin, danışman tarafından icazet verilmediği sürece kişiyi bağlamadığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5386 E., 2023/3911 K., 13.09.2023)
  • Fiil ehliyetinin belirli bir süre için sınırlandırılmasının mümkün olduğu, bu sürenin sınırlandırma kararında belirtildiği kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/10824 E., 2025/495 K., 13.01.2025)
  • Yönetim danışmanlığında kişinin emekli aylığı, sağlık ödemeleri gibi gelirleri üzerinde kişinin tasarruf yetkisinin sürdüğü kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2023/9383 E., 2023/10728 K., 13.11.2023)
  • Kısıtlılık kararı kaldırılırken bu kişilere yönelik fiil ehliyeti sınırlamalarının da gözden geçirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/3729 E., 2025/6069 K., 22.04.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Yasal danışman atanmasını talep eden veya bu sonuca dayanan taraf, kişinin kısıtlanması için yeterli sebep bulunmadığını ve korunması bakımından sınırlamanın gerektiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu, tıbbi rapor ve sosyal inceleme ile yapılır.
  • Dava açma, taşınmaz satımı, bağış veya kefalet gibi sayılı işlemlerde işlemin m.429 kapsamında olduğunu ve danışmanın görüşünün alındığını gösteren yazılı belge aranır; görüş zımni olarak da açıklanabilir.
  • İşlemin danışman görüşü alınmadan yapıldığını ileri süren taraf bu durumu ispatlamakla yükümlüdür; karşı taraf danışmanın sonradan icazet verdiğini belgeyle ispatlamalıdır.
  • Yönetim danışmanlığının kapsamını belirleyen vesayet makamı kararı, kişinin hangi gelirleri üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin tespiti için temel delildir.
  • Listede olmayan bir işlemin m.429 kapsamına girdiğini ileri süren taraf, bunu yorum yoluyla değil açık kanun hükmü ile ispatlamalıdır; aksi hâlde danışmanın görüşü aranmaz.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.405: Kısıtlanma koşullarını düzenler; yasal danışman atanmasının ön koşulu, kısıtlanması için yeterli sebebin bulunmamasıdır. Kısıtlama kararı verilecekse m.429 değil m.405 uygulanır.
  • 4721 m.451: Yasal danışmanın görüşü alınmadan yapılan işlemin akıbetini ve icazet sonucunu belirler; m.429 kapsamındaki işlemler bakımından bu hükmün kıyasen uygulandığı kabul edilir.
  • 4721 m.462: Vasinin işlemleri için aranan izinler ve bunların düzenlenmesi bakımından kıyas ölçüsü olarak anılır; ayrıca m.462/8 uyarınca feragat için sulh hukuk mahkemesi izni gerekir.
  • 4721 m.426: Kayyım atanmasını düzenler; danışmanlıktan farklı bir koruma aracıdır ve bu iki kurum karıştırılmamalıdır.

TMK m.430 — Yetki

TMK m.430, kayyım atamasında yetkili vesayet makamını ve atamanın yapılacağı yeri belirler. Birinci fıkra temsil kayyımını, ikinci fıkra yönetim kayyımını düzenler. Madde, kayyımın görevlerini, yetkilerini, görevinin sona ermesini ve kayyım hakkında itiraz yolunu düzenlemez. Kayyım atanmasının koşulları (m.428 ve m.429) ile kayyımın görev ve yetkileri (m.431 ve izleyen maddeler) ayrı maddelerde yer alır. Ticari temsilci, tacir yardımcıları ve şirket temsilcilerinin yetkileri bu maddenin konusu değildir. Kayyım kararına karşı başvuru yolları ve atama işleminin usulü de bu maddede yer almaz.

Yetki: hangi kavramlar bilinmeli?

Temsil kayyımı
Kendisine kayyım atanacak kimsenin hukuki işlemlerinde onu temsil etmek üzere atanan kayyımdır. Atama, kimin adına temsil yapılacağına bağlıdır ve kayyımın yetkisi bu temsil ile sınırlıdır.
Yönetim kayyımı
Kimsenin malvarlığının büyük bölümünün yönetilmesi veya ona ait malların korunması amacıyla atanan kayyımdır. Atama, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya malların bulunduğu yere göre yapılır.
Vesayet makamı
Kayyım atamasına yetkili kılınan makamdır. Atama kararı bu makam tarafından verilir ve madde, yetkili makamı belirler.
Yerleşim yeri
Temsil kayyımı bakımından yetkili vesayet makamını belirleyen bağlantı noktasıdır. Kayyım kendisine atanacak kimsenin yerleşim yerindeki vesayet makamınca atanır.

Yetki: hangi şartlar aranır?

  • Temsil kayyımı atanacaksa, kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atama yapılmalıdır.
  • Yönetim kayyımı atanacaksa, kimsenin malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği yer veya temsil edilen kimsenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamı tarafından atama yapılmalıdır.
  • Yönetim kayyımı için yer bağlantısı, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği yer veya payına düşen malların bulunduğu yer ile kurulmalıdır; bu bağlantılardan biri bulunmalıdır.
  • Atama, kayyım atanmasını gerektiren bir halin varlığına dayanmalıdır; bu koşulun kendisi bu maddede değil, m.428 ve m.429'da düzenlenmiştir.

Yetki: hangi sonuçları doğurur?

  • Temsil kayyımı, kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamınca atanır.
  • Yönetim kayyımı, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilen kimsenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamınca atanır.
  • Yetkili makam, madde metnindeki bağlantılar dışında bir yer ölçütüne göre belirlenemez; bu bağlantılar dışındaki bir makamın atama yapması, yetkisizlik sonucunu doğurur.
  • Madde atamanın hangi koşulda yapılacağını düzenlemez; yetkili makamın belirlenmesi yalnızca yer bakımından bir kuraldır.

Temsil kayyımı ile yönetim kayyımı arasındaki fark nedir?

Temsil kayyımında yetkili vesayet makamını belirleyen bağlantı, kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeridir.

Yönetim kayyımında bağlantı, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği yer veya temsil edilenin payına düşen malların bulunduğu yerdir.

Aynı kişi hakkında iki farklı kayyım atanması gerektiğinde, her biri için yetkili vesayet makamı ayrı bağlantıya göre belirlenir ve iki atama farklı makamlarca yapılabilir.

Yerleşim yeri bağlantısı ile malvarlığı yeri bağlantısı arasındaki fark nedir?

Kişinin yerleşim yeri, temsil kayyımı atamasında tek belirleyici yer ölçütüdür.

Malvarlığının büyük bölümünün bulunduğu yer veya payına düşen malların yeri, yönetim kayyımı atamasında belirleyici yer ölçütüdür.

Yetkili vesayet makamı, ilgili kayyım türüne göre farklı bir yer ölçütüyle saptanır; yerleşim yeri ile malvarlığı yeri farklı bir makamı işaret edebilir.

Yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Temsil kayyımı atanırken malvarlığının bulunduğu yeri esas almak; temsil kayyımında belirleyici olan yerleşim yeridir.
  • Yönetim kayyımı atanırken kişinin yerleşim yerindeki vesayet makamına başvurmak; yönetim kayyımında yetkili makam malvarlığı bağlantısına göre belirlenir.
  • Malvarlığının büyük bölümü bir yerde değil birden çok yerde bulunuyorsa, hangi yerin 'büyük bölüm' olduğunu saptamadan yetkili makamı belirlemeye çalışmak; yetki ölçütü ayrıntılı incelenmelidir.
  • m.430'u kayyımın atanma koşulu olarak okumak; koşullar m.428 ve m.429'da yer alır, m.430 yalnızca yetkili makamı belirler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Uygulamada kayyım atanması istemlerinde, istemin m.430 uyarınca yapıldığı ve yetkili vesayet makamının bu maddeye göre belirlendiği kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/121 E., 2025/6051 K., 22.04.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2023/5009 E., 2023/9902 K., 30.10.2023; 5. Hukuk Dairesi, 2022/16809 E., 2023/3906 K., 24.04.2023; 5. Hukuk Dairesi, 2022/16116 E., 2023/3647 K., 10.04.2023; 5. Hukuk Dairesi, 2022/16268 E., 2023/3634 K., 10.04.2023)
  • Yönetim kayyımı bakımından yetkili makamın, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya payına düşen malların bulunduğu yer üzerinden saptanması, istemin dayanağı olarak incelenmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2019/1916 E., 2021/1583 K., 22.12.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Kayyım atanmasını isteyen taraf, kayyım atanacak kimsenin yerleşim yerini (temsil kayyımı için) veya malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği ya da payına düşen malların bulunduğu yeri (yönetim kayyımı için) ispatlamakla yükümlüdür.
  • Yerleşim yeri, nüfus kaydı ve adres bilgisi gibi resmi belgelerle ispatlanır; malvarlığının yeri ise tapu, banka ve ticaret sicili kayıtlarıyla gösterilebilir.
  • Yetkisizlik itirazında bulunan taraf, kişinin yerleşim yerinin ya da malvarlığının bulunduğu yerin farklı olduğunu ileri sürerek bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
  • Temsil kayyımı ile yönetim kayyımı arasındaki ayrımın tespiti, istemin hangi kayyım türüne dayandığının belirlenmesine bağlıdır; istemde dayanak gösterilen tür ispat konusu olur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.428: Kayyım atanmasını gerektiren halleri düzenler; m.430, bu hallerde yetkili vesayet makamını belirler.
  • 4721 sayılı Kanun m.429: Kayyım atanmasının koşullarını ve kayyımın kimin için atanabileceğini düzenler; m.430 bu atamanın yetkili makamını belirler.
  • 4721 sayılı Kanun m.431: Atanan kayyımın görev ve yetkilerini düzenler; m.430 atama yerini belirlediği için görev kapsamının başlangıcına bağlıdır.

TMK m.431 — Usul

Madde, vasi atanmasına ilişkin usul kurallarının kayyım ve yasal danışman atanmasında da uygulanmasını düzenler. Ayrıca kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin kararın ne zaman ilan edileceğini belirler. Madde, vesayet makamının kararının ilanına ilişkin özel bir kural koymaktadır. Kural, vasi, kayyım ve yasal danışman atanmasına ilişkin hükümleri kapsar; kimin vasi, kayyım veya yasal danışman olabileceği, vasinin görevleri ve vesayet makamının yetkileri bu maddede düzenlenmez (ilgili maddeler için ilgiliMaddeler alanına bakınız).

Usul: hangi kavramlar bilinmeli?

Kayyım
Bir işin görülmesi veya bir hakkın kullanılması için geçici olarak atanan temsilci niteliğinde kişidir. Maddede yer alan atama usulü, vasi atamasındaki usule tabi tutulmuştur.
Yasal danışman
Vesayet altındaki kişinin belirli işlemlerinde hukuki yardım ve onay görevini üstlenen kişidir. Madde, onun atanmasında da vasi atanmasına ilişkin usulün uygulanacağını belirtir.
Vesayet makamı
Vasi, kayyım ve yasal danışman atanmasına ilişkin kararı veren ve bu kararın ilan edilip edilmeyeceğine karar veren makamdır.
İlan
Atama kararının ilgililere ve kamuya duyurulması işlemidir. Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar, yalnızca vesayet makamının gerekli görmesi hâlinde ilan edilir.

Usul: hangi şartlar aranır?

  • Vasi dışında bir kayyım veya yasal danışman atanması gerektiğinde, bu atamanın vasi atanmasına ilişkin usul kurallarına göre yapılması gerekir.
  • Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin kararın ilanı için vesayet makamının bu yönde gerekli görmesi bulunmalıdır.
  • Vesayet makamı ilanı gerekli görmüyorsa atama kararı ilan edilmez.

Usul: hangi sonuçları doğurur?

  • Kayyım veya yasal danışman atanırken vasi atanmasına ilişkin usul kuralları uygulanır.
  • Vesayet makamı gerekli görmezse kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar ilan edilmez.
  • Vesayet makamı gerekli görürse atama kararı ilan olunur.

Vasi atanması ile kayyım ve yasal danışman atanması arasındaki fark nedir?

Vasi atanmasında usul kuralları doğrudan bu maddeye göre değil, vesayete ilişkin genel hükümlere göre uygulanır.

Kayyım ve yasal danışman atanmasında, 431. maddenin birinci fıkrası gereği vasi atanmasına ilişkin usul kuralları kıyas yoluyla değil doğrudan uygulanır.

Kayyım ve yasal danışman atamalarında vasi atamasındaki usul kuralları geçerli olur; bu atamalarda usul bakımından ayrı bir düzenleme aranmaz.

Atama kararının ilanı ile ilanın gerekli görülmemesi arasındaki fark nedir?

Vasi atanmasına ilişkin kararların ilanı kendi hükümlerine tabidir.

Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar, yalnızca vesayet makamının gerekli görmesi hâlinde ilan edilir.

Kayyım ya da yasal danışman atamasında ilan zorunlu değildir; vesayet makamının takdirine bağlıdır.

Usul: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kayyım veya yasal danışman atamasında vasi atanmasına ilişkin usulü atlamak; bu maddenin ilk fıkrası bu usulün uygulanmasını zorunlu kılar.
  • Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin kararı, vasi kararı gibi kendiliğinden ilan edilmesi gerekir sanmak; ilan yalnızca vesayet makamı gerekli görürse yapılır.
  • Maddeyi vasinin atanmasına ilişkin bir kural gibi okuyarak vasinin görev ve yetkilerini bu maddeden çıkarmaya çalışmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Vasi tayinine ilişkin usul kurallarının kayyım (mümessil) atanmasında da uygulanacağı kabul edilmektedir. (Birinci Bölüm, 2022/61554 E., 14.01.2026)
  • Maddeye dayanılarak yapılan kayyım ve yasal danışman atamalarında, 431. maddenin dayanak gösterildiği kararlarda bu atamaların vasi tayinindeki usule tabi tutulduğu görülmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/6370 E., 2024/322 K., 18.01.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2022/6830 E., 2023/971 K., 20.02.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Kayyım veya yasal danışman atamasının vasi atanmasındaki usule uygun yapıldığını ileri süren taraf, bu usulün izlendiğini atama dosyası ile ispatlar.
  • Atama kararının ilan edilmesi gerektiğini ileri süren taraf, vesayet makamının ilanı gerekli gördüğüne dair kararı delil olarak sunmak zorundadır.
  • Atama kararının ilan edilmediğini ileri süren taraf, vesayet makamının ilanı gerekli görmediğini ileri süren karşı tarafa karşı bu iddiasını dosya kayıtlarıyla ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun: Kayyım ve yasal danışmanın atanmasına ilişkin ayrıntılı hükümleri içeren kanunun bütünüdür; madde bu atamalarda vasi atamasına ilişkin kuralların uygulanmasını öngörür.

Konuda geçen kararlar

30 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2017/1921 E., 2019/1000 K., 08.10.2019
    İlgili madde: m.427
  2. 5. Hukuk Dairesi, 2025/5416 E., 2025/8505 K., 27.05.2025
    İlgili madde: m.431
  3. 5. Hukuk Dairesi, 2025/3729 E., 2025/6069 K., 22.04.2025
    İlgili madde: m.429, m.431
  4. 5. Hukuk Dairesi, 2025/121 E., 2025/6051 K., 22.04.2025
    İlgili madde: m.430
  5. 7. Hukuk Dairesi, 2025/382 E., 2025/841 K., 17.02.2025
    İlgili madde: m.428
  6. 5. Hukuk Dairesi, 2024/7048 E., 2025/1209 K., 03.02.2025
    İlgili madde: m.431
  7. 5. Hukuk Dairesi, 2024/10824 E., 2025/495 K., 13.01.2025
    İlgili madde: m.429
  8. 7. Hukuk Dairesi, 2022/6370 E., 2024/322 K., 18.01.2024
    İlgili madde: m.431
  9. 5. Hukuk Dairesi, 2023/9383 E., 2023/10728 K., 13.11.2023
    İlgili madde: m.429
  10. 5. Hukuk Dairesi, 2023/5009 E., 2023/9902 K., 30.10.2023
    İlgili madde: m.430
Diğer 20 karar
  1. 2. Hukuk Dairesi, 2023/5386 E., 2023/3911 K., 13.09.2023
    İlgili madde: m.429
  2. 5. Hukuk Dairesi, 2022/16809 E., 2023/3906 K., 24.04.2023
    İlgili madde: m.430
  3. 5. Hukuk Dairesi, 2022/16116 E., 2023/3647 K., 10.04.2023
    İlgili madde: m.430
  4. 5. Hukuk Dairesi, 2022/16268 E., 2023/3634 K., 10.04.2023
    İlgili madde: m.430
  5. 2. Hukuk Dairesi, 2022/9968 E., 2023/1651 K., 06.04.2023
    İlgili madde: m.428
  6. 7. Hukuk Dairesi, 2022/6830 E., 2023/971 K., 20.02.2023
    İlgili madde: m.431
  7. 5. Hukuk Dairesi, 2022/8073 E., 2022/12023 K., 15.09.2022
    İlgili madde: m.428
  8. Birinci Bölüm, 2022/61554 E., 14.01.2026
    İlgili madde: m.431
  9. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/115 E., 2026/225 K., 12.02.2026
    İlgili madde: m.427
  10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/1437 E., 2025/1513 K., 30.10.2025
    İlgili madde: m.427
  11. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1096 E., 2025/1396 K., 18.09.2025
    İlgili madde: m.426
  12. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/771 E., 2025/904 K., 18.06.2025
    İlgili madde: m.427
  13. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/311 E., 2025/574 K., 27.03.2025
    İlgili madde: m.426, m.427
  14. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2023/1447 E., 2025/300 K., 06.03.2025
    İlgili madde: m.429
  15. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/58 E., 2025/400 K., 28.02.2025
    İlgili madde: m.426, m.427
  16. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/927 E., 2024/351 K., 07.03.2024
    İlgili madde: m.429
  17. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/852 E., 2023/881 K., 31.05.2023
    İlgili madde: m.426
  18. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1312 E., 2022/1291 K., 14.09.2022
    İlgili madde: m.426
  19. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2019/1916 E., 2021/1583 K., 22.12.2021
    İlgili madde: m.430
  20. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2019/1919 E., 2021/1072 K., 20.09.2021
    İlgili madde: m.426

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 3.4. Vesayet, Kısıtlılık ve Kayyımlık bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış