TTK › Kıymetli evrak › Kambiyo senetleri › Poliçe › Çeşitli hükümler
İptal, poliçeyi eline geçirenin bilinmemesi ve ihtar
Kısaca
TTK m.757, iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, poliçenin ödenmesini önlemek için muhatabın ödemeden menedilmesini (ödeme yasağı) isteyebilmesi için yetkili mahkemeyi ve mahkemenin bu kararda yapacağı tevdi düzenlemesini kapsar.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.757–765 hükümlerini kapsar.
TTK m.757 — Önleyici önlemler
Madde, iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, poliçenin ödenmesini önlemek için muhatabın ödemeden menedilmesini (ödeme yasağı) isteyebilmesi için yetkili mahkemeyi ve mahkemenin bu kararda yapacağı tevdi düzenlemesini kapsar. Yetki, ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri asliye ticaret mahkemesine tanınmıştır. Madde çek, bono ve diğer kıymetli evrakı değil, poliçeyi düzenler. Madde; zayi olan senetlerin iptal usulünü (m.758 vd.), ödeme yasağının tek başına kalmayıp iptal davasına dönüşmesini, ihtiyati haciz ve teminat rejimini (m.1356 vd. ve İİK), haksız ödeme yasağı nedeniyle tazminatı ve zararın giderilmesini düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde ve ayrı usul hükümlerinde yer alır.
Önleyici önlemler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Önleyici önlem (ödeme yasağı)
- Senedin iradesi dışında elden çıkması hâlinde, muhatabın poliçe bedelini ödemesini mahkeme kararıyla engelleyen geçici hukuki koruma tedbiridir. Kararı mahkeme verir ve muhataba yöneltilir.
- Menedilme
- Mahkemenin muhataba ödeme yapmamasını emretmesi anlamına gelir. Bu emir, ödeme yasağının içeriğini oluşturur.
- İradesi dışında elden çıkma
- Poliçenin kişinin rızası olmadan başkasının eline geçmesidir. Başvuranın poliçeyi kendi iradesiyle devretmiş olmaması gerekir.
- Tevdi
- Vadesi geldiğinde poliçe bedelinin muhatap tarafından mahkemenin gösterdiği yere bırakılmasıdır. Bedel, ödenmeden hamile ulaşmaz; yasak ile tevdi birlikte işler.
Önleyici önlemler: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin başvuran tarafından iradesi dışında elden çıkmış olması gerekir.
- Başvuru, ödeme yerinde veya hamilin yerleşim yerinde bulunan asliye ticaret mahkemesine yapılmalıdır.
- Başvuran, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini talep etmelidir.
- Mahkeme ödemeyi meneden kararında, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelinin tevdi edilmesine izin vermeli ve tevdi yerini göstermelidir.
- Tevdi izni ödeme yasağının ayrılmaz parçası olarak verilir; muhatap bedeli mahkemenin gösterdiği yere bırakarak yükümlülüğünden kurtulur.
Önleyici önlemler: hangi sonuçları doğurur?
- Mahkeme menetme kararı verdiğinde muhatap, vade gelene kadar poliçe bedelini hamile ödememelidir.
- Vade geldiğinde muhatap, bedeli mahkemenin gösterdiği yere tevdi ederek yükümlülüğünü yerine getirir.
- Kararın verilmesi, başvuranın iradesi dışında elden çıkma iddiasını ispat etmesine bağlıdır; bu şart oluşmazsa menetme kararı verilmez.
- Ödeme yasağı hakkın kendisini ortadan kaldırmaz; hamil ile başvuran arasındaki hak uyuşmazlığı ayrıca çözülür.
- Madde emredici niteliktedir; tarafların sözleşmeyle yetki veya tevdi usulünü değiştirmesi öngörülmemiştir.
Ödeme yeri mahkemesi ile hamilin yerleşim yeri mahkemesi arasındaki fark nedir?
Poliçenin ödeneceği yerdeki asliye ticaret mahkemesi, ödemenin yapılacağı yer bakımından yetkilidir.
Hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi de yetkilidir.
Başvuran iki mahkemeden birini seçebilir; ayrı bir öncelik sırası yoktur.
Ödeme yasağı (m.757) ile zayi iptal usulü (m.758 vd.) arasındaki fark nedir?
Ödeme yasağı, poliçenin ödenmesini geçici olarak durdurur ve iradesi dışında elden çıkma hâlinde başvurulan tedbirdir.
İptal usulü, senedin zayi olması hâlinde ilan ve ibraz süreciyle senedin geçersizliğine yol açar.
Ödeme yasağı kesin sonuç doğurmaz; iptal davası ile birlikte veya ayrı olarak takip edilir. Bu madde iptal kararının yerini tutmaz.
Muhatap ile hamil arasındaki fark nedir?
Muhatap, mahkeme kararını uyguladığında poliçe bedelini ödemekten kaçınır ve tevdi eder.
Hamil, poliçe üzerindeki hakkını dava ve tevdi bedeli üzerinden arayabilir.
Muhatabın tevdi yapması, ödeme yükümlülüğünü sona erdirir; hamil bedeli tevdi yerinden talep eder.
Önleyici önlemler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metnindeki "poliçe" sözcüğünü çekle eşitlemek; madde sadece poliçeyi düzenler, çek için de uygulama bulunsa bile metnin lafzına dikkat edilmelidir.
- Ödeme yasağını kesin iptal kararı gibi görmek; menetme geçici bir tedbirdir ve iptal usulü ayrıca işletilmelidir.
- Yetkili mahkemeyi yalnızca ödeme yeri ile sınırlamak; hamilin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
- Tevdi izninin mahkeme kararının zorunlu parçası olmadığını sanmak; ikinci fıkra gereği mahkeme tevdiye izin vermek ve yeri göstermek zorundadır.
- Vade gelmeden tevdi yapılabileceğini düşünmek; izin, vadenin gelmesi üzerine verilmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, menetme talebini değerlendirirken önce başvuranın poliçeyi iradesi dışında elden çıkardığını ispatına bakmaktadır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1846 E., 2025/2273 K., 30.12.2025; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2026/239 E., 2026/743 K., 17.04.2026)
- Uygulamada ödeme yasağının çek için de aynı mantıkla istendiği ve mahkemelerin bu talebi çek yönünden ele aldığı görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2738 E., 2021/1513 K., 30.11.2021)
- Mahkemelerin, zayi veya irade dışı elden çıkma iddiası olan kıymetli evrakta ödeme yasağı tedbirini öncelikle değerlendirdiği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2026/239 E., 2026/743 K., 17.04.2026)
- Maddeyi yorumlayan kararlarda madde metni çoğu zaman yalnız anılmakta, ayrıntılı uygulama kriteri kurulmamaktadır. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/667 E., 2024/457 K., 23.08.2024; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/506 E., 2022/549 K., 21.06.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren başvuran, poliçenin iradesi dışında elden çıktığını ispatla yükümlüdür.
- Bu ispat için poliçenin kaybına, çalınmasına veya başkasının eline geçmesine ilişkin polis tutanağı, ihbar, yazışma ve tanık beyanı gibi delillerden yararlanılır.
- Başvuranın, poliçeyi kendi rızasıyla devrettiğini savunan karşı taraf, bu savunmayı yazılı belge ve devir kaydıyla ispatlamak zorundadır.
- Mahkemenin tedbir kararı verirken yeterli inanç oluşturması gerekir; bu aşamada kesin ispat aranmaz, ancak iddianın dayanağı somut olmalıdır.
- Muhatabın tevdi yaptığını ispatlaması, kendisini ödeme yükümlülüğünden kurtarmanın koşuludur; tevdi belgesi bu konuda temel delildir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.758: Zayi olan veya elden çıkan senetler için iptal usulünün ilk aşamasını düzenler; önleyici önlem bu usulün öncesinde ya da yanında kullanılabilir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1356: Kambiyo senetlerine ilişkin geçici hukuki koruma tedbirlerinde yetki kurallarını düzenler; ödeme yasağının genel tedbir çerçevesini tamamlar.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.661: Hamiline yazılı senetlerin iptal usulünü düzenler; ödeme yasağı ile senedin iptali birlikte değerlendirilir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.764: İptal kararının kime karşı başvuru hakkı doğurduğunu belirler; ödeme yasağı ile birlikte hamilin başvurabileceği kişileri gösterir.
TTK m.758 — Poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi
Madde, poliçeyi elinde bulunduran kişinin poliçeyi kaybetmesi, çalınması veya irade dışında elden çıkması hâlinde, poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi durumunda uygulanacak usulü düzenler: mahkemenin dilekçe sahibine iade davası açması için süre vermesi ve bu süre içinde dava açılmazsa muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırması. Kişisel olarak poliçeyi eline geçiren kişi bilinmediğinde uygulanmaz; bu durumda ödeme yasağı ve çağrı usulü ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Ödeme yasağının hangi koşullarla konulacağını, çağrı (ilan) usulünü, iade davasının esasını ve dava sonucunda verilecek hükmü düzenlemez (m.757 ve m.759 ve devamı). Poliçe hamilinin müracaat ve zamanaşımı hakları ile kıymetli evrakın kendisine ilişkin genel hükümler de bu maddede yer almaz.
Poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İade davası
- Poliçeyi eline geçiren kişiye karşı, zayi olan veya irade dışında elden çıkan kıymetli evrakın geri verilmesi için açılan dava olarak anlaşılır. Madde bu davanın açılmasını dilekçe sahibine bırakır ve mahkemenin verdiği süre içinde açılması gerektiğini öngörür.
- Ödeme yasağı
- Mahkemenin muhataba, poliçeyi ödememesi yönünde verdiği emir olarak anlaşılır. Madde bu yasağın kaldırılmasını, dilekçe sahibinin süre içinde iade davası açmamasına bağlar.
- Dilekçe sahibi
- Poliçenin zayi olması veya irade dışında elden çıkması nedeniyle ödeme yasağı talep eden ve poliçe üzerinde hak iddia eden kişidir. Poliçenin kendisinde bulunmadığı için ödeme isteyemez; iade davası ile hakkını elde etmeye çalışır.
- Muhatap
- Poliçede ödeme yükümlülüğü altına girecek kişidir. Ödeme yasağı muhatabı ödemekten men eder; poliçeyi kabul etmiş olsa da ödeme yasağı kendisine yöneltilebilir.
- Uygun süre
- Mahkemenin takdirine bırakılmış, dava açmak için verilen süredir. Maddede sayısal bir süre yazılmamıştır; somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin zayi olması veya irade dışında elden çıkması hâli bulunmalıdır.
- Poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi gerekir; bilinmiyorsa bu madde uygulanmaz.
- Dilekçe sahibinin mahkemeye başvurarak ödeme yasağı talep etmesi gerekir.
- Mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre vermelidir.
- Dilekçe sahibi verilen süre içinde iade davasını açmalıdır; açmazsa ödeme yasağının kaldırılması koşulu oluşur.
Poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Dilekçe sahibi verilen süre içinde iade davasını açarsa, ödeme yasağı sürer ve uyuşmazlık iade davasında çözülür.
- Dilekçe sahibi verilen süre içinde dava açmazsa, mahkeme muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.
- Ödeme yasağının kaldırılması, muhatabın poliçeyi ödeme yükümlülüğünü yeniden doğurur.
- Eline geçiren kişi bilinmiyorsa bu madde uygulanmaz ve süre verilmez.
Poliçeyi eline geçiren kişi bilinen ile bilinmeyen hâl arasındaki fark nedir?
Poliçeyi eline geçiren kişi biliniyorsa, mahkeme dilekçe sahibine iade davası açması için süre verir.
Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, bu maddedeki süre verme ve dava usulü işlemez; kanunun ayrı hükümleri uygulanır.
Madde yalnızca kimliği belli olan kişiye karşı iade davası yolunu açar. Kimliği bilinmeyen durumda ödeme yasağının kaldırılması bu maddeye dayandırılamaz.
Süre içinde dava açılması ile açılmaması arasındaki fark nedir?
Dilekçe sahibi verilen süre içinde iade davasını açarsa, ödeme yasağı devam eder.
Dilekçe sahibi süre içinde dava açmazsa, mahkeme muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.
Dava açılmazsa muhatap ödeme yasağından kurtulur ve ödeme yapabilir. Dava açılırsa yasak sürer ve sonuç iade davasının sonucuna bağlanır.
Mahkemenin süre vermesi ile süre vermemesi arasındaki fark nedir?
Mahkeme, poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi hâlinde dilekçe sahibine uygun süre verir.
Eline geçiren kişi bilinmediğinde mahkemenin bu maddeye göre süre vermesi söz konusu değildir.
Süre verme, yalnızca kişi biliniyorsa bu madde kapsamında bir işlemdir.
Poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Eline geçiren kişi bilinmediği hâlde bu maddeye dayanarak süre verilmesini istemek; bu durumda madde uygulanmaz.
- Mahkemenin verdiği süreyi sayısal bir süre sanmak; madde süreyi takdire bırakmıştır, somut süre mahkemenin kararıyla belirlenir.
- Süre içinde dava açılmasını yeterli görüp ödeme yasağının kendiliğinden kalktığını varsaymak; dava açıldıktan sonra yasak sürer.
- Süre geçtikten sonra yasağın kalkması için ayrı bir talep gerekmediğini unutmak; mahkemenin kaldırma kararı gerekir.
- Ödeme yasağının kaldırılmasını dava açılmamasına bağlamak yerine dilekçe sahibinin hakkının düştüğünü söylemek; madde hakkın düşmesinden değil yasağın kalkmasından söz eder.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemelerin, eline geçiren kişi biliniyorsa ödeme yasağı taleplerinde bu maddeye göre dilekçe sahibine kesin süre verdiği ve bu süre içinde iade/menfi tespit davası açılmasını aradığı kabul edilmektedir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/487 E., 2026/892 K., 13.05.2026; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/918 E., 2025/1014 K., 24.06.2025)
- Verilen kesin süre içinde dava açılmış olmasının, 758/2 uyarınca ödeme yasağının devamı için yeterli sayıldığı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2026/57 E., 2026/122 K., 11.02.2026; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/946 E., 2025/1522 K., 23.12.2025)
- Mahkemece öncelikle ödeme yasağına ilişkin geçici hukuki koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi gerektiği; bu değerlendirmenin 757 ve 758. maddeler bakımından yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2026/239 E., 2026/743 K., 17.04.2026)
- Dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi kararlarında, kıymetli evrakın bulunmadığının ve iade davası açılması gerektiğinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1017 E., 2023/1575 K., 19.10.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Ödeme yasağının kaldırılmasını isteyen muhatap, dilekçe sahibinin verilen süre içinde iade davası açmadığını mahkeme kaydından ve dosya içeriğinden ispat eder.
- Dilekçe sahibi, poliçenin zayi olduğunu veya irade dışında elden çıktığını ve eline geçiren kişinin kim olduğunu belgeler ve tanıkla ispat etmekle yükümlüdür.
- Süre içinde dava açıldığını dilekçe sahibi, dava dilekçesi ve mahkemeye sunduğu belgelerle ispatlar.
- Eline geçiren kişinin bilindiği iddiası dilekçe sahibine aittir; bu iddia ispat edilemezse bu madde yerine çağrı usulüne başvurulması gerekebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.757: Zayi olan veya irade dışında elden çıkan kıymetli evrak bakımından ödeme yasağının konulmasına ilişkin ön koşulları düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
- 6102 sayılı Kanun m.759: Eline geçiren kişinin bilinmemesi hâlinde çağrı (ilan) usulünü düzenler; 758. maddenin uygulanamadığı durumda devreye girer.
TTK m.759 — Dilekçe sahibinin yükümlülükleri
TTK m.759, poliçe zayi olduğunda poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa iptal davası açılabilmesini düzenler ve iptal isteyenin ispat yükünü belirler. Hükmün bilinmeyen hamil hâlini düzenlediği, iptal isteyenin zıyaa uğradığını inandırıcı biçimde gösterme ve senedin suretini ibraz etme ya da esas içeriğini bildirme yükümlülüğünü kapsar. Hükmün uygulanması, zayi olan poliçenin bilinen hamilinin mevcut olup olmamasına bağlıdır. Poliçe hamilinin bilinmesi hâlinde iptal yoluna gidilmez; bu durumda hamile karşı istirdat, sebepsiz zenginleşme gibi genel davalar gündeme gelir. Kıymetli evrakın iptal usulünün ayrıntıları, ilan ve iptal kararının etkileri ile çek iptaline ilişkin hükümler bu maddenin dışında kalır; ayrıca kambiyo senedinin zayi olması hâlinde hamilin müracaat hakkı ve zamanaşımı da bu madde kapsamında değildir (ilgili düzenlemeler ayrı maddelerde yer alır).
Dilekçe sahibinin yükümlülükleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Poliçenin zıyaı
- Poliçenin hamilin elinden çıkması, yanması, kaybolması gibi nedenlerle fiilen elde bulunmaz hâle gelmesidir. Hükmün uygulanabilmesi için zıyaın poliçe elde iken gerçekleşmiş olduğunun inandırıcı biçimde gösterilmesi gerekir.
- İptal davası
- Zayi olan poliçenin hükümsüz kılınması için mahkemeden istenen dava türüdür. Hamilin bilinmediği hâlde açılabilir; hamili bilinen poliçe için bu yol kapalıdır, bu durumda hamile karşı genel davalar esas alınır.
- Esas içerik
- Senedin kimi unsurlarını, özellikle bedel, vade, düzenleyen, muhatap ve lehtar gibi tanımlayıcı bilgileri ifade eder. İptal isteyen, suret ibraz edemediğinde bu bilgileri mahkemeye vermekle yükümlüdür.
Dilekçe sahibinin yükümlülükleri: hangi şartlar aranır?
- Poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmemesi gerekir; bilinen bir hamil varsa iptal davası açılamaz.
- İptal isteminde bulunan kişi, poliçenin elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı biçimde gösteren delilleri mahkemeye sunmalıdır.
- İptal isteyen, senedin bir suretini ibraz etmeli ya da senedin esas içeriği hakkında bilgi vermelidir; bu iki seçenekten en az biri yerine getirilmelidir.
Dilekçe sahibinin yükümlülükleri: hangi sonuçları doğurur?
- Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa ve ispat yükümlülüğü yerine getirilmişse mahkeme poliçenin iptaline karar verebilir.
- İptal isteyenin zıyaı inandırıcı biçimde gösterememesi hâlinde iptal talebi kabul edilmez.
- Suret ibraz edilmediği ve esas içerik de bildirilmediği takdirde iptal isteği yerine getirilmiş sayılmaz.
- Hamil bilinen bir kişiyse iptal davası yolu kapalıdır ve hamile karşı başka hukuki yollar kullanılır.
Hamili bilinen poliçe ile hamili bilinmeyen poliçe arasındaki fark nedir?
Hamili bilinmeyen poliçede iptal davası açılabilir ve madde 759 uygulanır.
Hamili bilinen poliçede iptal yoluna gidilmez; hamile karşı genel hukuk davaları gündeme gelir.
Hamilin bilinip bilinmemesi, iptal davasının açılıp açılmayacağını belirler.
Suret ibrazı ile esas içerik bildirimi arasındaki fark nedir?
İptal isteyen senedin bir suretini ibraz ederek yükümlülüğünü yerine getirebilir.
Suret bulunmadığında senedin esas içeriğini bildirmek yeterli sayılır.
Bu iki seçenekten biri yerine getirildiğinde ispat yükümlülüğü karşılanmış olur.
Dilekçe sahibinin yükümlülükleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hamili bilinen poliçe için iptal davası açmak; hamilin bilinmesi hâlinde bu yolun kapalı olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
- Suret ibrazı ile esas içerik bildirimini birbirinin yerine geçmeyen iki ayrı yükümlülük gibi değerlendirmek; ikisinden birinin yerine getirilmesi yeterlidir, ancak ikisi de yapılmadıysa iptal talebi karşılanmaz.
- Çek iptali davalarında madde 759'un uygulanmadığını varsaymak; çekler için de atıf yoluyla uygulandığı kabul edilmektedir.
- Bilgilerin eksik verilmesi hâlinde hâkimin re'sen tamamlayacağını varsaymak; hâkimin aydınlatma ödevi tarafların bilgi verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Çek iptali davalarında da 6102 sayılı Kanun'un 759. maddesinin atfı gereği aynı ispat yükümlülüğünün uygulandığı kabul edilmektedir. (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/601 E., 2025/763 K., 08.07.2025; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/231 E., 2025/306 K., 12.03.2025)
- İptali istenen kambiyo senetlerinin tanımlayıcı bilgilerinin (seri numarası, tutar, keşideci, banka gibi) mahkemeye sunulmaması hâlinde davanın reddine karar verilebildiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/634 E., 2021/515 K., 11.06.2021; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/920 E., 2023/456 K., 22.08.2023)
- Davacıya tanınan kesin süre içinde bilgilerin verilmemesi, davanın reddi sonucunu doğurabilmektedir. (Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/920 E., 2023/456 K., 22.08.2023)
- Zayi olan senedin suretinin dosyada bulunduğu hâllerde suret ile belge aslının karşılaştırılması ve imza incelemesinin yapılamadığı durumlarda hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında tanık dinleme gibi araçlara başvurması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2738 E., 2021/1513 K., 30.11.2021)
Nasıl ispat edilir?
- İptal isteyen, poliçenin elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı biçimde göstermekle yükümlüdür; bu yükümlülük zıyaı ileri süren tarafın ispat yüküdür.
- Poliçenin hamilinin bilinmediğini iptal isteyen taraf ortaya koymalıdır; hamilin bilindiğini ileri süren karşı taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Zıyaı göstermek için yazılı belge, tanık beyanı, kayıt ve benzeri deliller kullanılabilir; yazılı kayıtlar tanık beyanına üstünlük taşır.
- Suret ibrazı veya esas içerik bildirimi yerine getirilmezse iptal talebi ispatlanmamış sayılır.
- Hâkim davayı aydınlatma ödevi kapsamında tarafları açıklamaya yöneltebilir ve delil gösterilmesini isteyebilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2738 E., 2021/1513 K., 30.11.2021)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.759: Maddenin kendisidir; poliçenin iptaline ilişkin temel düzenleme budur.
TTK m.760 — İçeriği
TTK m.760, poliçenin zıyaı (kaybı, yok olması) hâlinde, mahkemenin dilekçe sahibinin açıklamalarını inandırıcı bulması üzerine poliçeyi elinde bulunduran kişiyi poliçeyi getirmeye davet eden ve getirilmezse poliçenin iptal edileceğini bildiren ilanın verilmesini düzenler. Hüküm, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını ileri süren ve bu nedenle iptal talep eden kişi ile poliçeyi eline geçiren kişi arasındaki ilişkiye uygulanır. İlanın hangi kapsamda ve hangi usulle yayımlanacağı, iptal kararının verilmesi ve sonrası ise bu maddede düzenlenmemiştir. Poliçenin iptaline ilişkin ilan ve iptal usulü (m.761 ve m.762), poliçe dışındaki kıymetli evrakın iptali ile ilgili genel hükümler, zıyaın ispatı ve kötü niyetli iktisap hallerinde kullanılacak hukuki korumalar bu maddede yer almaz; bunlar ilgili diğer maddelerde ayrıca düzenlenmiştir.
İçeriği: hangi kavramlar bilinmeli?
- Zıyaa uğrama (zıyaı)
- Poliçenin senedi elinde bulunduran kişinin zilyetliğinden çıkması, kaybolması veya yok olması durumudur. Madde, zıyaın dilekçe sahibinin açıklamalarıyla inandırıcı biçimde ortaya konmasını ister.
- Poliçeyi eline geçiren
- Poliçeyi zıyaa uğrayan kişiden ya da başka bir yoldan zilyetliğine almış olan kişidir. İlanın muhatabı budur ve poliçeyi getirmeye davet edilir.
- İhtar (ilanda)
- Mahkemenin ilanda poliçe zilyedine yönelttiği, poliçeyi belirli süre içinde getirmesi gerektiğini ve getirmezse iptal kararı verileceğini bildiren uyarıdır. Madde, ihtarın içeriğini belirler, süreyi ise metinde saymaz.
- İnandırıcı açıklama
- Dilekçe sahibinin poliçenin elinde iken zıyaa uğradığına dair anlattığı olguların mahkemece makul ve güvenilir bulunmasıdır. Bu takdir mahkemeye aittir ve ilanın verilmesi için ön koşuldur.
İçeriği: hangi şartlar aranır?
- Dilekçe sahibinin poliçeyi elinde bulundurduğu sırada zıyaa uğradığını açıklamış olması gerekir.
- Mahkemenin bu açıklamaları inandırıcı bulması gerekir; inandırıcılık takdiri mahkemeye aittir.
- Mahkeme, poliçeyi eline geçirenin poliçeyi belirli bir süre içinde getirmesi gerektiğini ilanla ihtar etmelidir.
- İlanda, poliçenin getirilmemesi hâlinde iptal kararı verileceği açıkça bildirilmelidir.
- Mahkeme ilanda poliçeyi ele geçirmiş olan kişiye hitap etmelidir; ilan olmaksızın iptal kararı verilemez.
İçeriği: hangi sonuçları doğurur?
- Mahkeme açıklamayı inandırıcı bulursa, poliçeyi eline geçirene poliçeyi belirli bir süre içinde getirmesi için ilanla ihtar eder.
- İhtar üzerine poliçe getirilirse, poliçe iptal edilmez ve iptal süreci işletilmez.
- İhtarda belirtilen süre içinde poliçe getirilmezse mahkeme poliçenin iptaline karar vereceğini ilanla bildirmiştir; iptal kararının koşulları ve usulü bu maddede düzenlenmemiştir.
- Mahkeme açıklamayı inandırıcı bulmazsa ilan ve ihtar yapılmaz.
İnandırıcı açıklama ile inandırıcı bulunmayan açıklama arasındaki fark nedir?
Mahkemenin dilekçe sahibinin zıyaa ilişkin açıklamalarını inandırıcı bulduğu hal, maddenin uygulanmasının ön koşulu gerçekleşmiştir.
Açıklamanın inandırıcı bulunmadığı hal, mahkeme ilan vermez ve bu aşamada ihtar yapılmaz.
Yalnız inandırıcı bulunan açıklamalar üzerine ilan ve ihtar verilir; aksi hâlde m.760 uygulanmaz.
İçeriği: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mahkemenin açıklamayı inandırıcı bulmasını ilan talebinin kabulüyle aynı görmek; inandırıcılık ölçütü ilan öncesinde değerlendirilir.
- İhtarın poliçeyi elinde bulunduran herkese değil, poliçeyi eline geçirmiş kişiye yapıldığını unutmak.
- İhtarda bulunmadan doğrudan iptal kararı vermek; iptal ilanda bildirilen süre geçmeden verilemez.
- Madde metninde süre yer almadığı hâlde süreyi kendiliğinden belirlemek; ilanda verilecek süre mahkemenin takdirinde olup madde bu süreyi saymaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemelerin ilan talebini m.760, m.761 ve m.762 birlikte değerlendirerek incelediği görülmektedir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/918 E., 2025/1014 K., 24.06.2025)
- Çek ve bono gibi kıymetli evrakın zıyaı hallerinde mahkemelerin ilanın yayımlanmasından sonra, ilanda belirtilen süre içinde senedin mahkemeye ibraz edilmediği tespitine dayanarak işlem yaptığı görülmektedir. (Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/562 E., 2022/221 K., 17.03.2022; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/622 E., 2022/220 K., 17.03.2022; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/492 E., 2022/181 K., 03.03.2022; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/592 E., 2022/182 K., 03.03.2022; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/552 E., 2022/157 K., 24.02.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Zıyaı ileri süren kişi, poliçenin elinde iken zıyaa uğradığını ve bu açıklamalarının inandırıcı olduğunu ileri sürer; ispat yükü bu kişidedir.
- Zıyaın olgusu tanık, belge ve diğer delillerle ortaya konabilir; mahkeme açıklamaları inandırıcı bulmadığında ilan verilmez.
- Poliçeyi eline geçirenin poliçeyi getirmemesi, ilanda belirtilen süre içinde ibrazın yapılmadığını gösterir; bu durumda iptal talebine dayanak olur. (Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/562 E., 2022/221 K., 17.03.2022)
- İlanın usulüne uygun yayımlanması ve süresinin dolması, mahkemenin ibrazın yapılmadığını tespit etmesi için gereklidir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/918 E., 2025/1014 K., 24.06.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.761: Poliçenin iptali ve iptal kararına ilişkin usul hükümlerini düzenler; m.760'taki ihtarın sonucu olarak verilecek iptal kararının dayanağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.762: İptal kararının ilanı ve sonrasındaki hukuki etkileri ile ilgili hükümleri içerir; m.760 ile birlikte ele alınır.
TTK m.761 — Süreler
Bu madde, kambiyo senetlerinden poliçede poliçeyi getirme süresini düzenler. Süre uzunluğunun alt ve üst sınırını, vadesi gelmiş poliçelerde zamanaşımının üç aylık süre dolmadan gerçekleşmesi halinde mahkemenin bu süreye bağlı olmamasını ve sürenin hangi andan işlemeye başlayacağını kapsar. Kural poliçe hukukundaki hamil ile poliçenin ilanı ve kaybı ya da çalınması hallerinde poliçeyi getirme yükümlülüğü bulunan ilgililer bakımından uygulanır. Poliçenin zamanaşımı süreleri, hamilin müracaat hakkının zamanaşımı ve sebepsiz zenginleşme davası düzenlemez (m.749 ve m.732 ile TTK m.750-751 ve TBK m.146 ve devamı). Poliçenin ilanına ilişkin usul, ilanın yapılacağı mahkeme ve ilan prosedürü de bu maddenin kapsamı dışındadır (TTK m.760 ve m.762).
Süreler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Poliçeyi getirme süresi
- Hamilin poliçeyi mahkemeye veya ilgili makama ibraz ederek ilan ve iptal sürecine girmesi için tanınan süredir. Madde metninde en az üç ay, en çok bir yıl olarak sınırlandırılmıştır.
- Birinci ilan günü
- Vadesi gelmiş poliçelerde süreyi başlatan andır. Poliçenin ilanının ilk yapıldığı gün esas alınır.
- Vadenin gelmesi
- Vadesi gelmeyen poliçelerde süreyi başlatan andır. Poliçe vadeye ulaşmadan süre işlemeye başlamaz.
- Zamanaşımı ile mahkemenin bağlılığı
- Vadesi gelmiş poliçede zamanaşımı üç aydan önce gerçekleşirse, mahkeme üç aylık sürenin dolmasını beklemeden karar verebilir. Bu, süre sınırının mahkemeyi bağlamadığı anlamına gelir.
Süreler: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin ilan ve iptal sürecine konu olması için hamilin poliçeyi getirme süresinin üç ay ile bir yıl arasında belirlenmiş olması gerekir.
- Vadesi gelmiş bir poliçe için süre, birinci ilan gününden itibaren işlemeye başlamalıdır.
- Vadesi gelmemiş bir poliçe için süre, vadenin gelmesinden itibaren işlemeye başlamalıdır.
- Vadesi gelmiş poliçede zamanaşımının üç aylık süre dolmadan gerçekleşmesi halinde, mahkemenin bu üç aylık süreye bağlı olmaması gerekir.
Süreler: hangi sonuçları doğurur?
- Poliçeyi getirme süresi üç ay ile bir yıl arasında belirlenir; bu aralık dışında bir süre kararlaştırılamaz.
- Vadesi gelmiş poliçede zamanaşımı üç ay dolmadan gerçekleşirse, mahkeme üç aylık süreyi beklemeden karar verebilir.
- Vadesi gelmemiş poliçede süre vadenin gelmesinden itibaren işler; vade gelmeden süre işlemez.
- Vadesi gelmiş poliçede süre birinci ilan gününden itibaren işler; sonraki ilanlar süreyi yeniden başlatmaz.
Vadesi gelmiş ile vadesi gelmemiş poliçe arasındaki fark nedir?
Vadesi gelmiş poliçede süre birinci ilan gününden başlar.
Vadesi gelmemiş poliçede süre vadenin gelmesinden başlar.
Başlangıç noktası farklı olduğu için süre hesabı da farklıdır.
Süreler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Poliçeyi getirme süresini üç aydan kısa veya bir yılı aşan biçimde belirlemek; madde metni bu aralığı kesin olarak sınırlandırmıştır.
- Vadesi gelmemiş poliçede süreyi birinci ilan gününden saymak; bu durumda süre vadenin gelmesinden itibaren işler.
- Vadesi gelmiş poliçede süreyi vade tarihinden saymak; süre birinci ilan gününden başlar.
- Zamanaşımı üç aydan önce gerçekleştiğinde mahkemeyi üç aylık süreyi beklemeye zorlamak; madde mahkemeyi bu süreye bağlı saymaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararlarında, TTK m.760-762 kapsamındaki ilan sürecinde ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ile sonucun değerlendirildiği görülmektedir. (Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/562 E., 2022/221 K., 17.03.2022; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/622 E., 2022/220 K., 17.03.2022; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/492 E., 2022/181 K., 03.03.2022; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/592 E., 2022/182 K., 03.03.2022; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/552 E., 2022/157 K., 24.02.2022)
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi kararında, poliçenin ilanı talebinin TTK m.760, 761 ve 762 uyarınca değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/918 E., 2025/1014 K., 24.06.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Poliçeyi getirme süresinin kendisi, ilanın yapıldığı tarih ve vade tarihi gibi başlangıç noktaları ilan belgesi ve poliçe metninden tespit edilir. Bu belgeleri ilan talep eden hamil sunmak zorundadır.
- Vadesi gelmiş poliçede birinci ilan gününün tespiti için Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan ilanın tarihi esas alınır. İlanın yapıldığını kanıtlama yükü ilanı talep eden kişidedir.
- Vadesi gelmemiş poliçede vade tarihi poliçenin metninden anlaşılır; vadenin geldiği tarihin ispatı poliçenin kendisiyle sağlanır.
- Mahkemenin üç aylık süreyi beklemeden karar verebilmesi için zamanaşımının bu süre dolmadan gerçekleştiğinin ispatı gerekir; bu ispat yükü zamanaşımını ileri süren tarafa aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.749: Hamilin poliçeyi kabul edene karşı ileri süreceği istemlerin üç yıllık zamanaşımına tabi olduğunu düzenler. Bu madde ile zamanaşımı süresi ayrı bir kavram olarak ayrılır.
- 6102 sayılı Kanun m.750: Zamanaşımının dava açılması, takip talebi veya ihbar ile kesileceğini düzenler. Mahkemenin üç aylık sürenin beklenmemesine ilişkin hükmü, kesilme ile birlikte değerlendirilir.
- 6102 sayılı Kanun m.732: Hamilin müracaat hakkını kaybetmesi ve buna bağlı olarak sebepsiz zenginleşme davası açabilmesini düzenler. Bu madde bakımından poliçeyi getirme süresi ile ilişkilidir.
- 6102 sayılı Kanun m.760: Poliçenin ilan yoluyla iptaline ilişkin usulü düzenler. Poliçeyi getirme süresinin başlangıcı ile bu ilan prosedürü birlikte okunur.
- 6102 sayılı Kanun m.762: Poliçenin iptaline ilişkin mahkeme kararının etkisini düzenler. Poliçeyi getirme süresinin sonucu bu madde ile bağlantılıdır.
TTK m.762 — İlan
Madde, poliçenin getirilmesine ilişkin ilanın nasıl yapılacağını düzenler: ilanın gazete ile üç kez yapılması ve olağan ilan yöntemi dışında mahkemenin başvurabileceği ek ilan önlemleri. Maddede poliçenin zayi olması üzerine iptal davası, poliçenin ibrazı ve hak düşürücü süreler yer almaz. Madde, ilanın hangi gazetede yapılacağını 35 inci maddeye yollayarak belirler; ilanın yapılmasını isteme yetkisi, ilan giderleri ve ilanın içeriği ayrıca düzenlenmez. Poliçe zayi iptalinin usulü ve kıymetli evrak hukukunun genel hükümleri (m.757, m.763 ve m.818 gibi) ayrı maddelerde bulunur ve bu maddenin kapsamı dışındadır. Madde, mahkemenin ilan emri verdiği hallerde uygulanır.
İlan: hangi kavramlar bilinmeli?
- Poliçenin getirilmesine ilişkin ilan
- Poliçenin ibraz edilmesi veya bu poliçenin kıymetini kaybetmesi üzerine ilgililerin çağrılması amacıyla yapılan kamuya duyuru işlemidir. Maddenin metninde ilanın hangi gazetede yapılacağı 35 inci maddeye bağlanmıştır.
- 35 inci madde gazetesi
- Kanunun 35 inci maddesinde belirlenen ilan gazetesidir. Bu madde, ilanın hangi yayın organında yapılacağı bakımından 35 inci maddeye atıf yapar; ilan gazetesinin seçimi bu atıf üzerinden belirlenir.
- Özellik gösteren olaylar
- Olağan ilan yönteminin yeterli olmayacağı, ilanın daha geniş kitleye ulaşmasının gerektiği olağanüstü durumlardır. Bu durumun varlığını mahkeme takdir eder.
- Ek ilan önlemleri
- Mahkemenin özellik gösteren olaylarda, birinci fıkradaki gazete ilanına ek olarak uygun göreceği başka ilan yollarıdır. Metinde bu önlemler sınırlı olarak sayılmamıştır.
İlan: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin getirilmesine ilişkin bir ilan işleminin yapılması gerekmelidir.
- İlanın 35 inci maddede yazılı gazete ile yapılması gerekmektedir.
- İlanın üç defa yapılması gerekmektedir.
- Özellik gösteren bir olayın varlığı halinde mahkeme, ek bir ilan önlemine karar verebilir; bu karar mahkemenin takdirindedir ve olağan ilanın yerine geçmez, onun üzerine eklenir.
İlan: hangi sonuçları doğurur?
- İlan, 35 inci maddede yazılı gazete ile üç defa yapıldığında birinci fıkranın şekil koşulu yerine getirilmiş olur.
- İlan 35 inci maddede yazılı gazete dışında bir yerde yapılırsa birinci fıkradaki zorunlu ilan gerçekleşmemiş sayılır.
- Özellik gösteren bir olay bulunmadığında mahkemenin ikinci fıkraya dayanarak ek ilan önlemine başvurması mümkün değildir.
- Mahkeme ek ilan önlemine karar verdiğinde, bu önlem birinci fıkradaki üç kez ilanın yerini almaz.
Olağan ilan ile ek ilan önlemi arasındaki fark nedir?
Birinci fıkradaki ilan, 35 inci maddede yazılı gazete ile üç defa yapılan zorunlu ilandır.
İkinci fıkradaki ilan, mahkemenin özellik gösteren olaylarda uygun göreceği ek yoldur ve mahkemenin takdirine bağlıdır.
Ek ilan, birinci fıkradaki ilanın yerine değil, onun yanında uygulanır; olağan ilan her hâlde yapılmalıdır.
İlan: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İlanı 35 inci maddede yazılı gazete dışında bir yayın organında yeterli saymak; gazete seçiminin 35 inci maddeye göre yapılması gerekir.
- İlanı bir kez yapılmış olmasına rağmen üç defa yapılmış saymak; birinci fıkra üç defa ilanı açıkça öngörür.
- Ek ilan önlemini olağan ilanın yerine geçen bir yöntem olarak görmek; ikinci fıkra ek bir önlem düzenler.
- Özellik gösteren olay yokken mahkemenin ikinci fıkraya dayanarak ek ilan kararı vermesini doğru saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, talep edilen ilanın bu madde ve komşu maddeler uyarınca yapılmasına karar vermektedir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/918 E., 2025/1014 K., 24.06.2025)
- Ticaret mahkemelerinin, poliçe ile ilgili ilanın türkiye ticaret sicil gazetesinde yapıldığını gözetip ilanın yapılmış olup olmadığını ayrıca değerlendirdiği görülmektedir. (Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/562 E., 2022/221 K., 17.03.2022; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/622 E., 2022/220 K., 17.03.2022; Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/492 E., 2022/181 K., 03.03.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Poliçenin getirilmesine ilişkin ilanın yapılmasını talep eden taraf, ilanın 35 inci maddede yazılı gazetede üç defa yayımlandığını gösteren ilan nüshalarıyla ispat yükü altındadır.
- İlanın yapıldığı gazete nüshaları ve ilan tarihleri, ilanın yapılıp yapılmadığını gösteren başlıca belgelerdir.
- Özellik gösteren bir olay nedeniyle ek ilan önlemi talep eden taraf, bu olayın varlığını somut delillerle ortaya koymalıdır; mahkeme takdir yetkisini bu delillere göre kullanır.
- Karşı tarafın ilanın eksik ya da hatalı yapıldığı yönündeki savunmasında, ilanın sayısı ve gazete niteliği hakkında ispat yükü ileri süren tarafa aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.35: Birinci fıkrada ilanın yapılacağı gazeteyi belirleyen maddedir; ilanın hangi yayın organında yapılacağı bu atıfla saptanır.
- 6102 sayılı Kanun m.760: Poliçenin getirilmesine ilişkin ilan ile ilgili yer alan komşu düzenlemelerdendir; uygulamada birlikte anılmaktadır.
- 6102 sayılı Kanun m.761: Poliçenin getirilmesine ilişkin ilanla ilgili komşu düzenlemelerdendir; uygulamada birlikte anılmaktadır.
TTK m.763 — İade davası
Bu madde, elden çıkan (kayıp, çalınan vb. nedenle başkasının eline geçen) bir poliçenin mahkemeye sunulması hâlinde, mahkemenin dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre vermesini ve bu sürede dava açılmamasının sonuçlarını düzenler. Düzenlediği konular; mahkemenin süre verme yetkisi ve yükümlülüğü, iade davasının açılmaması hâlinde poliçenin sunana geri verilmesi ve muhatap hakkındaki ödeme yasağının kaldırılmasıdır. Madde, poliçenin sunulduğu mahkemenin ve sunan kişinin ilişkisini kuran bir hükümdür; poliçenin kendisine ilişkin hak sahipliğinin ispatını düzenlemez. Maddenin kapsamı poliçe ile sınırlıdır. Elden çıkan poliçenin iptali usulünü (m.757 vd.) ve iade davasının esasını (zilyet ile hak sahibi arasındaki hakkın tespiti) düzenlemez. Çekin ödeme yasağı ve çek hukukunun genel hükümleri ile zamanaşımı ve hak düşürücü süreler ayrı maddelerde yer alır ve bu maddenin kapsamı dışındadır.
İade davası: hangi kavramlar bilinmeli?
- Elden çıkan poliçe
- Hamilinin rızası dışında, kayıp, çalınma veya benzeri bir nedenle zilyetliğinden çıkmış olan bir poliçedir. Maddenin uygulanabilmesi için poliçenin bu şekilde elden çıkmış olması ve bir kişi tarafından mahkemeye sunulmuş olması gerekir.
- İade davası
- Mahkemeye sunulan poliçenin, sunan kişiden farklı olan hak sahibi tarafından geri alınması amacıyla açılan davadır. Dava dilekçe sahibinin, poliçe üzerindeki hakkını ileri sürdüğü bir dava olup mahkemenin verdiği süre içinde açılmalıdır.
- Ödeme yasağı
- Elden çıkan poliçenin muhatabına, poliçeyi mahkemeye sunan kişiye ödeme yapmasını yasaklayan ve bu yolla hak sahibini koruyan tedbirdir. Madde uyarınca bu yasak, süre içinde dava açılmadığında kaldırılır.
- Uygun süre (kesin süre)
- Mahkemenin, dilekçe sahibine iade davasını açması için belirlediği süredir. Madde metninde süre sayısı belirtilmemiş, mahkemenin takdirine bırakılmıştır.
İade davası: hangi şartlar aranır?
- Elden çıkmış bir poliçenin mahkemeye sunulmuş olması gerekir.
- Mahkemenin dilekçe sahibine, iade davası açması için uygun bir süre vermiş olması gerekir.
- Dilekçe sahibinin verilen süre içinde iade davası açmamış olması gerekir; süre içinde dava açılırsa madde uygulanmaz ve dava sürecine göre ilerlenir.
- Sonuç doğması için mahkemenin poliçeyi sunmuş olan kişiye geri vermesi gerekir.
- Muhatap hakkındaki ödeme yasağının kaldırılması için mahkeme kararı bulunması gerekir.
İade davası: hangi sonuçları doğurur?
- Mahkeme elden çıkan poliçe sunulduğunda, dilekçe sahibine uygun bir süre vermek zorundadır.
- Dilekçe sahibi süre içinde iade davası açarsa, poliçenin sunana geri verilmesi ve ödeme yasağının kaldırılması bu madde uyarınca gerçekleşmez.
- Dilekçe sahibi süre içinde dava açmazsa, mahkeme poliçeyi sunmuş olana geri verir.
- Dava açılmaması hâlinde mahkeme muhatap hakkındaki ödeme yasağını da kaldırır; böylece muhatap, poliçeyi sunana ödeme yapabilir hâle gelir.
- Madde metni, süre içinde dava açılmamasının dilekçe sahibinin hakkını tamamen ortadan kaldırıp kaldırmadığını açıkça belirtmez; bu konu maddenin kapsamı dışındadır.
Süre içinde dava açılması ile açılmaması arasındaki fark nedir?
Dilekçe sahibi verilen süre içinde iade davası açarsa, poliçenin geri verilmesi ve ödeme yasağının kaldırılması söz konusu olmaz; uyuşmazlık dava yoluyla çözülür.
Dilekçe sahibi süre içinde dava açmazsa, mahkeme poliçeyi sunana geri verir ve ödeme yasağını kaldırır.
Süre içinde dava açılmaması, poliçenin sunana iadesi ve muhatabın ödeme yapabilmesi sonucunu doğurur.
Mahkemenin süre verme görevi ile dilekçe sahibinin süre içindeki davranışı arasındaki fark nedir?
Mahkeme, elden çıkan poliçenin sunulması üzerine dilekçe sahibine süre vermekle yükümlüdür.
Dilekçe sahibi, verilen süre içinde dava açmakla yükümlüdür; açmazsa madde gereği sonuç doğar.
Süre verilmesi mahkemenin işlemi, dava açılması ise dilekçe sahibinin işlemidir; ikisi birlikte madde sonucunun doğmasını sağlar.
İade davası: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mahkemenin verdiği süreyi kanundaki sabit bir süre sanarak hesaplamak; madde süreyi mahkemenin takdirine bırakmıştır, süre dosyadaki ara karar ve kesin süre ifadesinden belirlenmelidir.
- Süre içinde açılan davanın ardından da poliçenin sunana geri verilebileceğini düşünmek; madde yalnız süre içinde dava açılmaması hâlinde geri verme ve ödeme yasağının kaldırılmasını öngörür.
- Dilekçe sahibinin süre içinde dava açması yerine yalnızca ihtarname göndermesini yeterli saymak; madde dava açılmasını şart koşar.
- Ödeme yasağının kendiliğinden kalktığını varsaymak; yasağın kaldırılması mahkemenin kararına bağlıdır.
- Bu maddeyi poliçenin iptali davasıyla karıştırmak; iptal usulü m.757 ve devamında düzenlenmiştir ve bu madde o usulün yerini almaz.
- Süre verilmeden doğrudan poliçeyi sunana geri vermek; madde mahkemeye süre verme yükümlülüğü getirir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, elden çıkan çek sunulduğunda dilekçe sahibine iki hafta gibi kısa bir kesin süre vermekte; süre içinde iade davası açılmazsa davanın reddine ve muhatap hakkındaki ödeme yasağının kaldırılmasına karar vermektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1164 E., 2025/1151 K., 15.09.2025; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/303 E., 2025/346 K., 26.05.2025; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/466 E., 2025/316 K., 22.04.2025; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/391 E., 2025/224 K., 20.03.2025)
- Mahkemeler süreyi kesin süre olarak nitelendirmekte ve süre içinde dava açılmaması hâlinde ödeme yasağının kalkacağını karara bağlamaktadır. (Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/303 E., 2025/346 K., 26.05.2025; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/466 E., 2025/316 K., 22.04.2025; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/391 E., 2025/224 K., 20.03.2025)
- Çek davalarında, ödeme yasağı nedeniyle çek bedelinin tahsil edilemediği durumlarda, bu maddeye göre çeki ödemeden men kararı alınmış olan kişinin çek bedelini tahsil edebilmek için bu yolu kullanması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1638 E., 2024/46 K., 25.01.2024)
- Mahkemeler, bu madde kapsamında verilen süreye uyulup uyulmadığını dosyada belgelerle takip etmekte; sürenin dolmasından sonra açılan iade davalarını süresinde açılmamış saymaktadır. (Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/303 E., 2025/346 K., 26.05.2025)
- Bir mahkeme, dilekçe sahibinin süre içinde açtığı davayı dosyasında sunulan ve banka yazı cevabıyla desteklenen bilgiler çerçevesinde değerlendirmektedir; banka yazı cevabı, çekin kimin elinden çıktığını ve muhatabın durumunu gösteren delil niteliğindedir. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/466 E., 2025/316 K., 22.04.2025; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/391 E., 2025/224 K., 20.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Mahkemeye süre verilmesi ve bu süre içinde iade davasının açılıp açılmadığı, dosyadaki ara karar, tebligat ve dava dilekçesiyle ispat edilir. (Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/303 E., 2025/346 K., 26.05.2025; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/466 E., 2025/316 K., 22.04.2025)
- Poliçenin elden çıkmış olması ve bu nedenle sunulan kişinin hak sahibi olmadığı iddiasını ileri süren taraf, bunu ispatla yükümlüdür; bu ispat için dava dosyası, bankanın yazı cevabı ve çekin ibraz kayıtları kullanılabilir. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/466 E., 2025/316 K., 22.04.2025; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/391 E., 2025/224 K., 20.03.2025)
- Dilekçe sahibinin süre içinde dava açtığını ileri sürmesi hâlinde, dava dilekçesinin tarih damgası ve mahkeme kayıtları belirleyicidir. (Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/303 E., 2025/346 K., 26.05.2025)
- Muhatabın ödeme yapabileceğine ilişkin savunması, ödeme yasağının kaldırıldığını gösteren mahkeme kararına dayanır; bu kararın bulunmaması ödeme yapılmasını engeller. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1638 E., 2024/46 K., 25.01.2024)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.757: Elden çıkan poliçenin iptaline ilişkin genel çerçeveyi düzenler. Bu madde iptal sürecinden ayrı olarak, poliçenin sunulması hâlindeki iade ve ödeme yasağı usulünü belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.763: Maddenin kendisidir; ancak madde metni içinde başka madde atfı yoktur.
TTK m.764 — İptal kararı
Bu madde, elden çıkan (zayi olan veya çalınan) bir poliçenin iptaline ilişkin usulün sonucunu düzenler: poliçenin mahkemeye sunulmaması hâlinde iptal kararının verilmesini ve iptal kararından sonra poliçeden doğan istem hakkının kimler bakımından ileri sürülebileceğini belirler. Hükmün dayandığı çağrı ve ilan usulü, iptal talebinin nasıl yapılacağı ve süre belirlemesi bu maddede yer almaz; bunlar poliçe iptaline ilişkin ayrı düzenlemelerde aranmalıdır. Madde, poliçenin hamiline veya kayden izlenen hallere ilişkin özel sorunları ayrıca düzenlemez. Çekin iptaline ilişkin hükümler (m.764'ün çek karşılığı) ile poliçe ile çek arasındaki farklar bu maddeye değil, ilgili kanun maddelerine bırakılmıştır. Hamilin poliçe bedelini talep etme hakkı, borçlanma ve ödeme sorunları da bu maddenin kapsamı dışındadır.
İptal kararı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Elden çıkan poliçe
- Hamilinin rızasıyla veya başka bir nedenle elinden çıkmış, bulunamayan veya kötü niyetli kişilerin eline geçmiş olabilen poliçedir. Maddenin uygulanması için poliçenin mahkemeye sunulamaması gerekir.
- İptal kararı
- Mahkemenin, verilen süre içinde poliçe sunulmadığında verdiği ve poliçeyi geçersiz kılan karardır. Bu karar, poliçe üzerindeki hakkın dayanağını ortadan kaldırır.
- İstem hakkı
- Poliçeden doğan ödeme veya başka edim talebinde bulunma hakkıdır. Poliçenin iptaline karar verilse de, dilekçe sahibinin bu hakkı kabul edene karşı ileri sürebilmesi mümkündür.
İptal kararı: hangi şartlar aranır?
- Elden çıkmış bir poliçenin bulunması gerekir.
- Mahkemenin belirlediği süre içinde poliçenin mahkemeye sunulmaması gerekir.
- İptal kararının verilmesi için bu sürenin geçmiş olması ve poliçenin sunulmamış bulunması gerekir.
- İstem hakkının ileri sürülebilmesi için iptal kararının verilmiş olması ve dilekçe sahibinin bu hakkı kabul edene karşı kullanması gerekir.
İptal kararı: hangi sonuçları doğurur?
- Verilen süre içinde poliçe mahkemeye sunulmazsa mahkeme poliçenin iptaline karar verir.
- Poliçe süre içinde sunulursa iptal kararı verilmez ve poliçe geçerliliğini korur.
- İptal kararı verildikten sonra da dilekçe sahibi, kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir.
- İptal kararının verilmiş olması, dilekçe sahibinin kabul edene karşı istem hakkını tümüyle ortadan kaldırmaz.
İptal kararı ile istem hakkı arasındaki fark nedir?
Poliçenin iptali, poliçenin dayanağı olan kağıt belgenin geçersiz sayılmasıdır.
İstem hakkı, poliçeden doğan talebin hukuki ilişkide kabul eden kişiye karşı ileri sürülmesidir.
İptal kararı verilse de, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir. İptal kararı ile istem hakkı birbirini ortadan kaldırmaz.
İptal kararı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Poliçe iptal kararının verilmesini, poliçeden doğan tüm hakların düştüğü sonucuna bağlamak; oysa madde kabul edene karşı istem hakkının kalacağını açıkça belirtir.
- Madde metnindeki süre belirlemesini kendi başına bir süre olarak almak; bu maddede sayısal bir süre yoktur, süre mahkemece verilir.
- İptal kararının kendiliğinden her kişiye karşı istem hakkını ortadan kaldırdığını sanmak; bu yorum fıkra 2 ile çelişir.
- Kabul eden ile diğer kişileri ayırmadan istem hakkını herkese karşı ileri sürülebilir saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemelerin, elden çıkan çek hakkında verilen süre içinde sunum yapılmamasını iptal kararının koşulu sayarak madde metnine uygun karar verdikleri görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2738 E., 2021/1513 K., 30.11.2021; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/1302 E., 2023/591 K., 31.05.2023)
- İptal kararı verildikten sonra dilekçe sahibinin kabul edene karşı istem hakkını ileri sürebileceği, bu yönün madde metnine dayandığı kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1203 E., 2025/1375 K., 25.08.2025; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/667 E., 2024/457 K., 23.08.2024)
Nasıl ispat edilir?
- İptal talebinde bulunan kişi, poliçenin elden çıktığını ve mahkemeye sunulmadığını ileri sürer; bu olguyu ilan ve süre usulüne uygun işlemleriyle ispatlar.
- Poliçenin elden çıkması, kaybolması veya çalınması gibi olguların ispatı için tanık, belge ve fiili durum delilleri kullanılabilir.
- Poliçenin süre içinde sunulduğunu ileri süren kişi, bu sunumu belgeyle ispatlamalıdır; sunum ispatlanamazsa iptal kararı verilir.
- İstem hakkını ileri süren dilekçe sahibi, kabul edene karşı bu hakkını ve kabul ilişkisini belgeyle ispatlamak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: Poliçe iptali, poliçeden doğan hakların ve kıymetli evrak hukukunun genel ilkelerinin bütünü içinde uygulanır; bu madde tek başına değil, kanunun ilgili kıymetli evrak hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
TTK m.765 — Teminat
Madde, iptal davası sürerken mahkemenin poliçe bedelinin tevdiine ve teminat karşılığında ödenmesine karar verebilmesini düzenler; teminatın amacını ve geri alınma koşullarını belirler. Hüküm, iptal davasına konu poliçede kabul eden kişiye karşı uygulanır ve iptal kararı verilmeden önceki ara aşamayı kapsar. Madde iptal davasının açılma koşullarını, zayi nedeniyle iptal usulünü ve iptal kararının kendisini düzenlemez (m.757 ve m.758 gibi maddeler). Ayrıca iyiniyetli iktisap eden kişinin zararının tazmini için ayrı bir dava yolu, poliçeden doğan hakların zamanaşımı ve kambiyo senedinin ödeme usulü bu maddenin kapsamı dışındadır.
Teminat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Poliçe bedelinin tevdii
- Poliçe bedelinin mahkemece belirlenen bir yere konularak ödeme yükümünün kabul edene yüklenmesi anlamına gelir. Tevdi, bedelin doğrudan alacaklıya ödenmesi değildir; bedel mahkeme aracılığıyla saklanır.
- Yeterli teminat
- Hem miktar hem nitelik bakımından poliçe bedelini ve ilgili riski karşılayabilecek güvencedir. Teminatın yeterliliği mahkemenin takdirine bağlıdır.
- İyiniyetli iktisap
- Poliçeyi, senedin kayıp veya çalındığını bilmeksizin ve bilmesi gerekmeyecek şekilde, kanuna uygun biçimde edinmiş olmaktır. Teminat bu kişinin uğrayabileceği zararın karşılığıdır.
- Kabul eden
- Poliçede ödeme yükümünü üstlenen muhataptır. Madde yalnızca bu kişiye ödeme yükümü getirebilir.
Teminat: hangi şartlar aranır?
- Mahkemede poliçenin iptaline ilişkin bir dava bulunmalı ve mahkeme iptal kararı vermeden önce bu ara karara ihtiyaç duymalıdır.
- Yükümlülüğün getirileceği kişi poliçeyi kabul etmiş olan kabul edendir.
- Mahkeme, poliçe bedelini tevdi etme ve ödeme yükümünü yeterli teminat karşılığında kabul edene getirebilir; teminatın yeterli olması ayrıca aranır.
- Teminat, poliçeyi iyiniyetle iktisap eden kişinin uğrayabileceği zararı karşılayacak nitelikte olmalıdır.
- Teminat, senedin iptal edilmesi veya senetten doğan hakların başka bir sebeple ortadan kalkması hâllerinde geri alınabilir hale gelir.
Teminat: hangi sonuçları doğurur?
- Mahkeme karar verirse kabul eden poliçe bedelini mahkemeye tevdi eder ve yeterli teminatı gösterir; bu koşulla ödeme yükümünü yerine getirir.
- Mahkeme karar vermezse, iptal kararı verilmeden önce kabul edenden tevdi ve teminat istenemez.
- Teminat, iyiniyetli iktisap edenin uğrayabileceği zararı karşılar; bu zarar gerçekleşmese de teminat bu amaçla tutulur.
- Senet iptal edildiğinde teminat geri alınır.
- Senetten doğan haklar başka bir sebeple sona erdiğinde de teminat geri alınır.
- Teminat geri alınmadan önce kabul edenin tevdi ettiği bedel üzerindeki durum, madde metninde ayrıca düzenlenmemiştir.
Tevdi yükümü ile kendiliğinden tevdi arasındaki fark nedir?
Mahkemenin bu yükümü getirebilmesi için iptal davası sürerken ve iptal kararından önce karar vermesi gerekir.
Kabul edenin kendiliğinden, mahkeme kararı olmadan bedeli tevdi etmesi bu maddenin konusu değildir.
Yükümlülük yalnızca mahkeme kararıyla doğar; taraflar arasında kendiliğinden bir tevdi ödevi kurulmaz.
Teminat alınması ile teminat geri alınması arasındaki fark nedir?
Teminat iyiniyetli iktisap edenin zararına karşılık oluşturur ve kabul edenin ödemesi karşılığında mahkemece alınır.
Senedin iptali veya senetten doğan hakların başka bir sebeple ortadan kalkması durumunda teminat geri alınır.
Teminatın geri alınması iptal ve hak kaybı hâllerine bağlıdır; bu olaylar gerçekleşmeden teminat geri alınamaz.
Teminat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mahkemenin bu yükümü iptal kararı verildikten sonra getireceğini sanmak; madde iptal kararından önce karar verilmesini öngörür.
- Teminatın yalnızca tevdi edilen bedel olduğunu sanmak; teminat ile tevdi ayrı kavramlardır ve teminatın yeterliliği ayrıca aranır.
- Teminatın iyiniyetli iktisap eden kişinin zararına değil, davacının gerçek alacağına karşılık olduğunu düşünmek; teminat zarar karşılığıdır.
- Teminatın iptal kararı çıkmadan geri alınabileceğini düşünmek; geri alınma yalnızca iptal veya başka bir hak kaybı hâlinde gerçekleşir.
- Maddeyi zayi dışındaki kambiyo senedi uyuşmazlıklarına uygulamak; madde iptal davasının ara kararını düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Zayi nedeniyle çek iptali davalarında, madde 765 kapsamında teminatın kabul edene yüklenmesi ve kararın bu çerçevede verilmesi uygulamada yer bulmaktadır. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/2460 E., 2026/88 K., 15.01.2026; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1892 E., 2024/2080 K., 24.10.2024; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1326 E., 2024/1415 K., 27.06.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/482 E., 2024/822 K., 09.05.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2023/320 E., 2023/665 K., 13.04.2023; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/694 E., 2023/694 K., 11.04.2023)
- Yerel kararlarda madde 765 ile birlikte madde 651 ve 757 birlikte uygulanmakta; iptal davası açma hakkının kıymetli evrakın zayi olduğu veya zayi olduğunun ortaya çıktığı anda doğduğu kabul edilmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/2460 E., 2026/88 K., 15.01.2026; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1892 E., 2024/2080 K., 24.10.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/482 E., 2024/822 K., 09.05.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Poliçenin iptalini isteyen taraf, poliçenin zayi olduğunu veya kaybolduğunu ve kendi hakkını dayandırdığını ispat etmekle yükümlüdür.
- Teminatın yeterliliği, mahkemenin takdirinde değerlendirilir; bu konuda ileri sürülen iddiaları ileri süren taraf ispatlar.
- Kabul edenin, teminat karşılığında tevdi ve ödeme yükümünü yerine getirdiğini ispat yükü kendisindedir.
- İyiniyetli iktisap iddiası ileri süren taraf tarafından ispatlanır; karşı taraf iyiniyetin bulunmadığını gösterebilir.
- Senetten doğan hakların başka bir sebeple ortadan kalktığını ileri süren taraf bu olguyu ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.757: Zayi nedeniyle iptal davasının açılmasını ve iptal usulünü düzenler; bu madde ara karar olarak ancak bu davanın sürmesi sırasında uygulanır.
- 6102 sayılı Kanun m.651: Kıymetli evrakın zayi olması hâlinde iptal davası açılabilmesi için genel kuralı içerir; madde 765 bu davanın içinde işler.
- 6102 sayılı Kanun m.818/1-s: Çeklere ilişkin olarak Kanunun 651, 757 ve 765. maddelerinin çeklere de uygulanacağını belirtir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç ay | m.761 | (1) Poliçeyi getirme süresi en az üç ay ve en çok bir yıldır. |
| bir yıldır | m.761 | (1) Poliçeyi getirme süresi en az üç ay ve en çok bir yıldır. |
| üç ayın | m.761 | (2) Vadesi gelmiş poliçelerde zamanaşımı, üç ayın geçmesinden önce gerçekleşirse, mahkeme üç aylık süre ile bağlı değildir. |
| üç aylık | m.761 | (2) Vadesi gelmiş poliçelerde zamanaşımı, üç ayın geçmesinden önce gerçekleşirse, mahkeme üç aylık süre ile bağlı değildir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
39 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2738 E., 2021/1513 K., 30.11.2021İlgili madde: m.757, m.759, m.764
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/31 E., 2023/3416 K., 31.05.2023İlgili madde: m.764
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/487 E., 2026/892 K., 13.05.2026İlgili madde: m.758
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/74 E., 2026/532 K., 12.05.2026İlgili madde: m.764
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2026/826 E., 2026/1102 K., 04.05.2026İlgili madde: m.757
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2026/239 E., 2026/743 K., 17.04.2026İlgili madde: m.757, m.758
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1057 E., 2026/244 K., 03.03.2026İlgili madde: m.762
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2026/57 E., 2026/122 K., 11.02.2026İlgili madde: m.758
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/2460 E., 2026/88 K., 15.01.2026İlgili madde: m.765
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1846 E., 2025/2273 K., 30.12.2025İlgili madde: m.757
Diğer 29 karar
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/946 E., 2025/1522 K., 23.12.2025İlgili madde: m.758
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/872 E., 2025/1153 K., 23.10.2025İlgili madde: m.762
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1164 E., 2025/1151 K., 15.09.2025İlgili madde: m.763
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1203 E., 2025/1375 K., 25.08.2025İlgili madde: m.764
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/601 E., 2025/763 K., 08.07.2025İlgili madde: m.759
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/918 E., 2025/1014 K., 24.06.2025İlgili madde: m.758, m.760, m.761, m.762
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/303 E., 2025/346 K., 26.05.2025İlgili madde: m.763
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/466 E., 2025/316 K., 22.04.2025İlgili madde: m.763
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/391 E., 2025/224 K., 20.03.2025İlgili madde: m.763
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/231 E., 2025/306 K., 12.03.2025İlgili madde: m.759
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/650 E., 2025/32 K., 21.01.2025İlgili madde: m.763
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1892 E., 2024/2080 K., 24.10.2024İlgili madde: m.765
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/667 E., 2024/457 K., 23.08.2024İlgili madde: m.757, m.764
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1326 E., 2024/1415 K., 27.06.2024İlgili madde: m.765
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/482 E., 2024/822 K., 09.05.2024İlgili madde: m.765
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1638 E., 2024/46 K., 25.01.2024İlgili madde: m.763
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1017 E., 2023/1575 K., 19.10.2023İlgili madde: m.758
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/920 E., 2023/456 K., 22.08.2023İlgili madde: m.759
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/1302 E., 2023/591 K., 31.05.2023İlgili madde: m.764
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2023/320 E., 2023/665 K., 13.04.2023İlgili madde: m.765
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/694 E., 2023/694 K., 11.04.2023İlgili madde: m.765
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/1066 E., 2022/1396 K., 27.06.2022İlgili madde: m.759
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/506 E., 2022/549 K., 21.06.2022İlgili madde: m.757
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/562 E., 2022/221 K., 17.03.2022İlgili madde: m.760, m.761, m.762
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/622 E., 2022/220 K., 17.03.2022İlgili madde: m.760, m.761, m.762
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/492 E., 2022/181 K., 03.03.2022İlgili madde: m.760, m.761, m.762
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/592 E., 2022/182 K., 03.03.2022İlgili madde: m.760, m.761
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/552 E., 2022/157 K., 24.02.2022İlgili madde: m.760, m.761
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/634 E., 2021/515 K., 11.06.2021İlgili madde: m.759
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 11. Kıymetli Evrak-2 bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış