Disiplin işlem ve cezaları

Tanık ve bilirkişi dinlenmesi, duruşma tutanağı

Avukatlık Kanunu m.147–155Avukatlık HukukuSon değişiklik: 24.12.2025 (m.155)

Kısaca

Avukatlık Kanunu m.147, disiplin kurulunda tanık ve bilirkişinin nasıl dinleneceğine ilişkin takdir yetkisini düzenler. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 148. maddesi, disiplin yargılamasında tutulacak duruşma tutanağını ve duruşma dışında dinlenenlere ait tutanakların duruşmada okunmasını düzenler. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 149. maddesi, avukatlar hakkında istinabe yoluyla verilen talimatın hangi organ tarafından yerine getirileceğini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Avukatlık Kanunu m.147–155 hükümlerini kapsar.

Avukatlık Kanunu m.147 — Tanık ve bilirkişi dinlenmesi

Bu madde, disiplin kurulunda tanık ve bilirkişinin nasıl dinleneceğine ilişkin takdir yetkisini düzenler. Duruşmaya çağırma, üyelerden biri tarafından dinleme, istinabe yoluyla dinleme ve yazılı ifadenin okunmasıyla yetinme seçenekleri ile bu seçenekler arasındaki takdir sınırını belirler. Madde, bir olayın delilinin yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret olduğu hâlde o tanığın mutlaka dinlenmesini öngörür. Madde, disiplin kurulunun tanık ve bilirkişiye ilişkin işlemlerinin ayrıntılı usulünü düzenlemez; tanığın dinlenme şekli, yemin, soru sorma ve yüzleştirme gibi konular, avukatlık disiplin yargılamasında ilgili usul kurallarına bırakılmıştır. Tanığın hangi davada ve hangi hâllerde dinleneceği, delil toplama yetkisinin genel çerçevesi, tanık ücreti ve tanığın ifade vermemesinin sonuçları bu maddenin kapsamında değildir.

Tanık ve bilirkişi dinlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Disiplin kurulu takdiri
Tanık ve bilirkişinin hangi biçimde dinleneceğinin, kurulun somut olaya göre belirlediği yöntem tercihidir. Kanun seçenekleri sayarak kurula tercih hakkı tanır; bu seçim kurulun takdirine bırakılmıştır.
Duruşmaya çağırma
Tanık veya bilirkişinin kurulun önünde bizzat hazır bulunarak sözlü ifade vermesidir. Madde bu yöntemi bir seçenek olarak sayar, öncelik tanımaz.
Üyelerden biri tarafından dinleme
Kurulun bir üyesinin tanığı dinlemesi ve sonucu kurula aktarmasıdır. Tüm kurulun aynı anda dinlemesi zorunlu değildir.
İstinabe yoluyla dinleme
Tanığın bulunduğu yerdeki başka bir merci aracılığıyla dinlenmesi ve tutanağın kurula gönderilmesidir. Yetki kaydı ve tutanağın kurulca değerlendirilmesi gerekir.
Yazılı ifadenin okunması
Tanığın daha önce yazılı olarak alınmış ifadesinin kurulda okunarak delil olarak değerlendirilmesidir. Yazılı ifade, sözlü dinlemenin yerine geçen bir yöntem olarak sayılmıştır.
Bir olayın delilinin yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret olması
Olayı ispatlayacak başka bir delil bulunmadığı ve tanığın olayı bizzat algıladığı hâldir. Bu durumda tanığın dinlenmesi takdire bağlı değildir ve yazılı ifadeyle yetinilemez.

Tanık ve bilirkişi dinlenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Tanık veya bilirkişinin dinlenmesine ihtiyaç duyulmalı ve kurul bu dinleme yönteminin takdirini kullanmalıdır.
  • Kurul, duruşmaya çağırma, üyelerden biri tarafından dinleme, istinabe veya yazılı ifadenin okunması seçeneklerinden birini takdiren seçmelidir.
  • Bir olayın delili yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaretse, bu tanık kurulun takdirine bakılmaksızın mutlaka dinlenmelidir.
  • Yalnız bir tanığın şahsi bilgisi söz konusu olduğunda yazılı ifadenin okunmasıyla yetinilmemelidir.

Tanık ve bilirkişi dinlenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Tanık veya bilirkişinin dinlenme yönteminin seçimi kurulun takdirine bağlıdır; kurul seçimini somut olaya göre yapar.
  • Olayın delili yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaretse, bu tanık mutlaka dinlenir ve yazılı ifadenin okunmasıyla yetinilemez.
  • Mutlaka dinlenmesi gereken tanığın dinlenmemesi, savunma hakkının korunmaması anlamına gelir ve kararın dayanağındaki eksiklik olarak değerlendirilebilir.
  • Maddede yer alan seçeneklerin dışında bir yöntem kanunda öngörülmemiştir; kurul bu seçenekler arasında seçim yapar.

Takdirî dinleme ile zorunlu dinleme arasındaki fark nedir?

Olayın birden çok delille ispatlanabildiği hâlde kurul, tanık veya bilirkişiyi duruşmaya çağırmak, üyelerden birine dinletmek, istinabe yapmak ya da yazılı ifadeyle yetinmek arasında seçim yapar.

Bir olayın delili yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret olduğunda tanık her hâlde dinlenir; kurulun yazılı ifadeyle yetinme takdiri yoktur.

Yalnız şahsi bilgi taşıyan tek tanıkta yazılı ifade veya üye dinlemesiyle yetinilmesi, savunma hakkını etkileyen bir eksiklik olarak değerlendirilir.

Duruşmaya çağırma ile üye tarafından dinleme ve istinabe arasındaki fark nedir?

Duruşmaya çağırmada tanık kurulun önünde doğrudan dinlenir ve taraflar soru sorabilir.

Üye tarafından dinleme ve istinabe, tanığın kurulun önüne gelmesinin güç olduğu hâllerde dinleme yetkisinin devredilmesi anlamına gelir.

Seçilen yöntem, tanığın dinlenme koşullarını ve taraf katılımını değiştirir; kurul yöntem seçimini gerekçelendirmelidir.

Tanık ve bilirkişi dinlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi yazılı ifadeyle yetinme yetkisi veren bir hüküm gibi okumak; oysa madde yalnız takdir alanını tanımlar ve tek tanıklı olayda bu yetkiyi kaldırır.
  • Tek şahsi bilgi tanığını takdiri bir seçenekmiş gibi değerlendirip dinlemeden geçmek.
  • Olayın birden çok delille ispatlanabildiği hâlde tek tanığın şahsi bilgisi varsaymak; gerçekte başka delil varsa maddenin zorunluluk kuralı doğmaz.
  • İstinabe veya üye dinlemesini seçen kurulun bu tercihi gerekçelendirmemesi.

Nasıl ispat edilir?

  • Tanık veya bilirkişinin dinlenmesini talep eden taraf, dinlenmesi gereken kişinin olayın tek şahsi bilgi kaynağı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Olayın yalnız tek tanığın şahsi bilgisine dayandığı, soruşturma ve dosya kapsamındaki diğer delillerin incelenmesiyle belirlenir.
  • Kurulun yazılı ifadeyle yetinmesi hâlinde, tanığın dinlenmesinin takdire bağlı olduğu ve yazılı ifadenin yeterli olduğu gerekçede ortaya konulmalıdır.
  • Yazılı ifade veya istinabe tutanağı, tanığın sözlü beyanının yerine geçen belge olarak dosyada bulunmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun: Maddenin düzenlediği disiplin kurulu yetkisinin bağlı olduğu avukatlık disiplin yargılamasının genel kanunudur; madde bu kanunun disiplin usulü içinde yer alır.

Avukatlık Kanunu m.148 — Duruşma tutanağı

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 148. maddesi, disiplin yargılamasında tutulacak duruşma tutanağını ve duruşma dışında dinlenenlere ait tutanakların duruşmada okunmasını düzenler. Tutanağı kimin tutacağı ve bu konuda görevlendirme yetkisi maddenin kapsamındadır. Madde, disiplin kurulu önünde yapılan duruşmalar bakımından uygulanır. Madde, tutanağın içeriğini, ispat gücünü, teknik kayıt yoluyla tutulmasını ve imza usulünü düzenlemez; bu konular Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun tutanağa ilişkin hükümlerinde (m.149 vd., m.154 vd.) yer alır. Maddeden bağımsız olarak, disiplin kararına karşı başvuru yolları ve süreleri de bu maddenin konusu değildir.

Duruşma tutanağı: hangi kavramlar bilinmeli?

Duruşma tutanağı
Duruşmada yapılan işlemleri, sözlü beyanları ve kararları yazılı olarak kayda geçiren belgedir. Disiplin yargılamasında bu belge, yapılan işlemlerin kanıtı niteliğindedir.
Duruşma dışında dinlenen kişilerin tutanağı
Duruşma salonu dışında, ilgili kişinin ifadesinin alındığı tutanaktır. Maddenin ikinci fıkrası, bu tutanakların duruşmada okunmasını zorunlu kılar.
Disiplin kurulu başkanının görevlendirmesi
Tutanağı tutacak kişinin, disiplin kurulu başkanınca belirlenmesi usulüdür. Görevlendirilen kişi kurul üyesi veya kâtip olabilir.

Duruşma tutanağı: hangi şartlar aranır?

  • Disiplin kurulunun duruşma yaparak işlem yürütmüş olması gerekir.
  • Duruşma için tutanak tutulması gerekir; tutanağı disiplin kurulu başkanınca görevlendirilen bir üye veya kâtip tutar.
  • Duruşma dışında dinlenen kişilere ait tutanaklar varsa, bunların duruşmada okunması zorunludur.
  • Okunmayan duruşma dışı tutanaklar duruşmada kullanılabilir hâle gelmemelidir.

Duruşma tutanağı: hangi sonuçları doğurur?

  • Duruşma için tutanak tutulmazsa disiplin yargılamasında yapılan işlemlerin belgelenmesi eksik kalır.
  • Duruşma dışında dinlenen kişilere ait tutanaklar duruşmada okunmadan dayanak yapılırsa, bu işlem maddeye aykırı olur.
  • Madde tutanağın ispat gücüne ilişkin hüküm içermediğinden, tutanağın ispat gücü ve sahteliğe ilişkin sonuçlar bu maddeden değil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki tutanak hükümlerinden çıkar.

Duruşma tutanağı ile duruşma dışı dinlenen kişinin tutanağı arasındaki fark nedir?

Duruşma sırasında tutulan tutanak, duruşmada yapılan işlemleri doğrudan kaydeder.

Duruşma dışında bir kişinin dinlenmesine ilişkin tutanak, duruşma dışında yapılan bir işlemin belgesidir.

Birinci fıkra her duruşma için tutanak tutulmasını öngörürken, ikinci fıkra duruşma dışı tutanakların duruşmada okunmasını ayrıca zorunlu kılar; okunmayan duruşma dışı tutanak duruşmada değerlendirmeye alınmamalıdır.

Duruşma tutanağı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Duruşma dışında dinlenen kişiye ait tutanağı okutmadan karara dayanmak; okunma zorunluluğunu gözden kaçırmak.
  • Tutanağı tutacak kişiyi disiplin kurulu başkanının görevlendirmesi olmadan belirlemek.
  • Maddeyi tutanağın içeriği ve ispat gücüne ilişkin hüküm sanmak; bu konular madde metninde yer almaz.

Nasıl ispat edilir?

  • Duruşma tutanağının tutulup tutulmadığı, tutanağın duruşma dosyasında bulunmasıyla ortaya çıkar; tutanağın eksikliğini ileri süren taraf bunu ispatlar.
  • Duruşma dışında dinlenen kişiye ait tutanağın duruşmada okunup okunmadığı, duruşma tutanağının okunduğunu gösteren kayıtla belirlenir; okunmadığını ileri süren taraf bunu ispatlar.
  • Görevlendirmenin disiplin kurulu başkanınca yapıldığı, görevlendirme kararı veya kurul kaydı ile ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Avukatlık Kanunu m.149 — İstinabe talimatının yerine getirilmesi

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 149. maddesi, avukatlar hakkında istinabe yoluyla verilen talimatın hangi organ tarafından yerine getirileceğini düzenler. Talimatın baro merkezinde disiplin kurulu veya bu kurulun bir üyesi, diğer yerlerde ise o baronun disiplin kurulunca görevlendirilecek bir avukat tarafından yerine getirilmesi esasını koyar. Madde, yargılama sırasında avukattan bir işlemin istinabe yoluyla yapılmasını isteyen mercilere uygulanır. Maddede süre, tutar veya usul ayrıntısı yoktur. Maddenin düzenlemediği konular arasında avukatların disiplin yargılamasının usulü ve disiplin cezaları (ilgili disiplin hükümleri), disiplin kurulunun oluşumu ve görev süresi, istinabe talimatının yazılı şekli ve içeriği ile talimatın yerine getirilmesine ilişkin giderler yer alır. Bu konular kanunun ilgili diğer maddelerinde ya da istinabe hükümlerini içeren usul kanunlarında aranmalıdır.

İstinabe talimatının yerine getirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

İstinabe
Yetkili bir merciin yargısal bir işlemi, kendi yargı çevresi dışında bulunan başka bir merciin aracılığıyla yaptırmasıdır. Talimat, bu devrin araç olarak kullanıldığı yazılı istektir.
Talimat
İstinabe eden makamın, istinabe olunan makamdan yapmasını istediği işlemi belirten yazılıdır. Madde, talimatın yerine getirilmesini düzenler; talimatın içeriği ve şekli bu maddenin konusu değildir.
Baro disiplin kurulu
Avukatlar hakkında disiplin yargılamasını yürüten baro organıdır. Madde bakımından talimatın yerine getirilmesinde ilk ve doğrudan görevli organ, baro merkezindeki disiplin kurulu ya da bu kurulun bir üyesidir.
Görevlendirilen avukat
Talimatın baro merkezi dışındaki yerde yerine getirilmesi için, o baronun disiplin kurulunca atanan avukattır. Bu görevlendirme, kurulun takdirine bağlıdır ve maddede bir nitelik ya da süre öngörülmemiştir.

İstinabe talimatının yerine getirilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Yerine getirilecek bir istinabe talimatının bulunması gerekir.
  • Talimatın baro merkezinde yerine getirilecekse disiplin kurulu veya bu kurulun bir üyesi tarafından ele alınması gerekir.
  • Talimatın baro merkezi dışındaki bir yerde yerine getirilecekse o baronun disiplin kurulunca görevlendirilmiş bir avukat tarafından yapılması gerekir.
  • Görevlendirilen avukatın, talimatın konusu olan işlemi yapması ve bu işlemin sonucunu istinabe eden makama bildirmesi gerekir.

İstinabe talimatının yerine getirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Talimat baro merkezinde ise disiplin kurulu veya üyesi tarafından yerine getirilir.
  • Talimat baro merkezi dışında ise o baronun disiplin kurulunca görevlendirilen avukat tarafından yerine getirilir.
  • Görevlendirilen avukatın işlemi yapması, istinabe olunan makamın yetkisini kullanması anlamına gelir; bu avukat maddede tanımlanan bir yetki çerçevesinde hareket eder.
  • Madde, talimatın yerine getirilmemesi hâlinde doğacak yaptırımı veya talimatın geçersizliğini düzenlemez.

Baro merkezi ile diğer yerler arasındaki fark nedir?

Talimatın yerine getirildiği yer baro merkezi ise, işlemi disiplin kurulu ya da bu kurulun bir üyesi yapar.

Yer baro merkezi dışındaysa, işlemi o baronun disiplin kurulunca görevlendirilen bir avukat yapar.

Yetkili organ, talimatın yerine getirileceği yere göre değişir. Baro merkezi dışında doğrudan kurul üyesi değil, kurulun görevlendirdiği avukat görev alır.

Disiplin kurulu ile kurul üyesi arasındaki fark nedir?

Disiplin kurulunun tamamı talimatı yerine getirebilir.

Kurulun tek bir üyesi de talimatı yerine getirebilir.

Baro merkezinde işlem, kurulun kendisi ya da üyesi tarafından yapılabilir; madde bu seçimi merciin takdirine bırakır.

İstinabe talimatının yerine getirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Baro merkezi dışındaki talimatı disiplin kurulu üyesinin bizzat yapması gerektiğini sanmak; maddeye göre bu hâlde kurulun görevlendirdiği avukat görev alır.
  • Talimatın yerine getirilecek yerin baro merkezi mi, başka bir yer mi olduğunu belirlemeden görevli organı seçmek.
  • Maddenin görevlendirilen avukatın tayin usulünü ve görev süresini düzenlediğini varsaymak; madde bu konularda sessizdir.
  • Disiplin kurulu üyesinin talimatı yerine getirmesini, kurulun kararı olmadan yetkili kabul etmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yerine getirilecek talimat, istinabe eden makamın yargı çevresi dışında bir avukatın yapmasını gerektirdiğinde, baro disiplin kurulunun görevlendirme yapması gerektiği kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Talimatın yerine getirilmesini isteyen makam, talimatı yazılı olarak ve işlemin konusunu açıkça belirterek göndermelidir; bu, istinabe talebinin usulüne uygun olduğunu gösterir.
  • Talimatın hangi baro yetkisinde yerine getirileceğini gösteren yer bilgisi, görevlendirmenin doğru organca yapıldığını ispat eder; yer bilgisi eksikse baronun yetkisi tartışmalı hâle gelir.
  • Görevlendirilen avukatın yaptığı işlemin tutanağı ve baronun görevlendirme kararı, işlemin usulüne uygun yapıldığını gösteren belgelerdir.
  • Karşı taraf, talimatın yetkisiz bir organca yerine getirildiğini ileri sürerse, bu iddiayı ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun: Maddenin bütünü bu kanunun avukatlık sistemi içinde yer alır; disiplin kurulunun yapısı ve yetkileri kanunun diğer hükümlerinde düzenlenir.
  • 1136 sayılı Kanun: Avukatlar hakkında disiplin yargılamasının usul ve yaptırımları bu kanunun disiplin hükümlerinde yer alır; istinabe yetkisi bu yargılamanın organlarına bağlanmıştır.

Avukatlık Kanunu m.150 — Tanık ve bilirkişinin çağrılması

Madde, tanık ve bilirkişilerin Tebligat Kanunu hükümlerine göre çağrılmasını ve usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen, tanıklıktan, bilirkişilikten veya yemin etmekten kanuni sebep olmaksızın çekinen kişiler hakkında yaptırım uygulanmasını düzenler. Yaptırımın uygulanmasında Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklıkla ilgili hükümlerinin kıyas yoluyla değil doğrudan uygulanacağı öngörülmüş, bu kararları verme yetkisi Baro'nun bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hâkimine verilmiştir. Madde, avukatlık yargılama hukukunun genel alanında, Baro disiplin kurulu önündeki tanık ve bilirkişi durumuna uygulanır. Maddenin tanık ve bilirkişinin hangi sürelerle ve hangi usulle davet edileceğini, davetiyenin içeriğini, tanıklık yükümlülüğünün kapsamını ve bilirkişi ücretini düzenlemediği; bunlar için Tebligat Kanununa ve ceza muhakemesi hükümlerine bakılması gerektiği anlaşılmaktadır.

Tanık ve bilirkişinin çağrılması: hangi kavramlar bilinmeli?

Usulüne göre çağrı
Tanık ya da bilirkişinin Tebligat Kanunu hükümlerine uygun biçimde davet edilmesidir. Çağrının geçerli olması için bu şekle uyulmuş olması gerekir; şekle uyulmadan yapılan davet, maddedeki yaptırımın doğmasına dayanak olamaz.
Hukuken geçerli mazeret
Çağrılan kişinin duruşmaya veya disiplin kuruluna gelmesini engelleyen, hukuk düzenince kabul edilen engeldir. Mazeretin geçerliliği somut olaya göre değerlendirilir.
Kanuni sebep
Tanıklıktan, bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinmeyi haklı kılan yasal dayanaktır. Örneğin kanunda tanıklıktan çekinme hakkı tanınan hallerde bu sebep bulunur; kanuni sebep olmadan yapılan çekinme maddedeki yaptırıma yol açar.
Sulh ceza hâkimi
Maddedeki yaptırım kararlarını vermeye yetkili hâkimdir. Yetki, Baro'nun bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hâkimine aittir ve karar, disiplin kurulunun tutanak örneği üzerinden verilir.
Disiplin kurulu tutanağı
Baro disiplin kurulunun, tanık veya bilirkişinin gelmediğini ya da çekindiğini kayda geçiren belgesidir. Sulh ceza hâkimi kararını bu tutanak örneğine dayanarak verir.

Tanık ve bilirkişinin çağrılması: hangi şartlar aranır?

  • Tanık veya bilirkişinin Tebligat Kanunu hükümlerine uygun biçimde usulüne göre çağrılmış olması gerekir.
  • Çağrılan kişinin duruşmaya veya disiplin kuruluna gelmemiş olması gerekir.
  • Gelmemenin hukuken geçerli bir mazeretinin bulunmaması gerekir.
  • Tanıklıktan, bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinme söz konusu ise bu çekinmenin kanuni bir sebebe dayanmaması gerekir.
  • Durumun disiplin kurulunca tutanağa geçirilmiş olması ve tutanak örneğinin sulh ceza hâkimine iletilmiş olması gerekir.
  • Yaptırım kararının, Baro'nun bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hâkimince verilmesi gerekir.

Tanık ve bilirkişinin çağrılması: hangi sonuçları doğurur?

  • Usulüne göre çağrılıp hukuken geçerli mazereti olmaksızın gelmeyen tanık veya bilirkişi hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklıkla ilgili hükümleri uygulanır.
  • Kanuni sebep olmaksızın tanıklık, bilirkişilik veya yemin etmekten çekinen kişi hakkında aynı hükümler uygulanır.
  • Yaptırım kararını Baro'nun bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hâkimi verir ve karar disiplin kurulu tutanağının örneği üzerinden alınır.
  • Kanuni sebep varsa çekinme yaptırım doğurmaz.
  • Çağrı usulüne uygun değilse gelmeme nedeniyle yaptırım kararı verilemez.

Usulüne uygun çağrı ile usulüne aykırı çağrı arasındaki fark nedir?

Tebligat Kanunu hükümlerine uygun yapılan davet, yaptırımın dayanağıdır.

Bu şekle uyulmadan yapılan davet ya da eksik tebligat, yaptırımı doğurmaz.

Usulüne aykırı çağrıya rağmen gelinmemesi nedeniyle yaptırım uygulanamaz.

Gelmeme ile çekinme arasındaki fark nedir?

Çağrıya rağmen duruşmaya hiç gelmemek, gelme yükümlülüğünün ihlalidir.

Gelmekle birlikte tanıklıktan, bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinmek, beyan yükümlülüğünün ihlalidir.

Her iki halde de madde aynı yaptırım rejimine tabidir; ancak kanuni sebep varsa çekinme yaptırım doğurmaz.

Hukuken geçerli mazeret ile mazeret sayılmayan hal arasındaki fark nedir?

Geçerli bir mazeret bulunan kişi hakkında yaptırım kararı verilmez.

Mazereti kabul edilemeyen veya hiç bildirilmeyen kişi hakkında yaptırım söz konusu olur.

Mazeretin geçerliliği yaptırım kararının verilip verilmeyeceğini belirler.

Disiplin kurulu işlemi ile sulh ceza hâkimi kararı arasındaki fark nedir?

Baro disiplin kurulu olayı tutanağa bağlar ve tutanak örneğini gönderir.

Sulh ceza hâkimi bu tutanak örneği üzerinden yaptırım kararını verir.

Yaptırımın verilmesi için disiplin kurulu tutanağı ile sulh ceza hâkimi kararı birlikte gereklidir; kurul kendisi doğrudan yaptırım veremez.

Tanık ve bilirkişinin çağrılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Usulüne uygun tebligat yapılmadan gelmeme nedeniyle yaptırım kararı vermek; çağrının Tebligat Kanunu hükümlerine uygunluğu kontrol edilmelidir.
  • Disiplin kurulunun doğrudan yaptırım kararı verebileceğini varsaymak; karar yetkisi Baro'nun bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hâkimine aittir.
  • Kanuni sebebi olan çekinmeyi yaptırıma bağlamak; kanuni sebep varsa yaptırım uygulanmaz.
  • Madde metninde yer almayan süre ve yaptırım miktarlarını bu madde üzerinden hesaplamaya çalışmak; bu konular ceza muhakemesi hükümlerinde aranmalıdır.

Nasıl ispat edilir?

  • Usulüne uygun çağrının yapıldığını ispat yükü disiplin kurulunda ve yaptırımı talep edende olup, bu, tebliğ belgesi ile ispatlanır.
  • Mazeretin hukuken geçerli olduğunu ileri süren çağrılan kişidir; mazeretini belge ile ispatlaması gerekir.
  • Kanuni sebebe dayanarak çekindiğini ileri süren kişi, bu sebebi ispatlamakla yükümlüdür.
  • Disiplin kurulunun gelmeme veya çekinme durumunu tutanağa geçirmesi, sulh ceza hâkimi kararının dayanağını oluşturur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu: Maddenin bütünü bu kanunun disiplin ve yargılama düzeniyle ilgilidir; Baro disiplin kurulunun tutanağı ve sulh ceza hâkiminin yetkisi bu kanunun yapısına dayanır.
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: Maddenin atıfta bulunduğu tanıklıkla ilgili hükümler (özellikle çağrıya rağmen gelmeyen tanık hakkında zorla getirme ve para cezası) bu kanundadır; madde bu hükümleri uygulanacak hüküm olarak gösterir.
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu: Tanık ve bilirkişinin çağrılmasında uyulacak şekil ve usul bu kanunda belirlenmiştir; usulüne uygun çağrının dayanağıdır.

Avukatlık Kanunu m.151 — Disiplin kurulu üyelerinin reddi ve istinkâfı

Bu madde, Avukatlık Kanunu kapsamındaki disiplin kurulu üyelerinin reddi ve istinkâfı ile ret istemlerinin incelenme usulünü düzenler. Ret istemi, reddi istenen üyeden başkalarının katılmasıyla incelenir; ret ve istinkâf nedeniyle kurulun toplanamaması halinde 139. maddeye göre işlem yapılır. Madde, disiplin kurulu üyelerine kanunda öngörülen ret ve istinkâf sebeplerinin ayrıntısını düzenlemez; bu sebepler Ceza Muhakemesi Kanunu'na yollama yapılarak belirlenir. Maddenin kapsamına girmeyen konular ise disiplin soruşturmasının usulü ile disiplin cezalarıdır (1136 sayılı Kanun m.139 ile ilgili disiplin hükümleri dışında kalan usul kuralları ayrıca değerlendirilmelidir). Ayrıca reddin sonucunda verilecek karar ile reddedilen üyenin yerine yedek üyenin atanması usulü bu maddede yer almaz.

Disiplin kurulu üyelerinin reddi ve istinkâfı: hangi kavramlar bilinmeli?

Ret
Disiplin kurulu üyesinin, Ceza Muhakemesi Kanununda yazılı sebeplerden birine dayanılarak tarafsız olmadığı ileri sürülerek kurul görevinden uzaklaştırılması talebidir. Ret, belirli bir üyeye yönelik olmalıdır.
İstinkâf
Kurul üyesinin, kendisinde ret sebebi bulunduğunu fark ederek bu nedenle görevden kendiliğinden çekilmesidir. İstinkâf, bir talep üzerine değil üyenin kendi kararıyla gerçekleşir.
Reddi istenen üye
Hakkında ret talebi yöneltilen ve ret istemi incelenirken toplantıya katılmayan disiplin kurulu üyesidir.
Kurulun toplanamaması
Ret veya istinkâf sonucunda kurulun karar alabilecek sayıda üyeyle toplanamaz hale gelmesidir. Bu durumda 139. maddedeki yedek üye usulü uygulanır.

Disiplin kurulu üyelerinin reddi ve istinkâfı: hangi şartlar aranır?

  • Ret talebinin, disiplin kurulu üyesinin Ceza Muhakemesi Kanununda yazılı bir sebebe dayanmasının ileri sürülmesi gerekir.
  • Ret talebinin belirli bir üyeye yönelik olması gerekir; kurulun tamamını kapsayan toplu ret istemi incelemeye alınmaz.
  • Ret istemi incelenirken reddi istenen üyenin toplantıya katılmaması gerekir; inceleme başka üyelerin katılımıyla yapılır.
  • İstinkâf halinde üyenin kendisinde ret sebebi bulunduğunu görerek görevden çekilmesi gerekir.
  • Ret veya istinkâf sonucunda kurulun toplanamaz hale gelmesi durumunda 139. madde uyarınca işlem yapılması gerekir.

Disiplin kurulu üyelerinin reddi ve istinkâfı: hangi sonuçları doğurur?

  • Ret istemi incelendiğinde reddi istenen üye, istemin karara bağlanmasına katılmaz.
  • Ret istemi kurulun toplanmasını engelleyecek derecede çoğaltılmışsa, bu istemler incelenmez.
  • Ret veya istinkâf nedeniyle kurul toplanamazsa 139. maddeye göre işlem yapılır.
  • Ret veya istinkâf nedeniyle kurul toplanabiliyorsa, kurul normal şekilde karar verir ve kararında reddi istenen üye yer almaz.

Ret ile istinkâf arasındaki fark nedir?

Ret, ilgililerin talebi üzerine, üyenin tarafsız olmadığını ileri süren bir istemle gerçekleşir.

İstinkâf, üyenin kendi takdiri ve kendiliğinden görevden çekilmesidir; bir talep gerektirmez.

Ret talebinde reddi istenen üye incelemeye katılmaz ve karar başka üyelerce verilir; istinkâfta da üye toplantıdan çekilir. İkisinde de kurulun toplanamaması halinde 139. madde uygulanır.

Belirli üyeye yönelik ret ile toplu ret arasındaki fark nedir?

Belirli bir üyeye yöneltilen ret istemi, madde uyarınca incelenir.

Kurulun tamamını ya da toplantıyı engelleyecek biçimde yapılan toplu ret istemi incelemeye alınmaz.

Toplu ret istemi kabul görmediği için kurul toplanabilir kalır ve görüşme engellenmez.

Disiplin kurulu üyelerinin reddi ve istinkâfı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ret sebeplerini Avukatlık Kanununda aramak; madde bu sebepleri Ceza Muhakemesi Kanununa bağlamaktadır.
  • Reddi istenen üyenin de incelemeye katılabileceğini düşünmek; madde açıkça başkalarının katılmasını şart koşar.
  • Toplu ret istemini bireysel ret gibi incelemek; kurulun toplanmasını engelleyen toplu ret istemleri dinlenmez.
  • Kurulun toplanamadığı hallerde yedek üye yerine doğrudan karar vermek; 139. madde uygulanmalıdır.

Nasıl ispat edilir?

  • Ret talebinde bulunan taraf, reddi istenen üyenin tarafsız kalamayacağını gösteren somut olguları ileri sürmek ve bunları delille ispatlamak zorundadır.
  • İstinkâf söz konusu olduğunda, üyenin ret sebebinin bulunduğunu bildirmesi yeterlidir; karşı tarafın ayrıca ispat yükü yoktur.
  • Toplu ret istemlerinde, istemin belirli bir üyeye yönelik olmadığı kurul tarafından değerlendirilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.139: Ret veya istinkâf nedeniyle kurulun toplanamaması halinde uygulanacak usulü belirler; bu maddedeki işlem, 151. maddenin son fıkrasının doğrudan uzantısıdır.
  • 1136 sayılı Kanun m.151: Bu madde kendi metninde ret ve istinkâf sebeplerini Ceza Muhakemesi Kanununa bağladığı için, o kanunun ilgili hükümleri bu maddenin uygulanmasında belirleyici olur.

Avukatlık Kanunu m.152 — Kararların tebliği

Madde, Avukatlık Kanunu kapsamındaki disiplin kurulu kararlarının onanmış bir örneğinin hangi makamlara tebliğ edileceğini düzenler. Kararın ilgililere tebliğinin yanında, baronun bulunduğu il merkezindeki Cumhuriyet savcısına da tebliğini öngörür. Madde, disiplin kurulunun karar verme usulünü, kararın onanma koşullarını, itiraz ve temyiz yollarını ve kararın içeriğini düzenlemez. Ayrıca disiplin kovuşturmasında zamanaşımı ve ceza türlerinin belirlenmesi de bu maddenin konusu değildir.

Kararların tebliği: hangi kavramlar bilinmeli?

Disiplin kurulu kararının onanmış örneği
Disiplin kurulunun verdiği kararın, onama işlemi yapılmış hâlinin örneğidir. Tebliğ edilecek belge bu örnektir; onanmamış karar bu maddenin kapsamına girmez.
İlgililer
Kararın doğrudan etkilediği taraflardır. Kararın tebliği bakımından bunlara ayrıca yapılacak tebliğ, madde metninde ayrıca düzenlenmiştir ve savcıya yapılacak tebliğin ek bir yükümlülük olduğunu gösterir.
Baronun bulunduğu il merkezindeki Cumhuriyet savcısı
Disiplin kararının, ilgilinin baro sınırları içinde yer aldığı il merkezindeki savcılığa bildirilmesini ifade eder. Savcının seçimi, baronun merkezinin bulunduğu il esas alınarak belirlenir.

Kararların tebliği: hangi şartlar aranır?

  • Tebliğ konusu belgenin, disiplin kurulunca verilmiş ve onanmış bir karar olması gerekir.
  • Kararın ilgililere tebliğ edilmesi gerekir.
  • Aynı onanmış örneğin, baronun bulunduğu il merkezindeki Cumhuriyet savcısına da tebliğ edilmesi gerekir.

Kararların tebliği: hangi sonuçları doğurur?

  • Onanmış örnek ilgililere tebliğ edilir ve aynı zamanda baronun bulunduğu il merkezindeki Cumhuriyet savcısına da tebliğ edilir.
  • Savcıya tebliğ yapılmazsa, madde gereği yerine getirilmemiş olur; bu durum kararın tebliğ usulünde eksiklik oluşturur.
  • Madde, tebliğin süresini ya da savcıya tebliğ yapılacak tarihi belirtmediğinden, tebliğin ne zaman yapılacağı ayrıca düzenlemenin konusudur.

İlgililere tebliğ ile cumhuriyet savcısına tebliğ arasındaki fark nedir?

Kararın ilgililere tebliği, kararın tarafları ve doğrudan etkilenenler bakımından yapılır.

Cumhuriyet savcısına tebliğ, kamu düzeni ve disiplin denetimi bakımından ayrıca yapılır; ilgili olmayan bir makama bildirimdir.

Savcıya tebliğ, ilgililere yapılan tebliğin yerini tutmaz; her ikisi ayrı ayrı yerine getirilmelidir.

Baronun bulunduğu il merkezindeki savcı ile diğer savcılar arasındaki fark nedir?

Madde, tebliğin yapılacağı savcıyı baronun bulunduğu il merkezindeki Cumhuriyet savcısı olarak belirler.

İlgilinin ikamet ettiği yer, kararın verildiği yer ya da diğer adliyeler madde kapsamında sayılmaz.

Savcıya tebliğ, yalnız baronun merkezinin bulunduğu il esas alınarak yapılır; başka bir adliyedeki savcıya yapılan tebliğ maddenin gereğini yerine getirmez.

Kararların tebliği: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Savcıya tebliği, ilgililere yapılan tebliğin yerine geçen bir işlem saymak.
  • Savcıya tebliği, ilgilinin ikamet ettiği il veya kararın verildiği yerdeki savcıya yapmak; madde baronun bulunduğu il merkezindeki savcıyı belirtir.
  • Onanmamış karar örneğini tebliğ etmek; madde yalnız onanmış örneği öngörür.

Nasıl ispat edilir?

  • Savcıya tebliğin yapıldığını gösteren tebliğ belgesi, tebliğ yapılmış olduğunun ispatı için esas delildir. Tebliğ belgesinin bulunmaması, tebliğin yapılmadığı yönünde sonuç doğurur.
  • Kararın onanmış olduğunu gösteren belge, tebliğin konusu olan örneğin usule uygun olduğunu ortaya koyar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun: Madde, kanunun disiplin kurulu kararlarının tebliğine ilişkin hükmüdür. Kararın verilme ve onanma usulü kanunun ilgili diğer maddelerinde düzenlenmiştir.

Avukatlık Kanunu m.153 — İşten yasaklanma

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 153. maddesi, meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat hakkında disiplin kurulunun tedbir mahiyetinde işten yasaklama kararı verebilmesinin koşullarını, delil takdirini, kararın tebliğini, yürürlüğünü, itirazını ve duyurusunu düzenler. Madde, disiplin kovuşturması yürüten baro disiplin kurulları ile bu kurullardan çıkan işten yasaklama kararları bakımından uygulanır. Maddede yer almayan konular ise ayrı maddelerde düzenlenmiştir: yasaklamanın ceza yargılamasındaki müdafilik görevinden yasaklanması (CMK m.151), disiplin cezalarının türleri ve uygulanması (1136 sayılı Kanun m.134 vd.) ve avukatlık ücreti ya da meslek kurallarına ilişkin hükümler ile yasaklamanın ceza yargılamasındaki etkileri. Maddenin kendisi, yasaklanan avukatın ihtiyari veya zorunlu hallerdeki ayrıntılı sonuçlarını ya da yasaklamanın süresini belirlemez.

İşten yasaklanma: hangi kavramlar bilinmeli?

İşten yasaklanma (tedbiren)
Disiplin kurulunun, kovuşturma sürerken avukatın mesleği icrasını geçici olarak durdurmasına yönelik tedbir kararıdır. Bu bir disiplin cezası değildir; hakkında henüz kesin bir ceza verilmemiş olan avukata uygulanır.
Meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette iş
Kovuşturmaya konu fiilin, 1136 sayılı Kanun'a göre meslekten çıkarma cezasını doğurabilecek nitelikte olmasıdır. Fiilin sonunda bu cezanın verileceği kesinleşmiş olması gerekmez; olasılığı yeterlidir.
Tedbir mahiyetinde karar
Yasaklamanın koruyucu bir önlem olarak verildiğini ve kovuşturmanın sonucunu beklemeden uygulandığını anlatır. Kararın amacı, kovuşturmanın sağlıklı yürümesi ve mesleğin korunmasıdır.
Dinlenme veya çağrı şartı
Karardan önce ilgili avukatın dinlenmiş olması ya da dinlenmek üzere çağrılmış ve belirlenen günde gelmemiş olmasıdır. Baroya bildirilen büro adresine tebligat yapılamayan avukatın ayrıca çağrılıp dinlenmesi zorunlu değildir.
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu
Baro disiplin kurulunun işten yasaklama kararına karşı yapılan itirazı inceleyen merciidir. İtiraz, kararın uygulanmasını durdurmaz.

İşten yasaklanma: hangi şartlar aranır?

  • Hakkında kovuşturma yapılıyor olmalıdır; kovuşturma konusu iş, meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bulunmalıdır.
  • Karar, baro disiplin kurulu tarafından verilmelidir; yetkisiz bir merci bu tedbiri uygulayamaz.
  • Kararın verilmesinden önce ilgili avukat dinlenmiş olmalı ya da dinlenmek üzere çağrılmış bulunmalı ve belirlenen günde gelmemiş olmalıdır.
  • Baroya bildirilen büro adresine tebligat yapılamamışsa, avukatın ayrıca çağrılması ve dinlenmesi zorunlu değildir.
  • Delillerin hangi sınır dahilinde gösterilip inceleneceği, istekle bağlı olmaksızın kurulun serbest takdirine bırakılmıştır.

İşten yasaklanma: hangi sonuçları doğurur?

  • Karar, verildiği tarihte yürürlüğe girer.
  • Karara karşı Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edilebilir, ancak itiraz kararın uygulanmasını durdurmaz.
  • İtiraz yerinde görülürse karar kaldırılır.
  • İtirazlar ivedilikle ve en geç bir ay içinde karara bağlanır.
  • Karar, hakkında kovuşturma yapılan avukata gerekçesiyle birlikte tebliğ edilir.
  • İşten yasaklanma kararı, yargı organları ile sair mercilere baro başkanlığı tarafından derhal duyurulur.
  • Yasaklanan avukat, yasaklama süresince mesleğini icra edemez; yasaklama kararına aykırı davranış ayrıca disiplin yaptırımına konu olabilir.

Dinlenme zorunluluğu ile tebligat yapılamayan avukat arasındaki fark nedir?

Genel kural olarak avukatın kararın verilmesinden önce dinlenmiş olması veya dinlenmek üzere çağrılıp gelmemiş olması aranır.

Baroya bildirilen büro adresine tebligat yapılamayan avukat için ayrıca çağrılma ve dinlenme zorunluluğu yoktur.

Bildirilen adrese tebligat yapılamadığında kurul ayrıca çağrı yapmadan karar verebilir.

Tedbir kararının yürürlüğü ile itiraz üzerine kaldırılma arasındaki fark nedir?

Karar, verildiği tarihte yürürlüğe girer ve itiraz kararın uygulanmasını durdurmaz.

İtiraz yerinde görülürse karar kaldırılır.

Yasaklama, itiraz sonuçlanana kadar uygulanır; itiraz kabul edilirse ortadan kalkar.

Disiplin cezası ile işten yasaklama tedbiri arasındaki fark nedir?

Meslekten çıkarma gibi disiplin cezası, kovuşturma sonunda kesin olarak verilen cezadır.

İşten yasaklama, kovuşturma sürerken uygulanan geçici tedbirdir.

Tedbir, kesin cezanın yerine geçmez; kovuşturma sonunda ayrıca karar verilir.

İşten yasaklanma: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İşten yasaklamayı kesin bir disiplin cezası gibi değerlendirmek; bunun bir tedbir olduğunu ve kovuşturma sonucunda ayrıca karar gerektirdiğini gözden kaçırmak.
  • Tebligat yapılamayan avukat için de ayrıca çağrı ve dinleme zorunluluğu olduğunu sanmak; maddenin bu istisnasını unutmak.
  • İtirazın kararın uygulanmasını durdurduğunu varsaymak; itiraz kararı durdurmaz.
  • İtiraz süresini bir ay olarak uygulamak; ancak bu süre itirazın karara bağlanması için öngörülmüştür, avukatın itiraz süresi değildir.
  • Kararın tebliğ edilmeden yürürlüğe girdiğini sanmak; karar verildiği tarihte yürürlüğe girer, tebliğ bu yürürlüğü etkilemez.
  • Yasaklamanın yargı organları ve sair mercilere duyurulmasını baro başkanlığının sorumluluğu olarak görmemek ya da bu duyuruyu ihmal etmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yüksek mahkeme kararlarında işten yasaklamanın, kovuşturma sürdüğü müddetçe tedbiren uygulanabildiği ve kesin bir disiplin cezası niteliği taşımadığı kabul edilmektedir. (8. Daire, 2024/1553 E., 2024/2248 K., 24.04.2024; 8. Daire, 2023/3695 E., 2023/3670 K., 10.07.2023; 8. Daire, 2023/1266 E., 2023/1114 K., 09.03.2023)
  • Kovuşturmanın devam ettiği sürece yasaklamanın uzamasının, kararın tedbir niteliğiyle bağdaştığı değerlendirilmektedir. (8. Daire, 2024/1553 E., 2024/2248 K., 24.04.2024; 8. Daire, 2023/3695 E., 2023/3670 K., 10.07.2023)
  • Disiplin kurulunun meslekten çıkarma cezasını kaldırıp kovuşturmayı tatil ederek tedbiren işten yasaklama kararını sürdürebildiği kabul edilmektedir. (8. Daire, 2021/5268 E., 2022/5807 K., 20.10.2022)
  • İşten yasaklama kararına ilişkin davaların, yasaklamanın dayanağı olan ceza davasının sonucunu beklemesi gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. (8. Daire, 2021/5268 E., 2022/5807 K., 20.10.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Yasaklamayı talep eden baro veya disiplin savcısı, kovuşturmanın varlığını ve kovuşturma konusu işin meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette olduğunu gösterecek belgelerle ispatlar.
  • Avukatın dinlenmiş olduğu veya dinlenmek üzere çağrılıp gelmediği, tebligat ve çağrı belgeleriyle ispat edilir; büro adresine tebligatın yapılamadığı iddiası da tebligat evrakına dayanır.
  • Delillerin hangi sınırda gösterileceği kurulun serbest takdirinde olduğundan, kurulun delil takdiri istekle bağlı değildir.
  • Karara itiraz eden avukat, yasaklama kararının hukuka aykırılığını ve itiraz gerekçelerini ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 sayılı Kanun m.151: Ceza muhakemesinde müdafilik görevinden yasaklama ile karıştırılmaması gereken ayrı bir tedbirdir; 1136 m.153 ise disiplin kurulunun tedbiridir.
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.134: Disiplin soruşturması ve cezalarına ilişkin genel düzenlemelerin başlangıcını oluşturur; işten yasaklama bu sistem içinde uygulanır.

Avukatlık Kanunu m.154 — İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 154. maddesi, meslekten çıkarma cezası verilen veya geçici olarak görevlendirilmiş avukatlar ile yapılan işin ücretini iş sahibinden alıp ilgili mercie ödemeyen avukatlar bakımından işten yasaklanmayı zorunlu kılan hükümleri ve bu yasaklamanın iki aylık süre içinde disiplin kurulunca verilmemesi hâlinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun doğrudan karar vermesini düzenler. Madde yalnızca avukatlar hakkında uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: işten yasaklamanın ihtiyari (tedbir mahiyetinde) hâlleri (m.153), avukatlık ücreti ve ücretin ödenmemesinin dışındaki disiplin suçları (m.136 ve ilgili hükümler), disiplin cezalarının verilme usulü ve itiraz yolu (m.153 ve sonrası) ile ceza muhakemesinde müdafilikten yasaklama (CMK m.151).

İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller: hangi kavramlar bilinmeli?

İşten yasaklama
Avukatın mesleki faaliyetini belirli bir süre yapmasının yasaklanmasıdır. Bu maddedeki yasaklama zorunludur; yasaklama kararı disiplin kurulu veya Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu tarafından verilir.
Geçici olarak görevlendirilmiş avukat
Madde 40, 41 ve 42 uyarınca görevlendirilen avukattır. Bu avukatın yaptığı iş için iş sahibinden ücret alması ve bunu ilgili mercie ödememesi, maddedeki yasaklama sebeplerinden biridir.
Kabule değer sebep
Avukatın ücreti ilgili mercie ödememesini haklı kılan, madde metninde kendisi tanımlanmamış bir gerekçedir. Bu sebep varsa ödememe yasaklama sebebi oluşturmaz.
Ücretin ilgili mercie ödenmesi
Görevlendirmeden doğan ücretin, madde metninde belirtilen mercie aktarılmasıdır. Avukat iş sahibinden aldığı ücreti bu mercie ödemekle yükümlüdür.

İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller: hangi şartlar aranır?

  • Avukatın haklarında meslekten çıkarma cezası verilmiş olması veya madde 40, 41 ya da 42 uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olması gerekir.
  • Avukatın yaptığı işin ücretini iş sahibinden almış olması gerekir.
  • Aldığı ücreti, kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olması gerekir.
  • Yasaklama sebebinin meydana gelmesinden itibaren iki ay içinde disiplin kurulunca işten yasaklama kararı verilmemiş olması gerekir; bu hâlde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu doğrudan karar verir.
  • Kabule değer bir sebebin varlığı yasaklama sebebini ortadan kaldırır; bu sebebin varlığı avukat tarafından ortaya konulmalıdır.

İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller: hangi sonuçları doğurur?

  • Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukat hakkında işten yasaklama zorunludur.
  • Madde 40, 41 veya 42 uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş ve ücreti iş sahibinden alıp kabule değer sebep olmaksızın ilgili mercie ödemeyen avukat hakkında işten yasaklama zorunludur.
  • Yasaklama sebebinin meydana gelmesinden itibaren iki ay içinde disiplin kurulu karar vermezse, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu doğrudan yasaklama kararı verir.
  • Kabule değer bir sebep varsa ücretin ödenmemesi yasaklama sebebi oluşturmaz.
  • Maddenin yasaklamayı zorunlu kılması, takdir yetkisi bırakmadığı anlamına gelir; sebep gerçekleştiğinde karar verilmemesi hukuka aykırıdır.

Meslekten çıkarma cezası ile geçici görevlendirme arasındaki fark nedir?

Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukat, maddenin birinci fıkrasında ilk sebep olarak sayılır.

Madde 40, 41 veya 42 uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş avukat, ücret ödememe hâlinde aynı fıkrada ikinci sebep olarak yer alır.

Her iki grupta da yasaklama için ayrıca ceza kararı aranmaz; ancak görevlendirilmiş avukatta yasaklama, ücretin alınıp ödenmemesi koşuluna bağlıdır.

Zorunlu yasaklama ile ihtiyari yasaklama arasındaki fark nedir?

Bu madde kapsamındaki hâllerde işten yasaklama zorunludur ve disiplin kurulu takdir yetkisi kullanamaz.

Madde 153 kapsamındaki hâllerde yasaklama tedbir mahiyetinde ve takdire bağlıdır.

Bu maddedeki sebep gerçekleştiğinde yasaklama kararı verilmesi zorunludur; kararın verilmemesi hukuka aykırılık oluşturur.

Disiplin kurulu kararı ile türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararı arasındaki fark nedir?

Sebep meydana geldikten sonra iki ay içinde yerel disiplin kurulu karar verirse, karar bu kurulca verilir.

İki aylık süre içinde disiplin kurulu karar vermezse, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu doğrudan karar verir.

Karar merci değişse de yasaklama sonucu aynıdır; iki aylık süre merci ayrımını belirler.

İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi takdirî bir yasaklama hükmü gibi okumak; madde zorunlu yasaklama öngördüğü hâlde disiplin kurulunun takdir yetkisini kullanabileceğini varsaymak.
  • İki aylık süreyi yasaklama sebebinin meydana geldiği tarihten değil, şikâyet veya dosyanın merciye ulaştığı tarihten saymak.
  • Madde 153 ile 154 arasındaki farkı gözden kaçırıp tedbir mahiyetindeki ihtiyari yasaklama koşullarını bu maddeye uygulamak.
  • Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun doğrudan yetkisinin yalnızca iki ayın geçmesi hâlinde doğduğunu unutup, ilk aşamada da bu kurulun karar verebileceğini varsaymak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay ve idare mahkemeleri, madde 154/1 kapsamındaki yasaklamayı amir hüküm olarak uygulamakta, sebep varsa kararın takdire bağlı olmadığını kabul etmektedir. (8. Daire, 2021/1052 E., 2023/1592 K., 30.03.2023)
  • Meslekten çıkarma cezasının kesinleşmesiyle birlikte tedbiren işten yasaklama kararının baro disiplin kurulunca birlikte verilmesi, mevzuata uygun bulunmaktadır. (8. Daire, 2021/5268 E., 2022/5807 K., 20.10.2022)
  • Ceza davasında kesinleşen mahkûmiyet kararı, madde 136/1 ve 154/1 uyarınca meslekten çıkarma ve yasaklama işlemine dayanak yapılabilmektedir. (8. Daire, 2021/6614 E., 2023/7296 K., 15.12.2023)
  • Anayasa Mahkemesi, işten yasaklama düzenlemelerinin takdire dayalı olduğu yönündeki itirazları incelemiş; madde 154 bakımından zorunlu yasaklama hükmünün ayrı değerlendirilmesi gerektiği yolunda değerlendirme yapmıştır. (Birinci Bölüm, 2012/1238 E., 19.11.2014)

Nasıl ispat edilir?

  • Yasaklamayı talep eden taraf, meslekten çıkarma cezasının kesinleştiğini veya görevlendirme ile ücret alındığını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat kesinleşmiş disiplin kararı veya görevlendirme belgesi ile yapılır.
  • Ücretin iş sahibinden alındığı ve ilgili mercie ödenmediği, ödeme makbuzu, mercie yazılı bildirim ve banka kayıtlarıyla ispatlanır; ispat yükü bu hususu öne süren tarafındadır.
  • Avukat, ödememesinin kabule değer bir sebebe dayandığını ileri sürer ve bunu yazılı belgeyle ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat başarısız olursa yasaklama sebebi kalkmaz.
  • İki aylık sürenin başlangıcı olan yasaklama sebebinin meydana geldiği tarih, ilgili belgelerle tespit edilir; sürenin geçip geçmediği bu tarihe göre hesaplanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.153: Meslekten çıkarma gerektirebilecek bir işten dolayı kovuşturma yapılan avukat hakkında tedbir mahiyetinde işten yasaklama düzenler. Bu maddedeki zorunlu yasaklamadan farklıdır.
  • 1136 sayılı Kanun m.136: Disiplin cezalarının ve meslekten çıkarmanın dayanağı olan disiplin suçlarını düzenler; madde 154'teki meslekten çıkarma cezasının kaynağıdır.
  • 1136 sayılı Kanun m.40: Geçici görevlendirme hâllerinden biridir; bu görevlendirmeyle yapılan iş için ücret ödeme yükümlülüğü doğar.
  • 1136 sayılı Kanun m.41: Geçici görevlendirme hâllerinden biridir; madde 154 bu görevlendirmeyi yasaklama sebebi olarak sayar.
  • 1136 sayılı Kanun m.42: Geçici görevlendirme hâllerinden biridir; madde 154 bu görevlendirmeyi yasaklama sebebi olarak sayar.

Avukatlık Kanunu m.155 — İşten yasaklanmanın hükümleri

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 155. maddesi, meslekten (işten) yasaklanmış avukatın avukatlık yetkilerini kullanamayacağını ve mahkeme ile resmi dairelerin yasaklı avukatı kabul etmeyeceğini düzenler. Hüküm, disiplin yoluyla ya da başka bir yasal dayanakla işten yasaklanmış avukatlar hakkında uygulanır. Madde, yasaklının avukatın eşi ile reşit olmayan çocuklarına ait işlerde yasağın uygulanmayacağını da belirtir. Maddenin metninde süre bulunmamakta, yasaklamanın süresi, yasaklamanın hangi koşulla verileceği ve disiplin yaptırımlarının türleri düzenlenmemektedir; bunlar ilgili disiplin hükümlerinde (m.153 ve m.156 vd.) ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer alır.

İşten yasaklanmanın hükümleri: hangi kavramlar bilinmeli?

İşten yasaklama
Avukatın, mesleki faaliyetini sürdürmesinin yasaklanmasıdır. Yasağın kaynağı disiplin kararı ya da yasal bir tedbir olabilir; yasağın türü ve süresi ilgili hükmüne göre belirlenir.
Avukatlığa ait yetkiler
Avukatın mesleki sıfatından doğan dava açma, takip etme, vekâlet ve müdafilik gibi işleri yapma yetkileridir. Yasaklı avukat bu yetkilerin hiçbirini kullanamaz.
Eşi ve reşit olmayan çocuklar
Maddenin istisna tanıdığı kişilerdir. Yasaklı avukat, yalnız bu kişilere ait işlerde yasak kapsamında kalmaz.

İşten yasaklanmanın hükümleri: hangi şartlar aranır?

  • Avukat hakkında geçerli bir işten yasaklama kararının bulunması gerekir.
  • Yasaklama kararının avukata tebliğ edilmiş olması ya da kararın kesinleşmesi gerekir; yasak bu tarihten itibaren yürür.
  • Yasaklı avukatın işin avukatın eşine veya reşit olmayan çocuğuna ait olmaması gerekir; bu işlerde yasak uygulanmaz.
  • Yasaklı avukatın mahkeme veya resmi daire nezdinde avukatlık yetkisi kullanmaya kalkmaması gerekir.

İşten yasaklanmanın hükümleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Yasaklama kararı avukata tebliğ edildiğinde ya da kesinleştiğinde, yasaklı avukat avukatlığa ait yetkileri hiçbir şekilde kullanamaz.
  • Yasaklı avukatın bu yetkileri kullanması, avukatlık sıfatının dışında kalan ve disiplin sorumluluğunu doğuran bir eylem oluşturur.
  • Mahkemeler ve resmi daireler, işten yasaklanmış avukatı kabul etmekle yükümlü değildir; yasaklı avukatı kabul etmemekle görevlidirler.
  • Eşi ve reşit olmayan çocuklarına ait işlerde yasak uygulanmaz; yasaklı avukat bu işlerde yetkilerini kullanabilir.
  • Madde metninde yer alan ve 24/12/2025 tarihli değişiklikle mülga edilen fıkra, bu nedenle güncel metinde yer almamaktadır.

Yasaklı avukatın kendi işi ile eşi ve reşit olmayan çocuğunun işi arasındaki fark nedir?

Avukatın kendi müvekkili veya kendi işleri için yaptığı avukatlık faaliyeti yasak kapsamındadır.

Avukatın eşi ile reşit olmayan çocuklarına ait işler, maddenin açık istisnası kapsamındadır.

İstisna kapsamındaki işlerde avukat yetkisini kullanabilir; diğer işlerde kullanamaz.

Yasak ile ceza yargılamasındaki müdafilik yasağı: fark nedir?

Madde 155, disiplin yoluyla verilen işten yasaklamanın avukatlık yetkilerine etkisini düzenler.

CMK'daki müdafilik yasağı, ceza davasında şüpheli veya sanık hakkında verilen ve kovuşturma konusu suçla sınırlı tedbirdir.

İki yasak farklı kaynaklı ve farklı kapsamlıdır; birinin uygulanması diğerini ortadan kaldırmaz.

İşten yasaklanmanın hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yasağın kapsamını yalnızca dava vekâleti ile sınırlamak; madde, avukatlığa ait tüm yetkilerin kullanılmasını yasaklar.
  • Eşi ve reşit olmayan çocuklarına ait işlerdeki istisnayı genel bir yasak muafiyeti gibi okumak; istisna yalnızca bu kişilerin işleri ile sınırlıdır.
  • Yasaklamanın süresini madde metninden çıkarmaya çalışmak; madde süre belirtmez, süre ilgili disiplin hükmünden belirlenir.
  • Mülga olan fıkrayı güncel metinde uygulanacak hüküm gibi almak; 24/12/2025 tarihli değişiklikle bu fıkra artık yürürlükte değildir.
  • CMK'daki müdafilik yasağını ile m.155'teki işten yasaklamayı birbirine karıştırmak; iki yasağın kaynağı, kapsamı ve sonuçları farklıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yasaklama kararı verildiği halde yasaklı avukatın bu dönemde vekâletname alması ya da ücret tahsil etmesi, mülga m.155/2 kapsamında meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir eylem sayılmıştır (bu fıkra 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun m.8 ile yürürlükten kaldırılmıştır). (8. Daire, 2020/7540 E., 2021/3561 K., 01.07.2021; 8. Daire, 2018/427 E., 2022/728 K., 10.02.2022)
  • Yasaklama kararına rağmen avukatlık yetkisi kullanıldığında, bu fiilin disiplin soruşturmasında usul eksikliği bulunmadığı ve meslekten çıkarma cezası verilebileceği kabul edilmektedir. (8. Daire, 2018/427 E., 2022/728 K., 10.02.2022)
  • Yasaklı avukatın kayıtlarının baro levhası ve UYAP sisteminden kaldırılması, yasağın hüküm doğurmasının bir parçası olarak değerlendirilmektedir. (8. Daire, 2022/5149 E., 2024/5439 K., 18.10.2024)
  • Yasaklama kararının bir gerekçeyle sınırlandırılmadan verilmesi, takdir hakkının kullanılmasında eleştiri konusu yapılmıştır. (Birinci Bölüm, 2012/1238 E., 19.11.2014)

Nasıl ispat edilir?

  • Yasağın varlığını ve tebliğ tarihini, yasaklama kararını veren disiplin kurulu ya da mahkemenin kararı ile tebliğ belgeleri ile kanıtlanır; ispat yükü bu kararı ileri süren tarafa aittir.
  • Yasaklı avukatın yetki kullanımını (vekâletname, dilekçe, ücret tahsilatı) gösteren yazılı belgeler, şikâyetçinin ya da disiplin soruşturmasının ortaya koyduğu delillerle ispatlanır.
  • Yasaklı avukatın eşi veya reşit olmayan çocuğuna ait iş olduğunu savunması hâlinde, bu ilişkinin nüfus kaydı gibi resmi belgelerle ispat yükü avukata aittir.
  • Mahkeme veya resmi dairenin yasaklı avukatı kabul etmemesi, dosyaya konulan yasaklama kararı ile sabit olur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.153: Disiplin kurulunun tedbir mahiyetinde işten yasaklama kararı verebildiği hükümdür; m.155'in uygulanacağı yasaklamanın bir kaynağıdır.
  • 1136 sayılı Kanun m.156: Yasaklamanın türü ve sonuçlarına ilişkin hükümdür; m.155 ile birlikte okunur.
  • 1136 sayılı Kanun m.158: Yasaklama kararına ilişkin usul ve itiraz hükümlerini içerir.
  • 5271 sayılı Kanun m.151: Ceza davasında şüpheli ya da sanık avukatının müdafilik görevinden yasaklanmasını düzenler; m.155'teki işten yasaklama ile kapsamı ayrıdır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir aym.153Bu husustaki itirazlar ivedilikle ve en geç bir ay içinde karara bağlanır.
iki aym.154Yukarıdaki fıkrada belirtilen işten yasaklanma sebeplerinin meydana gelmesinden itibaren iki ay içinde disiplin kurulunca haklarında işten yasaklama kararı verilmeyen avukatlar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun doğrudan vereceği…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

11 karar
  1. 1984/12 E., 1985/6 K., 01.03.1985
    İlgili madde: m.154
  2. 1978/41 E., 1978/37 K., 25.05.1978
    İlgili madde: m.154
  3. 8. Daire, 2024/1553 E., 2024/2248 K., 24.04.2024
    İlgili madde: m.153
  4. 8. Daire, 2021/6614 E., 2023/7296 K., 15.12.2023
    İlgili madde: m.154
  5. 8. Daire, 2023/3695 E., 2023/3670 K., 10.07.2023
    İlgili madde: m.153
  6. 8. Daire, 2021/1052 E., 2023/1592 K., 30.03.2023
    İlgili madde: m.154
  7. 8. Daire, 2023/1266 E., 2023/1114 K., 09.03.2023
    İlgili madde: m.153
  8. 8. Daire, 2021/5268 E., 2022/5807 K., 20.10.2022
    İlgili madde: m.153, m.154
  9. 11. Ceza Dairesi, 2013/5525 E., 2013/4298 K., 18.03.2013
    İlgili madde: m.152
  10. Genel Kurul, 2019/19788 E., 05.07.2022
    İlgili madde: m.153
Diğer 1 karar
  1. Birinci Bölüm, 2012/1238 E., 19.11.2014
    İlgili madde: m.153, m.154

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 24.12.2025 (m.155).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 3. Avukatlık Kanunu - 3 bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış