İYUK
Kararlara karşı başvuru yolları
Kısaca
2577 sayılı İYUK m.45, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunun süresini, kesin kararları, istinaf dilekçesinin dosyayla birlikte gönderilmesini, bölge idare mahkemesinin ret, düzeltme, kaldırma ve kaldırıp yeniden karar verme yetkilerini, usule ilişkin kaldırma hallerini, 7 günlük temyiz başvuru süresini ve ivedi yargılamada istinafın kapalılığını düzenler.
Kapsam
Bu konu, İdari Yargılama Usulü Kanunu m.45–55 hükümlerini kapsar.
- İYUK m.45İstinaf
- İYUK m.46Temyiz
- İYUK m.48Temyiz dilekçesi
- İYUK m.49Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar
- İYUK m.50Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem
- İYUK m.51Kanun yararına temyiz
- İYUK m.52Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması
- İYUK m.53Yargılamanın yenilenmesi
- İYUK m.54Kararın düzeltilmesi
- İYUK m.55Yargılamanın yenilenmesi usulü
Yürürlükten kaldırılmış: m.47.
İYUK m.45 — İstinaf
2577 sayılı İYUK m.45, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunun süresini, kesin kararları, istinaf dilekçesinin dosyayla birlikte gönderilmesini, bölge idare mahkemesinin ret, düzeltme, kaldırma ve kaldırıp yeniden karar verme yetkilerini, usule ilişkin kaldırma hallerini, 7 günlük temyiz başvuru süresini ve ivedi yargılamada istinafın kapalılığını düzenler. Kanun, istinaf yoluna başvuranların ehliyetini, istinaf dilekçesinin içeriğini, harç ve gider yükümlülüğünü, istinaf incelemesinin ön inceleme ve esasa ilişkin kısmını ayrıntılı biçimde düzenlemez. Yürütmenin durdurulması (m.70, m.52) ile bölge idare mahkemesinin karar türleri ve temyize açık kararlar (m.46) ayrı maddelerde yer alır. Hâkimin tarafsızlığına ilişkin çekinme ve red usulü ile istinafın dilekçe ve ekleri gibi usul konuları da bu maddede yer almaz.
İstinaf: hangi kavramlar bilinmeli?
- İstinaf
- İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine yapılan olağan kanun yoludur. İstinaf, kararın kesinleşmesini engeller ve bölge idare mahkemesine hem hukuka hem esasa ilişkin inceleme imkânı verir.
- Kesin karar
- Kanun yoluna başvurulamayan karardır. Bu maddede dava konusunun tutarı otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve iptal davalarında verilen kararlar kesindir. Tutar, güncel parasal sınır notuna göre ölçülür.
- Tebliğ tarihi
- İstinaf süresinin başlangıç noktasıdır. Kararın tebliğ edildiği gün süreye dahil edilir; tebliği izleyen günden değil, tebliğ gününden süre işler.
- Hitap ve istekle bağlılık
- Dilekçede kanun yolunun yanlış adlandırılması ya da talebin yanlış ifade edilmesi, dosyanın bölge idare mahkemesine gönderilmesine engel değildir. Dosya, dilekçedeki isteğe bakılmaksızın gönderilir.
- Usulen kaldırma
- Bölge idare mahkemesinin, ilk derece kararını esasa girmeden ve yalnızca usul eksikliği nedeniyle kaldırıp dosyayı kararı veren mahkemeye göndermesidir. Yalnızca fıkrada sayılan hâllerde yapılabilir.
- İstinabe
- İnceleme sırasında gerekli bir işlemin başka bir mahkemeye yaptırılmasıdır. Kararı veren mahkeme ya da başka bir idare veya vergi mahkemesi istinabe edilebilir.
İstinaf: hangi şartlar aranır?
- İstinaf başvurusunun konusu idare veya vergi mahkemesinin nihai kararı olmalıdır; kesin kararlar ile ara kararlar bu yola konu olamaz.
- Kararın konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmelidir. Vergi davası, tam yargı davası ve iptal davası hakkındaki kararlar bu tutarın altında kaldığında kesindir.
- Başvuru, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır.
- Başvuru, kararı veren mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine yapılmalıdır.
- Başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa bile istinaf yolu açık kalır; ancak m.46 kapsamındaki temyize açık kararlarda istinaf değil temyiz yoluna başvurulur.
- İvedi yargılama usulüne tabi davalarda istinaf yoluna başvurulamaz.
- Bölge idare mahkemesi, ilk derece kararını hukuka uygun buluyorsa başvuruyu reddeder; kararın gerekçesi değiştirilebilir veya maddi hata düzeltilebilir.
- Bölge idare mahkemesi, ilk derece kararını hukuka aykırı bulursa kararı kaldırır ve işin esası hakkında yeniden karar verir; ancak m.45/5'te sayılan usul hâllerinde dosyayı kararı veren mahkemeye gönderebilir.
İstinaf: hangi sonuçları doğurur?
- Konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi, tam yargı ve iptal davası kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulamaz; bu kararlar kesinleşir.
- Otuz gün içinde yapılan istinaf başvurusu ilk derece kararının kesinleşmesini engeller.
- Bölge idare mahkemesi, ilk derece kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunu reddeder.
- Karar sonucu doğru ama gerekçesi yanlış ya da eksikse bölge idare mahkemesi gerekçeyi değiştirerek başvuruyu reddeder.
- Maddi yanlışlık düzeltilebiliyorsa bölge idare mahkemesi düzeltmeyi kendisi yapar ve başvuruyu reddeder.
- Karar hukuka aykırı bulunursa bölge idare mahkemesi kararı kaldırır ve işin esası hakkında yeniden karar verir.
- Usule ilişkin kaldırma hâllerinde (m.45/5 a–g) bölge idare mahkemesi kararı kaldırır ve dosyayı kararı veren mahkemeye gönderir; bu hâllerin dışında dosyayı geri gönderemez.
- Bölge idare mahkemesinin m.46 kapsamındaki temyize açık olmayan kararları kesindir ve dosyayla birlikte ilk derece mahkemesine gönderilir.
- İvedi yargılama usulüne tabi davalarda istinaf yoluna başvurulamaz.
- Dilekçedeki yanlış kanun yolu adı ya da talep, dosyanın bölge idare mahkemesine gönderilmesine engel olmaz.
- Bölge idare mahkemesi istinaf sırasında istinabe yoluyla işlem yaptırabilir; istinabe edilen mahkeme işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.
- İstinaf başvurusu, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz.
Kesin karar ile istinafa açık karar arasındaki fark nedir?
Konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi, tam yargı ve iptal davası kararları kesindir.
Bu sınırı aşan veya malvarlığına ilişkin olmayan dava kararları istinafa açıktır.
Kesin karara karşı istinaf yoluna gidilemez; başvuru reddedilir. Tutar güncel parasal sınır notuna göre belirlenir.
Ret / esastan kaldırma / usulen kaldırma: fark nedir?
Karar hukuka uygunsa ya da sonucu doğru ama gerekçesi eksikse istinaf başvurusu reddedilir.
Karar hukuka aykırıysa bölge idare mahkemesi kararı kaldırır ve yeniden karar verir.
Usul hâllerinde (m.45/5) ise dosya kararı veren mahkemeye gönderilir. Hâller sayılıdır; bunların dışında dosya geri gönderilemez.
Olağan istinaf süresi ile temyiz süresi arasındaki fark nedir?
İstinaf başvurusu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılır.
Bölge idare mahkemesinin m.48/7 uyarınca verdiği kararlara karşı temyiz başvurusu tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde yapılır.
Süre farklı kanun yollarında farklı uzunluktadır; hangi yolun açık olduğu önce belirlenmelidir.
Gerekçe değişikliği ile maddi hata düzeltmesi arasındaki fark nedir?
Bölge idare mahkemesi gerekçeyi değiştirerek ya da maddi hatayı düzelterek sonucu korur.
Bölge idare mahkemesi kararın hem sonucunu hem gerekçesini hukuka aykırı bulursa kararı kaldırır.
Birinci durumda karar ret ile sonuçlanır; ikincisinde ilk karar kalkar ve esas hakkında yeni karar verilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İstinaf başvurusunun süresinde yapılıp yapılmadığı, öncelikle ön inceleme aşamasında değerlendirilir; süresi geçtikten sonra yapılan başvuru usulden reddedilir. (13. Daire, 2023/1073 E., 2025/3206 K., 21.10.2025)
- İstinaf incelemesinde ilk derece kararının usul ve hukuka uygun bulunması, ileri sürülen iddiaların kararı kaldıracak nitelikte görülmemesi hâlinde başvuru reddedilir. (13. Daire, 2023/1073 E., 2025/3206 K., 21.10.2025; 13. Daire, 2023/698 E., 2025/3204 K., 21.10.2025; 13. Daire, 2023/699 E., 2025/3205 K., 21.10.2025)
- Maddi yanlışlığın düzeltilmesi ve gerekçenin değiştirilmesi ret kararının sonucunu değiştirmez; bölge idare mahkemesi bu yolla kararı ayakta tutabilir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2693 E., 2017/6232 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2697 E., 2017/6233 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2792 E., 2017/6207 K., 01.11.2017)
Nasıl ispat edilir?
- İstinaf başvurusunu yapan taraf, kararın tebliğ tarihini ve başvurunun otuz gün içinde yapıldığını gösteren belgelerle ispat yükü altındadır; tebliğ belgesi ve başvuru dilekçesinin tarihi bu konuda esas delildir.
- Dava konusunun tutarının otuz bir bin Türk lirasını geçip geçmediğini, kararın kesin olup olmadığını başvuran taraf ortaya koyar; tutarın dava dilekçesi ve dava değerine dayanarak belirlenmesi gerekir.
- Karşı taraf, başvurunun süresinde yapılmadığını ya da kararın kesin olduğunu ileri sürerse bu savunmayı tebliğ belgesi ve kararın niteliğiyle ispatlar.
- Usulen kaldırma hâllerinde (m.45/5) kaldırmayı isteyen taraf, ilgili eksikliğin (ör. yetkisizlik, eksik hasım, duruşma yapılmaması) dosya içeriğinden kanıtlanmasını sağlamalıdır.
- Dilekçedeki hitap ve istek yanlış olsa bile dosyanın gönderilmesi gerektiği için bu hususun ispatına gerek yoktur; ancak istinaf isteğinin açık biçimde anlaşılması gerekir.
- Yürütmenin durdurulması talebinde, ayrı bir teminat karşılığı karar gerektiğinden başvuran tarafın teminat koşullarını yerine getirdiğini belgelemesi gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.46: Bölge idare mahkemelerinin temyize açık kararlarını belirler. Bu kararlara karşı istinaf değil temyiz yoluna başvurulur, m.45/6 ise temyize açık olmayan kararların kesinliğini düzenler.
- 2577 sayılı Kanun m.48: Bölge idare mahkemesinin yedinci fıkraya dayanarak verdiği kararlara karşı temyiz süresini m.45/2 belirler; bu kararlar m.48/7 kapsamındadır.
- 2577 sayılı Kanun m.52: İstinaf sırasında kararın yürütülmesinin teminat karşılığında durdurulmasına bölge idare mahkemesinin karar verebileceğini düzenler.
- 2577 sayılı Kanun m.70: Yürütmenin durdurulmasına ilişkin genel hükümdür; m.45 istinaf sırasında kararın durdurulmasının yolunu gösteren m.52 ile bağlantılıdır.
İYUK m.46 — Temyiz
2577 sayılı İYUK m.46, bölge idare mahkemelerinin ve Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yolunu, hangi davalarda temyizin açık olduğunu ve temyiz süresini düzenler. Birinci fıkra, temyiz edilebilir davaları (a)-(n) bentlerinde sayar; bunlar düzenleyici işlemlere karşı iptal davaları, belirli parasal sınırı aşan vergi, tam yargı ve idari işlem davaları, meslekten veya kamu görevinden çıkarma işlemleri, belirli ticari faaliyeti engelleyen işlemler, atama ve görevden alma işlemleri, imar ve parselasyon, kültür ve tabiat varlıkları, maden ve orman, kıyı tesisleri, yap-işlet-devret, serbest bölge, toprak koruma, düzenleyici kurul kararları ile ülke çapındaki sınavlar gibi davaları kapsar. İkinci fıkra, birinci fıkra dışındaki davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar vermesi halini düzenler ve bu halde temyizin hangi davalarda kapsam dışı kaldığını gösterir. Madde, istinaf kararlarının kesinliğini ve istinaf yolunun ayrı kurallarını düzenlemez (m.45); temyiz dilekçesinin şekli ve harç eksikliğinin sonucu (m.48), temyiz incelemesinin sonuçları ve bozma nedenleri (m.49), temyizin yürütmeyi durdurmaması (m.52) ayrı maddelerde yer alır. Ivedi yargılama usulüne tabi davalarda istinaf yoluna başvurulamaması da m.20/A ile ilgilidir."
Temyiz: hangi kavramlar bilinmeli?
- Nihai karar
- Davayı esastan veya usulden sonuçlandıran, uyuşmazlığı çözen karar. Madde birinci fıkrada Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarını ve bölge idare mahkemelerinin sayılan davalardaki kararlarını temyiz konusu yapar.
- Temyiz edilebilir dava türü
- Birinci fıkranın (a)-(n) bentlerinde sayılan dava türleridir. Bu sayım sınırlıdır; bu bentlerde yer almayan bir istinaf kararı, kural olarak temyiz edilemez.
- Parasal sınır (vergi, tam yargı ve idari işlem davaları)
- Birinci fıkra (b) bendinde, konusu belirli bir tutarı aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere ilişkin davaların temyiz edilebilmesi için aranan tutar ölçütüdür. Güncel tutar, madde metnindeki tabanın yeniden değerleme ile artırılmış hâlidir.
- Kaldırma ve yeniden karar
- Bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını hukuka aykırı bulup kaldırarak esas hakkında yeniden karar vermesidir. İkinci fıkra bu yeniden kararın temyizini düzenler.
- Temyiz sınırı (ikinci fıkra e bendi)
- Miktar veya değeri itibarıyla birinci fıkra (b) bendindeki temyiz sınırının altında kalan davalarda, yeniden verilen karar ile ilk derece kararı arasındaki farkın m.45 birinci fıkra ikinci cümlesindeki parasal sınırı geçmemesi hâlidir. Bu hâlde ikinci fıkrada temyiz yolu kapalıdır; fark, m.45 birinci fıkra ikinci cümledeki parasal sınırı geçmiyorsa temyiz açılmaz.
Temyiz: hangi şartlar aranır?
- Kararı veren merciin Danıştay dava dairesi veya bölge idare mahkemesi olması bulunmalıdır.
- Karar nihai nitelikte olmalıdır; birinci fıkra kapsamındaki davalardan veya ikinci fıkranın koşullarını taşıyan bir istinaf kararından biri söz konusu olmalıdır.
- Uyuşmazlık, birinci fıkranın (a)-(n) bentlerinden birinde sayılan dava türlerinden birine girmelidir.
- (b) bendindeki vergi, tam yargı veya idari işlem davalarında konunun tutarı 920.000 Türk lirasını aşmalıdır; bu tutar, madde metnindeki tabanın güncel değer karşılığıdır.
- İkinci fıkra kapsamındaki davalarda, bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar vermiş olması gerekir.
- İkinci fıkranın istisnaları kapsamındaki davalar (tek hâkimle görülen idare ve vergi mahkemesi davaları, 4081, 3091 ve 6458 sayılı kanunlardan doğan davalar, sadece vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar, ve (e) bendindeki parasal fark sınırı) bulunmamalıdır.
- Temyiz dilekçesi, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde verilmelidir.
Temyiz: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkradaki davalarda bölge idare mahkemesinin nihai kararı, başka kanunda aksine hüküm bulunsa da Danıştayda temyiz edilebilir.
- (b) bendinde konusu 920.000 Türk lirasını aşan vergi, tam yargı ve idari işlem davalarında temyiz açılır; tutar bu sınırın altında kalırsa bu bentten temyiz yolu açılmaz.
- İkinci fıkrada bölge idare mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar verdiğinde, kararın temyizi mümkündür; ancak bu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.
- İkinci fıkranın istisnası kapsamındaki davalarda kaldırma ve yeniden karar verilmiş olsa bile temyiz yoluna başvurulamaz.
- Vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar temyiz konusu yapılamaz.
- İkinci fıkra (e) bendi kapsamında, yeniden verilen karar ile ilk derece kararı arasındaki fark m.45 birinci fıkra ikinci cümledeki parasal sınırı geçmiyorsa temyiz açılmaz.
- Birinci fıkrada sayılmayan bir davada bölge idare mahkemesinin istinaf kararı, ikinci fıkranın koşulları bulunmadıkça kesin hâle gelir.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkrada temyiz, davanın türüne göre belirlenir; bentlerde sayılan dava türleri temyiz edilebilir kabul edilir.
İkinci fıkra, birinci fıkra dışındaki davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde kaldırma ve yeniden karar verdiği hâlleri düzenler.
Birinci fıkradaki bir davada temyiz kapsamı doğrudan bentlere bakılarak belirlenir; ikinci fıkrada ise yalnızca kaldırma ve yeniden karar hâlinde temyiz açılabilir.
(b) bendi vergi/tam yargı/idari işlem davaları ile diğer bentler arasındaki fark nedir?
(b) bendi, konusu parasal tutarı aşan vergi, tam yargı ve idari işlem davalarını kapsar ve tutar ölçütü arar.
(a), (d)-(n) bentleri, tutar aranmaksızın dava türüne göre temyiz açar.
Tutar aşılmadıkça (b) bendindeki davalarda temyiz açılamaz; diğer bentlerde tutar aranmaz.
İkinci fıkra genel hal ile istisna davaları arasındaki fark nedir?
Genel halde kaldırma ve yeniden karar verilmiş olması yeterlidir.
Tek hâkimle görülen idare ve vergi mahkemesi davaları, 4081, 3091 ve 6458 sayılı kanunlardan doğan davalar, sadece vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar, ikinci fıkranın istisnasıdır.
İstisna kapsamındaki davalarda kaldırma ve yeniden karar verilmiş olsa dahi temyiz yolu kapalıdır.
İkinci fıkra (e) bendi ile (b) bendi tutar ölçütü arasındaki fark nedir?
(e) bendi, yeniden verilen karar ile ilk derece kararı arasındaki farkın miktarına bakar.
(b) bendi, davanın konusunun tutarına bakar.
Fark, m.45 birinci fıkra ikinci cümledeki parasal sınırı geçmiyorsa temyiz açılmaz; farkın hesabı davanın konusu tutarından ayrıdır.
Temyiz: sık yapılan hatalar nelerdir?
- (b) bendindeki tutarı madde metnindeki 920.000 Türk lirası olarak almak; güncel tutar nottaki değerdir ve yeniden değerleme ile artmıştır.
- Birinci fıkradaki sayılı dava türü listesini genişletip, sayılmayan bir davayı da temyiz edilebilir saymak.
- İkinci fıkra istisnalarını gözden kaçırmak; tek hâkimle görülen davalarda veya 4081, 3091, 6458 sayılı kanunlardan doğan davalarda kaldırma ve yeniden karar verilmiş olsa da temyiz açılamaz.
- (e) bendindeki farkın hesabını davanın konusu tutarıyla karıştırmak; (e) bendi yeniden verilen karar ile ilk derece kararı arasındaki farka bakar.
- Vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararları temyiz edilebilir saymak.
- Temyiz süresini tebliğ tarihi yerine karar tarihinden hesaplamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Birinci fıkranın (b) bendinde yer alan tutar, madde metnindeki 920.000 Türk lirası değil, nottaki güncel tutar üzerinden değerlendirilir; güncel tutar hem kesinlik hem temyiz için esastır. (2. Daire, 2025/412 E., 2025/3814 K., 23.09.2025)
- İkinci fıkranın istinaf kararı için uygulanmasında, 13/07/2024 tarihinden önce verilen bölge idare mahkemesi kararlarına da 7524 sayılı Kanunun geçici hükmüne göre aynı değişiklik uygulanır. (8. Daire, 2024/5988 E., 2025/7041 K., 22.09.2025)
- Temyiz edilebilir olup olmadığı belirlenmeden, temyiz edilmeyen bölge idare mahkemesi kararının erişim hakkını engelleyip engellemediği ölçütüyle değerlendirilmesi gerekir. (2. Daire, 2025/412 E., 2025/3814 K., 23.09.2025)
- Vergi davasında istinaf kararının kesin olduğu ve m.46 kapsamına girmediği anlaşıldığında temyiz talebi reddedilir. (12. Daire, 2025/1416 E., 2025/3480 K., 26.06.2025)
- Bölge idare mahkemelerinin m.46'da sayılan davalar hakkında verdiği kararlar Danıştayda temyiz edilebilir; kararın temyiz kabiliyeti, dava türünün bu maddede sayılıp sayılmadığına göre belirlenir. (10. Daire, 2021/7749 E., 2025/1496 K., 11.03.2025; 10. Daire, 2023/3894 E., 2025/1500 K., 11.03.2025; 10. Daire, 2023/5454 E., 2025/1501 K., 11.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Temyiz edilebilirliği ileri süren taraf, kararın birinci fıkradaki bentlerden birinde sayılan bir dava türüne ilişkin olduğunu gösterir; dava dosyası ve dava açılış tarihindeki dilekçeler bu konuda esas belgedir.
- (b) bendinde tutar ölçütü aranır; davanın konusunun tutarı dava dilekçesi, bilirkişi raporu veya idari işlemin tutarı ile ispatlanır ve tutar, kararın verildiği tarihteki güncel değer üzerinden değerlendirilir.
- İkinci fıkra kapsamında, bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar verip vermediği, istinaf kararının gerekçesi ve hüküm fıkrasından anlaşılır.
- İkinci fıkra (e) bendinde, yeniden verilen karar ile ilk derece kararı arasındaki farkın tutarı, kararların hüküm fıkrası karşılaştırılarak ortaya konulur ve bu farkın m.45 sınırını geçip geçmediği belgeyle gösterilir.
- Temyiz dilekçesinin süresinde verildiğini gösteren tebliğ belgesi (kararın tebliğ tarihi) temyizi yapan tarafın yükümlülüğündedir; süre aşımı ileri sürülürse bu, karşı tarafın itirazıyla gündeme gelir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.45: İstinaf yolunu ve parasal sınırı düzenler. İkinci fıkra (e) bendi ile m.45 birinci fıkra ikinci cümlesindeki parasal sınır arasında bağ kurulur; m.45'teki kesin kararlar da temyiz edilemez.
- 2577 sayılı Kanun m.48: Temyiz dilekçesinin şekli, süre içinde verilmesi ve harç eksikliğinin sonucunu düzenler; m.46 temyiz hakkını doğurur, m.48 bu hakkın kullanım usulünü belirler.
- 2577 sayılı Kanun m.49: Temyiz incelemesi sonunda verilecek kararları ve bozma nedenlerini düzenler; m.46 kapsamında temyiz edilebilen kararların incelenme sonucunu gösterir.
İYUK m.48 — Temyiz dilekçesi
Madde, idari yargıda bölge idare mahkemesi veya Danıştay kararlarına karşı yapılan temyiz isteminin şekline, bu istemin karşı tarafa tebliğine, cevap dilekçesine, dosyanın Danıştaya gönderilmesine ve yürütmenin durdurulması istemi bulunan temyiz dilekçelerinin özel usulle gönderilmesine ilişkindir. Eksik dilekçe, eksik harç ve gider ile süresinde yapılmayan ya da kesin nitelikteki kararlara ilişkin temyiz isteminin reddi kararlarının kimin tarafından ve hangi usulle verileceğini düzenler. Madde, temyiz eden ve karşı taraf ile bu kanun yolunda taraf olan herkes bakımından uygulanır. Temyiz süresinin başlangıcını ve süresini, temyizin hangi kararlara açık olduğunu ve temyiz incelemesinin esasını düzenlemez (m.46 ve m.47). Dilekçenin içeriğini belirleyen 3. madde (m.3) ile harç ve gider yükümlülüğünün kaynağı ayrı mevzuattır; dilekçe içeriği ve harç-gider ödeme usulü bu maddede yalnız yaptırım bağlantısıyla yer alır. Kararın kesinleşmesi ve yargılamanın yenilenmesi de bu maddenin konusu değildir.
Temyiz dilekçesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Temyiz dilekçesi
- Temyiz isteminin Danıştay Başkanlığına hitaben yazılarak yapıldığı yazılı başvuru belgesidir. İstem bu dilekçeyle yapılır ve dilekçenin unsurları 3. madde esaslarına göre belirlenir.
- Cevap dilekçesi ve temyize katılma
- Karşı tarafın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde verebileceği dilekçedir. Bu dilekçede karşı taraf, kararı süresinde temyiz etmemiş olsa bile temyiz isteğinde bulunabilir; bu durumda cevap dilekçesi temyiz dilekçesi yerine geçer.
- Yürütmenin durdurulması isteği bulunan temyiz dilekçesi
- Temyiz dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebi yer alan dilekçedir. Bu dilekçeler karşı tarafa tebliğ edilmeden, yürütmenin durdurulması hakkında karar verilmek üzere Danıştay Başkanlığına gönderilir.
- Dizi listesi
- Temyiz dosyalarının Danıştaya veya kurula sırayla gönderilmesini sağlayan dosya sıralamasıdır. Dosya, cevap dilekçesi verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra bu listeye bağlı olarak gönderilir.
- Temyizden vazgeçilmiş sayılma
- Harç ve giderlerin tamamının ödenmediği durumda, merciin verdiği yedi günlük sürede eksiklik giderilmezse temyiz isteminin sonucu olarak doğan hâldir. Yaptırım, temyizin ilk aşamada değerlendirilmesinin durmasıdır.
- Temyiz isteminde bulunulmamış sayılma
- Dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmemesi hâlinde, eksikliklerin on beş gün içinde tamamlanmaması üzerine verilen karardır. Sonuç, temyiz isteminin hiç yapılmamış sayılmasıdır.
Temyiz dilekçesi: hangi şartlar aranır?
- Temyiz isteminin Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış bir dilekçeyle yapılması gerekir.
- Dilekçenin 3. madde esaslarına uygun düzenlenmiş olması gerekir; düzenlenmemişse eksikliklerin tamamlattırılması için ilgiliye tebliğ yapılmalıdır.
- Harç ve giderlerin tamamının dilekçe verilirken ödenmiş olması gerekir; ödenmemişse merci tarafından verilen yedi günlük sürede tamamlanmalıdır.
- Temyizin kanuni süre içinde yapılmış olması gerekir; süre dışında yapılan temyiz istemi için merci reddetme kararı verir.
- Kararın kesin nitelikte olmaması gerekir; kesin karar hakkında yapılan temyiz istemi merci tarafından reddedilir.
- Temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesi ve karşı tarafın otuz gün içinde cevap vermesine imkân tanınması gerekir.
- Yürütmenin durdurulması istemi bulunan dilekçelerin karşı tarafa tebliğ edilmeden Danıştay Başkanlığına gönderilmesi gerekir.
Temyiz dilekçesi: hangi sonuçları doğurur?
- Dilekçe 3. madde esaslarına uygun değilse ve eksiklik on beş gün içinde tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verilir.
- Harç ve giderlerin tamamı ödenmemişse merci tarafından verilen yedi gün içinde tamamlanmalıdır; tamamlanmazsa temyizden vazgeçilmiş sayılır ve temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilir.
- Temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılmışsa veya kesin bir karar hakkında ise merci temyiz isteminin reddine karar verir.
- Karşı taraf tebliğ tarihinden sonra otuz gün içinde cevap verebilir; cevap veren, kararı süresinde temyiz etmemiş olsa bile cevap dilekçesinde temyiz isteğinde bulunabilir.
- Cevap dilekçesinde yapılan temyiz isteği temyiz dilekçesi yerine geçer.
- Cevap dilekçesi verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra dosya dizi listesine bağlı olarak Danıştaya veya kurula gönderilir.
- Yürütmenin durdurulması istemi bulunan temyiz dilekçeleri karşı tarafa tebliğ edilmeden dosya ile birlikte Danıştay Başkanlığına gönderilir ve tebligat, Danıştay daire veya kurulunca karar verildikten sonra yapılır.
- Ret kararları, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verilir.
Eksik dilekçe ile eksik harç veya gider arasındaki fark nedir?
Dilekçenin 3. madde esaslarına uymaması, eksikliklerin on beş gün içinde tamamlattırılması usulüne tabidir ve tamamlanmazsa temyiz istemi yapılmamış sayılır.
Harç ve giderlerin tamamının ödenmemesi, yedi günlük süreye bağlıdır ve tamamlanmazsa temyizden vazgeçilmiş sayılır.
İki eksiklik türünün süresi ve sonucu farklıdır: on beş gün ile yapılmamış sayılma, yedi gün ile vazgeçilmiş sayılma. Ayrıca yedi günlük süre, eksik harç ve giderde merci tarafından verilen bir süredir.
Cevap veren karşı taraf ile kararı süresinde temyiz etmeyen taraf arasındaki fark nedir?
Karşı taraf kararı süresinde temyiz etmemiş olsa bile tebliğ tarihinden sonra otuz gün içinde cevap dilekçesinde temyiz isteğinde bulunabilir.
Cevap vermeyen veya temyiz istemi bulunmayan karşı taraf, cevap dilekçesi ile temyiz isteği yapamaz.
Cevap dilekçesinde yapılan temyiz isteği, temyiz dilekçesi yerine geçer ve bu taraf için ayrıca temyiz dilekçesi aranmaz.
Yürütmenin durdurulması istemli dilekçe ile diğer temyiz dilekçeleri arasındaki fark nedir?
Yürütmenin durdurulması istemi bulunan dilekçeler karşı tarafa tebliğ edilmeden, dosya ile birlikte Danıştay Başkanlığına gönderilir.
Diğer temyiz dilekçeleri, kararı veren mahkeme tarafından karşı tarafa tebliğ edilir ve otuz günlük cevap süresi işler.
Yürütmenin durdurulması istemli dosyalarda tebligat, Danıştayda ilgili daire veya kurulca karar verildikten sonra yapılır.
Bölge idare mahkemesinin ret yetkisi ile danıştay dairesinin kesin ret yetkisi arasındaki fark nedir?
Eksiklik, süre ve harç konularındaki 2. ve 6. fıkra kararları, kararı veren bölge idare mahkemesi veya Danıştay tarafından verilir.
Dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulu da bu kararları kesin olarak verebilir.
Dosya Danıştaya gönderildikten sonra ret kararını Danıştayın ilgili dairesi veya kurulu verir ve bu karar kesindir.
Temyiz dilekçesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yedi günlük harç ve gider süresini dilekçe verildiği tarihten saymak; süre, merci tarafından yapılan bildirimden itibaren işler.
- On beş günlük dilekçe eksikliği süresi ile yedi günlük harç ve gider süresini birbirine karıştırmak; her biri farklı sonuç doğurur.
- Harç ve giderlerin tamamlanmaması hâlinde temyiz isteminin reddetmek yerine eksikliklerin on beş gün tanınmasını uygulamak; bu süre dilekçe eksikliğine ilişkindir.
- Karşı tarafın kararı süresinde temyiz etmediği hâlde cevap dilekçesinde temyiz isteğinde bulunamayacağını varsaymak; bu fıkra temyize katılmayı açıkça düzenler.
- Yürütmenin durdurulması istemi bulunan dilekçeyi karşı tarafa tebliğ ederek dosyayı bölge idare mahkemesinde tutmak; bu dilekçeler tebliğ edilmeden Danıştaya gönderilir.
- Ret kararını bölge idare mahkemesi dışında bir mercinin veremeyeceğini düşünmek; dosya Danıştaya gönderildikten sonra ret yetkisi Danıştayın ilgili dairesine ve kuruluna geçer.
- Cevap süresinin otuz gün olduğunu unutup on gün gibi başka bir süre uygulamak; madde metninde süre otuz gündür.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Harç ve giderlerin tamamlanması için verilen yedi günlük süre, dilekçenin verildiği tarihten değil, merci tarafından yapılan bildirimden itibaren işler; bu bildirimin yazılı olarak yapılması gerekir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/336 E., 2025/2999 K., 02.12.2025; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/1319 E., 2025/579 K., 13.03.2025)
- Posta gider avansının verilen süre içinde yatırılmaması hâlinde temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi, 6. fıkra uyarınca değerlendirilir. (3. Daire, 2025/2038 E., 2025/3098 K., 25.06.2025; 3. Daire, 2025/2039 E., 2025/3099 K., 25.06.2025)
- Yedi günlük süre içinde eksik harç ve giderin yatırılmaması, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi sonucunu doğurur ve bu karar 6. fıkra uyarınca verilir. (8. Daire, 2022/7527 E., 2025/7965 K., 23.10.2025; 12. Daire, 2025/2307 E., 2025/3583 K., 01.07.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Temyiz isteminde bulunan taraf, temyiz dilekçesinin 3. madde esaslarına uygun düzenlendiğini ve harç ile giderlerin süresinde ödendiğini ispatla yükümlüdür; bu ispat, dilekçe ve dekont gibi belgelerle yapılır.
- Harç ve giderlerin yatırıldığı, yedi günlük sürede tamamlandığı, dekontla belgelenir. Ödemenin yapılmadığını ileri süren merci, dosyadaki kayıtlara dayanır.
- Eksikliklerin tamamlanması için yapılan tebligat, merci tarafından yazılı olarak gönderilir; tebligatın tarihi ve içeriği, süre hesabının başlangıcını gösterir.
- Karşı tarafın cevap dilekçesi ile temyiz isteğinde bulunduğunu ileri sürmesi hâlinde, bu isteğin otuz günlük süre içinde yapıldığını ispat yükü cevap veren tarafındadır.
- Temyizin kanuni süre içinde yapılıp yapılmadığı, tebliğ tarihi ve temyiz defterine kayıt tarihi ile ispat edilir; süre dışı iddiası ileri süren karşı taraf bunu belgelemelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.3: Temyiz dilekçesinin hangi unsurları taşıması gerektiğini belirleyen maddedir. 48. maddenin ikinci fıkrası eksikliklerin giderilmesi için bu maddeye atıf yapar.
- 2577 sayılı Kanun m.4: Temyiz dilekçesinin verilebileceği merciler arasında yer alan maddedir. Dilekçe 4. maddede belirtilen mercilere de verilebilir.
İYUK m.49 — Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar
Madde, Danıştayın temyiz incelemesi sonunda vereceği kararların türlerini ve bozma sebeplerini düzenler: kararın onanması, gerekçesi değiştirilerek onanması, maddi hataların düzeltilerek onanması, görev ve yetki dışında bakılmış olma, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hatası nedeniyle bozma, kısmen onama ve kısmen bozmada kesinleşen kısmın belirlenmesi, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda ısrar hariç 50. maddenin kıyasen uygulanması ile temyiz incelemesinde hâkimin görev alamaması. Maddenin kapsamı Danıştay temyiz incelemesi ile sınırlıdır; istinaf incelemesi, temyiz incelemesi sonrası dosyanın gönderilmesi ve bozmaya uyma ya da ısrar işlemleri, teminatla yürütmenin durdurulması ve temyiz dilekçesi ile ön inceleme usulü bu maddede düzenlenmez (sırasıyla m.45, m.50, m.52 ve Danıştay ile Yargıtay usulü ilgili mevzuat). Madde yalnızca idari yargıda Danıştayın temyiz incelemesine uygulanır.
Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Onama
- Danıştayın, temyize konu kararın hukuka uygun olduğunu tespit ederek kararı aynen koruması işlemidir. Kararın sonucunun doğru olması yeterlidir; gerekçe yanlışsa ya da eksikse gerekçe değiştirilerek onama yapılabilir.
- Gerekçe değiştirilerek onama
- Kararın sonucu hukuka uygun olduğu hâlde gerekçesi doğru bulunmadığında ya da eksik kaldığında, Danıştayın kararı kendi gerekçesiyle onamasıdır. Sonuç değişmez, yalnızca dayanak değişir.
- Maddi hata düzeltilerek onama
- Yeniden yargılama gerektirmeyen maddi hataların ya da düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıkların, kararı yeniden kurmadan düzeltilerek onanmasıdır. Yeniden yargılama gerekiyorsa bu yol kullanılamaz.
- Bozma
- Danıştayın, temyize konu kararı üç sebepten birine dayanarak ortadan kaldırmasıdır. Sebepler görev ve yetki dışına çıkma, hukuka aykırı karar verme ve usul hükümlerinde kararı etkileyebilecek hata veya eksikliktir.
- Görev ve yetki dışı bakım
- Mahkemenin kanunla kendisine verilmemiş bir işe bakmasıdır. Bu sebep bozmanın ayrı bir türüdür ve işin esasına girilip girilmediğine bakılmaksızın bozma gerektirir.
- Kısmen onama ve kısmen bozma
- Kararın bir bölümünün onanıp diğer bölümünün bozulmasıdır. Bu durumda kesinleşen bölüm Danıştay kararında ayrıca belirtilir.
- Kıyasen uygulama
- Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda temyiz incelemesinin, 50. maddenin hükümlerine göre yapılmasıdır. Yalnızca ısrar hükmü bu kıyasın dışında tutulmuştur.
Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar: hangi şartlar aranır?
- Temyize konu olan bir karar bulunmalıdır ve bu karar Danıştay temyiz incelemesinin konusu olabilecek nitelikte olmalıdır.
- Danıştay, kararın hukuka uygunluğunu temyiz sebepleri ile bağlı kalmaksızın inceleyebilmelidir; ancak incelemenin konusu yalnızca hukuka uygunluk olup maddi vakıaların yeniden araştırılması değildir.
- Karar hukuka uygun bulunduğunda onama yapılmalıdır.
- Kararın sonucu doğru olup gerekçesi doğru bulunmayan ya da eksik olan hâllerde kararın gerekçesi değiştirilerek onanmalıdır.
- Yeniden yargılama gerektirmeyen maddi hatalar ya da düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, kararın düzeltilerek onanması gerekir; bu hâlde yeniden yargılama yapılmamalıdır.
- Bozma için görev ve yetki dışında bakma, hukuka aykırı karar verme ya da usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklik sebeplerinden birinin bulunması gerekir.
- Kısmen onama ve kısmen bozma hâlinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtilmesi zorunludur.
- Temyize konu kararı veren ya da o karara katılan hâkim, aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz.
Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar: hangi sonuçları doğurur?
- Karar hukuka uygun bulunursa Danıştay kararı onar ve kararın sonucu değişmez.
- Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gerekçesi doğru değil ya da eksikse, Danıştay gerekçeyi değiştirerek kararı onar.
- Yeniden yargılama gerektirmeyen maddi hata ya da düzeltilebilir eksiklik veya yanlışlık varsa, Danıştay kararı düzelterek onar.
- Görev ve yetki dışında bir işe bakılmışsa, hukuka aykırı karar verilmişse ya da usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklik varsa, Danıştay incelenen kararı bozar.
- Kararın kısmen onanıp kısmen bozulması hâlinde, kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir.
- Bozma kararı, 50. maddeye göre ilgili mercie dönüşü ve yeniden karar verilmesini doğurur.
- Temyize konu kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz; bu yasak, hâkimin yalnızca temyiz aşamasına ilişkindir.
- Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizinde, ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.
Gerekçe değiştirerek onama ile bozma arasındaki fark nedir?
Kararın sonucu hukuka uygundur, yalnızca gerekçe doğru değil ya da eksiktir. Danıştay bu hâlde kararı bozmaz, gerekçeyi kendisi değiştirir.
Karar hukuka aykırı verilmiş ya da usul hatası kararı etkilemiştir. Bu hâlde karar sonucu da bakımından bozulur.
Yalnızca gerekçe sorunu varsa karar korunur; sonuç hukuka aykırıysa karar bozulur ve ilk derece mahkemesine ya da ilgili mercie dönüş sağlanır.
Maddi hata düzeltilerek onama ile bozma arasındaki fark nedir?
Yeniden yargılama gerektirmeyen maddi hata ya da düzeltilebilir eksiklik vardır. Danıştay kararı düzelterek onar.
Hata ya da eksiklik kararın esasını etkileyecek niteliktedir ve yeniden yargılama gerektirir. Bu durumda karar bozulur.
Düzeltme yoluyla çözülebilen hata karar bozulmadan giderilir. Yeniden yargılama gerektiren hata bozma sebebi olur.
Görev ve yetki dışı bakım ile hukuka aykırı karar veya usul hatası arasındaki fark nedir?
Mahkeme görevi olmayan bir işe ya da yetkisiz olarak bakmıştır. Bu bozma sebebi, işin esasının doğru çözülüp çözülmediğinden bağımsızdır.
Mahkeme görevli ve yetkilidir; ancak kararı hukuka aykırıdır ya da usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyecek hata yapmıştır.
Her üç sebep de bozma gerektirir, ancak temyiz incelemesinde hangi sebebe dayanıldığı kararın gerekçesinde açıkça gösterilmelidir.
Danıştayın temyiz incelemesi ile danıştayın ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davalar arasındaki fark nedir?
Temyiz incelemesi, istinaf sonucu verilen ya da temyize tabi kararlar üzerinden yapılır ve 49. maddenin tamamı uygulanır.
Danıştay ilk derece mahkemesi olarak bakmış ve nihai karar vermiştir. Bu davaların temyizinde 50. madde kıyasen uygulanır, ancak ısrar hükmü dışta kalır.
İlk derece sıfatıyla verilen kararların temyizinde ısrar kararı söz konusu olmaz; bozma sonrası işlem ayrı hükümlere tabi olur.
Kısmen onama ve kısmen bozma ile tam onama veya tam bozma arasındaki fark nedir?
Kararın bir bölümü hukuka uygun, diğer bölümü aykırıdır. Danıştay her iki kısmı ayrı ayrı değerlendirir.
Kararın tamamı ya da tamamına yakını hukuka uygun ya da aykırıdır ve tek bir hüküm verilir.
Kısmi hâlde kesinleşen kısım Danıştay kararında açıkça belirtilir; bozulan kısım yeniden görüşülür.
Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Gerekçe hatasını bozma sebebi saymak; oysa kararın sonucu doğruysa Danıştay gerekçeyi değiştirerek onar ve bozmaz.
- Yeniden yargılama gerektiren bir hatayı maddi hata gibi düzeltilerek onanabilir sanmak; düzeltme yolu yalnızca yeniden yargılama gerektirmeyen hatalarda kullanılır.
- Görev ve yetki dışına çıkmayı hukuka aykırılıktan ayrı bir sebep olarak değerlendirmemek; her üç sebep ayrı ayrı bozma gerektirir.
- İlk derece sıfatıyla verilen Danıştay kararlarında ısrar yolunu varsaymak; bu davalarda 50. maddenin ısrar hükmü kıyasen uygulanmaz.
- Kısmen onama ve kısmen bozma hâlinde kesinleşen kısmı Danıştay kararında belirtmemek; bu belirtme zorunludur.
- Temyiz incelemesinde hâkimin görev alamayacağı yasağını yalnızca ilk derece aşamasıyla sınırlı görmek; yasak aynı davanın temyiz incelemesini kapsar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasında, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesindeki bozma sebeplerinden hangisine dayanıldığının kararda açıkça gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/3110 E., 2025/3391 K., 22.12.2025; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/197 E., 2025/3001 K., 02.12.2025; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/1328 E., 2025/2430 K., 10.11.2025)
- Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulmasında, 49. maddedeki sebeplerin somut olarak belirtilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/612 E., 2025/3232 K., 15.12.2025; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/600 E., 2025/3231 K., 15.12.2025)
- Vekalet ücreti yönünden temyiz incelemesinde, kararın hukuka aykırılığı iddiasının 49. madde uyarınca ileri sürülebileceği ve incelemenin bu kapsamda yapılacağı kabul edilmektedir. (8. Daire, 2025/35 E., 2025/9610 K., 09.12.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Temyiz incelemesini talep eden taraf, kararın hukuka aykırılığını ya da usul hatasını ileri sürmek ve 49. maddedeki sebeplerden hangisine dayandığını temyiz dilekçesinde göstermek durumundadır. Danıştay temyiz sebepleriyle bağlı kalmaksızın inceleme yapabilir.
- Maddi vakıaların doğruluğu temyiz incelemesinde araştırılmaz; bu nedenle hukuki sebebe dayanan iddiaların belgeye ya da hukuki değerlendirmeye dayandırılması gerekir.
- Kararın gerekçesinin değiştirilerek onanması ya da maddi hatanın düzeltilerek onanması için, düzeltilecek hatanın kararın dosya içeriğinden açıkça anlaşılabilir olduğu gösterilmelidir.
- Danıştay bozma kararında sebebi ve gerekçesini belirtmek zorundadır; bu gerekçenin yokluğu, kararın kendisi bakımından ayrı bir inceleme konusu olabilir.
- Hâkimin görev alamayacağı iddiası, aynı davada karara katılan ya da kararı veren hâkimin temyiz kurulunda yer aldığını ileri süren tarafça ispatlanır; hâkimin durumu dosya kayıtlarından anlaşılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.50: Temyiz incelemesi sonucunda verilen kararın dosyayla birlikte kararı veren mercie gönderilmesini, bozma kararı üzerine yeniden karar verilmesini ve bozmaya uyma ya da ısrar hâllerini düzenler. Madde 49'daki karar türlerinin sonuçlarını tamamlar.
- 2577 sayılı Kanun m.45: İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf yolunu düzenler. Madde 49'daki temyiz incelemesinin konusu olan kararların bir kısmı istinaf incelemesinden çıkar.
- 2577 sayılı Kanun m.52: Temyiz başvurusunun kararın yürütülmesini durdurmadığını ve bozma kararının yürütmeyi kendiliğinden durdurduğunu düzenler; madde 49'un bozma sonucunun etkisini tamamlar.
- 2577 sayılı Kanun m.20/A: İvedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesinin sonunda kesin nitelik taşıdığını ve ısrar yolunun bulunmadığını belirtir; madde 49'un uygulanma alanını sınırlar.
İYUK m.50 — Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem
Madde, temyiz incelemesi sonunda verilen kararın hangi mercie gönderileceğini, Danıştay onama kararlarının tebliğ usulünü, Danıştay bozma kararı sonrasında ilk derece mercinin yeniden karar verme yükümlülüğünü, bölge idare mahkemesinin bozmaya uyma veya direnme (ısrar) seçeneğini, bozmaya uyulduğunda temyiz incelemesinin kapsamını ve direnme kararının temyizinde Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararının bağlayıcılığını düzenler. Kanun yolunun tarafları, idari yargıda temyiz edilebilen kararları ve temyiz incelemesinin usul ve esasını düzenlemez; bunlar için temyize ilişkin hükümler (m.45, m.46, m.49) ile temyiz incelemesinin kapsamı ve bozma nedenleri (m.49) ayrıca ele alınmalıdır. Yürütmenin durdurulmasına ilişkin kurallar (m.52) ve Danıştayın ilk derece sıfatıyla verdiği kararların temyizi ile ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklar (m.20/A) bu maddenin kapsamı dışındadır. Madde, Danıştay ve bölge idare mahkemesi ile ilk derece mahkemesi arasındaki ilişkiyi düzenler.
Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem: hangi kavramlar bilinmeli?
- Onama kararı
- Danıştay ilgili dairesinin temyize konu kararı hukuka uygun bularak onaylamasıdır. Bu tür kararlar dosyayla birlikte ilk derece mahkemesine gönderilir ve kararın bir örneği bölge idare mahkemesine iletilir.
- Bozma kararı
- Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda kararı görev, hukuka aykırılık veya usul bakımından kusurlu bularak ortadan kaldırmasıdır. Bozma üzerine ilgili merci dosyayı yeniden inceler ve karar verir.
- Bozmaya uyma
- Bölge idare mahkemesinin Danıştayın bozma gerekçesine uygun yeni bir karar vermesidir. Uyulduğunda sonraki temyiz incelemesi bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.
- Direnme (ısrar) kararı
- Bölge idare mahkemesinin bozma kararına uymayarak önceki kararında ısrar etmesidir. Bu karara karşı yapılan temyizde talep konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu karar verir.
- Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları
- Direnme kararlarının temyizinde son sözü söyleyen kuruldur. Bu kurulların kararlarına uyulması zorunludur ve kararlara karşı direnilemez.
Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem: hangi şartlar aranır?
- Temyiz incelemesi sonucunda Danıştayca bir karar verilmiş olmalıdır.
- Danıştay kararı onama niteliğindeyse dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi ve kararın bir örneğinin bölge idare mahkemesine iletilmesi gerekir.
- Onama kararının taraflara tebliğe çıkarılması, dosyanın Danıştaya geldiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır.
- Danıştay bozma kararı verdiyse ilgili merci dosyayı öncelikle incelemeli ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar vermelidir.
- Bölge idare mahkemesi bozmaya uyacaksa Danıştay bozma gerekçesine uygun yeni karar vermelidir; uymayacaksa kararında ısrar edebilir.
- Direnme kararının temyizi halinde talep konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunun incelemesi ve karar vermesi gerekir.
- Bozmaya uyulduğunda sonraki temyiz incelemesi yalnızca bozma kararına uygunluk bakımından yapılmalıdır.
Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem: hangi sonuçları doğurur?
- Danıştay onama kararı verdiğinde dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve kararın bir örneği bölge idare mahkemesine iletilir.
- Onama kararları dosyanın geldiği tarihten itibaren yedi gün içinde taraflara tebliğe çıkarılır.
- Danıştay bozma kararı verdiğinde ilgili merci dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir.
- Bölge idare mahkemesi Danıştay bozma kararına uyabilir.
- Bölge idare mahkemesi bozmaya uymayarak kararında ısrar edebilir.
- Israr kararının temyizi halinde talep konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu inceleme yapar ve karara bağlar.
- Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur; bu kararlara karşı ısrar edilemez.
- Bozmaya uyulduğunda temyiz incelemesi yalnızca bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır; Danıştayın bozma kararında belirttiği hususa uyulup uyulmadığına bakılır.
Onama ile bozma kararı arasındaki fark nedir?
Danıştay onama kararı verdiğinde dosya doğrudan kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir.
Danıştay bozma kararı verdiğinde ilgili merci dosyayı öncelikle inceler ve gerekli tahkikatı yaparak yeniden karar verir.
Onamada yeni bir karar verilmez; bozmada yeniden karar yükümlülüğü doğar. Onama kararlarının tebliği için yedi günlük süre öngörülmüştür.
Bozmaya uyma ile bozmaya uymayıp ısrar arasındaki fark nedir?
Bölge idare mahkemesi bozma gerekçesine uygun yeni karar verirse bozmaya uymuş olur.
Bölge idare mahkemesi önceki kararında direnirse ısrar kararı verir.
Bozmaya uyulduğunda sonraki temyiz sadece bozmaya uygunlukla sınırlı yapılır; ısrar halinde temyiz Danıştay Kurulunda çözülür ve kurul kararı bağlayıcıdır.
Bozmaya uyulan dosya ile ısrar edilen dosya arasındaki fark nedir?
Bozmaya uyulan dosyada temyiz incelemesi bozma kararına uygunluk ile sınırlıdır.
Israr edilen dosyada talep konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu incelemeyi yapar.
İnceleme kapsamı ve yetkili merci farklılaşır; ısrar halinde Kurul kararı zorunlu olarak uygulanır.
Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Onama kararında da yeniden karar verilmesi gerektiğini sanmak; onamada dosyanın yalnızca ilk derece mahkemesine gönderilmesi yeterlidir.
- Yedi günlük tebliğ süresini, kararın verildiği tarihten değil dosyanın Danıştaya geldiği tarihten saymamak.
- Bozmaya uyulan dosyada temyiz incelemesini genel hukuka uygunluk denetimi olarak yapmak; inceleme bozma kararına uygunlukla sınırlıdır.
- Direnme kararına karşı yapılan temyizi Danıştay dairesinde incelemek; talep konusuna göre ilgili Danıştay Kurulu incelemelidir.
- Danıştay Kurulu kararına rağmen yeniden direnmenin mümkün olduğunu düşünmek; Kurul kararlarına uyulması zorunludur.
- Bozma kararının yürütmeyi kendiliğinden durdurduğunu unutup m.52'yi göz ardı etmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay bozma kararına uyulduğu takdirde sonraki temyiz incelemesinin yalnızca bozmanın gerekçesine uygunluk yönünden yapıldığı kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2021/30953 E., 02.07.2025)
- Bozma kararlarının niteliği itibarıyla iki kategoriye ayrıldığı ve eksik inceleme ya da araştırmaya dayalı bozmalarda ilgili merciin tahkikatı tamamlayarak yeniden karar vermesi gerektiği kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/2045 E., 2025/964 K., 30.04.2025)
- Temyiz incelemesinde onama kararının verildiği hallerde Danıştayın kararın hukuka uygunluğunu onayladığı ve bunun üzerine dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderildiği kabul edilmektedir. (8. Daire, 2024/6134 E., 2024/7982 K., 31.12.2024; 8. Daire, 2024/6136 E., 2024/7983 K., 31.12.2024)
- Direnme kararlarının temyizinde Danıştay Kurulunun kararının bağlayıcı olduğu ve bu kararlara karşı yeniden direnilemeyeceği kabul edilmektedir. (3. Daire, 2023/8474 E., 2024/6079 K., 20.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Bozmaya uyulduğunda sonraki temyiz incelemesinde bozma kararında belirtilen hususların yerine getirilip getirilmediği, dosyanın kendisinden ve yeni kararın gerekçesinden anlaşılır; bu konuda yazılı belge esastır.
- Direnme kararının temyizinde ısrar kararının ve talebin konusunun (idari ya da vergi) kurul başvurusunu belirlediği, bu nedenle ısrar kararının dosyada yer alması gerekir.
- Onama kararının taraflara tebliğ tarihi, tebligat belgesiyle ispatlanır; yedi günlük sürenin geçip geçmediği dosyanın Danıştaya geliş tarihi ile tebligat tarihinin karşılaştırılmasıyla belirlenir.
- Bozma kararının ilgili mercie gönderildiği ve merciin yeniden karar verdiği hususu, dosyadaki yazışma ve yeni karar üzerinden ispat edilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.49: Danıştayın temyiz incelemesinde ne tür kararlar verebileceğini ve bozma nedenlerini düzenler; bu maddedeki bozma kararı m.49 uyarınca verilmiş olur.
- 2577 sayılı Kanun m.52: Temyiz ya da istinaf başvurusunun kararın yürütülmesini durdurmadığını düzenler; bozma kararının yürütmeyi kendiliğinden durdurduğu uygulamada bu maddeyle birlikte okunur.
- 2577 sayılı Kanun m.20/A: Ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda Danıştay temyiz kararının kesin olduğunu ve ilk derece mahkemesinin direnme yetkisinin bulunmadığını belirtir; bu hal m.50 kapsamı dışındadır.
İYUK m.51 — Kanun yararına temyiz
Madde, idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş kararlar bakımından kanun yararına temyiz yolunu ve bu yoldan verilecek bozma kararının etkisini düzenler. Yürürlükteki hukuka aykırı sonuç doğuran kararların kimin tarafından ve hangi usulle bozdurulabileceğini belirler. Kanun yararına bozmanın tespit niteliğini ve yayımını da kapsar. Madde, Danıştay Başsavcısının bu yola başvurma yetkisini tanır ve kararın denetimini Danıştay ile sınırlar. Düzenlemediği konular: kanun yararına temyizin medeni yargıdaki karşılığı (HMK m.363), yargılamanın iadesi (HMK m.374-381) ve normal temyiz ile istinaf yolları (2577 sayılı Kanun m.46 ve devamı). Kesinleşmiş kararın icrai sonuçlarına ilişkin hükümler ayrıca düzenlenmemiştir ve bu konu bozma kararının hukuki sonuçlarının korunması hükmünden anlaşılır.
Kanun yararına temyiz: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kanun yararına temyiz
- Kesinleşmiş bir idari yargı kararının yürürlükteki hukuka aykırı olması hâlinde, bu kararı yalnız hukuka aykırılık yönünden denetleyen olağanüstü bir kanun yolu niteliğindedir. Taraflar için yeni bir hak doğurmaz ve kararın tarafların hukuki durumunu değiştirmesi amaçlanmaz.
- Kesin olarak verilen karar
- Kanun yoluna başvurulamayan, yani istinaf ya da temyizle denetlenemeyen mahkeme kararıdır. Madde bu niteliği taşıyan idare ve vergi mahkemesi ile bölge idare mahkemesi kararlarını kapsar.
- Yürürlükteki hukuka aykırı sonuç
- Kararın gerekçesinin ya da hüküm fıkrasının, o anda yürürlükte olan hukuk kurallarıyla bağdaşmayan bir sonuç doğurmasıdır. Maddenin metni bu aykırılığın kararın niteliğinden kaynaklanmasını aradığından, somut uyuşmazlığın haklılığı bu yolun konusu değildir.
- Kanun yararına bozma
- Temyiz isteğinin yerinde görülmesi hâlinde kararın hukuka aykırılığını saptayan ve hüküm bakımından etki doğurmayan bozma türüdür. Bozma kararı önceki kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
- Resen başvuru
- Danıştay Başsavcısının bir bakanlığın talebi beklemeksizin kendi takdiriyle kanun yararına temyize başvurmasıdır. Bu yetki kanunda Başsavcıya tanınmış olup başka bir kişiye tanınmamıştır.
İYUK m.52 — Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması
2577 sayılı Kanun'un 52. maddesi, idari yargıda temyiz veya istinaf yoluna başvurulmasının kararların yürütülmesine etkisini, yürütmenin teminat karşılığında durdurulmasını, teminat alınmayacak hâlleri, temyiz ve istinaf incelemesinde yürütmenin durdurulması isteklerine ilişkin kararların kesinliğini ve kararın bozulmasının yürütmeye etkisini düzenler. Kurallar hem hâkim, mahkeme ve Danıştay kararları için geçerlidir; düzenleme idari yargıdaki tüm ilk derece ve kanun yolu kararlarını kapsar. Maddenin kendisi, yürütmenin durdurulmasının ilk derece aşamasındaki koşullarını düzenlemez (m.27). Temyiz ve istinaf yargılamasının usulünü, süresini ve kararın düzeltilmesini de düzenlemez (m.45, m.50 ve m.46 ve devamı). İlk derece mahkemesinde yürütmenin durdurulması isteminin reddi halinde yeniden istem ve genel yürütmenin durdurulması koşulları bu maddenin kapsamı dışındadır (m.27). Teminatın miktarı ve biçimi de madde metninde belirlenmemiştir.
Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yürütmenin durdurulması (teminat karşılığında)
- Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olsa da kararın uygulanmasının, teminat gösterilmesi karşılığında ertelenmesidir. Kendiliğinden doğmaz; ilgili yüksek mercie karar verdirilmesi gerekir.
- Kanun yolu incelemesinde yürütmenin durdurulması istemi
- Temyiz veya istinaf incelemesini yapacak merci önünde, kararın yürütülmesinin durdurulması için yapılan istemdir. Bu istemi inceleme yetkisi temyizde Danıştay dava dairesi veya kuruluna, istinafta bölge idare mahkemesine aittir.
- Kararın bozulması
- Temyiz incelemesi sonucunda kararın hukuka aykırı bulunup bozulmasıdır. Bozma kararı, bozulan kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur; ayrıca bir karar aranmaz.
- İptal davası
- İdari işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle iptali istenen dava türüdür. Maddenin ikinci fıkrasında, bu davalarda teminat istenmeyebileceği belirtilmiştir.
- Teminat
- Kararın yürütülmesinin durdurulmasına karşılık olarak gösterilen mali güvencedir. Maddede miktarı belirtilmemiştir; takdir yetkisi merciine aittir.
Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması: hangi şartlar aranır?
- Kararın temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması bulunmalıdır; bu başvuru tek başına kararın yürütülmesini durdurmaz.
- Yürütmenin durdurulması için teminat karşılığında karar verilmesi istenmelidir ve bu istem temyizde Danıştay dava dairesi veya kuruluna, istinafta bölge idare mahkemesine yöneltilmelidir.
- Davanın reddine ilişkin kararlarda yürütmenin durdurulabilmesi için 27. maddede öngörülen koşulun varlığı aranmalıdır; istinaf veya temyiz başvurusunun yapılması yeterli değildir.
- Teminat istenmesi iptal davalarında zorunlu değildir; merci teminat aramayabilir.
- İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmamalıdır.
- Temyiz veya istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemine ilişkin verilen karar kesin olmalıdır; bu karara karşı ayrı bir kanun yoluna başvurulamaz.
- Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurmak için yeterli sayılmalıdır; ayrıca durdurma kararı aranmaz.
Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması: hangi sonuçları doğurur?
- Temyiz veya istinaf başvurusu yapılsa da hâkim, mahkeme veya Danıştay kararının yürütülmesi kendiliğinden durmaz.
- Teminat karşılığında yürütmenin durdurulması kararı verilirse kararın uygulanması durur; bu karar temyizde Danıştay dava dairesi veya kuruluna, istinafta bölge idare mahkemesine aittir.
- Davanın reddine ilişkin kararlarda, 27. maddede öngörülen yürütmenin durdurulması koşulu gerçekleşmedikçe kanun yoluna başvuru yürütmeyi durdurmaz.
- İptal davalarında teminat istenmeyebilir; bu hâlde durdurma kararı teminatsız verilebilir.
- İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz.
- Temyiz ve istinaf incelemesinde yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlar kesindir; bunlara karşı kanun yoluna gidilemez.
- Kararın bozulması hâlinde bozulan karar kendiliğinden yürütülmez hâle gelir; ayrı bir durdurma kararı gerekmez.
Kanun yolu başvurusu ile yürütmenin durdurulması arasındaki fark nedir?
Temyiz veya istinaf başvurusunun yapılması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.
Teminat karşılığında yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi, ilgili merciin ayrı kararına bağlıdır.
Başvuru yapılmış olsa da karar yürürlükte kalır; durdurma ancak yetkili mercinin kararıyla gerçekleşir.
Davanın kabulü ile davanın reddi arasındaki fark nedir?
Dava kabul edilerek verilen kararlarda, temyiz veya istinaf üzerine yürütmenin durdurulması için teminat koşulu aranır.
Davanın reddine ilişkin kararlarda ise 27. maddedeki koşulun varlığı gerekir.
Ret kararına karşı yürütmenin durdurulması, yürütmenin durdurulması koşulları bulunmadan istenemez.
İptal davası ile diğer davalar arasındaki fark nedir?
İptal davalarında teminat istenmeyebilir.
Diğer davalarda teminat aranması kural olarak mümkündür.
İptal davasında merci teminat aramayabilir; bu takdir yetkisine dayanır.
İdare veya adli yardım alan ile diğer taraflar arasındaki fark nedir?
İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz.
Diğer taraflardan, durdurma kararı verilirse teminat alınır.
Bu kişilerin durdurma talebinde teminat yükümlülüğü yoktur.
Yürütmenin durdurulması kararı ile kararın bozulması arasındaki fark nedir?
Yürütmenin durdurulması istemi üzerine ayrıca verilen karar, teminat karşılığında yürütmeyi durdurur.
Kararın bozulması ise ayrı bir karar aranmadan yürütmeyi kendiliğinden durdurur.
Bozma sonucunda ayrı bir durdurma kararına gerek kalmaz.
Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Temyiz veya istinaf başvurusunu kararın kendiliğinden durduğu sanmak; başvuru yürütmeyi durdurmaz, ayrı bir karar gerekir.
- Davanın reddine ilişkin kararda 27. maddedeki koşulu aramadan yürütmenin durdurulmasına karar vermek.
- İptal davası olduğu için teminatın her zaman istenmeyeceğini sanmak; teminat istenmeyebilir ama bu zorunlu değildir, merci karar verir.
- İdare veya adli yardımdan yararlanan tarafa yine de teminat yüklemek; bu kişilerden teminat alınmaz.
- Temyiz veya istinaf incelemesinde verilen yürütmenin durdurulması kararına karşı yeniden kanun yoluna gidebileceğini düşünmek; bu kararlar kesindir.
- Bozma kararının yürütmeyi kendiliğinden durdurduğunu unutup ayrıca durdurma kararı aramak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yürütmenin durdurulması, 52. maddeye dayanılarak yapılan istemlerde merciler ayrı bir durdurma kararı aramaktadır; kararın bozulması ise bu aşamada ayrıca karar gerektirmeyen bir yürütme sonucu doğurmaktadır. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2018/2137 E., 2018/7692 K., 20.11.2018)
- Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında verilen yürütmenin durdurulması kararlarının kesinliği, 52/4 hükmü gereği ayrı bir kanun yoluna konu edilmemekte; bu kararlar kesin kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2014/7152 E., 01.12.2016; Genel Kurul, 2014/7002 E., 01.12.2016; Genel Kurul, 2014/8804 E., 01.12.2016)
- Yürütmenin durdurulmasının ara karar niteliğinde olduğu ve temyiz veya istinaf incelemesini sona erdirmediği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/1352 E., 2022/1393 K., 16.11.2022)
- İptal davalarında teminat aranmamasının bir takdir meselesi olduğu, dava türüne ve somut duruma göre değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/278 E., 2018/376 K., 24.01.2018)
Nasıl ispat edilir?
- Yürütmenin durdurulmasını talep eden taraf, teminat karşılığında durdurma kararı verilmesi için gerekli koşulları ileri sürmek zorundadır; teminatın yeterliliği ve miktarı merciin takdirindedir.
- Davanın reddi hâlinde durdurma talebini ileri süren taraf, 27. maddedeki yürütmenin durdurulması koşullarının varlığını belgelerle ispatlamalıdır.
- İdare veya adli yardımdan yararlanan taraf, bu sıfatını ispat ederek teminat yükümlülüğünden muaf olduğunu gösterebilir; bu sıfat belgeyle kanıtlanır.
- Kararın bozulduğunu ileri süren taraf, Danıştay veya bölge idare mahkemesinin bozma kararını yazılı belgeyle ortaya koymalıdır; bozmanın yürütmeyi kendiliğinden durdurduğu bu belgeye dayanılarak ispatlanır.
- Teminat yatırıldığını ve durdurma kararının verildiğini gösteren yazılı belgeler, yürütmenin durdurulmasına dayanan tarafın ispat yükünü karşılar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.27: Davanın reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulduğunda yürütmenin durdurulması için aranacak koşulu belirler; 52. madde bu koşula atıf yapar.
- 2577 sayılı Kanun m.45: İstinaf başvurusunun kanun yolu olarak yapılışını düzenler; 52. maddedeki istinaf yürütmesinin durdurulması istemi bu yola bağlıdır.
- 2577 sayılı Kanun m.50: Temyiz incelemesi sonucu verilen kararların gönderilmesini düzenler; bozma sonrası yürütme etkisinin takibi bu maddeyle birlikte değerlendirilir.
İYUK m.53 — Yargılamanın yenilenmesi
Madde, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin kesinleşmiş kararlarına karşı yargılamanın yenilenmesi yolunun hangi sebeplerle açılabileceğini, bu sebeplerin her birinin istem süresini ve yargılamanın yenilenmesi isteklerinin hangi mahkemece karara bağlanacağını düzenler. Kapsam, idari yargıdaki verilmiş kararlardır. Yargılamanın yenilenmesi istemi, esasa ilişkin yeniden yargılamanın usulünü (ön inceleme, duruşma, sonuçta verilecek karar) düzenlemez (ilgili usul hükümleri için 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri ve HMK m.375 vd. karşılaştırılmalıdır). Adli yargıdaki kararlara karşı yenileme yolu (HMK m.375 vd.) düzenlemez. İstinaf ve temyiz gibi olağan kanun yolları düzenlemez. Karar düzeltme yolu da bu maddenin konusu değildir.
Yargılamanın yenilenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yargılamanın yenilenmesi
- Kesinleşmiş bir idari yargı kararına karşı, madde metninde sayılan sebeplerden birinin varlığı hâlinde, aynı davanın yeniden görülmesini isteme olağanüstü kanun yoludur. Olağan kanun yollarının tüketilmiş olmasını ve kararın kesinleşmiş bulunmasını gerektirir.
- Zorlayıcı sebep
- Tarafın elinde bulunmayan bir belgeye, ilgilinin kusuru olmaksızın karar anında ulaşamamasına yol açan olağanüstü durumdur. Lehine karar verilen tarafın kendi eylemi sonucu belgeye ulaşamaması bu kapsamda değerlendirilmez.
- Karara esas alınan belge
- Mahkemenin kararını dayandırdığı ve sonucu doğrudan etkileyen yazılı delildir. Sahteliği sonradan ortaya çıkan bu belge, yenileme sebebi oluşturur.
- İlam hükmü
- Mahkeme veya başka bir yargı merciinin kesinleşmiş kararındaki hükümdür. Karara esas alınan ilamın kesinleşmiş bir kararla bozularak ortadan kalkması, yenileme sebebi sayılır.
- Kasıtlı yanlış bilirkişi beyanı
- Bilirkişinin bilerek gerçeğe aykırı görüş bildirmesidir. Yenileme için bu durumun mahkeme kararıyla belirlenmiş olması gerekir; salt bilirkişi raporunun hatalı olması yeterli değildir.
- Karara etkili hile
- Lehine karar verilen tarafın, mahkemenin kararını etkileyen aldatıcı davranışıdır. Hilenin karar üzerinde etkisi bulunmalıdır.
- Çekinme zorunluluğu
- Kanunda çekinmesi gereken başkan, üye veya hâkimin davaya katılmasıdır. Bu sebep, çekilmesi gereken hâkimin katıldığı kararı yenileme nedeni yapar.
- Aynı konu ve sebepli dava / kesin hüküm çelişkisi
- Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilmiş önceki kararın hükmüne aykırı yeni karar verilmesidir. Yenileme için yeni kararın kanuni dayanağının bulunmaması gerekir.
- AİHM ihlal kararı
- Hükmün İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleşme veya ek protokollerin ihlali yoluyla verildiğinin, AİHM'nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesidir. Dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyonla düşme kararı da bu sebebe eşdeğer sayılır.
Yargılamanın yenilenmesi: hangi şartlar aranır?
- Kararın Danıştay, bölge idare mahkemesi, idare mahkemesi veya vergi mahkemesi tarafından verilmiş olması ve kesinleşmiş bulunması gerekir.
- Fıkra 1'de sayılan (a)-(ı) bentlerinden en az birine dayanılması gerekir ve dayanılan sebebin fiilen gerçekleşmiş olması gerekir.
- Yenileme isteği, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlayan süre içinde yapılmalıdır (bent (h) için on yıl, bent (ı) için AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl, diğer sebepler için altmış gün).
- (a) bendi bakımından belgenin zorlayıcı sebeple veya lehine karar verilen tarafın eylemi olmaksızın elde edilememiş olması ve kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması gerekir.
- (b) bendi bakımından belgenin sahteliğine hükmedilmiş ya da sahte olduğu mahkeme veya resmi makam huzurunda ikrar edilmiş olması, ya da sahtelik hükmünün karardan önce verilmiş olup isteyenin karar zamanında bundan haberdar olmaması gerekir.
- (h) bendi bakımından önceki ilama aykırı yeni kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanağın bulunmaması gerekir.
Yargılamanın yenilenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Yenileme sebeplerinden biri gerçekleşmiş ve süresinde istenmişse, istem esas kararı veren mahkemece karara bağlanır.
- Sebep gerçekleşmemişse ya da süre geçmişse, istem kanunda yazılı sebeplere dayanmadığı veya süresinde yapılmadığı gerekçesiyle dinlenmeden reddedilir.
- Bent (a)-(g) için süre, istemde bulunan yönünden sebebin gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlar; sebep karardan sonra gerçekleşmişse süre o andan işler.
- Dayanılan sebep bir mahkeme kararına bağlıysa (ör. (c) ve (h)), teminat ve icranın durdurulması hükümleri ayrıca değerlendirilir; bu konu madde metninde yer almaz.
- Yenileme istemi, bu maddede sayılan sebepler dışındaki bir gerekçeye dayanamaz; bu durumda istem kanunda yazılı sebeplere dayanmadığı için reddedilir.
- Birden fazla sebebe dayanılmışsa her biri için ayrı süre işler; bir sebep süresinde değilse sadece o sebep dışarıda kalır.
Zorlayıcı sebep (a) ile sahte belge (b) arasındaki fark nedir?
(a) bendinde yeni bir belgenin ele geçirilmesi söz konusudur; belge karar anında kullanılamamıştır.
(b) bendinde karara esas alınan belgenin sahte olduğu sonradan ortaya çıkmıştır.
İki bentte de istem süresi aynı (altmış gün) olsa da (a)'da belgenin ele geçirilme, (b)'de sahtelik hükmü veya ikrarı tarihi esas alınır.
Sahtelik hükmü (b) ile sahtelik hükmünün karardan önce verilip bilinmemesi (b) arasındaki fark nedir?
Belgenin sahteliğine mahkeme veya resmi makam huzurunda hükmedilmiş ya da ikrar edilmiş olması.
Sahtelik hükmünün karardan önce verilmiş olması, ancak isteyenin karar zamanında bundan haberinin bulunmaması.
İkinci halde süre, isteyenin haberdar olduğu tarihten itibaren hesaplanır.
Bent (ı) AİHM kararı ile diğer bentler arasındaki fark nedir?
AİHM'nin kesinleşmiş ihlal kararı ya da dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyonla düşme kararı, (ı) bendi kapsamındadır.
(a)-(g) ve (h) dışındaki bentler ile diğer sebepler iç hukuk olgularına dayanır.
(ı) bendinde süre AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl; diğer sebeplerde altmış gündür.
Aynı konu ve sebepli önceki ilama aykırılık (h) ile ceza sebepleri ile kanuni dayanak arasındaki fark nedir?
(h) bendi, tarafları, konusu ve sebebi aynı davada önceki ilama aykırı karar verilmesini düzenler.
Kanuni dayanağın bulunduğu hallerde aykırılık yenileme sebebi sayılmaz.
(h) bendinde süre on yıldır; kanuni dayanak varsa yenileme istenemez.
Yargılamanın yenilenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yenileme sebeplerini 'genel haksızlık' gibi kanunda sayılmayan nedenlerle açıklamak; sebepler kapalı sayıdadır.
- Altmış günlük süreyi tüm bentlere eşit uygulamak; (h) bendinde süre on yıl, (ı) bendinde bir yıldır.
- (ı) bendinde süreyi karar tarihinden değil AİHM kararının kesinleştiği tarihten saymak.
- Süre başlangıcını karar tarihi ile karıştırmak; süre dayanılan sebebin gerçekleştiği tarihi izleyen günden işler.
- Zorlayıcı sebep kapsamında, lehine karar verilen tarafın kendi eylemi sonucu belgeye ulaşamamasını 'zorlayıcı sebep' saymak.
- Sahtelik hükmünün karardan önce verildiğini, ancak isteyenin haberdar olduğu tarihi göz ardı ederek süreyi karar tarihinden saymak.
- Kasıtlı yanlış bilirkişi beyanı için mahkeme kararı aramadan istemi incelemeye almak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yenileme isteminde ilgilinin talebi gerekir; mahkeme kendiliğinden yenileme yoluna gidemez. (Genel Kurul, 2024/15819 E., 21.11.2024)
- Yenileme davası, önceki davadan bağımsız bir dava niteliğindedir; harç alınması ve kanunda yazılı inceleme yapılması gerekir. Önceki esas üzerinden yargılamanın yürütülmesi usulsüzdür. (12. Daire, 2022/2855 E., 2025/4658 K., 23.10.2025)
- Dayanılan sebebin hangi bent kapsamında olduğu açıkça belirtilmelidir; (c) bendi (ilamın bozulması) ile (h) bendi (aynı konu ve sebepli önceki ilama aykırılık) birbirinden ayrı sebeplerdir. (13. Daire, 2025/1876 E., 2025/2706 K., 16.09.2025; 8. Daire, 2023/3424 E., 2025/6718 K., 11.09.2025)
- Yenileme istemi, belirli bentlere dayandırılmadığında, ilgili bent kapsamında sebep iddia edilip edilmediği ayrıca incelenir. (9. Daire, 2024/3850 E., 2025/1461 K., 21.04.2025)
- (ı) bendi kapsamında AİHM ihlal kararına dayanılmış olsa da, bu karar çerçevesinde isteğin hangi davayı kapsadığı ve süreye uygun yapılıp yapılmadığı değerlendirilir. (13. Daire, 2025/1876 E., 2025/2706 K., 16.09.2025; 4. Daire, 2024/3997 E., 2025/1706 K., 17.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Yenileme isteğinde bulunan taraf, dayandığı sebebin varlığını ve süresinde yapıldığını ispatlamakla yüklüdür; ispat yükü istemde bulunan tarafa aittir.
- Zorlayıcı sebep (a) bakımından, belgenin karar anında ulaşılamadığı ve sonradan ele geçirildiği, yazılı belge veya tanıkla ispatlanır.
- Sahtelik (b) bakımından, sahtelik hükmü veya ikrar bir mahkeme veya resmi makam kararı ile ispatlanır; haberdar olmama savunması da isteyen tarafça ileri sürülür.
- Kasıtlı yanlış bilirkişi beyanı (d) bakımından mahkeme kararı gerekir; bu karar yoksa sebep ispat edilemez.
- (c), (d), (h) ve (ı) gibi bentler, mahkeme veya AİHM kararıyla ispat edilir; istemde bulunan tarafın bu kararın kesinleştiğini belgelemesi gerekir.
- Süre savunması karşı tarafça ileri sürülürse, sürenin başlangıç tarihi isteyen tarafça kanıtlanmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.53: Fıkra 2 istemlerin esas kararı veren mahkemece karara bağlanacağını söyler; fıkra 3 ise süreleri belirler. Bu iki fıkra, fıkra 1'deki sebeplerin uygulanmasını tamamlar.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.375-m.381: Adli yargı kararlarına ilişkin yargılamanın iadesi düzenlemesidir; idari yargıda 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesi uygulanır, bu kurallar yalnızca kıyas amacıyla karşılaştırılabilir.
İYUK m.54 — Kararın düzeltilmesi
Bu madde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin mülga olduğunu ve yerine bir hüküm getirmediğini düzenler. Madde metninde yalnızca kararın düzeltilmesi (karar düzeltme) kanun yolunun 6545 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı belirtilmekte, üçüncü fıkra ise 4001 sayılı Kanunun 23. maddesine yollama yapmaktadır. Uygulama bakımından madde, 18/6/2014 tarihinden önce verilmiş ve geçiş hükümlerine tabi kararlar bakımından değerlendirilir. Madde, idari yargıda verilen kararlara ilişkin olup, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarını kapsar. Maddenin yürürlükte bulunmadığı hallerde karar düzeltme talebi kabul edilemez. Bu maddede düzenlenmeyen konular şunlardır: kararın açıklanması ve aykırılığın giderilmesi (m.29), maddi hataların düzeltilmesi (m.30), yargılamanın yenilenmesi (m.53) ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'ndaki karar düzeltme yolu (1602 sayılı Kanun m.65).
Kararın düzeltilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Karar düzeltme
- Verilen kararın, belirli hukuka aykırılıklar nedeniyle aynı mahkemece ya da üst yargı organınca yeniden incelenmesini isteyen olağanüstü kanun yolu niteliğindeki başvurudur. Bu madde ile karar düzeltme kanun yolu 6545 sayılı Kanunla kaldırılmıştır.
- Mülga hüküm
- Yürürlükten kaldırılmış ve artık uygulanmayan kanun hükmüdür. Madde metninde 54. maddenin mülga olduğu belirtilmekte, içeriği yalnızca üçüncü fıkra bakımından yollama yoluyla kalmaktadır.
- Geçiş hükmü
- Yeni kanunun yürürlüğe girmesinden önce verilmiş kararların hangi kanun yollarına tabi olacağını belirleyen hükümdür. 6545 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi bu alanda uygulanır.
Kararın düzeltilmesi: hangi şartlar aranır?
- Karar düzeltme talebinin kabul edilebilmesi için karar tarihinin 18/6/2014 tarihinden önce olması gerekir, çünkü 6545 sayılı Kanunla kaldırılan bu kanun yolu yeni kararlar bakımından artık uygulanamaz.
- Talep edilen kararın, geçiş hükmüne göre karar düzeltme yolunun açık olduğu bir karar olması gerekir.
- Talebin, madde metninde öngörülen yasal dayanağa, yani yürürlükteki bir karar düzeltme hükmüne dayanması gerekir; mülga 54. madde bugün dayanak olamaz.
- Talebin, karar düzeltme kanun yolunun açık olduğu kararlarda ve yasal süreler içinde yapılması gerekir.
Kararın düzeltilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Madde metninde 54. maddenin mülga olduğu belirtildiği için, 18/6/2014 tarihinden sonra verilen kararlara karşı karar düzeltme talebi kabul edilemez.
- 18/6/2014 tarihinden önce verilen ve geçiş hükmü gereği eski kanun yollarına tabi olan kararlar bakımından karar düzeltme yolu açık kalabilir.
- Karar düzeltme talebi, kararın bu yolu açık bir karar olduğu ve dayanağın yürürlükteki bir hükme bağlandığı hâllerde incelenir; aksi hâlde talep reddedilir.
- Üçüncü fıkrada yer alan yollama nedeniyle 4001 sayılı Kanunun 23. maddesi, madde metninde yer alan hüküm olarak yürürlükte kalır.
- Karar düzeltme talebinin reddi, kararın kesinleşmesi sonucunu doğurur ve yeni bir yargılama yolu açmaz.
Mülga 54. madde ile 3. fıkra yollaması arasındaki fark nedir?
54. maddenin kendisi yürürlükten kaldırılmıştır ve tek başına dayanak olamaz.
Üçüncü fıkra 4001 sayılı Kanunun 23. maddesine yollama yaptığı için, bu fıkra metin olarak yürürlüktedir.
Karar düzeltme talebi 54. maddeye değil, yalnızca yollanan 4001 sayılı Kanun hükmüne dayandırılabilir; genel dayanak olarak 54. madde gösterilemez.
Karar düzeltme ile maddi hatanın düzeltilmesi (m.30) arasındaki fark nedir?
Karar düzeltme, hukuka aykırılık nedeniyle kararın yeniden incelenmesini ve değiştirilmesini amaçlar.
Maddi hatanın düzeltilmesi (m.30), yalnızca ad, sıfat, iddia veya hesap yanlışlığını giderir ve kararın esasını değiştirmez.
Hesap ya da yazım hatası için karar düzeltme değil, m.30 yoluna başvurulur.
Karar düzeltme ile açıklama ve aykırılığın giderilmesi (m.29) arasındaki fark nedir?
Karar düzeltme kararın hukuka aykırılığına dayanır.
Açıklama (m.29), kararın yeterince açık olmaması ya da birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde istenir.
Karar çelişkili veya muğlak ise m.29 yoluna, hukuka aykırılık iddiası varsa karar düzeltme yolunun açık olup olmadığına bakılır.
Genel kural ile geçiş hükmü arasındaki fark nedir?
18/6/2014 tarihinden sonra verilen kararlar bakımından karar düzeltme yolu kapalıdır.
18/6/2014 tarihinden önce verilen kararlar, eski kanun yollarına ilişkin hükümler uyarınca değerlendirilir.
Kararın tarihine göre karar düzeltme yolunun açık olup olmadığı belirlenir.
Kararın düzeltilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mülga 54. maddeyi güncel bir dayanak olarak göstermek; madde metni yürürlükten kaldırıldığı için bu dayanak talebi geçersiz kılar.
- 18/6/2014 tarihinden sonra verilen kararlarda geçiş hükmünü göz ardı edip karar düzeltme yolunun açık olduğunu varsaymak.
- Karar düzeltme ile maddi hatanın düzeltilmesini (m.30) birbirine karıştırmak; hesap yanlışlığı için karar düzeltme değil m.30 yolu uygulanır.
- Karar düzeltme ile açıklama yolunu (m.29) aynı şey saymak; açıklama yalnızca muğlaklık ve çelişki halinde istenir.
- Üçüncü fıkradaki yollamayı 54. maddenin yürürlükte olduğu anlamına getirmek; yollama yalnızca 4001 sayılı Kanun m.23 hükmüne aittir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay daireleri, 2014 yılından sonra verilen kararlar hakkında mülga 54. maddeye dayanılarak yapılan karar düzeltme taleplerini, dayanağın yürürlükte olmadığı gerekçesiyle reddetmektedir. (5. Daire, 2025/5616 E., 2025/4455 K., 21.04.2025; 5. Daire, 2025/5972 E., 2025/3623 K., 26.03.2025; 5. Daire, 2025/5141 E., 2025/3706 K., 26.03.2025)
- Karar düzeltme talepleri, dilekçelerinde 2577 sayılı Kanunun 54. maddesi uyarınca düzeltme istenmesi biçiminde kurulmuş olsa bile, yürürlükten kaldırılan hükmün dayanak alınamayacağı kabul edilmektedir. (5. Daire, 2025/5616 E., 2025/4455 K., 21.04.2025; 5. Daire, 2025/5972 E., 2025/3623 K., 26.03.2025)
- Karar düzeltme talebinin kabulü için kararın tarihinin, kanun yolunun açık olduğu döneme ait olması aranmaktadır; bu tarihsel koşul sağlanmadığında talep usulden reddedilmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2014/9571 E., 2015/5763 K., 08.10.2015; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/4732 E., 2015/5236 K., 16.09.2015)
- Genel Kurul, mülga 54. maddenin metnini ve kapsamını inceleyerek, karar düzeltme yolunun kaldırılmasından sonra bu hükmün uygulanmayacağını belirtmiştir. (Genel Kurul, 2019/40991 E., 23.03.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Karar düzeltme talebinde bulunan taraf, kararın tarihini ve bu tarihte karar düzeltme yolunun açık olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; kararın tarihi karar belgesinden anlaşılır.
- Talebin dayanağının yürürlükteki bir hüküm olduğunu gösterme yükü talep edene aittir; mülga 54. maddeye dayanılması talebi zayıflatır.
- Karşı taraf, kararın kesinleştiğini ve karar düzeltme yolunun kapalı olduğunu, kararın tarihine ve mevzuat değişikliğine dayanarak savunabilir.
- Kararın tarihini gösteren resmi belge, yürürlük maddesi ve geçiş hükmünün metni delil olarak kullanılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.29: Kararın açıklanmasını ve çelişkili fıkraların giderilmesini düzenler; madde metninde değil, karar düzeltme ile karıştırılmaması gereken ayrı bir yoldur.
- 2577 sayılı Kanun m.30: Ad, sıfat, iddia ve hesap yanlışlıklarının düzeltilmesini düzenler; karar düzeltmenin yerine kullanılacak daha dar bir yoldur.
- 2577 sayılı Kanun m.53: Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü kanun yolu olarak ayrıca düzenlenmiştir; karar düzeltme ile aynı kapsamda değerlendirilmez.
- 4001 sayılı Kanun m.23: Madde metninin üçüncü fıkrasının yollama yaptığı hükümdür; karar düzeltmeye ilişkin dayanak bu hükümle sınırlıdır.
- 6545 sayılı Kanun m.103: 54. maddeyi yürürlükten kaldıran değişiklik hükmüdür; kararın geçiş hükmü bakımından önemlidir.
İYUK m.55 — Yargılamanın yenilenmesi usulü
Madde, yargılamanın yenilenmesi isteminin işlemesine ilişkin usul kurallarını düzenler: isteğin görevli merciye yöneltilmesi, karşı tarafın savunmasının alınması, istemin kanunda yazılı sebeplere dayanıp dayanmadığının incelenmesi, sebep yoksa reddi ve duruşma yapılıp yapılmayacağı. Madde, İYUK m.53'te sayılan yenilenme sebeplerinin kendisini tek tek sıralamaz; istemin kabulü hâlinde davaya yeniden bakılmasının esasına da girmez. Kurala, Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin kesinleşmiş kararlarına karşı yapılan yenileme istemleri bakımından uygulanır. Yenileme isteminin süresi, sebeplerin tek tek başlangıç tarihleri ve yenileme sebepleri bu maddede değil, İYUK m.53 ile ona bağlı hükümlerde yer alır. Kararın yenileme yoluyla değiştirilmesinin sonuçları ile yenilenen davanın yürütülmesi usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Yargılamanın yenilenmesi usulü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yargılamanın yenilenmesi
- Kesinleşmiş idari yargı kararlarına, kanunda sayılan ağır hatalar veya yeni olgular nedeniyle karşı olağanüstü başvuru yoludur. İstem yeni bir dava niteliğinde değerlendirilir ve kararı veren mahkemeye yapılır.
- Görevli daire veya mahkeme
- İstemin ilişkin olduğu uyuşmazlığın hangi daire veya mahkemenin görevine girdiğini ifade eder. Görev bu merciye ait değilse istem, görevli olan daire veya mahkemece karara bağlanır.
- Yenilenme sebebi
- Kanunda sınırlı olarak sayılan ve istemin dayanabileceği olgulardır. Bu sebeplerin hangileri olduğu bu maddede yazılmaz, İYUK m.53'te düzenlenir; sebep kanunda yazılı değilse istem reddedilir.
- Duruşma
- Yenileme isteminin sözlü olarak görüşülmesi anlamına gelir. Yapılıp yapılmayacağı, istemi inceleyen görevli daire veya mahkemenin takdirine bağlıdır; taraf isteğiyle zorunlu hâle gelmez.
Yargılamanın yenilenmesi usulü: hangi şartlar aranır?
- Yenileme isteminin, İYUK m.53'te sayılan sebeplerden birine dayanması gerekir.
- İstemin ilişkin olduğu konu, başka bir daire veya mahkemenin görevine giriyorsa karar o daire veya mahkemece verilmelidir.
- Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istem incelenmelidir.
- Kanunda yazılı bir yenilenme sebebi bulunmalıdır; bu varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir.
- Kanunda yazılı sebep yoksa istemin reddine karar verilmelidir.
- Duruşma yapılıp yapılmayacağına görevli daire veya mahkeme karar verir.
Yargılamanın yenilenmesi usulü: hangi sonuçları doğurur?
- Yenileme sebebi kanunda yazılıysa dava yeniden incelenir ve yeni bir karar verilir.
- Yenileme sebebi kanunda yazılı değilse istem reddedilir ve kesinleşmiş karar aynen kalır.
- Görev başka bir daire veya mahkemedeyse karar o merci tarafından verilir.
- Karşı tarafın savunması alınmadan istem sonuçlandırılamaz.
- Duruşma yapılmasına karar verilirse yenileme isteminde duruşma yapılır; yapılmamasına karar verilirse dosya üzerinden karar verilebilir.
- Madde 5. fıkra uyarınca İYUK m.53 hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yenileme hâlinde kanunun diğer hükümleri uygulanır.
Görevli merci ile isteğin yapıldığı merci arasındaki fark nedir?
İsteğin ilişkin olduğu konu, yenilenmesi istenen kararı veren daire veya mahkemenin görevinde ise istem o merciye yapılır ve o karar verir.
İsteğin ilişkin olduğu konu başka bir daire veya mahkemenin görevine giriyorsa karar o merci tarafından verilir.
Görevli merci değişince istemi karara bağlayan merci de değişir.
Sebep var ile sebep yok arasındaki fark nedir?
Yenilenme sebebi kanunda yazılı ise davaya yeniden bakılarak karar verilir.
İstem kanunda yazılı sebeplere dayanmıyorsa esasa girilmeden istemin reddine karar verilir.
Sebep yoksa yeniden yargılama yapılmaz; sebep varsa yeniden bakılır.
Duruşma yapılan ile dosya üzerinden karar arasındaki fark nedir?
Görevli daire veya mahkeme duruşma yapılmasına karar verirse yenileme isteminde duruşma yapılır.
Görevli daire veya mahkeme duruşma yapılmasına gerek görmezse istem dosya üzerinden karara bağlanır.
Taraf duruşma istemiş olsa bile, duruşma yapılıp yapılmayacağı mahkemenin kararına bağlıdır.
Yargılamanın yenilenmesi usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İstemi, kanunda yazılı sebebe dayanmadığı hâlde esasa girerek incelemek; sebep yoksa önce istemin reddine karar verilmelidir.
- Karşı tarafın savunmasını almadan karar vermek; savunma alınması şart olduğundan karar usule aykırı olur.
- Duruşma isteğini otomatik kabul etmek; duruşma yapılması görevli daire veya mahkemenin kararına bağlıdır.
- Görevli merci olmayan bir daireye ya da mahkemeye istem yapmak; istem, konusu başka bir merciin görevinde ise o merciye yönlendirilmelidir.
- Bu maddede yazılı istemin sebeplerini ve sürelerini bu maddeden çıkarmaya çalışmak; sebepler ve süreler İYUK m.53'te düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay, yenileme isteminde duruşma yapılmamasını görevli dairenin takdiri olarak değerlendirmekte, duruşma talebini kabul etmediği hâllerde dosya üzerinden karar vermektedir. (Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2011/740 E., 2017/646 K., 15.03.2017; Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/3064 E., 2016/4354 K., 23.12.2016; Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2010/2846 E., 2016/786 K., 23.03.2016)
- Kanunda yazılı sebebe dayanmayan yenileme istemlerinde istem esasa girilmeden reddedilmektedir. (Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2011/740 E., 2017/646 K., 15.03.2017)
- Madde 4 uyarınca duruşma isteminin reddi, yenileme isteminde kişinin savunma hakkının ihlali sayılmamaktadır. (Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/3064 E., 2016/4354 K., 23.12.2016)
Nasıl ispat edilir?
- Yenileme istemini ileri süren taraf, istemin İYUK m.53'te sayılan sebeplerden birine dayandığını ispatla yükümlüdür.
- Yenileme sebebine dayanak olan belge, sahtelik kararı, ceza mahkûmiyeti ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı gibi somut delil ile gösterilmelidir.
- Karşı taraf, istemin kanunda yazılı sebebe dayanmadığını ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmada bulunan taraf sebebin yokluğunu gösterme yükü altında değildir.
- Duruşma talebinin reddedilmesi ile ilgili itiraz, görevli dairenin takdirine bağlı olduğundan, talep edenin bu konuda ayrı bir ispat yükü bulunmamaktadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.53: Yenileme sebeplerini ve her sebep için istem süresini düzenler. Bu madde, istemin sebeplere dayanıp dayanmadığını ölçer ve m.53 hükümleri saklı kalmak kaydıyla uygulanır.
- 2577 sayılı Kanun m.54: Karar düzeltme kanun yolunu düzenler. Ancak bu yol 6545 sayılı Kanunla kaldırılmıştır; yenileme yolu ile birbirinden ayrıdır.
- 2577 sayılı Kanun m.56: Konuyla doğrudan ilgili olmakla birlikte, madde metni yenileme usulünde m.56'yı atıf olarak anmaz; bu nedenle bağlantı yalnız işlevseldir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| otuz gün | m.45 | İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna… |
| yedi gün | m.45 | (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. |
| otuz gün | m.46 | Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz… |
| otuz gün | m.48 | Karşı taraf tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verebilir. |
| yedi günlük | m.48 | Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene… |
| yedi gün | m.48 | İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. |
| yedi gün | m.50 | Bu kararlar, dosyanın geldiği tarihten itibaren yedi gün içinde taraflara tebliğe çıkarılır. |
| on yıl | m.53 | (Değişik birinci cümle: 15/7/2003-4928/6 md.) Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının… |
| bir yıl | m.53 | (Değişik birinci cümle: 15/7/2003-4928/6 md.) Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının… |
| altmış gündür | m.53 | (Değişik birinci cümle: 15/7/2003-4928/6 md.) Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
48 karar- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/3110 E., 2025/3391 K., 22.12.2025İlgili madde: m.49
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/612 E., 2025/3232 K., 15.12.2025İlgili madde: m.49
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/600 E., 2025/3231 K., 15.12.2025İlgili madde: m.49
- 8. Daire, 2025/35 E., 2025/9610 K., 09.12.2025İlgili madde: m.49
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/336 E., 2025/2999 K., 02.12.2025İlgili madde: m.48
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/197 E., 2025/3001 K., 02.12.2025İlgili madde: m.49
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/1328 E., 2025/2430 K., 10.11.2025İlgili madde: m.49
- 8. Daire, 2022/7527 E., 2025/7965 K., 23.10.2025İlgili madde: m.48
- 12. Daire, 2022/2855 E., 2025/4658 K., 23.10.2025İlgili madde: m.53
- 4. Daire, 2025/4849 E., 2025/5481 K., 22.10.2025İlgili madde: m.51
Diğer 38 karar
- 2. Daire, 2025/412 E., 2025/3814 K., 23.09.2025İlgili madde: m.51
- 13. Daire, 2025/1876 E., 2025/2706 K., 16.09.2025İlgili madde: m.53
- 13. Daire, 2025/1757 E., 2025/2631 K., 12.09.2025İlgili madde: m.51
- 8. Daire, 2023/3424 E., 2025/6718 K., 11.09.2025İlgili madde: m.53
- 12. Daire, 2025/2307 E., 2025/3583 K., 01.07.2025İlgili madde: m.48
- 3. Daire, 2025/2038 E., 2025/3098 K., 25.06.2025İlgili madde: m.48
- 3. Daire, 2025/2039 E., 2025/3099 K., 25.06.2025İlgili madde: m.48
- 2. Daire, 2025/1655 E., 2025/3139 K., 23.06.2025İlgili madde: m.51
- 8. Daire, 2025/2112 E., 2025/6006 K., 23.06.2025İlgili madde: m.51
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/2045 E., 2025/964 K., 30.04.2025İlgili madde: m.50
- 9. Daire, 2024/3850 E., 2025/1461 K., 21.04.2025İlgili madde: m.53
- 5. Daire, 2025/5616 E., 2025/4455 K., 21.04.2025İlgili madde: m.54
- 5. Daire, 2025/5972 E., 2025/3623 K., 26.03.2025İlgili madde: m.54
- 5. Daire, 2025/5141 E., 2025/3706 K., 26.03.2025İlgili madde: m.54
- 4. Daire, 2024/3997 E., 2025/1706 K., 17.03.2025İlgili madde: m.53
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/1319 E., 2025/579 K., 13.03.2025İlgili madde: m.48
- 8. Daire, 2024/6134 E., 2024/7982 K., 31.12.2024İlgili madde: m.50
- 8. Daire, 2024/6136 E., 2024/7983 K., 31.12.2024İlgili madde: m.50
- 3. Daire, 2023/8474 E., 2024/6079 K., 20.11.2024İlgili madde: m.50
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/1352 E., 2022/1393 K., 16.11.2022İlgili madde: m.52
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2018/2137 E., 2018/7692 K., 20.11.2018İlgili madde: m.52
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/278 E., 2018/376 K., 24.01.2018İlgili madde: m.52
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2011/740 E., 2017/646 K., 15.03.2017İlgili madde: m.55
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/5986 E., 2017/1045 K., 06.03.2017İlgili madde: m.55
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/6798 E., 2017/484 K., 25.01.2017İlgili madde: m.51
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/3064 E., 2016/4354 K., 23.12.2016İlgili madde: m.55
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2010/2846 E., 2016/786 K., 23.03.2016İlgili madde: m.55
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2015/2839 E., 2015/3797 K., 06.11.2015İlgili madde: m.55
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2014/9571 E., 2015/5763 K., 08.10.2015İlgili madde: m.54
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/4732 E., 2015/5236 K., 16.09.2015İlgili madde: m.54
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2015/2688 E., - K., 26.05.2015İlgili madde: m.55
- İkinci Bölüm, 2021/30953 E., 02.07.2025İlgili madde: m.50
- Genel Kurul, 2024/15819 E., 21.11.2024İlgili madde: m.53
- Genel Kurul, 2019/17103 E., 12.10.2023İlgili madde: m.50
- Genel Kurul, 2019/40991 E., 23.03.2023İlgili madde: m.54
- Genel Kurul, 2014/7152 E., 01.12.2016İlgili madde: m.52
- Genel Kurul, 2014/7002 E., 01.12.2016İlgili madde: m.52
- Genel Kurul, 2014/8804 E., 01.12.2016İlgili madde: m.52
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 16.07.2026 (m.45).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6. Kararlara Başvuru ve Çeşitli Hükümler bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış