Avukatlık sözleşmesi

Avukatlık Kanunu m.163–175Avukatlık HukukuSon değişiklik: 16.06.2009 (m.168)

Kısaca

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 163. maddesi, avukat ile iş sahibi arasındaki avukatlık sözleşmesinin şekil ve içerik asgarisini, yazılı olmayan anlaşmaların ispatını, şarta bağlı sözleşmelerin geçerliliğini, ücret tavanına ilişkin sınırın etkisini, ifa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülememesini ve kısmi geçersizliğin sözleşmenin tümüne etkisini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Avukatlık Kanunu m.163–175 hükümlerini kapsar.

Yürürlükten kaldırılmış: m.170.

Avukatlık Kanunu m.163 — Avukatlık sözleşmesinin kapsamı

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 163. maddesi, avukat ile iş sahibi arasındaki avukatlık sözleşmesinin şekil ve içerik asgarisini, yazılı olmayan anlaşmaların ispatını, şarta bağlı sözleşmelerin geçerliliğini, ücret tavanına ilişkin sınırın etkisini, ifa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülememesini ve kısmi geçersizliğin sözleşmenin tümüne etkisini düzenler. Madde avukat ile iş sahibi arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddede sözleşmenin ücret miktarının hesaplanmasına ilişkin ayrıntılar, asgari ücret tarifesi, karşı vekâlet ücreti ve vekâlet ücretinden doğan müteselsil sorumluluk düzenlenmez (m.164, m.165). Avukatlık ücretinin ödenmesi ve avansa ilişkin yükümlülükler de bu maddede yer almaz (m.173). Avukatlık sözleşmesinin fesih ve azil sonuçları ile bu sonuçlara bağlı ücret hakkı ayrı bir konudur ve bu maddede çözülmez (m.164 ve m.174 yönünde ayrıca değerlendirilmelidir).

Avukatlık sözleşmesinin kapsamı: hangi kavramlar bilinmeli?

Avukatlık sözleşmesi
Avukat ile iş sahibi arasında, belli bir hukuki yardımı ve meblağı ya da değeri kapsayan, avukatın yardım edeceği ve iş sahibinin ücret ödeyeceği iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Kanunda tanımı yapılmamış olup kapsamı bu maddenin koşullarıyla belirlenir.
Avukatlık ücret tavanı
Avukatlık Kanununda belirtilen, sözleşmede kararlaştırılabilecek en yüksek ücret sınırıdır. Tavanı aşan kısım, tavan miktarı ölçüsünde geçerlidir.
Yokluk hali
Sözleşmenin hiç kurulmamış sayıldığı, geçersizlik ve iptal ayrımının dışında kalan durumdur. Yokluk hâllerinde sözleşmenin bir hükmünün geçersizliği tüm sözleşmeyi etkiler.
İfa edilmiş sözleşme
Tarafların sözleşmenin konusunu yerine getirdiği sözleşmedir. Bu tür sözleşmenin geçersizliği, madde gereği ileri sürülemez.
Şarta bağlı sözleşme
Kurulması ya da sonuçlarının bir belirsiz olaya bağlandığı avukatlık sözleşmesidir. Yalnızca yasaya aykırı olmayan şartlar geçerlidir.

Avukatlık sözleşmesinin kapsamı: hangi şartlar aranır?

  • Avukatlık sözleşmesinin serbestçe düzenlenmesi gerekir; taraflar içeriği özgürce belirleyebilir.
  • Sözleşmenin belli bir hukuki yardımı ve meblağı ya da değeri kapsaması gerekir.
  • Yazılı olmayan anlaşmalar varsa bu anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanmalıdır.
  • Şarta bağlı sözleşmede şartın yasaya aykırı olmaması gerekir.
  • Ücret tavanını aşan sözleşmede, tavanı aşan kısım geçersiz olur ve sözleşme Kanunda belirtilen tavan miktarında geçerli kalır.
  • Sözleşmenin ifa edilmiş olması hâlinde geçersizlik iddiası ileri sürülemez.
  • Yokluk hâlleri dışında sözleşmenin bir hükmünün geçersizliği, sözleşmenin tümünü geçersiz kılmaz.

Avukatlık sözleşmesinin kapsamı: hangi sonuçları doğurur?

  • Yazılı olmayan avukatlık anlaşmaları yok sayılmaz; genel hükümlere göre ispatlanır.
  • Yasaya aykırı olmayan şarta bağlı avukatlık sözleşmesi geçerlidir.
  • Yasaya aykırı şart içeren sözleşmenin bu şarta ilişkin kısmı geçerli olmayabilir; diğer kısımlar yasaya aykırılık nedeniyle tümüyle geçersiz kılınmaz.
  • Ücret tavanını aşan sözleşme tavan miktarında geçerli kalır.
  • İfa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez.
  • Yokluk hâlleri dışında bir hükmün geçersizliği sözleşmenin tümünü geçersiz kılmaz.

Yazılı sözleşme ile yazılı olmayan anlaşma arasındaki fark nedir?

Sözleşmenin belli bir hukuki yardımı ve meblağı ya da değeri kapsadığı, yazılı biçimde kayda bağlanmış avukatlık sözleşmesi.

Yazılı olmayan anlaşma; madde bu tür anlaşmaları yasak kılmaz, ancak ispat rejimini değiştirir.

Yazılı olmayan anlaşmanın varlığı ve içeriği genel hükümlere göre ispatlanır.

Geçersiz hüküm ile yokluk hali arasındaki fark nedir?

Sözleşmenin bir hükmünün geçersizliği; bu durumda kalan hükümler varlığını sürdürür.

Yokluk hali; sözleşmenin tamamını etkileyen, kanunun ayrıca sayılmasına bağlı durumdur.

Yokluk hali dışındaki geçersizlik yalnız ilgili hükmü etkiler, tüm sözleşme geçersiz olmaz.

Tavan üstü ücret ile tavan içindeki ücret arasındaki fark nedir?

Kanunda belirtilen tavanı aşan ücret kararlaştırılmış sözleşme.

Tavan içinde kalan ücret kararlaştırılmış sözleşme.

Tavanı aşan sözleşme, tavan miktarında geçerlidir; tavan içindeki sözleşme aynen geçerlidir.

İfa edilmemiş sözleşme ile ifa edilmiş sözleşme arasındaki fark nedir?

Henüz ifa edilmemiş, geçersizlik nedeniyle dava konusu yapılabilecek sözleşme.

Tarafların ifa ettiği sözleşme.

İfa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez.

Avukatlık sözleşmesinin kapsamı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yazılı olmayan avukatlık anlaşmasını geçersiz saymak; madde bu anlaşmaları yasaklamaz, yalnız genel hükümlere göre ispat edilmesini öngörür.
  • Tavanı aşan ücret kararlaştırılmış sözleşmenin tümünü geçersiz saymak; madde yalnız tavan miktarında geçerliliği öngörür.
  • Bir hükmün geçersizliğinin sözleşmenin tümünü geçersiz kıldığını varsaymak; yokluk hâlleri dışında bu sonuç doğmaz.
  • İfa edilmiş sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmeye çalışmak; madde bunu açıkça engeller.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yüksek mahkeme, avukatlık sözleşmesinin Borçlar Kanunu'ndaki vekâlet sözleşmesinden farklı, avukatlık kanununa özgü bir sözleşme türü olduğunu kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/158 E., 2022/103 K., 17.02.2022)
  • Avukatlık Kanunundaki özel hükümler, genel borç hukuku hükümlerine göre önceliklidir ve avukatlık sözleşmesi bu özel düzenleme çerçevesinde değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/201 E., 2025/551 K., 24.09.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/666 E., 2025/224 K., 09.04.2025)
  • Haksız azil hâlinde avukatın ücret hakkının 163 ve 164. madde çerçevesinde belirleneceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/279 E., 2022/3 K., 18.01.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Avukatlık sözleşmesinin varlığını ve içeriğini ileri süren taraf, sözleşmenin belli bir hukuki yardımı ve meblağı ya da değeri kapsadığını ispatlamalıdır.
  • Yazılı olmayan anlaşmaya dayanan taraf, anlaşmanın varlığını genel hükümlere göre ispatlamak zorundadır.
  • Sözleşmenin geçersizliğini ileri süren taraf, geçersizliğe dayanak olan hükmün yasaya aykırılığını ve ifa edilmediğini ispatlamalıdır; ifa edilmiş sözleşmede geçersizlik iddiası kabul edilmez.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.164: Avukatlık ücretinin belirlenmesi ve yasal vekâlet ücretinin düzenlenmesi bakımından bu maddenin ücret tavanı ve geçerlilik çerçevesi içinde değerlendirilir.
  • 1136 sayılı Kanun m.165: Avukatlık ücretinden doğan müteselsil sorumluluğu düzenler; sözleşmenin kapsamı bakımından bu maddeyle birlikte okunur.
  • 1136 sayılı Kanun m.174: Avukatlık sözleşmesinin sona ermesi ve buna bağlı sonuçlar bakımından bu maddenin sözleşme tanımıyla birlikte uygulanır.

Avukatlık Kanunu m.164 — Avukatlık ücreti

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi, avukatlık ücretinin tanımını, sözleşmeyle kararlaştırılabilecek ücretin üst sınırını (yüzde yirmibeşi), ücret sözleşmesinin kapsamına ilişkin yasağı, asgari ücret tarifesinin altına inilemeyeceğini, ücretin kararlaştırılmadığı ya da tartışmalı hâllerde mahkemece belirlenmesini ve karşı tarafa yüklenen vekâlet ücretinin avukata ait olması ile takas, mahsup ve haczedilmezliğini düzenler. Madde, avukat ile iş sahibi arasındaki ücret ilişkisine uygulanır; yargılama giderine dahil vekâlet ücretinin hükmü ise karşı tarafa yüklenen bölümde devreye girer. Maddede düzenlenmeyenler: ücret sözleşmesinin serbestçe yapılması ve yazılı şekli (1136 sayılı Kanun m.163), avukatın müvekkil malları üzerindeki rüçhan ve elde tutma hakkı (1136 sayılı Kanun m.166), avukatın işi sonuna kadar takip yükümlüğü (1136 sayılı Kanun m.171) ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin hükme bağlanması (6100 sayılı Kanun m.323 vd.) konuları başka hükümlerde yer alır.

Avukatlık ücreti: hangi kavramlar bilinmeli?

Avukatlık ücreti
Avukatın hukuki yardımının karşılığı olan para miktarı veya değeridir. Madde metni bu tanımı doğrudan verir ve ücretin para veya değer olarak ifade edilmesini esas alır.
Nispi ücret
Dava veya hükmolunacak şeyin değeri ya da paranın belli bir yüzdesi olarak kararlaştırılan ücrettir. Yüzde yirmibeşi aşamaz; üst sınır yalnızca bu tür ücrete uygulanır.
Maktu ücret
Sabit bir tutar olarak kararlaştırılan ücrettir. Kanun bunda yalnızca asgari tarife alt sınırını öngörür, madde metninde bir üst sınır yoktur.
Avukatlık asgari ücret tarifesi
Avukatlık ücretinin altına inilemeyecek alt sınırı belirleyen tarifedir. Ücretin kararlaştırılmadığı veya tartışmalı olduğu hâllerde değeri para ile ölçülebilen işlerde ücret hesabının alt sınırı olarak da işlev görür.
Dava sonuna katılma (dava sonucuna iştirak) yasağı
Avukatın, dava konusu para dışındaki mal veya hakların bir bölümünün aynen kendisine ait olacağı hükmünü içeren ücret kaydının geçersizliğidir.
Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti
Mahkemenin tarifeye göre hükmettiği ve yargılama gideri niteliğinde olan vekâlet ücretidir. Müvekkil ile avukat arasındaki sözleşmeli ücretten ayrıdır ve avukata aittir.

Avukatlık ücreti: hangi şartlar aranır?

  • Ücretin para veya değer olarak belirlenmesi ve hukuki yardımın karşılığı olması gerekir.
  • Nispi ücret kararlaştırılacaksa, dava veya hükmolunacak şeyin değeri ya da paranın belli bir yüzdesi esas alınmalı ve oran yüzde yirmibeşi aşmamalıdır.
  • Dava konusu para dışındaki mal veya haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmü ücret sözleşmesine konulmamalıdır.
  • Kararlaştırılan ücret asgari ücret tarifesinin altında olmamalıdır.
  • Ücretin kararlaştırılmadığı, yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı, belirgin olmadığı, tartışmalı olduğu veya ücrete ilişkin hükmün geçersiz sayıldığı hâllerde, değeri para ile ölçülebilen işlerde ücret, davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ve kesinleşme tarihindeki değerin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında belirlenmelidir; değeri para ile ölçülemeyen işlerde asgari ücret tarifesi uygulanmalıdır.
  • Ücretsiz dava alınmışsa durum baro yönetim kuruluna bildirilmelidir.
  • Mahkemece karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti, tarifeye dayanılarak hesaplanmış olmalı ve avukata ait olmalıdır; bu ücret iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.

Avukatlık ücreti: hangi sonuçları doğurur?

  • Nispi ücret sözleşmesinde oran yüzde yirmibeşi aşarsa, Kanun'un tavanı aşan kısım geçersiz sayılır ve sözleşme tavan tutarı üzerinden geçerli kabul edilir. (Genel Kurul, 2019/19126 E., 23.01.2025)
  • Ücret sözleşmesi asgari ücret tarifesinin altında bir ücret öngörürse, bu kayıt geçersizdir ve ücret tarife tutarına çıkarılır.
  • Ücretsiz dava alınmışsa durum baro yönetim kuruluna bildirilir.
  • Ücret kararlaştırılmamış veya belirlenemez hâldeyse, para ile ölçülebilen işte mahkeme yüzde onla yüzde yirmi arasında bir ücret belirler.
  • Dava konusu para dışındaki mal veya hakların bir kısmının aynen avukata ait olacağı kayıt, ücret sözleşmesinde geçerli olmaz.
  • Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti avukata aittir; iş sahibinin borcu nedeniyle takas, mahsup veya haciz konusu yapılamaz.
  • Asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz; bu yönde yapılan kayıt geçersizdir.

Sözleşmeli ücret ile mahkemece belirlenen ücret arasındaki fark nedir?

Taraflar arasında geçerli ve belirgin bir ücret sözleşmesi varsa, ücret bu sözleşmeye göre belirlenir.

Ücret kararlaştırılmamışsa, yazılı sözleşme yoksa, belirgin değilse, tartışmalıysa ya da ücrete ilişkin hüküm geçersiz sayılırsa, ücret mahkemece belirlenir.

Para ile ölçülebilen işlerde mahkeme, davanın kazanılan bölümü için emeğe göre yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir tutar belirler; asgari tarifenin altına inilemez. Para ile ölçülemeyen işlerde doğrudan asgari ücret tarifesi uygulanır.

Avukatın sözleşmeli ücreti ile karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti arasındaki fark nedir?

Sözleşmeli ücret, müvekkil ile avukat arasındaki ilişkiden doğar ve müvekkilden istenir.

Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti, mahkemenin hükmüyle yargılama gideri olarak tahsil edilir.

Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti avukata aittir ve iş sahibinin borcu nedeniyle takas, mahsup veya haciz konusu yapılamaz. Yargıtay, bu ücretin yargılama gideri niteliğiyle yalnızca davanın tarafları arasında hükmedileceğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/2065 E., 2015/1291 K., 29.04.2015)

Para konusu dava ile para dışı dava konusu arasındaki fark nedir?

Dava konusu para ise yüzde yirmibeşe kadar nispi ücret kararlaştırılabilir ve kazanılan bölüm üzerinden mahkemece hesap yapılabilir.

Dava konusu para dışı mal veya hak ise, o malın bir kısmının aynen avukata ait olacağı hüküm kurulamaz.

Dava sonuna katılma yasağına aykırı kayıt geçersizdir; ücretin nispi kısmı ise yalnızca para tutarı üzerinden kurulabilir.

Değeri para ile ölçülebilen ile ölçülemeyen iş arasındaki fark nedir?

Değeri para ile ölçülebilen işte mahkeme yüzde onla yüzde yirmi arasında ücret belirleyebilir.

Değeri para ile ölçülemeyen işte bu oran aralığı uygulanmaz.

Değeri para ile ölçülemeyen işte asgari ücret tarifesi uygulanır.

Avukatlık ücreti: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yüzde yirmibeşlik üst sınırı maktu ücrete de uygulamak; bu sınır yalnızca nispi ücrete ilişkindir.
  • Asgari ücret tarifesinin altında ücret kararlaştırılabileceğini düşünmek; bu kayıt geçersizdir.
  • Ücret kararlaştırılmadığında yüzde onla yüzde yirmi arasındaki oranı değeri para ile ölçülemeyen işlere uygulamak; bu hallerde doğrudan asgari ücret tarifesi uygulanır.
  • Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücretini, müvekkil ile avukat arasındaki sözleşmeli ücretle karıştırmak; ikisi farklı ücret türüdür.
  • Dava konusu para dışındaki malın bir kısmının aynen avukata ait olacağı kaydını geçerli saymak; bu kayıt geçersizdir.
  • Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücretinin iş sahibinin borcu nedeniyle takas veya mahsup edilebileceğini varsaymak; bu yasaktır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, avukatlık ücret sözleşmesinde maktu ücretin aşırı yüksek olması hâlinde gabin veya ahlaka aykırılık nedeniyle geçersizliğini değerlendirmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/37 E., 2020/32 K., 21.01.2020)
  • Yargılama gideri niteliğindeki vekâlet ücretinin, avukat ile müvekkil arasındaki ilişkiyi düzenleyen bu hükümle karıştırılmaması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/2065 E., 2015/1291 K., 29.04.2015)
  • Kararlaştırılmış vekâlet ücretinin ödenmemesi hâlinde avukatın, müvekkili hakkında icra takibi başlatabildiği uygulamada görülmektedir. (Büyük Genel Kurulu, 2016/2 E., 2016/2 K., 13.05.2016)
  • Avukatlık ücretinin tavanı aşan sözleşmelerde Kanun'un tavanı üzerinden geçerlilik tanındığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2019/19126 E., 23.01.2025)
  • Haksız azil hâlinde avukatın hak ettiği ücretin tespitinde m.163 ve m.164 birlikte değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/279 E., 2022/3 K., 18.01.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Ücret alacağını ileri süren avukat, ücret sözleşmesinin varlığını ve içeriğini ispatlamakla yükümlüdür; yazılı sözleşme yoksa genel hükümlere göre, yazılı delil başlangıcı, yemin veya senetle ispat zorunluluğunun istisnası hâlinde tanıkla ispat edilebilir.
  • Ücret sözleşmesinin ispat edilememesi hâlinde mahkeme, dava konusu tutar üzerinden tarifeye göre hesaplanan ücretin altında bir ücrete hükmedemez.
  • Müvekkil, ücretin yüzde yirmibeşi aşan kısmının geçersiz olduğunu veya ücretin fahiş olduğunu savunuyorsa, bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
  • Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücretinde ispat yükü, kazanılan bölümü ve tarifeye göre hesabı ileri süren avukattadır; hesabın tarifeye uygunluğu mahkemece değerlendirilir.
  • Ücretsiz dava alındığı iddiası ileri sürüldüğünde, bu durumun baro yönetim kuruluna bildirilip bildirilmediği belgeyle ortaya konmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.163: Avukatlık ücret sözleşmesinin serbestçe yapılacağını ve asgari tarife sınırına bağlandığını düzenler; m.164'teki sınırların çerçevesini oluşturur.
  • 1136 sayılı Kanun m.166: Avukatın müvekkil malları üzerinde ücret alacağı için elde tutma hakkını düzenler; m.164'teki ücret alacağının güvencesidir.
  • 1136 sayılı Kanun m.171: Avukatın üzerine aldığı işi sonuna kadar takip yükümlülüğünü düzenler; ücretin ne zaman istenebileceği tartışmasında dikkate alınır.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.323: Vekâlet ücretinin yargılama gideri olarak hükmedilmesine ilişkin usul çerçevesini çizer; m.164'teki karşı tarafa yüklenen vekâlet ücretinin hükmü bu düzenleme ile birlikte değerlendirilir.
  • Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.1: Asgari ücret tarifesinin altına inilemeyeceği kuralını tamamlar; m.164 ile birlikte uygulanır.

Avukatlık Kanunu m.165 — Ücret dolayısiyle müteselsil sorumluluk

Madde, iş sahibinin birden çok olması hâlinde ve sulh ya da her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde, iş sahiplerinin avukat ücretinin ödenmesi bakımından müteselsil borçlu sayılmasını düzenler. Uygulama alanı, birden fazla iş sahibinin bulunduğu avukatlık ilişkileridir. Madde, akdi vekâlet ücretinin bu müteselsil sorumluluğa girip girmediği, sürelerin ve tutarların hesabı, karşı taraf vekâlet ücretinin tespiti gibi konuları doğrudan düzenlemez; bunlar Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde ve Yargıtay içtihadında karşılık bulur. Avukatın vekâlet ücretinin yargılama sonunda karşı tarafa yüklenmesi ile sulhte karşı tarafın ödeyeceği tutarın tespiti de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.164). Sözleşmenin tarafı olmayan hasmın, akdi vekâlet ücretinden hangi ölçüde sorumlu olduğu ise içtihatla ayrıca çözülmüştür.

Ücret dolayısiyle müteselsil sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?

Müteselsil sorumluluk
Birden çok borçlunun aynı borçtan birlikte ve her biri borcun tamamından sorumlu olması hâlidir. Madde bu sorumluluğu iş sahibi ile hasım taraf arasında avukat ücreti bakımından kurar. Alacaklı avukat, borcun tamamını taraflardan dilediğinden isteyebilir.
Sulh veya her ne suretle olursa olsun anlaşma
Taraflar arasında davayı ya da işi sonlandıran her türlü uzlaşmayı ifade eder. Maddede sulh örnek olarak sayılmış, bunun dışındaki anlaşma biçimleri de kapsama alınmıştır. Takipsiz bırakılan işler de maddenin kapsamına girer.
Takipsiz bırakılan iş
Dava veya icra takibinin yürütülmeden sonlandırıldığı işlerdir. Maddede sulhla birlikte sayılmış olup anlaşmayla sonuçlanmanın bir türü gibi düzenlenmiştir.
Akdi vekâlet ücreti
Avukat ile iş sahibi arasındaki vekâlet sözleşmesine göre avukata ödenmesi gereken ücrettir. Madde metninde yalnızca avukat ücreti denmiş, akdi vekâlet ücretinin kapsamda olup olmadığı tartışılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu bu ücretin müteselsil sorumluluk kapsamına girmediğine karar vermiştir.
Karşı taraf vekâlet ücreti
Yargılama sonunda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hasım tarafa yüklenen vekâlet ücretidir. Yargılama gideri niteliğinde olup akdi vekâlet ücretinden ayrıdır.

Ücret dolayısiyle müteselsil sorumluluk: hangi şartlar aranır?

  • İş sahibinin birden çok olması gerekir; birden çok iş sahibi aynı avukatlık ilişkisinde taraf bulunmalıdır.
  • İş, sulh ya da başka herhangi bir biçimde taraflar arasında varılan anlaşma ile sonuçlanmış ya da takipsiz bırakılmış olmalıdır.
  • Müteselsil sorumluluk, avukat ücreti alacağı bakımından doğar; bu ücretin hangi kalemleri kapsadığı ayrıca belirlenmelidir.
  • Akdi vekâlet ücreti, İBBGK'ya göre bu müteselsil sorumluluğun kapsamına girmez; müteselsil sorumluluk karşı taraf vekâlet ücreti için geçerlidir.
  • Müteselsil sorumluluğun doğması için iş sahibi ile hasım arasındaki anlaşmanın avukat ücreti alacağını kapsayacak nitelikte olması gerekir.

Ücret dolayısiyle müteselsil sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?

  • Anlaşmayla biten veya takipsiz bırakılan işte avukat, ücret alacağını iş sahiplerinin her birinden tamamı için isteyebilir.
  • Sulh ile biten işte hasım taraf, avukatın karşı taraf vekâlet ücretini ödemekle yükümlü olur ve bu yükümlülük iş sahibiyle müteselsildir.
  • Akdi vekâlet ücreti müteselsil sorumluluk kapsamında değildir; bu alacak yalnızca avukatla iş sahibi arasında ileri sürülebilir.
  • Müteselsil sorumluluk şartları gerçekleşmezse hasım, ücret borcundan bu madde uyarınca sorumlu tutulamaz.
  • Sulh ile biten işte hasım, kendisine yüklenecek vekâlet ücretinin tutarını ancak hükmedilen tarifeye uygun ölçüde öder.

Akdi vekâlet ücreti ile karşı taraf vekâlet ücreti arasındaki fark nedir?

Akdi vekâlet ücreti, avukat ile iş sahibi arasındaki sözleşmeye göre ödenen ücrettir.

Karşı taraf vekâlet ücreti, yargılama sonunda Tarifeye göre hasma yüklenen ücrettir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında akdi vekâlet ücreti müteselsil sorumluluk kapsamı dışında kalmıştır. Bu durumda avukat akdi ücretini yalnızca kendi iş sahibinden isteyebilir.

Sulh ile sonuçlanan iş ile yargılama sonunda hüküm verilen iş arasındaki fark nedir?

Sulh veya anlaşma ile biten işte taraflar uzlaşma ile davayı sonlandırmıştır.

Hükümle biten işte ücret yargılama sonunda tespit edilir.

Müteselsil sorumluluk yalnızca anlaşmayla ya da takipsizlikle biten işlerde söz konusudur. Hükümle biten işte bu madde değil, yargılama gideri hükümleri uygulanır.

İş sahibi ile hasım arasındaki fark nedir?

İş sahibi, avukatı kendi vekâleti ile tutan taraftır.

Hasım, sözleşmenin tarafı olmayan karşı taraftır.

Hasım akdi vekâlet ücretinden doğrudan sorumlu tutulamaz, ancak madde hükmü karşı taraf vekâlet ücreti bakımından iş sahibiyle birlikte müteselsil sorumluluk doğurur.

Ücret dolayısiyle müteselsil sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Akdi vekâlet ücretini müteselsil sorumluluk kapsamına dahil etmek; İBBGK uyarınca bu ücret yalnızca iş sahibinden istenebilir.
  • Müteselsil sorumluluğu hükümle biten işlere de uygulamak; madde yalnızca sulh, anlaşma veya takipsizlik hâllerini düzenler.
  • Sulh miktarı belli olduğu hâlde dava değeri üzerinden hesap yapmak; önce sulh miktarı esas alınmalıdır.
  • Hasmın akdi vekâlet ücretinden doğrudan sorumlu tutulabileceğini düşünmek; sözleşmenin tarafı olmayan hasım bu ücretten sorumlu değildir.
  • Madde metnindeki 'avukat ücreti' ifadesini akdi vekâlet ücreti olarak yorumlamak; içtihat bu yorumu reddetmiştir.
  • Müteselsil sorumluluğun her iş sahibine yalnızca kendi payı oranında yüklendiğini sanmak; sorumluluk her biri için borcun tamamını kapsar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, avukat ile iş sahibi arasındaki sözleşmeye göre ödenecek akdi vekâlet ücretinin müteselsil sorumluluk kapsamına girmediğine karar vermiştir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1444 E., 2020/666 K., 23.09.2020)
  • Hukuk Genel Kurulu, sulh ile biten işlerde karşı taraf vekâlet ücretinin hesabında önce sulh miktarının esas alınmasını, miktar belli değilse sulh ile sağlanan menfaatin belirlenmesini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/548 E., 2022/226 K., 01.03.2022)
  • Haksız azil hâlinde avukatın hem akdi hem de karşı taraf vekâlet ücretini talep edebilmesi, müteselsil sorumluluk hükmünün birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/548 E., 2022/226 K., 01.03.2022)
  • Uygulamada iş sahibi ile hasmın birlikte sulh yaparak avukat ücretini ödemekten kaçınması, avukatın müteselsil sorumluluk hükmüne dayanarak ücret talebini artırmasına yol açmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/240 E., 2017/368 K., 01.03.2017)
  • Bölge adliye mahkemeleri, müteselsil sorumluluğun varlığını ve tutarını hüküm kurarken Avukatlık Kanunu'nun 164 ve 165. maddelerini birlikte uygulamaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/852 E., 2023/881 K., 31.05.2023; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/2006 E., 2022/1976 K., 16.12.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Avukat, müteselsil sorumluluk şartlarının gerçekleştiğini ispatla yükümlüdür; iş sahibinin birden çok olduğu ve işin sulh, anlaşma veya takipsizlikle sonuçlandığı vekâletname, sulh protokolü veya dosya kayıtlarıyla gösterilir.
  • Akdi vekâlet ücreti ile karşı taraf vekâlet ücretinin ayrılması için avukat ile iş sahibi arasındaki yazılı ücret sözleşmesi ortaya konur; yazılı sözleşme yoksa bu ayrım tanıklarla ya da fiili durumla değerlendirilir.
  • Karşı taraf vekâlet ücreti için hasım taraf, sulh miktarının belirlenmediğini ya da sulhle sağlanan menfaatin daha düşük olduğunu iddia ederse bu iddiayı ispatlamakla yükümlüdür.
  • Sulh miktarı protokolde belirli ise hesap bu miktar üzerinden yapılır; belirli değilse sulh kapsamındaki tüm dava ve işlerin değeri esas alınır ve bu hususların dosya kayıtlarıyla kanıtlanması gerekir.
  • Haksız azil iddiası yazılı belgeler ve dinlenen tanıklarla ispatlanır; azil nedeniyle doğan ücret taleplerinde bu olgu kanıtlanmadan müteselsil sorumluluk değerlendirilemez.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.164: Akdi vekâlet ücretinin sınırlarını ve karşı taraf vekâlet ücretinin tespitini düzenler. Müteselsil sorumluluğun tutarı bu maddedeki hesap yöntemine göre belirlenir.
  • 1136 sayılı Kanun m.173: Ücret sözleşmesinde aksine hüküm yoksa ücretin yalnızca üstlenilen işin karşılığı olduğunu belirtir; müteselsil sorumluluğun hangi işi kapsadığını anlamada kullanılır.
  • 1136 sayılı Kanun m.174: Haksız azil veya vekâlet sözleşmesinin sona ermesi hâlinde ücret talebini düzenler; müteselsil sorumluluk yönünden birlikte uygulanır.
  • 1136 sayılı Kanun m.166: Avukatın, ücret ve gider ödenene kadar müvekkil malları üzerinde hakkını düzenler; ücret alacağının güvencesi olarak bu maddeyle birlikte değerlendirilir.

Avukatlık Kanunu m.166 — Avukatın hapis hakkı ve avukatlık ücretinin rüçhanlı bulunması

Madde, avukatın müvekkilinden veya müvekkili namına aldığı mal, para ve kıymetler üzerinde alıkoyma hakkını (hapis hakkı), avukatlık ücret alacağının rüçhanlılığını, icra dairesinin ilamın infazında avukata bildirim yapma yükümlülüğünü ve avukatın ölümü halinde mirasçılara geçen ücret alacaklarının rüçhanını düzenler. Hüküm avukat ile müvekkili arasındaki ilişkide, ayrıca avukatın ücret alacağının icra ve iflas sürecindeki durumu bakımından uygulanır. Avukatlık ücretinin sözleşme ile belirlenmesi, miktarının takdiri, azil ve ücretin hesaplanması maddede düzenlenmez (AvK m.163-165, m.174). Avukatın ücret alacağının zamanaşımı ve dava yoluyla ileri sürülmesi usulü bu maddede yer almaz (genel hükümler). Alıkoyma hakkının kapsamı ve bildirim usulünün ayrıntıları ise yalnızca maddenin metninde yer alan çerçeveyle sınırlıdır.

Avukatın hapis hakkı ve avukatlık ücretinin rüçhanlı bulunması: hangi kavramlar bilinmeli?

Hapis hakkı (alıkoyma hakkı)
Avukatın, müvekkilinden aldığı veya onun namına tahsil ettiği mal, para ve kıymetleri, ücret ve giderin ödenmesine kadar kendi alacağı oranında elinde tutabilmesi yetkisidir. Hak yalnızca avukatlık ücreti ve yapılan giderler oranında kullanılabilir; bu sınırı aşan kısım üzerinde hak doğmaz.
Rüçhan hakkı
Avukatın, kendi çalışması sonucunda müvekkilin muhafaza ettiği veya kazandığı mallar ile davadaki diğer taraftan ilamla tahsil edilecek para veya mallar üzerinde diğer alacaklılara göre öncelikli tahsil hakkıdır. Sırası, vekâletnamenin düzenlenme tarihine ya da umumi vekâletnamede ilk resmi başvuru tarihine göre belirlenir.
Muaccel ücret alacağı
Vadesi gelmiş, ödenmesi istenebilir hâle gelmiş avukatlık ücreti veya masraf alacağıdır. Hapis hakkı yalnızca bu tür alacaklar için kullanılabilir.
Umumi vekâletname
Vekâlet verenin, belirli bir dava değil, ileride açılacak ya da takip edilecek dava ve işleri de kapsayan genel nitelikteki vekâletnamedir. Bu tür belgede rüçhan sırası ilk resmi başvuru tarihine göre belirlenir.
Muaccel olmayan alacak
Henüz vadesi gelmemiş ücret ve masraf alacağıdır. Hapis hakkı bu tür alacaklar için kullanılamaz, metin de yalnızca muaccel alacaklar için hakkın varlığını öngörmektedir.

Avukatın hapis hakkı ve avukatlık ücretinin rüçhanlı bulunması: hangi şartlar aranır?

  • Avukatın elinde bulunan mal, para veya kıymetin müvekkilinden alınmış ya da onun namına aldığı bir değer olması gerekir.
  • Avukatın ücret veya giderden doğan bir alacağının bulunması ve bu alacağın muaccel olması gerekir.
  • Alıkoyma, yalnızca avukatın alacağı oranında ve alacağı karşılamaya yetecek değerle sınırlı olmalıdır; bu sınırı aşan kısım üzerinde alıkoyma yapılmamalıdır.
  • Alıkoymanın konusu, ücret ve giderin ödenmesine kadar süren bir elinde tutma olmalıdır; ödeme gerçekleştiğinde hak sona erer.
  • Rüçhan hakkından yararlanılması için alacağın avukatın kendi çalışması sonucunda müvekkilin muhafaza ettiği veya kazandığı mal ya da ilamla tahsil edilecek değer üzerinde doğmuş olması gerekir.
  • İş sahibinin iflası hâlinde ücret alacağı rüçhanlı kalır; ancak İcra ve İflas Kanunu m.206/1 hükmü saklıdır.
  • Bir ilamın cebri icra yoluyla infazında, icra dairesinin avukata bildirim yapması ve bu bildirim tebliğ edilmeden icranın sonraki safhalarına geçilmemesi gerekir.

Avukatın hapis hakkı ve avukatlık ücretinin rüçhanlı bulunması: hangi sonuçları doğurur?

  • Avukat, ücret ve giderin ödenmesine kadar müvekkilinden aldığı mal, para ve kıymetleri alacağı oranında elinde tutabilir.
  • Hapis hakkı, avukatlık ücreti ve yapılan giderler oranında kullanılabilir; bu oranın üzerindeki kısmın alıkonulması hakka dayanmaz.
  • Avukat, müvekkilinin muhafaza ettiği veya kazandığı mallar ile ilamla tahsil edilecek para veya mallar üzerinde diğer alacaklılara göre rüçhan hakkını elde eder.
  • İş sahibinin iflasında avukatın vekâlet ücreti alacağı rüçhanlı olur; İİK m.206/1 hükmü saklıdır.
  • İcra dairesi, ilamın cebri icra yoluyla infazında avukata bildirim tebliğ etmeden icranın sonraki safhalarına geçemez.
  • Avukata yapılacak tebliğin giderleri İİK m.59 hükmüne göre belirlenir.
  • Avukatın ölümü halinde mirasçılara geçen ücret alacakları rüçhanlıdır; bu kişiler için bildirim zorunluluğu uygulanmaz.
  • Avukatın, müvekkili adına tahsil ettiği para üzerinden ücret ve masraf alacağını aşan miktarı alıkoyması, maddenin tanıdığı hakka dayanmaz ve avukatlık meslek kurallarına aykırılık oluşturur.

Hapis hakkı ile rüçhan hakkı arasındaki fark nedir?

Hapis hakkı, avukatın elindeki değer üzerinde fiilen alıkoyma yetkisidir ve müvekkilden alınmış ya da onun namına tahsil edilmiş mal ve para ile sınırlıdır.

Rüçhan hakkı, avukatın değer üzerinde diğer alacaklılara göre öncelikli tahsil hakkıdır ve iflas ile icra sürecinde ortaya çıkar.

Hapis hakkı elde tutmaya, rüçhan hakkı ise sıra üstünlüğüne dayanır; iki hak aynı değer üzerinde birlikte bulunabilir.

Muaccel alacak ile muaccel olmayan alacak arasındaki fark nedir?

Vadesi gelmiş ve istenebilir hâle gelmiş ücret ve masraf alacağı için hapis hakkı kullanılabilir.

Henüz vadesi gelmemiş alacak için maddenin hapis hakkı tanıdığı kabul edilemez.

Muaccel olmayan alacak için elde tutma yapılması hukuka uygun değildir.

Vekâletname düzenlenme tarihi ile umumi vekâletname arasındaki fark nedir?

Özel vekâletnamede rüçhan sırası vekâletnamenin düzenlenme tarihine göre belirlenir.

Umumi vekâletnamede sıra, ücret konusu işten dolayı ilk yapılan resmi başvuru tarihine göre belirlenir.

Aynı alacaklılar arasında rüçhan sırası belgenin türüne göre farklı tarihlere bağlanır.

Genel alacaklı ile avukat alacaklısı (iflas ve icra) arasındaki fark nedir?

Diğer alacaklılar, avukatın rüçhanına göre sıra bakımından geri plana itilir.

Avukat, ücret alacağı için bu rüçhan sırası ile öncelikli tahsil yapar.

İş sahibinin iflasında avukatın ücret alacağı rüçhanlı sayılır, ancak İİK m.206/1 saklıdır.

Avukatın yaşamı ile ölümü halinde mirasçılar arasındaki fark nedir?

Avukat sağken rüçhan ve hapis hakkı doğrudan avukat tarafından kullanılır.

Avukatın ölümü halinde mirasçılara intikal eden ücret alacakları da avukat alacağı gibi rüçhanlıdır.

Mirasçılar için rüçhan korunur, ancak üçüncü fıkradaki bildirim zorunluluğu mirasçılar hakkında uygulanmaz.

Avukatın hapis hakkı ve avukatlık ücretinin rüçhanlı bulunması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Hapis hakkını ücret ve masraf alacağının üzerindeki tahsilatın tamamına uygulamak; hakkın kapsamını alacak oranıyla sınırlamamak.
  • Muaccel olmayan bir ücret alacağı için hapis hakkı kullanılabileceğini varsaymak.
  • Müvekkili bilgilendirmeden ve hesap vermeden alıkoyma yapıldığında hakkın kullanılmış sayılabileceğini düşünmek.
  • Umumi vekâletnamede rüçhan sırasını özel vekâletnamedeki gibi düzenleme tarihine göre belirlemek; umumi vekâletnamede ilk resmi başvuru tarihinin esas alındığını gözden kaçırmak.
  • İflas halinde avukatın rüçhanını mutlak sanmak; İİK m.206/1 hükmünü dikkate almamak.
  • Bir ilamın cebri icrasında avukata bildirim tebliğ edilmeden icra işlemlerine devam etmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hapis hakkının avukatın ücret ve masraf alacağı oranında kullanılabileceği, bu oranı aşan miktarın alıkonulmasının hakka dayanmayacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2018/454 E., 2019/196 K., 12.03.2019)
  • Avukatın hapis hakkını kullanıp kullanmadığının, Avukatlık Kanunu ve meslek kurallarına uygun olup olmadığının mahkemece incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/852 E., 2023/881 K., 31.05.2023; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1312 E., 2022/1291 K., 14.09.2022)
  • Avukatın hapis hakkını kullanırken müvekkiline tahsilatı geciktirmeksizin bildirmesi, hangi işten ve ne miktarda alacağı olduğunu açıklaması ve gerekirse hesaplaşma yapması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2018/454 E., 2019/196 K., 12.03.2019)
  • Hapis hakkı kullanımının usulüne uygun olup olmadığı, azlin haklı olup olmadığının belirlenmesinde dikkate alınmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1312 E., 2022/1291 K., 14.09.2022)
  • Avukatlık ücretinin ne zaman istenebilir hale geldiği, işin kesin hükme bağlanmasıyla birlikte değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/201 E., 2025/551 K., 24.09.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Hapis hakkını kullanan avukat, alacağının muaccel olduğunu ve miktarını ispatlamakla yükümlüdür; ücret sözleşmesi, vekâletname ve yapılan iş belgeleri bu amaçla kullanılır.
  • Avukatın, müvekkili adına tahsil ettiği para ve değerleri ne zaman ve ne kadar tahsil ettiğini gösteren belgeler ispatta esastır; hapis hakkının sınırını aşıp aşmadığı bu belgelerle belirlenir.
  • Müvekkil, avukatın ücret ve masraf alacağını aşan bir miktarı alıkoyduğunu ileri sürdüğünde, avukat alıkoymanın alacağı oranında olduğunu ispatlamak zorundadır.
  • Avukatın müvekkilini bilgilendirip bilgilendirmediği, hangi işten ve ne miktarda alacağı bulunduğunu açıklayıp açıklamadığı yazılı bildirimle ya da tanıkla ispatlanır.
  • Rüçhan hakkını dayandıran vekâletname tarihi veya umumi vekâletnamede ilk resmi başvuru tarihi resmi belgelerle ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.171: Avukatın üstlendiği işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğünü düzenler; ücret alacağının doğduğu ve muaccel hale geldiği işin bağlamını belirler.
  • 1136 sayılı Kanun m.174: Haklı sebep olmadan işi bırakma ve azil hallerinde ücret hakkını düzenler; ücret alacağının varlığını ve kapsamını belirlediği için hapis hakkının konusunu etkiler.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.206: Maddenin rüçhan hakkına ilişkin ikinci fıkrası, iflas halinde bu kanunun 206. maddesinin birinci fıkrası saklı tutularak uygulanır.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.59: Avukata yapılacak bildirim tebliğinin giderlerinin nasıl ödeneceğini belirler.

Avukatlık Kanunu m.167 — Anlaşmazlıkların hakem yoluyla çözümü

Bu madde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 167. maddesi olarak düzenlenmiş ve Anayasa Mahkemesinin 3/3/2004 tarihli ve E.2003/98, K.2004/31 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; madde metninde yalnızca değişiklik ve iptal kaydı bulunmaktadır. Madde, iptal edildiği tarihten itibaren hüküm ifade etmemektedir. Bu nedenle sayılan konular, maddenin yürürlükte olduğu dönemdeki düzenlemeyi ifade eder. Maddenin metninde, dönemin hukuk uyuşmazlıklarında hakem seçimi ve hakem kuruluna ilişkin kurallar veya herhangi bir süre düzenlenmemektedir. Madde, yürürlükteki 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki tahkim hükümleri, avukatların uzlaşma yetkisine ilişkin 35A maddesi ve arabuluculuk süreci için düzenlenen sürelerin hiçbirini düzenlemez.

Anlaşmazlıkların hakem yoluyla çözümü: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde Anayasa Mahkemesinin 3/3/2004 tarihli ve E.2003/98, K.2004/31 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; iptal kararının sonucu olarak madde metni bugün uygulanabilir bir hüküm değildir.
  • Maddeye dayanılarak bugün yeni bir hak doğması ya da bir yükümlülük yüklenmesi mümkün değildir; maddeye dayanan bir talep iptal nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun kalır.
  • Maddenin iptal öncesi uygulanmış olduğu olaylarda, o dönemde doğmuş hukuki sonuçlar iptal kararından etkilenmez; bu sonuçların değerlendirilmesi iptal tarihindeki hukuki duruma göre yapılmalıdır.

Anlaşmazlıkların hakem yoluyla çözümü: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddenin iptal edilmiş olmasına rağmen hâlen yürürlükte olduğunu varsaymak ve bu maddeye dayanarak talep kurmak.
  • İptal kararının geriye etkisini doğru değerlendirmemek; iptal öncesi doğan olaylarla sonra doğan olayları aynı hukuki rejime tabi tutmak.
  • Maddenin yerine geçen 6325 sayılı Kanun hükümlerini ya da 1136 sayılı Kanun m.35A hükmünü bu maddeyle karıştırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Anayasa Mahkemesi iptal kararından sonra madde metnine dayanılarak verilen kararlarda, maddenin artık hüküm ifade etmediği kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2014/1347 E., 27.10.2016; Birinci Bölüm, 2014/1346 E., 26.10.2016)
  • Maddenin iptalinden önce verilmiş kararların, madde metni üzerinden değerlendirildiği görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2007/98 E., 2007/199 K., 11.04.2007)

Nasıl ispat edilir?

  • Maddeye dayanan tarafın, maddenin iptal edilmeden önceki bir olaya ilişkin olduğunu ve iptal tarihinden önce doğduğunu ispat yükü altındadır.
  • İptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanma tarihi ve yürürlük tarihi, Anayasa Mahkemesi kararı ile belgelenir; bu belge iptal tarihini ispatlamak için kullanılır.
  • Olayın iptal tarihinden önce gerçekleştiği, yazılı belge ile ispatlanmalıdır; tanık beyanı ile ispatı yetersiz kalabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6325 sayılı Kanun: Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuğu düzenleyen yürürlükteki kanundur; avukatların bu alandaki rolü bakımından maddenin yerine geçen düzenleme budur.
  • 1136 sayılı Kanun m.35A: Avukatlara uzlaşma sağlama yetkisi tanıyan hükümdür; iptal edilen 167. maddeyle ilişkisi konusu bakımından ayrıdır.

Avukatlık Kanunu m.168 — Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin hazırlanma takvimini, baro yönetim kurulları, Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı arasındaki onay ve geri gönderme usulünü, tarifede maktu ücrete bağlanan vergi, harç ve benzeri mali yükümlülük davaları ile AATUHK'ya ilişkin davaları ve tarifenin hangi tarihte yürürlükte olanının esas alınacağını düzenler. Madde, avukat ile müvekkil arasındaki sözleşmeye değil, tarifenin hazırlanmasına ve yürürlüğe girmesine ilişkin usule uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: avukatlık ücret sözleşmesinin serbestisi ve alt sınırı (1136 sayılı Kanun m.163 ile Asgari Ücret Tarifesi m.1), karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücretinin sınırları (1136 sayılı Kanun m.169), ücretin avukata ait olması ve haczedilmezliği (1136 sayılı Kanun m.164), tarifenin ayrıntılı hesap kuralları ve tarife hükümlerinin içeriği.

Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması: hangi kavramlar bilinmeli?

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
Baro yönetim kurullarının teklifleri üzerine Türkiye Barolar Birliğince hazırlanan ve avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren tarifedir. Her yıl Ekim ayı sonuna kadar hazırlanıp Adalet Bakanlığına gönderilir.
Maktu ücret
Konusu para veya parayla ölçülebilir olmayan işlerde, belirli bir miktar olarak tespit edilen avukatlık ücretidir. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerle bunların zam ve cezalarına ilişkin davalar ile 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan davalar için tarifede maktu ücret öngörülür.
Kesinleşme
Tarifenin yürürlüğe girmesi anlamına gelir. Adalet Bakanlığının bir ay içinde karar vermemesi ya da tarifeyi onaylaması durumunda tarife kesinleşir.
Geri gönderme ve üçte iki çoğunluk
Adalet Bakanlığının uygun bulmadığı tarifeyi gerekçesiyle Türkiye Barolar Birliğine geri göndermesidir. Birlik Yönetim Kurulu geri gelen tarifeyi üçte iki çoğunlukla aynen kabul ederse tarife onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır.
Uygulanacak tarife
Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifedir. Ücretin hesaplandığı tarih, tarifenin hangi yıla ait olacağını belirler.

Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması: hangi şartlar aranır?

  • Baro yönetim kurulunun her yıl Eylül ayı içinde yargı yerlerindeki ve diğer işlemlere ilişkin asgari ücret tarifesini hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine göndermesi gerekir.
  • Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun, baro tekliflerini de göz önünde tutarak tarifeyi o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlayıp Adalet Bakanlığına göndermesi gerekir.
  • Tarifede genel bütçeye, il özel idarelerine, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ile bunların zam ve cezaları, tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan davalarda avukatlık ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekir.
  • Adalet Bakanlığının tarifeyi bir ay içinde karara bağlamaması veya onaylaması halinde tarifenin kesinleşmesi gerekir.
  • Adalet Bakanlığının uygun bulmadığı tarife gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderilmelidir; bu durumda Birlik Yönetim Kurulunun üçte iki çoğunlukla aynen kabul etmesi gerekir, aksi halde tarife onaylanmamış sayılır.
  • Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınması gerekir.

Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması: hangi sonuçları doğurur?

  • Tarife Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde karara bağlanmazsa ya da onaylanırsa kesinleşir ve uygulanır.
  • Bakanlığın uygun bulmadığı tarife Birliğe gerekçesiyle geri gönderilir ve Birlik Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edilmedikçe tarife yürürlüğe girmez.
  • Geri gönderilen tarife üçte iki çoğunlukla aynen kabul edilirse onaylanmış sayılır; kabul edilmezse onaylanmamış sayılır.
  • Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerle bunların zam ve cezalarına, tarifelere ve 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan davalara ilişkin avukatlık ücreti tarifede maktu olarak belirlenir.
  • Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.
  • Maddenin hükmü, tarifenin hazırlanmasında ve onayında 8. maddenin altıncı fıkrasının kıyasen uygulanmasını öngörür.

Olağan onay ile geri gönderme yolu arasındaki fark nedir?

Adalet Bakanlığı bir ay içinde karar vermezse ya da tarifeyi onaylarsa tarife kesinleşir.

Adalet Bakanlığı tarifeyi uygun bulmazsa tarifeyi gerekçesiyle Birliğe geri gönderir.

Geri gönderilen tarife, Birlik Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edilirse onaylanmış sayılır; kabul edilmezse onaylanmamış sayılır ve sonuç Birlik tarafından Bakanlığa bildirilir.

Nispi ücret ile maktu ücret arasındaki fark nedir?

Konusu para veya parayla değerlendirilebilen davalarda ücret, tarifenin nispi kısmına göre hesaplanır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük davaları ile 6183 sayılı Kanun kapsamındaki davalarda ücret maktu olarak belirlenir.

Bu davalarda tutar, dava değerine bakılmaksızın tarifedeki sabit miktar olarak hükmedilir.

Takdir tarihindeki tarife ile ücretin doğduğu tarihteki tarife arasındaki fark nedir?

Hukuki yardımın tamamlandığı tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.

Dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife de esas alınabilir.

Yeni tarife yayımlanmış olsa bile ücret, işin tamamlandığı veya hükmün verildiği tarihteki tarifeye göre takdir edilir.

Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ücretin takdirinde yürürlükteki en güncel tarifeyi esas almak; madde, hukuki yardımın tamamlandığı veya hükmün verildiği tarihteki tarifeyi esas alır.
  • Tarifenin Ekim ayında yayımlandığını varsayıp Bakanlığa ulaştığı tarihten bir ay sonra kesinleştiğini gözden kaçırmak; kesinleşme tarihi Bakanlığa ulaşma tarihine göre hesaplanır.
  • Geri gönderilen tarifenin salt çoğunlukla kabul edilebileceğini sanmak; madde üçte iki çoğunluk şartı arar.
  • Maktu ücret kurallarını nispi ücret davalarına uygulamak ya da vergi ve harç davalarında dava değerine göre nispi hesap yapmak.
  • Madde ücret sözleşmesinin alt sınırını düzenliyor sanmak; sözleşme serbestisi ve alt sınır 163. maddede düzenlenmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargılama gideri olarak hükmedilecek vekâlet ücretinin hesabında tarifenin ilgili kısmı esas alınmakta; karşı tarafa yüklenecek ücret, Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2025/67 E., 2025/184 K., 22.04.2025; Ceza Genel Kurulu, 2012/1361 E., 2013/398 K., 01.10.2013)
  • Ceza davalarında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarifenin esas alındığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2012/1361 E., 2013/398 K., 01.10.2013)
  • Yargıtay, avukatlık ücretinin takdirinde 168. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca hukuki yardımın tamamlandığı ya da hükmün verildiği tarihteki tarifeye bakılmasını uygulamaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2021/11 E., 2021/128 K., 18.03.2021; Ceza Genel Kurulu, 2022/119 E., 2023/623 K., 29.11.2023)
  • Maddede yer alan 5904 sayılı Kanun değişikliği ile vergi, harç ve AATUHK kapsamındaki alacak davalarında maktu ücret uygulaması getirildiği, derece mahkemelerince bu çerçevede hüküm kurulduğu görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2025/866 E., 2025/1170 K., 16.07.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2021/1182 E., 2024/1864 K., 21.11.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Avukatlık ücretinin tarifeye göre hesaplanmasını talep eden taraf, takdir tarihinde yürürlükte olan tarifenin hangisi olduğunu belirlemek zorundadır; hukuki yardımın tamamlanma veya hüküm tarihi ispat konusudur.
  • Tarifenin hangi tarihte Adalet Bakanlığına ulaştığı ve bir ay içinde karar verilip verilmediği, Bakanlık kayıtları ve Resmî Gazete yayımı ile ispat edilir.
  • Tarifenin üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiğini ileri süren taraf, Birlik Yönetim Kurulu kararını ibraz ile ispatlamakla yükümlüdür.
  • Davada hükmedilecek ücretin maktu mu nispi mi olduğu, dava konusunun para veya parayla değerlendirilebilir olup olmadığı ile belirlenir; bu hususta iddiayı ileri süren taraf dava dosyasıyla ispat eder.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.8: Maddenin son fıkrası, 8. maddenin altıncı fıkrasının tarifenin hazırlanması ve onayı süreçlerinde kıyasen uygulanmasını öngörür.
  • 1136 sayılı Kanun m.163: Avukatlık sözleşmesinde ücretin serbestçe kararlaştırılmasını ve asgari ücret tarifesinin altına inilememesini düzenler; tarifenin ücret sözleşmesi bakımından bağlayıcılığını tamamlar.
  • 1136 sayılı Kanun m.169: Karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücretinin tarifedeki miktarın altında ya da üç katından fazla olamayacağını düzenler; tarifenin yargılama giderine yansıyan sınırıdır.
  • 1136 sayılı Kanun m.164: Avukatlık ücretinin avukata ait olmasını ve haczedilmezliğini düzenler; tarifeyle belirlenen ücretin kime ait olduğunu belirler.
  • 6183 sayılı Kanun: Amme alacaklarının tahsiline ilişkin davalar, bu kanunun uygulanmasından doğan davalarda maktu ücret uygulamasının kapsamına girer.

Avukatlık Kanunu m.169 — Yargı mercilerine karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin miktarı

Madde, yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin alt ve üst sınırlarını düzenler. Alt sınır avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardır; üst sınır bu miktarın üç katıdır. Madde, hükmün kimlere yönelik kurulacağını ve tarifenin hangi tarihteki hâlinin esas alınacağını düzenlemez. Yargılama giderinin tarafa yükletilmesi, avukatlık ücretinin hesaplanması ve tarife düzenlemeleri ayrı maddelerdedir (HMK m.323, AvK m.164, AvK m.168). Vekâlet ücretinin kimin lehine hükmedileceği, avukat ile müvekkil arasındaki ilişki ve ücretin ayrı dava konusu yapılamaması gibi konular bu maddenin dışındadır. Kötüniyet nedeniyle gerçek vekâlet ücretinin ödettirilmesi de bu maddeyle değil HMK m.329 ile düzenlenir.

Yargı mercilerine karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin miktarı: hangi kavramlar bilinmeli?

Karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti
Davayı kazanan tarafın avukatlık giderinin, davayı kaybeden karşı tarafa yargılama gideri olarak yüklenen tutarıdır. Vekil ile müvekkil arasında kararlaştırılan ücretten bağımsız olup Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir.
Avukatlık ücret tarifesi
Hukuki yardımlar için hesaplanacak avukatlık ücretinin miktarını gösteren tarifedir. Madde bu tarifedeki miktarı hem alt hem üst sınırın ölçütü olarak kullanır.
Üç katı sınırı
Yargı mercilerinin karşı tarafa yükleyebileceği üst sınırdır. Tarifedeki miktarın üç katını aşamaz; tarifenin üzerinde ancak bu oranda hükmedilebilir.

Yargı mercilerine karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin miktarı: hangi şartlar aranır?

  • Yargılama gideri olarak karşı tarafa yüklenecek bir avukatlık ücreti bulunmalıdır; yani davada bir tarafın avukat aracılığıyla temsil edilmiş olması ve lehine vekâlet ücretine hükmedilecek bir taraf bulunması gerekir.
  • Hükmedilecek ücret, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az olmamalıdır.
  • Hükmedilecek ücret, tarifede yazılı miktarın üç katını aşmamalıdır.
  • Ücretin belirlenmesinde avukatın emeği, işin önemi ve davanın süresi göz önünde tutulmalıdır.
  • Ücret, dava konusu para veya para ile ölçülebilen bir şeyse nispi tarifeye, aksi hâlde maktu tarifeye göre hesaplanmalıdır.

Yargı mercilerine karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin miktarı: hangi sonuçları doğurur?

  • Hükmedilen ücret tarifedeki miktardan düşük olamaz; tarifenin altında kalan bir ücrete hükmedilmesi maddeye aykırıdır.
  • Hükmedilen ücret tarifenin üç katını aşamaz; üç katı üstündeki kısım hükmedilemez.
  • Ücretin tarifeden hesaplanması ve sınırların belirlenmesi sırasında davanın özellikleri dikkate alınır; bu, tarifenin altında veya üstünde takdir için yeterli bir gerekçe değildir.
  • Hükmedilen tutar, dava konusu değerle ilgili nispi tarifeye göre ya da maktu tarifeye göre belirlenir.

Tarife tutarı ile tarifenin üç katı arasındaki fark nedir?

Alt sınır olarak tarifede yazılı miktar hükmedilecek ücretin en azıdır.

Üst sınır olarak tarifenin üç katı hükmedilecek ücretin en çoğudur.

Hâkim ücreti bu iki sınır arasında takdir eder; sınırların dışında kalan bir tutar hükmedilemez.

Karşı tarafa yüklenen ücret ile vekil ile müvekkil arasındaki ücret arasındaki fark nedir?

Madde kapsamındaki ücret, yargılama gideri olarak Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan tutardır.

Vekil ile müvekkil arasında kararlaştırılan ücret, iş sahibi ile avukat arasındaki sözleşmeye bağlıdır.

Yargılama giderine hükmedilirken sözleşmedeki ücret esas alınmaz; tarife esas alınır.

Madde kapsamı ile HMK m.329 kapsamı arasındaki fark nedir?

Bu maddede hükmedilen ücret tarife sınırları içinde kalan avukatlık ücretidir.

HMK m.329 kötüniyetli tarafa karşı tarifeden ayrı olarak gerçek vekâlet ücretinin ödettirilmesine imkân tanır.

Kötüniyet hâlinde tarife sınırının dışına çıkılabileceği yalnız HMK m.329 ile mümkündür; madde tek başına bu imkânı vermez.

Yargı mercilerine karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin miktarı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Vekâlet ücretini avukatla müvekkil arasındaki sözleşme ücreti üzerinden hesaplamak; yargılama giderinde esas olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesidir.
  • Üç katı sınırını yanlış okuyarak tarifenin üç katının üstüne çıkılabileceğini düşünmek; bu sınır yalnız HMK m.329 kapsamında ve kötüniyet hâlinde aşılabilir.
  • Tarifenin üç katı sınırını yanlış anlayarak tarifenin üç katı ile sınırlı olduğu hâlde üç katın üstünde hükmedilebileceğini kabul etmek.
  • Tarifenin altında bir ücrete hükmetmek; alt sınır tarifedeki miktardır ve bunun altına inilemez.
  • Her iki tarafın birden fazla avukatla temsil edilmesi hâlinde karşı tarafa birden fazla vekâlet ücreti yüklemek; bir tarafın birden çok avukatı varsa karşı tarafa yalnız bir ücret yüklenebilir.
  • Hükmedilecek ücretin tutarını, tarifenin değiştiği tarihe göre değil, sonradan yürürlüğe giren tarifeye göre belirlemek; tarih ölçütü hukuki yardımın tamamlandığı veya hükmün verildiği tarihtir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargılama gideri olarak hükmedilecek vekâlet ücretinin hesabında, davayı kazanan tarafın avukatı ile arasındaki sözleşmede kararlaştırılan ücret değil, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/852 E., 2023/881 K., 31.05.2023; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/2006 E., 2022/1976 K., 16.12.2022)
  • Hükmedilecek ücretin tarife sınırları içinde takdiri gerekir; bu sınırlar aşılarak hükmedilen ücret, ilgili kararlarda hukuka aykırı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2021/11 E., 2021/128 K., 18.03.2021; Ceza Genel Kurulu, 2022/119 E., 2023/623 K., 29.11.2023)
  • Davada haklı çıkan tarafın birden çok avukatla temsil edilmesi hâlinde karşı tarafa yalnız bir vekâlet ücreti yükletilebildiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2019/42746 E., 17.05.2023)
  • Tarifenin hangi tarihteki hâlinin esas alınacağı konusunda, hukuki yardımın tamamlandığı veya hükmün verildiği tarih ölçüt alınmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2021/218 E., 2023/631 K., 29.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Vekâlet ücretinin hükmedilmesini isteyen taraf, davada avukat aracılığıyla temsil edildiğini ve kendi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ispatlamakla yükümlüdür; vekâletname ve dava dosyası temel delildir.
  • Hükmedilecek ücretin tutarı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanarak mahkemece belirlenir; tarafların bu hesabı tartışması hâlinde tarifenin dava konusu değerle ilişkisi ortaya konulmalıdır.
  • Tarifenin üç katını aşan bir tutarın hükmedilmesini isteyen taraf, bu talebin HMK m.329 kapsamında kötüniyet koşullarına dayandığını ispatlamakla yükümlüdür; kötüniyet iddiası somut olaylarla desteklenmelidir.
  • Ücretin tespitinde avukatın emeği, işin önemi ve davanın süresi dikkate alındığından, bu unsurlara ilişkin belgeler ve dosya içeriği delil olarak sunulmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.168: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin nasıl hazırlanacağını ve hangi tarihte yürürlükte olacağını düzenler; bu maddedeki sınırlar o tarifeye bağlıdır.
  • 1136 sayılı Kanun m.164: Vekâlet ücretinin müvekkil ile avukat arasındaki hukuki ilişkisini düzenler; yargılama giderinin tarife ile hesaplanmasını tamamlar.
  • 6100 sayılı Kanun m.323: Avukatlık ücretinin yargılama giderleri arasında sayılmasını ve tarafa yüklenmesini düzenler; bu madde ücretin tutarını sınırlar.
  • 6100 sayılı Kanun m.329: Kötüniyetli taraf hakkında gerçek vekâlet ücretinin ödettirilmesini düzenler; tarife sınırının aşılabildiği tek hâli oluşturur.

Avukatlık Kanunu m.171 — İşi sonuna kadar takip etme zorunluluğu ve başkasını tevkil

Madde, avukatın üzerine aldığı işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğünü ve bu işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata devrederek takip ettirme yetkisinin koşullarını düzenler. Ayrıca tevkil halinde avukatın müvekkile karşı sorumluluğunu, birlikte takip eden ve devralan avukatların müteselsil sorumluluğunu ve bu avukatların ücret hakkını düzenler. Kanun, avukatın işi takip ederken hangi kişilere hangi ölçüde ücret isteyebileceğini de belirler. Madde, avukatlık sözleşmesinin genel ilkelerini, işin reddi veya azlin sonuçlarını, takipten vazgeçmenin ücret etkisini düzenlemez; bunlar 1136 sayılı Kanun m.174 ile düzenlenmiştir. Maddenin kapsamı yalnızca avukatlar arasındaki tevkil ilişkisi ve işin devri ile sınırlıdır; avukatla müvekkil arasındaki vekâlet sözleşmesinin genel hükümleri, Türk Borçlar Kanunu'nun vekâlete ilişkin düzenlemeleri ile birlikte değerlendirilir. Mesleki özen yükümlülüğü ve işi reddetme hakkı bu maddenin değil, 1136 sayılı Kanun m.34 ve m.12 gibi ilgili hükümlerin konusudur.

İşi sonuna kadar takip etme zorunluluğu ve başkasını tevkil: hangi kavramlar bilinmeli?

Sonuna kadar takip
Avukatın üzerine aldığı işi, kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme bulunmasa bile davanın ya da işin sonuna kadar yürütmesi yükümlülüğüdür. Yükümlülük, ayrı bir yazılı sözleşme şartına bağlı değildir.
Tevkil
Avukatın, vekâletnamede kendisine tanınan yetkiye dayanarak işi başka bir avukata devretmesi veya onunla birlikte takip etmesidir. Tevkil yetkisi vekâletnamede açıkça yer almalıdır; yetki bulunmadan yapılan devir maddenin kapsamına girmez.
Genel tevkil yetkisi
Vekâletnamenin, düzenlendiği tarihten sonra açılacak veya takip edilecek bütün dava ve işler bakımından başkasını tevkile genel şekilde yetki vermesidir. Bu halde avukat her iş için ayrıca vekâlet almaz.
Müştereken ve müteselsilen sorumluluk
Tevkil eden ve tevkil olunan avukatların, müvekkile karşı birlikte ve her biri tek başına tüm zarardan sorumlu olmasıdır. Sorumluluk, birlikte takip edilen veya işin tamamen devredildiği hallerde doğar.
Tamamen devir
İşin bütünüyle başka bir avukata bırakılmasıdır. Tamamen devirde ücret hesabı, harcanan mesaiye göre yapılır.
Birlikte takip
Avukatın işi başka bir avukatla ortaklaşa yürütmesidir. Bu halde ek avukat müvekkilden ücret isteyemez.

İşi sonuna kadar takip etme zorunluluğu ve başkasını tevkil: hangi şartlar aranır?

  • Avukatın üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip etmesi gerekir.
  • Tevkil yoluna gidilebilmesi için vekâletnamede başkasını tevkile yetki tanınmış olmalıdır; aksi halde avukat işi başkasına veremez.
  • Tevkil, yazılı sözleşmede aksine açık bir hüküm bulunmadıkça yapılabilir; sözleşmede yasak varsa devir yapılamaz.
  • Genel tevkil yetkisi halinde sonraki işler için ayrıca vekâlet alınmasına gerek yoktur; ancak yetkinin, düzenlendiği tarihten sonra açılacak veya takip edilecek işleri kapsaması gerekir.
  • Birlikte takip veya tamamen devir yapılırken avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder.
  • Tamamen devir, 1136 sayılı Kanun m.12 kapsamındaki bir iş sebebiyle başka yerde çalışma zorunluluğundan kaynaklanıyorsa bu fıkra hükmü uygulanmaz; yalnızca vekâleti alan avukat sorumlu olur.
  • Tevkil eden ve tevkil olunan avukatların kusur ve zararlarından dolayı müvekkile karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilmesi için birlikte takip veya tamamen devir gerçekleşmiş olmalıdır.
  • Ek avukatlar ücret alamaz; tamamen devirde ücret, ücret sözleşmesindeki miktarı aşmamak şartıyla harcanan mesaiye göre istenebilir.
  • Tevkil eden avukat peşin ücret almışsa, harcadığı mesaiye karşılık gelen miktarın fazlasını tevkil ettiği avukata ödemekle yükümlü olur.

İşi sonuna kadar takip etme zorunluluğu ve başkasını tevkil: hangi sonuçları doğurur?

  • Tevkil yetkisi varsa avukat işi birlikte veya tamamen başka bir avukata vererek takip ettirebilir.
  • Tevkil yetkisi yoksa avukatın işi başkasına devretmesi, vekâlet ilişkisinin kurallarına aykırı olur ve avukat bundan sorumlu tutulabilir.
  • Birlikte takip veya devir halinde avukatın müvekkile karşı sorumluluğu sona ermez.
  • Birlikte takip edilen veya tamamen devredilen işte kusur ve zarardan dolayı avukat ile tevkil olunan avukat müvekkile karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olur.
  • Birlikte takipte ek avukat müvekkilden ücret isteyemez.
  • Tamamen devirde tevkil eden ve tevkil olunan avukat, ücret sözleşmesindeki miktarı aşmamak şartıyla harcadıkları mesaiye karşılık olan ücreti isteyebilir.
  • Tevkil eden avukat peşin ücret almışsa, mesaiye karşılık gelen miktarın fazlasını tevkil ettiği avukata ödemek zorundadır.
  • Yazılı sözleşmede aksine açık hüküm bulunduğunda tevkil yolu kapanır.

Birlikte takip ile tamamen devir arasındaki fark nedir?

Birlikte takipte avukat işi başka bir avukatla ortak yürütür; devir söz konusu değildir.

Tamamen devirde işin tümü başka bir avukata bırakılır ve tevkil eden avukat işten çekilir.

Birlikte takipte ek avukat ücret isteyemez. Tamamen devirde tevkil eden ve tevkil olunan avukat, harcadıkları mesaiye göre ücret isteyebilir.

Genel tevkil yetkisi ile dava bazlı tevkil yetkisi arasındaki fark nedir?

Genel tevkil yetkisi, vekâletnamenin düzenlendiği tarihten sonraki bütün işleri kapsar.

Dava bazlı yetkide yetki yalnızca vekâletnamede belirtilen davayla sınırlıdır.

Genel yetki varsa avukat yeni iş için ayrıca vekâlet almadan devir yapabilir; yetki yoksa yeni vekâlet alınması gerekir.

Olağan sorumluluk ile 1136 m.12 kapsamındaki devir arasındaki fark nedir?

Olağan halde avukat, kendisi ve tevkil ettiği avukat müteselsil sorumludur.

1136 m.12 kapsamında başka yerde çalışma zorunluluğu nedeniyle tamamen devreden avukat için bu fıkra uygulanmaz.

Bu istisnai halde yalnızca vekâleti alan avukat sorumlu olur.

Peşin ücretli ile peşin ücretsiz tevkil eden avukat arasındaki fark nedir?

Tevkil eden avukat müvekkilden peşin ücret almışsa, harcadığı mesaiye karşılık olan kısmın üzerindekini devraldığı avukata öder.

Peşin ücret almamış tevkil eden avukat için bu iade yükümlülüğü doğmaz.

Peşin ücret alan avukat fazlayı tevkil ettiği avukata aktarmak zorundadır.

İşi sonuna kadar takip etme zorunluluğu ve başkasını tevkil: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Vekâletnamede tevkil yetkisi bulunmadığı halde işi başka avukata devretmenin serbest olduğunu düşünmek; yetki yoksa devir hukuka aykırıdır.
  • Genel tevkil yetkisini, düzenlendiği tarihten önce açılmış davalara da uygulamak; yetki yalnızca sonraki işleri kapsar.
  • Tamamen devirde tevkil eden avukatın müştereken müteselsil sorumluluğunu yok saymak; istisna yalnızca m.12 halinde geçerlidir.
  • Birlikte takipte ek avukatın ücret istemesine izin vermek; m.171 üçüncü fıkrası buna açıkça engeldir.
  • Tamamen devirde ücreti peşin olarak tüm işin bedeli üzerinden hesaplamak; ücret harcanan mesaiye göre belirlenir ve sözleşme sınırı aşılamaz.
  • Peşin ücret alan tevkil eden avukatın fazlayı tevkil ettiği avukata aktarma yükümlülüğünü gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, avukatın işi haklı sebep olmadan takipten vazgeçmesini ücret hakkının kaybı sonucuna bağlamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/201 E., 2025/551 K., 24.09.2025)
  • Avukatın vekâletnamede tevkil yetkisi olmaksızın işi başkasına devretmesinin hukuki sorumluluk doğuracağı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2020/34420 E., 31.01.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2025/310 E., 2025/733 K., 19.11.2025)
  • Tevkil yetkisinin vekâletnamede açıkça yer alması gerektiği, aksi halde avukatın özen yükümlülüğü ihlali sayıldığı kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2020/34420 E., 31.01.2024)
  • Birlikte takip ve tamamen devir hallerinde müvekkilin, tevkil eden ve tevkil olunan avukata birlikte dava açabildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2024/3053 E., 2025/1762 K., 06.11.2025)
  • Tamamen devirde ücret hesabında harcanan mesainin esas alındığı, ücret sözleşmesindeki sınırın aşılamayacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/119 E., 2023/623 K., 29.11.2023)
  • Müştereken ve müteselsilen sorumluluk hükmünün hem tevkil eden hem tevkil olunan avukata karşı müvekkil tarafından ileri sürülebildiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2021/218 E., 2023/631 K., 29.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Avukatın işi sonuna kadar takip etmediğini ya da tevkil yetkisi olmadan devrettiğini ileri süren müvekkil, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür; vekâletname aslı ve dosya kayıtları temel delildir.
  • Tevkil yetkisinin varlığı, vekâletnamenin metninden ispatlanır; genel tevkil yetkisi iddiasında vekâletnamenin düzenleme tarihi belirleyicidir.
  • Avukat, devrin yazılı sözleşmede yasaklanmadığını ya da yetkinin bulunduğunu savunuyorsa, bu savunmayı sözleşme metni ve vekâletname ile ispat eder.
  • Tevkil eden avukat peşin ücret almışsa, harcadığı mesai ile ücret arasındaki farkı ispat yükü ona düşer; mesai belgeleri ve dosya işlemleri bu konuda kullanılır.
  • Müştereken ve müteselsilen sorumluluk iddiasında müvekkil, birlikte takip ya da tamamen devri ve avukatların kusurunu ispatlamalıdır.
  • 1136 m.12 istisnasını ileri süren avukat, başka yerde çalışma zorunluluğunu iş sebebi belgesiyle ispatlamak zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.12: Maddenin ikinci fıkrasındaki sorumluluk istisnasının koşulunu oluşturur. Bu maddede yazılı bir iş sebebiyle başka yerde çalışmak zorunda kalan avukat işi devrettiğinde m.171'in müştereken müteselsil sorumluluk hükmü uygulanmaz.
  • 1136 sayılı Kanun m.174: Takipten vazgeçme, haklı veya haksız azil halinde ücret hakkını düzenler; m.171'deki ücret hesabının sınırını ve peşin ücret iadesi sonuçlarını tamamlar.
  • 1136 sayılı Kanun m.34: İşin özenle ve mesleğe yaraşır biçimde yerine getirilmesini düzenler; devralan avukatın kusurunun değerlendirilmesinde bu özen ölçütü esas alınır.
  • 1136 sayılı Kanun m.173: Avukatın yargılama ve masraf avansı talebi ile ilgilidir; tevkil ettiği avukata ücret ödeme sürecinde dikkate alınacak bir usul hükmüdür.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: Vekâlet sözleşmesine ilişkin genel hükümler, özellikle vekilin özen borcu ve başkasına devir konusunda avukatlık düzenlemesini tamamlar.

Avukatlık Kanunu m.172 — İş sahibinin işi başka bir avukata vermesi

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 172. maddesi, iş sahibinin ilk avukatının yazılı muvafakatiyle başka avukatları da işin takibine katabilmesini, bu muvafakatin istenme usulünü, avukatın cevap vermemesinin sonucunu, muvafakat verilmemesi halinde vekâlet akdinin sona ermesini ve bu sona ermenin ücret ve ortak takip hâlindeki sorumluluk sonuçlarını düzenler. Madde, iş sahibi ile ilk anlaşmayı yapan avukat arasındaki avukatlık sözleşmesi ilişkisine uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: avukatın vekâletnamede başkasını tevkil yetkisi (m.171); takipten vazgeçme ve haklı azil halinde ücret ile geri ödeme (m.174); avukatın kendi ücret alacağı ve sözleşmenin genel kuralları (m.163 vd.); ve tevkil edilen avukatın iş sahibine karşı sorumluluğunun ayrıntıları (m.171/3 hükmüne atıf yapılmakla birlikte ayrıntısı o maddededir).

İş sahibinin işi başka bir avukata vermesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Muvafakat
İlk avukatın, iş sahibinin talebi üzerine başka avukatların işe katılmasına verdiği onaydır. Maddede yazılı olması aranır ve sessizlik, ancak maddede öngörülen süre sonunda cevap verilmemesi hâlinde muvafakat sayılır.
İlk anlaşma (ilk avukat)
İş sahibinin işi doğrudan üstlendiği avukatla yaptığı avukatlık sözleşmesidir. Muvafakat yetkisi yalnız bu avukata aittir; sonradan katılan avukatların onay yetkisi yoktur.
Başka avukatların katılması
İlk avukatla birlikte ya da onun yerine, aynı işin kovuşturma ve savunmasına başka avukatların dahil edilmesidir. Bu, avukatın kendi tevkil yetkisinden ayrı, iş sahibinin talebine bağlı bir harekettir.
Vekâlet akdinin kendiliğinden sona ermesi
İlk avukat muvafakat etmediğinde sözleşmenin ayrıca fesih beyanı olmaksızın sona ermesidir. Bu sonuç kanun gereği doğar ve iş sahibinin buna bağlı ücret yükümlülüğü ayrıca doğar.
Kısıntı
İş sahibinin, ilk avukatın ücretinden başka avukatların katılması nedeniyle indirim yapmasıdır. Muvafakatla ortak takip hâlinde bu indirim yasaktır.

İş sahibinin işi başka bir avukata vermesi: hangi şartlar aranır?

  • İş sahibinin, ilk anlaşmayı yaptığı avukattan yazılı muvafakat talep etmesi gerekir; talep, avukata tevdi edilen veya tebliğ edilen bir yazıyla yapılmalıdır.
  • Talepte avukata en az bir haftalık süre tanınması zorunludur.
  • Avukatın bu süre içinde cevap vermemesi hâlinde muvafakat vermiş sayılması, bu yönde bir yorum yapılması için gereklidir.
  • İlk avukatın muvafakat vermemesi hâlinde vekâlet akdinin kendiliğinden sona ermesi gerekir; bunun için ayrı fesih beyanı aranmaz.
  • İlk avukat muvafakat etmediğinde iş sahibi, o avukata ücretin tamamını ödemekle yükümlü olur; bu ödeme, işin tamamlanmamış olması ya da başka avukatın işe katılması gerekçesiyle azaltılamaz.
  • Muvafakatla başka avukatların da takibi hâlinde iş sahibinin ilk avukatın ücretinden kısıntı yapmaması gerekir.

İş sahibinin işi başka bir avukata vermesi: hangi sonuçları doğurur?

  • İş sahibi, muvafakat talebini avukata tevdi veya tebliğ edilecek yazıyla ve en az bir haftalık süre vererek yapmalıdır.
  • Avukat bu süre içinde cevap vermezse muvafakat etmiş sayılır ve başka avukatlar işe katılabilir.
  • İlk avukat muvafakat etmezse vekâlet akdi kendiliğinden sona erer.
  • İlk avukat muvafakat etmezse iş sahibi, ona ücretin tamamını ödemekle yükümlüdür.
  • Muvafakatla ortak takip yapıldığında iş sahibi ilk avukatın ücretinden kısıntı yapamaz.
  • Muvafakatla ortak takip hâlinde avukatların müvekkile karşı sorumluluğu 171. maddenin üçüncü fıkrasına göre belirlenir.
  • Maddede yazılı muvafakat aranmadan başka avukatın katılması, iş sahibine karşı sorumluluk ve ücret sonuçlarını doğurabilir.

Muvafakat verilmesi ile muvafakat verilmemesi arasındaki fark nedir?

İlk avukat talebe olumlu yanıt verir ya da süre içinde cevap vermez; bu hâlde başka avukatlar işe katılır.

İlk avukat açıkça muvafakat etmez; bu hâlde vekâlet akdi kendiliğinden sona erer.

Muvafakat hâlinde ilk avukatın ücretinden kısıntı yapılamaz; muvafakat verilmemesi hâlinde iş sahibi ilk avukata ücretin tamamını öder.

Cevap verilmesi ile süre içinde cevap verilmemesi arasındaki fark nedir?

Avukat bir haftalık süre içinde yazılı cevap verirse muvafakatın açık verilip verilmediği bu cevaba göre belirlenir.

Avukat bu süre içinde cevap vermezse kanun gereği muvafakat etmiş sayılır.

Sessizlik, süre sonunda muvafakat anlamına gelir; avukatın sonradan itiraz etmesi bu sonucu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Vekâletnamede tevkil yetkisi bulunması ile bulunmaması arasındaki fark nedir?

Vekâletnamede başkasını tevkil yetkisi varsa avukat, muvafakat dışında da işi başka avukata devredebilir; bu yetki m.171 kapsamındadır.

Vekâletnamede tevkil yetkisi yoksa başka avukatın katılması, ancak m.172 uyarınca ilk avukatın yazılı muvafakatıyla mümkündür.

Yetki yoksa muvafakat olmadan başka avukatın vekâletname sunması usulüne uygun değildir ve bu hâl iş sahibinin rızasına aykırılık oluşturur.

İlk avukatın işi tamamen devri ile ortak takip arasındaki fark nedir?

İlk avukat işi tamamen başka avukata devrettiğinde sorumluluk, m.171 ve ilgili hükümlere göre değerlendirilir.

İlk avukat işi başka avukatla birlikte yürütürse ortak takip söz konusudur ve m.171/3 hükmü uygulanır.

Ortak takipte sorumluluk müşterek ve müteselsildir; tamamen devirde m.171 hükümleri ve sorumluluk ayrımı değerlendirilir.

İş sahibinin işi başka bir avukata vermesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddedeki bir haftalık süreyi, talebin tebliğ tarihinden değil talep yazısının tarihinden saymak; süre tebliğ veya tevdi anından işlemeli.
  • Avukatın sessizliğini her zaman muvafakat saymak; sessizlik yalnızca talepte yeterli süre tanındığı ve avukat bu süre içinde cevap vermediğinde muvafakat sayılır.
  • Muvafakat verilmeyince ücretin kısmi ödeneceğini varsaymak; madde iş sahibinin ücretin tamamını ödeyeceğini öngörür.
  • Ortak takip hâlinde ilk avukatın ücretinden kısıntı yapılabileceğini düşünmek; madde bunu açıkça yasaklar.
  • Vekâletnamede tevkil yetkisi bulunan hâli m.172 kapsamında değerlendirmek; bu hâlde m.171 uygulanır, muvafakat gerekmez.
  • Ortak takipte sorumluluğu tek bir avukata yüklemek; m.171/3 uyarınca sorumluluk avukatlar arasında belirlenir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Muvafakat talebinde bulunan iş sahibinin, avukata gerçekten bir haftalık süre tanıdığını ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/691 E., 2013/173 K., 30.01.2013)
  • İlk avukatın muvafakat vermeyerek vekâlet akdinin sona ermesi hâlinde, avukatın haklı istifa ya da haksız istifa ayrımına göre ücret hakkı tartışılmakta ve haklı azil sayılan hallerde avukatın ücret talebi kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/5863 E., 2024/4026 K., 02.12.2024)
  • Muvafakat olmadan vekâletname sunulması hâlinde, iş sahibinin rızasının bulunmadığı ve avukatın sorumluluğunun doğabileceği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2022/8193 E., 2023/3123 K., 07.11.2023)
  • Avukatın haklı istifası hâlinde iş sahibinin başka avukat görevlendirmesine muvafakat etmemesi, avukatın ücretin tamamını talep etmesine yol açabilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/5863 E., 2024/4026 K., 02.12.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Muvafakat talebini yapan iş sahibi, talebi yazılı olarak yaptığını ve avukata tevdi veya tebliğ ettiğini ispatlamak zorundadır; tebliğ mazbatası ya da tevdi belgesi bu amaçla kullanılır.
  • İş sahibi, avukata en az bir haftalık süre tanındığını yazılı talep metninden ya da tebliğ tarihinden ispatlamak zorundadır.
  • Avukatın süre içinde cevap vermediğini ya da muvafakat verdiğini ileri süren taraf, bu iddiayı ispatlamakla yükümlüdür; yazılı cevap ya da sessizlik bu bağlamda değerlendirilir.
  • Vekâlet akdinin muvafakat verilmemesi nedeniyle sona erdiğini iddia eden taraf, avukatın muvafakat vermediğini yazılı belgelerle ispatlamalıdır.
  • Ücretin tamamının ödenmesi gerektiğini ileri süren avukat, muvafakat vermeme ve sözleşmenin sona erme koşullarını ispat etmelidir; iş sahibi kısıntı yaptığını ileri sürüyorsa bunun gerekçesini göstermelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.171: Vekâletnamede başkasını tevkil yetkisi varsa avukat muvafakata gerek kalmadan işi başka avukata devredebilir; m.172 bu yetkinin bulunmadığı hâli düzenler ve m.171/3 ortak takipte sorumluluk hükmüne atıf yapar.
  • 1136 sayılı Kanun m.174: Avukatın haklı sebep olmaksızın takipten vazgeçmesi ve haklı azil hâllerinde ücret ve peşin ücretin geri verilmesi sonuçlarını düzenler; m.172 sonrası azil ve istifa ayrımında uygulanır.
  • 1136 sayılı Kanun m.163: Avukatlık sözleşmesinin genel çerçevesini çizer; m.172'deki sözleşme ilişkisinin dayanağıdır.

Avukatlık Kanunu m.173 — Avukatlık ücretinin belli bir işe hasredilmesi

Bu madde, avukatlık sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça avukatlık ücretinin kapsamını ve avukatın ücretinin dışında kalan giderlerin kimin tarafından karşılanacağını düzenler. Ücretin, üstlenilen işin karşılığı olduğunu ve mukabil dava, bağlantılı dava ile icra kovuşturmalarının ayrı ücrete tabi olduğunu belirtir. Ayrıca vergi, resim, harç ve giderlerin iş sahibinin sorumluluğunda olduğunu, avansın verilmesi koşulunu ve yolculuk masrafı ile bulunulan yerden ayrılma tazminatının ödenme usulünü kapsar. Maddeler arası ücret tavanı, ücretin alt sınırı ve ücretin hesaplanma yöntemi bu maddede yer almaz (m.163 ve m.164). Avukatın müvekkilin mallarını elinde tutma hakkı, rüçhan hakkı ve vekâlet ücretinin takas ve haczi yasağı bu maddenin konusu değildir (m.164, m.166). Vekâletin başkasına devri ve tevkil yetkisi de bu maddede düzenlenmemiştir (m.171). Zamanaşımı ve ücret alacağına ilişkin usul kuralları da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Avukatlık ücretinin belli bir işe hasredilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Ayrı ücrete tabi iş
Asıl davadan ayrı olarak ücretlendirilmesi gereken işlerdir; mukabil dava, bağlantılı dava, başka dava ve icra kovuşturmaları ile her türlü hukuki yardım bu kapsamdadır. Bağlantı bulunması, bu işlerin asıl ücrete dahil sayılması için yeterli değildir.
Yargılama giderleri ve harçlar
İşin yapılması veya sonucunun alınması için gereken vergi, resim, harç ve giderlerdir. Bunlar avukatın ücretinden ayrıdır ve iş sahibinin sorumluluğundadır.
Avans
Avukatın yapacağı harcamalar için iş sahibi tarafından önceden verilen paradır. Avukatın harcama yapabilmesi için yeterli avansın verilmiş olması gerekir.
Yolculuk masrafı ve ayrılma tazminatı
Avukatın iş için yapacağı yolculuk giderleri ile bulunduğu yerden ayrılma karşılığı tazminattır. Bu kalemler avukatlık ücretinden ayrı olup anlaşma ile ayrıca ödenir.

Avukatlık ücretinin belli bir işe hasredilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Sözleşmede aksine bir hüküm bulunmamalıdır; aksi halde taraflar ücret kapsamını sözleşmeyle farklı belirleyebilir.
  • Ayrı ücrete tabi işlerin (mukabil dava, bağlantılı dava, başka dava, icra kovuşturması ve her türlü hukuki yardım) asıl ücrete dahil edilmediği kabul edilmelidir.
  • Vergi, resim, harç ve giderler iş sahibinin sorumluluğunda olmalıdır ve avukat bunları ilk istekte ödemelidir.
  • Avukatın bu harcamaları yapabilmesi için iş sahibinin yeterli avansı vermiş olması gerekmektedir.
  • Yolculuk masrafları ile bulunulan yerden ayrılma tazminatı, anlaşma gereğince iş sahibi tarafından ayrıca ödenmelidir.
  • Yolculuk giderleri peşin ödenmedikçe avukat yolculuğa zorlanamaz.

Avukatlık ücretinin belli bir işe hasredilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa kararlaştırılan ücret yalnızca üstlenilen işin karşılığıdır ve mukabil dava, bağlantılı dava ile icra kovuşturmaları ayrıca ücrete tabidir.
  • Yargılama giderleri ve harçlar iş sahibinin sorumluluğunda kalır; avukat bunları ilk istekte ödeyebilir.
  • Yeterli avans verilmemişse avukat harcama yapmakla yükümlü tutulamaz ve bu giderleri üstlenmek zorunda değildir.
  • Yolculuk masrafı ve ayrılma tazminatı peşin ödenmedikçe avukat yolculuğa zorlanamaz.
  • Bu hükmün aksine sözleşme yapılabilir; taraflar giderlerin ve ücretin kapsamını farklı düzenleyebilir.

Asıl iş ile ayrı ücrete tabi iş arasındaki fark nedir?

Sözleşmenin konusunu oluşturan asıl dava ya da hukuki iş, kararlaştırılan ücretin karşılığıdır.

Mukabil dava, bağlantılı dava, başka dava, icra kovuşturması ve her türlü hukuki yardım ise asıl ücretin dışında kalır.

Bu işler için ayrıca ücret talep edilebilir; bağlantı veya ilişki bulunması tek başına ücretin asıl işe dahil olduğu sonucunu doğurmaz.

Vergi, resim, harç ve giderler ile avukatın ücreti arasındaki fark nedir?

Yargılama harçları, resimler ve diğer giderler iş sahibinin sorumluluğundadır.

Avukatlık ücreti, avukatın üstlendiği işin karşılığıdır.

Giderler ücretle karıştırılmaz; avukat giderleri avans ile karşılar, iş sahibi giderlerden sorumludur.

Yolculuk masrafı ve ayrılma tazminatı ile genel giderler arasındaki fark nedir?

Yolculuk masrafı ve bulunulan yerden ayrılma tazminatı, anlaşmaya göre ayrıca ödenen kalemlerdir.

Harç ve resimler ise işin yapılması için zorunlu devlet ödemeleridir.

Yolculuk giderleri peşin ödenmediği sürece avukat yolculuğa zorlanamaz; harçlar ise ilk istekte ödenir.

Avukatlık ücretinin belli bir işe hasredilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Mukabil dava, bağlantılı dava veya icra kovuşturmasını asıl ücrete dahil saymak; bu işlerin bağlantılı olması, ayrı ücret hakkını ortadan kaldırmaz.
  • Harç ve giderleri avukatlık ücretiyle karıştırmak; bunlar iş sahibinin sorumluluğunda olan ayrı kalemlerdir.
  • Avans verilmeden avukatın harcama yapmak zorunda olduğunu varsaymak; yeterli avans verilmesi koşulu aranmalıdır.
  • Yolculuk masrafı ve ayrılma tazminatını ücretin içinde kabul etmek; bu kalemler anlaşma gereğince ayrıca ödenir.
  • Peşin ödeme yapılmadan avukatı yolculuğa zorlamak; avukat bu durumda yolculuğa zorlanamaz.
  • Bu maddeyi emredici sanmak; sözleşmeyle aksi kararlaştırılabileceğini gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Avukatlık ücret sözleşmelerinin 1136 sayılı Kanun'un 163 ila 175. maddeleri arasındaki özel hükümlere tabi olduğu ve bu hükümlerin öncelikli uygulandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/201 E., 2025/551 K., 24.09.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2018/557 E., 2021/1643 K., 09.12.2021)
  • Ücret sözleşmesinin konusu ve kapsamının belirlenmesinde 173. maddenin birinci fıkrası dikkate alınmaktadır; mukabil dava ve icra işlerinin ayrı ücrete tabi olduğu yönünde değerlendirme yapılmaktadır. (3. Hukuk Dairesi, 2023/2699 E., 2024/2515 K., 24.09.2024)
  • Yargılama masrafı ve avukatın yaptığı giderlerin iş sahibine yükletilmesi konusunda 173. maddenin ikinci fıkrası esas alınmaktadır. (5. Ceza Dairesi, 2024/2267 E., 2025/13580 K., 24.11.2025; 3. Hukuk Dairesi, 2024/944 E., 2025/480 K., 23.01.2025)
  • Avukatın kendi özen yükümlülüğü ile iş için yaptığı harcamaların ayrı değerlendirilmesi gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (3. Hukuk Dairesi, 2024/944 E., 2025/480 K., 23.01.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Ayrı ücrete tabi bir işin (mukabil dava, icra kovuşturması vb.) yapıldığını ileri süren avukat, bu işin asıl sözleşmenin kapsamı dışında kaldığını yazılı belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
  • Sözleşmede aksi bir hüküm bulunduğunu ileri süren taraf bu hükmü yazılı sözleşme ile ispatlamalıdır.
  • Harç, resim ve giderlerin iş sahibi tarafından karşılandığı iddiası, makbuz ve dekont gibi ödeme belgeleriyle ispat edilir.
  • Avansın yeterli olduğu ve avukatın harcama yapabileceği iddiası, avans makbuzu ve iş sahibinin yazılı onayı ile ispatlanır.
  • Yolculuk masrafı ve ayrılma tazminatının peşin ödendiğini savunan iş sahibi, bu ödemeyi belgeyle kanıtlamakla yükümlüdür; ödeme yapılmadığını savunan avukat ise yolculuğa zorlanamadığını ileri sürebilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.163: Avukatlık sözleşmesinin serbestçe yapılabileceğini ve ücret konusunda sınırlamaları düzenler; bu madde ücretin kapsamını belirlerken o sınırların içinde kalır.
  • 1136 sayılı Kanun m.164: Avukatlık ücretinin tanımını, asgari tarife ilişkisini ve ücretsiz dava alınmasının bildirimini düzenler; bu madde ücretin kapsamını ayrıca tamamlar.
  • 1136 sayılı Kanun m.166: Avukatın ücret ve giderlerin ödenmesine kadar müvekkilin mallarını elinde tutma hakkını düzenler; bu madde giderlerin ödenmesi düzeniyle bağlantılıdır.
  • 1136 sayılı Kanun m.171: Vekâletin başkasına devri ve tevkil yetkisini düzenler; devir halinde doğacak masraflar bu maddeyle ilişkilidir.

Avukatlık Kanunu m.174 — Avukatın işi takipten vazgeçmesi, azli ve ücretin gününde ödenmemesi

Madde, avukatın üzerine aldığı işi haklı sebep olmaksızın takipten vazgeçmesinin (haksız istifa) ve müvekkil tarafından azledilmesinin ücret ve peşin ücretin iadesi üzerindeki sonuçlarını düzenler. Haklı ya da haksız azil ayrımına göre avukatın ücret hakkının varlığını ve kapsamını belirler. Ayrıca peşin ücret ödenmediğinde avukatın işe başlamakla zorunlu olmadığını ve bundan doğacak sorumluluğun iş sahibine ait olduğunu, yazılı sözleşmedeki diğer ödeme şartlarına uyulmadığında da aynı hükmün uygulanacağını öngörür. Madde, avukatlık ücretinin ne zaman istenebilir hale geldiğini düzenlemez; bu konu Avukatlık Kanunu'nun 171. maddesi ve Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükmü çerçevesinde değerlendirilir. Avukatın müvekkilden alıkoyma hakkı, vekâlet ücretinin tahsili için yapılacak icra takibi ve ücret alacağına ilişkin zamanaşımı veya usul süreleri bu maddenin kapsamında değildir.

Avukatın işi takipten vazgeçmesi, azli ve ücretin gününde ödenmemesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Haklı sebep (istifa ve azil bakımından)
Avukatın işi bırakmasını veya müvekkilin avukatı azletmesini meşru kılan, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilen neden. Haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki güven ilişkisinin sarsılıp sarsılmadığına bakılarak belirlenir.
Takipten vazgeçme
Avukatın üstlendiği işi tamamlamadan bırakması. Madde bunu hem avukatın haksız istifası hem de haklı azil olarak niteler; yani tarafın hangi yolla ayrıldığına bakılmaksızın bu hükmün konusu olabilir.
Azil
Müvekkilin avukata verdiği vekâletin sona erdirilmesi. Azlin haklı olup olmaması, ücret hakkının kapsamını belirler: haklı azilde ücretin tamamı, kusur veya ihmalle yapılan azilde ücret ödenmez.
Peşin ücret
Anlaşmaya göre avukata işin başlangıcında ya da işin sürmesi sırasında önceden ödenmesi gereken ücret. Haksız istifa halinde avukat bunu iade etmek zorundadır; ödenmemişse avukat işe başlamakla zorunlu değildir.
Kusur veya ihmal
Avukatın özen yükümlülüğüne aykırı davranışı. Bu nitelikteki azilde ücret ödenmez; madde kusur veya ihmalin varlığını ispat yükünü ayrıca düzenlemez, uygulamada bu azili ileri süren tarafa yüklenir.

Avukatın işi takipten vazgeçmesi, azli ve ücretin gününde ödenmemesi: hangi şartlar aranır?

  • Avukatın üzerine aldığı işi takipten vazgeçmesi ya da müvekkilin avukatı azletmesi gibi vekâletin sona ermesine yol açan bir durum bulunmalıdır.
  • Azil veya istifanın haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı, somut olayın özelliklerine ve avukatlık ünvanının gerektirdiği güven ve özen ölçütüne göre değerlendirilmelidir.
  • Avukatın kusur veya ihmali nedeniyle azledilmiş olunmamalıdır; aksi halde ücret ödenmesi gerekmez.
  • Haksız istifada avukat hiçbir ücret isteyememeli ve peşin aldığı ücreti iade etmelidir.
  • Haklı azilde ücretin tamamı verilmelidir.
  • Peşin ödenmesi gereken ücret ödenmemişse avukat işe başlamakla zorunlu değildir; yazılı sözleşmedeki diğer ödeme şartlarına uyulmamışsa avukat işi takip etmekten mahrum kalabilir.

Avukatın işi takipten vazgeçmesi, azli ve ücretin gününde ödenmemesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Haksız istifa eden avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti iade etmek zorundadır.
  • Haklı azil halinde ücretin tamamı verilir.
  • Avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse ücretin ödenmesi gerekmez.
  • Peşin ücret ödenmemişse avukat işe başlamakla yükümlü olmaz ve bundan doğacak her türlü sorumluluk iş sahibine aittir.
  • Yazılı sözleşmedeki diğer ödeme şartları yerine getirilmediği için avukat işi takip edemez ve sonucunu elde edemezse sorumluluk bakımından aynı hüküm uygulanır.
  • Madde, azlin haklılığına ilişkin bir ispat kuralı getirmez; uygulamada ispat yükü kararlarda ayrıca tartışılmıştır.

Haklı azil ile haksız istifa arasındaki fark nedir?

Haklı sebebe dayanan azil; müvekkilin güveni sarsıcı bir davranışla ilişkinin temelini bozmuş olması bu kapsamdadır.

Avukatın haklı bir sebep olmaksızın işi bırakması; bu durumda ilişkinin sarsılmasından avukat sorumludur.

Haklı azilde ücretin tamamı, haksız istifada hiçbir ücret ve peşin ücretin iadesi söz konusu olur.

Haklı azil ile kusur veya ihmalle azil arasındaki fark nedir?

Avukatın kusur veya ihmali dışındaki bir nedenle, haklı biçimde azledilmesi.

Avukatın kusur veya ihmali nedeniyle azledilmesi; madde bu hali açıkça ayırır.

Kusur veya ihmalle azilde ücretin ödenmesi gerekmez; diğer haklı azilde ücretin tamamı verilir.

Peşin ücretin ödenmesi ile ödenmemesi arasındaki fark nedir?

Anlaşmaya göre peşin verilmesi gereken ücretin ödendiği durum.

Peşin ücretin ödenmediği durum.

Ödenmemişse avukat işe başlamakla zorunlu değildir ve doğacak sorumluluk iş sahibine aittir.

Peşin ücret ile diğer ödeme şartları arasındaki fark nedir?

Peşin ödenmesi gereken ücret.

Yazılı sözleşmedeki diğer ödeme şartları.

Diğer ödeme şartlarına uyulmaması da avukatı işi takip etmekten alıkoyarsa, sorumluluk bakımından aynı hüküm uygulanır.

Avukatın işi takipten vazgeçmesi, azli ve ücretin gününde ödenmemesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Haksız istifa ile haklı azli karıştırarak, takipten vazgeçen avukata da ücret ödenebileceğini düşünmek; madde takipten vazgeçmeyi haksız istifa olarak değerlendirir.
  • Kusur veya ihmalle azlin ücret hakkını tamamen ortadan kaldırdığını, buna karşılık haklı azilde ücretin tamamının verileceğini gözden kaçırmak.
  • Peşin ücretin ödenmemesi halinde avukatın işi bırakmasını haksız istifa saymak; madde bu durumda avukatı işe başlamakla zorunlu kılmaz ve sorumluluğu iş sahibine yükler.
  • Haklı azli yalnızca kusur veya ihmalle sınırlı sanmak; kararlar, güven ilişkisini sarsan başka davranışların da haklı azil sayılabileceğini gösterir.
  • Azlin haklılığını avukatın kanıtlaması gerektiğini varsaymak; uygulamada bu yük azleden tarafa yüklenmektedir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Haklı azil sayılabilmesi için azlin haklılığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/74 E., 2013/1367 K., 18.09.2013)
  • Azlin kusur veya ihmalden kaynaklandığı iddiasında, azleden tarafın azlin haklı olduğunu ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/174 E., 2025/752 K., 26.11.2025)
  • Haksız azil halinde avukatın, üstlendiği işin tüm vekâlet ücretini talep edebileceği; haklı azilde ise azil tarihine kadar sonuçlanan ve kesinleşen işler için ücret isteyebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1072 E., 2023/1064 K., 08.11.2023)
  • Avukatın henüz vekâlet ilişkisi sona ermeden, sözleşmeye dayanarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatmasının haklı azil sebebi sayılabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1072 E., 2023/1064 K., 08.11.2023)
  • Vekâlet ilişkisinin bir bütün olduğu, azil ve istifanın taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet ettiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/1118 E., 2026/262 K., 12.02.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Azlin haklı olduğunu ileri süren müvekkil, avukatın kusur veya ihmali ya da haklı bir sebebin varlığını ispatlamakla yüküdür. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/174 E., 2025/752 K., 26.11.2025)
  • Avukat, kendisine yapılan ücret talebinin haklı istifa veya haklı azil koşullarına dayandığını, işi sonuna kadar takip ettiğini yazılı belge ve dosya kapsamıyla ispatlamalıdır.
  • İşin kesinleşen kısmı, avukatlık ücreti sözleşmesi, vekâletname ve dosya kayıtları ücretin hesaplanmasında temel delil olarak kullanılır.
  • Haklı azil iddiasını çürütmek isteyen avukat, azlin haklı olmadığını ya da kusur ve ihmal bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Peşin ücretin ödenip ödenmediği, iş sahibinin ödeme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği yazılı kayıt ve banka belgeleriyle ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.171: Avukatın üzerine aldığı işi sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip etme yükümlülüğünü getirir; haksız istifanın ölçütü bu yükümlülüğe aykırılıktır.
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.34: Avukatın özen, doğruluk ve onur içinde görev yapma yükümlülüğünü düzenler; azlin haklılığının değerlendirilmesinde dayanak alınır.
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.161: Avukatın ücreti kendisine ödenene kadar müvekkile ait değerleri alıkoyabilmesini düzenler; bu madde ücret sonucunu tamamlar.

Avukatlık Kanunu m.175 — İş sahibinin adresi

Madde, avukatın iş sahibi adına vekâletnamede yazılı adrese yapacağı tebligatların iş sahibine yapılmış sayılmasını ve adres değişikliğinin bildirilme yükümlülüğünü düzenler. Ayrıca adres değişikliği bildirilmediğinde veya tebligat yapılamadığında doğan sorumluluğun iş sahibine ait olduğunu belirtir. Madde, avukatın tebligat yapma yetkisinin kapsamını ve yükümlülüğünü düzenler; bunun dışında kalan genel tebligat usulü, Tebligat Kanunu'ndaki adres araştırması ve tebligatın hangi adrese yapılacağı (m.10, m.35) bu maddede düzenlenmez. Vekâlet ücreti, avukatlık sözleşmesinin kurulması ve avukatın özen borcu da bu maddenin konusu değildir.

İş sahibinin adresi: hangi kavramlar bilinmeli?

İş sahibi
Avukata vekâlet veren, avukatlık hizmetinin verildiği kişidir. Madde bakımından tebligatın yapılacağı ve adres bildirmekle yükümlü olan taraf odur.
Vekâletnamede yazılı adres
İş sahibinin vekâletnamede gösterdiği adrestir. Avukata yapılan tebligatların iş sahibine yapılmış sayılmasının dayanağı bu adrestir; başka bir kayıttaki adres bu sonucu doğurmaz.
Adres değişikliğinin bildirimi
İş sahibinin adresinin değiştiğini avukata bildirmesidir. Bildirim en geç üç gün içinde ve taahhütlü mektupla yapılmalıdır.

İş sahibinin adresi: hangi şartlar aranır?

  • Avukatın, iş sahibinin vekâletnamesinde yazılı adrese tebligat yapması gerekir; bu hâlde tebligat iş sahibine yapılmış sayılır.
  • Adres değişmişse iş sahibi, değişikliği en geç üç gün içinde avukata bildirmelidir.
  • Adres değişikliği bildirimi taahhütlü mektupla yapılmalıdır.
  • Tebligatın yapılamaması veya adres değişikliğinin bildirilmemesi hâlinde sorumluluk iş sahibine aittir; bu durumda avukatın sorumluluğundan söz edilemez.

İş sahibinin adresi: hangi sonuçları doğurur?

  • Avukat, vekâletnamede yazılı adrese yaptığı her tebligatın iş sahibine yapılmış sayılmasını sağlar.
  • İş sahibi adresini değiştirip üç gün içinde taahhütlü mektupla bildirirse, avukat tebligatı yeni adrese yapmalıdır.
  • İş sahibi adres değişikliğini bildirmezse, eski adrese yapılan tebligat geçerli sayılır ve bundan doğan sonuçlar iş sahibine aittir.
  • Tebligatın hiç yapılamaması da iş sahibinin sorumluluğundadır; tebligat yapılamamasından doğan zarar avukata yüklenemez.
  • Madde, iş sahibinin lehine olan bir hak tanımaz; avukat ile iş sahibi arasındaki ilişkiyi düzenler ve iş sahibinin bildirim yükümlülüğünü emreder.

Vekâletnamedeki adres ile fiilen bilinen yeni adres arasındaki fark nedir?

Vekâletnamede yazılı adrese yapılan avukat tebligatı, iş sahibine yapılmış sayılır.

İş sahibinin değiştirdiği ama avukata usulüne uygun bildirmediği adres, avukatın tebligat yapacağı adres olarak kabul edilmez.

Avukat, bildirilmemiş yeni adrese yaptığı tebligatın geçerliliğini kabul ettiremez; sorumluluk iş sahibine aittir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/1509 E., 2023/279 K., 30.03.2023)

Taahhütlü mektup ile diğer bildirim yolları arasındaki fark nedir?

Adres değişikliği, madde gereği taahhütlü mektupla bildirilir.

Sözlü veya başka bir yolla bildirilen değişiklik, maddenin açık şekil şartını karşılamaz.

Usulüne uygun bildirim yapılmadığında yeni adrese tebligat yapma zorunluluğu doğmaz; Yargıtay bazı kararlarda iyi niyet gerekçesiyle farklı davranmıştır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/1509 E., 2023/279 K., 30.03.2023)

İş sahibinin adresi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Avukatın, vekâletnamedeki eski adres dışında kendi bildiği yeni adrese tebligat yapmasını zorunlu saymak; madde taahhütlü bildirim olmadan bu zorunluluğu getirmez.
  • Adres değişikliği bildirimini sözlü veya e-posta ile yeterli saymak; madde taahhütlü mektup şartını açıkça koymuştur.
  • Üç günlük süreyi adres değişikliğinin fiilen gerçekleştiği andan değil, avukatın öğrendiği andan saymak; süre değişikliğin gerçekleşmesine bağlıdır.
  • Tebligat Kanunu m.35'teki adres kayıt sistemi ve eski adrese tebligat kurallarını avukat tebligatına doğrudan uygulamak; avukat tebligatında m.175 öncelikli olarak uygulanır.
  • Madde m.175'i tebligatın yapılamamasından doğan zararı avukatın üstlendiği bir hüküm olarak okumak; ikinci fıkra bu sorumluluğu açıkça iş sahibine yükler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargı kararları, vekâletnamede yazılı adrese yapılan avukat tebligatının iş sahibine yapılmış sayılacağını ve bu hükme dayanılarak avukatın görevden çekilme bildirimini bu adrese tebliğ ettirebileceğini kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/1509 E., 2023/279 K., 30.03.2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/577 E., 2022/1516 K., 27.10.2022)
  • Avukatlık Kanunu'ndaki avukatlık sözleşmesi hükümlerinin, özel hükümler olarak genel usul kurallarına üstün geldiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/201 E., 2025/551 K., 24.09.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2018/557 E., 2021/1643 K., 09.12.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Avukatın tebligatı vekâletnamede yazılı adrese yaptığını ispat yükü, tebligatın geçerliliğini ileri süren avukattadır; tebligat evrakı ve tebligat belgesi bu ispatın asıl aracıdır.
  • İş sahibinin adres değişikliğini üç gün içinde taahhütlü mektupla bildirdiğini ispat yükü iş sahibindedir; bildirimin yapıldığını gösteren taahhütlü mektup ve posta kaydı bu ispatın delilidir.
  • İş sahibi, bildirim yapmadığını savunuyorsa bu savunma yazılı bildirimin yokluğuyla kanıtlanır; avukatın bildirimi kabul ettiğini gösteren bir yazı bulunmadığında iş sahibinin savunması güçlenir.
  • İş sahibi, bildirimi sözlü veya başka bir yolla yaptığını ileri sürüyorsa, bu iddiayı yazılı delille ispat etmek zorundadır; sözlü bildirim tek başına bu maddenin şekil şartını karşılamaz.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.163-175: Avukatlık sözleşmesi hükümlerinin bütünüdür; m.175, bu sözleşme kapsamında tebligat ilişkisini düzenler. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/201 E., 2025/551 K., 24.09.2025)
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35: Adres değişikliği bildirilmediğinde ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri tespit edilemediğinde tebligatın eski adrese yapılmasını düzenler; avukat tebligatında bu genel hükmün yerini m.175 alır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir aym.168Bu tarife Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir.
bir haftalıkm.172İş sahibi, ilk avukatın muvafakatını kendisine tevdi veya tebliğ edilecek bir yazı ile en az bir haftalık süre vererek talep eder.
üç günm.175Adres değişiklikleri en geç üç gün içinde iş sahibi tarafından taahhütlü mektupla avukata bildirilir.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

50 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2025/174 E., 2025/752 K., 26.11.2025
    İlgili madde: m.163, m.174
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2025/310 E., 2025/733 K., 19.11.2025
    İlgili madde: m.171
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2024/201 E., 2025/551 K., 24.09.2025
    İlgili madde: m.163, m.166, m.167, m.171, m.172, m.173, m.175
  4. Ceza Genel Kurulu, 2025/67 E., 2025/184 K., 22.04.2025
    İlgili madde: m.168
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2024/666 E., 2025/224 K., 09.04.2025
    İlgili madde: m.163
  6. Ceza Genel Kurulu, 2022/119 E., 2023/623 K., 29.11.2023
    İlgili madde: m.168, m.169, m.171
  7. Ceza Genel Kurulu, 2021/218 E., 2023/631 K., 29.11.2023
    İlgili madde: m.169, m.171
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2022/1072 E., 2023/1064 K., 08.11.2023
    İlgili madde: m.174
  9. Hukuk Genel Kurulu, 2018/548 E., 2022/226 K., 01.03.2022
    İlgili madde: m.165
  10. Ceza Genel Kurulu, 2019/158 E., 2022/103 K., 17.02.2022
    İlgili madde: m.163
Diğer 40 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2020/279 E., 2022/3 K., 18.01.2022
    İlgili madde: m.163, m.164
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2018/557 E., 2021/1643 K., 09.12.2021
    İlgili madde: m.167, m.172, m.173, m.175
  3. Ceza Genel Kurulu, 2021/11 E., 2021/128 K., 18.03.2021
    İlgili madde: m.168, m.169
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2017/1444 E., 2020/666 K., 23.09.2020
    İlgili madde: m.165
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2019/37 E., 2020/32 K., 21.01.2020
    İlgili madde: m.164
  6. Ceza Genel Kurulu, 2018/454 E., 2019/196 K., 12.03.2019
    İlgili madde: m.166
  7. Hukuk Genel Kurulu, 2017/568 E., 2018/1811 K., 29.11.2018
    İlgili madde: m.172
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2015/240 E., 2017/368 K., 01.03.2017
    İlgili madde: m.165
  9. Büyük Genel Kurulu, 2016/2 E., 2016/2 K., 13.05.2016
    İlgili madde: m.164
  10. Hukuk Genel Kurulu, 2013/2065 E., 2015/1291 K., 29.04.2015
    İlgili madde: m.164
  11. Ceza Genel Kurulu, 2012/1361 E., 2013/398 K., 01.10.2013
    İlgili madde: m.168
  12. Hukuk Genel Kurulu, 2013/74 E., 2013/1367 K., 18.09.2013
    İlgili madde: m.174
  13. Hukuk Genel Kurulu, 2012/691 E., 2013/173 K., 30.01.2013
    İlgili madde: m.172
  14. Hukuk Genel Kurulu, 2010/571 E., 2010/550 K., 03.11.2010
    İlgili madde: m.174
  15. Hukuk Genel Kurulu, 2010/266 E., 2010/303 K., 02.06.2010
    İlgili madde: m.164
  16. Hukuk Genel Kurulu, 2007/98 E., 2007/199 K., 11.04.2007
    İlgili madde: m.167
  17. 5. Ceza Dairesi, 2024/2267 E., 2025/13580 K., 24.11.2025
    İlgili madde: m.173
  18. 3. Hukuk Dairesi, 2024/944 E., 2025/480 K., 23.01.2025
    İlgili madde: m.173
  19. 3. Hukuk Dairesi, 2023/5863 E., 2024/4026 K., 02.12.2024
    İlgili madde: m.172
  20. 3. Hukuk Dairesi, 2023/2699 E., 2024/2515 K., 24.09.2024
    İlgili madde: m.173
  21. 3. Hukuk Dairesi, 2022/8193 E., 2023/3123 K., 07.11.2023
    İlgili madde: m.172
  22. 3. Hukuk Dairesi, 2022/8187 E., 2023/1 K., 16.01.2023
    İlgili madde: m.173
  23. Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/6785 E., 2018/3262 K., 03.04.2018
    İlgili madde: m.163
  24. 12. Hukuk Dairesi, 2007/18496 E., 2007/20971 K., 12.11.2007
    İlgili madde: m.175
  25. Genel Kurul, 2019/19126 E., 23.01.2025
    İlgili madde: m.164
  26. Genel Kurul, 2020/34420 E., 31.01.2024
    İlgili madde: m.171
  27. Genel Kurul, 2019/42746 E., 17.05.2023
    İlgili madde: m.169
  28. İkinci Bölüm, 2014/1347 E., 27.10.2016
    İlgili madde: m.167
  29. Birinci Bölüm, 2014/1346 E., 26.10.2016
    İlgili madde: m.167
  30. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/1118 E., 2026/262 K., 12.02.2026
    İlgili madde: m.174
  31. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2024/3053 E., 2025/1762 K., 06.11.2025
    İlgili madde: m.171
  32. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2025/866 E., 2025/1170 K., 16.07.2025
    İlgili madde: m.168
  33. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2021/1182 E., 2024/1864 K., 21.11.2024
    İlgili madde: m.168
  34. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/852 E., 2023/881 K., 31.05.2023
    İlgili madde: m.165, m.166, m.169
  35. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/1509 E., 2023/279 K., 30.03.2023
    İlgili madde: m.175
  36. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/2006 E., 2022/1976 K., 16.12.2022
    İlgili madde: m.165, m.166, m.169
  37. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/577 E., 2022/1516 K., 27.10.2022
    İlgili madde: m.175
  38. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1312 E., 2022/1291 K., 14.09.2022
    İlgili madde: m.165, m.166
  39. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2020/548 E., 2022/973 K., 02.06.2022
    İlgili madde: m.174
  40. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2021/738 E., 2021/1016 K., 12.07.2021
    İlgili madde: m.166

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 16.06.2009 (m.168).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 3. Avukatlık Kanunu - 3 bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış