Genel hükümler › Tanıklık, bilirkişi incelemesi ve keşif › Gözlem altına alınma, muayene, keşif ve otopsi
Gözlem altına alınma
Kısaca
CMK m.74, fiili işlediği yolunda kuvvetli şüphe bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunu ve bunun davranışları üzerindeki etkilerini saptamak amacıyla resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınmasına ilişkin karar usulünü, gözlem süresini, süre uzatımını, bu karara karşı itirazı ve yargılamanın durması kararı gereken hallerde uygulanmasını düzenler.
Kapsam
Bu konu, Ceza Muhakemesi Kanunu m.74–81 hükümlerini kapsar.
- CMK m.74Gözlem altına alınma
- CMK m.75Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması
- CMK m.76Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması
- CMK m.77Kadının muayenesi
- CMK m.78Moleküler genetik incelemeler
- CMK m.79Hâkimin kararı ve inceleme yapılması
- CMK m.80Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği
- CMK m.81Fizik kimliğin tespiti
CMK m.74 — Gözlem altına alınma
Madde, fiili işlediği yolunda kuvvetli şüphe bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunu ve bunun davranışları üzerindeki etkilerini saptamak amacıyla resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınmasına ilişkin karar usulünü, gözlem süresini, süre uzatımını, bu karara karşı itirazı ve yargılamanın durması kararı gereken hallerde uygulanmasını düzenler. Uygulama, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde mahkeme bakımından şüpheli ve sanık hakkındadır. Gözlem altına alınmanın kapsamı ile tanık veya mağdur gibi diğer kişilere uygulanıp uygulanmayacağı maddede yer almaz. Akıl hastalığının ceza sorumluluğuna etkisi (m.74 değil TCK m.32 ve m.57 kapsamında) düzenlenmez. Gözaltı ve yakalama işlemleri (m.90 ve devamı) düzenlenmez. Bilirkişi incelemesinin genel usulü (m.63 vd.) ve yargılamanın durması kararının kendisi (m.223) bu maddede düzenlenmez.
Gözlem altına alınma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Gözlem altına alma
- Şüpheli veya sanığın akıl sağlığının incelenmesi amacıyla resmî bir sağlık kurumunda uzman hekimlerce izlenmesidir. Kişi özgürlüğüne müdahale niteliği taşıdığından bir bilirkişi incelemesi olmakla birlikte koruma tedbiri niteliğinde değerlendirilir.
- Uzman hekim önerisi
- Gözlem kararının ön koşulu olan, akıl hastalıkları alanında uzman hekimin gözlemin gerekliliğine dair önerisidir. Öneri olmadan gözlem altına alma kararı verilemez.
- Kuvvetli şüphe
- Şüphelinin fiili işlediğine dair, somut delillere dayanan yüksek derecede şüphedir. Gözlem kararı için aranan ön eşiktir.
- Gözlem süresi
- Kararda belirlenen ve her seferinde üç haftayı geçemeyen, toplamda üç ayı aşamayan izlem dönemidir.
- Ek süre
- Gözlemin verilen sürede yetmediği anlaşıldığında resmî sağlık kurumunun istemiyle verilebilen, her seferinde üç haftayı geçmeyen ilave dönemdir.
Gözlem altına alınma: hangi şartlar aranır?
- Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüphelerin bulunması gerekir.
- Gözlemin amacının, şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığının, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunun ve bunun davranışları üzerindeki etkilerinin saptanması olması gerekir.
- Uzman hekimin önerisinin bulunması gerekir; öneri olmadan kişi gözlem altına alınamaz.
- Cumhuriyet savcısının ve müdafiin dinlenmesi gerekir.
- Kararın soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilmesi gerekir.
- Gözlemin resmî bir sağlık kurumunda yapılması gerekir.
- Müdafi yoksa hâkim veya mahkemenin istemi üzerine baro tarafından müdafi görevlendirilmesi gerekir.
- Gözlem süresinin üç haftayı geçmemesi, ek sürelerin de her seferinde üç haftayı aşmaması ve toplamın üç ayı geçmemesi gerekir.
Gözlem altına alınma: hangi sonuçları doğurur?
- Uzman hekim önerisi, Cumhuriyet savcısı ve müdafiin dinlenmesi ve hâkim veya mahkeme kararı yerine getirilmişse gözlem altına alma hukuka uygun olur.
- Uzman hekim önerisi yoksa kişi gözlem altına alınamaz ve bu koşulun eksikliği gözlemi hukuka aykırı kılar.
- Gözlem süresi üç haftayı aşamaz; ek sürelerle de toplam üç ayı geçemez.
- Gözlem altına alma kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir ve itiraz, kararın yerine getirilmesini durdurur.
- Şüpheli veya sanığın müdafii yoksa baro tarafından müdafi görevlendirilmesi gerekir.
- Gözlem sonucunda akıl hastalığı tespit edilirse hukuki durum, ceza sorumluluğu ve tedbir bakımından ayrıca değerlendirilir; bu değerlendirme m.74 kapsamında yapılmaz.
- Sanığın fiili işlediği zaman akıl sağlığı yerinde olup sonradan akıl malüliyeti ortaya çıkarsa ve yargılamanın durması kararı gerekirse bu madde hükmü uygulanır.
Soruşturma ile kovuşturma evresi arasındaki fark nedir?
Soruşturma evresinde karar sulh ceza hâkimi tarafından verilir.
Kovuşturma evresinde karar mahkeme tarafından verilir.
Karar mercii evreye göre değişir; her iki halde de uzman hekim önerisi ve dinleme koşulu aynıdır.
İlk gözlem ile ek süre arasındaki fark nedir?
İlk karar gözlem süresini belirler ve üç haftayı aşamaz.
Ek süre, yetersizlik anlaşıldığında resmî sağlık kurumunun istemi üzerine verilir.
Ek süreler her seferinde üç haftayı geçemez, toplam üç ayla sınırlıdır.
Gözlem kararı ile itiraz kararı arasındaki fark nedir?
Gözlem altına alma kararı şüpheli veya sanık hakkında verilen tedbirdir.
Bu karara karşı yapılan itiraz kararın yerine getirilmesini durdurur.
İtiraz süresince gözlem kararının icrası durur.
Genel hal ile yargılamanın durması hali arasındaki fark nedir?
Normalde gözlem, yargılama sürerken kuvvetli şüphe varsa uygulanır.
223 üncü maddenin sekizinci fıkrası gereğince yargılamanın durması kararı verilmesi gereken hallerde de uygulanır.
Akıl malüliyetinin sonradan ortaya çıktığı hallerde de gözlem usulü izlenir.
Gözlem altına alınma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Gözlem altına almayı gözaltına alma veya yakalama ile karıştırmak; gözlemin bilirkişi incelemesi niteliğinde olduğunu gözden kaçırmak.
- Uzman hekim önerisi olmadan doğrudan gözlem kararı vermek.
- Cumhuriyet savcısı ve müdafiin dinlenmesini atlayarak karar vermek.
- Soruşturma evresinde mahkemeden karar istemek; bu evrede yetkili merci sulh ceza hâkimidir.
- Üç haftalık sürenin ek sürelerle aşılabileceğini sanmak; ek süreler de her seferinde üç haftayı, toplamda üç ayı geçemez.
- Gözlem altına alma kararına karşı itirazın kararın icrasını durdurduğunu gözden kaçırmak.
- Müdafi bulunmayan şüpheli veya sanık için müdafi görevlendirmeyi ihmal etmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Gözlem altına alma kararı verilmeden önce uzman hekim önerisinin bulunması gerektiği, bu öneri olmadan kişinin gözlem altına alınamayacağı kabul edilmektedir. (Birinci Bölüm, 2021/7876 E., 13.04.2022)
- Gözlem altına alınmadan önce sanığın sağlık kurulu raporunun ve tıbbi belgelerinin değerlendirilmesi, kişi hürriyetine müdahalenin ölçülü olması bakımından gerekli görülmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2018/3177 E., 2018/11051 K., 31.05.2018)
- Akıl hastalığı şüphesi bulunduğunda, dosyadaki bilgi ve belgelere dayanarak gözlem kararı verilmeden önce uzman muayenesi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2013/1778 E., 15.12.2015)
- Gözlem altına alınma kararı verilmeden önce kişinin ilgili sağlık kuruluşuna rapor için sevk edilmesi ve kurumca gözlem altına alınmasının istenmesi gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2022/8120 E., 2022/23214 K., 22.11.2022)
- Gözlem sonucunda akıl hastalığının saptanması halinde suç vasfının ve fiilin sübutunun belirlenmesi, gerekçeli değerlendirmenin hükme yansıtılması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2024/1321 E., 2025/203 K., 14.01.2025)
- Gözlem altına alınmasına karar verilen kişinin akıl hastası olup olmadığı tespit edilmeden, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi için gözlem ve rapor alınması zorunlu görülmektedir. (9. Ceza Dairesi, 2008/6230 E., 2009/1 K., 30.12.2008)
Nasıl ispat edilir?
- Gözlem altına alınmasını isteyen tarafın (savcı, sanık veya müdafi) gözlemi gerektiren kuvvetli şüphenin varlığını dosyadaki somut delillerle ortaya koyması gerekir.
- Uzman hekim önerisi yazılı rapor olarak dosyaya girmelidir; önerinin bulunmaması, gözlem kararını hukuka aykırı kılar.
- Cumhuriyet savcısı ve müdafiin dinlenmesinin yapıldığı tutanak veya karar gerekçesiyle ispatlanır; dinleme yapılmamışsa karar hukuka aykırı olur.
- Akıl hastalığının varlığı ve etkileri, gözlem sonucunda düzenlenen sağlık kurulu raporu ile ispatlanır; mahkeme bu raporu kendi kanaatiyle değerlendirir.
- Gözlemin itiraz edilmesi halinde, itiraz eden taraf kararın hukuka aykırılığını ileri sürer; kararın yerine getirilmesi itiraz sonuçlanana kadar durur.
- Gözlem süresinin ve ek sürelerin aşılmadığı, toplamın üç ayı geçmediği kararlarda ve sağlık kurumu istemlerinde belgelerle gösterilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 m.223: Sekizinci fıkra gereğince yargılamanın durması kararı verilmesi gereken hallerde m.74 hükmünün de uygulanacağını belirtir; yani m.223 bu maddenin uygulanma alanını genişletir.
- 5237 sayılı Kanun m.32: Akıl hastalığının ceza sorumluluğuna etkisini düzenler; gözlemin amacı olan saptamanın hukuki sonucunu belirler.
- 5237 sayılı Kanun m.57: Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerini düzenler; gözlem sonucunda uygulanabilecek tedbirlerin dayanağıdır.
CMK m.75 — Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması
Madde, bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılmasını ve vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınmasını; bu işlemlere karar verilme usulünü, kararın onaylanmasını, kararın hükümsüzlüğünü ve itirazını düzenler. Maddenin uygulanması, iç beden muayenesi ve örnek alma işlemlerinin tabip veya sağlık mesleği mensubu tarafından yapılması ve bu işlemlerin sağlığa zarar verme tehlikesi taşımaması koşullarına bağlıdır. Düzenlemenin kapsamı esas olarak şüpheli ve sanıktır; diğer kişilerin (mağdur, müşteki, tanık) muayenesi bakımından da uygulanabilecek hükümler maddenin dışında, ilgili başka hükümlerde yer alır. Madde, dış beden muayenesini, fizik kimliğin tespitini, genel arama kurallarını, tanıklıktan çekinme hallerini ve bilirkişi incelemesini düzenlemez (ilgili hükümler CMK'nın diğer maddelerinde yer alır). Özel kanunlardaki alkol muayenesi ve kan örneği alınmasına ilişkin hükümler de maddenin 7. fıkrası ile saklı tutulmuştur.
Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması: hangi kavramlar bilinmeli?
- İç beden muayenesi
- Kafa, göğüs ve karın boşlukları ile cilt altı dokuların incelenmesi olarak Beden Muayenesi Yönetmeliği'nde tanımlanmıştır. Cinsel organlar veya anüs bölgesinde yapılan muayene de madde kapsamında iç beden muayenesi sayılır (m.75/4).
- Vücuttan örnek alma
- Vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi materyallerin alınmasıdır. Örnek alma, bir suça ilişkin delil elde etme amacına bağlıdır.
- Hâkim veya mahkeme kararı
- İç beden muayenesi ve örnek alma işleminin hukuka uygun yapılabilmesi için gereken karardır. Cumhuriyet savcısı gecikmesinde sakınca bulunan hallerde karar verebilir, ancak bu kararın hâkim veya mahkemece onaylanması gerekir.
- Gecikmesinde sakınca bulunan hal
- Hâkim veya mahkeme kararını beklemenin delilin kaybolmasına ya da işlemin yapılmasını engelleyecek bir gecikmeye yol açacağı durumdur. Bu halde karar, Cumhuriyet savcısı tarafından verilebilir.
- Tabip veya sağlık mesleği mensubu
- İç beden muayenesini ve kan veya biyolojik örnek almayı yapabilecek kişilerdir. Bu işlemler başka kişilerce yapılamaz.
- Üst sınır
- Suçun kanunda öngörülen en yüksek hapis cezasıdır. İç beden muayenesi ve kan veya biyolojik örnek alımı için bu sınırın iki yıldan az olmaması gerekir.
Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması: hangi şartlar aranır?
- Muayene veya örnek alma işleminin bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla yapılması gerekir.
- İşlemin yüklenen suçun üst sınırı iki yıldan az olmayan bir suçta yapılması gerekir; üst sınırı iki yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda iç beden muayenesi yapılamaz ve kişiden kan, biyolojik örnek, saç, tükürük veya tırnak alınamaz.
- Müdahalenin kişinin sağlığına zarar verme tehlikesi taşımaması gerekir.
- İç beden muayenesi ile kan veya benzeri biyolojik örneklerin alınması yalnızca tabip veya sağlık mesleği mensubu tarafından yapılmalıdır.
- İşlem hakkında Cumhuriyet savcısının veya mağdurun istemi ya da hâkim veya mahkemenin re'sen kararı bulunmalıdır; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde karar Cumhuriyet savcısı tarafından verilebilir.
- Cumhuriyet savcısı tarafından verilen karar yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulmalı ve hâkim veya mahkeme yirmi dört saat içinde karar vermelidir.
Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması: hangi sonuçları doğurur?
- Hâkim veya mahkeme tarafından onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır.
- Hükümsüz kalan kararlar kapsamında elde edilen deliller kullanılamaz.
- Üst sınırı iki yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda iç beden muayenesi yapılamaz ve kişiden kan, biyolojik örnek, saç, tükürük veya tırnak alınamaz.
- Müdahalenin sağlığa zarar verme tehlikesi taşıması halinde iç beden muayenesi ve örnek alma işlemi yapılamaz.
- Kararlara itiraz edilebilir (m.75/6); itiraz üzerine karar yeniden denetlenir.
- Sanığın rızası, karar alınmadan yapılan işlemi hukuka uygun hale getirmez; karar alınmadan yapılan işlem hukuka aykırı olur ve elde edilen delil yasak delil sayılır.
Şüpheli veya sanık ile diğer kişiler (mağdur, müşteki) arasındaki fark nedir?
Şüpheli veya sanık üzerinde yapılan muayene ve örnek alma, bu maddenin kapsamındadır ve karar, onay ve üst sınır koşullarına tabidir.
Mağdur, müşteki ve benzeri diğer kişilerin muayenesi ve örnek alınması da mümkündür; bu kişiler tanıklıktan çekinme sebepleriyle muayeneden kaçınabilir.
Diğer kişiler bakımından çekinme hakkı tanınmış olup, çocuk ve akıl hastası için çekinme kararını kanuni temsilci verir. Mağdurun rızası varsa karar aranmaz (ilgili kaynakta belirtilmiştir).
Cumhuriyet savcısının kararı ile hâkim veya mahkemenin kararı arasındaki fark nedir?
Cumhuriyet savcısı yalnızca gecikmesinde sakınca bulunan hallerde karar verebilir.
Hâkim veya mahkeme, istem üzerine veya re'sen karar verebilir.
Savcının verdiği karar yirmi dört saat içinde onaya sunulmak zorundadır; onaylanmayan karar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.
İç beden muayenesi ile dış beden muayenesi arasındaki fark nedir?
İç beden muayenesi, kafa, göğüs ve karın boşlukları ile cilt altı dokularının incelenmesi; cinsel organ ve anüs muayenesi bu maddenin kapsamındadır.
Vücudun dış yüzeyinin ve kulak, burun, ağız gibi doğal açıklıkların incelenmesi genel arama kurallarına tabidir ve madde düzenlemesine tabi değildir.
Dış beden muayenesi bu maddedeki karar ve onay usulüne tabi değildir; iç beden muayenesi tabi olur.
Madde kapsamındaki işlem ile özel kanunlardaki alkol ve kan örneği hükümleri arasındaki fark nedir?
Bu maddedeki karar ve onay usulü, şüpheli veya sanıktan alınan kan ve biyolojik örneklere uygulanır.
Özel kanunlardaki alkol muayenesi ve kan örneği alınmasına ilişkin hükümler saklıdır.
Özel kanun hükümleri uygulanabilir; bu madde saklı kaldığı ölçüde, özel kanunun öngördüğü işlem bakımından bu maddenin tamamı ile uygulanmasına gerek kalmayabilir.
Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Dış beden muayenesini iç beden muayenesi ile karıştırmak; cinsel organ ve anüs muayenesinin iç beden muayenesi sayıldığını göz ardı etmek.
- Üst sınır şartını gözden kaçırmak; iki yıldan az hapis cezasını gerektiren suçta iç beden muayenesi veya örnek alımı yapmak.
- Rızayı karar yerine koymak; sanığın rızası bulunduğunda kararın aranmayacağını düşünmek.
- Savcı kararını yirmi dört saat içinde onaya sunmamak veya hâkimin kararını yirmi dört saat içinde vermemesini önemsiz saymak.
- İç beden muayenesi veya kan ve biyolojik örnek alımını tabip veya sağlık mesleği mensubu dışında bir kişiye yaptırmak.
- Müdahalenin sağlığa zarar verme tehlikesini yalnızca hukuki bir değerlendirme olarak görmek; bu değerlendirmeyi tabip tarafından yapılması gereken bir ön sorun olarak ele almamak.
- Onaylanmayan kararın hükümsüzlüğünü ve elde edilen delilin kullanılamayacağını göz ardı etmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hâkim veya mahkeme kararının niteliğinin, sağlık müdahalesinin tıbbi koşullarının ve üst sınır şartının birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2014/10116 E., 2017/5392 K., 10.10.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/5153 E., 2017/5391 K., 10.10.2017)
- Üst sınır şartının uygulanmasında, iki yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda beşinci fıkranın işletildiği ve bu fıkranın, madde kapsamındaki işlemlerin tümünde uygulanmadığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/242 E., 2021/377 K., 09.09.2021; Ceza Genel Kurulu, 2018/501 E., 2020/523 K., 15.12.2020; Ceza Genel Kurulu, 2018/250 E., 2020/520 K., 15.12.2020)
- Özel kanunlardaki alkol ve kan örneği hükümlerinin uygulanmasında, bu maddenin beşinci fıkrası hariç olmak üzere uygulanabileceği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/242 E., 2021/377 K., 09.09.2021; Ceza Genel Kurulu, 2018/501 E., 2020/523 K., 15.12.2020; Ceza Genel Kurulu, 2018/250 E., 2020/520 K., 15.12.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren taraf, işlemin bu maddedeki koşullara uygun olarak yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat için karar ve onay belgeleri esas alınır.
- İşlemin karar alınmadan yapıldığı ileri sürülürse, karar veya onay belgelerinin bulunmaması işlemin hukuka aykırı olduğunu gösterir ve elde edilen delil yasak delil sayılır.
- Üst sınırın iki yıl ve daha fazla olduğu iddiası, suçun kanunda öngörülen üst sınırı ile belirlenir; artırım nedenlerinin dikkate alınmaması gerektiği ilgili kaynakta belirtilmiştir.
- Müdahalenin sağlığa zarar verme tehlikesi taşımadığı tabip raporu ile ortaya konur; bu değerlendirme ön sorun olarak tabip tarafından yapılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 sayılı Kanun m.75/5: Üst sınır iki yılı aşmayan suçlarda iç beden muayenesi ve örnek alma yasağını getirir; maddenin uygulanabilirlik eşiğini belirler.
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu: Biyometrik ve genetik verilerin özel nitelikli kişisel veri olması nedeniyle bu verilerin elde edilmesinde ilgili düzenleme bağlantılıdır.
CMK m.76 — Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması
Bu madde, bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla mağdurun vücudu üzerinde dış veya iç beden muayenesi yapılması ile mağdurun vücudundan kan veya benzeri biyolojik örnekler ile saç, tükürük, tırnak gibi örneklerin alınmasına ilişkin koşulları, karar merciini, savcı kararının hâkim onayını ve bu kararların itiraz yolunu düzenler. Ayrıca mağdurun rızasının bulunması halinde karar aranmamasını, çocuğun soy bağının araştırılmasında karar zorunluluğunu ve tanıklıktan çekinme sebebi bulunan kişilerde muayene ve örnek alınmasından kaçınma hakkı ile kanuni temsilcinin rolünü düzenler. Madde esas olarak mağdur bakımından uygulanır; şüpheli veya sanık üzerindeki muayene ve örnek alma işlemleri ile bunların sonuçlarının kullanılması başka maddelerde düzenlenmiştir. Maddede, muayene ve örnek alma sonucu elde edilen bulguların değerlendirilmesi ve kullanım sınırları düzenlenmemiştir (m.78). Sonuçların gizliliği ve imhası ile ilgili kurallar (m.80) ile şüpheli ve sanığa uygulanan beden muayenesi (m.75) bu maddenin dışındadır. Örneklerin kanunda gösterilmeyen başka kişilere uygulanması da bu maddeyle düzenlenmemiştir.
Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Dış beden muayenesi
- Kişinin vücudunun dışının incelenmesi işlemidir. Vücut boşluklarına girilmeksizin yapılan incelemeyi kapsar.
- İç beden muayenesi
- Vücudun iç boşluklarına yönelik inceleme işlemidir. Cinsel organ veya anüs bölgesinde yapılan muayene de bu kapsamdadır.
- Biyolojik örnek
- Vücuttan alınan kan veya benzeri biyolojik maddelerdir. Maddede saç, tükürük ve tırnak da örnek olarak sayılmıştır.
- Tanıklıktan çekinme sebebi
- Kişinin tanıklık yapmaktan kaçınabileceği hâllerdir. Bu maddede aynı sebep, muayeneden ve örnek alınmasından kaçınma hakkı doğurur.
- Kanuni temsilci
- Çocuk veya akıl hastası adına çekinme konusunda karar veren kişidir. Kanuni temsilci şüpheli veya sanık ise bu karar hâkime aittir.
- Hâkim onayı
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının verdiği kararın, kararın verilmesinden itibaren yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkemece onaylanmasıdır.
Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması: hangi şartlar aranır?
- Muayene veya örnek alma işleminin bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla yapılması gerekir.
- İşlemin sağlığı tehlikeye düşürmeyecek nitelikte olması ve cerrahi bir müdahale içermemesi gerekir.
- Mağdur bakımından, mağdurun rızası yoksa Cumhuriyet savcısının istemi ya da hâkim veya mahkemenin re'sen kararı bulunmalıdır.
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kararı Cumhuriyet savcısı verebilir; bu durumda karar yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulmalıdır.
- Hâkim veya mahkeme yirmi dört saat içinde kararını vermelidir.
- Mağdurun rızası varsa birinci fıkradaki karar aranmaz.
- Çocuğun soy bağının araştırılması gerektiğinde birinci fıkra uyarınca karar alınmalıdır.
- Tanıklıktan çekinme sebebi bulunan kişi muayene veya örnek almayı reddedebilir; çocuk veya akıl hastası adına kanuni temsilci karar verir.
Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması: hangi sonuçları doğurur?
- Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve bu kararlara dayanılarak elde edilen deliller kullanılamaz.
- Mağdurun rızası varsa birinci fıkradaki karar alınmadan işlem yapılabilir.
- Çocuğun soy bağının araştırılması için rıza bulunsa dahi birinci fıkraya göre karar alınması gerekir.
- Tanıklıktan çekinme sebebi bulunan kişi muayene veya örnek almadan kaçınabilir; bu hâlde zorla işlem yapılamaz.
- Çocuk veya akıl hastası çekinme hakkını kanuni temsilci aracılığıyla kullanır; kanuni temsilci şüpheli veya sanık ise karar hâkimden çıkar.
- Kanuni temsilcinin şüpheli veya sanık olduğu hâlde alınan deliller, davanın ileri aşamalarında şüpheli veya sanık olmayan kanuni temsilcinin izni olmadıkça kullanılamaz.
- Birinci fıkradaki kararlara itiraz edilebilir.
- Maddede belirtilen yöntemler dışında bir muayene veya vücuttan alma yapılamaz; cerrahi müdahale içeren işlem bu madde kapsamında yapılamaz.
Mağdurun rızası ile rızasızlık arasındaki fark nedir?
Mağdur açık rıza verirse muayene ve örnek alma için karar aranmaz.
Rıza yoksa birinci fıkradaki savcı istemi veya hâkim/mahkeme kararı gerekir.
Rıza varsa işlem karar olmadan yapılabilir; rıza yoksa karar olmadan yapılan işlem hukuka aykırıdır ve delil niteliği tartışmalıdır.
Cumhuriyet savcısı kararı ile hâkim veya mahkeme kararı arasındaki fark nedir?
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir.
Hâkim veya mahkeme karar verebilir ve kararı re'sen de verebilir.
Savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; onaylanmazsa karar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.
Mağdur ile çocuk soy bağı araştırması arasındaki fark nedir?
Mağdur üzerinde muayene ve örnek alma, rıza yoksa birinci fıkra kararına bağlıdır.
Çocuğun soy bağının araştırılmasında rıza hâli ayrı değerlendirilmez ve birinci fıkra kararı gerekir.
Soy bağı araştırmasında rıza sonucu karar aranmamasını sağlamaz; karar zorunludur.
Tanıklıktan çekinme hakkı sahibi yetişkin ile çocuk veya akıl hastası arasındaki fark nedir?
Yetişkin çekinme sebebi bulunan kişi kendi kararıyla muayeneden kaçınabilir.
Çocuk veya akıl hastası adına kanuni temsilci karar verir; görüşü alınabilecek durumdaysa görüşü de alınır.
Kanuni temsilci şüpheli veya sanık ise karar hâkime geçer ve bu hâlde elde edilen deliller, izni olmadıkça davanın ileri aşamalarında kullanılamaz.
Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mağdurun rızasını tek başına yeterli sanmak; açık ve aydınlatılmış rızanın varlığını kontrol etmemek.
- Savcı kararının yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmasını geciktirmek; süreyi işlem tarihinden değil kararın alındığı andan saymamak.
- Gecikmesinde sakınca bulunmadığı hâlde savcının tek başına karar vermesi; kararı hâkim veya mahkemeden almak gerekir.
- Çocuk veya akıl hastasının çekinme kararını doğrudan kendisinden almak; kanuni temsilcinin kararı esastır.
- Kanuni temsilci şüpheli veya sanık iken çekinme kararını ona bırakmak; bu hâlde karar hâkime aittir.
- Maddenin mağdur dışındaki kişilere de uygulanabileceğini varsaymak; madde metni yalnız mağduru anar.
- Cerrahi müdahale içeren bir işlemi rıza ile yapmaya çalışmak; bu madde bu tür işlemlere izin vermez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mağdurun rızası varsa işlem için karar alınmasına gerek olmadığı, ancak rızanın açık ve aydınlatılmış olması gerektiği kabul edilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2018/5059 E., 2020/2850 K., 16.11.2020; 13. Ceza Dairesi, 2012/17565 E., 2012/23123 K., 07.11.2012)
- Mağdurun açık rızası bulunmayan hâllerde ilgili merciden karar alınması gerektiği kabul edilmektedir. (9. Ceza Dairesi, 2023/13885 E., 2024/3467 K., 22.04.2024)
- Mağdurun rızası bulunsa dahi iç beden muayenesi ve cinsel bölge muayenesinde karar alınması gerektiği yönünde görüşler bulunmaktadır. (İkinci Bölüm, 2022/101448 E., 28.05.2025)
- Kanuni temsilcinin şüpheli veya sanık olması hâlinde çekinme kararının hâkimden alınması gerektiği kabul edilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2024/4710 E., 2025/7631 K., 31.10.2025)
- Mağdurun rıza vermeden ve karar alınmadan yapılan muayenenin delil değerinin tartışmalı olduğu kabul edilmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2009/18701 E., 2011/5063 K., 11.04.2011)
Nasıl ispat edilir?
- Muayene veya örnek almayı talep eden taraf, işlemin bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla yapıldığını ve gerekli kararın alındığını göstermek zorundadır.
- Mağdurun rızasının bulunduğunu ileri süren taraf, bu rızayı yazılı veya açık bir beyanla ispatlamalıdır; rıza iddiası karar yerine geçer.
- Savcı kararı hâlinde, kararın yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulduğu tutanak ve evrak ile ispat edilir; onay yoksa deliller kullanılamaz.
- Çekinme sebebi bulunan kişinin muayeneden kaçındığı iddiası, tanıklıktan çekinme sebebinin varlığı ile birlikte ispatlanır.
- Kanuni temsilci şüpheli veya sanık ise bu durum dosya kayıtlarıyla belirlenir ve izin olmadan delil kullanılamaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 m.75: Şüpheli ve sanık hakkında beden muayenesi ve örnek alınmasını düzenler; bu maddenin şüpheli ve sanık bakımından karşılığıdır.
- 5271 m.78: Örnekler üzerinde elde edilen bulgunun kime ait olduğunun tespiti ve bu işlemin koşullarını düzenler; bu maddenin uygulanmasıyla alınan örnekler orada kullanılır.
- 5271 m.80: Muayene ve örnek alma sonuçlarının kişisel veri olarak gizliliğini ve imhasını düzenler.
- 5271 m.45: Tanıklıktan çekinme sebeplerini düzenler; bu maddedeki muayene ve örnek alınmasından kaçınma hakkının dayanağıdır.
- 5271 m.46: Tanıklıktan çekinme sebeplerinin bir bölümünü düzenler; muayeneden kaçınma hakkının kapsamını belirler.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu: Mağdurun rızasının hukuka uygunluk nedeni olmasının ceza hukuku boyutunu düzenler.
CMK m.77 — Kadının muayenesi
Madde, beden muayenesi yapılacak kişinin kadın olması hâlinde muayenenin kimin tarafından yapılacağını düzenler. Kadın şüpheli, sanık, mağdur veya tanık olsun, muayenenin bir hekim tarafından yapılması ve kadın hekim tercihinin kadının istemine ve olanaklara bağlanması bu maddenin konusudur. Madde kişinin hangi hâllerde muayeneye tabi tutulabileceğini, muayene kararının kimin tarafından verileceğini düzenlemez; bunlar için şüpheli veya sanık bakımından 75. madde, diğer kişiler bakımından 76. madde incelenmelidir. Muayenenin ardından elde edilen örneklerin genetik incelemesi (78. madde), muayeneye çekinme hakkıyla karşı çıkılmasının sonuçları (76. madde) ve muayenenin tıbbi yöntemle yapılmasına ilişkin ayrıntılar da bu maddenin dışındadır.
Kadının muayenesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kadının muayenesi
- Kişinin cinsiyeti kadın olduğunda, beden muayenesinin nasıl ve kim tarafından yapılacağına ilişkin özel kuraldır. Muayenenin konusu veya amacı değil, muayenenin yürütülme biçimini ayarlar.
- Kadın hekim
- Muayeneyi yapacak tabip olarak, muayene edilen kadınla aynı cinsiyette olan hekimdir. Maddenin uygulanmasında aranan asıl nitelik budur; uzmanlık dalı maddede aranmamıştır.
- Olanaklar
- Yerde kadın hekimin bulunup bulunmaması ve muayenenin makul sürede yapılabilmesi anlamına gelir. Kadın hekim tercihi bu olanaklara bağlıdır.
Kadının muayenesi: hangi şartlar aranır?
- Muayene edilecek kişinin kadın olması gerekir.
- Muayenenin bir tabip veya sağlık mensubu tarafından yapılması gerekir; madde bu kişinin kadın olmasını kural olarak öngörmez.
- Kadının muayenenin kadın hekim tarafından yapılmasını istemesi gerekir; istem yoksa madde kadın hekim koşulunu uygulamaz.
- Olanakların elverişli olması gerekir; yerde kadın hekim bulunmaması ya da olanakların yetmemesi hâlinde muayene erkek hekim tarafından yapılabilir.
Kadının muayenesi: hangi sonuçları doğurur?
- Kadının istemi ve olanaklar birlikte varsa muayene kadın hekim tarafından yapılır.
- Kadın hekimle muayene istenmemişse, muayene kadın hekim olmasa da yapılabilir.
- Olanaklar elverişli değilse, yani yerde kadın hekim bulunmuyorsa, muayene erkek hekim tarafından yapılır.
- Maddede muayene sırasında kadının bir yakınının ya da başka bir kadının hazır bulunmasına ilişkin bir zorunluluk getirilmemiştir.
- Madde bir kadın hekimin bulunmaması hâlinde muayenenin yapılamayacağını öngörmez; muayene yapılmaya devam eder.
Kadın hekim tercihi ile erkek hekimle muayene arasındaki fark nedir?
Kadının istemi varsa ve olanaklar elverirse muayene kadın hekim tarafından yapılır.
İstem yoksa ya da olanaklar elverişli değilse muayene erkek hekim tarafından yapılabilir.
Kadın hekim tercihi bağlayıcı bir hak değil, istem ve olanağa bağlı bir tercihtir; erkek hekimle yapılan muayene bu nedenle kendiliğinden hukuka aykırı olmaz.
Kadının muayenesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kadın hekim kuralını her durumda zorunlu saymak; madde yalnızca kadının istemi ve olanağın bulunması hâlinde bu sonucu öngörür.
- Kadın hekim bulunmadığı için muayeneyi hiç yapmamak; madde erkek hekime muayene imkânı tanır.
- Muayene sırasında kadının bir yakınının ya da başka bir kadının hazır bulunmasını zorunlu saymak; maddede böyle bir koşul yoktur.
- Uzmanlık ayrımını esas almak; maddenin aradığı ölçüt kadın hekim olmaktır, uzmanlık dalı değildir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kadın mağdurun muayenesinde eksik ya da usulsüz yapılan muayene nedeniyle mahkemenin karar vermesi, eksik araştırma sayılmaktadır. (14. Ceza Dairesi, 2012/1955 E., 2012/4351 K., 12.04.2012)
Nasıl ispat edilir?
- Muayenenin kadın hekim tarafından yapılmasını talep eden kişi, istemini ilgili merciye açıkça bildirmelidir; istemin varlığı tutanak ya da kayıtla ispatlanır.
- Olanakların elverişsizliği, yani yerde kadın hekimin bulunmadığı iddiası, muayeneyi yapan birimin ya da sağlık kuruluşunun kayıtlarıyla ispatlanır.
- Muayenenin erkek hekim tarafından yapıldığını ileri süren taraf, kadın hekim bulunmadığını veya istemin yapılmadığını ispatlamakla yükümlü değildir; bu hususu iddia eden taraf ispat yükü altındadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 m.75: Şüpheli veya sanığın beden muayenesine ilişkin genel kuralları düzenler; bu maddedeki kadın muayenesi kuralı bu muayenenin yürütülme biçimini belirler.
- 5271 m.76: Şüpheli veya sanık dışındaki kişilerin, örneğin mağdur ve tanığın beden muayenesini düzenler; kadın muayenesi kuralı bu kişiler için de geçerlidir.
- 5271 m.78: Muayene sonucu alınan örnekler üzerinde moleküler genetik inceleme yapılmasının koşullarını düzenler; 77. maddenin konusu değildir ama muayenenin devamı niteliğindedir.
CMK m.78 — Moleküler genetik incelemeler
Madde, 75 ve 76. maddelerdeki işlemlerle elde edilen örnekler üzerinde moleküler genetik incelemenin şartlarını ve sınırlarını düzenler; bu incelemenin soybağının veya bulgunun şüpheli, sanık ya da mağdura ait olup olmadığının tespiti amacıyla yapılabileceğini ve bu amaç dışında tespit yapılmasının yasaklandığını kurar. Ayrıca kime ait olduğu belli olmayan beden parçaları üzerinde aynı incelemenin yapılabilmesine imkân verir. Uygulama, şüpheli, sanık ve mağdur gibi kişilerden alınan örnekler bakımından ve bulunan beden parçaları bakımından geçerlidir. Maddenin düzenlemediği konular: örneklerin alınma usulü ve kararı (m.75, m.76), incelemeye karar verme yetkisi ve bilirkişinin niteliği ile sır saklama yükümlülüğü (m.79), tanıklıktan çekinme sebepleri (m.45), beden muayenesi ve fizik kimliğin tespitine ilişkin genel hükümler (m.75, m.76) ile bu incelemenin sonuçlarının değerlendirilmesi ve delil olarak kullanılması (m.217 ve devamı ile ilgili genel delil hükümleri).
Moleküler genetik incelemeler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Moleküler genetik inceleme
- Örnekler üzerinde DNA düzeyinde yapılan, soybağı veya bulgunun kime ait olduğunu saptamaya yarayan teknik incelemedir. Maddenin kapsamı yalnızca bu amaçla yapılan incelemeyle sınırlıdır; başka özelliklerin tespiti bu kapsamda değildir.
- Soybağı
- Bir kişinin başka bir kişiyle biyolojik akrabalık ilişkisidir. Maddede, soybağının tespiti moleküler genetik incelemenin meşru amaçlarından biri olarak sayılmıştır.
- Elde edilen bulgu
- Olay yerinde veya başka bir yerde ele geçen ve kimin olduğu belirlenmesi gereken biyolojik izdir. Bulgunun şüpheli, sanık veya mağdura ait olup olmadığı genetik inceleme ile saptanır.
- Kime ait olduğu belli olmayan beden parçası
- Sahibi bilinmeyen, bulunmuş biyolojik materyaldir. Fıkra 2 uyarınca bu materyal üzerinde de birinci fıkradaki sınırlar altında inceleme yapılabilir.
- Yasak amaçlı inceleme
- Soybağı veya bulgunun kime ait olduğu dışında, örneğin cinsiyet veya ırk tespitine yönelik incelemedir. Maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi bu tür incelemeyi yasaklar.
Moleküler genetik incelemeler: hangi şartlar aranır?
- Örneğin m.75 veya m.76 uyarınca alınmış olması bulunmalıdır; inceleme, bu maddelerdeki işlemlerle elde edilmiş örnek üzerinde yapılabilir.
- İnceleme amacının soybağının veya ele geçen biyolojik izin şüpheli, sanık ya da mağdura ait olup olmadığının tespiti olması bulunmalıdır.
- Bu tespitin için incelemenin zorunlu olması gerekir; başka yolla sonuca ulaşılamıyorsa bu koşul yerine gelir.
- Bulunan ve kime ait olduğu belli olmayan beden parçası üzerinde inceleme yapılacaksa, yine aynı amaç ve zorunluluk koşulu aranır.
- Aynı amaç dışında hiçbir tespit yapılmamalıdır; başka amaçla yapılan inceleme yasaktır.
- Yapılacak incelemenin, bu amaç dışındaki tespitler için kullanılmamak üzere sınırlandırılması bulunmalıdır.
Moleküler genetik incelemeler: hangi sonuçları doğurur?
- Şartlar gerçekleşirse, m.75 veya m.76 ile alınan örnekler üzerinde moleküler genetik inceleme yapılabilir.
- Zorunluluk şartı gerçekleşmezse, yani başka delille tespit mümkünse inceleme yapılamaz.
- Kime ait olduğu belli olmayan beden parçası bulunduğunda, aynı şartlarla inceleme yapılabilir.
- İzin verilen amaç dışında yapılan inceleme yasaktır; bu inceleme ile elde edilen veriler kullanılamaz.
- Madde, inceleme yapılabilmesi için karar veren merciyi göstermez; karar ve bilirkişi konusu m.79'da düzenlenmiştir.
Şüpheli-sanık-mağdur örnekleri ile kime ait olduğu belli olmayan beden parçaları arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, m.75 veya m.76 kapsamında alınmış örnekler üzerinde inceleme yapılmasına izin verir. Örneğin kişinin kendisinden alınmış kan veya saç gibi materyal bu gruptadır.
İkinci fıkra, kaynağı belli olmayan, bulunmuş beden parçaları üzerinde inceleme yapılmasına imkân verir. Bu materyal m.75 veya m.76 işlemiyle alınmamıştır.
Her iki durumda da inceleme amacı ve zorunluluk koşulu aynıdır; fıkra 2, bulunmuş materyal için ayrı bir izin kaynağı oluşturur ve birinci fıkranın ikinci cümlesini de uygulanır kılar.
Soybağı-bulgu tespiti ile diğer tespitler arasındaki fark nedir?
Soybağı veya bulgunun şüpheli, sanık ya da mağdura ait olup olmadığının saptanması, maddenin izin verdiği tek amaçtır.
Cinsiyet, ırk veya başka özelliklerin tespiti ile ileride kullanılmak üzere yapılan incelemeler, maddenin açık yasağı kapsamındadır.
İzin verilen amaç dışındaki her inceleme yasak olur; bu tür incelemenin sonucu, maddeye aykırılık ve elde edilen verinin kullanılamaması tartışmasına yol açar.
Moleküler genetik incelemeler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Zorunluluk şartını aramadan inceleme yaptırmak; başka delille aydınlatılabilecek olayda da genetik incelemeye başvurmak.
- Kime ait olduğu belli olmayan beden parçalarını m.78 kapsamı dışında tutmak; fıkra 2'nin bu materyale de uygulanacağını gözden kaçırmak.
- Bir incelemenin soybağı veya bulgu tespiti dışında, örneğin cinsiyet veya ırk belirlemek için yapılabileceğini düşünmek; bu tespit yasaktır.
- Genetik incelemenin sonucunu değerlendirmeden, eksik araştırma ile hüküm kurmak.
- Örneklerin m.75 veya m.76 işlemleri dışında alınması halinde m.78'in uygulanabileceğini varsaymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, soybağı veya bulgunun kime ait olduğunun tespitinde moleküler genetik incelemenin zorunlu olduğu hallerde bu incelemenin yapılmamasını eksik araştırma sayar ve bozma nedeni yapar. (13. Ceza Dairesi, 2012/17565 E., 2012/23123 K., 07.11.2012)
- Kan kalıntısı veya biyolojik izler bulunmuşsa, bunların şüpheli veya sanığa ait olup olmadığının tespiti için m.78 uyarınca inceleme yaptırılması gerektiği kabul edilmektedir. (13. Ceza Dairesi, 2013/17456 E., 2013/24199 K., 11.09.2013; 6. Ceza Dairesi, 2013/2793 E., 2013/5134 K., 18.03.2013)
- Yargıtay, m.78 gereğince yapılan incelemenin sonucunun, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde dikkate alınmasını ister; sonucu değerlendirmeden hüküm kurulmasını eksik inceleme sayar. (1. Ceza Dairesi, 2024/4710 E., 2025/7631 K., 31.10.2025)
- Kime ait olduğu belli olmayan biyolojik bulguların incelemesinde, bulgunun sahibinin saptanması amacıyla m.78'in uygulanması kabul edilmektedir. (13. Ceza Dairesi, 2012/17565 E., 2012/23123 K., 07.11.2012)
- Mağdurdan alınan biyolojik örnekle şüphelinin kimliğinin tespitinin yapılması, m.78'in kapsamına girdiği kabul edilmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2013/2793 E., 2013/5134 K., 18.03.2013)
- Yargıtay, m.78'in ihlali sonucu elde edilen incelemeyle ilgili kararların, bu amacın dışında kullanılmasını ve delil olarak saklanmasını sakıncalı bulur. (1. Ceza Dairesi, 2024/4710 E., 2025/7631 K., 31.10.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Moleküler genetik incelemenin talep edilmesi halinde, zorunluluk şartını ileri süren taraf, başka bir delille sonuca ulaşılamadığını göstermelidir.
- Biyolojik örneğin m.75 veya m.76 işlemi ile alındığı, ilgili tutanak veya karar ile belgelenmelidir.
- Bulgunun kime ait olduğunun saptanması için inceleme yapıldığında, bu amaçtan başka bir tespit yapılmadığı, incelemeyi yapan bilirkişinin raporu ile ortaya konulmalıdır.
- Karşı taraf, örneğin sanığın incelemeye itirazı halinde, başka bir delille aynı sonuca ulaşılabileceğini savunabilir ve bunu kanıtlamalıdır.
- İnceleme sonucunun delil olarak değerlendirilmesinde, sonucun karşılaştırmalı biçimde ve uygun bilirkişi raporu ile ortaya konulması esastır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 m.75: Şüpheli veya sanıktan alınan örneklerin işlemini düzenler; m.78 incelemesi bu işlemle alınmış örnekler üzerinde yapılır.
- 5271 m.76: Şüpheli dışındaki kişilerden, örneğin mağdur ve tanıktan alınan örneklerin işlemini düzenler; m.78 bu örnekler için de geçerlidir.
- 5271 m.79: Moleküler genetik incelemeye yalnız hâkim veya mahkemenin karar verebileceğini, bilirkişinin niteliğini ve bilgilerin dışarıya sızmamasını düzenler; m.78'in uygulanma usulünü tamamlar.
CMK m.79 — Hâkimin kararı ve inceleme yapılması
Madde, moleküler genetik incelemelerin (CMK m.78 kapsamındaki incelemeler) kimin kararıyla yapılacağını ve bu incelemeler için bilirkişi olarak kimlerin görevlendirilebileceğini düzenler. Hâkim kararı ile inceleme yapılacağına ve kararda bilirkişinin gösterilmesi gerektiğine ilişkindir; ayrıca bilirkişiye verilecek bulgunun kimlik bilgilerinden arındırılmasını ve yasak incelemeler ile yetkisiz bilgi edinmenin önlenmesi yükümlülüğünü içerir. Madde, soruşturma ve kovuşturma makamları ile bilirkişi arasındaki ilişkiyi kapsar. Maddenin uygulanması, moleküler genetik incelemeye konu örneklerin alınması, bu incelemenin yöntemi ve sonuçlarının değerlendirilmesi bakımından geçerlidir. Örneğin numune alınmasına ilişkin koşullar (m.78) ve beden muayenesi ile biyolojik örnek alma usulü bu maddede düzenlenmez. Bilirkişiliğin genel hükümleri (m.63 vd.) ile bilirkişinin reddi ve görevi, bu maddenin kapsamı dışındadır.
Hâkimin kararı ve inceleme yapılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Moleküler genetik inceleme
- Kanunun 78. maddesi uyarınca, şüpheli, sanık, mağdur veya başka kişilerden alınan biyolojik örnekler üzerinde DNA profili çıkarılmasına yönelik incelemedir. Bu madde yalnızca bu tür incelemeleri kapsar, sıradan adli bilirkişi incelemelerini kapsamaz.
- Hâkim kararı
- Moleküler genetik incelemenin yapılabilmesi için gereken tek karar makamıdır. Bu yetki savcıya veya kolluğa tanınmamıştır; kararın da incelemeyi yapacak bilirkişiyi açıkça göstermesi gerekir.
- Resmen atanan bilirkişi
- Makamca görevlendirilen ve bu sıfatla inceleme yapan kişidir. Bilirkişilikle yükümlü olan kişiler de bu grupta değerlendirilir.
- Teşkilât yapısı itibarıyla ayrı birim
- Soruşturma veya kovuşturmayı yürüten makamın dairesinden hem teşkilat yapısı bakımından hem de objektif olarak ayrılmış bir birimdir. Yalnızca fiziksel ayrılık yetmez; örgütsel bağımsızlık aranır.
- Bulgunun kimliksiz verilmesi
- İncelenecek bulgunun, ilgilinin adı, soyadı, adresi ve doğum tarihi bildirilmeden bilirkişiye teslim edilmesi zorunluluğudur. Amaç, incelemenin kişinin kimliğinden bağımsız yapılmasıdır.
Hâkimin kararı ve inceleme yapılması: hangi şartlar aranır?
- Moleküler genetik inceleme yapılabilmesi için önce hâkimin, m.78 uyarınca bu incelemeye karar vermesi gerekir; savcı veya kolluk bu kararı veremez.
- Hâkimin kararında incelemeyi yapacak bilirkişinin de gösterilmesi zorunludur.
- Bilirkişi olarak görevlendirilecek kişi, resmen atanmış veya bilirkişilikle yükümlü olmalı ya da soruşturma veya kovuşturmayı yürüten makama mensup olmamalıdır.
- Makam mensubu olan görevli görevlendirilecekse, bu kişi soruşturma veya kovuşturmayı yürüten dairenin teşkilât yapısı itibarıyla ve objektif olarak ayrı bir biriminde bulunmalıdır.
- Bilirkişi, teknik ve teşkilât bakımından uygun tedbirlerle yasak moleküler genetik incelemeleri önlemekle yükümlüdür.
- Bilirkişi, teknik ve teşkilât bakımından uygun tedbirlerle yetkisiz üçüncü kişilerin bilgi edinmesini önlemekle yükümlüdür.
- İncelenecek bulgu, ilgilinin adı ve soyadı, adresi, doğum tarihi bildirilmeksizin bilirkişiye verilmelidir.
Hâkimin kararı ve inceleme yapılması: hangi sonuçları doğurur?
- Hâkim, moleküler genetik inceleme kararında hem incelemeyi hem de görevlendirilecek bilirkişiyi belirtir.
- Yasak moleküler genetik incelemelerin yapılması ve yetkisiz kişilerin bilgi edinmesi, bilirkişinin tedbir yükümlülüğünün ihlali sayılır.
- Bulgu kimlik bilgileri verilmeden teslim edilmişse, inceleme ilgilinin kimliğine bağlanmadan yürütülür.
- Bu madde, hâkim kararı olmaksızın yapılan incelemenin sonucunu düzenlemez; bu durumda sonuç, m.78 ve genel delil yasakları çerçevesinde değerlendirilir.
Hâkim kararı ile savcı veya kolluk işlemi arasındaki fark nedir?
Moleküler genetik incelemeye yalnızca hâkim karar verebilir ve kararda bilirkişi gösterilir.
Soruşturma makamı veya kolluk, bu incelemeyi kendiliğinden emredemez.
Hâkim kararı olmayan incelemeye dayanılarak elde edilen sonuç, delil olarak kullanılamaz; işlem usulsüz kabul edilir.
Dış bilirkişi ile makam mensubu görevli arasındaki fark nedir?
Resmen atanan ya da bilirkişilikle yükümlü olan kişi, soruşturma makamına mensup olmasa da görevlendirilebilir.
Soruşturma veya kovuşturmayı yürüten makama mensup görevli, yalnızca teşkilât yapısı ve objektif olarak ayrı bir birimden ise görevlendirilebilir.
Makam mensubu görevlinin görevlendirilmesi için iki koşul birlikte aranır; yalnızca aynı makam içinde çalışması yeterli değildir.
Hâkimin kararı ve inceleme yapılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Savcı veya kolluk onayını hâkim kararı yerine geçirmek; m.79 yalnızca hâkime karar yetkisi tanır.
- Kararda bilirkişiyi göstermemek ya da görevlendirme ile incelemeyi ayrı işlemler gibi ele almak.
- Makam mensubu bir görevlinin yalnızca aynı makamda çalışması nedeniyle bilirkişi olarak seçilebileceğini sanmak; teşkilât yapısı ve objektif ayrılık birlikte aranır.
- Bulguyu bilirkişiye kimlik bilgileriyle birlikte vermek; bu bilgilerin bildirilmesi yasaktır.
- Bilirkişinin yetkisiz kişilerin bilgi edinmesini önleme yükümlülüğünü yalnızca formalite saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Moleküler genetik inceleme için hâkim kararı aranmadan yapılan incelemenin sonucunun dikkate alınmadan karar verilmesi, eksik araştırma sayılmaktadır. (9. Ceza Dairesi, 2022/14784 E., 2023/1489 K., 20.03.2023)
- Kan veya biyolojik örnek karşılaştırmasında m.78 ve m.79 birlikte gösterilerek hâkim kararı alınması gerektiği kabul edilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2024/3275 E., 2024/3794 K., 23.05.2024; 13. Ceza Dairesi, 2013/17456 E., 2013/24199 K., 11.09.2013; 13. Ceza Dairesi, 2012/17565 E., 2012/23123 K., 07.11.2012)
- Hâkim kararının, delil niteliğindeki biyolojik bulguların incelenmesi için gerekli olduğu ve bunun ihmal edilmesinin hükmü bozma sebebi sayıldığı kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2020/26150 E., 02.11.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Moleküler genetik incelemenin hâkim kararına dayandığını gösteren karar ve bu kararda bilirkişinin adı ispat edilmelidir; bu belge olmadan incelemenin yasallığı tartışmalı hâle gelir.
- İncelemeye konu biyolojik bulgunun hangi işlemle elde edildiğini gösteren tutanak, delilin sahipliği ve zincirinin korunmasını ispat eder.
- Bilirkişiye bulgunun kimliksiz verildiği, ilgilinin adı, soyadı, adresi ve doğum tarihinin bildirilmediği, bilirkişinin ya da mahkemenin tutanağı ile ispat edilir; bu noktada yükümlü taraf kendi iddiasını belgelemelidir.
- Yetkisiz üçüncü kişilerin bilgi edinmediğine ilişkin tedbirler, bilirkişinin teknik ve teşkilât önlemlerini gösteren belgelerle ispat edilir; aksini ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 sayılı Kanun m.78: Moleküler genetik incelemenin kapsamını ve incelemenin hangi koşullarda yapılabileceğini belirler; m.79 bu incelemeye ilişkin karar ve bilirkişi rejimini düzenler.
CMK m.80 — Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği
Bu madde, CMK m.75, 76 ve 78 uyarınca alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarının hukuki statüsünü düzenler: bu sonuçların kişisel veri sayılması, başka amaçla kullanılamaması ve dosya içeriğini öğrenme yetkisi olanlarca üçüncü kişilere verilememesi; sonuçların kimlik bilgilerinden arındırılarak mahsus bir sisteme kaydedilmesi, dosyada delil olarak saklanması, yok edilmesi ve silme talebi; kayıtlı bilgilerin soruşturma ve kovuşturmada kullanılması ile bu kayıtlara ilişkin yönetmelik yetkisi. Madde, örneklerin alınmasına ve incelemeye ilişkin koşulları düzenlemez; beden muayenesi ve örnek alınması (m.75-76), moleküler genetik inceleme (m.78) ve bilirkişi görevlendirilmesi (m.79) ayrı maddelerde yer alır. Maddenin kişilere karşı sonuçlarına ilişkin itiraz ve cezai yaptırım usulleri de bu maddenin kapsamı dışındadır. Sistemde kayıtlı bilgilerin kullanımına ilişkin itiraz yolları ise fıkra 3'te düzenlenmiştir.
Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği: hangi kavramlar bilinmeli?
- İnceleme sonuçları
- Alınan örnekler üzerinde yapılan incelemeden elde edilen veriler. Madde, bu verilerin kişisel veri niteliğinde olduğunu kabul eder ve kullanımını sınırlar.
- Kimlik bilgilerinden arındırılmış kayıt
- İnceleme sonucunun, kişiyi doğrudan tanımlayan bilgiler çıkarılarak mahsus sisteme aktarılmış hali. Dosyada delil olarak saklanan örnekte ise kimlik bilgileri bulunabilir; bu iki kayıt biçimi ayrıdır.
- Mahsus sistem
- İnceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılmış biçimde kaydedildiği özel kayıt sistemi. Kuruluş, saklama ve imha esasları fıkra 4 uyarınca yönetmelikle belirlenir.
- İmha (yok etme)
- Kayıtlı veya dosyadaki inceleme sonuçlarının ortadan kaldırılması. Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılır ve tutanağa geçirilir. Kovuşturmaya yer olmadığı, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı hallerinde derhâl, diğer hallerde kararın kesinleşmesinden yirmi yıl sonra gerçekleşir.
- Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması
- Sistemdeki kayıtların yürürlükteki soruşturma veya kovuşturmada kullanılmasını meşrulaştıran amaç. Fıkra 3'te kullanma kararı mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısına aittir.
Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği: hangi şartlar aranır?
- Örnekler üzerinde CMK m.75, 76 veya 78 uyarınca yapılmış bir inceleme bulunmalıdır; bu madde yalnız bu maddelerden elde edilen sonuçlara uygulanır.
- İnceleme sonuçları, başka bir amaçla kullanılmamalı ve dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip olmayan kişilere verilmemelidir.
- Sistemde kayıt yapılacaksa bilgiler kimlik bilgilerinden arındırılmış olmalı ve bir örneği dosyada delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilmelidir.
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde bilgiler derhâl yok edilmelidir; diğer hallerde ise yirmi yıl geçmelidir.
- Kayıtlı bilgilerin kullanılabilmesi için yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmalı ve kullanım mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla yapılmalıdır.
Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği: hangi sonuçları doğurur?
- İnceleme sonuçları kişisel veri niteliğindedir ve başka bir amaçla kullanılamaz.
- Dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip kişiler bu sonuçları bir başkasına veremez.
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde bilgiler Cumhuriyet savcısının huzurunda derhâl yok edilir ve bu husus tutanağa geçirilir.
- Diğer hallerde bilgiler, mahkeme kararının kesinleşmesinden yirmi yıl sonra Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir.
- Bilgisi sisteme kaydedilen kişi, saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden silinmesini talep edebilir.
- Sistemde kayıtlı bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturmada maddî gerçeğin ortaya çıkarılması için kullanılabilir.
- Kullanım kararına karşı mahkeme veya hâkim kararı için itiraz, Cumhuriyet savcısı kararı için sulh ceza hâkimliğine başvuru yolu açıktır.
- Kayıt, saklama ve imha esasları ile kayıtlardan yararlanma usulleri Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Dosyada delil olarak saklama ile mahsus sistemde kayıt arasındaki fark nedir?
Dosyada saklanan örnek, soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir ve kimlik bilgilerini içerebilir.
Mahsus sistemdeki kayıt, kimlik bilgilerinden arındırılmış veridir ve fıkra 4 uyarınca yönetmelikle düzenlenen esaslara bağlıdır.
İki kayıt biçimi farklı koşullarda imha edilir ve farklı amaçla kullanılabilir; sistemdeki kayda ilişkin kullanım fıkra 3'e tabidir.
Derhâl imha ile yirmi yıl sonra imha arasındaki fark nedir?
Kovuşturmaya yer olmadığı, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde imha derhâldir.
Mahkûmiyet gibi diğer hallerde imha, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesine bağlıdır.
Mahkûmiyet halinde bilgiler yirmi yıl boyunca saklanır; beraat veya kovuşturmaya yer olmaması halinde ise saklama süresi beklenmeden imha yapılır.
Mahkeme/hâkim kararı ile cumhuriyet savcısı kararı (kullanım) arasındaki fark nedir?
Mahkeme veya hâkimin kullanım kararına karşı itiraz yoluna başvurulur.
Cumhuriyet savcısının kullanım kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur.
Kararı veren makama göre farklı itiraz merci belirlenir.
Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Dosyada delil olarak saklanan örnek ile mahsus sistemdeki kimlik bilgilerinden arındırılmış kaydı aynı şey saymak; iki kaydın imha ve kullanım koşulları ayrıdır.
- Yirmi yıllık süreyi tüm hallere uygulamak; kovuşturmaya yer olmadığı, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarında imha derhâldir.
- Kayıttaki bilginin soruşturma veya kovuşturma dışında da kullanılabileceğini düşünmek; fıkra 3 kullanımı yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma ile sınırlar.
- Cumhuriyet savcısının kullanım kararına karşı mahkemeye itiraz etmek; bu durumda başvuru merci sulh ceza hâkimliğidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, moleküler genetik inceleme sonuçlarının dosyada saklanmasına kanuni dayanak olduğunu, ancak sistemde kayıt altına alınmasına ilişkin ayrı bir hukuki dayanak bulunmadığını belirtmiştir. (2025/141 E., 2025/274 K., 25.12.2025)
- Madde yürürlüğe girmeden önce mahkûmiyet halinde sonuçların bir DNA veri bankasına kaydedilmesi uygulamada yapılmakta idi; ancak bu uygulama için açık bir kanuni dayanak bulunmuyordu. (2025/141 E., 2025/274 K., 25.12.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Yok etme ve imha işleminin yapıldığını gösteren tutanağın dosyada bulunması gerekir; tutanak eksikliği imha yükümlülüğünün yerine getirilmediğini gösterir.
- Kayıtlı bilginin kullanım koşullarını (yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturma varlığını) kullanımı talep eden taraf ispatlamalıdır.
- Silme talebinde bulunan kişi, saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalktığını veya haklı bir nedenin varlığını ileri sürmek ve göstermek zorundadır.
- Örneklerin mahsus sisteme kaydedilip kaydedilmediği ve kimlik bilgilerinin arındırılıp arındırılmadığı kayıt belgeleriyle ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 sayılı Kanun m.75: Beden muayenesi ve vücuttan örnek alınmasına ilişkin işlemdir; bu maddeye göre alınan örneklerin incelemesi m.80 kapsamına girer.
- 5271 sayılı Kanun m.76: Diğer kişilerin muayene ve örnek alınmasını düzenler; bu maddeye dayanılarak alınan örnekler m.80 kapsamındadır.
- 5271 sayılı Kanun m.78: Moleküler genetik inceleme koşullarını belirler; m.80 bu incelemenin sonuçlarının korunmasını düzenler.
- 5271 sayılı Kanun m.79: Bilirkişi görevlendirilmesini düzenler; m.80'in yok etme ve imha sistemi ile bağlantılıdır, ancak bilirkişi seçimine ilişkin hükümleri bu madde kapsamında değildir.
CMK m.81 — Fizik kimliğin tespiti
CMK m.81, şüpheli veya sanığın kimliğinin teşhisi için fizik kimliğinin tespitini düzenler; bu kapsamda fotoğraf, beden ölçüleri, parmak ve avuç içi izi, bedenindeki teşhisi kolaylaştıran özellikler, ses ve görüntü kayıtlarının alınmasını ve bu kayıtların soruşturma ve kovuşturma dosyasına konulmasını kapsar. Ayrıca kayıtların ne zaman ve nasıl yok edileceğini belirler. Uygulama, üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçtan dolayı şüpheli veya sanık hakkında yapılır. Maddeyi tanıklar, mağdur ve müşteki gibi diğer kişiler hakkında uygulamak mümkün değildir. Beden muayenesi ve vücuttan örnek alınmasını düzenlemez (m.75-76 ve m.77 kapsamındaki bedensel incelemeler). İç beden muayenesi ve kan, saç, tükürük gibi biyolojik örneklerin alınması ile genetik incelemeler (m.78) bu maddenin konusu değildir. Kolluğun ve savcının bu işlemi yapma yetkisi ile itiraz usulü de bu maddede düzenlenmemiştir.
Fizik kimliğin tespiti: hangi kavramlar bilinmeli?
- Fizik kimliğin tespiti
- Şüpheli veya sanığın kimliğinin teşhisi için fotoğrafının, beden ölçülerinin, parmak ve avuç içi izinin, bedenindeki teşhisi kolaylaştıran özelliklerinin, sesinin ve görüntülerinin kayda alınması işlemidir. Kişinin bedeninden örnek alınmasını ya da bedenine müdahale edilmesini kapsamaz.
- Teşhis
- Kişinin kimliğinin belirlenmesi veya tanınması amacıdır. Kişinin tanındığı hallerde bu işlemin yapılmasına gerek yoktur; işlem yalnızca kimliğin teşhisi için gerekli olduğunda uygulanır.
- Üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suç
- Kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırının iki yıl ve üzeri olduğu suçtur. Alt sınırın önemi yoktur; ölçüt üst sınırdır. Üst sınırı iki yıldan az olan suçlarda fizik kimliğin tespiti yapılamaz.
- Kayıtların yok edilmesi
- Alınan fizik kimlik kayıtlarının dosyadan çıkarılarak yok edilmesidir. Bu işlem, kovuşturmaya yer olmadığı, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının kesinleşmesinden sonra yapılır. Yok etme Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılır ve tutanağa geçirilir.
Fizik kimliğin tespiti: hangi şartlar aranır?
- Suç, üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suç olmalıdır; üst sınırı iki yıldan az olan suçlarda tespit yapılamaz.
- Tespit, şüpheli veya sanığın kimliğinin teşhisi için gerekli olmalıdır; kişi tanınıyorsa tespit yapılmamalıdır.
- Tespit kişinin hakkında kovuşturma veya soruşturma yapılan şüpheli ya da sanık hakkında yapılmalıdır; tanık, mağdur ya da hükümlü hakkında bu madde uygulanamaz.
- Tespite Cumhuriyet savcısının emriyle karar verilmelidir; kolluk bu işlemi kendiliğinden yapamaz.
- Alınan kayıtlar soruşturma ve kovuşturma işlemlerine ilişkin dosyaya konulmalıdır.
- Kayıtlar, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hallerinden birinde Cumhuriyet savcısının huzurunda derhal yok edilmelidir ve bu husus tutanağa geçirilmelidir.
Fizik kimliğin tespiti: hangi sonuçları doğurur?
- Suç üst sınırı iki yıldan az hapis cezasını gerektiriyorsa fizik kimliğin tespiti yapılamaz.
- Savcı emri olmadan kolluk tarafından yapılan tespit kendiliğinden hukuka aykırı olur.
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresi dolduğunda veya itiraz reddedildiğinde kayıtlar savcının huzurunda derhal yok edilir.
- Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleştiğinde kayıtlar savcının huzurunda derhal yok edilir.
- Mahkumiyet kararı verilmişse kayıtların yok edilmesi öngörülmemiştir ve kayıtlar dosyada korunur.
- Yok etme işlemi tutanağa geçirilmelidir; tutanak yoksa yok etme işleminin usule uygunluğu tartışmalı hale gelir.
- Kayıtlar dosyaya konulduktan sonra soruşturma ve kovuşturma işlemleri için kullanılabilir.
Şüpheli-sanık ile tanık ve mağdur arasındaki fark nedir?
Madde yalnızca şüpheli veya sanık hakkında fizik kimliğin tespitine izin verir.
Tanık, mağdur veya müşteki hakkında fotoğraf, parmak izi gibi kayıtlar bu madde kapsamında alınamaz.
Bu kişilerin kimlik kayıtları için m.81 dayanak yapılamaz; ayrı bir yasal dayanak aranmalıdır.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile ceza verilmesine yer olmadığı kararı arasındaki fark nedir?
Kovuşturmaya yer olmadığı kararında kayıtlar, itiraz süresinin dolması veya itirazın reddi ile yok edilir.
Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararında kayıtlar, karar kesinleştikten sonra yok edilir.
Mahkumiyet kararında kayıtlar yok edilmez; dosyada kalır.
Kimliğin teşhisi için gereklilik ile kişinin tanınması arasındaki fark nedir?
Kişinin kimliği belirsizse ya da teşhis gerekiyorsa tespit yapılabilir.
Kişi tanınıyorsa tespit gereksizdir.
Tanınan kişi hakkında tespit kararı verilmesi hukuka aykırı olur.
Fizik kimliğin tespiti ile beden muayenesi ve örnek alınması arasındaki fark nedir?
Fizik kimlik tespiti, fotoğraf, ölçü, iz ve benzeri kayıtların alınmasıdır.
Beden muayenesi ve biyolojik örnek alma, bedene müdahale içerir ve ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
İki işlem birbirine karıştırılmamalı; müdahaleli işlemler için ilgili madde ve koşulları aranmalıdır.
Fizik kimliğin tespiti: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Üst sınırı iki yıldan az suçlarda da fizik kimlik tespiti yapılabileceğini sanmak; ölçüt üst sınırdır, alt sınır ya da cezanın fiilen verilip verilmediği belirleyici değildir.
- Kolluğun savcı emri olmadan fizik kimliğin tespitini kendiliğinden yapabileceğini düşünmek.
- Tanık veya mağdur hakkında m.81 uyarınca fotoğraf ya da parmak izi alınabileceğini düşünmek.
- Mahkumiyet kararında da kayıtların yok edileceğini düşünmek; m.81/2 yalnızca sayılan beraat ve yok etme kararlarını kapsar.
- Yok etme işlemini savcı huzurunda yapmamak veya tutanak düzenlememek.
- Fizik kimliğin tespitini beden muayenesi ve örnek alma ile karıştırmak; ikisi farklı işlemler ve farklı şartlara tabidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Fizik kimliğin tespiti sonucu alınan kayıtların, maddede sayılan kararların kesinleşmesi halinde yok edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (10. Daire, 2007/4364 E., 2010/10458 K., 06.12.2010)
- Kayıtların yok edilmesi, verilen kararın kesinleşmesine bağlı olduğundan, kararın kesinleşme tarihinin belirlenmesi önem taşımaktadır. (10. Daire, 2007/4364 E., 2010/10458 K., 06.12.2010)
- Fizik kimliğin tespiti için alınan parmak izlerinin kayıt sistemine girmesi uygulamada kabul edilmektedir; bu kayıtlar ilgili sistemde tutulabilmektedir. (Birinci Bölüm, 2018/2652 E., 13.01.2022)
- Suçun üst sınırının iki yılın üzerinde olduğu hallerde m.81 uygulanabilmekte, bu hallerde tespit kararının suç vasfına göre verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (6. Ceza Dairesi, 2023/2023 E., 2023/15316 K., 14.12.2023)
- Kanunun uygulanmasında suç vasfının ve cezanın doğru belirlenmesi önemli kabul edilmektedir; yanlış vasıtayla tespit yapılması hukuka aykırılık oluşturmaktadır. (1. Ceza Dairesi, 2024/4315 E., 2025/6321 K., 23.09.2025; 1. Ceza Dairesi, 2024/4146 E., 2025/5033 K., 23.06.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Fizik kimliğin tespiti talebini ileri süren Cumhuriyet savcısı olduğundan, tespitin hukuka uygunluğunu ve gerekliliğini gösterme yükü savcıdadır; kimliğin teşhisi için gereklilik tutanakla belgelenmelidir.
- Suçun üst sınırının iki yıl veya daha fazla olduğu, kanun maddesi ve iddianame ya da soruşturma belgesi ile gösterilmelidir.
- Kayıtların yok edildiğinin ispatı, yok etme tutanağı ile yapılır; tutanak bulunmazsa yok etmenin yapıldığı ispat edilemez.
- Şüpheli veya sanığın, tespitin kimlik teşhisi için gerekli olmadığını ileri sürmesi halinde, kişinin tanındığını ya da gerekliliğin olmadığını gösterme yükü savunmadadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5271 m.75: Şüpheli veya sanığın dış beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması gibi bedensel işlemleri düzenler; m.81 bu işlemlerle karıştırılmamalıdır.
- 5271 m.76: Mağdur üzerinde yapılacak bedensel müdahaleleri düzenler; m.81 yalnızca şüpheli veya sanığın kimlik kayıtlarını kapsar.
- 5271 m.78: Genetik incelemeleri düzenler; fizik kimliğin tespiti ile biyolojik örnek alınması ayrı işlemlerdir.
- 5271 m.80: Benzer biçimde kayıtların kovuşturmaya yer olmadığı kararı, itirazın reddi ve beraat hallerinde yok edilmesini düzenler; m.81/2 ile aynı mantığı taşır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç ayı | m.74 | Bu sürenin yetmeyeceği anlaşılırsa resmî sağlık kurumunun istemi üzerine, her seferinde üç haftayı geçmemek üzere ek süreler verilebilir; ancak sürelerin toplamı üç ayı geçemez. |
| iki yıldan | m.75 | (5) Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamaz; kişiden kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz. |
| yirmi yıl | m.80 | Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, diğer… |
| iki yıl | m.81 | (Değişik: 25/5/2005 – 5353/5 md.) (1) Üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı şüpheli veya sanığın, kimliğinin teşhisi için gerekli olması halinde, Cumhuriyet savcısının emriyle fotoğrafı, beden… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
32 karar- Ceza Genel Kurulu, 2019/242 E., 2021/377 K., 09.09.2021İlgili madde: m.75
- Ceza Genel Kurulu, 2018/501 E., 2020/523 K., 15.12.2020İlgili madde: m.75
- Ceza Genel Kurulu, 2018/250 E., 2020/520 K., 15.12.2020İlgili madde: m.75
- 1. Ceza Dairesi, 2024/4710 E., 2025/7631 K., 31.10.2025İlgili madde: m.76, m.78
- 1. Ceza Dairesi, 2024/4315 E., 2025/6321 K., 23.09.2025İlgili madde: m.81
- 1. Ceza Dairesi, 2024/4146 E., 2025/5033 K., 23.06.2025İlgili madde: m.81
- 2. Ceza Dairesi, 2024/1321 E., 2025/203 K., 14.01.2025İlgili madde: m.74
- 9. Ceza Dairesi, 2021/10802 E., 2024/7012 K., 10.07.2024İlgili madde: m.78
- 1. Ceza Dairesi, 2024/3275 E., 2024/3794 K., 23.05.2024İlgili madde: m.79
- 9. Ceza Dairesi, 2023/13885 E., 2024/3467 K., 22.04.2024İlgili madde: m.76
Diğer 22 karar
- 6. Ceza Dairesi, 2023/2023 E., 2023/15316 K., 14.12.2023İlgili madde: m.81
- 9. Ceza Dairesi, 2022/14784 E., 2023/1489 K., 20.03.2023İlgili madde: m.79
- 4. Ceza Dairesi, 2022/8120 E., 2022/23214 K., 22.11.2022İlgili madde: m.74
- 1. Ceza Dairesi, 2018/5059 E., 2020/2850 K., 16.11.2020İlgili madde: m.76
- 4. Ceza Dairesi, 2018/3177 E., 2018/11051 K., 31.05.2018İlgili madde: m.74
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2014/10116 E., 2017/5392 K., 10.10.2017İlgili madde: m.75
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/5153 E., 2017/5391 K., 10.10.2017İlgili madde: m.75
- 13. Ceza Dairesi, 2013/17456 E., 2013/24199 K., 11.09.2013İlgili madde: m.78, m.79
- 6. Ceza Dairesi, 2013/2793 E., 2013/5134 K., 18.03.2013İlgili madde: m.78
- 13. Ceza Dairesi, 2012/17565 E., 2012/23123 K., 07.11.2012İlgili madde: m.76, m.78, m.79
- 14. Ceza Dairesi, 2012/1955 E., 2012/4351 K., 12.04.2012İlgili madde: m.77
- 6. Ceza Dairesi, 2009/18701 E., 2011/5063 K., 11.04.2011İlgili madde: m.76
- 10. Daire, 2007/4364 E., 2010/10458 K., 06.12.2010İlgili madde: m.81
- 9. Ceza Dairesi, 2008/6230 E., 2009/1 K., 30.12.2008İlgili madde: m.74
- İkinci Bölüm, 2022/101448 E., 28.05.2025İlgili madde: m.76
- Birinci Bölüm, 2020/32865 E., 10.12.2024İlgili madde: m.78
- İkinci Bölüm, 2020/26150 E., 02.11.2023İlgili madde: m.79
- Birinci Bölüm, 2021/7876 E., 13.04.2022İlgili madde: m.74
- Birinci Bölüm, 2018/2652 E., 13.01.2022İlgili madde: m.81
- Genel Kurul, 2015/19012 E., 27.03.2019İlgili madde: m.75
- Birinci Bölüm, 2014/2321 E., 26.10.2016İlgili madde: m.81
- İkinci Bölüm, 2013/1778 E., 15.12.2015İlgili madde: m.74
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 16.07.2026 (m.80).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 3. Tanıklık, Bilirkişi İncelemesi, Keşif bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış