VUK Madde 10Kanuni temsilcilerin ödevi

213 sayılı Vergi Usul Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 21.03.2018

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi, tüzel kişilerin, küçük ve kısıtlıların ile tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kimler tarafından yerine getirileceğini, bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacaklardan kanuni temsilcilerin nasıl sorumlu tutulacağını, Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin temsilcilerini ve tasfiye hâllerini düzenler.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.

(Değişik: 3/12/1988-3505/2 md.) Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır.

Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.

Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.

(Ek fıkra: 21/3/2018-7103/9 md.) Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar. Şu kadar ki bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğu, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlıdır.

(Ek fıkra: 21/3/2018-7103/9 md.) Beşinci fıkra kapsamına girmeyen tüzel kişilerin tüzel kişiliklerinin veya tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin sona ermesi halinde, sona erme tarihinden önceki dönemlere ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tüzel kişiliği olanların kanuni temsilcilerinden, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler (adi ortaklıklarda ortaklardan herhangi biri) ve varsa bunların temsilcilerinden herhangi biri adına yapılır.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Değişiklik geçmişi(2)
  1. 21.03.2018“Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin,…” ile başlayan fıkra 21.03.2018 tarihinde 7103 sayılı Kanunla eklendi
  2. 03.12.1988“Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden…” ile başlayan fıkra 03.12.1988 tarihinde 3505 sayılı Kanunla değiştirildi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Atıflar(1)

Bu maddeye atıf yapanlar

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

2.855 karar arasından seçildi
  1. Vergi Dava Daireleri Kurulu · E. 1999/389 · K. 1999/607 · T. 24.12.1999
    VDDK
    Anonim Şirketinin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla 213 sayılı Yasanın 10 uncu maddesi uyarınca yasal temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlenmiştir.
  2. Vergi Dava Daireleri Kurulu · E. 1998/193 · K. 1999/203 · T. 26.03.1999
    VDDKRet
    İstemin Özeti: Ortağı olduğu limited şirketin 1986 ve 1987 yıllarına ait katma değer vergisi borcunun ödenmemesi nedeniyle 213 sayılı Yasanın 10 uncu maddesi uyarınca davacı adına ödeme emri düzenlenmiştir.
  3. 3. Daire · E. 2023/6893 · K. 2025/861 · T. 25.02.2025
    Daire kararıRet
    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında asıl borçlu şirketin ilgili dönemde kanuni temsilcisi olan davacının şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmiş kamu alacağıdan sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Vergi ve Vergi Usul Hukuku

(M) Anonim Şirketinin yasal temsilcisi (Y), şirketin 2023 yılına ait vergi borçlarını ve bu borçlara bağlı vergi ziyaı cezalarını kasten ödememiştir. Vergi dairesi, tüzel kişiliğin malvarlığından tahsilat sağlayamamış ve (Y)'nin şahsi malvarlığına yönelmiştir. Vergi aslı ve kesilen vergi cezalarının sorumluluğu bakımından aşağıdakilerden hangisi hukuk kurallarına uygundur?

  1. A) Vergi aslı (Y)'den istenebilir, ancak vergi cezası cezaların şahsiliği gereği sadece tüzel kişiden istenebilir.
  2. B) Vergi aslı ve cezası (Y)'den tahsil edilir, (Y) ödediği vergi aslı ve cezası için şirkete rücu edebilir.
  3. C) (Y) ödediği vergi aslı için şirkete rücu edebilirken, vergi cezası için rücu edemez.
  4. D) Vergi aslı ve cezasının (Y)'nin şahsi malvarlığından istenmesi hukuka aykırıdır.
  5. E) Vergi dairesi, tüzel kişiliğe gitmeden doğrudan müteselsil sorumlu sıfatıyla (Y)'ye başvurmalıdır.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl