VUK › Mükellefin ödevleri › Defter tutma
Genel esaslar ve defter tutma bakımından tüccarlar
Kısaca
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 171. maddesi, mükelleflerin tutmakla yükümlü oldukları defterlerin vergi uygulaması bakımından hangi amaçlara hizmet etmesi gerektiğini belirler. 213 sayılı Kanun'un 172. maddesi, defter tutmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin kimler olduğunu sayarak belirler: ticaret ve sanat erbabı, ticaret şirketleri, iktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler, serbest meslek erbabı ile çiftçiler.
Kapsam
Bu konu, Vergi Usul Kanunu m.171–181 hükümlerini kapsar.
- VUK m.171Maksat
- VUK m.172Defter tutacaklar
- VUK m.173İstisnalar
- VUK m.174Hesap dönemi
- VUK m.175Muhasebe usulünü seçmekte serbestlik
- VUK m.176Tüccar sınıfları
- VUK m.177No.’lu Tebliği ile 1/1/2026 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez içinde siyah
- VUK m.178İkinci sınıf tüccarlar
- VUK m.179Sınıf değiştirme
- VUK m.180
- VUK m.181İhtiyari sınıf değiştirme
VUK m.171 — Maksat
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 171. maddesi, mükelleflerin tutmakla yükümlü oldukları defterlerin vergi uygulaması bakımından hangi amaçlara hizmet etmesi gerektiğini belirler. Düzenlenen konular; mükellefin servet, sermaye ve hesap durumunun tespiti, faaliyet ve hesap sonuçlarının tespiti, vergi ile ilgili muamelelerin belirlenmesi, mükellefin vergi karşısındaki durumunun hesap üzerinden kontrol ve incelemesi ile üçüncü kişilerin vergi karşısındaki durumunun mükellefin hesap ve kayıtları yardımıyla kontrolü (emanet mahiyetindeki değerler dahil) amaçlarıdır. Madde, defter tutma usulünü, defter türlerini ve defterlerin şeklini düzenlemez; bunlar için defter tutma ve kayıt düzeni hükümleri (m.172 vd.) incelenmelidir. Ayrıca defterlerin açılış ve kapanış tasdiki (m.201 vd.), defter kayıtlarının delil değeri (m.222 vd.) ve defter tutma yükümlülüğüne aykırılığın vergi ceza sonuçları bu maddenin kapsamında değildir.
Maksat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vergi uygulaması bakımından defter tutma amacı
- Mükellefin defterlerinin, vergi idaresi ve vergi yargısı açısından somut olarak neyi gösterebilmesi gerektiğini belirleyen amaç ölçütüdür. Defterler yalnız ticari kayıt olarak değil, bu beş amacı karşılayacak biçimde tutulmalıdır.
- Servet, sermaye ve hesap durumu
- Mükellefin belirli bir tarihteki varlık, borç ve öz kaynak durumunu ifade eder. Bilanço niteliğindeki tespitin defterlerle yapılabilmesini amaçlar.
- Faaliyet ve hesap neticeleri
- Belirli bir dönemde yapılan işlemler sonucunda ortaya çıkan kâr veya zarar gibi sonuçlardır. Gelir ve gider kayıtlarının bu sonuçları ortaya koyabilmesi gerekir.
- Vergi ile ilgili muamele
- Vergiye konu olan ve vergi sonucu doğuran ticari veya mali işlemlerdir. Defterlerin bu işlemleri tek tek belli edebilmesi gerekir.
- Emanet mahiyetindeki değerler
- Mükellefin sahibi olmadığı, bir başkası adına tuttuğu malvarlığı değerleridir. Beşinci bentte, bu değerler üzerinden üçüncü kişilerin vergi durumunun izlenebilmesi öngörülür.
Maksat: hangi şartlar aranır?
- Defter tutma yükümlüsü bir mükellef bulunmalıdır; madde doğrudan bu yükümlüler için defterlerin amaca uygun tutulmasını öngörür.
- Defterler, mükellefin vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu tespit edebilecek nitelikte tutulmalıdır.
- Defterler, faaliyet ve hesap neticelerini tespit edebilecek nitelikte tutulmalıdır.
- Defterler, vergi ile ilgili muameleleri belli edebilecek nitelikte tutulmalıdır.
- Defterler, mükellefin vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol ve inceleme imkânı verecek nitelikte tutulmalıdır.
- Beşinci amaç bakımından, mükellefin hesap ve kayıtlarının üçüncü kişilerin vergi karşısındaki durumunu, emanet mahiyetindeki değerler dahil, kontrol ve inceleme imkânı vermesi gerekir.
- Defterler, yukarıda sayılan amaçlardan herhangi birini karşılamayacak biçimde tutulmamalıdır.
Maksat: hangi sonuçları doğurur?
- Defterler bu beş amaçtan birini sağlamıyorsa, madde bakımından defterlerin amaca uygun tutulmadığı kabul edilir.
- Madde, amaca uygunluğun hangi yaptırımla sonuçlanacağını doğrudan belirtmez; bu sonuç usul hükümleri ve vergi ceza hükümlerinde aranmalıdır.
- Defterlerin amaca uygun tutulması, defter kayıtlarının vergi tarhında ve incelemede kullanılabilmesinin ön koşuludur.
- Beşinci amaç, üçüncü kişilerin vergi durumunun mükellefin kayıtlarından izlenmesine imkân verir; bu imkân yalnız emanet değerlerle sınırlı olmayıp mükellefin hesap ve kayıtlarının bütünü üzerinden kullanılır.
Mükellefin kendi durumu ile üçüncü kişilerin durumu arasındaki fark nedir?
Birinci ila dördüncü bentlerde amaç, mükellefin kendi servet, sermaye, hesap ve vergi durumunun tespit ve kontrolüdür.
Beşinci bentte amaç, mükellefin kayıtlarıyla üçüncü kişilerin vergi karşısındaki durumunun izlenmesidir.
Beşinci bent, mükellefin kendi vergi yükümlülüğünün dışında, başkasına ait vergi durumunun da defterlerden izlenebilmesini sağlar. Emanet değerler bu kapsama açıkça dâhil edilmiştir.
Servet/sermaye durumu ile faaliyet sonucu arasındaki fark nedir?
Birinci bent, belirli bir andaki varlık ve borç durumunu (bilanço niteliğinde) hedefler.
İkinci bent, belirli bir dönemdeki gelir, gider ve kâr veya zarar gibi sonuçları hedefler.
Defterler hem dönem sonu varlık durumunu hem dönem içi işlem sonuçlarını ayrı ayrı gösterebilecek düzende tutulmalıdır.
Muamele tespiti ile hesap sonucu tespiti arasındaki fark nedir?
Üçüncü bent, tek tek vergi ile ilgili işlemlerin belli edilmesini hedefler.
Dördüncü bent, bu kayıtların hesap yoluyla bütünlük içinde kontrol ve incelemesini hedefler.
Defterler yalnız tek tek işlemleri kaydetmekle yetinmez, bu kayıtların birbiriyle hesap bağlantısı içinde denetlenebilmesi de gerekir.
Maksat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi defter türlerini ve şekil koşullarını düzenleyen hüküm gibi okumak; madde yalnız amaçları belirler, şekil koşulları m.172 vd.de aranır.
- Beşinci bendi yalnız emanet değerlere ilişkin sanmak; bent üçüncü kişilerin vergi durumunun mükellefin kayıtlarından kontrolünü genel olarak düzenler.
- Dört ayrı amacı tek bir hesap tespiti gibi değerlendirmek; servet durumu, faaliyet sonucu ve muamele tespiti birbirinden ayrı ölçütlerdir.
- Defterin amaca uygunluğunu yalnız açılış ve kapanış tasdikine bakarak belirlemek; tasdik şekli, içerik uygunluğunu tek başına kanıtlamaz.
- Madde metnindeki beş amacı kanunun tamamı için yeterli bir tanım saymak; yükümlülüğün kapsamı ve yaptırımları için diğer maddelere bakmak gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler ve bilirkişiler, defterlerin kanuna uygun tutulup tutulmadığını değerlendirirken bu maddedeki amaçların karşılanıp karşılanmadığını dikkate almaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1957 E., 2025/747 K., 22.05.2025)
- Vergi idaresinin yazılarında, mükellefin defter ve belge tutma yükümlülüğünün bu madde ve m.242 arasında düzenlendiği belirtilmektedir. (İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/575 E., 2025/598 K., 10.10.2025)
- Defter tutma amacını 171. madde üzerinden tanımlayan karar ifadeleri, defterlerin vergi uygulamasındaki işlevini bu beş bentle özdeşleştirmektedir. (3. Daire, 2017/4641 E., 2021/1618 K., 30.03.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Defterlerin bu amaçlara uygun tutulduğunu ileri süren mükellef, defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile kayıt düzenini ortaya koyarak ispat yükü altındadır.
- Defter kayıtları ile resmi ve yasal kayıtlar, amaçlara uygunluğun ana delilidir; yazılı kayıt ile tanık beyanı arasında yazılı kayıt üstündür.
- Defterin amaca uygun tutulmadığını ileri süren vergi idaresi, defterlerin hangi amacı karşılamadığını somut kayıtlarla göstermek zorundadır.
- Emanet değerlerin beşinci bent kapsamında izlendiğini ileri süren taraf, bu değerlerin defterlerde ayrı kayıt altına alındığını belgelemelidir.
- Bilirkişi incelemesi, defterlerin servet, sermaye ve hesap durumunu gösterip göstermediğini tespit etmek için en yaygın araçtır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.172: Defter tutma ve kayıt düzeni hükümlerini içerir; bu maddedeki amaçlara uygun defterlerin nasıl tutulacağını ayrıntılandırır.
- 213 sayılı Kanun m.242: Defter ve belge tutma yükümlülüğünün ayrıntılarını düzenler; bu madde ile birlikte defter tutma sisteminin çerçevesini oluşturur.
- 213 sayılı Kanun m.222: Defter kayıtlarının delil değerini düzenler; amaca uygun tutulan defterlerin vergi uyuşmazlığında kullanılabilirliği bu hükümle ilgilidir.
VUK m.172 — Defter tutacaklar
213 sayılı Kanun'un 172. maddesi, defter tutmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin kimler olduğunu sayarak belirler: ticaret ve sanat erbabı, ticaret şirketleri, iktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler, serbest meslek erbabı ile çiftçiler. Maddenin ikinci fıkrası, iktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin defter tutma bakımından tüccarlara uygulanan hükümlere tabi olacağını öngörür. Madde, tutulacak defterlerin türlerini, defterlerin tutulma usulünü, açılış ve kapanış onaylarını ve saklama süresini düzenlemez; bunlar Kanun'un defterlere ilişkin diğer maddelerinde ve ilgili yönetmelik ile tebliğlerde yer alır. Hangi kayıt ve defterlerin tutulacağına ilişkin ayrıntılar (m.172'nin devamındaki kayıt maddeleri ile Yargılama ve diğer kayıtlar) bu maddenin kapsamı dışındadır. Vergi ceza hükümleri ve defter tutmamanın yaptırımları da bu maddede yer almaz.
Defter tutacaklar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Defter tutma yükümlüsü
- Bu kanunun esaslarına göre defter tutmakla mecbur tutulan gerçek ve tüzel kişilerdir. Madde, yükümlü kişileri meslek, işletme türü ve tüzel kişilik ölçütüne göre sayar.
- Ticaret ve sanat erbabı
- Ticari veya sanatkârlık faaliyeti yürüten gerçek kişiler ile bu kişilerin oluşturduğu ekonomik birimlerdir. Madde, bu grubu tek bir kategoride sayar; ayrıntılı tanım ve vergi sınıfı ayrımı bu maddede yapılmaz.
- İktisadi kamu müessesesi
- Kamu tüzel kişilerinin özel hukuk hükümlerine göre idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere kurduğu işletmelerdir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca defter tutma bakımından tüccarlara ilişkin hükümlere tabidirler.
- Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletme
- Dernek veya vakfın bünyesinde yürüttüğü ekonomik faaliyet birimidir. Maddenin ikinci fıkrası gereğince defter tutma bakımından tüccar hükümlerine tabidir.
- Tüccarlara ilişkin hükümler
- Defter tutma yükümlülüğüne ilişkin olarak Türk Ticaret Kanunu'nun tacirlere uygulanan hükümleridir. Madde bu atıfla iktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıfların iktisadi işletmelerinin defter tutma usulünü belirler.
Defter tutacaklar: hangi şartlar aranır?
- Kişinin 172. maddede sayılan gruplardan birine girmesi gerekir: ticaret ve sanat erbabı, ticaret şirketi, iktisadi kamu müessesesi, dernek veya vakfa ait iktisadi işletme, serbest meslek erbabı ya da çiftçi olmalıdır.
- Kişinin bu kanunun esaslarına göre defter tutma yükümlülüğü, sayılan sıfatın kendisinden doğar; ayrıca bir karar veya onay aranmaz.
- İktisadi kamu müessesesi ya da dernek ve vakıfa ait iktisadi işletme ise, defter tutma bakımından tüccarlara ilişkin hükümlere tabi olması gerekir.
Defter tutacaklar: hangi sonuçları doğurur?
- Madde metnindeki gruplardan birine giren kişi, bu kanunun esaslarına göre defter tutmakla yükümlü olur.
- İktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, defter tutma bakımından tüccarlara ilişkin hükümlere tabi olur.
- Maddede sayılmayan bir kişi, bu madde gereğince defter tutma yükümlüsü sayılmaz; yükümlülüğü ancak başka bir kanun hükmüne dayanabilir.
- Yükümlü kişinin defter tutmaması, bu maddeden değil, defterlere ilişkin diğer hükümlerden kaynaklanan yaptırımlara yol açar.
Tacir ile serbest meslek erbabı ve çiftçi arasındaki fark nedir?
Ticaret ve sanat erbabı ile ticaret şirketleri, madde tarafından defter tutmakla yükümlü kılınan birinci grup olarak sayılır.
Serbest meslek erbabı ve çiftçiler ayrı numaralarla sayılmıştır; madde bunları da yükümlü kılar, ancak defter tutma usulünü tüccar hükümlerine bağlamaz.
Maddenin ikinci fıkrası yalnız iktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeleri tüccar hükümlerine bağladığından, serbest meslek ve çiftçi için defter tutma usulü bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında değildir.
İktisadi kamu müessesesi / Dernek ve vakıfa ait iktisadi işletme / Özel tüzel kişilik: fark nedir?
Kamu tüzel kişisinin kurduğu iktisadi kamu müessesesi ile dernek ve vakfın iktisadi işletmeleri, kendi tüzel kişiliği bulunmasa bile madde metninde ayrı numaralarla sayılmıştır.
Ticaret şirketleri ve diğer tüzel kişiler ise doğrudan ticaret şirketi sıfatıyla yükümlü olur.
Bu iki grup için defter tutma usulü tüccar hükümlerine atıfla belirlenir; ticaret şirketi için ise doğrudan tüccara ilişkin hükümler uygulanır.
Defter tutacaklar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metnindeki gruplar arasında ayrım yapmadan tüm yükümlüleri tacir gibi değerlendirmek; serbest meslek erbabı ve çiftçilerin tacir hükümlerine tabi olmadığını gözden kaçırmak.
- İkinci fıkranın yalnız iktisadi kamu müesseseleri ve dernek-vakıf işletmelerine ilişkin olduğunu, ticaret şirketleri veya serbest meslek erbabına genişletilemeyeceğini unutmak.
- Madde yalnız yükümlü kişileri saydığı halde, hangi defterlerin tutulacağını bu maddeden çıkarmaya çalışmak; defter türleri ve kayıtlar ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
- Defter tutma yükümlüsü olan kişinin defter tutma yükümlülüğünü yerine getirmemesinin sonucunu bu maddeden çıkarmaya çalışmak; bu sonuç başka hükümlerde yer alır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Serbest meslek erbabının ve çiftçilerin defter tutma yükümlülüğünün m.172 kapsamında olduğu, ancak bu kişilerin defter tutma usulünün tüccar hükümlerinden farklı olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2018/1364 E., 2018/1668 K., 20.12.2018)
- Serbest meslek erbabının defter tutma yükümünü yerine getirmediği durumlarda, kazanç defterlerinin ve alış belgelerinin zayi olması halinde bu durumun defter tutma yükümlülüğünün yerine getirilmediği anlamına gelmediği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2018/1213 E., 2018/1545 K., 06.12.2018)
- Mal alım satımına ilişkin tutarların ve yükümlülüğün ayrıca başka maddelere (VUK 177 gibi) göre değerlendirildiği, m.172'nin tek başına bu tutarları belirlemediği kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/196 E., 2023/564 K., 10.03.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Defter tutma yükümlülüğünü ileri süren taraf, kişinin m.172'de sayılan gruplardan birine girdiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat ticaret sicil kaydı, serbest meslek faaliyet belgesi veya çiftçilik belgesi ile yapılır.
- Serbest meslek erbabı ya da çiftçi olduğunu iddia eden taraf, faaliyetin niteliğini ve yükümlülüğün kapsamını belgelerle göstermek zorundadır.
- Defter tutmadığını savunan kişi, bu nedenle yükümlülüğün doğmadığını ileri sürdüğünde, sıfatının m.172 kapsamında olmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Defterlerin zayi olduğu iddiası varsa, zayi durumunun ispatı ve defterlerin tutulduğunun karşıt delillerle gösterilmesi gerekir; bu hususta mahkeme tarafların yazılı delillerini ve belgelerini birlikte değerlendirir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2018/1364 E., 2018/1668 K., 20.12.2018)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.172: Bu maddenin ikinci fıkrası iktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin defter tutma usulünü tüccar hükümlerine bağlar.
- 6102 sayılı Kanun: Tüccarlara ilişkin defter tutma hükümlerinin kaynağıdır; ikinci fıkra bu hükümlere atıf yapar.
VUK m.173 — İstisnalar
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 173. maddesi, defter tutma mecburiyetinin hangi gerçek ve tüzel kişiler bakımından uygulanmayacağını sayar. Bu kapsamda gelir vergisinden muaf esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler, Gelir Vergisi Kanunu'na göre kazancı basit usulde tespit edilenler, kurumlar vergisinden muaf iktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler istisna kapsamındadır. Madde, muaf olunmayan başka vergiler bakımından tutulacak defterlere istisnanın etkisinin bulunmadığını da belirtir. Maddenin düzenlemediği konular arasında defter türleri ve tutulma usulü (m.172 ve m.177 ile ilgili düzenlemeler), defterlerin tasdiki ve saklama süresi gibi konular bulunur. Madde, istisnanın kişiye bağlı olup işleme bağlı olmadığını da açıkça ayrıca düzenlemez; bu ayrım Harçlar Kanunu'ndaki karşılaştırmadan okunabilir. Alt bentlerdeki vergi muafiyetlerinin kendisi ilgili vergi kanunlarında tanımlanır.
İstisnalar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Defter tutma mecburiyeti
- Vergi Usul Kanunu uyarınca mükellefin ticari, zirai veya mesleki faaliyetine ilişkin kayıtları defterlere işlemesi yükümlülüğüdür. Madde bu yükümlülüğün hangi kişiler bakımından doğmayacağını belirler.
- Basit usul
- Gelir Vergisi Kanunu'na göre kazancın götürü biçimde tespit edilmesi yöntemidir. Bu usulde kazancı tespit edilen mükellef, 173. maddenin 2. bendi kapsamında defter tutma yükümlülüğünden muaftır.
- Muafiyet ile vergi türü ayrımı
- Defter tutma istisnası, mükellefin muaf olduğu vergi bakımından işler. Mükellef başka bir vergiye tabi ise, o vergi için tutulacak defterler istisnadan etkilenmez.
- İktisadi kamu müessesesi
- Kurumlar vergisinden muaf olan kamu iktisadi işletmesidir. 173. maddenin 3/a bendi bu kuruluşları defter tutma yükümlülüğünden çıkarır.
- Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletme
- Dernek ve vakıfların kurumlar vergisinden muaf olan iktisadi faaliyet birimleridir. 3/b bendi bu işletmeleri istisna kapsamına alır; 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanun'la değiştirilmiş hâldir.
İstisnalar: hangi şartlar aranır?
- Mükellefin 1. bentte sayılan gelir vergisinden muaf esnaf veya gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçi olması gerekir.
- Mükellefin kazancı 2. bent uyarınca Gelir Vergisi Kanunu'na göre basit usulde tespit edilen kişi olması gerekir.
- Tüzel kişinin 3. bent uyarınca kurumlar vergisinden muaf olması gerekir; bu muafiyet iktisadi kamu müesseseleri veya dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler için söz konusudur.
- Muafiyet, mükellefin muaf olduğu vergi bakımından defter tutma yükümlülüğünü kaldırır; istisnanın uygulanması için mükellefin bu muafiyet dışında başka bir vergiye tabi olmaması gerekir.
- Mükellefin muaf olmadığı başka bir vergi için (ör. gelir vergisine tabi olduğu hâlde kurumlar vergisinden muaf olan mükellefin, muaf olmadığı vergi için) defter tutma yükümlülüğü devam eder; istisna bu vergilere şümul taşımaz.
- Muaf olunan vergilerden biri götürü usulde tespit edilmiyorsa, o verginin defter yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir; götürü usulde tespit yapılan vergi bakımından istisnanın kapsamı bu durumda ayrıca incelenmelidir.
İstisnalar: hangi sonuçları doğurur?
- 1. ve 2. bentte sayılan gerçek kişiler ile 3. bentte sayılan tüzel kişiler, istisna kapsamında olduklarında defter tutma yükümlülüğünden muaf olurlar.
- Muaf olunan vergi bakımından tutulacak defterlere istisna şümul taşımaz; bu vergi için defter tutulması gerekebilir.
- Muafiyet kapsamı dışındaki bir vergi için mükellefin tutması gereken defterler, istisna nedeniyle ortadan kalkmaz.
- Maddede belirtilen koşullara uymayan mükellef için defter tutma yükümlülüğü doğar ve bu yükümlülüğe aykırılık usulsüzlük yaptırımına bağlanır.
- Madde defter tutma yükümlülüğünü ortadan kaldırdığı için istisnadan yararlanan mükellef ayrıca defter tutmak zorunda değildir.
Gelir vergisinden muafiyet ile kurumlar vergisinden muafiyet arasındaki fark nedir?
Gelir vergisinden muaf esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler, 1. bent kapsamında gerçek kişilerdir.
Kurumlar vergisinden muaf iktisadi kamu müesseseleri ile dernek ve vakıf işletmeleri, 3. bent kapsamında tüzel kişilerdir.
Her iki grup da defter tutma yükümlülüğünden çıkar; ancak hangi vergi bakımından muaf olunduğu, istisnanın kapsamını belirler.
Basit usul ile götürü usul içinde muafiyet arasındaki fark nedir?
Kazancı basit usulde tespit edilen mükellef 2. bent kapsamında defter tutma yükümlülüğünden muaftır.
Muaf olunan vergi bakımından götürü usulde tespit yapılmayan mükellef için madde, istisnanın şümulü bulunmadığını belirtir.
Basit usul muafiyeti yalnızca götürü usulde tespit edilen vergiler için geçerlidir; başka vergiler için tutulacak defterler devam eder.
Muaf olunan vergi ile muaf olunmayan vergi arasındaki fark nedir?
Muafiyet kapsamındaki vergi için defter tutma istisnası uygulanır.
Mükellefin muaf olmadığı diğer vergi için tutacağı defterler istisnadan etkilenmez.
Mükellef aynı anda hem istisnalı hem istisnasız vergilere tabi ise defter yükümlülüğü verginin türüne göre ayrı ayrı belirlenir.
İstisnalar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Basit usul mükellefinin tüm vergiler bakımından defter tutma yükümlülüğünden muaf olduğunu varsaymak; istisna yalnızca götürü usulde tespit edilen vergi için geçerlidir.
- Kurumlar vergisinden muaf tüzel kişinin başka bir vergi için de defter tutma yükümlülüğünden kurtulduğunu düşünmek; 173. maddenin son fıkrası bu yanılgıyı engeller.
- Muafiyetin kişiye değil işleme bağlı olduğunu kabul etmek; istisna mükellefin muaf olduğu vergi ile sınırlıdır.
- Basit usul tespitinin mükellefiyet kaydını belirlemeden yapılmasını yeterli görmek; tespitin resmi kaydı üzerinden incelenmesi gerekir.
- Madde metninde yer almayan bir süre veya oran üzerinden hesap yapmak; 173. maddede süre ve tutar yer almamaktadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mükellefin basit usulde tespit edilip edilmediği, defter tutma yükümlülüğü bakımından ayrıca araştırılmakta; vergi dairesinin kaydı belirleyici kabul edilmektedir. (İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/824 E., 2024/566 K., 11.09.2024; Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/634 E., 2023/48 K., 30.01.2023)
- Basit usul mükellefinin defter tutma yükümlülüğünden muaf olduğu, mükellefiyet kaydının bu usul üzerinden yapıldığı durumlarda kabul edilmektedir. (Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/634 E., 2023/48 K., 30.01.2023)
- Gerçek usulde defter tutan mükellefin 173. maddeye dayanarak defter yükümlülüğünden çıkarılamayacağı, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu tespit edilen mükellef için kabul edilmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/742 E., 2025/74 K., 28.01.2025)
- Kurumlar vergisinden muaf dernek işletmesinin, muaf olduğu vergi bakımından defter tutmaktan kurtulduğu, ancak muaf olmadığı vergi için defter tutma yükümlülüğünün devam ettiği kabul edilmektedir. (11. Daire, 1997/286 E., 1998/1029 K., 16.03.1998)
- Beyan edilerek ödenen verginin mahsubuna ilişkin uyuşmazlıkta 173. maddenin 2. fıkrasının defter tutmayan mükelleflere yönelik olduğu değerlendirilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/944 E., 2022/1047 K., 05.10.2022)
- Mükellefiyet türü ve kaydı belirlenmeden, defter yükümlülüğünün bulunup bulunmadığına karar verilmesinin eksik inceleme sayıldığı kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/249 E., 2022/509 K., 01.07.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Defter tutma istisnasından yararlanmak isteyen mükellef, muafiyet koşulunu ve vergi türünü gösteren belgelerle ispat yükü altındadır; örneğin gelir vergisinden muafiyet belgesi veya basit usul tespit kaydı.
- Basit usul tespitinin varlığı, vergi dairesi mükellefiyet kaydı ve tarh yazısı ile ispatlanır; mükellefin basit usulde olduğunu iddia eden taraf bu kayıtları sunmalıdır.
- Kurumlar vergisinden muafiyet, ilgili kuruluşun kanuni dayanağını gösteren belgelerle ve kurum kaydıyla ispatlanır.
- Muafiyetin yalnızca belirli vergi için geçerli olduğu iddiasına karşı, karşı taraf mükellefin başka bir vergiye tabi olduğunu vergi kayıtlarıyla ispatlayabilir.
- Mükellefin defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığını ileri süren taraf, istisna koşullarının oluştuğunu somut belgelerle göstermek zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.172: Defter tutma yükümlülüğünü düzenleyen hükümdür; 173. madde bu yükümlülüğün istisnalarını belirler.
- 213 sayılı Kanun m.177: Maddede istisna kapsamında olmayan mükelleflerin tutacağı defterlerle ilgili hükümlerdir; kararlarda 173. maddeyle birlikte anılmaktadır.
- Gelir Vergisi Kanunu: Basit usulde kazancın tespitine ilişkin koşulları belirler; 173. maddenin 2. bendi bu kanuna bağlıdır.
VUK m.174 — Hesap dönemi
Madde, defterlerin hesap dönemine göre tutulmasını, dönem sonunda kayıtların kapatılmasını ve yeni dönem başında yeniden açılmasını düzenler. Hesap döneminin normal olarak takvim yılı olduğunu belirtir; takvim yılının faaliyetin niteliğine uymadığı mükellefler için Maliye Bakanlığınca 12 şer aylık özel hesap dönemi belirlenebileceğini hükme bağlar. Yeniden işe başlama ve işi bırakma hallerinde bir yıldan eksik faaliyet süresinin de hesap dönemi sayılmasını ve özel hesap dönemi tayin edilenlerin kazancının hangi takvim yılına ait sayılacağını düzenler. Madde, gerçek ve tüzel kişi tüm defter tutma yükümlülüklerine ilgilidir. Düzenlemediği konular: defter tutma yükümlülüğünün kimlere ait olduğu ve defter çeşitleri (m.172 ve sonrası ile ilgili hükümler, ayrıca kapsam dışında kalan bu konular için m.172-173 ayrıntıları), kazancın vergilendirme dönemi ve beyan yükümlülüğü (gelir vergisi ve kurumlar vergisi mevzuatı), şüpheli alacak karşılığının ayrılması ve buna ilişkin dönem ayrımı (m.323 ile ilgili hükümler), ve özel hesap dönemi müracaatının usulü ile Bakanlık yetkisinin sınırları (ilgili Maliye Bakanlığı düzenlemeleri).
Hesap dönemi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hesap dönemi
- Defterlerin tutulduğu, kayıtların kapatılıp yeniden açıldığı dönemdir. Normalde takvim yılıdır.
- Takvim yılı
- 1 Ocak ile 31 Aralık arasındaki on iki aylık dönemdir. Madde bakımından hesap döneminin varsayılan biçimidir.
- Özel hesap dönemi
- Faaliyet ve muamelelerin niteliği takvim yılına uymayan mükellefler için Maliye Bakanlığınca belirlenen, 12 şer aylık dönemdir. Mükellefin başvurusu üzerine tayin edilir; kendiliğinden uygulanmaz.
- Kayıtların kapatılması ve yeniden açılması
- Hesap dönemi sonunda defter kayıtlarının kapatılması, yeni dönemin başında aynı kayıtların yeniden açılmasıdır. Bu işlem dönem sınırlarını belirler.
Hesap dönemi: hangi şartlar aranır?
- Defterlerin hesap dönemine göre tutulması gerekir; kayıtlar her dönem sonunda kapatılıp ertesi dönem başında yeniden açılmalıdır.
- Hesap dönemi, aksi tayin edilmediği sürece takvim yılı olarak alınmalıdır.
- Takvim yılı dönemi mükellefin faaliyet ve muamelelerinin mahiyetine uygun bulunmuyorsa, mükellefin başvurusu bulunmalıdır.
- Başvuru üzerine Maliye Bakanlığının özel hesap dönemi tayin etmesi gerekir; dönemler 12 şer aylık olarak belirlenir.
- Yeniden işe başlama veya işi bırakma hallerinde, hesap dönemi içinde bir yıldan eksik kalan faaliyet süresi ayrı bir hesap dönemi sayılmalıdır.
- Özel hesap dönemi tayin edilmiş mükellefin ticari ve zirai kazancı, dönemlerin kapandığı takvim yılının kazancı sayılmalıdır.
Hesap dönemi: hangi sonuçları doğurur?
- Takvim yılı normal hesap dönemi olduğundan, aksi bir karar yoksa defterler takvim yılına göre kapatılır ve yeniden açılır.
- Mükellefin başvurusu üzerine Bakanlıkça özel hesap dönemi tayin edilirse, defterler bu dönemlere göre tutulur ve kapatılır.
- Özel hesap dönemi tayin edilmemişse takvim yılı dönemi uygulanmaya devam eder.
- Yeniden işe başlama veya işi bırakma halinde bir yıldan eksik faaliyet süresi hesap dönemi olarak kabul edilir ve bu dönem için kayıtlar ayrıca kapatılır.
- Özel hesap dönemi tayin edilmiş mükellefin ticari ve zirai kazancı, dönemin kapandığı takvim yılının kazancı sayılır.
Takvim yılı ile özel hesap dönemi arasındaki fark nedir?
Normal hesap dönemi olan takvim yılında defterler 1 Ocak - 31 Aralık esasına göre tutulur ve kapatılır.
Faaliyet ve muamelelerinin niteliği takvim yılına uymayan mükellefler için Maliye Bakanlığınca 12 şer aylık özel hesap dönemi belirlenebilir.
Özel hesap dönemi yalnızca mükellefin başvurusu üzerine ve Bakanlık kararıyla uygulanır; kendiliğinden geçerli olmaz.
Tam yıllık dönem ile bir yıldan eksik faaliyet süresi arasındaki fark nedir?
Faaliyete tam yıl boyunca devam eden mükellef, takvim yılı ya da özel hesap dönemi içinde işler.
Yeniden işe başlama veya işi bırakma halinde hesap dönemi içinde bir yıldan eksik kalan faaliyet süresi, ayrı bir hesap dönemi sayılır.
Eksik süre, kendi başına bir hesap dönemi olarak kapatılır ve bu süreye ait defter kayıtları ayrı kapatılır.
Özel hesap dönemi kazancı ile dönemin kapandığı takvim yılı kazancı arasındaki fark nedir?
Özel hesap dönemi tayin edilmiş mükellefin dönemi, 12 aylık olarak dönemler arasında kalan süre üzerinden işler.
Ticari ve zirai kazanç, dönemlerin kapandığı takvim yılının kazancı sayılır.
Kazanç, dönemin başladığı yıla değil, dönemin kapandığı takvim yılına bağlanır.
Hesap dönemi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Özel hesap dönemini kendiliğinden uygulanabilir sanmak; özel hesap dönemi yalnızca mükellefin başvurusu ve Bakanlık kararıyla tayin edilir.
- Özel hesap dönemi kazancını dönemin başladığı takvim yılına bağlamak; kazanç dönemlerin kapandığı takvim yılının kazancı sayılır.
- Yeniden işe başlama veya işi bırakma halinde bir yıldan eksik faaliyet süresini takvim yılının parçası saymak; bu süre ayrı bir hesap dönemi olarak değerlendirilir.
- 12 aylık özel dönemleri takvim yılından farklı bir uzunlukta ya da kesintisiz bir süre gibi hesaplamak; her dönem 12 aylıktır.
- Şüpheli alacak karşılığının ayrılmasını hesap dönemi seçimine bağlı bir tercih olarak görmek; karşılık, alacağın şüpheli hale geldiği dönemde ayrılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yükümlülerin, alacağın şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayırabileceği, keyfi olarak diledikleri yılda karşılık ayıramayacakları kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1999/102 E., 1999/480 K., 12.11.1999)
- Defterlerin hesap dönemi itibarıyla tutulması ilkesi, dönem dışı kayıtların ilgili döneme bağlanmasında ölçüt olarak kullanılmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2022/153 E., 2022/641 K., 18.10.2022; Ceza Genel Kurulu, 2020/143 E., 2020/418 K., 15.10.2020)
- Defter kayıtlarının hesap dönemi itibarıyla tutulmasına aykırılık, defter incelemesinde dönem sınırlarının karıştırılması olarak değerlendirilmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2022/86 E., 2022/424 K., 13.01.2022; 11. Ceza Dairesi, 2021/11213 E., 2021/10936 K., 25.11.2021; 11. Ceza Dairesi, 2020/1072 E., 2020/2116 K., 04.03.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Hesap döneminin takvim yılı dışında olduğunu iddia eden mükellef, Maliye Bakanlığınca tayin edilmiş özel hesap dönemi kararını belgelemek zorundadır; bu karar yazılı olarak ibraz edilmelidir.
- Bir yıldan eksik faaliyet süresinin varlığını iddia eden taraf, işe başlama veya işi bırakma tarihini gösteren belgelerle (ticaret sicili kaydı, işe başlama bildirimi, faaliyet kaydı) ispat yükü altındadır.
- Dönem kapatılmadan yapılan kayıt iddiasında, kaydın hangi hesap dönemine ait olduğunu ispat yükü defter kayıtlarını tutan mükelleftedir; defterlerin tutulma tarzı belirleyici delil olarak değerlendirilir.
- Vergi idaresi, takvim yılı dışında bir dönemin uygulandığını ileri sürüyorsa, Bakanlık kararının bulunmadığını ortaya koyma yükü altındadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.172-173: Defter tutma ve defterlerin açılıp kapatılmasına ilişkin genel hükümler; m.174 bu düzenlemelerin hesap dönemi boyutunu belirler.
- 213 sayılı Kanun m.323: Şüpheli alacak karşılığının hangi dönemde ayrılacağına ilişkin hüküm; kayıtların hesap dönemine göre kapatılması bu karşılığın dönem bağlantısını etkiler.
VUK m.175 — Muhasebe usulünü seçmekte serbestlik
213 sayılı Kanun'un 175. maddesi, mükelleflerin defter ve muhasebe kayıtlarını hangi usul ve tarzda tutacaklarını serbest bırakan ilkeyi koyar ve Maliye Bakanlığına muhasebe standartları, tek düzen hesap planı, mali tabloların çıkarılması ile bilgisayar programlarına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verir. Madde, Vergi Usul Kanunu'na tabi gerçek ve tüzel kişilerin tümü bakımından uygulanır. Ticaret Kanunu'nun ticari defterlere ilişkin hükümlerinin saklı olduğunu da belirtir. Madde, defter türlerinin ve tutulma zorunluluğunun tespitini düzenlemez (TTK m.64 ve Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ). Defterlerin onaylanmasını ve açılış-kapanış işlemlerini düzenlemez (TTK m.64). Defter kayıtlarının delil değerini ve ibrazı düzenlemez (HMK m.222). Defter tutma ve kayıt zamanına ilişkin VUK'un diğer hükümleri ile mükerrer 257. madde de bu maddenin dışındadır.
Muhasebe usulünü seçmekte serbestlik: hangi kavramlar bilinmeli?
- Usul ve tarz serbestisi
- Mükelleflerin defter ve muhasebelerini işlerinin yapısına uygun biçimde kendi seçtikleri yöntemle tutabilmesi anlamına gelir. Bu serbesti, maddede belirtilen amaç ve esaslara uyulması şartına bağlıdır.
- Tek düzen hesap planı
- Muhasebe kayıtlarında kullanılacak hesapların sınıflandırılmasını ve kodlanmasını gösteren, Maliye Bakanlığınca belirlenen düzenlemedir. Mükellef türüne ve şirket türüne göre uygulattırılabilir.
- Mali tablolar
- Muhasebe kayıtlarından çıkarılan bilanço, gelir tablosu gibi dönem sonu raporlarıdır. Hazırlanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
- Muhasebe standartları
- Muhasebe kayıtlarının ve tabloların hazırlanmasında uyulacak ölçütlerdir. Maddeye göre bunları tespit etme yetkisi Maliye Bakanlığına aittir.
- Bilgisayar programı ile tutulan muhasebe
- Muhasebe kayıtlarının bilgisayar programları aracılığıyla izlenmesidir. Bu programların asgari içeriği ve uyulacak kurallar Maliye Bakanlığınca belirlenir; bu kurallara hem mükellefler hem programı üreten gerçek ve tüzel kişiler uyar.
- Ticari defterler hakkındaki TTK hükümleri
- Türk Ticaret Kanunu'nun ticari defterlere ilişkin düzenlemeleridir. Maddenin saklı tuttuğu bu hükümler, vergi usulü serbestisinin önüne geçer.
Muhasebe usulünü seçmekte serbestlik: hangi şartlar aranır?
- Mükellefin defter ve muhasebesini tutması, maddede yazılı amaç ve esaslara uygun olmalıdır.
- Defter ve muhasebenin tutulma usulü ile tarzı, işletmenin yapısına uygun biçimde seçilmiş olmalıdır.
- Maliye Bakanlığının belirlediği muhasebe standartları, tek düzen hesap planı ve mali tabloya ilişkin usul ve esaslar mükellef, şirket ve işletme türleri itibarıyla uygulanmalıdır.
- Muhasebe kayıtları bilgisayar programıyla izleniyorsa, Maliye Bakanlığının belirlediği kurallar ve programın asgari hususları karşılanmalıdır.
- Ticari defter tutma yükümlülüğü bakımından Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri saklı kalmalıdır; bu hükümlere aykırı bir usul seçilemez.
Muhasebe usulünü seçmekte serbestlik: hangi sonuçları doğurur?
- Mükellef defter ve muhasebesini, maddede yazılı amaç ve esaslara uymak kaydıyla diledikleri usul ve tarzda tutabilir.
- Maliye Bakanlığı, muhasebe standartlarını, tek düzen hesap planını ve mali tabloların çıkarılmasına ilişkin usul ve esasları belirleyebilir ve bunları mükellef, şirket ve işletme türleri itibarıyla uygulatabilir.
- Bakanlık düzenlemelerine uyulmadan tutulan muhasebe, vergi usulü bakımından kanuna uygun kabul edilmez.
- Muhasebe kayıtları bilgisayar programlarıyla izleniyorsa, bu programların içermesi gereken asgari hususlar ve uyulacak kurallar Bakanlıkça belirlenir.
- Bilgisayar programlarını üreten gerçek ve tüzel kişiler de Bakanlığın belirlediği kurallara uymak zorundadır.
- Ticari defterlere ilişkin Ticaret Kanunu hükümleri saklı olduğundan, usul serbestisi TTK'daki defter tutma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
- Madde yetki verici bir hükümdür; uygulanabilir ayrıntılı kurallar Bakanlık düzenlemeleriyle ortaya çıkar.
Serbestlik ile bakanlık düzenleme yetkisi arasındaki fark nedir?
Mükellef, defter ve muhasebesini işinin yapısına göre usulünü ve tarzını seçer.
Maliye Bakanlığı, standart, hesap planı ve mali tablo usullerini belirler ve bunları türler itibarıyla uygulatır.
Serbesti, Bakanlığın belirlediği çerçevenin dışına çıkmaz; belirlenen kurallara aykırı usul vergi usulü açısından kabul edilmez.
VUK muhasebe düzeni ile TTK ticari defter hükümleri arasındaki fark nedir?
Vergi usulü muhasebe kuralları, bu maddeye dayanılarak Maliye Bakanlığınca düzenlenir.
Ticaret Kanunu'nun ticari defterlere ilişkin hükümleri maddede açıkça saklı tutulmuştur.
Ticari defter yükümlülüğü ile vergi muhasebe kuralı çakışırsa, TTK hükümleri de birlikte uygulanır; Bakanlık düzenlemesi TTK'nın öngördüğü defter yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Fizikî defter ile bilgisayarla tutulan kayıt arasındaki fark nedir?
Kayıtlar elle veya geleneksel defter üzerinde tutuluyorsa, genel usul ve tarz serbestisi uygulanır.
Kayıtlar bilgisayar programıyla izleniyorsa, Bakanlığın belirlediği kurallar ve programın asgari hususları devreye girer.
Bilgisayar kullanan mükellef ve programı üreten kişi, Bakanlık kurallarına ayrıca uymak zorundadır.
Muhasebe usulünü seçmekte serbestlik: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddedeki usul serbestisini sınırsız sanmak; serbestinin amaç ve esaslara ve Bakanlık düzenlemelerine bağlı olduğunu gözden kaçırmak.
- Ticari defterlere ilişkin TTK hükümlerinin saklı olduğunu unutup, Bakanlık düzenlemesine uyulmasının TTK yükümlülüğünü de karşıladığını varsaymak.
- Bilgisayar kullanılan muhasebede yalnız mükellefin yükümlü olduğunu düşünüp, programı üreten gerçek ve tüzel kişilerin de Bakanlık kurallarına bağlı olduğunu atlamak.
- Madde yetki verici olduğu hâlde, doğrudan bu maddeden tek düzen hesap planı veya standart içeriği çıkarmaya çalışmak; ayrıntıların Bakanlık düzenlemesinde aranması gerektiğini gözden kaçırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mükellefin defter tutma yükümlülüğü, Vergi Usul Kanunu'nun defter tutma ve kayıt zamanına ilişkin hükümleri ile 175. ve mükerrer 257. maddelerdeki yetkiye dayanılarak yapılan düzenlemelere uymayı da kapsadığı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1900 E., 2024/1783 K., 27.12.2024; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/528 E., 2024/1314 K., 04.07.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/7 E., 2024/96 K., 24.01.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/974 E., 2023/1040 K., 08.06.2023)
- Ticari defterlere ilişkin TTK hükümlerinin ayrıca uygulanacağı, VUK 175. maddesindeki düzenlemelerin de bu hükümlerle birlikte bağlayıcı olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1251 E., 2022/1735 K., 24.11.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/951 E., 2022/838 K., 30.06.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Defter ve muhasebenin maddede öngörülen usul ve esasa uygun tutulduğunu iddia eden mükellef, bu uygunluğu defter ve kayıtlarıyla ispatlar.
- Bakanlık düzenlemesine aykırılık iddiasını ileri süren idare, aykırılığı ilgili defter, kayıt ve bilgisayar programı çıktılarıyla ortaya koyar.
- Bilgisayar programı kullanıldığında, programın Bakanlıkça belirlenen asgari hususları taşıdığını gösteren belge ve teknik bilgi mükellef veya program üreticisi tarafından sunulur.
- Ticari defter yükümlülüğünün TTK uyarınca yerine getirildiği savunması, ilgili ticari defterlerin ibrazıyla ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.175: Maddenin kendisidir; defter tutma ve kayıt zamanına ilişkin VUK hükümlerinin ve mükerrer 257. maddedeki yetkinin dayanağıdır.
- 213 sayılı Kanun m.257: Maddenin mükerrer 257. maddesinde Bakanlığa tanınan yetki ile birlikte, Bakanlık düzenlemeleri ve bu maddeye dayanan kurallar bütünü içinde değerlendirilir.
- 6102 sayılı Kanun m.64: Maddenin saklı tuttuğu Türk Ticaret Kanunu'nun ticari defterlere ilişkin hükümlerinden biridir; defter türlerini ve tutulma zorunluluğunu düzenler.
- 6102 sayılı Kanun m.88: Maddenin saklı tuttuğu TTK hükümleri arasında yer alır; muhasebe standartlarının uygulanmasına ilişkin çerçeveyi belirler.
VUK m.176 — Tüccar sınıfları
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 176. maddesi, tacirlerin defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılmasını ve birinci sınıf ile ikinci sınıf tüccarların hangi defter tutma esasına tabi olduğunu düzenler. Madde, tacir sıfatını ve sınıflandırmanın dayandığı defter tutma esaslarını konu alır; uygulama, Vergi Usul Kanunu'nun tacirlere ilişkin defter yükümlülüğü hükümleri bakımından yapılır. Maddenin metninde yer alan sınıflandırma, yalnızca defter tutma esasını belirler; tacir sıfatının kazanılmasını düzenlemez (TTK m.12 ve devamı). Bilanço esasına göre defter tutma yükümlülüğünün doğduğu hallerde hangi gelir ve kazanç eşiklerinin aşılacağı, sınıflandırmanın dayanağı olan 177. maddede düzenlenir. Hangi defterlerin tutulacağı, defterlerin şekli ve tasdiki ile saklama süreleri bu maddede yer almaz.
Tüccar sınıfları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Birinci sınıf tüccar
- Defter tutma bakımından bilanço esasına göre defter tutan tacirdir. Sınıflandırma, tacirin defter tutma esasına göre yapılır ve tacir sıfatının varlığını ayrıca ifade etmez.
- İkinci sınıf tüccar
- Defter tutma bakımından işletme hesabı esasına göre defter tutan tacirdir. Bu sınıfa girmek için tacir olmak yeterli değildir; tacirin işletme hesabı esasına göre defter tutması gerekir.
- Bilanço esası
- Birinci sınıf tüccarların defter tutma yöntemidir. Ayrıntıları ve hangi tacirlerin bu esasa bağlı olduğu VUK m.177 ve devamında düzenlenir.
- İşletme hesabı esası
- İkinci sınıf tüccarların defter tutma yöntemidir. Gelir ve gider kayıtlarına dayanır ve ayrıntılı bilanço düzenini gerektirmez.
Tüccar sınıfları: hangi şartlar aranır?
- Kişinin önce tacir sıfatını taşıması gerekir; tacir sıfatı TTK m.12 ve devamındaki koşullara göre belirlenir ve bu madde tacir sıfatını kendiliğinden yaratmaz.
- Tacirin defter tutma esasının belirlenmesi için VUK m.177'de düzenlenen gelir veya hasılat sınırlarının dikkate alınması gerekir.
- Birinci sınıf tüccar sayılmak için tacirin bilanço esasına göre defter tutması gerekir.
- İkinci sınıf tüccar sayılmak için tacirin işletme hesabı esasına göre defter tutması gerekir.
Tüccar sınıfları: hangi sonuçları doğurur?
- Tacir, madde metnindeki iki sınıftan birine dahil olur ve buna göre defter tutma esasına bağlanır.
- Bilanço esasına göre defter tutan tacir birinci sınıf tüccar sayılır.
- İşletme hesabı esasına göre defter tutan tacir ikinci sınıf tüccar sayılır.
- Sınıflandırmanın sonucu, hangi defterlerin tutulacağı ve kayıt düzeninin hangi esasa göre kurulacağıdır.
Birinci sınıf tüccar ile ikinci sınıf tüccar arasındaki fark nedir?
Birinci sınıf tüccar bilanço esasına göre defter tutar. Bu esas, ayrıntılı muhasebe kayıtlarını ve bilanço düzenini gerektirir.
İkinci sınıf tüccar işletme hesabı esasına göre defter tutar. Bu esasta gelir ve gider kayıtları esas alınır.
İki sınıf farklı defter tutma yöntemine tabi olur. Hangi sınıfa girildiği, tutulacak defterlerin ve kayıt düzeninin belirlenmesinde ölçüt olur.
Tüccar sınıfları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci sınıf tüccar ile tacir sıfatını birbirinden ayırmadan, tacir olan her kişinin bilanço esasına tabi olduğunu sanmak; sınıflandırma defter esasına göre yapılır.
- Sınıflandırmayı yalnız TTK'daki tacir tanımına dayandırmak; defter esası VUK m.177'deki gelir sınırlarına göre belirlenir.
- İkinci sınıf tüccarın da bilanço düzenine tabi olduğunu varsaymak; bu sınıf işletme hesabı esasına göre defter tutar.
- Esnaf sayılan kişiyi otomatik olarak ikinci sınıf tüccar saymak; esnaflık ile tacirlik ayrı kavramlardır ve sınıflandırma defter esasına göre yapılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, tüccarların birinci ve ikinci sınıf olarak ikiye ayrıldığını ve birinci sınıf tüccarın bilanço esasına, ikinci sınıf tüccarın işletme hesabı esasına göre defter tutan kişiler olduğunu kabul etmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/1932 E., 2026/580 K., 13.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2026/534 E., 2026/643 K., 02.04.2026; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/449 E., 2026/681 K., 23.03.2026; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/341 E., 2026/557 K., 09.03.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Tacir sıfatını ileri süren taraf, bu sıfatın varlığını ticaret sicili kaydı, ticari işletme faaliyeti ve benzeri belgelerle ispatlar; sınıflandırmanın bu sıfata bağlı olduğu unutulmamalıdır.
- Hangi defter tutma esasının uygulandığını ileri süren taraf, defterlerin fiilen tutulduğunu ve hangi esasa göre düzenlendiğini gösteren belgelerle ispat yükü altındadır.
- Karşı taraf, bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutulmadığını ya da sınıflandırmanın hatalı yapıldığını ileri sürerse, bu savunmayı defter kayıtları ve VUK m.177'de öngörülen gelir sınırlarına ilişkin belgelerle ispatlamalıdır.
- Yazılı belge olarak defterler ve tasdik kayıtları, sınıflandırmanın en güçlü delilidir; tanık beyanı bu yönde ancak tamamlayıcı nitelik taşır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.177: Birinci ve ikinci sınıf tüccarın ayrımında kullanılacak gelir ve hasılat sınırlarını düzenler; 176. maddedeki sınıflandırmanın uygulanmasında belirleyici ölçüt olur.
- 6102 sayılı Kanun m.12: Tacir sıfatının gerçek kişi bakımından kazanılmasını düzenler; 176. maddedeki sınıflandırmanın ön koşulu olan tacir sıfatının varlığını belirler.
VUK m.177 — No.’lu Tebliği ile 1/1/2026 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez içinde siyah
Bu madde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tacir sınıflandırmasını düzenler. Hangi tüccarların I. sınıf tüccar sayılacağını, bu ayrımın dayandığı alım, satış ve iş hasılatı eşiklerini, ticaret şirketlerinin ve tüzel kişilerin hangi sınıfa gireceğini ve ihtiyari bilanço tercihini sayar. Maddeye tabi olanlar, ticari işletme sahibi gerçek kişiler ile ticaret şirketleri, adi şirketler ve Kurumlar Vergisine tabi diğer tüzel kişilerdir. Madde, defter tutma yükümlülüğünün kapsamını, defter türlerini, defterlerin açılış ve tasdik usulünü, bilanço ile işletme hesabı arasındaki seçimin ayrıntılarını düzenlemez (ilgili VUK maddelerinde yer alır). Ayrıca Ticaret Kanunu'ndaki tacir tanımını, esnaf ve sanatkâr ayrımının Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu'na göre yapılmasını ve sınıf eşiklerinin güncellenmesi usulünü bu maddede aramak gerekmez.
No.’lu Tebliği ile 1/1/2026 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez içinde siyah: hangi kavramlar bilinmeli?
- I. sınıf tüccar
- Bu maddede sayılan ölçütlerden en az birini karşılayan tüccarın aldığı vergi usul sınıflandırmasıdır. Sınıfın hukuki sonucu, bu tüccarların defter tutma ve bilanço yükümlülüğü bakımından ağır usule bağlanmasıdır.
- Yıllık alımlar
- Tüccarın satın aldığı malların bir yıllık toplam tutarıdır. Birinci bent bakımından, satış tutarından ayrı olarak ve alternatif bir eşik olarak kullanılır.
- Yıllık satış tutarı
- Tüccarın bir yıl içinde yaptığı satışların toplam tutarıdır. Birinci bentte alımlara alternatif bir ölçüt olarak yer alır ve üçüncü bentte iş hasılatıyla birlikte toplanır.
- Gayri safi iş hasılatı
- Birinci bentte yazılı alım-satım dışındaki işlerden bir yılda elde edilen brüt hasılattır. İkinci bent bu hasılat üzerinden ayrı bir eşik koyar; üçüncü bentte ise beş katı alınarak satış tutarıyla toplanır.
- İşlerin birlikte yapılması
- Hem birinci bentteki alım-satım işinin hem de ikinci bentteki diğer işin aynı tüccar tarafından yürütülmesidir. Bu halde iki ayrı ölçüt birleştirilerek tek bir toplam eşik uygulanır.
- İhtiyari bilanço esası
- Kanunda sayılan sınıflara girmeyen tüccarın, kendi isteğiyle bilanço esasına göre defter tutmayı seçmesidir. Bu seçim tüccarı I. sınıf tüccar yapar.
No.’lu Tebliği ile 1/1/2026 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez içinde siyah: hangi şartlar aranır?
- Gerçek kişi tüccar bakımından, birinci bentte yıllık alımların aşılması veya yıllık satış tutarının aşılması ölçütlerinden birinin gerçekleşmiş olması gerekir; bu ölçütler alternatiftir.
- Birinci bentteki alım-satım dışındaki bir işle uğraşan tüccar bakımından, bir yılda elde edilen gayri safi iş hasılatının ikinci bentte yazılı tutarı aşması gerekir.
- Birinci ve ikinci bentteki işler birlikte yapılıyorsa, ikinci bentteki iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamının üçüncü bentte yazılı tutarı aşması gerekir.
- Ticaret şirketleri doğrudan bu sınıfa girer; adi şirketlerin bu sınıfa girmesi için, şirketin yaptığı işin hangi bentte yer aldığı belirlenmeli ve o bentteki koşulun gerçekleşmiş olması gerekir; adi şirket için iş türü belirleyicidir.
- Kurumlar Vergisine tabi diğer tüzel kişilerin, doğrudan bu sınıfa girer; işlerinin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin işletme hesabına göre defter tutmaları için Maliye Bakanlığı'nın izni aranır.
- Bilanço esasını kendi isteğiyle seçen tüccar, bu seçimi yaptığı anda ihtiyari olarak I. sınıf tüccar sayılır.
- Yukarıdaki ölçütlerden hiçbiri gerçekleşmemişse, tüccar I. sınıfa girmez ve bu sınıfa ilişkin ağır usul yükümlülükleri doğmaz.
No.’lu Tebliği ile 1/1/2026 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez içinde siyah: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci, ikinci veya üçüncü bentte sayılan eşiklerden biri aşıldığında tüccar I. sınıf tüccar sayılır.
- Ticaret şirketleri dördüncü bent gereği, bu sınıfa girip girmediklerine iş türü ve tutar bakılmaksızın doğrudan tabidir.
- Adi şirketlerin sınıfı, yürüttükleri işin hangi bente girdiğine göre belirlenir.
- Kurumlar Vergisine tabi diğer tüzel kişiler, beşinci bent uyarınca bilanço esasına göre defter tutmak zorundadır; işletme hesabına göre defter tutmalarına yalnızca Maliye Bakanlığı'nın izniyle müsaade edilebilir.
- Bilanço esasını ihtiyari olarak seçen kişi I. sınıf tüccar sayılır.
- Hiçbir bentteki ölçüt gerçekleşmezse tüccar I. sınıfa girmez; bu durumda madde uyarınca I. sınıf tüccara ait yükümlülükler doğmaz.
Birinci bent ile ikinci bent arasındaki fark nedir?
Birinci bent, satın alınan malların veya yapılan satışların tutarına bakar; malları olduğu gibi ya da işleyerek satan tüccarı kapsar.
İkinci bent, birinci bentteki alım-satım dışındaki işlerden elde edilen gayri safi iş hasılatına bakar.
Aynı tüccarın işleri ayrı ayrı ölçüldüğünde her bentteki eşik ayrı ayrı uygulanır. Birinci bentteki eşik aşılmadan ikinci bentten sınıfa girilebilmesi için hasılatın ikinci bentteki tutarı aşması gerekir.
Ayrı işler ile birlikte yapılan işler (üçüncü bent) arasındaki fark nedir?
Birinci ve ikinci bentteki işlerin ayrı ayrı yürütülmesi halinde her iş kendi eşiğine göre değerlendirilir.
Her iki işin birlikte yapılması halinde üçüncü bent devreye girer; ikinci bentteki hasılatın beş katı ile satış tutarı toplanır.
Birlikte yapılan işlerde ayrı eşiklerin hiçbiri aşılmasa bile toplam üçüncü bentteki tutarı aşarsa tüccar I. sınıfa girer.
Ticaret şirketi ile adi şirket arasındaki fark nedir?
Her türlü ticaret şirketi dördüncü bent kapsamında doğrudan sınıfa girer.
Adi şirket, iştigal ettiği işin türüne göre birinci, ikinci veya üçüncü bentlerden hangisine giriyorsa o bentin hükmüne tabidir.
Ticaret şirketi için şirket türü yeterlidir; adi şirket için ise iş türünün eşiğini aşıp aşmadığı ayrıca incelenir.
Kurumlar Vergisine tabi tüzel kişi ile ihtiyari bilanço tercihi arasındaki fark nedir?
Kurumlar Vergisine tabi diğer tüzel kişiler beşinci bentte yer alır; bilanço zorunluluğu veya işletme hesabı izni bu bentte düzenlenir.
Altıncı bent, kanunda sayılan sınıflara girmeyen ama bilanço esasını isteyerek seçen kişileri kapsar.
Beşinci bentte işletme hesabı izni verilmesi mümkündür; altıncı bentte ise seçim yapan kişi bu izne dayanamaz ve I. sınıfa girer.
No.’lu Tebliği ile 1/1/2026 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez içinde siyah: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci bentteki alım ve satış eşiklerini birbiriyle toplamak; bu ölçütler alternatiftir, toplanarak uygulanmaz.
- Birlikte yapılan işlerde üçüncü bentteki beş katı kuralını uygulamadan yalnızca ikinci bentteki hasılat tutarına bakmak.
- Ticaret şirketlerinde de iş türü ve eşik aranacağını varsaymak; ticaret şirketleri dördüncü bent gereği doğrudan sınıfa girer.
- Adi şirketi ticaret şirketi gibi değerlendirmek; adi şirketin sınıfı yürüttüğü işin bentlerine göre belirlenir.
- Kurumlar Vergisine tabi tüzel kişilerde işletme hesabı iznini genel bir hak gibi görmek; bu izin Maliye Bakanlığı'na bağlıdır.
- Altıncı bentteki ihtiyari tercihin, kanunun sayılmadığı başka bir kriterle birleştirilmesi; ihtiyari tercih tek başına sınıf belirleyicidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, esnaf ile tacir ayrımında 177. maddedeki eşikleri Bakanlar Kurulu kararındaki güncel tutarlarla birlikte değerlendirmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/842 E., 2022/539 K., 10.05.2022)
- Mahkemeler, gerçek kişinin işletme hesabına göre defter tutması ve nakdi limit sınırlarını aşmaması halinde tacir sayılmayacağına hükmetmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/2141 E., 2024/1492 K., 08.10.2024)
- Mahkemeler, yıllık gayri safi iş hasılatının ikinci bentteki tutarın altında kalması durumunda 2. bent kapsamında tacir sayılmayacağını kabul etmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2026/532 E., 2026/671 K., 18.03.2026)
- Mahkemeler, kazancın tacir ya da sanayici niteliği kazandırmayacak düzeyde olduğu ve basit usulde vergilendirilen kişilerin, bu madde bakımından tacir sayılmadığını değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1256 E., 2026/315 K., 04.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1840 E., 2026/337 K., 04.03.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1865 E., 2026/253 K., 05.02.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Tacir sayılmaya dayanan tarafın, yani sınıfa girdiğini ileri süren tarafın, ilgili yılda aşılan eşiği ispat yükü altındadır; bu genellikle alım, satış ve iş hasılatı belgeleriyle gösterilir.
- Gayri safi iş hasılatı ve yıllık satış tutarı için gelir vergisi beyannamesi, defter kayıtları ve fatura gibi resmi kayıtlar esas alınır.
- Tacir olmadığını savunan taraf, belirtilen eşiklerin aşılmadığını ve iş türünün ilgili bentlere girmediğini, aynı kayıtlarla gösterebilir.
- Adi şirketin hangi bente girdiği, şirket sözleşmesi ve fiilen yürütülen işlerin dökümü ile ortaya konur.
- Bilanço esasının ihtiyari seçildiği iddiasında, seçimin bildirildiğini gösteren vergi dairesi kayıtları ispat aracıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.177: Bu madde kendi içinde yalnızca sınıflandırma kurallarını taşır; sınıfın hangi yükümlülüklere bağlandığı ayrı maddelerde düzenlenir.
- 213 sayılı Kanun: Bu maddede sayılan tüccar sınıfı, kanunun defter tutma ve bilanço yükümlülüklerini düzenleyen diğer hükümleri için sınıflandırma ölçütü olarak kullanılır.
VUK m.178 — İkinci sınıf tüccarlar
Bu madde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre tüccarların ikinci sınıf tüccar sayılacağı halleri ve yeniden işe başlayan tüccarların sınıflandırılana kadar hangi statüde hareket edebileceğini düzenler. Birinci fıkra, 177. maddede sayılan birinci sınıf tüccarların dışında kalan tüccarları ikinci sınıfa dahil eder; ikinci fıkra ise kurumlar vergisi mükelleflerinden Maliye Bakanlığınca işletme hesabı esasına göre defter tutmasına izin verilenleri ikinci sınıfa alır. Madde, tüccarlara yönelik olup gerçek ve tüzel kişi tacirlerin tamamına uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: birinci sınıf tüccarların tanımı ve yıllık iş hacmi sınırları (m.177), tacir sıfatının kazanılması ve tacir sayılan kişiler (TTK m.12-14), ticari defter tutma ve saklama yükümlülükleri ile defter türleri (VUK ve TTK m.64 hükümleri), tacir olmanın doğurduğu ticari yükümlülükler (TTK m.18 vd.) ve bu sınıflandırmadan doğan vergi usulü sonuçları ile ceza hükümleri.
İkinci sınıf tüccarlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- İkinci sınıf tüccar
- Vergi Usul Kanunu'nda defter tutma ve belge düzeni bakımından birinci sınıf tüccardan ayrılan, madde 178 kapsamındaki tüccar grubudur. Sınıflandırma yıllık iş hacmine ve madde 177'deki ölçütlere bağlıdır. Birinci sınıf tüccar olarak sayılmayan herkes bu gruba girer.
- İşletme hesabı esası
- Kurumlar vergisi mükelleflerinin, Maliye Bakanlığınca izin verilmesi hâlinde, defter tutma yöntemi olarak kullandıkları esastır. Bu hâlde mükellef ikinci sınıf tüccar sayılır.
- Yeniden işe başlayan tüccar
- Faaliyetine yeni başlayan ve henüz yıllık iş hacmine göre sınıflandırılmamış tüccardır. İkinci fıkra bu kişilere, sınıflandırma yapılana kadar ikinci sınıf tüccar gibi hareket etme imkânı tanır.
İkinci sınıf tüccarlar: hangi şartlar aranır?
- Tüccarın birinci sınıf tüccar tanımına girmemesi, yani madde 177'de sayılan kategorilerin dışında kalması gerekir.
- Kurumlar vergisi mükellefi olan tüzel kişinin işletme hesabı esasına göre defter tutması, bunun için de Maliye Bakanlığınca müsaade edilmiş olması gerekir.
- Yeniden işe başlayan tüccarın, yıllık iş hacmine göre sınıflandırılıncaya kadar ikinci sınıf tüccar gibi hareket edebilmesi için, henüz sınıflandırılmamış olması gerekir.
İkinci sınıf tüccarlar: hangi sonuçları doğurur?
- Madde 177'de sayılan birinci sınıf tüccar olmayan gerçek ve tüzel kişi tüccarlar, ikinci sınıf tüccar sayılır.
- Kurumlar vergisi mükellefi tüzel kişi, Maliye Bakanlığınca izin verilmişse işletme hesabı esasına göre defter tutabilir ve bu durumda ikinci sınıf tüccar sayılır.
- Yeniden işe başlayan tüccar, yıllık iş hacmine göre sınıflandırılıncaya kadar ikinci sınıf tüccar gibi hareket edebilir.
- Yeniden işe başlayan tüccar sınıflandırıldıktan sonra, bu geçici imkân sona erer ve sınıfına göre yükümlülüklerini yerine getirir.
- Bakanlık izni verilmemiş bir tüzel kişi, işletme hesabı esasına göre defter tutmakla bu maddenin ikinci bendi kapsamına girmez.
Birinci fıkra 1 ile birinci fıkra 2 arasındaki fark nedir?
Birinci bentte, madde 177'de sayılanların dışındaki tüccarlar ikinci sınıfa girer; sınıflandırma iş hacmi ölçütüne dayanır.
İkinci bentte ise kurumlar vergisi mükellefi olup Maliye Bakanlığınca işletme hesabı esasına göre defter tutmasına izin verilen tüzel kişiler ikinci sınıfa girer; burada belirleyici olan iş hacmi değil, Bakanlık izni ve defter tutma esasıdır.
Birinci bentteki tüccar kendiliğinden ikinci sınıfa girerken, ikinci bentteki kişinin ikinci sınıfa alınması Bakanlık iznine bağlıdır.
Sınıflandırılmış tüccar ile yeniden işe başlayan tüccar arasındaki fark nedir?
Yıllık iş hacmine göre sınıflandırılmış tüccarın statüsü bellidir ve bu sınıflandırmaya göre hareket eder.
Yeniden işe başlayan tüccarın henüz yıllık iş hacmi üzerinden sınıflandırılması yapılmamıştır.
Yeniden işe başlayan tüccar, sınıflandırılana kadar ikinci sınıf tüccar gibi davranma imkânına sahiptir; bu geçici bir kolaylıktır.
İkinci sınıf tüccarlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde 178'in birinci bendini, madde 177'deki iş hacmi sınırlarının karşılığı olarak okumak; birinci bent yalnız 177 kapsamında sayılmayanları kapsar, doğrudan iş hacmi ölçütü değildir.
- Kurumlar vergisi mükellefi olan her tüzel kişiyi ikinci sınıf tüccar saymak; ikinci bent Maliye Bakanlığının müsaadesine bağlıdır.
- Yeniden işe başlayan tüccarın ikinci sınıf tüccar gibi hareket etme imkânını kalıcı bir statü saymak; bu imkân yalnızca sınıflandırılana kadar geçerlidir.
- Esnaf sınıflandırması ile tüccar sınıflandırmasını birbirine karıştırmak; her biri farklı ölçütlere ve farklı mevzuata dayanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, bir tüzel kişinin ikinci sınıf tüccar olup olmadığını belirlerken vergi dairesinden alınan yazılara dayanmakta ve mükellefin işletme hesabı esasına göre defter tutup tutmadığını bu yazılardan tespit etmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2024/662 E., 2024/678 K., 02.05.2024; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2026/422 E., 2026/399 K., 31.03.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2026/532 E., 2026/671 K., 18.03.2026)
- Mahkemeler, gerçek kişi tüccarın 178. madde kapsamında işletme hesabına göre defter tuttuğunu tespit ederek ikinci sınıf tüccar sayılmasının tacirlik niteliğine etkisini değerlendirmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2023/202 E., 2023/250 K., 02.03.2023; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/1071 E., 2025/1313 K., 25.09.2025)
- Mahkemeler, bir kişinin esnaf sayılıp sayılmadığını tespit ederken 178. maddede gösterilen esnaflık sınıflandırmasını dikkate almakta ve bu tespiti tacir niteliğinin sınandığı davalarda kullanmaktadır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/1071 E., 2025/1313 K., 25.09.2025)
- Ticari uyuşmazlıklarda ticari defterlerin incelenmesi, ikinci sınıf tüccar olan tarafın defter ve kayıtlarının delil değerini belirlemede kullanılmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1599 E., 2026/290 K., 05.02.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Tacirlik ve sınıflandırma iddiasını ileri süren taraf, bu iddiasını ilgili vergi dairesinden alınacak yazı ile ispatlar; mahkemeler bu yazıları ispat aracı olarak değerlendirmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2024/662 E., 2024/678 K., 02.05.2024; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2026/422 E., 2026/399 K., 31.03.2026)
- Gerçek kişinin işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunu iddia eden taraf, bu iddiayı vergi dairesi kayıtları ve beyanname ile ispatlar. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2026/532 E., 2026/671 K., 18.03.2026)
- Tüzel kişinin Maliye Bakanlığı izni olduğunu iddia eden taraf, bu izni yazılı belge ile ispat eder; izni olmayan tüzel kişinin 178. maddenin ikinci bendinden yararlanamayacağını karşı taraf ileri sürebilir.
- Yeniden işe başlayan tüccarın sınıflandırılmamış olduğunu iddia eden taraf, bu durumu sınıflandırmanın henüz yapılmadığını gösteren belgelerle ispat eder.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.177: Birinci sınıf tüccarları ve yıllık iş hacmi sınırlarını belirler. Madde 178'in birinci bendi, 177 kapsamında sayılmayanları ikinci sınıfa alır, dolayısıyla 177 olmadan uygulanamaz.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.177: İkinci bendin işletme hesabı esasını anarken dayandığı kurumlar vergisi mükellefiyeti ve defter tutma ilişkisinin sınırını da bu madde ile birlikte okumak gerekir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: Tacir kavramını ve tacir sıfatının kazanılmasını düzenler. Vergi Usul Kanunu'ndaki sınıflandırma, tacir olan kişiler için uygulanır.
VUK m.179 — Sınıf değiştirme
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.179, iş hacmi bakımından birinci sınıfta yer alan tüccarların ikinci sınıfa geçiş koşullarını düzenler. Maddede iş hacminin düşmesine bağlı iki geçiş hâli (tek dönemde büyük düşüş ve üç dönem üst üste küçük düşüş) ile geçişin hangi hesap döneminden itibaren doğacağı yer alır. Maddenin kapsamı yalnızca iş hacmı bakımından I. sınıfa dahil tüccarlardır. Maddede geçen iş hacmı hadlerinin kendisi (m.177), sınıf değiştirmenin ters yönü, sınıf tespiti ve bu sınıfların vergi yükümlülüğüne etkisi düzenlenmez (m.177 ve m.179 dışındaki hükümler). Geçişin ardından yapılacak defter ve beyanname değişiklikleri ile tespit usulü de bu maddenin konusu değildir.
Sınıf değiştirme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Sınıf değiştirme
- Tüccarın iş hacmine bağlı olarak bulunduğu vergi sınıfından başka bir sınıfa geçmesidir. Madde yalnızca I. sınıftan II. sınıfa geçişi hükme bağlar.
- İş hacmı
- Tüccarın bir hesap döneminde gerçekleştirdiği faaliyetin ölçüsüdür. Madde bu büyüklüğü, m.177'de yazılı hadlerle karşılaştırarak kullanır.
- İş hacmı hadleri
- m.177'de belirlenen sınıf sınırlarıdır. Geçiş koşulunda düşüş oranı bu haddin kendisine göre hesaplanır.
- Hesap dönemi
- İş hacminin ölçüldüğü ve sınıf geçişinin hesaplandığı dönemdir. Geçiş, koşulun gerçekleştiği hesap döneminin takip eden döneminden başlar.
Sınıf değiştirme: hangi şartlar aranır?
- Tüccarın iş hacmı bakımından I. sınıfa dahil olması gerekir.
- Bir hesap döneminin iş hacmi, m.177'de yazılı hadlerden yüzde 20'yi aşan bir oranda düşük olmalıdır; bu hâlde tek dönemlik düşüş yeterlidir.
- Ya da arka arkaya üç hesap döneminin iş hacmi, m.177'de yazılı hadlere göre yüzde 20'ye kadar bir düşüklük göstermelidir.
- Geçiş, koşulların gerçekleştiği hesap dönemini takip eden hesap döneminden başlar.
Sınıf değiştirme: hangi sonuçları doğurur?
- Koşullardan biri gerçekleştiğinde tüccar II. sınıfa geçebilir; geçiş bir zorunluluk değil, tüccara tanınmış bir imkândır.
- Geçiş, koşulun gerçekleştiği hesap döneminden değil, bu dönemi takip eden hesap döneminden başlar.
- Koşullar gerçekleşmezse, yani iş hacmindeki düşüş yüzde 20 sınırını aşmaz ve üç dönem zinciri oluşmazsa, sınıf değişmez.
Tek dönem düşüş ile üç dönem düşüş arasındaki fark nedir?
Bir hesap döneminde iş hacminin m.177 hadlerinden yüzde 20'yi aşan bir oranda düşmesi, tek başına geçiş için yeterlidir.
Üç hesap döneminde arka arkaya, m.177 hadlerine göre yüzde 20'ye kadar düşüklük görülmesi, geçiş için aranan alternatif koşuldur.
Büyük düşüş tek dönemde geçişe yeter; küçük ama süreklilik gösteren düşüş üç dönemde geçişe yol açar. Madde iki hâli birbirinden bağımsız olarak düzenler.
Sınıf değiştirme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Geçişi koşulun gerçekleştiği hesap döneminden başlatmak; madde takip eden hesap döneminden başlatır.
- Tek dönemlik düşüş ile üç dönemlik düşüş koşullarını birleştirmek; iki koşul alternatiftir ve her biri ayrı değerlendirilir.
- Yüzde 20 eşiğini sınır aşımı yerine hadlere göre tutarsal fark olarak hesaplamak; madde oransal düşüşü esas alır.
- Maddeyi II. sınıftan I. sınıfa geçiş için de uygulamak; madde yalnızca I. sınıftan II. sınıfa geçişi düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler sınıf değiştirme hükmünü m.177'deki hadler üzerinden değerlendirmekte, iş hacminin hangi hesap döneminde düştüğünü ayrı ayrı tespit etmektedir. (3. Daire, 1989/2917 E., 1991/820 K., 06.03.1991)
Nasıl ispat edilir?
- Geçişi talep eden tüccar, iş hacminin I. sınıfta kaldığını ve düşüş oranının yüzde 20 eşiğini aştığını ya da üç dönemlik zinciri ispatlamalıdır; ispat yükü tüccardadır.
- İş hacmini gösteren kayıtlar, defter ve belgeler ile beyannameler temel delildir.
- Vergi idaresi koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerse, iş hacminin hadlerin üzerinde kaldığını kendi kayıtlarıyla ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.177: İş hacmi hadlerini belirler. Düşüş oranı bu hadlere göre hesaplandığından m.179 ile birlikte okunmalıdır.
VUK m.180
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 180. maddesi, işletme hesabı esasına göre defter tutan ve iş hacmi bakımından ikinci sınıfa dahil bulunan tüccarların birinci sınıfa geçişini düzenler. Geçişin iki yolu, tek dönemde iş hacminin sınır üzerinde aşırı artması ile arka arkaya iki dönemde sınırın hafif üstünde kalması, bu maddede gösterilmiştir. Hüküm, iş hacmi sınıflandırmasına tabi tüccarlar bakımından uygulanır. Maddenin dayanağı olan 177. maddede yer alan iş hacmi hadlerinin tutarını, sınıflar arasındaki diğer geçiş ve sınıflandırma kurallarını ve birinci sınıftan ikinci sınıfa iniş hallerini düzenlemez (m.177, m.181). Ayrıca birinci sınıf tüccarların defter tutma yükümlülüğünü ve belge düzenleme kurallarını bu madde düzenlemez.
m.180: hangi kavramlar bilinmeli?
- İş hacmi
- Tüccarın bir hesap döneminde elde ettiği ticari faaliyet büyüklüğüdür; geçiş kararında bu büyüklük 177. maddede yazılı hadlerle karşılaştırılır. Madde metni hesaplamanın hangi kalemleri içereceğini ayrıca göstermez.
- İkinci sınıf / birinci sınıf tüccar
- İş hacmi bakımından sınıflandırılan tüccar gruplarıdır; ikinci sınıfa dahil olan tüccar, iş hacmi 177. maddedeki hadleri aşmadığı sürece ikinci sınıfta kalır. Sınıf değişikliği yalnızca bu maddedeki şartların gerçekleşmesiyle kendiliğinden doğar.
- Hesap dönemi
- İş hacminin ölçüldüğü ve geçiş şartının gerçekleştiği takvim veya hesap aralığıdır. Geçiş, şartın gerçekleştiği hesap döneminin tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlar.
m.180: hangi şartlar aranır?
- Tüccarın iş hacminin 213 sayılı Kanun'un 177. maddesindeki hadlere göre ikinci sınıfa dahil olması gerekir.
- Bir hesap döneminin iş hacminin 177. maddedeki hadleri yüzde yirmiden fazla aşması gerekir; bu hal tek dönemde geçiş için yeterlidir.
- Alternatif olarak arka arkaya iki hesap döneminin iş hacminin 177. maddedeki hadlere göre yüzde yirmiye kadar fazlalık göstermesi gerekir; bu hal iki dönem birlikte değerlendirilerek geçişi doğurur.
- Geçiş, şartların gerçekleştiği dönemin tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlar; aynı dönemde geriye etkili geçiş yapılamaz.
m.180: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci bentteki şart gerçekleşirse tüccar şartın oluştuğu hesap dönemini izleyen hesap döneminden başlayarak birinci sınıfa geçer.
- İkinci bentteki şart, arka arkaya iki dönemde gerçekleşirse tüccar ikinci dönemi izleyen hesap döneminden başlayarak birinci sınıfa geçer.
- Şartlar gerçekleşmezse tüccar ikinci sınıfta kalır ve bu maddeye dayanılarak sınıf değişikliği yapılamaz.
- Geçiş, şartların tahakkukunu izleyen hesap döneminden başlar; önceki dönemlere geriye etkili uygulanmaz.
Tek dönem ile iki dönem şartı arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra bendinde tek bir hesap döneminde iş hacminin hadleri yüzde yirmiyi aşan bir nispette fazla olması aranır.
İkinci bentte arka arkaya iki dönemde iş hacminin hadlere göre yüzde yirmiye kadar fazlalık göstermesi aranır; burada fazlalık oranı daha düşüktür ama iki dönem gerekir.
Tek dönemde sınırın belirgin biçimde aşılması hâlinde geçiş bir dönemde gerçekleşir; sınırın hafif üstünde kalınan dönemlerde ise iki ardışık dönemin birlikte sağlanması gerekir.
Sınıf geçişi ile sınıfta kalma arasındaki fark nedir?
Şartlardan biri gerçekleşmiş olan tüccar birinci sınıfa geçer.
Şartları gerçekleşmeyen ikinci sınıf tüccar bu maddeye göre sınıf değiştirmez.
Geçiş ancak metinde gösterilen iki halden birinin fiilen oluşmasıyla doğar; salt iş hacminin sınırın altında ya da üstünde kalması kendiliğinden sonuç doğurmaz.
Birinci fıkra ve ikinci fıkra bendi (hangi bent uygulanacak): fark nedir?
Tek dönemde yüzde yirmiyi aşan artış var ise birinci bent uygulanır.
Ardışık iki dönemde yüzde yirmiye kadar fazlalık var ise ikinci bent uygulanır.
Her iki bent de bağımsız geçiş sebebidir; birinin gerçekleşmesi yeterlidir, ikisinin birlikte aranması gerekmez.
m.180: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tek dönem şartı ile iki dönem şartını birbirine karıştırmak; ikinci bentteki fazlalığı tek dönemde aranan yüzde yirmilik eşikle eşitlemek.
- Geçişi şartın gerçekleştiği dönemden itibaren uygulamak; oysa geçiş bir sonraki hesap döneminden başlar.
- Maddede yazılı iki haldan birinin gerçekleşmesi yerine, sınıf değişikliğini sadece bir yıllık toplam artışa bağlamak.
- Birinci sınıftan ikinci sınıfa inişi bu maddenin hükmüyle çözmeye çalışmak; iniş hali 181. maddeye tabidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, geçiş şartının oluşup oluşmadığını ilgili hesap dönemlerinin iş hacmi tutarlarını 177. maddedeki hadlerle karşılaştırarak belirlemektedir. (3. Daire, 2023/8395 E., 2024/3476 K., 28.05.2024)
- Defter tutma usulünün (bilanço ya da işletme hesabı) tespitinde iş hacminin hangi esasa göre sınıflandığı, ilgili yılın fatura toplamlarının karşılaştırılmasıyla incelenmektedir. (3. Daire, 2023/8395 E., 2024/3476 K., 28.05.2024)
- Mükellefiyet kaydının kapanış tarihi ve dönemler arası defter tutma yükümlülüğü, 177–181. maddelerin birlikte uygulanmasıyla değerlendirilmektedir. (İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/642 E., 2021/683 K., 14.10.2021)
Nasıl ispat edilir?
- İş hacminin sınıf sınırını aşıp aşmadığını ileri süren tarafın, ilgili hesap dönemlerine ait satış ve fatura toplamlarını ortaya koyarak ispat yükü altındadır.
- Fatura, satış defteri ve beyannameler gibi yazılı kayıtlar iş hacminin tespitinde başlıca delildir; tespit için bilirkişi incelemesi yapılması olağandır. (3. Daire, 2023/8395 E., 2024/3476 K., 28.05.2024)
- Mükellef, iş hacminin hadlerin altında kaldığını ya da yüzde yirmilik oranın aşılmadığını ileri sürüyorsa, bunu dönem bazında kendi kayıtlarıyla ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.177: Sınıflandırmada esas alınan iş hacmi hadlerini gösterir; bu maddedeki yüzde yirmi karşılaştırması bu hadlere göre yapılır.
- 213 sayılı Kanun m.181: Birinci sınıftan ikinci sınıfa geçiş gibi ters yöndeki sınıf değişikliklerini düzenler; bu madde yalnızca ikinci sınıftan birinci sınıfa geçişi kapsar.
VUK m.181 — İhtiyari sınıf değiştirme
Bu madde, II. sınıf tüccarların bilanço esasına göre defter tutma seçeneğini ve bu seçeneğin I. sınıfa dahil olanlar bakımından sonucunu düzenler. Madde, sınıf tespitinin kendisini, defter tutma yükümlülüğünün içeriğini ve bilanço esasının ayrıntılarını düzenlemez. Maddenin uygulandığı kişi, gelir vergisi mükellefi veya kurumlar vergisi mükellefi olmayan, ticari kazanç bakımından II. sınıf tüccar sayılan kişilerdir. Sınıf ölçütleri (m.177), işletme hesabı esasına göre defter tutma (m.177 ve 178 hükümleri) ile bilanço esasına göre defter tutma yükümlülüğünün ayrıntıları (m.180 ve sonrası) bu maddede yer almaz.
İhtiyari sınıf değiştirme: hangi kavramlar bilinmeli?
- II. sınıf tüccar
- Vergi Usul Kanunu bakımından, I. sınıfa girmeyen ve kanunda gösterilen ölçütlere göre ticari kazancı küçük sayılan tacirdir. Sınıf ayrımı, yıllık ticari hasılat gibi ölçütlere bağlıdır ve bu ölçütler bu maddede tanımlanmaz.
- Bilanço esası
- Defter tutmada ticari işlemlerin bilanço ve gelir tablosu düzeninde kaydedildiği yöntemdir. Bu maddede bilanço esasına geçiş bir seçim hakkı olarak düzenlenmiştir.
- Seçimlik defter tutma
- Kanunun zorunlu kılmadığı, mükellefin isteğine bağlı olarak başvurabildiği defter tutma yöntemidir. Bu maddede II. sınıf tüccarın başvurusu isteğe bağlıdır.
- I. sınıf tüccar
- Kanundaki sınıf ölçütlerini aşan ve bu nedenle bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olan tacirdir. Bu maddenin ikinci fıkrası, bilanço esasına geçen II. sınıf tüccarın bu sınıfa dahil olması halinde önceki fıkranın hükmünün uygulanacağını söyler.
İhtiyari sınıf değiştirme: hangi şartlar aranır?
- Mükellefin II. sınıf tüccar olması gerekir.
- Mükellefin bilanço esasına göre defter tutmayı tercih etmesi gerekir; bu tercih mükellefin iradesine bağlıdır ve kanun bunu zorunlu kılmaz.
- Mükellefin I. sınıfa dahil olması halinde, önceki fıkrada tanınan bilanço esasına göre defter tutma hükmünün kendiliğinden uygulanması gerekir.
İhtiyari sınıf değiştirme: hangi sonuçları doğurur?
- II. sınıf tüccar bilanço esasına göre defter tutmayı seçerse, bu seçim onun defter tutma yöntemini değiştirir.
- II. sınıf tüccar seçimi kullanmazsa, kanunun II. sınıf için öngördüğü defter tutma yöntemi uygulanmaya devam eder.
- Mükellef I. sınıfa dahil olduğunda, bilanço esasına göre defter tutma kendiliğinden zorunlu hale gelir ve önceki fıkranın hükmü geçerli olur.
II. sınıf tüccar ile I. sınıf tüccar arasındaki fark nedir?
II. sınıf tüccar, kanunun öngördüğü ölçütlere göre küçük ticari kazanca sahip olan tacirdir. Bilanço esasına geçmek isteğe bağlıdır.
I. sınıf tüccar, sınıf ölçütlerini aşan tacirdir. Bilanço esasına göre defter tutma onun için zorunludur.
II. sınıf tüccar bilanço esasını seçtiğinde, ikinci fıkra uyarınca I. sınıf tüccara ilişkin hüküm uygulanır. Bu durumda ayrı bir sınıf geçişi işlemine gerek görülmez.
İhtiyari sınıf değiştirme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- II. sınıf tüccarın bilanço esasını seçmesini zorunlu saymak; madde bunu isteğe bağlı kılar.
- İkinci fıkrayı I. sınıfın kendi sınıf ölçütlerini değiştiren bir hüküm gibi okumak; fıkra yalnız defter tutma yönteminin uygulanmasını söyler.
- Seçimin sonucunu yalnız bir defter değişikliği olarak görüp I. sınıf hükümlerinin uygulanacağını gözden kaçırmak.
Nasıl ispat edilir?
- II. sınıf tüccar olduğunu ileri süren mükellef, sınıfını gösteren ticari kazanç bilgilerini ispatlamakla yükümlüdür.
- Bilanço esasına geçildiğini gösteren defter ve beyan kayıtları, bu tercihin ispatında kullanılabilir.
- Bilanço esasına geçen mükellefin I. sınıf hükmüne tabi olduğunu iddia eden idare, bu sonucu doğuran geçişin varlığını gösterir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 213 sayılı Kanun m.177: Tüccarların sınıflarının belirlenmesinde kullanılan ölçütleri düzenler. Bu maddedeki II. ve I. sınıf ayrımı o ölçütlere dayanır.
- 213 sayılı Kanun m.180: Bilanço esasına göre defter tutma yükümlülüğünün ve bu defterlerin içeriğinin ayrıntılarını düzenler. Bu madde, ikinci fıkra gereği I. sınıfa ilişkin hükümlerin uygulanmasında bağlanır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıldan | m.174 | Yeniden işe başlama veya işi bırakma hallerinde, hesap dönemi içinde bir yıldan eksik olan faaliyet süresi, hesap dönemi sayılır. |
| bir yıl | m.177 | Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (1.200.000 TL) lirayı aşanlar; |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
50 karar- Ceza Genel Kurulu, 2022/153 E., 2022/641 K., 18.10.2022İlgili madde: m.174
- Ceza Genel Kurulu, 2020/143 E., 2020/418 K., 15.10.2020İlgili madde: m.174
- 3. Daire, 2023/8395 E., 2024/3476 K., 28.05.2024İlgili madde: m.180
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/944 E., 2022/1047 K., 05.10.2022İlgili madde: m.173
- 11. Ceza Dairesi, 2022/86 E., 2022/424 K., 13.01.2022İlgili madde: m.174
- 11. Ceza Dairesi, 2021/11213 E., 2021/10936 K., 25.11.2021İlgili madde: m.174
- 3. Daire, 2017/4641 E., 2021/1618 K., 30.03.2021İlgili madde: m.171
- 3. Daire, 2018/4673 E., 2021/1622 K., 30.03.2021İlgili madde: m.171
- 3. Daire, 2018/4674 E., 2021/1623 K., 30.03.2021İlgili madde: m.171
- 3. Daire, 2018/4435 E., 2021/1620 K., 30.03.2021İlgili madde: m.171
Diğer 40 karar
- 11. Ceza Dairesi, 2020/1072 E., 2020/2116 K., 04.03.2020İlgili madde: m.174
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1999/102 E., 1999/480 K., 12.11.1999İlgili madde: m.174
- 11. Daire, 1997/286 E., 1998/1029 K., 16.03.1998İlgili madde: m.173
- 3. Daire, 1989/2917 E., 1991/820 K., 06.03.1991İlgili madde: m.179
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/1932 E., 2026/580 K., 13.04.2026İlgili madde: m.176
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, 2025/2055 E., 2026/730 K., 09.04.2026İlgili madde: m.176
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2026/534 E., 2026/643 K., 02.04.2026İlgili madde: m.176
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2026/422 E., 2026/399 K., 31.03.2026İlgili madde: m.178
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/449 E., 2026/681 K., 23.03.2026İlgili madde: m.176
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2026/532 E., 2026/671 K., 18.03.2026İlgili madde: m.177, m.178
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/341 E., 2026/557 K., 09.03.2026İlgili madde: m.176
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1256 E., 2026/315 K., 04.03.2026İlgili madde: m.177
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1840 E., 2026/337 K., 04.03.2026İlgili madde: m.177
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1865 E., 2026/253 K., 05.02.2026İlgili madde: m.177
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1599 E., 2026/290 K., 05.02.2026İlgili madde: m.178
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1790 E., 2025/2152 K., 25.12.2025İlgili madde: m.176
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/575 E., 2025/598 K., 10.10.2025İlgili madde: m.171
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/1071 E., 2025/1313 K., 25.09.2025İlgili madde: m.178
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1957 E., 2025/747 K., 22.05.2025İlgili madde: m.171
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/742 E., 2025/74 K., 28.01.2025İlgili madde: m.173
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1900 E., 2024/1783 K., 27.12.2024İlgili madde: m.175
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/2141 E., 2024/1492 K., 08.10.2024İlgili madde: m.177
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/824 E., 2024/566 K., 11.09.2024İlgili madde: m.173
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/528 E., 2024/1314 K., 04.07.2024İlgili madde: m.175
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2024/662 E., 2024/678 K., 02.05.2024İlgili madde: m.178
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/7 E., 2024/96 K., 24.01.2024İlgili madde: m.175
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/974 E., 2023/1040 K., 08.06.2023İlgili madde: m.175
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/196 E., 2023/564 K., 10.03.2023İlgili madde: m.172
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2023/202 E., 2023/250 K., 02.03.2023İlgili madde: m.178
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/634 E., 2023/48 K., 30.01.2023İlgili madde: m.173
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1251 E., 2022/1735 K., 24.11.2022İlgili madde: m.175
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/249 E., 2022/509 K., 01.07.2022İlgili madde: m.173
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/951 E., 2022/838 K., 30.06.2022İlgili madde: m.175
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/842 E., 2022/539 K., 10.05.2022İlgili madde: m.177
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/642 E., 2021/683 K., 14.10.2021İlgili madde: m.179, m.180, m.181
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2018/1281 E., 2019/676 K., 09.05.2019İlgili madde: m.172
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2018/1288 E., 2019/626 K., 02.05.2019İlgili madde: m.172
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2018/1364 E., 2018/1668 K., 20.12.2018İlgili madde: m.172
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2018/1213 E., 2018/1545 K., 06.12.2018İlgili madde: m.172
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2018/1241 E., 2018/1491 K., 29.11.2018İlgili madde: m.172
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 25.05.1995 (m.175).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 1.2. Mükellefin Ödevleri bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış