Aile hukuku › Evlilik hukuku › Evlenme

Nişanlılık

TMK m.118–123Medeni Hukuk

Kısaca

TMK m.118, nişanlanmanın tanımını ve küçük ile kısıtlının nişanlanmasında yasal temsilcinin rızasının aranmasını düzenler. TMK m.119, nişanlılığın evlenme amacına zorlama aracı olarak kullanılamayacağını ve evlenmeden kaçınma hâline bağlanan cayma tazminatı ile ceza şartının dava konusu yapılamayacağını düzenler; bu hâlde yapılmış ödemelerin geri istenemeyeceğini de kurar. TMK m.120, nişanın haksız bozulması hâlinde kusurlu nişanlının karşı tarafa ödeyeceği maddi tazminatı düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.118–123 hükümlerini kapsar.

TMK m.118 — Nişanlanma

Madde, nişanlanmanın tanımını ve küçük ile kısıtlının nişanlanmasında yasal temsilcinin rızasının aranmasını düzenler. Nişanlanmanın kurulması için karşılıklı evlenme vaadinin varlığı ve tarafların ayırt etme gücü bu tanımın içinde değerlendirilir. Kurala, nişanlanma iradesini açıklayan ve bu iradenin ehliyet bakımından geçerliliğini değerlendirilen herkes tabidir. Madde, nişanlılığın hükümlerini, nişanın bozulmasının mali sonuçlarını ve dava haklarını düzenlemez; bunlar m.119 (nişanlılığın hükümleri ve dava hakkı), m.120-121 (hediyeler ve tazminat) ve m.123 (zamanaşımı) kapsamındadır. Evlenme ehliyeti ve evlenme engelleri m.124 vd. hükümlerindedir.

Nişanlanma: hangi kavramlar bilinmeli?

Nişanlanma
Kadın ve erkeğin karşılıklı evlenme vaadinde bulunmasıyla kurulan hukuki işlemdir. Madde metnine göre nişanlanma evlenme vaadiyle gerçekleşir; bir tarafın tek başına vaadi nişanlanmayı kurmaya yetmez.
Nişanlılık
Nişanlanmanın sonucunda ortaya çıkan ve taraflara bazı yükümlülük ve hakları getiren durumdur. Nişanlanma bir işlem, nişanlılık ise bu işlemin doğurduğu hâldir.
Ayırt etme gücü
Kişinin kendi davranışlarının sonuçlarını anlayabilmesi ve doğru ile yanlışı ayırt edebilmesi yeteneğidir. Nişanlanma bakımından ayırt etme gücü, işlemin kurulduğu anda bulunmalıdır.
Sınırlı ehliyetsiz
Ayırt etme gücüne sahip olan küçük ve kısıtlıdır. Bu kişiler nişanlanma işlemini kendi başına yapabilir, ancak yasal temsilcinin rızası olmadıkça bu işlemin mali sonuçlarıyla bağlanmazlar.
Yasal temsilci
Küçük için velayet altında olan anne ve babadır, kısıtlı için ise vasidir. Rızası, madde metnine göre küçük ve kısıtlının nişanlanmasının bağlayıcılığı için aranır.

Nişanlanma: hangi şartlar aranır?

  • Nişanlanmanın kurulabilmesi için kadın ve erkeğin karşılıklı evlenme vaadinde bulunmaları gerekir; tek taraflı vaat nişanlanma doğurmaz.
  • Vaadin, nişanlıların bizzat kendileri tarafından yapılmış olması gerekir; temsil yoluyla yapılan vaat nişanlanma oluşturmaz.
  • Nişanlanan kişinin nişanlanma anında ayırt etme gücüne sahip olması gerekir.
  • Nişanlanan kişi küçük veya kısıtlı ise, nişanlanmanın onu bağlayabilmesi için yasal temsilcinin rızasının bulunması gerekir.
  • Yasal temsilcinin rızası yoksa nişanlanma küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz; bu durumda mali sonuçları doğmaz.

Nişanlanma: hangi sonuçları doğurur?

  • Karşılıklı evlenme vaadi ayırt etme gücüne sahip taraflarca yapıldığında nişanlanma kurulur.
  • Yalnız bir tarafın evlenme vaadi nişanlanma doğurmaz.
  • Ayırt etme gücü olmayan kişinin yaptığı nişanlanma kesin hükümsüzdür.
  • Ayırt etme gücü geçici olarak bulunmayan kişi, sonradan ayırt etme gücüne sahip olduğunda nişanlanmayı kabul ederse nişanlanma o anda kurulur; önceki işlem sağlık kazanmaz.
  • Küçük veya kısıtlının yasal temsilcisinin rızası olmadan yaptığı nişanlanma, onu mali sonuçlarıyla bağlamaz.
  • Rızanın bulunmaması nişanlanmanın tümden geçersiz olduğu anlamına gelmez; sınırlı ehliyetsizin sadakat gibi kişisel yükümlülükleri doğabilir.
  • Nişanlanma, nişanlanma için bir şekle, nişan merasimine veya yüzük takılmasına bağlı değildir.

Ayırt etme gücü olmayan kişi ile ayırt etme gücü olan küçük veya kısıtlı arasındaki fark nedir?

Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin yaptığı nişanlanma, akıl hastalığı veya geçici bir sebeple ayırt etme gücü yokken yapılmıştır.

Ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlının yaptığı nişanlanma, yasal temsilcinin rızasına bağlı olarak değerlendirilir.

Ayırt etme gücü yokken yapılan nişanlanma kesin hükümsüzdür. Ayırt etme gücü olan küçük veya kısıtlının nişanlanması ise geçerli kurulur ama yasal temsilcinin rızası olmadıkça mali sonuçlarıyla bağlanmaz.

Yasal temsilcinin rızası olan ile olmayan nişanlanma arasındaki fark nedir?

Yasal temsilcinin rızasının bulunduğu hâlde yapılan nişanlanma, küçük veya kısıtlıyı tam olarak bağlar.

Rızanın bulunmadığı hâlde yapılan nişanlanmada küçük veya kısıtlı, nişanlılığın mali sonuçlarıyla bağlanmaz.

Rıza yoksa nişanın bozulmasında doğacak tazminat yükümlülüğü küçük veya kısıtlıya yüklenemez.

Küçük ve kısıtlı nişanlı ile tam ehliyetli karşı taraf arasındaki fark nedir?

Sınırlı ehliyetsiz nişanlı, rıza olmasa da nişanlılık ilişkisinde bulunur ve sadakat yükümlülüğü altındadır.

Tam ehliyetli nişanlı, nişanlanmanın başlangıcından itibaren bağlıdır.

Sınırlı ehliyetsiz nişanlının sadakate aykırı davranması, karşı tarafa haklı sebep oluşturabilir ve nişanı bozma hakkı doğurabilir.

Nişanlanma: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Nişanlanmayı şekle bağlı saymak; oysa nişan merasimi ve yüzük takılması nişanlanmanın geçerlilik şartı değildir.
  • Yalnızca bir tarafın evlenme vaadini nişanlanma saymak; karşılıklı vaat aranmalıdır.
  • Küçük veya kısıtlının rızası olmadan yaptığı nişanlanmayı tümüyle geçersiz saymak; geçerlidir, yalnız mali sonuçlarıyla bağlanmaz.
  • Temsilci aracılığıyla yapılan evlenme vaadini nişanlanma saymak; vaat bizzat nişanlılar tarafından yapılmalıdır.
  • Ayırt etme gücü geçici olarak olmayan kişinin sonradan yaptığı kabulü, önceki işlemi sağlıklandırıyor sanmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, örf ve adetlere göre aile ve yakınların katılımı aranarak yapılan nişanlanmayı geçersiz saymış; kanun hükmü açık olduğundan şekil ve tören koşulunun aranamayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1501 E., 2018/2044 K., 27.12.2018)
  • Nişanlanmanın ispatı şekle bağlı değildir; senetle ispat kuralları uygulanmaz, delil serbestisi geçerlidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1501 E., 2018/2044 K., 27.12.2018)

Nasıl ispat edilir?

  • Nişanlanmanın varlığını iddia eden taraf, karşılıklı evlenme vaadini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Nişanlanma şekle bağlı olmadığından vaadin varlığı her türlü delille ispatlanabilir; yazılı belge zorunlu değildir.
  • Nişan merasimi veya yüzük takılması nişanlanmanın kendisi için şart değildir, ancak uyuşmazlıkta varlığı göstermek için delil olarak değerlendirilebilir.
  • Nişanlanan kişinin ayırt etme gücüne sahip olduğunu ve yasal temsilcinin rızasını bulunduğunu iddia eden taraf bu hususu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Rızanın bulunmadığını ileri süren taraf, yasal temsilcinin rızasının olmadığını göstermek zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.119: Nişanlılığın hükümlerini ve evlenmeye zorlama davasının yasak olduğunu düzenler; m.118'in kurduğu nişanlılığın içeriğini belirler.
  • 4721 m.120: Nişanın bozulması hâlinde hediyelerin geri istenmesini düzenler; küçük ve kısıtlının mali sonuçlarının sınırını gösterir.
  • 4721 m.121: Nişanın bozulmasında maddi ve manevi tazminatı düzenler; rızası olmayan sınırlı ehliyetsizin tazminat yükümlülüğü bakımından m.118/2 ile birlikte değerlendirilir.
  • 4721 m.16: Ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlının kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarda kendi başına işlem yapabilmesini düzenler; nişanlanmanın kişisel niteliği bu hükümle bağlantılıdır.

TMK m.119 — Dava hakkının bulunmaması

Madde, nişanlılığın evlenme amacına zorlama aracı olarak kullanılamayacağını ve evlenmeden kaçınma hâline bağlanan cayma tazminatı ile ceza şartının dava konusu yapılamayacağını düzenler; bu hâlde yapılmış ödemelerin geri istenemeyeceğini de kurar. Kişi bakımından, geçerli bir nişanlanmanın bulunduğu tüm taraflar için uygulanır. Maddede süre öngörülmemiştir. Madde, nişanın bozulması sonucunda doğan maddi ve manevi tazminatı (m.120, m.121) ve hediyelerin geri istenmesini düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Nişanlanmanın ehliyet koşullarını (m.118), nişanlılığın sona ermesi ve nişanı bozmanın tazminat sonuçlarını (m.120) da bu madde düzenlemez.

Dava hakkının bulunmaması: hangi kavramlar bilinmeli?

Nişanlılık
Evlenme vaadiyle kurulan, tarafların evlenme yükümlülüğü ve sadakat yükümlülüğü doğuran hukuki ilişkidir. Nişanlılığın varlığı, evlenme vaadinin geçerli biçimde verilmiş olmasına bağlıdır.
Evlenmeye zorlama
Nişanlıyı evlenmeye mahkûm etmeye yönelik talep anlamına gelir. Nişanlılık bu amaçla dava hakkı doğurmaz; evlenme iradesinin serbest olması esastır.
Cayma tazminatı
Evlenmekten vazgeçen tarafın, evlenmemesi hâlinde ödemeyi üstlendiği bedeldir. Kanun bu tür anlaşmaları evlenmeden kaçınma hâlinde dava edilemez kılar.
Ceza şartı
Evlenmeden kaçınma hâlinde ödenmesi öngörülen, borcun ifa edilmemesine bağlanan para cezasıdır. Cayma tazminatıyla birlikte bu madde kapsamında dava edilemez.
Yapılan ödemeler
Nişanlılık sırasında veya nişanlanma nedeniyle bir tarafın diğerine ya da üçüncü kişiye yaptığı ödemelerdir. Evlenmeden kaçınma hâlinde yapılmışsa geri istenemez.

Dava hakkının bulunmaması: hangi şartlar aranır?

  • Taraflar arasında geçerli bir nişanlanma bulunmalıdır; evlenme vaadi olmayan birliktelik bu maddenin kapsamına girmez.
  • Talep, nişanlıyı evlenmeye zorlamaya yönelik olmamalıdır; bu amaçla açılan dava hakkı yoktur.
  • Evlenmeden kaçınma hâlini düzenleyen bir cayma tazminatı veya ceza şartı bulunmalıdır.
  • Bu anlaşmaya dayalı talep dava yoluyla ileri sürülmemelidir.
  • Ödeme yapılmışsa, bu ödemenin geri istenmesi de yapılmamalıdır.

Dava hakkının bulunmaması: hangi sonuçları doğurur?

  • Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı dava edilemez.
  • Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen ceza şartı dava edilemez.
  • Bu anlaşmalara dayanarak yapılmış ödemeler geri istenemez.
  • Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez; evlenmeden kaçınan taraf evlenmeye zorlanamaz.
  • Nişan bozulmasından sonra kararlaştırılan tazminat anlaşmaları evlenmeye zorlama etkisi taşımadığından bu yasağın kapsamı dışındadır.
  • Madde, tazminat anlaşmalarının geçersizliğini düzenlediğinden emredici niteliktedir; bu yasağa aykırı sözleşme kayıtları uygulanamaz.

Evlenmeye zorlama ile tazminat talebi arasındaki fark nedir?

Evlenmenin kendisinin ifasının istenmesi, yani zorlama amacı taşıyan talep, nişanlılık nedeniyle dava edilemez.

Nişanın bozulması sonucunda m.120 uyarınca uygun maddi tazminat istenmesi, evlenmeye zorlama amacı taşımaz.

Zorlama talebi reddedilir; bozulmanın tazminat sonucu ise m.120 kapsamında ileri sürülebilir.

Evlenmeden kaçınma hâli öncesi anlaşma ile nişanın bozulması sonrası anlaşma arasındaki fark nedir?

Evlenmeden kaçınma hâline bağlanan cayma tazminatı veya ceza şartı, evlenmenin zorlanması etkisi taşıdığı için dava edilemez.

Nişan bozulduktan sonra yapılan tazminat anlaşmaları, artık evlenmeye zorlama etkisi taşımadığından geçerli kabul edilir.

Önceden kararlaştırılan cezai bedel talep edilemez; bozulma sonrası kararlaştırılan tazminat ise geçerlidir.

Nişanlılar arası anlaşma ile üçüncü kişi ile anlaşma arasındaki fark nedir?

Nişanlılar arasında kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartı geçersiz ve dava edilemezdir.

Nişanlının üçüncü kişi ile evlenmekten kaçınma hâlinde ceza şartı veya cayma tazminatı ödemeyi üstlenmesi de aynı şekilde kabul edilmemektedir.

Her iki durumda da talep dava konusu yapılamaz; yapılan ödeme geri istenemez.

Dava hakkının bulunmaması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Nişanlılığın kendiliğinden sona ermesi ile evlenmeden kaçınmayı karıştırmak; evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen hükümler yalnızca bu hâle uygulanır.
  • Nişan bozulduktan sonra yapılan tazminat anlaşmasını da geçersiz saymak; bu anlaşmalar evlenme baskısı taşımadığından geçerlidir.
  • Ödeme yapıldığı için ayrıca geri isteme hakkı doğduğunu varsaymak; kanun bu ödemelerin geri istenemeyeceğini açıkça düzenler.
  • Bu maddeyle m.120 uyarınca nişanın bozulmasından doğan maddi tazminatı aynı kurala bağlamak; m.120 haksız bozulmada tazminat verilmesini öngörür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Nişan bozulduktan sonra kararlaştırılan tazminat anlaşmalarının geçerli sayılması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/4093 E., 2024/982 K., 20.02.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Evlenmeye zorlama amacıyla dava açan taraf, nişanlılığın varlığını ve talebin bu amaca yönelik olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Nişanlılığın varlığı, evlenme vaadinin geçerli biçimde verildiğini gösteren delillerle, tanık beyanı ve yazılı kayıtlarla ispat edilir.
  • Cayma tazminatı veya ceza şartının dayanağı olan sözleşme, ileri sürüldüğünde dava edilemezliği karşı tarafın savunması olarak ileri sürülebilir; bu durumda sözleşmenin evlenmeden kaçınma hâline ilişkin olduğunu davacı taraf ispat etmelidir.
  • Yapılan ödemenin geri istenmesi talebinde, ödemenin evlenmeden kaçınma hâli nedeniyle yapıldığı davacı tarafından ispat edilmelidir; ödemenin bu sebebe dayandığı ispat edilirse geri istenemez.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.120: Nişanın haksız bozulması hâlinde uygun maddi tazminat ödenmesini düzenler; bu madde ile zorlama yasağı arasındaki sınırı belirler.
  • 4721 m.121: Manevi tazminatın uygun miktarda para olarak istenebilmesini düzenler; cezai şart ve cayma tazminatı yasağıyla birlikte değerlendirilir.
  • 4721 m.118: Nişanlanmanın kurulmasını ve küçük ile kısıtlının rızasını düzenler; geçerli nişanlılık, bu maddenin uygulanmasının ön koşuludur.

TMK m.120 — Maddî tazminat

TMK m.120, nişanın haksız bozulması hâlinde kusurlu nişanlının karşı tarafa ödeyeceği maddi tazminatı düzenler. Tazminatın kapsamına giren harcama türleri (evlenme amacıyla yapılan harcamalar, katlanılan maddi fedakârlıklar ve nişan giderleri) ile nişanın bozulmasında kusurlu tarafın sorumluluğunun koşulları bu maddede yer alır. Hükümden, nişanlının ana ve babasının veya onlar gibi davranan kişilerin de kendi adlarına tazminat isteyebilmesi yararlanır. Madde, nişanlılığın sona erme hâllerini, hediyelerin geri istenmesini ve manevi tazminatı düzenlemez; bunlar TMK m.119 (hediyeler), TMK m.121 (manevi tazminat) ve TMK m.122 (nişandan dönme ve bozulma hâllerinde ayrıca sonuçlar) kapsamındadır. Maddenin kendisi, nişanlılığın kurulmasına, ehliyet koşullarına ve tazminat davasının usulüne ilişkin ayrıntıyı içermez.

Maddî tazminat: hangi kavramlar bilinmeli?

Nişanın haksız bozulması
Nişanlılardan birinin haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozması ya da nişanın diğer tarafa yüklenebilen bir sebeple bozulmasıdır. Kusur, bozulmaya sebep olan tarafın davranışına dayanır.
Evlenme amacıyla yapılan harcamalar
Nişanlının evleneceğine güvenerek yaptığı ve evlilik ortak yaşamına hazırlık niteliği taşıyan masraflardır. Bu masrafların dürüstlük kuralına uygun olması ve nişanlılık sırasında yapılmış olması gerekir.
Katlanılan maddi fedakârlıklar
Nişanlının evlilik beklentisiyle üstlendiği, malvarlığında azalmaya yol açan ancak harcama niteliği taşımayan maddi yükümlülüklerdir.
Nişan giderleri
Nişan töreni gibi nişanın kendisi için yapılan masraflardır. Kanun bunları evlenme amacıyla yapılan harcamalarla aynı kurala bağlamıştır.
Dürüstlük kuralı
Tazminatın hem masrafların makul sınırını hem de yapılma biçimini belirleyen ölçüttür. Masrafın aşırı olup olmadığı, mahalli âdetler, aile gelenekleri ve tarafların sosyal durumu gözetilerek değerlendirilir.
Uygun tazminat
Tazminatın miktarını belirleyen ölçüttür. Harcamaların tamamının karşılanmasını zorunlu kılmaz; hâkim, dürüstlük kuralına ve olayın özelliklerine göre takdir eder.

Maddî tazminat: hangi şartlar aranır?

  • Nişanın geçerli olarak kurulmuş ve haksız ya da kusura dayalı bir sebeple bozulmuş olması gerekir.
  • Tazminat isteyen tarafın kusursuz olması ve nişanın bozulmasında kusurunun bulunmaması gerekir.
  • Tazminat isteyen tarafın, nişanlanmanın geçerli olduğuna güvenerek evlenme amacıyla harcama yapmış ya da maddi fedakârlıkta bulunmuş olması gerekir.
  • Yapılan harcamaların dürüstlük kuralına uygun olması ve aşırı olmaması gerekir; ancak karşı tarafın rızası varsa aşırılık tazminatı engellemez.
  • Kusursuz nişanlının, kusurlu nişanlıdan uygun bir tazminat talep etmesi gerekir; tazminat ayni ya da bütün harcamaların tam karşılığı olarak değil, uygun miktarda ödenir.
  • Ana ve babanın ya da onlar gibi davranan kişilerin tazminat isteyebilmesi için, harcamaları nişanlılar için yapmış olmaları ve yukarıdaki koşulların onlar bakımından da gerçekleşmiş olması gerekir.

Maddî tazminat: hangi sonuçları doğurur?

  • Kusurlu nişanlı, kusursuz nişanlıya uygun bir tazminat ödemekle yükümlü olur.
  • Nişan giderleri hakkında da aynı tazminat kuralı uygulanır.
  • Ana ve babanın ya da onlar gibi davranan kişilerin, kendi yaptıkları nişanlılar için harcamalar için de uygun tazminat isteme hakkı doğar.
  • Kusursuz nişanlının nişanlılık icabı yaptığı günlük masraflar (çiçek, pasta, gezinti, ziyaret) tazminat kapsamına girmez.
  • Nişanın haklı bir sebeple veya kimsenin kusuru olmaksızın bozulması hâlinde, hiçbir taraf bu madde uyarınca tazminat isteyemez.
  • Karşı tarafın rızasıyla yapılan masraf, aşırı olsa bile tazmin edilebilir.
  • Maddede belirtilen tazminat, yalnız evlenme amacıyla yapılan harcamaları ve fedakârlıkları karşılar; manevi tazminat bu maddenin konusu değildir.

Evlenme amacıyla harcama ile nişan giderleri arasındaki fark nedir?

Evlenme amacıyla yapılan harcamalar, evlilik ortak yaşamına hazırlık niteliğindeki masraflardır (ev kiralama, eşya alımı gibi).

Nişan giderleri, nişan töreni gibi nişanın kendisine ilişkin masraflardır.

Her iki grup da aynı kurala bağlanmıştır; ayrım yalnız kapsamın belirlenmesinde önem taşır.

Nişanlının harcaması ile ana baba ve benzeri kişilerin harcaması arasındaki fark nedir?

Nişanlı, kendi harcamaları için doğrudan tazminat ister.

Ana ve baba veya onlar gibi davranan kişiler, yalnız nişanlılar için yaptıkları harcamalar için tazminat isteyebilir.

Ana baba ya da benzeri kişinin kendi nişan sebebiyle yaptığı masraflar (düğün elbisesi, yol gideri) tazminat kapsamına girmez.

Nişanı kendisi bozan taraf ile karşı tarafın kusuruyla bozulan nişan arasındaki fark nedir?

Nişanı haklı bir sebep olmaksızın bozan taraf, tazminat ödemekle yükümlüdür.

Nişan, taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulmuşsa, o sebebin kusurlu tarafı da sorumludur.

Her iki durumda da sorumluluk kusura dayanır; ancak kusurlu nişanlı kendi kusurundan yararlanamaz.

Kusursuz nişanlı ile kusurlu nişanlı harcaması arasındaki fark nedir?

Kusursuz nişanlının nişanlanmaya güvenerek yaptığı harcamalar tazmin edilebilir.

Kusurlu nişanlının yaptığı harcamalar, dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde karşı tarafa yüklenemez.

Kusurlu tarafın kendi masrafları tazminat konusu olmaz.

Nişan giderleri ile nişanlılık sürecindeki günlük harcamalar: fark nedir?

Nişan giderleri ve evlenme amacıyla yapılan harcamalar bu maddenin kapsamındadır.

Nişanlılık icabı yapılan masraflar (çiçek, pasta, gezinti, ziyaret) bu madde kapsamında tazmin edilmez.

Bu tür masraflar kapsam dışıdır ve kusurlu tarafa yüklenemez.

Maddî tazminat: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Nişanlılık icabı yapılan günlük masrafları (çiçek, pasta, gezinti) tazmin edilebilir harcama saymak; bunlar m.120 kapsamına girmez.
  • Ana ve babanın kendi nişan sebebiyle yaptığı masrafları (düğün elbisesi, yol gideri) tazmin kapsamına almak; bu masraflar nişanlılar için yapılmamıştır.
  • Aşırı olan her masrafın tazmin edilemeyeceğini varsaymak; karşı tarafın rızası varsa aşırı masraf da tazmin edilebilir.
  • Tazminatı harcamaların tam karşılığı saymak; kanun 'uygun bir tazminat' öngörmüştür ve hâkim takdir eder.
  • Manevi tazminatı bu madde kapsamında aramak; manevi tazminat m.121 ile ayrı düzenlenmiştir.
  • Haklı sebebin varlığını her durumda davacının ispatlaması gerektiğini sanmak; nişanı davalı bozmuşsa ispat yükü davalıya geçer.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Nişanın bozulmasının haksız olup olmadığı tespit edildikten sonra, kusurlu tarafın maddi tazminat ödemesi gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5280 E., 2023/5054 K., 01.11.2023; 2. Hukuk Dairesi, 2022/10475 E., 2023/2405 K., 16.05.2023)
  • Nişanı haklı bir sebep olmadan bozan tarafın tazminat ödemesi gerektiği; haklı sebebin varlığını ise nişanı bozan tarafın ispat etmesi gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/6945 E., 2025/7429 K., 17.09.2025; 2. Hukuk Dairesi, 2023/1550 E., 2024/7572 K., 21.10.2024)
  • Yargıtay, maddi tazminat isteminin nişanın haksız bozulmasına dayandığını; manevi tazminatın ise MK m.121 ile ayrıca değerlendirildiğini kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/673 E., 2023/1586 K., 04.04.2023; 2. Hukuk Dairesi, 2022/11304 E., 2023/1430 K., 29.03.2023)
  • Ana ve babanın tazminat talebinin, nişanlılar için yapılmış harcamalarla sınırlı olduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2022/10475 E., 2023/2405 K., 16.05.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Tazminat isteyen taraf, nişanın bozulduğunu ve nişanı kendisinin bozmadığını ispatla yükümlüdür.
  • Nişanı davalı bozmuşsa davacı, haklı bir sebebin bulunmadığını iddia etmekle yetinebilir; haklı sebebin varlığını davalı ispat eder.
  • Karşı taraf, bozulmanın kendi kusuruna dayanmadığını ya da haklı bir sebebin bulunduğunu ispatla yükümlüdür.
  • Harcamaların nişanlılık sırasında evlenme amacıyla yapıldığı, tazminat isteyen tarafça yazılı belge, fatura, makbuz veya tanık ile ispatlanır.
  • Harcamanın karşı tarafın rızasıyla yapıldığını iddia eden taraf, bu rızayı ispatla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.2: Tazminatın miktarı ve masrafların uygunluğu dürüstlük kuralına göre belirlenir; bu, m.120'deki 'dürüstlük kuralı çerçevesinde' ifadesinin dayanağıdır.
  • 4721 m.119: Nişanlılığın evlenme dışındaki sebeplerle sona ermesinde hediyelerin geri istenmesini düzenler; m.120 ile tazminat ve hediye talepleri birlikte değerlendirilir.
  • 4721 m.121: Nişanın haksız bozulması hâlinde manevi tazminatı düzenler; m.120'deki maddi tazminattan ayrı bir talep konusudur.
  • 4721 m.122: Nişanın bozulmasına ilişkin ek sonuçlar ve sorumluluğun kapsamını düzenler; m.120 ile birlikte uygulanır.

TMK m.121 — Manevî tazminat

MK 121, nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat istemesini düzenler. Hükmün konusu manevi tazminat talep hakkının koşullarıdır: kişilik hakkının saldırıya uğraması, nişanın bozulmasıyla bağlantı ve karşı tarafın kusuru. Madde, nişanlılar arasındaki ilişkiye ve nişanın bozulmasına bağlanan kişilik hakkı saldırılarına uygulanır. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesi, tazminatın ödeme biçimi ve diğer kişilik hakkı ihlallerinde manevi tazminat (m.25, TBK m.56 ve TBK m.58) madde kapsamında düzenlenmez; bunlar genel kişilik hakkı hükümlerinde ve Borçlar Kanunu'nda yer alır. Maddi tazminat talebi ve nişan hediyelerinin iadesi de bu maddenin konusu değildir.

Manevî tazminat: hangi kavramlar bilinmeli?

Nişanın bozulması
Evlenme vaadinin, nişanlılardan birinin veya her ikisinin iradesiyle ortadan kaldırılmasıdır. Maddenin uygulanması için nişanın bozulmasının bu hükme dayanak olan olaya bağlı olması gerekir.
Kişilik hakkının saldırıya uğraması
Nişanın bozulması nedeniyle nişanlının kişilik değerlerinin, örneğin onur, şeref, ruh ve beden sağlığının zedelenmesidir. Salt bozulmanın yol açtığı üzüntü tek başına her olayda yeterli sayılmaz; somut manevi zararın varlığı aranır.
Kusur
Nişanın bozulmasında veya bozulmaya doğrudan bağlı davranışlarda karşı tarafın sorumlu tutulabilmesi için gereken kusurdur. Eski MK 85'ten farklı olarak burada karşı tarafın kusursuz olması aranmaz; kusur derecesi karşılaştırılır.
Manevi tazminat
Kişilik hakkının saldırıya uğramasından doğan acı, elem ve ızdırabı karşılamak üzere ödenen paradır. Miktarı hâkim tarafından uygun biçimde takdir edilir.

Manevî tazminat: hangi şartlar aranır?

  • Nişanın bozulmuş olması gerekir.
  • Nişanın bozulması nedeniyle tarafın kişilik hakkının saldırıya uğramış olması gerekir.
  • Saldırı ile nişanın bozulması arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.
  • Manevi tazminat isteyen tarafın kusursuz olması aranmaz; ancak diğer tarafın kusurlu olması gerekir.
  • Kusur, çoğu zaman nişanın haklı sebep olmadan bozulmasında veya bozulmaya bağlı davranışlardadır; kusurun ağır olması şart değildir.
  • Kusurlu tarafa karşı manevi tazminat talebinde bulunulması ve hâkimin uygun miktarda para takdir etmesi gerekir.

Manevî tazminat: hangi sonuçları doğurur?

  • Şartlar gerçekleşirse, kusurlu taraf manevi tazminat olarak uygun miktarda para ödemek zorunda kalır.
  • Kusur yalnız karşı tarafta bulunuyorsa talep hakkı doğar; isteyen tarafın hiç kusuru bulunmaması aranmaz.
  • Nişanın bozulması kusursuz bir biçimde gerçekleşmişse veya kişilik hakkı saldırıya uğramamışsa manevi tazminat talep edilemez.
  • Sağlığın bozulması gibi bir zarar gerçekleşmişse, bu zarar ile nişanın bozulması arasında uygun illiyet bağı bulunduğu ispatlandığında tazminat talep edilebilir.
  • Maddede miktar veya ödeme biçimi belirtilmediğinden tazminat hâkim tarafından takdir edilir.
  • Hüküm, nişanlılık ilişkisine özgü bir düzenlemedir; kusursuz kişilik hakkı saldırısına ilişkin diğer hükümlere dayanılması ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Eski MK 85 ile MK 121 arasındaki fark nedir?

Eski MK 85, manevi tazminat isteyen nişanlının kusursuz olmasını ve manevi zararın ağır olmasını aramaktaydı.

MK 121, isteyen nişanlının kusursuz olmasını aramaz; kusur karşılaştırılır.

İsteyenin kusuru bulunsa bile diğer tarafın daha kusurlu olması halinde talep dinlenebilir.

Nişanın bozulması sırasındaki kusur ile bozulmadan sonraki bağlantılı kusur arasındaki fark nedir?

Nişanın bozulmasının kendisinde kusur bulunması bu maddenin doğrudan konusudur.

Nişanın bozulmasından sonra, bozmaya doğrudan bağlı kusurlu davranışlar da madde kapsamına alınabilir.

Örneğin bozulmadan sonra şeref ve haysiyeti zedeleyici söylentiler yayan nişanlıya karşı MK 121 uyarınca dava açılabilir.

MK 121 ile genel kişilik hakkı hükmü (MK 25, TBK m.58) arasındaki fark nedir?

MK 121, nişanın bozulması nedeniyle saldırıya uğrayan tarafa özel bir talep hakkı tanır.

Genel hükümler, nişanın bozulması dışındaki kişilik hakkı ihlallerini kapsar.

Nişanlılık ilişkisinden doğan olayda MK 121 esas alınır; bu tür olaylara genel hükmün uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır.

Manevî tazminat: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Eski MK 85'teki kusursuzluk ve ağır zarar koşullarını MK 121'e taşımak; isteyen tarafın kusurunun bulunmamasının aranmadığını gözden kaçırmak.
  • Nişanın bozulmasının tek başına her olayda manevi tazminat gerektireceğini varsaymak; somut manevi zararın ispatını atlamak.
  • Nişanın bozulmasından sonra bağlantılı olarak yapılan kusurlu davranışları MK 121 kapsamı dışında bırakmak.
  • Sağlık zararında nişanın bozulması ile zarar arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmeden tazminat hesaplamak.
  • Hâkimin takdir yetkisini, maddi tazminat miktarına bağlı bir oran gibi uygulamak; manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme yaratmayacak biçimde takdir edilmesi gerektiğini gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Nişanlılığın uzun sürmüş olmasının tek başına manevi tazminat için yeterli sayılmadığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2022/11304 E., 2023/1430 K., 29.03.2023)
  • Küçük bir yerleşim biriminde nişanın bozulmasının, özellikle kadın nişanlı için tek başına manevi zarar doğurabileceği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2022/11304 E., 2023/1430 K., 29.03.2023)
  • Nişanın bozulması nedeniyle maddi tazminat talebi ile birlikte değerlendirilen davalarda, sırf nişanın bozulması üzerine MK 121 uyarınca manevi tazminatın reddine karar verilmesi hatalı bulunmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5280 E., 2023/5054 K., 01.11.2023)
  • Karşı dava ile nişanlının sergilediği davranışlar nedeniyle manevi tazminat talep edilebileceği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2022/11304 E., 2023/1430 K., 29.03.2023)
  • Nişanın bozulması ile ortaya çıkan manevi zarar arasında illiyet bağının aranması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/1550 E., 2024/7572 K., 21.10.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Manevi tazminat talebinde bulunan nişanlı, nişanın bozulmuş olduğunu, kişilik hakkının saldırıya uğradığını ve karşı tarafın kusurlu olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Nişanın bozulması ve kusur, nişan ilişkisine ilişkin yazılı belgeler, tanık beyanları ve taraf anlatımları ile ispatlanabilir.
  • Kişilik hakkının saldırıya uğradığı ve manevi zararın varlığı, somut delillerle (örneğin tedavi kayıtları, sosyal çevre tanıkları) ortaya konulmalıdır.
  • Karşı taraf, haklı sebebin varlığını ya da kusurunun bulunmadığını ileri sürerek savunma yapabilir ve bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
  • Sağlık sorunu ileri sürülüyorsa, nişanın bozulması ile sağlık sorunu arasındaki uygun illiyet bağı tıbbi raporlarla ispatlanmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.25: Kişilik hakkının genel korunma hükmüdür; nişanın bozulması dışındaki saldırılarda manevi tazminat istemine dayanak olur. MK 121 ile birlikte değerlendirildiğinde özel düzenleme ile genel düzenleme arasındaki ilişki belirlenir.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.58: Kişilik hakkının hukuka aykırı saldırısında manevi tazminat talebine ilişkin genel hükümdür; nişanın bozulmasında MK 121'in uygulanmadığı ya da yanında değerlendirildiği durumlarda ilgilidir.
  • 4721 sayılı Kanun m.120: Nişan ve nişanın bozulmasına ilişkin genel hükümler arasında yer alır; nişanın bozulmasının hukuki çerçevesini çizer.

TMK m.122 — Hediyelerin geri verilmesi

Bu madde, evlenme dışındaki bir sebeple sona eren nişanlılıkta nişanlılar ile ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların birbirlerine verdikleri alışılmışın dışındaki hediyelerin geri istenmesini düzenler ve geri verilemeyen hediyeler bakımından sebepsiz zenginleşme hükümlerine yollama yapar. Kapsam, hediyeyi veren kişinin geri isteme hakkı ile hediyenin aynen ya da mislen iadesinin mümkün olmaması halini içerir. Madde, nişanın bozulmasına bağlı maddi ve manevi tazminatı düzenlemez (m.121). Nişanlılığın sona ermesinden doğan talep haklarının zamanaşımını düzenlemez (m.123). Evlenmeyi zorlamaya ilişkin dava hakkının bulunmadığı hâller ve nişanlılığın kendiliğinden sona ermesi de bu maddenin konusu değildir (m.120, m.121). Yüklemeli ya da sebepsiz zenginleşme kurallarının ayrıntısı ise TBK hükümlerinde yer alır.

Hediyelerin geri verilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Alışılmışın dışındaki hediye
Nişanlılık sırasında veya nişanlanmanın verdiği yakınlıkla, değeri ve türü bakımından olağan karşılıklı armağan sınırını aşan şeylerdir. Ölçü, yerel örf, günün şartları ve tarafların mali ve sosyal durumudur; takdir hâkime aittir.
Geri isteme hakkı
Hediyeyi veren nişanlının, ana ve babanın ya da onlar gibi davrananın, nişanlılığın evlenme dışındaki bir sebeple sona ermesi üzerine hediyeyi geri talep edebilme yetkisidir. Kusur şartına bağlı değildir, bu nedenle kusurlu taraf da hediyesini geri isteyebilir.
Aynen veya mislen iade
Hediyenin kendisinin ya da piyasadan temin edilebilen aynı cins, nitelik ve miktardaki bir şeyin verilmesidir. Misli bir şey piyasadan temin edilerek iade edilmek zorundadır; bedel ödemekle yetinilemez.
Sebepsiz zenginleşme
Hediyenin aynen veya mislen geri verilemediği hâllerde başvurulan, TBK m.77 vd. hükümlerinde düzenlenen iade yoludur. Elden çıkarmanın iyi ya da kötü niyetli olmasına göre iadenin kapsamı belirlenir.
Ayni dava değil şahsi dava
Hediye verilmekle mülkiyet alıcıya geçtiğinden, verenin iade talebi ayni hakka değil şahsi bir talebe dayanır.

Hediyelerin geri verilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Nişanlılığın evlenme dışındaki bir sebeple sona ermiş olması gerekir; evlenme ile sona eren nişanlılıkta geri isteme söz konusu olmaz.
  • Geri istenecek şey, nişanlılık sebebiyle verilmiş bir hediye olmalıdır; nişanlılık hediyenin saiki niteliğindedir, başka bir sebeple verilen şey kapsama girmez.
  • Hediye alışılmışın dışında olmalıdır; bu ölçüt hâkim tarafından takdir edilir ve gerektiğinde bilirkişiye başvurulur.
  • Talep, hediyeyi veren nişanlı, ana ve baba ya da onlar gibi davranan kişi tarafından ileri sürülmelidir; hediyeyi alan tarafın kusurlu olup olmaması aranmaz.
  • Hediye aynen veya mislen geri verilebilmelidir; aksi hâlde sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
  • Geri verme borcunun kapsamı, hediyenin aynen veya mislen iadesi mümkün olduğunda bu yolla, değilse sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde belirlenir.

Hediyelerin geri verilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, alışılmışın dışındaki hediyeler verenler tarafından geri istenebilir.
  • Hediye aynen geri verilebiliyorsa iade aynen yapılır.
  • Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
  • Nişanlılık evlenmeyle sona ererse m.122 uygulanmaz ve hediyeler geri istenemez.
  • Hediyenin geri istenmesi kusura bağlı değildir; nişanın bozulmasında kusurlu olan taraf da verdiği hediyeyi geri isteyebilir.
  • Alışılmış nitelikteki hediyeler m.122 kapsamında geri istenemez; bunların iadesi ancak diğer hükümlere göre belirlenebilir.

Alışılmışın dışındaki hediye ile alışılmış hediye arasındaki fark nedir?

Değeri ve türü, yerel örf ve tarafların mali durumu düşünüldüğünde olağan karşılıklı armağan sınırını aşan hediyeler kapsama girer.

Olağan sınırda kalan, mutat hediyeler kapsam dışındadır.

Olağan hediyenin geri istenmesi m.122 kapsamında değildir; ancak bağışlama ya da sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayrıca değerlendirilebilir.

Aynen-mislen iade ile sebepsiz zenginleşme arasındaki fark nedir?

Hediye aynen veya mislen geri verilebiliyorsa, m.122 birinci fıkra uyarınca doğrudan iade talep edilir.

Hediye aynen ve mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

Misli bir hediye bozdurulup harcanmış olsa bile piyasadan temin edilerek iade edilmelidir; yalnızca bedel ödenmesi yeterli değildir.

Sebepsiz zenginleşme için iyi niyetli ile kötü niyetli alıcı arasındaki fark nedir?

Hediyeyi alan iyi niyetli ise, iadenin kapsamı TBK m.79 kapsamında zenginleşmenin kalması ölçüsünde sınırlanır.

Hediyeyi alan kötü niyetli ise, TBK m.80 uyarınca iade yükümü daha geniştir.

Elden çıkarmanın iyi ya da kötü niyetle yapılması, iade kapsamını belirler.

Hediye ile başlık, ağırlık, kalın, drahoma arasındaki fark nedir?

Nişanlının ya da ana ve babanın diğer nişanlının ana ya da babasına verdiği para veya mallar, madde kapsamındaki hediye sayılmaz.

Nişanlının diğer nişanlıya ya da onu temsilen babasına veya başka bir kimseye verdiği şeyler m.122 kapsamına girer.

Kapsam dışı kalan şeylerin geri istenmesi yalnızca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre mümkündür.

Hediyelerin geri verilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Hediyenin alışılmışın dışında olup olmadığını yalnızca değer üzerinden hesaplamak; yerel örf, günün şartları ve tarafların mali durumunu göz ardı etmek.
  • Kusurlu nişanlının hediyesini geri isteyemeyeceğini varsaymak; geri isteme hakkı kusura bağlı değildir.
  • Misli bir hediyenin karşılığını yalnızca bedel olarak ödemek; misli hediye piyasadan temin edilerek iade edilmelidir.
  • Ana ve babanın diğer nişanlının ana ya da babasına verdiği paraları m.122 kapsamında geri istemeye çalışmak; bu şeyler ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir.
  • Hediye aynen veya mislen iade edilemediğinde m.122'ye dayanmaya devam etmek; bu hâlde sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Alışılmışın dışındaki hediye olup olmadığının, hâkimin yerel örf, günün şartları ve tarafların mali ve sosyal durumu dikkate alınarak takdir edilmesi kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/6487 E., 2024/8165 K., 01.11.2024)
  • Hediyelerin geri istenmesinde kusur şartının aranmadığı, nişanın bozulmasında kusurlu olan tarafın da hediyelerini geri isteyebileceği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/6945 E., 2025/7429 K., 17.09.2025)
  • Mahkemelerin hediyenin değerini belirlemek için gerektiğinde bilirkişiye başvurduğu görülmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/6487 E., 2024/8165 K., 01.11.2024)
  • Nişanlılığın evlenme dışındaki bir sebeple sona erdiği hâllerde iade talebinin dinlendiği, evlenmeyle sona eren hâllerde ise talebin reddedildiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/1550 E., 2024/7572 K., 21.10.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Hediyeyi geri isteyen taraf, nişanlılığın evlenme dışındaki bir sebeple sona erdiğini ve hediyenin nişanlılık sebebiyle verildiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu husus nişan ve verilme durumunun tanık ve belgeyle gösterilmesiyle ispatlanır. (2. Hukuk Dairesi, 2024/6487 E., 2024/8165 K., 01.11.2024)
  • Hediyenin alışılmışın dışında olduğunu iddia eden taraf, değeri ve tarafların durumunu ortaya koymakla yükümlüdür; değer tespiti için bilirkişi incelemesi yapılabilir.
  • Hediyenin aynen veya mislen iade edilemediğini ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür; karşı taraf iadenin mümkün olduğunu gösterebilir.
  • Hediyeyi alan taraf, hediyeyi harcadığını ya da elden çıkardığını ileri sürüyorsa, bu savunmayı ve elden çıkarmanın iyi ya da kötü niyetle yapıldığını ispatlamakla yükümlü olabilir.
  • Hediyenin verildiğine dair yazılı bir belge bulunmaması hâlinde taraflar tanık ve diğer delillerle ispat yapabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.121: Nişanın bozulmasında kusurlu tarafın maddi ve manevi tazminat sorumluluğunu düzenler; m.122 hediye iadesini, m.121 ise tazminatı düzenler ve iki talep birbirinden ayrıdır.
  • 4721 sayılı Kanun m.123: Nişanlılığın sona ermesinden doğan talep haklarının bir yıllık zamanaşımını düzenler ve bu süre hediye iadesi talebine de uygulanır.
  • 4721 sayılı Kanun m.120: Evlenmeye zorlama amacıyla dava hakkının bulunmadığını ve cayma tazminatının istenemeyeceğini düzenler; m.122 kapsamındaki iade ile ilişkisi bu bağlamda sınırlıdır.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.77: Hediyenin aynen veya mislen iade edilemediği hâllerde uygulanacak sebepsiz zenginleşme hükümlerinin başlangıcını oluşturur.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.79: Sebepsiz zenginleşmede iyi niyetli zenginleşen tarafın iade yükümünün kapsamını belirler.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.80: Kötü niyetli zenginleşen tarafın iade yükümünün kapsamını belirler.

TMK m.123 — Zamanaşımı

Madde, nişanlılığın sona ermesinden doğan dava haklarının zamanaşımına uğrama süresini düzenler; bu süre sona ermenin üzerinden bir yıldır. Hüküm, nişanlılık ilişkisinin sona ermesi nedeniyle doğan dava hakları bakımından nişanlılar arasında uygulanır. Madde, nişanlılığın bozulmasına bağlı tazminat ve iade gibi taleplerin esasını ve bunların hangi koşullarda doğacağını düzenlemez (m.121 ve m.122). Ayrıca zamanaşımının başlaması, durması ve kesilmesi (m.156 ve ilgili hükümler) ile genel zamanaşımı süreleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.

Zamanaşımı: hangi kavramlar bilinmeli?

Zamanaşımı
Hakkın varlığını korumakla birlikte, borçlu tarafından def'i olarak süresinde ileri sürüldüğünde alacaklının dava yoluyla talep edebilmesini engelleyen süre sonucudur. Zamanaşımı hakkı kendiliğinden sona erdirmez.
Nişanlılığın sona ermesi
Nişanlılık ilişkisinin evlenme dışındaki bir sebeple bitmesi anını ifade eder. Süre, bu anın üzerinden hesaplanır; dava hakkının doğduğu tarih değil, ilişkinin sona erdiği tarih esas alınır.

Zamanaşımı: hangi şartlar aranır?

  • Nişanlılık ilişkisinin sona ermiş olması gerekir.
  • Sona erme ile doğan bir dava hakkının bulunması gerekir.
  • Sona ermenin üzerinden bir yıl geçmiş olması gerekir.
  • Zamanaşımının borçlu tarafından def'i olarak süresinde ileri sürülmesi gerekir; mahkeme bunu resen dikkate alamaz.

Zamanaşımı: hangi sonuçları doğurur?

  • Bir yıllık süre dolduğunda dava hakkı zamanaşımına uğrar.
  • Zamanaşımı def'i borçlu tarafından süresinde ileri sürülürse dava reddedilir.
  • Zamanaşımı hakkı kendiliğinden sona erdirmez; borçlu gönüllü olarak ödeme yapabilir.
  • Borçlu zamanaşımı def'ini ileri sürmezse mahkeme bunu resen dikkate alamaz.

Nişanlılık sona ermesi zamanaşımı ile genel zamanaşımı arasındaki fark nedir?

Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, bu maddede yer alan bir yıllık süreye tabidir.

Bu maddede düzenlenmeyen diğer dava hakları, genel zamanaşımı sürelerine tabidir.

Nişanlılık kaynaklı dava hakkı, bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; genel süreler uygulanmaz.

Zamanaşımı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Süreyi dava hakkının doğduğu tarihten değil, nişanlılığın sona erdiği tarihten saymak.
  • Zamanaşımını hâkimin kendiliğinden dikkate alabileceğini varsaymak.
  • Bir yıllık süreyi nişanlılığın bozulmasından değil, yalnızca tazminat talebinin ileri sürüldüğü tarihten itibaren hesaplamak.
  • Zamanaşımı süresinin hak düşürücü süre gibi işlediğini düşünmek ve hakkın kendiliğinden sona erdiğini kabul etmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Zamanaşımının bir def'i olduğu ve borçlunun süresinde ileri sürmediği hallerde mahkemenin bunu kendiliğinden göz önüne alamayacağı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/6125 E., 2023/5027 K., 01.11.2023)
  • Zamanaşımı ileri sürüldüğünde dava hakkının dava yoluyla talep edilebilirliğinin ortadan kalktığı, buna karşın alacak hakkının varlığını koruduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/3768 E., 2024/1912 K., 19.03.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2022/10475 E., 2023/2405 K., 16.05.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Zamanaşımı def'ini ileri süren taraf, nişanlılığın sona erdiği tarihi ve bu tarihten itibaren bir yılın geçtiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Nişanlılığın sona erme tarihi, nişanlılık süresine ilişkin tanık beyanları, yazışmalar veya nişanın bozulduğuna dair belgelerle ispatlanabilir.
  • Davacı, sürenin durduğunu veya kesildiğini iddia ederse bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.121: Nişanlılığın bozulmasından doğan tazminat yükümlülüğünü düzenler; m.123'teki bir yıllık sürenin konusu olan dava haklarının kaynağıdır.
  • 4721 m.122: Nişanlılığın bozulması nedeniyle hediyelerin iadesi gibi taleplerin dayanağıdır; bu talepler m.123 kapsamındaki dava haklarıdır.
  • 4721 m.156: Zamanaşımının kesilmesi ve durmasına ilişkin genel hükümleri içerir; m.123 süresinin işleyişine uygulanabilir.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir yılm.123Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

18 karar
  1. 2024/29 E., 2024/226 K., 25.12.2024
    İlgili madde: m.121
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2017/1501 E., 2018/2044 K., 27.12.2018
    İlgili madde: m.118
  3. 2. Hukuk Dairesi, 2025/6945 E., 2025/7429 K., 17.09.2025
    İlgili madde: m.120, m.121, m.122
  4. 2. Hukuk Dairesi, 2024/6487 E., 2024/8165 K., 01.11.2024
    İlgili madde: m.122
  5. 2. Hukuk Dairesi, 2023/1550 E., 2024/7572 K., 21.10.2024
    İlgili madde: m.120, m.121, m.122
  6. 2. Hukuk Dairesi, 2023/3768 E., 2024/1912 K., 19.03.2024
    İlgili madde: m.123
  7. 2. Hukuk Dairesi, 2023/4093 E., 2024/982 K., 20.02.2024
    İlgili madde: m.119
  8. 2. Hukuk Dairesi, 2023/5280 E., 2023/5054 K., 01.11.2023
    İlgili madde: m.120, m.121
  9. 2. Hukuk Dairesi, 2023/6125 E., 2023/5027 K., 01.11.2023
    İlgili madde: m.123
  10. 2. Hukuk Dairesi, 2022/10475 E., 2023/2405 K., 16.05.2023
    İlgili madde: m.120, m.122, m.123
Diğer 8 karar
  1. 2. Hukuk Dairesi, 2023/673 E., 2023/1586 K., 04.04.2023
    İlgili madde: m.120, m.122
  2. 2. Hukuk Dairesi, 2022/11304 E., 2023/1430 K., 29.03.2023
    İlgili madde: m.120, m.121, m.122
  3. 2. Hukuk Dairesi, 2022/9668 E., 2023/321 K., 23.01.2023
    İlgili madde: m.118
  4. 1. Hukuk Dairesi, 2014/14938 E., 2016/3652 K., 28.03.2016
    İlgili madde: m.118
  5. 2. Hukuk Dairesi, 2015/3027 E., 2015/17574 K., 06.10.2015
    İlgili madde: m.118
  6. 2. Hukuk Dairesi, 2015/1133 E., 2015/15257 K., 09.09.2015
    İlgili madde: m.118
  7. 2. Hukuk Dairesi, 2014/27215 E., 2015/12625 K., 15.06.2015
    İlgili madde: m.118
  8. Birinci Bölüm, 2015/2089 E., 04.07.2018
    İlgili madde: m.121

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 3.1. Aile Hukuku - Evlenme bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış