Genel hükümler › Tanıklık, bilirkişi incelemesi ve keşif › Tanıklık

Tanığa görevinin önemini anlatma ve tanıklara yemin verilmesi

CMK m.53–61Ceza Muhakemesi Hukuku

Kısaca

CMK m.53, tanığa dinlenmeden önce anlatılacak hususları düzenler: gerçeği söylemenin önemi, yalan tanıklığın cezai sonucu, doğruyu söyleyeceğine dair yemin edeceği ve duruşmada izin almadan mahkeme salonunu terk edemeyeceği. CMK m.54, tanıkların tanıklıktan önce yemin etmesini ve yeminin hangi hallerde tanıklıktan sonraya bırakılabileceğini düzenler. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 55. maddesi, tanığa verilecek yeminin biçimini ve yemin sırasındaki ayağa kalkma kuralını düzenler.

Kapsam

Bu konu, Ceza Muhakemesi Kanunu m.53–61 hükümlerini kapsar.

CMK m.53 — Tanığa görevinin önemini anlatma

Bu madde, tanığa dinlenmeden önce anlatılacak hususları düzenler: gerçeği söylemenin önemi, yalan tanıklığın cezai sonucu, doğruyu söyleyeceğine dair yemin edeceği ve duruşmada izin almadan mahkeme salonunu terk edemeyeceği. Uygulama, tanık olarak dinlenecek herkes bakımından ve kovuşturma ile soruşturma evresinde geçerlidir. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: yeminin metni ve yemin verilme biçimi, yeminin tanıklıktan önce mi sonra mı verileceği (m.54), tanıklıktan çekinme sebepleri (m.45 ve m.46 kapsamında), tanığın dinlenme usulü ve tanığa sorulacak kimlik soruları (m.58), tanığa ödenecek tazminat ve giderler (m.61).

Tanığa görevinin önemini anlatma: hangi kavramlar bilinmeli?

Tanığa anlatma
Tanık dinlenmeden önce hâkim veya mahkeme başkanı tarafından yapılan, maddede sayılan dört hususun tanığa bildirilmesi işlemidir. Anlatmanın tutanağa geçirilmesi gerekir.
Yalan tanıklık
Tanığın bildiklerini gerçeğe aykırı biçimde beyan etmesi olup, maddede yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağının bildirilmesi bu suça işaret eder. Suçun unsurları ceza kanunundan alınır, bu madde yalnızca uyarı yükümlülüğünü düzenler.
Yemin
Tanığın doğruyu söyleyeceğine dair verdiği taahhüttür. Yemin metni tanıklıktan önce ya da sonra verilmesine göre değişir ve bu ayrım m.54 kapsamındadır.
Mahkeme salonunu terk etmeme yükümlülüğü
Tanığın duruşma sırasında mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan salondan ayrılamamasıdır. İzin, açık olmalıdır; örtülü ya da sonradan bildirilen izin bu koşulu karşılamaz.

Tanığa görevinin önemini anlatma: hangi şartlar aranır?

  • Tanığın dinlenmesinden önce, tanıklığın ve gerçeği söylemesinin önemi tanığa anlatılmalıdır.
  • Tanığa gerçeği söylememesi halinde yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı bildirilmelidir.
  • Tanığın doğruyu söyleyeceği hususunda yemin edeceği tanığa bildirilmelidir.
  • Duruşmada mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan mahkeme salonunun terk edilemeyeceği tanığa bildirilmelidir.
  • Bu anlatımlar tanığın dinlenmesinden önce yapılmalıdır; sonradan yapılması maddenin amacına uymaz.
  • Anlatımın tutanağa geçirilmesi, tanığın dinlenmesine geçilmeden önce gerçekleşmelidir.

Tanığa görevinin önemini anlatma: hangi sonuçları doğurur?

  • Anlatma yapılmadan tanık dinlenirse, bu işlem 5271 sayılı Kanunun tanıklıkla ilgili hükümlerine aykırılık oluşturur ve kararın bozulmasına yol açabilir.
  • Yemin yaptırılmadan dinlenen tanığın beyanı, yasaya aykırı bir delil niteliği taşıyabilir ve değerlendirmede dikkate alınmaması gerekir.
  • Tanık, yalan beyanda bulunursa yalan tanıklık suçundan cezalandırılır; bu uyarı tanığın vicdanını harekete geçirmek amacıyla yapılır.
  • Duruşmada izin almadan salonu terk eden tanık hakkında, maddenin amacına uygun olarak hâkim gerekli işlemleri yapabilir.

Tanığın anlatılması ile yemin verilmesi arasındaki fark nedir?

Anlatma, tanığa gerçeğin önemini ve yalan tanıklığın sonucunu bildirme işlemidir ve yemin verilmeden de yapılabilir.

Yemin ise tanığın doğruyu söyleyeceğine dair taahhüdüdür ve ayrı bir işlemdir.

Her ikisi de tanıklıktan önce yapılır; birinin yapılmaması diğerini ortadan kaldırmaz, ancak madde her ikisini de zorunlu kılar.

Tanıklıktan önce ile tanıklıktan sonra yemin arasındaki fark nedir?

Tanıklıktan önce verilen yeminde tanık, bildiğini dosdoğru söyleyeceğine dair yemin eder.

Tanıklıktan sonra verilen yeminde tanık, bildiğini dosdoğru söylediğine dair yemin eder.

Yemin metninin hangisi olacağı, yeminin zamanına göre belirlenir; bu ayrım m.54 kapsamındadır.

Tanığın anlatılması ile sanığın gösterilmesi arasındaki fark nedir?

Tanığa davanın anlatılması ve sanığın hazır olup olmadığına göre gösterilmesi düzenleyici bir kuraldır.

Tanıktan bildiklerini söylemesinin istenmesi ve sözünün kesilmemesi kuralı ise uygulamada daha ağır bir ihlal olarak değerlendirilir.

Düzenleyici kurala aykırılık kanun yolu nedeni sayılmaz; sözü kesilme ihlali ise hukuka aykırılık oluşturabilir ve bozma nedeni olabilir.

Tanığa görevinin önemini anlatma: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tanığa dört hususu anlatmadan dinlemeye geçmek; anlatmanın zorunlu olduğunu ve hâkimin takdir yetkisinin bulunmadığını gözden kaçırmak.
  • Anlatmayı tanıklıktan sonraya bırakmak; bu hususların dinlenmeden önce yapılması gerektiğini unutmak.
  • Yemin metnini tanıklıktan önce ve sonra verilen yeminler için karıştırmak; tanıklıktan önceki yemin metni ile sonrakini ayırt etmemek.
  • Tanığın izinsiz salon terkini yalnızca özel bir yaptırım gerektiren bir durum sanmak; maddenin bu yükümlülüğü yalnızca bildirmeyi düzenlediğini göz ardı etmek.
  • Anlatmanın tutanağa geçirilmesini ihmal etmek; tutanakta işlemin yapıldığını gösterecek bilgiye yer vermemek.
  • Sanık hazır değilse kimliğinin açıklanmasını dört husustan biri gibi değerlendirmek; bu işlemin m.58 kapsamında yer aldığını unutmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tanıkların kimlikleri tespit edilmeden, tanıklık görevinin önemi anlatılmadan ve yemin verilmeden dinlenmesinin 5271 sayılı Kanunun 53. ve 54. maddelerine aykırılık oluşturduğu kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2021/21359 E., 2024/17999 K., 27.11.2024)
  • Tanığın anlatılması zorunlu bir işlemdir ve bu konuda hâkimin takdir hakkı bulunmadığı kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2021/21359 E., 2024/17999 K., 27.11.2024)
  • Tanığın anlatılması ve yemin verilmesi sırasında yapılan ihlalin hüküm üzerinde etkili olup olmadığı nedensellik bağı araştırılarak değerlendirilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2021/21359 E., 2024/17999 K., 27.11.2024)
  • Mahkeme salonunu izinsiz terk eden tanığa ilişkin özel bir yaptırım maddede düzenlenmemiştir; uygulamada tanığın beyanının değerlendirilmesi ve gerekli işlemler üzerinden çözüm aranmaktadır. (2. Ceza Dairesi, 2021/21359 E., 2024/17999 K., 27.11.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Tanığa anlatma ve yemin verilmesi işleminin yapıldığını gösteren tutanak, işlemin yapılıp yapılmadığının en güçlü belgesidir; tutanağın bulunmaması, işlemin yapılmadığı yönünde karine oluşturur.
  • Anlatma ve yeminin yapılmadığını ileri süren taraf, bu iddiasını tutanağa dayanarak ispatlamak zorundadır; tutanağın eksikliği tek başına yeterli değildir.
  • Mahkemenin, tanığa anlatmayı yaptığını tutanakta belirtmesi, tanığın bu anlatmayı aldığının kanıtı olarak değerlendirilir.
  • Yemin ve anlatma işleminin yapıldığını iddia eden taraf, bunun tutanakla desteklendiğini göstermelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 sayılı Kanun m.54: Yeminin tanıklıktan önce mi sonra mı verileceğini ve buna göre yemin metninin hangisi olacağını düzenler; bu maddedeki yemin bildirimi ile birlikte okunmalıdır.
  • 5271 sayılı Kanun m.58: Tanığa dava ve sanık hakkında bilgi verilmesi ile sorulacak kimlik sorularını düzenler; anlatma işleminden sonra gelen dinleme usulünü tamamlar.
  • 5271 sayılı Kanun m.52: Tanığın görüntü ve sesinin kayda alınmasını düzenler; tanığın dinlenme koşullarıyla birlikte değerlendirilir.
  • 5271 sayılı Kanun m.61: Tanığa ödenecek tazminat ve giderleri düzenler; tanığın izin almadan salonu terk etmesi halinde ayrıca bir yaptırım yoktur.

CMK m.54 — Tanıklara yemin verilmesi

Madde, tanıkların tanıklıktan önce yemin etmesini ve yeminin hangi hallerde tanıklıktan sonraya bırakılabileceğini düzenler. Ayrıca soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılarının tanıklara yemin verebileceğini kabul eder. Madde, tanığın yeminine ilişkin temel kuralı koyar; yemin metni, yeminin biçimi ve yeminsiz dinlenecek kişiler maddede düzenlenmez. Yeminin metni ve biçimi ayrı bir maddede (m.55) gösterilmiştir; yeminden sebepsiz çekinmenin sonucu m.60'ta, tanığa görevinin önemi anlatılması ve uyarılması ise m.52 ve m.53 kapsamındadır. Yeminsiz dinlenecek kişiler (m.50) ve tanığın tekrar dinlenmesinde yeminin hatırlatılması (m.57) da bu maddenin dışındadır.

Tanıklara yemin verilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Tanıklık yemini
Tanığın, bildiğini doğru söyleyeceğine dair namus ve vicdan üzerine verdiği taahhüttür. Kural olarak tanıklıktan önce alınır, ancak madde istisnai hallerde bunu tanıklıktan sonraya bırakır.
Yemin sonraya bırakılması
Tanıklıktan önce yemin verilmesi kuralının istisnasıdır. Gerektiğinde veya bir kişinin tanık sıfatıyla dinlenmesinin uygun olup olmadığında tereddüt varsa uygulanır; yeminin ertelenmesi yönünde takdir mahkemeye aittir.
Yemin verme yetkisi
Yemin verme görevi mahkemeye aittir. Soruşturma evresinde ise Cumhuriyet savcısı da tanıklara yemin verebilir; kolluğun yemin verme yetkisi maddede yoktur.

Tanıklara yemin verilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Yemin verilecek kişinin tanık olarak dinlenmesi gerekmelidir.
  • Yemin, kural olarak tanıklıktan önce ve her tanık için ayrı ayrı alınmalıdır.
  • Gerektiğinde veya kişinin tanık sıfatıyla dinlenmesinin uygun olup olmadığında tereddüt varsa yemin tanıklıktan sonraya bırakılabilir; bu durumda yeminin metni tanıklıktan sonraki biçime uygun olmalıdır.
  • Soruşturma evresinde yemin verecek makam Cumhuriyet savcısı olabilir; kovuşturma evresinde yemin mahkemece verilmelidir.
  • Yemin, tanığın yeminine ilişkin ön uyarılardan sonra ve dinleme sırasında yapılmalıdır.

Tanıklara yemin verilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Tanık kural olarak tanıklıktan önce yemin eder ve yemin edilmeden alınan beyan yemin şartını taşımaz.
  • Yemin tanıklıktan sonraya bırakılırsa tanık sonradan yemin eder ve bu yemin tanıklıktan sonraki biçimde verilir.
  • Tanığın yemin etmesi için gereken önkoşullar (tanık sıfatı, görevinin anlatılması) yerine getirilmezse, yeminin verilmesine ilişkin usul eksikliği doğar ve Yargıtay bunu bozma sebebi yapmaktadır.
  • Yemin verilmeyen kişilerin dinlenmesi m.50'ye göre yeminsiz yapılır ve bu kişilerin yeminsiz dinlenmesi m.54 kapsamında değildir.
  • Yeminden sebepsiz çekinme halinde m.60 uygulanır.

Tanıklıktan önce yemin ile tanıklıktan sonra yemin arasındaki fark nedir?

Kural olarak yemin tanıklıktan önce verilir ve tanık bu yemin ile cezai sorumluluğun bilincinde dinlenir.

Gerektiğinde veya tanık sıfatının uygunluğunda tereddüt bulunduğunda yemin tanıklıktan sonraya bırakılır.

Yemin zamanı değişir ve yeminin metni de değişir (m.55 uyarınca tanıklıktan sonraki biçim kullanılır).

Soruşturma evresi ile kovuşturma evresi yemin makamı arasındaki fark nedir?

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tanığa yemin verebilir.

Kovuşturma evresinde yemin verme yetkisi mahkemeye aittir.

Soruşturmada savcının aldığı yemin, tanığın yeminli olarak dinlenmesi sonucunu doğurur.

Tanıklara yemin verilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yemin tanıklıktan sonra verilebilir diye yanlış düşünmek; tanıklıktan sonraya bırakma yalnızca maddenin gösterdiği istisnai hallerde mümkündür.
  • Tanıklıktan sonra verilen yemine tanıklıktan önceki yemin metnini kullanmak; metin m.55 uyarınca değişir.
  • Soruşturmada kolluğun yemin vermeye yetkili olduğunu sanmak; yemin verme yetkisi yalnız mahkemeye ve soruşturmada Cumhuriyet savcısına aittir.
  • Yeminsiz dinlenebilecek kişi olmadığı halde tanığın yeminsiz dinlenmesi; bu hata 54/1'e aykırılık sayılır.
  • Tanıklar birlikte yemin ettirilip ayrı ayrı yemin etmiş saymak; madde her tanığın ayrı ayrı yemin etmesini şart koşar.
  • Tanıklığın tekrarında yeminin yeniden verilmesi; m.57 uyarınca önceki yeminin hatırlatılması yeterlidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tanıklara yemin verilmeden ve görevinin önemi anlatılmadan dinlenmeleri halinde CMK'nın 54/1 hükmüne aykırılık yönünde bozma kararı verildiği görülmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2022/21414 E., 2025/25680 K., 06.11.2025; 3. Ceza Dairesi, 2022/39173 E., 2025/24877 K., 23.10.2025)
  • Yeminsiz dinlenen tanığın, yeminsiz dinlenebilecek kişiler arasında bulunmadığı halde yeminsiz dinlenmesi 54/1'e muhalefet sayılmaktadır. (3. Ceza Dairesi, 2022/21414 E., 2025/25680 K., 06.11.2025; 3. Ceza Dairesi, 2022/39173 E., 2025/24877 K., 23.10.2025)
  • Tanığın tanıklıktan çekilme hakkı bulunmadığı halde yanlış değerlendirme ile yeminsiz dinlenmesi 54/1'e aykırılık olarak kabul edilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2022/36887 E., 2026/1127 K., 15.01.2026)
  • Yargıtay, yemin verilmiş tanığın tekrar çağrılmasında yeminin hatırlatılmamasını bozma sebebi saymaktadır. (3. Ceza Dairesi, 2022/36887 E., 2026/1127 K., 15.01.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Yemin verildiğini ispat yükü, tutanak ve duruşma zaptında yemin işleminin yazılı olmasına göre mahkemededir; yemin işleminin yapıldığı tutanağa geçirilmelidir.
  • Yeminsiz dinlenmenin kanuna uygun olduğunu savunan taraf, tanığın m.50 kapsamında yeminsiz dinlenebilecek kişilerden olduğunu ispatlamak zorundadır.
  • Yemin edilmediği iddiası, tutanaktaki kayıt ile ispatlanır; tutanağın bu hususu içermemesi usul eksikliği olarak değerlendirilir.
  • Tanığın yemin etmemesi için haklı bir sebep (m.50) ileri sürülmüşse, bu sebebin varlığını ileri süren taraf ispat yükü altındadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.50: Yeminsiz dinlenecek kişileri belirler; m.54'teki kural bu kişiler bakımından uygulanmaz.
  • 5271 m.55: Yeminin biçimini ve metnini gösterir; m.54'te söz edilen tanıklıktan önce ve sonra yemin ayrımının metni buradan gelir.
  • 5271 m.57: Yemin edilmiş tanığın tekrar dinlenmesi halinde yeniden yemin verilmeyip önceki yeminin hatırlatılmasını düzenler.
  • 5271 m.60: Yeminden sebepsiz çekinen tanık hakkında uygulanacak yaptırımı belirler.
  • 5271 m.52: Tanığa görevinin önemi anlatılması ve doğru söylemesi gerektiğinin bildirilmesi bu maddede düzenlenir; yemin işleminin ön koşulunu oluşturur.

CMK m.55 — Yeminin biçimi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 55. maddesi, tanığa verilecek yeminin biçimini ve yemin sırasındaki ayağa kalkma kuralını düzenler. Yeminin metni, tanıklıktan önce ya da sonra verilmesine göre iki ayrı formülle belirlenmiştir. Madde, tanığın yemin sırasındaki duruşunu da kapsar. Madde, tanık dışındaki kişilerin yemin etmesini, yemin metninin tanık tarafından nasıl tekrar edileceğini, sağır ve dilsizlerin yemin yöntemini ve yeminin tekrar dinlemede hatırlatılmasını düzenlemez. Bunlar sırasıyla yemin verilmeyecek tanıklar (CMK m.50), yemin ettirme usulü (CMK m.56), yemin ertelemesi (CMK m.54) ve tekrar dinlemede yemin hatırlatılması (CMK m.57) konularıdır. Yeminsiz dinlenecek kişiler ile tanıklıktan çekinme hakkı da bu maddenin dışındadır.

Yeminin biçimi: hangi kavramlar bilinmeli?

Tanıklıktan önce yemin
Tanığın ifadesini vermeden önce, bildiğini doğru söyleyeceğine dair ettiği yemindir. Metni madde tarafından belirlenmiştir ve tanığın kendi ifadesiyle değiştirilemez.
Tanıklıktan sonra yemin
Yeminin ifadeden sonra verilmesine karar verilmesi halinde kullanılan yemindir. Bu hâlde metin, bildiğini doğru söylediğine dair kurulur. Ancak tanıklıktan sonra yemin için CMK m.54 uyarınca bir karar gerekir ve bu karar, yeminin ertelenmesinin gerekçesine dayanır.
Namus ve vicdan üzerine yemin
Yemin formülünün dayandığı ahlaki ve vicdani bağlılıktır. Madde, yemin metninde dinî bir ifade öngörmez; yemin laik formülle kurulur.

Yeminin biçimi: hangi şartlar aranır?

  • Yemin eden kişinin tanık sıfatıyla dinlenen bir kişi olması gerekir.
  • Yeminin, tanıklıktan önce veriliyorsa 'Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.' formülüyle yapılması gerekir.
  • Yeminin, CMK m.54 uyarınca tanıklıktan sonra veriliyorsa 'Bildiğimi dosdoğru söylediğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.' formülüyle yapılması gerekir.
  • Yemin edilirken herkesin, hâkim de dâhil olmak üzere, ayağa kalkması gerekir.

Yeminin biçimi: hangi sonuçları doğurur?

  • Tanığa yemin, madde metnindeki formüllerden biriyle verilmelidir; kısaltılmış veya farklı biçimde verilen yemin yasaya aykırı kabul edilmektedir.
  • Yemin tanıklıktan önce verilirse 'söyleyeceğime' formülü, tanıklıktan sonra verilirse 'söylediğime' formülü kullanılır.
  • Yemin sırasında herkes ayağa kalkmazsa madde hükmüne aykırılık oluşur; ancak madde bu aykırılığın hukuki sonucunu ayrıca belirtmez.
  • Madde emredici niteliktedir; yemin biçimi tarafların ya da hâkimin takdirine bırakılamaz.

Tanıklıktan önce yemin ile tanıklıktan sonra yemin arasındaki fark nedir?

Yemin, tanığın ifadesinden önce verilir ve formülü 'söyleyeceğime' kalıbını taşır.

Yemin, CMK m.54 uyarınca tanıklıktan sonraya bırakılmışsa formül 'söylediğime' kalıbını taşır.

İki formül birbirinin yerine kullanılamaz; hangi zamanda yemin verildiğine göre seçilir.

Yeminin biçimi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tanıklıktan sonra verilen yemin için 'söyleyeceğime' formülünü kullanmak; formülün zamana göre seçilmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Yemin metnini kısaltmak ya da ek sözcükler eklemek; madde metni değişmez formül öngörür.
  • Yemin sırasında ayağa kalkma kuralını yalnız tanık için uygulamak, hâkim ve hazır bulunanları kapsam dışı bırakmak.
  • Sağır ve dilsiz tanıkların yemin yöntemini bu madde ile karıştırmak; bu yöntem CMK m.56'da düzenlenmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yemin metninin kısaltılmasının ya da formülün değiştirilmesinin yasaya aykırı olduğu kabul edilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2025/52 E., 2025/1060 K., 13.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Yemin verilip verilmediği ve hangi formülle verildiği duruşma tutanağından ispat edilir; tutanakta yeminin metni ve tanığın yemin ettiği kaydı bulunmalıdır.
  • Yemin formülünün tanıklıktan önce mi sonra mı verildiği, yeminin zamanına ilişkin tutanak kaydıyla belirlenir; bu kaydın bulunmaması, hangi formülün kullanıldığı konusunda uyuşmazlık doğurur.
  • Yemin edilirken herkesin ayağa kalktığı iddiası, tutanağa ya da duruşma kaydına dayanarak ispat edilir; bu husus tanığın ya da hazır bulunanların tanıklığıyla da ispatlanabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.54: Yeminin tanıklıktan sonraya bırakılmasının koşullarını düzenler. Maddede geçen 'tanıklıktan sonra' formülü bu maddeye bağlıdır.
  • 5271 m.50: Yeminsiz dinlenecek kişileri belirler; bu kişiler için madde 55'teki yemin formülü uygulanmaz.
  • 5271 m.56: Yeminin tanık tarafından nasıl edileceğini, sağır ve dilsizler için yöntemi düzenler.
  • 5271 m.57: Tekrar dinlenen tanığa yeniden yemin verilmeyip önceki yeminin hatırlatılmasını öngörür.

CMK m.56 — Yeminin yerine getirilmesi, sağır veya dilsizin yemini

Madde, tanığın yemin biçimini belirler: yeminin sözlü olarak nasıl edileceğini (yüksek sesle tekrar ederek veya okuyarak) ve sağır ya da dilsiz tanıkların yemin şeklini düzenler. Okuma yazma bilen sağır veya dilsiz tanık yemin metnini yazıp imzalar; okuma yazma bilmeyen sağır veya dilsiz tanık işaretten anlayan bir tercüman aracılığıyla ve işaretle yemin eder. Madde yalnızca tanıklara uygulanır. Yemin metninin kendisi (tanıklıktan önce ya da sonra verilecek biçimde) ve yeminin verileceği usul ayrı bir maddededir (m.55). Yeminsiz dinlenecek kişiler (m.50), yemin tanıklığından sonraya bırakılması (m.54), yemin verilmeyen hallerde tanığın tekrar dinlenmesi (m.57) ve yemin edilmemesinin sonuçları (m.60) bu maddede düzenlenmez.

Yeminin yerine getirilmesi, sağır veya dilsizin yemini: hangi kavramlar bilinmeli?

Yemin
Tanığın, bildiğini doğru söyleyeceğine namusu ve vicdanı üzerine verdiği söz. Maddenin düzenlediği yemin, tanığın yemin metnini kendi sesiyle tekrar etmesi ya da okuması yoluyla yapılır.
Tekrar ederek veya okuyarak yemin
Tanığın yemin metnini hâkimin ya da yetkilinin söylediği her sözcüğü yüksek sesle tekrarlayarak ya da metni okuyarak verdiği yemin biçimi. Yetkilinin sözleri söyleyip tanığın yalnızca “ederim” demesi bu biçimin yerine geçmez.
Yemin metni
Tanıklıktan önce verilecek yemin ile tanıklıktan sonra verilecek yeminin biçimi, bu maddeden değil m.55'ten alınır. Bu maddede metin değil, metnin söylenme ve yazılma biçimi düzenlenmiştir.
Yazarak yemin
Okuma yazma bilen sağır veya dilsiz tanığın, yemin biçimini kendi eliyle yazıp imzalayarak verdiği yemin. Sözlü tekrar yerine geçen yazılı biçimdir.
İşaretle yemin
Okuma yazma bilmeyen sağır veya dilsiz tanığın, işaretlerinden anlayan bir tercüman aracılığıyla ve işaret diliyle verdiği yemin.

Yeminin yerine getirilmesi, sağır veya dilsizin yemini: hangi şartlar aranır?

  • Yemin edecek kişinin tanık sıfatıyla dinlenen bir kişi olması gerekir.
  • Tanık konuşabiliyorsa yemin metni yüksek sesle tekrar edilerek ya da okunarak verilmelidir; hâkimin söylediği sözcüklerin her biri tanık tarafından tekrar edilmelidir.
  • Tanık sağır veya dilsiz ve okuma yazma biliyorsa yemin biçimi yazılmalı ve imzası alınmalıdır.
  • Tanık sağır veya dilsiz ve okuma yazma bilmiyorsa işaretlerinden anlayan bir tercüman bulunmalı ve yemin işaretle yapılmalıdır.
  • Tanık Türkçe bilmiyorsa yemin tercüman aracılığıyla yaptırılmalıdır.

Yeminin yerine getirilmesi, sağır veya dilsizin yemini: hangi sonuçları doğurur?

  • Tanık maddede gösterilen biçimde yemin ettiğinde yemin usulüne uygun verilmiş olur.
  • Yemin metni yalnızca sözcüklerin tekrarı ya da okunması ile verilebilir; yetkilinin sözlerini söyleyip tanığın yalnızca “ederim” demesi usule aykırı sayılır.
  • Okuma yazma bilen sağır veya dilsiz tanık yemin biçimini yazıp imzalamadan yemin etmiş sayılmaz.
  • Okuma yazma bilmeyen sağır veya dilsiz tanık tercüman dışında yemin ettirilirse usulüne uygun yemin bulunmaz.
  • Madde, yemin usulüne uyulmamasının sonucunu açıkça belirtmez; bu sonuç Hükümet Tasarısı gerekçesi ve uygulama kararlarından çıkar.

Konuşabilen tanık ile sağır veya dilsiz tanık arasındaki fark nedir?

Konuşabilen tanık yemin metnini sesli olarak tekrar eder ya da okur.

Sağır veya dilsiz tanık sesle yemin edemediği için yazılı ya da işaretle yemin eder.

Yemin biçimi tanığın iletişim durumuna göre değişir; sağır veya dilsiz tanık için sözlü tekrar zorunluluğu uygulanmaz.

Okuma yazma bilen ile bilmeyen sağır veya dilsiz tanık arasındaki fark nedir?

Okuma yazma bilen sağır veya dilsiz tanık yemin biçimini yazar ve imzalar.

Okuma yazma bilmeyen sağır veya dilsiz tanık işaretten anlayan bir tercüman aracılığıyla ve işaretle yemin eder.

Yazılı biçim ile işaret biçimi birbirinin yerine kullanılamaz; tanığın okuryazarlık durumu belirlenmelidir.

Yeminin yerine getirilmesi, sağır veya dilsizin yemini: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yetkilinin sözlerini söyleyip tanığın yalnızca “ederim” demesini yeterli saymak; her sözcüğün tekrarı gerekir.
  • Kısaltılmış yemin metni kullanmak; yemin biçimi yasada formülleştirilmiştir.
  • Okuma yazma bilen sağır veya dilsiz tanığa yazılı yemin yerine sözlü yemin ettirmek.
  • Okuma yazma bilmeyen sağır veya dilsiz tanık için tercüman yerine yazılı yemin aramak ya da tercümanı atlamak.
  • Tanık Türkçe bilmiyorsa tercüman yerine doğrudan yemin ettirmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yemin biçiminin kısaltılmasının yasaya aykırı olduğu ve usule aykırılık oluşturduğu kabul edilmektedir. (2018/137 E., 2022/86 K., 30.06.2022)
  • Okuma yazma bilen sağır veya dilsiz tanıklara yazılı usule uyularak yemin verilmesi aranmakta, buna uyulmaması bozma nedeni sayılmaktadır. (2018/137 E., 2022/86 K., 30.06.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Yemin usulüne uygun verildiğini ispat yükü mahkemenin yemin tutanağını düzenlemesine aittir; tutanakta yeminin biçimi ve tanığın yanıtı yer almalıdır.
  • Tanığın sağır veya dilsiz olduğu ve okuma yazma bilip bilmediği, sağlık raporu, tutanak ya da tanığın beyanı ile tespit edilir.
  • Okuma yazma bilen sağır veya dilsiz tanığın yazılı yemin metni ve imzası, yazılı belge olarak yemin usulünün kanıtıdır.
  • İşaretle yemin edilmişse işaretten anlayan tercümanın kimliği ve görevinin tutanakta yer alması gerekir; bu eksikliği yemin edenin değil, usulü izleyen tarafın ispatı zorlaşır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.55: Yemin metnini, yani tanıklıktan önce ve sonra verilecek yeminin sözlerini düzenler. Bu madde ise o sözlerin nasıl söyleneceğini belirler.
  • 5271 m.57: Yemin ile dinlenen tanığın tekrar dinlenmesinde yeniden yemin yerine önceki yeminin hatırlatılmasını düzenler; m.56'daki yemin biçimi bu hatırlatmada da gözetilir.
  • 5271 m.50: Yeminsiz dinlenecek kişileri belirler; bu madde ise yemin verilen tanıklar için biçimi düzenler.
  • 5271 m.54: Yeminin tanıklıktan sonraya bırakılmasını düzenler; yemin metninin tanıklıktan sonraki biçimi m.55'e göre belirlenir.

CMK m.57 — Tanığın tekrar dinlenmesi

Madde, aynı soruşturma veya kovuşturma evresinde daha önce yemin ile dinlenmiş bir tanığın yeniden dinlenmesi halinde yeniden yemin verilmesi yerine önceki yeminin hatırlatılmasıyla yetinilebilmesini düzenler. Madde, yemin ile dinlenen tanık bakımından uygulanır ve hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısının tanığı yeniden dinlemesi hâlinde söz konusu olur. Tanığın yemin yükümlülüğünün kaynağını, yeminin usulünü ve yemin vermeye ilişkin istisnaları düzenlemez (m.55, m.56). Soruşturma evresinde verilen yeminin kovuşturma evresinde geçerliliğini ve tekrar yemin gerekip gerekmediğini de bu madde değil, yemin bakımından evre değişikliğine ilişkin açıklamalar belirler. Tanığın yeminden çekinme hakkı ve çekinme hakkını kullanan tanığın tekrar dinlenmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.45).

Tanığın tekrar dinlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Yemin ile dinlenen tanık
Yemin verilerek beyanı alınan ve beyanı yeminin hukuki etkisi altında bulunan tanıktır. Yeminsiz dinlenen tanık bu maddenin kapsamında değildir.
Tekrar dinleme
Aynı tanığın aynı soruşturma veya kovuşturma evresinde yeniden beyanına başvurulmasıdır. Farklı evrelerde dinleme bu kavram içinde değerlendirilmez.
Önceki yeminin hatırlatılması
Tanığa yeni bir yemin verilmeksizin, daha önce yaptığı yeminin hâlâ geçerli olduğunun ona bildirilmesidir. Yeni yemin yerine geçen bir işlemdir.
Sosyal tören olarak yemin
Hükümet tasarısı gerekçesine göre yeminin, aynı kişiye tekrar tekrar verildiğinde ruhsal etkisini yitirebilecek bir tören niteliği taşıdığı anlayışıdır. Madde bu anlayışın sonucu olarak yeniden yemin zorunluluğunu kaldırmıştır.

Tanığın tekrar dinlenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Tanığın daha önce aynı soruşturma veya kovuşturma evresinde yemin verilerek dinlenmiş olması gerekir.
  • Tanığın aynı evrede yeniden dinlenmesi gerekli olmalıdır; yeniden dinlemenin gerekçesi tanıklık yapılan olaylarda yeni bir durum, yüzleştirme veya ek soru ihtiyacı gibi bir nedene dayanmalıdır.
  • Yeniden dinleme, yemin verilen soruşturma evresinden kovuşturma evresine geçildikten sonra yapılacaksa bu madde uygulanmaz; yeni yemin gerekir.
  • Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı, önceki yeminin hatırlatılmasıyla yetinmeyi tercih etmelidir; yeniden yemin verilmesi bu yetkinin bir takdiri olarak kalır.
  • Önceki yeminin hatırlatıldığına dair işlemin tutanağa geçirilmesi gerekir.

Tanığın tekrar dinlenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Aynı evrede tekrar dinlenen tanığa yeniden yemin verilmeyebilir, yalnızca önceki yemini hatırlatılabilir.
  • Önceki yeminin hatırlatılması yeterli görüldüğünde tanığın yeniden dinlenmesi bu yolla geçerli kılınır.
  • Soruşturma evresinde yemin verilen tanık kovuşturma evresine geçildiğinde tekrar yemin ettirilmelidir; bu durumda önceki yeminin hatırlatılması yeterli değildir.
  • Yeniden dinlemede yemin verilmeyip hatırlatma yapılmamasının kendisi, tanığın beyanının hukuki değerini doğrudan ortadan kaldırmaz; ancak karar yerinde gerekli işlemin yapılmadığı değerlendirilebilir.
  • Madde emredici değil, seçimlik bir yetki tanıdığı için hâkim veya savcı bu yolu seçmek zorunda değildir.

Aynı evrede tekrar dinleme ile evre değişikliğiyle dinleme arasındaki fark nedir?

Aynı soruşturma veya kovuşturma evresinde tanığın yeniden dinlenmesi, madde kapsamındadır.

Soruşturma evresinde yemin verilen tanığın kovuşturma evresinde dinlenmesi, evre değiştiği için bu maddenin kapsamı dışındadır.

Aynı evrede önceki yemin hatırlatılarak yetinilebilir; evre değiştiğinde tanığa yeniden yemin verilmesi zorunludur.

Yeniden yemin verilmesi ile önceki yeminin hatırlatılması arasındaki fark nedir?

Önceki yeminin hatırlatılması, yeni yemin yerine geçen bir işlemdir ve madde ile tanınan seçimlik yoldur.

Yeniden yemin verilmesi, hâkim veya savcının takdirine bağlı olarak tercih edilebilen daha ağır bir işlemdir.

Her iki yol da uygulamada seçilebilir; hâkim veya savcı hangisinin gerekli olduğunu değerlendirir.

Yemin ile dinlenen tanık ile yeminsiz dinlenen tanık arasındaki fark nedir?

Daha önce yemin verilerek dinlenen tanık hakkında madde uygulanır.

Yaşı veya çekinme hakkı nedeniyle yeminsiz dinlenen tanık bu maddenin kapsamında değildir.

Yeminsiz dinlenen tanığa, yemini hatırlatma yoluyla bu madde uyarınca yemin hatırlatılamaz; yemin verilmesi ilgili hükümlere göre değerlendirilir.

Tanığın tekrar dinlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Soruşturma evresinde yemin verilen tanığın kovuşturma evresinde dinlenirken eski yeminin hatırlatılması yeterli sayılmaktadır; oysa evre değiştiği için yeni yemin gerekir.
  • Yeniden dinleme için yemin ettirme zorunluluğu olduğunu varsaymak; oysa madde bu konuda seçimlik bir yol tanır.
  • Yeminsiz dinlenen tanığa bu madde uyarınca yeminin hatırlatılabileceğini düşünmek; yeminsiz dinlenen tanığın durumu ayrı hükümlere tabidir.
  • Yeminin hatırlatıldığını duruşma tutanağına geçirmemek, sonradan işlemin yapılıp yapılmadığının tartışılmasına yol açar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sağır ve dilsiz tanıklara CMK 56. maddesindeki yazılı usule uygun yemin verilmiş ve bu tanıkların tekrar dinlenmesi gerektiği düşünülmemişse bozma nedeni sayılmamaktadır. (3. Ceza Dairesi, 2014/41437 E., 2014/42183 K., 17.12.2014)
  • Türkçe bilmeyen sanık için tercüman kullanılan duruşmalarda tercümanın yeminin hatırlatılmaması ya da yeniden yemin verilmemesi, savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2009/2338 E., 2010/883 K., 17.02.2010)
  • Bilirkişiden ek rapor alınırken önceki yeminin hatırlatılmaması, eksik inceleme ve usul hatası sayılmaktadır.
  • Yeniden dinlemede yemin ettirmenin bir takdir hakkı olduğu ve hâkim ya da savcının tanığa yeniden yemin ettirebileceği kabul edilmektedir.
  • Yargılamanın yenilenmesi halinde karar kesinleştiği için yeniden dinlenen tanığa yeniden yemin ettirilmesinin zorunlu olduğu kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Önceki yeminin verildiğini ve bunun hatırlatıldığını gösterme yükü, bu işlemi yapan mahkemeye veya savcıya aittir; işlem duruşma tutanağına geçirilerek ispat edilir.
  • Önceki yemin, ilk dinlemeye ait duruşma tutanağı veya soruşturma evresindeki ifade tutanağı ile belgelendirilir.
  • Yemin hatırlatılmadan yapılan tekrar dinlemeye dayanan taraf, bu eksikliği ve bunun savunma hakkına etkisini somut olarak ortaya koymalıdır.
  • Yeminin evre değişikliği nedeniyle tekrar verildiği iddiası, yeni yeminin tutanakta yer almasıyla kanıtlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 sayılı Kanun m.56: Tanığa yemin verilmesinin usulünü düzenler; bu madde yeminin verildiği ilk dinlemeyi değil, yeniden dinlemede yeminin tekrarını düzenler.
  • 5271 sayılı Kanun m.58: Yemin verilmeden dinlenen tanık ve yeminin hatırlatılmasına ilişkin kurallar bu maddeyle birlikte değerlendirilir; yeminsiz dinlenen tanığa yemin hükümleri uygulanır.
  • 5271 sayılı Kanun m.45: Çekinme hakkı bulunan tanığın yeminden çekinme durumunu düzenler; tekrar dinlemede bu hakkın hatırlatılması gerektiği uygulamada bu hükümle birlikte ele alınır.

CMK m.58 — Tanığa ilk önce sorulacak hususlar ve tanığın korunması

CMK m.58, tanık dinlemenin usulüne ilişkindir: tanığa ilk olarak sorulacak kimlik ve güvenilirlik soruları (1. fıkra), kimliği saklı tutulan tanığın dinlenmesi ve kimlik bilgilerinin muhafazası (2. fıkra), hazır bulunma hakkı sahiplerinin yokluğunda ve ses-görüntü aktarmayla dinleme (3. fıkra), tanıklık sonrası koruma önlemlerinin ilgili kanuna bırakılması (4. fıkra) ve bu korumaların yalnız örgütlü suçlara uygulanacağı kuralı (5. fıkra) ile sınırlıdır. Madde, tanığın yemin yükümlülüğünü, tanıklıktan çekinme hakkını ve tanığın yasal yükümlülüklerini düzenlemez (CMK m.45-48). Tanık koruma tedbirlerinin içeriği ve uygulanması 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu ile düzenlenmiştir, bu madde yalnız bu kanuna yollama yapar. Kimlik ve adres bilgilerinin dosyaya yansıtılmasının yasak olduğu sonucu ise madde metninde değil, ilgili uygulama ve kararlarda yer alır. Tanık dinleme sırasında sanığın sorgu hakkı, aynı zamanda CMK m.201 ve m.206 gibi düzenlemelerle birlikte değerlendirilmelidir.

Tanığa ilk önce sorulacak hususlar ve tanığın korunması: hangi kavramlar bilinmeli?

Kimliği saklı tutulan tanık
Kimliğinin ortaya çıkmasının kendisi ya da yakınları açısından ağır bir tehlike doğuracağı durumda, kimlik bilgileri yargılama dosyasının dışında tutulan tanıktır. Bu statü, tehlike ölçütüne bağlıdır ve kendiliğinden doğmaz.
Hazır bulunma hakkına sahip olanlar
Duruşmada bulunma yetkisi bulunan kişilerdir, özellikle sanık ve müdafidir. Üçüncü fıkra uyarınca hâkim, tanığın dinlenmesini bu kişilerin yokluğunda yapabilir.
Ses ve görüntü aktarması
Tanığın dinlendiği yerden, hazır bulunma hakkı sahiplerinin bulunduğu yere canlı sesli ve görüntülü iletişim sağlanmasıdır. Üçüncü fıkrada, yokluk halinde dinlemenin zorunlu tamamlayıcısı olarak öngörülmüştür.
Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suç
Beşinci fıkrada, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda düzenlenen koruma önlemlerinin uygulanabileceği suç grubunu sınırlayan ölçüttür. Bu ölçüt, suçun bir örgütün faaliyeti kapsamında işlenmiş olmasını gerektirir.
Soru sorma hakkı
Üçüncü fıkrada, tanık gizli biçimde dinlenirken bile saklı tutulan savunma hakkıdır. Bu hak, tanığın güvenilirliğini sınamak için sanık tarafından kullanılabilir.

Tanığa ilk önce sorulacak hususlar ve tanığın korunması: hangi şartlar aranır?

  • Tanığın dinlenmesinde önce adı, soyadı, yaşı, işi, yerleşim yeri, iş yeri veya geçici oturma yeri adresi ve varsa telefon numarası sorulmalıdır.
  • Tanığın güvenilirliğinin değerlendirilmesi gerektiğinde, şüpheli, sanık veya mağdurla ilişkisine dair sorular yöneltilmelidir.
  • İkinci fıkranın uygulanması için tanığın kimliğinin ortaya çıkmasının kendisi veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturması gerekir.
  • Kimliği saklı tutulan tanığa tanıklık ettiği olayları hangi sebep ve vesileyle öğrendiğini açıklatılmalıdır.
  • Tanığın kişisel bilgileri Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından muhafaza edilmelidir.
  • Üçüncü fıkranın uygulanması için hazır bulunma hakkı sahiplerinin huzurunda dinlenmenin tanık için ağır bir tehlike oluşturması ve bu tehlikenin başka türlü önlenememesi, ya da maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından tehlike doğurması gerekir.
  • Hâkim, üçüncü fıkrada öngörülen durumda tanığı hazır bulunma hakkı sahiplerinin yokluğunda dinleyebilir, ancak bu durumda ses ve görüntü aktarması yapılmalıdır.
  • İkinci, üçüncü ve dördüncü fıkraların uygulanabilmesi için suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması gerekir.

Tanığa ilk önce sorulacak hususlar ve tanığın korunması: hangi sonuçları doğurur?

  • Tanığın kimliği ortaya çıkarsa tanıklığın güvenilirliği ve yargılamanın dengesi bakımından ikinci fıkranın koruma önlemleri alınmalıdır.
  • Kimliği saklı tutulan tanığın kişisel bilgileri dosyada yer almaz; bu bilgilere müdafi de dosya inceleme yetkisi çerçevesinde ulaşamaz.
  • Kimliği saklı tutulan tanık, tanıklık ettiği olayları nasıl öğrendiğini açıklamak zorundadır; bu açıklama tanığın anlatımının denetlenmesi için gereklidir.
  • Üçüncü fıkra şartları gerçekleşmezse tanık hazır bulunma hakkı sahipleri huzurunda dinlenir ve yokluk kararı verilemez.
  • Üçüncü fıkra uyarınca yapılan dinlemede soru sorma hakkı saklıdır ve bu hak öncelikle savunmaya aittir.
  • Örgüt faaliyeti dışındaki suçlarda ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkra uygulanmaz; bu durumda gizli tanıklık yapılamaz.
  • Tanıklık görevinin ardından kimliğin korunması ve güvenliğin sağlanmasına ilişkin önlemler ilgili kanunda düzenlenir; bu madde içeriği kendisi belirlemez.
  • Maddede belirtilen koruma önlemlerinin ihlali, dosyaya kimlik bilgisi konulması hâlinde ayrıca ceza hükmü doğurabilir; bu yaptırım madde metninde yer almaz ve gerekçede tartışılmıştır.

Kimlik bilgisinin açıklanması ile saklı tutulması arasındaki fark nedir?

Tanığın kimliğinin açıklanmasının kendisi veya yakınları için ağır tehlike doğurmadığı hal, olağan dinleme usulü geçerlidir.

Kimlik açıklanmasının ağır tehlike doğurduğu hal, ikinci fıkra uygulanır ve kimlik bilgileri muhafaza altında tutulur.

Kimliği saklı tutulan tanıkta kişisel bilgiler dosyaya konulmaz ve savunma bu bilgilere ulaşamaz.

Olağan dinleme ile hazır bulunanların yokluğunda dinleme arasındaki fark nedir?

Hazır bulunma hakkı sahipleri huzurunda dinleme kural olarak uygulanır.

Ağır tehlike veya maddi gerçek açısından tehlike bulunduğunda hâkim, hazır bulunma hakkı sahiplerinin yokluğunda dinleme yapabilir.

Yokluk halinde dinleme ses ve görüntü aktarmasıyla yapılır ve soru sorma hakkı korunur.

Örgütlü suç ile diğer suçlar arasındaki fark nedir?

Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlendiği hallerde ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralar uygulanabilir.

Örgüt faaliyeti dışında işlenen suçlarda bu fıkralar uygulanmaz.

Diğer suçlarda tanığın kimliği saklanamaz ve yokluğunda dinleme yapılamaz; dosya kapsamındaki genel usul geçerlidir.

Tanığa ilk önce sorulacak hususlar ve tanığın korunması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Üçüncü fıkrayı her ağır suçta uygulanabilir sanmak; fıkra, ağır tehlike ve başka türlü önlenememe koşullarını aramaktadır.
  • Beşinci fıkrayı yalnız üçüncü fıkraya değil, ikinci ve dördüncü fıkraya da uygulamamak; beşinci fıkra üç fıkrayı birlikte kapsar.
  • Yokluk halinde dinlemede ses ve görüntü aktarmasını atlamak; bu aktarma zorunludur ve soru sorma hakkı saklıdır.
  • Kimliği saklı tutulan tanığın kimlik bilgilerini dosyaya koymak; bu bilgiler Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemede muhafaza edilir.
  • Tanığa tanıklık ettiği olayları nasıl öğrendiğini sormamak; kimliği saklı tutulan tanık bu açıklamayı yapmakla yükümlüdür.
  • Dördüncü fıkraya dayanarak tanıklık sırasında kimlik gizleme kararı vermek; dördüncü fıkra tanıklık görevinden sonraki önlemleri ilgili kanuna bırakır.
  • Örgüt faaliyeti şartını aramadan ikinci fıkra uygulamak; beşinci fıkra bu şartı açıkça koymaktadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, kimliği saklı tutulan tanığın dinlenmesinde Anayasa ve AİHS'den doğan tanık sorgulama hakkı gözetilerek, tanığın beyanının tek başına veya belirleyici ölçüde hüküm kurulmasında kullanılmasını sınırlı görmektedir. (Birinci Bölüm, 2017/29275 E., 12.02.2020)
  • Mahkemelerin, dinleme yokluğunda yapılmış ise sanığın tanığı sorgulayabilmesi için ses ve görüntü aktarmasının gerçekten sağlanmış olmasını aradığı kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2014/15652 E., 24.05.2018)
  • Ağır tehlike iddiasının somut olgulara dayanması gerektiği, tehdit ve takip iddialarının kimlik saklama talebinde dikkate alındığı görülmektedir. (Genel Kurul, 2023/98215 E., 31.07.2025)
  • Madde, örgütlü suç dışındaki suçlarda kimliği saklı tutulan tanık uygulamasına açık olmadığı için, mahkemelerin dördüncü fıkraya dayanarak genel suçlarda gizli tanıklık kararı verdiği durumlarda bu kararların denetlendiği kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2021/16965 E., 2024/1365 K., 15.02.2024)
  • Mahkemelerin 2. fıkra kapsamında kimliğin saklanmasını kararlaştırırken, koruma tedbirinin hangi tehlikeye karşı alındığını gerekçelendirmesi gerektiği yönünde eğilim bulunmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2010/253 E., 2011/11 K., 01.02.2011)

Nasıl ispat edilir?

  • Gizli tanıklık talebinde bulunan taraf, kimliğin ortaya çıkmasının kendisi veya yakınları açısından ağır tehlike doğuracağını somut olgularla ispat etmelidir; bu iddia tehdit, takip gibi delillerle desteklenir. (Genel Kurul, 2023/98215 E., 31.07.2025)
  • Üçüncü fıkrada yokluk halinde dinleme talebinde bulunan taraf, ağır tehlike veya maddi gerçek açısından tehlikeyi ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Sanık, tanığın güvenilirliğini sınamak için soru sorma hakkını kullanabilir; bu hakkın kısıtlandığı iddiası, dinleme tutanağı ve ses-görüntü kaydıyla ispatlanır. (İkinci Bölüm, 2014/15652 E., 24.05.2018)
  • Kimlik bilgilerinin dosyada yer almadığı iddiası, dosyanın muhafaza şekli ve Cumhuriyet savcılığı ya da mahkemenin kayıtlarıyla belirlenir. (Birinci Bölüm, 2017/29275 E., 12.02.2020)
  • Örgüt faaliyeti şartının varlığı iddia edilen taraf tarafından ortaya konulmalı; bu şart gerçekleşmeden gizli tanıklık uygulanamaz. (8. Ceza Dairesi, 2021/16965 E., 2024/1365 K., 15.02.2024)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.201: Tanık beyanının dosyaya ve duruşmaya ilişkin usul hükümleri, bu maddedeki gizli tanıklık uygulamasının duruşma içi işleyişini tamamlar.
  • 5271 m.206: Sanığın delil toplanması ve tanık sorgulaması hakkına ilişkin düzenleme, üçüncü fıkradaki soru sorma hakkının sınırını belirler.
  • 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu: Dördüncü fıkrada atıf yapılan, tanıklık sonrası kimlik saklama ve güvenlik önlemlerini düzenleyen kanundur.
  • 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.20: Gerekçede, kimliğin açıklanmasının gerektiği hallerde başvurulabilecek koruma tedbirleri olarak anılmaktadır.

CMK m.59 — Tanığa söylenecek şeyler ve sorulacak sorular

Madde, tanık dinlenmeden önce yapılacak bilgilendirmeyi ve tanığa yöneltilebilecek ek soruları düzenler. Bilgilendirme kapsamında tanığa hakkında tanıklık yapacağı olay anlatılır, hazır bulunan sanık gösterilir veya sanık hazır değilse kimliği açıklanır; tanıklık sırasında sözü kesilmeden bildiklerini anlatması sağlanır. İkinci fıkra, tanıklık edilen konuları aydınlatmak ve tamamlamak için ayrıca soru sorulmasına olanak tanır. Madde, tanığın bu konulardaki ifadesinin kim tarafından ve hangi usulle alınacağını, yani mahkeme dışında alınan ifadeleri ve tanığın yemin ve uyarısını düzenlemez (m.58). Gizli tanık, kimlik koruma ve duruşma dışında ses ve görüntü aktarımı düzenlemez (m.58). Tanığa yapılacak yol gideri ve kayıp zaman tazminatı ödemesi bu maddede yer almaz; bu konu ayrı bir hükümle düzenlenmiştir. Tanığın dinlenmesine ilişkin ayrıntılı yemin ve tanıklıktan çekinme hakkı da ayrı maddelerde yer alır (m.55, m.58).

Tanığa söylenecek şeyler ve sorulacak sorular: hangi kavramlar bilinmeli?

Bilgilendirme
Tanık dinlenmeden önce mahkeme başkanı veya hâkim tarafından, hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak yapılan bilgi verme işlemidir. Tanığın hangi olay hakkında konuşacağını bilmesini sağlar.
Sanığın gösterilmesi
Hazır bulunan sanığın tanığa gösterilmesidir. Sanık hazır değilse bu işlem yapılmaz, bunun yerine sanığın kimliği tanığa açıklanır.
Sözün kesilmemesi
Tanığın tanıklık ettiği sırada anlatımının hâkim veya taraflarca bölünmemesi ilkesidir. Tanık, bildiklerini kendi anlatımıyla bütün olarak aktarabilmelidir.
Ek soru
İkinci fıkra uyarınca, tanıklık edilen konuları aydınlatmak, tamamlamak ve bilgilerinin dayandığı durumları değerlendirmek amacıyla tanığa yöneltilen sorulardır. Sorular bu üç amaçla sınırlıdır.
Bilgilerinin dayandığı durumlar
Tanığın olayı hangi yoldan, nasıl gördüğünü veya duyduğunu gösteren koşullardır. Tanığın beyanının güvenilirliğinin değerlendirilmesi için bu durumlar sorulabilir.

Tanığa söylenecek şeyler ve sorulacak sorular: hangi şartlar aranır?

  • Tanığın dinlenmesinden önce mahkeme başkanı veya hâkim tarafından, hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili bilgi verilmiş olmalıdır.
  • Hazır olan sanık tanığa gösterilmeli, sanık hazır değilse kimliği tanığa açıklanmalıdır.
  • Tanıktan tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenmelidir.
  • Tanık tanıklık ederken sözü kesilmemelidir.
  • Ek soru sorulacaksa, bu sorular tanıklık edilen konuları aydınlatmak, tamamlamak veya bilgilerinin dayandığı durumları değerlendirmek amacına yönelmiş olmalıdır.

Tanığa söylenecek şeyler ve sorulacak sorular: hangi sonuçları doğurur?

  • Bilgilendirme ve sözün kesilmemesi kuralı yerine getirilirse tanığın beyanı usulüne uygun biçimde alınmış olur.
  • Dinlemeden önce olayın anlatılması ve sanığın gösterilmesi ya da kimliğinin açıklanması yapılmazsa, bu eksiklik düzenleyici bir kuralın ihlali olarak değerlendirilir ve tek başına kanun yolu nedeni sayılmaz.
  • Tanığın sözü kesilirse bu hukuka aykırılık oluşturur; ancak bozma için bu aykırılıkla hüküm arasında nedensellik bağı aranır, bağ yoksa bozma nedeni olmaz.
  • Ek soru ikinci fıkradaki amaçlar dışında yöneltilirse, sorunun bu sınırın dışında kalması ayrı bir değerlendirme konusu olur.
  • Tanık, bilgilerinin dayandığı durumlar hakkında sorulara cevap vermelidir; bu sorular tanığın güvenilirliğini hâkimin değerlendirmesine olanak tanır.
  • Gizli tanık dinlenmesinde, tanığın güvenilirliği ile ilgili sorular sorulabileceği kabul edilmektedir.

Hazır sanık ile hazır olmayan sanık arasındaki fark nedir?

Sanığın duruşmada hazır bulunduğu hâlde, tanığa sanık fiziken gösterilir.

Sanığın hazır olmadığı hâlde, tanığa sanığın kimliği açıklanır.

Her iki durumda da tanığın sanığı tanıması veya kimliği bilmesi sağlanır; hangi işlemin yapılacağı sanığın hazır olup olmamasına bağlıdır.

Bilgilendirme ile ek soru arasındaki fark nedir?

Bilgilendirme, dinlemeden önce yapılan zorunlu işlemdir ve tanığın hangi olay hakkında konuşacağını kapsar.

Ek soru, tanık anlatımından sonra yöneltilebilen ve ikinci fıkrada sınırlanmış bir sorgulama aracıdır.

Bilgilendirme eksikliği dinlemenin usulüne ilişkindir; ek soru ise tanığın anlatımını denetlemeye yöneliktir ve yalnız fıkrada belirtilen amaçlarla sınırlıdır.

Düzenleyici kural ile kanun yolu nedeni arasındaki fark nedir?

Dinlemeden önce olayın anlatılması ve sanığın gösterilmesi düzenleyici niteliktedir.

Tanığın sözünün kesilmesi, hukuka aykırılık oluşturduğu için kanun yolu nedeni olabilir.

Bilgilendirme eksikliği tek başına kanun yolu nedeni sayılmaz; sözün kesilmesi ise nedensellik bağı araştırılarak bozma nedeni olabilir.

Tanığa söylenecek şeyler ve sorulacak sorular: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bilgilendirmenin tanığa dinlemeden önce yapılmasını atlamak; bu eksikliği hemen hukuka aykırılık sayıp bozma nedeni saymak, oysa düzenleyici kuralın ihlali olarak değerlendirilir ve nedensellik bağı aranır.
  • Sanık hazır olmadığında gösterme işlemini yapmaya çalışmak; bu durumda kimliğin açıklanması gerekir.
  • Tanığın anlatımını yarıda kesmek veya soruları ara vermeden yöneltmek; sözün kesilmemesi kuralına aykırı olur.
  • İkinci fıkradaki amaçlar dışında, tanığı yönlendiren veya telkin içeren sorular sormak.
  • Ek sorular ile tanığın anlatımındaki çelişkiyi giderme yükümlülüğünü yerine getirmeden tanık beyanına üstünlük tanımak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tanığın dinlenmesinden önce bilgilendirme ve sanığın gösterilmesi ya da kimliğinin açıklanması işlemlerinin yapılmaması, düzenleyici kuralın ihlali sayılmakta ve tek başına bozma nedeni kabul edilmemektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/10111 E., 2023/18874 K., 24.05.2023)
  • Tanığın sözünün kesilmesi hukuka aykırılık olarak değerlendirilmekte; ancak bozma kararı için hüküm üzerindeki etkisinin araştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/10111 E., 2023/18874 K., 24.05.2023)
  • Gizli tanık beyanına dayanılarak hüküm kurulamayacağı, başka delille desteklenmesi gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (5. Ceza Dairesi, 2021/2888 E., 2024/11157 K., 18.11.2024)
  • Gizli tanığın güvenilirliğine ilişkin sorular sorulabileceği ve bu sorular yönünden tanığın bilgilerinin dayandığı durumların araştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (5. Ceza Dairesi, 2021/2888 E., 2024/11157 K., 18.11.2024)
  • Tanığa ek soru yöneltilmesi ve bu sorularla tanığın anlatımındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği, giderilemezse hangi anlatıma neden üstünlük tanındığının açıklanması gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2021/10111 E., 2023/18874 K., 24.05.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Tanığın dinlemeden önce bilgilendirildiğini ve sanığın gösterildiğini ya da kimliğinin açıklandığını gösterme yükü, tutanak kayıtlarına göre mahkemededir; bu nedenle duruşma tutanağı temel delildir.
  • Sözün kesildiğini ileri süren taraf, bunu duruşma tutanağı veya ses ve görüntü kaydı ile ispatlamalıdır.
  • Hükmün sonucu üzerindeki etkiyi ileri süren taraf, tanık beyanının hüküm için belirleyici olduğunu ve aykırılıkla hüküm arasında bağ bulunduğunu ispatlamalıdır.
  • Ek soruların amacına uygunluğunu iddia eden taraf, sorunun tanıklık edilen konularla ilgili olduğunu gösterir; aksi iddia eden taraf bunu ispatlar.
  • Gizli tanık beyanına dayanılan hükümde, beyanın başka delille desteklendiği ispat yükü mahkemededir ve hüküm gerekçesinde gösterilmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.58: Tanığın kimliğinin tespiti, tanıklık yükümlülüğü, yemin ve uyarı gibi dinlemeye ilişkin ön işlemleri düzenler. Bu maddedeki bilgilendirmeden önce yapılması gereken işlemler oradadır.
  • 5271 m.55: Tanıklık yükümlülüğünü ve tanıklıktan çekinme hakkını düzenler; bu madde tanığın dinlenmesinin koşullarını tamamlar.

CMK m.60 — Tanıklıktan ve yeminden sebepsiz çekinme

Madde, yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanığa uygulanacak disiplin tedbirini düzenler. Bu kapsamda giderlere hükmedilmesi, disiplin hapsinin süresi ve üst sınırı, tedbirin sona ermesi, tedbiri uygulamaya yetkili hâkim ve disiplin hapsi kararına itiraz konularını içerir. Tanığın kendisi bakımından, tanıklıktan çekinme hakkı tanınan kişilerin çekinme sebepleri bakımından değil, yasal dayanağı olmadan çekinen tanık bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: tanıklıktan çekinebilecek kişilerin sayılması (m.45), meslek ve sürekli uğraşılar sebebiyle çekinme (m.46), kendini suçlayıcı sorulara cevap vermekten çekinme (m.48) ve yemin verilmeyecek tanıklar (m.50). Tanığa yargılama sırasında verilecek yaptırımlardan ayrı olarak, yemin ve tanıklık yükümlülüğünün kendisi de bu maddenin konusu değildir.

Tanıklıktan ve yeminden sebepsiz çekinme: hangi kavramlar bilinmeli?

Tanıklıktan çekinme
Kanunda sayılan kişilerin, tanık olarak dinlenirken tanıklık yapmayı reddetme hakkıdır. Yasal bir sebebe dayanmayan ret, bu maddedeki yaptırımlara yol açar.
Yeminden çekinme
Tanığın, tanıklık yaptıktan sonra yemin etmeyi reddetmesidir. Yasal dayanağı olmadan yapılan bu ret de madde kapsamındadır.
Disiplin hapsi
Tanığın yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlamak amacıyla verilen, cezalandırma niteliği taşımayan bir zorlama tedbiridir. Süresi üç ayı geçemez ve tanığın yükümlülüğüne uyması halinde derhal sona erer.
Naip hâkim ve istinabe olunan mahkeme
Tanığın dinlenmesi için başka bir yerde görevlendirilen hâkim ve talimat yoluyla dinleme yapan mahkemedir. Bu merciler de disiplin tedbirini uygulayabilir.
Sulh ceza hâkimi
Soruşturma evresinde tanığa disiplin tedbiri uygulamaya yetkili hâkimdir.

Tanıklıktan ve yeminden sebepsiz çekinme: hangi şartlar aranır?

  • Tanığın, kanunda sayılan bir tanıklıktan çekinme sebebi bulunmadan tanıklıktan veya yeminden çekinmiş olması gerekir.
  • Çekinmenin bu hallerden birine dayanmaması, yani yasal bir sebep olmaması gerekir.
  • Tedbiri almaya yetkili merci, naip hâkim, istinabe olunan mahkeme veya soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi olmalıdır.
  • Tedbir, tanığın yemin veya tanıklık yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlamak amacıyla ve dava hakkında hüküm verilinceye kadar uygulanmalıdır.
  • Disiplin hapsi üç ayı geçmemelidir.
  • Tanığın, tanıklık ya da yemin yükümlülüğüne uygun davranması halinde tedbirin derhal sona ermesi gerekir.
  • Aynı dava veya aynı işe ilişkin diğer davada tedbirin tekrar uygulanmaması için, önceki tedbirin süreler suçun türüne göre tümüyle uygulanmış olması gerekir.

Tanıklıktan ve yeminden sebepsiz çekinme: hangi sonuçları doğurur?

  • Yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında, bundan doğan giderlere hükmedilir.
  • Tanık hakkında, tanıklık veya yemin yükümlülüğünü yerine getirtmek amacıyla dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve en fazla üç ay süreyle disiplin hapsi verilebilir.
  • Tanık yükümlülüğüne uygun davrandığında disiplin hapsinden derhal serbest bırakılır.
  • Tedbir, davanın görüldüğü sırada alınmış ve süreler suçun türüne göre tümüyle uygulanmışsa aynı dava veya aynı işe ilişkin diğer davada tekrar edilemez.
  • Disiplin hapsi kararına itiraz edilebilir.
  • Tanığın çekinme sebebinin yasal olması halinde bu madde uygulanmaz; tanık, kanunda sayılan çekinme hakkını kullanmış olur.

Tanıklıktan çekinme ile yeminden çekinme arasındaki fark nedir?

Tanığın tanıklık yapmayı reddetmesidir. Kanunda sayılan bir sebep varsa çekinme hukuka uygundur.

Tanığın tanıklık yaptıktan sonra yemin etmeyi reddetmesidir. Tanık yemin etmekten çekinebilir, hâkim ise yemin verip vermemeyi takdir eder.

Her ikisinde de yasal sebep yoksa madde uygulanır. Yemin çekinmesinde tanık zaten tanıklık yapmış olduğundan tedbirin amacı yemin yükümlülüğünü yerine getirtmektir.

Naip hâkim ve istinabe olunan mahkeme ile soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi arasındaki fark nedir?

Naip hâkim ve istinabe olunan mahkeme, dava yargılama aşamasında tanığın dinlenmesi için görevlendirilmiş mercilerdir.

Sulh ceza hâkimi, soruşturma evresinde tedbiri uygulayan hâkimdir.

Tedbiri hangi merciin uygulayacağı, tanığın dinlendiği evrenin ve görevlendirmenin türüne göre belirlenir.

Tedbirin uygulanması ile tanığın yükümlülüğüne uyması arasındaki fark nedir?

Tanık yükümlülüğüne uyarsa disiplin hapsi sürdürülemez.

Tanık yükümlülüğe uymazsa üç aya kadar disiplin hapsi sürer.

Uyum halinde tedbir derhal sona erer; uyumsuzlukta tedbir hüküm verilinceye kadar veya üç ay sınırına kadar devam eder.

Tanıklıktan ve yeminden sebepsiz çekinme: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yasal bir sebep bulunan çekinmeyi de yasal sebep olmaksızın çekinme saymak; bu durumda tedbir uygulanamaz.
  • Disiplin hapsinin süresini üç ayla sınırlı olmadığını düşünmek; en fazla üç ay uygulanabilir.
  • Tedbiri, dava hakkında hüküm verilmesinden sonra da sürdürmek; tedbir hüküm verilinceye kadardır.
  • Tanık yükümlülüğüne uyduktan sonra tedbirin kaldırılmasını geciktirmek; tanık derhal serbest bırakılmalıdır.
  • Aynı dava veya aynı işe ilişkin diğer davada tedbirin tekrar uygulanabileceğini düşünmek; önceki tedbir süreleri tümüyle uygulanmışsa tekrar edilemez.
  • Soruşturma evresinde tedbiri naip hâkim veya istinabe mahkemesinin uygulayabileceğini sanmak; bu evrede yetkili merci sulh ceza hâkimidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, tanığın dinlenmesi sırasında ayrıntılı beyanın alınmadan yalnızca önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirtmekle yetinmesini usule aykırı kabul etmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/27772 E., 2024/5098 K., 22.04.2024)
  • Tanığa çekinme haklarının hatırlatılmadan yeminsiz dinlenmesi, yasal dayanak olmadığı halde yapılan bir usul hatası olarak değerlendirilmektedir. (9. Ceza Dairesi, 2021/24520 E., 2026/757 K., 05.02.2026)
  • Tanığın yasal bir sebep olmadan tanıklıktan çekinmesi halinde, madde uyarınca tedbir uygulanabileceği ve yargılama işlemlerinde buna ilişkin kararın gerekçelendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/25738 E., 2024/3579 K., 19.03.2024)
  • Madde 60 uyarınca verilen kararlar temyiz edilebilmekte; yokluğunda yargılama yapılan ve davadan haberdar edilmeyen katılan kurum bakımından bu hak tanınmaktadır. (7. Ceza Dairesi, 2022/5793 E., 2023/5111 K., 23.05.2023; 7. Ceza Dairesi, 2021/11017 E., 2023/4793 K., 16.05.2023)
  • Disiplin hapsine ilişkin kararın temyizi bakımından, tedbirin madde hükmü gereğince incelenmesi uygulamada kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/17071 E., 2023/23846 K., 08.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Disiplin tedbirini talep eden taraf veya tedbiri uygulayacak merci, tanığın yasal bir sebep olmaksızın çekindiğini ispatla yükümlüdür; çekinme beyanı tutanağa geçirilmelidir.
  • Tanığın çekinmesinin yasal sebebe dayanıp dayanmadığı, kanundaki akrabalık, meslek veya kendini suçlama sebeplerine bakılarak tespit edilir.
  • Tanığın çekinme haklarının dinlenmeden önce hatırlatıldığını gösteren tutanak, tedbirin hukuka uygunluğu bakımından temel delildir.
  • Tanık, yükümlülüğe uyduğunu beyan ederek tedbirin kaldırılmasını ister; bu konuda tanığın beyanı ile tutanak birlikte değerlendirilir.
  • Disiplin hapsi kararına karşı itiraz eden taraf, kararın dayanağını ve gerekçesini eleştirmekle yükümlüdür; mahkeme itirazı karara bağlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.45: Akrabalık ve evlilik gibi tanıklıktan çekinme sebeplerini düzenler. Madde 60, bu sebeplerin dışında kalan çekinmelere uygulanır.
  • 5271 m.46: Meslek ve sürekli uğraşılar sebebiyle çekinme hallerini düzenler; bu hallerde çekinme yasal sebep sayılır ve disiplin tedbiri doğmaz.
  • 5271 m.48: Tanığın kendisini veya yakınlarını suçlayıcı sorulara cevap vermekten çekinmesini düzenler; bu çekinme de yasal sebep oluşturur.
  • 5271 m.50: Yeminsiz dinlenecek tanıkları sayar; bu kişiler bakımından yemin çekinmesi ve buna bağlı tedbir söz konusu olmaz.

CMK m.61 — Tanığa verilecek tazminat ve giderler

Madde, Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrılan tanığa, kaybettiği zamanla orantılı bir tazminat verilmesini ve hazır olmak için yaptığı yol, ikamet ve beslenme giderlerinin karşılanmasını düzenler. Ayrıca bu tazminat ve giderlerden hiçbir vergi, resim ve harç alınmayacağını öngörür. Maddede tanığın dinlenme usulü, tanıklıktan kaçınma hâlinde uygulanacak disiplin hapsi ve tanık beyanının değerlendirilmesi düzenlenmez; bu konular ilgili tanıklık hükümlerinde yer alır. Tanığın kimliğinin gizlenmesi (m.58) ile tanıklıktan çekinme hakkı ve yemin yükümlülüğü (m.45 ve m.51) de bu maddenin kapsamı dışındadır. Tanığın mahkemeye çağrılmamış, yalnızca sanık tarafından getirilmiş olması hâlinde tazminat talep edemeyeceği de bu maddeden değil, yerleşik açıklamalardan anlaşılır.

Tanığa verilecek tazminat ve giderler: hangi kavramlar bilinmeli?

Tanık tazminatı
Çağrılan tanığın tanıklık için ayırdığı zamanın karşılığı olarak ödenen paradır. Tutarı her yıl Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre belirlenir ve kaybedilen zamanla orantılıdır.
Tanık giderleri
Tanığın hazır olmak için yaptığı yol masrafları ile tanıklığa çağrıldığı yerdeki ikamet ve beslenme harcamalarıdır. Yalnızca tanığın seyahat etmek zorunda kalması hâlinde gündeme gelir.
Tarife
Adalet Bakanlığınca her yıl hazırlanan ve tazminatın üst ölçüsünü belirleyen ücret cetvelidir. Tazminatın tutarı bu tarifeye bağlıdır.
Çağrılan tanık
Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından usulüne uygun çağrılmış kişidir. Tazminat hakkı bu sıfata bağlıdır; çağrılmadan hazır edilen kişi bu kapsamda değildir.

Tanığa verilecek tazminat ve giderler: hangi şartlar aranır?

  • Tanığın Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrılmış olması gerekir.
  • Tazminatın, tanığın kaybettiği zamanla orantılı olması ve Adalet Bakanlığınca her yıl hazırlanan tarifeye uygun belirlenmesi gerekir.
  • Tanığın hazır olmak için seyahat etmek zorunda kalmış olması hâlinde yol giderleri ile çağrıldığı yerdeki ikamet ve beslenme giderlerinin karşılanması gerekir.
  • Tazminat ve giderlerin ödenmesinde hiçbir vergi, resim ve harç alınmaması gerekir.

Tanığa verilecek tazminat ve giderler: hangi sonuçları doğurur?

  • Çağrılan tanığa, kaybettiği zamanla orantılı tazminat ödenir.
  • Tanığın seyahat etmesi zorunluysa yol giderleri ile çağrıldığı yerdeki ikamet ve beslenme giderleri de karşılanır.
  • Tazminat ve giderlerden vergi, resim veya harç alınmaz.
  • Tanık, çağrılmamış ve yalnızca sanık tarafından getirilmiş ise bu madde kapsamında tazminat talep edemez.
  • Tazminatın verilmesi için tanığın ayrıca istemesi gerekmez; mahkeme kendiliğinden hükmeder.

Çağrılan tanık ile çağrılmadan hazır edilen tanık arasındaki fark nedir?

Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrılan tanık, maddenin kapsamına girer.

Çağrılmamış, yalnızca sanık tarafından dinlenmesi için hazır edilmiş tanık maddenin kapsamında değildir.

Çağrılmamış tanık tazminat isteyemez; çağrılan tanığın tazminatı ise mahkemece kendiliğinden hükmedilmelidir.

Tazminat ile yol ve konaklama giderleri arasındaki fark nedir?

Tazminat, tanığın kaybettiği zamana bağlı ve tarifeye göre belirlenen bir karşılıktır.

Giderler, tanığın hazır olmak için seyahat etmesi veya çağrıldığı yerde kalması hâlinde doğan gerçek harcamalardır.

Giderler yalnızca seyahat zorunluluğu varsa karşılanır; tazminat ise bu koşula bağlı değildir.

Tanığa verilecek tazminat ve giderler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tazminatın yalnızca tanığın istemesi üzerine ödenebileceğini düşünmek; mahkeme tazminata kendiliğinden hükmetmelidir.
  • Çağrılmadan sanık tarafından getirilen tanığa bu madde uyarınca tazminat ödemek.
  • Tazminat ve giderlerden harç veya vergi kesmek; bu tutarlar vergi, resim ve harçtan muaftır.
  • Giderleri tanığın seyahat zorunluluğu olmadan da karşılamak; giderler ancak seyahat zorunluluğu varsa ödenir.
  • Tazminat tutarını kanun metninden doğrudan belirlemeye çalışmak; tutar Adalet Bakanlığı tarifesine bağlıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tanığa tazminat ve gider ödenmesinin kendiliğinden yapılması gerektiği, tanığın istemesinin beklenmemesi gerektiği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/16639 E., 2023/24933 K., 29.11.2023)
  • Tanıklara tazminat ve gider isteyip istemediklerinin sorulmamasının 5271 sayılı Kanun'un 61. maddesine aykırılık oluşturduğu kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/16639 E., 2023/24933 K., 29.11.2023)
  • Uygulamada yalnızca Adalet Bakanlığı tarifesinde belirlenen ücretin ödendiği, bu ücretin yeterli bulunmadığı belirtilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Tazminat ve giderleri talep eden tanık, çağrı belgesi ile tanıklık yaptığını ortaya koymalıdır; çağrı yazısı ve tutanak bu bakımdan temel delildir.
  • Seyahat zorunluluğu varsa tanık, yol ve konaklama harcamalarını belgeleriyle (bilet, fatura, konaklama kaydı) ispatlamalıdır.
  • Tanığın kaybettiği zaman, Adalet Bakanlığı tarifesine göre orantılı olarak hesaplanır; hesap için mahkemenin tarife ve tanıklık süresini gösteren kayıtlara dayanması gerekir.
  • Tanığın çağrılmadan hazır edildiği iddia edilirse, bu durumun çağrı yokluğu ile ispatı mahkemenin tutanağına ve dosya kayıtlarına göre yapılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 sayılı Kanun m.58: Tanığın kimliğinin gizlenerek dinlenmesi düzenlenir; bu madde tazminat ve gider hakkını değil, tanığın korunmasını konu alır.
  • 5271 sayılı Kanun m.45: Tanıklıktan çekinme hakkını düzenler; bu hak tanığın tazminat hakkını doğurmaz, ancak tanıklık yükümlülüğünün sınırını belirler.
  • 5271 sayılı Kanun m.51: Yeminden çekinme hakkını düzenler; tazminat ve giderlere ilişkin bir hüküm içermez.

Süreler

SüreMaddeHüküm
üç ayım.60(1) Yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında, bundan doğan giderlere hükmedilmekle beraber, yemininin veya tanıklığının gerçekleştirilmesi için dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve her hâlde üç ayı…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

42 karar
  1. 2018/137 E., 2022/86 K., 30.06.2022
    İlgili madde: m.56
  2. Ceza Genel Kurulu, 2010/253 E., 2011/11 K., 01.02.2011
    İlgili madde: m.58
  3. 9. Ceza Dairesi, 2021/24520 E., 2026/757 K., 05.02.2026
    İlgili madde: m.60
  4. 3. Ceza Dairesi, 2022/36887 E., 2026/1127 K., 15.01.2026
    İlgili madde: m.54
  5. 6. Ceza Dairesi, 2024/1351 E., 2025/10788 K., 04.12.2025
    İlgili madde: m.54
  6. 3. Ceza Dairesi, 2022/21414 E., 2025/25680 K., 06.11.2025
    İlgili madde: m.54
  7. 3. Ceza Dairesi, 2022/39173 E., 2025/24877 K., 23.10.2025
    İlgili madde: m.54
  8. 11. Ceza Dairesi, 2023/7244 E., 2025/12193 K., 24.09.2025
    İlgili madde: m.56
  9. 11. Ceza Dairesi, 2024/2507 E., 2025/12194 K., 24.09.2025
    İlgili madde: m.56
  10. 11. Ceza Dairesi, 2025/1191 E., 2025/12192 K., 24.09.2025
    İlgili madde: m.56
Diğer 32 karar
  1. 11. Ceza Dairesi, 2023/5425 E., 2025/11117 K., 10.09.2025
    İlgili madde: m.56
  2. 11. Ceza Dairesi, 2024/616 E., 2025/11200 K., 10.09.2025
    İlgili madde: m.56
  3. 6. Ceza Dairesi, 2023/19611 E., 2025/5152 K., 12.05.2025
    İlgili madde: m.53
  4. 6. Ceza Dairesi, 2025/1540 E., 2025/4578 K., 28.04.2025
    İlgili madde: m.53
  5. 8. Ceza Dairesi, 2024/248 E., 2025/2852 K., 10.04.2025
    İlgili madde: m.53
  6. 8. Ceza Dairesi, 2024/2428 E., 2025/1932 K., 11.03.2025
    İlgili madde: m.53, m.54
  7. 1. Ceza Dairesi, 2025/52 E., 2025/1060 K., 13.02.2025
    İlgili madde: m.55
  8. 2. Ceza Dairesi, 2021/21359 E., 2024/17999 K., 27.11.2024
    İlgili madde: m.53
  9. 5. Ceza Dairesi, 2021/2888 E., 2024/11157 K., 18.11.2024
    İlgili madde: m.59
  10. 9. Ceza Dairesi, 2021/16328 E., 2024/7411 K., 17.09.2024
    İlgili madde: m.53
  11. 4. Ceza Dairesi, 2021/27772 E., 2024/5098 K., 22.04.2024
    İlgili madde: m.60
  12. 8. Ceza Dairesi, 2022/1534 E., 2024/3075 K., 04.04.2024
    İlgili madde: m.61
  13. 10. Ceza Dairesi, 2024/1311 E., 2024/17346 K., 02.04.2024
    İlgili madde: m.58
  14. 4. Ceza Dairesi, 2021/25738 E., 2024/3579 K., 19.03.2024
    İlgili madde: m.60
  15. 8. Ceza Dairesi, 2021/16965 E., 2024/1365 K., 15.02.2024
    İlgili madde: m.58
  16. 4. Ceza Dairesi, 2021/16639 E., 2023/24933 K., 29.11.2023
    İlgili madde: m.61
  17. 4. Ceza Dairesi, 2021/17071 E., 2023/23846 K., 08.11.2023
    İlgili madde: m.60
  18. 4. Ceza Dairesi, 2021/10111 E., 2023/18874 K., 24.05.2023
    İlgili madde: m.59
  19. 7. Ceza Dairesi, 2022/5793 E., 2023/5111 K., 23.05.2023
    İlgili madde: m.60
  20. 7. Ceza Dairesi, 2021/11017 E., 2023/4793 K., 16.05.2023
    İlgili madde: m.60
  21. 2. Ceza Dairesi, 2023/10306 E., 2023/2160 K., 26.04.2023
    İlgili madde: m.55
  22. 9. Ceza Dairesi, 2021/16357 E., 2023/1057 K., 02.03.2023
    İlgili madde: m.61
  23. 8. Ceza Dairesi, 2020/11158 E., 2023/862 K., 28.02.2023
    İlgili madde: m.54
  24. 11. Ceza Dairesi, 2021/18351 E., 2023/385 K., 06.02.2023
    İlgili madde: m.61
  25. 10. Ceza Dairesi, 2022/9673 E., 2022/13392 K., 19.12.2022
    İlgili madde: m.61
  26. 3. Ceza Dairesi, 2014/41437 E., 2014/42183 K., 17.12.2014
    İlgili madde: m.57
  27. 1. Ceza Dairesi, 2009/2338 E., 2010/883 K., 17.02.2010
    İlgili madde: m.57
  28. Genel Kurul, 2018/313 E., 18.09.2025
    İlgili madde: m.61
  29. Genel Kurul, 2023/98215 E., 31.07.2025
    İlgili madde: m.58
  30. Birinci Bölüm, 2022/36138 E., 30.07.2025
    İlgili madde: m.59
  31. Birinci Bölüm, 2017/29275 E., 12.02.2020
    İlgili madde: m.58
  32. İkinci Bölüm, 2014/15652 E., 24.05.2018
    İlgili madde: m.58

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 3. Tanıklık, Bilirkişi İncelemesi, Keşif bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış