Kişiler hukuku › Tüzel kişiler › Vakıflar
Vakfın örgütü, yönetimin, amacın ve malların değiştirilmesi
Kısaca
TMK m.109, vakfın zorunlu organının yönetim organı olduğunu ve vakfedenin vakıf senedinde başka organlar gösterebileceğini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.109–117 hükümlerini kapsar.
TMK m.109 — Genel olarak
TMK m.109, vakfın zorunlu organının yönetim organı olduğunu ve vakfedenin vakıf senedinde başka organlar gösterebileceğini düzenler. Maddenin konusu vakfın örgütlenmesidir; yönetim organının kurul ya da tek kişi olarak kurulması, seçimlik organların belirlenmesi bu kapsamdadır. Madde, vakıf kuran (vakfeden) ile vakıf senedi arasındaki ilişkiye uygulanır. Madde yönetim organının görevlerini, yöneticilerin sorumluluğunu, görevden uzaklaştırılmasını düzenlemez (m.112). Vakıf yönetiminin değiştirilmesi ve örgütün mahkemece değiştirilmesi düzenlemez (m.113). Vakıf amacının ve mallarının değiştirilmesi düzenlemez (m.113). Tescil, ilan ve vakıf senedinin asgari unsurları da bu maddede yer almaz (m.101-108).
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vakfın yönetim organı
- Vakfı yöneten ve temsil eden, vakfın zorunlu organı olan organdır. Hem karar organı hem yürütme organı niteliğini taşır.
- Seçimlik organ
- Kanunun zorunlu kılmadığı, yalnızca vakıf senedinde gösterilmesi hâlinde var olan organdır. Vakfeden tarafından senette öngörülür.
- Vakfeden
- Vakfı kuran kişidir. Seçimlik organların ve örgütün belirlenmesinde vakfedene geniş bir serbesti tanınmıştır, ancak bu serbesti vakfın mal topluluğu niteliğini bozacak biçimde kullanılamaz.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Vakfın tüzel kişiliğinin kazanılmasında vakıf senedinde bir yönetim organının gösterilmiş olması zorunludur.
- Yönetim organının kurul olarak mı yoksa tek kişi olarak mı oluşacağı vakıf senedinde belirlenmelidir; kanun bu konuda bir kurul şartı koymaz.
- Seçimlik organ öngörülecekse bu organ vakfeden tarafından vakıf senedinde gösterilmiş olmalıdır.
- Seçimlik organların düzenlenmesi vakfın amacı gözetilerek yapılmalı ve vakfın mal topluluğu niteliği bozulmamalıdır.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Vakıf senedinde yönetim organı gösterilmemişse vakıf tüzel kişilik kazanamaz; eksiklik tescil kararı verilmeden önce mahkemece tamamlattırılır.
- Vakfeden seçimlik organ öngörmüşse bu organlar vakıf senedinde yer aldığı şekilde kurulur ve işler.
- Vakfeden seçimlik organ öngörmemişse vakıf yalnızca yönetim organı ile örgütlenir; bu durumda başka organ kurulamaz.
- Seçimlik organların vakıf senedinde gösterilmesi, vakfın örgütü konusunda vakfedene bırakılmış bir takdir alanıdır; vakfın amacına aykırı ya da mal topluluğunu bozan bir örgütlenme kabul edilmez.
- Kuruluştan sonra yönetim organında eksiklik doğarsa vakıf senedindeki hükümlere göre tamamlanır, senette hüküm yoksa senet değişikliği yapılır.
Zorunlu organ ile seçimlik organ arasındaki fark nedir?
Yönetim organı, kanun gereği her vakıfta bulunması zorunlu olan organdır.
Genel kurul, danışma kurulu, denetleme kurulu gibi organlar yalnızca vakfeden senette gösterdiğinde vardır.
Senette yönetim organı gösterilmemişse eksiklik tescil öncesinde mahkemece tamamlattırılır; seçimlik organ gösterilmemişse vakfın bu organı yoktur.
Kurul halinde yönetim organı ile tek kişilik yönetim organı arasındaki fark nedir?
Yönetim organı bir kurul olarak (yönetim kurulu, mütevelli heyeti gibi) oluşturulabilir.
Yönetim organı tek kişiden de oluşabilir; vakfeden kendisini doğrudan yönetici olarak tayin edebilir.
Kurul şartı kanunda aranmadığından her iki biçim de geçerlidir; yönetim organında tüzel kişinin de bulunabileceği kabul edilmektedir.
Yönetim organı ile seçimlik organın kıyasen uygulanması arasındaki fark nedir?
Yönetim organı için kanunun vakıflara ilişkin hükümleri doğrudan uygulanır.
Seçimlik organlar için dernek organlarına ilişkin hükümler, niteliğine uygun düştüğü ölçüde kıyasen uygulanabilir.
Seçimlik organların işleyişinde boşluk varsa derneklere ilişkin hükümlere başvurulabilir.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yönetim organını kurul şeklinde oluşturmak zorunlu sanmak; kanun kurul şartı koymaz, tek kişilik yönetim geçerlidir.
- Seçimlik organların da her vakıfta bulunması gerektiğini düşünmek; bu organlar yalnızca vakfeden senette gösterdiğinde vardır.
- Vakfı bir üyeler topluluğu gibi değerlendirip vakıf üyeliği kavramını kullanmak; vakıf mal topluluğudur.
- Vakıf senedinde yönetim organı yokken tescil kararı verilebileceğini sanmak; eksiklik tescil öncesinde tamamlattırılmalıdır.
- Kanunda ayrıca düzenlenmemiş seçimlik organlarda derneklerin hükümlerinin tam olarak uygulanacağını varsaymak; uygulama yalnızca niteliğine uygun düştüğü ölçüde kıyasen yapılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vakıf senedinde yönetim organının kurul olarak mı tek kişi olarak mı belirleneceği konusunda vakfedenin serbest olduğu, yönetim organında tüzel kişinin de yer alabileceği kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2020/3061 E., 17.12.2024; Genel Kurul, 2019/16400 E., 28.07.2022)
- Seçimlik organ olarak genel kurul, danışma kurulu, planlama kurulu ve denetleme kurulu gibi organlara uygulamada yer verildiği görülmektedir. (Genel Kurul, 2019/16400 E., 28.07.2022)
- Vakıf üyesi kavramının vakıfta kullanılmasının isabetli olmadığı; vakfın mal topluluğu olması nedeniyle üye teriminin vakfın organına dahil kişiler için kullanılabileceği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2021/1750 E., 2023/333 K., 26.01.2023)
- Vakıf organ kararlarının iptali bakımından 4721 sayılı Kanunda ve 5737 sayılı Vakıflar Kanununda özel düzenleme bulunmadığı, bu nedenle derneklere ilişkin hükümlerin dikkate alınabileceği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2024/4698 E., 2025/5155 K., 02.07.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Vakfın tüzel kişilik kazanması için yönetim organının senette gösterildiğini ileri süren taraf, bunu vakıf senedinin aslı veya onaylı örneği ile ispatlar.
- Yönetim organının senette hiç gösterilmediği iddiası, senedin içeriğinin kendisiyle ispat edilir; bu noktada başka delil ile senedin yerini almak mümkün değildir.
- Seçimlik organın varlığını ileri süren taraf, bu organın vakıf senedinde açıkça yer aldığını ispatlamakla yükümlüdür; senette bulunmayan bir organın varlığı dayanağı olmayan bir iddia olur.
- Vakfın örgütünün vakıf senedine aykırı işlediği ileri sürülürse, senedin hükmü ile fiili uygulama karşılaştırılarak ispat yapılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.107: Vakıf senedinde yönetim organının ve temsilin düzenlenmemesi hâlinde eksikliğin mahkemece tamamlanmasını öngörür; m.109 zorunlu organ bakımından bu düzenlemenin dayanağıdır.
- 4721 m.112: Yönetim organının görevden uzaklaştırılmasını düzenler; m.109 ile kurulan yönetim organının işleyişine ilişkin sonraki aşamadır.
- 4721 m.113: Vakfın yönetim şeklinin, amacının ve mallarının değiştirilmesini düzenler; m.109'da kurulan örgüt bu maddeye göre değiştirilebilir.
- 4721 m.101: Vakfın mal topluluğu niteliğini tanımlar; m.109'un seçimlik organ serbestisinin sınırını oluşturur.
TMK m.110 — Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakfı
Madde, çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakıflarında (a) yöneticilerin yararlananlara ve ilgililere bilgi verme yükümlülüğünü, (b) ödenti veren çalıştırılanlar ve işçilerin yönetime katılma oranını ve temsilci seçimini, (c) vakfın malvarlığının işverene karşı alacak niteliğinin koşulunu, (d) yararlananların vakfın edimlerini dava yoluyla isteme hakkının koşulunu ve (e) yönetime katılma ile vakıftan yararlanma koşullarında yapılacak değişikliklerin yerleşim yeri mahkemesince karara bağlanma usulünü düzenler. Madde yalnızca bu tür vakıflara uygulanır; olağan vakıfların, aile vakıflarının ve kamuya yararlı vakıfların yönetimi bakımından uygulanmaz. Vakıf organlarının genel görev ve yetkileri (m.106 ve devamı), vakfın amacının değiştirilmesi (m.113), vakıf yönetiminin değiştirilmesi ve yöneticilerin görevden alınması (m.114-115) ve vakfın denetimi ile sona ermesi (m.116-117 ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu) bu maddede düzenlenmemiştir ve ayrı maddelerde yer alır.
Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakfı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakfı
- Çalıştırılanların (işverenin hizmetinde çalışanların) ve işçilerin yardım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan, Medeni Kanuna tabi vakıf türüdür. Bu vakıfların malvarlığı ya tek taraflı olarak kurucu tarafından tahsis edilir ya da yararlananların ödentileriyle de beslenir.
- Ödenti
- Vakfa yararlananlar tarafından, vakıftan yararlanmanın koşulu olarak ödenen katkı payıdır. Üyelik aidatı değildir; vakfın tüzel kişiliği üye unsurunu taşımadığı için bu bağlamda aidat yerine vakıftan yararlanma koşulu olarak anlaşılır.
- Yönetime katılma oranı
- Ödenti veren çalıştırılanların ve işçilerin, yaptıkları ödeme oranında vakıf yönetiminde temsil edilme hakkıdır. Kanun bu oranı en az düzeyde belirler; daha yüksek bir temsil vakıf senedinde öngörülebilir.
- Vakfın işverene karşı alacağı
- Vakıf malvarlığının çalıştırılanların ve işçilerin ödentileriyle sağlanacak kısmının, işverene karşı vakfın sahip olduğu alacak niteliğini ifade eder. Bu niteliğin kazanılması için alacağa yeterli güvence sağlanmış olması gerekir.
- Edimin dava yoluyla istenmesi
- Yararlananların vakfın edimlerinin yerine getirilmesini mahkemeden talep edebilmesidir. Bu hak, ödenti verilmiş olmasına veya vakıf senedinde açıkça tanınmış olmasına bağlıdır.
- Yerleşim yeri mahkemesi
- Vakfın yerleşim yerinde bulunan asliye hukuk mahkemesi olup, yönetime katılma ve yararlanma koşullarındaki değişiklikler hakkında karar veren mercidir.
Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakfı: hangi şartlar aranır?
- Vakfın, çalıştırılanlara ve işçilere yardım amacını taşıyan bir vakıf olması gerekir.
- Yönetime katılma hakkının doğması için vakfa ödenti veren çalıştırılanların veya işçilerin bulunması gerekir; bu kişiler en az yaptıkları ödeme oranında yönetime katılır.
- Temsilcilerin, olabildiğince yararlananların kendi aralarından seçilmesi gerekir.
- Vakıf malvarlığının çalıştırılanların ve işçilerin ödemeleriyle sağlanacak bölümünün işverene karşı vakıf alacağı sayılabilmesi için bu alacağa yeterli güvence sağlanmış olması gerekir.
- Yararlananların vakfın edimlerini dava yoluyla isteyebilmesi için ödenti vermiş olmaları veya vakıf senedinin bu hakkı açıkça tanımış bulunması gerekir.
- Yönetime katılma ve vakıftan yararlanma koşullarında değişiklik yapılacaksa, vakıf senedine göre yetkili organın istemi bulunmalı ve denetim makamının yazılı görüşü alınmalıdır.
- Bu değişiklik, yerleşim yeri mahkemesinin kararıyla yapılmalıdır; organın kendi kararı tek başına yeterli değildir.
- Yöneticiler, yararlananlara vakfın örgütü, işleyişi ve malî durumu hakkında gerekli bilgiyi vermek zorundadır.
Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakfı: hangi sonuçları doğurur?
- Ödenti veren çalıştırılanlar ve işçiler en az yaptıkları ödeme oranında yönetime katılır; daha az bir temsil öngören vakıf senedi hükmü bu asgari oranın altına inemez.
- Temsilciler olabildiğince yararlananların kendi aralarından seçilir.
- Vakıf malvarlığının ödentilerle sağlanacak kısmı, güvence sağlanmadıkça işverene karşı vakıf alacağı olarak kabul edilmez.
- Ödenti vermemiş ve vakıf senedinde hak tanınmamış yararlananlar vakfın edimlerini dava yoluyla isteyemez.
- Yönetime katılma ve yararlanma koşullarında yapılacak değişiklik, vakıf senedine göre yetkili organın istemi ve denetim makamının yazılı görüşü olmadan karara bağlanamaz.
- Yönetime katılma ve yararlanma koşullarındaki değişikliğe ilişkin karar yerleşim yeri mahkemesince verilir; yönetim organı tek başına bu değişikliği yapamaz.
- Yöneticilerin bilgi verme yükümlülüğüne uyulmaması, yararlananların bilgi isteme hakkını ortadan kaldırmaz ve bu durum vakfın denetimini gerektirir.
Tek taraflı ile iki taraflı istihdam vakfı arasındaki fark nedir?
Tek taraflı vakıfta malvarlığı yalnızca kurucu tarafından tahsis edilir ve yararlananlar katkı yapmaz.
İki taraflı (katılmalı) vakıfta yararlananlar ödenti vererek vakfa katkıda bulunur.
Yönetime katılma hakkı ve edim isteme hakkı yalnızca ödenti veren yararlananlar için kendiliğinden doğar; tek taraflı vakıfta yönetime katılma söz konusu değildir ve edim istenmesi için vakıf senedinde açık tanıma gerekir.
Ödenti veren ile ödenti vermeyen yararlanan arasındaki fark nedir?
Ödenti veren çalıştırılan veya işçi, yaptığı ödeme oranında yönetime katılır.
Ödenti vermeyen yararlanan, vakıf senedinde kendisine hak tanınmadıkça yönetime katılamaz ve edim isteyemez.
Ödenti vermemiş yararlananın dava hakkı vakıf senedindeki açık hükme bağlıdır.
Yönetime katılma / vakıftan yararlanma koşullarında değişiklik / vakıf amacının değiştirilmesi: fark nedir?
Bu maddedeki değişiklik, yararlananların yönetime katılması ve vakıftan yararlanma koşullarına ilişkindir.
Vakfın amacının değiştirilmesi m.113 kapsamındadır ve mahkeme, yönetim organı veya denetim makamının başvurusu üzerine karar verir.
Yararlanma ve katılma koşullarında değişiklik yerleşim yeri mahkemesinde, denetim makamının yazılı görüşü alınarak yapılır; amaç değişikliği ise ayrı usule tabidir.
Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakfı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tek taraflı istihdam vakfında yararlananların yönetime katılabileceğini varsaymak; bu vakıflarda katılma söz konusu değildir.
- Ödenti vermemiş yararlananın kanun gereği edim isteyebileceğini düşünmek; dava hakkı ödenti veya vakıf senedindeki açık hükme bağlıdır.
- Yönetime katılma oranını ödenen tutarın yüzdesine bakmadan belirlemek; kanun en az yapılan ödeme oranını esas alır.
- Yönetime katılma ve yararlanma koşullarındaki değişikliği yönetim organı kararıyla yapılabilir sanmak; bu değişiklik yerleşim yeri mahkemesince karara bağlanır.
- Vakfın amacının değiştirilmesi ile yararlanma koşullarındaki değişikliği aynı usule tabi tutmak; amaç değişikliği m.113 kapsamındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakfı niteliğindeki vakıfların senet değişikliklerinde kurucu iradeye bağlı kalınması gerektiğini ve bu iradenin yasanın emredici hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla korunması gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/1039 E., 2013/405 K., 27.03.2013)
- Yargıtay, bu tür vakıf senetlerinde yapılacak değişikliklerin yerleşim yeri mahkemesince, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün görüşü alınarak karara bağlanmasını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2006/607 E., 2006/651 K., 11.10.2006)
Nasıl ispat edilir?
- Yönetime katılma hakkını ileri süren çalıştırılan veya işçi, vakfa ödenti verdiğini ödeme belgeleriyle ispatlamalıdır.
- Vakıf senedinde yararlananlara yönetime katılma veya edim isteme hakkı tanındığını iddia eden taraf, bu hakkı vakıf senedinin ilgili hükmüyle ispatlamalıdır.
- Vakfın, malvarlığının işverene karşı alacak niteliğinde olduğunu ileri süren taraf, alacağa yeterli güvence sağlandığını belgeyle ispatlamalıdır.
- Yönetime katılma veya yararlanma koşullarında değişiklik talep eden taraf, yetkili organın istemini ve denetim makamının yazılı görüşünü belgeyle ortaya koymalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.101: Vakfın tanımını verir; bu maddede düzenlenen çalıştırılanlar ve işçilere yardım vakfı, bu genel tanımın özel bir türüdür.
- 4721 m.113: Vakfın amacının değiştirilmesini düzenler; m.110/5'teki yönetime katılma ve yararlanma koşullarındaki değişiklikten ayrı bir usule tabidir.
- 4721 m.114: Vakıf yönetiminin ve örgütünün değiştirilmesini düzenler; bu maddedeki değişiklik usulüyle karıştırılmamalıdır.
- 4721 m.115: Mahkemenin yöneticileri görevden alma yetkisini düzenler; yönetim yapısına ilişkin genel denetim yoludur.
- 5737 sayılı Vakıflar Kanunu: Vakıfların denetimini ve vakıf senedinde değişiklik usulünü genel olarak düzenler; bu maddedeki denetim makamının görüşü bu çerçevede alınır.
TMK m.111 — Denetim
Vakıfların vakıf senedi hükümlerini yerine getirip getirmediklerinin, vakıf mallarını amaca uygun yönetip yönetmediklerinin ve vakıf gelirlerini amaca uygun harcayıp harcamadıklarının denetimini; denetimin Vakıflar Genel Müdürlüğü ve üst kuruluşlarınca yapılmasını düzenler. Madde tüm vakıflar bakımından uygulanır. Maddenin ikinci fıkrası 5737 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Vakıf yöneticilerinin görevden uzaklaştırılması, vakıf yönetim şeklinin ya da amacının değiştirilmesi, vakıf malının değiştirilmesi ve vakfın sona erdirilmesi (m.112, m.113, m.116) bu maddede düzenlenmez. Vakıf senedindeki eksikliklerin tamamlattırılması (m.107) bu maddede düzenlenmez. Vakıfların iç denetimi ve Vakıflar Kanunu'ndaki ayrıntılı denetim usulü bu maddede düzenlenmez; bunlar özel kanun hükümlerine bırakılmıştır.
Denetim: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vakıflar Genel Müdürlüğü denetimi
- Vakfın senet hükümlerine, mal yönetimine ve gelir harcamasına uygunluğunun, kanunun öngördüğü merkezi idari makam tarafından kontrol edilmesidir. Denetimin kapsamı vakfın kuruluşundan sona ermesine kadar uzanan geniş bir alanı içerir.
- Üst kuruluş
- Vakıf üzerinde Vakıflar Genel Müdürlüğünden ayrı olarak denetim yetkisi bulunan kurumlardır. Bu kurumların denetimi özel kanun hükümlerine tabidir ve madde bu kurumların yetki kapsamını kendisi belirlemez.
- Vakıf senedi hükümlerine uygunluk
- Vakfın kuruluş işleminde belirlenen amaç, organ ve mal tahsisi kurallarına bağlı kalınıp kalınmadığının denetimidir. Denetim, vakıf senedinin yerine getirilip getirilmediğine bakar.
- Amaca uygun yönetim ve harcama
- Vakıf mallarının yönetilmesinin ve gelirlerinin harcanmasının vakfın amacına uygun olup olmadığının denetlenmesidir. Denetim, vakfın amacı dışında kullanılan mal ve gelirleri kapsar.
Denetim: hangi şartlar aranır?
- Denetimi yapacak makamın Vakıflar Genel Müdürlüğü veya bu Genel Müdürlüğün üst kuruluşu olması gerekir.
- Denetlenen tüzel kişinin vakıf olması gerekir.
- Denetim konusunun vakfın senet hükümlerine uygunluk, mal yönetiminin amaca uygunluğu veya gelir harcamasının amaca uygunluğu olması gerekir.
- Üst kuruluşlar tarafından yapılacak denetim için özel kanun hükümlerinin bulunması gerekir.
Denetim: hangi sonuçları doğurur?
- Vakıflar Genel Müdürlüğü ve üst kuruluşlar, vakfın senet hükümlerine, mal yönetimine ve gelir harcamasına uygunluğunu denetler.
- Denetim sonucunda uygunsuzluk tespit edilirse madde kendisi bir yaptırım öngörmez; yaptırımlar ve tedbirler ilgili diğer hükümlerle (m.107, m.112, m.113, m.116) belirlenir.
- Üst kuruluşların denetimi özel kanun hükümlerine tabi olduğundan, bu denetimin usul ve yetkileri özel kanunla belirlenir.
- Denetim yetkisinin kullanılmaması veya uygunluk tespiti, vakfın kendi organlarının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; bu husus madde metninde düzenlenmemiştir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile üst kuruluş denetimi arasındaki fark nedir?
Vakıflar Genel Müdürlüğü, bütün vakıflar üzerinde genel ve tek elden merkezi denetim yetkisine sahiptir.
Üst kuruluşlar, Genel Müdürlüğün yanında ve ondan bağımsız olarak denetim yapabilir ancak yetkileri özel kanunlara bağlıdır.
Üst kuruluş denetiminin kapsamı ve usulü özel kanuna göre belirlenir; madde kendiliğinden bir üst kuruluş yetkisi vermez.
Vakfın senet hükümlerine uygunluk ile mal yönetimi ve gelir harcaması arasındaki fark nedir?
Senet hükümlerine uygunluk, vakfın kuruluş iradesine bağlılığının kontrolüdür.
Mal yönetimi ve gelir harcaması, vakıf malvarlığının fiilî kullanımına ilişkin kontroldür.
Denetim bu üç konunun her birini ayrı ayrı kapsar; birinde uygunsuzluk tespit edilmesi diğerlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Denetim: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde 111'i vakfın iç denetimi ile karıştırmak; iç denetim ayrı bir düzenlemedir ve Vakıflar Kanunu'nda yer alır.
- Üst kuruluş denetimini madde 111'in kendi yetkisi gibi görmek; üst kuruluşların yetkisi özel kanuna bağlıdır.
- Denetimin yalnızca vakıf senedi hükümlerini kapsadığını düşünmek; madde mal yönetimi ve gelir harcamasını da kapsar.
- Mülga ikinci fıkrayı yürürlükte kabul etmek; bu fıkra 5737 sayılı Kanunla kaldırılmıştır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararları, vakıf mallarının değiştirilmesinde amaca özgülenen mallar ile diğer vakıf malları arasında ayrım yapılmasını ve bu ayrımın mahkeme kararı gerekliliğini belirlemesini benimsemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2003/300 E., 2003/324 K., 30.04.2003)
- Yargı kararları, vakıf denetiminin ve bu denetimin sonuçlarının madde 111 ile birlikte madde 101 ve 102 çerçevesinde değerlendirilmesini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/729 E., 2025/382 K., 18.06.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/181 E., 2023/1156 K., 29.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/597 E., 2023/1157 K., 29.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/598 E., 2023/1158 K., 29.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/721 E., 2023/1159 K., 29.11.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Denetim yetkisinin kullanılması ve uygunsuzluk iddiası, denetimi yapan Vakıflar Genel Müdürlüğü veya üst kuruluş tarafından ileri sürülür; uygunsuzluğu ispat yükü bu makamdadır.
- Vakıf senedi, vakıf yönetim kayıtları, gelir ve gider belgeleri uygunluğun değerlendirilmesinde temel delillerdir.
- Vakıf organları, harcamaların ve yönetimin amaca uygun olduğunu bu belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Üst kuruluş denetiminde yetkinin dayanağı özel kanun olduğundan, denetim yetkisinin varlığı ilgili özel kanun hükmüyle ispatlanır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/729 E., 2025/382 K., 18.06.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.107: Vakıf senedindeki eksikliklerin tamamlattırılması yetkisi, denetim yetkisiyle birlikte Vakıflar Genel Müdürlüğüne tanınmıştır.
- 4721 m.112: Vakıf yönetim şeklinin değiştirilmesi ve yöneticilerin görevden uzaklaştırılması, denetim sonucunda kullanılabilecek yetkilerdendir.
- 4721 m.113: Vakfın amacının ve malların değiştirilmesi, denetim sonuçlarına bağlı olarak kullanılabilen yetkilerdir.
- 4721 m.116: Vakfın sona erdirilmesi, denetim makamının sahip olduğu yetkilerden biridir.
- 4721 Sayılı Kanun: Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliği, vakıfların iç denetimi ve denetim usulünü ayrıntılı olarak düzenler; madde bu özel kanun hükümlerine atıf yapar.
TMK m.112 — Yönetimin değiştirilmesi
Madde, vakfın örgütünün, yönetiminin ve işleyişinin haklı sebeplerle mahkeme eliyle değiştirilmesini düzenler. İkinci fıkra, denetim makamının başvurusu üzerine yöneticilerin görevden alınmasını ve yenilerinin seçilmesini kapsar. Madde vakıf senedinin ve vakfın tüzel kişiliğinin genel çerçevesini kapsamaz. Vakfın amacının değiştirilmesi m.113 f.1'de, amaca özgülenen mal ve hakların değiştirilmesi m.113 f.3'te düzenlenmiştir. Vakfın geçici olarak faaliyetten alıkonulması m.114 kapsamındadır. Vakfın sona ermesi ve tasfiyesi de ayrı hükümlere bağlıdır.
Yönetimin değiştirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Haklı sebep
- Vakfın örgütünde, yönetiminde ya da işleyişinde değişikliği zorunlu kılan somut durumdur. Yargıtay uygulamasına göre bu değişikliğin, amacın gerçekleştirilmesi ve faaliyetlerin sürdürülmesi bakımından kesin bir ihtiyaca dayanması gerekir.
- Yönetim organı
- Vakfın işlemlerini yürüten ve vakfı temsil eden organdır. Tek kişiden ya da bir kuruldan oluşabilir; vakfeden kendisi de bu organ olarak gösterilebilir.
- Denetim makamı
- Vakıfların denetimini yapan idari makamdır. İkinci fıkradaki görevden alma başvurusu bu makama tanınmıştır.
- Yazılı görüş
- Mahkemenin karar vermeden önce, başvuru yapmayan tarafın görüşünü alması için kullandığı usul işlemidir. Başvuran taraf yönetim organı ise denetim makamının, denetim makamı ise yönetim organının görüşü alınır.
- Vakıf senedi
- Vakfın kuruluş belgesidir ve yönetim organının kuruluşu ile yöneticilerin seçimine ilişkin hükümler içerebilir. İkinci fıkradaki seçim yetkisi, senette aksine hüküm bulunmadığında devreye girer.
Yönetimin değiştirilmesi: hangi şartlar aranır?
- Haklı sebeplerin varlığı aranmalıdır; bu sebep vakfın örgütünde, yönetiminde ya da işleyişinde değişikliği zorunlu kılan somut bir durum olmalıdır.
- Değişikliğin amacın sürdürülmesi ya da malların korunması bakımından kesin bir ihtiyaca dayanması gerekir.
- Başvuru, vakfın yönetim organı ya da denetim makamı tarafından yapılmalıdır.
- Mahkeme, başvuran tarafın karşısındaki tarafın yazılı görüşünü almalıdır.
- Yöneticilerin görevden alınması için denetim makamının başvurusu bulunmalı ve mahkeme duruşma yapmalıdır.
- Yeni yöneticinin seçilmesi için vakıf senedinde başka bir hüküm bulunmamalıdır; aksi halde senet hükmü uygulanır.
Yönetimin değiştirilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Haklı sebep ve kesin ihtiyaç ortaya konulursa mahkeme vakfın örgütünü, yönetimini ya da işleyişini değiştirebilir.
- Denetim makamı başvurusu üzerine mahkeme duruşma yaparak yöneticileri görevden alabilir.
- Vakıf senedinde başka hüküm yoksa mahkeme yeni yöneticileri kendisi seçer.
- Haklı sebep yoksa mahkeme yönetim değişikliğine karar veremez ve başvuru reddedilir.
- Yazılı görüş alınmadan verilen karar usulden hatalı olur.
Yönetim organının değiştirilmesi ile yöneticilerin görevden alınması arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra kapsamında vakfın örgütünün, yönetiminin ya da işleyişinin değiştirilmesi, haklı sebeple ve istem üzerine mahkemece yapılır.
İkinci fıkra kapsamında denetim makamının başvurusu üzerine mahkeme, duruşma yaparak yöneticileri görevden alır ve yerine yenisini seçer.
İkinci fıkradaki görevden alma ve seçim yetkisi yalnızca denetim makamının başvurusuna bağlıdır ve duruşma yapılmasını gerektirir; birinci fıkradaki genel değişiklik ise yazılı görüş alınmasıyla yürür.
Vakıf senedi hükmü ile kanun hükmü seçim yöntemi arasındaki fark nedir?
Mahkeme yeni yöneticileri seçerken önce vakıf senedindeki hükme bakar.
Vakıf senedinde başka bir hüküm bulunmadığı takdirde mahkeme kendisi yeni yönetici seçebilir.
Senette yönetici seçimine ilişkin farklı bir hüküm varsa mahkeme seçimi senet hükmüne göre değil, bu hüküm uyarınca düzenlemelidir; yoksa kanunun verdiği yetki kullanılır.
Yönetim değişikliği / Amaç değişikliği / Mal değişikliği: fark nedir?
Madde 112 vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini konu alır.
Amacın değiştirilmesi (m.113 f.1) ve amaca özgülenen malların değiştirilmesi (m.113 f.3) ayrı hükümlerle düzenlenmiştir.
Yönetim şekli değişikliği için haklı sebep ve kesin ihtiyaç aranır; amaç ve mal değişikliğinde ise farklı koşullar ve ayrı mahkeme kararı gerekir.
Yönetim organı başvurusu ile denetim makamı başvurusu arasındaki fark nedir?
Yönetim organı başvuruda bulunmuşsa mahkeme denetim makamının yazılı görüşünü alır.
Denetim makamı başvuruda bulunmuşsa mahkeme yönetim organının yazılı görüşünü alır.
Her iki durumda karşı tarafın yazılı görüşünün alınması zorunludur; görüş alınmadan verilen karar usulden sakat olur.
Yönetimin değiştirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yönetim şeklinin değiştirilmesi ile amaç veya mal değişikliğini aynı hükümle çözmek; m.112 yalnızca örgüt ve yönetimi kapsar, amaç için m.113 f.1, mal için m.113 f.3 uygulanır.
- Mahkemenin yazılı görüşü almadan karar vermesini usul eksikliği saymamak; görüş alınması zorunludur.
- Görevden alma yetkisinin her başvuru üzerine kullanılabileceğini sanmak; ikinci fıkradaki görevden alma yalnızca denetim makamının başvurusuna bağlıdır ve duruşma gerektirir.
- Vakıf senedinde seçim hükmü varken mahkemenin kendiliğinden yeni yönetici seçebileceğini düşünmek.
- Haklı sebep aranmadan yalnızca yöneticilerin çekişmesini yeterli görmek; Yargıtay kesin ihtiyacı aramaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2021/17409 E., 2023/1955 K., 03.04.2023)
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, yönetim biçiminin değiştirilmesi için amacın gerçekleştirilmesi ve faaliyetlerin devamı bakımından kesin ihtiyacın bulunmasını ve bunu gerektiren haklı nedenlerin varlığını aramaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2021/17409 E., 2023/1955 K., 03.04.2023)
- Vakıf senedinde yönetim organının belirlenmesi için bir yetki verilmişse, bu yetki verilen kişi ya da organın senette gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2021/17409 E., 2023/1955 K., 03.04.2023)
- Vakıf senedinde yönetime ilişkin süre belirlenmişken bu süre dolmadan yeniden seçim yapılmasının, haklı sebep ilişkisinde değerlendirildiği görülmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2022/4836 E., 2024/1119 K., 26.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Yönetim değişikliğini talep eden taraf, haklı sebebin ve kesin ihtiyacın varlığını ispatla yükümlüdür.
- Vakfın yönetim organı, faaliyetlerini yürütemediğini ya da örgütünün yetersiz kaldığını belgelerle göstermelidir.
- Vakıf senedi, seçim ve görev süresine ilişkin hükümleri ortaya koymak için temel delildir.
- Karşı tarafın yazılı görüşünün alınmış olması, mahkemenin usul işleminde dayanacağı belgedir; bu görüşün alınmadığı iddiasını ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır. (8. Hukuk Dairesi, 2021/17409 E., 2023/1955 K., 03.04.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.113: Vakfın amacının ve amaca özgülenen malların değiştirilmesini düzenler; m.112 yalnızca örgüt ve yönetim değişikliğini kapsar.
- 4721 m.101: Vakfın tüzel kişiliğini ve vakıf organlarının genel çerçevesini düzenler; yönetim organının varlığı bu hükümle bağlantılıdır.
- 4721 m.114: Vakfın geçici olarak faaliyetten alıkonulmasını düzenler; yönetimin değiştirilmesinden ayrı bir denetim aracıdır.
TMK m.113 — Amacın ve malların değiştirilmesi
Madde, durum ve koşullardaki değişmeler nedeniyle vakfın senette yazılı amacının değiştirilmesini; amacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen koşul ve yükümlülüklerin kaldırılmasını ya da değiştirilmesini; amaca özgülenen mal ve hakların daha yararlı olanlarıyla değiştirilmesi veya paraya çevrilmesine izin verilmesini düzenler. Hüküm, vakfın yönetim organı, denetim makamı ve mahkeme ilişkisi içinde uygulanır; başvuru yetkisi bu kişilere tanınmıştır. Vakfın kuruluşunu, vakıf senedinin düzenlenmesini ve vakıf organlarının kuruluş ve görevlerini düzenlemez (m.101 vd.). Vakfın denetimi ve denetim makamının yetkileri de bu maddenin konusu değildir (m.115 vd.). Vakıf sona erdirilmesi ve malvarlığının başka vakfa devri hakkında ayrı hükümler bu maddede yer almaz.
Amacın ve malların değiştirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Amaç değişikliği
- Vakfın senette yazılı amacının, durum ve koşullardaki değişmeler nedeniyle başka bir amaca dönüştürülmesidir. Yalnızca vakfın amacının anlam ve içeriğini kaybettiği ve vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hâle geldiği durumda mümkündür.
- Vakfedenin arzusu
- Vakıf senedinde açıklanan kuruluş iradesidir. Amacın bu iradeye uyup uymadığı, subjektif ölçüt olarak değerlendirilir.
- Koşul ve yükümlülük
- Vakfedenin vakıf senedinde vakfa yüklediği, amacın gerçekleşmesini belirli bir biçimde şartlayan kayıtlardır. Bunların amacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştirmesi ya da engellemesi, kaldırılma ya da değiştirilme nedenidir.
- Amaca özgülenen mal ve haklar
- Vakfın kuruluşunda vakfedenin amaç için vakfa tahsis ettiği mal ve haklardır. Sonradan iktisap edilen mallar bu kavramın dışındadır ve bunlar için mahkeme kararı aranmaz.
- Daha yararlı mal veya para ile değiştirme
- Gelirini giderini karşılamayan ya da değerine uygun gelir getirmeyen vakıf malının, değiştirmeyi haklı kılan sebeplerle, daha verimli bir mal ya da paraya çevrilmesidir. Mahkeme izni olmadan yapılamaz.
- Denetim makamı
- Vakıfları denetleyen kamu idaresidir. Bu maddede yönetim organının karşısında, başvuru hakkı ve yazılı görüş alma yükümlülüğü bakımından ikinci taraf olarak yer alır.
Amacın ve malların değiştirilmesi: hangi şartlar aranır?
- Durum ve koşullarda, teknik, ekonomik, hukuki veya sosyal alandaki gelişmelerle amacın anlam ve içeriğini kaybetmiş olması gerekir (objektif ölçüt).
- Anlam ve içeriği değişen amacın, vakfedenin vakıf senedinde belirttiği arzusuna açıkça uymayacak derecede değişmiş olması gerekir (subjektif ölçüt).
- Amaç değişikliği için mahkemeye, vakfın yönetim organı veya denetim makamının başvurması gerekir.
- Mahkeme karar vermeden önce, başvuruda bulunmayan diğer tarafın (yönetim organı ya da denetim makamı) yazılı görüşü alınmalıdır.
- Amacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen koşul ve yükümlülüklerin kaldırılması ya da değiştirilmesi için de aynı şartlar ve usul aranır.
- Amaca özgülenen mal ve hakların daha yararlı olanlarıyla değiştirilmesi ya da paraya çevrilmesi için haklı kılan sebeplerin varlığı gerekir.
- Mal değişikliği için de mahkeme başvurusu ve diğer tarafın yazılı görüşü şarttır; bu kurulda kararı mahkeme verir.
- Vakfedenin arzusuna uymayan bir değişiklik için, mahkeme kararı olmadan vakıf organlarınca amaç değiştirilemez.
Amacın ve malların değiştirilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Şartlar gerçekleşirse mahkeme, vakfın amacını değiştirebilir veya ilgili koşul ve yükümlülükleri kaldırabilir ya da değiştirebilir.
- Şartlar gerçekleşmezse mahkeme amacı değiştirmez ve vakıf senedindeki amaç olduğu gibi devam eder.
- Mahkeme kararı olmadan, amaca özgülenen mal ve hakların değiştirilmesi veya paraya çevrilmesi yapılamaz; bu tür bir işlem geçersiz sayılabilir.
- Mahkeme kararıyla izin verilen değişiklik, vakfın amacının ve mallarının kurulu hâlinden farklılaşmasına yol açar.
- Başvuru yapan taraf, diğerinin yazılı görüşünü almadan mahkeme karar veremez; bu görüş alınmadan verilen karar usul yönünden eksiktir.
- Hükmün emredici niteliği nedeniyle vakıf senedindeki amaca bağlılığı sözleşmeyle ortadan kaldırmak mümkün değildir.
Amaç değişikliği ile koşul ve yükümlülüğün değiştirilmesi arasındaki fark nedir?
Vakfın amacının kendisinin değiştirilmesidir. Amacın tamamen yeni bir alana yönelmesini sağlar.
Amacı değiştirmeden, amacın gerçekleşmesini güçleştiren veya engelleyen koşul ve yükümlülüklerin kaldırılması ya da değiştirilmesidir.
İkisi için aynı şartlar ve aynı usul geçerlidir (m.113/1 ve m.113/2 aynı hükme bağlanmıştır). Ancak ikinci halde vakfın amacı korunur, yalnızca ona bağlı kayıt gevşetilir.
Amaca özgülenen mal ve haklar ile sonradan iktisap edilen mal ve haklar arasındaki fark nedir?
Vakfedenin kuruluşta vakfa tahsis ettiği mal ve haklardır. Bunların değiştirilmesi, madde gereğince mahkeme kararı gerektirir.
Vakfın kuruluştan sonra edindiği mal ve haklardır. Madde metni doğrudan bunları kapsamaz.
Amaca özgülenen mallarda mahkeme izni zorunludur. Sonradan edinilen mallarda madde gereği mahkeme kararı aranmaz; ancak bu konudaki ayrım aşağıda ayrıca belirtilmiştir.
Vakfedenin arzusu ile vakfın bağımsız amacı arasındaki fark nedir?
Amacın vakfedenin iradesiyle bağdaşmaz hâle gelmesi, sübjektif ölçüttür.
Amacın teknik, ekonomik, hukuki ve sosyal değişmelerle anlamını yitirmesi, objektif ölçüttür.
İki ölçüt birlikte gerçekleşmelidir. Yalnızca birinin varlığı amaç değişikliği için yeterli değildir.
Amacın ve malların değiştirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Amacın yalnızca zaman içinde değişmiş olmasını, vakfedenin iradesiyle bağdaşmazlık aranmadan amaç değişikliğine yeterli saymak.
- Amaç değişikliği ile koşul ve yükümlülük değişikliğini ayrı şartlara bağlı sanmak; her ikisi için aynı şartlar ve usul geçerlidir.
- Sonradan edinilen mal ve hakları da amaca özgülenen mallarla aynı rejime tabi tutmak; bunlar için özel kanun hükmü ayrı bir yol gösterir.
- Yazılı görüşü almadan karar vermek veya başvuran tarafın görüşünü almayı yeterli saymak; görüş her iki tarafın da alınmalıdır.
- Madde metninde 'tüzükte gösterilen sebepler' ibaresinin iptal edildiğini gözden kaçırarak eski ölçüte dayanmak (AYM 27/11/2007 kararı ile iptal).
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Amaç değişikliğinde yalnız vakfın amacının zaman içinde anlamını yitirmesi yeterli görülmez; anlam ve içeriği değişen amacın vakfedenin iradesiyle bağdaşmaz hâle gelmesi de aranmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/371 E., 2022/1163 K., 27.09.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2012/134 E., 2012/567 K., 12.09.2012; Hukuk Genel Kurulu, 2009/348 E., 2009/398 K., 22.07.2009)
- Kuruluşta amaç ile yeterli mal ve hakların bulunması esaslı unsur kabul edilmekte, bu unsurun bulunmadığı hâllerde amaç değişikliği yerine ayrı değerlendirme yapılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/134 E., 2012/567 K., 12.09.2012; Hukuk Genel Kurulu, 2009/348 E., 2009/398 K., 22.07.2009)
- Mahkemenin mal değişikliğine izin verebilmesi için gelir–gider dengesizliği veya değerine uygun gelir getirmeme gibi somut bir durumun ortaya konulması beklenmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2025/1715 E., 2025/3529 K., 07.05.2025; 8. Hukuk Dairesi, 2023/4473 E., 2024/7475 K., 12.12.2024)
- Madde metninde açıkça belirtilen amaca özgülenen mal ve haklar ile sonradan edinilen mallar arasında ayrım yapılması uygulamada gerekli görülmektedir. (2008/22 E., 2010/82 K., 17.06.2010)
Nasıl ispat edilir?
- Amaç değişikliğini talep eden taraf (yönetim organı veya denetim makamı), amacın anlam ve içeriğini kaybettiğini ve vakfedenin arzusuna açıkça uymadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Vakıf senedi, vakfın kuruluş belgeleri ve vakfın amaca ilişkin faaliyet kayıtları, amacın değişip değişmediğini gösteren başlıca delillerdir.
- Mal değişikliği talebinde, malların gelir–gider durumunu ve değerini gösteren bilirkişi raporu ve mali belgeler, değişikliğin haklı sebebini ispatlamak için kullanılır.
- Diğer tarafın (başvuruda bulunmayan organ) yazılı görüşü dosyada bulunmalıdır; bu görüşün alınmadığı hâllerde karar usulden bozulma sebebidir.
- Karşı taraf, amacın hâlâ gerçekleşebildiğini veya vakfedenin arzusuna uygun olduğunu savunursa, bu savunmayı kendisi ispatlamak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun: Vakıf hükümlerinin genel kanunudur; m.113 vakıfların amaç ve malvarlığı değişikliğine ilişkin özel hükümdür.
- 5737 sayılı Kanun: Vakıflar Kanunu, sonradan edinilen vakıf mallarının değiştirilmesinde vakıf organ kararının yeterli olduğunu öngörmektedir; m.113/3 ile ayrım yaratır.
TMK m.114 — Yıllık rapor
Madde, vakfın yönetim organının her takvim yılında bir önceki yıla ait malvarlığı durumunu ve çalışmalarını rapor hâlinde denetim makamına bildirmesini ve bu durumun uygun araçlarla yayımlanmasını düzenler. Hüküm vakıflara uygulanır; yıllık bildirim yükümlülüğünü ve kamuya duyurma görevini kapsar. Denetim makamının yetkileri, vakıf denetimi ve yaptırımlar bu maddede düzenlenmez; vakıfların denetimi ve idari yaptırımlar ayrı hükümlere bırakılmıştır (4721 sayılı Kanun m.116 ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu). Yönetim organının seçimi ve görevleri (m.114 değil, m.108 vd.) ile vakfın organ kararlarının iptali (m.89 vd. ve ilgili hükümler) de bu maddenin konusu dışındadır.
Yıllık rapor: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yönetim organı
- Vakfın işlerini yürüten ve vakfı temsil eden organdır. Bildirim yükümlülüğü bu organa aittir, vakfın diğer organlarına veya vakıf senedinde öngörülen kişilere ait değildir.
- Malvarlığı durumu
- Vakfın bir önceki yıla ait mal ve borç durumunu gösteren bilgidir. Madde bu durumun rapor içinde denetim makamına bildirilmesini öngörür.
- Denetim makamı
- Vakfın denetimini yürüten idari makamdır. Bildirim bu makama yapılır; denetim makamının hangi kurum olduğu ve yetkileri bu maddede belirtilmez.
- Uygun araçlar
- Durumun kamuya duyurulmasında kullanılacak yöntemdir. Madde belirli bir yayın yolu saymaz; yayımın hangi araçla yapılacağı yönetim organının takdirine ve mevzuatın öngördüğü yönteme bağlıdır.
Yıllık rapor: hangi şartlar aranır?
- Vakfın yönetim organı, her takvim yılının ilk üç ayı içinde bildirim yükümlüsü olarak harekete geçmelidir.
- Bildirimin konusu, bir önceki yıla ait malvarlığı durumu ve vakfın çalışmalarıdır; bu iki unsurun her ikisi de rapora girmelidir.
- Rapor denetim makamına bir rapor hâlinde bildirilmelidir.
- Durum, uygun araçlarla yayımlanmalıdır; yayım, bildirimin ayrı ve ek bir adımıdır.
Yıllık rapor: hangi sonuçları doğurur?
- Yönetim organı rapor yükümlülüğünü süresinde yerine getirirse denetim makamına bildirim yapılmış olur ve yayımlama yükümlülüğü başlar.
- Süresinde bildirim yapılmazsa yükümlülük ihlal edilmiş olur; yaptırımlar bu maddede düzenlenmediği için ayrı hükümlere göre uygulanır.
- Yayımlama, bildirimden ayrı bir yükümlülüktür; yayımlanmayan bir rapor, bildirimin yapılmış olması ile tamamlanmış sayılmaz.
- Madde kendisi bir hakkı doğurmaz; yönetim organının bildirim ve yayım görevini düzenler.
- Madde emredici niteliktedir; sözleşme veya vakıf senedi ile yükümlülüğün kaldırılması ya da süresinin uzatılması öngörülemez. (Bu nitelik madde metninde açıkça yazılmamıştır; kapsamından çıkarılmıştır.)
Malvarlığı durumu ile çalışmalar arasındaki fark nedir?
Malvarlığı durumu, vakfın mal ve borç bakımından mali görünümüdür.
Çalışmalar, vakfın faaliyetlerinin ve amaca uygun işlerinin dökümüdür.
Rapor her iki konuyu birlikte içermek zorundadır; yalnız mali durumu bildirmek maddeye uygun değildir.
Bildirim ile yayımlama arasındaki fark nedir?
Bildirim, raporun denetim makamına iletilmesidir.
Yayımlama, durumun uygun araçlarla kamuya duyurulmasıdır.
İki işlem ayrı yükümlülüktür; denetim makamına bildirilmiş olması kamuya duyurma yükümlülüğünü kendiliğinden yerine getirmez.
Yıllık rapor: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yıllık bildirim süresini takvim yılının sonuna kadar saymak; süre yılın ilk üç ayı ile sınırlıdır.
- Yalnız malvarlığı durumunu bildirip çalışmalara ilişkin kısmı rapordan çıkarmak; madde her ikisini birlikte öngörür.
- Denetim makamına bildirimi yapmakla yayımlama yükümlülüğünün de yerine gelmiş sayılması; iki yükümlülük ayrıdır.
- Vakıf senedinde yer alan bir hükmün bu bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırabileceğini varsaymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, vakıf organ kararlarının iptali davalarında 4721 sayılı Kanun'un vakıflara ilişkin hükümlerinin ve 5737 sayılı Kanun'un bu konudaki boşluğunu dernek hükümlerinden tamamlamak yerine ayrı değerlendirmesini kabul etmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2024/4698 E., 2025/5155 K., 02.07.2025)
- Vakıflara ilişkin 4721 sayılı Kanun'un 101-117. maddeleri arasındaki hükümlerin vakfın örgütü, denetimi ve vakıflarla ilgili diğer konuları düzenlediği kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1298 E., 2021/492 K., 15.03.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Bildirimin süresinde yapıldığını ispat yükü, bildirim yükümlüsü olan yönetim organındadır; denetim makamına verilen raporun tarih ve alındı belgesi bu konuda temel delildir.
- Raporun içeriğinin, bir önceki yıla ait malvarlığı durumunu ve çalışmaları kapsadığı yazılı belgeyle gösterilir.
- Durumun uygun araçlarla yayımlandığı, yayım belgesi ya da yayım kaydıyla ispatlanır; yayımın yapılmadığını ileri süren taraf bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
- Madde metninde yazılı belge veya onay gerekliliği öngörülmemiştir; belgelerin ispatı bu nedenle genel delil kuralları çerçevesinde yapılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.116: Vakıfların denetimi ve denetim makamının yetkilerine ilişkin düzenleme; bu maddede bildirilen raporun denetim makamınca nasıl kullanılacağını tamamlar.
- 5737 sayılı Vakıflar Kanunu: Vakıfların denetimi ve idari yaptırımlar bakımından 4721 sayılı Kanun'un vakıflara ilişkin hükümleriyle birlikte uygulanır.
TMK m.115 — Faaliyetten geçici alıkoyma
TMK m.115, İçişleri Bakanlığının vakfı mahkeme kararı verilinceye kadar geçici olarak faaliyetten alıkoyma yetkisini ve bu yetkinin kullanılmasının ardından mahkemeye başvuru ile hâkimin başvuruyu karara bağlama yükümlülüğünü düzenler. Hüküm vakıflara uygulanır; Bakanlığın bu yetkisi Anayasada öngörülen hâllerle ve belirlenen usullerle sınırlıdır. Maddede vakfın kuruluşu, tescili, organlarının iptali ve vakfın feshi ayrıca düzenlenmez (m.101-117 ve ilgili hükümler). Vakıf organ kararlarının iptali, vakfın kapatılması ve bu tedbire karşı yapılacak itiraz ve kanun yolları maddenin kapsamı dışındadır ve ayrı hükümlere tabidir. Maddede yer alan denetim makamının görüş alma usulünün ayrıntıları ile Bakanlığın yetkisinin hangi kanunda somutlaştığı da bu maddede belirlenmez.
Faaliyetten geçici alıkoyma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Geçici faaliyetten alıkoyma
- Bakanlığın, mahkeme kararı verilinceye kadar vakfın faaliyetini durdurmasıdır. Vakfın tüzel kişiliğini sona erdirmez; yalnızca faaliyetini askıya alır ve kesin bir hüküm niteliği taşımaz.
- Denetim makamı
- Vakıfların denetimini yürüten, Bakanlığın bu yetkiyi kullanmadan önce görüşünün alınması gereken makamdır. Maddede hangi kurumun denetim makamı olduğu belirtilmez; ilgili denetim mevzuatına bakılması gerekir.
- Derhâl mahkemeye başvuru
- Bakanlığın faaliyeti durdurduktan sonra, geciktirmeksizin vakfın faaliyetinin durdurulması için mahkemeye yaptığı başvurudur. Başvuru yapılmadan geçici alıkoymanın sürdürülmesi maddenin koruma amacına aykırıdır.
- Gecikmeksizin karar
- Hâkimin, Bakanlık başvurusunu süresiz bekletmeden sonuçlandırması yükümlülüğüdür. Madde bir süre sınırı koymaz; başvurunun çabuk karara bağlanmasını öngörür.
Faaliyetten geçici alıkoyma: hangi şartlar aranır?
- Bakanlık yetkisinin Anayasada öngörülen hâllerde kullanılması gerekir.
- Yetkinin belirlenen usullere uygun biçimde kullanılması gerekir.
- Denetim makamının görüşünün alınmış olması gerekir.
- Alıkoyma kararının mahkeme kararı verilinceye kadar geçici nitelikte olması gerekir.
- Bakanlığın alıkoymanın hemen ardından mahkemeye başvurması gerekir.
- Mahkemenin başvuruyu gecikmeksizin karara bağlaması gerekir.
Faaliyetten geçici alıkoyma: hangi sonuçları doğurur?
- Bakanlık Anayasada öngörülen hâllerde ve usule uygun olarak hareket ettiğinde vakıf, mahkeme kararı verilinceye kadar faaliyetten alıkonulur.
- Bakanlık derhâl mahkemeye başvurmak zorundadır; başvuru yapılmazsa geçici alıkoyma dayanaksız kalır.
- Hâkim başvuruyu gecikmeksizin karara bağlar.
- Mahkeme başvuruyu kabul ederse vakıf faaliyetten alıkonulmaya devam eder.
- Mahkeme başvuruyu reddederse vakıf faaliyetine devam edebilir.
- Bakanlığın Anayasa ve usule aykırı alıkoyması hukuka aykırıdır.
Geçici alıkoyma ile kesin mahkeme kararı arasındaki fark nedir?
Bakanlığın geçici alıkoyma kararı, idari bir önlemdir ve mahkeme kararı verilinceye kadar geçerlidir.
Mahkemenin verdiği karar, başvuru üzerine verilen kesin sonuçtur.
Geçici alıkoyma mahkeme kararıyla kesinleşir veya sona erer; mahkeme başvuruyu reddederse faaliyet yeniden başlamalıdır.
Bakanlık yetkisi ile mahkeme yetkisi arasındaki fark nedir?
Bakanlık, ilk adımda yalnızca Anayasada öngörülen hâllerde ve usule uygun olarak faaliyeti durdurabilir.
Asıl durdurma ve sonucu mahkemeye aittir; hâkim başvuruyu karara bağlar.
Bakanlığın yetkisi geçicidir ve mahkeme denetimine tabidir.
Faaliyetten geçici alıkoyma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Geçici alıkomayı kesin bir yaptırım gibi görmek; madde yalnızca mahkeme kararına kadar geçerli bir önlem öngörür.
- Bakanlığın mahkemeye başvurmadan alıkoymayı sürdürebileceğini sanmak; derhâl başvuru zorunluluğu vardır.
- Denetim makamının görüşünün alınmasını atlamak; bu usul unsuru eksik olursa alıkoyma hukuka aykırı olur.
- Maddenin kendisinde süre belirlenmediğini unutup mahkemenin bekleyebileceğini düşünmek; hâkim başvuruyu gecikmeksizin karara bağlamalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vakıf organ kararlarının iptali davalarında TMK'nın vakıflara ilişkin üçüncü bölümünde düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle, dernek genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümlere başvurulmaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2024/4698 E., 2025/5155 K., 02.07.2025)
- Vakıfların kuruluşu, tescili, ilanı, vakıf senedi, örgütü ve denetimi gibi konuların TMK'nın 101-117. maddeleri arasında düzenlendiği kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1298 E., 2021/492 K., 15.03.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Geçici alıkoymanın hukuka uygunluğunu iddia eden Bakanlık, Anayasada öngörülen hâlin ve usulün varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Denetim makamının görüşünün alındığı, yazılı belge ile kanıtlanmalıdır; görüş alınmadığı iddiasında ispat yükü karşı tarafta değil, alıkoymayı yapan idaredir.
- Bakanlığın mahkemeye derhâl başvurduğu, başvuru tarihi ile alıkoyma tarihinin karşılaştırılmasıyla ortaya konur.
- Hâkimin başvuruyu gecikmeksizin karara bağladığı, dosyadaki tarihlerden kanıtlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.101-117: Vakıflara ilişkin genel hükümlerdir; geçici alıkoymanın hangi vakıflar bakımından uygulanacağı bu bölüm içinde değerlendirilir.
- 4721 sayılı Kanun: Vakıfların kuruluş, organ ve denetim düzenini içerir; denetim makamı ve vakıf organları bakımından ilgilidir.
TMK m.116 — Vakfın sona ermesi
Madde, vakfın amacının gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmesi ve amacın değiştirilemeyeceği hâlde vakfın kendiliğinden sona ermesini ve mahkeme kararıyla sicilden silinmesini düzenler. Ayrıca yasak amaç güden veya yasak faaliyette bulunan vakfın, amacı değiştirilemiyorsa denetim makamının ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine duruşma yapılarak dağıtılmasını düzenler. Kurulurken veya sonradan kanuna aykırı hâle gelen vakıflar bakımından uygulanır. Madde, vakfın amacının veya mallarının değiştirilmesini düzenlemez (m.113). Vakıf senedindeki süre veya şarta bağlı kendiliğinden sona ermeyi düzenlemez (vakıf senedi hükmü). Tasfiye ve malvarlığının devrini düzenlemez (Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliği). Vakfın faaliyetten geçici alıkoyulmasını düzenlemez (m.115).
Vakfın sona ermesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Amacın gerçekleşmesinin olanaksızlaşması
- Vakfın senette yazılı amacına ulaşmasının objektif ya da sübjektif olarak imkânsız hâle gelmesidir. Vakfın mali gücünün azalması tek başına yeterli değildir; amaç ancak mal ve hakların yeterliliği ile birlikte değerlendirilir.
- Amacın değiştirilmesine olanak bulunmaması
- Vakfın amacının 113. maddeye göre değiştirilerek vakfın sürdürülmesinin mümkün olmamasıdır. Değiştirme mümkünse kendiliğinden sona erme gerçekleşmez.
- Kendiliğinden sona erme
- Vakfın mahkemece dağıtılması gerekmeksizin, koşulların gerçekleşmesiyle sona ermesidir. Mahkeme kararı yalnızca sicilden silinmeyi sağlar.
- Yasak amaç
- Kanunun vakıflar için öngördüğü sınırlar dışında kalan, hukuka, ahlaka veya kamu düzenine aykırı amaçtır. Kuruluştan sonra sonradan ortaya çıkan veya sonradan yasaklanan amaç da bu kapsamda değerlendirilir.
- Dağıtma
- Mahkemenin duruşma yaparak vakfın tüzel kişiliğini sona erdirmesi ve malvarlığının tasfiyeye tabi tutulmasıdır. Kendiliğinden sona ermeden farklı olarak mahkeme kararı ile gerçekleşir.
- Başvuru yetkilileri
- Dağıtma davasını açabilecek kişiler denetim makamı ile Cumhuriyet savcısıdır. Vakfın yönetim organı bu yolu kullanamaz.
Vakfın sona ermesi: hangi şartlar aranır?
- Vakfın amacının gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmiş olması gerekir.
- Amacın değiştirilmesine olanak bulunmaması gerekir; değiştirme mümkünse vakıf kendiliğinden sona ermez.
- Kendiliğinden sona erme için mahkeme kararıyla sicilden silinme işlemi yapılmalıdır.
- Vakfın yasak amaç güttüğünün veya yasak faaliyette bulunduğunun sonradan anlaşılmış olması ya da amacının sonradan yasaklanmış olması gerekir.
- Yasak hâlde amacın değiştirilmesine olanak bulunmaması gerekir; değiştirme mümkünse dağıtma yoluna gidilmez.
- Dağıtma için denetim makamının ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu bulunmalı ve mahkeme duruşma yapmalıdır.
Vakfın sona ermesi: hangi sonuçları doğurur?
- Amacın gerçekleşmesi olanaksız olur ve değiştirilemezse vakıf kendiliğinden sona erer.
- Kendiliğinden sona eren vakıf mahkeme kararıyla sicilden silinir; sicil kaydı tespit niteliğindedir.
- Değiştirme mümkünse vakıf kendiliğinden sona ermez ve amaç ya da mal değişikliği yoluna gidilir.
- Yasak amaç veya yasak faaliyet sonradan anlaşılır ve değiştirilemezse vakıf, duruşma yapılarak mahkemece dağıtılır.
- Dağıtma kararıyla vakfın tasfiyesi başlar; tasfiyeden kalan malvarlığı vakıf senedi ve Vakıflar Kanunu hükümlerine göre tahsis edilir.
- Olanaksızlık gerçekleşmemişse, yani vakıf amacını ayakta tutabiliyorsa, sicilden silinme kararı verilemez.
Kendiliğinden sona erme ile mahkeme kararıyla dağıtma arasındaki fark nedir?
Amacın gerçekleşmesinin olanaksızlaşması ve değiştirilememesi hâlinde vakıf, mahkeme kararı ile sicilden silinmesi ile sona erer. Kararın kurucu değil tespit niteliği olduğu kabul edilir.
Vakfın yasak amaç güttüğü veya yasak faaliyette bulunduğu ya da amacının yasaklandığı hâllerde, değiştirme mümkün değilse mahkeme duruşma yaparak vakfı dağıtır.
Kendiliğinden sona ermede başvuru yetkisi yönetim organına da tanınırken, dağıtmada başvuru yalnız denetim makamı veya Cumhuriyet savcısına aittir; dağıtmada duruşma zorunludur.
Amacın olanaksızlaşması ile mali yetersizlik arasındaki fark nedir?
Amacın olanaksızlaşması, amacın kendisine ulaşılamaz hâle gelmesidir. Değiştirilebilir durumda ise vakıf sürer.
Mali olanakların azalması, mal ve hakların değiştirilmesi veya amacın değiştirilmesi yoluyla vakfın sürdürülebildiği hâllerdir.
Mali yetersizlik tek başına kendiliğinden sona erme sebebi sayılmaz; değiştirme yolu tüketilmeden sona erme kabul edilmez.
Objektif imkânsızlık ile sübjektif imkânsızlık arasındaki fark nedir?
Objektif imkânsızlık, amacın kesin olarak gerçekleşemez hâle gelmesidir; örneğin aile vakfında yararlananların tümünün ölmesi.
Sübjektif imkânsızlık, amaca ulaşılabilir olmakla birlikte araçların kalmaması, örneğin vakfın aciz hâline düşmesidir.
Her iki hâl de kendiliğinden sona erme sebebidir; ancak sübjektif imkânsızlıkta değiştirme yolu ayrıca değerlendirilmelidir.
Kurulduktan sonra yasak hâl ile kuruluştan itibaren yasak amaç arasındaki fark nedir?
Amacın sonradan yasaklanması veya sonradan yasak faaliyet tespiti dağıtmaya konu olur.
Kuruluştan itibaren kanuna aykırı amaç ise vakfın kuruluşta geçersiz olması sorunu olarak ayrıca değerlendirilir.
Bu maddenin dağıtma yolu, sonradan ortaya çıkan aykırılık için düzenlenmiştir; kuruluş aşamasındaki geçersizlik farklı yollara tabidir.
Vakfın sona ermesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mali yetersizliği doğrudan amacın olanaksızlaşması saymak; önce amacın değiştirilip değiştirilemeyeceği incelenmelidir.
- Değiştirme olanağını göz ardı edip vakfın sona erdiğine karar vermek; değiştirme mümkünse kendiliğinden sona erme gerçekleşmez.
- Kendiliğinden sona ermede mahkeme kararını kurucu saymak; karar sicil kaydı için tespit niteliğindedir.
- Dağıtma davasını yönetim organının açabileceğini düşünmek; bu yetki yalnız denetim makamı ile Cumhuriyet savcısına aittir.
- Yasak amaç hâlinde duruşma yapılmadan karar vermek; mahkeme taraflara çağrı yapıp duruşma açmalıdır.
- Sadece vakfın yöneticileri hakkında kamu davası açılmasını dağıtma sebebi saymak; yasak faaliyetin vakfın kendisince gerçekleştirildiğinin ortaya konulması gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, vakfın ekonomik gücünün amacın gerçekleşmesine olanak vermeyecek düzeyde olduğunun anlaşılmasını, vakfın dağılmış sayılması için yeterli görmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/1108 E., 2016/440 K., 30.03.2016)
- Dağılmış olma durumunun mahkeme kararına bağlanması uygulamada aranmakta; kendiliğinden sona erme sicil silinmesi kararı ile tespit edilmektedir. (18. Hukuk Dairesi, 2013/6204 E., 2013/13268 K., 10.10.2013)
- Dağılma kararı verilirken vakıf malvarlığının bulunup bulunmadığı ve gelir kaynağının yeterliliği birlikte değerlendirilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2021/1750 E., 2023/333 K., 26.01.2023)
- Vakfın kötü yönetildiği tespit edilse dahi amacın gerçekleşmesinin imkânsız olmadığı ve vakfın hukuken ve sosyal olarak ayakta tutulmasının yerinde olduğu hâllerde sona erme kararı verilmemektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2024/1822 E., 2025/5003 K., 26.06.2025)
- Sicilden silinme kararı sonrasında ilgililerin ihya talebi gündeme gelebilmekte ve bu talep mahkemece değerlendirilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2019/1642 E., 2021/2172 K., 25.11.2021)
- Vakfın yöneticileri hakkında kamu davası açılmış olması tek başına dağıtma sebebi sayılmamakta; amacın yasaklandığı veya yasak faaliyetin fiilen sürdüğünün ortaya konulması aranmaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2024/1394 E., 2025/3023 K., 16.04.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Kendiliğinden sona erme iddiasını ileri süren taraf, amacın gerçekleşmesinin olanaksızlaştığını ve değiştirilemeyeceğini ispat eder; bu ispat çoğunlukla denetim raporu, müfettiş raporu ve bilirkişi incelemesi ile yapılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/1108 E., 2016/440 K., 30.03.2016)
- Vakfın malvarlığının ve gelirinin yetersizliği, vakfın tapu kayıtları, bilanço ve gelir belgeleri ile ortaya konulur; karşı taraf vakfın değiştirilebilir olduğunu veya bağış toplanabileceğini savunursa bu savunmayı kendisi ispat eder. (18. Hukuk Dairesi, 2013/6204 E., 2013/13268 K., 10.10.2013)
- Yasak amaç veya yasak faaliyet iddiasını ileri süren denetim makamı ya da Cumhuriyet savcısı, faaliyetin fiilen gerçekleştiğini ve sonradan anlaşıldığını gösteren belgelerle ispat yükü altındadır. (8. Hukuk Dairesi, 2024/1394 E., 2025/3023 K., 16.04.2025)
- Mahkeme, talebi karara bağlamadan önce tarafları çağırarak duruşma yapar ve yazılı görüşleri alır; bu usul eksikliği ayrıca bozma nedenidir.
- Değiştirme olanağının bulunup bulunmadığı yönünde karşı tarafın savunması, değiştirmenin mümkün olduğunu gösteren somut öneri ve belgelerle desteklenmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.113: Vakfın amacının veya mallarının değiştirilmesi yoludur. Değiştirme mümkünse 116. maddedeki kendiliğinden sona erme ve dağıtma gerçekleşmez.
- 4721 m.101: Vakfın hukuka, ahlaka ve kamu düzenine aykırı amaç güdememesi kuralını koyar; 116/2 uyarınca yasak amaç bu kuralla belirlenir.
- 4721 m.115: Vakfın faaliyetten geçici alıkoyulmasını düzenler; dağıtma davası öncesinde uygulanabilecek geçici önlemdir.
- 4721 sayılı Kanun: Vakfın tasfiyesine ilişkin hükümler kanunun ilgili bölümlerinde yer alır; 116. madde bu sürecin tetikleyicisidir.
TMK m.117 — Diğer hükümler
TMK m.117, vakıfların mallarının zilyetlik yoluyla kazanılmasını yasaklar (birinci fıkra). İkinci fıkra, derneklerin uluslararası faaliyette bulunmasına ve üst kuruluş kurmasına ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla vakıflara da uygulanacağını düzenler. Üçüncü fıkra, kamuya yararlı veya özel kanunla kurulan vakıflara ilişkin özel hükümleri saklı tutar. Madde, vakfın kuruluşunu, tescilini, vakıf senedinin içeriğini, vakfın örgütünü ve denetimini düzenlemez; bunlar TMK m.101-116 ile 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nda yer alır. Vakıf organlarının iptali ve dernek genel kurul kararlarının iptali de bu maddenin konusu değildir. Vakfın mülkiyet ve tapu sicili işlemleri ile zilyetliğin korunmasına ilişkin genel hükümler de bu maddede düzenlenmez.
Diğer hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Zilyetlik yoluyla kazanma (kazucu zamanaşımı)
- Bir malın belirli süre kesintisiz ve malik sıfatıyla zilyetliğinin sürdürülmesi halinde mülkiyetin kazanılmasıdır. Vakıflar bakımından bu yol kapalıdır.
- Kıyas yoluyla uygulama
- Kanunda doğrudan düzenlenmeyen bir durumun, benzer nitelikteki başka bir hükme dayanılarak vakıflara da uygulanmasıdır. Bu fıkrada derneklere ait iki hüküm vakıflara kıyasen uygulanır.
- Kamuya yararlı vakıf
- Kamu yararına çalışan ve bu niteliği yetkili makamca tanınmış vakıftır. Üçüncü fıkrada anılan özel hükümlere tabi olabilir.
- Özel kanunla kurulan vakıf
- Doğrudan bir kanun hükmüyle kurulmuş vakıftır. Bu vakıflar hakkındaki kanun hükümleri genel hükümlere önce uygulanır.
Diğer hükümler: hangi şartlar aranır?
- Malın bir vakfa ait olduğunun tespiti gerekir; bu durumda zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri vakıf bakımından uygulanmaz.
- Zilyetlik yoluyla kazanmanın uygulanmaması, malın vakıf tarafından kazanıldığı veya vakfın malvarlığında bulunduğu her hal için geçerlidir.
- Derneklerin uluslararası faaliyette bulunması ve üst kuruluş kurması konusunda ortaya çıkan bir uyuşmazlıkta, dernek hükümleri kıyas yoluyla vakıfa uygulanır.
- Kamuya yararlı ya da özel kanunla kurulmuş bir vakıf söz konusuysa, bu vakıflara ilişkin özel hükümlerin varlığı araştırılmalıdır; bu hükümler genel hükümlere göre önceliklidir.
Diğer hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Vakıf malı üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma gerçekleşmez; malik sıfatıyla uzun süre zilyetlik bulunsa bile mülkiyet vakfa geçmez.
- Zilyetlik yoluyla kazanma yasağı mülkiyet dışındaki aynî haklar bakımından da vakıf malvarlığını korur.
- Derneklerin uluslararası faaliyet ve üst kuruluş kurma hükümleri vakıflara kıyasen uygulanır.
- Kamuya yararlı veya özel kanunla kurulan vakıflar hakkındaki özel hükümler varsa bunlar öncelikle uygulanır.
- Bu hükümlere aykırı bir durum, örneğin vakıf malının zilyetlikle kazanıldığı iddiası, hukuka aykırı sayılır ve bunun iptali veya tespiti talep edilebilir.
Vakıf malı ile dernek malı arasındaki fark nedir?
Vakıfların malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma uygulanmaz.
Dernek malları bakımından zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri genel olarak uygulanabilir.
Vakıf malı üzerinde zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanılamaz; aynı durum dernek malında söz konusu olabilir.
Genel vakıf ile kamuya yararlı veya özel kanunla kurulan vakıf arasındaki fark nedir?
Genel vakıflar bakımından TMK m.101-117 ve 5737 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Kamuya yararlı veya özel kanunla kurulan vakıflar bakımından bu vakıflara ilişkin özel hükümler saklıdır.
Özel hüküm varsa genel hükümler yerine o hüküm uygulanır.
Doğrudan uygulama ile kıyas yoluyla uygulama arasındaki fark nedir?
Vakıfların malları hakkındaki zilyetlik yasağı doğrudan kanun metnine dayanır.
Dernek hükümlerinin vakıflara uygulanması kıyas yoluyla gerçekleşir.
Kıyasa dayanan uygulamada benzerlik ölçütü aranır; bu, doğrudan hükümden ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Diğer hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Vakıf malına zilyetlik yoluyla kazanma hükümlerini genel bir zamanaşımı gibi uygulamak; m.117 birinci fıkra açıkça bu yolu kapatır.
- Üçüncü fıkradaki saklı tutmayı, bütün vakıflar için ayrı bir rejim öngören bir hüküm sanmak; fıkra yalnız kamuya yararlı veya özel kanunla kurulan vakıflara ilişkin özel hükümleri saklı tutar.
- İkinci fıkradaki kıyası doğrudan bir hüküm sanmak ve dernek hükmünü her vakfa aynen uygulamak; kıyas yoluyla uygulamada benzerlik ölçütü gözetilmelidir.
- Vakıf organ kararlarının iptalini TMK m.117'ye dayandırmak; bu uyuşmazlık için madde metni doğrudan bir iptal yolu göstermez, kıyas gerektiren bir değerlendirme yapılır.
- Kamu malı niteliğindeki taşınmazlarda zilyetlik yasağını yalnız vakıfla sınırlı görmek; bu tür taşınmazlarda m.117'nin kamu malı gerekçesiyle uygulandığı kararlarda görülmektedir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vakıf organ kararlarının iptaline ilişkin uyuşmazlıkta TMK'nın vakıflara ilişkin bölümünün ve 5737 sayılı Kanun'un bu konuda açık hüküm içermediği belirtilerek, dernek genel kurul kararlarının iptali hükmünün kıyasen uygulanabileceği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2024/4698 E., 2025/5155 K., 02.07.2025)
- Kamuya yararlı vakıf ibaresinin tanımlanmasında m.117 üçüncü fıkrasındaki saklı tutma dikkate alınmakta; kamuya yararlılık niteliği özel düzenlemelerle belirlenmektedir. (2021/113 E., 2024/29 K., 01.02.2024)
- Vakıfların kuruluşu, tescili, mal ve haklarıyla ilgili hususlar ile vakıf senedi, örgüt ve denetim konularının TMK m.101-117 arasında düzenlendiği kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1298 E., 2021/492 K., 15.03.2021)
- Niteliği gereği kamu malı olan taşınmazlar bakımından m.117 hükmü gereğince zilyetlik yoluyla kazanmanın dışlandığı ve paydaş hakkına ilişkin uyuşmazlıkta bu sonucun dikkate alındığı görülmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2011/10944 E., 2011/12776 K., 15.12.2011; 1. Hukuk Dairesi, 2008/11951 E., 2009/467 K., 19.01.2009)
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, m.117 ikinci ve üçüncü fıkralarının metnini esas alarak kıyas ve saklı özel hüküm değerlendirmesi yapmaktadır. (Genel Kurul, 2019/16400 E., 28.07.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Zilyetlik yoluyla kazanma iddiasını ileri süren taraf, malın vakfa ait olmadığını ve kendisinin malik sıfatıyla kesintisiz zilyetliğini ispatla yükümlüdür.
- Malın vakıf malvarlığında bulunduğu tapu kaydı, vakıf senedi ve tescil belgeleriyle ispat edilir; bu belgeler zilyetliğe üstün gelir.
- Vakfın, malın kendisine ait olduğu savunmasında ilgili tescil ve vakıf kayıtlarını ibraz etmesi yeterlidir; karşı taraf ise bu kayıtların hatalı olduğunu ispatlamalıdır.
- Kamuya yararlı veya özel kanunla kurulan vakıf olduğu savunulan tarafın, bu niteliğini ilgili kanun, karar veya tescil belgesiyle ispatlaması gerekir. (2021/113 E., 2024/29 K., 01.02.2024)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.101-116: Vakıfların kuruluşu, tescili, vakıf senedi, örgütü ve denetimi bu maddelerde düzenlenmiştir; m.117 bu hükümlerin ardından gelen ek bir sınırlamadır.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.713: Zilyetlik yoluyla mülkiyet kazanma hükümlerinin genel dayanağıdır; m.117 bu genel hükmün vakıflar bakımından uygulanmamasını öngörür.
- 5737 sayılı Vakıflar Kanunu: Vakıfların kuruluş, idare ve denetimine ilişkin özel düzenlemeleri içerir; m.117 üçüncü fıkrasındaki saklı özel hükümlerin önemli bir kaynağıdır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç ayı | m.114 | Yönetim organı her takvim yılının ilk üç ayı içinde vakfın bir önceki yıla ait malvarlığı durumunu ve çalışmalarını bir rapor hâlinde denetim makamına bildirir ve durumun uygun araçlarla yayımlanmasını sağlar. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
35 karar- 2021/113 E., 2024/29 K., 01.02.2024İlgili madde: m.117
- 2008/22 E., 2010/82 K., 17.06.2010İlgili madde: m.113
- 2002/162 E., 2007/89 K., 27.11.2007İlgili madde: m.112
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/729 E., 2025/382 K., 18.06.2025İlgili madde: m.111
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/181 E., 2023/1156 K., 29.11.2023İlgili madde: m.111
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/597 E., 2023/1157 K., 29.11.2023İlgili madde: m.111
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/598 E., 2023/1158 K., 29.11.2023İlgili madde: m.111
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/721 E., 2023/1159 K., 29.11.2023İlgili madde: m.111
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/371 E., 2022/1163 K., 27.09.2022İlgili madde: m.113
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/1108 E., 2016/440 K., 30.03.2016İlgili madde: m.116
Diğer 25 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/1039 E., 2013/405 K., 27.03.2013İlgili madde: m.110
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/134 E., 2012/567 K., 12.09.2012İlgili madde: m.113
- Hukuk Genel Kurulu, 2009/348 E., 2009/398 K., 22.07.2009İlgili madde: m.113
- Hukuk Genel Kurulu, 2006/606 E., 2006/650 K., 11.10.2006İlgili madde: m.110
- Hukuk Genel Kurulu, 2006/607 E., 2006/651 K., 11.10.2006İlgili madde: m.110
- Hukuk Genel Kurulu, 2006/608 E., 2006/652 K., 11.10.2006İlgili madde: m.110
- Hukuk Genel Kurulu, 2003/300 E., 2003/324 K., 30.04.2003İlgili madde: m.111
- 8. Hukuk Dairesi, 2024/4698 E., 2025/5155 K., 02.07.2025İlgili madde: m.109, m.110, m.112, m.114, m.115, m.117
- 8. Hukuk Dairesi, 2024/1822 E., 2025/5003 K., 26.06.2025İlgili madde: m.116
- 8. Hukuk Dairesi, 2025/1715 E., 2025/3529 K., 07.05.2025İlgili madde: m.113
- 8. Hukuk Dairesi, 2024/1394 E., 2025/3023 K., 16.04.2025İlgili madde: m.116
- 8. Hukuk Dairesi, 2023/4473 E., 2024/7475 K., 12.12.2024İlgili madde: m.113
- 8. Hukuk Dairesi, 2022/4836 E., 2024/1119 K., 26.02.2024İlgili madde: m.112
- 8. Hukuk Dairesi, 2021/17409 E., 2023/1955 K., 03.04.2023İlgili madde: m.112
- 8. Hukuk Dairesi, 2021/17483 E., 2023/1181 K., 02.03.2023İlgili madde: m.110
- 8. Hukuk Dairesi, 2021/1750 E., 2023/333 K., 26.01.2023İlgili madde: m.109, m.116
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2019/1298 E., 2021/492 K., 15.03.2021İlgili madde: m.109, m.114, m.115, m.117
- 18. Hukuk Dairesi, 2013/6204 E., 2013/13268 K., 10.10.2013İlgili madde: m.116
- 1. Hukuk Dairesi, 2011/10944 E., 2011/12776 K., 15.12.2011İlgili madde: m.117
- 1. Hukuk Dairesi, 2008/11951 E., 2009/467 K., 19.01.2009İlgili madde: m.117
- 18. Hukuk Dairesi, 2008/4742 E., 2008/13076 K., 23.12.2008İlgili madde: m.112
- İkinci Bölüm, 2020/3061 E., 17.12.2024İlgili madde: m.109, m.112
- Genel Kurul, 2019/16400 E., 28.07.2022İlgili madde: m.109, m.117
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1094 E., 2026/278 K., 25.03.2026İlgili madde: m.114
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2019/1642 E., 2021/2172 K., 25.11.2021İlgili madde: m.116
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 20.02.2008 (m.111).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 2.2. Kişiler Hukuku Tüzel Kişiler bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış