TCK Madde 309Anayasayı ihlal
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
5237 sayılı Kanun'un 309. maddesi, Anayasanın öngördüğü düzeni cebir ve şiddetle ortadan kaldırmaya, yerine başka bir düzen getirmeye ya da bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye yönelik teşebbüsü cezalandırır; bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde ayrıca o suçlardan cezaya hükmolunmasını ve tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerini düzenler.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.
(2)Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(3)Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Madde gerekçesi
Madde, savaş hâlinde vatandaşın veya Türkiye’deki yabancıların, düşmanla her türlü ticarî veya iktisadî ilişkilerde bulunmalarını yasaklamakta ve böylece Devletin savaş çabalarına, ne suretle olursa olsun, engel olunmamasını sağlamak amacını gütmektedir. Maddenin birinci fıkrasında yazılı suçun maddî unsuru, savaş zamanında düşman devlete savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyanın verilmesidir. Bu şeylerin verilmesi ister doğrudan doğruya olsun isterse bunları veren kişinin kendisini saklayarak dolaylı bir yolu seçmesi suretiyle gerçekleşsin, suç oluşacaktır. Maddenin ikinci fıkrası ise, düşman devlet lehine malî kolaylıklar sağlanması fiillerini suç hâline getirmektedir. Suçun maddî unsuru, düşman devlet yararına yapılan borçlanmalara veya her ne nedenle olursa olsun ödemelere katılmak veya bunlara ilişkin işlemleri kolaylaştırmaktır. Demek oluyor ki, ikinci fıkrada yer alan suç seçimlik hareketlidir. Üçüncü fıkrada, düşman devlet vatandaşıyla veya düşman devlet topraklarında oturan diğer kimselerle ticaret yapılmasını cezalandırmaktadır. Ancak suçun oluşması bazı koşullara bağlanmıştır. Ticaretin doğrudan doğruya veya dolaylı olmasının önemi yoktur. Her iki hâlde de fiil suç oluşturur. Her üç fıkrada yazılı suç, nerede oturursa otursun vatandaş tarafından işlenebildiği hâlde, ancak Türkiye’de oturan yabancı tarafından bu suçlar işlenebilir. Dolayısıyla maddede yer alan fiilleri dışarıda işleyen yabancılar hakkında madde uygulanmayacaktır. Ticarî ve malî ilişkiler ve yardım faaliyetleri savaştan önce başlamış bulunsa bile, savaş sırasında sürdürüldüğü takdirde, suç gerçekleşmiş olacaktır. Maddenin son fıkrasına göre, bu maddede tanımlanan suçların düşman devletle aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet yararına işlenmesi hâlinde de, bu madde hükümleri uygulanacaktır.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır.
Bu maddedeki kavramlar
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis
- Cebir ve şiddet
- Teşebbüs
- Tüzel kişiye özgü güvenlik tedbirleri
- Anayasanın öngördüğü düzen
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
852 karar arasından seçildi- Ceza Genel Kurulu E.2023/217 K.2025/74 T.2025-02-13Ceza Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
- Ceza Genel Kurulu E.2019/620 K.2021/523 T.2021-11-03Ceza Genel KuruluBozma
Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
- 3. Ceza Dairesi · E. 2023/16752 · K. 2024/2218 · T. 20.02.2024Daire kararıRet
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasa'yı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Kendilerini ‘Ulusal Yenilenme Konseyi’ olarak adlandıran silahlı bir grup, mevcut anayasal sistemi lağvederek yerine kendi ideolojik esaslarına dayalı yeni bir devlet düzeni kurma amacı gütmektedir. Bu amaç doğrultusunda, devletin iletişim altyapısını kontrol eden bir kamu kurumunu ve stratejik bir askeri üssü eş zamanlı olarak basarak, cebir ve şiddet kullanmak suretiyle ele geçirmişlerdir. Eylemleri sırasında, amaçlarının mevcut rejimi bütünüyle değiştirmek olduğunu açıkça beyan etmişlerdir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri dikkate alındığında, bu silahlı grubun eylemlerinin hukuki vasıflandırılmasında aşağıdaki suçlardan hangisi öncelikli olarak oluşur?
- A) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare etmek
- B) Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek
- C) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek
- D) Halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik etmek
- E) Cebir ve şiddet kullanarak Anayasanın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek