HMK Madde 291Keşfe katlanma zorunluluğu

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

6100 sayılı Kanun'un 291. maddesi, keşif kararının gereğine uyma ve keşfi engelleyici tutum ve davranışlardan kaçınma yükümlülüğünü; keşfe karşı koyan tarafın ispat yükü durumuna göre doğacak sonucu; keşfe karşı koyan üçüncü kişiye uygulanacak gider, disiplin para cezası ve zor kullanma yaptırımlarını düzenler. Taraflar ve keşfe katlanması gereken üçüncü kişiler bakımından uygulanır. Maddede keşfin kararı, yeri ve kapsamı, keşif tutanağı ve keşfin nasıl yürütüleceği düzenlenmez (m.288–290).

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Taraflar ve üçüncü kişiler keşif kararının gereğine uymak ve engelleyici tutum ve davranışlardan kaçınmak zorundadırlar.

(2)Keşif yapılmasına taraflardan birinin karşı koyması hâlinde, o kimse ispat yükü kendisine düşen taraf ise bu delilden vazgeçmiş; diğer taraf ise iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılır. Şu kadar ki, hâkim duruma ve karşı koyma sebebine göre bu hükmü uygulamayabilir.

(3)Keşif, üçüncü kişi için uygun olan zamanda yapılır. Keşif zamanı ve yeri üçüncü kişiye bildirilir. Gecikmesinde zarar umulan hâllerde bildirim yapılmaksızın keşif icra edilir. Keşfe karşı koyma hâlinde hâkim, üçüncü kişiyi karşı koymanın sebep olduğu giderlere ve beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm eder; gerektiğinde zor kullanılmasına karar verebilir. Ancak, üçüncü kişi tanıklıktan çekinme sebeplerine dayanarak keşfe katlanma yükümlülüğünden kaçınabilir.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Mahkeme çalışmalarının kolaylaştırılması, taraflar için dürüstlük kuralının bir sonucu, üçüncü kişiler için de kamu düzeninin sağlanmasının gereğidir. Taraflar ve üçüncü kişiler, keşif kararının gereğine uymak ve ayrıca keşfi engelleyici davranışlardan kaçınmak zorundadırlar. İncelemenin konusu; beden muayenesi, doku alınması, bir belgenin tetkiki veya zilyet olunan yere girilmesi gibi zorunlulukları gerektirebilir. İkinci fıkrada, taraflardan birinin keşif kararına uymaması yahut engelleyici davranış içine girmesi hâlinde müeyyidenin ne olacağı açıklanmıştır. O kişi, ispat yükü kendisine düşen taraf ise bu delilden vazgeçmiş, diğer taraf ise iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılacaktır. Kaçınma makul bir sebebe dayandırılıyorsa duruma göre bu hüküm uygulanmayabilecektir. Maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, keşif, üçüncü kişi bakımından uygun olan zamanda yapılır. Doğaldır ki mahkeme keşif zamanını tayin ederken tarafların durumunu da göz önünde bulunduracaktır. Dava dışı olan üçüncü kişiye keşfin yeri ve zamanı hakkında keşiften önce bilgi verilmelidir. Gecikmesinde zarar doğacak hâllerde bu bildirimden vazgeçilebilir. Üçüncü kişinin keşfe karşı koyması, engelleyici davranış içerisine girmesi hâlinde, hâkim zor kullanabileceği gibi, maddedeki diğer müeyyideleri de uygular. Ancak üçüncü kişi, tanıklıktan çekinme sebepleri varsa keşfe katlanmak zorunda değildir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

6 karar arasından seçildi
  1. 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/4299 · K. 2025/3430 · T. 19.06.2025
    Daire kararıBozma
    ancak adres kapalı olduğu için keşfin yapılamadığı, davacı vekilinin 29.04.2013 ve 31.05.2013 tarihli dilekçeleriyle, yeni keşif günü tayin edilerek keşif gününün keşif adresinde faaliyette bulunan dava dışı şirketlere 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 291/3 maddesi gereğince bildirilmesinin istenildiği, ancak Mahkemece bu konuda işlem yapılmadan davanın reddedildiği, anılan keşfin davacıya ait adreste yapılmaması da göz önüne alınarak, davacı vekilinin dilekçeleri doğrultusunda,
  2. 8. Hukuk Dairesi · E. 2023/3743 · K. 2025/576 · T. 03.02.2025
    Daire kararıOnama
    6100 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinde ise taraflar ve 3. kişiler keşif kararının gereğine uymak ve engelleyici tutum ve davranışlardan kaçınmak zorundadırlar,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddenin ders anlatımı

  • Keşfe Katlanma Zorunluluğu
    Medeni Usul Hukuku · 6.3 İspat ve Deliller - 3 · 25:13
Ders videosunu platformda izle

Bu maddeye özel soru

Medeni Usul Hukuku

Davacı (A), komşu parselde bulunan ve davalı (B)'ye ait olan fabrikanın, kendi arazisine inşaat atıkları dökerek ve arazisinin bir bölümünü otopark olarak kullanarak tecavüzde bulunduğunu iddia ederek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebiyle dava açmıştır. Yargılamanın tahkikat aşamasında (A), tecavüzün boyutu ile niteliğinin tespiti amacıyla mahkemeden keşif yapılmasını talep etmiştir. Mahkeme, talebi yerinde bularak keşfe karar vermiştir. Ancak keşif günü (B), özel mülkiyet hakkını ve ticari sırlarının ifşa olacağı endişesini ileri sürerek hâkimin ve görevlendirilen bilirkişinin fabrikasına ve araziye girmesine engel olmuştur. Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun keşfe ilişkin hükümleri çerçevesinde, davalı (B)’nin karşı koymasının hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Hâkim, davalı (B)’yi keşfe karşı koymanın sebep olduğu giderlere ve disiplin para cezasına mahkûm eder ve gerekirse zor kullanılmasına karar verir.
  2. B) Davalı (B), ispat yükü kendisine düşmediğinden, davacı (A)’nın iddia ettiği tecavüz vakıasını kabul etmiş sayılır; ancak hâkim duruma ve karşı koyma sebebine göre bu hükmü uygulamayabilir.
  3. C) Davalının ileri sürdüğü ticari sırların korunması gerekçesi haklı sebep teşkil ettiğinden, mahkeme keşiften vazgeçerek dosyayı mevcut duruma göre karara bağlar.
  4. D) Davalı (B)'nin karşı koyması üzerine keşif delilinden vazgeçilmiş sayılacağından, ispat yükü yer değiştirir ve davacı (A) iddiasını başka delillerle ispat etmek zorunda kalır.
  5. E) Keşif kararı sözlü yargılamaya kadar verilebildiğinden, mahkemenin bu aşamada keşif talebini reddederek delil tespiti davası açması için davacıya süre vermesi gerekir.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl