İYUK Madde 52Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
2577 sayılı Kanun'un 52. maddesi, idari yargıda temyiz veya istinaf yoluna başvurulmasının kararların yürütülmesine etkisini, yürütmenin teminat karşılığında durdurulmasını, teminat alınmayacak hâlleri, temyiz ve istinaf incelemesinde yürütmenin durdurulması isteklerine ilişkin kararların kesinliğini ve kararın bozulmasının yürütmeye etkisini düzenler. Kurallar hem hâkim, mahkeme ve Danıştay kararları için geçerlidir; düzenleme idari yargıdaki tüm ilk derece ve kanun yolu kararlarını kapsar.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(Değişik: 5/4/1990-3622/21 md.) Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir. (Ek Cümle: 10/6/1994-4001/22 md.) Davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz ya da istinaf yoluna başvurulması halinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi 27 nci maddede öngörülen koşulun varlığına bağlıdır.
2.İptal davalarında teminat istenmeyebilir.
3.İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz.
4.(Ek: 20/7/2017-7035/8 md.) Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir.
5.Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur.
- 1.(madde başlığı)18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle, bu maddenin başlığında yer alan “itiraz” ibaresi “istinaf” şeklinde; birinci fıkrasında yer alan “itiraz yoluna” ibaresi “istinaf yoluna” şeklinde; “itirazı” ibaresi “istinaf başvurusunu” şeklinde ve son cümlesinde yer alan “kararların temyizi” ibaresi “kararlara karşı temyiz ya da istinaf yoluna başvurulması” şeklinde değiştirilmiştir.
- 2.(madde başlığı)20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, bu maddeye üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere dördüncü fıkra eklenmiş ve mevcut dördüncü fıkra beşinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.
Değişiklik geçmişi(5)
- 20.07.2017“Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri…” ile başlayan bent 20.07.2017 tarihinde 7035 sayılı Kanunla eklendi
- 20.07.2017bir ibaresi 20.07.2017 tarihinde 7035 sayılı Kanunla eklendi
- 18.06.2014bir ibaresi 18.06.2014 tarihinde 6545 sayılı Kanunla değiştirildi
- 10.06.1994“Davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz ya da istinaf yoluna…” ile başlayan fıkra (bir cümlesi) 10.06.1994 tarihinde 4001 sayılı Kanunla eklendi
- 05.04.1990“Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay…” ile başlayan bent 05.04.1990 tarihinde 3622 sayılı Kanunla değiştirildi
Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.
Atıflar(1)
Bu maddenin atıf yaptıkları
Bu maddedeki kavramlar
- İptal davası
- Teminat
- Yürütmenin durdurulması
- Kanun yolu incelemesinde yürütmenin durdurulması istemi
- Kararın bozulması
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
107 karar arasından seçildi- Vergi Dava Daireleri Kurulu · E. 2022/1352 · K. 2022/1393 · T. 16.11.2022VDDKBozma
İlk derece mahkemelerinin kararlarının yürütmesinin durdurulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiş olup niteliği gereği temyiz veya istinaf incelemesini sona erdirmeyen ara karar niteliğindedir.
- Vergi Dava Daireleri Kurulu · E. 2019/655 · K. 2020/1037 · T. 07.10.2020VDDKBozma
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına dair Mahkeme kararına karşı yürütmenin durdurulması isteminde bulunulması davacı yönünden herhangi bir hukuki yarar sağlamayacağından yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddine karar verilerek ve duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
- 13. Daire · E. 2022/3303 · K. 2025/497 · T. 31.01.2025Daire kararıOnama
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 52. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ilk derece Mahkemesince verilen kararın bozulması halinde, bozulan Mahkeme kararının yürütmesinin kendiliğinden duracağı dikkate alındığında iptale ilişkin mahkeme kararının bozulması halinde de, yeni bir karar verilinceye kadar iptal davasına konu işlemin hukuk aleminde varlığını sürdüreceğinin ve idarece bu işlemin icrasına yönelik başkaca işlemler tesis edilebileceğinin açık olduğu, bu bakımdan, dava konusu ödeme emrine dayanak alınan ilk Kurul kararının,
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Bir imar planı değişikliği ile mülkiyetindeki taşınmaz üzerinde ticari yapılaşma hakkı kaldırılan davacı şirket, söz konusu plan değişikliğinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle idare mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararların doğabileceği kanaatine varmış, ancak yürütmenin durdurulması kararı vermeden önce davacı şirketten teminat alınıp alınmaması hususunu değerlendirmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre, idare mahkemesinin yürütmenin durdurulması kararı verirken teminat hususundaki yetkisi ve bu yetkinin sınırları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) Davacı şirketin, haksız çıkması durumunda idarenin ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği muhtemel zararlara karşılık teminat göstermesi zorunludur; ancak talep, resmî bir belgeye dayanıyorsa teminat aranmaz.
- B) Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; fakat mahkeme, durumun gereklerine göre takdir yetkisini kullanarak teminat alınmamasına da karar verebilir ve idareden veya adli yardımdan yararlananlardan teminat alınması söz konusu olamaz.
- C) İptal davalarında kamu yararı üstün olduğundan davacıdan hiçbir surette teminat istenemez; teminat şartı yalnızca davanın reddine ilişkin kararların istinafı aşamasında gündeme gelebilir.
- D) Taraflar arasında teminata ilişkin bir anlaşmazlık çıkması halinde, bu uyuşmazlığın çözümü için görevli ve yetkili asliye hukuk mahkemesinde ayrı bir dava açılması gerekir.
- E) Yalnızca uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteki idari işlemlere karşı açılan davalarda yürütmenin durdurulması talep edildiğinde teminat alınması mümkündür; diğer işlemlerde teminat müessesesi uygulanmaz.
Bu maddeyle ilgili 10 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl