Disiplin işlem ve cezaları
İşten yasaklanma kararının kaldırılması
Kısaca
Avukatlık Kanunu m.156, avukat hakkında disiplin kurulunca verilmiş işten yasaklanma kararının hangi hâllerde kendiliğinden kalkacağını ve hangi hâllerde disiplin kurulu tarafından kaldırılacağını düzenler.
Kapsam
Bu konu, Avukatlık Kanunu m.156–162 hükümlerini kapsar.
- Avukatlık Kanunu m.156İşten yasaklanma kararının kaldırılması
- Avukatlık Kanunu m.157Disiplin kurulu kararına karşı itiraz
- Avukatlık Kanunu m.158Delillerin serbestçe takdiri, ceza vermenin amacı ve cezadan mahsup
- Avukatlık Kanunu m.159Kovuşturma ve ceza zamanaşımı
- Avukatlık Kanunu m.160Disiplin kararlarının uygulanması ve cezaların sicilden silinmesi
- Avukatlık Kanunu m.161Tanık ve bilirkişi gideri
- Avukatlık Kanunu m.162Para cezası veya giderlerin tahsili
Avukatlık Kanunu m.156 — İşten yasaklanma kararının kaldırılması
Madde, avukat hakkında disiplin kurulunca verilmiş işten yasaklanma kararının hangi hâllerde kendiliğinden kalkacağını ve hangi hâllerde disiplin kurulu tarafından kaldırılacağını düzenler. Kararın kendiliğinden kalkması, kovuşturmanın durdurulması ve avukatlığa engel olmayan bir cezanın verilmesi hâllerine bağlıdır. Kaldırılma yetkisi, kararın dayanağı olan hal ve şartların bulunmadığının ya da sonradan ortadan kalktığının sabit olması hâlinde disiplin kuruluna aittir. Madde, işten yasaklamanın verilme koşullarını, yasaklamanın kapsamını ve süresini düzenlemez (m.153). Müdafilik görevinden yasaklama ceza muhakemesi hukukunda ayrı bir rejime tabidir (5271 sayılı Kanun m.151). Yasaklama kararına karşı yargı yolu ve itiraz usulü ile meslekten çıkarma cezası ve bunun kaldırılması da bu maddenin dışındadır.
İşten yasaklanma kararının kaldırılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- İşten yasaklanma
- Hakkında meslekten çıkarma cezasını getirebilecek nitelikte bir işten dolayı kovuşturma yürütülen avukatın, disiplin kurulu kararıyla mesleğini icra etmesinin tedbiren durdurulmasıdır. Bir ceza değil, tedbir niteliğindedir.
- Kendiliğinden kalkma
- Yasaklama kararının ayrı bir karar aranmaksızın, belirtilen hâllerin gerçekleşmesiyle hükümsüz hâle gelmesidir. Bu hâllerde disiplin kurulunun ayrıca kaldırma kararı vermesi gerekmez.
- Kovuşturmanın durdurulması
- Avukat hakkındaki kovuşturmanın, ilgili mevzuatta öngörülen bir sebeple durdurulmuş olmasıdır. Bu hâl yasaklama kararını kendiliğinden kaldırır.
- Avukatlığa engel olmayan ceza
- Mahkûmiyet hükmü bulunsa bile, bu cezanın avukatlık mesleğini yapmaya engel teşkil etmeyen nitelikte olmasıdır. Ceza türüne ve niteliğine göre belirlenir; mahkûmiyetin varlığı tek başına engel değildir.
- Hal ve şartların bulunmaması
- Yasaklama kararının verilmesine dayanak olan olgusal ve hukuki koşulların baştan yokluğu ya da sonradan ortadan kalkmış olmasıdır. Bu durumun sabit olması gerekir.
İşten yasaklanma kararının kaldırılması: hangi şartlar aranır?
- İşten yasaklanma kararının bulunması, yani disiplin kurulunca tedbir olarak verilmiş ve henüz kalkmamış bir yasaklamanın varlığı gerekir.
- Kendiliğinden kalkma için kovuşturmanın durdurulmuş olması ya da avukatlığa engel olmayan bir cezanın verilmiş bulunması gerekir.
- Kaldırma için yasaklama kararının dayanağı olan hal ve şartların baştan bulunmadığı veya sonradan kalktığı sabit olmalıdır.
- Kaldırma talebi disiplin kurulu tarafından değerlendirilir; kendiliğinden kalkma hâlinde ayrı bir kurul kararı aranmaz.
İşten yasaklanma kararının kaldırılması: hangi sonuçları doğurur?
- Kovuşturmanın durdurulmuş olması hâlinde işten yasaklanma kararı kendiliğinden kalkar.
- Avukatlığa engel olmayan bir ceza verilmiş olması hâlinde işten yasaklanma kararı kendiliğinden kalkar.
- Avukatlığa engel olan bir ceza verilmişse, bu fıkra uyarınca yasaklama kendiliğinden kalkmaz; yasaklamanın sürmesi ayrı değerlendirmeye tabidir.
- Kararın verilmesine esas olan hal ve şartların baştan bulunmadığı sabit olursa disiplin kurulu yasaklamayı kaldırır.
- Kararın verilmesine esas olan hal ve şartların sonradan kalktığı sabit olursa disiplin kurulu yasaklamayı kaldırır.
- Hal ve şartların varlığı sabit olmadıkça disiplin kurulu kaldırma kararı veremez.
Kendiliğinden kalkma ile disiplin kurulunca kaldırma arasındaki fark nedir?
Kovuşturmanın durdurulması ya da avukatlığa engel olmayan bir cezanın verilmesi hâlinde yasaklama, hukuki işlem gerektirmeden sona erer.
Kararın dayanağı olan hal ve şartların bulunmadığı ya da sonradan kalktığı sabit olduğunda ise disiplin kurulunun kaldırma kararı gerekir.
Birinci hâlde kurul kararı beklenmez; ikinci hâlde kurulun açık bir kaldırma kararı ile yasaklama sona erer.
Kovuşturmanın durdurulması ile avukatlığa engel olmayan ceza arasındaki fark nedir?
Kovuşturmanın durdurulması, yargılamanın bir aşamasında gerçekleşen usuli bir sonuçtur.
Avukatlığa engel olmayan ceza ise mahkûmiyet hükmünün varlığını ve cezanın niteliğini gerektirir.
Her iki hâlde de yasaklama kendiliğinden kalkar; ancak ikincisinde cezanın avukatlığa engel olmayan nitelikte olduğunun belirlenmesi gerekir.
İşten yasaklanma kararının kaldırılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kovuşturmanın durdurulması hâlinde disiplin kurulundan ayrı bir kaldırma kararı beklemek; bu hâlde yasaklama kendiliğinden kalkar.
- Avukatlığa engel olan bir cezayı, avukatlığa engel olmayan ceza gibi değerlendirerek yasaklamanın kendiliğinden kalktığını sanmak.
- Kaldırma talebinde hal ve şartların sonradan kalktığını ispatlamadan doğrudan kaldırma kararı istemek.
- Müdafilik görevinden yasaklama (CMK m.151) ile avukatlık disiplin yasaklamasını (AvK m.156) aynı rejime tabi tutmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İşten yasaklanma kararının, yasaklamanın dayanağı suç ya da disiplin olayı hakkındaki kovuşturmanın durdurulması hâlinde kendiliğinden kalktığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2019/19788 E., 05.07.2022)
- Yasaklamanın kaldırılmasında disiplin kurulunun yetkili olduğu, hal ve şartların sabit olup olmadığının bu kurulca değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2019/19788 E., 05.07.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Yasaklamanın kendiliğinden kalktığını ileri süren avukat, kovuşturmanın durdurulduğunu ya da avukatlığa engel olmayan bir cezanın verildiğini belgeyle ispatlamalıdır; bu belge kesinleşmiş karar veya durdurma kararı olabilir.
- Kaldırma talebinde bulunan avukat, yasaklamaya dayanak olan hal ve şartların bulunmadığını ya da sonradan kalktığını sabit olarak ortaya koymalıdır.
- Karşı taraf olarak disiplin ya da baro, yasaklamanın sürmesi gerektiğini ve hal ve şartların hâlâ mevcut olduğunu ileri sürerse bu iddiayı kendisi ispatlamalıdır.
- Cezanın avukatlığa engel olup olmadığı, mahkûmiyet hükmünün içeriğinden ve cezanın türünden belirlenir; bu hususta yazılı karar esas alınır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 1136 sayılı Kanun m.153: İşten yasaklanmanın verilme koşullarını ve tedbir niteliğini düzenler; bu maddedeki kalkma hâlleri, m.153 ile verilen yasaklamanın sonuçlarını sınırlar.
- 5271 sayılı Kanun m.151: Ceza muhakemesinde müdafilik görevinden yasaklamayı düzenler; avukatlık disiplin yasaklamasından ayrı bir rejimdir ve karıştırılmamalıdır.
Avukatlık Kanunu m.157 — Disiplin kurulu kararına karşı itiraz
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 157. maddesi, Birlik disiplin kurulu kararlarına karşı yapılacak itiraz yolunu, itiraz üzerine Birlik disiplin kurulunun dosya üzerinden ve gerektiğinde duruşmalı inceleme usulünü, duruşmada söz sırasını, kararın onanması, bozulması, kaldırılması veya düzeltilerek onaylanması seçeneklerini ve Adalet Bakanlığının onayına ilişkin kesinleşme mekanizmasını düzenler. Madde, baro disiplin kurulu kararlarına karşı itiraz merciini ve Birlik disiplin kurulunun ilk derece olarak verdiği kararları kapsamaz; esas olarak Birlik disiplin kurulunun itiraz üzerine verdiği kararları ve bu kararların kesinleşmesini konu alır. Disiplin kararlarının baro disiplin kurulu tarafından ilk verilmesi ve itiraz süresinin baro düzeyindeki işleyişi (m.145-146 kapsamındaki hükümler dışında) bu maddede düzenlenmez. Birlik disiplin kurulu kararlarına karşı yargı yoluna (idare mahkemesi/Danıştay denetimi) başvurulabilmesi, Anayasa'nın disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağına ilişkin hükmü ve ilgili yargılama usulü bu maddenin kapsamı dışındadır. Disiplin cezalarının infazına ve avukatlık sıfatının sona ermesine ilişkin ayrıntılar da bu maddede yer almaz.
Disiplin kurulu kararına karşı itiraz: hangi kavramlar bilinmeli?
- Birlik disiplin kurulu
- Türkiye Barolar Birliği bünyesinde, baro disiplin kurullarının verdiği kararlara itiraz üzerine inceleme yapan kuruldur. Bu maddedeki itiraz merciidir.
- Raportör üye
- Duruşmadan önce dosyayı inceleyerek rapor hazırlayan ve duruşmaya başlarken işi izah eden kurul üyesidir. Raporunu imzalayıp dosyaya koymuş olması duruşma için gereklidir.
- Dosya üzerinde inceleme
- Disiplin davasının duruşma yapılmadan, yazılı dosya üzerinden karara bağlanması usulüdür. Kural olarak bu usul uygulanır.
- Onama, bozma ve kaldırma
- Birlik disiplin kurulunun itiraz konusu kararı onaylaması, kovuşturmanın derinleştirilmesi için bozup dosyayı ilgili baroya göndermesi ya da yeniden inceleme gerektirmeyen hallerde kararı kaldırıp esas hakkında karar vermesi ya da kararı düzelterek onaylaması seçenekleridir.
- Kesinleşme
- Birlik disiplin kurulunun itiraz üzerine verdiği kararın Adalet Bakanlığı tarafından denetlenip kesin hale gelmesidir. Bakanlığa ulaşma tarihinden itibaren iki ay içinde karar verilmezse ya da karar onaylanırsa kesinleşir.
- Uyarma, kınama ve para cezası
- Birlik disiplin kurulunun bu cezalara ilişkin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir ve Adalet Bakanlığının onayına tabi değildir. Bu cezalar bakımından kesinleşme ayrı bir onay aşamasına bağlı değildir.
Disiplin kurulu kararına karşı itiraz: hangi şartlar aranır?
- Birlik disiplin kurulu kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edilmesi gerekir.
- İtirazın Cumhuriyet Savcısı veya ilgililer tarafından yapılmış olması gerekir.
- Birlik disiplin kurulunun dosyayı kural olarak dosya üzerinde incelemesi gerekir; işten veya meslekten çıkarma ya da işten yasaklanma kararlarında ilgili avukatın istemi üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verilebilir.
- Duruşmanın, raportör üyenin dosyaya koyduğu imzalı raporu ve onun izahı ile başlaması gerekir.
- Duruşmada önce itiraz eden taraf dinlenmeli, son söz hakkında disiplin kovuşturması yapılan avukata ait olmalıdır.
- Birlik disiplin kurulu kararını onamalı, kovuşturmanın derinleştirilmesi için bozup dosyayı ilgili baroya göndermeli, yeniden inceleme gerektirmeyen hallerde kararı kaldırıp esas hakkında karar vermeli ya da düzelterek onaylamalıdır.
- Uyarma, kınama ve para cezası dışındaki kararlarda Birlik disiplin kurulu kararı Adalet Bakanlığına ulaştırılmalıdır.
Disiplin kurulu kararına karşı itiraz: hangi sonuçları doğurur?
- Otuz gün içinde itiraz edilmezse Birlik disiplin kurulu kararı, sonradan itiraz hakkı kalmadan kesinleşir.
- Birlik disiplin kurulu itirazı kabul ederek kararı bozarsa dosya ilgili baroya gönderilir ve kovuşturma derinleştirilir.
- Birlik disiplin kurulu kararı onanırsa kararın Adalet Bakanlığına ulaşması ile süreç bakanlık denetimine geçer; uyarma, kınama ve para cezasında bu denetim yoktur ve karar kesindir.
- Adalet Bakanlığı iki ay içinde karar vermez veya kararı onaylarsa Birlik disiplin kurulu kararı kesinleşir.
- Adalet Bakanlığı kararı uygun bulmazsa Birliğe gerekçesiyle geri gönderir; Birlik disiplin kurulu bu kararı üçte iki çoğunlukla aynen kabul ederse karar onaylanmış olur, kabul etmezse onaylanmamış sayılır.
- Adalet Bakanlığına ulaşan kararın sonucu Türkiye Barolar Birliği tarafından bakanlığa bildirilir.
- Duruşmalı incelemede raportör üyenin dosyaya imzalı rapor koymamış olması usule aykırılık oluşturur ve duruşmanın açılmasını engeller.
Dosya üzerinden inceleme ile duruşmalı inceleme arasındaki fark nedir?
Kural olarak Birlik disiplin kurulu disiplin davalarını dosya üzerinde inceler.
İşten veya meslekten çıkarma ya da işten yasaklanma kararlarında ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılabilir.
Ağır cezalar bakımından duruşma talep edilebilir veya kurul kendiliğinden duruşma yapabilir; diğer cezalarda duruşma zorunlu değildir.
Uyarma, kınama ve para cezası ile diğer disiplin cezaları arasındaki fark nedir?
Uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin Birlik disiplin kurulu kararları kesindir.
Diğer cezalara ilişkin Birlik disiplin kurulu kararları Adalet Bakanlığına ulaşır ve bakanlık denetimine tabidir.
Hafif cezalarda Adalet Bakanlığının onayı aranmaz; diğer cezalarda karar, bakanlığın iki ay içinde karar vermemesi ya da onaylaması ile kesinleşir.
Bakanlığın onaylaması ile geri göndermesi arasındaki fark nedir?
Adalet Bakanlığı kararı uygun bulursa kesinleşme gerçekleşir.
Bakanlık uygun bulmadığı kararı gerekçesiyle birlikte Birliğe geri gönderir.
Geri gönderilen karar Birlik disiplin kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edilirse onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır.
Onama / bozma / esas hakkında karar: fark nedir?
Yeniden inceleme gerektirmeyen hallerde Birlik disiplin kurulu uygun görmediği kararı kaldırabilir ve esas hakkında karar verebilir.
Kovuşturmanın derinleştirilmesi gerektiğinde kurul kararı bozar ve dosyayı ilgili baroya gönderir.
Bozma halinde dosya baroya döner ve yeniden kovuşturma yapılır; kaldırma halinde kurul kendisi esas hakkında karar verir.
İtiraz eden taraf ile son söz arasındaki fark nedir?
Duruşmada itirazı yapan taraf önce dinlenir.
Son söz hakkında disiplin kovuşturması yapılan avukatındır.
Savunma hakkının son söz ile güvence altına alınması sağlanır.
Disiplin kurulu kararına karşı itiraz: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin kararların da Adalet Bakanlığının onayına tabi olduğunu varsaymak; bu cezalar kesindir ve onaya tabi değildir.
- İki aylık süreyi kararın Birliğe tebliğ tarihinden saymak; süre Adalet Bakanlığına ulaşma tarihinden işler.
- Duruşma talebinin kendiliğinden her disiplin cezasında kabul edileceğini sanmak; duruşma yalnızca işten veya meslekten çıkarma ya da işten yasaklanma kararlarında söz konusudur.
- Son sözü itiraz eden tarafa vermek; son söz hakkında disiplin kovuşturması yapılan avukatındır.
- Bakanlığın geri gönderdiği kararı kurulun kendi kararıyla değiştirebileceğini sanmak; kurul ancak aynen kabul ederek onaylayabilir, aksi halde karar onaylanmamış sayılır.
- Raportör üyenin raporunun duruşmadan önce imzalanıp dosyaya konulmasını şart görmemek; bu bir gerekliliktir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Birlik disiplin kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı Adalet Bakanlığı denetiminin, uyarma, kınama ve para cezası dışındaki kararlarda kesinleşme için zorunlu olduğu kabul edilmektedir. (8. Daire, 1995/1883 E., 1997/579 K., 19.02.1997)
- Kararın Adalet Bakanlığına ulaşma tarihinin, iki aylık sürenin başlangıcı olarak esas alındığı kabul edilmektedir. (8. Daire, 1995/1883 E., 1997/579 K., 19.02.1997)
- Madde 2001 değişikliğinden önce verilmiş kararların, bakanlık denetiminin ayrıntıları bakımından değişiklik öncesi metni yorumladığı dikkate alınmalıdır. (8. Daire, 1995/1883 E., 1997/579 K., 19.02.1997)
- Duruşma yapılmadan karar verilen ağır ceza dosyalarında, avukatın duruşma isteminin reddinin savunma hakkını ihlal edebileceği yönünde yaklaşımın bulunduğu görülmektedir. (İkinci Bölüm, 2014/11453 E., 09.01.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Otuz günlük itiraz süresinin kaçırıldığını ileri süren taraf, tebliğ tarihini gösteren belge ile bu süreyi ispat eder; itirazı zamanında yapan taraf, tebliğ tarihine ilişkin belgeyi ibraz etmelidir.
- Adalet Bakanlığına ulaşma tarihi, kararın bakanlığa gönderildiğini gösteren resmi belge ile ispat edilir; iki aylık sürenin geçtiğini ileri süren taraf bu tarihi belgelemelidir.
- Duruşma talebinde bulunan avukat, isteğini yazılı olarak yapmak zorundadır ve kurul bu talebi reddetmesi halinde gerekçe göstermelidir. (İkinci Bölüm, 2014/11453 E., 09.01.2019)
- Karar onanmasına ilişkin itirazın reddini savunan Birlik disiplin kurulu, yetki ve usul kurallarına uyulduğunu belgelerle gösterir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 1136 sayılı Kanun m.145: Madde metninde, 145 ve 146 ncı maddelerin Birlik disiplin kurulu hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir; bu hükümler kurulun işleyişine ilişkin olarak m.157 ile birlikte uygulanır.
- 1136 sayılı Kanun m.146: Madde metninde açıkça anılmaktadır; m.145 ile birlikte Birlik disiplin kurulu hakkında uygulanır.
- 1136 sayılı Kanun m.8: Madde metninde, 8 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkralarının bu madde bakımından kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir.
- 2575 sayılı Danıştay Kanunu: Anayasa'nın disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağı kuralı ile birlikte, Birlik disiplin kurulu kararlarına karşı yargı yoluna başvuru bakımından bu maddenin dışındaki denetim yollarını gösterir; m.157 bu konuyu düzenlemez.
Avukatlık Kanunu m.158 — Delillerin serbestçe takdiri, ceza vermenin amacı ve cezadan mahsup
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 158. maddesi, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ile barolar disiplin kurullarının delilleri takdir yetkisini, disiplin cezası verirken gözetecekleri ilkeleri ve işten yasaklanan avukata verilen süreli işten çıkarma cezasında yasaklı kalınan sürenin mahsubunu düzenler. Madde, avukatlar hakkında disiplin yargılaması yapan kurullara uygulanır. Madde, disiplin soruşturmasının açılmasını, usulünü, disiplin suçlarını ve cezaların türlerini düzenlemez; bunlar Avukatlık Kanunu'nun diğer maddelerinde yer alır. Ayrıca disiplin cezasına karşı itiraz ve dava yolunu, disiplin cezalarının zamanaşımını ve cezanın infazını düzenlemez.
Delillerin serbestçe takdiri, ceza vermenin amacı ve cezadan mahsup: hangi kavramlar bilinmeli?
- Serbest takdir
- Kurulun gösterilen delilleri, soruşturma ve duruşmadan edindiği kanaate göre değerlendirmesidir. Takdir kanaate dayanmak zorundadır ve keyfi olamaz.
- Avukatlık onuru ve meslek kuralları
- Disiplin cezasının verilmesinde gözetilecek ölçütlerdir. Madde, bu ilkeleri koruma ve mesleğin amaç ve gereklerine uygun yerine getirilmesini sağlama amacını ortaya koyar.
- İşten yasaklama
- Avukatın mesleğinden geçici olarak uzaklaştırılmasıdır. Madde, bu yasaklı kalınan süreyin sonradan verilen süreli işten çıkarma cezasından düşülmesini öngörür.
- Süreli işten çıkarma cezası
- Avukatın belirli bir süre için mesleğinden çıkarılmasını sonuçlayan disiplin cezasıdır. Madde bu cezanın süresinden, daha önce işten yasaklanılan süreyi düşmeyi öngörür.
- Mahsup
- Daha önce yaşanan bir yaptırım süresinin sonradan verilen cezanın süresinden indirilmesidir. Mahsup, yasaklı kalınan süre ile ceza süresinin aynı olaya bağlı olmasını gerektirir.
Delillerin serbestçe takdiri, ceza vermenin amacı ve cezadan mahsup: hangi şartlar aranır?
- Disiplin kurulunun önüne gelen bir olayda gösterilen delillerin, soruşturma ve duruşma sonucunda oluşan kanaate göre değerlendirilmesi gerekir.
- Disiplin cezası verilirken avukatlık onurunun, düzen ve geleneklerin, meslek kurallarının ve itibarın korunması ilkeleri gözetilmelidir.
- Disiplin cezasının verilmesinde mesleğin amaç ve gereklerine ile adalete uygun yerine getirilmesini sağlama ilkesi göz önünde tutulmalıdır.
- Verilecek ceza süreli işten çıkarma cezası olmalıdır; kesin nitelikte bir ceza değildir.
- Aynı olay nedeniyle avukatın işten yasaklandığı bir süre bulunmalıdır ki mahsup yapılabilsin.
- Yasaklı kalınan süre, süreli işten çıkarma cezasından düşülmelidir.
Delillerin serbestçe takdiri, ceza vermenin amacı ve cezadan mahsup: hangi sonuçları doğurur?
- Kurul, gösterilen delilleri soruşturma ve duruşmadan edindiği kanaate göre serbestçe takdir eder.
- Disiplin cezası verilirken madde metnindeki ilkeler gözetilmelidir; bu ilkelere uyulmadan verilen ceza hukuka aykırı olur.
- İşten yasaklanan avukata süreli işten çıkarma cezası verilmişse, yasaklı kalınan süre ceza süresinden düşülür.
- İşten yasaklama yoksa mahsup yapılmaz ve süreli işten çıkarma cezası tam süresiyle uygulanır.
Serbest takdir ile kanaat dışı karar arasındaki fark nedir?
Kurulun delilleri serbestçe takdir etmesi, kanaatini duruşma ve soruşturmadan oluşturması.
Kurulun kanaatini dayanaksız veya keyfi biçimde oluşturması.
Serbest takdir gerekçeli olmalıdır; keyfi takdir hukuka aykırılık oluşturur.
İşten yasaklama ile süreli işten çıkarma arasındaki fark nedir?
Avukatın işten yasaklandığı süre.
Verilen süreli işten çıkarma cezasının süresi.
Yasaklı kalınan süre, işten çıkarma cezasından mahsup edilir ve cezanın fiilen kalan süresi kısalır.
Delillerin serbestçe takdiri, ceza vermenin amacı ve cezadan mahsup: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Serbest takdiri sınırsız bir yetki olarak görmek; kurulun kanaatini gerekçelendirmemesi hukuka aykırılık doğurur.
- Madde metnindeki ilkeleri uygulamadan doğrudan ceza vermek.
- İşten yasaklanma süresini hesaplamadan süreli işten çıkarma cezasını tam süresiyle uygulamak.
- Mahsubu, işten yasaklanma olmadan verilen disiplin cezalarına uygulamaya çalışmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Disiplin kurullarının, avukatın disiplin suçunun sübutunu başka bir yargı kararına dayanarak kabul ettiği ve bu kararı delil olarak değerlendirdiği görülmektedir. (8. Daire, 2024/4652 E., 2024/4350 K., 10.09.2024; 8. Daire, 2024/714 E., 2024/1043 K., 29.02.2024; 8. Daire, 2024/246 E., 2024/143 K., 23.01.2024)
- Ceza mahkemesinde verilen bir karara dayanılarak avukatlık disiplin cezasının verildiği olaylarda, 158. madde ile birlikte 140. ve 136. maddelerin birlikte uygulandığı kabul edilmektedir. (8. Daire, 2024/4652 E., 2024/4350 K., 10.09.2024; 8. Daire, 2024/714 E., 2024/1043 K., 29.02.2024; 8. Daire, 2024/246 E., 2024/143 K., 23.01.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Disiplin cezasının verilebilmesi için disiplin suçunun kurul tarafından sübuta erdiğinin ortaya konması gerekir; ispat yükü disiplin soruşturmasını yürüten tarafta bulunur.
- Delil olarak soruşturma dosyası içeriği, tanık beyanları ve belgeler kullanılabilir; kurul bunları serbestçe değerlendirir.
- Kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı, ilgili olayın sübutunu gösteren bir delil olarak kurulca dikkate alınabilir. (8. Daire, 2024/4652 E., 2024/4350 K., 10.09.2024; 8. Daire, 2024/714 E., 2024/1043 K., 29.02.2024)
- Mahsup talebinde bulunan avukat, yasaklı kaldığı süreyi ve bu süreye ilişkin kararı ispat etmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 1136 sayılı Kanun: Madde, Avukatlık Kanunu'nun disiplin hükümleri içinde yer alır; disiplin kovuşturması ve cezalar bu kanunun diğer maddelerinde düzenlenmiştir.
Avukatlık Kanunu m.159 — Kovuşturma ve ceza zamanaşımı
Bu madde, avukatlara karşı disiplin kovuşturmasının ve disiplin cezası verilmesinin zamanaşımı sürelerini düzenler. Disiplin eylemi suç da oluşturuyorsa uygulanacak daha uzun suç zamanaşımının, disiplin kurulunun sonucu beklemesi halinde kesinleşen mahkeme kararının bildirilmesine bağlı sürenin, ve disiplin soruşturması ya da kovuşturması sonucu tesis edilen idari işleme karşı açılan davada zamanaşımının kesilmesi ile iptal kararı sonrası yeniden yapılacak işlemin süresinin kurallarını koyar. Kapsamı avukatlık disiplin hukuku ile sınırlıdır; maddede yer almayan kovuşturma usulü, disiplin cezalarının türleri ve disiplin kurullarının teşkili ve görevi düzenlenmez. Ceza mahkemesinde açılan dava zamanaşımı için TCK m.66, ceza zamanaşımı için TCK m.68 ve m.71 geçerlidir ve bu madde onların yerine geçmez. Avukatın iş sahibine karşı tazminat sorumluluğunun zamanaşımı ile AvK m.40'taki bir ve beş yıllık süreler de bu maddenin konusu değildir.
Kovuşturma ve ceza zamanaşımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Disiplin kovuşturması zamanaşımı
- Disiplin eylemi işlendikten sonra, eyleme dayanarak disiplin soruşturması veya kovuşturması yapılmasını sınırlayan süredir. Madde metninde üç yıl olarak düzenlenmiştir.
- Disiplin cezası verme zamanaşımı
- Eylemin işlenmesinden itibaren belirli bir süre geçtiğinde artık disiplin cezası verilemeyeceğini ifade eden süredir. Kovuşturma zamanaşımından ayrı bir süre olarak madde metninde dört buçuk yıl olarak öngörülmüştür.
- İşe el konulması
- Yönetim kurulunca avukat hakkında uygulanan bir tedbirdir. Maddeye göre bu tedbir uygulandığında kovuşturma zamanaşımı işlemez; sürenin işlemesini durdurur.
- Ceza verme yetkisinin zamanaşımı
- Disiplin kurulunun kovuşturma sonucunun beklenmesine karar vermesi halinde, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmekle disiplin kurulunun ceza verme yetkisinin sona ermesidir.
- Kesinleşen mahkeme kararının bildirilmesi
- Disiplin kurulunun beklemeye aldığı kovuşturmanın sonucunu belirleyen, mahkeme kararının kesinleşip baroya ulaştırılmasıdır. Bir yıllık süre bu bildirim tarihinden işler.
- İdari işlem iptali kararı
- Disiplin soruşturması veya kovuşturması sonucu tesis edilen işleme karşı açılan davada verilen iptal kararıdır. Kararın baroya veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesi sonrası yeniden işlem süresi ve iki yıllık sınır bu kararla başlar.
Kovuşturma ve ceza zamanaşımı: hangi şartlar aranır?
- Eylemin disiplin cezasını gerektiren bir eylem olması ve işlenme tarihinin belirlenebilmesi gerekir.
- Kovuşturma zamanaşımı bakımından, eylemin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmemiş olmalıdır; yönetim kurulunca işe el konulmuşsa bu süre işlemez.
- Disiplin cezası verilebilmesi için eylemin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmemiş olmalıdır.
- Eylem aynı zamanda suç oluşturuyor ve kanun bu suç için daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuşsa, birinci ve ikinci fıkradaki süreler yerine suça ilişkin bu süre uygulanır.
- Disiplin kurulu kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verdiyse, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmemiş olmalıdır.
- Disiplin soruşturması veya kovuşturması sonucu tesis edilen idari işleme karşı dava açılmışsa zamanaşımı kesilmiş sayılır; iptal kararı ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine bildirildikten sonra, mahkeme kararı uyarınca en geç iki yıl içinde yeniden soruşturma veya kovuşturma yapılmalıdır.
Kovuşturma ve ceza zamanaşımı: hangi sonuçları doğurur?
- Eylemin işlenmesinden üç yıl geçmişse disiplin soruşturması veya kovuşturması yapılamaz.
- Yönetim kurulunca işe el konulmuşsa, üç yıllık kovuşturma süresi bu dönemde işlemez.
- Eylemin işlenmesinden dört buçuk yıl geçmişse disiplin cezası verilemez.
- Eylem aynı zamanda suç oluşturuyor ve kanun suç için daha uzun zamanaşımı koyuyorsa, birinci ve ikinci fıkradaki süreler yerine o süre uygulanır.
- Disiplin kurulu kovuşturma sonucunu beklemeye karar verdiğinde, kesinleşen mahkeme kararının baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
- Disiplin soruşturması veya kovuşturması sonucu tesis edilen idari işleme karşı dava açılmasıyla zamanaşımı kesilir.
- Mahkemenin iptal kararı baroya veya Türkiye Barolar Birliğine bildirildiğinde, mahkeme kararı uyarınca en geç iki yıl içinde yeniden soruşturma veya kovuşturma yapılmalıdır.
- İptal kararının baro veya Türkiye Barolar Birliğine ulaşmasından itibaren iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez.
Kovuşturma zamanaşımı ile disiplin cezası verme zamanaşımı arasındaki fark nedir?
Kovuşturma zamanaşımı, disiplin soruşturması veya kovuşturmasının başlatılıp yürütülebilmesi için üç yıllık süreyi koyar.
Ceza verme zamanaşımı, kovuşturma tamamlanıp karar verilmesi aşamasında dört buçuk yıllık süreyi koyar.
Kovuşturma üç yıl geçtikten sonra yapılamaz; ceza ise dört buçuk yıl geçince verilemez. Yönetim kurulu işe el koymuşsa yalnız kovuşturma süresi işlemez.
Disiplin zamanaşımı ile suç zamanaşımı arasındaki fark nedir?
Birinci ve ikinci fıkradaki disiplin süreleri, eylemin disiplin cezasını gerektiren genel niteliğine dayanır.
Eylem aynı zamanda suç ise ve kanun suç için daha uzun süre koymuşsa, o suç zamanaşımı süresi uygulanır.
Eylem suç da oluşturuyorsa disiplin süreleri yerine daha uzun olan suç zamanaşımı süresi geçerli olur.
Mahkeme kararını bekleyen disiplin kovuşturması ile doğrudan kovuşturma arasındaki fark nedir?
Disiplin kurulu, kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verirse mahkeme kararının kesinleşip bildirilmesi süreci işler.
Bekletme kararı verilmemişse bu özel bir bir yıllık süre işlemez; normal kovuşturma ve ceza süreleri uygulanır.
Bekletme kararı verilmişse, kesinleşen mahkeme kararının baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl içinde ceza verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
İdari işlem iptali öncesi ile iptal kararı sonrası arasındaki fark nedir?
Disiplin işlemine karşı dava açılması, zamanaşımını kesen bir etki doğurur.
Mahkemenin iptal kararı baroya veya Türkiye Barolar Birliğine ulaştığında, yeniden soruşturma veya kovuşturma için süre başlar.
İptal kararı üzerine mahkeme kararı uyarınca en geç iki yıl içinde yeniden işlem yapılmalıdır; bu iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez.
Kovuşturma ve ceza zamanaşımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Eylemin disiplin cezası gerektirip gerektirmediğini değerlendirmeden zamanaşımı hesabına başlamak; disiplin süreleri ile suç zamanaşımı süresini karıştırmak.
- Üç yıllık kovuşturma süresi ile dört buçuk yıllık ceza verme süresini aynı şey saymak; iki süreyi ayrı hesaplamamak.
- Yönetim kurulunun işe el koymasının yalnızca kovuşturma süresini durdurduğunu gözden kaçırıp, ceza verme süresini de durmuş saymak.
- Suç zamanaşımının uygulanacağı hallerde disiplin süresinin hâlâ geçerli olduğunu varsaymak.
- Kovuşturma sonucunun beklenmesi kararında bir yıllık süreyi, eylem tarihinden başlatmak; oysa süre kesinleşen mahkeme kararının baroya bildirilmesinden başlar.
- İdari işlem iptalinden sonra iki yıllık süreyi iptal kararının verildiği tarihten saymak; süre baro veya Türkiye Barolar Birliğine bildirim veya ulaşma tarihinden işler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Disiplin cezası dosyasında, eylemin tarihi, şikayet tarihi, tahkikatın başlatılması ve cezanın verilmesi tarihlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (8. Daire, 2022/1783 E., 2023/7981 K., 27.12.2023)
- Eski mevzuat döneminde, zamanaşımı süresinin hesabında ilgili cezanın kesinleşme tarihinin esas alınacağına dair bir düzenleme bulunmadığı belirtilmiştir; ancak bu yorum 2025 değişikliğinden önceki metne dayanır. (8. Daire, 2024/247 E., 2024/134 K., 23.01.2024)
- Suç niteliğindeki eylemlerde, disiplin süresi yerine suça ilişkin uzun zamanaşımı süresinin uygulanacağı kabul edilmektedir; bu süre, zamanaşımını kesen işlemlerle birlikte uzayabilir. (8. Daire, 2023/2089 E., 2025/2434 K., 12.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Disiplin cezasının zamanaşımına uğradığını ileri süren taraf, eylemin işlenme tarihini ve sonraki işlemlerin tarihlerini gösteren belgelerle ispat yükü altındadır.
- Yönetim kurulunun işe el koyma kararı, bu sürenin durduğu iddiasında kararın tarihi ve tebliği ile ispatlanır.
- Disiplin kurulunun kovuşturma sonucunu beklemeye aldığı kararı ve kesinleşen mahkeme kararının baroya bildirildiği tarih, yazılı belgelerle ispatlanmalıdır.
- İdari işlem iptal kararının baroya veya Türkiye Barolar Birliğine ulaştığı tarih, bildirim belgesiyle gösterilmelidir; ceza verilmesinin iki yıl sonrasına kaldığını ileri süren taraf bu tarihi ispatlamalıdır.
- Eylemin suç da oluşturduğu ve daha uzun zamanaşımı koyduğu savunmasında bulunan taraf, ilgili suç tanımını ve zamanaşımı süresini ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.66: Maddenin üçüncü fıkrasında atıf yapılan suç için daha uzun dava zamanaşımı süresi bu hükümde belirlenir. Disiplin eylemi suç oluşturduğunda bu süre, disiplin süreleri yerine uygulanabilir.
- 5237 sayılı Kanun m.68: Suçun ceza zamanaşımı bakımından verilen cezanın infazına ilişkin süreleri düzenler; disiplin zamanaşımına konu olan dava süreleriyle doğrudan aynı şey değildir, ancak suç zamanaşımı hesabında karışabilir.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.40: Avukatın iş sahibine karşı tazminat sorumluluğunun bir ve beş yıllık zamanaşımını düzenler; bu madde disiplin zamanaşımı olup ayrı bir alandır.
Avukatlık Kanunu m.160 — Disiplin kararlarının uygulanması ve cezaların sicilden silinmesi
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 160. maddesi, kesinleşmemiş disiplin cezalarının uygulanamayacağını ve avukatlara verilen belirli disiplin cezalarının sicilden silinmesini düzenler. Maddenin ilk fıkrası kesinleşme koşulunu, ikinci fıkrası uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezalarının sicilden silinmesi başvurusunu, üçüncü fıkra ise silme kararının koşullarını ve sicil dosyasındaki disiplin bölümünün yenilenmesini kapsar. Kural, meslekten çıkarma cezasından başka bir disiplin cezası verilmiş avukatlar bakımından uygulanır. Maddenin ikinci fıkrası meslekten çıkarma cezasını, tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezalarını kapsamaz. Disiplin soruşturmasının usulünü, disiplin kurullarının yetkisini ve ceza yargılamasıyla ilişkisini düzenlemez; bunlar Avukatlık Kanunu'nun disiplin hükümlerinde ve 140. maddede yer alır.
Disiplin kararlarının uygulanması ve cezaların sicilden silinmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kesinleşme
- Disiplin cezasına ilişkin kararın olağan kanun yollarına başvurulamayacak hale gelmesidir. Kesinleşmeden cezanın uygulanması mümkün değildir.
- Sicilden silinme
- Avukatın disiplin sicil dosyasındaki belirli bir cezanın kayıttan çıkarılmasıdır. Silinme, cezanın verilmiş olma geçmişini ortadan kaldırmak amacıyla yapılır ve yalnızca ikinci fıkrada sayılan cezalar için istenebilir.
- Tekerrür
- Avukatın daha önce bir disiplin cezası almış olması hâlinde, yeni fiilin bu nedenle daha ağır cezayı gerektirmesidir. Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezası, silme başvurusu bakımından kapsam dışında bırakılmıştır.
- Beş yıllık bekleme süresi
- Silme başvurusunun yapılabilmesi için cezanın uygulanmasından itibaren geçmesi gereken süredir. Süre, cezanın kesinleşmesinden değil uygulanmasından başlar.
Disiplin kararlarının uygulanması ve cezaların sicilden silinmesi: hangi şartlar aranır?
- Disiplin cezasının kesinleşmiş olması gerekir; kesinleşmemiş ceza uygulanamaz.
- Verilen ceza meslekten çıkarma dışında uyarma, kınama, para veya işten çıkarma cezalarından biri olmalıdır; meslekten çıkarma cezası için silme yoluna başvurulamaz.
- Cezanın uygulanmasından itibaren beş yıl geçmiş olmalıdır.
- Başvuru disiplin kuruluna yapılmalıdır.
- Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezası bakımından silme talebi yapılamaz.
- Beş yıllık süre içinde yeni bir disiplin cezası alınmamış olmalıdır; bu koşul sağlandığında silme kararı verilir.
Disiplin kararlarının uygulanması ve cezaların sicilden silinmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Kesinleşmemiş disiplin cezası uygulanamaz.
- Meslekten çıkarma cezası dışındaki uyarma, kınama, para veya işten çıkarma cezası alan avukat, uygulanmasından beş yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak cezanın sicilden silinmesini isteyebilir.
- Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezası bu silme hükmünün dışındadır ve sicilden silinemez.
- Beş yıl içinde yeni bir disiplin cezası alınmamışsa disiplin kurulu cezanın silinmesine karar verir.
- Silme kararı verildiğinde sicil dosyasındaki disiplin bölümü çıkarılarak yenisi düzenlenir.
- Beş yıl dolmadan yapılan başvuru bu madde kapsamında karara bağlanamaz.
Kesinleşmiş ceza ile kesinleşmemiş ceza arasındaki fark nedir?
Kesinleşmiş disiplin kararı, olağan kanun yolları tüketilmiş ya da süresi geçmiş kararı ifade eder.
Henüz kesinleşmemiş disiplin kararı, itiraz ya da temyiz yolu açık olan karardır.
Kesinleşmeyen karar uygulanamaz; kesinleşmeden verilen ceza sicile işlenip yürütülemez.
Meslekten çıkarma ile diğer disiplin cezaları arasındaki fark nedir?
Meslekten çıkarma cezası almış avukat, ikinci fıkra kapsamında değildir.
Uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezası almış avukat ikinci fıkradaki başvuru hakkına sahiptir.
Meslekten çıkarma cezası sicilden silinmeye konu olamaz; diğer cezalar için beş yıl sonra silme istenebilir.
Normal işten çıkarma ile tekerrür nedeniyle işten çıkarma arasındaki fark nedir?
Tekerrür dışında verilen işten çıkarma cezası ikinci fıkra kapsamındadır ve beş yıl sonra silinebilir.
Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezası fıkranın dışında tutulmuştur.
Tekerrür nedeniyle verilen işten çıkarma cezası için silme başvurusu yapılamaz.
Silme başvurusu ile kendiliğinden silme arasındaki fark nedir?
Avukat, beş yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak silme isteyebilir.
Üçüncü fıkra, süre içinde yeni disiplin cezası alınmamışsa kurulun silme kararı vermesini öngörür.
Silme kararı yeni ceza alınmaması koşuluna bağlıdır; süre içinde yeni ceza alınırsa silme gerçekleşmez.
Disiplin kararlarının uygulanması ve cezaların sicilden silinmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Beş yıllık süreyi uygulanma tarihinden değil kesinleşme tarihinden saymak.
- Meslekten çıkarma cezasını da silme kapsamında değerlendirmek.
- Tekerrür nedeniyle verilen işten çıkarma cezasını normal işten çıkarma gibi ele alıp silme başvurusunu kabul etmek.
- Süre içinde yeni disiplin cezası alınmasının silme kararını engellediğini gözden kaçırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Beş yıllık sürenin hesabında cezanın uygulanma tarihi esas alınır; kesinleşme tarihi bu süreyi değiştirmez.
- Tekerrür nedeniyle verilen işten çıkarma cezası bakımından silme talebinin reddedilmesi, madde metninin açık hükmüne dayanır.
Nasıl ispat edilir?
- Silme talebinde bulunan avukat, cezanın uygulanma tarihini ve beş yıllık sürenin dolduğunu belgeleyerek ispat yükü altındadır.
- Sicil dosyası, süre içinde yeni bir disiplin cezası alınıp alınmadığını gösteren başlıca belgedir; disiplin kurulu bu kayda dayanarak karar verir.
- Cezanın kesinleşmiş olduğunu ispat yükü, kararın kesinleşme şerhini taşıyan belgelerle ortaya konur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 1136 sayılı Kanun: Disiplin cezalarının türlerini, kurullarını ve disiplin kovuşturmasının usulünü belirleyen kanunun bütünüdür; 160. madde bu düzenlemenin sicil ve silme kısmını tamamlar.
- 1136 sayılı Kanun m.140: Avukat hakkında ceza kovuşturması başlamış olsa bile disiplin işlemlerinin uygulanmasına engel olunmadığını düzenler; 160. maddenin kesinleşme kuralı ile birlikte okunur.
Avukatlık Kanunu m.161 — Tanık ve bilirkişi gideri
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.161, disiplin işlemleri dolayısıyla çağrılan tanık ve bilirkişilere ödenecek tazminat ile yolculuk ve ikamet giderlerini, bu giderlerin kimin tarafından ön ödeneceğini ve sonunda kimin üzerinde bırakılacağını düzenler. Ayrıca şikâyet edenden alınabilecek avans miktarını ve avansın ödenmemesinin işlem üzerindeki etkisini düzenler. Hüküm, disiplin soruşturma ve kovuşturmasında görev alan tanık ve bilirkişiler ile disiplin sürecinin tarafları olan şikâyetçi ve hakkında kovuşturma yapılan avukat bakımından uygulanır. Hükmün, hukuk ve ceza yargılamasındaki tanık ve bilirkişi giderlerine uygulanmadığı açıktır; onlar ayrı mevzuata tabidir. Tanık ve bilirkişi giderlerinin tarifesinin esasını, disiplin yargılamasının usulünü, disiplin cezalarını ve vekâlet ücretinin yargılama gideri olarak hükme bağlanmasını düzenlemez (m.161 metninde yer almayan konular için ilgili kanun ve yönetmelik hükümleri ayrıca incelenmelidir).
Tanık ve bilirkişi gideri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Disiplin işlemi dolayısıyla çağrılan tanık ve bilirkişi
- Avukatlık disiplin soruşturma veya kovuşturmasında ifadesi ya da görüşü alınmak üzere çağrılan kişilerdir. Hüküm, bu disiplin sürecine bağlı çağrılar için geçerlidir; adli yargılamadaki tanıklar bu kapsamda değildir.
- Tazminat (kayıp zaman ve mesai)
- Tanık ya da bilirkişinin çağrı nedeniyle kaybettiği zaman ve harcadığı mesaiye uygun olarak ödenen bedeldir. Miktarı metinde bir tarifeye bağlanmamış, yalnızca kaybedilen zamanla orantılı olması öngörülmüştür.
- Yolculuk ve ikamet giderleri
- Çağrıya uymak için yolculuk etmek zorunda kalan tanık ve bilirkişiye ödenen ulaşım ve konaklama bedelleridir. Yalnızca çağrıya uymak için yolculuk zorunluluğu bulunan kişiler bakımından söz konusudur.
- Avans
- Şikâyet edenden, şikâyetin niteliği ile soruşturma ve kovuşturmanın kapsamı göz önünde tutularak alınan ön ödemedir. Metinde 10 lira ile 200 lira arasında bir aralık öngörülmüştür; bu tutarlar kanundaki tutarlardır ve güncel karşılık için ayrıca bakılmalıdır.
- Baro giderleri üstlenmesi
- Giderin avukata, üçüncü kişiye yüklenemeyeceği veya borçludan alınma imkânı kalmadığı hallerde bunu baronun karşılamasıdır. Baro, son aşamada giderin sorumlusu olan kurumdur.
Tanık ve bilirkişi gideri: hangi şartlar aranır?
- Disiplin soruşturma veya kovuşturması kapsamında bir tanık veya bilirkişinin çağrılmış olması gerekir.
- Tazminat ve giderlerin ödenmesi için çağrıya uyulmuş olması ve çağrıya uymak için yolculuk zorunluluğu varsa bu yolculuğun yapılmış olması gerekir.
- Şikâyetçi veya hakkında kovuşturma yapılan avukat, dinlettirmek istediği tanık ve bilirkişinin giderlerini önceden ödemek zorundadır.
- Şikâyet edenden avans alınacaksa bu, şikâyetin mahiyeti ile soruşturma ve kovuşturmanın genişliği göz önünde tutularak yapılmalıdır.
- Avans ve tamamlanması istenen miktar ilgilisi tarafından ödenmedikçe disiplin işlemi yapılamaz.
Tanık ve bilirkişi gideri: hangi sonuçları doğurur?
- Avans ve tamamlanması istenen miktar ilgilisi tarafından ödenmedikçe disiplin işlemi yapılamaz.
- Avansın yetmemesi halinde işlem sırasında tamamlatma miktarı her zaman istenebilir.
- Avukata veya üçüncü kişiye yüklenemeyen ya da borçludan alınamayan giderler baroya yüklenir.
- Çağrıya uymak için yolculuk zorunluluğu bulunmayan tanık veya bilirkişiye yolculuk ve ikamet gideri verilmez.
- Hüküm, yolculuk ve ikamet giderlerinin kapsamını ayrıca sınırlamaz; giderin miktarı ilgili tarife ve mevzuata göre belirlenir.
Tanığın tazminatı ile bilirkişinin ücreti arasındaki fark nedir?
Metin, tanığa kaybettiği zaman ve harcadığı mesai ile orantılı tazminat öngörür.
Bilirkişi için de mesaiyle orantılı bir ödeme söz konusudur ancak madde metninde bunun bir tarife ile belirleneceği yazmaz.
Her iki kişi için de ödemenin ölçüsü kaybedilen zaman ve harcanan mesai ile orantılıdır; belirlenmiş bir tarife metinde yoktur.
Yolculuk gideri alan kişi ile almayan kişi arasındaki fark nedir?
Çağrıya uymak için yolculuk etmek zorunda kalan tanık veya bilirkişi yolculuk ve ikamet giderini talep edebilir.
Yolculuk zorunluluğu bulunmayan tanık veya bilirkişi bu giderlerden yararlanamaz.
Ulaşım ve konaklama bedeli yalnızca yolculuğa zorunlu olanlara verilir.
Giderin önceden ödenmesi ile sonunda yüklenmesi arasındaki fark nedir?
Şikâyetçi ve hakkında kovuşturma yapılan avukat, dinlettirdikleri tanık ve bilirkişinin giderlerini evvelden öder.
Avukata veya üçüncü kişiye yüklenemeyen ya da borçludan alınma imkânı kalmayan giderler baroya yüklenir.
Gider önce taraflara ait olur; yüklenme imkânı kalmazsa son olarak baroda kalır.
Avans alınması ile alınmaması arasındaki fark nedir?
Avans yalnızca şikâyet edenden alınabilir ve 10 ile 200 lira arasında olmalıdır.
Şikâyet edenden başka kimseden avans alınması metinde öngörülmemiştir.
Avans yükümlülüğü şikâyetçiye yüklenir; avans yetmezse tamamlanması her zaman istenebilir.
Tanık ve bilirkişi gideri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Avansı yalnızca şikâyet edenden alınabilen bir ödeme olarak görmek ve hakkında kovuşturma yapılan avukattan avans istemek; metin avans alınmasını şikâyet edenle sınırlar.
- Maddedeki 10 ve 200 lira tutarlarını güncel avans sınırı sanmak; bu tutarlar kanundaki tutarlardır ve güncel karşılık için ayrıca bakılması gerekir.
- Yolculuk gideri ile tazminatı birbirine karıştırmak; yolculuk gideri yalnızca yolculuk zorunluluğu olanlara verilir, tazminat ise herkese kaybedilen zamana göre ödenir.
- Avans ödenmeden disiplin işlemi yapılabileceğini düşünmek; metin, ödenmedikçe işlem yapılamayacağını açıkça belirtir.
- Baronun giderleri her durumda üstlendiğini sanmak; baro yalnızca giderin avukata, üçüncü kişiye yüklenemediği veya borçludan alınamadığı hallerde sorumludur.
Nasıl ispat edilir?
- Tazminat, yolculuk ve ikamet giderini talep eden tanık veya bilirkişi, çağrıya uyduğunu ve yolculuk zorunluluğunu belgelerle ortaya koymalıdır.
- Şikâyetçi veya hakkında kovuşturma yapılan avukat, dinlettirdiği tanık ve bilirkişinin giderini önceden ödediğini makbuz gibi belgeyle kanıtlamalıdır.
- Avansın ödenmediği iddiası ya da ödendiği savunması, ödeme belgesi ile ispat edilir; ödeme yapılmadan işlem yapılmadığı için işlemin yapılıp yapılmadığı dosya kayıtlarından anlaşılır.
- Giderin avukata veya üçüncü kişiye yüklenemediği ya da borçludan alınamadığı iddiasını baroya yüklenmeye dayanan taraf ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu: Maddenin bütününün yer aldığı kanundur; disiplin işlemleri ve baro yapısı bu kanun içinde düzenlenmiştir.
Avukatlık Kanunu m.162 — Para cezası veya giderlerin tahsili
Madde, avukatlık disiplin ve yargılama giderleriyle ilgili para cezalarının tahsil yolunu düzenler. Hüküm iki konuyu kapsar: para cezası veya giderlerin ödenmesine dair kararların İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümlerine göre yerine getirilmesi ve bu cezaların baroya gelir yazılması; ayrıca baro tarafından yürütülen icra takibinin avukat eliyle yapılması. Madde, baro ile avukatlar ve bu kararların muhatabı olan kişiler bakımından uygulanır. Maddede, disiplin cezalarının türlerinin ve verilme usulünün, avukatlık ücretinin, ücret tahsil yollarının ve tekel ihlallerinin düzenlenmediği; bu konuların başka maddelerde (ör. 1136 sayılı Kanun m.134 vd., m.163, m.164, m.63) yer aldığı belirtilmelidir.
Para cezası veya giderlerin tahsili: hangi kavramlar bilinmeli?
- İlam
- Mahkeme veya yetkili merci tarafından verilen ve icra edilebilir nitelik taşıyan karardır. Madde, para cezası ve giderlere ilişkin kararların ilam hükümlerine göre yerine getirileceğini öngörür.
- Baro gelir yazımı
- Tahsil edilen para cezalarının baro bütçesine gelir olarak kaydedilmesidir. Cezanın kime ödeneceğini belirler; cezanın devlete ya da tarafa değil baroya aktarılması anlamına gelir.
- Baro tarafından yürütülen icra takibi
- Para cezası veya giderlerin tahsili için baronun başlattığı takiptir. Takip, genel hükümlere göre baro tarafından vekâlet verilecek avukat eliyle yürütülür.
Para cezası veya giderlerin tahsili: hangi şartlar aranır?
- Ödeme yükümlülüğünü doğuran bir para cezası veya giderlerin ödenmesine dair kesinleşmiş bir karar bulunmalıdır.
- Kararın ilam niteliği taşıyarak İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümlerine tabi olması gerekir.
- Tahsil edilen para cezasının baroya gelir yazılması gerekir.
- Takibin baro tarafından başlatılması ve genel hükümlere göre baronun vekâlet vereceği bir avukat eliyle yürütülmesi gerekir.
Para cezası veya giderlerin tahsili: hangi sonuçları doğurur?
- Para cezasına veya giderlere ilişkin karar, ilamların yerine getirilmesi hükümlerine göre icra edilir.
- Tahsil edilen para cezaları baroya gelir yazılır.
- Baro, bu kararların tahsili için genel hükümlere göre icra takibi başlatabilir ve takibi baronun vekâlet vereceği avukat yürütür.
Para cezası ile giderlerin ödenmesi arasındaki fark nedir?
Para cezası, disiplin veya idari yaptırım niteliğinde bir ödeme yükümlülüğüdür.
Giderlerin ödenmesi, yargılama masraflarına ilişkin bir ödeme yükümlülüğüdür.
Her iki durumda da tahsil ilamlara ilişkin İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır; ancak para cezasının geliri baroya, giderin ise karar gereği ilgili tarafa aktarılır.
Baro gelirine yazılan ceza ile ilgili tarafa ödenen gider arasındaki fark nedir?
Para cezası baroya gelir yazılır.
Yargılama giderleri ise kararda belirtilen tarafa ödenir.
Tahsil edilen tutarın hangi hesaba geçeceği cezanın ya da giderin niteliğine göre değişir.
Para cezası veya giderlerin tahsili: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Baronun disiplin kararıyla alacağını ilamsız takip yolu ile tahsil etmeye çalışmak; oysa karar ilam niteliğinde olduğundan ilamlı icra hükümleri uygulanır.
- Tahsil edilen para cezasını baro dışında bir hesaba aktarmak; cezanın baroya gelir yazılması gerekir.
- Yargılama giderini avukatlık ücretiyle karıştırmak; her ikisinin tahsil ve hak sahibi bakımından ayrı hükümleri vardır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Avukatlık ücretinin, karşı tarafa yüklenen yargılama giderinin bir parçası olarak hükmedilmesi ve bu ücretin tarafa değil avukata ait olması uygulamada kabul edilmektedir. (2020/60 E., 2020/54 K., 01.10.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Para cezası veya gider kararının varlığını ve kesinleştiğini ileri süren baro, bu kararı ibraz ederek icra takibini başlatmakla yükümlüdür.
- Ödemenin yapıldığını savunan borçlu, makbuz veya banka kaydı gibi belgelerle ödemeyi ispatlamakla yükümlüdür.
- Takibin baronun vekâlet verdiği avukat eliyle yürütüldüğünü gösteren vekâletname ve baro kararının dosyaya sunulması gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 1136 sayılı Kanun m.134: Disiplin cezalarının türlerini ve verilmesine ilişkin esasları düzenler; bu maddedeki para cezalarının kaynağıdır.
- 1136 sayılı Kanun m.163: Avukatlık ücretinin tahsiline ilişkin hükümler içerir; giderlerin ödenmesi ile ücret ilişkisini ayırt etmek için bağlantılıdır.
- 1136 sayılı Kanun m.164: Vekâlet ücretinin tarifesi, sınırı ve haczedilmezliği gibi konuları düzenler; madde kapsamındaki giderlerin ücretle karıştırılmaması gerekir.
- 1136 sayılı Kanun m.63: Avukatlık tekelinin ihlali ve buna bağlı idari para cezalarını düzenler; bu maddedeki para cezalarının bir kaynağı olabilir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| otuz gün | m.157 | Disiplin kurulu kararlarına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilirler. |
| iki ay | m.157 | (Değişik yedinci fıkra: 2/5/2001 - 4667/74 md.) Birlik Disiplin Kurulunun, itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. |
| üç yıl | m.159 | Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. |
| bir yıl | m.159 | (Ek cümle:24/12/2025-7571/9 md.) Disiplin Kurulu tarafından kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi halinde, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına… |
| iki yıl | m.159 | Mahkemenin idari işlemin iptaline ilişkin kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesinden itibaren mahkeme kararı uyarınca en geç iki yıl içinde yeniden yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonucuna göre karar verilir. |
| beş yıl | m.160 | (Değişik ikinci fıkra:24/12/2025-7571/10 md.) Meslekten çıkarma cezasından başka bir disiplin cezası verilen avukatlar; uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
11 karar- 2020/60 E., 2020/54 K., 01.10.2020İlgili madde: m.157, m.162
- 2008/73 E., 2009/120 K., 01.10.2009İlgili madde: m.158
- 1969/37 E., 1971/8 K., 21.01.1971İlgili madde: m.158
- 8. Daire, 2024/4652 E., 2024/4350 K., 10.09.2024İlgili madde: m.158
- 8. Daire, 2024/714 E., 2024/1043 K., 29.02.2024İlgili madde: m.158
- 8. Daire, 2024/246 E., 2024/143 K., 23.01.2024İlgili madde: m.158
- 11. Ceza Dairesi, 2010/16443 E., 2011/20072 K., 16.09.2011İlgili madde: m.157
- 8. Daire, 1995/1883 E., 1997/579 K., 19.02.1997İlgili madde: m.157
- Genel Kurul, 2019/19788 E., 05.07.2022İlgili madde: m.156, m.157
- İkinci Bölüm, 2014/11453 E., 09.01.2019İlgili madde: m.157
Diğer 1 karar
- Birinci Bölüm, 2012/1238 E., 19.11.2014İlgili madde: m.156, m.157, m.158
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 24.12.2025 (m.159).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 3. Avukatlık Kanunu - 3 bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış