Miras hukuku › Mirasın geçmesi › Mirasın paylaşılması
Paylaşmanın tamamlanması ve sonucu
Kısaca
TMK m.676, mirasçılar arasında miras paylarının oluşturulmasını, fiilen alınmasını ve paylaşma sözleşmesini düzenler. TMK m.677, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devrine ilişkin sözleşmelerde şekil şartını düzenler; mirasçılar arasındaki devri adi yazılı şekle, mirasçı olmayan bir kişiye yapılan devri noter şekline bağlar ve üçüncü kişiye devralınan hakkın niteliğini belirler.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.676–682 hükümlerini kapsar.
TMK m.676 — Paylaşma sözleşmesi
TMK m.676, mirasçılar arasında miras paylarının oluşturulmasını, fiilen alınmasını ve paylaşma sözleşmesini düzenler. Hükmün bağlayıcılığı, paylaşma sözleşmesiyle elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi ve bu sözleşmenin şekli bu maddenin konusudur. Hüküm, mirasçılar arasındaki paylaşma ilişkisine uygulanır ve miras bırakanın ölümüyle mirasçılar arasında oluşan tereke ortaklığının paylaşılmasını ilgilendirir. Paylaşmanın mahkeme yoluyla yapılmasını (TMK m.698-699 ve HMK kapsamı) düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde bulunur. Terekenin mirasçılar arasındaki intikal ve iştirak ilişkisi ile tenkis ve iptal davaları bu maddenin kapsamında değildir.
Paylaşma sözleşmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Paylaşma sözleşmesi
- Mirasçıların, tereke mallarının aralarında nasıl paylaşılacağını kararlaştıran sözleşmedir. Mirasçıların kendi aralarında yaptığı anlaşmadır; mahkeme kararıyla yapılan paylaşmadan ayrıdır.
- Elbirliği mülkiyeti
- Mirasçıların tereke malları üzerinde paylara bölünmeden, birlikte malik olduğu mülkiyet türüdür. Paylı mülkiyetten farklı olarak payların önceden belirlenmiş miktarı yoktur.
- Paylı mülkiyet
- Bir malın birden çok kişiye belli paylarla ait olduğu mülkiyet türüdür. Paylaşma sözleşmesiyle elbirliği mülkiyeti miras payları oranında buna dönüştürülebilir.
- Miras payı
- Mirasçının kanun veya vasiyet gereğince terekede hak ettiği orandır. Paylaşma sözleşmesiyle elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüşümü bu oranlara göre yapılır.
- Yazılı şekil
- Paylaşma sözleşmesinin geçerlilik koşuludur. Yazılı şekle uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar; şekil dışında bir ispat aracı değildir.
Paylaşma sözleşmesi: hangi şartlar aranır?
- Paylaşma sözleşmesinin mirasçılar arasında yapılmış olması gerekir.
- Sözleşmenin yazılı şekilde yapılması zorunludur; şekle uyulmayan paylaşma sözleşmesi geçerli değildir.
- Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteniyorsa, dönüşümün tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerinde ve miras payları oranında yapılmış olması gerekir.
- Paylaşma, payların oluşturulması ve fiilen alınması yoluyla da gerçekleşebilir; bu hâlde ayrı bir sözleşme aranmaz.
Paylaşma sözleşmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya paylaşma sözleşmesi, mirasçıları bağlar.
- Paylaşma sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.
- Sözleşmeyle elbirliği mülkiyeti miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülebilir.
- Yazılı şekle uyulmayan paylaşma sözleşmesi, mirasçılar bakımından bağlayıcılık doğurmaz.
Paylaşma sözleşmesi ile paylaşmanın fiilen gerçekleşmesi arasındaki fark nedir?
Mirasçılar aralarında yazılı sözleşme ile paylaşmayı kararlaştırır.
Paylar oluşturulur ve fiilen alınır; bu fiilî paylaşma da mirasçıları bağlar.
Her iki yol da mirasçıları bağlar; yazılı şekil yalnız sözleşme yoluyla yapılan paylaşma için aranır.
Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi ile paylaşmanın sadece tereke mallarının bölünmesi arasındaki fark nedir?
Mirasçılar elbirliği mülkiyetini miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürmeyi kabul eder.
Mirasçılar yalnız belirli malların hangi mirasçıya kalacağını kararlaştırır.
Dönüştürme anlaşması ayrı bir kabul olarak yazılmalıdır; fiilî paylaşma ile birlikte de yapılabilir.
Paylaşma sözleşmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yazılı şekle uyulmamış paylaşma sözleşmesini fiilî paylaşma gibi değerlendirmek; sözleşme yazılı değilse geçerliliğini kabul etmek.
- Fiilen alınan payların paylaşmayı bağlayıcı kılmadığını sanmak; madde fiilî paylaşmayı da bağlayıcı sayar.
- Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüşümünü şekil koşulundan bağımsız, kendiliğinden gerçekleşen bir sonuç saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, mirasçılar arasındaki paylaşımın yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğunu kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/220 E., 2020/726 K., 06.10.2020)
- Mirasçılar arasındaki paylaşma ilişkisinde madde metninin sözleşme ve fiilî paylaşma ayrımına dayandığı, kararlarda bu ayrımın atıf yapılarak tekrarlandığı görülmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4791 E., 2025/3052 K., 17.06.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/1396 E., 2025/2851 K., 27.05.2025; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/126 E., 2025/403 K., 14.05.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/2030 E., 2025/450 K., 03.02.2025)
- Paylaşmada bölünemeyen payların küsuratının giderilmesi için madde uyarınca paylaşma yapılabileceği kabul edilmektedir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1852 E., 2023/53 K., 26.01.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Paylaşma sözleşmesinin varlığını ve geçerliliğini ileri süren taraf, sözleşmenin yazılı şekilde yapıldığını belgeyle ispatla yükümlüdür. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/220 E., 2020/726 K., 06.10.2020)
- Fiilen alınan paylar yoluyla paylaşmayı ileri süren taraf, payların oluşturulduğunu ve fiilen alındığını tanık, keşif veya tapu kaydıyla ispatlar.
- Paylaşmaya karşı çıkan mirasçı, sözleşmenin yazılı olmadığını ya da şekle uyulmadığını ileri sürerse bu savunmayı ispat etmekle yükümlüdür.
- Dönüştürme (elbirliğinden paylı mülkiyete geçiş) iddiasını ileri süren, kararın bu yönde açıkça yazılı olduğunu belgeyle göstermelidir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4791 E., 2025/3052 K., 17.06.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.676: Bu maddenin kendisidir; hükmün kapsamı yalnız bu maddeyle belirlenir.
TMK m.677 — Miras payı üzerinde sözleşme
TMK m.677, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devrine ilişkin sözleşmelerde şekil şartını düzenler; mirasçılar arasındaki devri adi yazılı şekle, mirasçı olmayan bir kişiye yapılan devri noter şekline bağlar ve üçüncü kişiye devralınan hakkın niteliğini belirler. Hüküm, miras payını devreden mirasçı ile devralan taraf bakımından uygulanır. Maddede paylaşma sözleşmesinin şekli (m.676), mirasın açılmasından önceki sözleşmeler (m.678) ve paylaşma sonucu paya düşen malın devri düzenlenmez. Paylaşma sözleşmesinin şekli m.676'da, açılmadan önceki sözleşmelerin şekli ve miras bırakanın katılma zorunluluğu m.678'de yer alır. Miras payı devrinin tapu siciline tescili ile tapu işlemlerine ilişkin genel hükümler maddede yer almaz.
Miras payı üzerinde sözleşme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Miras payı devri sözleşmesi
- Bir mirasçının terekedeki miras payını, tereke mallarının tek tek değil mirasçılık sıfatına bağlı haklarının bütünü olarak başkasına aktardığı sözleşmedir. Paylaşma sonucu belirlenmiş bir malın devri bu kavramın kapsamında değildir.
- Mirasçılar arası devir
- Devreden ve devralanın ikisinin de mirasçı olduğu devirdir. Bu halde yalnızca yazılı şekil aranır ve noter şekli gerekmez.
- Üçüncü kişiye devir
- Devralanın mirasçı olmadığı devirdir. Geçerlilik için noterde düzenleme şarttır ve devralan paylaşmaya katılamaz; yalnızca paylaşma sonunda devredene düşen payın kendisine verilmesini isteyebilir.
- Şahsi talep hakkı
- Üçüncü kişinin, paylaşma sonunda devredene özgülenen payın kendisine verilmesini isteyebildiği hakkıdır. Ayni etki doğurmaz ve devralana tereke üzerinde mülkiyet kazandırmaz.
- Elbirliği halinde mülkiyet
- Miras ortaklığında tereke mallarının paylar belirlenmeden tüm mirasçılara birlikte ait olması halidir. Bu hâlde mirasçılar tek tek tereke malı üzerinde tasarruf edemez; miras payının devri de bu nedenle sınırlı kalır.
Miras payı üzerinde sözleşme: hangi şartlar aranır?
- Devredenin bir mirasçı olması ve devrin terekenin tamamı veya bir kısmındaki miras payına ilişkin bulunması gerekir.
- Devralan mirasçı ise sözleşmenin yazılı şekilde yapılması gerekir; bu şekil geçerlilik şartıdır.
- Devralan mirasçı değilse sözleşmenin noterde düzenlenmesi gerekir; yazılı şekil yeterli değildir.
- Üçüncü kişiye devirde sözleşmenin paylaşmaya katılma yetkisi vermediği, yalnızca paylaşma sonunda devredene düşen payın verilmesini isteme hakkı doğurduğu kabul edilmelidir.
- Mirasçılar arası devirde miras bırakanın katılımı aranmaz; ancak miras açılmadan yapılan sözleşmeler m.678 kapsamında ayrıca değerlendirilir.
Miras payı üzerinde sözleşme: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasçılar arasında yazılı şekle uyulmadan yapılan miras payı devri geçersizdir.
- Mirasçı olmayan kişiyle noterde düzenlenmeden yapılan devir geçersizdir.
- Noterde düzenlenmiş üçüncü kişi devrinde devralan paylaşmaya katılamaz; yalnızca paylaşma sonunda devredene düşen payın kendisine verilmesini isteyebilir.
- Üçüncü kişinin bu talep hakkı şahsidir; devralana ayni hak kazandırmaz ve devreden mirasçının mirasçılık sıfatını kaybettirmez.
- Paylaşma sonunda devredene düşen payın devri, miras payı devri olmadığından m.677 kapsamında değerlendirilmez.
- Mirasçılar arası devirde yazılı belge imzalanmalı; ivazsız devirde karşılıksız yararlanan tarafın imzası aranmaz, yalnızca devredenin imzası yeterlidir.
Mirasçılar arası devir ile mirasçı olmayan kişiye devir arasındaki fark nedir?
Devralan da mirasçıdır. Sözleşme yazılı şekilde yapılır ve geçerlidir.
Devralan mirasçı değildir. Sözleşmenin noterde düzenlenmesi gerekir.
Noter şekline uyulmayan üçüncü kişi devri geçersizdir. Mirasçılar arası devirde ise adi yazılı şekil yeterlidir.
Ayni etki ile şahsi talep hakkı arasındaki fark nedir?
Mirasçılar arası devirde miras payı devralana geçer ve tereke üzerinde payın oranı değişir.
Üçüncü kişiye devirde devralan tereke malları üzerinde doğrudan hak kazanmaz.
Üçüncü kişi yalnızca paylaşma sonunda devredene düşen payın kendisine verilmesini isteyebilir; bu talep şahsidir.
Miras payı devri ile paylaşma sonucu paya düşenin devri arasındaki fark nedir?
Miras payı devri, mirasçılık sıfatına bağlı hakların devridir. Paylaşma henüz yapılmamıştır.
Paylaşma tamamlanmış ve belirli bir mal devredilmiştir.
Paylaşma sonrası malın devri m.677 kapsamında değildir; geçerli miras payı devri sayılmaz ve istemin reddi gerekir.
Terekenin tamamının tek mirasçıya ait olması ile birden çok mirasçı arasındaki fark nedir?
Terekenin tek mirasçısı tereke üzerinde doğrudan tasarruf edebilir; ortada devredilecek miras payı yoktur.
Birden çok mirasçı varsa elbirliği halinde mülkiyet ve miras ortaklığı devam eder.
Tek mirasçıda m.677 uygulanmaz; birden çok mirasçıda m.677 devrin şeklini belirler.
Miras payı üzerinde sözleşme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mirasçılar arası devirde noter şeklini aramak; bu halde yalnızca yazılı şekil yeterlidir.
- Üçüncü kişiye devirde yazılı belgeyi yeterli görmek; noter düzenlemesi olmadan devir geçerli olmaz.
- Üçüncü kişinin devralan olarak paylaşmaya katılabileceğini kabul etmek; bu yetki sözleşmeyle doğmaz.
- Paylaşma sonrası belirli bir malın devrini miras payı devri saymak ve m.677 hükmü uygulamak.
- Üçüncü kişinin talep hakkını ayni hak gibi değerlendirmek; bu talep şahsidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Miras payı devrinin geçerliliği için yazılı şekil aranır; mirasçılar arasındaki devirde bu şekil geçerlilik şartıdır ve ispat şartı değildir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/4675 E., 2023/6013 K., 06.12.2023)
- Mirasçılar arasındaki devrin yazılı olması yeterlidir; ancak devrin varlığını ileri süren taraf yazılı belgeyi ibraz etmek zorundadır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1164 E., 2022/1352 K., 19.10.2022)
- Mirasçı olmayan kişiye devirde sözleşmenin paylaşmaya katılma yetkisi vermediği ve yalnızca şahsi talep hakkı doğurduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2003/253 E., 2003/270 K., 02.04.2003)
- Paylaşma sonrası belirli bir malın devrine ilişkin belgeler miras payı devri sözleşmesi sayılmamakta; bu tür istemler reddedilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/5841 E., 2023/6217 K., 13.12.2023)
- Miras bırakanın eşi sağ iken sözleşmeye katılmadan yapılan paylaşma sözleşmesi geçersiz sayılmaktadır; bu husus m.676 ve m.678 bakımından değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2010/281 E., 2010/323 K., 16.06.2010)
- Miras payı devri sözleşmelerinde, devrin tapu siciline yansıtılması için ayrı tapu işlemleri gerekir; sözleşmenin tek başına tescil sonucu doğurmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/614 E., 2024/419 K., 12.09.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Miras payının devrini ileri süren taraf, devrin mirasçılar arasında yapıldığını yazılı belge ile ispatlamakla yükümlüdür; yazılı şekil geçerlilik şartıdır.
- Üçüncü kişiye devirde, devralan noterde düzenlenmiş sözleşmeyi ibraz ederek devrin geçerliliğini ispatlamalıdır.
- Devrin varlığına karşı çıkan taraf, belgenin miras payı devri niteliğinde olmadığını, örneğin paylaşma sonucu belirli bir malın devri olduğunu ya da yetki belgesi olduğunu ileri sürerek ispat yükü altına girer.
- Devralanın mirasçı olmadığını iddia eden taraf, bu iddiasını nüfus ve miras belgeleriyle ispatlar.
- Mirasçılar arası devirde karşılıksız yararlanan tarafın imzasının bulunmaması savunması, devredenin imzasının bulunduğunu ispatlayan taraf için sonuç doğurmaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.676: Paylaşma sözleşmesinin yazılı şekle bağlanmasını düzenler; miras payı devrinden ayrı bir sözleşme türüdür.
- 4721 m.678: Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeleri düzenler; m.677'nin kapsamı dışında kalan, miras bırakanın katılmasını gerektiren bir ayrım getirir.
- 6098 m.14: Ivazsız devirde karşılıksız yararlanan tarafın imzasının aranmayacağına ilişkin genel kural, miras payı devrinde de kullanılır.
TMK m.678 — Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler
Madde, mirasbırakan henüz sağken, bir mirasçının kendi miras hakkına ilişkin olarak diğer mirasçılar veya üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerin geçerlilik koşulunu düzenler; bu sözleşmelerin mirasbırakanın katılması veya iznine bağlı olduğunu ve geçersiz sözleşme kapsamında yapılan edimlerin geri istenebileceğini kapsar. Hüküm, mirasın açılmasından önce miras payı devri, miras payı üzerinde temlik ve benzeri tasarrufların gelecekteki mirasa ilişkin kısmı bakımından uygulanır. Maddeyi düzenlemeyen konular ise şunlardır: mirasın açılmasından sonra miras payının devri (m.677), mirasçılar arasındaki paylaşma sözleşmesinin şekli ve geçerliliği (m.676), ölüme bağlı tasarrufların hükümsüzlüğü (m.548 ve ilgili hükümler) ve mirasçılık sıfatının kazanılması (m.580). Sözleşmenin şekline ilişkin ayrıntılı kurallar ile geçersizlik davasının usulü de bu maddede yer almaz.
Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Henüz açılmamış miras
- Mirasbırakanın ölümü gerçekleşmemiş olduğu için mirasın açılmadığı, dolayısıyla mirasçıların miras hakkının henüz doğmadığı durumu ifade eder. Mirasbırakanın ölümünden sonra yapılan sözleşmeler bu kapsamda değildir ve m.677 hükmüne tabidir.
- Müstakbel miras payı
- Henüz açılmamış bir miras üzerinde, mirasçı olabilecek kişinin ileride doğacak miras hakkına ilişkin beklenen payıdır. Kişinin ileride mirasçı olup olmayacağı ve payının değeri belirsizdir.
- Mirasbırakanın katılması veya izni
- Sözleşmenin geçerliliği için mirasbırakanın sözleşmeye taraf olarak katılması ya da sözleşme dışında verdiği onay anlamına gelir. Maddedeki bağlaç nedeniyle bu iki hal alternatiftir.
- Geri verme (iade)
- Geçersiz sözleşme gereğince önceden ifa edilmiş edimlerin karşı taraftan geri istenmesidir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine benzer bir sonuç doğurur, ancak madde bu konuda ayrı bir yol açar.
Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler: hangi şartlar aranır?
- Sözleşmenin, mirasın henüz açılmadığı bir dönemde yapılmış olması gerekir.
- Sözleşmenin konusunun, sözleşmeyi yapan mirasçının mirasbırakandan kalacak miras hakkı veya payı olması gerekir.
- Mirasbırakanın sözleşmeye katılmış olması veya sözleşme için izin vermiş olması gerekir; bu koşul yerine getirilmemişse sözleşme geçersizdir.
- Sözleşmenin geçersizliği, sözleşmenin tarafı olmayan ya da iznini vermeyen mirasbırakanın konumundan bağımsız olarak uygulanır ve ayrıca bir karar gerektirmeden hüküm doğurmaz.
- Geçersiz sözleşme gereğince edim yerine getirilmişse, bu edimlerin geri verilmesinin istenebilmesi için sözleşme kapsamında ifa edilmiş olması gerekir.
Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasbırakanın katılması veya izni bulunmadan yapılan sözleşme geçersizdir.
- Geçersiz sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimler, geri verilmesi istenebilecek şekilde karşı tarafa aktarılmış olur.
- Mirasbırakan sonradan sözleşmeye katılır veya izin verirse, sözleşme geçerli hale gelir ve miras payı devri bu şartla hüküm doğurur.
- Mirasbırakanın katılması veya izni varsa sözleşme geçerli kalır ve edimlerin geri istenmesi gündeme gelmez.
- Geçersiz sözleşmeyle bağlı olmayan edimler, yani henüz yerine getirilmemiş olanlar, talep edilemez.
Mirasbırakanın katılması ile mirasbırakanın izni arasındaki fark nedir?
Mirasbırakan sözleşmeye taraf olarak katılır ve sözleşme doğrudan onun iradesiyle kurulur.
Mirasbırakan sözleşmeye taraf olmaz, ancak sözleşmeyi ayrıca onaylar.
Her iki durumda da sözleşme geçerli hale gelir; hangi biçimde olursa olsun mirasbırakanın iradesinin açıkça ortaya konulmuş olması yeterlidir.
Mirasbırakanın katılması veya izni yokken yapılan sözleşme ile mirasın açılmasından sonra yapılan devir arasındaki fark nedir?
Mirasbırakan sağken, mirasçıların henüz açılmamış miras hakkı üzerinde yapılan sözleşmeler m.678 kapsamındadır.
Mirasın açılmasından sonra yapılan miras payı devri m.677 kapsamındadır ve bu devir için mirasbırakanın iznine gerek yoktur.
m.678 kapsamındaki sözleşme katılma veya izin olmadıkça geçersizdir; m.677 kapsamındaki devir ise mirasın açılmasıyla birlikte geçerli olarak yapılabilir.
Geçersiz sözleşme gereğince ifa edilmiş edim ile henüz ifa edilmemiş edim arasındaki fark nedir?
Sözleşme gereğince edim ifa edilmişse, bu edim geri istenebilir.
Sözleşme henüz ifa edilmemişse, edimin yerine getirilmesi istenemez.
İfa edilmiş edimler geri verilmek zorundadır; henüz ifa edilmeyen edimler ise hiç doğmadığı için talep konusu olmaz.
Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mirasın açılmasından sonra yapılan miras payı devrini m.678 kapsamında değerlendirmek; bu durumda m.677 uygulanmalıdır.
- Mirasbırakanın katılmasını ile iznini aynı koşul gibi okumak; maddedeki bağlaç alternatif koşul oluşturur.
- Geçersiz sözleşmeyle ifa edilmemiş edimin de geri istenebileceğini varsaymak; yalnızca ifa edilmiş edimler geri istenebilir.
- Mirasbırakanın sonradan verdiği onayı, sözleşme tarihine geriye etkili kabul etmemek; bu konuda madde metni açık bir düzenleme içermez ve tartışmalıdır.
- Sözleşmenin şeklini m.678 altında ayrıca aramak yerine yalnızca mirasbırakanın katılımına bakmak; şekil koşulu ayrıca değerlendirilmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mirasçılar arasında yapılan miras payı devri sözleşmesinin geçerli olabilmesi için mirasbırakanın sözleşmeye katılması veya onay vermesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2010/275 E., 2010/327 K., 16.06.2010; 1. Hukuk Dairesi, 2021/8788 E., 2022/2787 K., 05.04.2022)
- Sözleşmenin geçersiz olmasının, sözleşme tarihinde mirasbırakanın sağ olduğu hallerde m.678 kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2021/5671 E., 2021/7430 K., 01.12.2021)
- Miras payı devrinin m.677 ve m.678 birlikte değerlendirilerek sonuçlandırıldığı ve bu nedenle sözleşmenin şekline ve mirasbırakanın iznine özellikle dikkat edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/299 E., 2025/3810 K., 23.09.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2023/3236 E., 2024/3151 K., 03.06.2024)
- Sözleşmenin tarihinde mirasbırakanın hayatta olduğunun tespit edilmesi halinde geçersizlik sonucunun doğacağı kabul edilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2021/5671 E., 2021/7430 K., 01.12.2021)
- Geçersiz sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin geri istenebilmesi için ödemenin sözleşme gereğince yapılmış olması gerektiği kabul edilmektedir. (Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/273 E., 2026/23 K., 14.01.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Geçersizliği ileri süren taraf, sözleşmenin mirasın açılmasından önce yapıldığını ve mirasbırakanın sözleşmeye katılmadığını veya izin vermediğini ispatlamakla yükümlüdür; ölüm tarihi nüfus kaydı ile belgelenir.
- Mirasbırakanın izni, sözleşmede yer alan imza veya ayrı yazılı onay ile ispatlanır; sözlü izin ispatı güçleştirir.
- Edimin geri istenmesinde talep eden taraf, sözleşme gereğince edimin ifa edildiğini ve bu ifanın geçersiz sözleşmeye dayandığını ispat etmelidir.
- Karşı taraf, mirasbırakanın sonradan onay verdiğini ya da sözleşmeye katıldığını iddia ederse, bu iddiayı yazılı belge ile ispat etmekle yükümlüdür.
- Sözleşmenin tarihi ile mirasbırakanın ölüm tarihi karşılaştırılarak mirasın açılmadan önce yapılıp yapılmadığı belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.677: Mirasın açılmasından sonra miras payı devrini düzenler. m.678, bu devrin tersine, mirasın açılmasından önceki sözleşmelerin geçersizliğini belirler; iki madde birlikte bir ayrım oluşturur.
- 4721 m.676: Mirasçılar arasındaki paylaşma sözleşmesini düzenler. Mirasın açılmasından önce yapılan paylaşma sözleşmesinin m.678 kapsamına girip girmediği tartışmalıdır ve bu ayrım m.676 ile birlikte okunur.
- 4721 m.548: Lehine ölüme bağlı tasarruf yapılan kimsenin mirasbırakandan önce ölmesi halinde sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz olmasını düzenler; m.678 ile birlikte miras sözleşmelerinin geçerlilik sınırlarını belirler.
- 6098 m.129: Üçüncü kişi yararına sözleşmeyi düzenler. Mirasın açılmasından önce üçüncü kişi lehine yapılan miras sözleşmelerinde, sözleşmenin tam mı eksik mi olduğu bu madde ile belirlenir ve m.678 uygulanır.
TMK m.679 — Garanti borcu
Madde, paylaşmanın tamamlanmasından sonra mirasçıların birbirlerine karşı sorumluluğunu düzenler. Bu sorumluluk iki kaynaktan doğar: paylarına düşen mallar için satım hükümlerine göre tekeffül (ayıp ve zapta karşı sorumluluk) ile paylaşmada özgülenen alacakların varlığını garanti etme ve borçlunun ödeme gücünden adi kefil gibi sorumluluk. Madde ayrıca bu sorumluluklara dayanan davanın zamanaşımını bir yıl olarak belirler. Madde, paylaşmadan önceki tereke borçlarından dışa karşı müteselsil sorumluluğu (m.681), mirasçılar arasındaki rücuu (m.682) ve paylaşmanın iptalini düzenlemez (m.676 ve devamı). Mirasçıların birbirine karşı sorumluluğunun ayrıntılı rücu hesabı ve güvence isteme hakkı da bu maddenin kapsamı dışındadır; güvence isteme hakkı m.649 kapsamındadır. Maddedeki sorumluluk, paylaşmanın geçerli olduğu ve özgüleme yapılmış olduğu hallerde uygulanır."
Garanti borcu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Garanti sorumluluğu
- Mirasçının, kendisine özgülenen alacağın var olduğunu ve geçerli olduğunu diğer mirasçılara karşı güvence altına alması sorumluluğudur. Alacağın varlığı ve geçerliliği için sorumluluk doğurur; borçlunun ödeme gücü bu garantinin kapsamında değildir.
- Borçlunun ödeme gücünden adi kefil gibi sorumluluk
- Özgülenen alacağın mirasçının payına mahsup edilen miktarı için, alacaklının borçludan tahsil edemediği ölçüde diğer mirasçıya karşı sorumluluktur. Borsaya kayıtlı kıymetli evrak bu sorumluluğun dışındadır.
- Adi kefil gibi sorumluluk
- Mirasçının, borçlunun ödeme gücü bakımından adi kefalet hükümlerine benzer biçimde sorumlu tutulmasıdır. Bu sorumluluk, borçlunun öncelikle takip edilmesi ilkesini içerir.
- Paylaşmanın tamamlanması
- Terekenin mirasçılar arasında payların oluşturulup özgülemenin yapılmasıyla sonuçlanan aşamadır. Bu anla birlikte madde kapsamındaki karşılıklı sorumluluk doğar.
- Muacceliyet tarihi
- Alacağın vadesinin geldiği, ödenebilir hale geldiği andır. Paylaşmadan sonra vadesi gelecek alacaklarda zamanaşımı bu tarihten işler.
Garanti borcu: hangi şartlar aranır?
- Mirasçılar arasında paylaşmanın tamamlanmış olması gerekir.
- Bir mirasçıya özgülenmiş mal bulunmalı ve bu malda ayıp veya zapt gibi bir sorumluluk nedeni ortaya çıkmış olmalıdır; satım hükümleri uygulanır.
- Bir mirasçıya özgülenmiş alacağın varlığı veya geçerliliği bakımından bir sorun çıkmış olmalıdır; bu durumda diğer mirasçılar garanti sorumluluğuna tabidir.
- Özgülenen alacağın tahsil edilememesi halinde, bu alacağın mirasçının payına mahsup edilen miktarı için borçlunun ödeme gücü bakımından adi kefil gibi sorumluluk doğmalıdır.
- Alacak borsaya kayıtlı kıymetli evrak değilse bu sorumluluk doğar; borsaya kayıtlı kıymetli evrak bakımından ödeme gücü sorumluluğu yoktur.
- Sorumluluğa dayanan davanın açılması için paylaşma tarihinden veya muacceliyet tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde hareket edilmesi gerekir.
Garanti borcu: hangi sonuçları doğurur?
- Paylaşma tamamlanınca mirasçılar paylarına düşen mallar için birbirlerine karşı satım hükümlerine göre sorumlu olur.
- Mirasçılar, özgülenen alacakların varlığını birbirlerine karşı garanti eder.
- Borsaya kayıtlı kıymetli evrak dışındaki alacaklarda, alacağın mirasçının payına mahsup edilen miktarı için borçlunun ödeme gücünden adi kefil gibi sorumlu olunur.
- Sorumluluk, mirasçılar arasında müteselsil değildir; mirasçı diğer mirasçılardan yalnız payları oranında talep edebilir.
- Sorumluluk esasen mirasçıların birbirine karşı iç ilişkisini düzenler; alacaklıya karşı müteselsil sorumluluk m.681 kapsamında devam eder.
- Garanti veya kefalete dayanan dava, bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Mal garantisi ile alacak garantisi arasındaki fark nedir?
Özgülenen mal için ayıp veya zapta karşı sorumluluk, satım hükümlerine göre doğar.
Özgülenen alacak için varlık ve geçerlilik garantisi ile borçlunun ödeme gücünden sorumluluk ayrı bir rejime tabidir.
Malda satım hükümleri (ayıp ve zapta karşı tekeffül) uygulanırken, alacakta ayrıca borçlunun ödeme gücünden adi kefil gibi sorumluluk doğar.
Borsaya kayıtlı kıymetli evrak ile diğer alacaklar arasındaki fark nedir?
Borsaya kayıtlı kıymetli evrak, paylaşmada özgülendiğinde ödeme gücü sorumluluğu dışındadır.
Borsaya kayıtlı olmayan diğer alacaklarda borçlunun ödeme gücünden sorumluluk vardır.
Kıymetli evrak dışındaki alacaklarda tahsil edilemeyen miktar için diğer mirasçılara başvurulabilir; kıymetli evrakta bu başvuru yoktur.
Mirasçılar arası sorumluluk ile alacaklıya karşı müteselsil sorumluluk arasındaki fark nedir?
Bu madde, mirasçıların birbirlerine karşı sorumluluğunu düzenler.
Tereke borçlarından alacaklıya karşı müteselsil sorumluluk m.681 kapsamındadır.
Mirasçıya başvuran mirasçı, m.679 uyarınca her birinden yalnız kendi payı oranında talep edebilir; alacaklıya karşı müteselsil sorumluluk bu maddeyle belirlenmez.
Garanti/kefalet davası ile diğer davalar arasındaki fark nedir?
Garantiye ve kefalete dayanan dava bir yıllık zamanaşımına tabidir.
Bu maddenin dışında kalan diğer mirasçılık davaları bu süreye bağlı değildir.
Yalnızca bu maddedeki garanti ve kefalet dayanaklı davalarda bir yıllık süre geçerlidir.
Garanti borcu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mirasçıların birbirlerine karşı sorumluluğunu alacaklıya karşı müteselsil sorumlulukla karıştırmak; m.679 kapsamında mirasçılar arasında müteselsil değil kısmi sorumluluk vardır.
- Borsaya kayıtlı kıymetli evrak istisnasını gözden kaçırıp ödeme gücü sorumluluğunu bu alacaklar için de uygulamak.
- Bir yıllık süreyi paylaşma tarihi yerine dava tarihinden ya da başka bir olaydan başlatmak; süre paylaşma tarihinden veya muacceliyet tarihinden başlar.
- Diğer mirasçılardan talep edilebilecek tutarı, sorumlu mirasçının kendi payını düşmeden hesaplamak; önce kendi payı düşülür, kalan tutar diğer mirasçılar arasında payları oranında bölünür.
- Her mirasçıdan payını aşan tutarı istemek; bir mirasçıya yapılan takip sonuçsuz kalsa bile diğerinden payı oranını aşan ödeme istenemez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mirasçılar arasında ayıp veya zapt sebebiyle doğan sorumluluk müteselsil olmayıp kısmidir; başvuran mirasçı diğer mirasçılardan yalnız payları oranında ödeme isteyebilir ve bir mirasçıya yapılan takip sonuçsuz kalsa bile diğerinden payını aşan miktar istenemez. (7. Hukuk Dairesi, 2024/2395 E., 2024/4730 K., 22.10.2024)
- Alacak paylaşan mirasçı, alacağın varlığı veya geçerliliğinin bulunmaması halinde diğer mirasçılardan payları oranında zararın karşılanmasını isteyebilir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/2395 E., 2024/4730 K., 22.10.2024)
- Borçlunun ödeme güçsüzlüğü nedeniyle tahsil edilemeyen alacak için, takibi gereğince yapmış olan mirasçı diğer mirasçılara başvurabilir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/2395 E., 2024/4730 K., 22.10.2024)
- Mirasçıların birbirlerine karşı sorumluluğuna dayanan dava bir yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, süre paylaşma tarihinden veya muacceliyet tarihinden başlayarak hesaplanmalıdır. (7. Hukuk Dairesi, 2024/2395 E., 2024/4730 K., 22.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Garanti sorumluluğunu ileri süren mirasçı, özgülenen alacağın varlığının veya geçerliliğinin bulunmadığını ve bu nedenle zarara uğradığını ispatlamakla yükümlüdür; paylaşma sözleşmesi, mahkeme kararı veya taksim belgesi bu ispatta temel delildir.
- Borçlunun ödeme gücünden sorumluluk iddiasında bulunan mirasçı, alacağın tahsil için gereken takibi yaptığını ve borçludan tahsil edemediğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Diğer mirasçılar, alacağın tahsil edilebilir olduğunu veya takibin yeterli yapılmadığını ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmayı da ispatlamakla yükümlüdürler.
- Mirasçının sorumluluğu bakımından ayıp veya zapt iddiası ileri süren kişi, malın ayıplı olduğunu veya zaptedildiğini ispatlamalıdır.
- Zamanaşımı savunmasında, davalı mirasçı paylaşma tarihini veya muacceliyet tarihini ileri sürerek bir yılın geçtiğini ispatlamak durumundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.681: Paylaşmadan sonra tereke borçlarından alacaklıya karşı müteselsil sorumluluğu düzenler; m.679 ise mirasçıların kendi aralarındaki sorumluluğunu düzenler.
- 4721 m.682: Tereke borcunu fazla ödeyen mirasçının diğer mirasçılara rücu hakkını düzenler; m.679 ile ilişkisi iç ilişkinin rücu boyutudur.
- 4721 m.649: Mirasçıların tereke borçlarının paylaşmadan önce ifasını veya güvenceye bağlanmasını isteme hakkını düzenler.
- 4721 m.676: Paylaşma sözleşmesi ve paylaşmanın geçerlilik koşullarını düzenler; m.679 paylaşma tamamlandıktan sonraki sorumluluğu konu alır.
- 6098 m.191: Alacak temliki halinde temlik edenin sorumluluğunu düzenler; m.679 bu hükümle karşılaştırıldığında mirasçılara daha sıkı bir sorumluluk yükler.
TMK m.680 — Paylaşma sözleşmesinin geçersizliği
Madde, paylaşma sözleşmelerine Borçlar Kanunu'nun geçersizliğe ilişkin genel hükümlerinin uygulanacağını düzenler; sözleşmenin kesin hükümsüzlük, aşırı yararlanma ve irade bozuklukları gibi geçersizlik sebeplerine tabi olduğunu belirtir. Uygulama alanı mirasçılar arasındaki miras paylaşma sözleşmeleri dahil, paylı mülkiyette yapılan paylaşma sözleşmeleridir. Madde, paylaşma sözleşmesinin şekline, yazılı şekle bağlılığına ya da tescil davasına ilişkin ayrı hükümler koymaz; bunlar m.676 ve m.701 gibi başka maddelerde yer alır. Paylı mülkiyetin devamı sözleşmesinin süre sınırı ve paylaşma isteme hakkının sınırları (m.698) da bu maddenin konusu değildir ve ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
Paylaşma sözleşmesinin geçersizliği: hangi kavramlar bilinmeli?
- Paylaşma sözleşmesi
- Paylı mülkiyete konu malların paydaşlar arasında parçalara ayrılması, bedelinin bölüştürülmesi ya da bunlara ilişkin tasarrufların kararlaştırılması amacıyla yapılan sözleşmedir. Miras paylaşmasında mirasçılar arasında yapılan paylaşım sözleşmesi bu kavramın bir türüdür.
- Kesin hükümsüzlük
- Emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine ya da kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız sözleşmenin hiçbir hukuki sonuç doğurmamasıdır. Bu sebebe dayalı geçersizlik sözleşmeye bağlanarak sonradan düzeltilemez.
- Aşırı yararlanma
- Karşılıklı edimler arasında açık bir orantısızlık bulunması ve bunun zor durumdan, düşüncesizlikten ya da deneyimsizlikten yararlanılarak gerçekleştirilmesi halidir. Zarar gören taraf sözleşmeden dönebilir ya da oransızlığın giderilmesini isteyebilir.
- İrade bozuklukları
- Yanılma, aldatma ve korkutma gibi sözleşme yapan tarafın iradesinin sakatlandığı hallerdir. Bunlara dayanan geçersizlik, ilgili tarafın bildirim veya geri verme yoluyla başvurduğu iptal hakkı ile ileri sürülür.
- Yedek hüküm / genel hükümler
- Paylaşma sözleşmesine özel bir düzenleme bulunmayan hallerde Borçlar Kanunu'ndaki genel geçersizlik hükümlerinin, sözleşmenin niteliğine uyduğu ölçüde uygulanmasıdır.
Paylaşma sözleşmesinin geçersizliği: hangi şartlar aranır?
- Geçersizliği ileri sürülen paylaşma sözleşmesinin bir paylaşma sözleşmesi niteliği taşıması gerekir.
- Geçersizlik sebebinin Borçlar Kanunu'nun geçersizliğe ilişkin genel hükümlerinde yer alan sebeplerden birine dayanması gerekir; kesin hükümsüzlük (TBK m.27/1), aşırı yararlanma (TBK m.28) ya da irade bozukluğu (TBK m.30-39) bu kapsamdadır.
- Sözleşme yapılırken bu sebeplerden birinin gerçekleşmiş olması gerekir.
- Geçersizlik sebebinin, madde uyarınca sözleşmenin bozulmasını sağlayacak nitelikte olması ve sözleşmenin bu sebebe bağlı kalmaması gerekir.
- Kesin hükümsüzlük halinde sözleşmenin geçersizliği kendiliğinden doğar; sözleşmenin onanması söz konusu olamaz.
Paylaşma sözleşmesinin geçersizliği: hangi sonuçları doğurur?
- Paylaşma sözleşmesi kesin hükümsüzlük sebebine dayanıyorsa baştan hükümsüzdür ve tescil davasına konu edilemez.
- Aşırı yararlanma halinde zarar gören taraf sözleşmeye bağlı olmadığını bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalıp oransızlığın giderilmesini isteyebilir.
- İrade bozukluğu halinde ilgili taraf süre içinde bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse sözleşme onanmış sayılır.
- Geçersizlik sebebi bulunmadıkça paylaşma sözleşmesi geçerli kalır ve tarafları bağlar.
- Miras paylaşma sözleşmesi bu nedenlerle bozulmadıkça mirasçılar anlaşarak sözleşmeyi değiştirebilir ya da bozabilir; anlaşma sağlanamazsa paylaşmanın bozulması (feshi) davası açılır.
Kesin hükümsüzlük ile iptal edilebilir geçersizlik arasındaki fark nedir?
Emredici hükümlere, ahlaka veya kamu düzenine aykırı paylaşma sözleşmesi kesin hükümsüzdür.
Aşırı yararlanma ve irade bozukluğu hallerinde sözleşme ilgili tarafın tercihine bağlı olarak geçersiz kılınabilir.
Kesin hükümsüzlükte sözleşme baştan geçersizdir ve onanamaz; iptal edilebilir hallerde ilgili taraf süre içinde bildirimde bulunmazsa sözleşme onanmış sayılır.
Aşırı yararlanma ile irade bozukluğu arasındaki fark nedir?
Aşırı yararlanmada karşı tarafın yarar sağlaması ve zarar görenin zor durumda olması ya da deneyimsizliği aranır.
İrade bozukluğunda sözleşme yapan tarafın iradesinin yanılma, aldatma ya da korkutma ile sakatlanması aranır.
Her iki halde de sözleşmenin geçersizliği için ayrı süreler ve ayrı başvuru yolları öngörülmüştür (TBK m.28, m.39).
Genel hükümler ile paylaşma sözleşmesine özgü hükümler arasındaki fark nedir?
Madde yalnız Borçlar Kanunu'nun geçersizliğe ilişkin genel hükümlerini paylaşma sözleşmesine uygular.
Paylaşma sözleşmesinin şekli, tescil ve paylaşma isteme hakkı gibi konular Türk Medeni Kanunu'nun ayrı hükümlerine tabidir.
Geçersizlik sebebi TBK'ya göre belirlenirken şekil ve tescil koşulları ayrıca m.676 ve m.701 uyarınca değerlendirilir.
Paylaşma sözleşmesinin geçersizliği: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Paylaşma sözleşmesine genel geçersizlik hükümlerinin değil, yalnızca Türk Medeni Kanunu'ndaki şekil kurallarının uygulanacağını varsaymak; m.680 TBK genel hükümlerini de kapsar.
- Aşırı yararlanma ve irade bozukluğu için aynı süreyi uygulamak; aşırı yararlanmada bir yıl ile beş yıl, irade bozukluğunda ise bir yıl süre ayrı ayrı işler.
- Kesin hükümsüzlük ile iptal edilebilir geçersizliği karıştırmak; kesin hükümsüzlük onanamaz, diğerleri ise süre geçince onanmış sayılır.
- Paylaşma sözleşmesinde geçersizlik sebebi varsa tescil davası açılabileceğini varsaymak; geçersiz sözleşmeye dayanarak tescil davası açılamaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Miras paylaşma sözleşmesinin geçersizliği için, TBK'daki geçersizlik sebeplerinden birinin açıkça ileri sürülmesi ve kanıtlanması gerektiği kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Paylaşma sözleşmesinin geçersizliğini ileri süren taraf, geçersizlik sebebinin varlığını ispatla yükümlüdür.
- Sözleşmenin yazılı şekilde yapıldığı ve şekil koşulunun sağlandığı belgeyle ispatlanır; yazılı belge yoksa sözleşmenin geçerliliği tartışmalı hale gelir.
- Aşırı yararlanmada zor durumda kalma, düşüncesizlik ya da deneyimsizlik ile karşı tarafın bunlardan yararlandığı ayrıca ispatlanmalıdır.
- İrade bozukluğunda yanılma, aldatma ya da korkutmanın varlığını ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür; karşı taraf sözleşmenin onandığını savunabilir ve bu savunmanın ispatı kendisine düşer.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.676: Paylaşma sözleşmesinin geçerliliğinin yazılı şekle bağlı olduğunu düzenler; m.680 yalnız geçersizlik genel hükümlerini uygular, şekil koşulunu değil.
- 4721 m.701: Taşınmazlara ilişkin paylaşma sözleşmelerinde resmi şekil gerekliliğini düzenler; geçersizlik değerlendirmesi bu şekil koşulunun sağlanmasından önce gelir.
- 4721 m.698: Paylı mülkiyetin devamı sözleşmesi ve paylaşma isteme hakkının sınırlarını düzenler; m.680 bu sınırları değil, geçersizlik sebeplerini kapsar.
- 6098 m.28: Aşırı yararlanma sebebini ve süreleri düzenler; paylaşma sözleşmesinde bu hüküm uygulanır.
- 6098 m.30-39: Yanılma, aldatma ve korkutma gibi irade bozukluğu hallerini ve onama kurallarını düzenler; paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine dayanak oluşturur.
TMK m.681 — Müteselsil sorumluluk
Madde, mirasçıların paylaşmadan önce doğmuş veya paylaşmadan sonra muaccel olan tereke borçlarından alacaklıya karşı sorumluluğunun paylaşmadan sonra ne kadar süreyle ve hangi biçimde devam edeceğini düzenler: paylaşma sonrası müteselsil sorumluluğun varlığı, bu sorumluluğun alacaklının bölüşme veya nakle açık ya da örtülü rıza göstermesiyle sona ermesi ve paylaşmanın tamamlanmasından ya da muacceliyet tarihinden itibaren beş yıllık süre. Kişisel kapsamı tereke borcundan dışa karşı sorumlu olan mirasçılardır. Mirasçıların birbirine karşı rücu ve iç ilişki sorumluluğunu düzenlemez (m.679, m.682). Mirasçı sıfatının kazanılması ve mirasın reddi ile tereke borçlarının mirasçılara geçişi düzenlemez (m.599, m.605, m.641). Tereke borçlarının sıra ve ödeme usulü ile borçlar ödenmeden paylaşmanın yasağı başka maddelerde yer alır (m.643 ve devamı).
Müteselsil sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tereke borcu
- Mirasçılara karşı ileri sürülebilecek, miras hukukundan doğan her türlü borcu ifade eder. Mirasbırakandan intikal eden borçlarla sınırlı değildir; cenaze, tereke yönetimi ve belirli hallerde ödenecek tazminat gibi borçları da kapsar.
- Teselsül (müteselsil sorumluluk)
- Alacaklının, borçlulardan dilediğine tüm borcun ifasını talep edebilmesi, borçluların da alacaklıya karşı borcun tamamından birlikte sorumlu olmasıdır. Burada teselsül kanundan doğar ve bu nedenle iç ilişkide rücu sonucunu doğurur.
- Paylaşma
- Miras ortaklığının sona erdirilmesi, terekenin mirasçılar arasında bölüşülmesidir. Paylaşma anı, m.681'in beş yıllık süresinin başlangıcını oluşturur; paylaşmanın alacaklıya karşı hüküm doğurması için alacaklının rızası gerekmez, ancak rıza varsa teselsül sona erer.
- Açık veya örtülü rıza
- Alacaklının borcun mirasçılar arasında bölünmesine veya bir mirasçıya nakline yönelik iradesini beyan etmesi ya da davranışlarıyla bu iradeyi ortaya koymasıdır. Açık rıza yazılı ya da sözlü beyanla, örtülü rıza ise alacaklının davranışlarından anlaşılır.
- Muacceliyet tarihi
- Borcun ifa edilmesi gereken hale geldiği andır. Paylaşmadan sonra muaccel olacak borçlarda beş yıllık süre paylaşma tarihinden değil bu tarihten işler.
Müteselsil sorumluluk: hangi şartlar aranır?
- Alacaklının tereke borcu bakımından mirasçılara karşı talepte bulunabilmesi için borcun paylaşmadan önce veya paylaşmanın ardından ödenmemiş olması gerekir.
- Mirasçılar paylaşmayı gerçekleştirmiş olmalıdır; paylaşma ile birlikte kişisel sorumluluk hükmü devreye girer.
- Alacaklının borcun bölünmesine veya bir mirasçıya nakline açık ya da örtülü rıza göstermemiş olması gerekir; rıza varsa teselsül bu ölçüde sona erer.
- Paylaşmanın tarihinden ya da paylaşmadan sonra muaccel olacak borçlarda muacceliyet tarihinden itibaren beş yıl geçmemiş olmalıdır.
- Mirasçıların paylaşmadan sonra sorumluluğu, bütün malvarlıkları ile sınırlıdır; sorumluluk şahsi malvarlığını da kapsar.
Müteselsil sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?
- Paylaşma tarihinden veya muacceliyet tarihinden beş yıl geçmeden alacaklı, mirasçılardan herhangi birine tüm borcun ifasını talep edebilir.
- Beş yıl geçmekle teselsül sona erer ve alacaklı artık mirasçılardan her birinden ancak kendi payı oranında talepte bulunabilir.
- Alacaklı borcun bölünmesine veya nakline açık ya da örtülü rıza göstermişse teselsül, rıza verilen ölçüde ve paylaşma anından itibaren sona erer.
- Beş yıllık süre içinde mirasçılardan biri borcun tamamını ödemiş ise, diğer mirasçılara payları oranında rücu edebilir (m.682 bağlamında).
- Kanun hükmü emredici niteliktedir; tarafların sözleşmesiyle beş yıllık süre uzatılamaz ya da alacaklının ayrı bir rızası olmadan teselsül kaldırılamaz.
Paylaşma öncesi ile paylaşma sonrası sorumluluk arasındaki fark nedir?
Paylaşmadan önce mirasçılar tereke borcundan müteselsilen sorumludur ve tereke, miras ortaklığı olarak borcun ödenmesinde esas kaynaktır.
Paylaşmadan sonra sorumluluk, paylaşma tarihinden itibaren beş yıl süreyle devam eder ve tereke ortaklığı ortadan kalkmış olur.
Paylaşmadan sonra alacaklı, mirasçıların her birine kişisel malvarlığından dilediğince başvurabilir; beş yıl geçince bu imkan sona erer.
Alacaklının rızası var ile yok arasındaki fark nedir?
Alacaklı borcun bölünmesine veya nakline açık ya da örtülü rıza göstermişse, teselsül sona erer.
Alacaklı rıza göstermemişse, mirasçılar paylaşmadan sonra da müteselsilen sorumludur.
Rıza verilmişse alacaklı yalnızca her mirasçıdan kendi üstlendiği kısmı isteyebilir; rıza yoksa tam borç her mirasçıdan istenebilir.
Paylaşma tarihi ile muacceliyet tarihi arasındaki fark nedir?
Borç paylaşma anında muaccel ise beş yıllık süre paylaşma tarihinden işler.
Borç paylaşmadan sonra muaccel oluyorsa beş yıllık süre muacceliyet tarihinden başlar.
Süre başlangıcı, borcun niteliğine göre farklılaşır ve hesaplamada iki tarih birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Mirasçıların iç ilişkisi ile dış ilişkisi arasındaki fark nedir?
Mirasçılar arasındaki paylaşma sözleşmesi, borcun kimin üzerinde kalacağını iç ilişkide belirler.
Alacaklıya karşı sorumluluk, bu iç paylaşmaya bağlı kalmaksızın müteselsil olarak sürer, alacaklı rıza göstermediği sürece.
İç paylaşmada borcu üstlenmeyen mirasçı da alacaklıya karşı tam borçtan sorumlu kalabilir; üstlenen mirasçıdan rücu yoluna başvurulur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararlarında, vergi ve amme alacaklarında da mirasçılara hisse oranında ödeme emri düzenlenmesi uygulaması görülmektedir; bu uygulama mirasçının kendi hissesi oranında sorumlu tutulmasıyla m.681'in müteselsil sorumluluk kuralı arasında bir gerilim yaratmaktadır. (9. Daire, 2024/5683 E., 2024/7501 K., 12.12.2024; 9. Daire, 2021/393 E., 2022/3672 K., 23.06.2022)
- Mahkemeler, mirasçıya ödeme emri veya bildirim yapılmadan mirasçıların tereke borcu bakımından hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı saymaktadır; bu nedenle m.681 kapsamında mirasçılara bildirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/2161 E., 2020/2191 K., 17.12.2020)
- İdari yargıda, m.641/1 ve m.681 birlikte uygulanarak paylaşmadan sonra da mirasçıların kişisel sorumluluğunun sürdüğü kabul edilmektedir. (4. Daire, 2024/2922 E., 2025/5554 K., 23.10.2025)
- Yargıtay uygulamasında mirasçıya hisse oranında ödeme emri tebliğ edilmesi, mirasçının müteselsil sorumluluğu gözetilerek değerlendirilmekte ve m.681 atfıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. (3. Daire, 2019/4612 E., 2022/4387 K., 09.11.2022; 9. Daire, 2022/256 E., 2022/2077 K., 25.05.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Beş yıllık sürenin dolduğunu ileri süren mirasçı, paylaşma tarihini veya muacceliyet tarihini belgeleyerek bu savunmayı ispatlamak zorundadır; süreye ilişkin ispat yükü savunmayı ileri süren tarafa aittir.
- Alacaklının borcun bölünmesine veya nakline açık ya da örtülü rıza gösterdiğini ileri süren mirasçı, bunu yazılı belge, alacaklının beyanı veya davranışlarla (örneğin her mirasçıdan yalnızca kendi payının istenmesi) ispatlamak zorundadır.
- Alacaklının rıza göstermediği iddiası, ispat yükü açısından talebi yönelten tarafa aittir; alacaklı, mirasçılardan birine yaptığı talebin tüm borcu kapsadığını belgeyle göstermelidir.
- Paylaşmanın gerçekleştiğini ileri süren taraf, paylaşma sözleşmesi veya taksim belgesi ile bu olguyu ispatlar; belgenin bulunmaması durumunda paylaşmanın varlığı diğer delillerle (tanık, banka kayıtları) değerlendirilir.
- Mirasçının kendi payı oranında sorumlu olduğu savunmasını yapan mirasçı, alacaklının rıza gösterdiğini ya da teselsülün sona erdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.679: Mirasçıların birbirlerine karşı sorumluluğunu düzenler; m.681'in dış ilişki düzenlemesiyle karıştırılmamalıdır, iç ilişkide sorumluluk kısmidir.
- 4721 sayılı Kanun m.682: Payından fazla ödeyen mirasçının diğer mirasçılara karşı rücu hakkını düzenler; m.681 kapsamında ödeme yapan mirasçı bu hakka dayanır.
- 4721 sayılı Kanun m.641: Mirasçıların tereke borcundan müteselsil sorumluluğunun temel kuralını koyar; m.681 bu sorumluluğun paylaşmadan sonraki devamını düzenler.
- 4721 sayılı Kanun m.640: Terekenin mirasçıların elbirliği mülkiyetinde bulunmasını ve miras ortaklığını düzenler; paylaşma bu ortaklığın sona erdirilmesidir.
- 4721 sayılı Kanun m.643: Paylaşmanın borçların ödenmesinden sonra yapılması gerektiğini düzenler; m.681 paylaşmadan sonra doğan dış sorumluluğu ele alır.
- 6098 sayılı Kanun m.162: Müteselsil sorumluluğun kanundan doğan niteliğini ve kanuni teselsülün sınırlarını belirler; m.681 teselsülü kanuni dayanakla kurar.
TMK m.682 — Mirasçılara rücu
Madde, mirasçıların birbirlerine karşı rücu hakkını ve tereke borçlarının mirasçılar arasındaki iç paylaşımını düzenler. Paylaşma sözleşmesinde üstlenilmeyen bir tereke borcunu ya da üstlenilen miktardan fazlasını ödeyen mirasçının diğer mirasçılara rücu edebilmesini, rücuun öncelikle paylaşma sözleşmesiyle borcu üstlenen mirasçıya karşı kullanılmasını ve bunun dışındaki hallerde borçların miras payı oranında paylaşılmasını kurar. Kuralları, miras ortaklığında paylaşmadan sonra mirasçıların mirasbırakanın alacaklılarına karşı durumuna göre değil, aralarındaki iç ilişkiye göre uygulanır. Madde, tereke borçlarının dış ilişkideki (alacaklılara karşı) müteselsil sorumluluğunu düzenlemez (m.681). Paylaşmadan önceki güvence isteme hakkını ve ödeme talebini düzenlemez (m.649). Ayrıca mirasçıların birbirine karşı sorumluluğunu ayıp ve zaptı halinde düzenleyen hükümleri (m.679) ve mirasçılık sıfatının paylaşma sözleşmesinin dışında ödenen borçlara ilişkin genel rücu koşullarını kapsamaz.
Mirasçılara rücu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tereke borcu
- Mirasbırakanın ölümü anında var olan ve terekeden ödenmesi gereken borçlardır. Mirasçıların kendi şahsi borçları bu kapsamda değildir.
- Paylaşma sözleşmesi
- Mirasçıların terekeyi paylaşırken hangi tereke borcunu kimin üstleneceğini kararlaştırdıkları sözleşmedir. Bu sözleşme, iç ilişkide borç dağılımını belirler ve rücu sıralamasını etkiler.
- Rücu hakkı
- Borcu üstlenmeyen ya da üstlendiği miktardan fazlasını ödeyen mirasçının, ödediğini diğer mirasçılardan geri isteme hakkıdır. Bu hak paylaşma sözleşmesinin kapsamına ve miras payına bağlıdır.
- Miras payı oranı
- Mirasçının yasal ya da atanmış payının terekedeki toplam paya oranıdır. Madde, aksi kararlaştırılmadıkça borçların bu oranda paylaşılmasını öngörür.
Mirasçılara rücu: hangi şartlar aranır?
- Mirasçı, paylaşma sözleşmesinde ödenmesi kendisine yüklenmemiş bir tereke borcunu ödemiş olmalıdır ya da paylaşma sözleşmesiyle üstlendiği miktarın üzerinde ödeme yapmış olmalıdır.
- Rücu edilen mirasçının, ödenen borcu paylaşma sözleşmesiyle üstlenmiş olması hâlinde rücu öncelikle bu mirasçıya karşı kullanılmalıdır.
- Paylaşma sözleşmesi bulunmayan ya da borcun üstlenilmediği hallerde, aksi kararlaştırılmamış olmalıdır; bu durumda borçlar miras payı oranında ödenmelidir.
- Rücu eden mirasçının ödemesi terekedeki bir borca ilişkin olmalıdır; kişisel borcun ödenmesi bu rücuya konu olmaz.
Mirasçılara rücu: hangi sonuçları doğurur?
- Paylaşma sözleşmesinde üstlenilmeyen bir tereke borcunu ödeyen mirasçı, ödediği tutarı diğer mirasçılardan isteyebilir.
- Üstlenilen miktardan fazla ödeme yapan mirasçı, fazla kısım için diğer mirasçılara rücu edebilir.
- Rücu, ilk önce ödenen borcu sözleşmeyle üstlenmiş mirasçıya karşı kullanılır; bu mirasçı yoksa ya da yeterli değilse diğer mirasçılar bakımından genel kurala geçilir.
- Diğer hallerde, aksi kararlaştırılmadıkça, her mirasçı terekedeki borçları miras payı oranında ödemekle yükümlüdür.
- Mirasçı, payından fazla ödediği için yalnızca kendi payının üzerindeki kısmı geri isteyebilir; bu hüküm dışa karşı müteselsil sorumluluğu değiştirmez.
- Aksi kararlaştırılmış olması hâlinde miras payı oranı yerine mirasçılar arasındaki anlaşma uygulanır.
- Madde emredici nitelikte değildir; mirasçılar arasında aksi kararlaştırılabilir.
Paylaşma sözleşmesiyle üstlenilen borç ile üstlenilmeyen borç arasındaki fark nedir?
Paylaşma sözleşmesinde ödenmesi bir mirasçıya yüklenmiş olan tereke borcu.
Paylaşma sözleşmesinde kimseye yüklenmemiş ya da üstlenilen miktarı aşan tereke borcu.
Üstlenilmeyen veya fazla ödenen kısım için ödeyen mirasçı diğer mirasçılara rücu edebilir. Üstlenilen borç için rücu, önce borcu üstlenen mirasçıya karşı kullanılır.
Sözleşmeden doğan rücu sırası ile genel miras payı paylaşımı arasındaki fark nedir?
Paylaşma sözleşmesinde bir mirasçının borcu üstlenmiş olması ve bu borcun ödenmesi.
Sözleşmenin bulunmadığı ya da borcun kimseye yüklenmediği diğer haller.
Birinci halde rücu sözleşmedeki üstlenen mirasçıya yönelir. İkinci halde borçlar miras payı oranında paylaşılır ve her mirasçı kendi payını öder.
Aksi kararlaştırılmış hal ile kararlaştırılmamış hal arasındaki fark nedir?
Mirasçılar arasında borçların paylaşımına ilişkin farklı bir anlaşma bulunması.
Böyle bir anlaşmanın olmaması.
Anlaşma varsa miras payı oranı yerine anlaşma uygulanır. Anlaşma yoksa yasal oran geçerlidir.
Mirasçılara rücu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Paylaşmadan sonraki iç ilişkiyi m.681'deki dış müteselsil sorumlulukla karıştırmak; rücuyu müteselsil sorumluluk üzerinden hesaplamak.
- Paylaşma sözleşmesiyle üstlenilen borcu, sözleşmede yer almayan genel miras payı oranında hesaplamak.
- Rücu hakkını önce sözleşmeyle borcu üstlenen mirasçıya karşı kullanmayı atlayıp doğrudan diğer mirasçılara yönelmek.
- Üstlenilen miktarı aşan ödemeyi tamamen rücu edilebilir saymak; yalnızca fazla kısmın rücuya konu olduğunu gözden kaçırmak.
- Madde 682'nin emredici olduğunu düşünüp aksi kararlaştırılmış anlaşmayı geçersiz saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mirasçının rücu talebinde, ödediği borcun gerçekten tereke borcu olduğu ve paylaşma sözleşmesiyle kimseye yüklenmediği ya da üstlenilen miktarı aştığı ayrıca ortaya konulmaktadır. (5. Hukuk Dairesi, 2024/7645 E., 2025/1578 K., 10.02.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2024/1924 E., 2024/5763 K., 13.05.2024)
- Bölge adliye mahkemeleri, muhalefet şerhlerinde mirasçılara bildirim yapılmadan davanın sonuçlandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu hükmün de bu bağlamda incelendiğini belirtmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/2161 E., 2020/2191 K., 17.12.2020)
- Yargıtay, mirasçılar arasındaki iç ilişkide borç paylaşımının aksi kararlaştırılmadıkça miras payı oranında gerçekleştiğini kabul etmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2022/7724 E., 2023/842 K., 29.03.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/696 E., 2023/457 K., 17.05.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Rücu talep eden mirasçı, ödemeyi yaptığını ve ödediği borcun tereke borcu olduğunu belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Paylaşma sözleşmesinin varlığı ve içeriği yazılı belgeyle ortaya konulmalıdır; borcun hangi mirasçıya yüklendiği bu belgeden anlaşılır.
- Sözleşme bulunmadığını ya da borcun üstlenilen miktarı aşmadığını savunan mirasçı, aksini kendisi ispatlamak zorundadır.
- Aksi kararlaştırılmış olduğunu iddia eden mirasçı, mirasçılar arasındaki anlaşmayı yazılı ya da tanık gibi delillerle ispat etmek zorundadır.
- Mirasçılar arasındaki miras payı oranı, mirasçılık belgesi ve miras paylaşım belgeleriyle ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.681: Paylaşmadan sonra beş yıl süreyle tereke borçlarından dışa karşı müteselsil sorumluluğu düzenler. Madde 682, bu dış sorumluluk sonrasında iç ilişkideki rücuyu kurar.
- 4721 m.649: Paylaşmadan önce mirasçıların tereke borcunun ifasını veya güvenceye bağlanmasını isteme hakkını düzenler; madde 682 bu hakla karıştırılmamalıdır.
- 4721 m.679: Mirasçıların ayıp ve zaptı hâlinde birbirlerine karşı sorumluluğunu düzenler; bu sorumluluk kısmi olup madde 682 ile ayrı değerlendirilir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıl | m.679 | Garantiye ve kefalete dayanan dava, paylaşma tarihinin veya daha sonra yerine getirilecek alacaklarda muacceliyet tarihinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. |
| beş yıl | m.681 | Paylaşmanın gerçekleştiği tarihin veya daha sonra yerine getirilecek borçlarda muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle teselsül sona erer. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
29 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/614 E., 2024/419 K., 12.09.2024İlgili madde: m.677
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/696 E., 2023/457 K., 17.05.2023İlgili madde: m.682
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/220 E., 2020/726 K., 06.10.2020İlgili madde: m.676
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/281 E., 2010/323 K., 16.06.2010İlgili madde: m.677
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/275 E., 2010/327 K., 16.06.2010İlgili madde: m.678
- Hukuk Genel Kurulu, 2003/253 E., 2003/270 K., 02.04.2003İlgili madde: m.677
- 4. Daire, 2024/2922 E., 2025/5554 K., 23.10.2025İlgili madde: m.681
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/299 E., 2025/3810 K., 23.09.2025İlgili madde: m.678
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/4791 E., 2025/3052 K., 17.06.2025İlgili madde: m.676
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/1396 E., 2025/2851 K., 27.05.2025İlgili madde: m.676
Diğer 19 karar
- 5. Hukuk Dairesi, 2024/7645 E., 2025/1578 K., 10.02.2025İlgili madde: m.682
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/2030 E., 2025/450 K., 03.02.2025İlgili madde: m.676
- 9. Daire, 2024/5683 E., 2024/7501 K., 12.12.2024İlgili madde: m.681
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/2395 E., 2024/4730 K., 22.10.2024İlgili madde: m.679
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/3236 E., 2024/3151 K., 03.06.2024İlgili madde: m.678
- 5. Hukuk Dairesi, 2024/1924 E., 2024/5763 K., 13.05.2024İlgili madde: m.682
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/5841 E., 2023/6217 K., 13.12.2023İlgili madde: m.677
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/4675 E., 2023/6013 K., 06.12.2023İlgili madde: m.677
- 3. Hukuk Dairesi, 2022/7724 E., 2023/842 K., 29.03.2023İlgili madde: m.682
- 3. Daire, 2019/4612 E., 2022/4387 K., 09.11.2022İlgili madde: m.681
- 9. Daire, 2021/393 E., 2022/3672 K., 23.06.2022İlgili madde: m.681
- 9. Daire, 2022/256 E., 2022/2077 K., 25.05.2022İlgili madde: m.681
- 1. Hukuk Dairesi, 2021/8788 E., 2022/2787 K., 05.04.2022İlgili madde: m.678
- 1. Hukuk Dairesi, 2021/5671 E., 2021/7430 K., 01.12.2021İlgili madde: m.678
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/273 E., 2026/23 K., 14.01.2026İlgili madde: m.678
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/126 E., 2025/403 K., 14.05.2025İlgili madde: m.676
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1852 E., 2023/53 K., 26.01.2023İlgili madde: m.676
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1164 E., 2022/1352 K., 19.10.2022İlgili madde: m.677
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/2161 E., 2020/2191 K., 17.12.2020İlgili madde: m.681, m.682
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 5. Miras Hukuku bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış