Eşya hukuku › Mülkiyet › Genel hükümler

Elbirliği mülkiyeti

TMK m.701–703Medeni Hukuk

Kısaca

TMK m.701, elbirliği mülkiyetinin tanımını ve bu mülkiyette payın niteliğini düzenler; ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı ve ortakların mala birlikte, belirlenmiş pay olmaksızın malik olduğu ilkesi bu maddeden çıkar. TMK m.702, elbirliği (iştirak halinde) topluluklarda ortakların hak ve yükümlülüklerinin kaynağını, yönetim ve tasarruf işlemlerinde karar usulünü, topluluk sürerken paylaşma ve pay üzerinde tasarrufun yasağını ve topluluğa giren hakların korunmasını düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.701–703 hükümlerini kapsar.

TMK m.701 — Kaynakları ve niteliği

TMK m.701, elbirliği mülkiyetinin tanımını ve bu mülkiyette payın niteliğini düzenler; ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı ve ortakların mala birlikte, belirlenmiş pay olmaksızın malik olduğu ilkesi bu maddeden çıkar. Madde, kanunda öngörülen veya kanunda öngörülen sözleşmelerle kurulan topluluklara uygulanır. Elbirliği mülkiyetinin yönetimi, tasarrufu, korunması ve sona erme ve paylaşma kuralları maddede ayrıca düzenlenmemiştir; bunlar TMK m.702 (yönetim ve tasarruf), m.703 (ortaklığın korunması ve sona ermesi ile paylaşma) ve paylı mülkiyet hükümlerinde yer alır. Paylı mülkiyetin genel kuralları (m.688 vd.) ve miras ortaklığının tereke bakımından ayrıntılı rejimi bu maddenin kapsamında değildir.

Kaynakları ve niteliği: hangi kavramlar bilinmeli?

Elbirliği mülkiyeti
Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan bir topluluk nedeniyle birden çok kişinin bir malın tamamına birlikte malik olduğu mülkiyet türüdür. Malikler arasında belirlenmiş paylar yoktur.
Elbirliği ortaklığı
Elbirliği mülkiyetine yol açan, tüzel kişiliği bulunmayan ve yalnızca kanunun bu niteliği tanıdığı hallerde doğan ortaklıktır. Kanunda öngörülmeyen bir ortaklık sözleşmeyle elbirliği ortaklığı haline getirilemez.
Pay (elbirliği mülkiyetinde)
Paylı mülkiyetteki kesir biçimindeki pay değildir; ortaklığa giren malların tamamına yayılan bir hak olarak anlaşılır. Her ortağın hakkı mal üzerindeki tüm değere yaygındır.
Tüzel kişiliği bulunmayan ortaklık
Ortaklığın kendi adına hak edinen ayrı bir kişi olmamasıdır. Mülkiyetin sahibi ortaklığın kendisi değil, ortakların bütünüdür.

Kaynakları ve niteliği: hangi şartlar aranır?

  • Birden çok kişi arasında kanun veya kanunda öngörülen sözleşme uyarınca bir topluluk bulunmalıdır.
  • Bu topluluk, kanunun elbirliği ortaklığı niteliğini tanıdığı hallerden biri olmalıdır; kanunda öngörülmeyen bir ilişki sözleşmeyle elbirliği ortaklığına dönüştürülemez.
  • Mülkiyet, bu topluluk dolayısıyla mallara birlikte sahip olanlar adına doğmalıdır.
  • Ortakların malda belirlenmiş bir payı bulunmamalıdır; her ortağın hakkı ortaklığa giren malların tamamına yayılmış olmalıdır.

Kaynakları ve niteliği: hangi sonuçları doğurur?

  • Topluluk kanunun öngördüğü türden ise mallar ortakların birlikte mülkiyetinde olur ve her ortağın hakkı malın tamamına yayılır.
  • Ortaklık tüzel kişiliğe sahip değildir; mülkiyetin sahibi ortakların bütünüdür.
  • Kanunda öngörülmeyen bir topluluk sözleşmeyle elbirliği mülkiyetine konu olamaz; bu durumda elbirliği mülkiyeti hükmü uygulanmaz.
  • Elbirliği mülkiyeti malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesiyle sona erer; bu konu m.703 kapsamındadır.

Elbirliği mülkiyeti ile paylı mülkiyet arasındaki fark nedir?

Elbirliği mülkiyetinde malikler arasında belirlenmiş pay yoktur; hak ortaklığa giren malların tamamına yayılmıştır ve ortaklık bir kişisel bağa dayanır.

Paylı mülkiyette her malik belli bir paya (kesir) sahiptir ve payını bağımsız olarak devredebilir ya da talep edebilir.

Elbirliği mülkiyetinde tek bir paydaşın payını tek başına devretmesi ya da paylaşmayı talep etmesi kendiliğinden mümkün değildir; bu işlemler ortakların birlikte hareketini gerektirir. Paylaşma ise aksine hüküm yoksa paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır.

Elbirliği ortaklığı ile tüzel kişi arasındaki fark nedir?

Elbirliği ortaklığı tüzel kişiliği olmayan, kanunun öngördüğü bir topluluktur ve mülkiyet ortakların bütününe aittir.

Tüzel kişilikli bir ortaklığın mülkiyeti ise tüzel kişinin tek mülkiyetidir; ortaklar mala doğrudan hak sahibi değildir.

Mülkiyet tüzel kişilikli ortaklığa ait ise elbirliği mülkiyeti değil, tüzel kişinin mülkiyeti söz konusu olur.

Kanunla öngörülen elbirliği ortaklığı ile sözleşmeyle kurulmak istenen topluluk arasındaki fark nedir?

Kanunun elbirliği ortaklığı olarak tanıdığı topluluklar (ör. miras ortaklığı, adi ortaklık, mal rejimleri, aile malları ortaklığı) bu niteliği taşır.

Kanunda öngörülmeyen bir ilişki, taraflar sözleşmeyle elbirliği ortaklığı kurmak istese de bu niteliği kazanamaz.

Kanunda öngörülmeyen bir topluluk için elbirliği mülkiyeti doğmaz; mal ortak olarak paylı mülkiyete tabi olabilir.

Elbirliği mülkiyetinde pay ile kazanç ve tasfiye payı arasındaki fark nedir?

Elbirliği mülkiyetinde mülkiyet üzerinde pay kavramı yoktur.

Bununla birlikte kazancın ve tasfiye sonucu elde edilecek değerin bölüşülmesinde bir pay kavramı işlevsel olarak bulunur.

Ortakların birbirine karşı alacak ve hak hesabı bu işlevsel pay üzerinden yapılır; bu, mülkiyet üzerindeki paylı kesir anlamından ayrıdır.

Kaynakları ve niteliği: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyet gibi değerlendirip ortağa belirli bir kesir pay tanımak; oysa elbirliği mülkiyetinde belirlenmiş pay yoktur.
  • Kanunda öngörülmeyen bir topluluğu sözleşmeyle elbirliği ortaklığı saymak; kanunda öngörülmeyen ilişki sözleşmeyle elbirliği ortaklığı haline getirilemez.
  • Elbirliği ortaklığını tüzel kişilikli bir ortaklıkla karıştırmak; elbirliği ortaklığının tüzel kişiliği yoktur ve mülkiyet ortakların bütününe aittir.
  • Ortağın, topluluğa giren malın tamamı üzerindeki hakkını yalnızca kendi payı kadar sanmak ve tek başına paylaşma veya devir talep edebileceğini düşünmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Elbirliği mülkiyetinin, kanunda öngörülen ortaklık türleriyle sınırlı olduğu ve kıyas yoluyla genişletilemeyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/575 E., 2009/618 K., 30.12.2009)
  • Elbirliği mülkiyetinde ortakların tereke veya ortaklık malvarlığındaki mallar üzerinde belli bir paylarının bulunmadığı, bu nedenle işlemlerde tüm ortakların birlikte hareket etmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2024/233 E., 2025/262 K., 28.02.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2022/672 E., 2022/1555 K., 09.06.2022)
  • Ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı ve ortakların mal üzerinde doğrudan hak sahibi olduğu, ayrıca ortaklığa ait mallar üzerinde ortakların bağımsız pay sahibi olmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/433 E., 2025/214 K., 09.04.2025)
  • Elbirliği mülkiyetinin kurulmasında hukuki işlem ile hukuki olayın ayırt edilmesi ve kanunun öngördüğü topluluğun varlığının aranması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/781 E., 2024/321 K., 06.06.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2017/1830 E., 2021/1286 K., 21.10.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Elbirliği mülkiyetine dayanan tarafın, malın bir elbirliği ortaklığına ait olduğunu ispat yükü altındadır; bu ortaklığın kanuni dayanağı (miras, adi ortaklık, mal rejimi, aile malları ortaklığı gibi) ve ortaklığın varlığı belgeyle gösterilmelidir.
  • Ortaklığın kurulduğunu gösteren tereke belgesi, veraset ilamı, ortaklık sözleşmesi veya evlilik mal rejimi kayıtları gibi yazılı delillerin öncelikle sunulması gerekir.
  • Paylı mülkiyet iddiasında bulunan karşı taraf, malın belirli bir paya bağlı olarak ortaklaşa edinildiğini ve elbirliği ortaklığının bulunmadığını ispat yükü altındadır.
  • Kanunda öngörülmeyen bir topluluğun sözleşmeyle elbirliği ortaklığına dönüştürüldüğü iddiası, bu niteliğin kanuni dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle karşı tarafça reddedilebilir; iddiayı ileri süren taraf kanuni dayanağı göstermek zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.702: Elbirliği mülkiyetinde ortakların hak ve yükümlülüklerini ve yönetim ile tasarruf işlemlerinde oy birliğini düzenler; m.701'deki yaygın hakkın kullanımını belirler.
  • 4721 m.703: Ortaklardan her birinin topluluğa giren hakları koruyabilmesini, elbirliği mülkiyetinin sona ermesini ve paylaşmanın paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılmasını düzenler.
  • 4721 m.688: Paylı mülkiyetin tanımını verir; m.701'in ayırt edildiği rejim ve m.703'te paylaşmanın hangi kurallara göre yapılacağının dayanağıdır.
  • 4721 m.640: Mirasçıların terekedeki mallara elbirliği ile malik olmasının dayanağıdır; miras ortaklığı, m.701'de anılan elbirliği ortaklığının bir örneğidir.
  • 4721 m.257: Genel mal ortaklığı rejiminde eşlerin ortaklığa giren mallara elbirliği ile malik olmasının kanuni dayanağıdır.
  • 4721 m.379: Aile malları ortaklığında ortakların malları elbirliği ile malik olmasının kanuni dayanağıdır.
  • 6098 sayılı Kanun m.638: Adi ortaklıkta ortaklık için edinilen şeylerin elbirliği mülkiyetine tabi olmasını düzenler; m.701'de anılan kanuni topluluğun örneğidir.

TMK m.702 — Hükümleri

TMK m.702, elbirliği (iştirak halinde) topluluklarda ortakların hak ve yükümlülüklerinin kaynağını, yönetim ve tasarruf işlemlerinde karar usulünü, topluluk sürerken paylaşma ve pay üzerinde tasarrufun yasağını ve topluluğa giren hakların korunmasını düzenler. Hüküm, topluluğu doğuran kanun veya sözleşmeden doğan elbirliği ilişkilerinde uygulanır. Maddede süre veya parasal sınır yoktur. Topluluğun kuruluş şekli, mirasın paylaşılması ve elbirliği ortaklığının tasfiyesi, bu maddenin düzenlemediği konulardır (m.640 ve devamı miras ortaklığı için, m.698 ve devamı mülkiyet hükümleri için ilgili kurallara bakılmalıdır). Bu maddenin ayrıca düzenlemediği; ortaklığın sona erdirilmesi ve tasfiye usulü ile topluluk dışındaki kişilerle yapılacak işlemlerin hukuki niteliği, bu maddenin kapsamında değildir.

Hükümleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Elbirliği (iştirak halinde) mülkiyet / topluluk
Bir malvarlığı üzerindeki hakkın, ortaklar arasındaki hukuki bağ nedeniyle paylara bölünmeden birlikte sahip olunması durumudur. Topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükmü, ortaklığın kapsamını belirler.
Yönetim işlemi
Topluluğun malvarlığının korunması, kullanılması ve işletilmesine ilişkin işlemlerdir. Madde, yönetim ile tasarruf işlemi arasında ayrım yapmadan aksi hükmün bulunmaması halinde oybirliğini öngörür.
Tasarruf işlemi
Topluluğa giren bir hakkın devri, değiştirilmesi veya üzerinde sınırlı ayni hak kurulması gibi hakkın varlığını etkileyen işlemlerdir. Maddenin ikinci fıkrası bakımından, tasarruf işlemi yönetim işleminden ayrılmaz; her ikisi için oybirliği aranır.
Paylaşma
Topluluğu oluşturan malvarlığının ortaklar arasında bölünmesidir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece paylaşma yasaktır.
Pay üzerinde tasarruf
Bir ortağın topluluktaki payını devretmesi, rehin vermesi veya başka biçimde pay üzerinde hak doğurması işlemleridir. Topluluk sürerken bu işlemler yapılamaz.
Topluluğa giren haklar
Topluluğun malvarlığını oluşturan ve ortaklar adına korunması gereken haklardır. Bu hakların korunması için her ortak tek başına hareket edebilir.

Hükümleri: hangi şartlar aranır?

  • Bir elbirliği (iştirak halinde) topluluğunun, kanun veya sözleşme hükmüyle doğmuş ve ortaklar arasında bulunmuş olması gerekir.
  • Ortaklık ilişkisinin hak ve yükümlülükleri önce topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleriyle belirlenmelidir.
  • Kanunda veya sözleşmede aksine hüküm bulunmamalıdır; aksi halde yönetim ve tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermesi aranmalıdır.
  • Sözleşmeden doğan topluluk devam ederken paylaşma yapılmamalı ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulmamalıdır.
  • Topluluğa giren hakların korunması için her ortağın tek başına hareket etmesi halinde, korumadan bütün ortaklar yararlanır.

Hükümleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Yönetim veya tasarruf işlemi, ortakların oybirliği olmadan yapılırsa, bu işlem aksi hüküm bulunmadığı sürece ortakların tümünü bağlamaz; uygulamada işlem ortakların icazeti ile geçerlilik kazanabilir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2851 E., 2026/94 K., 15.01.2026)
  • Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece ortaklardan biri payını paylaşma talep edemez ve payı üzerinde tasarrufta bulunamaz; aksi işlem bu yasak nedeniyle hükümsüz kabul edilir.
  • Topluluğa giren bir hakkın korunmasını bir ortak tek başına sağlayabilir ve bu korumanın sonucundan bütün ortaklar yararlanır.
  • Madde, aksi hüküm bulunmadıkça oybirliği kuralını koyduğundan, kanun veya sözleşmede çoğunluk gibi farklı bir karar usulü öngörülmüşse o hüküm öncelikle uygulanır.
  • Maddenin 1. fıkrası, hak ve yükümlülüklerin kaynağının topluluğu doğuran hükümler olduğunu belirttiğinden, bu hükümlerin kapsamı sözleşme ya da kanun metnine göre belirlenir.

Yönetim işlemi ile tasarruf işlemi arasındaki fark nedir?

Topluluğun malvarlığını koruyan ve işleten yönetim işlemleri, hakkın varlığını değiştirmeyen işlemlerdir.

Topluluğa giren hakkı devreden, değiştiren ya da üzerinde sınırlı ayni hak kuran tasarruf işlemleri hakkın varlığını etkiler.

Madde her iki tür işlem için de aksi hüküm yoksa oybirliğini aradığından, kanun ya da sözleşme ayrım yapmıyorsa iki işlem türü aynı karar usulüne tabidir. Uygulamada kira sözleşmesinin tasarruf mu yönetim mi olduğu tartışılmakta, kiraya verme için de oybirliği aranmaktadır. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2851 E., 2026/94 K., 15.01.2026)

Topluluğa giren hak ile pay üzerinde tasarruf arasındaki fark nedir?

Topluluğun ortak malvarlığına ait hak, ortaklar adına birlikte korunur.

Ortağın kendi payı üzerindeki devir veya rehin gibi işlemler, bireysel payı etkiler.

Sözleşmeden doğan topluluk sürerken pay üzerinde tasarruf yasaktır; topluluğa giren hakların korunması ise her ortağa tanınmıştır.

Sözleşmeden doğan topluluk ile kanundan doğan topluluk arasındaki fark nedir?

Sözleşmeden doğan topluluk, ortakların iradesine dayanır ve sürdüğü sürece paylaşma yasağı doğurur.

Kanundan doğan topluluklarda paylaşma yasağı fıkranın lafzında yer almamaktadır.

Paylaşma ve pay üzerinde tasarruf yasağı, metin gereği sözleşmeden doğan topluluk için geçerlidir. Kanundan doğan topluluklar için aynı yasağın uygulanıp uygulanmayacağı metinden kesin çıkmamaktadır.

Oybirliği ile kanun veya sözleşmede aksi hüküm arasındaki fark nedir?

Kanunda veya sözleşmede aksi hüküm yoksa karar için ortakların oybirliği aranır.

Kanun veya sözleşme, karar usulünü başka şekilde düzenlemişse o hüküm uygulanır.

Oybirliği, varsayılan kuraldır; ortaklar sözleşmeyle çoğunluk veya başka bir karar usulü kararlaştırabilir.

Hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ortakların oybirliği yerine çoğunlukla karar verilebileceğini varsaymak; aksi hüküm yoksa oybirliği aranır.
  • Yönetim işlemi ile tasarruf işlemini ayırarak yalnızca tasarrufta oybirliği aramak; madde her iki işlem için de oybirliğini öngörür.
  • Kanundan doğan topluluklarda da sözleşmeden doğan topluluk için geçerli paylaşma yasağının aynen uygulanacağını varsaymak; fıkra lafzı sözleşmeden doğan topluluğu esas alır.
  • Bir ortağın tek başına açtığı davanın, diğer ortakların onayı alınmadan devam edebileceğini düşünmek; uygulamada onay veya temsilci gerekir.
  • Topluluğa giren hakların korunmasını her ortağın kendi payı için yapabileceğini sanmak; korumadan bütün ortaklar yararlanır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Elbirliği ortaklığında ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, ortaklardan birinin tek başına dava açabileceği ancak davaya devam için diğer ortakların onayının alınması ya da temsilci atanması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/781 E., 2024/321 K., 06.06.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2009/575 E., 2009/618 K., 30.12.2009)
  • Elbirliği mülkiyetine konu malın kiraya verilmesinde, aksi hüküm yoksa maliklerin oybirliği aranmakta; oybirliği sağlanmadan yapılan kira sözleşmesinin icazet verilmediği sürece geçersiz olacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/361 E., 2025/337 K., 21.05.2025)
  • Elbirliği ortaklarının tasarruf işlemlerinin ancak tüm ortakların oybirliğiyle yapılabileceği, davanın da tasarruf işlemi niteliğinde görülerek aynı kuralın dava açma için de geçerli olduğu kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2851 E., 2026/94 K., 15.01.2026)
  • Topluluğa giren hakların korunmasında her ortağın dava açabileceği, bu davanın sonucundan bütün ortakların yararlanacağı yönünde uygulama bulunmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/433 E., 2025/214 K., 09.04.2025)
  • Miras ortaklığında da m.702 hükümlerinin uygulanacağı, ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/920 E., 2023/806 K., 13.09.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Oybirliği olmadan yapılan bir yönetim veya tasarruf işleminin geçersizliğini ileri süren taraf, ortaklık ilişkisini ve oybirliğinin sağlanmadığını ispat yükü altındadır; ortaklık sözleşmesi, mirasçılık belgesi veya tapu kaydı bu amaçla kullanılabilir.
  • Karşı taraf, işlemin icazetle geçerli kılındığını ya da kanun veya sözleşmede aksi hükmün bulunduğunu ileri sürdüğünde bunu ispatlamakla yükümlüdür; yazılı icazet belgesi en güçlü delildir.
  • Topluluğa giren bir hakkın korunmasını dava yoluyla isteyen ortak, hakkın topluluğa girdiğini ve kendisinin ortak olduğunu belgeyle göstermelidir.
  • Sözleşmeden doğan topluluğun devam ettiğini ve payın devri veya paylaşma talebinin yasak kapsamında olduğunu ileri süren taraf bunu yazılı sözleşme ile ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.701: Elbirliği mülkiyetinin tanımı ve oluşum koşullarını düzenler; m.702 bu topluluğun iç ilişkilerini düzenler.
  • 4721 sayılı Kanun m.703: Elbirliği ortaklarının paylarının ve topluluk dışı işlemlerin durumunu düzenler; m.702 ile birlikte topluluğun iç hukuku bakımından uygulanır.
  • 4721 sayılı Kanun m.640: Mirasçılar arasındaki elbirliği ortaklığında, dava açma ve temsil için m.702'nin uygulanmasına ilişkin içtihat bağlantısı bulunmaktadır; miras ortaklığında temsilci atanması mümkündür.

TMK m.703 — Sona ermesi

TMK m.703, elbirliği mülkiyetinin hangi hallerde sona ereceğini ve sona erdikten sonra malın paylaştırılmasında hangi hukukun uygulanacağını düzenler. Birinci fıkra dört sona erme sebebini sayar: malın devri, topluluğun dağılması, paylı mülkiyete geçilmesi ve elbirliği mülkiyetinin hukuken dayanağını oluşturan ilişkinin sona ermesi. İkinci fıkra paylaştırmanın aksine hüküm yoksa paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılacağını öngörür. Madde elbirliği mülkiyetinin kuruluş koşullarını, topluluğun iç ilişkisini ve yönetimini düzenlemez (m.701-702). Paylı mülkiyetin kendi hükümlerini, yani m.634 vd.'de yer alan payın devri, ortaklığın giderilmesi davası ve paydaşlar arası ilişkileri bu madde kendiliğinden getirmez. Ortaklığın giderilmesi usulü ve dava hakkı da ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Sona ermesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Elbirliği mülkiyeti
Birden çok kişinin ortak bir amaç veya ilişki çerçevesinde, malvarlığı üzerindeki hakkın paylara bölünmeksizin birlikte sahip olduğu mülkiyet türüdür. Paylı mülkiyetten farkı, ortakların hissesinin belirli bir pay olarak değil, topluluğun bütünü üzerinden var olmasıdır.
Topluluğun dağılması
Elbirliği mülkiyetinin dayanağı olan ortaklık ya da topluluk ilişkisinin sona ermesidir. Bu sona erme, topluluğun amacının gerçekleşmesi ya da ortaklık sözleşmesinin feshi gibi hukuki olaylarla gerçekleşir.
Paylı mülkiyet hükümleri
TMK m.634 vd.'de düzenlenen, paydaşların ideal paylarla malın üzerinde hak sahibi olduğu mülkiyet rejimidir. Elbirliği mülkiyeti sona erdiğinde paylaştırma bu hükümlere göre yapılır, aksi kararlaştırılmamışsa.

Sona ermesi: hangi şartlar aranır?

  • Elbirliği mülkiyetinin sona erdiğinin tespit edilebilmesi için m.703/1'de sayılan sebeplerden birinin, yani malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesinin gerçekleşmiş olması gerekir.
  • Paylaştırmanın yapılabilmesi için elbirliği mülkiyetinin sona ermiş olması ve tarafların bu konuda aksine bir hüküm kararlaştırmamış olması gerekir.
  • Aksine hüküm bulunmadığında paylaştırma paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır; aksine hüküm varsa önce o hüküm uygulanır.

Sona ermesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Sayılan sebeplerden biri gerçekleştiğinde elbirliği mülkiyeti sona erer ve mal artık ortakların birlikte sahipliğinde kalmaz.
  • Sona erme sebebi gerçekleşmediği sürece elbirliği mülkiyeti devam eder ve paylaştırma yapılamaz.
  • Tarafların aralarında aksine bir paylaştırma hükmü kararlaştırılmışsa paylaştırma o hükme göre yapılır.
  • Aksine hüküm yoksa paylaştırma paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır; bu durumda ortakların payları belirlenerek malın paylaşılması veya ortaklığın giderilmesi yoluna gidilebilir.
  • Madde hükmü emredici değildir; taraflar paylaştırma usulünü sözleşmeyle farklı belirleyebilir.

Malın devri ile topluluğun dağılması arasındaki fark nedir?

Malın devri, elbirliği mülkiyetinin konusu olan malın bir üçüncü kişiye ya da ortaklardan birine geçmesiyle sona erme sebebidir.

Topluluğun dağılması, malın değil ortaklık ilişkisinin sona ermesidir; malın kendisi henüz devredilmemiş olabilir.

Her iki sebepte de elbirliği mülkiyeti sona erer, ancak devirde malın yeni maliki belirlenmiş olur, dağılmada ise paylaştırma gerekebilir.

Sona erme ile paylaştırma arasındaki fark nedir?

Sona erme, elbirliği mülkiyetinin tek başına sona ermesidir ve bu anda mülkiyetin niteliği değişir.

Paylaştırma, sona erme sonrasında ortakların hangi payla malın üzerinde hak sahibi olacağını belirleyen ayrı bir işlemdir.

Sona erme ile paylaştırma aynı an gerçekleşmeyebilir; paylaştırma yapılana kadar paylı mülkiyet hükümleri devreye girer.

Sona ermesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Elbirliği mülkiyetinin sona ermesini paylı mülkiyete geçişle karıştırmak; her iki durumda da sona erme sebebinin ayrı değerlendirilmesi gerekir.
  • Paylaştırmada aksine hükmü dikkate almadan doğrudan paylı mülkiyet hükümlerini uygulamak; önce sözleşmedeki hükmün varlığı araştırılmalıdır.
  • Topluluğun dağılmasını yalnızca malın devri ile aynı şey saymak; dağılma ortaklık ilişkisinin sona ermesidir ve malın devri gerekmez.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, elbirliği mülkiyetinin tüzel kişiliği bulunmadığını ve ortakların her birinin malın üzerinde doğrudan bir hakkı olmadığını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/781 E., 2024/321 K., 06.06.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/433 E., 2025/214 K., 09.04.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2018/643 E., 2019/888 K., 17.09.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2012/861 E., 2013/391 K., 20.03.2013)
  • Elbirliği mülkiyetinin 701-703. maddelerinde düzenlendiği ve bu düzenlemenin ortaklığın iç yapısını belirlediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1257 E., 2020/661 K., 23.09.2020)
  • Bu nedenle ortaklardan birinin tek başına paylaştırma yoluyla malın belirli bir kısmı üzerinde tasarrufta bulunması, elbirliği mülkiyeti rejimine uygun görülmemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/433 E., 2025/214 K., 09.04.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2018/643 E., 2019/888 K., 17.09.2019)

Nasıl ispat edilir?

  • Elbirliği mülkiyetinin sona erdiğini ileri süren taraf, m.703/1'de sayılan sebeplerden birinin gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür; devir için tapu kaydı, topluluğun dağılması için ortaklık sözleşmesi veya fesih belgesi uygun delildir.
  • Paylaştırmanın aksine bir hükme göre yapıldığını ileri süren taraf, bu hükmün varlığını yazılı sözleşme veya diğer belgelerle ispat etmek zorundadır.
  • Aksine hüküm bulunmadığını iddia eden taraf, paylı mülkiyet hükümlerinin uygulanmasını talep ederken paylar ve ortaklık durumu hakkında delil sunmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.701: Elbirliği mülkiyetinin kuruluşunu ve niteliğini düzenler; m.703'te sona erme sebeplerinin varlığı bu kuruluş ilişkisine bağlıdır.
  • 4721 sayılı Kanun m.702: Elbirliği mülkiyetinin yönetimini ve ortakların birlikte hareket etme yükümlülüğünü düzenler; topluluğun dağılması sonrasına ilişkin yetkileri belirler.
  • 4721 sayılı Kanun m.634: Paylı mülkiyetin genel hükümlerinin başlangıç maddesidir; m.703/2 uyarınca sona erme sonrasındaki paylaştırma bu hükümlere göre yapılır.

Konuda geçen kararlar

12 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2024/361 E., 2025/337 K., 21.05.2025
    İlgili madde: m.702
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2023/433 E., 2025/214 K., 09.04.2025
    İlgili madde: m.701, m.702, m.703
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2023/781 E., 2024/321 K., 06.06.2024
    İlgili madde: m.701, m.702, m.703
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2022/920 E., 2023/806 K., 13.09.2023
    İlgili madde: m.702
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2017/1830 E., 2021/1286 K., 21.10.2021
    İlgili madde: m.701
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2017/1257 E., 2020/661 K., 23.09.2020
    İlgili madde: m.703
  7. Hukuk Genel Kurulu, 2018/643 E., 2019/888 K., 17.09.2019
    İlgili madde: m.703
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2012/861 E., 2013/391 K., 20.03.2013
    İlgili madde: m.703
  9. Hukuk Genel Kurulu, 2009/575 E., 2009/618 K., 30.12.2009
    İlgili madde: m.701, m.702, m.703
  10. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2851 E., 2026/94 K., 15.01.2026
    İlgili madde: m.702
Diğer 2 karar
  1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2024/233 E., 2025/262 K., 28.02.2025
    İlgili madde: m.701
  2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2022/672 E., 2022/1555 K., 09.06.2022
    İlgili madde: m.701

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 4.2. Eşya Hukuku - Ayni Haklar bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış