TTK › Kıymetli evrak › Kambiyo senetleri › Poliçe › Kabul etmeme ve ödememe hâllerinde başvurma hakları
Başvurma hakkının kapsamı, makbuz ve başvurma hakkının düşmesi
Kısaca
TTK m.725, poliçede hamilin vade gelmeden sonra müracaat borçlularına (düzenleyen, ciranta, aval veren) başvurarak talep edebileceği kalemleri ve vade öncesi müracaatta yapılacak iskontoyu düzenler. TTK m.726, poliçe bedelini ödeyen kişinin (ödeyen), kendisinden önce gelen borçlulara karşı hangi taleplerde bulunabileceğini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.725–733 hükümlerini kapsar.
TTK m.725 — Hamilin hakkı
Madde, poliçede hamilin vade gelmeden sonra müracaat borçlularına (düzenleyen, ciranta, aval veren) başvurarak talep edebileceği kalemleri ve vade öncesi müracaatta yapılacak iskontoyu düzenler. Hamilin isteyebileceği kalemler; ödenmemiş poliçe bedeli ve şart kılınmışsa işlemiş faiz, vadeden itibaren işleyecek faiz, protesto ve ihbar giderleri ile diğer giderler ve komisyon ücretidir. Kurala poliçedeki müracaat borçluları ve hamil bakımından uygulanır. Madde, müracaat borçlusunun ödeme yaptığı durumda kendisinden önceki borçlulara karşı isteyebileceği tutarları düzenlemez (m.726). Müracaat hakkının zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri düzenlemez (m.749). Çek bakımından müracaat kalemleri ayrı hükümlere tabidir (m.810). Müracaat hakkının arayagirme yoluyla kullanılmasına ilişkin kurallar da bu maddenin dışındadır (m.734 vd.).
Hamilin hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Müracaat hakkı
- Poliçenin vadesinde ödenmemesi ya da vadeden önce kabul edilmemesi hâlinde hamilin, senette imzası bulunan müracaat borçlularına karşı bedel ve ekleri talep edebilme hakkıdır. Hakkın kapsamı bu maddede sayılan kalemlerle sınırlıdır.
- Müracaat borçlusu
- Poliçeye imza atarak sorumluluk altına giren düzenleyen, ciranta ve aval verenlerdir. Bunlar birbirine karşı mütesalsil sorumlu olduklarından hamil bunlardan birine, birkaçına ya da hepsine başvurabilir.
- Komisyon ücreti
- Hamilin müracaat borçlusundan isteyebileceği, poliçe bedelinin binde üçünü geçemeyen tutardır. Oranın üst sınırı kanunda sabittir; bedel üzerinden hesaplanır.
- Resmî iskonto oranı
- Vade gelmeden müracaat edildiğinde poliçe bedelinden yapılacak indirimin hesabında esas alınan, hamilin yerleşim yerinde geçerli resmî orandır. Başvurma tarihinde geçerli olan oran esas alınır.
- Protesto ve ihbar giderleri
- Ödenmeme halinin resmî olarak tespiti için yapılan protesto masrafları ile hamilin müracaat borçlularına gönderdiği ihbarların masraflarıdır.
Hamilin hakkı: hangi şartlar aranır?
- Hamil, poliçenin kabul edilmemiş veya ödenmemiş bulunması ve müracaat hakkının doğmuş olması şartıyla başvurabilmelidir.
- Hamilin talep ettiği kalemler, poliçe bedelinin ödenmemiş kısmı, şart kılınmışsa işlemiş faiz, vadeden itibaren işleyecek faiz, protesto ve ihbar giderleri ile diğer giderler ve komisyon ücreti ile sınırlı olmalıdır.
- Komisyon ücreti poliçe bedelinin binde üçünü aşmamalıdır.
- Vade gelmeden müracaat yapılıyorsa poliçe bedelinden iskonto yapılmalıdır; iskonto başvurma tarihinde hamilin yerleşim yerinde geçerli resmî iskonto oranına göre hesaplanmalıdır.
- Hamil, talep ettiği tutarları müracaat borçlusundan, alacağın doğduğu ve ödenmediği kanıtlanarak almalıdır.
Hamilin hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Vadenin gelmesinden önce müracaat edilirse poliçe bedelinden iskonto yapılır ve hamile bu indirimli tutar ödenir.
- Vade gelmeden müracaat edilmesi halinde iskonto, başvurma tarihinde hamilin yerleşim yerinde geçerli resmî iskonto oranına göre hesaplanır.
- Hamil, poliçenin ödenmemiş bedelini, şart kılınmışsa işlemiş faizi, vadeden itibaren faizi, protesto ve ihbar giderlerini, diğer giderleri ve komisyonu talep edebilir.
- Komisyon ücreti poliçe bedelinin binde üçünü aşamaz; daha yüksek bir komisyon talep edilmesi bu sınır aşılan kısım bakımından dayanaksız kalır.
- Hamil müracaat borçlularından birine, birkaçına ya da tamamına başvurabilir; birine başvurulması diğerlerine başvuru hakkını ortadan kaldırmaz.
- Müracaat kalemleri arasında sayılmayan bir tutar, örneğin sözleşme cezası niteliğinde bir bedel, bu madde uyarınca talep edilemez.
Vade öncesi ile vade sonrası müracaat arasındaki fark nedir?
Vade gelmeden yapılan müracaatta hamil, vadeye kadar faiz yerine poliçe bedelinden iskonto yapılmasını kabul etmek zorundadır.
Vadenin gelmesinden sonra yapılan müracaatta vadeden itibaren işleyecek faiz talep edilebilir ve iskonto söz konusu değildir.
Vade öncesi başvuruda bedel iskonto edilerek ödenir; vade sonrasında faiz eklenerek talep edilir.
Hamilin müracaat kalemleri ile ödeyen müracaat borçlusunun kalemleri arasındaki fark nedir?
Hamil, ödenmemiş bedel, faiz, giderler ve en fazla binde üç komisyonu isteyebilir.
Poliçe bedelini ödeyen müracaat borçlusu, kendisinden önceki borçlulara ödediği tutarın tamamını, bunun için binde ikiyi aşmamak üzere komisyonu isteyebilir.
Ödeyen borçlunun komisyon oranı hamilinkinden düşüktür (binde iki); bu maddede yalnızca hamilin kalemleri düzenlenmiştir.
Hamilin komisyon oranı ile ödeyenin komisyon oranı arasındaki fark nedir?
Hamilin komisyonu poliçe bedelinin binde üçünü geçemez.
Ödeyen müracaat borçlusunun komisyonu binde ikiyi geçemez.
İki komisyon oranı birbirinden ayrıdır; birinin oranını diğerine uygulamak hatalı sonuç verir.
Hamilin hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komisyon ücretini poliçe bedeli yerine başka bir tutar üzerinden hesaplamak; komisyon oranının bedelin binde üçü ile sınırlı olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
- Hamilin komisyon oranı ile ödeyen müracaat borçlusunun komisyon oranını (binde iki) karıştırmak.
- Vade öncesi müracaatta iskonto yapmadan vadeye kadar faiz hesaplamak; iskonto ile faiz talebinin birbirinin yerine geçmediği dikkate alınmalıdır.
- İskonto oranını vade tarihindeki oran üzerinden değil başvurma tarihindeki resmî oran üzerinden hesaplamamak.
- Maddede sayılmayan kalemleri, örneğin sözleşmeye dayalı ek bedelleri, müracaat kalemi olarak talep etmek.
Nasıl ispat edilir?
- Müracaat eden hamil, poliçenin vadesinde veya vade öncesinde ödenmediğini ya da kabul edilmediğini, poliçe ile protesto belgesi veya ihbar belgeleriyle ispatlamalıdır.
- Hamil, talep ettiği faiz, protesto ve ihbar giderleri ile komisyonun tutarını ilgili belgelerle göstermelidir; giderlerin varlığı ve miktarı ispat yükü hamile aittir.
- Müracaat borçlusu, komisyonun binde üçü aştığını ya da iskonto hesabının hatalı yapıldığını savunuyorsa bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
- Vade öncesi müracaatta iskonto oranının başvurma tarihinde hamilin yerleşim yerinde geçerli olduğu, resmî kaynaktan belgelenmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.726: Poliçe bedelini ödeyen müracaat borçlusunun kendisinden önceki borçlulara karşı isteyebileceği tutar ve komisyonu düzenler; bu maddedeki hamil kalemlerinin ödeyen bakımından karşılığıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.749: Hamilin cirantalara ve düzenleyene karşı müracaat hakkının zamanaşımı sürelerini düzenler; bu maddenin kalemleri bu sürelerle birlikte okunmalıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.734: Müracaat borçlularının ödeme yoluyla araya girme imkânını düzenler; vade öncesi ve sonrası ödeme koşullarının ayrımı için bu hüküm gözetilmelidir.
- 6102 sayılı Kanun m.810: Çeklerde müracaat kalemlerini ayrıca düzenler; bu madde poliçeye özgüdür ve çek için doğrudan uygulanmaz.
TTK m.726 — Ödeyen kişinin hakkı
Bu madde, poliçe bedelini ödeyen kişinin (ödeyen), kendisinden önce gelen borçlulara karşı hangi taleplerde bulunabileceğini düzenler. Ödeyenin talep edebileceği kalemler; ödenen tutar, faiz, yapılan giderler ve komisyon ücreti olarak sayılmıştır. Hüküm, poliçe bedelini ödeyerek kambiyo ilişkisinden çıkan ve önceki borçlulara karşı rücu eden kişi bakımından uygulanır. Madde, poliçe bedelinin ödenmesi üzerine doğan rücu alacağının miktar kalemlerini belirler; rücu hakkının kime karşı kullanılacağını ve ödemenin hangi koşulda rücu doğuracağını düzenlemez (m.725 ve m.732 gibi maddeler). Ödemenin geçerliliği, aval verenin poliçeden doğan haklarının intikali, zamanaşımı ve rücuya ilişkin usul hükümleri bu maddenin kapsamı dışındadır.
Ödeyen kişinin hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ödeyen (rücu eden)
- Poliçe bedelini ödemiş olan kişidir. Ödemenin gerçekleşmesi, bu maddede sayılan kalemleri talep etmek için ön koşuldur.
- Kendisinden önce gelen borçlular
- Poliçe üzerinde ödeyenden önce sorumlu olan kişilerdir. Kambiyo zincirinde ödeyene göre önceki sıradaki borçluları ifade eder.
- Komisyon ücreti
- Ödeyenin, poliçe bedelinin binde ikisini aşmamak üzere isteyebileceği ayrı bir kalemdir. Üst sınır poliçe bedeline oranla belirlenmiştir ve bu oran aşılamaz.
- Giderler
- Ödeyenin poliçenin ödenmesi ve takibi için yaptığı masrafları ifade eder. Madde bunların ne kapsamda olduğunu ayrıca tanımlamaz.
Ödeyen kişinin hakkı: hangi şartlar aranır?
- Talep edenin poliçe bedelini gerçekten ödemiş olması gerekir.
- Talep edilen kalem, maddede sayılan dört kalemden biri olmalıdır: ödenen tutarın tamamı, bu tutarın ödeme tarihinden itibaren faizi, yapılan giderler veya komisyon ücreti.
- Komisyon ücreti talep edilecekse, poliçe bedelinin binde ikisini aşmamalıdır.
- Talep, kendisinden önce gelen borçlulara karşı yöneltilmelidir.
Ödeyen kişinin hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Ödeyen, önceki borçlulardan ödediği tutarın tamamını isteyebilir.
- Ödeyen, ödeme tarihinden itibaren bu tutarın faizini de isteyebilir.
- Ödeyen, yaptığı giderleri talep edebilir.
- Ödeyen, poliçe bedelinin binde ikisini aşmamak üzere komisyon ücretini isteyebilir; bu sınırın üzerindeki komisyon talebi maddeye dayanmaz.
- Maddenin saydığı kalemler kullanım bakımından talep hakkı tanır; bu kalemler arasında seçim yoktur, ödeyen hepsini birlikte isteyebilir.
- Ödemenin gerçekleşmediği hallerde bu kalemlere dayanarak talepte bulunulamaz.
Ödenen tutar ile faiz arasındaki fark nedir?
Ödenen tutar, ödeyenin poliçe bedeli olarak ödediği miktarın tamamıdır.
Faiz, bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyen ayrı bir kalemdir.
Faiz, ödeme tarihinden başlar; ödenen tutara bağlı olarak hesaplanır ve ayrıca talep edilir.
Masraf (giderler) ile komisyon ücreti arasındaki fark nedir?
Giderler, ödeyenin yaptığı fiilî masraflardır ve gerçek tutarı üzerinden talep edilir.
Komisyon ücreti ise poliçe bedeline oranla belirlenen ve binde ikiyi aşamayan bir kalemdir.
Komisyon ücretinde üst sınır poliçe bedeline bağlıdır; giderlerde ise sınır yoktur, ispat edilen gerçek harcamalar esas alınır.
Ödeyen kişinin hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komisyon ücretini poliçe bedeli yerine farklı bir tutar üzerinden hesaplamak; üst sınır binde ikidir ve hesap poliçe bedeli üzerinden yapılır.
- Giderleri komisyon ücreti ile karıştırmak; giderler gerçek harcamadır, komisyon ise oranla belirlenen ayrı bir kalemdir.
- Faizi ödeme tarihinden önceki bir tarihten başlatmak; faiz ödeme tarihinden itibaren işler.
- Maddede sayılmayan kalemleri, örneğin ödenmeyen tutarın başka bir zarar kalemini bu madde ile talep etmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Aval veren, poliçe bedelini ödediğinde, poliçeden doğan haklarını ödediği kişiye ve ona karşı poliçeye göre sorumlu olan kişilere karşı kazandığı kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/666 E., 2024/201 K., 12.03.2024)
- Poliçe bedelini ödeyen kişinin önceki borçlulara karşı açtığı rücu davası, sebepsiz zenginleşme gibi farklı hukuki dayanaklarla da ileri sürülmekte ve icra takibine itirazın iptali davası olarak görülmektedir. (İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/316 E., 2022/548 K., 19.07.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Ödeyen, poliçe bedelini ödediğini ilk olarak ispatla yükümlüdür; ödeme makbuzu, banka dekontu veya poliçenin ödeme kaydı bu amaçla kullanılır.
- Ödeme tarihi, faizin başlangıcını belirlediği için banka kaydı veya tahsil belgesi ile ispatlanır.
- Yapılan giderler, fatura veya masraf belgesi ile ispatlanır; ödeyen bu belgeleri sunmakla yükümlüdür.
- Komisyon ücretinin binde iki sınırını aşmadığını gösterme yükü, komisyonu talep eden ödeyendedir; poliçe bedeli üzerinden hesap yapılır.
- Önceki borçlu, ödemenin gerçekleşmediğini veya talep edilen tutarın fazla olduğunu savunuyorsa bu savunmasını ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.725: Poliçe bedelinin ödenmesi üzerine rücu hakkının kime karşı doğacağını ve ödeyenin hangi konumda bulunduğunu düzenler; m.726'nın uygulanması için ön çerçeveyi oluşturur.
- 6102 sayılı Kanun m.732: Rücu hakkının kullanılmasına ilişkin usul ve ayrıntılı hükümleri içerir; m.726'daki kalemlerin talep edilmesinde bağlantılı olarak dikkate alınır.
- 6102 sayılı Kanun m.727: Ödeyenin, ödediği poliçe ile kendisine geçen hakları kullanmasına ilişkin ilgili hükümdür; m.726'daki talep, bu hakların kullanımının bir parçasıdır.
TTK m.727 — Genel olarak
Bu madde, poliçe borçlusunun bedeli ödemesi halinde poliçe ve protesto belgesinin kendisine verilmesini isteme hakkını ve poliçeyi ödemiş cirantanın kendi cirosunu ile sonraki borçluların cirolarını çizme yetkisini düzenler. Hüküm poliçe ödeyen borçlu ve ödemiş ciranta bakımından uygulanır. Maddede süre, tutar veya ödeme usulü ayrıntısı yer almaz. Poliçenin ödenmesinin koşulları ve ödemenin geçerliliği (m.725 ve devamı) düzenlemez. Poliçede ciro ve ciranta sorumluluğu (m.757 ve devamı) düzenlemez. Ödemenin makbuz ve belge niteliği ile ilgili genel borçlar hukuku kuralları (TBK m.103) düzenlemez.
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ödeme yapan borçlu
- Poliçeye göre kendisine başvurulan veya başvurulması mümkün olan ve başvuru konusu bedeli ödeyen kişidir. Bu sıfır, poliçenin ödenmesi anında aranır.
- Ciranta
- Poliçeyi ciro yoluyla devreden ve bu nedenle poliçe bedelinden sorumlu olan kişidir. Maddenin ikinci fıkrası bakımından yalnızca poliçeyi ödemiş olan ciranta söz konusudur.
- Makbuz
- Ödemenin yapıldığını gösteren, ayrıca doldurulacak belgedir. Poliçe ve protesto belgesi ile birlikte verilir ve poliçenin bir ödeme kaydı olarak yeniden kullanılmasını önler.
- Çizme
- Ödemiş cirantanın kendi cirosunu ve kendisinden sonra gelen borçluların cirolarını poliçe üzerinde çizerek bu cirolar bakımından poliçeyi devir zincirinden çıkarmasıdır. Çizilen ciro bundan sonra poliçeyi yeniden dolaşıma sokma sonucu doğurmaz.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Poliçeye göre kendisine başvurulan veya başvurulması mümkün olan bir borçlunun bulunması gerekir.
- Borçlunun başvuru konusu bedeli ödemiş olması gerekir.
- Borçlunun poliçe ve protesto belgesinin ayrıca doldurulacak bir makbuz ile birlikte kendisine verilmesini istemesi gerekir; bu hak yalnızca ödeme yapıldıktan sonra kullanılabilir.
- Ciro zincirinde yer alan ve poliçeyi ödemiş olan bir cirantanın bulunması gerekir.
- Ödemiş cirantanın kendi cirosunu ve kendisinden sonra gelen borçluların cirolarını çizme iradesini kullanması gerekir.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Ödeme yapan borçlu, poliçe ve protesto belgesinin ayrıca doldurulacak bir makbuzla birlikte kendisine verilmesini isteyebilir.
- Makbuz ayrı bir belge olarak düzenlenir ve ödemenin yapıldığını gösterir.
- Ödemiş ciranta kendi cirosunu çizebilir; bu çizme ile ciranta sonraki borçlulara karşı taşıdığı sorumluluktan ayrılır.
- Ödemiş ciranta kendisinden sonra gelen borçluların cirolarını da çizebilir; böylece bu cirolar bakımından poliçe dolaşımdan çıkar.
- Bedeli ödemeyen borçlu, bu maddeye dayanarak poliçenin ve protesto belgesinin verilmesini isteyemez.
- Ödemiş ciranta, poliçeyi ödemeyen cirolar üzerinde çizme yetkisine sahip değildir; çizme hakkı yalnızca kendi cirosu ve kendisinden sonraki cirolar için vardır.
Poliçe borçlusu ile ödemiş ciranta arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, poliçeye başvurulan ve bedeli ödeyen borçluya poliçe ve protesto belgesinin makbuzla birlikte verilmesini isteme hakkı tanır.
İkinci fıkra, yalnızca poliçeyi ödemiş olan cirantaya cirolarını çizme yetkisi verir.
Birinci fıkradaki hak borçluya, ikinci fıkradaki yetki ise ödemiş cirantaya aittir; biri diğerinin yerine kullanılamaz.
Ödeme yapan borçlu ile ödeme yapmayan borçlu arasındaki fark nedir?
Bedeli ödeyen kişi bu maddenin tanıdığı belge isteme hakkına sahiptir.
Bedeli ödemeyen kişi ise bu hakka sahip değildir; hak ancak ödemeyle doğar.
Ödeme gerçekleşmeden poliçe ve protesto belgesinin verilmesi bu madde uyarınca talep edilemez.
Ciranta çizmesi ile poliçenin devri arasındaki fark nedir?
Çizme, ödemiş cirantanın kendi ve sonraki cirolar bakımından yaptığı bir işlemdir.
Devir ise poliçenin yeni bir kişiye ciro edilmesidir.
Çizilen cirolar bakımından poliçenin yeniden devri mümkün olmaz; çizme bu anlamda devrin tersi bir etki doğurur.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Makbuz hakkını bedel ödenmeden kullanılabilir sanmak; hak yalnızca ödemeden sonra doğar.
- Birinci fıkradaki belge isteme hakkı ile ikinci fıkradaki çizme yetkisini birbirine karıştırmak.
- Ödemiş cirantanın kendisinden önceki cirolar üzerinde de çizme yapabileceğini varsaymak; yetki yalnızca kendi cirosu ve sonrakiler için vardır.
- Makbuzun TBK m.103 ile aynı kapsamda olduğunu düşünmek; poliçe bakımından makbuz ve protesto belgesinin birlikte verilmesi özel bir düzenlemedir.
Nasıl ispat edilir?
- Makbuz talebini ileri süren ödeme yapan borçlu, bedelin ödendiğini ödeme belgesiyle ispatlamalıdır.
- Poliçe ve protesto belgesinin kendisine verildiğini ileri süren borçlu, bu belgelerin teslimini ve makbuzun düzenlendiğini ispatlamalıdır.
- Ciranta çizmesine dayanan ciranta, çizdiği cironun kendi cirosu ya da sonraki bir cirolar olduğunu ve poliçeyi ödediğini ispatlamalıdır.
- Karşı taraf, çizmenin geçersiz olduğunu veya ödemenin gerçekleşmediğini iddia ederse, bu savunmayı kendisi ispat etmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.725: Poliçenin ödenmesi ve ödeme sonrasında bedelin ilgili kişiye verilmesine ilişkin genel kurallar bu maddenin ön koşullarını oluşturur.
- 6102 sayılı Kanun m.757: Ciranta sorumluluğunun doğuşu ve kapsamı, ödemiş cirantanın çizme yetkisinin dayanağıdır.
TTK m.728 — Kısmi kabul hâlinde
Bu madde, poliçenin kısmen kabulünden sonra başvurma hakkının (geri rücu) kullanılması hâlinde, kabul edilmeyen kısmı ödeyen kişinin haklarını düzenler. Ödeyen kişinin ödemenin poliçe üzerine yazılmasını ve bu hususta makbuz verilmesini isteme hakkını ve hamilin, ödeyenin sonradan diğerlerine karşı başvurma haklarını kullanabilmesi için poliçe ile protesto suretlerini verme yükümlülüğünü kapsar. Maddenin kısmi kabulün geçerlilik koşullarını, kabul beyanının biçimini ve kısmi ödemenin kabul edilip edilmeyeceğini düzenlemediği; bunların poliçe kabulüne ve kısmi kabule ilişkin diğer TTK hükümlerinde (m.696 ve devamı, kısmi kabul ve kısmi ödeme hükümleri) yer aldığı, kısmi ödemeyi reddetme yasağının ayrı bir maddede bulunduğu, başvuru hakkının kendisinin ve sürelerinin ilgili poliçe maddelerinde düzenlendiği ve bu maddenin kambiyo senedine özgü usul ve süre kurallarını içermediği kabul edilmelidir.
Kısmi kabul hâlinde: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kısmi kabul
- Muhatabın poliçe bedelinin yalnızca bir bölümünü kabul ederek kalanını kabul etmemesidir. Kabul edilen kısım bakımından muhatap sorumlu olur, kabul edilmeyen kısım bakımından başvurma hakkı doğar.
- Başvurma hakkı (rücu)
- Poliçenin ödenmemesi veya kısmen ödenmemesi hâlinde hamilin, poliçenin diğer borçlularına karşı kambiyo sorumluluğu kapsamında başvurmasıdır. Bu maddede ödeyen kişinin, kendisinden önceki kişilere karşı başvurma hakkını ifade eder.
- Kabul edilmeyen kısmı ödeyen kişi
- Başvurma hakkını kullanarak poliçe bedelinin kabul edilmeyen bölümünü hamile ödeyen ve bu ödemeyle sonradan diğer borçlulara karşı başvuru hakkı kazanan kişidir.
- Ödemenin poliçe üzerine yazılması
- Yapılan kısmi ödemenin poliçe metnine not edilmesidir. Ödeyen, bu kaydın yapılmasını ve buna ilişkin makbuzu isteyebilir.
- Onaylı suret
- Poliçenin ve protestonun, hamil tarafından onaylanarak verilen kopyalarıdır. Ödeyenin sonradan başvuru hakkını kullanabilmesi için hamil bu suretleri vermekle yükümlüdür.
Kısmi kabul hâlinde: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin kısmen kabul edilmiş olması ve kabul edilmeyen kısım için başvurma hakkının kullanılmış bulunması gerekir.
- Kabul edilmeyen kısmı ödeyen kişi, poliçe bedelinin bu kısmını hamile ödemiş olmalıdır.
- Ödeyen kişi, ödemenin poliçe üzerine yazılmasını isteyebilir ve bu hususta makbuz talep edebilir.
- Ödeyenin sonradan diğer borçlulara karşı başvurma haklarını kullanabilmesi için hamil, poliçenin ve protestonun onaylı birer suretini vermek zorundadır.
Kısmi kabul hâlinde: hangi sonuçları doğurur?
- Kabul edilmeyen kısmı ödeyen kişi, ödemenin poliçe üzerine yazılmasını isteyebilir ve bu hususta kendisine makbuz verilmesini talep edebilir.
- Hamil, ödeyenin sonradan diğerlerine karşı başvurma haklarını kullanabilmesi için poliçenin ve protestonun onaylı birer suretini vermek zorundadır.
- Hamil suretleri vermekten kaçınırsa, ödeyen sonradan başvurma haklarını kullanmakta güçlük çeker; bu yükümlülük ödeyenin başvuru hakkının pratik dayanağını sağlar.
Ödeme kaydı ile makbuz talebi ile suret verme yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
Kabul edilmeyen kısmı ödeyen kişi, ödemenin poliçe üzerine yazılmasını ve makbuz verilmesini isteyebilir.
Hamil, ödeyenin sonradan başvuru haklarını kullanabilmesi için poliçe ve protestonun onaylı suretlerini vermekle yükümlüdür.
Ödeme kaydı ve makbuz, ödemenin ispatını sağlar; onaylı suretler ise ödeyenin sonraki başvurusunun dayanağını oluşturur. Hamil suretleri vermezse ödeyen sonradan başvuru haklarını kullanamaz.
Kısmi kabul hâlinde: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kısmi kabulde kabul edilmeyen kısmın protesto ile tespit edilmesi gerektiğini gözden kaçırıp, ödeyenin hak talebini protestosuz kurmak.
- Bu maddeyi kısmi kabulün kendisini düzenleyen bir hüküm sanmak; kabul şartları m.696 ve ilgili hükümlerde aranır.
- Hamilin suret verme yükümlülüğünü yalnız poliçe ile sınırlı görüp protesto suretini atlamak.
- Makbuz talebini ödemenin poliçe üzerine yazılması yükümlülüğü ile karıştırmak; bu iki talep ayrı haklardır.
Nasıl ispat edilir?
- Ödemenin poliçe üzerine yazılmasını ve makbuz verilmesini isteyen ödeyen, kabul edilmeyen kısmı ödediğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ödeme, makbuz ve poliçe üzerindeki kayıtla kanıtlanır.
- Sonradan başvuru hakkını ileri süren ödeyen, poliçe ve protestonun onaylı suretlerine sahip olmalıdır; bu suretlerin verilmemesi ödeyenin ispat güçlüğüne yol açar.
- Hamil, suretleri verdiğini ya da verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat etmek zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.696: Poliçenin kayıtsız ve şartsız kabulünü düzenler; kısmi kabulün kabul edilmeyen kısım bakımından protesto ve başvuru hakkını doğurmasının zemini budur.
- 6102 m.709: Poliçe hamilinin kısmi ödemeyi reddedemeyeceğine ilişkin hükmü içerir; kısmi ödemede hamilin kabul yükümlülüğü ile bu maddedeki ödeme kaydı ve suret yükümlülüğü birlikte değerlendirilir.
- 6102 m.783: Kambiyo senetlerinde kısmi ödemeye ilişkin hükmü içerir; bu madde ile birlikte ele alınarak ödeyenin hakları belirlenir.
TTK m.729 — Retret
Bu madde, poliçede başvuru hakkı bulunan kişinin, kendisinden önce gelen borçlulardan birinin yerleşim yerinde görüldüğünde ödenecek yeni bir poliçe (retret) düzenleyerek başvurabilmesini ve bu retretin içereceği komisyon ücretini ve retret bedelinin nasıl belirleneceğini düzenler. Hamil veya ciranta tarafından düzenlenen retretlerde poliçe bedelinin hesap yöntemi de bu maddededir. Kuralın uygulanacağı kişiler, poliçedeki başvuru hakkına sahip kişilerdir. Madde, retretin şekil koşullarını, 725 ve 726 ncı maddelerdeki paraların ayrıntılarını ve başvuru hakkının kimlere ait olduğunu düzenlemez (m.725, m.726 ve poliçedeki başvuru hakkına ilişkin genel hükümler). Ayrıca retrete karşı yapılacak ödeme ve retretin ödenmemesi halinde başvurulacak usul ile zamanaşımı da bu maddede yer almaz (çek hukukundaki yollama ve ilgili usul hükümleri).
Retret: hangi kavramlar bilinmeli?
- Retret
- Başvuru hakkı bulunan kişinin, kendisinden önce gelen borçlulardan birinin yerleşim yerinde, görüldüğü anda ödenmesi şart olan yeni bir poliçe düzenleyerek yaptığı başvuru aracıdır. Retretin ödeme yeri, başvurulan borçlunun yerleşim yeridir.
- Başvuru hakkı
- Poliçenin ödenmemesi veya ödenmeyeceğinin anlaşılması halinde, poliçeyi ödeyen ya da ciro eden kişilerin birbirlerine karşı sahip olduğu geri talep hakkıdır. Madde, bu hakkın varlığını varsayar; hakkın kapsamı ve koşulları ayrı maddelerde düzenlenir.
- Komisyon ücreti
- Retretin, 725 ve 726 ncı maddelerde gösterilen paralardan ayrı olarak içerdiği ek bedeldir. Retret tutarının bu kalemle birlikte belirlendiği anlaşılmaktadır.
- Cari fiyat
- Retret bedelinin hesaplanmasında esas alınan, belirli bir yerden başka bir yer üzerine çekilen ve görüldüğünde ödenecek poliçenin piyasadaki değeridir. Bedel, ödeme yeri ile önceki borçlunun yerleşim yeri arasındaki ilişkiye göre tespit edilir.
- Hamil retreti
- Retreti hamilin, yani poliçeyi elinde bulunduran kişinin düzenlemesi halidir. Bu halde bedel, poliçenin ödeneceği yer ile önceki borçlunun yerleşim yeri esas alınarak hesaplanır.
- Ciranta retreti
- Retreti bir cirantanın düzenlemesi halidir. Bu halde bedel, retreti düzenleyenin yerleşim yeri ile önceki borçlunun yerleşim yeri arasındaki cari fiyata göre belirlenir.
Retret: hangi şartlar aranır?
- Başvuru hakkı olan kişi, kendisinden önce gelen borçlulardan birini hedef alarak retret düzenlemiş olmalıdır.
- Retret, görüldüğü anda ödenmesi şart olan bir poliçe niteliğinde düzenlenmelidir.
- Retretin ödeneceği yer, başvurulan borçlunun yerleşim yeri olmalıdır.
- Poliçede retrete aksine bir şart bulunmamalıdır; aksi halde başvuru yapılamaz.
- Retret, 725 ve 726 ncı maddelerdeki paralar ile komisyon ücretini kapsamalıdır.
- Retret hamil tarafından düzenlenmişse, bedel ödeme yeri ile önceki borçlunun yerleşim yeri arasındaki cari fiyata göre belirlenmelidir.
- Retret ciranta tarafından düzenlenmişse, bedel retreti düzenleyenin yerleşim yeri ile önceki borçlunun yerleşim yeri arasındaki cari fiyata göre belirlenmelidir.
Retret: hangi sonuçları doğurur?
- Başvuru hakkı olan kişi, poliçede aksine şart yoksa retret düzenleyerek başvuruda bulunabilir.
- Retretin ödeme yeri başvurulan borçlunun yerleşim yeridir ve retret görüldüğünde ödenir.
- Retret bedeli, 725 ve 726 ncı maddelerdeki paralar ile komisyon ücretinden oluşur.
- Hamil retretinde poliçe bedeli, poliçenin ödeneceği yer ile önceki borçlunun yerleşim yeri esas alınarak belirlenir.
- Ciranta retretinde poliçe bedeli, retreti düzenleyenin yerleşim yeri ile önceki borçlunun yerleşim yeri esas alınarak belirlenir.
- Poliçede aksine şart bulunursa retret yoluyla başvuru yapılamaz.
Hamil retreti ile ciranta retreti arasındaki fark nedir?
Retreti hamilin düzenlemesi halinde, bedel poliçenin ödeneceği yer ile önceki borçlunun yerleşim yeri arasındaki cari fiyata göre belirlenir.
Retreti bir cirantanın düzenlemesi halinde, bedel retreti düzenleyenin yerleşim yeri ile önceki borçlunun yerleşim yeri arasındaki cari fiyata göre belirlenir.
Hesaplamada esas alınan yer çifti farklıdır: hamil retretinde poliçenin ödeneceği yer, ciranta retretinde retreti düzenleyenin yerleşim yeri başlangıç noktası olur.
Komisyon ücreti dahil retret ile 725-726 paraları arasındaki fark nedir?
Retret, 725 ve 726 ncı maddelerdeki paralara ek olarak komisyon ücretini de içerir.
Bu maddelerde gösterilen paralar, komisyon ücreti dışındaki asıl kalemleri oluşturur.
Retret tutarı, asıl paralar ile komisyon ücretinin toplamından oluşur.
Retret: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Retret bedelini hesaplarken poliçenin ödeneceği yer ile ciranta retretindeki yer ölçütünü karıştırmak; hamil retretinde poliçenin ödeneceği yeri, ciranta retretinde retreti düzenleyenin yerleşim yerini esas almak gerekir.
- Komisyon ücretini retret bedelinin dışında saymak; 725 ve 726 ncı maddelerdeki paralara ek olarak komisyon ücreti retrete dahildir.
- Poliçede aksine şart bulunup bulunmadığını kontrol etmeden retret yoluyla başvuruyu kabul etmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Çek hukukunda, poliçe hükümlerinin yollama yoluyla uygulanması sırasında bu madde kapsamında retret hesabı yapıldığı kabul edilmektedir. (İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/654 E., 2025/19 K., 15.09.2025; İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/488 E., 2025/14 K., 12.09.2025; İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/360 E., 2025/13 K., 12.09.2025; İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/202 E., 2025/12 K., 12.09.2025; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/492 E., 2025/471 K., 17.07.2025; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/28 E., 2020/48 K., 17.01.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Retret bedelini talep eden kişi, retretin düzenlendiğini ve poliçenin görüldüğünde ödenecek nitelikte olduğunu poliçe metni ile ispatlar.
- Retretin hangi yerlerden düzenlendiğini ve cari fiyatın hangi yerler arasında hesaplandığını talep eden kişi belgeyle kanıtlar.
- Poliçede aksine şart bulunduğunu ileri süren taraf, bu şartı poliçe metninden ispatlar.
- Komisyon ücretinin varlığını ve miktarını talep eden kişi, retret metnindeki kalemlerle ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.725: Retretin içerdiği asıl paralardan biri olarak, retret bedelinin hesabına dahil edilir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.726: Retret bedelinin içerdiği diğer asıl paralardan biri olarak, komisyon ücretine ek olarak hesaba katılır.
TTK m.730 — Genel olarak
Madde, poliçe hamilinin ibraz, protesto ve kabul amacıyla ibraz gibi işlemleri belirli sürelerde yapmaması hâlinde başvuru haklarını kaybetmesini düzenler. Hamilin hangi sürelerde hangi hakları kaybettiği, düzenleyicinin koyduğu kabul ibraz süresinin etkisi ve ciroda konulan ibraz süresinin kimin tarafından ileri sürülebileceği bu maddede yer alır. Kabul eden kişi bakımından hakkın korunduğu hâl de maddenin kapsamındadır. Zamanaşımı sürelerini (TTK m.749), protesto ve ibraz usulünün ayrıntılarını ve sebepsiz zenginleşme davasını düzenlemez (TTK m.749, m.732). Bono, çek ve kambiyo senetlerine özgü protesto şekli ve süreleri bu maddede aranmaz.
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Başvuru hakkının düşmesi
- Hamilin belirli süreler içinde yapması gereken ibraz, protesto veya ödeme işlemini yapmaması sonucunda cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara karşı sahip olduğu hakların kaybedilmesidir. Bu kayıp, hamilin alacağının kendisini değil, kambiyo yoluyla başvuru haklarını kapsar.
- Kabul eden kişi
- Poliçeyi kabul etmiş, yani asıl borçlu sıfatını almış kişidir. Başvuru hakkının düşmesi bu kişiye karşı hakları kaybettirmez.
- Kabul amacıyla ibraz
- Vadesi henüz gelmemiş poliçenin muhataba kabul için gösterilmesidir. Düzenleyicinin verdiği süre içinde yapılması gerekir.
- Gidersiz iade kaydı
- Poliçede yer alan ve protesto çekilmeden iade edilebileceğini belirten kayıttır. Bu kayıt bulunduğunda hamil ödeme amacıyla ibraz süresini ve protesto yükümünü farklı gördüğü için madde 730/1-c'deki süre devreye girer.
- Ciroda ibraz süresi
- Ciranta tarafından poliçenin ciro yoluyla ibraz edilmesi için konulmuş süredir. Bu süre yalnızca ciranta tarafından ileri sürülebilir.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin hamilde bulunması ve hamilin kambiyo hakkını kullanmak istemesi gerekir.
- Görüldüğünde veya görüldükten belirli süre sonra ödenmesi şart olan poliçenin, 730/1-a uyarınca belirli süre içinde ibraz edilmesi gerekir.
- Kabul etmeme veya ödememe protestosunun, 730/1-b uyarınca belirli süre içinde düzenlenmesi gerekir.
- Poliçede 'gidersiz iade olunacaktır' kaydı bulunduğunda, 730/1-c uyarınca poliçenin ödeme amacıyla belirli süre içinde ibraz edilmesi gerekir.
- Kabul amacıyla ibraz edilecek poliçenin, 730/2 uyarınca düzenleyicinin verdiği süre içinde ibraz edilmesi gerekir; bu süre aşılmamalıdır.
- Düzenleyicinin yalnızca kabule ait sorumluluğu istisna ettiği kayıttan anlaşılmıyorsa, kabul süresine uymama kabul etmeme ve ödememe sebebiyle başvuru haklarının kaybına yol açar.
- Ciroda ibraz için süre konulmuşsa, bu süreye yalnızca ciranta dayanabilir; diğer borçlular bu süreyi ileri süremez.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Hamil 730/1 kapsamındaki sürelerden birini geçirirse, kabul eden kişi hariç olmak üzere cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara karşı hakkını kaybeder.
- Kabul eden kişi, 730/1 uyarınca süre kaçırılsa bile bu kayıptan etkilenmez; asıl borçlu olarak sorumluluğu devam eder.
- Kabul amacıyla ibraz süresi kaçırıldığında hamil, kabul etmeme ve ödememe sebebiyle başvuru haklarını kaybeder.
- Düzenleyici kabule ait sorumluluğu istisna etmek istediğini kayıttan açıkça anlaştırmışsa, 730/2 uyarınca kabul süresine uymama sonucu doğmaz.
- Ciroda konulan ibraz süresi, yalnızca ciranta tarafından ileri sürülebilir; diğer borçlular bu süreye dayanamaz.
- Madde süre geçince hakkın ne zaman sona ereceğini ve hangi borçluya karşı kaybın doğacağını belirler; kayıp kapsamı kabul eden kişi istisnasıyla sınırlıdır.
Görüldüğünde/vadeden sonra belirli süre ya da gidersiz iade kaydı ile kabul amacıyla ibraz süresi arasındaki fark nedir?
Hamilin 730/1 uyarınca ibraz, protesto veya ödeme amacıyla ibraz sürelerini geçirmesi; bu hâlde süreler kabul etmeyen veya ödeme yükümlüsü dışındaki borçlulara karşı hakları kaybettirir.
Kabul amacıyla ibraz süresi (730/2): düzenleyicinin verdiği süreye uyulmaması yalnızca kabul etmeme ve ödememe sebebiyle başvuru haklarını kaybettirir.
Kabul için ibraz süresinin kaçırılması, 730/1'deki kayıpla aynı kapsamda değildir; 730/2 yalnızca başvuru haklarını etkiler, kabul eden kişiye ilişkin haklar ve düzenleyicinin kabule ait sorumluluğu istisna ettiği hal saklıdır.
Düzenleyicinin kabule ait sorumluluğu istisna etmesi ile sorumluluk istisnası arasındaki fark nedir?
Düzenleyicinin kabul sorumluluğunu istisna ettiğinin kayıttan anlaşılması hâlinde 730/2'deki kayıp sonucu doğmaz.
Kayıttan böyle bir istisnanın anlaşılmadığı hâllerde kabul için verilen süreye uyulmaması başvuru haklarının kaybına yol açar.
Kayıt bu istisnayı gösteriyorsa hamil kabul süresine bağlı kayıptan korunur.
Düzenleyici tarafından konulan kabul süresi ile ciroda konulan ibraz süresi arasındaki fark nedir?
Düzenleyicinin koyduğu kabul ibraz süresi (730/2) düzenleyici iradesinden doğar.
Ciroda konulan ibraz süresi (730/3) yalnızca ciranta tarafından ileri sürülebilir.
Ciroda konulan süreye ciranta dışındaki borçlular dayanamaz; süre ancak ciranta tarafından ileri sürülebilir.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- 730/1'deki kaybı kabul eden kişi için de geçerli saymak; kabul eden kişi bu kayıptan istisnadır.
- 730/2'deki kabul süresi kaybını 730/1'deki ibraz, protesto ve ödeme süreleriyle karıştırmak; 730/2 yalnızca kabul etmeme ve ödememe sebebiyle başvuru haklarını etkiler.
- Düzenleyicinin sorumluluk istisnası kaydını göz ardı ederek her kabul süresi kaçırılmasını kayıp saymak.
- Ciroda konulan ibraz süresine diğer borçluların da dayanabileceğini düşünmek; 730/3 yalnızca ciranta için ileri sürülebilir.
- Hamilin protesto veya ibraz süresini kaçırmasını, hakkın değil alacağın kendisinin düştüğü şeklinde yorumlamak; madde yalnızca başvuru haklarını kaybettirir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Protesto edilmeyen keşideci dışındaki kişilere karşı müracaat hakkının düşeceği, bu nedenle o kişilere yöneltilen takibin başarısız olacağı kabul edilmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/610 E., 2022/1036 K., 22.12.2022)
- Çek ve poliçe takiplerinde, protesto çekilmediğine ilişkin bilgi ve belgenin sunulmaması hâlinde cirantalara karşı başvuru hakkının kaybolduğu ileri sürülmektedir. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025; Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/705 E., 2025/56 K., 22.01.2025)
- Kabul eden kişinin 730/1 kapsamındaki sürelere bağlı kayıptan korunduğu, başvuru hakkının düşmesinin asıl borçluyu etkilemediği kabul edilmektedir. (İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/371 E., 2024/279 K., 04.04.2024)
- Protesto yükümünün ihlali hâlinde hamilin müracaat hakkını kaybettiği ve bu nedenle takibin reddi gerektiği kabul edilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2013/14739 E., 2013/18081 K., 10.05.2013)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren hamil, poliçeyi süresinde ibraz ettiğini, süresinde protesto çektirdiğini veya gidersiz iade kaydına göre ödeme amacıyla süresinde ibraz ettiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Protesto belgesi, ibraz kaydı ve poliçenin üzerindeki tarihler başlıca delillerdir; protestonun yokluğu ispat edilmediği sürece karşı taraf başvuru hakkının düştüğünü ileri sürebilir.
- Karşı taraf, hamilin süreyi geçirdiğini ileri sürerek kaybı savunabilir; bu savunmayı süreyi kaçırmanın tarihine ilişkin delille ispatlar.
- Kabul süresine dayanılacaksa düzenleyicinin koyduğu süre poliçe kaydından ispat edilir; düzenleyicinin kabule ait sorumluluğu istisna ettiği iddiası da kayıt üzerinden değerlendirilir.
- Ciroda konulan ibraz süresine dayanmak isteyen ciranta, süreyi ve ihlalini kendisi ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.749: Hamilin cirantalara ve düzenleyene karşı protesto tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı sürelerini düzenler; başvuru hakkının düşmesinden ayrı bir süre rejimidir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.732: Hamilin senedi süresinde ibraz etmemesi, protesto çekmemesi veya alacağını takip etmemesi hâlinde başvuru hakkını kaybetmesinin sebepsiz zenginleşme davasına etkisini düzenler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.778: Çek hakkında 730. maddenin uygulanacağını belirtir; kambiyo kayıplarının çekte de geçerli olduğunu gösterir.
TTK m.731 — Mücbir sebepler
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 731. maddesi, poliçeye bağlı işlemlerde (ibraz, protesto ve başvuru) mücbir sebep nedeniyle bu işlemlerin zamanında yapılamadığı hallerde sürelerin uzamasını ve bu halde hamilin yükümlülüklerini düzenler. Maddenin kapsamı, poliçenin hamilidir ve poliçe borçlularına karşı başvuru hakkını kullanan hamil ile ilgilidir. Madde; mücbir sebebin ihbarını, ihbar süresini, mücbir sebeplerin ortadan kalkmasından sonra yapılacak işlemleri, otuz günlük uzama süresini ve görüldüğünde ödenecek poliçelerdeki özel durumu kapsar. Madde, poliçenin vade tarihinin kendisini, çek hukukundaki mücbir sebep hükümlerini ve poliçe borçlusunun ödeme yükümlülüğünün kapsamını düzenlemez (bkz. 6102 sayılı Kanun m.732 ve m.723); ayrıca mücbir sebep kavramının genel borçlar hukukundaki sonuçları ile zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin genel rejimi bu maddenin dışındadır.
Mücbir sebepler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mücbir sebep
- Poliçe işlemlerinin kanunda öngörülen sürede yapılmasını aşılamaz bir engelle imkânsız kılan olay; bir devletin mevzuatı ve doğal afet gibi olaylar bu kapsamda sayılmıştır. Hamilin veya ibraz/protesto işlemi için görevlendirdiği kişinin kendi olayları mücbir sebep sayılmaz.
- Hamilin kendi olayları
- Hamilin veya poliçeyi ibraza ya da protesto çekmeye memur ettiği kişinin kendi kusuru, ihmali ya da kişisel durumundan doğan engeller. Bu olaylar mücbir sebep niteliğinde sayılmaz ve süre uzatımı sağlamaz.
- İhbar
- Hamilin mücbir sebebi gecikmeksizin kendinden önceki kişiye bildirmesi ve bunu tarih, yer ve imza ile poliçeye veya alonjaya kaydetmesi işlemi. Bu ihbar yükümlülüğü, mücbir sebep halinde süre uzatımının ön koşuludur.
- Görüldüğünde veya görüldükten belirli süre sonra ödenecek poliçe
- Vadesi görüş ya da görüşten belli süre sonra belirlenen poliçe türü. Bu poliçelerde mücbir sebep için ayrı bir otuz günlük süre işler ve poliçedeki vadeye ilişkin süre bu süreye eklenir.
Mücbir sebepler: hangi şartlar aranır?
- Kanunen belirli bir süre içinde poliçenin ibrazı veya protesto işlemi, bir devletin mevzuatı, mücbir sebep veya benzeri aşılamaz bir engel nedeniyle gerçekleştirilememiş olmalıdır; bu durumda ilgili süreler uzar.
- Hamil, mücbir sebebi gecikmeksizin kendinden önceki kişiye ihbar etmeli ve bu ihbarı tarih, yer ve imzasıyla poliçeye veya alonjaya kaydetmelidir; ihbarda gecikilirse 723. madde hükümleri uygulanır.
- Mücbir sebebin ortadan kalkmasının ardından hamil, poliçeyi gecikmeksizin kabul veya ödeme amacıyla ibraz etmeli ve gerekiyorsa protesto çekmelidir.
- Mücbir sebebin süresi vadenin gelmesinden itibaren otuz günü aşıyorsa, poliçenin ibrazına ve protesto çekilmesine gerek kalmaksızın başvuru hakkı kullanılabilir.
- Hamilin veya ibraza/protesto için görevlendirdiği kişinin kendi olayları mücbir sebep sayılmamalıdır.
Mücbir sebepler: hangi sonuçları doğurur?
- Mücbir sebep nedeniyle ibraz veya protesto süresi kanunda belirtilen süre kadar uzar ve bu süre içinde işlemin yapılmaması hak kaybına yol açmaz.
- Hamil mücbir sebebi gecikmeksizin ihbar etmez veya ihbarı poliçeye tarih, yer ve imzası ile kaydetmezse, 723. madde hükümleri uygulanır.
- Mücbir sebep ortadan kalktıktan sonra hamil poliçeyi gecikmeksizin ibraz etmez veya gerekiyorsa protesto çekmezse, süre uzatımından yararlanamaz.
- Mücbir sebep vadeden itibaren otuz günden çok sürerse, ibraz ve protesto yapılmadan başvuru hakkı kullanılabilir.
- Hamilin veya ibraza memur ettiği kişinin kendi olayları mücbir sebep sayılmadığından, bu olaylar süre uzatımı doğurmaz.
- Görüldüğünde veya görüldükten belirli süre sonra ödenecek poliçelerde ibraz süresinin otuz gün uzaması, poliçede belirtilen süre kadar daha artar.
Vadesi belli veya düzenlenme tarihinden belli süre sonra ödenecek poliçe ile görüldüğünde veya görüldükten belirli süre sonra ödenecek poliçe arasındaki fark nedir?
Vadesi belirli poliçelerde mücbir sebep sona erdikten sonra hamil, yine genel kurallar çerçevesinde ibraz ve protesto işlemini yapmakla yükümlüdür.
Görüldüğünde veya görüldükten belirli süre sonra ödenecek poliçelerde, ibraz süresi mücbir sebep nedeniyle bitmemişse 30 günlük süre, hamilin cirantasına ihbar ettiği tarihten itibaren işler.
Görüldüğünde ödenecek poliçelerde ihbar, ibraz süresi bitmeden de yapılabilir; poliçede belirtilen görüş sonrası süre, otuz günlük süreye eklenir.
Mücbir sebep ile hamilin kendi olayları arasındaki fark nedir?
Dış kaynaklı, hamilin faaliyet alanı dışında kalan ve aşılamayan engeller mücbir sebep sayılır.
Hamilin veya ibraza görevlendirilen kişinin yalnız kendilerine ait olaylar mücbir sebep sayılmaz.
Hamilin kendi kusuru veya ihmalinden doğan gecikmede süre uzatımı sağlanmaz.
Mücbir sebebin süresi otuz günü aşmıyor ile aşıyor arasındaki fark nedir?
Mücbir sebep vade gününden itibaren otuz günü geçmiyorsa, süre uzatımı ile ibraz ve protesto yapılır.
Mücbir sebep vadeden itibaren otuz günden çok sürerse hamil ibraz ve protesto yapmadan başvurabilir.
Otuz günü aşan mücbir sebepte ibraz ve protesto şartı kalkar, başvuru hakkı doğrudan kullanılabilir.
Mücbir sebepler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mücbir sebebi genel borçlar hukukundaki kusursuzluk savunmasıyla karıştırıp, ihbar ve kayıt şartını aramamak.
- Hamilin kendi kusur veya ihmalinden doğan gecikmeyi mücbir sebep saymak.
- Otuz günlük sürenin her poliçede vade gününden değil, ihbar tarihinden işlediğini varsaymak; görüldüğünde veya görüldükten belirli süre sonra ödenecek poliçelerde süre ihbar tarihinden işler.
- Mücbir sebebin ortadan kalkmasından sonra gecikmeksizin ibraz ve protesto yapılması gerektiğini göz ardı etmek.
- Otuz günü aşan mücbir sebepte ibraz ve protesto şartının kalktığını, buna rağmen ibraz edilmemesinin sorun yaratmayacağını yanlış değerlendirmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, mücbir sebep iddiasını ileri süren hamilin ihbarı tarih, yer ve imzayla poliçeye kaydettiğini ayrıca ispatlaması gerektiğini kabul etmektedir.
- Mücbir sebebin kendi kusurundan doğmadığı ve hamilin kendi olayı olmadığı ayrıca değerlendirilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Mücbir sebebe dayanarak süre uzatımı isteyen hamil, engelin varlığını ve bu engelin aşılamaz nitelikte olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Hamil, mücbir sebebi gecikmeksizin ihbar ettiğini poliçeye veya alonjaya kaydedilmiş tarih, yer ve imzayla ispatlamalıdır; bu kayıt yazılı delil niteliğindedir.
- Karşı taraf, engelin hamilin kendi olayından kaynaklandığını ya da mücbir sebebin ortadan kalktığı halde gecikmeksizin ibraz edilmediğini ileri sürerse, bu iddiayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Mücbir sebebin otuz günü aşıp aşmadığı, vade tarihi ile engelin başlangıç ve bitiş tarihlerinin belgelenmesiyle ortaya konur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.723: Mücbir sebep ihbarında gecikme halinde, maddenin ikinci fıkrası uyarınca uygulanan hükümdür; hamilin ihbar yükümlülüğünün ihlalinin sonucunu belirler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: Poliçe hukukunda ibraz, protesto ve başvuru hakkının genel rejimini oluşturur; bu madde o rejime mücbir sebep istisnası getirir.
TTK m.732 — Sebepsiz zenginleşme
Madde, poliçeden doğan hakkın zamanaşımı veya usulüne uygun işlem eksikliği nedeniyle düşmesi hâlinde, poliçe borçlularının hamile karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumluluğunu düzenler. Sorumlu tutulacak kişiler (düzenleyen ve kabul eden), istemin muhataba, yerleşim yerli poliçeyi ödeyecek kişiye ve belirli hâllerde düzenleyenin hesabına hareket ettiği kişiye karşı ileri sürülebilmesini ve cirantanın sorumlu olmadığı hâli kapsar. Ayrıca sebepsiz zenginleşme isteminin zamanaşımı süresi ve ispat yükü bu maddede yer alır. Poliçenin çıkarılması, kabulü, ciro ve ödeme usulü, poliçeden doğan sorumluluğun genel rejimi düzenlemez (TTK m.687 vd. ve m.749 vd.). Sebepsiz zenginleşmenin genel kuralları, iade kapsamı ve sınırı ile geri verme borcunun içeriği bu maddede değil, Türk Borçlar Kanunu m.77 vd. hükümlerinde yer alır. Çekten doğan hakların ve poliçe hamilinin genel başvuru yolunun ayrıntıları da bu maddenin dışındadır.
Sebepsiz zenginleşme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Sebepsiz zenginleşme isteminin ikamesi
- Poliçeden doğan hakkın zamanaşımı veya ilgili işlemlerin ihmali yüzünden düşmesi üzerine, hamilin poliçe borçlusuna karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak başvurabilmesidir. Bu istem poliçe borcunun yerini almaz, yalnızca zenginleşme ölçüsünde bir sorumluluk doğurur.
- Zenginleşme ölçüsü sınırı
- Poliçe borçlusunun hamile karşı sorumluluğu, poliçe borcunun tamamı değil, borçlunun poliçe nedeniyle zenginleşmiş olabileceği ölçüde ile sınırlıdır. Bu nedenle borçlu, zenginleşmediğini ispatlayarak sorumluluğu savuşturabilir.
- Muhatap
- Poliçede ödeme yapması istenen kişidir. Madde, muhatabın da sebepsiz zenginleşme isteminin muhatabı olabileceğini öngörür.
- Yerleşim yerli poliçeyi ödeyecek kişi
- Poliçenin yerleşim yerinde ödenmesi gereken kişidir. Bu kişi de sebepsiz zenginleşme isteminin muhatabı olabilir.
- Cirantanın borçtan kurtulması
- Poliçeden doğan borcu düşmüş olan ciranta, bu madde uyarınca sebepsiz zenginleşme isteminin muhatabı olmaz.
Sebepsiz zenginleşme: hangi şartlar aranır?
- Poliçeden doğan hakkın zamanaşımı ya da poliçeden doğan hakların korunması için gerekli işlemlerin ihmal edilmesi nedeniyle düşmüş olması gerekir.
- Düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülüğünün düşmüş olması gerekir; bu düşme yükümlülüğü sona erdirir ancak sebepsiz zenginleşme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
- İstemi ileri süren, poliçenin hamili olmalıdır; sorumluluk hamile karşı doğar.
- Borçlunun poliçe nedeniyle zenginleşmiş olabileceği ölçüde sorumluluk doğar; zenginleşme, hamilin zararına olmalıdır.
- İstem, muhataba, yerleşim yerli poliçeyi ödeyecek kişiye ve düzenleyen poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemişse o kişiye ya da işletmeye karşı ileri sürülebilir.
- Poliçeden doğan borcu düşmüş olan ciranta bakımından istem ileri sürülemez.
- Sebepsiz zenginleşme isteminin ileri sürülebilmesi için zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir.
Sebepsiz zenginleşme: hangi sonuçları doğurur?
- Düzenleyen veya kabul eden, poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş olsa bile hamile karşı zenginleşmiş olabileceği ölçüde borçlu kalır.
- Zenginleşme ölçüsünde yapılan ödeme, poliçe borcunun tam tutarına bağlı değildir; borçlunun zenginleşmediği ölçüde sorumluluk doğmaz.
- Poliçeden doğan borcu düşmüş ciranta bu madde uyarınca sorumlu tutulamaz.
- İstem, muhataba, yerleşim yerli poliçeyi ödeyecek kişiye ve belirli hâllerde düzenleyenin hesabına hareket ettiği kişiye karşı da ileri sürülebilir.
- Sebepsiz zenginleşme isteminin zamanaşımı süresi dolmuşsa hamil bu madde dayanarak talepte bulunamaz.
- Sebepsiz zenginleşme sorumluluğu bakımından ispat yükü, zenginleşmediğini iddia edene aittir; bu nedenle borçlu zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Düzenleyen-kabul eden ile ciranta arasındaki fark nedir?
Düzenleyen ve kabul eden, poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş olsa bile zenginleşme ölçüsünde sorumlu tutulabilir.
Ciranta, poliçeden doğan borcu düşmüşse bu madde kapsamında sebepsiz zenginleşme isteminin muhatabı olmaz.
Ciranta bakımından poliçe borcunun düşmesi, bu madde yoluyla yeniden sorumluluk doğmasını engeller.
Muhatap / yerleşim yerli ödeyici / düzenleyenin hesabına hareket ettiği kişi: fark nedir?
Muhatap ve yerleşim yerli poliçeyi ödeyecek kişi, istemin muhatabı olabilir.
Düzenleyen poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemişse, o kişi veya işletme de istemin muhatabı olur.
İstem, poliçe ilişkisinin dışında kalan bu kişilere de yöneltilebilir.
Genel zenginleşme sorumluluğu ile poliçe borcu arasındaki fark nedir?
Bu madde, poliçe borcunun yerine geçmeyen, zenginleşme ölçüsüyle sınırlı bir sorumluluk doğurur.
Poliçe borcu, düzenleyenin ya da kabul edenin doğrudan poliçe yükümlülüğüdür ve tam tutar üzerinden doğar.
Hamil, poliçe borcu düşmüşse yalnızca zenginleşme ölçüsünde talepte bulunabilir.
Sebepsiz zenginleşme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Poliçe borcunun düşmesini, sebepsiz zenginleşme isteminin de düştüğü biçiminde yorumlamak; oysa madde, düşmüş poliçe borcunun yerine zenginleşme ölçüsünde sorumluluk getirir.
- Sorumluluğu tam poliçe tutarı üzerinden hesaplamak; sorumluluk zenginleşme ölçüsüyle sınırlıdır.
- Ciranta bakımından da sebepsiz zenginleşme isteminin ileri sürülebileceğini kabul etmek; cirantanın poliçe borcu düşmüşse bu madde kapsamında sorumlu tutulamaz.
- Bir yıllık zamanaşımı süresini poliçenin düzenlenme veya vade tarihinden saymak; süre, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten başlar.
- İspat yükünü hamile yüklemek; zenginleşmediğini iddia eden borçlu ispat yükü altındadır.
- Muhatap ya da yerleşim yerli ödeyici dışındaki kişilere karşı istem yöneltmek; madde bu kişileri sınırlı olarak sayar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Poliçenin zamanaşımına uğramasının ya da süresinde ibraz edilmemesinin ardından, hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/810 E., 2024/898 K., 06.06.2024)
- Keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükünün kendisinde olduğu kabul edilmektedir; bu nedenle davalı keşideci, zenginleşmediğini kanıtlamadıkça sorumlu tutulur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/998 E., 2024/1472 K., 19.09.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2017/825 E., 2019/506 K., 02.05.2019)
- Taraflar arasındaki temel ilişkinin ispat edilememesi hâlinde dahi keşideci bakımından sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanabileceği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/2096 E., 2023/2093 K., 11.12.2023)
- Zamanaşımı süresinin, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl olduğu kabul edilmektedir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2020/926 E., 2023/204 K., 22.02.2023)
- Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 732. maddenin uygulanacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/825 E., 2019/506 K., 02.05.2019)
Nasıl ispat edilir?
- İspat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden borçluya aittir; borçlu zenginleşmediğini kanıtlamak zorundadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/998 E., 2024/1472 K., 19.09.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2017/825 E., 2019/506 K., 02.05.2019)
- Hamil, poliçenin zamanaşımına uğradığını ya da süresinde ibraz edilmediğini ve bu nedenle poliçeden doğan hakkının düştüğünü belgeyle ortaya koymalıdır.
- Hamil, borçlunun poliçe nedeniyle zenginleşmiş olabileceğini gösteren vakıaları ileri sürmelidir; zenginleşmenin ölçüsü üzerinden talepte bulunur.
- Borçlu, zenginleşmediğini ya da zenginleşmenin daha az olduğunu gösteren belgelerle savunmasını ileri sürebilir.
- Zamanaşımı savunması, süre başlangıcının poliçenin zamanaşımına uğradığı tarih olduğu ve bir yıllık sürenin dolduğu hususlarında, belgeye ve tarihlere dayanılarak yapılır. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2020/926 E., 2023/204 K., 22.02.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.687: Poliçenin düzenlenmesi ve poliçeden doğan yükümlülükler genel düzeni bakımından, bu maddenin ön koşulu olan poliçe borcunun düşmesi kavramının dayanağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.749: Ciro ve poliçenin ödenmesi ilişkisinde, cirantanın ve muhatabın sorumluluğunu belirleyen düzenlemeler olarak bu maddenin uygulanmasında referans alınır.
- 6098 sayılı Kanun m.77: Sebepsiz zenginleşmenin genel kuralını koyar; bu madde, poliçe ilişkisi bakımından özel düzenleme olarak bu genel kuralın uygulanmasına ilişkin özel kurallar getirir.
- 6098 sayılı Kanun m.82: Sebepsiz zenginleşmenin genel kuralına ilişkin son hüküm olarak, bu madde ile birlikte değerlendirilir.
TTK m.733 — Poliçe karşılığının devri
Bu madde, düzenleyenin iflası hâlinde poliçe karşılığı ve karşılık ilişkisinden doğan hakların poliçe hamiline geçmesini, karşılık ilişkisi haklarının poliçe beyanıyla devrini ve muhatabın iflas ya da devir ihbarından sonraki ödeme yetkisini düzenler. Kurala muhatap, düzenleyen, poliçe hamili ve karşılık ilişkisinde bulunan taraflar bakımından uygulanır. Madde, poliçe ilişkisinden doğan def'ilerin sınırını, kambiyo senetlerinin genel devir şeklini, aval ve araya girmeyi ve alacağın devrine ilişkin genel hükümleri düzenlemez (m.685, m.686, m.734 vd., TBK m.183 vd.).
Poliçe karşılığının devri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Karşılık ilişkisi
- Düzenleyen ile muhatap arasında, muhatabın poliçeyi ödemesini sağlayacak borç ya da değer ilişkisidir. Poliçe ilişkisinden ayrı bir hukuki ilişkidir ve bu maddedeki istem hakkı bu ilişkiden doğar.
- Poliçe karşılığı
- Muhatabın düzenleyene borçlu olduğu ya da düzenleyenin muhatap hesabına alacak olarak geçirdiği paradır. Madde, bu tutarın geri verilmesi istemini kapsar.
- Devir ihbarı
- Düzenleyenin karşılık ilişkisinden doğan haklarını poliçe hamiline devrettiğinin muhataba bildirilmesidir. Bildirim tarihinden sonra muhatap, yalnız poliçenin iadesi karşılığında ödeme yapabilir.
- Usulünce hakkını ispat
- Hamilin poliçeyi zilyetliğinde tutması ve kambiyo ciro zincirine uygun biçimde hak sahibi olduğunu göstermesidir. Muhatap bu ispatı talep edebilir.
Poliçe karşılığının devri: hangi şartlar aranır?
- Düzenleyen hakkında iflasın açılmış olması gerekir; bu hâlde poliçe karşılığının geri verilmesi istemi poliçe hamiline geçer.
- Düzenleyenin karşılık ilişkisinden doğan haklarını devrettiğini poliçede açıkça beyan etmiş olması gerekir; bu beyan olmadan hak hamile geçmez.
- Muhatabın ödeme yapabilmesi için iflasın ilan edilmiş olması ya da devrin kendisine ihbar edilmiş bulunması gerekir.
- Muhatabın ödemesinin yalnız poliçenin iadesi karşılığında yapılması gerekir; hamilin hakkını usulünce ispat etmesi aranır.
- Muhatabın ödeme yapmadan önce ilan veya ihbar durumunu kontrol etmesi, bu koşul gerçekleşmeden ödeme yapmaması gerekir.
Poliçe karşılığının devri: hangi sonuçları doğurur?
- Düzenleyen hakkında iflas açıldığında poliçe karşılığının geri verilmesine ilişkin istem hakkı poliçe hamiline geçer.
- Düzenleyen karşılık ilişkisinden doğan haklarını poliçede beyan ederek devretmişse, bu haklar poliçe hamili kimse ona ait olur.
- Muhatap iflasın ilanından veya devir ihbarından sonra, hamile yalnız poliçenin iadesi karşılığında ve usulünce hakkını ispat etmesi hâlinde ödeme yapabilir.
- Hamil hakkını usulünce ispat edemezse muhatabın ödemesi bu hükme göre geçerli sayılmaz; muhatap hamile karşı ödeme yapmaktan kaçınabilir.
- İflas ilanı veya devir ihbarı gerçekleşmeden muhatabın yaptığı ödeme, bu madde kapsamında kalmaz ve bu madde ile korunmaz.
İflas ile devir beyanı arasındaki fark nedir?
Düzenleyen hakkında iflas açılması, poliçe karşılığının geri verilmesi istemini hamile geçirir (fıkra 1).
Düzenleyenin poliçede karşılık ilişkisinden doğan haklarını devrettiğini beyan etmesi, bu hakları hamile bağlar (fıkra 2).
İflas hâlinde hak kanunun gereği olarak geçer; devir hâlinde hak yalnız beyan yoluyla geçer. Her iki hâlde hakkı kimin kullanacağı poliçe hamilidir.
Poliçe ilişkisinden doğan istem ile karşılık ilişkisinden doğan istem arasındaki fark nedir?
Hamilin muhataba karşı poliçe ilişkisinden doğan istemi, kambiyo senedinin genel hükümlerine tabidir.
Madde, poliçe ilişkisi dışındaki karşılık ilişkisinden kaynaklanan istemi hamile geçirir.
Hamil, düzenleyenin karşılık ilişkisine dayanan istemini kendi adına ileri sürebilir; bu istem kambiyo ilişkisinin sınırları dışındadır.
İflas ilanı ile devir ihbarı arasındaki fark nedir?
İflasın ilanı, muhataba ödeme kararında bilgi kaynağı olan kamusal bir işlemdir.
Devir ihbarı, düzenleyen ya da devralan tarafından muhataba yapılan bildirimdir.
İkisinden biri gerçekleştiğinde muhatap yalnız poliçe iadesi karşılığında ödeme yapar; bu sınır her iki hâlde de aynıdır.
Poliçe karşılığının devri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Düzenleyenin karşılık ilişkisinden doğan hakları, poliçede beyan olmadan da hamile geçer saymak; bu geçiş yalnız iflasta kanundan, devirde beyanla gerçekleşir.
- İflas ilanı ya da devir ihbarı olmadan muhatabın hamile ödeme yapabileceğini düşünmek; ödeme koşulu bu hâllerde gerçekleşmemiştir.
- Muhatabın hamile yalnız poliçe iadesi karşılığında ödeme yapma yükümlülüğünü, poliçe ilişkisinden doğan def'ilerle karıştırmak.
- Hamilin hakkını usulünce ispat etmeden ödeme yapılabileceğini düşünmek; ispat koşulu atlanamaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Karşılık ilişkisinden doğan hakların poliçe hamiline geçişinde, devrin poliçe üzerinde açık bir beyanla yapılmış olması aranır; sessiz devir kabul edilmemektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Hamil, düzenleyenin karşılık ilişkisinden doğan hakkının kendisine geçtiğini iddia ettiğinde, bu iddiasını poliçenin zilyetliği ve ciro zinciri ile ispatlar.
- Düzenleyenin devir beyanı poliçe metninde bulunmak zorundadır; bu beyanın varlığı yazılı kayıt ile ispatlanır.
- Muhatap, iflasın ilanı veya devir ihbarını ödeme sırasında kendisine yapılmadığını savunursa, bu savunmayı ilan ya da ihbar belgesinin yokluğu ile ispat eder.
- Hamilin usulünce hakkını ispat ettiğini gösteremediği hâllerde, muhatap poliçenin iadesi karşılığı ödeme koşulunu ileri sürerek ödemeden kaçınabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.733: Maddenin kendisidir; poliçe karşılığının ve karşılık ilişkisi haklarının hamile geçişini düzenler.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| otuz günden | m.731 | (4) Mücbir sebepler vadenin gelmesinden itibaren otuz günden çok sürerse, poliçenin ibrazına ve protesto çekmeye gerek olmaksızın başvurma hakkı kullanılabilir. |
| otuz günlük | m.731 | (5) Görüldüğünde veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şart olan poliçeler hakkında otuz günlük süre, hamilin kendi cirantasına mücbir sebebi ihbar ettiği tarihten itibaren işler. |
| bir yıldır | m.732 | (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
21 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2017/825 E., 2019/506 K., 02.05.2019İlgili madde: m.732
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/5382 E., 2024/2660 K., 02.04.2024İlgili madde: m.726
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/3183 E., 2023/2946 K., 15.05.2023İlgili madde: m.730
- 12. Hukuk Dairesi, 2013/14739 E., 2013/18081 K., 10.05.2013İlgili madde: m.730
- İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/654 E., 2025/19 K., 15.09.2025İlgili madde: m.729
- İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/488 E., 2025/14 K., 12.09.2025İlgili madde: m.729
- İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/360 E., 2025/13 K., 12.09.2025İlgili madde: m.729
- İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/202 E., 2025/12 K., 12.09.2025İlgili madde: m.729
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/492 E., 2025/471 K., 17.07.2025İlgili madde: m.729
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/606 E., 2025/65 K., 24.01.2025İlgili madde: m.730
Diğer 11 karar
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/705 E., 2025/56 K., 22.01.2025İlgili madde: m.730
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/1472 E., 2024/1725 K., 27.11.2024İlgili madde: m.732
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/998 E., 2024/1472 K., 19.09.2024İlgili madde: m.732
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/810 E., 2024/898 K., 06.06.2024İlgili madde: m.732
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/371 E., 2024/279 K., 04.04.2024İlgili madde: m.730
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/666 E., 2024/201 K., 12.03.2024İlgili madde: m.726
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/2096 E., 2023/2093 K., 11.12.2023İlgili madde: m.732
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2020/926 E., 2023/204 K., 22.02.2023İlgili madde: m.732
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/610 E., 2022/1036 K., 22.12.2022İlgili madde: m.730
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/316 E., 2022/548 K., 19.07.2022İlgili madde: m.726
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/28 E., 2020/48 K., 17.01.2020İlgili madde: m.729
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 11. Kıymetli Evrak-2 bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış