İYUK
Çeşitli hükümler (İYUK)
Kısaca
2577 sayılı İYUK m.56, Danıştayda davaya bakmakta olan dava dairesi başkan ve üyelerinin ile Danıştay tetkik hakimleri ve savcılarının çekinme ve reddi üzerine incelemenin hangi kurul veya merci tarafından yapılacağını ve kurulların nasıl tamamlanacağını düzenler. 2577 sayılı İYUK m.57, idare ve vergi mahkemelerinde görev yapan hâkim, başkan ve üyelerin reddi istemlerinin hangi merci tarafından inceleneceğini düzenler.
Kapsam
Bu konu, İdari Yargılama Usulü Kanunu m.56–65 hükümlerini kapsar.
- İYUK m.56Danıştayda çekinme ve ret
- İYUK m.57Mahkemelerde çekinme ve ret
- İYUK m.58İdari davalarda delillerin tespiti
- İYUK m.59Yol giderleri, tazminat ve gündelikler
- İYUK m.60Tebliğ işleri ve ücretler
- İYUK m.61Çalışmaya ara verme
- İYUK m.62Nöbetçi mahkemenin görevleri
- İYUK m.63Kaldırılan hükümler
- İYUK m.64Yürürlük
- İYUK m.65Yürütme
İYUK m.56 — Danıştayda çekinme ve ret
2577 sayılı İYUK m.56, Danıştayda davaya bakmakta olan dava dairesi başkan ve üyelerinin ile Danıştay tetkik hakimleri ve savcılarının çekinme ve reddi üzerine incelemenin hangi kurul veya merci tarafından yapılacağını ve kurulların nasıl tamamlanacağını düzenler. Düzenleme Danıştay dairelerine ve bu dairelerin üyelerine uygulanır; bölge idare ve idare ve vergi mahkemelerindeki çekinme ve ret için m.57 geçerlidir. Maddede ayrıca dava dairesi kurulunun tamamlanması, noksan üyeliklerin diğer dairelerden doldurulması ve toplantıyı engelleyecek toplu ret ya da çekinmenin yasaklanması yer alır. Bunların dışında, hâkimin reddi sebeplerini (HMK m.36), ret usulünü ve disiplin para cezasını (HMK m.42) düzenlemez; bu hükümler Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndadır. Yargılamanın yenilenmesi ve yasak hâlde yapılan işlemlerin iptali de bu maddenin konusu değildir.
Danıştayda çekinme ve ret: hangi kavramlar bilinmeli?
- Çekinme
- Davaya bakmakla görevli hâkimin, kanunda sayılan bir sebep bulunduğunda kendiliğinden davadan el çekmesidir. Çekinme, hâkimin kendi talebiyle gerçekleşir ve karar merciince incelenir.
- Ret
- Taraflardan birinin, davaya bakan hâkimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren bir sebeple onun davadan uzaklaştırılmasını istemesidir. Ret istemi, bu maddede belirtilen kurul veya daire tarafından karara bağlanır.
- Dava dairesi kurulu
- Davaya bakan dairenin başkan ve üyelerinin, çekinen veya reddedilenler hariç tutularak oluşturduğu toplantı yetersayısını sağlayan kuruldur. Eksik üyeler diğer dava dairelerinden tamamlanır.
- İdari Dava Daireleri Kurulu ve Vergi Dava Daireleri Kurulu
- Çekinme veya reddin üçten fazla dava dairesi üyesini kapsaması hâlinde, idari dava dairesi üyeleri için İdari Dava Daireleri Kurulu, vergi dava dairesi üyeleri için Vergi Dava Daireleri Kurulu incelemeyi yapar. Kurullar, çekinen veya reddedilen üyelerin katılmadığı bir biçimde toplanır.
- Tetkik hakimi
- Danıştayda dava dosyasını hazırlayan ve raporlayan yardımcı hukuki personeldir. Çekinebilir veya taraflarca reddedilebilir; bu hâllerde inceleme davaya bakmakla görevli daire tarafından yapılır.
Danıştayda çekinme ve ret: hangi şartlar aranır?
- Çekinme veya ret, davaya bakmakta olan dava dairesinin başkan veya üyesi hakkında yapılmış olmalıdır.
- Çekinme veya ret, kanunda öngörülen bir sebebe dayanmalıdır.
- Çekinen veya reddedilen başkan ve üyeler dışarıda tutularak dava dairesi kurulu tamamlanmalıdır.
- Çekinen veya reddedilenler ikiden fazla ise istem, idari veya vergi dava daireleri kuruluna götürülmelidir ve çekinen veya reddedilen üyeler bu kurullara katılmamalıdır.
- Noksan üyelikler diğer dava dairelerinden tamamlanmalıdır.
- Kurulun toplanmasını engelleyecek sayıda ret istemi veya çekinme bulunmamalıdır.
- Tetkik hakimi veya savcı hakkındaki istem, davaya bakmakla görevli daire tarafından incelenmelidir.
Danıştayda çekinme ve ret: hangi sonuçları doğurur?
- Çekinen veya reddedilen başkan ve üyelerin bulunduğu daire kurulu, onlar hariç tutularak tamamlanır ve istem bu kurulca incelenir.
- İstem yerinde görülürse esas hakkında da aynı kurul karar verir.
- İstem yerinde görülmezse ret veya çekinme reddedilir ve daire aynı kurulla davaya devam eder.
- Çekinen veya reddedilenler ikiden fazlaysa istem ilgili Dava Daireleri Kurulunda incelenir ve kabul edilirse esas hakkında da bu kurul karar verir.
- Çekinen veya reddedilen üyeler ilgili Dava Daireleri Kuruluna katılamaz.
- Üye noksanlığı diğer dava dairelerinden tamamlanır.
- Kurulun toplanmasına engel olacak sayıda ret istemi yapılamaz ve çekinme yapılamaz; bu yasağa aykırı istemler kurulun toplanmasını engelleyemez.
- Tetkik hakimleri ve savcılar sebeplerini bildirerek çekinebilir veya taraflarca reddedilebilir; bu istemler davaya bakmakla görevli dairece karara bağlanır.
Çekinen veya reddedilen sayısı ikiye kadar ile ikiden fazla arasındaki fark nedir?
Çekinen veya reddedilenler ikiyi geçmiyorsa istem, davaya bakan dava dairesinin kendi kurulunda, eksik üyeler diğer dairelerden tamamlanarak incelenir.
Çekinen veya reddedilenler ikiden fazlaysa istem, idari dava daireleri veya vergi dava daireleri kuruluna gider.
Hangi kurulun inceleyeceği ve esas hakkında hangi kurulun karar vereceği değişir; üç ve daha fazla üye hâlinde esas karar da üst kurulca verilir.
Dava dairesi üyeleri ile tetkik hakimi ve savcı arasındaki fark nedir?
Dairenin başkan ve üyeleri hakkındaki çekinme veya ret, daire kurulu veya ilgili kurul tarafından incelenir.
Tetkik hakimleri ve savcılar sebeplerini bildirerek çekinebilir veya taraflarca reddedilebilir; bu istem davaya bakmakla görevli daire tarafından incelenir.
İncelemeyi yapan merci farklılaşır; tetkik hakimi ve savcı hakkındaki istemde kurul toplantısı ve üye tamamlama usulü uygulanmaz.
Danıştay (m.56) ile bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri (m.57) arasındaki fark nedir?
Bu madde Danıştaydaki dava dairesi başkan, üye ve tetkik hakimleri için düzenleme yapar.
Mahkemelerdeki hâkimlerin reddi ve çekinmesi 2577 sayılı Kanun'un m.57 hükmüne tabidir.
Hangi merciin inceleyeceği ve hangi usulün uygulanacağı, davanın Danıştay veya mahkeme önünde olmasına göre belirlenir.
Danıştayda çekinme ve ret: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Çekinen veya reddedilen sayısını ikiyle sınırlı sayıp ikiden fazla hâlde de dava dairesi kurulunda incelemek; üçten fazla hâlde istem mutlaka ilgili Dava Daireleri Kuruluna götürülmelidir.
- Tetkik hakimi veya savcı hakkındaki istemi dava dairesi kurulunda değil, doğrudan dava dairesi başkanı tarafından karara bağlamak; istem davaya bakmakla görevli dairece incelenmelidir.
- Toplu ret veya toplu çekinmeyle kurulun toplanmasını engelleyebileceğini sanmak; bu yasak nedeniyle böyle istemler kurulun toplanmasını engelleyemez.
- Çekinen veya reddedilen üyenin kurula katılmasına izin vermek; bu üyeler ilgili kurula katılamaz.
- Noksan üye sayısını dava dairesinin kendi üyeleriyle tamamlamaya çalışmak; noksanlık diğer dava dairelerinden tamamlanır.
- Bu maddeye dayanarak hâkimin reddi sebeplerini ya da ret usulünü belirlemek; bunlar HMK m.36 ve m.42 hükümlerindedir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay Dava Daireleri Kurulları, dairelerdeki hâkimlerin reddi istemlerinde 2577 sayılı Kanun'un 56. maddesinde reddi hakim talebinin geri çevrilmesine ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığını belirterek bu maddede öngörülen usulün uygulanmasına gerek olmadığına karar vermektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/2812 E., 2024/3605 K., 30.12.2024; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/2641 E., 2024/3501 K., 25.12.2024)
- Danıştay Dava Daireleri Kurulları, 56. maddede yer alan çekinme ve ret usulünün dava dairesi düzeyinde tamamlanmasını ve kurulların toplanmasını sağlamak için bu maddenin uygulanmasını esas almaktadır. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/2754 E., 2024/2588 K., 30.10.2024; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/2953 E., 2022/3383 K., 24.11.2022)
- Dairelerde reddi hakim taleplerini karara bağlayacak merciler 2577 sayılı Kanun'un 56. ve 57. maddelerinde ayrıca düzenlenmiştir; ancak bu merci kararlarının temyiz edilebileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. (13. Daire, 2024/2193 E., 2024/3246 K., 11.09.2024)
- Dairelerdeki ret talebinin tebliğ edilmediği iddiası üzerine, 2577 sayılı Kanun'da reddi hakim taleplerini karara bağlayacak mercilerin 56. ve 57. maddelerde ayrıca düzenlendiği ve bu mercilerin usulünün bu maddelerde görüldüğü kabul edilmektedir. (13. Daire, 2022/1159 E., 2024/5364 K., 10.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Çekinme veya ret istemini ileri süren taraf, dayandığı kanuni sebebi ortaya koymakla yükümlüdür; ret sebebi hakkında kesin ispat aranmaz, merciin sebebi ihtimal dâhilinde görmesi yeterlidir.
- Çekinen dava dairesi üyesi, çekinme sebebini kendi bildirimiyle ortaya koyar; tetkik hakimi ve savcı da sebeplerini bildirmek zorundadır.
- Kurul toplantı yetersayısının sağlanıp sağlanmadığı, dava dosyasındaki kurul kararları ve üye listesiyle belirlenir.
- Ret talebinde bulunan taraf, ret sebebinin gerçekten var olduğunu ortaya koymakla yükümlüdür; karşı taraf ise istemin yerinde olmadığını dosya ve kararlarla ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 m.57: Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerindeki hâkimlerin reddi ve çekinmesi için ayrı usul getirir; bu madde yalnızca Danıştay dairelerine ilişkindir.
- 2577 sayılı Kanun: Danıştayda çekinme ve ret usulünü düzenlemek için yapılmış bütünsel bir kanundur; bu madde kanun içinde Danıştay bakımından özel bir kuraldır.
İYUK m.57 — Mahkemelerde çekinme ve ret
2577 sayılı İYUK m.57, idare ve vergi mahkemelerinde görev yapan hâkim, başkan ve üyelerin reddi istemlerinin hangi merci tarafından inceleneceğini düzenler. Tek hâkimle görülen davalarda hâkimin reddi istemi, reddedilen hâkimin katılmadığı idare veya vergi mahkemesince incelenmesi usulünü belirler; çok üyeli mahkemelerde ret istemlerinin bölge idare, idare ve vergi mahkemesi ile Danıştay arasında hangi merciye gideceğini sıralar ve ret istemlerinin yerinde görülmesi halinde esasın da aynı merci tarafından karara bağlanmasını öngörür. Hüküm, idare ve vergi mahkemelerinde çekinme ve ret isteminin yetkili kılınmasının yanı sıra çekinme halinde yerine hâkim görevlendirilmesi, noksan üyenin tamamlanması ve görevli mahkemenin belirlenmesi konularını da kapsar. Kanun, davaya bakan hâkimin çekinme ya da ret sebeplerini, ret usulünü, çekinme kararının ya da ret isteminin sonuçlarını ve yargılama giderlerine hükmedilmesini düzenlemez; bunlar 2577 sayılı Kanun m.56 (Danıştay daire ve kurulları), HMK m.34-38 (yasaklılık, ret sebepleri, ret usulü) ve HMK m.35 (çekinme kararının sonuçları) bakımından ayrı ayrı ele alınır. Danıştay tetkik hâkimleri ile savcılarının çekinme ve reddi, 2577 sayılı Kanun'un ilgili Danıştay hükümlerinde yer alır.
Mahkemelerde çekinme ve ret: hangi kavramlar bilinmeli?
- Çekinme
- Hâkimin, kanunda sayılan yasaklılık sebeplerinden biri bulunduğunda davaya bakmaktan kendiliğinden kaçınmasıdır. Bu kurumda karar hâkim tarafından verilir; taraf talebi aranmaz. Çekinme ile ret arasındaki ayrım bu kurumun kendiliğindenliğine dayanır.
- Ret (hâkimin reddi)
- Hâkimin tarafsızlığından şüphe duyulmasını gerektiren önemli bir sebep bulunduğunda, taraflardan birinin hâkimin davaya bakmamasını talep etmesidir. Ret istemi, reddedilen hâkimin katılmadığı bir mahkeme veya kurul tarafından incelenir ve bu inceleme, dosyanın bulunduğu mahkemenin dışındaki bir merci tarafından yapılır.
- Tek hâkimle görülen dava
- Yalnızca bir hâkimin görev yaptığı mahkemede görülen davadır. Bu davalarda ret istemi, aynı mahkemede reddedilen hâkimin katılmadığı heyet tarafından incelenir; hâkimin kendi mahkemesi dışında bir merci aranmaz.
- Ret istemi incelemesinin merci ayrımı
- Ret istemi konusu olan başkan veya üyenin sayısına göre hangi merciin yetkili olduğunu belirleyen ölçüttür. Tek başkan veya üye reddedildiğinde reddedilen kişinin katılmadığı aynı mahkeme yetkilidir; birden çok başkan veya üye reddedildiğinde ise bir üst merci devreye girer.
- Noksan üyenin tamamlanması
- Çekinme veya ret sonucu mahkemenin toplanma nisabının eksilmesi halinde, eksik üyenin başka bir hâkimle tamamlanmasıdır. Bu hüküm ancak çekinme halinde ve mahkemenin noksan üyesinin tamamlanması bağlamında m.57/5 kapsamında uygulanır.
Mahkemelerde çekinme ve ret: hangi şartlar aranır?
- Ret istemi, tarafsızlıktan şüpheyi gerektiren önemli bir sebebe dayanmalıdır; yalnızca sebep ileri sürmek yeterli değildir, yetkili merci bu sebebi değerlendirir.
- Tek hâkimli davada ret istemi, reddedilen hâkimin katılmadığı idare veya vergi mahkemesince incelenmelidir.
- Çok başkan ya da üyeli mahkemede ret istemi, reddedilen başkan ya da üyenin katılmadığı bölge idare, idare veya vergi mahkemesince incelenmelidir.
- İdare veya vergi mahkemesinde reddedilen başkan ya da üye birden çok ise istem bölge idare mahkemesince incelenmelidir.
- Bölge idare mahkemesinde reddedilen başkan ya da üye birden çok ise istem Danıştayca incelenmelidir.
- Ret istemi yerinde görüldüğünde, Danıştay veya ilgili mahkeme işin esası hakkında da karar vermelidir.
- Çekinme veya ret nedeniyle mahkemenin toplanma nisabı ortadan kalkıyorsa, diğer bir hâkimin görevlendirilmesi ya da noksan üyenin tamamlanması yoluna başvurulmalıdır.
Mahkemelerde çekinme ve ret: hangi sonuçları doğurur?
- Tek hâkimli davada ret istemi reddedilen hâkimin katılmadığı idare veya vergi mahkemesince incelenir.
- Çok üyeli mahkemede başkan veya üyenin reddi istemi, reddedilen kişinin katılmadığı bölge idare, idare veya vergi mahkemesince incelenir.
- İdare veya vergi mahkemesinde birden çok başkan veya üye reddedilmişse istem bölge idare mahkemesine gider.
- Bölge idare mahkemesinde birden çok başkan veya üye reddedilmişse istem Danıştaya gider.
- Ret istemi yerinde görülürse, Danıştay veya ilgili mahkeme işin esası hakkında da karar verir.
- Çekinme veya ret nedeniyle mahkemenin toplanma nisabı ortadan kalkıyorsa, başka bir hâkimin görevlendirilmesi, noksan üyenin tamamlanması veya görevli mahkemenin belirlenmesi yoluna gidilir.
- Ret istemi yerinde görülmezse, reddedilen hâkim davaya bakmaya devam eder.
Tek hâkimli mahkeme ile çok üyeli mahkeme arasındaki fark nedir?
Tek hâkimle görülen davada, ret istemi aynı mahkemede reddedilen hâkimin katılmadığı idare veya vergi mahkemesince incelenir.
Başkan ve üyeler için ret istemi, reddedilen başkan ve üyenin katılmadığı bölge idare, idare veya vergi mahkemesince incelenir.
Tek hâkimli mahkemede tek kişi reddedildiği için mahkeme kendi içinde kalan heyetle inceleme yapar; çok üyeli mahkemede ise reddedilen üyelerin sayısı merci belirlemede esas alınır.
Tek başkan ya da üye ile birden çok başkan ya da üye arasındaki fark nedir?
Reddedilen başkan veya üye tek ise, istem reddedilen kişinin katılmadığı mahkemede incelenir.
Reddedilen başkan veya üye birden çok ise, idare ve vergi mahkemelerinde istem bölge idare mahkemesine, bölge idare mahkemelerinde ise Danıştaya gider.
Birden çok ret, mahkemenin kendi içinde inceleme yapmasını engeller ve bir üst merciye taşınır.
İdare ve vergi mahkemesi ile bölge idare mahkemesi arasındaki fark nedir?
İdare ve vergi mahkemelerinde birden çok başkan veya üye reddedilmişse istem bölge idare mahkemesince incelenir.
Bölge idare mahkemesinde birden çok başkan veya üye reddedilmişse istem Danıştayca incelenir.
Her mahkeme kademesinde ret istemi bir üst mercie gider; bu sayede reddedilen kişilerin kendi kademesinde karar vermesi önlenir.
Ret istemi yerinde ile yerinde değil arasındaki fark nedir?
Ret istemi yerinde görülürse, merci işin esası hakkında da karar verir.
Ret istemi yerinde görülmezse, dava reddedilen hâkim veya heyet tarafından görülmeye devam eder.
Yerinde görülen ret, yalnızca hâkimin çekilmesi değil, esas hakkında karar verilmesiyle de sonuçlanır.
Mahkemelerde çekinme ve ret: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birden çok başkan veya üye reddedilmiş olmasına rağmen istemi reddedilen başkan ve üyelerin katıldığı heyette incelemek; m.57/3 uyarınca istemin bir üst merciye gönderilmesi gerekir.
- Danıştay daire başkan ve üyelerinin ret istemini m.57 üzerinden değerlendirmek; bu konuda m.56 uygulanır.
- Tek hâkimli idare veya vergi mahkemesinde ret istemini hâkimin kendisinin karara bağlaması; istem reddedilen hâkimin katılmadığı mahkemece incelenmelidir.
- Çekinme ile reddi birbirine karıştırmak; m.57 ret istemlerinin incelenmesine ilişkindir, çekinme kararının kendisine ilişkin değildir.
- Ret istemi yerinde görüldüğünde yalnızca hâkimin değiştirilmesiyle yetinmek; m.57/4 uyarınca esas hakkında da karar verilmesi gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tek hâkimli idare veya vergi mahkemesinde ret istemi, aynı mahkemenin reddedilen hâkimin katılmadığı kadrosunca incelenmektedir. (2. Daire, 2024/1743 E., 2024/3017 K., 16.05.2024)
- Birden çok başkan veya üyenin reddi halinde istemin Danıştaya gönderilmesi gerektiği ve bu gönderilmeksizin mahkemenin reddedilen üyesiz heyetçe karar vermesinin usule aykırı olduğu kabul edilmektedir. (2. Daire, 2024/1743 E., 2024/3017 K., 16.05.2024)
- İdare ve vergi mahkemelerinde birden çok başkan veya üye reddedildiğinde m.57/3 uyarınca istemin bölge idare mahkemesinde incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (6. Daire, 2022/6349 E., 2022/7650 K., 13.09.2022; 6. Daire, 2022/6345 E., 2022/7649 K., 13.09.2022)
- Danıştay daire başkan ve üyeleri hakkındaki ret istemlerinde m.57 yerine m.56 uygulanmakta, bu hükümlerin birbirine karıştırılmaması gerektiği belirtilmektedir. (13. Daire, 2024/2193 E., 2024/3246 K., 11.09.2024; 13. Daire, 2024/2191 E., 2024/3244 K., 11.09.2024; 13. Daire, 2024/2192 E., 2024/3245 K., 11.09.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Ret istemini ileri süren taraf, hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli sebebi ileri sürmek ve bu sebebi dosyaya dayanak olabilecek belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Ret istemi dilekçeyle yapılmalıdır; sebebin hangi somut olaya dayandığı ve hangi delille desteklendiği dilekçede açıklanmalıdır.
- Reddedilen hâkim veya başkan ve üyelerin sayısı, merci belirlenirken kesin olarak tespit edilmelidir; bu sayının dosya kayıtlarıyla ispatlanması gerekir.
- Ret istemi yerinde görülmezse, dava reddedilen hâkim tarafından görülmeye devam edilir; bu sonucun karşı tarafça ispatlanması gerekmez, ret istemini değerlendiren merci kararını gerekçeyle verir.
- Ret istemini reddeden taraf, istemin dayandığı sebebin yeterli olmadığını ve tarafsızlık şüphesi yaratmadığını ileri sürmekle yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.56: Danıştay daire ve kurulları için aynı mantığı düzenler; Danıştayda çekinen veya reddedilen daire başkan ve üyeleri için inceleme merciini kurul olarak belirler. m.57 idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerini düzenlerken m.56 Danıştay tarafını kapsar.
- 6100 sayılı HMK m.34: Hâkimin davaya bakmasını kendiliğinden yasaklayan sebepleri (çekinme sebepleri) belirler. 2577 sayılı Kanun'da ayrı bir çekinme listesi yer almadığından, bu sebeplerin uygulanmasında HMK'ya başvurulur.
- 6100 sayılı HMK m.36: Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren ret sebeplerini düzenler; m.57 ret isteminin hangi merci tarafından incelenmesi gerektiğini belirler, bu sebeplerin kendisini değil.
- 6100 sayılı HMK m.38: Ret usulünü, yani ret talebinin ne zaman ve hangi şekilde ileri sürüleceğini düzenler; m.57 ise bu talebin incelenmesini yapar.
İYUK m.58 — İdari davalarda delillerin tespiti
Madde, idari dava açıldıktan sonra taraflarca ileri sürülen delillerin tespiti istemini, bu istemin hangi yargı yerlerine yöneltilebileceğini, davaya bakan mahkemenin tespiti kendisi yapabileceği ya da mahalli idari veya adli yargı mercilerine yaptırabileceğini ve istemin ivedilikle karara bağlanmasını düzenler. Düzenleme, idari yargıda davaya bakan Danıştay, idare ve vergi mahkemelerinde taraflar bakımından uygulanır. Madde delil tespitinin tutanak, tebligat, itiraz, giderler ve dosyanın birleştirilmesi gibi ayrıntılarını düzenlemez; bunlar için usul mevzuatındaki delil tespitine ilişkin hükümlere ve dava dosyasının birleştirilmesine bakılmalıdır. Dava açılmadan önceki delil tespiti, delil tespitinin yetki ve görev kuralları, tespit giderleri ve bu süreçte uygulanacak tebligat ile itiraz usulleri de bu maddede yer almaz.
İdari davalarda delillerin tespiti: hangi kavramlar bilinmeli?
- Delillerin tespiti
- Bir delilin sonradan kullanılamayacak hale gelme tehlikesi varken, davanın esasına girilmeden önce o delilin mahkemece resmen saptanmasıdır. Madde metninde yer alan bu kurum, dava açıldıktan sonra davaya bakan yargı yeri eliyle işletilir.
- Davaya bakan yargı yeri
- Delil tespiti istemini karara bağlayacak merci olup, madde bakımından Danıştay, idare mahkemesi veya vergi mahkemesidir. Bu sıfat, davanın hangi yargı yerinde görüldüğüne göre belirlenir.
- Mahalli idari veya adli yargı mercileri
- Tespitin fiilen yaptırılabileceği, davaya bakan yargı yerinin dışındaki merciler olup, madde bunları tespit işini devredebileceği kurumlar olarak anar. Bu mercilere başvuru, davaya bakan yargı yerinin takdirine bağlıdır.
- İvedilik
- Delil tespiti isteminin diğer taleplerden önce ve gecikmeksizin incelenip karara bağlanması gerektiğini ifade eder. Madde bu konuda bir süre öngörmez, yalnızca hızlı karar verilmesini emreder.
İdari davalarda delillerin tespiti: hangi şartlar aranır?
- Delil tespiti isteminin, taraflardan birinin açtığı bir idari davanın varlığından sonra yapılmış olması gerekir; dava açılmadan önce yapılan istem bu madde kapsamında değerlendirilemez.
- İstem, davaya bakan Danıştay, idare veya vergi mahkemesine yöneltilmiş olmalıdır; başka bir yargı yerine yapılan istem bu maddeye dayanamaz.
- Tespiti talep edilen delilin, bu davaya ilişkin olması gerekir.
- Davaya bakan yargı yeri istemi uygun görmelidir; uygun görülmeyen istem reddedilir.
İdari davalarda delillerin tespiti: hangi sonuçları doğurur?
- Taraflar, dava açıldıktan sonra delil tespiti isteyebilir ve bu istem davaya bakan yargı yerince değerlendirilir.
- Davaya bakan yargı yeri istemi uygun görürse tespiti üyelerinden biri eliyle kendisi yapabilir.
- Davaya bakan yargı yeri istemi uygun görürse tespitin mahalli idari veya adli yargı mercilerince yaptırılmasına da karar verebilir.
- Delil tespiti istemi ivedilikle karara bağlanır; bu nedenle istemin beklemeye bırakılması maddeye aykırı olur.
- Dava açılmadan önce yapılan delil tespiti talepleri bu maddeye dayanılarak karara bağlanamaz.
Dava açılmadan önce ile dava açıldıktan sonra arasındaki fark nedir?
Dava henüz açılmamışsa madde uyarınca delil tespiti istenemez.
Dava açılmış ve davaya bakan yargı yeri belli ise istem bu madde çerçevesinde yapılabilir.
Dava öncesi istemler bu maddenin kapsamı dışında kalır ve ayrı bir değerlendirmeye tabi olur.
Davaya bakan yargı yeri ile başka yargı yeri arasındaki fark nedir?
Delil tespiti isteği yalnızca davaya bakan Danıştay, idare veya vergi mahkemesine yöneltilebilir.
Davaya bakmayan başka bir idari veya adli yargı yerine doğrudan istem yapılması bu maddenin sağladığı yola uymaz.
Yanlış yargı yerine yapılan istem, maddeye dayanılarak kabul edilemez.
Davaya bakan yargı yerinin kendisi tespit yapması ile tespitin başkasına yaptırılması arasındaki fark nedir?
Davaya bakan yargı yeri istemi uygun görürse üyelerinden birini bu işle görevlendirebilir.
Aynı yargı yeri, tespitin mahalli idari veya adli yargı mercilerince yaptırılmasına da karar verebilir.
Tespit ya bir hâkim eliyle ya da başka bir merci aracılığıyla yapılır; hangisinin seçileceği davaya bakan yargı yerinin takdirindedir.
İdari davalarda delillerin tespiti: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Dava açılmadan önce yapılan delil tespiti istemini bu madde uyarınca kabul etmek; madde yalnızca dava açıldıktan sonrasını düzenler.
- Delil tespitini davaya bakmayan başka bir idari veya adli yargı yerine yöneltmek; istem yalnızca davaya bakan Danıştay, idare veya vergi mahkemesine yapılabilir.
- Tespit yapılması kararını davaya bakan yargı yerinin yerine getirmesi gereken bir zorunluluk sanmak; yargı yeri istemi uygun görürse karar verebilir, bunu yapmak zorunda değildir.
- Tespit sonucunda hazırlanan raporu asıl davanın esasına ilişkin değerlendirmenin yerine geçiriyormuş gibi yorumlamak; tespit yalnızca delillerle sınırlıdır.
- İvedilik ilkesini bir süre sınırı olarak yorumlamak; madde süre öngörmez, yalnızca hızlı karar verilmesini emreder.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, delil tespiti kurumunun davanın esasına ilişkin değerlendirme yerine geçmediğini ve yalnızca delillerle sınırlı bir tespit yapılabileceğini kabul etmektedir. (3. Daire, 2001/3566 E., 2003/949 K., 25.02.2003)
- Dava açılmadan önce yapılan delil tespiti taleplerinde, 2577 sayılı Kanun'un 58. maddesine dayanılamayacağı ve bu tür uyuşmazlıkların yargı yeri bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (6. Daire, 1994/4550 E., 1995/1016 K., 14.03.1995)
- Delil tespitinin ceza yargılamasında 5271 sayılı Kanun'da düzenlenmediği, buna karşılık idari yargılamada 2577 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer aldığı belirtilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2017/1165 E., 2019/263 K., 26.03.2019)
- Vergi mahkemelerinde hasımsız bir tespit davasında alınan bilirkişi raporunun, ilgili vergi dairesinin itiraz olanağının bulunmadığı biçimde değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2010/595 E., 2012/194 K., 16.05.2012)
Nasıl ispat edilir?
- Delil tespiti isteminde bulunan taraf, dava açıldığını ve istemin davaya bakan yargı yerine yöneltildiğini belgelerle ispatlamak zorundadır.
- Tespiti talep eden taraf, delilin sonradan kullanılamayacak hale gelme tehlikesini ya da delilin şimdi tespit edilmesi gereken özelliğini somut olarak göstermelidir.
- İstemin davaya bakan yargı yeri tarafından uygun bulunup bulunmadığı, yargı yerinin takdirine dayanır ve gerekçesi kararda yer alır. (3. Daire, 2001/3566 E., 2003/949 K., 25.02.2003)
- Tespit sonucunda oluşan bilirkişi raporu ve tutanak, davada delil olarak kullanılacaksa tarafların bunların esasa etkisini ayrıca ileri sürebilmesi gerekir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2010/595 E., 2012/194 K., 16.05.2012)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun: Madde, idari yargılama usulünün delil tespitine ilişkin çerçevesini çizer; ayrıntılı tespit usulü için kanunun genel delil hükümlerine ve bu hükümlerin yargılama usulüne bağlandığı diğer bölümlerine bakılmalıdır.
İYUK m.59 — Yol giderleri, tazminat ve gündelikler
Madde, Danıştay meslek mensupları ile Danıştayda görevli idari yargı hâkim ve savcılarından keşif, bilirkişi incelemesi veya delillerin tespiti için görevlendirilenlere ödenecek gündelik ve yol giderlerini düzenler. Maddenin ikinci fıkrası, bölge idare, idare ve vergi mahkemesi hâkimleri ile diğer görevlilerin yol giderleri ve tazminatlarının hangi kanun hükümlerine göre ödeneceğine yollama yapar. Madde, görevlendirmenin kendisini, delillerin tespitinin usulünü, gider avansının miktarını ve yargılama giderinin kime yükleneceğini düzenlemez; bunlar başka maddelerde yer alır (2577 m.58, 6100 m.325, 6100 m.323 ve 326).
Yol giderleri, tazminat ve gündelikler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Gündelik
- Görevlendirilen kişinin görevde geçen günler için aldığı, net aylık tutarın belirli bir oranında hesaplanan ödemedir. Maddede oran net aylık tutarın otuzda biri olarak belirlenmiştir.
- Gerçek yol gideri
- Görevlendirilen kişinin yolculuk sırasında fiilen yaptığı harcamadır. Gündelikten ayrı olarak ödenir ve gerçek tutara göre belirlenir.
- Zorunlu giderler
- Görev yerinde yapılması gereken işlem nedeniyle kaçınılmaz olarak doğan harcamalardır. Gündeliğin bu giderleri karşılamaması hâlinde aradaki fark ödenir.
- Belgeye dayalı fark
- Gündelik ile zorunlu giderler arasındaki açığın ayrıca ödenebilmesi için gider kalemlerinin belgelerle ortaya konmasıdır. Belge aranmadan fark ödenmez.
Yol giderleri, tazminat ve gündelikler: hangi şartlar aranır?
- Görevlendirilenin Danıştay meslek mensubu ya da Danıştayda görevli idari yargı hâkim veya savcısı olması veya ikinci fıkra kapsamında bölge idare, idare ve vergi mahkemesi hâkimi ya da diğer görevli olması gerekir.
- Görevlendirilenin keşif, bilirkişi incelemesi veya delillerin tespiti için görevlendirilmiş olması gerekir.
- Ödemenin gündelik olarak yapılacaksa görevde geçen günler için net aylık tutarın otuzda biri oranında hesaplanması gerekir.
- Gündelik zorunlu giderleri karşılamıyorsa aradaki farkın belgelere dayanması gerekir.
- Belgelere dayalı fark ödemelerinin toplamı gündeliklerin yüzde ellisini geçmemelidir.
Yol giderleri, tazminat ve gündelikler: hangi sonuçları doğurur?
- Danıştay mensubu veya Danıştaydaki hâkim ve savcı görevlendirildiğinde, görevde geçen günler için net aylık tutarın otuzda biri oranında gündelik ödenir.
- Gerçek yol giderleri gündeliğe ek olarak ödenir.
- Gündelik zorunlu giderleri karşılamazsa aradaki fark belgelere dayanmak şartıyla ayrıca ödenir.
- Belgeye dayalı ek ödemeler toplamda gündeliklerin yüzde ellisini aşamaz; aşan kısım ödenmez.
- Bölge idare, idare ve vergi mahkemesi hâkimleri ile diğer görevlilerin yol giderleri ve tazminatları bu maddeye göre değil, 3717 sayılı Kanun ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili bir maddesinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kanun hükümlerine göre belirlenir.
- Görevlendirilenin belgeyle ispatlamadığı ek gider ayrıca ödenmez.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra Danıştay mensupları ile Danıştaydaki hâkim ve savcıları, keşif ve bilirkişi görevlendirmesi için kendi içinde düzenler ve gündelik oranını doğrudan maddede belirler.
İkinci fıkra bölge idare, idare ve vergi mahkemesi hâkimleri ile diğer görevliler için ayrı bir kanuna yollama yapar.
Taşra mahkemesi görevlilerinin yol gideri ve tazminatı bu maddenin oranına göre değil, yollanan kanun hükümlerine göre hesaplanır.
Gündelik ile belgeye dayalı fark arasındaki fark nedir?
Gündelik, görevde geçen gün sayısına göre sabit bir oranla hesaplanan ödemedir.
Belgeye dayalı fark, gündeliğin zorunlu giderleri karşılamaması hâlinde ayrıca ödenen tutardır.
Fark yalnız belgelerle ispatlanırsa ödenir ve toplam ödeme gündeliklerin yüzde ellisini geçemez.
Yol giderleri, tazminat ve gündelikler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Gündeliği brüt aylık tutar üzerinden hesaplamak; maddede net aylık tutar esas alınmıştır.
- Belgesiz gider farkını ödemek; fark yalnız belgelerle ispatlanabilir.
- Ek ödemelerin toplamını gündeliklerin yüzde ellisini aşacak şekilde hesaplamak.
- Bölge idare, idare ve vergi mahkemesi hâkimleri için bu maddedeki otuzda bir oranını uygulamak; bu görevliler için ikinci fıkradaki kanun hükümleri esas alınır.
- Birinci fıkradaki gündelik ile ikinci fıkradaki yol gideri ve tazminat kalemlerini birbirine karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Delillerin tespiti giderlerinin yargılama gideri sayılması gerektiği, ancak dava öncesi yapılan tespitin giderinin ayrı değerlendirildiği yönünde tartışmalar bulunduğu kabul edilmektedir. (2003/37 E., 2003/41 K., 21.05.2003)
- Ikinci fıkranın 4001 sayılı Kanunla değiştirildiği ve taşra görevlilerinin ödemelerinin bu yolla belirlendiği kabul edilmektedir. (2011/114 E., 2012/28 K., 22.02.2012)
Nasıl ispat edilir?
- Gündelik ödemesini isteyen görevlendirilen kişi, görevde geçen günleri ve görevlendirme belgesini ileri sürer; görevlendirme kararı ve görev süresi ispatın asgari unsurudur.
- Belgeye dayalı ek ödeme talep eden kişi, zorunlu giderleri ve gündeliği aşan tutarı fatura, bilet, konaklama belgesi gibi yazılı belgelerle ispatlamak zorundadır.
- Gündeliğin zorunlu giderleri karşılayıp karşılamadığı ortaya konularak fark hesaplanır; belgesiz kalemler dikkate alınmaz.
- Gündelik oranının net aylık tutar üzerinden hesaplandığını ve yüzde elli sınırının aşılmadığını gösteren hesap, ödemeyi yapan idare tarafından belgelenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 m.58: Delillerin tespiti davasını ve görevlendirmeyi düzenler; bu maddedeki gündelik ve yol giderleri, o maddede görevlendirilen kişilere ödenir.
- 4001 sayılı Kanun: Maddenin ikinci fıkrasını değiştiren kanundur; ikinci fıkradaki yollama bu değişiklikle yapılmıştır.
- 3717 sayılı Kanun: Adli personel ile devlet davalarını takip edenlere yol giderleri ve tazminat verilmesini düzenler; ikinci fıkra bu kanunu yollamayla uygular.
İYUK m.60 — Tebliğ işleri ve ücretler
Madde, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin yaptığı her türlü tebliğ işlemlerinin hangi mevzuata göre yapılacağını ve tebliğ ücretlerinin kim tarafından ne zaman ödeneceğini düzenler. Tebligatın usulüne ilişkin ayrıntılar (tebliğ yeri, muhatap, adrese tebligat, elektronik tebligat) madde metninde yer almaz; bunlar Tebligat Kanunu'nda düzenlenmiştir. Madde, idari yargıdaki tebligatları kapsar, adli yargı ve icra dairelerindeki tebligatları kapsamaz. Tebligatın dava dilekçesi, cevap ve savunma sürelerine etkisi, tebliğ tarihinin hesaplanması ve tebligatsız geçen sürelerin sonuçları bu maddenin konusu değildir; bunlar 2577 sayılı Kanun'un dava açma süresi ve yargılama usulüne ilişkin diğer hükümlerinde ve Tebligat Kanunu'nda aranmalıdır. Tebliğ ücretlerinin miktarına ilişkin tarife de bu maddede değil, PTT tarifesi ile Tebligat Kanunu'ndadır.
Tebliğ işleri ve ücretler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tebliğ işleri
- Mahkemenin kararlarını, işlemlerini ve belgelerini ilgililere resmen bildirmeye yönelik tüm işlemlerdir. Madde, idari yargı mercilerinin bu nitelikteki bütün işlemlerini kapsar.
- Tebligat Kanunu hükümleri
- Tebligatın şekli, yapılacağı yer, muhatap ve ücret esaslarını düzenleyen genel mevzuattır. Maddenin tebligat usulüne ilişkin tek kaynağı budur; idari yargıya özgü ayrı bir tebligat rejimi kurulmamıştır.
- Tebliğ ücreti
- Tebligatın yapılması için Tebligat Kanunu'na göre alınan bedeldir. Tebligatın yapılması istenen tarafça önceden ödenir.
Tebliğ işleri ve ücretler: hangi şartlar aranır?
- Tebliğ işleminin Danıştay, bölge idare mahkemesi, idare mahkemesi veya vergi mahkemesi tarafından yapılması gerekir.
- Tebliğin Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir.
- Tebliğ ücretinin, tebligatı isteyen tarafça peşin olarak ödenmesi gerekir.
Tebliğ işleri ve ücretler: hangi sonuçları doğurur?
- Tebliğ işlemleri Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır; idari yargıya özgü ayrı bir tebligat usulü uygulanmaz.
- Tebliğ ücretleri ilgililer tarafından peşin olarak ödenir; ücret ödenmeden tebligatın yapılması beklenmez.
- Madde metni tebligat ücretinin ödenmemesinin sonucunu belirtmez; bu sonuç Tebligat Kanunu'nun ilgili hükmünden çıkar.
İdari yargı tebliğleri ile adli yargı tebliğleri arasındaki fark nedir?
Danıştay ve idari yargı mercilerinin tebliğ işlemleri bu madde kapsamındadır ve Tebligat Kanunu'na tabidir.
Adli yargı ve icra dairelerinin tebliğleri bu maddenin kapsamında değildir; onlar için ayrı kanuni düzenlemeler (HMK, İİK ve ilgili hükümler) geçerlidir.
Hangi yargı koluna ait tebliğ olduğu belirlenmeden Tebligat Kanunu'nun doğrudan uygulanamayacağı ayrımı yapılmalıdır.
Tebliğ işleri ve ücretler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde 60'ı idari yargıya özgü bağımsız bir tebligat rejimi sanmak; madde Tebligat Kanunu'na atıf yapar, kendi usulünü kurmaz.
- Madde metnine dayanarak tebliğ ücretinin miktarını belirlemek; miktar PTT tarifesinden ve Tebligat Kanunu'ndan belirlenir.
- Tebligat ücretinin ödenmemesinin sonucunu madde 60'tan çıkarmaya çalışmak; bu sonuç Tebligat Kanunu'ndaki ilgili hükümden okunur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay ve idare-vergi mahkemelerindeki tebliğlerin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı, madde metninin bu yönde açık bir atıf içerdiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2019/13338 E., 08.03.2023; 3. Daire, 2023/9748 E., 2024/3928 K., 10.06.2024; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/845 E., 2022/1278 K., 26.10.2022)
- Maddenin tebligat usulünü idari yargıya özgü biçimde yeniden düzenlemediği, bu nedenle tebligatın şekli ve yapılışına ilişkin tartışmaların Tebligat Kanunu üzerinden çözüldüğü kabul edilmektedir. (3. Daire, 2018/6435 E., 2021/5614 K., 25.11.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Tebliğin usulüne uygun yapıldığını ileri süren taraf, bu iddiayı tebliğ mazbatası ile ispatlar; mazbatanın Tebligat Kanunu'na uygun düzenlenmesi esastır.
- Tebliğ ücretinin peşin ödendiğini iddia eden taraf, ödeme belgesini sunarak ispat yükü altındadır.
- Tebliğin usulsüz olduğunu öne süren taraf, usulsüzlüğü ortaya koyacak delilleri sunmakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu: Maddenin tebliğ işlerine uygulanacak genel usul kanunudur. Tebligatın şekli, yeri, muhatabı ve ücret esasları bu kanunda düzenlenmiştir.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.5: Ücret ve masrafların peşin ödenmesi ile ödenmemesinin sonucunu düzenler. Madde 60'ın ücret kuralı bu hükme göre uygulanır.
İYUK m.61 — Çalışmaya ara verme
2577 sayılı Kanun'un 61. maddesi, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin her yıl çalışmaya ara vermesini, bu ara verme sırasında hangi yerlerdeki mahkemelerin ara vermeden yararlanamayacağını, ara verme süresinde nöbetçi mahkeme ve nöbetçi dairenin nasıl kurulacağını ve çalışmaya ara vermeyenlerin ile nöbetçi kalanların yıllık izin haklarını düzenler. Madde, idari yargı mercilerinin tamamına, yani bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine uygulanır; Danıştay daireleri bakımından ayrı bir düzenleme içermez. Düzenlemediği konular arasında Danıştay dairelerinin çalışmaya ara vermesi (2577 sayılı Kanun m.62 ve Danıştay'a ilişkin ayrı hükümler), ara verme sırasında mahkemelerin görevlerine devam etmesinin sınırlandığı hal (m.62) ve ara verme süresinde yapılamayacak işlemlere ilişkin sınırlamalar (m.62) bulunmaktadır.
Çalışmaya ara verme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Çalışmaya ara verme
- Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arasında yargısal faaliyetine ara vermesidir. Ara verme süresi bir eylülde başlamak üzere belirlenmiştir ve bu sürede mahkemeler olağan görevlerini yürütmez.
- Ara vermeden yararlanamayan yerler
- Yargı çevresine dahil olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve yalnızca bir idare veya bir vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki idari yargı mercileridir. Bu yerlerdeki mahkemeler ara verme hakkından yararlanamaz ve görevlerine devam eder.
- Nöbetçi mahkeme
- Ara verme süresi içinde, birden fazla idari yargı mercii bulunan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kurulan, idare veya vergi mahkemesi başkan ve üyelerinden görevlendirilen yeteri kadar hâkimden oluşan mahkemedir.
- Nöbetçi daire
- Ara verme süresi içinde bölge idare mahkemelerinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca tüm daire başkan ve üyeleri arasından görevlendirilen yeterli sayıda hâkimden oluşan daire yapısıdır.
- Bölge idare mahkemesi başkanının önerisi
- Nöbetçi mahkeme veya nöbetçi dairenin kurulmasında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ön koşulu olan öneri yetkisidir. Kurul bu öneri olmadan nöbetçi mahkeme veya daire kuramaz.
Çalışmaya ara verme: hangi şartlar aranır?
- Ara verme süresinin, her yıl bir eylülde başlamak üzere 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında kalması gerekir.
- Mahkemenin bölge idare, idare veya vergi mahkemesi olması gerekir; madde bu üç mahkeme türünü kapsar.
- Mahkemenin, yargı çevresindeki bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezinde yer alması ve birden fazla idari yargı mercii bulunması halinde nöbetçi mahkeme kurulabilir; yalnızca bir idare veya vergi mahkemesi bulunan il merkezi dışı yerlerde ara verme yapılamaz.
- Nöbetçi mahkeme kurulması için bölge idare mahkemesi başkanının önerisi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararı bulunmalıdır.
- Bölge idare mahkemeleri için nöbetçi daire kurulabilmesi, bölge idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun tüm daire başkan ve üyeleri arasından yeterli sayıda nöbetçi daire görevlendirmesi ile mümkündür.
- Ara vermeden yararlanamayan mahkemeler, ara verme süresinde görevlerine devam etmek zorundadır.
Çalışmaya ara verme: hangi sonuçları doğurur?
- Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri 20 Temmuz - 31 Ağustos arasında çalışmaya ara verir ve yeni çalışma dönemi her yıl 1 Eylül'de başlar.
- Bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve yalnızca bir idare veya vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki mahkemeler ara verme hakkından yararlanamaz.
- Ara vermeden yararlanamayan mahkemeler, 62. maddedeki sınırlamaya tabi olmaksızın görevlerine devam eder.
- Birden fazla idari yargı mercii bulunan yerlerde, nöbetçi mahkemenin kurulması ile ara verme süresinde yargısal ihtiyaçların karşılanması sağlanır.
- Bölge idare mahkemelerinde, nöbetçi daire kurulması ile ara verme süresinde yargısal ihtiyaçların karşılanması sağlanır.
- Ara vermeden yararlanamayanlar ve nöbetçi kalanların yıllık izin hakları saklıdır.
Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri ile yalnızca bir mahkemenin bulunduğu il dışı yerler arasındaki fark nedir?
Yargı çevresinde bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezindeki ya da birden fazla idari yargı mercii bulunan yerlerdeki mahkemeler ara verme hakkından yararlanır.
Bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve yalnızca bir idare veya vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki mahkemeler ara verme hakkından yararlanamaz.
Yararlanamayan mahkemeler ara verme süresinde görevine devam eder ve bu mahkemeler için nöbetçi mahkeme kurulması da söz konusu olmaz; nöbetçi mahkeme kurulması yalnızca birden fazla idari yargı mercii bulunan yerlerde gündeme gelir.
Nöbetçi mahkeme ile nöbetçi daire arasındaki fark nedir?
İdare ve vergi mahkemelerinin bulunduğu birden fazla idari yargı mercii olan yerlerde, idare veya vergi mahkemesi başkan ve üyeleri arasından görevlendirilen hâkimlerle nöbetçi mahkeme kurulur.
Bölge idare mahkemelerinde ise tüm daire başkan ve üyeleri arasından görevlendirilen yeterli sayıda hâkimle nöbetçi daire kurulur.
Kurulun adı ve görevlendirme havuzu mahkeme türüne göre farklıdır; idare ve vergi mahkemelerinde nöbetçi mahkeme, bölge idare mahkemelerinde nöbetçi daire oluşturulur.
Çalışmaya ara verenler ile ara verme süresinde nöbetçi kalanlar ve ara vermeyenler arasındaki fark nedir?
Çalışmaya ara veren mahkeme ve hâkimler, ara verme süresi içinde olağan yargısal faaliyeti durdurur.
Ara vermeden yararlanamayanlar ve nöbetçi kalanlar ara verme süresinde çalışmaya devam eder.
Bu kişilerin yıllık izin hakları saklıdır; yani ara verme sürecinde çalıştıkları için izin haklarından vazgeçilmiş sayılmaz.
Çalışmaya ara verme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ara verme süresini, 20 Temmuz - 31 Ağustos dışına taşıyarak uygulamak; süre sınırlarını yanlış belirlemek.
- Yalnızca bir idare veya vergi mahkemesi bulunan il dışı yerlerdeki mahkemelerin de ara vermeden yararlandığını varsaymak; bu mahkemeler ara verme hakkından yararlanamaz.
- Bölge idare mahkemeleri için nöbetçi mahkeme kurulacağını varsaymak; bölge idare mahkemelerinde nöbetçi daire kurulur.
- Nöbetçi mahkeme veya nöbetçi daire kurulmasında bölge idare mahkemesi başkanının önerisinin ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararının aranmadığını varsaymak.
- Ara vermeden yararlanamayanların yıllık izin hakkını ara verme sürecine dayanarak yitirdiğini düşünmek; bu haklar saklıdır.
- Danıştay dairelerinin çalışmaya ara verme düzenlemesini 61. madde kapsamında değerlendirmek; Danıştay'a ilişkin ayrı hükümler uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ara verme süresinde, yazılı süre sınırlarını aşan sürelere ilişkin işlemlerin yapılıp yapılamayacağı tartışılmakta; uygulamada süre hesabının bu dönemin dışına taşan sürelerde başvuru tarihi esas alınmaktadır. (12. Daire, 2020/4687 E., 2020/4179 K., 10.12.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Ara verme süresinde yapılan bir işlemin geçerliliğini iddia eden taraf, işlemin ara verme dönemi içinde nöbetçi mahkeme veya nöbetçi daire tarafından yapıldığını, bu mahkemenin ya da dairenin kurulduğunu gösteren Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararı ile kanıtlamalıdır.
- Mahkemenin ara verme hakkından yararlanamayan yerlerde bulunduğunu iddia eden taraf, yargı çevresindeki bölge idare mahkemesinin yerini ve mahkemenin sayısını gösteren resmi kayıtlarla ispat yükü altındadır.
- Ara verme süresi içinde yapılan bir başvurunun süresinde olduğunu ileri süren taraf, başvurunun mahkeme kaydına girdiği tarihi gösteren belgeyle ispat yükü altındadır.
- Ara vermeden yararlanamayanlar ve nöbetçi kalanların yıllık izin haklarının saklı olduğunu savunan taraf, bu kişilerin ara verme sürecinde çalıştıklarını gösteren kayıtlarla bu iddiayı destekler.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.62: Madde 61'in yanında, çalışmaya ara verme süresinde mahkemelerin görevlerine devamına getirilen sınırlamayı düzenler; 61. madde, ara vermeden yararlanamayan mahkemelerin bu sınırlamaya tabi olmadığını belirtir.
- 2577 sayılı Kanun m.62: Ara verme süresindeki sınırlamayı belirlediği için, nöbetçi mahkeme ve nöbetçi dairenin çalışma kapsamını da dolaylı olarak etkiler.
İYUK m.62 — Nöbetçi mahkemenin görevleri
2577 sayılı İYUK m.62, adli tatil benzeri çalışmaya ara verme süresi içinde nöbetçi mahkemenin hangi işleri göreceğini belirler. Düzenlenen konular: yürütmenin durdurulmasına ilişkin işler ile delillerin tespitine ilişkin işler ve kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işlerdir. Madde, bu işleri tatil süresince nöbetçi mahkemeye bırakır ve tatil dışındaki işlerin normal mahkemelerce görüleceğini dolaylı olarak ortaya koyar. Madde, nöbetçi mahkemenin hangi mahkemeler ve hangi yargılama türleri bakımından nöbetçi olacağını, nöbet çizelgesinin nasıl hazırlanacağını düzenlemez; bunlar başka mevzuat ve adli yargı tatili düzenlemelerinin konusudur. Yürütmenin durdurulması talebinin usul ve şartları (m.27) ile delil tespiti (m.74 ve devamı) ayrıca düzenlenmiştir; bu maddede bu konulara ilişkin hüküm yoktur. Tatil içinde açılacak davaların esasının incelenmesi de m.62 kapsamında değildir.
Nöbetçi mahkemenin görevleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Çalışmaya ara verme süresi
- Mahkemelerin olağan işlerine ara verdikleri, yani tatil niteliğindeki dönemdir. Bu dönemde yalnızca maddede sayılan acil ve süreli işler görülür. Dönemin takvimi bu maddede belirlenmez.
- Nöbetçi mahkeme
- Çalışmaya ara verme süresi içinde, sayılan işlere bakmakla görevlendirilmiş mahkemedir. Görevi bu maddeyle sınırlıdır; tatil dışındaki işleri görmez.
- Yürütmenin durdurulması
- İdari işlemin uygulanmasının dava sonuçlanana kadar geri bırakılmasına ilişkin ara karardır. Maddede acil nitelikte iş olarak sayılır; ölçüt geciktirilmesinin zararına bağlıdır, bu madde ölçütü ayrıca düzenlemez.
- Delillerin tespiti
- Delilin kaybolma veya değişme tehlikesi varken, dava açılmadan ya da sürerken delilin önceden saptanmasıdır. Acil olduğu için tatilde de görülür; ayrıntılı usulü bu maddede yoktur.
- Kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işler
- Kanunda karar verme süresi öngörülmüş işlerdir. Süre tatile denk gelirse bu işler nöbetçi mahkemece görülür. Hangi işlerin bu nitelikte olduğu ilgili kanun maddelerinden belirlenir.
Nöbetçi mahkemenin görevleri: hangi şartlar aranır?
- Dava veya işin, çalışmaya ara verme süresi içinde görülmesi gereken bir mahkeme işi olması gerekir.
- İş, yürütmenin durdurulmasına veya delillerin tespitine ilişkin olmalıdır; bu iki iş acil olduğu için tatilde görülür.
- Ya da iş, kanunda belli bir süre içinde karara bağlanması öngörülmüş bir iş olmalıdır ve bu süre tatile denk gelmelidir.
- İş, bu iki kategoriden birine girmiyorsa nöbetçi mahkemece görülmez; tatil sonrasına bırakılır ve normal mahkemece görülür.
Nöbetçi mahkemenin görevleri: hangi sonuçları doğurur?
- Tatil süresi içinde yürütmenin durdurulmasına ilişkin talep nöbetçi mahkemeye yapılır ve nöbetçi mahkemece karara bağlanır.
- Tatil süresi içinde delillerin tespitine ilişkin talep nöbetçi mahkemece görülür.
- Kanunda belli süre içinde karara bağlanması öngörülen işler tatile denk gelirse nöbetçi mahkemece görülür.
- Maddede sayılmayan işler tatil süresince nöbetçi mahkemece görülmez; tatil sonrasında normal mahkemelerce görülür.
- Madde, nöbetçi mahkemenin verdiği kararların kesinliği veya kanun yolu konusunda hüküm içermez.
Acil işler ile diğer işler arasındaki fark nedir?
Yürütmenin durdurulması ve delil tespiti gibi gecikmesi zarar doğuracak işler tatilde nöbetçi mahkemece görülür.
Bu kategorilere girmeyen olağan işler tatil süresince ertelenir.
Nöbetçi mahkeme yalnız maddede sayılan işlerle sınırlıdır; diğer işler tatil sonrasında normal mahkemece görülür.
Yürütmenin durdurulması ile kanunen belli süreli işler arasındaki fark nedir?
Yürütmenin durdurulması, acilliği nedeniyle sayılmış bir iştir.
Kanunen belli süreli işler, sürenin niteliğinden doğan zorunlulukla sayılmıştır.
Her iki grup da nöbetçi mahkemece görülür; ancak ikinci grubun kapsamı kanuna bağlı olduğu için hangi işlerin bu gruba girdiği ilgili kanun maddelerinden tespit edilir.
Nöbetçi mahkemenin görevleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tatil süresinde görülen her işi nöbetçi mahkemenin işi saymak; madde yalnızca sayılan iki kategoriyi nöbetçi mahkemeye verir.
- Yürütmenin durdurulması ile esasa ilişkin davanın tatilde görülebileceğini düşünmek; esas inceleme nöbetçi mahkemenin işi değildir.
- Kanunen süreli işlerin hepsinin nöbetçi mahkemeye gideceğini varsaymak; yalnız süresi tatile denk gelen ve kanunda karar süresi öngörülen işler kapsamdadır.
- Delillerin tespitini acilliği olmayan bir talep gibi ele almak; madde acil olduğu için bu işi nöbetçi mahkemeye vermiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, maddeye dayanarak nöbetçi mahkemenin görevini yalnız sayılan işlerle sınırlı tutmaktadır; kararlarda madde açıkça bu çerçevede anılmaktadır. (6. Daire, 2022/8899 E., 2023/3074 K., 23.03.2023; 2. Daire, 2020/524 E., 2020/3192 K., 04.11.2020; 12. Daire, 1995/731 E., 1995/1196 K., 18.05.1995)
- Tatil süresinde yürütmenin durdurulması talebinin nöbetçi mahkemede incelenmesi, uygulamada maddenin temel işlevi olarak kabul edilmektedir. (12. Daire, 1995/731 E., 1995/1196 K., 18.05.1995)
- Nöbetçi mahkemenin, tatil süresinde tebligat ve tebliğ tarihine ilişkin uyuşmazlıkları da kapsamına alacak biçimde değerlendirildiği görülmektedir. (3. Daire, 2022/1361 E., 2022/4474 K., 14.11.2022; 3. Daire, 2022/1362 E., 2022/4475 K., 14.11.2022; 3. Daire, 2022/1363 E., 2022/4476 K., 14.11.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Yürütmenin durdurulması talebinde bulunan taraf, talebin tatil süresinde acil olduğunu ve nöbetçi mahkemenin görevine girdiğini ileri sürer; bunu dilekçe ve ekleriyle ortaya koyar.
- Delillerin tespiti talebinde bulunan taraf, delilin kaybolma veya değişme tehlikesini somut olarak göstermek zorundadır.
- Kanunda belli süre içinde karara bağlanması gereken bir işin tatile denk geldiğini ileri süren taraf, bu süreyi gösteren ilgili kanun maddesini ortaya koyar.
- Karşı taraf, işin nöbetçi mahkemenin görev alanına girmediğini ileri sürerse, işin maddede sayılan kategorilerden birine girmediğini ispatlamak zorunda değildir; itirazı ileri süren taraf görevsizliği dayanağıyla birlikte ortaya koyar.
İYUK m.63 — Kaldırılan hükümler
Madde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun vergi uyuşmazlıklarına ilişkin 379 ila 412. maddelerinin yürürlükten kaldırılmasını düzenler. Kaldırma, bu Kanunla kurulan vergi mahkemelerinin göreve başladığı tarihe bağlanmıştır. Hükmün muhatabı, vergi uyuşmazlıklarında yargılama usulü bakımından Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümlerine tabi olan davalar ve bunların yürütüleceği yargı merciidir. Madde, vergi mahkemelerinin görev, yetki ve yargılama usulünü ayrıntılı olarak düzenlemez; bu konular 2577 sayılı Kanun'un ilgili bölümlerinde yer alır. Maddenin yürürlük tarihini doğrudan belirlemediğini, yürürlük tarihinin vergi mahkemelerinin göreve başlamasına bağlandığını not etmek gerekir. Kararlara karşı başvuru yolları (yargılamanın yenilenmesi, m.53) ve dava açma süreleri gibi usul konuları bu maddede yer almaz.
Kaldırılan hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yürürlükten kaldırma
- Bir hükmün geçerliliğinin sona erdirilmesidir. Bu madde bakımından, 213 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri vergi mahkemelerinin göreve başlama tarihinde yürürlükten kalkar. Kaldırma geriye değil, o tarihten itibaren ileriye etkilidir.
- Vergi uyuşmazlıkları
- Vergi idaresi ile mükellef arasındaki vergiye ilişkin hukuki ihtilaflardır. Madde, 213 sayılı Kanun'un 379-412. maddelerinde düzenlenen uyuşmazlıkları kapsar.
- Vergi mahkemesi
- 2577 sayılı Kanun'la kurulan ve vergi uyuşmazlıklarına bakmakla görevli yargı merciidir. Göreve başlaması, eski hükümlerin yürürlükten kalkmasının tarihini belirler.
Kaldırılan hükümler: hangi şartlar aranır?
- Yürürlükten kaldırmanın doğması için vergi mahkemelerinin fiilen göreve başlaması gerekir.
- Kaldırmanın kapsamı, 213 sayılı Kanun'un 379 ila 412. maddeleriyle sınırlıdır; bu aralık dışındaki hükümler bu madde ile kaldırılmış sayılmaz.
- Kaldırma, 213 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin yerini almak üzere 2577 sayılı Kanun'daki vergi mahkemesi düzenlemesinin yürürlüğe girmesine bağlıdır.
Kaldırılan hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Vergi mahkemelerinin göreve başlamasıyla birlikte 213 sayılı Kanun'un 379 ila 412. maddeleri yürürlükten kalkar.
- Yürürlükten kalkan hükümler, bundan sonra vergi uyuşmazlıklarına ilişkin yeni bir dava için uygulanmaz.
- Madde kapsamı dışındaki 213 sayılı Kanun hükümleri bu madde ile yürürlükten kaldırılmış sayılmaz.
Vergi mahkemesi öncesi ile sonrası arasındaki fark nedir?
Vergi mahkemelerinin göreve başlamasından önce açılmış ve henüz sonuçlanmamış uyuşmazlıklar, eski hükümlere tabi olarak görülmeye devam eder.
Göreve başlama tarihinden sonra doğan uyuşmazlıklar, 2577 sayılı Kanun'a göre görülür.
Kaldırma ileriye etkili olduğundan, geçiş tarihi uyuşmazlığın hangi usule tabi olacağını belirler. Bu konuda uygulamada kararlar madde metninden doğrudan çıkmaz; ayrıntı için geçici hükümlere bakılmalıdır.
Kaldırılan hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi, vergi mahkemelerinin kuruluş kanununun yürürlük tarihi ile karıştırmak; asıl belirleyici olan göreve başlama tarihidir.
- Madde ile 213 sayılı Kanun'un tüm vergi usulü hükümlerinin kaldırıldığını sanmak; kaldırma yalnız 379-412. maddelerle sınırlıdır.
- Yürürlükten kaldırmanın geriye etkili olduğunu varsaymak; kaldırma ileriye etkilidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler ve Danıştay, bu maddenin 213 sayılı Kanun'un vergi uyuşmazlığı hükümlerini yürürlükten kaldırdığını, ancak aynı yönde düzenlemenin 2577 sayılı Kanun'un o tarihte yürürlükte bulunan 27. maddesinde yer aldığını belirtmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/643 E., 2024/959 K., 23.10.2024; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/1084 E., 2025/76 K., 26.02.2025; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/931 E., 2025/49 K., 05.02.2025; 3. Daire, 2024/2027 E., 2025/279 K., 30.01.2025; 3. Daire, 2024/1718 E., 2025/280 K., 30.01.2025)
- Kararlarda, 213 sayılı Kanun'un 389. maddesinin de bu madde ile yürürlükten kaldırıldığı, madde metni ile uyumlu biçimde kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1174 E., 2025/674 K., 17.09.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Yürürlükten kaldırmanın uygulanacağını ileri süren taraf, vergi mahkemesinin göreve başladığı tarihi resmi kayıtla ortaya koymalıdır.
- Uyuşmazlığın eski hükümlere mi yeni düzenlemeye mi tabi olduğu, dava tarihi ve göreve başlama tarihinin karşılaştırılmasıyla belirlenir.
- Karşı taraf, geçiş hükmünün farklı bir tarihi öngördüğünü ileri sürerse bunu kendisi ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun: Vergi mahkemelerinin kuruluşu ve görevi bu Kanun'da düzenlenmiştir. Madde, eski hükümlerin yerini almak üzere bu Kanun'daki düzenlemeye bağlanmıştır.
İYUK m.64 — Yürürlük
Madde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yürürlük tarihini düzenler; yani kanunun hangi andan itibaren uygulanmaya başlayacağını belirler. Kanunun diğer maddelerinin yürürlüğü bu hükme dayanır. Madde, kanunun hangi davalara veya işlemlere uygulanacağına, geçici hükümlere ve yürürlükten kaldırılan hükümlere ilişkin bir düzenleme içermez. Dava açma süreleri, yürütmenin durdurulması, geçici yürürlük ve geçiş hükümleri başka maddelerde düzenlenmiştir.
Yürürlük: hangi sonuçları doğurur?
- Kanun, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
- Yayım tarihinden önce doğmuş bir uyuşmazlığın hangi kurala bağlanacağı bu maddeden çıkmaz; bu konu kanunun geçiş hükümlerine bırakılmıştır.
Yürürlük: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yürürlük maddesini kanunun tüm hükümlerinin geçmişe ya da bir başka tarihe göre uygulanacağı anlamında yorumlamak; madde yalnızca yayım tarihinde yürürlüğe girmeyi düzenler.
- Yürürlük maddesi ile geçici maddeleri karıştırmak; önceki tarihli olaylara uygulanacak kuralların ayrıca belirlenmesi gerekir.
Nasıl ispat edilir?
- Kanunun yürürlük tarihinin tespiti resmî kaynaktan yapılır; yayım tarihi Resmî Gazete'de gösterilir ve bu belge ile ispat edilir.
- Yayım tarihinden sonra açılan bir davada kanunun uygulanacağını ileri süren taraf, dayandığı kanun hükmünün yürürlükte olduğunu Resmî Gazete kaydı ile göstermelidir.
İYUK m.65 — Yürütme
Madde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun uygulanmasına ilişkin yetki hükmüdür; kanunun hangi organ tarafından yürütüleceğini belirler. Maddenin düzenlediği konu, kanunun icrasından sorumlu merciin tayinidir. Kanunun hangi davalara, hangi taraflara ve hangi usul aşamalarına uygulanacağını ise madde kendisi belirlemez. Yürütmenin durdurulması, kararların sonuçları, temyiz ve istinaf yoluna başvurunun etkisi gibi konular bu maddede değil, kanunun ilgili maddelerinde (m.27, m.28, m.50, m.52) düzenlenmiştir. Yargılama sürelerine, harçlara ve tebligata ilişkin hükümler de bu maddenin kapsamında değildir.
Yürütme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bakanlar Kurulu
- Anayasa'nın yürütme organını oluşturan, Cumhurbaşkanı ile bakanlardan kurulan kuruldur. Madde, kanunun yürütülmesi görevini bu organa verir. Kurulun kendi kararnamesi çıkarması, kanunun uygulanmasına yönelik düzenleyici işlem niteliğindedir ve kanunun yerine geçemez.
- Kanunun yürütülmesi
- Kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi için gereken idari tedbirlerin alınmasıdır. Bu yetki, kanunun yorumuna veya yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin değildir; yargı yetkisi mahkemelere aittir.
Yürütme: hangi şartlar aranır?
- Kanunun yürütme yetkisinin Bakanlar Kurulu'na verilmiş olması gerekir.
- Bakanlar Kurulu'nun bu yetkiyi kullanırken kanunun sınırlarını aşmaması gerekir.
Yürütme: hangi sonuçları doğurur?
- Bakanlar Kurulu, kanunun hükümlerini yürütmekle yükümlüdür.
- Bakanlar Kurulu'nun kanunun yürütülmesine ilişkin çıkardığı düzenleyici işlemler kanunu değiştiremez ve kanunun açık hükmüne aykırı olamaz.
- Yürütme yetkisinin kullanılması kanunun uygulanmasını sağlamak amacıyla yapılır; yargı kararlarını bu yetkiyle ortadan kaldırmak mümkün değildir.
Kanunun yürütülmesi ile kanunun yorumu ve uygulanması arasındaki fark nedir?
Madde, kanunun yürütülmesi yetkisini Bakanlar Kurulu'na verir. Bu yetki idari ve düzenleyici niteliktedir.
Kanunun uygulanmasında yargı yetkisi mahkemelere aittir ve mahkemeler kanun hükümlerini somut olaylarda yorumlar.
Bakanlar Kurulu, kanunu yorumlayarak mahkemelerin yargı kararlarının yerini alamaz; yürütme yetkisi yargı yetkisiyle karıştırılmamalıdır.
Yürütme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi yargı yetkisine ilişkin bir hüküm gibi okumak; madde yalnızca yürütme yetkisini düzenler.
- Bu maddeden yürütmenin durdurulması, temyiz veya süre kuralları çıkarmaya çalışmak; bu konular m.27, m.28, m.50 ve m.52 kapsamındadır.
Nasıl ispat edilir?
- Madde yürütme yetkisini düzenlediğinden bu maddeye dayanılarak bir hak talep edilmez; ispat yükü bu madde bakımından uygulanabilir değildir.
- Bakanlar Kurulu'nun kanuna aykırı bir kararname çıkardığını ileri süren taraf, kararname metni ile kanun hükmü arasındaki aykırılığı ortaya koymakla yükümlüdür.
- Kararnamenin kanuna uygunluğu yazılı belge olan kararname metni üzerinden değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.27: Yürütmenin durdurulması kararının koşullarını düzenler; bu madde, yürütme organının takdir alanı değil yargı kararının konusudur.
- 2577 sayılı Kanun m.28: Mahkeme kararlarının idare tarafından yerine getirilmesi yükümlülüğünü düzenler; yürütme yetkisinin kararların icrası bakımından sınırını gösterir.
Konuda geçen kararlar
43 karar- 2011/114 E., 2012/28 K., 22.02.2012İlgili madde: m.59
- 2003/37 E., 2003/41 K., 21.05.2003İlgili madde: m.59
- 1994/75 E., 1995/4 K., 07.02.1995İlgili madde: m.61
- 1994/81 E., 1995/5 K., 07.02.1995İlgili madde: m.61
- Ceza Genel Kurulu, 2017/1165 E., 2019/263 K., 26.03.2019İlgili madde: m.58
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1174 E., 2025/674 K., 17.09.2025İlgili madde: m.63
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/1084 E., 2025/76 K., 26.02.2025İlgili madde: m.63
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/931 E., 2025/49 K., 05.02.2025İlgili madde: m.63
- 3. Daire, 2024/2027 E., 2025/279 K., 30.01.2025İlgili madde: m.63
- 3. Daire, 2024/1718 E., 2025/280 K., 30.01.2025İlgili madde: m.63
Diğer 33 karar
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/2812 E., 2024/3605 K., 30.12.2024İlgili madde: m.56
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/2641 E., 2024/3501 K., 25.12.2024İlgili madde: m.56
- 13. Daire, 2022/1159 E., 2024/5364 K., 10.12.2024İlgili madde: m.56
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/2754 E., 2024/2588 K., 30.10.2024İlgili madde: m.56
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/643 E., 2024/959 K., 23.10.2024İlgili madde: m.63
- 13. Daire, 2024/2193 E., 2024/3246 K., 11.09.2024İlgili madde: m.56, m.57
- 13. Daire, 2024/2191 E., 2024/3244 K., 11.09.2024İlgili madde: m.57
- 13. Daire, 2024/2192 E., 2024/3245 K., 11.09.2024İlgili madde: m.57
- 3. Daire, 2023/9748 E., 2024/3928 K., 10.06.2024İlgili madde: m.60
- 2. Daire, 2024/1743 E., 2024/3017 K., 16.05.2024İlgili madde: m.57
- 8. Daire, 2023/6218 E., 2023/6621 K., 30.11.2023İlgili madde: m.60
- 6. Daire, 2022/8899 E., 2023/3074 K., 23.03.2023İlgili madde: m.62
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/2953 E., 2022/3383 K., 24.11.2022İlgili madde: m.56
- 3. Daire, 2022/1361 E., 2022/4474 K., 14.11.2022İlgili madde: m.62
- 3. Daire, 2022/1362 E., 2022/4475 K., 14.11.2022İlgili madde: m.62
- 3. Daire, 2022/1363 E., 2022/4476 K., 14.11.2022İlgili madde: m.62
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/845 E., 2022/1278 K., 26.10.2022İlgili madde: m.60
- 6. Daire, 2022/6349 E., 2022/7650 K., 13.09.2022İlgili madde: m.57
- 6. Daire, 2022/6345 E., 2022/7649 K., 13.09.2022İlgili madde: m.57
- 3. Daire, 2018/6435 E., 2021/5614 K., 25.11.2021İlgili madde: m.60
- 12. Daire, 2020/4687 E., 2020/4179 K., 10.12.2020İlgili madde: m.61
- 2. Daire, 2020/524 E., 2020/3192 K., 04.11.2020İlgili madde: m.62
- 8. Hukuk Dairesi, 2014/9410 E., 2014/9307 K., 12.05.2014İlgili madde: m.58
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2010/595 E., 2012/194 K., 16.05.2012İlgili madde: m.58
- 3. Daire, 2007/4285 E., 2008/223 K., 29.01.2008İlgili madde: m.58
- 3. Daire, 2001/3566 E., 2003/949 K., 25.02.2003İlgili madde: m.58
- 12. Daire, 1995/731 E., 1995/1196 K., 18.05.1995İlgili madde: m.62
- 6. Daire, 1994/4550 E., 1995/1016 K., 14.03.1995İlgili madde: m.58
- Genel Kurul, 2019/13338 E., 08.03.2023İlgili madde: m.60
- İkinci Bölüm, 2016/15305 E., 23.10.2019İlgili madde: m.61
- İkinci Bölüm, 2016/15208 E., 23.10.2019İlgili madde: m.61
- İkinci Bölüm, 2015/13921 E., 27.06.2018İlgili madde: m.61
- İkinci Bölüm, 2012/1198 E., 07.11.2013İlgili madde: m.60
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 01.07.2016 (m.61).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6. Kararlara Başvuru ve Çeşitli Hükümler bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış