AATUHK Madde 79Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi, üçüncü kişilerdeki amme borçlusu alacaklarının ve menkul mallarının haciz ihbarnamesi ile haczini düzenler. Maddede; haciz bildirisinin içeriği, bankalara tebliğ usulü, üçüncü kişinin itiraz hakkı ve itiraz süresinin sonuçları, menfi tespit davası, teminatla takibin durdurulması, inkâr tazminatı, ödeme emrine karşı dava açan üçüncü kişinin durumu, alacaklı idarenin itiraz sonrası açacağı dava ve menkul malın değerinin ödenmesi konuları yer alır.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(Değişik: 30/3/2006 – 5479/5 md.)
Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne aittir.
Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.
Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir.
Bu Kanun uyarınca kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında kısmen veya tamamen haksız çıkan üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının lehine sonuçlanması veya asıl amme borçlusunun takip konusu amme alacağını tamamen ödemiş olması halinde, bu Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.
Menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler gereğince asıl borçluya rücu hakları saklıdır.
Değişiklik geçmişi(1)
- 30.03.2006maddenin tamamı 30.03.2006 tarihinde 5479 sayılı Kanunla değiştirildi
Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.
Atıflar(5)
Bu maddenin atıf yaptıkları
Bu maddeye atıf yapanlar
Bu maddedeki kavramlar
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
1.258 karar arasından seçildi- Vergi Dava Daireleri Kurulu · E. 2020/1066 · K. 2020/1609 · T. 30.12.2020VDDKOnama
Dava konusu istem: Davacı banka adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile anılan ödeme emrinin dayanağı olduğu ileri sürülen 30/06/2007 tarih ve 26568 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Sıra No.'lu Tahsilat Genel Tebliğinin Genel Esaslar başlıklı Birinci Bölümünün Amme Alacaklarının Korunması başlıklı İkinci Kısmının İhtiyati haciz başlıklı II Nolu bölümünün 9. maddesinin son fıkrasında yer alan, "Bankacılık sisteminde,
- 10. Hukuk Dairesi · E. 2025/20581 · K. 2026/1125 · T. 10.02.2026Daire kararıGönderme
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi gereği haciz ihbarnamesine aykırı cevabın tespiti ile İİK 338 gereği borç miktarının yasal faiziyle birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
- 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/3165 · K. 2026/345 · T. 22.01.2026Daire kararıOnama
Davacı vekili, dava dışı şirketin vergi borcu nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun 79. maddesi uyarınca müvekkiline haciz bildirisi gönderildiğini, haciz bildirisi müvekkil şirketin temsilcisi, yetkilisi, mütaaddit müdürü veya müsdahdemlerinden herhangi birine tebliğ edilmediği için tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin 14.02.2022 tarihinde öğrendiğini ve süresinde itiraz ettiğini, öte yandan müvekkilinin, vergi borçlusu ...
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
İcra ve İflas Hukukunda üçüncü kişilerin haklarının korunması, icra takibinin güvenliği açısından büyük önem taşır. Üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamelerine karşı itiraz süreci, kanunda kesin sürelere bağlanmıştır. İtirazın süresi içinde yapılmaması halinde, borcun üçüncü kişinin zimmetinde sayılması gibi ağır hukuki sonuçlar doğar. Ancak, uygulamada üçüncü kişilerin ihbarnameye süresinde itiraz edemediği, sonrasında menfi tespit davası veya tazminat davaları ile bu durumu düzeltmeye çalıştıkları görülmektedir. Yargı kararlarında, bu tür iddiaların değerlendirilmesinde iyiniyet kuralları ve ispat yükü kuralları titizlikle işletilerek, hem alacaklının tahsil hakkı hem de üçüncü kişinin haksız yere borç altına girmemesi amaçlanır. Bu parçadan hareketle haciz ihbarnamelerine itiraz süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Süresinde itiraz edilmemesinin yarattığı hukuki sonuçların hiçbir yolla geri alınamayacağı
- B) Alacaklının haklarının korunmasının, üçüncü kişinin haklarından daha üstün tutulduğu
- C) İtiraz süresini kaçıran üçüncü kişilerin, durumun telafisi için farklı hukuki yollara başvurabildiği
- D) Menfi tespit davalarının yalnızca icra takibi kesinleşmeden önce açılabileceği
- E) Üçüncü kişiye gönderilen ihbarnamelerin geçerliliğinin mutlaka bir mahkeme kararıyla onaylanması gerektiği
Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl