TTK › Kıymetli evrak › Kambiyo senetleri › Poliçe › Kabul etmeme ve ödememe hâllerinde başvurma hakları

Başvurma hakkı, protesto ve şekli

TTK m.713–724Ticaret Hukuku

Kısaca

TTK m.713, poliçede vade geldiğinde ödeme yapılmamışsa hamilin müracaat (başvuru) hakkını kullanabileceği kişileri ve bu hakkın vadeden önce doğduğu halleri düzenler. TTK m.714, poliçede kabul etmeme ve ödememenin resmi bir belgeyle, yani protestoyla belirlenmesinin zorunluluğunu, kabul etmeme ve ödememe protestolarının çekilme sürelerini, protestonun bu sürelerle ilişkisini ve bazı hallerde protesto yerine iflas ilamının yeterli olmasını düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.713–724 hükümlerini kapsar.

TTK m.713 — Genel olarak

TTK m.713, poliçede vade geldiğinde ödeme yapılmamışsa hamilin müracaat (başvuru) hakkını kullanabileceği kişileri ve bu hakkın vadeden önce doğduğu halleri düzenler. Düzenleme, ödenmeyen poliçede hamilin cirantalara, düzenleyene ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girmiş diğer kişilere başvurmasını ve vadeden önce başvurmasını sağlayan üç hali kapsar. Kural, poliçe ilişkisinde taahhüt altına girmiş kişilerin müracaat borçlusu olması bakımından uygulanır. Müracaat borçlularının sorumluluğunun kapsamını, protestonun şekline ilişkin ayrıntıyı, müracaat bedelinin hesabını ve müracaat hakkının zamanaşımına veya hak düşürücü süresine ilişkin hükümleri düzenlemez; bunlar TTK'nın müracaat ve zamanaşımına ilişkin diğer maddelerinde yer alır (TTK m.714 ve sonrası; müracaat ve zamanaşımı hükümleri TTK m.713-731 çerçevesinde ayrıca incelenmelidir). Asıl borçluların (kabul eden muhatap ve avalistleri) sorumluluğu da bu maddenin konusu değildir (TTK m.675 ve sonrası).

Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?

Müracaat (başvuru) hakkı
Vadede poliçenin ödenmemesi hâlinde hamilin, asıl borçlu muhatap dışındaki poliçe borçlularına karşı bedeli talep edebilmesini sağlayan kambiyo hakkıdır. Müracaat borçluları düzenleyen, cirantalar ve bunlara aval verenlerdir.
Müracaat borçluları
Poliçe ilişkisinde kabul eden muhatap dışında, poliçeye imza atarak taahhüt altına giren kişilerdir. Her imza sahibi kendisinden sonra gelenlere karşı sorumludur; ilk ciranta olan lehtar da bu kapsamdadır.
Vadeden önce müracaat
Vade gelmeden, madde 2. fıkrada sayılan üç halden birinin gerçekleşmesi üzerine hamilin müracaat hakkını kullanmasıdır. Bu hal, olağan vade koşulunun istisnasıdır.
Kabul etmeme
Muhatabın poliçeyi tamamen veya kısmen kabul etmekten kaçınmasıdır. Kabul etmemenin resmi belgeyle tespit edilmesi gerekir.
Ödememe
Vadesinde ibraz edilen poliçenin muhatap tarafından bedelinin ödenmemesidir. Ödememe, resmi belgeyle tespit edilmelidir.

Genel olarak: hangi şartlar aranır?

  • Poliçenin vadesinde muhataba ibraz edilmiş olması ve muhatabın bedeli ödememesi gerekir; vadeden sonra müracaat için ödemenin istenmesi ön koşuldur.
  • Ödememenin veya kabul etmemenin şekli şartı olarak resmi belge (protesto) ile tespit edilmesi gerekir; kabul etmeme protestosu çekilmişse ayrıca ödememe protestosu aranmaz.
  • Vadeden sonra müracaat için ödememe; vadeden önce müracaat için ise madde 2. fıkrada sayılan hallerden birinin bulunması gerekir.
  • Vadeden önce müracaatta, muhatabın poliçeyi tamamen veya kısmen kabul etmekten kaçınmış olması yeterlidir; bu halde muhatabın kabul etmiş olması engel değildir.
  • Vadeden önce müracaatta, muhatabın iflas etmiş olması, bir ilamla ispatlanmamış olsa bile ödemelerini tatil etmiş olması veya aleyhindeki icra takibinin semeresiz kalması halleri yeterlidir.
  • Vadeden önce müracaatta, kabule arzı yasaklanmış poliçenin düzenleyeninin iflas etmiş olması gerekir.
  • Müracaat borçlusu olarak düzenleyen, cirantalar veya aval verenler bulunmalıdır; müracaat borçluları ancak poliçede imzaları bulunan kişilerdir.

Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?

  • Vade geldiğinde poliçe ödenmemişse hamil, cirantalara, düzenleyene ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girmiş diğer kişilere müracaat edebilir.
  • Vadeden önce, muhatabın tamamen veya kısmen kabulden kaçınması halinde hamil müracaat hakkını kullanabilir; muhatabın kabul etmiş olması bu sonucu engellemez.
  • Muhatap iflas etmişse, bir ilamla ispatlanmamış olsa bile ödemelerini tatil etmişse veya aleyhindeki icra takibi semeresiz kalmışsa vadeden önce müracaat mümkündür.
  • Kabule arzı yasaklanmış poliçenin düzenleyeni iflas etmişse vadeden önce müracaat yapılabilir.
  • Bu hallerden hiçbiri gerçekleşmeden vadeden önce müracaat yapılamaz; hamil vadeyi beklemek zorundadır.
  • Müracaat borçluları birbirine karşı sorumludur; her imza sahibi kendisinden sonra gelenlere karşı sorumlu olur.
  • Müracaat hakkının kullanılması, kabul veya ödeme ile ilgili resmi tespitin yapılmasına bağlıdır; tespit yapılmadan müracaat koşulu oluşmaz.

Vadeden sonra ile vadeden önce müracaat arasındaki fark nedir?

Vadeden sonra müracaatta poliçe vadesinde ibraz edilmiş ve ödenmemiş olmalıdır.

Vadeden önce müracaatta vade henüz gelmemiştir ve madde 2. fıkradaki üç halden biri gerçekleşmiştir.

Vadeden önce müracaat, fıkra 2'deki hallerle sınırlıdır; bu hallerin dışında vade gelmeden müracaat edilemez.

Kabul etmeme ile ödememe protestosu arasındaki fark nedir?

Kabul etmeme halinde muhatabın kabulden kaçınması resmi belgeyle tespit edilir.

Ödememe halinde vadede ibraz edilmiş poliçenin ödenmediği resmi belgeyle tespit edilir.

Kabul etmeme protestosu çekilmişse ödememe protestosu gerekmez; ancak ödememe için kabul etmeme belgesi yetmez.

Muhatap iflası / muhatap ödemelerini tatil / düzenleyen iflası: fark nedir?

Muhatabın iflası veya ödemelerini tatili, muhatabın poliçeyi kabul edip etmemesine bağlı değildir.

Kabule arzı yasaklanmış poliçede düzenleyenin iflası ayrı bir haldir ve yalnız düzenleyenin iflasına bağlanmıştır.

Muhatap iflas ya da tatil halinde kabul etmese de vadeden önce müracaat mümkündür; düzenleyenin iflası ise yalnız kabule arzı yasaklanmış poliçede geçerlidir.

Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Vadeden önce müracaat hakkını, 2. fıkradaki üç hal dışında da mümkün saymak; müracaat yalnızca bu hallerle sınırlıdır.
  • Muhatabın iflasını ya da ödemelerini tatilini, muhatabın poliçeyi kabul etmiş olması halinde de aranan ayrı bir şart saymak; bu hallerde kabul edilip edilmemesi fark etmez.
  • Düzenleyenin iflasını her poliçede vadeden önce müracaat sebebi saymak; bu sebep yalnızca kabule arzı yasaklanmış poliçede geçerlidir.
  • Kabul etmeme protestosu çekilmişken ayrıca ödememe protestosu aramak; bu durumda ödememe protestosu gerekmez.
  • Müracaat borçlularını asıl borçlularla karıştırmak; kabul eden muhatap ve avalistleri müracaat borçlusu saymak yanlıştır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Müracaat hakkının kullanılması için poliçenin kendisinin ve protestonun ibrazı ile düzenlenmesi zorunlu kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/5341 E., 2024/8674 K., 04.12.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Müracaat hakkını ileri süren hamilin, poliçenin vadesinde muhataba ibraz edildiğini ve ödenmediğini ispatlaması gerekir; bu ispat resmi belgeyle, yani ödememe protestosuyla yapılır.
  • Vadeden önce müracaat iddiasında hamil, kabul etmeme protestosu veya muhatabın iflas, tatil ya da semeresiz icra durumunu ispatlamakla yükümlüdür; bunlar resmi belge veya mahkeme kararıyla kanıtlanır.
  • Kabul etmeme protestosu bulunduğunda ödememe protestosu aranmadığından, hamil kabul etmeme belgesini ibraz ederek ödemenin de reddedildiğini ispat edebilir.
  • Müracaat borçlusu, ödemenin yapıldığını, protestonun usulsüz olduğunu veya müracaat hakkının doğmadığını ileri sürerek savunma yapar ve bu savunmayı kendisi ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

TTK m.714 — Süreler ve şartları

Bu madde, poliçede kabul etmeme ve ödememenin resmi bir belgeyle, yani protestoyla belirlenmesinin zorunluluğunu, kabul etmeme ve ödememe protestolarının çekilme sürelerini, protestonun bu sürelerle ilişkisini ve bazı hallerde protesto yerine iflas ilamının yeterli olmasını düzenler. Düzenleme poliçeye ilişkindir ve kanun, poliçe hükümlerinin bono ve çek bakımından uygulanmasına ilişkin ayrı düzenlemelere tabidir. Protestonun içeriğini (m.716), ihbar yükümlülüğünü (m.723), frankokaydı (m.722) ve mücbir sebep hallerini (m.731) bu madde düzenlemez. Müracaat hakkının kimlere karşı kullanılacağı, kısmi ödeme ve ibraz süreleri ile zamanaşımı da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Süreler ve şartları: hangi kavramlar bilinmeli?

Protesto
Kabul etmeme veya ödememenin, noter tarafından düzenlenen resmi bir belgeyle tespit edilmesidir. Resmi belge olmadan yapılan ihbar veya beyan bu yerine geçmez.
Kabul etmeme protestosu
Muhatabın poliçeyi kabul etmediğini resmi belgeyle tespit eden protestodur. Kabul için arz zorunlu olan veya görüldükten belirli süre sonra ödenecek poliçelerde zorunludur, diğerlerinde ihtiyaridir.
Ödememe protestosu
Poliçenin vadesinde ödenmediğini resmi belgeyle tespit eden protestodur. Kabul etmeme protestosunun çekilmiş olması bu protestoyu gerekli kılmaz.
Müracaat hakkı
Vade gelmeden ya da vadede ödeme yapılmadığında hamilin cirantalara ve diğer poliçe borçlularına karşı sahip olduğu başvuru hakkıdır. Bu hakkın kullanılması için protesto koşulu aranabilir.
Kabule arz
Poliçenin muhataba kabul için sunulmasıdır. Kabul için arz zorunlu kılınmış poliçelerde kabul etmeme protestosunun zorunluluğu buna bağlıdır.
Ödemeleri tatil etmek
Muhatabın borçlarını ödeyemeyeceğini açıklayarak ödemelerini durdurmasıdır. Bu hal, vadeden önce başvurunun koşullarından biridir.

Süreler ve şartları: hangi şartlar aranır?

  • Kabul etmeme veya ödememenin, kabul etmeme ya da ödememe protestosu denilen resmi belgeyle belirlenmiş olması zorunludur.
  • Görüldükten belirli süre sonra ödenecek poliçelerde ve kabule arzı zorunlu tutulan poliçelerde kabul etmeme protestosunun, kabule arz için belirlenen süre içinde çekilmiş olması gerekir.
  • Kabul etmeme protestosunun vade son gününde ilk arz yapılan hallerde, protesto ertesi güne de çekilebilir.
  • Belirli günde, düzenleme gününden veya görüldükten belirli süre sonra ödenecek poliçede ödememe protestosunun ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmiş olması gerekir.
  • Görüldüğünde ödenecek poliçede ödememe protestosunun, kabul etmeme protestosu için belirtilen süreler içinde çekilmesi gerekir.
  • Muhatap poliçeyi kabul etmiş olsun ya da olmasın, ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki icra takibi semeresiz kalmış olmalıdır; bu halde hamil ancak ibraz ve protestodan sonra başvurabilir.
  • Muhatap veya kabul için arzı yasaklanmış poliçede düzenleyen iflas etmiş olmalıdır; bu halde iflas ilamının ibrazı başvurma hakkı için yeterlidir.

Süreler ve şartları: hangi sonuçları doğurur?

  • Kabul etmeme veya ödememe, resmi protesto ile belirlenmediği sürece zorunlu protesto hallerinde müracaat hakkının kullanılması mümkün olmaz.
  • Görüldükten belirli süre sonra ödenecek ya da kabule arzı zorunlu poliçelerde kabul etmeme protestosu çekilmezse hamilin müracaat hakkı düşer.
  • Kabul etmeme protestosunun çekilmiş olması hâlinde ödeme için poliçenin ayrıca ibrazına gerek yoktur ve ödememe protestosu çekmeye de ihtiyaç kalmaz.
  • Muhatap ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki icra takibi semeresiz kalmışsa, hamil poliçenin vadesinden önce muhataba ibraz ve protesto yapmadan başvuramaz.
  • Muhatap veya kabul için arzı yasaklanmış poliçenin düzenleyeni iflas etmişse, iflas ilamı ibraz edilerek başvuru hakkı kullanılabilir ve protesto aranmaz.

Kabul etmeme protestosu ile ödememe protestosu arasındaki fark nedir?

Kabul etmeme protestosu, poliçenin muhatap tarafından kabul edilmemesini belirler; kural olarak zorunlu değildir.

Ödememe protestosu, vadesinde ödenmeyen poliçenin ödenmediğini belirler; ödemenin yapılmadığı her halde gereklidir.

Kabul etmeme protestosunun çekilmemesi müracaat hakkını düşürmez; ancak zorunlu hallerde çekilmemesi hamilin müracaat hakkını kaybettirir. Ödememe protestosu ise müracaatın ön koşuludur.

Kabul etmeme protestosunun zorunlu olduğu hal ile ihtiyari hal arasındaki fark nedir?

Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçeler ile kabule arz zorunlu tutulan poliçelerde kabul etmeme protestosu zorunludur.

Diğer poliçelerde kabul etmeme protestosu zorunlu değildir; hamil vadeden önce müracaat için bunu çekebilir.

Zorunlu halde kabul etmeme protestosu çekilmezse hamilin müracaat hakkı düşer; diğer hallerde çekilmemesi hak kaybı doğurmaz.

Belirli günde ödenecek poliçe ile görüldüğünde ödenecek poliçe arasındaki fark nedir?

Belirli günde, düzenleme gününden ya da görüldükten belirli süre sonra ödenecek poliçelerde ödememe protestosu ödeme gününden sonra iki iş günü içinde çekilir.

Görüldüğünde ödenecek poliçede ise ödememe protestosu, ödeme için ibraz süresi içinde ve kabul etmeme protestosu süreleri içinde çekilir.

Protesto süreleri farklılaşır; görüldüğünde ödenecek poliçede süre, ödeme için ibraz süresinin başlangıcına bağlıdır.

Vadeli poliçe ile poliçenin kabul edilmesi ile muhatabın durumu arasındaki fark nedir?

Muhatap poliçeyi kabul etmiş olsun ya da olmasın, ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki icra takibi semeresiz kalmışsa hamil ancak ibraz ve protestodan sonra başvurabilir.

Muhatabın ödemelerini tatil etmemiş ve icra takibi semeresiz kalmamışsa, hamil vadede ödemeyi istemekle yetinir.

Muhatabın mali durumu bozulmuşsa vade beklenmeden başvuru yapılamaz; ibraz ve protesto koşulu aranır.

Muhatap iflası ile düzenleyen iflası arasındaki fark nedir?

Muhatap iflas etmişse ya da kabul için arz yasaklanmış poliçede düzenleyen iflas etmişse, iflas ilamının ibrazı başvurma hakkı için yeterlidir.

Protesto zorunluluğu bu hallerde aranmaz; diğer hallerde protesto ya da ilgili resmi belge gerekir.

Protesto yerine iflas ilamı ibraz edilerek müracaat hakkı kullanılabilir.

Süreler ve şartları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kabul etmeme protestosunu her poliçede zorunlu saymak; kural olarak bu protesto zorunlu değildir, yalnızca belirli hallerde gereklidir.
  • Görüldüğünde ödenecek poliçede ödememe protestosu için iki iş günü süresini uygulamak; bu hallerde süre kabul etmeme protestosu süreleriyle belirlenir.
  • Kabul etmeme protestosu çekildiği hâlde ödeme için poliçeyi yeniden ibraz etmenin gerekli olduğunu düşünmek; bu durumda ibraza gerek yoktur.
  • Muhatabın ödemelerini tatil ettiği hallerde vadeyi beklemeden protesto çekilmeden başvurulabileceğini sanmak; bu halde ibraz ve protesto gerekir.
  • Mücbir sebep veya başka istisnai halleri m.714 kapsamında değerlendirmek; bu haller m.731 ve diğer maddelerde düzenlenmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay uygulamasında, ödememe protestosu çekilmeden cirantaya karşı başvurulamayacağı kabul edilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2013/14739 E., 2013/18081 K., 10.05.2013)
  • Protesto çekilmemesi halinde hamilin lehtar ve cirantalara karşı müracaat hakkını kaybettiği ve bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu, hâkim tarafından re'sen dikkate alınacağı kabul edilmektedir. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025)
  • Keşideciye karşı protesto çekilmeden cirantaya başvurulamayacağına ilişkin görüşler, menfi tespit davalarında davalı hamilin müracaat hakkının düştüğü gerekçesiyle kabul edilmektedir. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/705 E., 2025/56 K., 22.01.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Müracaat hakkını ileri süren hamil, protestonun zamanında ve şekle uygun çekildiğini resmi belgeyle ispatlamak zorundadır.
  • Protesto, noter tarafından düzenlenen resmi belge ile ispatlanır; tanık veya başka bir belge bu resmi belgenin yerini tutmaz.
  • Müracaat borçlusu, protestonun süresinde çekilmediğini veya hiç çekilmediğini ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmayı kendisi ispatlamak zorundadır.
  • Muhatap veya düzenleyenin iflası halinde hamil iflas ilamını ibraz ederek ispat yükünü yerine getirir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

TTK m.715 — Noterlikçe düzenlenmesi

Bu madde, poliçe, bono ve çek gibi kıymetli evrakta protestonun şekil bakımından noterlikçe düzenlenmesi gerektiğini kurar. Protestonun içeriği ve şekli, 716. maddede ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Madde, protestonun hangi kurumca (noter) yapılacağını belirler; protestonun ayrıntılı içeriğini, sürelerini ve ödememe ya da kabul etmeme hallerini düzenlemez. Kıymetli evrakın vadesi, ibrazı ve başvuru süreleri, protestonun yerine geçen beyan ya da ibraz hallerini de bu maddede aramak gerekmez; bunlar ilgili kıymetli evrak hükümlerinde yer alır (ör. poliçe ve çek hükümleri). Protestonun gerekli olup olmadığı ve yapılmadığında doğan sonuçlar da bu maddenin konusu değildir.

Noterlikçe düzenlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Protesto
Kıymetli evrakın kabul edilmemesi ya da ödenmemesi hâlinde, bu durumun noter aracılığıyla resmen saptanmasıdır. Maddenin kendi tanımı yoktur; kapsamı 716. maddede gösterilen şekil ve surette belirlenir.
Noterlikçe düzenleme
Protestonun noter tarafından, kanunda gösterilen şekil ve içerikte hazırlanmasıdır. Yalnızca noterin tasdik ettiği bir imza ya da sıradan bir beyan bu şartı karşılamaz; protestonun noter tarafından resmi biçimde düzenlenmiş olması gerekir.
Şekil ve suret
Protestonun kanunda öngörülen biçimsel unsurlarıdır. Bu unsurlar 716. maddede düzenlenmiştir ve 715. madde bu şartların uygulanmasını noter düzenlemesine bağlar.

Noterlikçe düzenlenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Kabul etmeme ya da ödememenin saptanması için protestonun yapılması gerekmektedir.
  • Protestonun noter tarafından düzenlenmesi zorunludur; başka bir kişinin ya da kurumun saptaması bu şartı karşılamaz.
  • Protesto, 716. maddede öngörülen şekil ve surete uygun olarak düzenlenmelidir.
  • Noter düzenlemesi yapılmadan protesto geçerli sayılmaz.

Noterlikçe düzenlenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Protesto noterlikçe düzenlenmişse kabul etmeme ya da ödememe kanuni biçimde saptanmış olur.
  • Protesto noterlikçe düzenlenmemişse, kanunun aradığı şekil sağlanmamış olur ve protesto geçerli kabul edilmez.
  • Protestonun 716. maddedeki şekil ve surete uygun olmaması hâlinde, noter düzenlemesi var görünse bile protesto eksik sayılır.
  • Madde, protestonun yapılıp yapılmayacağına ya da hangi hallerde gerektiğine ilişkin bir hüküm içermez; bu konular ilgili kıymetli evrak hükümlerinde aranır.

Noter protestosu ile diğer saptama yolları arasındaki fark nedir?

Protestonun noterlikçe düzenlendiği hal; kıymetli evrakta kabul etmeme ya da ödememe bu yolla saptanır.

Noter dışında bir kişinin ya da kurumun yaptığı saptama; 715. madde bakımından yeterli değildir.

Yalnızca noter düzenlemesiyle yapılan protesto, kanunun aradığı biçimi sağlar. Noter dışı saptama protesto yerine geçmez.

Noterlikçe düzenlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Noter tasdiki bulunan bir imzayı ya da noter dışında hazırlanmış bir belgeyi protesto yerine geçirmek; bu madde protestonun noter düzenlemesiyle yapılmasını şart koşar.
  • Protestonun şeklini yalnızca noter onayı ile karıştırmak; noterin imza tasdiki ile protesto düzenlemesi farklı işlemlerdir.
  • 716. maddedeki şekil ve surete bakmadan, noter düzenlemesi bulunduğu için protestoyu geçerli saymak.
  • Bu maddeyi protestonun gerekliliği ya da sonuçları hakkında hüküm içeren bir madde gibi okumak; madde yalnızca düzenleme şeklini belirler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, protesto yapılmadığını ileri süren tarafın bu iddiasını, protesto belgesinin bulunmadığı ya da kanuni şekle uymadığı gerekçesiyle değerlendirmektedir. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025; Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/705 E., 2025/56 K., 22.01.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Kıymetli evrak alacaklısı, kabul etmeme ya da ödememeyi noter düzenlemesiyle protesto belgesi sunarak ispatlamakla yükümlüdür.
  • Protesto belgesi noterlikçe düzenlenmiş resmi belge olarak sunulmalıdır; diğer delillerle protestonun yerine geçirilmesi bu maddenin öngördüğü şekli karşılamaz.
  • Protestonun noterlikçe düzenlenmediğini ileri süren taraf, bu savunmasını ilgili belgenin yokluğu ya da şekle aykırılık üzerinden ortaya koyar.
  • Protesto ile ilgili olarak sunulan belgenin 716. maddedeki şekil ve surete uygun olup olmadığı mahkemece incelenir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.716: Protestonun şekil ve suretini ayrıntılı biçimde düzenler; 715. madde bu şekil ve suretin noter eliyle yerine getirilmesini zorunlu kılar.

TTK m.716 — İçindekiler

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun poliçe hukukuna ilişkin protesto belgesinin asgari içeriğini düzenler. Maddede protesto belgesinde bulunması gereken unsurlar (protestoyu çeken ve kendisine çekilenlerin adları, davet ve sonuç şerhi, noterin imzası), kısmi ödemenin protestoya yazılması ve tekrar ibrazın protestoya kaydedilmesi sayılır. Kural, poliçeden doğan haklarını protesto yoluyla koruyan lamlar ve muhataplar bakımından uygulanır. Protestonun düzenlenme usulünü, sürelerini ve protesto yerine geçen beyanları düzenlemez (m.778 ve sonrası ile bu alandaki diğer maddeler). Protestoyu düzenleyecek noterin yetkisi, protesto çekme süresi ve protesto yerine geçen beyanlar da bu maddede yer almaz.

İçindekiler: hangi kavramlar bilinmeli?

Protesto
Poliçenin ödenmemesi ya da kabul edilmemesi halinde, bu durumun yetkili noter tarafından resmî biçimde tespit edilmesi işlemidir. Maddede protestonun asgari içeriği sayılmıştır; içeriği eksik belge protesto niteliğini taşımaz.
Davet şerhi
Muhatabın poliçeden doğan taahhüdünü yerine getirmeye çağrıldığını ve bu çağrının sonucunu gösteren protesto kaydıdır. Kayıt, çağrının yapıldığı yeri ve günü de içermelidir.
Kısmi ödeme
Poliçe bedelinin bir kısmının ödenmesidir. Kısmi ödeme protestoda belirtilir ve poliçenin tamamı için ödenmemiş sayılmaz; kalan kısım için protesto gerekir.
Tekrar ibraz
Kabul için poliçenin muhataba ertesi gün yeniden sunulmasıdır. Muhatabın talebi üzerine yapılır ve protestoya yazılır.

İçindekiler: hangi şartlar aranır?

  • Protestoyu çeken ve kendisine protesto çekilen kişilerin adları veya ticaret unvanları protestoda yer almalıdır.
  • Kendisine protesto çekilen kişinin poliçeden doğan taahhüdünü yerine getirmeye davet edildiği, ancak taahhüdünü ifa etmediği, kendisinin bulunamadığı ya da ticaret yerinin veya konutunun belirlenemediği şerhle belirtilmelidir.
  • Davetin yapıldığı veya davet teşebbüsünün sonuçsuz kaldığı yer ve güne ait şerh protestoda yer almalıdır.
  • Protestoyu düzenleyen noterin imzası protestoda bulunmalıdır.
  • Kısmi ödeme yapılmışsa bu durum protestoda belirtilmelidir.
  • Kabul için ibraz edilen poliçenin ertesi gün tekrar ibrazının istenmesi hâlinde bu talep protestoya yazılmalıdır.

İçindekiler: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki unsurları taşıyan protesto, poliçenin ödenmediğini veya kabul edilmediğini resmi belgeyle ortaya koyar.
  • Birinci fıkra bentlerinden birinin eksik olması, protestonun asgari içerik şartını karşılamadığı anlamına gelir.
  • Kısmi ödeme protestoda belirtilmezse, ödenen kısmın düşülmüş tutarı için protestonun tespit gücü sınırlanır.
  • Muhatabın talebi üzerine tekrar ibraz yapılmış ancak protestoya yazılmamışsa, bu ibrazın belgeyle kanıtlanması güçleşir.
  • Maddenin bu fıkraları emredici niteliktedir; sözleşmeyle bu asgari içerik azaltılamaz.

Zorunlu içerik ile isteğe bağlı kayıt arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra bentleri (a-d) protestonun geçerli olması için zorunlu asgari içeriği oluşturur.

İkinci ve üçüncü fıkradaki kayıtlar, ilgili durum gerçekleştiğinde yazılması gereken ek kayıtlardır.

Birinci fıkradaki unsurlardan biri eksikse protesto asgari içeriği taşımaz; ikinci ve üçüncü fıkra kaydının bulunmaması ise belgeyi geçersiz kılmaz, yalnızca o durumun belgede yer almadığı anlamına gelir.

Tam ödeme ile kısmi ödeme arasındaki fark nedir?

Poliçe bedelinin tamamının ödenmemesi halinde protestoda ödeme yapılmadığı belirtilir.

Kısmen ödeme yapılmışsa bu durum ayrıca protestoya yazılır.

Kısmi ödeme protestoya yansıtılmazsa belgenin ödenmeyen tutara ilişkin tespit gücü tartışmalı hale gelir.

Kabul ibrazı ile tekrar ibraz arasındaki fark nedir?

Kabul için ilk ibraz, muhatabın poliçeyi kabul edip etmediğinin tespitine yöneliktir.

Tekrar ibraz, muhatabın talebi üzerine ertesi gün yapılan ikinci ibrazdır.

Tekrar ibraz istendiyse bu talep protestoya yazılmadan ibrazın belgelenmiş sayılması güçleşir.

İçindekiler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Protestonun varlığını yalnızca noterin imzasının bulunmasına bakarak kabul etmek; davet ve sonuç şerhlerinin eksikliğini gözden kaçırmak.
  • Kısmi ödemeyi protestoya yazmadan ödenmeyen tutarın tamamı için protesto geçerli sayılmak.
  • Tekrar ibraz talebinin protestoya yazılmasını zorunlu saymamak ya da bu talebin yazılı kaydını aramadan ibrazın gerçekleştiğini kabul etmek.
  • Madde metnindeki "yer ve güne ait şerh" şartını davetin yapılıp yapılmadığından bağımsız olarak aramamak; sonuçsuz kalan davet teşebbüsünün de yer ve günü göstermesi gerektiğini gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, protesto belgesinin noterin imzası ve davet şerhi gibi unsurlarının bulunmasını protestonun geçerliliği açısından aramaktadır. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025; Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/705 E., 2025/56 K., 22.01.2025)
  • Keşidecinin protestosu sunulmadığında alacaklının borçlu hakkında takip başlatmasının ve protesto bilgisinin dosyada yer almamasının sonuçları, protestonun varlığının ispatı üzerinden tartışılmaktadır. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025; Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/705 E., 2025/56 K., 22.01.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Protestoyu ileri süren ve poliçe bedelini talep eden tarafın, protestonun m.716 birinci fıkradaki unsurlarını taşıdığını ispatlaması gerekir; belge çoğunlukla noter tarafından düzenlenmiş resmi kayıttır.
  • Davet şerhinin ve sonuç şerhinin gerçekliği, protestoyu düzenleyen noterin belgesiyle ispatlanır; karşı taraf bu belgenin eksikliğini ileri sürerek protestonun geçerliliğine itiraz edebilir.
  • Kısmi ödeme veya tekrar ibraz iddiasını ileri süren taraf, bu hususun protestoya yazıldığını ya da başka bir belgeyle kanıtlandığını göstermelidir; protestoda yer almayan bu iddialar, yazılı delil olmadan kabul görmeyebilir. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.778: Protestonun düzenlenmesine ilişkin usulü ve bu usulde yapılacak işlemleri düzenleyen hükümdür; m.716 protestonun içeriğini belirlerken m.778, protestonun düzenleneceği çerçeveyi gösterir.
  • 6102 m.730: Poliçe hukukunda protesto yerine geçen beyanlar ve bunların sınırlarını düzenler; m.716'nın içerik şartları bu beyanlar için de işlevsel bir karşılık oluşturur.

TTK m.717 — Protesto belgesi

Bu madde, poliçede protestonun şeklini ve belgeye bağlanma biçimini düzenler: protestonun ayrı bir belge hâlinde düzenlenip poliçeye bağlanması kuralını, aynı poliçenin birden fazla nüshası ya da poliçenin aslı ile bir suretinin ibrazı hâlinde protestonun hangi nüsha ya da asla bağlanacağını ve diğer nüsha ile suretin protestoya nasıl bağlandığının kaydını koyar. Kuralın muhatabı, protesto çekmekle yükümlü olan hamil ve protesto belgesini düzenleyen noterdir. Madde protestonun içeriğini (m.716), protesto süresini ve protestonun çekilmesi gereken hâlleri (m.715 ve ilgili hükümler), ihbarı (m.723) ve protestodan muafiyeti (m.722) düzenlemez; bu konular ayrı maddelerde yer alır. Ayrıca müracaat hakkının zamanaşımı ve usul yönleri ile protestosuz müracaat (m.731) bu maddenin kapsamında değildir.

Protesto belgesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Protesto
Poliçede kabul etmeme veya ödememenin noter aracılığıyla belgelenmesi için düzenlenen resmi belgedir. Madde bu belgenin poliçeyle ilişkisini düzenler; belgenin içeriği m.716'da yer alır.
Poliçenin nüshası
Aynı poliçenin birden fazla örneğinin düzenlenmesi hâlinde her bir örnektir. Nüshalar arasında protestonun hangisine bağlanacağı bu madde ile belirlenir.
Poliçenin sureti
Poliçenin aslından çıkarılmış kopyasıdır. Protesto, asıl poliçe ile birlikte bir suret ibraz edilerek düzenlenmişse, protesto asla veya bu nüshalardan birine bağlanabilir.
Bağlama (ilhak)
Protesto belgesinin poliçenin aslına ya da nüshalarından birine fiziksel veya kayıt yoluyla eklenmesi işlemidir. Bağlanan belge poliçeyle birlikte hareket eder ve icra takibinde poliçe ile birlikte sunulur.
Kalan nüsha
Protestoya bağlanmayan, protestonun bağlandığı nüsha dışında kalan poliçe örnekleridir. Bu nüshalara veya suretlere protestonun bağlı olduğu kaydedilir.

Protesto belgesi: hangi şartlar aranır?

  • Protestonun ayrı bir belge hâlinde düzenlenmiş olması gerekir; protesto poliçe üzerine doğrudan yazılmaz, bağımsız bir resmi belge olarak hazırlanır.
  • Bu belgenin poliçeye bağlanması gerekir; bağlama yapılmadan protesto poliçeyle ilişkilendirilmiş sayılmaz.
  • Protesto, aynı poliçenin çeşitli nüshaları ya da poliçenin aslı ile bir suretinin ibrazı ile düzenlenmişse, protestonun bu nüshalardan birine veya asıl senede bağlanması yeterlidir.
  • Diğer nüshalara veya surete, protestonun hangi nüshaya ya da asla bağlanmış olduğunun kaydedilmesi gerekir.
  • Protestonun bağlandığı nüsha veya asıl poliçe, icra takibinde ya da müracaatta sunulabilecek ana belge niteliğinde olmalıdır.

Protesto belgesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Protesto ayrı belge olarak düzenlenip poliçeye bağlanmamışsa, protesto poliçeye bağlanmamış sayılır ve bu eksiklik müracaat hakkının kullanılmasını engelleyebilir.
  • Aynı poliçenin birden fazla nüshası varsa, protestonun bağlandığı nüsha dışındaki nüshalara ve suretlere, protestonun hangi nüsha ya da asla bağlandığı kaydedilir.
  • Poliçenin aslı ile bir suret ibraz edilerek protesto düzenlenmişse, protesto asla veya bu nüshalardan birine bağlanmak suretiyle tamamlanır.
  • Protesto bağlanmamış bir nüsha veya suret, tek başına protestoya dayalı müracaat hakkına ilişkin sonuç doğurmaz.

Protesto belgesi ile poliçe asıl ilişkisi arasındaki fark nedir?

Protestonun poliçeye bağlanması, protesto belgesinin ayrı bir belge olarak düzenlenmesi ve poliçeye eklenmesi yoluyla yapılır.

Protestonun poliçe üzerine doğrudan yazılması ya da poliçenin içine işlenmesi bu maddeye göre öngörülmemiştir.

Protesto, ayrı belge olarak düzenlenip poliçeye bağlanmadıkça müracaat hakkının kullanılmasında ana belge işlevi görmez.

Tek poliçe ile çok nüshalı poliçe arasındaki fark nedir?

Tek bir poliçe aslı üzerinde protesto yapılırsa, protesto doğrudan o asla bağlanır.

Aynı poliçenin birden fazla nüshası varsa, protesto nüshalardan birine bağlanır ve diğerleri için bu bağlantı kaydedilir.

Çok nüshalı poliçede protestonun hangi nüshaya bağlandığı kayıtla belirlenmiş olmalıdır; kayıt yoksa diğer nüshalar bakımından protestonun bağlandığı ispat edilemez.

Asıl poliçe ile suret ibrazı arasındaki fark nedir?

Protesto, poliçenin aslı ile bir sureti birlikte ibraz edilerek düzenlenmişse, protesto asla bağlanır.

Protesto yalnız suret üzerine bağlanacak biçimde düzenlenmemelidir; suret kaydı ancak aslın ya da bir nüshanın protestoya bağlanmış olduğunu gösterir.

Suret üzerinde yapılan kayıt tek başına asıl senedin protestoya bağlandığı sonucunu vermez.

Protesto belgesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Protesto belgesini poliçe üzerine doğrudan yazılmış sayarak ayrı belge şartını atlamak.
  • Çok nüshalı poliçede protestonun hangi nüshaya bağlandığını kaydetmeden diğer nüshalara dayanmak.
  • Suret üzerindeki kaydı asıl poliçenin protestoya bağlandığı anlamına gelir sanmak.
  • Protestonun içeriğini ya da süresini bu maddeden çıkarmaya çalışmak; bu konular m.716 ve ilgili maddelerdedir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargı kararlarında protestonun poliçeye bağlanıp bağlanmadığı, hamilin müracaat hakkının varlığı bakımından incelenmektedir. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025; Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/705 E., 2025/56 K., 22.01.2025)
  • Keşideciye ya da ciranta karşı ödememe protestosunun çekilmediğinin ileri sürüldüğü uyuşmazlıklarda, protestonun poliçeye bağlandığını gösteren belgenin sunulmaması bir savunma olarak değerlendirilmektedir. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025; Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/705 E., 2025/56 K., 22.01.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Müracaat hakkını ileri süren hamil, protestonun düzenlendiğini ve poliçeye bağlandığını ispatlamakla yükümlüdür; bunun için protesto belgesi ve poliçenin aslı ya da bağlanmış nüshası sunulmalıdır. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025; Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/705 E., 2025/56 K., 22.01.2025)
  • Protestonun hangi nüsha veya asla bağlandığı, bağlama kaydı ile gösterilir; kayıt bulunmazsa karşı taraf protestonun bağlanmadığını ileri sürebilir.
  • Karşı taraf, protestonun poliçeye bağlanmadığını ya da bağlanan nüsha dışındaki nüshalar bakımından bağlantının bulunmadığını savunabilir ve bu savunmayı protesto belgesi ile poliçe nüshalarının incelenmesi yoluyla ispatlayabilir. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025; Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/705 E., 2025/56 K., 22.01.2025)
  • Poliçenin aslı ile birlikte sunulan suret, asıl ile birlikte değerlendirilir; suretin tek başına protesto bağlantısını göstermediği kabul edilmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.716: Protestonun içeriğini düzenler. Bu madde protestonun ayrı belge hâlinde düzenlenmesini ve bağlanmasını konu alırken, içerik m.716'ya göre belirlenir.
  • 6102 sayılı Kanun m.714: Protestonun çekilmesi ve kabul etmeme ya da ödememe protestosunun düzenlenmesine ilişkin genel düzenlemeyi içerir; bu madde protesto belgesinin poliçeye bağlanma biçimini tamamlar.
  • 6102 sayılı Kanun m.730: Ödememe protestosunun icra takibinde poliçenin aslı ile birlikte sunulmasını düzenler; bu madde protestonun poliçeye bağlanmasını hazırlar.

TTK m.718 — Kısmi kabul hâlinde

Kabul beyanının poliçedeki bedelin yalnızca bir kısmına özgülenmiş olması hâlinde, bu kısmi kabulün doğurduğu protesto işleminin nasıl düzenleneceğini düzenler. Hükme göre, kısmi kabul nedeniyle kabul edilmeyen kısım için protesto düzenlenecekse, poliçenin bir sureti çıkarılır ve protesto bu suret üzerine yazılır. Kabul beyanının şekli, kısmi kabulün geçerlilik koşulları, kabul süresi ve kabul etmeme hâlinde müracaat hakkı bu maddenin konusu değildir: kabulün şekli ve kısmi kabul (m.695-m.696), kabul ile ilgili süre ve kabul yükümlülüğü ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Hüküm, poliçenin kendisinin değil, protesto işlemine konu olan sureti üzerinden işlem yapılmasını öngörür. Protestonun düzenlenme usulü ve süresi (m.733 ve devamı), müracaat hakkının kullanılması ve kısmi kabul sonrası hamilin ödeme alma hakkı ile ilgili ayrıntılar bu maddede değil, başka maddelerde yer alır.

Kısmi kabul hâlinde: hangi kavramlar bilinmeli?

Kısmi kabul
Muhatabın poliçedeki bedelin yalnızca bir bölümünü kabul ettiği, geri kalanını kabul etmediği beyandır. Kabul beyanı kayıtsız ve şartsız olmalıdır; kısmi kabul bu kuralın istisnası değil, kabulün bedel bakımından sınırlandırılmış biçimidir.
Protesto
Kabul veya ödeme için muhataba yapılan başvurunun sonucunun resmî olarak tespit edilmesi işlemidir. Bu maddede protesto, kabul edilmeyen kısım için düzenlenen kabul etmeme protestosu anlamına gelir.
Poliçenin sureti
Asıl poliçenin çıkarılan bir kopyasıdır. Hüküm gereğince kısmi kabulde protesto asıl poliçe yerine bu suret üzerine yazılır; sureti düzenleme yetkisi ve şekli madde metninde ayrıca belirtilmemiştir.

Kısmi kabul hâlinde: hangi şartlar aranır?

  • Muhatabın kabul beyanının poliçedeki bedelin yalnızca bir kısmına özgülenmiş olması gerekir.
  • Kabulün bu şekilde kısmi olması nedeniyle kabul edilmeyen kısım için protesto düzenlenmiş olmalıdır.
  • Protesto düzenlenecekse poliçenin bir sureti çıkarılmalıdır.
  • Protesto, asıl poliçe üzerine değil, çıkarılan bu suret üzerine yazılmalıdır.

Kısmi kabul hâlinde: hangi sonuçları doğurur?

  • Kısmi kabul hâlinde kabul edilmeyen kısım için protesto düzenlenecekse, poliçenin bir sureti çıkarılır.
  • Protesto bu suret üzerine yazılır; asıl poliçe üzerine protesto yazılmaz.
  • Kısmi kabul, kabul edilen bedel bakımından muhatabı sorumlu kılar; kabul edilmeyen kısım için hamil müracaat hakkını bu protestoya dayanarak kullanır.
  • Protesto düzenlenmeyecekse, yani kısmi kabul bir protesto gerektirmiyorsa, bu maddedeki suret usulü uygulanmaz.

Tam kabul ile kısmi kabul arasındaki fark nedir?

Muhatap poliçedeki bedelin tamamını kabul eder; protesto düzenlenmesi gerekmez ve poliçe asıl hâliyle kullanılır.

Muhatap yalnızca bedelin bir bölümünü kabul eder; kabul edilmeyen kısım için protesto düzenlenebilir.

Yalnızca kısmi kabul hâlinde protestonun poliçe sureti üzerine yazılması söz konusu olur.

Asıl poliçe ile poliçe sureti arasındaki fark nedir?

Asıl poliçe, kabul beyanının ve poliçenin asıl metninin bulunduğu belgedir.

Poliçe sureti, kısmi kabul hâlinde protestonun yazılacağı kopyadır.

Kısmi kabulde protesto asıl poliçe üzerine değil, sureti üzerine yazılır; böylece asıl poliçe kabul edilen kısım için elde kalır.

Kısmi kabul hâlinde: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kısmi kabulde protestoyu asıl poliçe üzerine yazmak; madde metni sureti öngördüğü için bu yanlıştır.
  • Kısmi kabulü kayıtlı kabul ile karıştırmak; kısmi kabul, kabulün bedel bakımından sınırlandırılmasıdır, kayıt şart değildir.
  • Kısmi kabulde kabul edilen kısım için de protesto düzenlemek; hüküm yalnızca kabul edilmeyen kısım için protesto öngörür.
  • Protestonun sureti üzerine yazılmasını, hamilin müracaat hakkını ortadan kaldıran bir şekil eksikliği saymak; madde bu sonucu bağlamaz.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kısmi kabul sonrası kabul edilmeyen kısım için protesto düzenlenmesi, ticaret mahkemelerince kambiyo yolu alacağın dayanağı olarak değerlendirilmektedir. (Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/696 E., 2021/548 K., 04.10.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Kısmi kabulü ileri süren hamil, kabulün bedelin yalnızca bir kısmına özgülendiğini ve kabul edilmeyen kısım için protesto düzenlendiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Kabul beyanı poliçe üzerinde yazılı ve muhatap tarafından imzalı olduğundan, kısmi kabul en başta poliçenin kendisiyle ispatlanır.
  • Protestonun, poliçe sureti üzerine yazıldığı iddiası, sureti ve protesto belgesini ibraz eden tarafça ispatlanır.
  • Muhatabın kabul beyanının kısmi olmadığını ileri sürmesi hâlinde, bu savunmayı yazılı kayıtla ispatlaması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.695: Kabul beyanının poliçe üzerine yazılması ve muhatap tarafından imzalanması şeklini düzenler; kısmi kabul de bu şekle tabidir.
  • 6102 m.696: Kabulün kayıtsız ve şartsız olması gerektiğini ve kısmi kabulün mümkün olduğunu düzenler; bu madde kısmi kabulün dayanağıdır.
  • 6102 m.691: Kabulü ve protesto ile müracaat hakkını kullanabilecek hamil kavramını tanımlar.

TTK m.719 — Birden fazla kişiye karşı düzenlenen protesto

Madde, poliçeye ilişkin bir edimin birden fazla yükümlü tarafından ifasının istenmesinin zorunlu olduğu hâllerde protesto belgesinin sayısını düzenler; bu hâlde tek protesto belgesinin düzenlenmesini öngörür. Protestonun türlerini, içeriğini, süresini ve ihbar yükümlülüklerini düzenlemez (m.716, m.723 ve ilgili maddeler). Müracaat hakkının şartlarını, müracaat borçlularını ve sorumluluk sıralamasını da düzenlemez (m.713 vd.). Protestonun yerine geçen ibraz ve mücbir sebep hallerini düzenlemez (m.731 ve ilgili maddeler).

Birden fazla kişiye karşı düzenlenen protesto: hangi kavramlar bilinmeli?

Protesto belgesi
Kabul etmeme veya ödememe durumunu noter eliyle resmi biçimde tespit eden belgedir. Müracaat hakkının şekli şartı olarak düzenlenir.
Birden fazla yükümlü tarafından ifasının istenmesinin zorunlu olması
Poliçedeki bir edimin birden çok kişiden, hukuken her birinden ayrı ayrı istenmesinin gerektiği durumdur. Bu koşul, kişilerin sayısına göre değil, edimin istenme zorunluluğuna göre belirlenir.

Birden fazla kişiye karşı düzenlenen protesto: hangi şartlar aranır?

  • Poliçeye ilişkin bir edimin söz konusu olması gerekir.
  • Bu edimin birden fazla yükümlü tarafından ifasının istenmesi zorunlu olmalıdır; yani tek bir yükümlüye yöneltilmesi yeterli olmayan bir durum bulunmalıdır.
  • Bu zorunluluk hâlinde protesto belgesinin tek olarak düzenlenmesi gerekir; yükümlü sayısı kadar ayrı protesto belgesi düzenlenmemelidir.

Birden fazla kişiye karşı düzenlenen protesto: hangi sonuçları doğurur?

  • Edimin birden fazla yükümlüden istenmesi zorunlu ise tek protesto belgesi düzenlenir.
  • Zorunluluk bulunmadığında madde uygulanmaz; bu durumda protesto belgesinin sayısı bu maddeye göre belirlenmez.
  • Maddenin düzenlemesi, tek belgenin tüm yükümlüler bakımından protesto işlevi görmesi anlamına gelir; belge sayısındaki sadeleşme protestonun içeriğini ya da süresini değiştirmez.

Tek protesto belgesi ile yükümlü sayısınca ayrı protesto arasındaki fark nedir?

Edimin birden fazla yükümlüden birlikte istenmesinin zorunlu olduğu hâlde tek protesto belgesi düzenlenir.

Edimin birden fazla yükümlüden istenmesi zorunlu olmadığı hâlde, her yükümlü için ayrı protesto çekilmesi genel kurallara tabidir.

Zorunluluk hâlinde tek belge yeterlidir; zorunluluk yoksa madde uygulanmaz ve protesto sayısı ayrıca değerlendirilir.

Birden fazla kişiye karşı düzenlenen protesto: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Zorunluluğu aramadan, yükümlü sayısı birden fazla olduğu için her durumda tek protesto belgesi yeterli saymak.
  • Maddeyi tüm protesto türlerine veya müracaat hakkının genel şartlarına uygulanabilir sanmak; madde yalnızca belge sayısını düzenler.
  • Madde gerekçesindeki eski 6762 sayılı Kanun düzenlemesindeki 'düzenlenebilir' ifadesini esas almak; madde metni 'düzenlenir' diyerek zorunluluk öngörmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Protesto belgesinin tek düzenlenmesi gerektiğini ileri süren taraf, edimin birden fazla yükümlüden birlikte istenmesinin zorunlu olduğunu ispatlamalıdır; bu, poliçenin metninden ve ilgili yükümlülük ilişkisinden anlaşılmalıdır.
  • Protestonun noter tarafından düzenlendiği ve tek belgede tüm yükümlülerin yer aldığı, noterlik kaydı ile ispat edilir.
  • Karşı taraf, zorunluluk bulunmadığını ileri sürerek her yükümlü için ayrı protesto düzenlendiğini savunabilir; bu savunmayı da zorunluluğun yokluğunu göstererek ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.716: Protestonun içeriğini düzenler. Tek protesto belgesinde de bu içerik unsurlarının bulunması gerekir.
  • 6102 m.713: Müracaat hakkının ve müracaat borçlularının genel çerçevesini çizer; protestonun şekli şart olarak bağlandığı hak bu maddededir.

TTK m.720 — Saklama yükümü

Bu madde, noter tarafından düzenlenen protestonun ardından noter poliçesinin bir suretinin protesto belgesiyle birlikte saklanması yükümlülüğünü düzenler. Yükümlü, protestoyu düzenleyen noterdir. Madde, protestonun düzenlenme usulünü, protesto belgesinin içeriğini, protesto süresini ve protestonun hukuki sonuçlarını düzenlemez. Ayrıca saklama yükümlülüğünün ihlalinin sonuçlarını ve noterin sorumluluğunu da bu maddede aramak gerekmez; bunlar ilgili noterlik mevzuatı ve genel hükümlerle belirlenir.

Saklama yükümü: hangi kavramlar bilinmeli?

Noter poliçesi
Protestoya konu olan, noter eliyle düzenlenen poliçedir. Maddenin saklama konusu, bu poliçenin bir suretidir; aslının saklanmasını bu hüküm öngörmez.
Protesto belgesi
Protestonun yapıldığını gösteren, protestoyu düzenleyen noterce hazırlanan belgedir. Saklanacak suret bu belgeyle birlikte muhafaza edilir.
Suret
Noter poliçesinin aynısını yansıtan kopyasıdır. Maddenin öngördüğü saklama, aslın değil bu suretin saklanmasıdır.

Saklama yükümü: hangi şartlar aranır?

  • Protestonun noter tarafından düzenlenmiş olması gerekir; madde yalnız noter eliyle yapılan protestoya uygulanır.
  • Protestoyu düzenleyen noterin elinde bulunan noter poliçesinin bir sureti bulunmalıdır.
  • Bu suret, protesto belgesiyle birlikte noter tarafından saklanmalıdır.

Saklama yükümü: hangi sonuçları doğurur?

  • Noter, protestoyu düzenlemekle birlikte noter poliçesinin suretini protesto belgesiyle birlikte saklamakla yükümlü olur.
  • Saklama yükümlülüğü, protestonun noter tarafından düzenlenmesine bağlıdır; protesto yapılmamışsa bu yükümlülük doğmaz.
  • Madde, suretin saklanmasını emreder; saklanmaması halinde doğacak sonuçlar maddede düzenlenmemiştir ve ilgili noterlik mevzuatına ve genel hükümlere göre değerlendirilir.

Noter poliçesinin aslı ile sureti arasındaki fark nedir?

Aslın saklanması, senedin dolaşımı ve ödeme gibi işlemler için kendi başına esas belgedir.

Maddenin zorunlu tuttuğu şey suretin saklanmasıdır; noter bu suretle yetinir.

Noter, poliçenin aslını değil suretini protesto belgesiyle birlikte muhafaza eder.

Protesto belgesi ile noter poliçesi suret arasındaki fark nedir?

Protesto belgesi protestonun yapıldığını ispat eden belgedir.

Noter poliçesinin sureti ise protestoya konu senedin içeriğini gösterir.

Her ikisinin birlikte saklanması, protestonun hem varlığının hem de konusunun ispatına imkân verir.

Saklama yükümü: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi noterin protesto belgesi ile birlikte poliçenin aslını da saklaması biçiminde okumak; madde yalnız suretten söz eder.
  • Saklama yükümlülüğünü protestonun geçerlilik şartı saymak; madde saklamayı yükümlülük olarak koyar, protestonun varlığını bu hükme bağlamaz.
  • Saklama yükümlülüğünü bu maddeden hareketle protesto süresi veya protesto usulü hakkında sonuç çıkarmak; bu konular maddede yer almaz.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kararlarda, protestonun şartları oluştuğunda hamilin yalnız bu hüküm uyarınca protesto belgesi ve poliçe suretine dayanarak işlem yapabildiği görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/793 E., 2023/865 K., 15.02.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Protesto düzenlenmiş olduğunu ve noter poliçesinin suretinin protesto belgesiyle birlikte saklandığını, bu yükümlülüğü yerine getirmek isteyen noterin kendisi ispat etmelidir.
  • Protesto belgesinin ve suretin noter sicilinde ya da noterlik kayıtlarında bulunması, saklama yükümlülüğünün yerine getirildiğini gösteren başlıca delildir.
  • Protestonun sonradan ileri sürülmesi halinde ilgili taraf, protesto belgesinin varlığını ve içeriğini belgeyle ortaya koymalıdır; sözlü beyan bu konuda yeterli sayılmaz.
  • Hamilin protesto belgesi ve poliçe suretine dayanarak işlem yapabilmesi için bu belgelerin mevcut olduğunu kanıtlaması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

TTK m.721 — Sakat protesto

Madde, noter tarafından imzalanan protestonun geçerliliğinin, protestonun kanuna uygun düzenlenmemiş olması veya içindeki kayıtların yanlış olması hâlinde de sürdüğünü düzenler ve noterin disiplin sorumluluğunu saklı tutar. Hüküm, poliçe, bono ve çek gibi kıymetli evrakta protesto çekilmesi halinde uygulanır. Protestonun hangi hâllerde zorunlu olduğu ve içeriği (m.716), frankolu kayıt (m.722), protestosuz müracaat (m.731) ve ihbar yükümlülüğü (m.723) bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Noterin sorumluluğuna ilişkin tazminat ve disiplin usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

Sakat protesto: hangi kavramlar bilinmeli?

Noter tarafından imza edilen protesto
Kabul etmeme veya ödememe durumunu resmi biçimde belgeleyen, noter tarafından düzenlenip imzalanan protesto belgesidir. Kıymetli evrakta müracaat hakkının kullanılmasında kullanılan resmi tespit aracıdır.
Kanuna uygun düzenlenmeme
Protestonun şekil ve içerik bakımından 6102 sayılı Kanun'da öngörülen koşulları taşımaması hâlidir. Bu durumda protesto belgesi geçersiz sayılmaz; madde gereği geçerliliğini korur.
Kayıtların yanlışlığı
Protesto metninde yer alan bilgilerin, örneğin tarih, kişi veya ibraz bilgisinin gerçeğe uygun olmamasıdır. Bu yanlışlık protestonun geçerliliğini ortadan kaldırmaz.
Disiplin hükümleri
Noterin protesto düzenlerken kanuna veya mesleki kurallara aykırı davranması hâlinde uygulanacak mesleki sorumluluk rejimidir. Bu madde ile disiplin yaptırımı saklı tutulmuş olur, yani disiplin sorumluluğu protestonun geçerliliğinden bağımsız işler.

Sakat protesto: hangi şartlar aranır?

  • Protestonun noter tarafından düzenlenip imzalanmış olması gerekir.
  • Protestonun kanuna uygun düzenlenmemiş olması veya içindeki kayıtların yanlış olması, geçerliliğin ortadan kalkması için tek başına yeterli değildir; bu hâllerde protesto yine geçerli sayılır.
  • Noterin disiplin hükümlerine tabi olduğu hâllerde bu sorumluluk saklıdır; yani geçerliliğin korunması noterin mesleki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Sakat protesto: hangi sonuçları doğurur?

  • Noter tarafından imzalanan protesto, kanuna uygun düzenlenmemiş olsa da geçerlidir.
  • Protestonun içindeki kayıtlar yanlış olsa da protesto geçerli kalır.
  • Noterin disiplin sorumluluğu saklıdır ve geçerlilik sonucu bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
  • Protestonun geçersizliği nedeniyle müracaat hakkı kendiliğinden düşmez; hakkın kullanılması protestonun geçerli sayılması üzerine sürer.

Protestonun geçerliliği ile noterin disiplin sorumluluğu arasındaki fark nedir?

Protestonun geçerliliği, belgenin hukuki sonuçlarını doğurmaya devam etmesidir; madde bu durumda kanuna uygunsuzluk veya yanlış kayıt nedeniyle geçersizlik öngörmez.

Noterin disiplin sorumluluğu, mesleki kurallara aykırı davranışına bağlı olup protestonun geçerliliğinden ayrı bir alandır.

Protestonun kanuna aykırı olması, senedi hamilin müracaat hakkı bakımından kendiliğinden ortadan kaldırmaz; noter hakkında ise ayrıca disiplin yoluna gidilebilir.

Sakat protesto: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Protestonun kanuna aykırı düzenlenmesini geçersizlik sebebi saymak; m.721 bu hâlde geçerliliği korur.
  • Kayıtlardaki yanlışlığı protestonun tamamen geçersizliği olarak değerlendirmek; yanlışlık yalnızca belgenin içeriğini etkiler.
  • Noterin disiplin sorumluluğunu protestonun geçerliliğiyle karıştırmak; iki alan birbirinden bağımsızdır.
  • Bono ibraz edilmeden düzenlenen protestoyu kanuna uygun saymak; bu hâlde protesto kanuna uygunluk bakımından sorunludur ve m.721 gözetilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Protestonun bono ibraz edilmeden düzenlenmesi hâlinde, m.721 gözetildiğinde protestonun kanuna uygunluğundan söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. (Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/532 E., 2019/1037 K., 20.11.2019; 11. Hukuk Dairesi, 2014/15698 E., 2015/2917 K., 04.03.2015)
  • Protestonun senet bilgileri doğrultusunda gerçekleştirilmiş olması hâlinde, m.721 gereğince protestonun haksız protesto sayılamayacağı ve bankanın kusurundan söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/4487 E., 2024/8672 K., 04.12.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Protestonun geçerliliğini iddia eden hamil, protestonun noter tarafından düzenlenip imzalandığını belgeyle ispatlamalıdır.
  • Protestonun kanuna aykırı olduğunu ileri süren taraf, bu aykırılığı ibraz veya bildirim kayıtlarıyla ispatlamalıdır; yalnızca şekil eksikliği bu sonucu doğurmaz.
  • Yanlış kayıt iddiasında, kaydın gerçeğe aykırılığını iddia eden taraf bunu ispat yükü altında belgeyle göstermelidir. (Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/532 E., 2019/1037 K., 20.11.2019)
  • Noterin disiplin sorumluluğu iddiasını ileri süren taraf, noterin kusurlu davrandığını ayrı bir yolla ortaya koymalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.716: Protestonun içeriğini ve zorunlu unsurlarını belirler; m.721'in geçerlilik kuralı bu içeriğe uyulmamasını kapsar.
  • 6102 sayılı Kanun m.722: Frankolu kayıt bulunan poliçede protesto çekilip çekilmeyeceğini düzenler; m.721 bu tür kayıtlarla ilgili protesto geçerliliği sorununu tamamlar.
  • 6102 sayılı Kanun m.731: Protestosuz müracaat hâllerini düzenler; protestonun geçerliliği ile protestosuz müracaat arasındaki ilişkiyi belirler.

TTK m.722 — Protesto düzenlenmesi gerekmeyen hâller

Bu madde, poliçede düzenleyen, ciranta veya aval verenin "gidersiz" ya da "protestosuz" (frako) kaydı koymasının sonuçlarını düzenler. Kaydın kimin tarafından konduğuna göre hangi borçluları bağladığını, hamilin ihbar ve ibraz yükümlülüklerinin bu kayıtla ortadan kalkıp kalkmadığını ve giderlerin kime ait olacağını belirler. Kayıt, poliçedeki tüm borçlular bakımından ya da yalnızca kaydı koyan kişi bakımından etkili olabilir. Madde, poliçe hukukunun genel kurallarının (poliçenin düzenlenmesi, kabul, aval, ciro) uygulandığı poliçeler için geçerlidir. Madde, protesto düzenleme yükümünün ne zaman zorunlu olduğunu (m.710 ve m.734 kapsamında kabul etmeme ve ödememe protestosu) düzenlemez. Hamilin ihbar yükümlülüğünün içeriğini ve süresini (m.723), protesto zorunluluğunun istisnası olarak mücbir sebebi (m.731) ve kambiyo senetlerine özgü takip ve zamanaşımı sürelerini de düzenlemez.

Protesto düzenlenmesi gerekmeyen hâller: hangi kavramlar bilinmeli?

Gidersiz / protestosuz kaydı
Düzenleyen, ciranta veya aval verenin senede yazıp imzaladığı, hamilin protesto düzenleme yükümünden kurtulmasını sağlayan kayıttır. Kanunda sayılan ibarelerle sınırlı değildir; eş anlamlı herhangi bir ifade de aynı işlevi görür.
Protesto düzenleme yükümü
Hamilin kabul etmeme veya ödememe durumunda noter aracılığıyla protesto çekme yükümlülüğüdür. Frako kaydı bu yükümü ortadan kaldırır, ancak hamilin diğer yükümlerini ortadan kaldırmaz.
Hamilin başvuru hakkı (müracaat hakkı)
Poliçe borçlularına karşı, ödenmeyen bedel için başvurma hakkıdır. Frako kaydı bu hakkın kendisini değil, yalnızca protesto ile bağlantılı şekil yükünü kaldırır.
Borç altına girenler
Poliçeden dolayı sorumlu olan düzenleyen, ciranta ve aval verenlerin tümüdür. Üçüncü fıkra ile dördüncü fıkrada, kaydın etkisinin kimlere uzanacağını belirlemek için kullanılır.

Protesto düzenlenmesi gerekmeyen hâller: hangi şartlar aranır?

  • Kaydın düzenleyen, ciranta veya aval veren tarafından senet üzerine yazılması ve bu kişinin imzasının bulunması gerekir.
  • Kayıt "gidersiz", "protestosuz" ibaresi ya da bunlara eş anlamlı herhangi bir ibare olmalıdır.
  • Kaydın etkisi, kaydı koyanın sıfatına göre belirlenir: düzenleyen tarafından konan kayıt poliçeden borçlu olan herkes bakımından geçerlidir; ciranta veya aval verenin koyduğu kayıt yalnızca onun hakkında hüküm doğurur.
  • Hamil, kayda rağmen protesto çekerse giderler kendisinin üzerinde kalır; bu hâlde protesto düzenleme yükümü ortadan kalkmış olduğundan çekilen protesto için ödenen giderler hamile aittir.
  • Kaydın bulunmasına rağmen hamilin poliçeyi süresinde ibraz etmesi ve gereken ihbarları yapması zorunludur; bu yükümlülükler kayıtla kalkmaz.

Protesto düzenlenmesi gerekmeyen hâller: hangi sonuçları doğurur?

  • Düzenleyen tarafından konan kayıt varsa, poliçeden borç altına girmiş olanların hepsi hakkında protesto düzenleme yükümü kalkar.
  • Ciranta veya aval veren tarafından konan kayıt varsa, protesto yükümü yalnızca o kişi hakkında kalkar; diğer borçlular bakımından protesto hâlâ gerekli olabilir.
  • Düzenleyenin kaydına rağmen hamil protesto çekerse protesto giderleri hamile ait olur ve bu giderleri borçlulardan isteyemez.
  • Ciranta veya aval verenin kaydına rağmen çekilen protestonun giderlerini, poliçeden borç altına girenlerin tamamı hamile tazmin eder.
  • Kayıt, hamilin poliçeyi süresinde ibraz etmesi ve gereken ihbarları yapması yükümlülüklerini kaldırmaz; bu yükümler devam eder.
  • Süreye uyulmadığını ispat yükü, bunu hamile karşı ileri süren kişidedir; hamil süreye uymuşsa bu hususu ayrıca kanıtlamak zorunda değildir.
  • Kayıt ibraz ve ihbar yükümlerini kaldırmadığı için, süresinde ibraz ve ihbar yapılmamışsa hamil müracaat hakkını kaybedebilir veya ihmalinden doğan zarardan sorumlu olabilir.

Düzenleyen kaydı ile ciranta veya aval veren kaydı arasındaki fark nedir?

Düzenleyenin koyduğu kayıt, poliçeden borç altına girmiş herkes hakkında geçerlidir. Kaydın kapsamı en geniş haldedir.

Ciranta veya aval verenin koyduğu kayıt yalnızca onun kendisi hakkında geçerlidir. Diğer borçlular protesto yükümünden yararlanmaz.

Düzenleyenin kaydına rağmen hamil protesto çekerse giderler hamile aittir; ciranta veya avalistin kaydına rağmen çekilen protestonun giderlerini ise poliçeden borç altına girenlerin tamamı birlikte öder.

Protesto yükümünün kalkması ile ibraz ve ihbar yükümünün devamı arasındaki fark nedir?

Kayıt, hamilin protesto düzenleme yükümünü ortadan kaldırır.

Kayıt, hamilin poliçeyi süresinde ibraz etmesi ve gereken ihbarları yapması yükümlerini kaldırmaz.

Hamil protesto çekmese de ibraz ve ihbar yükümlerini yerine getirmek zorundadır; sürelere uyulmadığını ileri süren kişi bunu ispatlamak zorundadır.

Protesto düzenlenmesi gerekmeyen hâller: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Frako kaydını düzenleyen dışındaki bir borçlunun koyduğu kaydın tüm borçlular için de geçerli olduğunu varsaymak; kayıt yalnızca koyanı bağlar.
  • Frako kaydının hamilin ibraz ve ihbar yükümlerini de kaldırdığını düşünmek; kayıt yalnızca protesto yükümünü kaldırır.
  • Düzenleyenin kaydına rağmen çekilen protestonun giderlerini borçlulardan istemek; bu giderler hamile aittir.
  • Ciranta veya aval verenin kaydına rağmen çekilen protestonun giderlerini yalnızca kayıt koyana yüklemek; bu giderleri poliçeden borç altına girenlerin tamamı tazmin eder.
  • Süreye uyulmadığını ispatlama yükünü hamile yüklemek; ispat yükü süreye uyulmadığını ileri süren kişidedir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hamilin ödememe protestosu çekmediğini ileri süren borçlular, ancak kayıt düzenleyen tarafından konmuşsa protesto çekilmemesinin hukuki sonuç doğurduğunu ileri sürebilir; ciranta veya aval verenin kaydı yalnızca kendisi hakkında bu sonucu doğurur.
  • Protesto çekilmemesi gerektiğinde ve kayıt geçerli olduğunda, hamil yine protesto çekerse giderler hamile ait olduğundan, uygulamada bu giderlerin tazmini talebi reddedilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Frako kaydını ileri süren kişi, kaydın senette bulunduğunu ve kaydın düzenleyen, ciranta veya aval verenin imzasıyla konduğunu ispat etmelidir; senet metni ve imza bu ispatın temel delilidir.
  • Hamilin süresinde ibraz ettiğini veya ihbarda bulunduğunu ileri süren kişi bunu değil, süreye uyulmadığını ileri süren karşı taraf ispat etmelidir; bu, m.722/2 gereğince kanunen karşı tarafa düşen bir yüktür.
  • Kaydın ciranta veya aval veren tarafından konduğunu ileri süren borçlu, bu kaydın yalnızca kendisi hakkında etkili olduğunu savunuyorsa, diğer borçlular için protesto zorunluluğunun devam ettiğini ileri süren hamil bunu kendi lehine ileri sürmelidir.
  • Hamil, kayda rağmen protesto çekmişse bu protestonun giderlerini borçlulardan talep ederken protesto çekilmesinin zorunlu olmadığını ispatlamak zorunda değildir; giderler kendi üzerinde kalır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.723: Hamilin ihbar yükümlülüğünü düzenler. Frako kaydı bu yükümlülüğü kaldırmadığı için, kayıt olsa da ihbar süreleri geçerli kalır.
  • 6102 sayılı Kanun m.731: Mücbir sebep hâlinde protesto ve ibraz yükümlerinin ertelenmesi veya kalkması gibi istisnaları düzenler; bu madde ile birlikte değerlendirilmelidir.
  • 6102 sayılı Kanun m.716: Protestonun içeriğini düzenler; frako kaydı varsa protesto çekilmediği için bu içerik şartları bu durumda uygulanmaz.

TTK m.723 — İhbar zorunluluğu

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 723. maddesi, poliçede kabul etmeme veya ödememe hâllerinin rücu hakkı sahiplerine ihbar edilmesini düzenler. Hamilin ihbar yükümlülüğünü, ciranta zincirinde ihbarın sırasını ve süreleri, adres yazılmadığı hâlde ihbarın yapılacağı kişiyi, ihbarın yapılma yollarını, ihbarı yapanın ispat yükünü ve ihbar yükümlülüğüne uyulmamasının sonuçlarını kapsar. Madde, poliçede imzası bulunan herkese, yani hamil, ciranta ve avalistlere, poliçe ilişkisi içinde uygulanır. Maddede protesto işleminin kendisinin usulü (m.724 ve devamı niteliğindeki protesto hükümleri), poliçe bedelinin ödenmesi için düzenleyene veya kabul edene karşı rücu davasının zamanaşımı ve müracaat hakkının kullanılması düzenlenmemiştir. Keza kabul ve ödemeye ait ibraz yükümlülüğü ile çekin ihbarı gibi komşu konular bu maddenin dışındadır.

İhbar zorunluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

İhbar (kabul etmeme veya ödememe ihbarı)
Poliçenin kabul edilmemesi veya ödenmemesi hâlini, bu hâlden rücu hakkı doğan önceki cirantaya ve düzenleyene bildirme işlemidir. Maddede ihbar bir ihbarname ile, noter aracılığıyla veya poliçenin iadesi yoluyla yapılabilir; bu bildirimin içeriği kabul etmeme ya da ödememe olayını kapsamalıdır.
Gidersiz kaydı
Poliçede düzenleyen veya ciranta tarafından konulan, protesto yapılmadan ihbar yapılmasını sağlayan kayıttır. Bu kayıt varsa ihbar süresi protesto günü yerine ibraz gününden işler.
Cirantaya ihbar sırası
Ödememe veya kabul etmeme hâlinde ihbarın hamilden başlayarak her cirantanın kendisinden önceki cirantaya zincir hâlinde yapılmasıdır. Bir ciranta, aldığı ihbarı kendisinden önceki cirantaya iletmek zorundadır ve bu zincir düzenleyene kadar sürer.
Aval
Poliçede imzası bulunan bir kişinin, poliçe bedelinin ödenmesini garanti etmek için verdiği teminattır. Bu maddeye göre ikinci fıkra uyarınca ihbar yapılan kişiye aval veren de aynı süre içinde ihbar almalıdır.
Başvurma hakkı (rücu hakkı)
Poliçenin ödenmemesi hâlinde ödeme yapmak zorunda kalan hamilin veya cirantanın önceki poliçe borçlularına karşı sahip olduğu geri alma hakkıdır. İhbar süresinin kaçırılması bu hakkı ortadan kaldırmaz; yalnızca ihmalden doğan zararın tazmini sorumluluğu doğar.

İhbar zorunluluğu: hangi şartlar aranır?

  • Hamil, protesto gününü veya poliçede gidersiz kaydı varsa ibraz gününü izleyen dört iş günü içinde, kabul etmeme veya ödememe hâllerini kendi cirantasına ve düzenleyene ihbar etmek zorundadır.
  • Her ciranta, aldığı ihbarı aldığı günü izleyen iki iş günü içinde, önceki ihbarları yapan kişilerin adlarını ve adreslerini göstererek kendi cirantasına iletmelidir; süreler önceki ihbarın alındığı tarihten işlemeye başlar.
  • Poliçede imzası bulunan bir kişiye ihbar yapıldığında, aval veren kişiye de aynı süre içinde ihbar yapılmalıdır.
  • Bir ciranta adresini hiç yazmamış veya okunamayacak biçimde yazmışsa, ihbarın ondan önceki cirantaya yapılması yeterlidir.
  • İhbar noter aracılığıyla veya yalnızca poliçenin iadesi yoluyla yapılmalıdır.
  • İhbarı yapmakla yükümlü olan kişi, ihbarı belirli süre içinde yaptığını ispat etmek zorundadır.

İhbar zorunluluğu: hangi sonuçları doğurur?

  • İhbar süresi içinde ihbarname gönderilirse rücu hakkı korunur ve ihbarı yapan, zincirdeki cirantalara karşı başvurma hakkını kullanabilir.
  • İhbar süresi içinde ihbarname gönderilmezse ilgili kişi başvurma hakkını kaybetmez; ancak ihmalinden doğan zarardan sorumlu olur.
  • İhmalden doğan zararın tazminat borcu poliçe bedeliyle sınırlıdır; zarar poliçe bedelini aşamaz.
  • Aval verene aynı süre içinde ihbar yapılmazsa, aval verenin bu ihmalinden doğan sorumluluk da 7. fıkra kapsamında değerlendirilir.
  • Adresi yazılmamış ya da okunamayan cirantaya ihbar yapılmazsa, ihbar eksikliği bu cirantanın rücu hakkını sıfırlamaz; yalnızca ihbarın önceki cirantaya yapılması yeterli sayılır.
  • İhbar noter aracılığıyla veya poliçenin iadesi yoluyla yapılırsa geçerli kabul edilir; başka yollar bu maddede düzenlenmemiştir.

Hamil ile ciranta ihbar süresi arasındaki fark nedir?

Hamil, protesto gününü ya da gidersiz kaydı varsa ibraz gününü izleyen dört iş günü içinde ihbar yapar.

Ciranta, kendisine ihbar geldiğinde aldığı günü izleyen iki iş günü içinde önceki cirantaya ihbar eder.

İki farklı süre uygulanır; hamilin süresi, sonraki cirantaların süresinden daha uzundur ve başlangıç anları farklıdır.

Gidersiz kaydı var ile yok arasındaki fark nedir?

Poliçede gidersiz kaydı bulunduğunda ihbar süresi ibraz gününden başlar.

Gidersiz kaydı bulunmadığında süre protesto gününden başlar.

Protesto yapılmamışsa hamil için ihbar süresinin başlangıç tarihi değişir.

Adresi yazılmış ciranta ile adresi yazılmamış ya da okunamayan ciranta arasındaki fark nedir?

Adresi açıkça yazılmış cirantaya ihbar, doğrudan o cirantaya yapılır.

Adresi hiç yazılmamış ya da okunamayacak biçimde yazılmış cirantaya ihbar yapılamaz.

Bu durumda ihbar, adres eksikliği olan cirantanın bir önceki cirantasına yapılmakla yetinilir.

Aval veren ile aval verilen kişi arasındaki fark nedir?

Aval verilen, yani ihbar alan imzalı kişi, ihbarı zincir sırasına göre iletir.

Aval veren, ihbar alan kişinin avalisti olarak ayrıca ihbar almak zorundadır.

Aval verenin de aynı süre içinde ihbar alması gerekir; ihbar yapılmazsa avalistin korunması açısından zincir eksik kalır.

İhbar zorunluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Gidersiz kaydı bulunan poliçede ihbar süresini protesto gününden saymak; süre ibraz gününden başlar.
  • Ciranta ihbarını dört iş günü süresiyle hesaplamak; ciranta süresi iki iş günüdür.
  • İhbarın süre geçtikten sonra yapılmasını rücu hakkının tamamen düştüğü biçiminde yorumlamak; süre hak düşürücü değildir, yalnızca ihmal sorumluluğu doğurur.
  • Tazminat sorumluluğunu poliçe bedeliyle sınırsız görmek; ihmalden doğan tazminat poliçe bedeliyle sınırlıdır.
  • Aval verene ihbar yapılması gerektiğini gözden kaçırmak; aynı süre içinde aval verene de ihbar yapılmalıdır.
  • İhbarı herhangi bir yolla yapılabilir sanmak; maddede noter aracılığıyla veya poliçenin iadesiyle yapılması öngörülmüştür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Gidersiz kaydı bulunan poliçede ihbar süresinin protesto tarihi yerine ibraz gününden başladığı dikkate alınmalıdır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/6388 E., 2024/8014 K., 19.11.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • İhbarı yapmakla yükümlü olan kişi, ihbarı belirli süre içinde yaptığını ispat etmek zorundadır (6. fıkra); ihbarnamenin noter aracılığıyla veya poliçenin iadesiyle yapıldığı belgelerle gösterilmelidir.
  • Sürenin geçtiği ileri sürülen durumda, süre içinde ihbar yapıldığını ispat yükü ihbar yükümlüsünde olduğundan, ihbarname veya noter belgesi ibraz edilmelidir.
  • İhbar yükümlüsünün gerekli ihbarı yapmadığını savunan karşı taraf, ihmal ve bundan doğan zararı da ortaya koymalıdır; zararın varlığı ve miktarı poliçe bedeliyle sınırlıdır.
  • Adresin yazılmadığı ya da okunamadığı iddiası, poliçenin metninden ve ihbarın yapıldığı ciranta bilgisinden değerlendirilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.723: Maddenin kendisidir; ihbar sürelerini ve yollarını düzenler.
  • 6102 sayılı Kanun m.723/7: Süreye uyulmamasının sonucunu belirler; hak düşmez, ancak poliçe bedeli ile sınırlı tazminat sorumluluğu doğar.

TTK m.724 — Teselsül

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 724. maddesi, poliçede imzası bulunan kişilerin (düzenleyen, kabul eden, ciro eden ve aval veren) hamile karşı sorumluluğunun niteliğini, hamilin bu borçlulara başvuru serbestisini ve poliçeyi ödeyen kişinin rücu hakkını düzenler. Kişisel kapsamı poliçe ilişkisinde borç altına girenlerle sınırlıdır; iç ilişkideki (borçlular arasındaki) rücu davası bu maddede değil, başka hükümlerde ele alınır. Madde poliçenin şekli, geçerlilik koşulları, ibraz ve ödeme süreleri ile zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri düzenlemez (poliçenin şekli ve ibrazı ilgili TTK hükümlerinde, kambiyo zamanaşımı ise TTK m.724'ün kullanıldığı başka bağlamlarda değil, kambiyo senetleri ile ilgili ayrı hükümlerde yer alır). Ayrıca ticari borçlarda kefalet ve teselsül karinesi TTK m.7'de düzenlenmiş olup bu maddede yer almaz.

Teselsül: hangi kavramlar bilinmeli?

Hamil
Poliçenin kendisine geçerli biçimde ciro edildiği veya poliçenin bizzat lehine düzenlendiği ve alacağı talep etme yetkisine sahip olan kişidir. Hamilin bu sıfatı, poliçeyi zilyetliğinde bulundurmasıyla birlikte geçerli ciro zincirine dayanmasına bağlıdır.
Müteselsil borçluluk
Birden çok borçlunun aynı borcun tamamından alacaklıya karşı sorumlu olması durumudur. Alacaklı tek bir borçludan tamamını isteyebilir; bir borçlunun ödemesi diğerlerini de borçtan kurtarır.
Aval
Poliçeye, poliçe borçlusu lehine verilen ve avalist olarak üstlenilen bir kambiyo taahhüdüdür. Avalist, aval verdiği kişinin sorumluluğuna katılır.
Başvuru (rücu) hakkı
Poliçe borçlularından birinin borcu ödemesinden sonra, ödediği tutarı diğer poliçe borçlularından talep etme hakkıdır. Bu hak, ödeyenin poliçeden dolayı borç altına girmiş olmasını şart koşar.

Teselsül: hangi şartlar aranır?

  • Poliçeden dolayı borç altına girmiş bir kişinin bulunması gerekir: düzenleyen, kabul eden, ciro eden veya aval veren kişilerden biri olunmalıdır.
  • Hamilin poliçe borçlularından birine, bir kaçına ya da hepsine birden başvurabilmesi için borçlular arasındaki sıranın hamil bakımından bağlayıcı olmaması gerekir.
  • Başvuruda bulunan hamilin, poliçenin geçerli ciro zincirine dayanarak hak sahibi olduğunu göstermesi gerekir.
  • Poliçeyi ödemiş olan kişinin, ödeme nedeniyle poliçeden borç altına girmiş olması gerekir; bu kişi aynı hakkı kullanabilir.
  • Hamilin borçlulardan yalnızca birine başvurması, o ana kadar başvurduğu borçludan sonra gelenlere karşı hakkını kaybetmesi sonucunu doğurmaz.

Teselsül: hangi sonuçları doğurur?

  • Poliçeyi düzenleyen, kabul eden, ciro eden veya aval veren kişiler hamile karşı müteselsil borçlu olarak sorumlu olur.
  • Hamil, borçlulardan dilediğine, bir kısmına veya hepsine birden başvurabilir ve borcun tamamını talep edebilir.
  • Hamilin borçlulardan birine başvurması, o ana kadar başvurduğu borçludan sonra gelenlere karşı haklarını kaybetmesi sonucunu doğurmaz.
  • Poliçeden dolayı borç altına girmiş olup poliçeyi ödeyen kişi, aynı başvuru hakkını kullanabilir ve ödediği tutarı diğer borçlulardan talep edebilir.
  • Poliçeden borç altına girmemiş bir kişinin ödemesi bu madde kapsamındaki rücu hakkını doğurmaz.

Hamilin başvurusu ile borçlular arasındaki sıra arasındaki fark nedir?

Hamil, poliçe borçlularından herhangi birine doğrudan başvurabilir; bu başvuruda borçlular arasındaki sıra (örneğin düzenleyen, kabul eden, ciro edenler) ona bağlayıcı değildir.

Borçlular arasındaki iç sıra ise poliçenin ciro zinciri ve sorumluluk sıralamasına göre belirlenir; bu sıra hamil bakımından bağlayıcı değildir.

Hamil, ciro sırasını atlayarak en elverişli gördüğü borçludan tamamını isteyebilir.

Ödeyen borçlunun rücu hakkı ile hamilin başvurusu arasındaki fark nedir?

Poliçeyi ödeyen kişi, poliçeden borç altına girmiş olmak kaydıyla, kendisinden önceki borçlulara karşı aynı başvuru hakkını kullanabilir.

Hamil ise doğrudan alacaklı sıfatıyla başvurur ve kendi alacağını talep eder.

Ödeyen kişi kendi ödemesinin geri alınmasını, hamil ise poliçe alacağının tamamını talep eder.

İlk başvurulan borçlu ile sonradan başvurulan borçlu arasındaki fark nedir?

Hamilin ilk başvurduğu borçlu, hamil bakımından ödeme yükümünü hemen üstlenmiş olur.

Hamilin sonradan başvuracağı diğer borçlular ise ilk borçludan sonra gelen durumdadır.

Hamil ilk başvurduğu borçluya karşı hakkını kaybetmez; ancak bu borçludan sonra gelenlere karşı hakkını kaybeder.

Teselsül: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Hamilin borçlular arasındaki ciro sırasına bağlı olduğunu varsaymak; oysa hamil sırayı gözetmeksizin herhangi bir borçluya başvurabilir.
  • Hamilin ilk başvurduğu borçluya karşı hakkını kaybettiğini düşünmek; kaybın yalnızca ilk borçludan sonra gelenlere karşı doğduğu unutulmamalıdır.
  • Ödeyen kişinin poliçeden borç altına girmiş olmadığı halde rücu edebileceğini düşünmek; bu madde ancak poliçeden borç altına girmiş kişiye tanınmıştır.
  • Bu maddeyi kambiyo senedine dayalı zamanaşımı veya ibraz süresi için kaynak göstermek; bu süreler madde metninde yer almaz.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tek bir bonoya dayalı olarak birden çok borçlu hakkında tek icra takibi yapıldığında, borçlular hakkında 724. maddenin birinci fıkrası uyarınca müteselsil sorumluluk tespit edilmekte ve davaların birleştirilerek görülmesi kabul edilmektedir. (Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/1127 E., 2025/1275 K., 08.07.2025; 11. Hukuk Dairesi, 2022/6280 E., 2023/4963 K., 14.09.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2020/5977 E., 2021/6330 K., 17.11.2021)
  • Hamilin tek bir bonoya dayanarak davacıların her birine karşı ayrı takip yapabilmesi ile birlikte, borçlular hakkında tek takip açılması da kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/6280 E., 2023/4963 K., 14.09.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2020/5977 E., 2021/6330 K., 17.11.2021)
  • Kambiyo senedine dayalı alacakta 724. maddeye dayanarak tazminat talebinde bulunulduğunda, mahkemelerin borçluları müteselsil sorumlu kabul ettiği görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/7959 E., 2023/1863 K., 27.03.2023)
  • Çek ile ilgili kambiyo takibinin ibraz tarihinden itibaren üç yıl içinde yapılabileceği yönündeki bir uygulama, 724. maddeye dayandırılmaktadır; ancak bu süre düzenlemesi madde metninde yer almamaktadır ve bu husus tartışmalıdır. (Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/402 E., 2020/166 K., 12.02.2020)

Nasıl ispat edilir?

  • Hamil, başvurduğu poliçe borçlusunun poliçe üzerindeki imzasını ve borçlu sıfatını ispatlamakla yükümlüdür; poliçenin kendisi bu ispatın başlıca delilidir.
  • Hamil, kendisinin poliçenin geçerli ciro zincirine dayanan hamil olduğunu ciro silsilesiyle ispat etmek zorundadır.
  • Poliçeyi ödeyerek rücu eden kişi, ödemeyi ve poliçeden borç altına girdiğini ödeme belgesi ile ispatlamakla yükümlüdür.
  • Borçlu, poliçenin ödendiğini, ibraz veya ciro silsilesindeki bir eksikliği ileri sürerek savunma yapabilir ve bu savunmayı kendisi ispatlamak zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.7: Ticari işten doğan borçlarda müteselsil sorumluluk karinesini düzenler; poliçe borçlularının ticari borç nedeniyle müteselsil sorumluluğunun genel dayanağıdır, ancak 724 poliçe ilişkisine özgü sorumluluk kurar.
  • 6102 sayılı Kanun m.701: Kambiyo senetlerinde birlikte uygulanan hükümlerden biri olarak uygulamada 724. maddeyle birlikte anılmaktadır; bu madde, poliçe borçlularının sorumluluğunun dayanağı olarak yer alır.
  • 6102 sayılı Kanun m.557: Birden çok sorumlu arasındaki iç ilişkide (rücu) hâkimin başvuruyu belirlemesini düzenler; 724 dış ilişkiyi, 557 ise borçlular arasındaki iç ilişkiyi düzenler.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir gündem.714(3) Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur.
iki iş günüm.714(3) Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur.
dört iş günüm.723(1) Hamil, protesto gününü veya poliçede “gidersiz” kaydı mevcut ise, ibraz gününü izleyen dört iş günü içinde, kabul etmeme veya ödememe hâllerini, kendi cirantasına ve düzenleyene ihbar etmek zorundadır.
iki iş günüm.723(2) Her ciranta aldığı ihbarı, bunları aldığı günü izleyen iki iş günü içinde önceki ihbarları yapan kişilerin adlarını ve adreslerini de göstermek suretiyle, kendi cirantasına ihbar eder.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

15 karar
  1. 11. Hukuk Dairesi, 2023/5341 E., 2024/8674 K., 04.12.2024
    İlgili madde: m.713
  2. 11. Hukuk Dairesi, 2024/4487 E., 2024/8672 K., 04.12.2024
    İlgili madde: m.721
  3. 11. Hukuk Dairesi, 2023/6388 E., 2024/8014 K., 19.11.2024
    İlgili madde: m.723
  4. 11. Hukuk Dairesi, 2022/6280 E., 2023/4963 K., 14.09.2023
    İlgili madde: m.724
  5. 11. Hukuk Dairesi, 2021/7959 E., 2023/1863 K., 27.03.2023
    İlgili madde: m.724
  6. 11. Hukuk Dairesi, 2022/793 E., 2023/865 K., 15.02.2023
    İlgili madde: m.720
  7. 11. Hukuk Dairesi, 2020/5977 E., 2021/6330 K., 17.11.2021
    İlgili madde: m.724
  8. 11. Hukuk Dairesi, 2014/15698 E., 2015/2917 K., 04.03.2015
    İlgili madde: m.721
  9. 12. Hukuk Dairesi, 2013/14739 E., 2013/18081 K., 10.05.2013
    İlgili madde: m.714
  10. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/1127 E., 2025/1275 K., 08.07.2025
    İlgili madde: m.724
Diğer 5 karar
  1. Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025
    İlgili madde: m.714, m.715, m.716, m.717
  2. Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/705 E., 2025/56 K., 22.01.2025
    İlgili madde: m.714, m.715, m.716, m.717
  3. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/696 E., 2021/548 K., 04.10.2021
    İlgili madde: m.718
  4. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/402 E., 2020/166 K., 12.02.2020
    İlgili madde: m.724
  5. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/532 E., 2019/1037 K., 20.11.2019
    İlgili madde: m.721

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 11. Kıymetli Evrak-2 bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış