TTK Madde 1351B) Tamamlayıcı hükümler
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
TTK m.1351, Sekizinci Kısımda (deniz ticaretinde cebri icra) özel olarak düzenlenmeyen hususların İcra ve İflas Kanunu'na (İİK) tabi olacağını ve bu atfın hangi çerçevede yapılacağını belirler. Atıf, gemilerin taşınır sayılmasını düzenleyen 936. madde ile 937. maddenin birinci fıkrası üzerinden kurulur. Madde, Sekizinci Kısmın kendi hükümlerini, gemi sicil durumuna göre satış usulünü ya da gemi alacaklılarının haklarını ayrıntılı düzenlemez.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Bu Kısımda özel olarak düzenlenmeyen hususlarda, İcra ve İflas Kanunu hükümleri, 936 ncı madde ile 937 nci maddenin birinci fıkrasında öngörüldüğü şekilde uygulanır.
Madde gerekçesi
Sekizinci Kısımda, "deniz hukukunda cebrî icra"ya ilişkin her husus düzenlen miş değildir. Genel gerekçede de belirtildiği gibi, amaç, deniz ticareti hukukunda cebri icranın 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununa göre özelliği olan hususlarını hükme bağlamaktır. Bu amaçla birinci fıkrada, bu kısım hükümleri ile anılan Kanun arasındaki bağlantı tesis edilmiş ve bu kısımda hüküm bulunmayan bütün hususlarda 2004 sayılı Kanuna müracaat edileceği açıklığa kavuşturulmuştur. Dolayısıyla, Tasarının bu Kısmı, adeta 2004 sayılı Kanunun bir kısmı gibi düşünülecek ve bu Kı sımda yer alan hükümler 2004 sayılı Kanunda ilgili oldukları maddelerle bir arada uygulanacaktır. 2004 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gemilerin taşınmaz sayıl ması, hem Medenî hukuk ilkeleriyle, hem de uygulamayla çelişmektedir. Tereddütlere yol açan bu hüküm Tasarıya alınmadığı gibi, Tasarının 936 ncı maddesi ile maddi vakıaya ve hukuk kurallarına uygun olarak bütün gemilerin taşınır olduğu vurgulanmıştır. Ancak, taşınır olan gemilere yine de 2004 sayılı Kanunun taşınmazlara ilişkin bazı hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, 937 nci maddenin birinci fıkrası ile o hükümler saklı tutulmuştur. Dolayısıyla, Tasarının cebrî icraya ilişkin bu Kısmı ve genel olarak 2004 sayılı Kanun uygulanırken, bütün gemiler taşınır hükümlerine tâbi tutulacaktır. Yalnızca istisnaen (örn. yeni 1381, 1383 üncü maddeler uyarınca) gemilere, 2004 sayı lı Kanunun taşınmazlara ilişkin belli hükümleri uygulanacaktır. Bu gerekçeler karşısında, 6762 sa yılı Kanunun 1242 nci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendine gerek kalmamıştır; orada bildi rilen eşyanın cebri icrası, Tasarının 936 ncı maddesindeki genel atfa uygun olarak taşınırların icra sı hakkındaki hükümlere tâbi olacaktır. Tasarının getirdiği bu yeni düzenleme ile 2004 sayılı Kanun arasında uyumsuzluk doğmasını önlemek üzere, Tasarıya ilişkin Uygulama Kanununda, 2004 sayılı Kanunda geçen "gemi", "gemi ipoteği", "gemi alacaklısı hakkı" gibi terimlerin ve bunlara ilişkin düzenlemelerin topluca çıkartıl dığına ilişkin bir hükme yer verilmiştir. 2004 sayılı Kanun ile Tasarı arasında terim birliğinin sağlanabilmesi için, bu Kısım hükümle ri kaleme alınırken 2004 sayılı Kanunun kavram ve terimlerine bağlı kalınmıştır. Nitekim 2004 sa- — 4 1 6 - yılı Kanun, bu Tasarının hazırlandığı dönemlerde üst üste değişikliklere uğramış ve fakat birçok te rimi (örneğin; Tasarının 1364 üncü maddesinin üst başlığında kullanılan "haczin yapılması" terimi, 2004 sayılı Kanunun 79 ilâ sonraki maddelerinde) muhafaza edilmiştir. Bu sebeple, 2004 sayılı Ka nunda yer verilen terimler tercih edilmiş, böylece bu Kısımdaki hükümlerle 2004 sayılı Kanundaki düzenlemeler arasında bağlantının daha da kolay ve süratle kurulabilmesine olanak tanınmıştır. 1352 ilâ 1376 üncü Maddelere İlişkin Genel Açıklamalar Gemilerin ihtiyati haczi, deniz hukuku uygulamasında en çok sorunla karşılaşılan sahalardan biridir. Bu hususta Yargıtay kararları, icra uygulamaları ve bilimsel görüşler arasında sayısız çeliş ki ve tartışma vardır ve bunlar halen sürmektedir. Bu sebeple, "deniz hukukunda cebri icra" hakkın daki yeni kısımda, gemilerin ihtiyati haczinin teferruatlı bir şekilde düzenlenmesi gerekmiştir. Bu düzenleme yapılırken, 1999 tarihli Sözleşmenin hükümleri esas alınmıştır. Sözleşmenin 2 nci mad desinin dördüncü fıkrası uyarınca, ihtiyati haczin usulüne, haciz karan veren mahkemenin hukuku (lex fori) uygulanacaktır. Bu Sözleşmenin lex fori'ye bıraktığı hususlarda, 2004 sayılı Kanunun hü kümleri dikkate alınarak, deniz ticaretinin ihtiyaç ve şartlarına uygun özel kurallar sevk edilmiştir.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Açık yollama
- Boşluk doldurma atfı
- Taşınır sayılma
- Taşınmaz hükümlerinin uygulanması
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.