İYUK
İdari davalarda yetki ve bağlantı ile görevsizlik ve yetkisizlik hallerinde yapılacak işlemler
Kısaca
2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi, idari yargıda genel yetkili idare mahkemesini belirler. İYUK m.33, kamu görevlilerine ilişkin davalarda yetkili idare mahkemesini belirler. İYUK m.34, idari yargıda taşınmaz mallarla ilgili davalarda ve köy, belediye, özel idare ile sınır uyuşmazlıklarında yetkili idare mahkemesini belirler.
Kapsam
Bu konu, İdari Yargılama Usulü Kanunu m.32–44 hükümlerini kapsar.
- İYUK m.32İdari davalarda genel yetki
- İYUK m.33Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki
- İYUK m.34Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki
- İYUK m.35Taşınır mallara ilişkin davalarda yetki
- İYUK m.36Tam yargı davalarında yetki
- İYUK m.37Vergi uyuşmazlıklarında yetki
- İYUK m.38Bağlantılı davalar
- İYUK m.39Bağlantının Danıştayca incelenmesi
- İYUK m.40Bağlantının bölge idare mahkemesince incelenmesi
- İYUK m.41Bağlantının mahkemelerce kabul edilmemesi
- İYUK m.42Bağlantılı davalarla ilgili diğer esaslar
- İYUK m.43Görevsizlik ve yetkisizlik hallerinde yapılacak işlem
- İYUK m.44Merci tayini
İYUK m.32 — İdari davalarda genel yetki
2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi, idari yargıda genel yetkili idare mahkemesini belirler. Madde, özel kanunlarda ya da bu Kanunda yetkili mahkeme gösterilmemişse dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olacağını düzenler ve bu Kanunun uygulanmasında yetkinin kamu düzeninden olduğunu belirtir. Madde, idari davaların tümüne, yani iptal ve tam yargı davalarına, yetki bakımından uygulanır. Maddede kamu görevlilerine ilişkin, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin ve imar ile kamulaştırmaya ilişkin özel yetki kuralları yer almaz; bunlar 33 ila 35. maddelerde düzenlenmiştir. Görev sorunu (m.2 ve ilgili hükümler), yetkisizlik ya da görevsizlik kararının sonuçları (m.43), bağlantı (m.38 ve devamı) ve merci tayini (m.44) bu maddenin kapsamı dışındadır.
İdari davalarda genel yetki: hangi kavramlar bilinmeli?
- Genel yetki
- Kanunda özel bir yetkili mahkeme gösterilmediğinde uygulanan, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesini gösteren yetki kuralıdır. Madde metnine göre yalnız özel kanunlarda ya da bu Kanunda yetkili mahkeme gösterilmemesi halinde devreye girer.
- Özel yetki
- Kanunda belirli bir dava türü için açıkça yetkili kılınan mahkemedir. Özel yetkili mahkeme varsa genel yetki kuralı uygulanmaz.
- Dava konusu idari işlem
- Davaya konu olan, yetkili idari merciin tek yanlı irade açıklamasıyla tesis ettiği işlemdir. Yetki bakımından belirleyici olan, bu işlemi yapan merciin yeridir, işlemin etkilediği kişinin yeri değildir.
- İdari sözleşme
- İdarenin taraf olduğu ve kamu hukukuna tabi sözleşmedir. Madde, bu sözleşmeyi yapan idari merciin yerini de genel yetki ölçütü olarak kabul eder.
- Kamu düzeni
- Yetki kuralının taraflarca sözleşmeyle değiştirilememesi ve mahkemece her aşamada re'sen dikkate alınması anlamına gelir. Maddenin ikinci fıkrasına göre bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir.
İdari davalarda genel yetki: hangi şartlar aranır?
- Dava, idari yargı görevi içinde bir uyuşmazlık olmalıdır; yetki sorusu ancak görevli yargı kolu belirlendikten sonra gündeme gelir.
- Uyuşmazlık konusu bir idari işlem veya idari sözleşme olmalıdır.
- Kanunda veya özel kanunda bu dava için özel bir yetkili idare mahkemesi gösterilmemiş olmalıdır.
- Dava konusu işlemi veya sözleşmeyi yapan idari merci tespit edilmelidir.
- Yetkili mahkeme, bu idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olarak belirlenmelidir.
- Yetki itirazı yapılmışsa, itirazda gösterilen mahkemenin yetkili olduğu ortaya konulmalıdır; yetki kamu düzeninden olduğu için bu sınır her aşamada re'sen de gözetilir.
İdari davalarda genel yetki: hangi sonuçları doğurur?
- Dava, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılmalıdır; aksi halde yetki itirazı üzerine dava yetkisizlik nedeniyle reddedilir ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir.
- Özel yetkili mahkeme gösterilmişse genel yetki kuralı uygulanmaz ve dava o mahkemede açılmalıdır.
- Yetki kamu düzeninden olduğu için taraflar sözleşmeyle farklı bir idare mahkemesini yetkili kılamaz.
- Yetki kamu düzeninden olduğu için mahkeme yetki eksikliğini taraf itirazı beklemeden re'sen gözetir.
- Yetkili mahkeme, işlemi yapan merciin yerinde bulunmadığı halde yetkili sayılamaz; işlemin tebliğ edildiği yer yetki için belirleyici değildir.
Genel yetki ile özel yetki arasındaki fark nedir?
Genel yetkide, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir.
Özel yetkide, kanunun belirlediği belirli bir idare mahkemesi yetkilidir.
Özel yetki kuralı varsa genel yetki kuralı devreye girmez ve dava o mahkemede açılmalıdır.
İşlemi yapan merci ile işlemden etkilenen kişinin yeri arasındaki fark nedir?
Yetki, işlemi yapan idari merciin yerine göre belirlenir.
Davacının yerleşim yeri veya işlemin uygulandığı yer genel yetki ölçütü değildir.
Davacı başka bir ilde oturuyor olsa da dava, işlemi yapan merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır.
Yetkisizlik kararı ile görevsizlik kararı arasındaki fark nedir?
Yetki, aynı yargı kolu içindeki hangi idare mahkemesinin bakacağını belirler.
Görev, idari yargı ile adli yargı arasındaki ya da farklı yargı kolları arasındaki ayrımı belirler.
Yetkisizlikte dosya aynı yargı kolundaki yetkili idare mahkemesine gönderilir; görevsizlikte ise dosya yetkili yargı merciine gönderilir ve ayrıca m.43 uygulanır.
İdari davalarda genel yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Davacının yerleşim yerindeki idare mahkemesini yetkili saymak; genel yetki ölçütü işlemi yapan merciin yeridir, davacının yeri değildir.
- İşlemi yapan merciin merkezinin bulunduğu yer ile işlemin uygulandığı yeri karıştırmak; yetki için belirleyici olan işlemi yapan merciin bulunduğu yerdir.
- Kamu görevlisine ilişkin bir davada m.32'deki genel kuralı uygulayıp m.33'teki özel yetki kuralını gözden kaçırmak.
- Özel yetki kuralı bulunduğu halde genel yetkiyi esas almak ve davayı yetkisiz mahkemede açmak.
- Yetkinin kamu düzeninden olduğunu unutarak, taraflar arasında yetki sözleşmesi yapılabileceğini kabul etmek.
- Yetki itirazı yapılmadığı için mahkemenin yetki yönünden hiç karar veremeyeceğini sanmak; mahkeme yetkiyi re'sen gözetir.
- Yetkisizlik kararında dosyayı doğrudan reddetmek yerine yetkili mahkemeye göndermek gerektiğini gözden kaçırmak; bu gönderme m.43 çerçevesinde yapılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay uygulamasında, davanın işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılması gerektiği ve bu yerin dışındaki bir idare mahkemesinde açılan davanın yetki yönünden reddedilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/817 E., 2017/2165 K., 08.05.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/3010 E., 2016/3120 K., 04.05.2016; Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/956 E., 2016/687 K., 15.03.2016; Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2016/34 E., 2016/23 K., 19.01.2016; Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2016/35 E., 2016/24 K., 19.01.2016; Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2016/28 E., 2016/22 K., 19.01.2016)
- Dava konusu işlemi yapan merciin fiilen bulunduğu yer ile yetkili idare mahkemesinin belirlenmesi gerektiği, işlemin asıl işlemi bildirici nitelikte olduğu hallerde de bu ölçütün korunduğu kabul edilmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/3010 E., 2016/3120 K., 04.05.2016)
- Kolluk veya emniyet personeli tarafından tesis edilen işlemlerde, işlemi tesis eden birimin bulunduğu il esas alınarak yetkili idare mahkemesi belirlenmektedir. (Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/956 E., 2016/687 K., 15.03.2016)
- Yetkisizlik kararı verilirken dosyanın, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki yetkili idare mahkemesine gönderilmesi uygulamada yaygındır. (Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2016/34 E., 2016/23 K., 19.01.2016; Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2016/35 E., 2016/24 K., 19.01.2016; Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2016/28 E., 2016/22 K., 19.01.2016)
Nasıl ispat edilir?
- Yetki itirazını ileri süren taraf, dava konusu işlemin hangi idari merci tarafından yapıldığını ve bu merciin bulunduğu yeri ortaya koymalıdır; yetki iddiasının dayanağı işlemin kendisi, tebliğ belgesi veya idarenin kurum yazısıdır.
- Davayı açan taraf, kanunda bu dava için özel bir yetkili mahkeme bulunduğunu ileri sürüyorsa bu özel yetki kuralının dayanağını (ilgili kanun maddesini) göstermelidir; aksi halde genel yetki kuralı uygulanır.
- İşlemin hangi merci tarafından yapıldığı konusunda ihtilaf varsa, bunu ileri süren taraf, işlemi düzenleyen belge veya yetki devrine ilişkin mevzuatla ispatlar.
- Yetki kamu düzeninden olduğu için, yetki itirazı yapılmamış olsa bile mahkeme yetkisizliği re'sen tespit edebilir; bu durumda ilgili taraflar dinlenmeden de yetki yönünden karar verilebilir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/817 E., 2017/2165 K., 08.05.2017)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.33: Kamu görevlilerinin atanma, nakil ve diğer özlük işlemlerine ilişkin davalarda özel yetki kuralı getirir; bu hallerde genel yetki kuralı uygulanmaz.
- 2577 sayılı Kanun m.34: Taşınmaz mallara ilişkin davalarda özel yetki kuralı getirir ve bu hallerde genel yetki yerine taşınmazın bulunduğu yer esas alınır.
- 2577 sayılı Kanun m.35: Taşınır mallara ilişkin ve imar ile kamulaştırmaya ilişkin davalarda özel yetki kuralı getirir.
- 2577 sayılı Kanun m.43: Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildiğinde dosyanın nasıl gönderileceğini düzenler; m.32'deki yetki kuralının sonucu olarak uygulanır.
- 2577 sayılı Kanun m.44: Yetkili mahkemenin belirlenemediği veya mahkemeler arasında tereddüt ya da çakışma bulunduğu hallerde merci tayinini düzenler.
İYUK m.33 — Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki
Madde, kamu görevlilerine ilişkin davalarda yetkili idare mahkemesini belirler. Atanma ve nakil davaları (fıkra 1), görevine son verilme, emekli edilme ve görevden uzaklaştırılma davaları (fıkra 2), görevle ilişiğin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklara ilişkin davalar ile mahalli idare organlarının geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırılmasına ilişkin davalar (fıkra 3) ve hâkim ile savcıların mali ve sosyal haklarına, sicillerine ve müfettiş hal kâğıtlarına karşı açılan davalar (fıkra 4) bakımından yetkiyi düzenler. Kişi bakımından kamu görevlileri ile ilgili davalarda uygulanır. Genel yetki kuralını (m.32), iptal davalarında yetkiyi düzenleyen m.34 ve m.35 hükümlerini ve kamu görevlisinin kişisel kusurundan doğan tazminat davalarının yargı yolunu düzenlemez; bunlar için ilgili maddelere ve yargı yolu mevzuatına bakılır.
Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yetki
- Bir davanın yargı çevresi içinde hangi yerdeki mahkemede görüleceğini belirleyen kuraldır. Görev ve yetki birbirinden ayrıdır; burada yalnızca yer bakımından mahkeme belirlenir.
- Yeni ve eski görev yeri
- Atanma ve nakil işlemlerinde, kamu görevlisinin işlemden önce ve sonra görev yaptığı yerdir. Her iki yerin idare mahkemesi yetkilidir.
- Son görev yeri
- Kamu görevlisinin görevine son verilme, emekli edilme veya görevden uzaklaştırılma işleminden önce en son görev yaptığı yerdir.
- Görevli bulunduğu yer
- Kamu görevlisinin dava tarihinde fiilen görev yaptığı yerdir. Disiplin cezası ve özlük hakları davalarında aranan ölçüttür.
- Görevle ilişiğin kesilmesi
- Kamu görevlisinin kamu görevinden ayrılmasını sonuçlayan işlemdir. Bu sonucu doğurmayan disiplin cezaları fıkra 3 kapsamında kalır, doğuranlar fıkra 2 kapsamındadır.
- Bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesi
- Hâkim ve savcının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi bakımından bağlı olduğu bölge idare mahkemesine coğrafi olarak en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdir. Fıkra 4'te yetkili yer bu ölçütle belirlenir.
Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki: hangi şartlar aranır?
- Davanın konusunun kamu görevlisinin atanması veya naklini ya da görevine son verilmesi, emekli edilmesi veya görevden uzaklaştırılmasına ilişkin bir işlem olması gerekir; bu durumda fıkra 1 veya fıkra 2 uygulanır.
- Dava konusu, görevle ilişiğin kesilmesi sonucunu doğurmayan bir disiplin cezası, ilerleme, yükselme, sicil, intibak veya diğer özlük ve parasal haklar ya da mahalli idare organlarının geçici görevden uzaklaştırılması ise fıkra 3 uygulanır.
- Dava konusu hâkim ya da savcının mali ve sosyal haklarına, sicillerine ya da müfettiş hal kâğıtlarına ilişkin ise fıkra 4 uygulanır; bu hâlde özel kanunlardaki hükümler saklıdır.
- Davacının kamu görevlisi sıfatını taşıması ve uyuşmazlığın bu sıfattan doğan bir işleme dayanması gerekir.
- Yetkili yer, fıkraya göre belirlenmelidir: atanma ve nakilde yeni veya eski görev yeri, görevden son verme ve benzerlerinde son görev yeri, disiplin ve özlük haklarında görevli bulunduğu yer, fıkra 4'te bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer.
Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki: hangi sonuçları doğurur?
- Atanma veya nakil davasında kamu görevlisi yeni veya eski görev yerindeki idare mahkemesine başvurabilir.
- Görevden son verme, emekli etme veya görevden uzaklaştırma davasında yalnızca son görev yerindeki idare mahkemesi yetkilidir; başka bir idare mahkemesinde açılan dava yetkisizlik nedeniyle usulden reddedilir.
- Görevle ilişiği kesmeyen disiplin cezası, ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve parasal hak davalarında dava tarihinde görevli bulunulan yer idare mahkemesi yetkilidir.
- Dava tarihinde kamu görevlisi emekli olmuşsa, uyuşmazlık fıkra 3 kapsamına girmez ve fıkra 2 ya da genel yetki kuralına göre değerlendirilir.
- Hâkim ve savcıya ilişkin fıkra 4 davalarında, özel kanunlar saklı kalmak kaydıyla, yetkili mahkeme bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
- Madde, yetkiyi düzenlemekle birlikte davanın görev bakımından idari yargıda olup olmadığını belirlemez; bu ayrı bir dava şartıdır.
Atanma-nakil ile görevden son verme ve emeklilik arasındaki fark nedir?
Atanma ve nakil davalarında kamu görevlisinin yeni veya eski görev yerinin idare mahkemesi yetkilidir; davacı bu iki yerden birini seçebilir.
Görevine son verilme, emekli edilme ve görevden uzaklaştırılmada yalnızca son görev yerinin idare mahkemesi yetkilidir.
Nakilde iki yer arasında seçim hakkı vardır; görevden çıkarmada seçim hakkı yoktur ve yetkili yer tektir.
Görevle ilişiği kesen disiplin cezası ile görevle ilişiği kesmeyen disiplin cezası arasındaki fark nedir?
Görevle ilişiğin kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarında fıkra 2 uygulanır ve son görev yerinin idare mahkemesi yetkilidir.
Görevle ilişiğin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezalarında fıkra 3 uygulanır ve kamu görevlisinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.
Aynı disiplin cezası türünün hangi fıkraya gireceği, cezanın görevle ilişiği kesip kesmediğine göre belirlenir ve yetkili yer değişir.
Fıkra 1-2 ile fıkra 3 (özlük haklar) arasındaki fark nedir?
Atanma, nakil ve görevden son verme gibi işlemler kamu görevlisinin statü değişikliğine ilişkindir.
İlerleme, yükselme, sicil, intibak ve parasal haklar mevcut görev içindeki durumla ilgilidir.
Özlük ve parasal haklar davalarında yetkili yer, dava tarihindeki görevli bulunduğu yerdir; son görev yeri ya da yeni-eski görev yeri ölçütü kullanılmaz.
Genel hal (fıkra 1-4 dışı) ile hâkim-savcı için fıkra 4 arasındaki fark nedir?
Hâkim ve savcı dışındaki kamu görevlileri için fıkra 1-3 ölçütleri geçerlidir.
Hâkim ve savcının mali ve sosyal haklarına, sicillerine ve müfettiş hal kâğıtlarına karşı açtığı davalarda yetkili yer, görev yerinin bağlı olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdir.
Hâkim ve savcı davalarında yetkili yer kamu görevlisinin bulunduğu yer değil, bölge idare mahkemesi düzeyinde belirlenen yerdir.
Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Nakil davasında yalnızca yeni görev yeri idare mahkemesinin yetkili olduğunu sanmak; eski görev yeri idare mahkemesi de yetkilidir.
- Görevden son verme davasını davacının ikamet ettiği ya da işlemi yapan merkezdeki idare mahkemesinde açmak; yetkili yer son görev yeridir.
- Görevle ilişiği kesmeyen disiplin cezasında son görev yeri kuralını uygulamak; bu hâlde dava tarihindeki görevli bulunduğu yer esas alınır.
- Emekli olduktan sonra açılan özlük hak davasında m.33/3'ü doğrudan uygulamak; dava tarihindeki statü ayrı değerlendirilmelidir.
- Hâkim ve savcı davalarında kamu görevlisinin bulunduğu ili esas almak; fıkra 4'te bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer belirleyicidir.
- Madde metnindeki yetki kuralını davanın görev sorununa ya da tazminat davasının yargı yoluna uygulamak; bu konular m.33'ün kapsamı dışındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kamu görevlisinin atanmasına ilişkin davalarda ataması yapılan kamu görevlisinin görev yaptığı yer idare mahkemesinin yetkili olduğu kabul edilmektedir. (2. Daire, 2025/2095 E., 2025/3833 K., 23.09.2025)
- Atanma talebinin reddine ilişkin işlemden doğan uyuşmazlıkta m.33/1'in uygulanacağı kabul edilmektedir. (2. Daire, 2025/1874 E., 2025/3626 K., 16.09.2025)
- Eğitim müfettiş yardımcısının üst göreve atanmamasından doğan uyuşmazlıkta, davacının hâlen görev yaptığı ilin bağlı olduğu bölge idare mahkemesi yetkili sayılarak m.33/3 uygulanmaktadır. (2. Daire, 2025/2174 E., 2025/3828 K., 23.09.2025)
- Görevle ilişiği kesmeyen disiplin cezası davasında, davacının dava açtığı tarihte görevli olduğu yer idare mahkemesinin yetkili olduğu kabul edilmektedir. (2. Daire, 2025/2070 E., 2025/3624 K., 16.09.2025)
- Dava tarihinde emekli statüsündeki davacının, m.33/3 kapsamındaki özlük hak davası olarak değil, iptal davası ilgili özel yetki kuralları çerçevesinde değerlendirildiği kabul edilmektedir. (2. Daire, 2025/2013 E., 2025/3638 K., 16.09.2025)
- Atanma, nakil ya da görevden çıkarma dışındaki iptal davalarında m.33 yerine m.34 ve m.35'in uygulanacağı kabul edilmektedir. (2. Daire, 2025/2118 E., 2025/3841 K., 23.09.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Yetki itirazında bulunan taraf, davanın m.33'ün hangi fıkrasına girdiğini ve yetkili yerin hangisi olduğunu ileri sürer; yetki konusu kamu düzenine ilişkin olmadığından, davalı ilk itirazında bu hususu ileri sürmelidir.
- Davacı, atanma veya naklin yeni ya da eski görev yerini, görevden çıkarmada son görev yerini, özlük ve disiplin davalarında dava tarihindeki görev yerini kanıtlamakla yükümlüdür; bu bilgi atama kararı, nakil kararı, görev belgesi ve kurum yazılarıyla ispatlanır.
- Davalı idare, davacının dava tarihindeki görevini veya son görev yerini ileri sürerek yetkisizlik savunması yapabilir ve bunu resmi kayıtlarla ispatlamakla yükümlüdür.
- Emekli veya görevden ayrılmış kamu görevlisi davasında, dava tarihindeki statünün kayda geçirilmesi için kurum yazısı ve sicil kayıtları esas alınır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.32: Genel yetki kuralıdır; m.33'te özel yetki kuralı bulunmayan hallerde yetkili mahkemeyi, dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi olarak belirler.
- 2577 sayılı Kanun m.34: Kamu görevlilerine ilişkin iptal davalarında yetkiyi düzenleyen özel yetki kuralıdır; m.33 ile birlikte okunmalıdır.
- 2577 sayılı Kanun m.35: İptal davalarına ilişkin özel yetki kuralı içerir; m.33'ün uygulanmadığı hallerde başvurulacak diğer özel yetki hükmüdür.
- 4483 sayılı Kanun: Memur ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda soruşturma izni ve bu izne itirazı inceleyecek yetkili merciileri düzenler; m.33 ile doğrudan bağlantısı yoktur, ancak kamu görevlisi davalarında yargı yolunu ayırt etmek için bilinmelidir.
İYUK m.34 — Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki
Madde, idari yargıda taşınmaz mallarla ilgili davalarda ve köy, belediye, özel idare ile sınır uyuşmazlıklarında yetkili idare mahkemesini belirler. Birinci fıkra, imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallara ilişkin mevzuatın uygulanmasından veya bunlara bağlı haklardan ya da kamu mallarından doğan idari davaları kapsar. İkinci fıkra, köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davaları ve sınır uyuşmazlıklarını düzenler. Madde, taşınmazın aynına ilişkin özel yargı kolundaki adli yetki kurallarını, taşınır mallara ilişkin yetkiyi, kamu görevlilerine ilişkin yetkiyi ve genel yetki kuralını düzenlemez. Bu konular sırasıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun taşınmaz yetkisi hükümleri, 2577 sayılı Kanun'un m.32 ve m.33 hükümleri kapsamında kalır.
Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki: hangi kavramlar bilinmeli?
- Taşınmaz mal
- Tapu siciline kayıtlı ya da bu nitelikte olan, yerinden kolayca ayrılamayan mal. Maddede yetki bağlantısı, dava konusu hakkın taşınmazla ilgili olup olmadığına göre kurulur.
- Yetkili idare mahkemesi (taşınmaz yetkisi)
- Taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Taşınmazın bulunduğu yer, taşınmazın fiilen yer aldığı idari birime göre belirlenir.
- Mülki idari birim
- Köy, belediye ya da mahalleyi de içine alan, sınır uyuşmazlığının ve köy, belediye ya da özel idare davalarının bağlandığı yerel birimdir. Yetki, bu birimin bulunduğu veya yeni bağlandığı yerdeki idare mahkemesine verilir.
- Yeni bağlandığı yer
- İdari taksimat değişikliğiyle bir mülki idari birimin başka bir il ya da ilçe sınırına alınmasını ifade eder. Bu hâlde yetki, birimin sonradan bağlandığı yerdeki idare mahkemesine geçer.
- Taşınmazın aynına ilişkin dava
- Taşınmaz üzerindeki bir ayni hakka ya da ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davadır. Bu tür davalar, maddenin kapsamında değil, özel yargı kolundaki taşınmaz yetki kurallarına tabidir.
- Özel yetki
- Kanunda belirli bir dava türü için genel yetki kuralının yerine konulan yetki kuralıdır. Özel yetki varsa genel yetki kuralı uygulanmaz.
Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki: hangi şartlar aranır?
- Dava konusu uyuşmazlığın imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ya da iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından veya bunlara bağlı bir haktan ya da kamu malından kaynaklanması gerekir.
- Uyuşmazlığın, köy, belediye veya özel idareyi ilgilendiren bir mevzuatın uygulanmasına ilişkin ya da bir sınır uyuşmazlığı olması hâlinde ikinci fıkra uygulanır.
- Taşınmaz mallara ilişkin davada yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olmalıdır.
- Mülki idari birim davasında yetkili mahkeme, birimin bulunduğu ya da yeni bağlandığı yerdeki idare mahkemesi olmalıdır.
- Dava konusu, taşınmazın aynına ilişkin bir dava niteliğinde olmamalıdır; aksi hâlde özel yargı kolu kuralları uygulanır.
Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki: hangi sonuçları doğurur?
- Taşınmaz mallarla ilgili davada yetkili idare mahkemesi, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir.
- Köy, belediye veya özel idareyi ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davada yetkili mahkeme, mülki idari birimin bulunduğu ya da yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir.
- Sınır uyuşmazlığında yetki, uyuşmazlığa konu mülki idari birimin bulunduğu ya da yeni bağlandığı yer idare mahkemesine aittir.
- Davanın yetkisiz mahkemede açılması hâlinde yetkisizlik kararı verilir ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir.
- Maddede belirtilen özel yetki bulunduğunda 2577 sayılı Kanun'un genel yetki kuralı (m.32) uygulanmaz.
- Taşınmaz davası, taşınmazın aynına ilişkin ise bu maddedeki yetki kuralı değil, adli yargıdaki taşınmaz yetkisi kuralı esas alınır.
Taşınmaz mal davaları ile köy, belediye ve özel idare davaları arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, dava konusunun taşınmazla ilgili mevzuat ve haklar olmasına göre yetki belirler.
İkinci fıkra, dava konusunun köy, belediye ya da özel idareyi ilgilendiren mevzuat veya sınır uyuşmazlığı olmasına göre yetki belirler.
Her iki fıkrada da yetkili mahkeme yer esasına göre belirlenir; ancak birinci fıkrada taşınmazın bulunduğu yer, ikinci fıkrada mülki idari birimin bulunduğu ya da yeni bağlandığı yer esas alınır.
Taşınmaz mal davası ile genel yetki kuralı arasındaki fark nedir?
Taşınmazla ilgili mevzuat ya da hak uyuşmazlığında yetki, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesine aittir.
Özel yetki gösterilmediğinde genel yetki, dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesine aittir.
Dava taşınmazla ilgiliyse işlemi yapan merciin yeri değil taşınmazın yeri belirleyici olur.
Taşınmazın aynına ilişkin dava ile idari mevzuattan doğan taşınmaz davası arasındaki fark nedir?
Taşınmaz üzerindeki ayni hak ya da ayni hak sahipliğindeki değişiklikle ilgili dava, medeni yargının taşınmaz yetkisi kurallarına tabidir.
İdari mevzuatın uygulanmasından doğan dava, bu maddenin kapsamındadır.
Taşınmazın aynına ilişkin davalar bu maddeye değil, adli yargıdaki taşınmaz yetki kurallarına göre belirlenir; yetki kuralı kesin nitelikte kabul edilir.
Mülki idari birimin bulunduğu yer ile yeni bağlandığı yer arasındaki fark nedir?
Birimin halen bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir.
İdari taksimat değişikliğiyle birim başka bir yere bağlanmışsa yeni bağlandığı yerdeki idare mahkemesi yetkilidir.
Taksimat değişikliği sonrası dava, yeni bağlanılan yerin idare mahkemesinde görülür.
Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taşınmazla ilgili davayı, işlemi yapan merciin bulunduğu yer idare mahkemesinde açmak; bu hâlde taşınmazın bulunduğu yer esas alınmalıdır.
- Taşınmazın aynına ilişkin davayı idari yargıda görmek; bu tür davalar adli yargının taşınmaz yetki kuralına tabidir.
- Mülki idari birim davasında birimin eski yerini esas almak; idari taksimat değişikliği sonrası yeni bağlanılan yer belirleyicidir.
- Bu maddeyi kamu görevlisi davalarına uygulamak; bu davalar 2577 m.33 kapsamındadır.
- Taşınır mal ile taşınmaz mal ayrımını yapmadan yetki kuralını uygulamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Dava konusu uyuşmazlığın taşınmaz mevzuatından kaynaklandığının belirlenmesi hâlinde, yetkili mahkemenin taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu kabul edilmektedir. (Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/2232 E., 2016/2042 K., 30.05.2016; 13. Daire, 2025/2090 E., 2025/2634 K., 12.09.2025)
- Lisans ve bağlantı başvurularının reddine ya da lisansın iptaline ilişkin davalarda, işlemin taşınmaz üzerinde yapılmış olması tek başına yeterli görülmemekte; işlemin taşınmaz mevzuatıyla bağlantısı aranmaktadır. (Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/2232 E., 2016/2042 K., 30.05.2016; Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/4907 E., 2016/4362 K., 23.12.2016; Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2015/4019 E., - K., 24.03.2015)
- Taşınmaz üzerinde yapılan bir eylemin ya da idari işlemin, taşınmazın aynına ilişkin olmadığı ve taşınmaz mevzuatından kaynaklandığı belirlenirse, 34/1. madde uygulanmaktadır. (13. Daire, 2025/1879 E., 2025/2705 K., 16.09.2025; 13. Daire, 2025/1156 E., 2025/1926 K., 13.05.2025)
- Taşınmaz ve su kaynağına ilişkin uyuşmazlıkta, uyuşmazlığın taşınmaz mallarla ilgili mevzuattan kaynaklandığı tespit edilerek yetki taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesine verilmektedir. (13. Daire, 2025/1156 E., 2025/1926 K., 13.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Yetkiye itiraz eden taraf, uyuşmazlığın taşınmaz mevzuatından kaynaklandığını ileri sürüyorsa taşınmazın yerini ve mevzuat bağlantısını belgeyle ortaya koymalıdır; genellikle tapu kaydı ve keşif tutanağı kullanılır.
- Taşınmazın hangi idari birim sınırları içinde kaldığı uyuşmazlığında, tapu kaydı, idari taksimat belgeleri ve gerekirse bilirkişi keşfi ile ispat yapılır.
- Davacı, davasının taşınmaz mevzuatına dayandığını iddia ettiğinde bu iddiayı dava dilekçesinde ortaya koymalıdır; mahkeme yetki konusunu resen inceler.
- Mülki idari birim bakımından yeni bağlanma iddiası, yetkili idari makamın kararı ya da resmi gazete yayımı ile ispatlanır.
- Karşı taraf yetkisizlik savunması yapıyorsa, taşınmazın bulunduğu yerin farklı olduğunu kendisi belgeyle göstermelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 m.32: Genel yetki kuralını düzenler. Bu maddedeki özel yetki hâlleri bulunmadığında uygulanır ve bu maddenin özel yetkisi varsa yerine geçer.
- 2577 m.33: Kamu görevlilerine ilişkin davalarda özel yetki kuralını düzenler. Bu maddenin kapsamı dışındadır, ayrı bir yetki rejimi uygular.
- 2577 m.35: Taşınır mallara ilişkin davalarda yetkili mahkemeyi düzenler ve taşınmaz yetkisiyle karıştırılmamalıdır.
İYUK m.35 — Taşınır mallara ilişkin davalarda yetki
Madde, taşınır mallara ilişkin davalarda yetkili idare mahkemesini belirler; bu davalarda yetki, genel yetki kuralındaki işlemi yapan merciin bulunduğu yer yerine taşınır malın bulunduğu yere bağlanır. Madde, taşınır mallar dışındaki davaları düzenlemez; taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki m.34'te, kamu görevlilerine ilişkin davalarda yetki m.33'te, tam yargı davalarında yetki m.36'da, genel yetki kuralı m.32'de düzenlenmiştir. Yetki kuralının bağlantılı davalar ve yetki itirazı ile ilgili usul kuralları bu maddede yer almaz (m.38-42).
Taşınır mallara ilişkin davalarda yetki: hangi kavramlar bilinmeli?
- Taşınır mal
- Taşınmaz niteliğinde olmayan, yer değiştirebilen mallardır. Araç gibi malların taşınır mal olarak değerlendirildiği uygulamada görülmektedir. Taşınır mal olup olmadığı, malın taşınmaz niteliği taşıyıp taşımadığına bakılarak belirlenir.
- Taşınmaz mal
- Arsa, bina gibi yer altına veya üstüne sabit biçimde bağlı olan mallardır. Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki m.34 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesine aittir; taşınır mallar bu kuraldan ayrılır.
- Malın bulunduğu yer
- Davanın açıldığı tarihte taşınır malın fiilen bulunduğu yerdir. Yetkiyi belirleyen, malın dava tarihindeki konumudur; malın önceki veya ileride olabilecek konumu esas alınmaz. Uygulamada araçların davanın açıldığı tarihteki bulunduğu il esas alınmaktadır.
- Genel yetki kuralı
- Kanunda ya da özel kanunda yetkili mahkeme gösterilmemişse, dava konusu işlemi veya sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasını öngören kuraldır. Özel yetki kuralları varsa genel yetki kuralı uygulanmaz.
Taşınır mallara ilişkin davalarda yetki: hangi şartlar aranır?
- Uyuşmazlığın taşınır mala ilişkin bir dava olması gerekir; dava konusu taşınır mal, taşınmaz niteliği taşımayan bir mal olmalıdır.
- Davanın taşınır malla ilgili idari yargı davası olarak açılmış olması gerekir.
- Yetkinin belirlenmesi için taşınır malın bulunduğu yerin tespit edilmesi gerekir; bu yer, davanın açıldığı tarihte malın fiilen bulunduğu yerdir.
- Malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olabilmesi için o yerde idare mahkemesi bulunması gerekir; yer, idare mahkemesinin yargı çevresi içinde kalmalıdır.
- Özel yetki kuralı olarak m.35 uygulanacaksa genel yetki kuralı (m.32) bu davada devre dışı kalır; genel yetki kuralındaki işlemi yapan merciin yeri yetki için aranmaz.
Taşınır mallara ilişkin davalarda yetki: hangi sonuçları doğurur?
- Dava taşınır mala ilişkinse yetkili idare mahkemesi, malın bulunduğu yer idare mahkemesidir.
- Malın bulunduğu yer, uygulamada davanın açıldığı tarihte malın fiilen bulunduğu yer olarak alınmakta ve bu tarihteki durum esas alınmaktadır. (8. Daire, 2024/4747 E., 2024/4660 K., 19.09.2024; 8. Daire, 2025/1545 E., 2025/2460 K., 13.03.2025)
- Uyuşmazlık taşınır mala ilişkin değilse m.35 uygulanmaz; yetki m.32 gibi diğer yetki kurallarına göre belirlenir. (2. Daire, 2025/1403 E., 2025/1212 K., 18.03.2025)
- Taşınır mal davası, genel yetki kuralındaki işlemi yapan merciin bulunduğu yerde açılamaz; bu konuda özel yetki kuralı üstün gelir.
Taşınır mal ile taşınmaz mal arasındaki fark nedir?
Taşınır mallara ilişkin davalarda yetki, malın bulunduğu yer idare mahkemesindedir (m.35).
Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesindedir (m.34); yetki kuralının kapsamı İYUK m.34'e göre imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis ve ruhsat gibi taşınmaza bağlı işlemleri de içerir.
Taşınır ve taşınmaz arasındaki ayrım yetkili mahkemeyi belirler. Kamu görevlisine ilişkin davalarda m.33'ün, genel kuralın uygulanacağı hallerde m.32'nin uygulanması ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Taşınır mal davası ile genel yetki kuralı arasındaki fark nedir?
Taşınır mal davasında, malın bulunduğu yer idare mahkemesi özel yetkili mahkemedir.
Genel yetki kuralında, dava konusu işlemi veya idari sözleşmeyi yapan merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir (m.32).
Taşınır mal davalarında işlemi yapan merciin yeri değil, malın bulunduğu yer belirleyicidir. İki yer farklıysa taşınır mal davası m.35'e göre açılır.
Taşınır mallara ilişkin davalarda yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taşınır mal davasında yetkiyi, işlemi yapan merciin bulunduğu yere göre belirlemek; m.35'in özel yetki kuralı olduğunu gözden kaçırmaktır.
- Taşınır mal ile taşınmaz mal ayrımını yapmadan m.34'ü uygulamak; taşınır mal davasında taşınmazın bulunduğu yer kuralına dayanmaktır.
- Malın bulunduğu yeri davanın açıldığı tarihten başka bir tarihe göre belirlemek; yetkinin dava tarihindeki konuma göre tespit edilmesi gerekir. (8. Daire, 2025/1545 E., 2025/2460 K., 13.03.2025)
- Malın bulunduğu yerin tespitini yapmadan yetkiyi belirlemek; dava dosyasında yer bilgisi yoksa davacıya sormak gerekir. (8. Daire, 2024/4747 E., 2024/4660 K., 19.09.2024)
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Taşınır mal davalarında yetkili mahkemenin belirlenmesinde, uyuşmazlığın taşınır mala ilişkin olup olmadığının dava açıldıktan sonra da tespit edildiği ve bu tespitin yetkiyi belirlediği kabul edilmektedir. (8. Daire, 2024/4747 E., 2024/4660 K., 19.09.2024)
- Mahkemelerin, taşınır malın davanın açıldığı tarihte bulunduğu yerin tespiti için dava konusu malın hangi il sınırları içinde bulunduğunu davacıya sorarak netleştirdiği görülmektedir. (8. Daire, 2024/4747 E., 2024/4660 K., 19.09.2024)
- Aracın davanın açıldığı tarihte başka bir ilde bulunduğunun beyan edilmesi üzerine, yetkinin o ildeki idare mahkemesine ait olduğu sonucuna ulaşıldığı kabul edilmektedir. (8. Daire, 2025/1545 E., 2025/2460 K., 13.03.2025)
- Uyuşmazlığın taşınır mal ile ilgili olduğu ve taşınır malın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, kamu görevlisine ilişkin bir konuda ise m.35'in uygulanmayacağı kabul edilmektedir. (2. Daire, 2025/1403 E., 2025/1212 K., 18.03.2025)
- Taşınmazın aynına ilişkin satış ihalesi uyuşmazlığında 34/1 ve 35. maddelerin birlikte değerlendirildiği, taşınır-taşınmaz mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan davalarda yetkinin belirlenmesinde bu maddelerin dikkate alındığı görülmektedir. (13. Daire, 2023/437 E., 2023/699 K., 21.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Taşınır mal davasında yetkiye itiraz eden taraf, malın davanın açıldığı tarihte bulunduğu yeri ispatlamalıdır; yetki iddiası malın bulunduğu yere ilişkin somut bilgiye dayanmalıdır.
- Malın bulunduğu yerin tespitinde, davacının beyanı ve dosya içeriği esas alınmakta; mahkemece gerekirse davacıya sorulmak suretiyle netleştirilmektedir. (8. Daire, 2024/4747 E., 2024/4660 K., 19.09.2024)
- Aracın tescil belgesi, plaka bilgisi veya başka resmi kayıtların, malın bulunduğu ilin tespitinde kullanılabileceği kabul edilmektedir. (8. Daire, 2025/1545 E., 2025/2460 K., 13.03.2025)
- Taşınır malın yetki bakımından bulunduğu yerin, davanın açıldığı tarihteki durumu esas alınarak değerlendirildiğini gösteren kararlar mevcuttur. (8. Daire, 2025/1545 E., 2025/2460 K., 13.03.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.32: Genel yetki kuralıdır; m.35 özel yetki kuralı olarak bu genel kuralı taşınır mal davaları bakımından devre dışı bırakır.
- 2577 sayılı Kanun m.34: Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetkili mahkemeyi taşınmazın bulunduğu yer olarak belirler; m.35 ile taşınır-taşınmaz ayrımını oluşturur.
- 2577 sayılı Kanun m.33: Kamu görevlilerine ilişkin özel yetki kurallarını düzenler; taşınır mal davası değilse m.35 yerine bu hükümler gündeme gelir.
- 2577 sayılı Kanun m.36: Tam yargı davalarında yetki kurallarını düzenler; taşınır mal davası tam yargı niteliğinde ise m.35 ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.
İYUK m.36 — Tam yargı davalarında yetki
Madde, idari sözleşmelerden doğanlar dışındaki tam yargı davalarında yetkili idare mahkemesinin belirlenmesini düzenler. Bu belirleme üç ölçüte göre sıralıdır: zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkeme, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer ve diğer hallerde davacının ikametgâhı. Madde, tam yargı davasında idari sözleşmeler dışındaki tüm uyuşmazlıklara uygulanır. Madde, iptal davalarında yetkiyi düzenlemez; bu konu 2577 sayılı Kanun m.32-34 kapsamındadır. Kamu görevlilerinin atama, nakil ve görevine son verilmesi gibi işlemlerine özgü yetki kuralları m.33'te, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin yetki kuralları m.34 ve m.35'te yer alır. Görev uyuşmazlıklarını ve yetkisizlik sonrası işlemleri madde düzenlemez; bunlar 2577 sayılı Kanun m.15 ve m.22 kapsamındadır. İdari sözleşmelerden doğan tam yargı davalarının yetkisi maddenin kapsamı dışındadır.
Tam yargı davalarında yetki: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tam yargı davası
- İdari eylem, işlem veya sözleşmeden doğan zararın tazmini ya da kişisel hakların korunması amacıyla açılan ve mahkemenin para ödenmesine veya hak tanınmasına karar verebildiği dava türüdür. Maddenin kapsamı, idari sözleşmelerden doğanlar dışındaki tam yargı davalarıdır.
- Genel yetki kuralı
- Kanunda özel yetkili mahkeme gösterilmediğinde uygulanan kuraldır. Bu maddede tam yargı davaları için ayrı bir sıralama getirildiğinden, genel yetki kuralı doğrudan değil, maddenin öngördüğü sıra üzerinden işler.
- Zararı doğuran idari uyuşmazlık
- Tazminat talebine konu zararın doğmasına yol açan idari eylem, işlem veya olayın oluştuğu uyuşmazlıktır. Madde bu ölçütü birinci sırada koyar; yetkili mahkeme, bu uyuşmazlığı çözmeye yetkili idare mahkemesidir.
- Hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer
- Zararın bayındırlık, ulaştırma gibi bir kamu hizmetinden ya da idarenin herhangi bir eyleminden doğması hâlinde ikinci sırada aranan yerdir. Yetki, zararın gerçekleştiği hizmet veya eylem yerine göre belirlenir.
- İkametgâh
- Davacının yerleşim yeridir. Maddede ancak diğer ölçütlerin uygulanmadığı hallerde son sırada başvurulan yetki ölçütüdür.
Tam yargı davalarında yetki: hangi şartlar aranır?
- Dava, idari sözleşmeden doğmayan bir tam yargı davası olmalıdır.
- Öncelikle zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili idare mahkemesi belirlenmelidir; bu ölçüt birinci sırada uygulanır.
- Zarar bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuşsa, ikinci sıradaki hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
- Yukarıdaki iki ölçüt uygulanamıyorsa, diğer hallerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.
- Yetkili mahkemenin idare mahkemesi olması gerekir; madde yalnızca idare mahkemesini yetkili kılar.
Tam yargı davalarında yetki: hangi sonuçları doğurur?
- Tam yargı davası, birinci sıradaki ölçüte göre yetkili idare mahkemesinde açılır.
- Zarar bir hizmet veya idari eylemden doğmuşsa, dava hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer idare mahkemesinde açılır.
- Diğer hallerde dava davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesinde açılır.
- Dava yetkisiz mahkemede açılırsa, mahkeme yetkisizlik kararı verir ve dosyayı yetkili mahkemeye gönderir (usul kuralı; 2577 m.22 kapsamında).
İdari işlemden doğan zarar ile idari eylemden doğan zarar arasındaki fark nedir?
Zarar bir idari işlemden kaynaklanıyorsa, yetki işlemin iptali için açılacak davadaki yetki kurallarına göre belirlenir.
Zarar bir idari eylemden kaynaklanıyorsa, eylemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
İşlem kaynaklı zararda iptal davası yetki kuralları (2577 m.32-34) uygulanır; eylem kaynaklı zararda eylemin yapıldığı yer esas alınır.
Hizmet/eylem yeri ile davacı ikametgâhı arasındaki fark nedir?
Zarar bir hizmetten veya idari eylemden doğmuşsa, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer belirleyicidir.
Bu ölçüt uygulanamayan diğer hallerde davacının ikametgâhı belirleyicidir.
Ikinci ölçüt bulunduğunda davacının ikametgâhı yetki için dikkate alınmaz; ikametgâh yalnızca son sıradaki ölçüt olarak kalır.
Zararı doğuran uyuşmazlık ile hizmet veya eylem yeri arasındaki fark nedir?
Birinci ölçüt, zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkemeyi öngörür.
İkinci ölçüt, zararın doğduğu hizmetin veya eylemin gerçekleştiği yeri öngörür.
Sıra, önce uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkeme, ardından hizmet veya eylem yeridir; birinci ölçüt belirlenebiliyorsa ikinciye geçilmez.
Tam yargı davalarında yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İşlemden kaynaklanan tam yargı davasında yetkiyi, iptal davasındaki yetki kuralını dikkate almadan doğrudan davacının ikametgâhına göre belirlemek.
- Zarar bir hizmetten veya eylemden doğmuşken, ikinci sırayı atlayıp davacının ikametgâhını esas almak.
- Birinci sıradaki uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkemeyi belirlemeden doğrudan ikinci ölçüte geçmek.
- Askeri hizmete ilişkin tazminat davasını Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açmak; madde yetkiyi idare mahkemesine verir.
- Eylemin yapıldığı yer ile zararın gerçekleştiği yeri karıştırmak; eylem yerinin tespiti hizmet veya eylem yerine göre yapılmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Askeri hizmete ilişkin işlem ve eylemlerden doğan tazminat davalarında, zararın doğduğu hizmet yerinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olduğu kabul edilmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2974 E., 2017/6222 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/3006 E., 2017/6234 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2871 E., 2017/6238 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/3007 E., 2017/6237 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/3005 E., 2017/6235 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2906 E., 2017/6228 K., 01.11.2017)
- Bu davalarda Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin yetkili olmadığı, yetkili yerin ilgilinin görevini yaptığı yere göre belirlendiği kabul edilmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2974 E., 2017/6222 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/3006 E., 2017/6234 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2871 E., 2017/6238 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/3007 E., 2017/6237 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/3005 E., 2017/6235 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2906 E., 2017/6228 K., 01.11.2017)
- Askeri hizmete ilişkin tazminat davalarında 2577 m.36/b kuralı uygulanarak hizmetin görüldüğü yer esas alınmaktadır. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2974 E., 2017/6222 K., 01.11.2017; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/3005 E., 2017/6235 K., 01.11.2017)
Nasıl ispat edilir?
- Tam yargı davasını açan davacı, zararın bir idari işlem, idari eylem ya da hizmetten doğduğunu ve zararın doğum yerini ispatlamakla yükümlüdür.
- Zararın hangi hizmet veya eylemden doğduğu ile eylemin yapıldığı yer, olay tutanakları, idari kayıtlar ve tanık beyanlarıyla ispatlanır.
- Davacının ikametgâhı, nüfus kaydı veya adres belgesiyle ispatlanır; bu ölçüt yalnızca ilk iki ölçütün uygulanmadığı hallerde gündeme gelir.
- Davalı idare, yetki itirazında bulunuyorsa, zararın doğduğu yerin başka olduğunu ileri sürerek bunu kayıtlarla ispatlamakla yükümlüdür.
- Yetki belirlemesinde zararın doğduğu yer kesin olarak tespit edilemiyorsa, mahkeme bu ölçütleri dosya kapsamına göre değerlendirir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.32-34: İptal davalarının yetki kuralları, işlem kaynaklı tam yargı davalarında birinci sıradaki ölçütün nasıl uygulanacağını belirler.
- 2577 sayılı Kanun m.33: Kamu görevlilerinin atama, nakil ve göreve son verilmesi gibi işlemlerinde özel yetki kurallarını düzenler; bu maddedeki genel sıralamanın yerine geçer.
- 2577 sayılı Kanun m.34: İmar, kamulaştırma ve taşınmaz mallara ilişkin davalarda özel yetki kuralını getirir.
- 2577 sayılı Kanun m.22: Yetkisizlik kararı verilmesi ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi usulünü düzenler.
İYUK m.37 — Vergi uyuşmazlıklarında yetki
2577 sayılı Kanun m.37, vergi uyuşmazlıklarında yetkili mahkemeyi belirler; yani hangi vergi mahkemesinin yetkili olduğunu dört bozda sıralar: tarh ve tahakkuk işlemi, Gümrük Kanunu kapsamındaki vergilerle şikâyet yoluyla düzeltme taleplerinin reddi işlemi, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanunu kapsamında ödeme emri ve diğer uyuşmazlıklarda dava konusu işlem. Kural, işlemi yapan dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir. Madde, vergi uyuşmazlıklarını yargılayan tüm taraflar için geçerlidir. Maddenin düzenlemediği konular: vergi mahkemelerinin görev alanı ve hangi uyuşmazlıkların vergi mahkemesinde görüleceği (2576 sayılı Kanun m.6), tek hâkimle çözülecek davaların ayrımı (2576 sayılı Kanun m.7), genel yetki ve özel yetki kuralları (2577 sayılı Kanun m.32 ve devamı) ile bağlantılı davalar (2577 sayılı Kanun m.38-42).
Vergi uyuşmazlıklarında yetki: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yetkili mahkeme
- Görevli yargı kolu ve mahkeme türü belirlendikten sonra, aynı tür mahkemelerden hangisinde davanın açılacağını gösteren kavramdır. Bu maddede yetki, coğrafi yargı çevresindeki vergi mahkemesi ölçüsüne bağlanmıştır.
- Tarh ve tahakkuk ettiren daire
- Uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümü tarh eden veya tahakkuk ettiren idari birimdir. Yetki, dava konusu borcu doğuran bu işlemin yapıldığı yere göre belirlenir, mükellefin ikametgâhına göre değil.
- Ödeme emrini düzenleyen daire
- Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanunu uygulamasında ödeme emrini çıkaran dairedir. Madde bu durumda yetkiyi tahsil işlemine bağlar, tarh işlemine değil.
- Dava konusu işlemi yapan daire
- Yukarıdaki üç hal dışında kalan vergi uyuşmazlıklarında, davaya konu işlemi tesis eden idari birimdir. Dava konusu işlemin tesis edildiği yer yetkiyi belirler.
- Düzeltme talebinin reddine ilişkin işlem
- Vergi Usul Kanunu uyarınca şikâyet yoluyla yapılan vergi düzeltme talebinin reddedilmesi işlemidir. Bu hâlde yetki, başvurunun reddini değil, tarh veya tahakkuk işlemini yapan dairenin bulunduğu yere bağlanır.
Vergi uyuşmazlıklarında yetki: hangi şartlar aranır?
- Uyuşmazlığın bir vergi, resim, harç veya benzeri mali yükümlülükten kaynaklanması gerekir; yetki kuralı bu uyuşmazlıklara özgüdür.
- Uyuşmazlık, maddede sayılan dört durumdan birine girmelidir: tarh ve tahakkuk, Gümrük Kanunu kapsamında düzeltme talebinin reddi, ödeme emri veya diğer uyuşmazlıklarda dava konusu işlem.
- Yetki, ilgili işlemi yapan ya da tesis eden dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesine verilmelidir.
- Dava, dairenin bulunduğu yerin idari yargı çevresindeki vergi mahkemesinde açılmalıdır; başka bir yerdeki vergi mahkemesinde açılan dava yetki yönünden reddedilir.
Vergi uyuşmazlıklarında yetki: hangi sonuçları doğurur?
- Yetkili vergi mahkemesi, dava konusu borcu tarh eden, tahakkuk ettiren, zam ve cezayı kesen daire veya ödeme emrini düzenleyen daire ya da dava konusu işlemi yapan dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.
- Dava, bu daire farklı bir vergi mahkemesi yargı çevresinde bulunsa da yetkili mahkemede açılmalıdır; davacının ikametgâhı yetkiyi belirlemez.
- Yetki kuralına uyulmadan açılan davada mahkeme yetkisizlik kararı verir ve dosyayı yetkili mahkemeye gönderir.
- Madde, yetkili mahkemenin bulunduğu yere göre çözüm getirdiği için, dairenin yeri değişmiş ise işlemin yapıldığı tarihteki daire yerine bakılır; bu noktada madde metninde ayrıntılı bir düzenleme yoktur.
Tarh-tahakkuk ile ödeme emri arasındaki fark nedir?
Vergi, resim ve harcın tarh ve tahakkukuna ilişkin uyuşmazlıkta (a bendi) yetki, tarh ve tahakkuk ettiren dairenin yerine göre belirlenir.
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanunu uygulamasında (c bendi) yetki, ödeme emrini düzenleyen dairenin yerine göre belirlenir.
Aynı borç için tarh dairesi ile tahsil dairesi farklı illerdeyse, dava hangi işlemin iptalinin istendiğine göre farklı vergi mahkemesinde açılır.
Gümrük vergisi ve şikâyet yoluyla düzeltme ile genel vergi arasındaki fark nedir?
Gümrük Kanununa göre alınması gereken vergilerle VUK gereğince şikâyet yoluyla yapılan düzeltme talebinin reddi işlemlerinde (b bendi) yetki, tarh ve tahakkuk ettiren dairenin yerine göre belirlenir.
Diğer vergi uyuşmazlıklarında (a bendi) yetki, tarh ve tahakkuk ettiren daireye göre belirlenir ve düzeltme reddi ayrıca sayılmamıştır.
Düzeltme talebinin reddi işlemi dava konusu yapıldığında, yetki bu bent üzerinden tespit edilir; yetki bulunan dairenin yerindeki vergi mahkemesi kullanılır.
Vergi uyuşmazlığı ile diğer uyuşmazlıklar arasındaki fark nedir?
Vergi, resim, harç ve benzeri yükümlerden doğan uyuşmazlıklarda (a, b, c bentleri) yetki, belirli bir vergi dairesinin işlemine bağlanır.
Diğer uyuşmazlıklarda (d bendi) yetki, dava konusu işlemi yapan dairenin yerine göre belirlenir.
Vergi kökenli olmayan bir uyuşmazlık d bendine girer ve yetki, dava konusu işlemi yapan dairenin bulunduğu yere göre tespit edilir.
Vergi uyuşmazlıklarında yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yetkiyi davacının ikametgâhına göre belirlemek; madde yetkiyi işlemi yapan dairenin yerine bağlar.
- Ödeme emrini düzenleyen daire ile tarh dairesini karıştırmak; c bendi ödeme emri dairesini esas alır, tarh dairesini değil.
- Şikâyet yoluyla düzeltme talebinin reddi işleminde yetkiyi başvurunun yapıldığı daireye göre belirlemek; b bendi tarh ve tahakkuk ettiren daireyi esas alır.
- Vergi kökenli olmayan uyuşmazlığı a bendine sokmak; bu uyuşmazlıklar d bendine girer ve yetki dava konusu işlemi yapan dairenin yerine göre tespit edilir.
- Yetki sorununu görevle karıştırmak; madde yalnız hangi vergi mahkemesinin yetkili olduğunu söyler, görevli mahkeme türünü belirlemez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vergi uyuşmazlıklarında yetki, davanın açıldığı yerin değil, işlemi yapan vergi dairesinin bulunduğu yerin esas alındığı biçiminde uygulanmaktadır. (3. Daire, 2024/3943 E., 2024/5495 K., 22.10.2024; 9. Daire, 2023/8268 E., 2023/4853 K., 28.11.2023; 9. Daire, 2023/8262 E., 2023/4525 K., 14.11.2023)
- Şikâyet yoluyla düzeltme talebinin reddine ilişkin davalarda, başvurunun reddedildiği daire değil, tarh ve tahakkuk ettiren dairenin yerine bakıldığı kabul edilmektedir. (9. Daire, 2023/1850 E., 2023/3612 K., 12.10.2023)
- Rayiç değer tespitine ilişkin komisyon kararlarında, komisyonun bağlı olduğu vergi dairesinin yeri yetki için esas alınmaktadır. (9. Daire, 2023/1955 E., 2023/3611 K., 12.10.2023)
- Dava dilekçesinde yetkili vergi dairesinin ayrıca belirtilmemesi halinde, dosya içindeki belgelerden işlemi yapan dairenin tespit edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (9. Daire, 2023/644 E., 2023/462 K., 28.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Yetki itirazı ileri süren taraf, dava konusu işlemi yapan dairenin farklı bir yerde bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür; ilk derece mahkemesi yetkiyi resen gözetir. (9. Daire, 2023/8268 E., 2023/4853 K., 28.11.2023; 9. Daire, 2023/8262 E., 2023/4525 K., 14.11.2023)
- Dairenin yeri, ilgili vergi dairesinin mükellefiyet belgesi, tarh veya tahakkuk belgesi ve ödeme emri gibi resmi belgelerle ispatlanır. (9. Daire, 2023/8268 E., 2023/4853 K., 28.11.2023; 9. Daire, 2023/8262 E., 2023/4525 K., 14.11.2023)
- Şikâyet yoluyla düzeltme reddinde, reddi içeren işlem ve düzeltme başvurusunun hangi daireye yapıldığı belgelerle gösterilir. (9. Daire, 2023/1850 E., 2023/3612 K., 12.10.2023)
- Davacının mükellefiyet ya da ikametgâh bilgisi, tek başına yetkiyi belirlemez; dava konusu işlemi yapan dairenin yeri belgeyle ortaya konmalıdır. (3. Daire, 2024/3943 E., 2024/5495 K., 22.10.2024; 9. Daire, 2023/644 E., 2023/462 K., 28.02.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2576 sayılı Kanun m.6: Vergi mahkemelerinin görevini belirler. Madde 37 görevli mahkemenin bulunduğu kabul edildikten sonra hangi vergi mahkemesinin yetkili olduğunu gösterir.
- 2576 sayılı Kanun m.7: Tek hâkimle çözülecek vergi davalarını ayırır. Yetki kuralı, davanın hangi vergi mahkemesinde açılacağını belirlerken bu ayrım dikkate alınmaz.
- 2577 sayılı Kanun m.32: Genel yetki kuralını koyar: kanunla ayrıca yetkili mahkeme gösterilmemişse dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki mahkeme yetkilidir. Madde 37 vergi uyuşmazlıklarında bu genel kuralın özel hâlidir.
- 2577 sayılı Kanun m.38-42: Bağlantılı davalarda yetki ve birleştirme kurallarını düzenler; birden fazla vergi mahkemesinde görülen bağlantılı davalarda m.37'nin tespit ettiği yetki kullanılır.
- 6183 sayılı Kanun: Ödeme emri ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanununun uygulanmasına ilişkin davalarda c bendinin dayanağıdır; ödeme emrini düzenleyen daire bu kanun uyarınca tespit edilir.
- Vergi Usul Kanunu: Şikâyet yoluyla vergi düzeltme talebinin reddine ilişkin işlemlerde b bendinin dayandığı kanundur.
İYUK m.38 — Bağlantılı davalar
2577 sayılı Kanun m.38, idari yargıda birden fazla davanın bağlantılı sayılmasının ölçütünü, bağlantının kimin istemiyle veya kendiliğinden tespit edileceğini ve bağlantı kararı verildiğinde dosyanın hangi yüksek mahkemeye ya da bölge idare mahkemesine gönderileceğini düzenler. Hüküm idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri, Danıştay ve bunlara açılmış davalar bakımından uygulanır. Maddede bağlantının varlığı, bağlantı kararına itiraz ve bağlantı kararının niteliği ayrıntılı düzenlenmemiştir; bu konular için İYUK m.39 ve sonrasındaki usul hükümlerine bakılır. Davaların birleştirilmesi ve ayrılması usulü (HMK m.166) ile bekletici sorun (HMK m.165) idari yargıda doğrudan m.38 kapsamında değildir. Bağlantılı davalarda yetkili mahkemenin belirlenmesi ve yargı yolu uyuşmazlıkları da bu maddenin konusu değildir.
Bağlantılı davalar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bağlantılı davalar
- Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan davalar ile biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olan davalardır. Bağlantı, sebep veya sonuç bakımından aranabilir; taraflarının aynı olması zorunlu değildir.
- Aynı maddi veya hukuki sebep
- Davaların dayanağını oluşturan olgu ya da hukuki nedenin ortak olmasıdır. Örneğin aynı idari işleme karşı birden fazla kişinin açtığı davalar bu kapsama girer.
- Hükmün diğerini etkileyecek nitelik
- Davalardan birinde verilecek kararın diğer davanın sonucunu belirlemesi ya da değiştirmesi durumudur. Bu ölçüt sebepten değil, talep ve olası hükümlerden hareket eder.
- Bağlantı kararı
- Mahkemenin ya da taraf isteğinin üzerine verilen, davaların bağlantılı olduğunu tespit eden kararıdır. Bu karar verildikten sonra dosyaların gönderilmesi gerekir.
Bağlantılı davalar: hangi şartlar aranır?
- Birden fazla davanın idare mahkemesi, vergi mahkemesi, Danıştay veya birden fazla idare ya da vergi mahkemesinde açılmış bulunması gerekir.
- Davaların aynı maddi veya hukuki sebepten doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması gerekir.
- Bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine ya da doğrudan mahkemece karar verilmesi gerekir.
- Bağlantılı davalardan birinin Danıştayda bulunması halinde dava dosyasının Danıştaya gönderilmesi gerekir.
- Bağlantılı davalar değişik bölge idare mahkemelerinin yargı çevresindeki mahkemelerde bulunuyorsa dosyaların Danıştaya gönderilmesi gerekir.
- Bağlantılı davalar aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresindeki mahkemelerde bulunuyorsa dosyaların o yer bölge idare mahkemesine gönderilmesi gerekir.
Bağlantılı davalar: hangi sonuçları doğurur?
- Bağlantı varlığı tespit edildiğinde dava dosyaları m.38/3-5 uyarınca belirlenen yüksek mahkemeye veya bölge idare mahkemesine gönderilir.
- Bağlantılı davalardan birinin Danıştayda bulunması halinde dosya Danıştaya gider.
- Farklı bölge idare mahkemesi çevrelerinde bulunan bağlantılı davalarda dosyalar Danıştaya gider.
- Aynı bölge idare mahkemesi çevresinde bulunan bağlantılı davalarda dosyalar o bölge idare mahkemesine gider.
- Bağlantı koşulları gerçekleşmediğinde dosya gönderilmez ve davalar kendi mahkemelerinde görülmeye devam eder.
- Madde metni kendi başına usuli işlemlerin durmasını düzenlemez; bu husus madde metninde yer alan genel esaslar bölümünde ayrıca düzenlenmiştir.
Aynı sebep ile hükmü etkileyen nitelik arasındaki fark nedir?
Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan davalarda davaların dayanağı ortaktır.
Hükmü etkileyen nitelikteki davalarda sebepler farklı olabilir, ancak bir davanın sonucu diğerini belirler.
Her iki durum da m.38/1 kapsamında bağlantı sayılır; ikinci halde ölçüt sonuç bağlantısıdır.
Taraf isteği ile re'sen bağlantı kararı arasındaki fark nedir?
Taraflardan birinin isteği üzerine bağlantı kararı verilebilir.
Mahkeme doğrudan kendiliğinden de bağlantıya karar verebilir.
Bağlantı tespiti için taraf talebi zorunlu değildir; mahkeme re'sen de karar verebilir.
Danıştayda bulunan dava ile danıştaya gitmeyen bağlantı arasındaki fark nedir?
Bağlantılı davalardan biri Danıştaydaysa dosya Danıştaya gönderilir.
Davalar yalnızca idare veya vergi mahkemelerindeyse dosya bölge sınırına göre gönderilir.
Gönderilecek merci Danıştay ya da ilgili bölge idare mahkemesi olarak değişir.
Farklı bölge ile aynı bölge arasındaki fark nedir?
Bağlantılı davalar farklı bölge idare mahkemelerinin yargı çevrelerindeki mahkemelerdeyse dosyalar Danıştaya gönderilir.
Davalar aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresindeyse dosyalar o bölge idare mahkemesine gönderilir.
Dosyanın nereye gideceği, mahkemelerin hangi bölge idare mahkemesi çevresinde bulunduğuna göre belirlenir.
Bağlantılı davalar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Davaların yalnızca benzer konulu olmasını, örneğin aynı tür idari para cezası davalarını, bağlantı saymak; oysa aranan hukuki veya fiili bağlantının gerçekten bulunmasıdır.
- Bağlantıyı yalnızca taraf isteğine bağlamak; mahkeme m.38/2 uyarınca doğrudan karar verebilir.
- Dosyanın gönderileceği mercii yanlış belirlemek; Danıştay ve bölge idare mahkemesi ayrımını dosyaların bulunduğu yargı çevrelerine göre yapmamak.
- Farklı bölge idare mahkemesi çevrelerindeki davalarda dosyayı bölge idare mahkemesine göndermek; bu durumda dosyalar Danıştaya gönderilir.
- Bağlantı varlığı tespit edilmeden dosyayı göndermek; önce bağlantının varlığına karar verilmesi gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bağlantının varlığına karar verilebilmesi için davaların sadece benzer olması yeterli sayılmamakta, aralarında gerçek bir hukuki veya fiili bağlantının bulunması aranmaktadır. (4. Daire, 2023/12093 E., 2023/5153 K., 28.09.2023)
- Mahkemelerin m.38/2 uyarınca bağlantının varlığına karar verirken taraf isteği üzerine ya da re'sen hareket ettiği ve bu kararın dosya gönderme işleminin temelini oluşturduğu görülmektedir. (6. Daire, 2021/1740 E., 2021/2993 K., 03.03.2021)
- Bağlantılı davaların dosyalarının m.38/4 uyarınca Danıştaya gönderildiği ve Danıştayın bağlantı dosyalarını incelediği uygulanmaktadır. (6. Daire, 2021/1740 E., 2021/2993 K., 03.03.2021; 6. Daire, 2021/551 E., 2021/785 K., 28.01.2021)
- Bağlantı tespiti için dosyaların UYAP ortamında karşılaştırmalı incelenmesi, davaların aynı işlem veya aynı hukuki sebepten doğup doğmadığının belirlenmesinde kullanılmaktadır. (8. Daire, 2025/1332 E., 2025/1615 K., 04.03.2025; 8. Daire, 2025/1333 E., 2025/1616 K., 04.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Bağlantının varlığını ileri süren taraf, davaların aynı maddi veya hukuki sebepten doğduğunu ya da birinin sonucunun diğerini etkileyeceğini ortaya koymakla yükümlüdür; bu, dava dilekçeleri ve dosya içeriği ile ispatlanır.
- Bağlantı iddiasını ileri süren taraf, davaların ortak işlemi veya sebebini belgeleyen karar, işlem metni ve dilekçelerle bağlantıyı gösterir.
- Karşı taraf bağlantının bulunmadığını ileri sürerse, davaların farklı işlemlere ya da farklı hukuki sebeplere dayandığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Bağlantının bulunup bulunmadığı hakkında mahkeme re'sen inceleme yapar; ancak ilgili dava dosyalarının mahkemece celbi ve karşılaştırılması gerekir.
- Bağlantı kararı yazılı olarak verilir ve gerekçesinde hangi davaların hangi ölçüte göre bağlantılı olduğu açıklanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.39: Bağlantının varlığı yolundaki itiraz ve bağlantı kararına karşı başvuru usulünü düzenler; m.38 kapsamındaki bağlantı tespitinin itiraz yolunu belirler.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.166: Adli yargıda davaların birleştirilmesi için benzer ölçütü düzenler; ancak m.38 idari yargıya özgü bağlantı ve dosya gönderme kurallarını içerir, doğrudan uygulanmaz.
İYUK m.39 — Bağlantının Danıştayca incelenmesi
2577 sayılı İYUK m.39, birden fazla idare veya vergi mahkemesinde ya da bir idare/vergi mahkemesi ile Danıştayda görülen bağlantılı davalarda bağlantı kararının verilmesinden sonra dosyaların hangi merciye gönderileceğini ve Danıştayın bağlantı dosyalarını nasıl inceleyip karar vereceğini düzenler. Hüküm, bağlantı kararını veren Danıştay dairesi bakımından ve bağlantı kararı verilmiş dosyalar bakımından uygulanır.
Bağlantının Danıştayca incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bağlantı
- Birden fazla davanın aynı uyuşmazlık veya birbiriyle ilişkili uyuşmazlıklar nedeniyle birlikte çözülmesinin gerektiği durumdur. Bağlantının varlığına, taraflardan birinin istemi üzerine ya da doğrudan mahkemece karar verilir.
- Bağlantılı dava dosyaları
- Bağlantı kararı verilen, birden fazla mahkemede bulunan ve birlikte değerlendirilmesi gereken dava dosyalarıdır. Dosyaların hangi merciye gönderileceği, davaların bulunduğu yargı çevresine ve davalardan birinin Danıştayda olup olmadığına göre belirlenir.
- Yetkili mahkeme
- Danıştayın bağlantı kararında belirlediği, bağlantılı davaların birlikte görüleceği idare veya vergi mahkemesidir. Bu belirleme, dosyaların bu mahkemeye gönderilmesi ve diğer mahkemelere durumun bildirilmesi anlamına gelir.
- Danıştayın görevine dahil uyuşmazlık
- Danıştayın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakmakla görevli olduğu uyuşmazlıktır. Bu tür bir dava bağlantılı davalardan biri olarak Danıştayda açılmışsa, tüm davaların Danıştayda görülmesi sonucu doğar.
Bağlantının Danıştayca incelenmesi: hangi şartlar aranır?
- Birden fazla davanın bir idare veya vergi mahkemesinde ya da Danıştayda görülmesi ve bu davaların bağlantılı olduğunun kabul edilmesi gerekir.
- Bağlantı kararının Danıştay tarafından verilmesi gerekir; bağlantı kararı Danıştayın dava konusu uyuşmazlığı incelemeye yetkili dairesi tarafından, bağlantılı dava dosyalarını öncelikle ve ivedilikle inceleyerek verilir.
- Bağlantılı davalardan birinin Danıştayda açılmış olması ve çözümünün Danıştayın görevine girmesi halinde, tüm davaların Danıştayda görülmesi gerekir.
- Davaların çözümü ayrı bir bölge idare mahkemesinin yargı çevresindeki idare veya vergi mahkemelerinin görevine giriyorsa, Danıştayın ilgili dairesi yetkili mahkemeyi kararında açıkça belirtmelidir.
- Yetkili mahkemenin belirlenmesinin ardından dosyaların bu mahkemeye gönderilmesi ve diğer mahkemeye veya mahkemelere durumun bildirilmesi gerekir.
- Danıştay bağlantı bulunmadığına karar verirse, dosyaların ilgili mahkemelere geri gönderilmesi gerekir.
Bağlantının Danıştayca incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Danıştay bağlantıyı kabul ederse, bağlantılı davalar bu madde uyarınca belirlenen merci veya mahkemede birlikte görülür.
- Danıştayın bağlantı kararı, dava dosyasının hangi mahkemeye gönderileceğini belirler; bu karar bağlayıcıdır ve yetkili mahkeme kararı ilgililere duyurur.
- Danıştayın bağlantılı dava dosyalarını öncelikle ve ivedilikle incelemesi gerekir; bu inceleme diğer işlerin önüne alınarak yapılır.
- Bağlantı bulunmadığına karar verilirse dosyalar ilgili mahkemelere geri gönderilir ve davalar ayrı ayrı devam eder.
Danıştayda açılmış dava ile danıştayın görevine girmeyen bağlantılı davalar arasındaki fark nedir?
Bağlantılı davalardan biri Danıştayda açılmış ve çözümü Danıştayın görevine dahil bir uyuşmazlıksa, davaların tümü Danıştayda görülür.
Bağlantılı davaların çözümü idare veya vergi mahkemelerinin görevine giriyorsa, Danıştayın ilgili dairesi bir yetkili mahkeme belirler.
Birinci halde dosyalar Danıştaya toplanır; ikinci halde dosyalar yetkili mahkemeye gönderilir ve diğer mahkemelere bildirim yapılır.
Farklı bölge idare mahkemesi yargı çevreleri ile aynı bölge idare mahkemesi yargı çevresi arasındaki fark nedir?
Bağlantılı davalar farklı bölge idare mahkemesi yargı çevrelerindeki mahkemelerde bulunuyorsa dosyalar Danıştaya gönderilir.
Bağlantılı davalar aynı bölge idare mahkemesi yargı çevresindeki mahkemelerde bulunuyorsa dosyalar o yer bölge idare mahkemesine gönderilir.
Gönderilecek merci, yargı çevrelerinin aynı olup olmamasına göre Danıştay ya da yer bölge idare mahkemesi olur.
Bağlantı var ile bağlantı yok kararı arasındaki fark nedir?
Danıştay bağlantının bulunduğuna karar verirse yukarıdaki gönderme ve yetkili mahkeme belirleme kuralları uygulanır.
Danıştay bağlantı bulunmadığına karar verirse dosyalar ilgili mahkemelere geri gönderilir.
Bağlantı yok kararında dosyalar birleştirilmez, her mahkeme kendi davasına devam eder.
Bağlantının Danıştayca incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Danıştayda açılmış dava bulunmadığı halde dosyanın doğrudan Danıştaya göndermek; kanun, Danıştaya gönderme için bağlantılı davalardan birinin Danıştayda açılmış olmasını veya değişik bölge idare mahkemesi yargı çevrelerinin varlığını arar.
- Aynı bölge idare mahkemesi yargı çevresindeki davalarda dosyayı Danıştaya göndermek; bu hallerde dosyalar yer bölge idare mahkemesine gönderilir.
- Danıştayın bağlantı kararını beklemeden davaları birleştirmek veya yetkili mahkemeyi kendiliğinden belirlemek; yetkili mahkeme Danıştayın kararıyla belirlenir.
- Bağlantı bulunmadığı kararı verildiğinde dosyaları geri göndermeyi unutmak veya davaları birleşik olarak sürdürmek; bu halde dosyalar ilgili mahkemelere geri gönderilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay dairelerinin bağlantılı dava dosyalarını öncelikle ve ivedilikle inceleyip karar vermesi, kanunun açık emrine uygun kabul edilmektedir. (13. Daire, 2023/3770 E., 2023/6275 K., 26.12.2023)
- Bağlantılı davalardan birinin Danıştayda bulunduğu hallerde, Danıştayın dosyayı kendi görevi kapsamında incelemesi ve bağlantıyı bu çerçevede değerlendirmesi uygulanmaktadır. (8. Daire, 1998/2615 E., 1998/2473 K., 07.07.1998)
- Danıştay tarafından bağlantı bulunduğuna karar verildiğinde, bu kararın dayanağının m.39 ve ilgili diğer hükümler olduğu belirtilmektedir. (6. Daire, 1998/1040 E., 1998/1622 K., 18.03.1998; 6. Daire, 1996/3315 E., 1997/2435 K., 22.05.1997)
- Danıştay Dairesinin bağlantı kararında m.39'un ikinci fıkrası uyarınca yetkili mahkemeyi belirlediği ve durumun diğer mahkemelere bildirilmesi gerektiği uygulamada kabul edilmektedir. (10. Daire, 2025/340 E., 2025/466 K., 05.02.2025; 10. Daire, 2025/201 E., 2025/339 K., 23.01.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Bağlantı kararının verilmiş olması ve dosyaların hangi mahkemede bulunduğu, dava dosyalarından ve mahkemelerin ara kararlarından ispatlanır; bu hususta belgesel delil esas alınır.
- Davaların hangi yargı çevresinde açıldığı ve Danıştayda açılıp açılmadığı, dava açılış belgeleri ve dosya kayıtları ile ispat edilir.
- Bağlantı kararının içeriği ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, Danıştay dairesinin yazılı kararı ile ispat edilir; bu kararın tebliği ilgililere yapılması gerekir.
- Bağlantı bulunmadığına dair karar iddiasında bulunan taraf, bunu Danıştay kararı ile ispatlar; karşı taraf bağlantının varlığı yönündeki iddiasını dosya kayıtlarıyla destekler.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.38: Bağlantının varlığına karar verilmesinin ön koşullarını ve bağlantı talebinin mahkemece yapılmasını düzenler; m.39 bu kararın verilmesinden sonra dosyaların gönderilmesini düzenler.
- 2577 sayılı Kanun m.40: Bağlantı kararı verilmesi halinde dosyaların yetkili mahkemede birlikte görülmesi sürecini tamamlar; m.39 gönderme kararını belirler.
İYUK m.40 — Bağlantının bölge idare mahkemesince incelenmesi
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 40. maddesi, aynı ya da farklı yargı çevrelerinde görülen bağlantılı davaların bölge idare mahkemesi tarafından incelenmesini ve bu incelemenin sonucunda dosyaların yetkili mahkemeye ya da ilgili mahkemelere gönderilmesini düzenler. Bağlantı olduğu yolunda karar verildiğinde yetkili mahkemenin belirlenmesi, bu durumun diğer mahkemeye duyurulması ve yetkili kılınan mahkemenin ilgililere bildirimi; bağlantı bulunmadığı yolunda karar verildiğinde dosyaların geri gönderilmesi bu maddenin konusudur. Madde, idare ve vergi mahkemeleri arasındaki bağlantı uyuşmazlıklarına uygulanır. Bağlantının varlığına hangi mahkemede ve hangi usulle karar verileceği, Danıştayın bağlantı kararı vermesi ve bağlantı iddiasının reddine karşı başvuru yolu bu maddenin doğrudan düzenlemesi dışındadır; bunlar 2577 sayılı Kanun'un 38, 39 ve 41. maddelerinde ve ilgili diğer hükümlerinde yer alır. Görevsizlik ve yetkisizlik hâllerinde dosyanın gönderilmesi 43. maddede düzenlenmiştir.
Bağlantının bölge idare mahkemesince incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bağlantı
- Birden fazla davanın birlikte görülmesini gerektiren, aynı konuda veya birbiriyle ilişkili uyuşmazlıklar arasındaki ilişkidir. Bağlantının varlığına ilgili mahkeme ya da taraflardan birinin isteği üzerine karar verilir.
- Bağlantının bulunduğu yolunda karar
- Bölge idare mahkemesinin bağlantılı dosyalar hakkında bağlantı bulunduğuna hükmetmesidir. Bu durumda dosyalar tek bir yetkili mahkemede birleştirilmek üzere gönderilir.
- Bağlantı olmadığı yolunda karar
- Bölge idare mahkemesinin bağlantı bulunmadığına hükmetmesidir. Bu hâlde her dosya kendi mahkemesine geri gönderilir.
- Yetkili kılınan mahkeme
- Bağlantılı davaların birlikte görüleceği, bölge idare mahkemesinin kararıyla belirlenen mahkemedir. Bu mahkeme durumu ilgililere bildirir.
- Bölge idare mahkemesinin yargı çevresi
- Bağlantılı davaların farklı yargı çevrelerindeki mahkemelerde bulunması hâlinde kararı verecek merciyi belirleyen coğrafi alandır; bu çevreler arasında karar bölge idare mahkemesine ait olur.
Bağlantının bölge idare mahkemesince incelenmesi: hangi şartlar aranır?
- Birden fazla bağlantılı dava dosyasının bölge idare mahkemesine intikal etmiş olması gerekir.
- Bölge idare mahkemesinin bağlantılı dosyaları öncelikle ve ivedilikle inceleyerek karar vermesi gerekir.
- Bağlantının bulunduğu yolunda karar verilmişse, kararda yetkili mahkemenin açıkça belirtilmesi gerekir.
- Bağlantının bulunduğu yolunda karar verilmişse dosyaların yetkili mahkemeye gönderilmesi ve durumun diğer mahkemeye duyurulması gerekir.
- Bağlantı olmadığı yolunda karar verilmişse dosyaların ilgili mahkemelere geri gönderilmesi gerekir.
Bağlantının bölge idare mahkemesince incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Bölge idare mahkemesi bağlantılı dosyaları öncelikle ve ivedilikle inceleyerek karar verir.
- Bağlantı bulunduğu yolunda karar verilirse dosyalar kararda belirtilen yetkili mahkemeye gönderilir.
- Bağlantı bulunduğu yolunda karar verilirse durum diğer mahkemeye de duyurulur.
- Bağlantı bulunduğu yolunda karar verilirse yetkili kılınan mahkeme durumu ilgililere bildirir.
- Bağlantı bulunmadığı yolunda karar verilirse dosyalar ilgili mahkemelere geri gönderilir.
Bağlantı var ile bağlantı yok arasındaki fark nedir?
Bölge idare mahkemesi bağlantının bulunduğu yolunda karar verir. Bu hâlde kararda yetkili mahkeme gösterilir.
Bölge idare mahkemesi bağlantı bulunmadığı yolunda karar verir. Bu hâlde dosyalar ilgili mahkemelere geri gönderilir.
Birinci hâlde dosyalar tek mahkemede toplanır, ikinci hâlde her dava kendi mahkemesinde görülmeye devam eder.
Yetkili mahkeme ile diğer mahkemeler arasındaki fark nedir?
Yetkili kılınan mahkeme, bağlantılı davaların birlikte görüleceği merciidir ve durumu ilgililere bildirir.
Diğer mahkemeler, dosyaların gönderildiğini duyurulmak suretiyle öğrenir.
Yetkili mahkeme ilgililere bildirimde bulunur; diğer mahkeme yalnızca duyurulur.
Bölge idare mahkemesinin bu maddedeki kararı ile 42. madde kapsamındaki Danıştay kararı arasındaki fark nedir?
Bu maddede bölge idare mahkemesinin bağlantı hakkında verdiği karar düzenlenir.
Danıştayın bağlantı hakkında karar verdiği durumlar bu maddenin kapsamı dışındadır.
Bu madde yalnızca bölge idare mahkemesinin verdiği kararın sonucunu düzenler; Danıştay hâli için ayrı bir ayrım gerekir.
Bağlantının bölge idare mahkemesince incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bağlantı kararında yetkili mahkemeyi açıkça belirtmemek; kararın gerekçesiz kalması sonucu dosyanın hangi mahkemeye gideceği belirsiz kalır.
- Bağlantı bulunduğu yolunda karar verildikten sonra dosyayı yetkili mahkemeye göndermeyi ya da durumu diğer mahkemeye duyurmayı unutmak.
- Bağlantı bulunmadığı yolunda karar verildikten sonra dosyaları yetkili mahkemeye değil, ilgili mahkemelere geri göndermek yerine yanlış mahkemeye göndermek.
- Bağlantının varlığına ilişkin Danıştay kararını bu maddenin kapsamında saymak; Danıştay hâli için ayrı hüküm uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bağlantı iddiasının reddedilmesi hâlinde taraflara ara kararın tebliği yapılır ve tarafların 15 gün içinde başvuru hakkı vardır; bu başvuru üzerine bölge idare mahkemesi veya Danıştay karar verir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/2999 E., 2022/1414 K., 14.04.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Bağlantının varlığını ileri süren taraf, davaların aynı konu veya ilişkili uyuşmazlıklara dayandığını belgelerle ortaya koymalıdır. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/2999 E., 2022/1414 K., 14.04.2022)
- Bölge idare mahkemesinin bağlantı kararı, dosya üzerindeki incelemeye dayanır ve gerekçesinde bağlantının varlığı veya yokluğu açıklanır.
- Bağlantı iddiası reddedilirse, bu karara karşı başvuru hakkını kullanan tarafın başvurusunu süresi içinde yapması gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.38: Bağlantı kavramının ve bağlantı halinin tanımlandığı, bağlantı kararının verilmesine ilişkin temel düzenlemedir. 40. madde, bu düzenlemeden doğan dosyaların bölge idare mahkemesinde incelenmesini ele alır.
- 2577 sayılı Kanun m.43: Görevsizlik ve yetkisizlik hâllerinde dosyanın gönderilmesini düzenler. 40. maddeyle bağlantı hâlinde gönderme işlemi ayrı hükümlerle yürür.
İYUK m.41 — Bağlantının mahkemelerce kabul edilmemesi
Madde, idari yargıda bağlantı iddialarının mahkemelerce kabul edilmemesi hâlinde ara kararına karşı başvuru yolunu düzenler. Başvurunun hangi merciye, hangi süre içinde ve hangi usulle yapılacağını belirler. Madde, bağlantı iddiasının kabul edildiği hâlleri ve bağlantının varlığına karar verilmesini düzenlemez (m.40 ile bağlantının kendi esasları ayrı maddelerde yer alır). Bağlantılı davaların dosyasının gönderilmesi ve Danıştayda öncelikle incelenmesi de bu maddenin konusu değildir (m.40 ve ilgili usul hükümleri). Uygulama, idare ve vergi mahkemeleri ile Danıştay arasındaki bağlantı iddialarına ilişkindir; adli yargı ve askeri yargı yerlerine açılan davalar bu maddenin kapsamı dışındadır.
Bağlantının mahkemelerce kabul edilmemesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bağlantı iddiası
- Birden fazla idari yargı yerinde açılmış davaların birlikte görülmesi gerektiğinin ileri sürülmesidir. Mahkemenin bu iddiayı kabul etmemesi hâlinde madde işlemeye başlar.
- Bağlantı iddiasının kabul edilmemesi ara kararı
- Mahkemenin bağlantı iddiasını reddeden kararıdır. Taraflara tebliğ edilir ve bu madde uyarınca ayrıca başvuru konusu yapılabilir.
- Yer bölge idare mahkemesi
- Aynı yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasındaki bağlantı başvurusunun inceleneceği merciidir. Başvuru bu mahkemeye yapılır.
- Danıştay görevli dairesi
- Farklı yargı çevrelerindeki mahkemeler arasındaki bağlantı başvurusunu ve m.38/2-3 kapsamındaki davalara ilişkin başvuruları inceleyen dairedir.
Bağlantının mahkemelerce kabul edilmemesi: hangi şartlar aranır?
- Bağlantı iddiasının bir taraf tarafından ileri sürülmüş olması veya mahkemenin re'sen bağlantı konusunu gündeme getirmiş olması gerekir.
- Mahkemenin bağlantı iddiasını kabul etmemesi ve bu konuda ara kararı vermesi gerekir.
- Ara kararının taraflara tebliğ edilmesi gerekir; süre tebliğ tarihinden başlar.
- Başvurunun tebliğ tarihini izleyen on beş gün içinde yapılması gerekir.
- Aynı yargı çevresindeki mahkemeler için başvurunun yer bölge idare mahkemesine, m.38/2 ve 38/3 kapsamındaki davalar için Danıştaya yapılması gerekir.
- Başvuru üzerine merci, bu maddede yazılı usullere göre durumu inceleyerek karara bağlar.
Bağlantının mahkemelerce kabul edilmemesi: hangi sonuçları doğurur?
- Taraflar on beş gün içinde başvurursa bölge idare mahkemesi veya Danıştay görevli dairesi durumu inceleyerek karara bağlar.
- Süre içinde başvuru yapılmazsa ara kararı kesinleşir ve bağlantı iddiası yeniden konu edilmez.
- Başvuru üzerine verilen karar, bağlantının varlığına ya da yokluğuna ilişkin nihai değerlendirmedir ve bu karara karşı ayrıca başvuru yolu düzenlenmemiştir.
- Ara kararı taraflara tebliğ edilmeden süre işlemeye başlamaz.
Aynı yargı çevresi ile farklı yargı çevresi arasındaki fark nedir?
Bağlantı iddiası aynı yargı çevresindeki mahkemeler arasındaysa başvuru yer bölge idare mahkemesine yapılır.
Bağlantı iddiası farklı yargı çevrelerindeki mahkemeler arasındaysa madde metninde Danıştay adı ayrıca belirtilmemiş olsa da başvuru m.38/2-3 kapsamındaki davalar dışında da bölge idare mahkemesinin yetki alanına girmez; başvuru Danıştaya yapılır.
Hangi merciye başvurulacağı yargı çevresinin aynı ya da farklı olmasına göre belirlenir.
Genel hal ile m.38/2-3 kapsamındaki davalar arasındaki fark nedir?
Genel halde başvuru yer bölge idare mahkemesine yapılır.
m.38/2 ve 38/3 kapsamındaki davalarda başvuru doğrudan Danıştaya yapılır.
Başvuranın merci seçimi, davanın bu fıkralar kapsamına girip girmediğine göre değişir.
Bağlantının mahkemelerce kabul edilmemesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Süreyi ara kararının verildiği tarihten saymak; süre tebliğ tarihinden başlar.
- Farklı yargı çevresindeki bağlantı başvurusunu yer bölge idare mahkemesine yapmak; bu hâlde başvuru Danıştaya yapılır.
- m.38/2-3 kapsamındaki bir davada başvuruyu bölge idare mahkemesine yapmak; bu davalarda başvuru doğrudan Danıştaya yapılır.
- Bu maddedeki başvuru yolunu bağlantının kabulü ile karıştırmak; madde yalnız kabul edilmeyen iddiaya karşı başvuruyu düzenler.
- Başvuru üzerine verilen kararın yeniden başka bir mercie taşınabileceğini düşünmek; bağlantı kararları kesindir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bağlantı talebinin reddi yönündeki kararlar, 2577 sayılı Kanun m.41 uyarınca itiraz yoluyla incelenmek üzere ilgili mercilere taşınmaktadır. (2. Daire, 2022/37 E., 2022/485 K., 16.02.2022; 2. Daire, 2022/358 E., 2022/491 K., 16.02.2022; 2. Daire, 2021/18976 E., 2022/87 K., 19.01.2022; 2. Daire, 2021/18975 E., 2022/86 K., 19.01.2022; 2. Daire, 2021/18974 E., 2022/85 K., 19.01.2022; 12. Daire, 2021/3366 E., 2021/1813 K., 31.03.2021)
- Taraflar itirazlarında, bağlantı talebinin reddine ilişkin ara kararın iptalini ve dosyalar arasında bağlantı bulunduğunun kabulünü istemektedir. (2. Daire, 2021/18976 E., 2022/87 K., 19.01.2022; 2. Daire, 2021/18975 E., 2022/86 K., 19.01.2022; 2. Daire, 2021/18974 E., 2022/85 K., 19.01.2022; 12. Daire, 2021/3366 E., 2021/1813 K., 31.03.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Başvuruyu yapan taraf, ara kararının tebliğ tarihini ve on beş günlük süreyi kanıtlamakla yükümlüdür; tebliğ belgesi bu konuda temel delildir.
- Bağlantının bulunduğunu ileri süren taraf, davaların aynı konudan ya da birbirini etkileyecek nitelikte olduğunu belgelerle göstermelidir.
- Başvurunun hangi merciye yapılacağına ilişkin tartışmada yargı çevresi bilgisi ve davanın m.38/2-3 kapsamına girip girmediği belgelerle ortaya konur.
- Ara kararının tebliğ edilmediğini ileri süren taraf, bu iddiasını kanıtlamalıdır; tebliğ yapılmadığı kanıtlanamazsa süre işlemeye başlamış sayılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.38: Madde metninde yer alır; m.38/2 ve 38/3 kapsamındaki davalarda başvurunun Danıştaya yapılacağını belirler, bu nedenle merci seçimini doğrudan etkiler.
- 2577 sayılı Kanun m.40: Bağlantının varlığına karar verilmesi ve bağlantılı davaların dosyalarının gönderilmesi bakımından bu maddenin ön koşuludur; m.41 bu kararın reddedilmesi hâlinde devreye girer.
İYUK m.42 — Bağlantılı davalarla ilgili diğer esaslar
Madde, idare mahkemesi, vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştay önünde görülen bağlantılı davalarda bağlantının varlığına ilişkin usulü düzenler: bağlantı hakkında karar verilinceye kadar yargılamanın durması, bağlantı işlemleri tamamlandıktan sonra davanın kaldığı yerden devamı ve bağlantının bulunup bulunmadığına ilişkin bölge idare mahkemesi ve Danıştay kararlarının kesinliği. Kanun, bağlantılı davaların hangi hallerde bulunduğunu, bağlantının varlığına karar verme ve dosyaların gönderilmesi ayrıntılarını bu hükümde değil 38 ila 41. maddelerde düzenler. Düzenlemediği konular arasında bağlantı iddiasının reddi ve bu karara itiraz usulü (m.38), dosyaların gönderilmesi ve Danıştayda inceleme (m.39), davaların birleştirilmesi ve ayrılması ile ilgili hükümler ile Medeni Usul Hukukundaki birleştirme düzenlemesi (HMK m.166) yer alır; bu maddeye özgü tek başına yargılama giderleri ya da süre hükmü bulunmaz.
Bağlantılı davalarla ilgili diğer esaslar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bağlantılı davalar
- Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan davalar ile biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olan davaların tamamıdır. Bağlantının varlığı, davaların bu iki ölçütten birini taşımasına bağlıdır.
- Usuli işlemlerin durması
- Bağlantının varlığı hakkında karar verilene kadar davanın esasına ve usule ilişkin işlemlerin yapılmamasıdır. Durma, yalnızca bağlantı tespiti süreci için geçerlidir ve davanın kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez.
- Bırakıldığı yerden devam
- Bağlantıya ilişkin işlemler tamamlandıktan sonra, davayı görmeye yetkili kılınan mahkemenin davayı önceki işlem aşamasından itibaren sürdürmesidir. Sürecin baştan başlamaması bu kavramın sonucudur.
- Kesin karar
- Bölge idare mahkemesi veya Danıştayın bağlantının bulunup bulunmadığına ilişkin kararına karşı başka bir kanun yoluna başvurulamamasıdır. Bu kararlar hakkında temyiz veya benzeri bir yol kapalıdır.
Bağlantılı davalarla ilgili diğer esaslar: hangi şartlar aranır?
- Davaların idare mahkemesi, vergi mahkemesi, birden fazla idare veya vergi mahkemesi ya da Danıştay önünde açılmış olması gerekir.
- Davalar arasında aynı veya benzer sebepten doğma ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunma gibi bağlantı ölçütlerinden birinin bulunması gerekir.
- Bağlantının varlığı yolunda ilgili mahkemece veya bu konuda yapılacak itiraz üzerine bölge idare mahkemesi ya da Danıştayca karar verilmesi gerekir; bağlantı, taraflardan birinin istemi üzerine ya da doğrudan mahkemece gündeme getirilebilir.
- Bağlantı hakkında karar verilinceye kadar usuli işlemlerin durdurulması gerekir; bu durma bağlantı tespiti kararına kadar sürer.
- Bağlantıya ilişkin işlemler sonuçlandırıldıktan sonra davaya bakmakla yetkili kılınan mahkeme veya Danıştayın davayı bıraktığı yerden devam ettirmesi gerekir.
Bağlantılı davalarla ilgili diğer esaslar: hangi sonuçları doğurur?
- Bağlantının varlığı yolunda karar verilinceye kadar usuli işlemler durur ve dava ilerlemez.
- Bağlantıya ilişkin işlemler sonuçlandırıldıktan sonra davaya bakmakla yetkili mahkeme veya Danıştay davayı bıraktığı yerden devam ettirir.
- Bağlantının bulunup bulunmadığı yolundaki bölge idare mahkemesi ve Danıştay kararları kesindir ve bunlara karşı başka bir mercie başvurulamaz.
- Bağlantı bulunmadığına karar verilirse davalar ayrı ayrı yürütülmeye devam eder.
- Bağlantının varlığına karar verilirse dosyanın gönderilmesi ve yetkili mercide birlikte inceleme usulü m.38 ve m.39 hükümlerine göre yürür.
İdare ve vergi mahkemesi kararı ile bölge idare mahkemesi veya Danıştay kararı arasındaki fark nedir?
Bağlantının varlığına ilk derece mahkemesi, kendiliğinden veya taraf isteğiyle karar verir. Bu karar bağlantının başlangıç aşamasıdır.
Bağlantı iddiasının reddine ya da itirazın incelenmesine ilişkin bölge idare mahkemesi veya Danıştay kararı, bu maddenin üçüncü fıkrası kapsamında kesin niteliktedir.
İlk derece kararına karşı bağlantı iddiası m.38 ve m.39 usulüyle itiraz konusu yapılabilir; üst mercinin kararı ise kesindir ve başka kanun yoluna taşınamaz.
Bağlantının varlığı yönünden durma ile esas hakkında işlem arasındaki fark nedir?
Bağlantı tespit edilene kadar usuli işlemler durur. Bu aşamada dava ilerletilmez.
Bağlantı işlemleri bittikten sonra dava devam eder ve yeniden açılmaz.
Durma sırasında yapılan işlemler bağlantının sonucuna göre geçerliliğini ve etkisini korur; davanın baştan görülmesi söz konusu değildir.
Bağlantılı davalarla ilgili diğer esaslar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bağlantı kararı verilinceye kadar davanın esasının görülmeye devam ettiğini sanmak; bu süreçte usuli işlemler durur.
- Durma kararını davanın kendiliğinden sona ermesi biçiminde yorumlamak; durma yalnız bağlantı tespiti için geçicidir.
- Bağlantının bulunmadığı yolundaki bölge idare mahkemesi veya Danıştay kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceğini düşünmek; bu kararlar kesindir.
- Bağlantı sonrası davanın baştan görüldüğünü varsaymak; dava bırakıldığı yerden devam eder.
- İdare mahkemesi kararı ile bölge idare mahkemesi kararını aynı kesinlik rejiminde değerlendirmek; yalnız üçüncü fıkradaki bölge idare mahkemesi ve Danıştay kararları kesindir.
- Bağlantı iddiasının reddine karşı başvuru süresini bu maddeden çıkarmaya çalışmak; ilgili süre m.38 ile belirlenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bağlantının varlığı ve bağlantılı davaların birleştirilmesi konusunda Danıştay, bağlantıyı dar yorumlayarak aynı hukuki sebebe dayanma ölçütünü sıkı uygulamaktadır. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/2999 E., 2022/1414 K., 14.04.2022)
- Bağlantı iddiasının kabul edilip edilmediği, dava dosyalarının gönderilmesi ve birlikte görülme usulü m.38 ila m.42 birlikte değerlendirilerek belirlenmektedir. (2013/55 E., 2013/67 K., 28.05.2013)
- Danıştay, birden fazla dava açıldığında bağlantıyı 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 38, 39 ve 42. maddeleri birlikte uygulayarak incelemektedir. (8. Daire, 1998/2615 E., 1998/2473 K., 07.07.1998)
- Bağlantılı davalar hakkında verilen kararlarda Dairelerin, bağlantı iddialarını bu maddenin kesinlik hükmü çerçevesinde değerlendirdiği görülmektedir. (13. Daire, 2023/204 E., 2023/881 K., 28.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Bağlantı iddiasını ileri süren taraf, davaların aynı veya benzer sebepten doğduğunu ya da birinin sonucunun diğerini etkileyeceğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Bağlantının kanıtı için dava dilekçeleri, idari işlem belgeleri ve dava dosyalarının birbiriyle karşılaştırılması gibi yazılı belgeler esas alınır.
- Karşı taraf, davaların farklı sebeplere dayandığını ya da birbirini etkilemediğini savunursa bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Bağlantının bulunmadığı yolundaki karar kesin olduğundan, bu sonuca karşı yeni bir kanun yolu aranamaz; ispat sürecinin ilk derece ve üst mercide tamamlanması gerekir. (13. Daire, 2023/204 E., 2023/881 K., 28.02.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.38: Bağlantı iddiasının reddi ve bu karara karşı başvuru usulünü düzenler. Bu maddedeki durma ve kesinlik hükümleri m.38 kapsamındaki itiraz süreciyle birlikte işler.
- 2577 sayılı Kanun m.39: Bağlantının varlığına karar verildiğinde dosyanın hangi mahkemeye veya Danıştaya gönderileceğini düzenler; m.42/2 de bu gönderimden sonra davanın devamını bağlar.
İYUK m.43 — Görevsizlik ve yetkisizlik hallerinde yapılacak işlem
2577 sayılı Kanun'un 43. maddesi, idari yargıda görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilen dosyanın nereye gönderileceğini, mahkemeler arasında görev ve yetki uyuşmazlığı çıkarsa uyuşmazlığın hangi yargı merciince çözüleceğini, bu konularda verilen kararların tebliğ ve kesinliğini ve bu kararlar uyarınca yeniden açılan davada harç alınmamasını düzenler. Hüküm, idare ve vergi mahkemelerinde açılan davalar bakımından uygulanır. Olumlu ve olumsuz görev uyuşmazlığının usulünü (merci tayini), adli yargı ile idari yargı arasındaki uyuşmazlıkları ve yargılama giderine hükmedilmesini düzenlemez; bunlar 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 2577 sayılı Kanun'un 44. maddesinde (m.44) ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (m.20, m.331) yer alır. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın gönderilmesi için taraflarca yapılacak başvuru süresi de bu maddede değil, ilgili hükümlerde aranır.
Görevsizlik ve yetkisizlik hallerinde yapılacak işlem: hangi kavramlar bilinmeli?
- Görevsizlik kararı
- Mahkemenin davaya, idari yargı içindeki başka bir mahkemenin ya da yargı yolunun dışındaki bir merciin baktığı gerekçesiyle davayı reddetmesidir. Karar davanın esasına değil, hangi merciin bakacağına ilişkindir.
- Yetkisizlik kararı
- Mahkemenin aynı yargı kolu içinde görevli olmakla birlikte yer bakımından, yani yargı çevresi itibarıyla, kendisinin yetkili olmadığına karar vermesidir. Görev ile yetki birbirinden ayrı kavramlardır ve birlikte değerlendirilmez.
- Görev ve yetki uyuşmazlığı
- Dosyanın gönderildiği mahkeme ile ilk görevsizlik ya da yetkisizlik kararını veren mahkemenin birbirlerini görevsiz ya da yetkisiz görmesi halidir. Uyuşmazlığın çözüm merci, iki mahkemenin aynı bölge idare mahkemesi yargı çevresinde olup olmadığına göre belirlenir.
- Bölge idare mahkemesi yargı çevresi
- Mahkemelerin aynı bölge idare mahkemesinin yargı alanında bulunup bulunmadığını belirleyen ölçüttür. Uyuşmazlığın hangi merci tarafından çözüleceğini bu ölçüt belirler.
- Kesin karar
- Danıştay ve bölge idare mahkemesinin görev ve yetki uyuşmazlığına ilişkin verdiği kararın artık kanun yoluna konu olmadığı, bağlayıcı nitelikte bulunduğu anlamındadır.
Görevsizlik ve yetkisizlik hallerinde yapılacak işlem: hangi şartlar aranır?
- Davanın idari yargının görev alanına giren bir dava olması gerekir.
- Mahkemenin davayı görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle reddetmiş olması gerekir.
- Dosyanın, görevli ve yetkili idare veya vergi mahkemesine ya da Danıştaya gönderilmiş olması gerekir.
- Dosyanın gönderildiği mahkeme kendisini görevsiz ya da yetkisiz görmüş olmalıdır; bu durumda uyuşmazlık için ilk kararı veren mahkemenin yargı çevresi ile karşılaştırma yapılır.
- Görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyada Danıştay davayı görevi içinde görmezse dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermelidir.
Görevsizlik ve yetkisizlik hallerinde yapılacak işlem: hangi sonuçları doğurur?
- Görev veya yetki sebebiyle reddedilen davanın dosyası görevli ve yetkili idare veya vergi mahkemesine ya da Danıştaya gönderilir.
- Dosyanın gönderildiği mahkeme kendisini görevsiz veya yetkisiz görürse, uyuşmazlık aynı bölge idare mahkemesi yargı çevresindeyse bölge idare mahkemesince, farklı bölge idare mahkemesi yargı çevresindeyse Danıştayca çözülür.
- Görev ve yetki uyuşmazlıklarında Danıştay ve bölge idare mahkemesinin verdiği kararlar ilgili mahkemelere bildirilir ve taraflara tebliğ edilir.
- Danıştay ve bölge idare mahkemesinin görev ve yetki uyuşmazlığına ilişkin kararları kesindir; kanun yoluna başvurulamaz.
- Bu madde uyarınca verilen kararlar ve görevli ve yetkili mahkemede yeniden açılan dava için harç alınmaz.
- Görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyada Danıştay davayı görevi içinde görmezse dosyayı yetkili ve görevli mahkemeye gönderir.
- Kanunun 5. fıkrası 5/4/1990 tarihli ve 3622 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle mülga edilmiştir; bu fıkrada bir hüküm bulunmamaktadır.
Aynı bölge idare mahkemesi yargı çevresi ile farklı bölge idare mahkemesi yargı çevresi arasındaki fark nedir?
Dosyanın gönderildiği mahkeme ile ilk kararı veren mahkeme aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresinde ise uyuşmazlık o bölge idare mahkemesince çözülür.
İki mahkeme farklı bölge idare mahkemelerinin yargı çevrelerinde bulunuyorsa uyuşmazlık Danıştayca çözülür.
Uyuşmazlığı çözecek merci, iki mahkemenin bağlı olduğu bölge idare mahkemesi ölçütüne göre değişir.
Görevsizlik sebebiyle gönderilen dosya ile yetkisizlik sebebiyle gönderilen dosya arasındaki fark nedir?
Görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyada Danıştay davayı görevi içinde görmezse dosyayı yetkili ve görevli mahkemeye gönderir.
Yetkisizlik sebebiyle gönderilen dosya için maddenin bu fıkrası ayrıca bir gönderme kuralı koymaz; yetki sorunu 1/b bendindeki uyuşmazlık usulüyle çözülür.
Danıştayın dosyayı yeniden yönlendirme yetkisi, yalnızca görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyalarda söz konusu olur.
Görevsizlik ve yetkisizlik hallerinde yapılacak işlem: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Aynı bölge idare mahkemesi yargı çevresi ile farklı bölge idare mahkemesi yargı çevresi ölçütünü karıştırarak uyuşmazlığı yanlış mercie götürmek.
- Yetkisizlik sebebiyle gönderilen dosyada da Danıştayın 43. madde uyarınca doğrudan dosyayı yetkili mahkemeye göndereceğini varsaymak; bu yetki yalnızca görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyalarda öngörülmüştür.
- Görev ve yetki uyuşmazlığına ilişkin Danıştay ve bölge idare mahkemesi kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceğini düşünmek; bu kararlar kesindir.
- Bu madde uyarınca verilen kararlar nedeniyle yeniden açılan davada harç alınacağını varsaymak; harç alınmaz.
- Mülga 5. fıkrayı uygulanabilir bir hüküm gibi yorumlamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yetki uyuşmazlığına ilişkin dosyaların Danıştaya gönderilmesi ve Danıştayın 43. madde uyarınca inceleyerek karar vermesi uygulamada yaygındır. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2018/3306 E., 2018/6233 K., 12.09.2018; 10. Daire, 2023/6644 E., 2024/114 K., 13.02.2024; 5. Daire, 2023/19288 E., 2023/14686 K., 25.10.2023; 10. Daire, 2023/4980 E., 2023/4571 K., 19.09.2023)
- Dosyanın gönderildiği mahkemenin yetkisizliğine ilişkin kararın, hangi mahkemenin yetkili olduğunu belirtmesi, dosyanın Danıştayda 43. madde uyarınca incelenmesini gerektirmektedir. (3. Daire, 2025/670 E., 2025/654 K., 13.02.2025)
- Yetki uyuşmazlığında bölge idare mahkemesi ya da Danıştay kararıyla dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi, usulün işleyişi bakımından tek merci kararıyla sonuçlanmaktadır. (Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2017/26 E., 2017/98 K., 01.02.2017)
Nasıl ispat edilir?
- Görev veya yetki sebebiyle reddin hangi mahkeme tarafından verildiğini ve dosyanın gönderildiğini gösteren mahkeme kararları ile dosya belgeleri ispat araçlarıdır; bu belgeler yazılı olarak sunulur ve dosyada bulunur.
- Dosyanın gönderildiği mahkeme ile ilk görevsizlik ya da yetkisizlik kararını veren mahkemenin yargı çevrelerinin hangi bölge idare mahkemesine bağlı olduğunu gösteren belge, uyuşmazlığın hangi merci tarafından çözüleceğinin tespiti için gereklidir.
- Yetki uyuşmazlığı çıkarılmasını isteyen taraf, uyuşmazlığın varlığını ve kararların tebliğini belgelerle ortaya koymakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.44: Merci tayini gerektiren hâlleri düzenler. Bu maddedeki uyuşmazlık, 44. maddede tanımlanan merci tayini yoluyla da gündeme gelebilir; 43. madde ise dosyanın gönderilmesi ve uyuşmazlığın çözümcisini belirler.
- 2577 sayılı Kanun m.3: İdari dava açma yöntemini belirler. Görevsizlik kararından sonra dosyanın idare mahkemesine gönderilmesinde bu hükümlerin dikkate alındığı Yargıtay uygulamasında kabul edilmektedir.
İYUK m.44 — Merci tayini
2577 sayılı Kanun m.44, yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına engel çıkması, yargı çevresi sınırında tereddüt edilmesi ve iki mahkemenin de aynı davaya bakmaya yetkili olduğuna karar vermesi hallerinde merci tayini yolunu düzenler. Dava dosyasının hangi merciye gönderileceğini (aynı yargı çevresinde bölge idare mahkemesi, diğer hallerde Danıştay) ve merci tayini kararının niteliğini belirler. Hüküm, idari yargıdaki mahkemeler arasında görev ve yetki uyuşmazlıkları bakımından uygulanır. Yetki kurallarının kendisini (m.2, m.3 ve ilgili yetki hükümleri), görevsizlik ve yetkisizlik kararının sonrasındaki dosya gönderme usulünü (m.45) ve merci tayini sonrası yargılamanın devamını düzenlemez. Adli yargıdaki merci tayini ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki düzenlemeler bu maddenin kapsamında değildir.
Merci tayini: hangi kavramlar bilinmeli?
- Merci tayini
- Birden fazla mahkemenin görevli ya da yetkili olup olmadığı ya da hangisinin yetkili olduğu konusunda ortaya çıkan uyuşmazlığın, bu konuda karar verme yetkisi bulunan üst merci tarafından çözülmesidir. Merci tayini, davanın esasına ilişkin bir karar değil, hangi mahkemede görüleceğini belirleyen bir karardır.
- Yargı çevresi
- Bir bölge idare mahkemesinin ya da idare ve vergi mahkemesinin yetki alanına giren coğrafi sınırdır. Aynı yargı çevresinde bulunan mahkemeler arasındaki uyuşmazlık, farklı yargı çevrelerindeki mahkemeler arasındaki uyuşmazlıktan ayrı merci tayini yoluna tabi tutulur.
- Fiili veya hukuki engel
- Yetkili mahkemenin davaya bakmasını olanaksız kılan olgu ya da hukuki durumdur. Örnek olarak mahkeme binasının zarar görmesi veya hâkimin bulunmaması gösterilebilir; bu durumda dava, yetkili mahkemenin bakamadığı bir dava olarak merciye gönderilir.
- Kesin karar
- Merci tayini makamının verdiği kararın kanun yoluna tabi olmadığı anlamındadır. Bu karara karşı temyiz ya da karar düzeltme yolu açık değildir.
Merci tayini: hangi şartlar aranır?
- Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına fiili veya hukuki bir engel çıkmış olmalıdır.
- Ya da iki mahkemenin yargı çevresi sınırlarında tereddüt edilmiş olmalıdır.
- Ya da iki mahkemenin de aynı davaya bakmaya yetkili olduklarına karar vermiş olmaları gerekir.
- Bu hallerden birinin varlığı halinde dava dosyasının taraflar veya mahkemeler tarafından merci tayini istemiyle gönderilmesi gerekir; istem olmadan merci tayini başlamaz.
- Uyuşmazlık aynı yargı çevresindeki mahkeme veya mahkemeler arasındaysa merci, o yargı çevresindeki bölge idare mahkemesi olmalıdır.
- Uyuşmazlık farklı yargı çevresindeki mahkemeler arasındaysa ya da kanunda sayılmayan diğer hallerde merci Danıştay olmalıdır.
- Merci, görevli ve yetkili mahkemeyi kararlaştırmalıdır; kararın bu içerikte verilmesi gerekir.
Merci tayini: hangi sonuçları doğurur?
- Merci tayini kararı verildiğinde dava, kararda belirlenen görevli ve yetkili mahkemede görülür.
- Taraflar veya mahkemeler istemedikçe merci tayini süreci başlatılmaz; istem üzerine dosya merciye gönderilir.
- Merci tayini kararı kesindir; bu karara karşı kanun yoluna başvurulamaz.
- Merci tayini kararı, davaya sonradan bakacak mahkemeleri bağlar.
- Merci tayini kararı ile belirlenen yetkili mahkeme dışında kalan mahkemenin davayı görmeye devam etmesi, kanunun öngördüğü yetki ve görev kurallarına aykırı olur.
Aynı yargı çevresi ile farklı yargı çevresi arasındaki fark nedir?
Uyuşmazlık aynı yargı çevresindeki mahkemeler arasında çıkmışsa, merci o yargı çevresindeki bölge idare mahkemesidir.
Uyuşmazlık farklı yargı çevrelerindeki mahkemeler arasında çıkmışsa, merci Danıştaydır.
Merci, uyuşmazlığın hangi yargı çevresinde doğduğuna göre bölge idare mahkemesi ya da Danıştay olarak belirlenir.
Yargı çevresi sınırında tereddüt ile iki mahkemenin de yetkili olduğuna karar vermesi arasındaki fark nedir?
Yargı çevresi sınırında tereddüt halinde, hangi mahkemenin yetkili olduğu belli değildir ve sınırın tespiti gerekir.
Her iki mahkeme de kendisinin yetkili olduğuna karar vermişse, mahkemeler arasında yetki çatışması vardır.
Her iki hal de m.44 kapsamında merci tayini nedenidir; ancak merci, birinci halde sınırı, ikinci halde yetkili mahkemeyi belirler.
Görevsizlik ile yetkisizlik kararı ile m.44 uyuşmazlığı arasındaki fark nedir?
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı, dosyanın başka mahkemeye gönderilmesi ile sonuçlanan ilk karardır ve m.45 kapsamındadır.
m.44 uyuşmazlığında ise mahkemeler arasında görev ya da yetki hakkında çelişki veya tereddüt bulunur.
Bu iki yol birbirinden ayrıdır; m.44 kapsamında merci tayini istenebilir, m.45 kapsamında ise görevsizlik kararı verilen mahkemenin dosyayı göndermesi söz konusudur.
Merci tayini: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Görevsizlik ya da yetkisizlik kararı verilen durumu m.44 kapsamında saymak; bu hal m.45 kapsamındadır ve merci tayini istemi bu yolla yapılmaz.
- Uyuşmazlığın aynı yargı çevresinde olup olmadığını yanlış değerlendirmek; aynı yargı çevresinde ise merci bölge idare mahkemesi, farklı ise Danıştaydır.
- Merci tayini kararını bekleyerek dosyayı takip etmemek; kararın tebliğinden sonra duruşma günü istenmezse dosya işlemden kaldırılır.
- Merci tayini kararına karşı temyiz ya da karar düzeltme yoluna başvurmak; karar kesin olduğundan bu yollar açık değildir.
- Merci tayinini re'sen beklemek; düzenlemede istem üzerine gönderme esastır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay, iki mahkemenin yargı çevresi sınırlarında tereddüt edilmesini merci tayini gerektiren hallerden biri olarak kabul etmekte ve dosyanın Danıştaya gönderilmesini bu nedene dayandırmaktadır. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/4408 E., 2016/3585 K., 16.05.2016; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/6165 E., 2015/4880 K., 08.09.2015; 10. Daire, 2009/12471 E., 2009/9318 K., 30.10.2009)
- Merci tayini için dosyanın gönderilmesi, mahkemenin re'sen değil istem üzerine yapılmaktadır. Uygulamada merci tayini istemi, taraflar ya da mahkemenin kendisi tarafından yapılmaktadır. (10. Daire, 2023/1086 E., 2023/2190 K., 26.04.2023; 10. Daire, 2022/8562 E., 2023/215 K., 19.01.2023)
- Merci tayini kararından sonra tarafların dosyayı kararda belirtilen mahkemede takip etmeleri ve duruşma günü istemeleri gerekmektedir. Bu adım atılmazsa dosya işlemden kaldırılmaktadır. (10. Daire, 2023/1086 E., 2023/2190 K., 26.04.2023)
- Merci tayini kararı, tebliğ edildikten sonra davaya bakacak mahkemeleri bağlamakta ve merci kararı verildikten sonra Danıştay ya da bölge idare mahkemesinin görev ile ilgili bozma yapması mümkün olmamaktadır. (6. Daire, 2023/2769 E., 2023/5186 K., 25.05.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Merci tayini isteyen taraf, m.44'te sayılan hallerden birinin varlığını ileri sürer ve bunu dava dosyasındaki yazışmalar, mahkeme kararları ve yetki itirazı ile ortaya koyar.
- Yetkili mahkemenin bakamaması hali (fiili veya hukuki engel) belgelerle, örneğin mahkeme binasının zarar gördüğünü gösterir resmi yazı ya da hâkimin bulunmadığına dair kayıtla ispatlanır.
- İki mahkemenin yargı çevresi sınırında tereddüt edilmesi halinde, ilgili yargı çevresi bilgileri ve mahkemelerin yetki kararları dosyaya konularak sınır ortaya konur.
- İki mahkemenin de kendisini yetkili görmesi halinde, her iki mahkemenin yetki hakkındaki ara kararı ya da hükmü ispat aracıdır.
- Karşı taraf, merci tayini istemine karşı mahkemenin yetkili olduğunu ileri sürerse, bu savunmayı yetki kurallarına dayanan gerekçe ile ortaya koymak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2577 sayılı Kanun m.45: Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilen mahkemenin dosyayı doğru mahkemeye göndermesi ve bu kararlar arasındaki uyuşmazlığın hangi merciye götürüleceğini düzenler; m.44 ile birlikte uygulanır.
- 2577 sayılı Kanun m.2: Yetkili mahkemenin tespiti için gerekli olan genel yetki kurallarını düzenler; merci tayini bu kuralların uygulanmasında ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözer.
Konuda geçen kararlar
73 karar- 2013/55 E., 2013/67 K., 28.05.2013İlgili madde: m.42
- 2. Daire, 2025/2174 E., 2025/3828 K., 23.09.2025İlgili madde: m.33
- 2. Daire, 2025/2095 E., 2025/3833 K., 23.09.2025İlgili madde: m.33
- 2. Daire, 2025/2118 E., 2025/3841 K., 23.09.2025İlgili madde: m.33
- 2. Daire, 2025/2070 E., 2025/3624 K., 16.09.2025İlgili madde: m.33
- 2. Daire, 2025/1874 E., 2025/3626 K., 16.09.2025İlgili madde: m.33
- 2. Daire, 2025/2013 E., 2025/3638 K., 16.09.2025İlgili madde: m.33
- 13. Daire, 2025/1879 E., 2025/2705 K., 16.09.2025İlgili madde: m.34
- 13. Daire, 2025/2090 E., 2025/2634 K., 12.09.2025İlgili madde: m.34, m.35
- 13. Daire, 2025/1156 E., 2025/1926 K., 13.05.2025İlgili madde: m.34
Diğer 63 karar
- 2. Daire, 2025/1403 E., 2025/1212 K., 18.03.2025İlgili madde: m.35
- 8. Daire, 2025/1545 E., 2025/2460 K., 13.03.2025İlgili madde: m.35
- 8. Daire, 2025/1332 E., 2025/1615 K., 04.03.2025İlgili madde: m.38
- 8. Daire, 2025/1333 E., 2025/1616 K., 04.03.2025İlgili madde: m.38
- 13. Daire, 2025/353 E., 2025/986 K., 27.02.2025İlgili madde: m.38
- 3. Daire, 2025/670 E., 2025/654 K., 13.02.2025İlgili madde: m.43
- 10. Daire, 2025/340 E., 2025/466 K., 05.02.2025İlgili madde: m.39
- 10. Daire, 2025/201 E., 2025/339 K., 23.01.2025İlgili madde: m.39
- 3. Daire, 2024/3943 E., 2024/5495 K., 22.10.2024İlgili madde: m.37
- 8. Daire, 2024/4747 E., 2024/4660 K., 19.09.2024İlgili madde: m.35
- 10. Daire, 2023/6644 E., 2024/114 K., 13.02.2024İlgili madde: m.43
- 8. Daire, 2023/6449 E., 2024/244 K., 30.01.2024İlgili madde: m.40
- 13. Daire, 2023/3770 E., 2023/6275 K., 26.12.2023İlgili madde: m.39
- 9. Daire, 2023/8268 E., 2023/4853 K., 28.11.2023İlgili madde: m.37
- 9. Daire, 2023/8262 E., 2023/4525 K., 14.11.2023İlgili madde: m.37
- 5. Daire, 2023/19288 E., 2023/14686 K., 25.10.2023İlgili madde: m.43
- 9. Daire, 2023/1850 E., 2023/3612 K., 12.10.2023İlgili madde: m.37
- 9. Daire, 2023/1955 E., 2023/3611 K., 12.10.2023İlgili madde: m.37
- 4. Daire, 2023/12093 E., 2023/5153 K., 28.09.2023İlgili madde: m.38
- 10. Daire, 2023/4980 E., 2023/4571 K., 19.09.2023İlgili madde: m.43
- 6. Daire, 2023/2769 E., 2023/5186 K., 25.05.2023İlgili madde: m.44
- 10. Daire, 2023/1086 E., 2023/2190 K., 26.04.2023İlgili madde: m.44
- 9. Daire, 2023/644 E., 2023/462 K., 28.02.2023İlgili madde: m.37
- 13. Daire, 2023/204 E., 2023/881 K., 28.02.2023İlgili madde: m.42
- 13. Daire, 2023/437 E., 2023/699 K., 21.02.2023İlgili madde: m.35
- 10. Daire, 2022/8562 E., 2023/215 K., 19.01.2023İlgili madde: m.44
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/2999 E., 2022/1414 K., 14.04.2022İlgili madde: m.40, m.42
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/56 E., 2022/1002 K., 28.03.2022İlgili madde: m.40
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/3810 E., 2022/1001 K., 28.03.2022İlgili madde: m.40
- 3. Daire, 2018/1475 E., 2022/1067 K., 10.03.2022İlgili madde: m.40
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/414 E., 2022/538 K., 21.02.2022İlgili madde: m.40
- 2. Daire, 2022/37 E., 2022/485 K., 16.02.2022İlgili madde: m.41
- 2. Daire, 2022/358 E., 2022/491 K., 16.02.2022İlgili madde: m.41
- 2. Daire, 2021/18976 E., 2022/87 K., 19.01.2022İlgili madde: m.41
- 2. Daire, 2021/18975 E., 2022/86 K., 19.01.2022İlgili madde: m.41
- 2. Daire, 2021/18974 E., 2022/85 K., 19.01.2022İlgili madde: m.41
- 12. Daire, 2021/3366 E., 2021/1813 K., 31.03.2021İlgili madde: m.41
- 6. Daire, 2021/1740 E., 2021/2993 K., 03.03.2021İlgili madde: m.38
- 6. Daire, 2021/551 E., 2021/785 K., 28.01.2021İlgili madde: m.38
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2018/3306 E., 2018/6233 K., 12.09.2018İlgili madde: m.43
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2974 E., 2017/6222 K., 01.11.2017İlgili madde: m.36
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/3006 E., 2017/6234 K., 01.11.2017İlgili madde: m.36
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2871 E., 2017/6238 K., 01.11.2017İlgili madde: m.36
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/3007 E., 2017/6237 K., 01.11.2017İlgili madde: m.36
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/3005 E., 2017/6235 K., 01.11.2017İlgili madde: m.36
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/2906 E., 2017/6228 K., 01.11.2017İlgili madde: m.36
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/817 E., 2017/2165 K., 08.05.2017İlgili madde: m.32
- Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2017/26 E., 2017/98 K., 01.02.2017İlgili madde: m.43
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/4907 E., 2016/4362 K., 23.12.2016İlgili madde: m.34
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/2232 E., 2016/2042 K., 30.05.2016İlgili madde: m.34
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/4408 E., 2016/3585 K., 16.05.2016İlgili madde: m.44
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/3010 E., 2016/3120 K., 04.05.2016İlgili madde: m.32
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2016/956 E., 2016/687 K., 15.03.2016İlgili madde: m.32
- Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2016/34 E., 2016/23 K., 19.01.2016İlgili madde: m.32
- Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2016/35 E., 2016/24 K., 19.01.2016İlgili madde: m.32
- Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2016/28 E., 2016/22 K., 19.01.2016İlgili madde: m.32
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/6165 E., 2015/4880 K., 08.09.2015İlgili madde: m.44
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2015/4019 E., - K., 24.03.2015İlgili madde: m.34
- 21. Hukuk Dairesi, 2011/6562 E., 2013/1581 K., 30.01.2013İlgili madde: m.35
- 10. Daire, 2009/12471 E., 2009/9318 K., 30.10.2009İlgili madde: m.44
- 8. Daire, 1998/2615 E., 1998/2473 K., 07.07.1998İlgili madde: m.39, m.42
- 6. Daire, 1998/1040 E., 1998/1622 K., 18.03.1998İlgili madde: m.39
- 6. Daire, 1996/3315 E., 1997/2435 K., 22.05.1997İlgili madde: m.39
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 02.07.2012 (m.33).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 5. İDARİ DAVALARDA YETKİ VE BAĞLANTI İLE GÖREVSİZLİK VE YETKİSİZLİK HALLERİNDE YAPILACAK İŞLEMLER bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış