Aile hukuku › Evlilik hukuku › Eşler arasındaki mal rejimi
Paylaşmalı mal ayrılığı
Kısaca
TMK m.244, mal ayrılığı rejiminde eşlerin kendi malvarlıkları üzerindeki yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını genel olarak düzenler. TMK m.245, eşlerin mal rejimi içinde bulunan bir malın hangi eşe ait olduğunun ispatına ilişkin kuralı düzenler: malın bir eşe ait olduğunu iddia edenin ispat yükünü ve ispat edilemeyen malların eşlerin paylı mülkiyetinde sayılmasını hükme bağlar. TMK m.246, eşlerden birinin kendi borcundan dolayı malvarlığının tamamıyla sorumlu olduğunu belirler.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.244–255 hükümlerini kapsar.
- TMK m.244Genel olarak
- TMK m.245İspat
- TMK m.246Borçlardan sorumluluk
- TMK m.247Sona erme anı
- TMK m.248Genel olarak
- TMK m.249Katkıdan doğan hak
- TMK m.250Kural
- TMK m.251Paylaşmaya aykırı davranışlar
- TMK m.252Paylaştırma isteminin reddi
- TMK m.253Paylaştırma yöntemi
- TMK m.254İptal veya boşanma hâlinde
- TMK m.255Ölüm hâlinde
TMK m.244 — Genel olarak
Madde, mal ayrılığı rejiminde eşlerin kendi malvarlıkları üzerindeki yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını genel olarak düzenler. Kime uygulandığı bakımından, mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu evliliklerde ve madde 243 atfıyla mal ayrılığı rejimine tabi eşler arasında uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: paylı mülkiyetteki ispat kuralları (m.245), borçlardan sorumluluk (m.246), paylı mülkiyet konusu malın özgülenmesi ve geri alma hakkı (m.248), ayrıca mal ayrılığı rejiminin kendisi ve seçimlik rejimlerin kuruluşu (m.243 ve m.242).
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yasal sınırlar
- Eşlerin kendi malvarlığı üzerindeki haklarını kullanırken uymak zorunda oldukları kanuni çerçevedir. Maddenin metninde ayrıntılı olarak sayılmamıştır; kanunun diğer hükümlerinden, özellikle paylı mülkiyet ve ailenin korunmasına ilişkin kurallardan belirlenir.
- Yönetim hakkı
- Malın korunması, işletilmesi ve idaresine ilişkin fiil ve hukuki işlemleri yapma yetkisidir. Yararlanma hakkından ayrı olarak malın işletilmesini ifade eder.
- Yararlanma hakkı
- Malın meyve ve ürünlerinden ya da kullanım değerinden faydalanma yetkisidir. Malın hukuki varlığının değiştirilmesini içermez.
- Tasarruf hakkı
- Malın hukuki akıbetini etkileyen işlemleri, örneğin devir, rehin veya tüketim gibi işlemleri yapma yetkisidir. Yönetim ve yararlanmadan ayrı, daha ağır sonuçlu bir yetkidir.
- Mal ayrılığı rejimi
- Evlilik süresince her eşin kendi malvarlığının ayrı kaldığı ve birbirinden bağımsız yönetildiği mal rejimidir. Bu rejimde mallar arasında ortaklık veya katılma alacağı kendiliğinden doğmaz.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Evlilik birliği içinde eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olması gerekir.
- Hak sahibinin malvarlığı üzerindeki yetkisi yasal sınırlar içinde kullanılmalıdır; bu sınır aşılırsa hak korunmaz.
- Yönetim, yararlanma veya tasarruf işleminin konusu eşin kendi malvarlığına ait olmalıdır; başka eşin malına ilişkin işlemler bu korumanın kapsamında değildir.
- Malın kime ait olduğu tartışmalıysa, m.245 uyarınca bu, ayrı bir ispat meselesi olarak çözülmelidir.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Eş, kendi malvarlığı üzerinde yasal sınırlar içinde yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisini kendi adına kullanabilir.
- Eş, yasal sınırlar aşılarak yapılan yönetim veya tasarruf işlemleri, kanunun ilgili hükümlerine göre geçersiz kabul edilebilir ya da sorumluluk doğurur.
- Eş, kendi malvarlığına ilişkin yetkilerini kullanırken diğer eşin rızasını almak zorunda değildir; ancak paylı mülkiyet payı üzerindeki tasarrufta bu kural geçerli değildir.
- Eşlerin malvarlıklarının hangisine ait olduğu tartışmalıysa, mal ayrılığı rejiminde yönetim hakkı ispat sonucuna bağlıdır.
Mal ayrılığı ile edinilmiş mallara katılma rejimi arasındaki fark nedir?
Mal ayrılığında her eş kendi malını yönetir ve tasarruf eder; bu hak diğer eşin rızasına bağlı değildir.
Edinilmiş mallara katılmada da eşler kendi malları üzerinde kural olarak sınırsız hak sahibidir, ancak paylı mülkiyet payı üzerindeki tasarrufta diğer eşin rızası aranır.
Paylı mülkiyet payı üzerinde tasarruf ancak katılmada diğer eşin rızasıyla yapılabilir; mal ayrılığında bu kısıtlama m.223/2 kapsamında uygulanmaz.
Paylaşmalı mal ayrılığı ile mal ortaklığı arasındaki fark nedir?
Paylaşmalı mal ayrılığında her eş kendi malvarlığını kendi adına yönetir ve tasarruf eder.
Mal ortaklığında ortaklık malları eşlerin ortak yönetimi altındadır ve olağan yönetim dışındaki işler için rıza gerekir.
Ortaklık malına ilişkin tasarruf kısıtlıdır; paylaşmalı mal ayrılığında ise bu kısıt yoktur, yalnızca m.245 ve m.248 ile sınırlı kalır.
Kişisel malvarlığı ile paylı mülkiyet konusu mal arasındaki fark nedir?
Eşin tek başına sahip olduğu ve ispatlanmış malı üzerinde m.244 uyarınca yönetim ve tasarruf yetkisi vardır.
Eşlerin birlikte paydaş olduğu paylı mülkiyet konusu malda, her eş yalnızca kendi payı üzerinde hak sahibidir.
Paylı mülkiyet konusu malın tamamı üzerinde tek başına tasarruf yapılamaz; payın devri ise m.244'e göre yönetimde değil, paylı mülkiyet kurallarına göre değerlendirilir.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mal ayrılığı rejiminde m.223/2'deki paylı mülkiyet payı kuralının uygulanacağını sanmak; bu kural mal ayrılığında uygulanmaz.
- Malın kime ait olduğunu sorgulamadan eşin yönetim yetkisini kabul etmek; önce m.245 kapsamında ait olma durumu ispat edilmelidir.
- Paylaşmalı mal ayrılığı ile mal ayrılığını karıştırmak; paylaşmalı rejimde tasfiye hakları ayrıca düzenlenmiştir.
- Yasal sınırların kapsamını belirlemeden yetkinin tamamen sınırsız olduğunu varsaymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mal ayrılığı rejiminde eşlerin kendi malları üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkilerinin korunduğu ve bu yetkilerin diğer eşin rızasına bağlı olmadığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1922 E., 2024/9371 K., 02.12.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/7596 E., 2024/8137 K., 01.11.2024)
- Mal ayrılığı rejiminde değer artışı payı alacağı açıkça düzenlenmemiştir; ancak Yargıtay, mal ayrılığı döneminde yapılan katkılar bakımından katkıda bulunan eş lehine parasal nitelikte bir katkı alacağı tanımaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1922 E., 2024/9371 K., 02.12.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/7596 E., 2024/8137 K., 01.11.2024)
- Yargıtay kararlarında, hakimin davanın devamı süresince eşlerin malvarlıklarının yönetimi bakımından gerekli tedbirleri alabileceği, bu bağlamda m.244 ve ilgili yönetim hükümlerinin dikkate alındığı görülmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1922 E., 2024/9371 K., 02.12.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/7596 E., 2024/8137 K., 01.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Malın eşlerden birine ait olduğunu ileri süren eş, bu iddiasını ispatla yükümlüdür; ispat edilemeyen mallar m.245 uyarınca paylı mülkiyet sayılır.
- Yönetim ve tasarruf yetkisine dayanan işlemin geçerliliğini ileri süren eş, malın kendisine ait olduğunu belgelerle (tapu, fatura, sözleşme) ortaya koymalıdır.
- Diğer eş, malın ortak ya da paylı mülkiyette olduğunu ileri sürerse bu iddiayı tanık ve belgelerle ispatlamalıdır; yazılı belge üstünlük taşır.
- Mal ayrılığında yönetim yetkisine aykırılık iddiası, aykırılığı ileri süren eş tarafından ispatlanmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.243: Mal ayrılığı rejiminin genel kurallarını düzenler ve m.244'ün bu rejimde uygulanmasını sağlar.
- 4721 m.245: Belirli bir malın hangi eşe ait olduğunun ispatını düzenler; m.244'teki yönetim ve tasarruf yetkisinin kapsamını belirler.
- 4721 m.246: Eşlerin kendi borçlarından bütün malvarlıklarıyla sorumlu olduğunu düzenler; m.244'teki yetkilerin borç yönünden sınırını gösterir.
- 4721 m.248: Paylı mülkiyet konusu malın eşlerden birine özgülenmesini düzenler; m.244'teki tasarruf yetkisinin bu özel halde nasıl sınırlandığını belirler.
- 4721 m.223: Edinilmiş mallara katılma rejiminde paylı mülkiyet payı üzerinde tasarrufa ilişkin kuralı içerir; m.244 ile karşılaştırmada önem taşır.
TMK m.245 — İspat
Madde, eşlerin mal rejimi içinde bulunan bir malın hangi eşe ait olduğunun ispatına ilişkin kuralı düzenler: malın bir eşe ait olduğunu iddia edenin ispat yükünü ve ispat edilemeyen malların eşlerin paylı mülkiyetinde sayılmasını hükme bağlar. Kişiler arasında eşlerin birbirine karşı ve üçüncü kişilere karşı iddiaları bakımından uygulanır. Malın hangi rejime tabi olduğunu, edinilen mal ile kişisel malın tanımını, mal rejiminin tasfiyesini ve mal rejimi sözleşmesinin şeklini düzenlemez (m.218 vd., m.202 vd., m.203 vd., m.205 vd.). Ortaklığın giderilmesi ve paylı mülkiyetin yönetimi ile ilgili kurallar da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.690 vd.).
İspat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mal ayrılığı ve mal ortaklığı ayrımındaki ispat yükü
- Bir malın eşlerden hangisine ait olduğunun iddia edilmesi ve ispatı halidir. Madde, iddiayı ileri süren kişiyi ispat yükü altına sokar; malın eşlerden birine ait olduğunu öne süren taraf bunu kanıtlamak zorundadır.
- Eşlerin paylı mülkiyeti
- Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen malların, onların birlikte paylı mülkiyetinde sayılmasıdır. Bu kurgu, belirsiz kalan malların bir eşe ait sayılmasını önler ve her iki eşe eşit olarak ait kabul edilmesine yol açar; pay oranı maddede ayrıca belirtilmemiştir.
- İspat edilememe
- Mahkemenin, ileri sürülen iddiaya ilişkin delillerle malın hangi eşe ait olduğu konusunda kanaat edinememesi durumudur. Bu durum, ispat yükünü taşıyan tarafın delil sunamamasından doğar ve sonucu ispat yükünü taşıyana yükler.
İspat: hangi şartlar aranır?
- Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunun iddia edilmesi gerekir.
- İddiayı ileri süren kişinin bu iddiayı ispatlaması gerekir.
- Malın hangi eşe ait olduğunun ispat edilememesi halinde, mal eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır.
- Paylı mülkiyet sonucunun doğması için malın eşlerden birine ait olduğunun ispatlanamamış olması yeterlidir; karşı tarafın ayrıca bir savunma ileri sürmesi gerekmez.
İspat: hangi sonuçları doğurur?
- Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kişi bu iddiayı ispatlayamazsa, iddia reddedilir ve mal o eşe ait sayılmaz.
- Hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mallar, eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır.
- İspat edilememe durumunda mal bir eşin mülkü kabul edilmez; eşlerin ortak mülkiyeti söz konusu olur.
- Madde, ispat yükünün kime ait olacağını belirlediği için emredici niteliktedir; eşler sözleşmeyle ispat yükünü veya paylı mülkiyet sonucunu değiştiremez.
- Ispat yükünün paylaşılması, eşlerden birinin ispat edemediği durumda diğerinin mülkiyetini kendiliğinden doğurmaz; mal paylı mülkiyette kalır.
İddia eden eş ile karşı eş arasındaki fark nedir?
Malın kendisine ait olduğunu veya diğer eşe ait olduğunu iddia eden eş, iddiasını ispatla yükümlüdür.
İddiayı kabul eden veya reddeden karşı taraf, kendi iddiasına karşı ispat yükü taşımaz; yalnız bir iddia ileri sürerse onu ispatlar.
Ispat yükü, iddiayı ileri süren tarafa aittir; karşı taraf ispat yükü altına girmeden yalnız kendi iddiasını ileri sürebilir.
Ispat edilen mal ile ispat edilemeyen mal arasındaki fark nedir?
Hangi eşe ait olduğu ispatlanabilen mal, o eşe aittir.
Hangi eşe ait olduğu ispatlanamayan mal, eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır.
İspatın başarısı malın mülkiyet durumunu belirler; ispatsızlık durumunda mal ortak mülkiyete tabi olur.
İspat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Malın eşlerden birine ait olduğunun ispat yükünü, malın eşlerden hangisine ait olduğunu bilen tarafın değil, karşı tarafın taşıdığını sanmak; ispat yükü iddiayı ileri süren tarafa aittir.
- Ispat edilemeyen malın kendiliğinden eşlerden birine ait sayılacağını düşünmek; madde tam tersi, paylı mülkiyet sonucunu öngörür.
- Ispat edilemeyen malı mal rejimine göre (m.218 ya da m.202 vd.) değerlendirmek; m.245 yalnız hangi eşe ait olduğunun ispatı konusunda uygulanır, rejimin işleyişini düzenlemez.
- Karşı tarafın yalnızca iddiasına karşı çıkmasını, kendi iddiasını ispatlamadan da kazanç sağlayacağı anlamına getirmek; karşı taraf iddiasını ileri sürdüğünde onu da ispatlamak zorundadır.
- Paylı mülkiyet sonucunun pay oranını belirlemek; madde eşit pay öngörmemekte, sadece paylı mülkiyetin doğduğunu söylemektedir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı uygulamasında m.245 kapsamındaki ispat yükü, malın bir eşe ait olduğunu öne süren tarafa yüklenmekte; karşı tarafın yalnızca bu iddiaya karşı çıkması ispat yükünü ona geçirmemektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2021/407 E., 2023/620 K., 18.01.2023)
- Ispat edilememe durumunda, malın eşlerin paylı mülkiyetinde sayılması sonucu, mahkemelerce malın tek bir eşe ait olmadığı kabulüyle ortak mülkiyet hükümlerinin uygulanması biçiminde işlemektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2021/407 E., 2023/620 K., 18.01.2023)
- Taşınmazın muvazaalı devri gibi üçüncü kişilere yapılan işlemlerde, m.245 ile birlikte m.248 ve m.1025 gibi maddelerin aynı davada ileri sürülmesi halinde, ispat yükünün her iddia bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2021/407 E., 2023/620 K., 18.01.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Malın bir eşe ait olduğunu iddia eden kişi, bu iddiayı ispatla yükümlüdür; ispat yükü davacıya ya da davalıya değil, iddiayı ileri süren tarafa düşer.
- Malın hangi eşe ait olduğu, satın alma belgesi, banka kaydı, tapu kaydı, fatura gibi yazılı belgelerle ya da tanık beyanıyla ispatlanabilir; yazılı belgenin varlığı ispatın gücünü artırır.
- Karşı eş, iddiaya karşı çıkmakla yetinebilir; kendi iddiasını ileri sürmediği sürece ayrıca ispat yükü altına girmez.
- Ispat edilememe halinde mahkeme, malın paylı mülkiyette sayıldığına karar verir; bu durumda iddia eden tarafın ispat yükünü yerine getirmediği sonucuna varılır. (4. Hukuk Dairesi, 2021/407 E., 2023/620 K., 18.01.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.6: Genel ispat yükü kuralını düzenler. Bu madde, eşler arasındaki özel ispat yükü kuralı olarak m.6'nın istisnası niteliğindedir.
- 4721 m.218: Edinilmiş mallara katılma rejimi çerçevesinde malların eşlere ait olup olmadığının tespiti bakımından bu maddeyle birlikte değerlendirilir; m.245 ispat yükünü belirler, m.218 ise malın katılma rejimine tabi olup olmadığını düzenler.
- 4721 m.202: Mal ayrılığı rejiminde eşlerin mal varlıklarının ayrı olması ilkesi, malın hangi eşe ait olduğunun tespitinde m.245 ile birlikte uygulanır.
- 4721 m.203: Mal ortaklığı rejiminde ortak malların tanımı ve eşlerin mal varlıkları, bu maddede ispatı yapılan paylı mülkiyet sonucunun kapsamını belirler.
TMK m.246 — Borçlardan sorumluluk
Madde, eşlerden birinin kendi borcundan dolayı malvarlığının tamamıyla sorumlu olduğunu belirler. Bu sorumluluk, mal rejimi ayrımı gözetilmeksizin eşlerin her birine kendi borçları bakımından uygulanır. Maddenin kapsamı, eşlerin kendi borçlarından doğan sorumluluğu ile sınırlıdır; eşlerin birlikte yaptığı borçlar, eşler arası katılma alacağı ve mal rejimine özgü sorumluluk hükümleri maddede düzenlenmemiştir (evlilik birliğinin giderlerinden doğan müteselsil sorumluluk m.195, mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağı m.227 vd., aile konutu ve ortak eşya için sınırlamalar m.194 ve m.250 vd.). Maddede ayrıca alacaklının eşler arasındaki mal rejimine yönelik icra ve takip usulü de düzenlenmemiştir.
Borçlardan sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kendi borcu
- Yalnızca ilgili eşin kendi adına doğmuş ve kendisini bağlayan borcudur. Eşlerden birinin yaptığı, diğer eşin de bağlandığı borçlar bu kavramın içinde değildir.
- Malvarlığıyla sorumluluk
- Borçlunun borcu için bütün mallarının alacaklının takibine açık olması anlamına gelir. Sorumluluk kişisel değil, malvarlığı üzerinden yürür; sınırlama yalnızca kanun veya sözleşmeyle getirilir.
Borçlardan sorumluluk: hangi şartlar aranır?
- Sorumluluğun doğması için borcun ilgili eşin kendi borcu olması gerekir.
- Borç doğduğunda eşlerin mal rejiminin ne olduğuna bakılmaksızın borçlu eşin bütün malvarlığı sorumluluk altındadır.
- Sorumluluğun kapsamını sınırlayan bir kanun hükmü veya sözleşme bulunmadığı sürece, borçlu eşin tüm malları alacaklının takibine konu olabilir.
Borçlardan sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?
- Eşlerden her biri kendi borçlarından dolayı bütün malvarlığıyla sorumludur.
- Diğer eşin malvarlığı, yalnızca onun kendi borcundan doğan takipte kendiliğinden hedef alınmaz; bu durumda diğer eşin mallarının sorumlu tutulması ayrı bir hukuki dayanak gerektirir.
- Madde, sorumluluğu sınırlayan bir sözleşme yapılmasını yasaklamaz; ancak bu konudaki düzenlemeler maddenin ifade ettiği genel ilkeye dayanarak yorumlanır.
Kendi borcu ile eşlerin ortak borcu arasındaki fark nedir?
Yalnızca bir eşin kendi adına yaptığı veya doğurduğu borç, bu madde kapsamındadır.
Eşlerin birlikte ya da müteselsilen üstlendiği borçlar, madde metninde düzenlenmemiştir ve bu maddenin doğrudan kapsamına girmez.
Kendi borcunda sorumluluk yalnızca borçlu eşin malvarlığına yönelir; ortak borçlarda sorumluluğun kapsamı ayrı hükümlere göre belirlenir.
Borçlardan sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Eşlerden birinin borcunu diğer eşin de ödemekle yükümlü saymak; madde yalnızca borçlu eşin malvarlığını sorumlu kılar.
- Mal rejiminin sınırlı olduğu (örneğin edinilmiş mallara katılma) durumda borçlu eşin mallarının tamamını değil yalnız belirli malları sorumlu saymak; madde malvarlığının tamamına işaret eder, rejim ayrımı burada belirleyici değildir.
- Kendi borcu ile evlilik birliğinin giderinden doğan borcu karıştırmak; ikincisi m.195 kapsamında ayrı değerlendirilir.
Nasıl ispat edilir?
- Alacaklı, borcun eşlerden yalnızca birinin kendi borcu olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; borcun ortak borç olduğunu iddia eden taraf bunu kanıtlar.
- Borcun kendi borcu olduğu, borç ilişkisini gösteren sözleşme, senet veya fatura gibi yazılı belgelerle ispatlanır.
- Diğer eşin mallarının takibe konu edilmesi için, o eşin de borçlu olduğunu veya sorumluluğunu doğuran başka bir dayanağın bulunduğunu alacaklı ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.195: Evlilik birliğinin giderleri için eşlerin birlikte ve müteselsilen sorumluluğunu düzenler; bu maddenin kendi borcu ilkesinin istisnası niteliğindedir.
- 4721 sayılı Kanun m.227: Mal rejiminin sona ermesinde tasfiye ve katılma alacağını düzenler; borçların mal rejimi tasfiyesinde nasıl hesaplanacağı bakımından bu maddeyle birlikte okunur.
- 4721 sayılı Kanun m.250: Ortak eşyanın ve belirli malvarlığı değerlerinin borç takibine konusu olmasına ilişkin sınırlamaları düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
TMK m.247 — Sona erme anı
Madde, mal rejiminin hangi hallerde kendiliğinden sona ereceğini düzenler: eşlerden birinin ölümü, başka bir mal rejiminin kabulü ve mahkemece evliliğin iptali, boşanma veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi. Bu hallerde sona erme anının dava tarihine çekildiği ikinci fıkra da maddenin kapsamındadır. Kural eşlere ve mal rejimine tabi evliliklere uygulanır. Mal rejiminin tasfiyesinin nasıl yapılacağını, tasfiye davasının yetkili mahkemesini, ayrılık hâlinde sözleşmeli rejimin kaldırılmasını ve sona erme sonrası borç ve alacak ilişkilerini düzenlemez (m.225, m.214, m.180, m.218-241 ve ilgili hükümler).
Sona erme anı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mal rejiminin sona ermesi
- Eşler arasında geçerli olan mal rejiminin hüküm ve sonuçlarının sona erdiği andır. Sona erme, tasfiye ile aynı şey değildir; tasfiye sona ermeden sonra yapılan işlemler bütünüdür.
- Dava tarihinden geçerli sona erme
- Evliliğin iptali, boşanma veya mal ayrılığına hükmedilmesi hallerinde mal rejimi kararın verildiği tarihte değil, davanın açıldığı tarihte sona erer. Bu tarih, davanın açılışını gösteren tarihtir.
- Başka bir mal rejiminin kabulü
- Eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle önceki rejim yerine yeni bir rejimi seçmesidir. Sona erme, sözleşmenin yapıldığı tarihte gerçekleşir.
- Mal ayrılığı rejimi
- Eşlerin kendi malvarlıkları üzerinde ayrı ayrı yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkını koruduğu rejimdir. Madde bakımından hem sözleşmeyle hem de hâkim kararıyla geçilen bir rejim olarak ele alınır.
Sona erme anı: hangi şartlar aranır?
- Mal rejiminin sona ermesi için eşlerden birinin ölmüş olması gerekir; ölüm karinesi de aynı sonucu doğurur.
- Sona erme için eşlerin yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle başka bir mal rejimini kabul etmiş olması gerekir; bu hâlde sona erme sözleşmenin yapıldığı tarihte olur.
- Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilmiş olması gerekir.
- Dava tarihinden geçerli sona erme için hükmün dayandığı davanın açılmış olması ve sona erme anının bu davanın açıldığı tarihe çekilmesi gerekir.
Sona erme anı: hangi sonuçları doğurur?
- Eşlerden birinin ölümü hâlinde mal rejimi ölüm anında sona erer ve tasfiye ölüm tarihindeki mal durumuna göre yapılır.
- Eşler başka bir mal rejimi sözleşmesiyle yeni bir rejimi kabul ederse önceki rejim sözleşmenin yapıldığı tarihte sona erer.
- Evliliğin iptali, boşanma veya mal ayrılığına karar verilmesi hâlinde mal rejimi davanın açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.
- Bu hallerde karar kesinleşmese bile sona erme tarihi dava tarihidir; dava açıldıktan sonra edinilen mallar tasfiyeye girmez.
- Davanın reddedilmesi hâlinde tasfiyenin dayanağı ortadan kalkar ve rejim devam eder; bu konuda uygulamada kesinleşme ve askı tartışması vardır.
Ölüm ile boşanma-iptal kararı arasındaki fark nedir?
Eşlerden birinin ölümünde sona erme ölüm anında gerçekleşir.
Boşanma ya da iptal hâlinde sona erme karar anında değil, davanın açıldığı tarihte gerçekleşir.
Sona erme anı farklıdır; dava tarihi ile karar tarihi arasında edinilen mallar tasfiye kapsamına girip girmediği bu ayrıma göre belirlenir.
Sözleşmeyle rejim değişikliği ile dava yoluyla sona erme arasındaki fark nedir?
Yeni mal rejimi sözleşmesinde sona erme sözleşmenin yapıldığı tarihte olur.
Boşanma, iptal veya mal ayrılığı kararında sona erme dava tarihinde olur.
Birincide tarih sözleşme tarihidir; ikincide dava tarihi esas alınır.
Boşanma davası ile ayrılık davası arasındaki fark nedir?
Boşanma davasında madde açıkça dava tarihi kuralını koyar.
Ayrılık davasında uygulanacak hüküm m.180'dir; mahkeme ayrılık süresine ve eşlerin durumuna göre sözleşmeli rejimin kaldırılmasına karar verebilir.
Ayrılık hâlinde sona erme m.247 ile değil, ayrılık hükümleriyle kurulan bir karara bağlıdır.
Sona erme anı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Boşanma veya iptal hâlinde sona ermeyi karar tarihine bağlamak; madde dava tarihini esas alır.
- Sona ermeyi kararın kesinleşme tarihine bağlamak; madde kesinleşmeyi değil dava tarihini belirler.
- Ayrılık davasında m.247'yi doğrudan uygulamak; ayrılıkta sözleşmeli rejimin kaldırılması m.180 ile yapılır.
- Sözleşmeyle rejim değişikliğinde sona ermeyi dava ya da karar tarihine çekmek; bu hâlde tarih sözleşmenin yapıldığı tarihtir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Boşanma veya iptal davası açıldığında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulaması davanın açıldığı tarihte sona erer, karar tarihi beklenmez. (2. Hukuk Dairesi, 2023/1310 E., 2024/6903 K., 07.10.2024)
- Boşanma davasının reddi hâlinde rejimin davanın açıldığı tarihten itibaren yürürlükte olduğu kabul edilir; bu nedenle askı durumu sona erer. (2. Hukuk Dairesi, 2023/1310 E., 2024/6903 K., 07.10.2024)
- Mal ayrılığına hükmedilmesi hâlinde de sona erme dava tarihine çekilir; mahkeme kararının kesinleşmesi bu anı değiştirmez.
Nasıl ispat edilir?
- Sona erme tarihini ileri süren taraf, dava tarihini ve dayanılan ölüm, sözleşme veya karar belgesini ispatlamakla yükümlüdür.
- Dava tarihi, mahkeme dosyası ve açılış kaydıyla ispatlanır; karşı taraf farklı bir tarih ileri sürerse bunu yazılı belgeyle ispatlamalıdır.
- Mal rejimi sözleşmesiyle sona erme iddiasında, sözleşmenin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapıldığı belgeyle gösterilir.
- Ölüm karinesine dayanan iddialarda karinenin dayanağı olan kararın varlığı gösterilmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.180: Ayrılık hâlinde mahkemenin sözleşmeli mal rejimini kaldırabileceğini düzenler; m.247 ile birlikte ayrılık davasında uygulanacak hükmü oluşturur.
- 4721 m.214: Mal rejiminin tasfiyesi davasında yetkili mahkemeyi belirler; sona erme kararından sonra açılacak tasfiye davasının yetkisini gösterir.
- 4721 m.225: Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi hakkında genel hükümdür; bu maddenin tasfiye ile ilişkisini kurar.
- 4721 m.208: Eşlerin istedikleri zaman bir rejim sözleşmesiyle yeniden kurulan rejimde, önceki rejimi ya da başka bir rejimi benimseyebileceklerini düzenler; ikinci sona erme hâlinin dayanağıdır.
TMK m.248 — Genel olarak
TMK m.248, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerin birbirinde bulunan mallarını geri alması ile paylı mülkiyetteki bir malın, rejim sona erdiğinde, üstün yararı ispatlanarak payın ödeme günündeki karşılığı verilmek suretiyle eşlerden birine bırakılmasını düzenler. Hüküm paylaşmalı mal ayrılığı rejimine tabi eşler bakımından uygulanır; mal ayrılığı rejimi için MK 243 atfıyla da uygulama bulur. Maddenin düzenlemediği konular: paylaşmalı mal ayrılığında yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkı (m.244), paylı mülkiyetin ispatı (m.245), borçlardan sorumluluk (m.246), katkı alacağı (m.249), aileye özgülenen mallar (m.250) ve paylaşma usulü ile tasfiyenin genel kuralları (m.253 ve izleyen hükümler). Ayrıca bu alacakların zamanaşımı ya da usul yönü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Paylaşmalı mal ayrılığı
- Eşlerin kendi malvarlıklarını ayrı yönettiği, rejim sona erdiğinde ise belirli mallar üzerinden tasfiye yapılan seçimlik mal rejimidir. Rejimin sonunda mal ayrılığında olduğu gibi kendi malını geri alma ve paylı mülkiyetteki malı özgüleme yolu açıktır.
- Geri alma hakkı
- Her eşin diğer eşte bulunan kendi malını talep edebilmesi yetkisidir. Bu hak mal rejiminin devamı sırasında da tanınır ve tasfiye aşamasında somutlaşır.
- Paylı mülkiyet
- Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen malların eşlerin ortak mülkiyetinde sayılması durumudur (m.245/2). Bu maddedeki özgüleme hakkı yalnızca bu tür paylı mülkiyetteki mal için söz konusudur.
- Üstün yarar
- Malın bölünmeden bir eşe verilmesini haklı kılan, o eşin malla ilgili somut ve daha ağır basan menfaatidir. Yalnızca isteğe dayanmaz; ispat edilmesi gerekir.
- Ödeme günündeki karşılık
- Diğer eşin payının, ödeme yapıldığı günkü değer üzerinden hesaplanan bedelidir. Malın rejim sonundaki değeri esas alınmaz; ödeme gününe göre belirlenir.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin sona ermiş olması gerekir; bu hüküm rejim devam ederken değil tasfiye aşamasında uygulanır.
- Tasfiye kapsamında paylı mülkiyete konu bir malın bulunması gerekir (m.245/2 uyarınca eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mal).
- Malı isteyen eşin, malın bölünmeden kendisine verilmesinde daha üstün bir yararının bulunduğunu ispat etmesi gerekir.
- İsteyen eş, diğer eşin payının ödeme günündeki karşılığını ödemek veya ödemeye hazır olduğunu göstermek suretiyle malı talep etmelidir.
- Diğer önlemler yanında, yani kanunda öngörülen diğer tasfiye olanakları varken bu yol tercih edilebilir; üstün yararın varlığı bu yolun tek koşulu değildir.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alabilir.
- Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde, üstün yararı ispat eden eş paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir.
- Özgüleme isteyen eş, diğer eşin payının ödeme günündeki karşılığını vermek zorundadır; bu bedel malın rejim sonundaki değeri değil, ödeme gününe göre karşılıktır.
- Üstün yarar ispatlanamazsa mal bölünmeden verilmez; kanunda öngörülen diğer tasfiye yolları uygulanır.
- Eşlerin üstün yararı varsa, malın bölünmesi yerine özgüleme sağlanır; bu durumda diğer eş payını para olarak alır.
Geri alma ile özgüleme arasındaki fark nedir?
Her eşin diğer eşte bulunan kendi mallarını geri alması (m.248/1) ilk fıkrada düzenlenen genel haktır. Mülkiyeti kendisine ait malın iadesini konu alır.
Paylı mülkiyetteki malın bir eşe özgülenmesi (m.248/2) ise mülkiyeti ortak olan malın bölünmeden bir eşe bırakılmasıdır. Ödeme bedeli ister.
Geri alma tek başına yeterlidir ve bedel gerektirmez. Özgüleme için üstün yarar ispatı ve payın ödenmesi gerekir.
Mal ayrılığı ile paylaşmalı mal ayrılığı arasındaki fark nedir?
Mal ayrılığında bu hüküm MK 243 atfıyla uygulanır; yalnızca yönetim ve tasarruf sınırlarında farklılık yoktur.
Paylaşmalı mal ayrılığında ise tasfiye ayrıca düzenlendiğinden özgüleme yolu yalnız rejim sona erdiğinde açılır.
Özgüleme için tasfiyenin gerçekleşmiş olması şarttır; rejim devam ederken istenemez.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Özgülemeyi rejim devam ederken istemek; hüküm yalnızca paylaşmalı mal ayrılığı sona erdiğinde uygulanır.
- Üstün yararı ispat etmeden yalnızca isteği ile malın verilmesini talep etmek; ispat yükü istekte bulunan eştedir.
- Payın karşılığını malın rejim sonundaki değeri üzerinden hesaplamak; esas alınan an ödeme günüdür.
- Geri alma (m.248/1) ile özgülemeyi (m.248/2) birbirine karıştırmak; geri alma bedel gerektirmez, özgüleme ise bedel gerektirir.
- Kanunda öngörülen diğer tasfiye yollarını göz ardı etmek; üstün yarar ispatlanmazsa başka yollar açıktır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mal ayrılığı rejiminde, edinilmiş mallara katılma rejimindeki değer artış payına benzer bir alacak açıkça tanınmamış olsa da, katkıya dayalı taleplerin bu hükmün kıyası yoluyla değerlendirildiği kabul edilmektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2021/407 E., 2023/620 K., 18.01.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Özgüleme talebinde bulunan eş, malın paylı mülkiyette olduğunu ve üstün yararını ispat etmek zorundadır; üstün yarar iddiası somut delillerle desteklenmelidir.
- Malın hangi eşe ait olduğu tartışmalıysa m.245 uyarınca iddiayı ileri süren eş ispat yükü altındadır; ispat edilemeyen mal paylı mülkiyetinde sayılır.
- Ödeme gününe göre karşılığın belirlenmesi için malın değeri bilirkişi incelemesiyle tespit edilebilir; bu değer ödeme gününe göre hesaplanır.
- Diğer eş, payının ödenmediğini veya ödeme gününde karşılığın farklı olduğunu savunuyorsa bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.243: Mal ayrılığı rejiminde m.248 hükmünün de uygulanmasını sağlayan atıf hükmüdür.
- 4721 sayılı Kanun m.244: Paylaşmalı mal ayrılığında eşlerin yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını düzenler; m.248'in dayandığı rejim çerçevesini kurar.
- 4721 sayılı Kanun m.245: Malın hangi eşe ait olduğunun ispatını ve eşlerin paylı mülkiyetini düzenler; m.248 ikinci fıkrasındaki paylı mülkiyet malının kaynağıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.249: Katkıdan doğan alacağı düzenler; m.248'in özgüleme yolunun yanında ayrı bir tasfiye aracıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.250: Aileye özgülenen mallarda paylaşma kuralını düzenler; m.248'in konusu olan bireysel malla karışmamalıdır.
TMK m.249 — Katkıdan doğan hak
TMK m.249, edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerden birinin, diğer eşe ait paylaştırma dışı kalan bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da uygun bir karşılık almadan katkıda bulunması hâlinde doğan değer artış payı alacağının esasını ve bu alacağın, paylaştırma dışı kalan malın yerine geçen değerlere de uygulanmasını düzenler. Madde, mal rejiminin sona ermesi anında hakkaniyete uygun bedelin ödenmesini ve katkı oranının belirleyici olduğunu kurar. Maddenin uygulanması, katkının yönelebileceği malın tasfiye anındaki durumuna ve katkı sahibinin hakkını ancak rejimin sona ermesiyle isteyebilmesine bağlıdır. Madde, değer artış payının hesap yöntemini, katılma alacağının ödenme usulünü, katkıda bulunan eşin kişisel mallarının ayrılmasını ve karşılıksız kazandırmaların eklenmesini düzenlemez (m.236, m.227, m.237, m.239, m.229). Değer artış payının tasfiyeden önce talep edilemeyeceği ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği konuları da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.239, m.241). Madde, eşlerin sözleşmeyle bu alacaktan vazgeçebilmesini ya da pay oranını değiştirebilmesini ayrıca düzenlemez; bu imkân ilgili kanun maddesinde yer alır (m.239 ile ilgili hüküm).
Katkıdan doğan hak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Değer artış payı alacağı
- Eşlerden birinin kendi malvarlığından diğer eşe ait bir malvarlığı unsuruna yaptığı katkı nedeniyle, mal rejiminin sona ermesi anında isteyebildiği hakkaniyete uygun bedel alacağıdır. Katkının niteliği ve oranı dışında ayrı bir ödeme ölçütü yoktur.
- Katkı
- Maddede sınırlı sayıda sayılan üç hâlden biriyle, yani edinilme, iyileştirilme veya korunma ile malvarlığı unsuruna yapılan destektir. Katkı, eşin kendi malvarlığından ya da emeğinden doğabilir; katkının sınırı, yalnızca bu üç hâlle belirlenir.
- Paylaştırma dışı kalan mal
- Mal rejiminin tasfiyesinde eşler arasında paylaşılmayan, eşin kişisel malı sayılan ya da artık değer dışında kalan malvarlığı unsurudur. Maddenin birinci fıkrası, bu tür bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıyı düzenler.
- Paylaştırma dışı kalan malın yerine geçen değerler
- Paylaştırma dışı kalan malın satılması, değiştirilmesi veya başka bir biçimde yerine geçen malvarlığı değerleridir. Maddenin ikinci fıkrası, bu değerlere de aynı alacak hakkının uygulanacağını belirtir.
- Hakkaniyete uygun bedel
- Katkının oranına göre, tasfiye anındaki durum ve katkının niteliği gözetilerek hakim tarafından belirlenen ödeme miktarıdır. Bedel, katkı oranı ile ölçülür ve hakkaniyet ilkesiyle sınırlanır.
Katkıdan doğan hak: hangi şartlar aranır?
- Eşlerden birinin, diğer eşe ait bir malvarlığı unsurunun edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunmuş olması gerekir.
- Katkının, paylaştırma dışı kalan bir mala yönelmiş olması gerekir; ikinci fıkra uyarınca bu malın yerine geçen değerler de bu kapsama girer.
- Katkının hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın yapılmış olması gerekir; karşı edim alınmışsa bu alacak doğmaz.
- Katkı sahibi eşin bağışlama kastıyla hareket etmemiş olması gerekir; bağışlama kastı varsa alacak sona erer.
- Mal rejiminin sona ermesi gerekir; alacak ancak rejimin sona ermesiyle istenebilir.
- Katkı oranının belirlenebilmesi için katkının, malvarlığı unsurunun tasfiye anındaki değerine yansıtılabilir olması gerekir; değer artışı bulunmalıdır.
Katkıdan doğan hak: hangi sonuçları doğurur?
- Koşullar gerçekleşirse katkı sahibi eş, mal rejiminin sona ermesi anında katkısı oranında hakkaniyete uygun bir bedel ödenmesini isteyebilir.
- Paylaştırma dışı kalan malın yerine geçen değerler için de aynı istem geçerlidir.
- Katkı karşılık alınarak yapılmışsa değer artış payı alacağı doğmaz.
- Katkıda bulunan eşin bağışlama kastı varsa alacak sona erer.
- Katkının yöneldiği mal tasfiyeden önce elden çıkarılmışsa, hâkim diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler.
- Değer kaybı söz konusuysa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
- Alacak, mal rejiminin sona ermesinden önce istenemez; bu nedenle tasfiye sürecine bağlıdır.
Edinilme / iyileştirme / koruma: fark nedir?
Katkı malvarlığı unsurunun iktisabına veya ayni hak iktisabı ya da eşe ait borçların ödenmesine yönelirse katkı bu fıkra kapsamındadır.
Katkı malvarlığı unsurunun esaslı değer sağlayan fiillerine ya da kullanım ve zamana bağlı önemli değer kaybının önlenmesine yönelirse yine kapsamdadır.
Üç hâlden hangisine girdiği, katkının değer artış payı alacağı doğurup doğurmayacağını belirler; hiçbirine girmeyen katkı için alacak doğmaz.
Karşılıksız katkı ile karşı edimli katkı arasındaki fark nedir?
Katkıda bulunan eş hiç karşılık almamışsa alacak doğar.
Katkı karşılığında para, faiz veya ücret gibi bir karşı edim alınmışsa değer artış payı alacağı doğmaz.
Karşı edim alınmışsa talep reddedilir; karşı edim talep edilmemesi, aksi açıkça öngörülmedikçe alacaktan vazgeçme anlamına gelmez.
Bağışlama kastı olan katkı ile bağışlama kastı olmayan katkı arasındaki fark nedir?
Katkıda bulunan eşin bağışlama iradesi açık biçimde ortaya konulmuşsa katkı karşılıksız kazandırma niteliği kazanır.
Bağışlama kastı açıkça ortaya konulmamışsa katkı değer artış payı alacağına konu olabilir.
Bağışlama kastı kabul edilirse alacak sona erer; aksi hâlde alacak korunur.
Tasfiye anında mevcut malvarlığı ile önceden elden çıkarılmış malvarlığı arasındaki fark nedir?
Katkının yöneldiği mal tasfiye tarihinde hâlâ eşlerin malvarlığındaysa değer artışı tasfiye anındaki sürüm değerinden hesaplanır.
Mal tasfiyeden önce elden çıkarılmışsa değer artış payı hesaplanamaz; hâkim bedeli hakkaniyete uygun belirler.
Önceden elden çıkarılmış mallarda hesap doğrudan sürüm değerine dayanmaz, hakkaniyet ölçütü devreye girer.
Katkı ile değer kaybı: fark nedir?
Malvarlığı unsurunda değer artışı varsa değer artış payı tasfiye anındaki değerden hesaplanır.
Malvarlığı unsurunda değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
Değer kaybında alacak, katkının başlangıçtaki değeriyle sınırlanır.
Katkıdan doğan hak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Katkı ile değer artış payını karıştırmak; her katkıyı değer artış payı alacağı saymak, oysa katkının m.249 kapsamında üç hâlden birine girmesi gerekir.
- Karşı edim alınmış olmasını gözden kaçırmak; karşı edim varsa alacağın doğmadığını unutmak.
- Bağışlama kastının açıkça ortaya konulmasını aramamak; kastın varlığı kabul edilirse alacağın sona erdiğini gözden kaçırmak.
- Önceden elden çıkarılmış malda tasfiye anındaki sürüm değerinden hesap yapmak; bu hâlde hakimin hakkaniyete uygun belirlemesi gerektiğini unutmak.
- Değer kaybı olan malda tasfiye anındaki değeri esas almak; değer kaybında başlangıç değerinin esas alınması gerektiğini göz ardı etmek.
- Katkı oranını gelir ve tasarruf ispatı olmadan hesaplamak; ispat eksikliğinde talebin dinlenmeyeceğini unutmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Değer artış payı alacağı için katkının varlığı, katkıda bulunan eşin gelirinden tasarruf ettiği tutarla ispatlanır; tasarruf ispatlanmadıkça hakkaniyet ve fedakârlığın denkleştirilmesi yapılamaz. (2. Hukuk Dairesi, 2023/3691 E., 2024/3006 K., 30.04.2024)
- Yargıtay, eşin evlilik birliği içinde diğer eşin mal varlığına katkıda bulunduğunu sürekli ve düzenli gelirinin bulunmasına dayandırmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/3691 E., 2024/3006 K., 30.04.2024)
- Katkının miktarı, katkı tarihindeki gelirler, kişisel harcamalar ve birlik giderlerine katılma yükümü düşüldükten sonra kalan tasarruf üzerinden hesaplanmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/3691 E., 2024/3006 K., 30.04.2024)
- Yargıtay, katkı alacağının hesabında taraf gelirlerinin net belirlenemediği hâllerde hakkaniyet ve fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesine dayanmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/3691 E., 2024/3006 K., 30.04.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Değer artış payı alacağını ileri süren eş, katkının varlığını ve katkı oranını ispatlamakla yükümlüdür.
- Katkının dayanağı olan gelir ve tasarruf, banka kayıtları, gelir belgeleri ve tanık gibi delillerle ortaya konulur; gelirden tasarruf edilen tutarın ispatı, katkının ispatının ön koşuludur. (2. Hukuk Dairesi, 2023/3691 E., 2024/3006 K., 30.04.2024)
- Karşı taraf, katkının karşılıklı bir edimle karşılandığını ya da bağışlama kastı bulunduğunu ileri sürerse, bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
- Katkı dolayısıyla alacak talep eden eş, katkıda bulunduğu malvarlığı unsurunun tasfiye anındaki değerini de ortaya koymalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.227: Değer artış payı alacağının esasını ve hesaplama ölçütünü düzenleyen asıl hükümdür; m.249 bu hükmün içeriğine dayanır ve onu yalnız metnine göre tekrar eder.
- 4721 sayılı Kanun m.236: Edinilmiş mallara katılma rejiminde katılma alacağının kapsamını belirler; değer artış payı alacağı bu alacağın hesabına girer.
- 4721 sayılı Kanun m.239: Değer artış payı alacağının ödenme usulünü, ertelemeyi, faizi ve teminatı düzenler; m.249'da yer almayan ödeme hükümlerini tamamlar.
- 4721 sayılı Kanun m.229: Karşılıksız kazandırmaların artık değere eklenmesini düzenler; değer artış payı ile karıştırılmamalıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.241: Katılma alacağının üçüncü kişilere karşı ikincil olarak istenmesini düzenler; değer artış payı alacağının tasfiye ile ilişkisini tamamlar.
TMK m.250 — Kural
TMK 250. madde, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerden birinin rejimin kurulmasından sonra edindiği ve ailenin ortak kullanımına özgülenmiş mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımların (ve bunların yerine geçen değerlerin) mal rejiminin sona ermesi hâlinde eşler arasında eşit paylaşılmasını düzenler; işletmelerin ekonomik bütünlüğünün gözetilmesi ilkesini ve manevi tazminat alacakları ile miras, sağlararası ve ölüme bağlı tasarruflarla edinilen malların bu kapsam dışında tutulmasını içerir. Madde, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin sona ermesinden sonraki tasfiye aşamasında uygulanır ve yalnızca aileye özgülenen mallar bakımından kurallar koyar. Kişisel malların tanımını, katkı payı alacağını (m.249a), değer artış payını (m.249) ve paylaşma dışı kalan malların tasfiyesini düzenlemez; bunlar m.249, m.249a ve m.253 kapsamındadır. Aileye özgülenen mallar bakımından eşit paylaşmanın tasfiye yöntemini (aynen paylaşma) ve aile konutu ile ev eşyasına ilişkin özel talep hakkını (m.240 ve m.255 kıyasına dair tartışmalar) bu maddede aramak yanlış olur. Altsoy denkleştirme alacağı (m.370-371) ve aile malları ortaklığı (m.373 ve devamı) ayrı kurumlardır.
Kural: hangi kavramlar bilinmeli?
- Aileye özgülenen mal
- Eşlerden birinin paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kurulmasından sonra edindiği, ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına bırakılmış malvarlığı değeridir. Rejim kurulmadan önce edinilmiş malları kapsamaz.
- Ailenin ekonomik geleceğini güvence altına alan yatırım
- Ailenin uzun vadeli maddi güvencesine yönelik yapılan harcama ya da yatırımdır. Bu değerin yerine geçen değerler de aynı kapsamda sayılır.
- Ekonomik bütünlük
- Bir işletmenin parçalanmadan bir bütün olarak değerini koruyacak biçimde paylaştırılması gereken durumdur. Paylaştırmada bu bütünlük gözetilir.
- Manevi tazminat alacağı
- Kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle hükmedilen tazminat alacağıdır. Bu alacaklar kanun gereği aileye özgülenen malın kapsamı dışında tutulur.
- Sağlararası veya ölüme bağlı tasarruf
- Bir kişinin sağlığında karşılıksız kazandırmasıyla ya da ölümünden sonra geçecek biçimde yaptığı devir veya kazandırmadır. Bu yolla edinilen mallar, aksi açık iradeye dayanmadıkça bu hükmün dışında kalır.
Kural: hangi şartlar aranır?
- Mal rejiminin paylaşmalı mal ayrılığı olması ve sona ermiş bulunması gerekir.
- Malın, eşlerden biri tarafından paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kurulmasından sonra edinilmiş olması gerekir.
- Malın ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenmiş olması ya da ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik bir yatırım ya da bunların yerine geçen bir değer olması gerekir.
- Paylaştırma yapılırken işletmelerin ekonomik bütünlüğünün gözetilmesi gerekir.
- Manevi tazminat alacakları ile miras yoluyla intikal eden mallar ve karşılıksız kazandırma yapan kişinin açık iradesi aksini göstermedikçe sağlararası veya ölüme bağlı tasarruflarla edinilen mallar bu kapsama girmemelidir.
Kural: hangi sonuçları doğurur?
- Mal rejiminin sona ermesi hâlinde aileye özgülenen mallar eşler arasında eşit olarak paylaşılır.
- Paylaştırmada işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir ve işletme parçalanmadan değerlendirilir.
- Manevi tazminat alacakları bu hükmün kapsamı dışında kalır ve paylaşıma girmez.
- Miras yoluyla edinilen mallar bu hükmün kapsamı dışında kalır.
- Karşılıksız kazandırmada bulunanın açık iradesi aksini göstermedikçe sağlararası veya ölüme bağlı tasarruflarla edinilen mallar paylaşıma girmez.
- Açık irade bulunduğunda sağlararası veya ölüme bağlı tasarruf yoluyla edinilen mal da bu hükme göre paylaşılabilir.
- Aileye özgülenen mal niteliği taşımayan kişisel mallar bu maddeye göre paylaşılmaz.
Aileye özgülenen mal ile kişisel mal arasındaki fark nedir?
Aileye özgülenen mal, ailenin ortak kullanımına ya da ekonomik güvencesine bırakılmış ve rejim kurulduktan sonra edinilmiş maldır.
Kişisel mal, eşlerden birinin münhasır yararlanmasındaki malvarlığıdır ve kendi malı olarak kalır.
Aileye özgülenen mal eşit paylaşılır; kişisel mal paylaşmaya dahil edilmez.
Rejim kurulmadan önce edinilen aile malı ile rejim kurulduktan sonra edinilen aile malı arasındaki fark nedir?
Rejim kurulmadan önce edinilen mal bu maddenin kapsamına girmez.
Rejim kurulduktan sonra edinilen ve aileye özgülenen mal bu maddenin kapsamına girer.
Yalnız ikinci grup eşit paylaşılır; birinci grup için diğer kurallar uygulanır.
Aileye özgülenen mal ile manevi tazminat ve miras, sağlararası ve ölüme bağlı tasarruf ile edinilen mal arasındaki fark nedir?
Ailenin ortak kullanımına özgülenen mal bu hükme göre paylaşılır.
Manevi tazminat alacakları ile miras, sağlararası veya ölüme bağlı tasarruflarla edinilen mallar bu kapsama alınmaz.
Bu kalemler, karşı irade açıkça aksini göstermedikçe eşit paylaşıma tabi olmaz.
Kural: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Aileye özgülenen mal kavramını kişisel mal kavramıyla karıştırmak; ailenin ortak kullanımı ve yararlanması ölçütünü göz ardı etmek.
- Rejim kurulmadan önce edinilen malı bu maddeye göre paylaştırmak.
- Manevi tazminat alacağını aileye özgülenen mal gibi değerlendirip eşit paylaştırmak.
- Miras yoluyla veya sağlararası ya da ölüme bağlı tasarrufla edinilen malı, açık irade aranmadan paylaşıma dahil etmek.
- Paylaştırmada işletmenin ekonomik bütünlüğünü gözetmemek ve işletmeyi parçalayarak bölmek.
- Değer artış payı ya da katkı payı alacağını bu madde kapsamında çözmeye çalışmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararlarında, boşanma sebebiyle sona eren mal rejiminde paylaşmalı mal ayrılığı hükümlerinin ayrı değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/1310 E., 2024/6903 K., 07.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Aileye özgülenen mal talebini ileri süren eş, malın rejim kurulduktan sonra edinildiğini ve ailenin ortak kullanımına ya da ekonomik güvencesine özgülendiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Malın edinilme tarihi ve kaynağı, tapu, fatura, banka kaydı gibi yazılı belgelerle ispatlanır.
- Malın aileye özgülendiğine ilişkin iddia, eşlerin ortak kullanımına ilişkin tanık beyanı ve maddi olaylarla da desteklenebilir.
- Karşı taraf, malın kişisel mal olduğunu ya da manevi tazminat, miras veya sağlararası tasarruf kapsamında bulunduğunu ileri sürerse bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
- Sağlararası veya ölüme bağlı tasarruf yoluyla edinildiğini ileri süren taraf, açık irade bulunup bulunmadığını gösteren belgeye dayanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.249: Değer artış payı alacağını düzenler; aileye özgülenen mal dışındaki malvarlığı değerlerinin tasfiyesinde bu madde uygulanır.
- 4721 sayılı Kanun m.249a: Katkı payı alacağını düzenler; paylaştırma dışı kalan malın edinilmesine katkı durumunda ayrı bir alacak doğurur.
- 4721 sayılı Kanun m.253: Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde tasfiyenin nasıl yapılacağını düzenler; bu maddede belirtilen eşit paylaşımın tasfiye yöntemini ayrıca gösterir.
- 4721 sayılı Kanun m.370: Altsoyun denkleştirme alacağını düzenler; aileye özgüleme karşılığı bedel isteme hakkını konu alır ve bu madde ile karıştırılmamalıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.372: Aile fideikomisi yasağını düzenler; aileye özgüleme ile ilgili sınırları belirler.
TMK m.251 — Paylaşmaya aykırı davranışlar
Madde, mal rejiminin sona ermesinden önce eşlerden birinin diğer eşin payını azaltmak kastıyla yaptığı karşılıksız kazandırmaların denkleştirme yoluyla giderilmesini düzenler. Düzenlediği konular; kastın karinesi, rejim sona ermeden önceki bir yıllık dönemde yapılan olağan hediye dışı karşılıksız kazandırmalar ve bu kazandırmalara ilişkin mahkeme kararının üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesidir. Madde paylaşmalı mal ayrılığı rejimi bakımından uygulanır ve yalnız mal rejimini sona erdiren eş ile diğer eş arasındaki ilişkiyi kapsar. Denkleştirme bedelinin hesaplanma yöntemini, ödeme süresini ve faizini düzenlemez (m.253). Aile konutu ve ev eşyasının paylaşımını düzenlemez (m.254). Zina veya hayata kast nedeniyle kusurlu eşin payının azaltılmasını düzenlemez (m.252). Üçüncü kişiye karşı dava açma usulü ve ihbar yükümlülüğü ile ilgili genel usul kuralları madde dışında kalır.
Paylaşmaya aykırı davranışlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Denkleştirme bedeli
- Karşılıksız kazandırma veya malın elden çıkarılması yoluyla diğer eşin payının azaltılması hâlinde, zarar gören eşin paylaşmada alacağı bedeldir. Hakkaniyete uygun biçimde hâkim tarafından belirlenir.
- Karşılıksız kazandırma
- Karşılığı alınmadan yapılan ve malvarlığını azaltan işlemdir. Madde bakımından, olağan hediyeler bu kapsamın dışındadır.
- Olağan hediye
- Toplumsal adetlere ve eşlerin mali durumuna uygun, küçük değerli ve sosyal nezaket gereği yapılan kazandırmadır. Bu niteliği taşımayan kazandırmalar karine kapsamına girer.
- Kast
- Diğer eşin payını azaltma amacıdır. Madde, bu amacın bir yıllık dönemde yapılan belirli kazandırmalarda var sayılmasını öngörür; kastın karşı tarafça çürütülmesi mümkündür.
- Mal rejiminin sona ermesi
- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin boşanma, evliliğin iptali, ölüm veya rejim sözleşmesi gibi sebeplerle sona ermesidir. Bir yıllık süre bu ana göre geriye doğru hesaplanır.
Paylaşmaya aykırı davranışlar: hangi şartlar aranır?
- Eşlerden birinin paylaşmadan önce bir malı karşılıksız olarak elden çıkarmış ya da karşılıksız kazandırmada bulunmuş olması gerekir.
- Elden çıkarma veya kazandırmanın, diğer eşin payını azaltmak kastıyla yapılmış olması gerekir.
- Rejim sona ermeden önceki bir yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmalarda kast, kanun gereği var sayılır; bu hâlde kastı çürütme yükü karşı tarafa geçer.
- Kazandırmanın diğer eşin rızası olmadan yapılmış olması gerekir.
- Kazandırma olağan hediye niteliğinde olmamalıdır; olağan hediyeler bu kuralın kapsamı dışındadır.
- Üçüncü kişilere karşı ileri sürme için dava, bu kişiye ihbar edilmiş olmalıdır.
- Hâkim, uygulanacak sonuç olarak diğer eşin alacağı olan denkleştirme bedelini hakkaniyete uygun olarak belirler.
Paylaşmaya aykırı davranışlar: hangi sonuçları doğurur?
- Eşlerden biri, diğerinin payını azaltmak kastıyla malını karşılıksız elden çıkarırsa, hâkim diğer eşin alacağı olan denkleştirme bedelini hakkaniyete uygun olarak belirler.
- Rejim sona ermeden önceki bir yıl içinde rızasız yapılan olağan dışı karşılıksız kazandırmalar kast taşıdığı varsayılarak denkleştirmeye tabi tutulur.
- Olağan hediyeler bu varsayımın dışında kalır ve kastın ayrıca ispatı gerekir.
- Kast ispatlanamazsa madde uyarınca denkleştirme bedeli doğmaz; genel kurallara göre başka bir talep ileri sürülebilir.
- Kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı mahkeme kararı, davanın bu kişiye ihbar edilmiş olması koşuluyla ileri sürülebilir.
- İhbar yapılmamışsa mahkeme kararı üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez.
Kastla yapılan elden çıkarma ile yıllık süre içindeki kazandırma arasındaki fark nedir?
Eşin, diğer eşin payını azaltmak kastıyla malı karşılıksız elden çıkarması; kastın somut olarak ispatlanması gerekir.
Rejim sona ermeden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırma; kast kanun gereği var sayılır.
İkinci hâlde kastın varlığını ispat ihtiyacı ortadan kalkar, ancak karşı taraf kastın bulunmadığını ispatlayabilir.
Olağan hediye ile olağan dışı kazandırma arasındaki fark nedir?
Toplumsal adete ve eşlerin mali durumuna uygun, küçük değerli kazandırmalardır.
Bu niteliği taşımayan, değeri veya kişiye yönelik ölçüsü olağanın üzerinde kalan kazandırmalardır.
Olağan hediyeler yıllık karine ve denkleştirme kapsamına girmez; olağan dışı olanlar girer.
Eşler arası ilişki ile üçüncü kişi arasındaki fark nedir?
Denkleştirme bedeli doğrudan eş ile diğer eş arasında talep edilir.
Kazandırmadan yararlanan üçüncü kişi, dava kendisine ihbar edilmişse mahkeme kararına bağlanır.
Üçüncü kişiye karşı kararın ileri sürülebilmesi için ihbar şarttır; ihbar yoksa karar o kişiye karşı etkili olmaz.
Paylaşmaya aykırı davranışlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bir yıllık süreyi rejimin sona ermesinden değil evliliğin kurulmasından veya kazandırmanın tarihinden saymak; süre rejimin sona ermesinden geriye doğru hesaplanır.
- Yıllık süre içindeki kazandırmada kastı ayrıca ispat etmeye çalışmak; kast kanun gereği varsayılır.
- Olağan hediyeleri karine kapsamına dahil etmek; bu tür kazandırmalar karinenin dışında kalır.
- Üçüncü kişiye karşı kararı ihbar yapılmadan ileri sürmek; ihbar koşulu yerine getirilmeden sonuç doğmaz.
- Denkleştirme bedelinin hesabını bu maddeye dayanarak yapmak; hesaplama yöntemi m.253'te düzenlenmiştir.
Nasıl ispat edilir?
- Denkleştirme bedelini talep eden eş, malın karşılıksız elden çıkarıldığını ve diğer eşin payını azaltma kastının bulunduğunu ispat yükü altındadır.
- Rejim sona ermeden önceki bir yıl içinde yapılan rızasız karşılıksız kazandırmada kast kanun gereği var sayıldığı için, talep eden eş kazandırmanın varlığını ve bu süre içinde yapıldığını ispatlar; kastı ayrıca ispat etmez.
- Karşı taraf, kazandırmanın olağan hediye niteliğinde olduğunu ya da kastın bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Kazandırmanın değeri ve karşılıksız niteliği için tapu kaydı, banka kaydı, senet ve benzeri yazılı belgeler kullanılabilir.
- Üçüncü kişiye karşı talepte bulunan eş, davanın o kişiye ihbar edildiğini belgelemekle yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.253: Denkleştirme bedelinin hesaplama yöntemini, ödeme ertelemesini ve faizini düzenler; bu madde uyarınca belirlenen bedel m.253 hükümlerine göre ödenir.
- 4721 m.252: Zina veya hayata kast nedeniyle kusurlu eşin payının azaltılması veya kaldırılmasını düzenler; m.251 ile ilgisi, kusur temelli bir ayrı yaptırım olmasıdır.
- 4721 m.254: Aile konutu ve ev eşyası üzerindeki hakları düzenler; m.251 kapsamındaki karşılıksız kazandırma bu konutlar hakkında yapılmışsa iki hüküm birlikte gündeme gelebilir.
TMK m.252 — Paylaştırma isteminin reddi
TMK m.252, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde, kusurlu eşin paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde aileye özgülenen mallardaki payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına hâkimin karar verebilmesine ilişkindir. Hükmün çerçevesi, edinilmiş mallara katılma rejiminde artık değere katılma (TMK m.236) için de aynı ölçütle uygulanır. Madde bir hâkim takdirine dayanır; hangi oranda azaltılacağını ya da kaldırılacağını kendisi belirtmez. Madde, boşanma dışındaki evlilik sona erme hâllerini, paylaştırma yöntemini, aile konutu ve ev eşyasının paylaşımını ve paylaşma isteminin usulünü düzenlemez. Bu konular sırasıyla TMK m.253 (denkleştirme), m.254 (aile konutu ve ev eşyası) ve m.698-699 (paylaşma davası) hükümlerindedir.
Paylaştırma isteminin reddi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Zina
- Evli bir kişinin eşi dışında biriyle cinsel ilişkiye girmesi olarak uygulanır. Maddenin boşanma sebebi olarak aradığı nitelik, TMK m.161 kapsamındaki boşanma sebebinin gerçekleşmiş olmasıdır.
- Hayata kast
- Eşin diğer eşin hayatına yönelik saldırı veya bu yönde ciddi girişim olarak anlaşılır. Ölçüt, TMK m.162 kapsamındaki boşanma sebebinin oluşup oluşmadığıdır; salt hakaret ya da ağır kusur bu kavramı karşılamaz.
- Kusurlu eş
- Boşanmaya yol açan zina veya hayata kast fiilini işleyen eştir. Hâkim, bu eşin mal rejimindeki payını azaltabilir ya da tamamen kaldırabilir.
- Hakkaniyete uygun azaltma veya kaldırma
- Hâkimin takdir yetkisine dayanan, somut olayın koşullarına göre payın küçültülmesi ya da sıfırlanmasıdır. Madde bir oran öngörmez; hâkim kusurun ağırlığı ve olayın özelliklerini esas alır.
- Aileye özgülenen mallar
- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerin aile ihtiyaçları için ayırdığı ve paylaştırmaya konu olan mallardır. Madde yalnız bu mallardaki pay bakımından uygulanır.
Paylaştırma isteminin reddi: hangi şartlar aranır?
- Boşanmanın zina veya hayata kast nedenine dayanması gerekir; başka bir boşanma sebebiyle sona eren evlilikte bu madde uygulanmaz.
- Boşanmaya yol açan fiilin kusurlu eş tarafından işlenmiş olması gerekir.
- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde aileye özgülenen malların paylaştırılması söz konusu olmalıdır; hüküm bu mallardaki paya ilişkindir.
- Hâkimin, kusurlu eşin payının azaltılması veya kaldırılması yönünde takdirini kullanması gerekir; madde bu yetkiyi hâkime bırakır ve kendiliğinden bir sonuç doğurmaz.
- Azaltma veya kaldırma hakkaniyete uygun olmalıdır; hâkim somut olayın koşullarını gözetir.
Paylaştırma isteminin reddi: hangi sonuçları doğurur?
- Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir.
- Hâkim, somut olayda gerekli görürse kusurlu eşin payını tamamen kaldırabilir.
- Hâkim bu takdiri kullanmazsa kusurlu eşin pay hakkı normal ölçülerle korunur.
- Boşanma sebebi zina veya hayata kast değilse madde uygulanmaz ve payın azaltılması ya da kaldırılması bu hükme dayanılarak istenemez.
- Hüküm hâkim takdirine dayandığından, kararın gerekçesinde kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ölçütü açıkça belirtilmelidir.
Azaltma ile kaldırma arasındaki fark nedir?
Azaltmada kusurlu eşin payı korunur ama küçültülür. Hâkim oranı kusurun ağırlığına göre belirler.
Kaldırmada kusurlu eşin pay hakkı tamamen ortadan kalkar. Bu, en ağır kusur hâlinde verilen sonuçtur.
Hâkim iki sonuçtan birini seçer; madde arasında bir sıra öngörmez.
Zina ile hayata kast arasındaki fark nedir?
Zina, eşlerin cinsel sadakat yükümlülüğünün ihlalidir.
Hayata kast, eşin yaşamına yönelik saldırıdır ve daha ağır bir kusur olarak değerlendirilir.
Madde iki nedeni aynı hükme bağlar; ancak hâkim, hangi nedenin ağır basan olduğuna göre takdirini belirler.
Paylaşmalı mal ayrılığı ile edinilmiş mallara katılma arasındaki fark nedir?
Paylaşmalı mal ayrılığında madde, aileye özgülenen mallardaki paylaşım bakımından doğrudan uygulanır (m.252'nin bulunduğu rejim düzenlemesi).
Edinilmiş mallara katılmada aynı ölçüt, artık değere katılma hesabında uygulanır (TMK m.236 ilgili atıf ve açıklamalarda anılır).
Her iki rejimde de kusurlu eşin hakkı hâkim takdiriyle azalır veya kalkar; ancak hesaplama yöntemi rejime göre farklıdır.
Boşanma nedeni olan zina/hayata kast ile diğer boşanma sebepleri arasındaki fark nedir?
Yalnız zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada bu madde uygulanır.
Diğer boşanma sebeplerinde (ör. evlilik birliğinin temelinden sarsılması) m.252 uygulanmaz.
Diğer sebeplerde kusurlu eşin payı için bu hükme dayanılamaz; genel ölçütler geçerli kalır.
Paylaştırma isteminin reddi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metnindeki takdir yetkisini sabit bir oran gibi uygulamak; hâkimin oranı kendi değerlendirmesiyle belirlediğini gözden kaçırmak.
- Zina ve hayata kastı aynı ağırlıkta değerlendirmek; her iki nedenin de hâkimin takdirinde ayrı ağırlık taşıyabileceğini ihmal etmek.
- Diğer boşanma sebeplerinde de m.252'nin uygulanabileceğini varsaymak.
- Azaltma ile kaldırmayı birbirinin yerine kullanmak; hâkimin iki sonuçtan hangisini verdiğini gerekçede açıkça belirtmemek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemelerin m.252 uyarınca azaltma veya kaldırma kararını kusurun ağırlığına ve olayın özelliklerine göre verdiği kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Azaltma veya kaldırma talebini ileri süren eş, boşanma sebebinin zina veya hayata kast olduğunu ve karşı tarafın kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür.
- Boşanma kararı ve bu kararın dayandığı olgular, ilgili hükmün uygulanabilirliğini gösteren belgelerle ortaya konur.
- Kusurlu eş, kusurun hafif olduğunu veya olayın koşullarının payın azaltılmasını gerektirmediğini ileri sürebilir; bu savunmayı da ispatla yükümlüdür.
- Azaltma veya kaldırma hâkim takdirine bağlı olduğundan, hakkaniyet değerlendirmesi için tanık ve diğer deliller serbestçe değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.236: Edinilmiş mallara katılma rejiminde artık değere katılma hesabının dayanağıdır; m.252 bu rejimde de aynı takdir ölçütüyle uygulanır.
- 4721 m.161: Zina nedeniyle boşanma sebebinin koşullarını düzenler; m.252 uygulanmadan önce bu sebebin gerçekleşmiş olması gerekir.
- 4721 m.162: Hayata kast nedeniyle boşanma sebebinin koşullarını düzenler; m.252 uygulanmadan önce bu sebebin gerçekleşmiş olması gerekir.
- 4721 m.253: Paylaşmalı mal ayrılığında paylaştırma yöntemini ve denkleştirme bedelini düzenler; m.252 ile birlikte uygulanır ve payın hesaplanmasında belirleyicidir.
- 4721 m.254: Aile konutu ve ev eşyasının paylaşımını düzenler; m.252'nin azaltma veya kaldırma kararı bu malların paylaşımında da etkili olabilir.
TMK m.253 — Paylaştırma yöntemi
TMK m.253, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde eşler arasındaki paylaşmanın yöntemini düzenler. Paylaştırmanın ayın olarak yapılmasını asıl kabul eder, aynen paylaştırmanın olanaksız olduğu hallerde bedel eklemek suretiyle paylaşımın denkleştirilmesini, denkleştirme bedelinin hesaplanma ölçütünü, bu bedelden düşülecek borçları, ödemenin ertelenmesini ve bedele işleyecek faiz ile güvence konusunu kapsar. Kuralın uygulandığı kişiler paylaşmalı mal ayrılığı rejimine tabi eşler ve bu rejimin sona ermesi hâlidir. Maddenin tasfiyeye giren malların hangi mallar olduğunu belirleyen kuralları (kişisel mallar ve edinilmiş mallar ayrımı) düzenlemediği gibi, değer artışı payı (m.251 ve m.229 ile ilgili bölüm), karşılıksız kazandırmaların ve devirlerin tasfiyeye eklenmesi (m.252-253 dışında kalan eklenecek değerler), kusura bağlı pay azaltımı (m.252) ve aile konutu ile ev eşyasına ilişkin özel düzenleme (m.254) de bu maddede yer almaz. Paylaşma davasının usulü ve hâkimin malın hangi parçasının kime verileceğine karar verme yöntemi de bu maddenin konusu değildir.
Paylaştırma yöntemi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ayın olarak paylaştırma
- Malın kendisinin eşler arasında bölünerek her birine fiilen verilmesidir. Kanun bu yolu asıl kabul eder; denkleştirmeye ancak bu yolun olanaksız olduğu hallerde başvurulur.
- Denkleştirme bedeli
- Ayın paylaştırmanın mümkün olmadığı hallerde, paylar arasındaki farkı kapatmak için eşlerden birinin diğerine ödemekle yükümlü olduğu para borcudur. Bedel, malların tasfiye anındaki sürüm değerlerine göre hesaplanır ve paylaşım konusu malların edinilmesinden doğan borçlar düşüldükten sonra belirlenir.
- Sürüm değeri
- Malın tasfiye anında piyasada satılabileceği bedeldir. Denkleştirme bedeli bu değere göre hesaplanır; edinildiği andaki değer veya kayıtlardaki değer esas alınmaz.
- Tasfiye anı
- Mal rejiminin sona erdiği ve malların tasfiyesinin başladığı andır. Sürüm değeri ve faizin başlangıcı bu ana göre belirlenir; faiz, tasfiyenin sona ermesinden itibaren işler.
- Güvence
- Denkleştirme bedelinin ödenmesini sağlamak için borçlu eşten istenebilen teminattır. Kanun bunu zorunlu kılmaz; yalnızca durum ve koşulların gerektirmesi hâlinde istenebileceğini belirtir.
Paylaştırma yöntemi: hangi şartlar aranır?
- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin sona ermiş ve tasfiyenin yapılması gerekir.
- Malların ayın olarak paylaştırılmasına olanak bulunmaması gerekir; ayın paylaştırma asıl yoldur ve denkleştirmeye ancak bu olanak yokken başvurulabilir.
- Denkleştirme bedeli, malların tasfiye anındaki sürüm değerleri esas alınarak hesaplanmalıdır.
- Hesaplamadan, paylaşım konusu malların edinilmesinden doğan borçlar düşülmelidir.
- Bedelin derhal ödenmesi borçlu eş için ciddi güçlükler doğuracaksa, borçlu eşin ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini istemesi gerekir; bu talep olmadan erteleme kendiliğinden doğmaz.
- Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden itibaren bedele faiz yürütülmelidir.
- Durum ve koşullar gerektiriyorsa alacaklı eş, borçludan güvence isteyebilir.
Paylaştırma yöntemi: hangi sonuçları doğurur?
- Ayın paylaştırma mümkün olduğu sürece malın kendisi eşler arasında paylaştırılır.
- Ayın paylaştırmanın olanaksız olması hâlinde eşlerden biri diğerine denkleştirme bedeli ödemekle yükümlü olur.
- Denkleştirme bedeli, paylaşım konusu malların tasfiye anındaki sürüm değerlerinden, bu malların edinilmesinden doğan borçlar düşüldükten sonra hesaplanan tutar olur.
- Borçlu eş, bedelin derhal ödenmesinin kendisi için ciddi güçlük doğuracağını ileri sürerse uygun bir süre için ödemelerin ertelenmesini isteyebilir.
- Aksine anlaşma yoksa denkleştirme bedeline tasfiyenin sona ermesinden itibaren faiz yürür.
- Durum ve koşullar gerektirirse borçludan güvence istenebilir.
Ayın paylaştırma ile denkleştirme arasındaki fark nedir?
Malın fiilen bölünerek her eşe verilmesidir ve kanunun asıl yoludur.
Malın bölünmesi mümkün olmadığında, bir eşin diğerine para ödemesiyle paylar dengelenir.
Denkleştirme ancak ayın paylaştırmanın olanaksız olduğu hallerde uygulanır; hâkim veya taraflar bunu doğrudan tercih edemez.
Derhal ödeme ile ödemenin ertelenmesi arasındaki fark nedir?
Denkleştirme bedeli kural olarak tasfiye sonrasında ödenir.
Derhal ödeme borçlu eş için ciddi güçlük doğuracaksa, borçlu eş erteleme isteyebilir.
Erteleme yalnızca borçlu eşin talebiyle ve uygun bir süre için söz konusu olur; talep yoksa ödeme derhal beklenir.
Aksine anlaşma var ile yok (faiz) arasındaki fark nedir?
Eşler faiz konusunda anlaşmış ise o anlaşma uygulanır.
Aksine anlaşma yoksa kanun gereği faiz işler.
Faizin başlangıcı tasfiyenin sona ermesidir; anlaşmayla bu oran ve başlangıç değiştirilebilir.
Güvence isteme zorunluluğu ile takdir arasındaki fark nedir?
Güvence her zaman istenen bir unsur değildir.
Durum ve koşullar gerektiriyorsa güvence istenebilir.
Güvence istenip istenmeyeceği somut koşullara bağlıdır; zorunlu bir teminat değildir.
Paylaştırma yöntemi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Denkleştirme yolunu ayın paylaştırmanın yerine doğrudan tercih etmek; kanun ayın paylaştırmayı asıl kabul eder.
- Hesaplamayı malların edinildiği andaki değer veya kayıt değeri üzerinden yapmak; esas alınan değer tasfiye anındaki sürüm değeridir.
- Edinilmiş mallara ilişkin borçları hesaba katmamak; bu borçlar bedelden indirilmelidir.
- Erteleme talebini kendiliğinden doğmuş saymak; erteleme yalnızca borçlu eşin talebi üzerine ve uygun bir süre için söz konusudur.
- Faizi tasfiyenin sona ermesinden değil başka bir tarihten saymak; aksine anlaşma yoksa başlangıç tasfiyenin sona ermesidir.
- Güvenceyi her denkleştirmede zorunlu saymak; güvence yalnızca durum ve koşullar gerektirdiğinde istenebilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Edinilmiş mallara katılma rejimine ilişkin Yargıtay uygulaması, eşler arasındaki paylaşmanın denkleştirme yoluyla yapılmasında sürüm değeri esasını ve edinilmesinden doğan borçların düşülmesini esas almaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/1310 E., 2024/6903 K., 07.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Denkleştirme bedelini talep eden eş, ayın paylaştırmanın olanaksız olduğunu ve tasfiye anındaki sürüm değerlerini ispatla yükümlüdür.
- Malların sürüm değeri bilirkişi incelemesi ile belirlenir; eşlerin tasfiye öncesi beyan ettikleri değerler bu tespiti kendiliğinden bağlamaz.
- Borçlu eş, malın edinilmesinden doğan borçların bulunduğunu ve bunların düşülmesi gerektiğini ileri sürüyorsa bu borçları belgeyle ispatla yükümlüdür.
- Borçlu eşin ödemelerin ertelenmesi talebinde, ödemenin derhal yapılmasının ciddi güçlük doğuracağını somut olarak ortaya koyması gerekir.
- Aksine anlaşmanın varlığını ileri süren taraf, bunu yazılı belge veya tanıkla ispatlamalıdır; anlaşma yoksa faiz kanuni esasa göre yürür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.236: Edinilmiş mallara katılma rejimi için paylaşımın hesaplanması bakımından benzer bir yapı kurar; m.253 paylaşmalı mal ayrılığı rejimi için ayrı düzenlendiğinden doğrudan uygulanmaz.
- 4721 sayılı Kanun m.252: Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada kusurlu eşin payının azaltılmasını düzenler; m.253 ile ilgisi paylaşma sonucunun hakkaniyete göre değiştirilmesi bakımındandır.
- 4721 sayılı Kanun m.254: Aile konutu ve ev eşyasının paylaşma sırasındaki durumunu düzenler; denkleştirme bedelinin bu mallar üzerinden hesaplanması söz konusu olduğunda tamamlayıcıdır.
TMK m.254 — İptal veya boşanma hâlinde
Madde, evliliğin iptali veya boşanma kararıyla sona ermesi hâlinde aile konutunda kalma hakkının ve ev eşyasını kullanma hakkının kime ait olacağını düzenler. Bu konuda eşlerin anlaşmasını, anlaşmazlık hâlinde hâkimin re'sen karar vermesini, kararın tapu kütüğüne şerhini, hakkın kendiliğinden sona ermesini, kararın gözden geçirilmesini ve konutun kirada olması hâlini kapsar. Madde yalnızca boşanma ve iptal hâllerine uygulanır; ölüm hâlinde sağ kalan eşin konut ve ev eşyası üzerindeki hakkı (m.652), aile konutu kavramı ve korunması (m.194), aile konutunun paylaşılması ve tasfiyesi (m.253) ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Konutun paylaşımı ile tasfiye bedelinin ödenmesi, mal rejimi tasfiyesinin usulü ve aile konutunun yasal koruması bu maddenin konusu değildir.
İptal veya boşanma hâlinde: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ev eşyası
- Aile konutunda ortak kullanıma özgülenmiş eşyadır. Madde, konutla birlikte bu eşyanın da kimin kullanacağının belirlenmesini öngörür.
- Re'sen karar
- Hâkimin taraf talebi aranmaksızın kendiliğinden karar vermesidir. Eşlerin anlaşamaması hâlinde hâkim, iptal veya boşanma kararıyla birlikte bu konuda re'sen karar verir.
- Şerh
- Konutta kalma hakkının tapu kütüğüne kaydedilmesidir. Şerh, hakkın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesini sağlar; şerhi isteme hakkı, hakkı elde eden eşe aittir.
- Hakkaniyet
- Hâkimin karar verirken somut olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatini tartmasını ifade eder. Hakkaniyet gerekmiyorsa hâkim bu hakkı kimseye vermeyebilir.
İptal veya boşanma hâlinde: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Aile konutunun ikinci nitelikli bir konut olmasını gözden kaçırarak m.254 uygulamak; konutun ortak yaşamın merkezi olması gerekir.
- Hakkaniyet değerlendirmesini yapmadan eşin kalmasına karar vermek; hâkim olayın özelliklerini, ekonomik ve sosyal durumları ve çocuk menfaatini birlikte tartmalıdır.
- Kararda süreyi belirlemeden hakkı süresiz tanımak; hâkim süre belirler, süre bitiminde hak kendiliğinden sona erer.
- Kararı tapu memurluğuna bildirmeden şerh talebinin yerine getirilebileceğini varsaymak.
- Kiralı konutta kiralayanın haklarını güvence altına almadan kiracı olmayan eşin kalmasına karar vermek.
- Süre dolmadan değişen koşulları gözetmeden kararın gözden geçirilmesi talebini reddetmek; gözden geçirme yolu, yararlanan tarafın durumunda değişiklik olması hâlinde açıktır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, aile konutunda kalma kararının boşanma kararıyla birlikte verilmesi gerektiğini ve bu kararın tapu şerhi için bildirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2022/4997 E., 2023/3902 K., 13.09.2023; İkinci Bölüm, 2013/2810 E., 16.09.2015; Genel Kurul, 2014/17751 E., 13.10.2016)
- Mahkemelerin, konutun paylaşılmadan önce tasfiye edilmesi hâlinde m.254 uygulanamayacağını, paylaşımın aynen yapılmasının esas olduğunu gözetmesi gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/1310 E., 2024/6903 K., 07.10.2024)
- Aile konutunun niteliğinin, evliliğin ortak yaşamın merkezi olması ve bu konutun eşler tarafından fiilen kullanılması ile belirlendiği kabul edilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2006/8764 E., 2006/10972 K., 09.11.2006; Hukuk Genel Kurulu, 2006/591 E., 2006/624 K., 04.10.2006)
Nasıl ispat edilir?
- Hâkimin re'sen karar verebilmesi için aile konutunun niteliği ve eşlerin ekonomik ve sosyal durumları dosya kapsamındaki belgelerle ortaya konulmalıdır.
- Konutun aile konutu olduğunu ileri süren taraf, konutun ortak yaşamın merkezi olarak kullanıldığını tapu kaydı, kira sözleşmesi, nüfus kaydı veya tanık beyanı ile ispatlamalıdır.
- Kalma hakkının belirli bir süre için verilmesini isteyen eş, hakkaniyetin gerektirdiğini ve çocuk menfaatinin bulunduğunu ispat etmelidir.
- Karşı taraf, konutun ikinci nitelikli bir konut olduğunu veya kendi kullanım ihtiyacının daha ağır bastığını ileri sürerse bunu ispat yükü altındadır.
- Eşlerin anlaşmasının varlığı yazılı belge veya tutanakla kanıtlanmalı; anlaşma varsa tapu şerhinin istenmesi için bu belge tapu memurluğuna sunulmalıdır.
- Kiralı konutta kiracı olmayan eşin kalması için kiralayanın haklarının güvence altına alınması gerektiğinden, kira sözleşmesinin ve kiralayanın bilgisinin dosyada bulunması gerekir.
TMK m.255 — Ölüm hâlinde
Madde, eşlerden birinin ölümü hâlinde paylaşmaya konu malvarlığı içinde bulunan ev eşyası ile eşlerin birlikte yaşadığı konut bakımından sağ kalan eşin sahip olabileceği hakları düzenler. Sağ kalan eşin mülkiyet talebini, haklı sebeplerle intifa veya oturma hakkı tanınmasını ve bu hakların mesleki gereklilik taşıyan bölümlerde kullanılamamasını kapsar. Hakkın kime tanındığı ve hangi halde hâkimin karar vereceği maddede belirlenmiştir. Mirasçılığın ve miras payının genel hesabını düzenlemez (m.495 vd. miras hükümleri). Tarımsal taşınmazlara ilişkin özel miras hükümlerini düzenlemez, yalnız bunların saklı olduğunu belirtir. Eşlerin mal rejiminin tasfiyesini ve paylaşmanın genel usulünü düzenlemez (m.202-255 arası mal rejimi hükümleri ile ilgili ayrı düzenlemeler). Ölüm hâlinde mirasçılığın kime geçtiğini ve sağ kalan eşin mirasçı sıfatını düzenlemez (m.495 vd.)."
Ölüm hâlinde: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ev eşyası
- Eşlerin birlikte yaşamak için kullandığı ve konutta bulunan ev düzenine ait eşyalar. Madde metni ayrıntılı bir tanım yapmaz; uygulamada hangi eşyanın kapsamda olduğu somut olaya göre belirlenir.
- Birlikte yaşanılan konut
- Ölüm anında eşlerin birlikte oturdukları konut. Konutun mülkiyetinin kimde olduğu değil, eşlerin birlikte yaşadığı yer olması belirleyicidir.
- Mülkiyet hakkı tanınması
- Sağ kalan eşin bu malları kendi adına tam mülkiyetle alması. Miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsup edilir; yetmezse bir bedel eklenir.
- İntifa hakkı
- Malın mülkiyetini başkasına bırakarak onun kullanılması ve yararlanılması hakkı. Bu maddede mülkiyet yerine tanınabilen bir hak olarak düzenlenmiştir.
- Oturma hakkı
- Bir konutun belirli bir kişi tarafından oturularak kullanılması hakkı. Kullanım yetkisi konutla sınırlıdır ve mülkiyeti ortadan kaldırmaz.
- Haklı sebep
- Mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasını gerektiren somut olgular. Maddede sayılmamıştır; hâkim her olayda değerlendirir.
- Altsoy
- Mirasbırakanın çocukları ve daha aşağı derecedeki soyu. Mesleki bölüm istisnasında, mesleği devralacak kişiyi belirlemek için kullanılır.
Ölüm hâlinde: hangi şartlar aranır?
- Eşlerden birinin ölmüş olması ve sağ kalan eşin mevcut olması gerekir.
- Paylaşmaya konu mallar arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut bulunmalıdır.
- Sağ kalan eş, mülkiyet talebini kendi istemiyle ileri sürmelidir; mülkiyet hakkı mirastan ve paylaşmadan doğan hakkına mahsup edilerek tanınır, yetmezse bedel eklenir.
- Mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilmesi için haklı sebeplerin varlığı aranır.
- Intifa veya oturma hakkı için sağ kalan eşin veya ölenin diğer yasal mirasçılarından birinin istemi bulunmalıdır; bu hak hâkim kararıyla tanınır.
- Mesleki bölüm istisnası aşılmamalıdır: mirasbırakan bir meslek veya sanat icra etmişse ve altsoyundan biri aynı meslek veya sanatı icra edecekse, bu iş için gerekli bölümler üzerinde sağ kalan eş bu hakları kullanamaz.
- Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hükümleri saklı tutulmalıdır; bu taşınmazlar bakımından madde metnindeki haklar özel hükümlere tabi olur.
Ölüm hâlinde: hangi sonuçları doğurur?
- Sağ kalan eş talepte bulunursa ev eşyası veya birlikte yaşanılan konut üzerinde mülkiyet hakkı kazanır; bu hak miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsup edilir.
- Mahsup yetmezse aradaki fark için bedel eklenir ve sağ kalan eş bu bedeli ödemek zorunda kalır.
- Haklı sebep bulunduğunda, sağ kalan eşin veya diğer yasal mirasçıların istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir.
- Mesleki bölüm istisnasının koşulları varsa sağ kalan eş o bölümlerde bu hakları kullanamaz; istisna dışındaki bölümlerde hakları devam eder.
- Tarımsal taşınmazlarda bu maddedeki haklar, tarımsal taşınmazlara özgü miras hükümleri saklı kalacak biçimde uygulanır.
Mülkiyet ile intifa veya oturma hakkı arasındaki fark nedir?
Sağ kalan eşin ev eşyası veya birlikte yaşanan konut üzerinde mülkiyet talep etmesi; bu, mirastan ve paylaşmadan doğan hakka mahsup ve gerekirse bedel ödenmesi yoluyla yapılır.
Haklı sebeple, sağ kalan eşin veya ölenin diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınması; bu karar hâkimin takdirindedir.
Mülkiyet talebi sağ kalan eşin doğrudan istemine bağlıdır; intifa veya oturma hakkı ise haklı sebep ve ikinci bir istem koşuluna bağlıdır, hâkim bunları birlikte değerlendirir.
Mesleki bölüm ile diğer bölümler arasındaki fark nedir?
Mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümler.
Bu gereklilik taşımayan diğer bölümler.
Sağ kalan eş mesleki gereklilik taşıyan bölümler üzerinde bu hakları kullanamaz; diğer bölümlerde kullanabilir.
Genel hükümler ile tarımsal taşınmaz arasındaki fark nedir?
Ev eşyası ve birlikte yaşanan konut bakımından bu maddedeki haklar.
Tarımsal taşınmazlar.
Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hükümleri saklıdır; bu maddedeki haklar tarımsal taşınmazlar bakımından doğrudan uygulanmaz, özel miras hükümleri geçerlidir.
Ölüm hâlinde: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sağ kalan eşin talebini doğrudan mülkiyet olarak kabul edip mahsup ve bedel hesabını yapmamak; önce mirasçılık payının ve mahsup miktarının belirlenmesi gerekir.
- Mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkının, haklı sebep ve istem koşulu aranmadan hâkim kararıyla kendiliğinden tanınabileceğini sanmak; bu haklar ancak ilgili istemle ve haklı sebeple tanınır.
- Mesleki bölüm istisnasını tüm malvarlığına genişletmek; istisna yalnız mesleğin icrası için gerekli bölümleri kapsar.
- Tarımsal taşınmazları genel hükme göre hesaplamak; bu taşınmazlar için miras hükümleri saklıdır.
- Mirasbırakanın konutun mülkiyetini taşımadığı hâllerde hakkın kapsamını yanlış belirlemek; hakkın nesnesi eşlerin birlikte yaşadığı konut olduğundan mülkiyet ayrımına dikkat etmek gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Sağ kalan eşin mülkiyet talebinin mahsup ve bedel yoluyla hesaplanması, mirasçılık payının ve paylaşma hakkının hesaba katılmasını gerektirir. (2. Hukuk Dairesi, 2022/4706 E., 2023/3545 K., 04.07.2023)
- Konutun ölüm anında eşlerin birlikte yaşadığı konut olarak kullanılmış olması, tanık beyanları gibi delillerle kanıtlanabilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2022/4706 E., 2023/3545 K., 04.07.2023)
- Talepten fazlaya hükmedilemeyeceği ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2022/4706 E., 2023/3545 K., 04.07.2023)
- Konutun mirasbırakanın mülkiyetinde olduğu ya da eşlerin ortak edinimi olduğu, sağ kalan eşin bu haklardan yararlanabilmesi bakımından ayrı bir tespiti gerektirmektedir. (14. Hukuk Dairesi, 2020/3754 E., 2020/7789 K., 26.11.2020)
- Madde kapsamındaki ev eşyası ve konut haklarının, mal rejimi tasfiyesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1273 E., 2023/1238 K., 13.12.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/709 E., 2025/325 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Sağ kalan eş mülkiyet veya intifa ya da oturma hakkı talep ettiğinde, malın paylaşmaya konu olduğunu ve birlikte yaşanan konut ya da ev eşyası niteliğini taşıdığını ispat yükü kendisindedir; tanık ve tapu kaydı bu amaçla kullanılabilir.
- Haklı sebebin varlığını intifa veya oturma hakkı isteyen taraf ispatlamalıdır; bu olgular somut delillerle (tanık, belge, konutun kullanım durumu) ortaya konur.
- Mesleki bölüm istisnasını ileri süren taraf, mirasbırakanın meslek veya sanat icra ettiğini ve altsoyundan birinin aynı mesleği icra etmek üzere bölümü gerektiğini ispatlamalıdır.
- Sağ kalan eşin ve diğer mirasçıların kusurlarına ilişkin olgular (m.181 bağlamında) iddia eden tarafça ispatlanır.
- Tarımsal taşınmaz olduğunu ileri süren taraf bunu tapu kaydı ve arazi kullanım belgeleri ile ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.202 vd.: Mal rejiminin tasfiyesinde paylaşmaya konu malların belirlenmesi, bu maddedeki hakların nesnesini oluşturan malların tespitinde gereklidir.
- 4721 m.495 vd.: Miras paylarının ve mirasçılığın genel hükümleri; sağ kalan eşin mahsup edilecek miras hakkının miktarı bu hükümlere göre belirlenir.
- 4721 m.181: Boşanma davası sırasında eşlerden birinin ölümünde mirasçıların davaya devam etmesine ilişkin hüküm; sağ kalan eşin kusurunun tespiti ile ilgilidir, bu maddedeki hakların doğup doğmayacağını etkileyebilir.
- 4721 sayılı Kanun: Tarımsal taşınmazlara ilişkin özel miras hükümleri bu maddede saklı tutulmuştur.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıl | m.251 | Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaların bu eşin payını azaltmak kastıyla yapıldığı varsayılır. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
14 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/709 E., 2025/325 K., 21.05.2025İlgili madde: m.255
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1273 E., 2023/1238 K., 13.12.2023İlgili madde: m.255
- Hukuk Genel Kurulu, 2006/591 E., 2006/624 K., 04.10.2006İlgili madde: m.254
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/1922 E., 2024/9371 K., 02.12.2024İlgili madde: m.244
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/7596 E., 2024/8137 K., 01.11.2024İlgili madde: m.244
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/1310 E., 2024/6903 K., 07.10.2024İlgili madde: m.247, m.250, m.253, m.254
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/3691 E., 2024/3006 K., 30.04.2024İlgili madde: m.249
- 2. Hukuk Dairesi, 2022/4997 E., 2023/3902 K., 13.09.2023İlgili madde: m.254
- 2. Hukuk Dairesi, 2022/4706 E., 2023/3545 K., 04.07.2023İlgili madde: m.255
- 4. Hukuk Dairesi, 2021/407 E., 2023/620 K., 18.01.2023İlgili madde: m.245, m.248
Diğer 4 karar
- 14. Hukuk Dairesi, 2020/3754 E., 2020/7789 K., 26.11.2020İlgili madde: m.255
- 1. Hukuk Dairesi, 2006/8764 E., 2006/10972 K., 09.11.2006İlgili madde: m.254
- Genel Kurul, 2014/17751 E., 13.10.2016İlgili madde: m.254, m.255
- İkinci Bölüm, 2013/2810 E., 16.09.2015İlgili madde: m.254
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 3.2. Aile Hukuku - Boşanma ve Mal Rejimleri bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış