Genel hükümler › Borç ilişkisinin hükümleri › Borçların ifası

İfa zamanı ve süreye bağlı borç

TBK m.90–96Borçlar Hukuku Genel Hükümler

Kısaca

TBK m.90, borçların muacceliyet (ifa zamanı) kuralını düzenler. TBK m.91, borcun ifası için vade olarak ayın başı, sonu veya ortasının ya da yalnızca ayın belirlendiği hallerde, ifa gününün nasıl anlaşılacağını düzenler. TBK m.92, sözleşmenin kurulmasından başlayarak belli bir süre sonunda ifası gereken borçlarda ifa zamanının nasıl hesaplanacağını düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.90–96 hükümlerini kapsar.

TBK m.90 — Süreye bağlanmamış borç

TBK m.90, borçların muacceliyet (ifa zamanı) kuralını düzenler. Taraflar ifa zamanını kararlaştırmamışsa ve hukuki ilişkinin özelliğinden de bir zaman çıkmıyorsa borcun doğumu anında muaccel olacağını, yani hemen ifa edilebileceğini belirler. Hüküm, sözleşmeden doğan borçlar ile sözleşme dışı borçlar bakımından uygulanır. Madde, süreli ifa, sürenin hesabı, tatil günü, erken ifa ve süre uzatımını düzenlemez; bunlar m.91-96 kapsamındadır. Ayrıca borcun ifa yerini (m.89) ve zamanaşımı ile temerrüdün sonuçlarını bu madde belirlemez.

Süreye bağlanmamış borç: hangi kavramlar bilinmeli?

Muaccel
Borcun ifasının alacaklı tarafından istenebilir hale gelmesi, yani ifa zamanının gelmiş olmasıdır. Muaccel olmayan borç doğmuş olsa da henüz istenemez.
Vade
Borcun ifa edileceği belirli bir zaman noktasıdır; ne zaman sorusuna cevap verir. Vadenin gelmesiyle borç muaccel olur.
Süre
Başlangıcı ve sona erme anı bulunan bir zaman aralığıdır; ifanın ne kadar zaman içinde yapılacağını belirler. Sürenin son anı, zaman bakımından vadeyi oluşturur.
Derhal ifa kuralı
Taraflar ifa zamanını kararlaştırmamış ve ilişkinin niteliğinden de çıkmıyorsa borcun doğumuyla birlikte istenebilmesi ilkesidir. Burada 'hemen' dürüstlük kuralına göre borçlunun edimi yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu süreyi de dikkate alır.
İfa zamanının işin niteliğinden anlaşılması
Edimin yapılması için zorunlu bir süre gerektiren hallerde, işin doğası gereği ifa zamanının derhal olmadığının kabul edilmesidir. Bu yol yalnızca sözleşmeden doğan borçlarda işler.

Süreye bağlanmamış borç: hangi şartlar aranır?

  • Borç ilişkisinde taraflar ifa zamanı konusunda bir anlaşma yapmamış olmalıdır.
  • Hukuki ilişkinin özelliğinden, yani işin niteliğinden ya da bir kanun hükmünden ifa zamanı çıkmamalıdır.
  • Bu koşullar birlikte gerçekleşmişse borç, doğumu anında muaccel olur ve alacaklı ifayı hemen isteyebilir.
  • Borçlu, borcu doğar doğmaz ifa edemeyeceği bir zaman ihtiyacı varsa bu süre dürüstlük kuralına göre tanınır.

Süreye bağlanmamış borç: hangi sonuçları doğurur?

  • İfa zamanı kararlaştırılmamış ve ilişkinin özelliğinden de çıkmıyorsa borç doğduğu anda muaccel olur ve alacaklı ifayı hemen isteyebilir.
  • Borçlu, borcu doğar doğmaz ifa etmekle yükümlüdür; ancak dürüstlük kuralına göre edimi yerine getirmek için gerekli olan zaman tanınır.
  • Tarafların ifa zamanını kararlaştırması halinde m.90 uygulanmaz ve kararlaştırılan vade ya da süre esas alınır.
  • İşin niteliğinden zorunlu bir süre çıkıyorsa borç derhal muaccel olmaz ve bu süre dolana kadar alacaklı ifayı isteyemez.
  • Muaccel olan borçta temerrüt için ayrıca ihtar gerekip gerekmediği, borçlunun durumuna ve ilişkinin türüne göre ayrıca değerlendirilir.

Taraflarca kararlaştırılmış ifa zamanı ile kararlaştırılmamış ifa zamanı arasındaki fark nedir?

Tarafların sözleşme, ayrı anlaşma veya şart ile ifa zamanını belirlediği hal.

Taraflar ifa zamanını hiç görüşmemiş ve ilişkinin niteliğinden de zaman çıkmadığı hal.

Birinci halde borç vadenin gelmesi veya sürenin dolmasıyla muaccel olur; ikinci halde m.90 uyarınca borç doğumu anında muaccel olur.

Derhal ifa kuralı ile işin niteliğine göre ifa zamanı arasındaki fark nedir?

Borcun doğası gereği edimin yapılması için zorunlu bir süre gerektiği hal (örneğin mobilya siparişi, çatı tamiri).

Edimin hemen yerine getirilebildiği ve zaman gerektirmeyen hal.

Birinci halde borç hemen muaccel olmaz, işin tamamlanabileceği makul süre tanınır; ikinci halde m.90 aynen uygulanır. İşin niteliğine dayanan ifa zamanı yalnızca sözleşmeden doğan borçlarda kabul edilir.

Sözleşmeden doğan borç ile sözleşme dışı borç arasındaki fark nedir?

Sözleşme ilişkisinden doğan borç; taraflar ifa zamanını sözleşmede düzenleyebilir.

Haksız fiil veya sebepsiz zenginleşmeden doğan borç; ifa zamanını taraflar belirlememiştir.

Sözleşmeden doğan borçta işin niteliğine dayalı ifa zamanı kabul edilebilir; sözleşme dışı borçta ise kural olarak m.90 derhal ifa ilkesi uygulanır.

Borcun doğumu ile ifa zamanı arasındaki fark nedir?

Borcun doğduğu an.

Borçlunun ifa etmekle yükümlü olduğu ve alacaklının ifayı isteyebildiği an.

Vade tanınmış borçta doğum ile ifa zamanı ayrılır; vade tanınmamışsa ikisi aynı anda gerçekleşir ve borçlu geciktiğinde temerrüde düşer.

Süreye bağlanmamış borç: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kararlaştırılmış bir vadeyi, derhal ifa kuralı varmış gibi uygulamak; önce tarafların bir anlaşma yapıp yapmadığına bakılmalıdır.
  • Borcun doğum anı ile ifa zamanını aynı şey saymak; vade tanınmış borçta bu iki an farklıdır.
  • İşin niteliğinden zorunlu süre çıkan bir edimde borcu derhal muaccel saymak; bu halde makul süre tanınmalıdır.
  • İşin niteliğine dayalı ifa zamanını sözleşme dışı borçlara da uygulamak; bu yol yalnızca sözleşmeden doğan borçlarda işler.
  • Madde metnindeki 'hemen' kelimesini dürüstlük kuralı gözetmeden zaman tanımayan bir ifade olarak yorumlamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, taraflar ifa zamanını kararlaştırmamışsa borcun doğumu anında muaccel olduğunu ve bu nedenle temerrüt hesabının doğum tarihinden değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/507 E., 2025/1703 K., 18.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1546 E., 2025/620 K., 28.05.2025; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/1184 E., 2025/944 K., 16.05.2025; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/363 E., 2025/778 K., 15.05.2025)
  • Uygulamada, maddenin sonunda yer alan 'ilişkinin özelliğinden anlaşılma' ölçütü, sözleşmenin amacına bakılarak somut olayda ifa zamanının belirlenmesi için kullanılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1546 E., 2025/620 K., 28.05.2025)
  • Zamanaşımına ilişkin bir kararda da m.90'ın muacceliyet kuralı, zamanaşımı süresinin başlangıcının belirlenmesinde dayanak alınmıştır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1113 E., 2025/160 K., 06.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • İfa zamanının kararlaştırıldığını ileri süren taraf, sözleşmede veya sonradan yapılan anlaşmada bu zamanın bulunduğunu yazılı belge veya tanıkla ispatlar.
  • Alacaklı, borcun muaccel olduğunu ve ifanın istenebileceğini ileri sürdüğünde, ifa zamanının gelmiş olduğunu ispat yükü alacaklıya düşer.
  • Borçlu, ifa zamanının sonraya bırakıldığını veya işin niteliği gereği zorunlu bir süre bulunduğunu savunuyorsa bu iddiayı ispatlamakla yükümlüdür.
  • Hukuki ilişkinin özelliğinden ifa zamanının çıktığını iddia eden taraf, sözleşmenin amacını ve işin doğasını gösteren delillere dayanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 m.91: Ay olarak belirlenmiş sürelerin hesabını düzenler; m.90'ın ifa zamanını taraflar süreye bağladığında devreye giren hesaplama kurallarını tamamlar.
  • 6098 m.95: Sürenin uzatılmasını düzenler; m.90 ile belirlenen muaccel borçta ifa zamanının sonradan erteleneceği hali kapsar.
  • 6098 m.96: Erken ifayı düzenler; ifa zamanı gelmeden edimin yerine getirilmesi halinde m.90'daki muacceliyet kuralından ayrılır.
  • 6098 m.89: İfa yerini düzenler; ifa zamanı ile ifa yeri birlikte belirlenerek borcun ifası tamamlanır.

TBK m.91 — Aya ilişkin sürelerde vade

Bu madde, borcun ifası için vade olarak ayın başı, sonu veya ortasının ya da yalnızca ayın belirlendiği hallerde, ifa gününün nasıl anlaşılacağını düzenler. Düzenleme, taraflarca kararlaştırılan vadeye ilişkin yorum kuralını içerir ve yalnızca taraflar aksini kararlaştırmamışsa uygulanır. Madde, gün, hafta, birden çok ayı içeren süreler ve yarım ay gibi süreye bağlı vadeleri düzenlemez (TBK m.92). Tatil gününe rastlayan vadenin ertelenmesi (TBK m.93) ile iş saatleri içinde ifa (TBK m.94) ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Borcun muacceliyet zamanına ilişkin genel kural olan derhal ifa ilkesi (TBK m.90) ve sürenin uzatılması ya da erken ifa gibi konular da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Aya ilişkin sürelerde vade: hangi kavramlar bilinmeli?

Vade
Borcun ifa edilmesi gereken belirli bir zaman anıdır; ifanın ne zaman yapılacağı sorusuna cevap verir. Bu maddede vade, ay başı, ay sonu, ay ortası ya da yalnızca ay olarak belirlenmiş olabilir.
Ayın başı ve sonu
Ayın başı ayın birinci günü, ayın sonu ise ayın son günüdür. Ayın kaç gün çektiği, bu anlamı değiştirmez; ayın birinci ve sonuncu günü esas alınır.
Ayın ortası
Ayın on beşinci günüdür. Ayın uzunluğuna bakılmaksızın, ayın ortası ifadesi her ay için on beşinci günü gösterir.
Yalnız ay belirlemesi
Borcun ifası için gün belirtilmeksizin sadece ayın gösterildiği durumdur. Bu halde ifa tarihi o ayın son günü olarak anlaşılır.

Aya ilişkin sürelerde vade: hangi şartlar aranır?

  • Borcun ifası için bir vade bulunmalı; bu vade taraflarca kararlaştırılmış ya da hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmış olmalıdır.
  • Vade ayın başı veya sonu olarak belirlenmişse, ifa günü ayın birinci veya sonuncu günü olarak alınmalıdır.
  • Vade ayın ortası olarak belirlenmişse, ifa günü ayın on beşinci günü olarak alınmalıdır.
  • Vade gün belirtilmeksizin yalnızca ay olarak belirlenmişse, ifa günü o ayın son günü olarak alınmalıdır.
  • Taraflar bu hesap için başka bir kural kararlaştırmamış olmalıdır; aksi kararlaştırılmışsa madde uygulanmaz.
  • Madde, süreye bağlı vadelerde (gün, hafta, birden çok ay) kullanılmaz; bu hallerde TBK m.92 esas alınır.

Aya ilişkin sürelerde vade: hangi sonuçları doğurur?

  • Vade ayın başı veya sonu olarak belirlenmişse, borç ayın birinci veya sonuncu gününde muacceliyet kazanır.
  • Vade ayın ortası olarak belirlenmişse, borç ayın on beşinci gününde muacceliyet kazanır.
  • Yalnızca ay belirlenmişse, borç o ayın son gününde muacceliyet kazanır ve borçlu o güne kadar ifa edebilir.
  • Ayın uzunluğu, ayın ortası hesabını değiştirmez; her ay için on beşinci gün esas alınır.
  • Taraflar başka bir hesap yöntemi kararlaştırmışsa, bu anlaşma madde hükmüne üstün gelir.

Ayın başı-sonu / ayın ortası / yalnız ay belirlenmesi: fark nedir?

Borcun ifası için ayın başı veya sonu belirlenmişse, ayın birinci veya sonuncu günü anlaşılır. Ayın ortası belirlenmişse ayın on beşinci günü anlaşılır.

Gün belirtilmeksizin yalnızca ay belirlenmişse, o ayın son günü anlaşılır. Bu halde ayın başı, sonu veya ortası gibi bir nitelendirme yoktur.

Ayın başı/sonu ve ortası ifadeleri sabit günlere bağlanır; yalnız ay belirlemesinde ise ayın son günü ifa tarihi olur. Ayın uzunluğu ortada hesaba katılmaz.

Aya ilişkin sürelerde vade: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ayın ortasını ayın uzunluğuna göre hesaplamak; oysa her ayda ortası on beşinci gündür.
  • Yalnızca ay belirtilen vadede ayın ilk gününü ya da sözleşme gününe en yakın günü esas almak; madde o ayın son gününü öngörür.
  • Gün, hafta ve birden çok ayı içeren süreler için bu maddedeki kuralı uygulamak; bu süreler TBK m.92 ile hesaplanır.
  • Madde metnindeki ay başı ve sonu kuralını, taraflar aksini kararlaştırmış olsa da uygulamak; yorum kuralı yalnızca yedek niteliktedir.
  • Tatil gününe rastlayan vadeyi bu maddeye dayanarak ertelemek; erteleme TBK m.93 ile düzenlenmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sözleşmede ifa için yalnızca ay belirtilmişse, ifa gününün o ayın son günü olarak kabul edildiği görülmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2023/2009 E., 2023/1831 K., 15.11.2023)
  • Ay başı veya sonu gibi belirlemelerde yorum yapılırken TBK m.91 ve devamındaki hesap kurallarının dikkate alındığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1269 E., 2023/1106 K., 15.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Vadenin ay başı, sonu, ortası ya da yalnız ay olarak belirlendiğini iddia eden taraf, bu iddiasını sözleşme metni veya yazılı sözleşme dışı belgelerle ispatlamalıdır.
  • Taraflar arasında ifa zamanına ilişkin kesin bir anlaşma bulunduğunu ileri süren taraf, bu anlaşmayı yazılı belge ile ispatlamalıdır; yazısız anlaşmada tanık ve diğer delillere başvurulabilir.
  • Vadenin hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşıldığını ileri süren taraf, bu niteliği ilişkinin konusu ve amacı üzerinden ispatlamalıdır.
  • Borçlunun, ifa zamanını farklı bir gün olarak öne süren savunması varsa, bu savunmayı ileri süren taraf kendi iddiasını ispat etmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.90: Vade kararlaştırılmamışsa borç doğumu anında muaccel olur; m.91 ise vade belirlenmiş olan hallerde bu vadenin gününü saptar.
  • 6098 sayılı Kanun m.92: Gün, hafta, birden çok ayı içeren süreler ve yarım ay gibi süreye bağlı vadelerin hesabını düzenler; m.91 ay başı, sonu, ortası ve yalnız ay hallerini ayrıca ele alır.
  • 6098 sayılı Kanun m.93: Vade gününün tatil gününe rastlaması halinde, kendiliğinden izleyen ilk iş gününe geçişi düzenler.
  • 6098 sayılı Kanun m.94: İfanın alışılmış iş saatlerinde yapılması gerektiğini belirler; vade gününün belirlenmesinden sonra ifa saatini sınırlar.

TBK m.92 — Diğer sürelerde vade

Madde, sözleşmenin kurulmasından başlayarak belli bir süre sonunda ifası gereken borçlarda ifa zamanının nasıl hesaplanacağını düzenler. Gün, hafta, ay ve birden çok ayı içeren süreler ile yarım ay süreleri için ayrı hesap kuralları koyar; sürenin sözleşmeden başka bir andan işlemeye başlaması hâlinde de aynı kuralların uygulanacağını belirtir. Ayrıca borçlunun, süre dolmadan önce ifa edebileceğini ve bu süre içinde ifa yükümlülüğü bulunan borcu süre dolmadan ifa etmekle yükümlü olduğunu öngörür. Kanun bu maddede ifanın tatil gününe rastlaması, iş saatleri, sürenin uzatılması ve erken ifanın ayrıntılarını düzenlemez; bunlar m.93 (tatil günleri), m.94 (iş saatleri) ve m.95 (sürenin uzatılması) hükümlerindedir. Ayrıca vadenin belirlenmesine ilişkin m.91 ile erken ifa ve tecil konuları ayrı hükümlere bağlıdır; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabı bu maddenin konusu değildir.

Diğer sürelerde vade: hangi kavramlar bilinmeli?

Vade (ifa zamanı)
Borcun muaccel olduğu, yani alacaklının ifayı isteyebileceği andır. Madde, sözleşmeden sonra belli bir sürenin geçmesiyle belirlenen vadelerin hangi güne düşeceğini gösterir.
Muaccel olma
Borcun ifa edilmesi gereken hale gelmesidir. Vade geldiğinde borç muaccel olur ve borçlu ifa ile yükümlü hale gelir.
Gün olarak belirlenmiş süre
Sürenin gün sayısıyla ifade edildiği hâldir. Sözleşmenin kurulduğu gün sayılmaz, sürenin son günü vade olur. Sekiz veya on beş günlük süreler bir veya iki haftaya çevrilmez, tam gün sayısı olarak alınır.
Hafta olarak belirlenmiş süre
Sürenin hafta sayısıyla belirlendiği hâldir. Vade, son haftada sözleşmenin kurulduğu güne ismen uyan gündür; örneğin Çarşamba günü kurulan sözleşmede son haftanın Çarşamba günü.
Birden çok ayı içeren süre
Ay, yıl, yarıyıl veya yılın dörtte biri gibi ayları kapsayan süredir. Vade, son ayda sözleşmenin kurulduğu günün karşılığı olan gündür; o gün yoksa ayın son günüdür.
Yarım ay
Onbeş gün olarak anlaşılan süredir. Bir veya birden çok ay ile birlikte belirlendiğinde vade, son aya on beş gün eklenerek bulunur.

Diğer sürelerde vade: hangi şartlar aranır?

  • Borcun veya taraflardan birine düşen yükümlülüğün, sözleşmenin kurulmasından başlayarak belli bir sürenin sonunda ifa edilmesi gerekmelidir.
  • Süre gün olarak belirlenmişse, sözleşmenin kurulduğu gün sayılmamalı ve sürenin son günü vade olarak alınmalıdır.
  • Sekiz veya on beş günlük süre, bir veya iki hafta olarak değil, tam sekiz veya on beş gün olarak hesaplanmalıdır.
  • Süre hafta olarak belirlenmişse, son haftanın sözleşmenin kurulduğu güne ismen uyan günü vade olarak belirlenmelidir.
  • Süre ay veya birden çok ayı içeren bir zaman olarak belirlenmişse, sözleşmenin kurulduğu günün ayın kaçıncı günü olduğu tespit edilmeli ve son ayda bu günün karşılığı aranmalıdır; karşılığı yoksa ayın son günü vade olur.
  • Yarım ay veya bir ya da birden çok ay ile yarım ay birlikte belirlenmişse, yarım ay onbeş gün olarak alınmalı ve son aya onbeş gün eklenmelidir.
  • Sürenin sözleşmenin kurulmasından başka bir andan işlemeye başlaması hâlinde de yukarıdaki hesap kuralları aynen uygulanmalıdır.
  • Borç, belirli bir süre içinde yerine getirilmesi gereken bir borçsa, borçlu bu sürenin dolmasından önce ifa etmekle yükümlü olmalıdır; bu yükümlülük ifa zamanını belirleyen kurallardan ayrı bir karşılık doğurmaz, süre dolmadan ifa edilmesi beklenir.

Diğer sürelerde vade: hangi sonuçları doğurur?

  • Gün olarak belirlenmiş süre dolduğunda borç, sürenin son gününde muaccel olur.
  • Sekiz veya on beş günlük süre, iki hafta olarak yorumlanamaz; tam gün sayısı esas alınır.
  • Hafta olarak belirlenmiş sürede borç, son haftanın kurulma gününe ismen uyan gününde muaccel olur.
  • Ay veya birden çok ay içeren süre, kurulma gününün karşılığı bulunamayan ayda ayın son gününü vade yapar.
  • Yarım ay içeren süre, son aya on beş gün eklenerek hesaplanır.
  • Sürenin sözleşmeden başka bir andan işlemesi hâlinde de aynı hesap kuralları uygulanır.
  • Belirli bir süre içinde yerine getirilmesi gereken borçta borçlu, süre dolmadan ifa edebilir ve ifa etmekle yükümlüdür.
  • Madde tatil günü, iş saati, sürenin uzatılması veya erken ifanın ayrıntılarını düzenlemediğinden bu konular ayrı hükümlerle belirlenir.

Gün ile hafta sayımı arasındaki fark nedir?

Gün olarak belirlenmiş süre, sayılan gün sayısı kadar işler; sekiz veya on beş gün ayrıca hafta sayılmaz.

Hafta olarak belirlenmiş süre, son haftada kurulma gününe ismen uyan gündür.

Aynı süre 'iki hafta' ile '14 gün' arasında, son günün takvimi bakımından fark yaratır: iki hafta, kurulma gününe ismen uyan günü verir; on dört gün ise sekizinci günden farklı bir son gün verebilir. Madde metni 'on beş gün' denilen süreyi 'iki hafta' saymayı açıkça yasaklar.

Hafta ile birden çok ay süre arasındaki fark nedir?

Hafta süresinde vade, son haftanın aynı adlı günüdür.

Ay veya birden çok ay içeren süre, son ayda kurulma gününün karşılığını arar.

Hafta süresinde ay sonu düzeltmesi gerekmez; ay süresinde ise karşılık gün yoksa ayın son günü vade olur.

Ay süresi ile yarım ay ile birlikte süre arasındaki fark nedir?

Yalnız ay olarak belirlenmiş süre, kurulma gününün ayın kaçıncı günü olduğuna göre hesaplanır.

Bir veya birden çok ay ile yarım ay birlikte belirlenmişse, son aya on beş gün eklenir.

Yarım ay içeren sürede vade, kurulma gününden bağımsız olarak son ayın on beşinci gününe göre ek yapılarak bulunur.

Sözleşmeden başlayan süre ile başka andan başlayan süre arasındaki fark nedir?

Sürenin sözleşmenin kurulmasından işlemeye başladığı hâl.

Sürenin sözleşmeden başka bir andan işlemeye başladığı hâl.

İkinci hâlde de aynı hesap kuralları uygulanır; başlangıç anı farklı olsa da yöntem değişmez.

Diğer sürelerde vade: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sekiz veya on beş günlük süreyi iki hafta olarak saymak; madde açıkça tam gün sayısını esas alır.
  • Gün süresinde sözleşmenin kurulduğu günü de sayıya katmak; bu gün hesaba alınmaz, son gün vade olur.
  • Hafta süresinde son haftanın kurulma gününe ismen uyan günü bulmadan takvim gününü değiştirmek.
  • Ay süresinde kurulma gününün karşılığı olmayan ayda vadeyi bir sonraki ayın ilk gününe kaydırmak; vade o ayın son günüdür.
  • Yarım ay içeren sürede on beş günü başka bir yöntemle, örneğin ay sonuna eklemeden hesaplamak; son aya on beş gün eklenmelidir.
  • Sürenin sözleşmeden başka bir andan işlediği hâlde hesap kurallarını uygulamamak; madde bu hâlde de aynı kuralların uygulanacağını öngörür.
  • Borçlunun süre dolmadan ifa yükümlülüğünü, vadenin geldiği gün ifa edebileceği şeklinde yorumlamak.
  • Tatil günü, iş saati veya uzatma konularını bu maddeye bağlamak; bunlar m.93, m.94 ve m.95 kapsamındadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Türk Borçlar Kanunu'nun 90 ila 98. maddeleri arasındaki ifa zamanı hükümlerinin bir bütün olarak uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/404 E., 2026/254 K., 15.04.2026)
  • Kararlarda, vadenin sözleşmede kararlaştırılan ifadeye göre hesaplanmasında sözleşme yorumu ile bu maddedeki yedek kuralların birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/404 E., 2026/254 K., 15.04.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Vadenin belirlenmesini ileri süren taraf, sözleşmenin kurulma tarihini ve süreyi ifade eden yazılı belge veya sözleşme metni ile ispat eder.
  • Sürenin gün, hafta, ay veya yarım ay olarak kararlaştırıldığı iddiası, sözleşme metni, yazışmalar veya tanık beyanı ile ispatlanır; yazılı kayıt tanık beyanına üstündür.
  • Borçlu, borcunu süre dolmadan ifa ettiğini ileri sürüyorsa bunu ifa belgesi, teslim tutanağı veya makbuzla ispatlar.
  • Sürenin sözleşmeden başka bir andan işlediğini ileri süren taraf, bu başlangıç anını belgeyle ispatlamak zorundadır.
  • Alacaklı, vadenin geldiğini ve borcun muaccel olduğunu iddia ederek ifa veya temerrüt sonucunu talep ettiğinde bu iddiayı ispat yükü altındadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.91: Ay başı, ay sonu ve ay ortası gibi ifadelerin nasıl yorumlanacağını belirler; m.92/4'teki yarım ay hesabının ön koşulu olan vade yorumuna dayanır.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.93: Vadenin tatil veya Pazar gününe rastlaması hâlinde ifanın bir sonraki iş gününe geçmesini düzenler; m.92 vadeyi bulur, m.93 bulunan vadenin takvim bakımından ayarlanmasını sağlar.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.94: Borcun alışılmış iş saatlerinde ifa ve kabul edileceğini öngörür; m.92'nin bulduğu vade gününde ifanın saat bakımından nasıl yapılacağını belirler.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.95: Vade veya sürenin sözleşmeyle uzatılmasında yeni sürenin nereden başlayacağını düzenler; m.92'deki hesap kurallarının uzatma hâlinde uygulanmasını tamamlar.

TBK m.93 — Tatil günleri

Madde, ifa zamanı veya sürenin son gününün kanunlarda tatil sayılan bir güne rastlaması halinde vadenin ne zaman dolacağını düzenler; bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçişi öngörür ve tarafların aksini kararlaştırabilmesine imkân tanır. Kural, borç ilişkisinde ifa vadesi ya da sürenin son günü bakımından, özellikle olumlu edimlerde uygulanır. Hükmün tatil günü kavramının ayrıntılı tanımını, resmi tatil günlerinin listesini, süre hesabının yöntemini ve iş saatlerinde ifayı düzenlemediği açıktır; bu konular 2429 sayılı Kanun, 6100 sayılı Kanun'un süre hükümleri ve TBK m.94 ile m.95 gibi maddelerde yer alır. Madde süre hesabı kurallarını (m.19 benzeri), yapmama ve katlanma borçlarını, zamanaşımı süresinin hesabını ve icra takip işlemlerinin tatil kurallarını kendisi düzenlemez. Yapmama edimlerinde madde uygulanmadığı ve iş saatlerinde ifa ayrı bir kural olduğu için bu konular ayrıca ele alınmalıdır.

Tatil günleri: hangi kavramlar bilinmeli?

İfa zamanı
Borçlunun edimini yerine getirmesi gereken gün veya süre sonu olup vade olarak da anılır. Madde, bu günün tatile rastlamasında vadenin nasıl kayacağını belirler.
Kanunlarda tatil olarak kabul edilen gün
Kanunun tatil saydığı günlerdir. Madde bu günlerin listesini vermez; tatil niteliği ilgili kanunlardan belirlenir. Tatil olmayan kişisel veya yerel izinli günler bu kapsamda değildir.
Kendiliğinden geçiş
Vadenin tatil gününü izleyen ilk tatil olmayan güne, ayrıca bir irade beyanı veya başvuru aranmaksızın, hukuken kendiliğinden kayması anlamındadır.
Aksine anlaşma
Tarafların sözleşmeyle vadenin tatil gününde ya da başka bir günde ifa edileceğini kararlaştırabilmesidir. Bu anlaşma hükmü değiştirir ve geçerlidir.
Yedek (tamamlayıcı) hukuk kuralı
Tarafların farklı bir düzenleme yapmadığı hallerde uygulanan kuraldır. Maddenin hükmü bu niteliktedir, emredici değildir.

Tatil günleri: hangi şartlar aranır?

  • İfa zamanı veya sürenin son gününün kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlaması gerekir.
  • Vadenin tatil gününe rastlayan bu günün, borç ilişkisinin vadesi olması gerekir; süre hesabının bir ara gününe rastlaması bu maddenin konusu değildir.
  • Tarafların bu kuralı değiştiren bir aksine anlaşma bulunmamalıdır; aksi halde anlaşma geçerli olduğundan kural uygulanmaz.
  • Borç olumlu bir edim (yapma borcu) niteliğinde olmalıdır; yapmama ve katlanma borçlarında kural uygulanmaz.
  • Vade, borçlu veya yükümlünün yükümlülüğünü artırmıyor ya da beyan muhatabı lehine konulmamış olmalıdır; aksi halde kayma olmaz.
  • Kayma, tatil gününü izleyen ve tatil olmayan ilk güne gerçekleşir; ayrıca bir işlem yapılmasına gerek yoktur.

Tatil günleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Vade veya sürenin son günü kanunen tatil sayılan bir güne rastlarsa, bu gün ile kayma gerçekleşir ve borç tatili izleyen ilk tatil olmayan güne kadar ifa edilebilir hale gelir.
  • Kayma kendiliğinden gerçekleşir; alacaklının ya da borçlunun ayrıca bir işlem yapmasına gerek yoktur.
  • Tarafların aksini kararlaştırdığı hallerde (aksine anlaşma) bu anlaşma geçerlidir ve vade o şekilde belirlenir.
  • Vadenin tatil gününe rastlaması ancak olumlu edimler bakımından kaydırma doğurur; yapmama ve katlanma edimlerinde son gün tatile rastlasa da kayma olmaz.
  • Vade beyan muhatabı lehine konulmuşsa veya borçlu ya da yükümlünün yükümlülüğünü artırıyorsa kayma doğmaz.
  • Madde yedek hukuk kuralı niteliğinde olduğundan emredici değildir; sözleşmeyle farklı düzenleme yapılabilir.
  • Vadenin tatilde kayması, borçlunun temerrüdünü o güne kadar doğurmaz; temerrüt hükümleri kaymış vade üzerinden değerlendirilir.

Vade ile süre hesabı arasındaki fark nedir?

Madde, ifa zamanı veya sürenin son gününün tatile rastlamasını düzenler ve vadeyi kaydırır.

Süre hesabında tatil günleri süreye dâhildir; süre içindeki tatil günleri hesaptan çıkarılmaz.

Süre içindeki tatil günleri süreyi uzatmaz; yalnız son gün tatile rastlarsa vade kayar.

Olumlu edim ile yapmama ve katlanma edimi arasındaki fark nedir?

Yapma borçlarında (olumlu edimlerde) madde uygulanır ve son gün tatile rastlarsa vade kayar.

Yapmama ve katlanma borçlarında madde uygulanmaz; edim son günde ifa edilmelidir.

Yapmama edimi tatil gününe rastlasa da kendiliğinden sonraki iş gününe ertelenmez.

Yedek kural ile aksine anlaşma arasındaki fark nedir?

Tarafların aksini kararlaştırmadığı hallerde madde yedek hukuk kuralı olarak uygulanır.

Taraflar açıkça farklı bir vade kararlaştırmışsa veya işin niteliği ifanın tatilde yapılmasını gerektiriyorsa kural geçerli değildir.

Anlaşma veya işin niteliği kuralın yerini alır; örneğin tatil gününde konser veya bayramda yapılacak iş.

Borçlu lehine ile alacaklı lehine vade arasındaki fark nedir?

Vade borçlu lehine konulmuşsa veya nötr ise madde uygulanır ve vade kayabilir.

Vade beyan muhatabı lehine konulmuş veya borçlunun yükümlülüğünü artırıyorsa madde uygulanmaz.

Bu hallerde vade tatil gününü izleyen ilk iş gününe geçmez.

Ana kural (m.93) ile iş saatleri (m.94) arasındaki fark nedir?

Madde 93 tatil gününe rastlayan son günün kaymasını düzenler.

Madde 94 ifanın alışılmış iş saatlerinde yapılmasını ve kabul edilmesini düzenler.

İki kural farklı konuları düzenler; biri günün, diğeri saatin hükmüdür.

Tatil günleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Süre içinde kalan tatil günlerini hesaptan çıkarıp süreyi uzatmak; oysa süre içindeki tatil günleri süreye dâhildir ve yalnız son gün tatile rastlarsa vade kayar.
  • Yapmama veya katlanma edimlerinde de vadenin tatili izleyen iş gününe kaydığını varsaymak; bu edimlerde madde uygulanmaz.
  • Aksine anlaşmayı emredici sanıp sözleşme hükmünü yok saymak; madde yedek kuraldır ve aksine anlaşma geçerlidir.
  • Kaymayı ayrı bir talep veya işlem gerektiren bir olay sanmak; geçiş kendiliğinden gerçekleşir.
  • Tatil günü ile iş saatini karıştırmak; gün kaymasını m.93, saat ve iş saatlerinde ifayı m.94 düzenler.
  • Vadenin borçlu lehine konulmadığı hallerde de maddeyi kullanarak kaymayı kabul etmek; beyan muhatabı lehine konulan veya yükümlülüğü artıran vadelerde kayma olmaz.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Madde, icra takip hukuku ve zamanaşımı süresi bakımından da uygulanabilir; zamanaşımının son günü tatile rastlarsa süre izleyen ilk iş gününe geçer kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/404 E., 2026/254 K., 15.04.2026; 10. Hukuk Dairesi, 2023/9048 E., 2023/9601 K., 12.10.2023)
  • Maddenin sigorta, tahkim ve tazminat gibi alanlarda da uygulandığı görülmektedir; bu alanlarda vadenin tatile rastlaması halinde kayma kuralı işletilmektedir. (8. Daire, 2022/826 E., 2025/4514 K., 14.05.2025; 4. Hukuk Dairesi, 2022/2576 E., 2023/860 K., 23.01.2023)
  • Kanunun ifa zamanına ilişkin hükümlerinin (m.90-98) bir bütün olarak değerlendirilmesi ve yorumlanması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/8 E., 2023/53 K., 24.01.2023; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/231 E., 2022/901 K., 28.12.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Vadenin tatile rastlamasını ve kaymanın sonucunu ileri süren taraf, son günün hangi takvim gününe düştüğünü belgeyle (sözleşme, ödeme planı, senet) ispatlamalıdır.
  • Tatil gününün niteliği resmi takvim ve ilgili kanunla belirlenir; bu konuda ayrı bir ispat yükü genellikle doğmaz.
  • Aksine anlaşmanın varlığını ileri süren taraf, bunu yazılı sözleşme veya tarafların davranışlarıyla ispatlamalıdır; karşı taraf anlaşmanın bulunmadığını iddia edebilir.
  • Yapmama veya katlanma borcu olduğunu ileri süren taraf bunu sözleşme hükmü veya borcun niteliğinden ispatlamalıdır; böylece kaymanın uygulanmadığı savunulabilir.
  • Vadenin borçlu lehine konulmuş olmadığını ileri süren taraf, sözleşmenin yorumu ile ispat yükünü taşır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.94: İfanın alışılmış iş saatlerinde yapılmasını düzenler; m.93 gün bakımından, m.94 saat bakımından kural koyar.
  • 6098 sayılı Kanun m.95: Sözleşmeyle uzatılan vade veya sürenin hesaplanma tarzını düzenler; m.93 ile birlikte süre hesabında uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.92: Vadeden önce ifanın yapılmasına ilişkin kuralı düzenler; kaymış vadenin ifası bakımından ilgilidir.
  • 2429 sayılı Kanun: Resmi ve dini bayram ile genel tatil günlerini belirler; m.93 'tatil' kavramının kaynağıdır.

TBK m.94 — İş saatlerinde ifa

TBK m.94, borcun ifa ve kabulünün hangi zaman diliminde yapılacağına ilişkin bir yorum kuralıdır: ifanın alışılmış iş saatlerinde yapılması ve alacaklının bu saatlerde ifayı kabul etmesi kuralını koyar. Kural, ifa zamanının sözleşmeyle ya da işin niteliğiyle farklı belirlenmediği borç ilişkilerinde, borçlu ile alacaklı arasında uygulanır. Maddede süre, tutar veya ayrı bir yaptırım belirtilmemiştir. Madde, ifa zamanının kendisini (TBK m.92), tatil gününe rastlayan vadenin ilk iş gününe kaymasını (TBK m.93), süre hesabını ve sürenin uzatılmasını (TBK m.95) düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Ayrıca iş saatleri dışında yapılan ifanın temerrüt ve alacaklı temerrüdü sonuçları, bu maddenin değil borç ilişkisinin genel hükümlerinin konusudur.

İş saatlerinde ifa: hangi kavramlar bilinmeli?

Alışılmış iş saatleri
Borcun niteliğine, ifanın yapılacağı yere ve borç ilişkisinin tarafların icra ettiği meslek dalına ve mahalli teamüle göre belirlenen çalışma saatleridir. Resmi çalışma saatleriyle özdeş olmak zorunda değildir; ölçüt, her borcun niteliğine uygun olan saatlerdir.
Yorum kuralı (yedek hukuk kuralı)
Madde, tarafların ifa zamanına ilişkin bir irade ortaya koymadığı hallerde uygulanan tamamlayıcı bir kuraldır. Taraflar aksini açıkça kararlaştırabileceği gibi somut olayın özelliği de farklı bir sonucu gerektirebilir.
Alacaklı temerrüdü
Alacaklının, iş saatleri içinde uygun şekilde sunulan ifayı kabul etmemesi durumudur. Maddenin uygulandığı hallerde alacaklının kabulden kaçınması bu sonucu doğurabilir.

İş saatlerinde ifa: hangi şartlar aranır?

  • Borç ilişkisinde tarafların ifa zamanı üzerinde açık bir anlaşmasının veya hukuki ilişkinin özelliğinden çıkan farklı bir sonucun bulunmaması gerekir.
  • İfanın alışılmış iş saatleri içinde yapılması gerekir.
  • Alacaklının ifayı bu saatlerde kabul etmesi gerekir.
  • İfanın iş saatleri dışında yapılmasını gerektiren bir sözleşme hükmü ya da işin niteliği bulunmamalıdır; aksi halde kural uygulanmaz.
  • Borçlunun iş saatleri içinde ifayı yapmaması, borçlunun temerrüdünü doğurabilir.

İş saatlerinde ifa: hangi sonuçları doğurur?

  • Borç, alışılmış iş saatleri içinde ifa edilmeli ve alacaklı tarafından kabul edilmelidir.
  • Taraflar aksini açıkça kararlaştırmışsa veya işin niteliği iş saatleri dışında ifayı gerektiriyorsa, ifa iş saatleri dışında yapılabilir.
  • Borçlu, iş saatleri içinde uygun şekilde ifa teklif edip alacaklı kabul etmezse alacaklı temerrüdü doğabilir.
  • Borçlu, alışılmış iş saatleri dışında ifa ederse alacaklının bu ifayı kabul etmeme hakkı bulunabilir; ancak kabul etmemenin yerinde olup olmadığı somut olaya göre belirlenir.
  • Maddenin hükmü emredici değildir; tarafların aksini kararlaştırma serbestisi vardır.

Aranacak borç ile götürülecek borç arasındaki fark nedir?

Aranacak borçta ifa, borçlunun alışılmış iş saatlerine tabi olarak alacaklının yerinde yapılır.

Götürülecek borçta ifa, alacaklının bulunduğu yerde ve alacaklının tabi olduğu iş saatlerinde yapılır.

Hangi tarafın iş saatinin esas alınacağı, borcun türüne göre değişir.

Resmi kurum saatleri ile özel sektör saatleri arasındaki fark nedir?

Kamu kurumlarında çalışma saatleri devletçe belirlenmiş olabilir ve ifa bu saatlere uyulmak zorundadır.

Özel işyerlerinde ve mobilya teslimi gibi işlerde alışılmış saat, işin niteliğine ve teamüle göre belirlenir; resmi saatle sınırlı değildir.

Bankaya ifa için resmi saatten sonra gelen borçlunun temerrüdü söz konusu olabilirken, evde teslim edilecek mobilyada resmi saat bitiminden sonra teslim kabul edilmek zorunda olabilir.

Genel kural ile sözleşmeyle veya işin niteliğiyle aksi kararlaştırılmış hal arasındaki fark nedir?

Taraflar ifa zamanı hakkında bir anlaşma yapmamış ya da işin niteliği belirli bir saate işaret etmemişse madde uygulanır.

Sözleşmede akşam ya da gece ifa kararlaştırılmışsa ya da işin niteliği iş saatleri dışını gerektiriyorsa, iş saatleri dışındaki ifa geçerli olur.

Akşam veya gece ifası kararlaştırılmış borçta ifa iş saatleri dışında yapılabilir ve bu ifa alacaklı için de bağlayıcıdır.

Bu madde ile TBK m.93 (tatil günü) arasındaki fark nedir?

Madde, ifanın günü belirlendikten sonra ifanın saatine ilişkin kuralı koyar.

TBK m.93, vadenin son gününün tatil gününe rastlaması halinde vadenin ilk iş gününe kaymasını düzenler.

Biri gün, diğeri saat ile ilgilidir; vade tatil gününe rastlamasa bile iş saatleri dışı ifa sorunu ayrıca doğabilir.

İş saatlerinde ifa: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Alışılmış iş saatini resmi çalışma saatiyle özdeş saymak; oysa saatler borcun niteliğine ve teamüle göre belirlenir.
  • Maddeyi emredici kabul etmek; oysa taraflar aksini kararlaştırabilir.
  • Maddeyi gün hesabına ya da tatil günü kaymasına uygulamak; bu hususlar TBK m.93 ve m.95 kapsamındadır.
  • İş saatleri dışında yapılan ifayı her durumda geçersiz saymak; sözleşme veya işin niteliği iş saatleri dışını gerektiriyorsa ifa geçerlidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İfa zamanı ve süre hükümlerinin (TBK m.90-98) genel olarak ifa zamanını düzenlediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/404 E., 2026/254 K., 15.04.2026; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/8 E., 2023/53 K., 24.01.2023; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/231 E., 2022/901 K., 28.12.2022)
  • Madde kapsamında geçersizliğin ileriye etkili sonuç doğurduğu ilkesi, iş sözleşmesinin geçersizliği hallerinde uygulanmıştır. (22. Hukuk Dairesi, 2015/3129 E., 2015/6490 K., 23.02.2015; 22. Hukuk Dairesi, 2015/3292 E., 2015/6514 K., 23.02.2015)

Nasıl ispat edilir?

  • İfanın alışılmış iş saatleri içinde yapıldığını ileri süren borçlu, ifa teklifini ve saatini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Alacaklının ifayı iş saatleri dışında kabul etmeme gerekçesi, alışılmış iş saatinin dışında olduğu iddiasıyla birlikte, alacaklı tarafından ispatlanmalıdır.
  • İş saatlerinin tespitinde mahalli teamül, meslek dalı ve ifanın yapılacağı yer dikkate alınarak bilirkişi incelemesi ya da tanık beyanı kullanılabilir.
  • Sözleşmede ifa saatinin açıkça kararlaştırıldığı iddiası, yazılı belgeyle ispatlanmalıdır; aksi halde madde uygulanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.92: İfa zamanının belirlenmesi ve kararlaştırılmamış hallerde borcun hemen muaccel olması konusunda, bu maddenin ifa saatine ilişkin kuralıyla birlikte uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.93: Vadenin son gününün tatil gününe rastlaması halinde ifa gününü kaydırır; bu madde ise ifanın gün içindeki saatini düzenler.
  • 6098 sayılı Kanun m.95: Sürenin uzatılması hallerinde yeni sürenin hesaplanmasını düzenler; bu madde saat sınırını değil süre hesabını konu alır.

TBK m.95 — Sürenin uzatılması

TBK m.95, sözleşmeyle ya da taraflar arasındaki anlaşmayla uzatılan sürenin yeni süresinin hangi andan itibaren işleyeceğini belirler. Hüküm, aksi kararlaştırılmadıkça uzatılmış sürenin, önceki sürenin sona ermesini izleyen birinci günden başlayacağını öngörür. Hüküm, tarafların iradesiyle uzatılan vade ve süreler bakımından uygulanır; yorumlama niteliğinde bir kuraldır. Maddeye göre uzatmanın kendisinin geçerlilik koşulları, uzatma sözleşmesinin şekli, uzatmanın kanuni ya da hâkim kararıyla gerçekleşmesi, erken ifa (m.96) ve sürelerin genel hesaplanma kuralları (m.92-94) madde kapsamında değildir. Ayrıca hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin uzatılması ya da değiştirilmesi bu maddenin konusu değildir (m.146-148).

Sürenin uzatılması: hangi kavramlar bilinmeli?

Süre uzatımı
Taraflarca kararlaştırılan vade ya da sürenin ertelenmesi anlamına gelen, borcun muacceliyet zamanını ileriye alan işlem. Uzatma, ifa zamanını değiştirdiği için borcun içeriğini de etkiler.
Yeni sürenin başlangıcı
Uzatılmış sürenin işlemeye başlayacağı andır. Madde, aksi kararlaştırılmadıkça bu anı önceki sürenin sona ermesini izleyen birinci gün olarak belirler.
Aksi kararlaştırma
Tarafların uzatılan sürenin başlangıcını maddedeki kuraldan farklı belirlemek için yaptıkları açık ya da yorumla anlaşılabilir anlaşma. Bu anlaşma, madde hükmünün yerine geçer.

Sürenin uzatılması: hangi şartlar aranır?

  • Sürenin taraflar arasında kararlaştırılmış bir uzatma ile uzatılmış olması gerekir; kanuni sürelerin uzatılması bu hükmün doğrudan konusu değildir.
  • Uzatılan sürenin önceki süre ile bağlantılı olarak yeni bir süre doğurması gerekir; yeni süre, eski sürenin sona ermesinden sonra başlar.
  • Tarafların yeni sürenin başlangıcını farklı kararlaştırmamış olması gerekir; aksi kararlaştırılmış ise o anlaşma uygulanır.
  • Önceki sürenin sona ermesi bir son gün ile belirlenmiş olmalıdır; bu son günün hesaplanması m.92 ve m.93 ile yapılır.

Sürenin uzatılması: hangi sonuçları doğurur?

  • Süre sözleşmeyle uzatılmışsa, aksi kararlaştırılmamış olduğu sürece yeni süre önceki sürenin bittiği günü izleyen birinci günden işlemeye başlar.
  • Taraflar başka bir başlangıç anı kararlaştırmışsa, yeni süre bu anlaşmaya göre işler ve madde hükmü devre dışı kalır.
  • Uzatma sözleşmesi asıl sözleşme şekle bağlı değilse, herhangi bir şekle tabi değildir; şekle tabi olsa dahi uzatma, sözleşmenin değiştirilmesi niteliğinde olduğundan asıl sözleşmenin şekline uyulması gerekir.
  • Yeni sürenin hesabı ilgili süreye göre yapılır; sürenin son günü tatile rastlarsa m.93 uygulanır.

Sözleşmeyle uzatma ile kanuni süre uzatma arasındaki fark nedir?

Taraflar sözleşmeyle süre uzatmışsa m.95 doğrudan uygulanır.

Kanuni sürelerde uzatma ancak kıyas yoluyla ve niteliğin elverdiği ölçüde uygulanabilir.

Hak düşürücü süreler ve usul süreleri bakımından m.95 uygulanamaz; bu sürelerde kanunda öngörülmedikçe uzatma yapılamaz.

Aksi kararlaştırma ile yorum kuralı arasındaki fark nedir?

Taraflar yeni sürenin başlangıcını açıkça ya da durumdan anlaşılacak biçimde başka bir gün olarak belirlemişse bu anlaşma esas alınır.

Taraflar bu konuda bir şey kararlaştırmamışsa madde hükmü devreye girer.

Madde yorumlama kuralı olduğundan, sözleşme aksini öngörmediği sürece birinci gün kuralı uygulanır.

Sürenin uzatılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Uzatma ile yeni süreyi karıştırmak; eski süreyle birlikte işleyen yeni süre gibi hesaplamak yerine, eski sürenin yerine geçen yeni süre olduğunu gözden kaçırmak.
  • Hak düşürücü veya usul süresini m.95 ile uzatılabilir saymak; bu sürelerde kıyas yoluyla dahi uzatma yapılamayacağını unutmak.
  • Maddeyi emredici kural gibi uygulamak; sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmasına rağmen birinci gün kuralını esas almak.
  • Yeni sürenin son gününü hesaplarken m.92 ve m.93'ü atlamak; sürenin tatil gününe rastlaması halinde son günü yanlış belirlemek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Madde yorumlama kuralı olarak kabul edilir ve taraflar aksini öngörmedikçe uygulanır; kaynakta alıntılanan kararlar bu madde bakımından somut bir uygulama sonucu göstermemektedir.
  • Uzatma niteliğindeki anlaşma ile yeni süre kararlaştırılması arasındaki ayrım, sözleşme hükümleri ve olayın özellikleri birlikte değerlendirilerek yorumla yapılmaktadır.
  • Hak düşürücü ve usul süreleri bakımından m.95'in kıyasen dahi uygulanmasının mümkün olmadığı görüşü benimsenmiştir.

Nasıl ispat edilir?

  • Uzatmayı ileri süren taraf, sürenin sözleşmeyle uzatıldığını ve önceki sürenin sona erdiğini ispatlamakla yükümlüdür; uzatma yazılı belge, yazışma veya fiili davranışlarla ispatlanabilir.
  • Uzatmanın belirli bir başlangıç anı ile kararlaştırıldığını iddia eden taraf, bu anlaşmayı yazılı belge ile ya da yazışmalarla ispatlamalıdır; aksi halde madde hükmü uygulanır.
  • Karşı taraf, yeni sürenin farklı bir başlangıç ile kararlaştırıldığını ya da uzatmanın yeni süre niteliğinde olduğunu ileri sürerse, bu savunmayı ispat etmekle yükümlüdür.
  • Asıl sözleşme şekle bağlı ise uzatma anlaşmasının da aynı şekilde yapıldığının ispatı gerekir; şekle uyulmadığını iddia eden taraf bunu ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.92: Gün, hafta, ay ve yıl olarak belirlenmiş sürelerin nasıl hesaplanacağını düzenler; m.95 ile birlikte uzatılmış sürenin son gününü belirlemek için kullanılır.
  • 6098 sayılı Kanun m.93: İfa zamanı veya sürenin son gününün tatile rastlaması halinde yeni günün belirlenmesini düzenler; uzatılmış sürenin son günü için de uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.96: Erken ifa yetkisini düzenler; uzatılmış süre içinde borçlunun önceden ifa etmesi bu maddeyle değerlendirilir.
  • 6098 sayılı Kanun m.146: Zamanaşımı sürelerinin değiştirilmesi ve kısaltılmasına ilişkin sınırları belirler; m.95 kapsamı dışındaki zamanaşımı sürelerinde ayrı değerlendirme gerektirir.
  • 6098 sayılı Kanun m.148: Zamanaşımı sürelerinin değiştirilmesine ilişkin yasağı düzenler; süre uzatımı ile zamanaşımı arasındaki ayrım bu hükümle ayrıca değerlendirilir.

TBK m.96 — Erken ifa

Madde, süreli borçlarda borçlunun edimini vadesinden önce ifa edebilme yetkisini (erken ifa) ve bu yetkinin sınırlarını düzenler. Borçlunun erken ifa yetkisinin sözleşme hükümleri, borcun niteliği, durumun gereği veya kanun hükmüyle sınırlanıp sınırlanmadığı ve erken ifanın indirim doğurup doğurmayacağı bu kapsamdadır. Madde, muaccel olmayan borçlar bakımından uygulanır; süreye bağlanmamış borçlarda erken ifa söz konusu olmaz. Madde, borçlunun temerrüdünü (m.117 vd.), alacaklının kabul etmemesinin sonuçlarını (m.107 vd.), süre uzatma anlaşmasını (m.95) ve ifa yerini ve masrafını düzenlemez.

Erken ifa: hangi kavramlar bilinmeli?

Erken ifa
Borcun vadesinin dolmasından önce, borçlunun edimi yerine getirmesidir. Kanun bunu borçlu lehine bir yetki olarak tanır ve borçlu bu yetkiden vazgeçebilir.
Vadenin borçlu lehine olması
Kural olarak sürenin borçlu yararına konulduğu varsayılır. Vade alacaklı yararına konulmuşsa alacaklı erken ifayı reddedebilir. Bu varsayım sözleşmenin hükmü, niteliği veya durumun gereği ile aksi kastedilmişse kalkar.
İndirim (iskonto)
Borçlunun erken ifa nedeniyle, henüz işlemeyen süre karşılığında borç tutarından yaptığı düşümdür. Madde, bu indirimi kural olarak borçluya tanımaz; yalnızca kanun, sözleşme veya âdet izin veriyorsa talep edilebilir.
Muaccel olmayan borç
İfa zamanı henüz gelmemiş olan borçtur. Alacaklı bu aşamada ifayı talep edemez; borçlu ise kural olarak ifa yetkisine sahiptir.
Alacaklının erken ifayı reddetmesi
Vade alacaklı lehine ise veya kanun, sözleşme ya da durumun gereği erken ifayı engelliyorsa, alacaklı teklifi kabul etmeyebilir. Bu hâlde alacaklının haklı bir gerekçesi bulunmalıdır.

Erken ifa: hangi şartlar aranır?

  • Borç süreye bağlı olmalı, yani vadesi henüz gelmemiş bir edim bulunmalıdır; süreye bağlanmamış borçlarda erken ifa söz konusu olmaz.
  • Taraflar, sözleşme hükümlerinden, sözleşmenin özelliğinden veya durumun gereğinden erken ifayı kastetmediklerini göstermelidir; aksi anlaşılmadıkça borçlunun erken ifa yetkisi doğar.
  • Erken ifa, sürenin sona ermesinden önce yapılmalıdır.
  • Erken ifa nedeniyle indirim talep edilecekse, bu indirim kanun, sözleşme veya âdetten kaynaklanmalıdır.

Erken ifa: hangi sonuçları doğurur?

  • Sözleşme hükmü, borcun niteliği veya durumun gereği aksini göstermiyorsa borçlu edimini vadeden önce ifa edebilir.
  • Alacaklı, vadenin kendi lehine konulduğu hallerde haklı bir sebeple erken ifa teklifini reddedebilir ve bu hâlde temerrüde düşmez.
  • Alacaklı, vadenin borçlu lehine konulduğu bir durumda erken ifa teklifini haksız olarak reddederse temerrüde düşer.
  • Sözleşme veya borcun niteliği erken ifayı yasaklıyorsa borçlunun vadeden önce yaptığı teklif, gereği gibi ifa teklifi sayılmaz ve alacaklı bunu reddedebilir.
  • Erken ifa nedeniyle indirim, kanun, sözleşme veya âdet bunu öngörmüyorsa talep edilemez.
  • Kanun, sözleşme veya âdet indirime izin veriyorsa borçlu, erken ifa nedeniyle indirim isteyebilir.
  • Faizli bir borcun erken ifası halinde borçlu, ifa ettiği andan itibaren faiz ödeme yükümlülüğünden kurtulur.
  • Erken ifa edilen borç, ifa anında mevcut bir borç olduğundan, alacaklı ifa edilen tutarı geri talep edemez.
  • Madde, emredici bir hüküm değildir; taraflar aksini kararlaştırabilir, ancak bu anlaşma alacaklının konumunu kötüleştiren bir anlam taşıyorsa niteliği ve durumun gereği ile sınırlıdır.

Borçlu lehine vade ile alacaklı lehine vade arasındaki fark nedir?

Vade borçlu yararına konulmuşsa borçlu erken ifa yetkisine sahiptir ve alacaklı teklifi reddederse temerrüde düşer.

Vade alacaklı yararına konulmuşsa alacaklı erken ifayı haklı bir sebeple reddedebilir; bu red alacaklıyı temerrüde düşürmez.

Alacaklının haklı reddi halinde alacaklı temerrüde düşmez, borçlu ise erken ifa yetkisinden doğan sonuçlardan yararlanamaz.

Kesin vadeli sözleşme ile vadenin sözleşmenin niteliğinden doğan sonucu arasındaki fark nedir?

Taraflar belirli bir vadeyi kesin olarak kararlaştırmışsa borçlu vadeden önce ifada bulunamaz.

Erken ifa, sözleşme hükmünde açıkça yasaklanmamış olsa da, borcun niteliği veya durum gereği alacaklı aleyhine sonuç doğuruyorsa engellenebilir.

Her iki hâlde de alacaklı erken ifayı reddedebilir; ancak dayanak farklıdır: biri sözleşme hükmü, diğeri niteliktir.

Kural (indirim yok) ile istisna (indirim var) arasındaki fark nedir?

Kural olarak borçlu, erken ifa nedeniyle alacaklıdan indirim isteyemez.

Kanun, sözleşme veya âdet indirime izin veriyorsa borçlu indirim yapabilir.

İndirim hakkı yalnızca bu üç kaynaktan birine dayanıyorsa doğar; aksi hâlde borçlunun indirim talebi reddedilir.

Erken ifa: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Süreye bağlanmamış bir borçta erken ifa yetkisi bulunduğunu düşünmek; bu tür borçlar doğar doğmaz muacceldir.
  • Erken ifanın her zaman indirim doğurduğunu varsaymak; kural indirimin olmamasıdır, indirim için kanun, sözleşme veya âdet kaynağı aranmalıdır.
  • Alacaklının erken ifayı her durumda reddedebileceğini düşünmek; red yetkisi vadenin alacaklı lehine konulduğu veya borcun niteliğinden doğan hallerle sınırlıdır.
  • Vadenin kimin lehine olduğunu belirlemeden sonuç çıkarmak; önce vadenin kime yarar sağladığı tespit edilmelidir.
  • Sözleşmede yer alan erken ödeme komisyonu gibi kayıtları, madde metnindeki indirim yasağından ayrı değerlendirmemek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Erken ifada indirim talebinin dayanağı aranır; kanun, sözleşme veya âdet bir indirim öngörmüyorsa, yalnızca erken ödemenin yapılmış olması indirim hakkı doğurmaz. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2019/234 E., 2019/485 K., 24.05.2019)
  • Bankacılık uyuşmazlıklarında erken kapama komisyonunun alınıp alınamayacağı, sözleşmede öngörülmesi ve Merkez Bankasının bildirdiği azami oranın aşılmaması ile değerlendirilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/1122 E., 2022/755 K., 10.05.2022)
  • Ticari kredilerde erken ödeme nedeniyle indirim talebinin, kredi sözleşmesinin ve âdetin varlığına bağlandığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2019/1747 E., 2020/518 K., 09.06.2020)
  • Teminatın fekkine ilişkin uyuşmazlıklarda, erken ifanın kabulü yazılı beyanla yapılmadıkça zımni kabul sayılmaz; bu konuda taraflar arasında açık bir kabul aranmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2019/1747 E., 2020/518 K., 09.06.2020)
  • Alacaklının üçüncü kişilere karşı sorumluluğu bakımından madde hükümlerine dayanılamayacağı, aynı kararda ayrıca belirtilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/1402 E., 2024/1853 K., 19.12.2024; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/1280 E., 2024/1790 K., 12.12.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Erken ifa yetkisini ileri süren borçlu, borcun süreye bağlı olduğunu ve vadenin kendi lehine konulduğunu ispatlamalıdır; vadenin alacaklı lehine olduğunu iddia eden alacaklıdır.
  • Sözleşmede erken ifanın yasaklandığını veya aksinin kastedildiğini ileri süren taraf, bunu yazılı sözleşme hükmüyle ispatlar.
  • Borcun niteliği veya durumun gereği erken ifayı engelliyorsa, bunu iddia eden alacaklı, ifanın alacaklı aleyhine sonuç doğuracağını somut olayla ispatlamalıdır.
  • Erken ifa nedeniyle indirim talep eden borçlu, indirimin kanun, sözleşme veya âdetten kaynaklandığını ispatlamakla yükümlüdür; sözleşme kaydı yazılı olarak sunulmalıdır.
  • Alacaklının erken ifa teklifini reddettiği iddiası, reddin haklı bir sebebe dayandığını savunan alacaklı tarafından ispat edilmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.95: Sürenin uzatılması anlaşmasıdır; uzatılan vade, erken ifa yetkisinin hangi süre üzerinden kullanılacağını belirler.
  • 6098 sayılı Kanun m.117: Borçlunun temerrüdü ve borçlunun ifa gecikmesine bağlanan sonuçlar bakımından, erken ifa ile temerrüd ayrımının yapılmasında bağlantı kurar.
  • 6098 sayılı Kanun m.107: Alacaklının temerrüdü, alacaklının haklı olmadan erken ifa teklifini reddetmesi halinde gündeme gelir.
  • 6098 sayılı Kanun m.564: Süreli saklama sözleşmesinde saklayanın süre dolmadan geri verme yetkisini ve alacaklının süre öncesi talebini düzenler; bu madde, erken ifa kuralının istisnasına örnek oluşturur.
  • 6098 sayılı Kanun m.332: Kiracının iflası hâlinde ifa güvencesinin sağlanmamasına bağlı fesih hakkını düzenler; muaccel olmayan borçlarda alacaklının korunmasına ilişkin istisnalardan biridir.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir ayınm.91Borcun ifası için bir ayın başlangıcı veya sonu belirlenmişse, bundan ayın birinci ve sonuncu günü; ayın ortası belirlenmişse, bundan da ayın onbeşinci günü anlaşılır.
bir günem.93İfa zamanı veya sürenin son günü, kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlarsa, kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçer.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

33 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2025/404 E., 2026/254 K., 15.04.2026
    İlgili madde: m.90, m.91, m.92, m.93, m.94, m.95, m.96
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2022/1269 E., 2023/1106 K., 15.11.2023
    İlgili madde: m.91
  3. 8. Daire, 2022/826 E., 2025/4514 K., 14.05.2025
    İlgili madde: m.93
  4. 10. Hukuk Dairesi, 2023/9048 E., 2023/9601 K., 12.10.2023
    İlgili madde: m.93
  5. 4. Hukuk Dairesi, 2022/2576 E., 2023/860 K., 23.01.2023
    İlgili madde: m.93
  6. 22. Hukuk Dairesi, 2015/3129 E., 2015/6490 K., 23.02.2015
    İlgili madde: m.94
  7. 22. Hukuk Dairesi, 2015/3292 E., 2015/6514 K., 23.02.2015
    İlgili madde: m.94
  8. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/727 E., 2026/529 K., 17.02.2026
    İlgili madde: m.92
  9. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/844 E., 2026/519 K., 17.02.2026
    İlgili madde: m.92
  10. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/238 E., 2026/118 K., 10.02.2026
    İlgili madde: m.95
Diğer 23 karar
  1. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/910 E., 2026/207 K., 26.01.2026
    İlgili madde: m.92
  2. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/84 E., 2025/912 K., 25.12.2025
    İlgili madde: m.95
  3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/507 E., 2025/1703 K., 18.12.2025
    İlgili madde: m.90
  4. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/470 E., 2025/884 K., 18.12.2025
    İlgili madde: m.95
  5. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/2378 E., 2025/1513 K., 19.06.2025
    İlgili madde: m.92
  6. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2023/1297 E., 2025/1443 K., 12.06.2025
    İlgili madde: m.92
  7. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1546 E., 2025/620 K., 28.05.2025
    İlgili madde: m.90
  8. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/1184 E., 2025/944 K., 16.05.2025
    İlgili madde: m.90
  9. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/363 E., 2025/778 K., 15.05.2025
    İlgili madde: m.90
  10. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/938 E., 2025/242 K., 20.03.2025
    İlgili madde: m.95
  11. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1113 E., 2025/160 K., 06.02.2025
    İlgili madde: m.90
  12. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/542 E., 2024/1200 K., 26.12.2024
    İlgili madde: m.91
  13. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/1402 E., 2024/1853 K., 19.12.2024
    İlgili madde: m.96
  14. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/497 E., 2024/1143 K., 17.12.2024
    İlgili madde: m.91
  15. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/1280 E., 2024/1790 K., 12.12.2024
    İlgili madde: m.96
  16. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/696 E., 2024/526 K., 25.09.2024
    İlgili madde: m.91
  17. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/269 E., 2024/433 K., 07.05.2024
    İlgili madde: m.95
  18. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2023/2009 E., 2023/1831 K., 15.11.2023
    İlgili madde: m.91
  19. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/8 E., 2023/53 K., 24.01.2023
    İlgili madde: m.93, m.94
  20. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/231 E., 2022/901 K., 28.12.2022
    İlgili madde: m.93, m.94
  21. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/1122 E., 2022/755 K., 10.05.2022
    İlgili madde: m.96
  22. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2019/1747 E., 2020/518 K., 09.06.2020
    İlgili madde: m.96
  23. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2019/234 E., 2019/485 K., 24.05.2019
    İlgili madde: m.96

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 2.3. Borcun Kaynakları - Sebepsiz Zenginleşme bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış