Amme Alacakları Kanunu › Genel esaslar

Tecil, tehir, gecikme zammı

Amme Alacakları Kanunu m.48–53Vergi ve Vergi Usul HukukuSon değişiklik: 18.05.2017 (m.48/A)

Kısaca

6183 sayılı Kanun m.48, amme alacaklarının vadesinde ödenememesi veya haciz ve paraya çevirme işlemlerinin borçluyu çok zor duruma düşürmesi hâlinde, alacağın faiz alınarak tecil edilmesinin şartlarını düzenler.

Kapsam

Bu konu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.48–53 hükümlerini kapsar.

Amme Alacakları Kanunu m.48 — Tecil

6183 sayılı Kanun m.48, amme alacaklarının vadesinde ödenememesi veya haciz ve paraya çevirme işlemlerinin borçluyu çok zor duruma düşürmesi hâlinde, alacağın faiz alınarak tecil edilmesinin şartlarını düzenler. Tecil talebinin yazılı yapılması ve teminat gösterilmesi, teminat aranmayan üst tutar, tecil süresinin üst sınırı, reddedilen talebin ödeme süresi, tecil yetkisinin kimlerde olduğu, haczin teminat yerine geçmesi ve tecil şartlarına aykırılığın sonucu bu maddede yer alır. Madde, tecil edilen borcun faiz oranını tek tek belirlemez ve gecikme zammı ile tecil faizinin hesabını ayrıntılı göstermez. Tecil faizinin hesabı ve gecikme zammı konusu bu maddenin dışındadır. Amme alacağının haciz yoluyla takibi (6183 sayılı Kanun'un haciz hükümleri) ve paraya çevirme usulü de bu maddede düzenlenmez. Maddenin uygulandığı taraf, amme alacaklısı idare ile amme borçlusudur.

Tecil: hangi kavramlar bilinmeli?

Tecil
Vadesi gelmiş amme alacağının ödeme zamanının ileri bir tarihe ertelenmesi ve bu süre için faiz alınarak borcun taksitlendirilmesidir. Tecil, alacağın kendisini ortadan kaldırmaz; yalnızca ödeme vadesini değiştirir.
Amme borçlusunu çok zor duruma düşürmesi
Borcun vadesinde ödenmesinin ya da haciz ve paraya çevirmenin borçlunun ekonomik durumunu ağır biçimde bozacak olması halidir. Bu ölçüt, borçlunun talebinin değerlendirilmesinde esas alınır.
Zorunlu teminat
Tecil talebinin kabulü için borçlu tarafından gösterilmesi gereken, değeri belirli bir tutarı karşılayan güvencedir. Madde metninde yazılı talep, bir milyon Türk lirasını aşan kısmın yarısı oranında hesaplanır.
Mahcuz mal teminatı
Tecil talebinden önce ya da tecil sırasında haciz yapılmışsa, haczedilen malın değerinin teminat yerine geçmesidir. Haczedilen malın değeri tecil edilen borç tutarına göre belirlenir.
Tecil yetkilisi
Tecil salahiyetini kullanan ve bu salahiyeti devredebilen makamlardır. Devlet alacaklarında ilgili vekiller, vilayet hususi idaresi alacaklarında valiler, belediye alacaklarında belediye reisleri bu yetkiyi taşır.

Tecil: hangi şartlar aranır?

  • Amme borcunun vadesinde ödenmesinin veya haciz ve paraya çevirme işlemlerinin borçluyu çok zor duruma düşürecek olması gerekir.
  • Borçlunun tecil talebini yazılı olarak yapmış olması gerekir.
  • Amme alacağının 72 ayı geçmeyen bir süre için tecil edilmesi gerekir.
  • Tecil faiz alınarak yapılmalıdır.
  • Teminat gösterilmiş olmalıdır; ancak amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı bir milyon Türk lirasını aşmadığında teminat şartı aranmaz.
  • Bir milyon Türk lirasını aşan borçlarda gösterilmesi zorunlu teminat tutarı, bu tutarı aşan kısmın yarısıdır. Cumhurbaşkanı bu tutarı artırma, indirme veya kanuni tutara döndürme yetkisine sahiptir.
  • Talebin reddedilmesi hâlinde borçlu, reddin tebliğinden itibaren idarece verilebilecek 30 güne kadar olan ödeme süresi içinde borcunu öderse, alacak ödendiği tarihe kadar faizle tecil edilmiş sayılır.
  • Tecil yetkilisi, tecil edilecek alacakların tür ve tutarını, borçlunun faaliyetine devam edip etmediğini ve taksit zamanlarını belirleyebilir.

Tecil: hangi sonuçları doğurur?

  • Tecil talebi yazılı yapılmış ve gerekli teminat gösterilmişse, amme alacağı faiz alınarak tecil edilebilir.
  • Tecil edilen borçların toplamı bir milyon Türk lirasını aşmıyorsa teminat aranmaz; aşıyorsa aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilir.
  • Talebi reddedilen borçlu, reddin tebliğinden itibaren verilen 30 güne kadar olan süre içinde borcu öderse, alacak ödeme tarihine kadar faizle tecil edilmiş sayılır.
  • Haciz yapılmışsa mahcuz mal değeri oranında teminat yerine geçer.
  • Tecil edilen borcun ödenmesiyle birlikte, borcun tamamını karşılayan hacizler ödemeler oranında kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir.
  • Tecil şartlarına uyulmaması, teminatın değer kaybetmesi, mahcuz malların tamamlanmaması veya yerlerine yenilerinin gösterilmemesi hâllerinde amme alacağı muaccel olur.
  • Tecil edilen alacağın gecikme zammı uygulanmayan alacaklardan olması hâlinde ödenen tecil faizleri iade edilmez ve mahsup edilmez.

Teminatlı tecil ile teminatsız tecil arasındaki fark nedir?

Tecil edilen borçların toplamı bir milyon Türk lirasını aşmayan borçlu için teminat şartı aranmaz.

Toplam bir milyon Türk lirasını aşan borçlarda teminat gösterilmesi zorunludur ve bu tutarı aşan kısmın yarısı kadar teminat istenir.

Tutar sınırı aşılmadığı sürece borçlunun teminat göstermesi gerekmez; aşıldığında teminat tutarı aşan kısma göre belirlenir. Cumhurbaşkanı bu tutarı değiştirebilir.

Talebin kabulü ile talebin reddi arasındaki fark nedir?

Borçlunun tecil talebi uygun görülerek kabul edilirse, alacak faizle tecil edilir.

Talep uygun görülmeyerek reddedilirse borçlu, reddin tebliğinden itibaren verilen 30 güne kadar olan süre içinde borcu öderse, ödeme tarihine kadar faizle tecil sayılır.

Reddedilen borçlu, ödeme süresi içinde öderse tecil hükmünden yararlanır; süre kaçırılırsa bu imkân ortadan kalkar.

Haciz yapılmış ile haciz yapılmamış tecil arasındaki fark nedir?

Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat yerine geçer.

Haciz yapılmamışsa teminatın borçlu tarafından ayrıca gösterilmesi gerekir.

Haczedilmiş mal, teminat yükümlülüğünü karşılar; ödemeler arttıkça mahcuz mal da kademeli olarak serbest kalır.

Genel tecil ile mücbir sebep kapsamındaki tecil arasındaki fark nedir?

Genel tecilde madde metninde yazılı faiz alınarak tecil yapılır ve azami süre 72 aydır.

Maliye Bakanlığınca 213 sayılı Kanuna göre ilan edilen mücbir sebep kapsamındaki borçlarda tecil yetkisi, faiz alınmadan veya daha düşük faizle kullanılabilir.

Mücbir sebep kapsamındaki borçlarda faiz uygulaması farklıdır; genel tecil kuralı ise faiz alınmasını öngörür.

Tecil: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metnindeki 72 ayı, tecil süresi için her zaman kullanılabilecek bir hak gibi görmek; üst sınırın aşılamayacağını ve bu süreyi geçen tecil taleplerinin kabul edilemeyeceğini gözden kaçırmak.
  • Bir milyon Türk lirasını aşan tutarlarda teminatı tüm borç üzerinden hesaplamak; yalnız aşan kısmın yarısının teminat olarak istendiğini unutmak.
  • Tecil talebinin reddi hâlinde 30 günlük süreyi, talebin yapıldığı tarihten itibaren saymak; sürenin reddin tebliğinden başladığını gözden kaçırmak.
  • Haciz yapılmış olmasını teminat şartının tamamen ortadan kalktığı anlamında yorumlamak; mahcuz malın değeri ile tecil borcu arasındaki farkın teminat olarak değerlendirilmesi gerektiğini ihmal etmek.
  • Mücbir sebep kapsamındaki borçlarda genel tecil kuralındaki faiz şartını aynen uygulamak; bu hâlde faizsiz veya daha düşük faizli tecil mümkündür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tecil talebinin reddedilmesi hâlinde borçlunun 30 günlük ödeme süresi içinde yaptığı ödemenin, tecil hükmünü doğuracağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1617 E., 2025/150 K., 30.01.2025)
  • Tecil talebinin kabulü için maddenin aradığı yazılı başvuru ve teminat şartlarının yerine getirilmemesi, tecilin kurulmasına engel sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/327 E., 2017/1070 K., 07.06.2017)
  • Tecilli taksitlerin ödenmemesi hâlinde amme alacağının muaccel olacağı ve tecil hükmünün sona ereceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/91 E., 2025/599 K., 08.10.2025)
  • Tecile dayanılan iflas ve yapılandırma dosyalarında, tecil edilen borçların hangi tahsil dairesi bazında toplanacağı tartışmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1799 E., 2025/599 K., 24.04.2025)
  • Tecilin 6183 sayılı Kanunun 48. maddesi kapsamında yapıldığının kabul edildiği hâllerde, faiz hesabının ne şekilde yapılacağı sorunu uygulamada ayrıca tartışılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1617 E., 2025/150 K., 30.01.2025)
  • Sosyal güvenlik prim borçlarının tecilinde bu maddenin uygulanabileceği ve aynı kuralın Kurum alacaklarına da işletildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/91 E., 2025/599 K., 08.10.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Tecil talebini ileri süren borçlu, talebin yazılı yapıldığını ve amme borcunun ödenmesinin ya da haciz ve paraya çevirmenin kendisini çok zor duruma düşüreceğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Teminat gösterildiğini, gösterilen teminatın madde metnindeki tutarı karşıladığını borçlu belgeleriyle ispatlar; teminat yerine geçen haciz varsa haciz tutanağı ile ispat edilir.
  • Tecil edilen borçların toplamının bir milyon Türk lirasını aşıp aşmadığı, alacaklı tahsil daireleri bazında yapılan dökümle belirlenir; bu hesabın doğruluğu borçlu tarafından ilgili belgelerle ortaya konur.
  • Tecil şartlarına uyulmadığı iddiası idare tarafından ileri sürülür ve ödeme kayıtlarıyla ispatlanır.
  • Reddin tebliğ tarihi, 30 günlük ödeme süresinin başlangıcı olduğundan, tebliğ belgesi ile ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Kanun: Maliye Bakanlığınca ilan edilen mücbir sebep hâlinde tecil yetkisinin faiz alınmadan veya daha düşük faizle kullanılmasına ilişkin özel rejimin dayanağıdır.
  • 6183 sayılı Kanun: Haciz ve paraya çevirme işlemleri ile ilgili hükümler, bu maddedeki hacizle teminat ilişkisinin uygulanmasında tamamlayıcıdır; ayrıntılı haciz usulü bu maddede düzenlenmemiştir.

Amme Alacakları Kanunu m.48/A — Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili

6183 sayılı Kanun'un 48/A maddesi, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim, harç ve cezalar ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammından doğan amme alacaklarında, çok zor durum hâlinde teminatlı ya da teminatsız tecil şartlarını düzenler. Düzenlenen konular; tecil şartları (başvuru, mükellefiyet, beyanname ve hüsnüniyet koşulları), tecil süresi ve faiz, teminat tutarı ve oranı, teminat yerine geçen hacizler, mahcuz malın satışına izin, tecil şartlarına aykırılık ve yeniden tecil ile Cumhurbaşkanı ve Maliye Bakanı yetkileridir. Madde, tecil talebinde bulunan gerçek ve tüzel kişi amme borçluları hakkında uygulanır. Madde, 48. maddenin genel tecil rejimini, 51. maddedeki gecikme zammı düzeltmesinin usulünü, tahsil usulü kapsamında haciz ve satış işlemlerinin esaslarını ve tasarrufun iptali ile kanuni temsilci sorumluluğu gibi üçüncü kişi sorumluluklarını düzenlemez (m.48, m.51, m.24 vd., m.35, m.10).

Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili: hangi kavramlar bilinmeli?

Çok zor durum
Borçlunun, amme alacağını vadesinde ödemesi, haciz uygulanması veya haczedilmiş malların paraya çevrilmesi hâllerinde ekonomik olarak ciddi bir sıkıntıya düşeceği durumdur. Kanun bu hâlin varlığını genel bir ölçüte bağlar; Cumhurbaşkanına, varlık, yükümlülük ve nakit akımlarına dayalı mali göstergelerle ölçüt belirleme ve derecelendirme yetkisi tanınmıştır.
Tecil
Vadesi gelmiş amme alacağının ödenme zamanının ileri bir tarihe ertelenmesi ve bu süre içinde ödeme planına bağlanmasıdır. Tecil, borcun kendisini ortadan kaldırmaz; faiz ve teminat koşullarıyla birlikte yürür.
Zorunlu teminat
Teminatsız tecil tutarını aşan kısım için gösterilmesi gereken teminat tutarıdır. Kanuna göre bu tutar, teminat şartı aranmayan sınırın üzerindeki alacak kısmının yüzde yirmi beşidir.
Teminatsız tecil tutarı
Alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçların toplamı için, teminat aranmadan tecil edilebilen üst sınırdır. Bu sınır Cumhurbaşkanı kararıyla değiştirilebilir.
Hüsnüniyet
Borçlunun borç ödeme konusunda iyi niyetli davrandığını gösteren durumdur. Kanun, tecil başvurusundan önceki bir borç ödeme sürecinde bu niteliğin varlığını aramaktadır.
Mahcuz mal
Tahsil dairesince haczedilmiş malvarlığı değeridir. Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat yerine geçer.

Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili: hangi sonuçları doğurur?

  • Şartlar gerçekleştiğinde, vadesi bir yılı geçmemiş alacak Maliye Bakanınca 36 ayı geçmemek üzere faiz ve teminat alınarak tecil olunabilir.
  • Tecil edilen alacağa 48. madde uyarınca belirlenen oranda faiz uygulanır.
  • Tecil edilen borçların toplamı beşyüz bin Türk lirasını aşmıyorsa teminat aranmaz; bu sınırın üzerinde kalan kısım için zorunlu teminat yüzde yirmi beşi oranında gösterilir.
  • Haciz yapılmışsa mahcuz mal değeri tutarınca teminat yerine geçer; tecil edilen borcun tamamını karşılayan hacizler ödemeler oranında kaldırılır.
  • Mahcuz malın değeri tecil edilen borçtan az fakat zorunlu teminattan fazlaysa, hacizler kalan tecilli borç mahcuz malın değerinin altına inmedikçe kaldırılmaz.
  • Tecil şartlarına riayet edilmemesi nedeniyle muaccel olan alacağın tecili talep halinde en fazla iki defa geçerli sayılabilir.
  • Tecil şartlarına riayet edilmemesi halinde tecil talep tarihinden itibaren beş yıl geçmedikçe bu maddeden yararlanılamaz.
  • Tecil edilen gecikme zammı Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarıyla hesaplanmışsa gecikme zammı hesabı 51. maddeye göre düzeltilir.
  • Şartları taşımayan borçlu bu madde ile tecil imkânından yararlanamaz; 48. maddeye yapılan atıflar bu maddeye de yapılmış sayılır, ancak 48/A şartları ayrıca aranır.

Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Teminatsız tecil sınırını kanundaki beşyüz bin liralık tabanla değil, nottaki güncel tutarla hesaplamamak.
  • Vade sınırını ölçmek için tecil talep tarihi yerine tahakkuk tarihini esas almak.
  • Beyannamelerin süresinde verilmesi koşulunda düzeltme veya pişmanlıkla verilen beyannameleri ihlal saymak; bu beyannameler koşulu ihlal etmez.
  • Tecilin sürekli yenilenebileceğini düşünmek; tecil şartlarına riayet edilmemesi halinde yenileme en fazla iki defa geçerlidir.
  • Mahcuz malın satışına, malın türü, değeri ve satış bedelinin yüzde elli koşulları aranmadan izin vermek.
  • Tecil süresini 36 ayla sınırlı görüp Cumhurbaşkanı kararıyla 60 aya uzatılabileceğini göz ardı etmek.

Nasıl ispat edilir?

  • Tecil talebinde bulunan borçlu, talebini yazılı olarak yapmakla yükümlüdür; yazılı başvuru yapılmadığı takdirde tecil koşulu gerçekleşmemiş sayılır.
  • Mükellefiyet ve beyanname koşullarının ispatı, borçlunun vergi dairesinden alınacak kayıtlar ve beyanname belgeleriyle yapılır; beyannamelerin kanuni süresinde verildiği ispat yükü borçludadır.
  • Hüsnüniyet koşulunun ispatı borçludadır; borçlu, borcunu ödemek için gösterdiği çabayı ve ödenemeyen borcun sebebini belgelerle ortaya koymalıdır.
  • Çok zor durum hâlinin ispatında borçlu mali durumunu gösteren belgeler sunmalıdır; bu belgeler varlık, yükümlülük ve nakit akımlarını gösteren mali göstergelerdir.
  • Teminat gösterilmesi gereken hâllerde teminatın yeterliliği tahsil dairesi tarafından belirlenir; borçlunun teminatı gösterdiğine dair belge tahsil dairesine sunulur.
  • Tecil şartlarına riayet edilmediğini ileri süren tahsil dairesi, bu aykırılığı kayıtlarla ispatlar; borçlu aykırılığın bulunmadığını ortaya koyabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6183 sayılı Kanun m.48: Genel tecil rejimini düzenler; 48/A tecil faizini, yedinci fıkra hükmünü ve muhtelif kanunlardaki atıfları bu maddeye bağlar.
  • 6183 sayılı Kanun m.51: Yİ-ÜFE ile hesaplanan tecilli gecikme zammı hesabının düzeltilmesini düzenler.
  • 6183 sayılı Kanun m.10: Birinci fıkranın (5) numaralı bendinde sayılan malların satış izni koşulunda atıf yapılan mal kategorisini belirler.
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu: Tecil kapsamına giren vergi, resim, harç ve cezaların hangi alacaklar olduğunu belirler.

Amme Alacakları Kanunu m.49 — İcranın kaza mercilerince tehiri

Madde, idarece tecil edilmiş bir amme alacağı hakkında kaza mercilerince icranın tehiri kararı verilmesi hâlinde tecil süresinin ve tecil edilmiş alacağın akıbetini düzenler. Kaza mercilerinin tehir süresinin tecil süresinden kısa veya uzun olması ayrı sonuçlar doğurur. Maddenin uygulanması, idarece tecil edilmiş amme alacaklarında ve bu alacaklar hakkında kaza mercilerince tehiri icra kararı verilmiş olan hallerde söz konusudur. Madde, tecilin ilk verilmesinin koşullarını, tecil süresinin ne şekilde belirlendiğini ya da tecil kararının hangi usulle verileceğini düzenlemez (bu konular 6183 sayılı Kanunun tecile ilişkin diğer maddelerinde yer alır). Yargılama giderleri, tehiri icra kararına karşı kanun yolu ve icra mahkemesinin icranın geri bırakılması usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır (İİK m.36, İİK m.33).

İcranın kaza mercilerince tehiri: hangi kavramlar bilinmeli?

Tecil
İdarenin amme alacağının ödeme zamanını ileri tarihe erteleyerek borçluya ödeme kolaylığı sağlaması işlemidir. Tecil edilen alacak, tecil süresi içinde ödenmediğinde bu madde kapsamında yeniden taksite bağlanır.
Tehiri icra kararı
Kaza mercilerinin, borçlunun talebi üzerine, alacağın icrasını belirli bir süre geri bırakmasına ilişkin kararıdır. Bu süre, tecil süresi ile karşılaştırılarak maddenin hangi hükmünün uygulanacağı belirlenir.
Tehir müddeti
Kaza mercilerinin icranın geri bırakılmasına karar verdiği süredir. Tecil süresiyle kıyaslanması, maddenin birinci ve ikinci cümlelerindeki sonucu belirler.
Tecil müddeti
İdarenin amme alacağını ertelediği süredir. Tecil süresi, tehir süresinin dışına çıkmayacak biçimde takip edilmesi gereken üst sınırdır.
Yeniden taksite bağlama
Tehir süresi nedeniyle ödenmemiş borç miktarının, tecil süresinin sonuna kadar olan dönemde taksitler hâlinde tahsil edilmesidir.

İcranın kaza mercilerince tehiri: hangi şartlar aranır?

  • Alacağın idarece tecil edilmiş olması gerekir.
  • Alacak hakkında kaza mercilerince icranın tehiri kararı verilmiş olması gerekir.
  • Kaza mercilerinin tehir müddetinin tecil müddetinden az olması hâlinde, tecil olunan alacak tehir müddetinin sonundan tecil müddetinin sonuna kadar olan süre içinde ve tehir dolayısıyla zamanında ödenmemiş borç miktarıyla birlikte yeniden taksite bağlanarak alınır.
  • Kaza mercilerinin tehir müddetinin tecil müddetinden fazla olması hâlinde evvelce yapılan tecil hükümsüz sayılır.
  • Takibatın kaza mercilerince tehiri, kanuni tecil müddetini aştığında tecil müddetinin uzatılmaması gerekir.

İcranın kaza mercilerince tehiri: hangi sonuçları doğurur?

  • Tehir müddeti tecil müddetinden az ise, tecil edilen alacak tehir müddetinin sonundan tecil müddetinin sonuna kadar olan süre içinde ödenir.
  • Tehir dolayısıyla zamanında ödenmemiş borç miktarı, tecil edilen alacak ile birlikte yeniden taksite bağlanarak tahsil edilir.
  • Tehir müddeti tecil müddetinden çok ise, evvelce yapılan tecil hükümsüz olur.
  • Takibatın kaza mercilerince tehiri kanuni tecil müddetini aşsa bile tecil müddeti uzatılmaz.

Tehir müddeti kısa ile tecil müddeti kısa arasındaki fark nedir?

Kaza mercilerinin tehir müddeti tecil müddetinden az olduğunda, tecil edilmiş alacak tehir süresinin bitiminden tecil süresinin sonuna kadar yeniden taksitlendirilir.

Tehir müddetinin tecil müddetinden çok olduğu durumda ise evvelce yapılan tecil hükümsüz olur.

İlk halde tecil korunur ve borç taksitle ödenir; ikinci halde tecil ortadan kalkar ve alacak için ayrı bir sonuç doğar.

Tehir süresi tecil süresi içinde kaldığı hâl ile tecil süresini aşan tehir arasındaki fark nedir?

Tehir süresi tecil süresini aşmıyorsa tecil süresi uzatılmaz ve yeniden taksitlendirme yapılır.

Kanuni tecil süresi aşıldığında ise tecil süresi uzatılmaz.

Tecil süresi hiçbir hâlde uzatılmaz; aşan kısım için tecilin uzatılmasına dayanak yoktur.

İcranın kaza mercilerince tehiri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tehir müddeti ile tecil müddetini karıştırarak, tehir süresi kısa olduğu hâlde tecil süresini de kısaltmak.
  • Tehir müddetinin tecil müddetinden çok olduğu hâlde evvelce yapılan tecili korunmuş saymak; bu durumda tecil hükümsüzdür.
  • Kanuni tecil müddetini aşan tehirde tecil süresini uzatmak; madde bu uzatmayı açıkça yasaklar.
  • Yeniden taksitlendirmede tehir dolayısıyla ödenmemiş borç miktarını hesaba katmamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tehiri icra kararına dayanarak tecil süresinin uzatılamayacağı, kanuni tecil müddetinin aşılması hâlinde de sürenin uzatılmadığı kabul edilmektedir. (2003/41 E., 2004/4 K., 22.01.2004)

Nasıl ispat edilir?

  • Tehiri icra kararının verildiği ve tehir müddetinin ne kadar olduğu, kararın kendisi ile belirlenir; bu belgeyi ileri süren taraf (genellikle borçlu) ispatlar.
  • Tecil süresinin başlangıç ve bitiş tarihi, idarenin tecil kararı ile ispatlanır; ispat yükü tecilden yararlanmak isteyen borçludadır.
  • Tehir dolayısıyla ödenmemiş borç miktarı, icra dosyası ve ödeme kayıtlarıyla belirlenir; hesabı yapan idarenin bu kayıtlara dayanması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6183 sayılı Kanun: Maddenin bağlı olduğu amme alacaklarının tahsil usulü kanunudur; tecil ve taksit esaslarını düzenleyen diğer hükümler bu maddenin yorumunda birlikte gözetilir.
  • 2577 sayılı Kanun: Madde metninde anılmamakla birlikte, kaza mercilerinin tehiri icra kararına ilişkin genel usul bakımından ilgili olabilir; kanun numarası yalnız genel çerçeve olarak anılmıştır.

Amme Alacakları Kanunu m.50 — Ölüm halinde takibin geri bırakılması

6183 sayılı Kanun'un 50. maddesi, borçlunun ölümü hâlinde icra takibinin ne kadar süreyle geri bırakılacağını düzenler. Düzenlediği konular; eşin, kan ve sıhriyet yoluyla usul veya füruun ölümü hâlinde üç günlük erteleme, borçlunun ölümü hâlinde tereke borçları için üç günlük erteleme ve mirasçıların mirası kabul ya da reddetmemesi hâlinde Medeni Kanun'daki süreler kadar bekleme kuralıdır. Madde, ölen borçlunun icra takibinin tarafı olduğu durumlara uygulanır. Madde, borçlunun yakınlarının ölümünün kapsamını ve bunun dışındaki talik sebeplerini düzenlemez; yakınların sınırı ve tutukluluk, hükümlülük gibi haller 52 ve 54. maddelerde yer alır. Ertelemenin hesabına ilişkin tatil günü kuralı ve sürelerin işlemesi 51. maddededir. Mirasçıların mirası reddetme süresinin ayrıntıları ve ret sonrası yeni takip yasağı Medeni Kanun'dadır.

Ölüm halinde takibin geri bırakılması: hangi kavramlar bilinmeli?

Talik (erteleme)
Kanunda sayılan hâllerde icra takip işlemlerinin belirli bir süre yapılamamasıdır. Süre dolduğunda takip kaldığı yerden devam eder.
Tereke
Ölen borçlunun geride bıraktığı mal varlığı ve borçlarının bütünüdür. Tereke borçları, mirasçılardan bağımsız olarak miras bırakanın borçlarını ifade eder.
Mirası kabul
Mirasçının mirası açıkça kabul ettiğini beyan etmesidir. Açık beyan yapılmışsa üç günlük erteleme uygulanır; beyan yoksa Medeni Kanun'daki süre beklenir.
Mirası reddetme süresi
Medeni Kanun'da mirasçıya mirası kabul veya ret için tanınan süredir. Madde metninde bu süreye 'muayyen müddet' denmektedir ve kural olarak üç aydır.

Ölüm halinde takibin geri bırakılması: hangi şartlar aranır?

  • Takibin, ölen kişinin borçlu sıfatıyla taraf olduğu bir icra takibi olması gerekir.
  • Ölen kişinin borçlunun eşi, kan veya sıhriyet yoluyla usul veya füruundan biri olması hâlinde, takip ölüm günü ile beraber üç gün geri bırakılır.
  • Borçlunun kendisi öldüğünde, tereke borçlarına ilişkin takip ölüm günü ile beraber üç gün geri bırakılır.
  • Üç günün bitiminden sonra tereke borçları için takibe devam edilir.
  • Mirasçılar mirası kabul veya ret etmemişlerse, Medeni Kanun'daki kabul veya ret süreleri geçinceye kadar takip geri bırakılır.
  • Mirasçıların açık bir kabul beyanı varsa bu üçüncü fıkra beklemesi uygulanmaz; takip üç günün sonunda mirasçılara karşı devam eder.

Ölüm halinde takibin geri bırakılması: hangi sonuçları doğurur?

  • Eşin, kan veya sıhriyet yoluyla usul veya füruunun ölümü hâlinde takip ölüm gününden başlayarak üç gün yapılamaz; üç günün bitiminde takibe devam edilir.
  • Borçlunun ölümünde tereke borçları için takip ölüm günü ile beraber üç gün durur ve bu sürenin sonunda terekeye karşı devam edilir.
  • Mirasçılar açıkça mirası kabul etmişlerse, takip üç gün sonunda mirasçılara karşı devam edebilir.
  • Mirasçılar mirası kabul veya ret etmemişlerse, Medeni Kanun'daki süreler geçinceye kadar takip durur.
  • Ret süresi içinde terekeye veya miras ortaklığına karşı yeni bir icra takibi yapılamaz.
  • Ret süresi dolmadan mirasçıya karşı yeni takip de yapılamaz, çünkü mirasçılar henüz belli değildir.
  • Mirası reddeden mirasçıya karşı başlamış takip sürdürülemez ve takibin iptali gerekir.
  • Maddedeki erteleme, takip işlemlerinin durmasına yol açar; süreler işlemeye devam eder ve tatil ya da talik sürelerinin hesabı 51. madde ile belirlenir.
  • Erteleme kamu düzenine ilişkin olup sözleşmeyle değiştirilemez; (metinde açıkça belirtilmemiş, madde yapısından çıkarılmıştır).

Yakın ölümü ile borçlunun ölümü arasındaki fark nedir?

Borçlunun yakınlarından birinin ölümünde, ölüm günüyle birlikte üç gün erteleme olur. Bu hâl ilk fıkranın kapsamındadır.

Borçlunun kendisinin ölümünde ise tereke borçları için üç gün erteleme ve ardından mirasçıların durumuna göre ek bekleme vardır.

Borçlunun kendi ölümünde ikinci ve üçüncü fıkra devreye girer; mirasçıların tutumuna göre takip ya terekeye ya da mirasçılara karşı yürür.

Mirası açıkça kabul ile mirası kabul veya ret etmemiş arasındaki fark nedir?

Mirasçı açıkça kabul beyanında bulunmuşsa tereke borçları için yalnız üç gün beklenir.

Mirasçı açık bir irade beyanında bulunmamışsa Medeni Kanun'daki kabul veya ret süreleri geçinceye kadar takip durur.

Açık kabulde süre üç gündür; beyan yoksa süre Medeni Kanun'daki üç aya kadar uzayabilir.

Tereke ile mirasçı arasındaki fark nedir?

Mirasçıların mirası reddetme süresi içinde takip terekeye karşı yapılamaz.

Mirası kabul eden mirasçılara karşı takip, süre sonrasında devam edebilir.

Ret süresi içinde yeni takip ne tereke ne de mirasçılara karşı açılabilir.

Ölüm halinde takibin geri bırakılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Üç günlük erteleme süresini ölüm gününü hesaba katmadan saymak; süre ölüm günü ile birlikte işler.
  • Mirasçının açık beyanı olmadan üç günlük süreyi uygulamak; beyan yoksa Medeni Kanun'daki süre beklenir.
  • Ret süresi içinde terekeye karşı yeni takip açmak; ret süresi dolmadan bu takip yapılamaz.
  • Madde metnindeki 'muayyen müddet' ifadesini Medeni Kanun'daki süreyle eşleştirmeden uygulamak; sürenin üç ay olduğu ve 4721 sayılı Kanun m.606 ile belirlendiği göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Yakınlar arasında kardeş veya nişanlının ölümünü de erteleme sebebi saymak; bu kişiler 52. maddede sayılmamıştır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mirasçıların mirası reddetme veya kabul ettiklerine dair karar bulunduğunda, takip bu beyana göre üç gün ya da Medeni Kanun'daki süre beklenerek yürütülür. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/53 E., 2025/23 K., 05.02.2025; 4. Daire, 2018/5234 E., 2022/2420 K., 11.04.2022)
  • Mirası kayıtsız şartsız reddedildiği kesinleşmiş bir sulh hukuk kararı ile ortaya konmuşsa, ölen borçlunun mirasçılarına karşı takip yapılamayacağı kabul edilmektedir. (4. Daire, 2018/5234 E., 2022/2420 K., 11.04.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Mirasın kabul edildiğini ileri süren alacaklı, mirasçıların açık kabul beyanını yazılı belge ile ispatlar; böyle bir belge yoksa takip mirası kabul etmemiş sayılarak beklenir.
  • Mirasın reddedildiğini ileri süren mirasçı, bunu sulh hukuk mahkemesinin ret kararı veya mirasçılık belgesi ile ispatlar. (4. Daire, 2018/5234 E., 2022/2420 K., 11.04.2022)
  • Ölüm tarihi ile yakınlık derecesi nüfus kaydı ve aile kütüğü belgesi ile ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6183 m.51: Tatil ve talik sürelerinin hesabında sürenin son gününe ilişkin kuralı içerir; üç günlük sürenin işleyişini belirler.
  • 6183 m.52: Borçlunun eşi, altsoy, üstsoy ve kayın hısımlarının ölümü hâlinde ayrı bir üç günlük erteleme düzenler; 50. maddenin ilk fıkrasıyla aynı yakınlık ölçütüne dayanır.
  • 6183 m.54: Borçlunun tutuklu veya hükümlü olması hâlinde takibin temsilciye karşı yürümesini düzenler; 50. maddedeki ölüm taliki ile ayrı bir erteleme hâlidir.
  • 4721 sayılı Kanun m.606: Mirasçıların kabul ve ret süreleri ve bu sürelerin başlangıcı için 50. maddenin üçüncü fıkrası bu kanuna atıf yapar.

Amme Alacakları Kanunu m.51 — Gecikme zammı, nispet ve hesabı

6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi, amme alacağının ödeme süresi içinde ödenmeyen kısmına uygulanacak gecikme zammının oranını, hesap yöntemini ve asgari tutarını düzenler. Maddede ayrıca vergi ziyaı cezaları ile mahkemelerce verilen ceza niteliğindeki amme alacaklarına uygulanacak oranın belirlenmesi ve Cumhurbaşkanına oran ve tutarları değiştirme yetkisinin verilmesi yer alır. Kural, amme alacağının borçlusu olan gerçek ve tüzel kişiler bakımından uygulanır. Maddede gecikme zammının dayanağı olan amme alacağının doğumu, vadenin belirlenmesi ve tahsil usulünün işleyişi düzenlenmez; bunlar kanunun ilgili diğer maddelerinde yer alır. Özel kanunlarda öngörülmüş farklı faiz veya gecikme zammı oranları ile özel hukuk alacaklarındaki temerrüt faizi bu maddenin kapsamına girmez.

Gecikme zammı, nispet ve hesabı: hangi kavramlar bilinmeli?

Amme alacağı
Kamu idarelerinin kanunlara dayanarak ilgililerden tahsil etmekle yükümlü olduğu vergi, resim, harç, ceza ve benzeri alacakları ifade eder. Gecikme zammı yalnızca ödeme süresi içinde ödenmeyen amme alacağının ilgili kısmına uygulanır.
Gecikme zammı
Amme alacağının vadesinde ödenmemesine bağlanan, her ay için ayrı ayrı uygulanan ve kanunda belirlenen oranla hesaplanan zamdır. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca asgari bir tutarı vardır; ayrıca ay kesirleri günlük hesaplanır.
Vergi ziyaı cezası
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre uygulanan, vergi kaybına bağlanan cezalardır. Bu cezalara, maddedeki oranın tamamı uygulanır.
Ceza mahiyetinde amme alacağı
Mahkemelerce verilen ve ceza niteliği taşıyan amme alacaklarıdır. Bunlara maddedeki oranın yarısı uygulanır; bunların dışındaki ceza mahiyetindeki amme alacaklarına gecikme zammı uygulanmaz.
Bileşik faiz usulü
Gecikme zammının önceki dönem zamlarına da zam işletilerek hesaplanması yöntemidir. Cumhurbaşkanı, gecikme zammını aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık dönemler halinde bu usulle hesaplatmaya yetkilidir.

Gecikme zammı, nispet ve hesabı: hangi şartlar aranır?

  • Ortada bir amme alacağının bulunması ve bu alacağın kanunda belirlenen ödeme süresi içinde ödenmemiş olması gerekir.
  • Gecikme zammının hesabı, vadenin bitim tarihinden itibaren başlatılmalı ve ödenmeyen kısım üzerinden yapılmalıdır.
  • Her ay için ayrı ayrı yüzde dört oranı uygulanmalı; ay kesirlerine isabet eden zam günlük olarak hesaplanmalıdır.
  • Hesaplanan gecikme zammı birmilyon liradan az olamaz; hesaplanan tutar bu asgari tutarın altında kalıyorsa asgari tutar esas alınmalıdır.
  • Vergi ziyaı cezası niteliğindeki alacaklarda oran, 213 sayılı Kanun'a göre uygulanan oranla aynı olmalıdır.
  • Mahkemelerce verilen ceza mahiyetindeki amme alacaklarında oran, maddedeki oranın yarısı olarak uygulanmalıdır.
  • Maddede sayılan istisnalar dışında kalan ceza mahiyetindeki amme alacaklarına gecikme zammı uygulanmamalıdır.
  • Cumhurbaşkanı kararıyla oran, asgari tutar veya hesaplama dönemi değiştirilmişse, bu yetkiye dayalı değişiklik geçerli olarak uygulanmalıdır.

Gecikme zammı, nispet ve hesabı: hangi sonuçları doğurur?

  • Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı için vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için yüzde dört oranında gecikme zammı uygulanır.
  • Ay kesirlerine düşen gecikme zammı günlük olarak hesaplanır.
  • Hesaplanan gecikme zammı birmilyon liradan düşükse, asgari tutar olan birmilyon lira ödenir.
  • Vergi ziyaı cezalarında gecikme zammı, maddedeki oranın tamamı üzerinden hesaplanır.
  • Mahkemelerce verilen ceza mahiyetindeki amme alacaklarında gecikme zammı, maddedeki oranın yarısı üzerinden hesaplanır.
  • Maddede yer alan ceza mahiyetindeki amme alacakları dışındaki alacaklara gecikme zammı uygulanmaz.
  • Cumhurbaşkanı kararıyla oran indirilebilir, asgari tutar ve oran iki katına kadar artırılabilir veya bileşik faiz usulü kararlaştırılabilir.

Vergi ziyaı cezası ile mahkeme kararıyla verilen ceza mahiyetindeki amme alacağı arasındaki fark nedir?

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre uygulanan vergi ziyaı cezaları, maddedeki oranın tamamı üzerinden gecikme zammına tabidir.

Mahkemelerce verilen ve ceza mahiyeti taşıyan amme alacakları, aynı kanunda yer alsa da yalnızca oranın yarısı üzerinden zamma tabidir.

Aynı oranda gecikme zammı hesaplanmaz; mahkeme cezasında hesaplanan oran yarıya iner.

Ceza mahiyetindeki amme alacağı ile diğer ceza mahiyetindeki amme alacakları arasındaki fark nedir?

Maddede sayılan vergi ziyaı cezası ve mahkeme cezası dışında kalan ceza mahiyetindeki amme alacakları.

Maddede adı geçen iki grubun kapsamında kalan ceza mahiyetindeki amme alacakları.

Kapsam dışında kalan ceza mahiyetindeki amme alacaklarına gecikme zammı uygulanmaz.

Asıl amme alacağı ile gecikme zammının asgari tutarı arasındaki fark nedir?

Ödenmeyen asıl amme alacağı, yüzde dört oranı ve ay kesirleri ile hesaplanan zam tutarına esas teşkil eder.

Hesaplanan gecikme zammı, kanunun ikinci fıkrasındaki asgari tutarın altında kalıyorsa asgari tutar uygulanır.

Küçük tutarlı borçlarda hesaplanan zam, asgari tutara yükseltilerek tahsil edilir.

Ay tam dönemi ile ay kesri arasındaki fark nedir?

Her tam ay için oran ayrı ayrı uygulanır.

Ay kesirlerine isabet eden zam, günlük olarak hesaplanır.

Ay kesri olan sürelerde zam, tam ay oranına göre günlük orantılı olarak belirlenir.

Kanundaki oran ile cumhurbaşkanı kararı ile değişen oran arasındaki fark nedir?

Maddede yazılı yüzde dört oranı ve birmilyon liralık asgari tutar kanunun temel değerleridir.

Cumhurbaşkanı, bu oran ve tutarları indirebilir, iki katına kadar artırabilir veya aylara göre farklı belirleyebilir.

Hesapta esas alınacak oran ve asgari tutar, yürürlükteki Cumhurbaşkanı kararına göre belirlenir.

Gecikme zammı, nispet ve hesabı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Gecikme zammını yüzde dört yerine kanundaki parantez içindeki yüzde 3,7 oranı ile hesaplamak; maddenin ana oranı yüzde dört olarak yazılmıştır.
  • Mahkemelerce verilen ceza mahiyetindeki amme alacağına tam oranı uygulamak; bu alacaklarda oran yarıya iner.
  • Vergi ziyaı cezası ile mahkeme cezası ayrımını yapmadan tek oran uygulamak.
  • Ay kesirlerini tam ay gibi hesaplamak; kesirlere isabet eden zam günlük orantılanmalıdır.
  • Hesaplanan zam birmilyon liradan düşük çıktığında asgari tutarı uygulamamak.
  • Ceza mahiyetindeki amme alacaklarının tamamına gecikme zammı uygulamak; maddede sayılanların dışındaki bu alacaklara zam uygulanmaz.
  • Cumhurbaşkanı kararı ile değişen oran veya tutarı dikkate almadan, kanun metnindeki temel değerleri esas almak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Gecikme zammı, ödeme süresinin bitim tarihinden itibaren ve her ay için ayrı ayrı yüzde dört oranı üzerinden hesaplanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/2134 E., 2026/285 K., 05.02.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, 2025/1444 E., 2025/1832 K., 22.10.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1003 E., 2025/1098 K., 26.06.2025; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/1144 E., 2025/905 K., 05.05.2025; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/186 E., 2025/168 K., 29.01.2025)
  • Gecikme zammı hesabında ayrıca tahsil edilen bir faiz veya zam ile çakışma olup olmadığı, sözleşme dışı ayrı bir faiz talebinin bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirme yapılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/1625 E., 2026/520 K., 15.04.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/1144 E., 2025/905 K., 05.05.2025)
  • Hükmün uygulanacağı tarih, alacak tutarının belirlenmesinden sonra bilirkişi incelemesi ile kesinleşebilmekte; bu durumda mahkemece tutarın bilirkişi raporu ile artırılabileceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, 2025/1444 E., 2025/1832 K., 22.10.2025)
  • Gecikme zammının, dava konusu alacakta tekerrür etmeksizin uygulanması gerektiği hükme bağlanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1003 E., 2025/1098 K., 26.06.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Gecikme zammını isteyen idare, amme alacağının varlığını, vadesini ve vadenin bitim tarihini belgeleriyle ispat yükü altındadır.
  • Ödemenin yapılıp yapılmadığı ve ödenmeyen kısmın tutarı, tahsilat kayıtları ve ödeme belgeleriyle ispat edilir; borçlu ödemeyi ispat ederek zamdan kurtulabilir.
  • Ceza mahiyetindeki amme alacağında, alacağın vergi ziyaı cezası mı yoksa mahkeme cezası mı olduğu, ilgili karar ve idari işlem belgeleriyle ortaya konur; bu nitelik, uygulanacak oranı belirler.
  • Gecikme zammının hesabında ay kesirlerinin ve asgari tutarın hangi belgeye göre hesaplandığı bilirkişi raporuyla belirlenir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu: Maddenin üçüncü fıkrasında sözü edilen vergi ziyaı cezalarının dayanağıdır; bu cezalara maddedeki oranın tamamı uygulanır.

Amme Alacakları Kanunu m.52 — Gecikme zammında tatbik müddeti ve diğer hükümler

6183 sayılı Kanun'un 52. maddesi, amme alacaklarında gecikme zammının hangi tarihe kadar işleyeceğini (tecil, iflas ve aciz hallerinde ayrı bitiş anları), gecikme zammı için ihtar gerekip gerekmediğini ve aslın ödenmesinin gecikme zammının takip ve tahsilini engelleyip engellemeyeceğini düzenler. Madde, amme alacağının tahsili sürecinde gecikme zammı alacağına uygulanır. Ana alacağın ödenme süreci, gecikme zammının oranı ve hesaplanma yöntemi bu maddenin konusu değildir; gecikme zammının oranı ve tahakkuku ile ilgili hükümler ayrı maddelerdedir. Madde, gecikme zammının doğumuna ilişkin koşulları ya da amme alacağının zamanaşımını düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır.

Gecikme zammında tatbik müddeti ve diğer hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?

Gecikme zammının tatbik müddeti
Gecikme zammının işlemeye devam ettiği zaman dilimidir. Kanun bu sürenin bitiş anını üç farklı olaya bağlar: tecil, iflas ve aciz.
Tecil
Amme alacağının ödeme süresinin ileri bir tarihe ertelenmesidir. Tecilin yapıldığı tarihe kadar gecikme zammı işler, bu tarihten sonra işlemez.
Aciz halinin sabit olması
Borçlunun amme alacağını ödeyemeyecek duruma geldiğinin resmen ortaya çıkmasıdır. Gecikme zammı bu tarihe kadar işler; tarihin tespiti ilgili kurumun işlemine bağlıdır.

Gecikme zammında tatbik müddeti ve diğer hükümler: hangi şartlar aranır?

  • Gecikme zammının işleyebilmesi için ortada vadesinde ödenmemiş bir amme alacağı bulunmalıdır.
  • Gecikme zammı, tecil, iflas veya aciz hallerinden hangisi önce gerçekleşirse o tarihe kadar işler; bu olaylardan biri gerçekleşince tatbik müddeti sona erer.
  • Gecikme zammının uygulanması için borçluya önceden ihtar yapılmış olması aranmaz.
  • Aslın ödenmiş olması, gecikme zammının takip ve tahsiline engel değildir; aslın ödenmesinden sonra da gecikme zammı talep edilebilir.

Gecikme zammında tatbik müddeti ve diğer hükümler: hangi sonuçları doğurur?

  • Tecil, iflas veya aciz hallerinden önce gerçekleşen olay, gecikme zammının tatbik müddetinin sonunu belirler.
  • Borçluya önceden bildirim yapılmamış olsa dahi gecikme zammı işler; ihbar bir şart değildir.
  • Asıl borcun ödenmiş olması gecikme zammının takibine ve tahsiline engel değildir.
  • Madde metninde kendi kendine yürüyen bir yaptırım ya da ihtar sonucu açıkça düzenlenmemiştir; yalnız ihbarın gerekmediği ifade edilmiştir.

Tecil / iflas / aciz hali: fark nedir?

Amme alacağının tecilinde gecikme zammı, tecilin yapıldığı tarihe kadar işler.

İflasta gecikme zammı iflasın açıldığı tarihe, aciz halinde ise bu durumun sabit olduğu tarihe kadar işler.

Gecikme zammının hangi tarihe kadar hesaplanacağı, gerçekleşen olaya göre belirlenir. Tatbik müddetinin bitiş anı olay türüne göre değişir.

Ana alacağın ödenmesi ile gecikme zammı arasındaki fark nedir?

Aslın ödenmiş olması, gecikme zammının işlemesini durdurmaz ve takip ve tahsiline engel olmaz.

Gecikme zammı, ana alacağa bağlı bir fer'i alacaktır ve ana alacağın ödenmesi durumunda sona erdiği genel kurallara tabidir.

Madde metni, aslın ödenmesinin gecikme zammının takip ve tahsilini engellemediğini açıkça belirtir; bu durumda gecikme zammı ayrıca takip edilebilir.

Gecikme zammında tatbik müddeti ve diğer hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Gecikme zammının işlemesini durduran olayı, tecil veya iflas tarihini esas almak yerine ödeme tarihini esas almak.
  • Gecikme zammı için borçluya ihtar yapılmasını zorunlu saymak; madde ihbarın gerekmediğini açıkça belirtir.
  • Aslın ödenmesi halinde gecikme zammının talep edilemeyeceğini düşünmek; madde bunun tersini söyler.
  • İflas ve aciz hallerinde tatbik müddetinin bitişini aynı tarihe bağlamak; her biri ayrı bir olaya bağlanmıştır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Gecikme zammı hesaplanırken, tecil, iflas veya aciz tespiti gibi tatbik müddetini kesen olayın tarihinin doğru belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/558 E., 2026/26 K., 08.01.2026)
  • Vergi ve benzeri amme alacaklarında, ödeme dönemi içinde yapılan işlemlerin ve faaliyetin devamı kararlarının gecikme zammının işleyip işlemediğini etkilediği tartışılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/437 E., 2026/41 K., 15.01.2026)
  • Temerrüt tarihi ve icra takibiyle tahsil edilebilecek gecikme zammı için 6183 sayılı Kanun'un 51 ve 52. maddelerinin birlikte uygulandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/1826 E., 2014/640 K., 14.05.2014)

Nasıl ispat edilir?

  • Gecikme zammının tatbik müddetinin sonunu kimin ileri sürdüğü önemlidir; amme alacağını takip eden idare, tecil, iflas veya aciz tespitinin tarihini belgelerle ispat etmelidir.
  • Tecil kararı, iflas açılış kararı veya aciz tutanağı gibi resmi belgeler tatbik müddetinin bitiş tarihini gösterir.
  • Borçlu, gecikme zammının süresinin daha erken sona erdiğini ileri sürerse bu iddiasını kendisi ispatlamalıdır.
  • Aslın ödendiği iddiası karşısında, ödeme belgeleri borçlu tarafından sunulmalıdır; ancak gecikme zammının talebinin aslın ödenmesiyle engellenmeyeceği madde metninden açıktır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6183 sayılı Kanun m.51: Gecikme zammının oranı ve hesaplanması ile ilgili hükümleri içerir; m.52 ise zammın işlediği süreyi düzenler.
  • 6183 sayılı Kanun m.79: Amme alacağının tahsili aşamasında haciz işlemlerini düzenler; gecikme zammının takip ve tahsili bu usul içinde yürür.

Amme Alacakları Kanunu m.53 — Köylerde gecikme zammı

Madde, belediye sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar eliyle tahsil edilen amme alacaklarında uygulanacak gecikme zammı oranını düzenler. Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler bu kapsamın dışında tutulmuştur. Ayrıca tahsildarın henüz gidemediği köylerdeki borçlular bakımından zammın hangi andan itibaren işleyeceğini belirler. Madde, köy dışındaki yerleşimlerdeki ya da tahsildar dışında başka bir tahsil yolu izlenen alacaklardaki gecikme zammını düzenlemez (m.51). Gecikme zammının genel oranı ve amme alacaklarının tahsil usulünün genel hükümleri de bu maddede yer almaz (m.51). Amme alacağının hesaplanmasında ve zamanaşımında uygulanacak kurallar da ayrı maddelerde yer alır.

Köylerde gecikme zammı: hangi kavramlar bilinmeli?

Tahsildar
Amme alacaklarını ilgili borçludan yerinde tahsil etmekle görevlendirilmiş kamu görevlisidir. Madde, köylerdeki tahsil işlemini tahsildar eliyle yapılan tahsil ile sınırlar.
Belediye sınırları dışındaki köy
Belediye teşkilatının bulunmadığı, köy idaresine tabi yerleşim birimidir. Maddedeki özel oran yalnız bu yerleşimler bakımından geçerlidir; belediye sınırları içindeki alacaklar bu maddenin kapsamına girmez.
Gecikme zammı
Ödeme süresi içinde ödenmeyen amme alacağına, süre geçtikçe eklenen zamdır. Madde bu zammın köylerde ayrı bir oranla uygulanmasını öngörür.
Ödeme süresi
Amme alacağının ödenmesi gereken son gündür. Zam, bu sürenin geçmesiyle işlemeye başlar.
İlk uğrama
Tahsildarın ödeme süresi geçtikten sonra borçlunun bulunduğu köye ilk kez gitmesidir. Ödeme süresi geçmiş olsa bile, tahsildar gitmediyse zam bu andan itibaren değil, ilk uğramadan sonra ödenmeyen borçlar için uygulanır.

Köylerde gecikme zammı: hangi şartlar aranır?

  • Alacağın tahsildar tarafından tahsil edilen bir amme alacağı olması gerekir; Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen vergiler bu kapsamın dışındadır.
  • Alacağın belediye sınırları dışındaki bir köyde bulunan borçlu bakımından doğmuş olması gerekir.
  • Borçlunun alacağı ödeme süresi içinde ödememiş olması gerekir.
  • Tahsildarın gitmediği köylerde, zamanın uygulanabilmesi için borçlunun tahsildarın ilk uğradığı zamana kadar borcunu ödememiş olması gerekir.

Köylerde gecikme zammı: hangi sonuçları doğurur?

  • Belediye sınırları dışındaki köyde tahsildar tarafından tahsil edilen amme alacağı, ödeme süresi içinde ödenmezse yalnız yüzde on gecikme zammına tabi tutulur.
  • Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen vergiler bu oranın dışında kalır.
  • Tahsildarın gidemediği köylerde borçlu, ödeme süresi geçtikten sonra tahsildarın ilk uğradığı zamana kadar borcunu ödemezse yüzde on zam uygulanır.
  • Tahsildarın gidemediği köyde borçlu, ilk uğrama anından önce ödeme yaparsa zam hiç uygulanmaz.
  • Zam, ödeme süresi içinde ödenen alacaklarda doğmaz.

Genel gecikme zammı ile köy zammı arasındaki fark nedir?

Belediye sınırları içindeki ve genel hükümlere tabi alacaklar, genel gecikme zammı oranına tabidir.

Belediye sınırları dışındaki köylerde tahsildarlarca tahsil edilen alacaklar, bu maddedeki özel oran ve zammın işleme koşullarına tabidir.

Köy alacağında yalnız bu maddedeki oran uygulanır; genel oran bu alacaklar için geçerli değildir.

Tahsildarın gittiği köy ile gitmediği köy arasındaki fark nedir?

Tahsildarın ödeme süresinden sonra gittiği köydeki borçlu, süre geçtikten sonra ödemezse zam doğrudan işler.

Tahsildarın hiç gidemediği köydeki borçlu için zam, tahsildarın ilk uğradığı zamana kadar ödenmeyen borçlar bakımından işler.

Tahsildarın gitmediği köyde zam, ödeme süresinin geçmesiyle değil, ilk uğramayla birlikte gündeme gelir.

Vergi ile diğer amme alacağı arasındaki fark nedir?

Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen vergiler, bu maddenin kapsamı dışındadır.

Bu kapsam dışında kalan diğer köy amme alacakları, tahsildar eliyle tahsil edildiği sürece bu maddeye girer.

Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen vergilerde bu maddedeki köy oranı uygulanmaz.

Köylerde gecikme zammı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Belediye sınırları dışındaki köy alacağına genel gecikme zammı oranını uygulamak; bu maddedeki yüzde on oranı uygulanmalıdır.
  • Tahsildarın gitmediği köyde zamı ödeme süresinin geçtiği anda işletmek; zam, tahsildarın ilk uğradığı zamana bağlıdır.
  • Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen vergiye bu maddedeki oranı uygulamak; bu vergiler kapsam dışındadır.
  • Madde metnindeki oranı, kararlarda ya da ders kitaplarında geçen farklı oranlarla karıştırmak; oran madde metninde yüzde on olarak yazılıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Bilirkişi raporlarında ikametgahı köy olan borçlular için ödeme süresi geçtikten sonra bu maddedeki zammın uygulanacağı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2014/2538 E., 2014/4440 K., 20.03.2014)
  • Tarımsal sulama elektrik borçları gibi köydeki tahsil alacaklarında bu maddenin oranının uygulandığı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2014/2538 E., 2014/4440 K., 20.03.2014)
  • Mahkemelerin bu maddeyi uygulayarak yüzde on oranını hükme bağladığı görülmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2010/1258 E., 2010/4123 K., 11.03.2010)
  • Sözleşmeye dayalı ticari alacaklarda, gecikme zammı olarak bu madde oranının esas alınabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/280 E., 2020/51 K., 04.02.2020)

Nasıl ispat edilir?

  • Gecikme zammını talep eden taraf, alacağın amme alacağı olduğunu, borçlunun köy sınırları içinde bulunduğunu ve ödeme süresinin geçtiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Tahsildarın ilk uğrama tarihi, tahsil tutanağı veya tahsildarlık kayıtlarıyla ispatlanır. Tahsildarın gitmediği iddiasında, borçlu bu durumu ileri sürer.
  • Borçlunun ödeme süresi içinde ya da tahsildarın ilk uğramasından önce ödediğini savunması halinde, ödeme belgesi ile ispat yükü borçluya geçer.
  • Alacağın Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen vergi olup olmadığı, ilgili tespit ve ilan belgesiyle ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6183 sayılı Kanun m.51: Genel gecikme zammı oranını düzenler. Bu maddedeki yüzde on oranı, köy alacakları için genel orana istisna oluşturur.

Süreler

SüreMaddeHüküm
72 ayım.48(Değişik birinci fıkra: 30/5/1985 - 3209/1 md.) Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat…
30 günem.48Cumhurbaşkanı; bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkilidir.201921 (Ek fıkra: 31/1/1984 -…
bir yılım.48/A(Ek: 18/5/2017-7020/7 md.) Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim, harç ve cezalar ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammının vadesinde…
36 ayım.48/A(Ek: 18/5/2017-7020/7 md.) Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim, harç ve cezalar ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammının vadesinde…
3 yılm.48/ABaşvuru tarihi itibarıyla en az 3 yıl süreyle; ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olması, 2.
3 yılam.48/ABaşvuru tarihinden geriye doğru 3 yıla ait vergi beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş olması (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu…
1 yılım.48/ABu madde kapsamına giren ve başvuru tarihi itibarıyla vadesi 1 yılı geçmemiş borcunun borç ödemede hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödenememiş olması, şarttır.
60 ayam.48/ABorçlunun çok zor durum hâlinin tespitinde kullanılmak üzere varlıklar, yükümlülükler ve nakit akımlarını esas alan mali göstergeler ile mali durumu tespite yarayan diğer ölçütlere dayalı kriterleri belirlemeye, belirlenen kriterler…
12 ayım.48/ATecilde taksit zamanlarını, ödemelerin başlayacağı ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak üzere 12 ayı geçmeyecek şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerini, azami altı ayda bir yapılacak şekilde düzenlemeye, 3.
altı aydam.48/ATecilde taksit zamanlarını, ödemelerin başlayacağı ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak üzere 12 ayı geçmeyecek şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerini, azami altı ayda bir yapılacak şekilde düzenlemeye, 3.
5 yılm.48/ATecil şartlarına riayet edilmemesi hâlinde tecil talep tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe bu madde hükümlerinden, sekizinci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yararlanılamaz.
üç günm.50Karısı yahut kocası, kan ve sıhriyet itibariyle usul veya furuundan birisi ölen borçlu hakkındaki takip ölüm günü ile beraber üç gün için geri bırakılır.
Üç gününm.50Üç günün bitiminde terekenin borçları için takibata devam olunur.
üç aylıkm.51Cumhurbaşkanı, gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar…
altı aylıkm.51Cumhurbaşkanı, gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

29 karar
  1. 2009/39 E., 2011/68 K., 28.04.2011
    İlgili madde: m.49
  2. 2003/41 E., 2004/4 K., 22.01.2004
    İlgili madde: m.49
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2025/91 E., 2025/599 K., 08.10.2025
    İlgili madde: m.48
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2019/504 E., 2021/1678 K., 14.12.2021
    İlgili madde: m.48
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2015/2743 E., 2019/275 K., 12.03.2019
    İlgili madde: m.48
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2015/327 E., 2017/1070 K., 07.06.2017
    İlgili madde: m.48
  7. Hukuk Genel Kurulu, 2013/1826 E., 2014/640 K., 14.05.2014
    İlgili madde: m.52
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2013/1742 E., 2014/639 K., 14.05.2014
    İlgili madde: m.52
  9. Hukuk Genel Kurulu, 2013/1741 E., 2014/638 K., 14.05.2014
    İlgili madde: m.52
  10. Hukuk Genel Kurulu, 2013/1740 E., 2014/637 K., 14.05.2014
    İlgili madde: m.52
Diğer 19 karar
  1. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/53 E., 2025/23 K., 05.02.2025
    İlgili madde: m.50
  2. 4. Daire, 2018/5234 E., 2022/2420 K., 11.04.2022
    İlgili madde: m.50
  3. 3. Hukuk Dairesi, 2014/1173 E., 2014/8535 K., 29.05.2014
    İlgili madde: m.50
  4. 3. Hukuk Dairesi, 2014/2538 E., 2014/4440 K., 20.03.2014
    İlgili madde: m.53
  5. 3. Hukuk Dairesi, 2010/1258 E., 2010/4123 K., 11.03.2010
    İlgili madde: m.53
  6. İkinci Bölüm, 2013/5565 E., 22.01.2015
    İlgili madde: m.53
  7. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/1625 E., 2026/520 K., 15.04.2026
    İlgili madde: m.51
  8. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/2134 E., 2026/285 K., 05.02.2026
    İlgili madde: m.51
  9. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/437 E., 2026/41 K., 15.01.2026
    İlgili madde: m.52
  10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/558 E., 2026/26 K., 08.01.2026
    İlgili madde: m.52
  11. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, 2025/1444 E., 2025/1832 K., 22.10.2025
    İlgili madde: m.51
  12. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1003 E., 2025/1098 K., 26.06.2025
    İlgili madde: m.51
  13. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/1144 E., 2025/905 K., 05.05.2025
    İlgili madde: m.51
  14. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1799 E., 2025/599 K., 24.04.2025
    İlgili madde: m.48
  15. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/1051 E., 2025/125 K., 13.02.2025
    İlgili madde: m.53
  16. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1617 E., 2025/150 K., 30.01.2025
    İlgili madde: m.48
  17. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/186 E., 2025/168 K., 29.01.2025
    İlgili madde: m.51
  18. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/722 E., 2022/462 K., 22.06.2022
    İlgili madde: m.53
  19. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/280 E., 2020/51 K., 04.02.2020
    İlgili madde: m.53

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 18.05.2017 (m.48/A).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 2. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış