Harçlar Kanunu › Kısımlar arasında müşterek hükümler

Genel muaflıklar ve istisnalar, mükellefiyetle ilgili genel hükümler

Harçlar Kanunu m.123–134İcra Müdürlüğü MevzuatıSon değişiklik: 09.06.2021 (m.132)

Kısaca

Harçlar Kanunu m.123, özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerin ve istisna edilen işlemlerin harçtan muafiyetini düzenler. Harçlar Kanunu m.124, yabancı devletlerin Türkiye'deki elçi, maslahatgüzar ve konsolosları ile elçilik ve konsolosluklarına mensup, gönderen devlet uyruğunda bulunan memurların ve Türkiye'de resmi bir göreve atananların, bu sıfatlarından dolayı yaptıkları harca konu işlemleri harç muafiyetine bağlamaktadır.

Kapsam

Bu konu, Harçlar Kanunu m.123–134 hükümlerini kapsar.

Harçlar Kanunu m.123 — Özel kanunlardaki hükümler

Madde, özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerin ve istisna edilen işlemlerin harçtan muafiyetini düzenler. Ayrıca iş mahkemelerinde işçi ve çıraklar lehine açılan davalar ile bu mahkemelerden alınan ilamların takibinde muafiyetin hangi ücret düzeyindeki işçiler bakımından uygulanacağını belirler. Fıkra fıkra sıralanan bir dizi işlem türünü (anonim ve limited şirketlerin kuruluş ve sermaye işlemleri, bankacılık ve kredi işlemleri, kira sertifikası, yatırım teşvik ve benzeri işlemler, öğrenci kredisi sözleşmeleri, kamu özel iş birliği fonları) harç dışı bırakır. Maddenin son fıkrası, muafiyet hükümlerinin keşif harcı ile haciz, teslim ve satış harcı bakımından uygulanmayacağını söyler. Maddenin konusu dışında kalan hususlar: harcın doğduğu ve ödendiği anlar (m.28 ve devamı), yargı harçlarının tarifesi (1 sayılı tarife), Harçlar Kanunu'nun kendi istisna maddesi (m.13) ve iş davalarında yargılama giderlerinin hükümde tahsili (m.33) ile yargılama giderlerinin takdiri ve adli yardım (6100 sayılı Kanun) bu maddede düzenlenmez.

Özel kanunlardaki hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?

Muafiyet (kişiye bağlı)
Belirli bir kişinin, hangi işlemi yaparsa yapsın harçtan muaf tutulmasıdır. Madde, muafiyetin özel kanunlardan kaynaklanabileceğini kabul eder.
İstisna (işleme bağlı)
Belirli bir işlemin, yapan kişi ne olursa olsun harç dışında bırakılmasıdır. Fıkra 2 ve sonrasındaki düzenlemeler bu nitelikte işlem istisnalarıdır.
Asgari ücret ölçütü
İş davalarında muafiyetin sınırını belirleyen ölçüttür. 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgari ücreti geçmeyen gündelik veya aylık ücretli işçi ve çıraklar bakımından muafiyet uygulanır.
Kira sertifikası ihracına dayanak varlık
Kira sertifikası ihracına konu olan her türlü varlık ve hakları ifade eder. Bu varlık ve haklar üzerindeki devir, alım, satım, kiralama ve vekaleten yönetim işlemleri fıkra 3 kapsamında istisnadır.
Yatırım mali ve yatırım dönemi
Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki yatırım malları ve gayri maddi haklar için fıkra 4 istisnası, belgenin kapsadığı yatırım dönemiyle sınırlı olarak uygulanır.
Keşif harcı ve haciz, teslim ve satış harcı
Son fıkra uyarınca muafiyet hükümlerinin uygulanmadığı iki harç türüdür. Bu harçlar hakkında muafiyet, madde metninde yer alan hükümlerle kurulmuş olsa bile geçerli değildir.

Özel kanunlardaki hükümler: hangi şartlar aranır?

  • Muafiyetin kişiye bağlı olarak uygulanabilmesi için muaf kişinin özel bir kanunla harçtan muaf tutulmuş olması gerekir.
  • İşleme bağlı istisnanın uygulanabilmesi için yapılan işlemin madde metninde sayılan işlemlerden biri olması gerekir; işlemi kimin yaptığı ayrıca aranmaz.
  • İş mahkemelerindeki dava ve ilam takiplerinde muafiyetin uygulanabilmesi için davacı ya da takip alacaklısının İş Kanununa tabi işçi veya çırak olması gerekir.
  • İşçi veya çırak muafiyetinden yararlanabilmek için gündelik veya aylık ücretinin 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgari ücreti geçmemesi gerekir.
  • Fıkra 2 ve sonrasındaki işlem istisnalarından yararlanılabilmesi için işlemin ilgili fıkrada sayılan türden olması gerekir.
  • Keşif harcı ve haciz, teslim ve satış harcı bakımından muafiyet hükmü uygulanmaz; bu harçlarda muafiyet kurulamaz.
  • Yargı harçları, fıkra 2 ve fıkra 10 uyarınca bazı istisnalarda hariç tutulmuştur; bu nedenle bu işlemlerde yargı harcı ödenmesi gerekir.

Özel kanunlardaki hükümler: hangi sonuçları doğurur?

  • Özel kanunla muaf tutulan kişinin yaptığı işlemler harçtan muaftır; muafiyet yalnız bu kişiye tanınmıştır.
  • Madde metninde sayılan işlemler, işlemi yapan kişi ne olursa olsun harçtan müstesnadır.
  • İş mahkemelerinde ücreti asgari ücreti geçmeyen işçi ve çırakların dava ve ilam takiplerinde harç alınmaz.
  • Ücreti asgari ücreti aşan işçi ve çırakların bu davalarında muafiyet uygulanmaz ve harç alınır.
  • Yargı harçları, fıkra 2 ve fıkra 10 uyarınca istisna edilen işlemlerde de ödenmelidir; bu fıkralarda yargı harçları açıkça dışarıda bırakılmıştır.
  • Keşif harcı ve haciz, teslim ve satış harcı bakımından muafiyet hükümleri uygulanmaz; bu harçlar muafiyet kapsamında sayılmaz.
  • Maddede sayılan istisnaların hiçbiri, kapsamı dışındaki bir işleme kıyasen uygulanamaz; istisna dar yorumlanır.

Kişiye bağlı muafiyet ile işleme bağlı istisna arasındaki fark nedir?

Kişiye bağlı muafiyette belirli bir kişi, yaptığı her işlem bakımından harçtan muaftır. Madde ilk fıkrada özel kanunlarla muaf tutulan kişileri bu gruba alır.

İşleme bağlı istisnada işlemin türü belirleyicidir; işlemi yapan kişi önemsizdir. Fıkra 2 ve sonrasındaki düzenlemeler bu gruptadır.

Kişi muafiyeti yalnız o kişiye tanındığı için başka tarafın yaptığı işlem harca tabi kalabilir. İşlem istisnasında ise işlemi yapan kişiye bakılmaksızın harç alınmaz.

İş davası muafiyeti ile genel yargılama arasındaki fark nedir?

İş mahkemelerindeki işçi ve çırak davaları ile ilamların takibinde, ücreti asgari ücreti geçmeyen işçi ve çıraklar harçtan muaf tutulur.

Ücreti asgari ücreti aşan işçi ya da işçi olmayan taraflar genel hükümlere tabidir ve harç öder.

Aynı iş davası içinde taraflardan biri muaf, diğeri harç ödeyici olabilir. Muafiyet ücret ölçütüne bağlıdır.

Genel istisnalar ile keşif ve haciz harçları arasındaki fark nedir?

Fıkra 2 ve sonrasındaki istisnalar, sayılan işlemlerin harçtan bağışıklığını sağlar.

Son fıkra keşif harcı ile haciz, teslim ve satış harcını bu muafiyetlerin dışında bırakır.

Bu iki harçta muafiyet ya da istisna hükmü olsa bile uygulanmaz; harç alınır.

Özel kanunlardaki hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kişiye bağlı muafiyet ile işleme bağlı istisnayı karıştırmak; muafiyetin işlemi yapan kişiye değil işlemin niteliğine bağlı olduğunu sanmak.
  • İş davası muafiyetinde ücret ölçütünü atlayıp her işçi ve çırağa muafiyet uygulamak; asgari ücreti aşan işçinin harçtan muaf olduğunu düşünmek.
  • Son fıkrayı gözden kaçırıp keşif harcı ya da haciz, teslim ve satış harcında muafiyet tanımak.
  • Fıkra 2'nin yargı harçlarını da kapsadığını sanmak; fıkra 2 açıkça yargı harçlarını hariç tutar.
  • Fıkra 10'un yargı harçlarını da hariç tutmadığını düşünmek; bu fıkrada yargı harçları hariç tutulmamıştır, bu nedenle bu fıkra ile ilgili hata yapılmaması gerekir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İş davalarında muafiyetin uygulanabilmesi için davacının işçi ya da çırak olması ve ücretinin asgari ücret ölçütünü aşmaması aranmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/558 E., 2012/1359 K., 26.12.2012; Hukuk Genel Kurulu, 2012/86 E., 2012/293 K., 11.04.2012)
  • Maddede sayılan işlemlerin muafiyetinin kapsamı dar yorumlanmakta, sayılmayan işlemlere genişletilmemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2011/847 E., 2012/143 K., 14.03.2012)
  • Harçtan muafiyet tanınan bir işlemde muafiyet, o işlemin hukuki niteliğine bağlı olarak değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2010/732 E., 2011/134 K., 13.04.2011)

Nasıl ispat edilir?

  • Muafiyetten yararlanmak isteyen taraf, kişisel muafiyetini (özel kanun hükmünü) ya da işlemin madde kapsamında olduğunu ileri sürer ve bunu ispatlar.
  • İş davasında muafiyetten yararlanacak işçi ya da çırak, İş Kanununa tabi olduğunu ve ücretinin asgari ücret ölçütünü aşmadığını iş sözleşmesi, bordro veya ücret belgeleriyle ispatlar.
  • Karşı taraf, işçinin ücretinin asgari ücreti aştığını ya da işlemin istisna kapsamında olmadığını ileri sürerse, bu savunmayı kendisi ispatlamak zorundadır.
  • Keşif harcı ya da haciz, teslim ve satış harcında muafiyet iddiası ileri süren taraf, son fıkranın bu harçlara muafiyet tanımadığı sonucu karşısında iddiasını dayanaktan yoksun bulur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.13: Harçtan müstesna işlemleri ayrıca sayar; m.123'teki işlem istisnalarıyla birlikte okunur. Muafiyet ve istisna sınırlarının karşılaştırılmasında kullanılır.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.14: Erler ve ihtiyaçları Devlet tarafından deruhde edilen onbaşı ve çavuşlar için kişiye bağlı muafiyet getirir; kişi muafiyetinin bir örneğidir.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.33: İş mahkemelerinde işçiler lehine hükmedilen hak ve alacakların takibinde harcın borçludan tahsilini düzenler; m.123'teki iş muafiyeti ile birlikte uygulanır.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28: Nispi harçların ödeme zamanını belirler; m.123'teki muafiyetin dışında kalan işlemlerde harcın ne zaman ödeneceğini gösterir.

Harçlar Kanunu m.124 — Diplomat muaflığı

Madde, yabancı devletlerin Türkiye'deki elçi, maslahatgüzar ve konsolosları ile elçilik ve konsolosluklarına mensup, gönderen devlet uyruğunda bulunan memurların ve Türkiye'de resmi bir göreve atananların, bu sıfatlarından dolayı yaptıkları harca konu işlemleri harç muafiyetine bağlamaktadır. Muafiyet, karşılıklılık şartına bağlıdır. Madde, harç yükümlülüğünün kişiye değil işleme bakan genel istisnaları, muafiyetin kapsamını ve harç tarifesindeki tutarları düzenlemez. Harçtan müstesna işlemler (m.13) ile harçtan muaf kişiler (m.14) ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Diplomatik ve konsüler temsilcilerin yargı bağışıklığı, icra bağışıklığı ve tebligat konuları ise harç hukukunun değil uluslararası hukuk ve usul hukukunun konusudur ve bu maddede yer almaz.

Diplomat muaflığı: hangi kavramlar bilinmeli?

Harç muafiyeti
Kişinin, belirli bir sıfatla yaptığı işlemler bakımından harç ödeme yükümlülüğünden kanunen kurtulmasıdır. Muafiyet işleme değil kişinin sıfatına bağlıdır.
Karşılıklılık
Yabancı devletin Türkiye'deki temsilcilerine tanıdığı muafiyetin, Türkiye'nin o devletteki temsilcilerine de aynı ölçüde tanınmasını ifade eder. Karşılıklılık yoksa muafiyet doğmaz.
Gönderen devletin uyruğu
Muafiyetten yararlanan elçilik ve konsolosluk memurunun, temsil ettiği yabancı devletin vatandaşı olmasıdır. Türk uyruklu memurlar bu kapsamda değildir.

Diplomat muaflığı: hangi şartlar aranır?

  • Muafiyetten yararlanan kişinin yabancı bir devletin Türkiye'deki elçi, maslahatgüzar ya da konsolosu, ya da bu devletin elçilik veya konsolosluğuna mensup bir memur olması gerekir.
  • Mensup memurun, o memleketin uyruğunda bulunması gerekir.
  • Ya da kişinin Türkiye'de resmi bir göreve memur edilmiş olması gerekir.
  • Harca konu işlemin bu sıfattan dolayı yapılmış olması gerekir; sıfat dışında yapılan özel işlemler kapsam dışındadır.
  • Karşılıklılık şartının gerçekleşmiş olması gerekir; bu şart olmadan muafiyet tanınmaz.

Diplomat muaflığı: hangi sonuçları doğurur?

  • Şartlar gerçekleştiğinde, ilgili işlemler bu kanunda yazılı harçlardan muaf olur ve harç alınmaz.
  • Karşılıklılık şartı gerçekleşmezse muafiyet tanınmaz ve işlem normal harca tabi olur.
  • Gönderen devlet uyruğunda olmayan mensup memurlar bu maddeden yararlanamaz.
  • Muafiyet yalnızca sıfattan dolayı yapılan işlemleri kapsar; özel işlemler için harç ödenir.
  • Muafiyetin kapsamı ve tutarları, hükmün yapısından ayrı olarak kanunun diğer maddeleri ve tarifeye göre belirlenir.

Elçi-konsolos ile mensup memur: fark nedir?

Elçi, maslahatgüzar ve konsoloslar doğrudan sayılmıştır ve sıfatları yeterlidir.

Elçilik ve konsolosluğa mensup memurların ise gönderen devlet uyruğunda olması aranır.

Mensup memur Türk uyruklu ise maddenin muafiyeti uygulanmaz.

Resmi görev ile özel işlem: fark nedir?

Kişinin Türkiye'de resmi göreve memur edilmiş olması ve bu sıfatla yapılan işlemler kapsama girer.

Aynı kişinin özel hayatına ilişkin işlemleri bu sıfata bağlı değildir.

Özel işlemler için muafiyet aranamaz; harç ödenir.

Madde 13 ile Madde 14: fark nedir?

Madde 13 işlemi esas alarak muafiyet tanır ve işlemin kimin yaptığına bakmaz.

Bu madde ise kişiyi esas alır ve kişinin sıfatına bağlı olarak muafiyet verir.

Bu maddenin uygulanması için karşılıklılık şartı aranır; m.13 bentlerinde böyle bir şart yoktur.

Diplomat muaflığı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi kişi bazlı muafiyet olarak değerlendirip karşılıklılık şartını atlamak; bu şart aranmadan muafiyet tanınamaz.
  • Mensup memurun uyruğunu sorgulamadan muafiyet tanımak; gönderen devlet uyruğu şartı ayrıca aranmalıdır.
  • Muafiyeti kişinin tüm işlemlerine yaymak; yalnızca sıfattan dolayı yapılan işlemler kapsamdadır.
  • Bu maddeyi m.13 veya m.14 ile karıştırmak; her birinin şartları ve yapısı farklıdır.
  • Diplomatik yargı bağışıklığını harç muafiyetiyle eşdeğer saymak; iki kurum farklı hukuki alanlara aittir.

Nasıl ispat edilir?

  • Muafiyetten yararlanmak isteyen kişi, sıfatını gösteren belgelerle ilgili elçilik, konsolosluk ya da resmi görev kaydını ispat etmelidir.
  • Gönderen devlet uyruğunda olunduğu, sıfatın resmi belgelerle gösterilmesi yoluyla ispatlanır.
  • Karşılıklılık şartının gerçekleştiğini, muafiyetten yararlanmak isteyen taraf ispat etmelidir; bu şart ancak ilgili devletle ilişkiler üzerinden doğrulanabilir.
  • İşlemin sıfattan dolayı yapıldığı, sıfatı dışında yapılan bir işlem olmadığı ispatlanmalıdır; aksi durumda muafiyet ileri sürülemez.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.13: İşlem bazlı genel istisnaları düzenler. Bu maddedeki kişi bazlı muafiyetle karşılaştırıldığında, m.124'ün karşılıklılık şartı taşımadığı istisnalardan farklı bir yapı sunar.
  • 492 sayılı Kanun m.14: Harçtan muaf kişileri düzenler; erler, onbaşı ve çavuşlar gibi iç hukuk gruplarını kapsar. Kişi bazlı muafiyet yapısını bu madde ile paylaşır, ancak kapsamı ve şartı farklıdır.
  • 492 sayılı Kanun m.1: Kanunun harç türlerini sayar. Konsolosluk harçları m.1 kapsamındadır ve bu maddenin muafiyeti bu harç türleri için de geçerlidir.

Harçlar Kanunu m.125 — Özel kanunlara göre harç mükellefi

Madde, Harçlar Kanunu'nun ilgili kısımlarında mükellefiyete ilişkin konulmuş hükümlerle özel kanun hükümleri arasında çatışma olduğunda hangisinin uygulanacağını belirler. Düzenlediği konu, mükellefiyet bakımından genel kuralın özel kanun hükmüne karşı geri çekilmesidir. Harcın tabi olup olmadığı, harç miktarı, harcın kimden alınacağı ve harç istisnaları bakımından özel kanunda hüküm bulunduğunda bu hükmün uygulanmasını sağlar. Madde, kanunun tamamında değil yalnızca "ilgili kısımlarında" mükellefiyet hükümleri bakımından geçerlidir. Harcın tarifesini (1 sayılı Tarife) ya da harç matrahının nasıl hesaplanacağını doğrudan düzenlemez (m.15-20). Mükellefiyetin genel kuralını koyan m.11, harç istisnasını düzenleyen m.13-14, harcın ödeme zamanını gösteren m.27 ve ödenmeyen harcın sonuçlarını belirleyen m.32 ve m.37 ayrı maddelerde yer alır ve bu madde onların yerini almaz.

Özel kanunlara göre harç mükellefi: hangi kavramlar bilinmeli?

Mükellefiyet
Harç borcunu ödemekle yükümlü olan kişiyi ifade eder. Madde, mükellefin kim olacağına ilişkin hükümlerin özel kanunla farklı düzenlenebileceğini kabul eder.
Özel kanun hükmü
Harçlar Kanunu dışındaki bir kanunda, belirli bir dava veya işlem türü için konulmuş hükümdür. Madde bakımından bu hüküm Harçlar Kanunu'nun genel mükellefiyet kuralına üstün gelir.
Genel kural
Harçlar Kanunu'nun mükellefiyete ilişkin ilgili kısımlarında yer alan, her harç türüne uygulanan kurallardır. Özel kanun hükmü bulunmadığı sürece bu kurallar geçerlidir.

Özel kanunlara göre harç mükellefi: hangi şartlar aranır?

  • Harçlar Kanunu'nun ilgili kısmında mükellefiyete ilişkin bir hüküm bulunmalıdır.
  • Aynı konuda başka bir kanunda, yani özel kanunda ayrı bir hüküm bulunmalıdır.
  • Özel kanun hükmü ile Harçlar Kanunu hükmü arasında gerçek bir çatışma olmalıdır; iki hüküm aynı sonucu veriyorsa madde uygulama alanı bulmaz.
  • Uygulanacak olan özel kanun hükmü olmalıdır; genel kural, özel hükmün öngörmediği ölçüde geçerli kalır.

Özel kanunlara göre harç mükellefi: hangi sonuçları doğurur?

  • Harçlar Kanunu'nun ilgili kısımlarındaki mükellefiyet hükmü ile özel kanun hükmü çatışırsa, özel kanun hükmü uygulanır.
  • Özel kanunda mükellefiyete ilişkin hüküm yoksa Harçlar Kanunu'nun genel mükellefiyet kuralları aynen geçerli kalır.
  • Madde, özel kanun hükmünün harç yükümlüsünü değiştirmesi veya harçtan muafiyet getirmesi halinde bu sonucun kabulünü sağlar; ancak özel kanunun harca ilişkin hükmü her zaman bu maddeye dayanarak ayrıca uygulanmış sayılmaz.
  • Özel kanunun ilgili hükmü yoksa madde uygulama alanı bulmaz ve genel kurallar belirleyicidir.

Genel mükellefiyet kuralı ile özel kanun hükmü arasındaki fark nedir?

Harçlar Kanunu'nun m.11 gibi genel mükellefiyet kuralları, davayı açanın veya işlemi isteyenin ya da resen işlemde lehine işlem yapılanın harç ödeyeceğini düzenler.

Özel kanunda bu genel kuraldan farklı bir mükellef, muafiyet veya harç yükümlülüğü öngören bir hüküm bulunabilir.

Özel kanun hükmü varsa, madde 125 uyarınca o hüküm uygulanır ve genel kural o ölçüde geri çekilir.

Mükellefiyet hükmü ile harç miktarı ve tarife hükmü arasındaki fark nedir?

Madde, yalnızca mükellefiyete ilişkin hükümleri kapsar.

Harcın miktarı, matrahı ve tarifesi ile ilgili hükümler mükellefiyet kapsamına girmez.

Özel kanunun harç miktarına ilişkin farklı bir düzenleme getirmesi bu maddeye değil, ayrıca ilgili hükme dayanır; madde yalnızca mükellefiyet konusunda öncelik sağlar.

Özel kanunlara göre harç mükellefi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Özel kanunda harç hükmü bulunmasına rağmen Harçlar Kanunu'nun genel mükellefiyet kuralını uygulamak; m.125 uyarınca özel hükmün öncelikli olduğu unutulmamalıdır.
  • Madde 125'in harç tarifesini, harç miktarını ya da matrahı değiştirdiğini varsaymak; madde yalnızca mükellefiyet hükümlerini kapsar.
  • Özel kanunda mükellefiyet hükmü olmadığı halde maddeyi uygulayarak genel kuralı geri çekmek; uygulama için gerçek bir çatışma aranmalıdır.
  • Madde 125'i kanunun tamamına uygulanan genel bir üstünlük kuralı gibi görmek; madde yalnızca 'ilgili kısımlarda' ve mükellefiyet konusunda geçerlidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Özel kanunda harca ilişkin düzenleme bulunduğunda, Harçlar Kanunu'nun genel hükmünün değil özel kanun hükmünün öncelikle uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/816 E., 2025/11160 K., 08.09.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2024/8840 E., 2025/830 K., 21.01.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2024/1496 E., 2024/9557 K., 04.12.2024)
  • Yargıtay, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen 4. maddenin üçüncü fıkrasının harca ilişkin özel bir düzenleme olduğunu ve bu nedenle Harçlar Kanunu m.125 uyarınca öncelikle uygulanması gerektiğini kabul etmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/8840 E., 2025/830 K., 21.01.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2024/5637 E., 2025/292 K., 09.01.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2024/2030 E., 2024/10273 K., 19.12.2024; 5. Hukuk Dairesi, 2024/2041 E., 2024/9278 K., 28.11.2024)
  • Kamulaştırma kanununda öngörülen maktu harç hükmünün, 04.11.1983 tarihinden sonra yapılan fiili el atmalarda da uygulanabileceği, bu yönde amaçlandığı kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/5637 E., 2025/292 K., 09.01.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2024/2030 E., 2024/10273 K., 19.12.2024; 5. Hukuk Dairesi, 2024/2041 E., 2024/9278 K., 28.11.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Özel kanun hükmünün varlığını ve Harçlar Kanunu'nun ilgili mükellefiyet hükmüyle çatıştığını ileri süren taraf, bu iki hükmü ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Dayanak olarak ilgili özel kanun maddesinin metni ve yürürlük tarihi gösterilmelidir.
  • Karşı taraf, özel hükmün uygulanacak olay bakımından geçerli olmadığını veya çatışma bulunmadığını ileri sürebilir; bu savunmayı da ispatlamakla yükümlüdür.
  • Harca ilişkin çatışmada, hangi hükmün uygulanacağı resen dikkate alınabilir; bu nedenle taraflar bunu ayrıca ispatlamak zorunda kalmayabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.11: Genel mükellefiyet kuralını koyar: davayı açan veya işlemin yapılmasını isteyen öder; resen işlemde lehine işlem yapılan öder. Bu madde, özel kanun hükmü varsa m.11'in yerini alabilen kuralı belirler.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.13: İstisnayı işleme bağlar. Özel kanun hükmü, m.13 kapsamındaki bir istisnayı da farklı düzenleyebilir.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.14: Muafiyeti kişiye bağlar. Özel kanun, belirli kişiler bakımından muafiyet öngörüyorsa madde uyarınca bu hüküm uygulanır.

Harçlar Kanunu m.126 — Re'sen yapılan işlemler

Madde, herhangi bir istek olmaksızın re'sen yapılacak işlemlere ait harçların kimden alınacağını düzenler; harcın, bu kanunda aksine hüküm yoksa, lehine işlem yapılan kişiden tahsil edileceği kuralını koyar. Maddenin uygulandığı alan, mahkeme veya dairenin kendiliğinden (talep olmaksızın) yaptığı yargı işlemleridir. Madde harcın miktarını, tarifedeki nispet ve maktu tutarları, harç ödeme süresini ve harcın tahsil usulünü düzenlemez; bu konular tarife ve kanunun diğer maddelerinde yer alır. Ödenmeyen harcın müteakip işlemlere etkisi (m.32), süresinde ödenmeyen harcın vergi dairesine bildirimi (m.37), fazla alınan harcın iadesi (m.31) ve harçtan istisna ile muafiyet (m.13, m.14) ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

Re'sen yapılan işlemler: hangi kavramlar bilinmeli?

Re'sen yapılan işlem
Tarafların talebi olmaksızın, mahkemenin ya da dairenin kendi kararıyla yaptığı yargı işlemidir. Taraflardan birinin başvurusu bu işlemin varlığı için şart değildir.
Lehine işlem yapılan kişi
Re'sen yapılan işlemin sonucunda kendisine yarar sağlanan kişidir. Harcın borçlusu, işlemin lehine yapıldığı bu kişi olarak belirlenir ve işlemin iradesini açıklayan taraf olması şart değildir.
Aksine hüküm
Kanunun belirli bir işlem için harcın ödeyeni konusunda başka bir kural koyduğu durumdur. Bu hâlde genel kural değil, özel hüküm uygulanır.

Re'sen yapılan işlemler: hangi şartlar aranır?

  • İşlemin tarafların talebi olmaksızın, mahkeme veya dairenin re'sen yapması gerekir.
  • İşlemin kanunda öngörülen bir harca tabi olması gerekir; harç tarifede karşılığı bulunan bir işlem olmalıdır.
  • Kanunda bu işlemin harcını başka bir kişiye yükleyen aksine bir hüküm bulunmamalıdır.
  • İşlemden lehine yarar sağlanan bir kişinin belirlenebilmesi gerekir; harç bu kişiden alınır.

Re'sen yapılan işlemler: hangi sonuçları doğurur?

  • Re'sen yapılan bir işlemin harcı, aksine hüküm yoksa lehine işlem yapılan kişiden alınır.
  • Lehine işlem yapılan kişi birden fazla ise harcın bu kişiler arasında nasıl paylaşılacağı madde metninde belirtilmemiştir.
  • Kanunda aksine hüküm bulunduğunda harç, özel hükümde gösterilen kişiden alınır.
  • Re'sen işlem harca tabi değilse ya da harçtan istisna edilmişse bu madde uygulanmaz.

Re'sen işlem ile talep üzerine işlem arasındaki fark nedir?

Re'sen işlemde işlemi başlatan mahkeme veya daire olup harç, işlemden lehine yarar sağlanan kişiden alınır.

Talep üzerine yapılan işlemde harç, genel kural olarak talepte bulunan taraftan alınır.

Harcın kimden istenmesi gerektiği belirlenirken işlemin re'sen mi talep üzerine mi yapıldığına bakılır.

Genel kural ile aksine hüküm arasındaki fark nedir?

Kanunda aksine hüküm yoksa re'sen işlemin harcı lehine işlem yapılan kişiden alınır.

Kanunun özel bir hükmü bulunduğunda o hüküm uygulanır ve harcın kimden alınacağı buna göre belirlenir.

Özel hüküm varsa genel kural devre dışı kalır; örneğin m.33 uyarınca işçiden harç alınmaz, harç borçludan tahsil edilir.

Re'sen yapılan işlemler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Re'sen işlemi talep üzerine yapılmış işlem gibi değerlendirip harcı talepte bulunan taraftan istemek.
  • Kanunda aksine hüküm bulunduğu hâlde genel kuralı uygulamak; örneğin işçi aleyhine takipte harcı işçiden istemek.
  • Re'sen işlemin harca tabi olup olmadığını ya da istisna kapsamında kalıp kalmadığını kontrol etmeden harç tahsiline geçmek.
  • Harcın kimden alınacağını belirlerken lehine işlem yapılan kişiyi tespit etmeden, yalnızca dosyadaki davacı veya davalı sıfatına bakmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, re'sen yapılan işlemlerde harcın tahsili için kararda bu maddeye dayanarak harcın ilgili vergi dairesine derhal bildirilmesine hükmetmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2018/325 E., 2018/383 K., 25.04.2018; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/650 E., 2019/1020 K., 17.12.2019; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/560 E., 2019/1006 K., 12.12.2019; 11. Hukuk Dairesi, 2018/3631 E., 2019/5172 K., 09.09.2019)
  • Uygulamada karar, harcın tahsili için vergi dairesine bildirilmesi biçiminde kurulmakta; harç bu yolla tahsil edilmektedir. (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/650 E., 2019/1020 K., 17.12.2019; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/560 E., 2019/1006 K., 12.12.2019; 11. Hukuk Dairesi, 2018/3631 E., 2019/5172 K., 09.09.2019)

Nasıl ispat edilir?

  • Re'sen işlemin talep üzerine değil mahkemenin kendiliğinden yapıldığını ileri süren taraf, işlemin niteliğini dosya içeriğinden ortaya koymalıdır; işlemin kaynağı tutanak ve ara kararla belgelenir.
  • Harcın kimden alınacağı konusunda aksine hükmün varlığını iddia eden taraf, bu hükmü kanun metniyle ispatlamalıdır.
  • Lehine işlem yapılan kişinin kim olduğu, işlemin sonucuna ve dosyadaki taraf durumuna göre belirlenir; bu konuda çekişme varsa dosya kayıtları esas alınır.
  • Harcın vergi dairesine bildirilmesi kararı mahkemenin tespitine dayandığından, bildirimin dayanağı olan karar ve işlem kayıtları dosyada bulunmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2018/325 E., 2018/383 K., 25.04.2018)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.32: Harcı ödenmeyen yargı işleminde müteakip işlemlerin yapılmayacağını ve diğer tarafın ödemesi hâlinde işleme devam edileceğini düzenler; re'sen işlem harcının ödenmesi bakımından bu madde ile birlikte değerlendirilir.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.33: İş mahkemesi kararının işçiye karşı takibinde işçiden harç alınmayacağını ve harcın borçludan tahsil edileceğini düzenler; m.126'daki aksine hüküm kuralına örnek oluşturur.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.37: Süresinde ödenmeyen harcın vergi dairesine bildirilmesini düzenler; re'sen işlemin harcı ödenmediğinde takip edilecek usulü belirler.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.13: Belirli işlemlerin harçtan müstesna olduğunu düzenler; re'sen bir işlem istisna kapsamındaysa m.126 uygulanmaz.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.14: Belirli kişilerin harçtan muaf olduğunu düzenler; muaf kişi lehine yapılan işlemde harç alınmaması bakımından m.126 ile ilişkilidir.

Harçlar Kanunu m.127 — İşlemin yapılamıyacağı

Madde, yargı harçlarının ödenmesinden önce harca konu işlemin yapılamayacağı genel kuralını koyar. Kuralın kapsamı, harcın peşin ödenmesi ve peşin ödenmeyen harcın sonucu ile sınırlıdır. Madde, Harçlar Kanunu'nda aksine hüküm bulunmadıkça uygulanır; bu nedenle harç ödeme zamanına ilişkin özel hükümler (m.27, m.28) ve ödenmeme sonucuna ilişkin özel hükümler (m.32, m.37) maddenin genel kuralına öncelikle bağlıdır. Kural, harca tabi tüm yargı işlemleri bakımından, harcı ödemekle yükümlü olan taraf ve mahkeme ya da dairenin işlem yapacağı durumlar için geçerlidir. Madde, harcın miktarını, hangi işlemin harca tabi olduğunu, harçtan muafiyeti, harcın hesaplanma yöntemini ve harcın tahsil usulünü düzenlemez; bunlar sırasıyla m.2, m.13-14, m.15-20 ve m.37 ile m.28 kapsamındadır. Ayrıca nispi harçta ödeme zamanı (m.28), süresinde ödenmeyen harcın vergi dairesine bildirilmesi (m.37) ve harç fazlasının iadesi (m.31) de maddenin dışında kalır.

İşlemin yapılamıyacağı: hangi kavramlar bilinmeli?

Harca mevzu işlem
Harç yükümlülüğüne bağlı olan, yani Harçlar Kanunu'nun tarifesinde harca tabi tutulmuş yargı işlemidir. İşlemin önemi değil, tarifede yazılı olup olmadığı belirleyicidir.
Peşin ödeme
Harcın, ilgili işlem yapılmadan önce ödenmesi gerektiği anlamına gelir. Maktu harçlar kural olarak bu biçimde ödenir.
Mahiyeti icabı işin sonunda hesaplanan harç
Miktarı işlemin sonucuna göre belirlenen harçtır. Bu harçlar peşin ödenmez, harç alacağının doğduğu tarihten itibaren 15 gün içinde ödenir (m.27/1).
Müteakip muamele
Harcın ödenmesinden sonra yapılması gereken, harca mevzu işlemi izleyen işlemlerdir. Harç ödenmeden bu işlemlerin yapılması mümkün değildir.

İşlemin yapılamıyacağı: hangi şartlar aranır?

  • İşlemin Harçlar Kanunu tarifesinde yazılı bir harca tabi işlem olması gerekir.
  • Harcın, Kanunda aksine bir hüküm bulunmuyorsa, işlem yapılmadan önce tamamen peşin olarak ödenmiş olması gerekir.
  • Maktu harçta harcın tamamının peşin ödenmesi gerekir; nispi peşin harç dahil olmak üzere kısmi ödeme bu kuralı karşılamaz.
  • Mahiyeti icabı işin sonunda hesaplanacak harçlar için harç alacağının doğduğu tarihten itibaren 15 gün içinde ödeme yapılması gerekir (m.27/1).
  • Harç peşin veya süresinde ödenmemişse, harca mevzu işlemi izleyen muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam edilebilir.
  • Harcın, Harçlar Kanunu'nun özel hükümleri uyarınca ödenmemesinin sonucu ayrıca belirlenmişse (m.32, m.37) bu özel hüküm uygulanır.

İşlemin yapılamıyacağı: hangi sonuçları doğurur?

  • Maktu harç peşin ödenmeden harca mevzu işlem yapılmaz.
  • Harç peşin veya süresinde ödenmemişse, harca mevzu işlemi izleyen muameleler yapılmaz; bu muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam edilebilir.
  • Mahiyeti icabı işin sonunda hesaplanan harçlar, harç alacağının doğduğu tarihten itibaren 15 gün içinde ödenirse işlem engellenmez.
  • Harç ödenmediği halde işlemin yapılması kanunun genel kuralına aykırıdır; bu durumda yapılan işlemin hukuki sonucu ayrıca değerlendirilir.
  • Harç yükümlüsü ödemezse diğer taraf harcı ödeyebilir; bu durumda işleme devam edilir ve harç ayrıca bir isteğe gerek kalmadan hükümde dikkate alınır (m.32).
  • Süresinde ödenmeyen harçlar m.37 uyarınca vergi dairesine bildirilir ve tahsil edilir.
  • Harç fazla alınmışsa, istek üzerine geri verilir; kendiliğinden iade yapılmaz (m.31).

Maktu harç ile mahiyeti icabı işin sonunda hesaplanan harç arasındaki fark nedir?

Maktu harç, tarifede sabit bir miktar olarak yazılı harçtır ve işlem yapılmadan önce tamamı ödenir.

Mahiyeti icabı işin sonunda hesaplanan harç, işlemin sonucuna göre belirlenen miktardır ve hesaplandığı anda ödenir.

İlk grupta harç peşin ödenmeden işleme başlanmaz; ikinci grupta harç alacağının doğmasından itibaren 15 gün süre tanınır.

Kanunda aksine hüküm bulunan hal ile genel kural arasındaki fark nedir?

Harçlar Kanunu'nda ödeme zamanı veya ödenmemenin sonucu ayrıca düzenlenmiş olan hallerde o özel hüküm uygulanır.

Özel bir düzenleme yoksa genel kural, yani harcın tamamının peşin ödenmesi ve işlemin ödemeden yapılmaması geçerlidir.

Nispi harçta ödeme zamanı m.28'e, ödenmemenin özel sonucu m.32 ve m.37'ye göre belirlenir.

İşlemin yapılamıyacağı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maktu harç ile nispi peşin harcı aynı kuralla değerlendirmek; maktu harcın tamamının peşin ödenmesi gerektiğini, nispi harcın ise m.28 uyarınca ayrı ödeme zamanı olduğunu gözden kaçırmak.
  • Mahiyeti icabı işin sonunda hesaplanan harçlarda peşin ödeme aramak; bu harçlar için 15 günlük süre tanındığını göz ardı etmek.
  • Harcın eksik ödenmesi halinde derhal işlemi durdurmak yerine, önce ilgili celseye devam edip uygun bir mehil vermek gerektiğini unutmak.
  • Harç ödenmediğinde işlemin tamamen hükümsüz olduğunu varsaymak; kanun yalnızca müteakip işlemlerin yapılmamasını öngörür, ödeme yapıldığında işleme devam edilebilir.
  • Harcın ödenmemesi halinde tahsil yolunun m.37 olduğunu, doğrudan işlemi durdurmanın yeterli olmadığını gözden kaçırmak.
  • Peşin ödenen harç fazla çıkarsa iadenin kendiliğinden yapılacağını sanmak; m.31 uyarınca iade istek üzerine yapılır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Peşin harçların tamamının dava dilekçesi ile birlikte ödenmeden harca konu işlemin yapılamayacağı kabul edilmektedir. (Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/341 E., 2025/800 K., 28.05.2025)
  • Harcın ödenmemesi veya eksik ödenmesinin yaptırımı, m.32 ve m.127'de yer alan harç ödenmedikçe harca mevzu işlemin yapılmaması kuralı olarak değerlendirilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2013/669 E., 2014/160 K., 01.04.2014; Ceza Genel Kurulu, 2013/235 E., 2014/159 K., 01.04.2014)
  • Eksik harç yatırılmasının yargılama sırasında anlaşıldığı hallerde, yalnızca o celseye devam edilip davacıya uygun bir mehil verilmesi ve harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam edilmemesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/125 E., 2024/378 K., 13.06.2024)
  • Mahkemece verilen süre içinde eksik harç tamamlanmazsa dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/125 E., 2024/378 K., 13.06.2024; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/186 E., 2023/385 K., 21.06.2023)
  • Harçlar Kanunu m.27 ve m.127 uyarınca, peşin harcın ödenmemesi halinde müteakip işlemlerin yapılamayacağı yönünde yorum yapılmaktadır. (Birinci Bölüm, 2016/10910 E., 23.06.2020)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren taraf, işlemin harca tabi olduğunu ve harcın ödendiğini ileri sürer; harcın ödendiği makbuz veya banka dekontu ile ispatlanır.
  • Harç yükümlüsü ödemediğini iddia eden karşı taraf veya mahkeme, harcın ödenmediğini ileri sürer; bu durumda harç makbuzunun bulunmaması veya eksik ödeme kayıtları belirleyicidir.
  • Mahiyeti icabı işin sonunda hesaplanan harçlarda, harç alacağının doğduğu tarih ile ödeme tarihinin 15 günlük süre içinde olduğunu ispat yükü ödeme yapan tarafa aittir.
  • Harcın tutarının doğru hesaplandığı, dava değeri ve ilgili tarife oranı ile ortaya konur; uyuşmazlık halinde bilirkişi incelemesi yapılabilir. Bu konuda ispat yükü davacıdadır.
  • Harcın ödenmediği hallerde diğer tarafın ödeme yapması, m.32 uyarınca bu paranın hükümde dikkate alınmasını sağlar; ödemenin kime ait olduğunun makbuzla ispatı gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.27: Maktu harçların peşin ödenmesini ve mahiyeti icabı işin sonunda hesaplanan harçların 15 günlük süre içinde ödenmesini düzenler; m.127'deki genel kuralın istisnasını oluşturur.
  • 492 sayılı Kanun m.28: Nispi harçlarda ödeme zamanını düzenler; peşin dörtte bir ve kalan için bir aylık süre getirir. Genel kuralın nispi harçlar bakımından özel hükmüdür.
  • 492 sayılı Kanun m.32: Harç ödenmediğinde müteakip işlemlerin yapılmamasının ayrıntısını ve diğer tarafın ödemesi halinde işleme devam edilmesini düzenler; m.127'nin uygulanma sonucunu tamamlar.
  • 492 sayılı Kanun m.37: Süresinde ödenmeyen harçların vergi dairesine bildirilmesini ve tahsilini düzenler; m.127'nin ihlalinde izlenecek usulü gösterir.
  • 492 sayılı Kanun m.31: Peşin alınan harç fazla çıktığında iadeyi düzenler; peşin ödeme kuralının sonucu olarak ortaya çıkan fazlalığın nasıl geri alınacağını belirler.

Harçlar Kanunu m.128 — Memurların sorumluluğu

Harçlar Kanunu m.128, harç tahsil edilmeden işlem yapan memurların bu işlem nedeniyle harcın ödenmesinden mükellefle birlikte müteselsilen sorumlu olmasını düzenler. Sorumluluğun kimi kapsadığı ve sorumluların kim olduğu bakımından memur ile mükellef arasındaki ilişkiye uygulanır. Madde, harcın hangi işlemler için alınacağını, harç miktarlarını, harcın tahsil usulünü ve ödenmemiş harcın takibini düzenlemez (Harçlar Kanunu'nun ilgili maddeleri). Damga vergisinde ibraz eden ve imza eden kişilerin sorumluluğunu düzenlemez (492 sayılı Kanun'a değil 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.24'e bağlıdır). Memurun idareye karşı rücu ve kişisel mali sorumluluğunu düzenlemez (657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.12). Yargı harçlarının ödenmeden işlem yapılamamasına ilişkin usul kuralını da düzenlemez (Harçlar Kanunu m.32).

Memurların sorumluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

Müteselsil sorumluluk
Harcın tamamından her sorumlunun ayrı ayrı ve tamamının sorumlu olması anlamına gelir. Alacaklı, sorumlulardan dilediğine tamamını talep edebilir.
Mükellef
Harç yükümlüsü olan, harcın kanuni borçlusu kişidir. Madde bakımından mükellef, memurun eksik harçla işlem yaptığı kişidir ve memurla birlikte sorumludur.
Gerekli harcın tamamen alınmaması
İşlem için kanunen gereken harcın hiç alınmadan ya da eksik alınarak işlem yapılmasıdır. Madde, yalnızca bu durumda uygulanır; harcın tamamının ödendiği işlemler kapsam dışıdır.

Memurların sorumluluğu: hangi şartlar aranır?

  • Harç kanunen gerekli olan bir işlemin yapılmış olması gerekir.
  • Bu işlemi yapan kişinin memur olması gerekir.
  • Memurun işlemi, gerekli harç tamamen alınmadan yapmış olması gerekir.
  • Harcın ödenmesinden doğan sorumluluk, mükellefle birlikte doğar; mükellefin harcı ödeme yükümlülüğünün varlığı gerekir.
  • Sorumluluğun doğması için harç miktarının ödenmemiş olması gerekir.

Memurların sorumluluğu: hangi sonuçları doğurur?

  • Gerekli harç tamamen alınmadan işlem yapıldığında, harcın ödenmesinden mükellef ile memur müteselsilen sorumlu olur.
  • Müteselsil sorumluluk nedeniyle alacaklı, harcın tamamını mükellefe veya memura karşı isteyebilir.
  • Harcın tamamı alınmış ise bu madde uygulanmaz.
  • Memurun ödediği harç nedeniyle, idare içinde memurun kendisi bakımından ayrı rücu ve sorumluluk sonuçları doğabilir; bu konu madde metninde düzenlenmemiştir.

Memur ile mükellef arasındaki fark nedir?

Harcı tamamen almadan işlem yapan memur, işlem nedeniyle sorumlu olur.

Harcın asıl borçlusu olan mükellef, işlemin yapılmasını isteyen ve harç yükümlüsü olan kişidir.

İkisi müteselsilen sorumludur; alacaklı harcın tamamını birinden isteyebilir.

Harç ile damga vergisi arasındaki fark nedir?

Madde m.128, harçlar bakımından memurun sorumluluğunu düzenler.

Damga vergisinde sorumluluk Damga Vergisi Kanunu m.24'te düzenlenmiştir; ibraz eden ve imza edenler sorumludur.

Harç kuralı damga vergisine kıyasen uygulanmaz; damga vergisinde sorumlu kişiler farklıdır.

Memurların sorumluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi damga vergisi veya başka vergilere kıyasen uygulamak; damga vergisinde sorumluluk ibraz eden ve imza edenlere ilişkindir.
  • Harcın tamamen alınmadığı durumla kısmen eksik alındığı durumu aynı şekilde değerlendirmek; maddenin lafzı gerekli harcın tamamen alınmamasını ifade eder, bu nedenle hesap yapılırken ödenen kısım dikkate alınmalıdır.
  • Müteselsil sorumluluğu mükelleflerin sorumluluğunu sınırlayan bir hüküm gibi okumak; müteselsil sorumlulukta alacaklı tamamını birinden isteyebilir.
  • Memura karşı yapılacak rücu ile üçüncü kişilere karşı müteselsil sorumluluğu karıştırmak; m.128 dış ilişkiyi düzenler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Harçlar Kanunu m.128 hükmünün, gerekli harç alınmadan işlem yapan memurların mükellefle birlikte müteselsil sorumluluğunu öngördüğü, Hukuk Genel Kurulu kararlarında hüküm olarak tekrarlandığı görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/545 E., 2009/617 K., 30.12.2009; Hukuk Genel Kurulu, 2005/356 E., 2005/344 K., 25.05.2005; Hukuk Genel Kurulu, 2005/290 E., 2005/269 K., 27.04.2005; Hukuk Genel Kurulu, 2005/214 E., 2005/146 K., 16.03.2005; Hukuk Genel Kurulu, 2005/166 E., 2005/82 K., 23.02.2005)
  • Kararlarda madde, harcın ödenmesinden mükelleflerle birlikte memurların müteselsil sorumluluğunu düzenleyen hüküm olarak anılmakta, ayrı bir koşul aranmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2005/356 E., 2005/344 K., 25.05.2005; Hukuk Genel Kurulu, 2005/290 E., 2005/269 K., 27.04.2005; Hukuk Genel Kurulu, 2005/214 E., 2005/146 K., 16.03.2005; Hukuk Genel Kurulu, 2005/166 E., 2005/82 K., 23.02.2005)

Nasıl ispat edilir?

  • Harcın gerekli olduğunu ve tamamen alınmadığını ileri süren taraf, bu iddiasını ilgili işlem belgesi ve harç makbuzu ile ispatlar.
  • Müteselsil sorumluluktan yararlanmak isteyen alacaklı idare, işlemin memur tarafından yapıldığını ve harcın tamamen alınmadığını belgelerle göstermek zorundadır.
  • Mükellefin, harcın kısmen ödendiğini ileri sürmesi halinde, ödeme belgeleriyle ödeme yaptığını ispatlaması gerekir.
  • Memurun sorumlu tutulmaması için işlemin harç alınarak yapıldığını ya da harcın alınmamasında kendi kusuru olmadığını ileri sürmesi halinde bunu belgeyle ispatlaması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.32: Yargı işlemlerinden harç alınmadan işlem yapılmamasını düzenler; m.128'in harç tahsil yükümünü tamamlayan bir kuraldır ancak yargı harçları dışında kalan işlemlerde m.128 uygulanır.
  • 492 sayılı Kanun m.37: Süresinde ödenmeyen harçların vergi dairesine bildirilmesini düzenler; m.128'in sorumluluğu tahsil sürecinin bu aşamasıyla birlikte ele alınabilir.
  • 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.24: Damga vergisinde sorumluluğu ibraz edenlere ve imza edenlere yükler; m.128'in harçlar için getirdiği müteselsil sorumluluktan ayrı bir rejimdir.
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.12: Memurun görevi sırasında idareye verdiği zararlardan kişisel sorumluluğunu düzenler; m.128'deki sorumluluk üçüncü kişiye karşı müteselsil sorumluluktur, idareye karşı rücu hükümleri ayrıdır.

Harçlar Kanunu m.129 — İşin hitamında alınacak harçlarda ödeme zamanı

Bu madde, Harçlar Kanunu'nun 27. maddesinde düzenlenen peşin ödeme kuralının istisnasını oluşturur. Maddenin metnine göre, kendi kısımlarında ödeme zamanı belirlenmemiş olup mahiyetleri gereği işin sonunda hesaplanarak alınması gereken harçların ödeme süresini düzenler. Kişi bakımından bir ayrım yapmaz; harç yükümlüsü olan herkes için geçerlidir. Madde, peşin ödenen maktu harçları, nispi harcın hangi zamanlarda ödeneceğini, icra tahsil harcını ve harcın ödenmemesinin yargı işlemlerine etkisini düzenlemez (m.27, m.28, m.32, m.37).

İşin hitamında alınacak harçlarda ödeme zamanı: hangi kavramlar bilinmeli?

Mahiyeti icabı işin sonunda alınması gereken harç
Harcın miktarının ancak işlem tamamlandıktan sonra belli olduğu harçtır. Bu nitelik, harcın ödeme zamanını belirleyen ana ölçüttür. Kanun maddesinin kendi kısmında ödeme zamanı yoksa bu hüküm devreye girer.
Harç alacağının doğması
Harç alacağının muaccel hale geldiği andır ve 15 günlük sürenin başlangıcını oluşturur. Maddenin metninde bu anın hangi işlemle belirlendiği ayrıca sayılmamıştır; her harç türünün kendi düzenlemesine bakılır.
Kendi kısımlarında ödeme zamanı belirlenmemiş harç
Harçlar Kanunu'nun ilgili tarife kısmında ödeme zamanı açıkça gösterilmemiş harçlardır. Ödeme zamanı açıkça belirtilmişse bu madde uygulanmaz; belirtilen zaman geçerlidir.

İşin hitamında alınacak harçlarda ödeme zamanı: hangi şartlar aranır?

  • Harcın kendi kısmında ödeme zamanının belirlenmemiş olması gerekir.
  • Harcın mahiyeti gereği işin sonunda hesaplanarak alınması gereken bir harç olması gerekir.
  • Harç alacağının doğduğu tarih belirlenmiş olmalıdır; süre bu tarihten işlemeye başlar.
  • Harç, alacağın doğmasından itibaren on beş gün içinde ödenmelidir.

İşin hitamında alınacak harçlarda ödeme zamanı: hangi sonuçları doğurur?

  • Mahiyeti gereği işin sonunda hesaplanan harç, harç alacağının doğduğu tarihten itibaren 15 gün içinde ödenir.
  • Süre içinde ödenmeyen harç, m.37 uyarınca ilgili mahkeme veya daire tarafından süre sonundan itibaren 15 gün içinde yazılı olarak vergi dairesine bildirilir ve vergi dairesince tahsil edilir.
  • Harcın 15 gün içinde ödenmiş olması, ödeme zamanına ilişkin kuralın yerine getirildiği anlamına gelir.

Peşin ödenen harç ile işin sonunda hesaplanan harç arasındaki fark nedir?

Maktu harç gibi işlemden önce peşin ödenmesi gereken harçlar, m.27 uyarınca ilgili işlem yapılmadan önce ödenir.

Mahiyeti gereği işin sonunda hesaplanan harçlar ise bu maddeye göre alacağın doğmasından itibaren 15 gün içinde ödenir.

Birinci grupta süre işlemden öncedir; ikinci grupta işlemden sonra 15 günlük süre işler. Bu fark, ödenmeyen harçta işlemin devam edip etmeyeceğini de belirler.

Bu madde ile m.28 nispi harç ödeme zamanı arasındaki fark nedir?

Bu madde, kendi kısmında ödeme zamanı belirlenmemiş harçlara genel 15 günlük süreyi getirir.

m.28, nispi harçlarda kararın tebliğinden itibaren bir ay ve peşin bölüm gibi ayrı ödeme zamanları öngörür.

Nispi karar ve ilam harcı için m.28 özel hükmüdür; bu maddedeki 15 günlük süre o harca uygulanmaz.

İşin hitamında alınacak harçlarda ödeme zamanı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maktu harç ile işin sonunda hesaplanan harcı karıştırarak peşin ödeme kuralını bu harca da uygulamak.
  • Nispi karar ve ilam harcını bu maddedeki 15 günlük süreyle hesaplamak; nispi harçta m.28 özel süreleri esas alır.
  • Harç alacağının doğduğu tarihi işlemin yapıldığı tarihle değil, sürenin başladığı farklı bir olayla karıştırmak.
  • Süre sonunda ödenmeyen harç için m.32 ve m.37 sonuçlarını uygulamadan doğrudan takibe geçmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Anayasa Mahkemesi, nispi karar ve ilam harcının ödeme zamanını düzenleyen m.28 birinci fıkra a bendinde tebliğden itibaren bir ay ifadesini bazı davalar yönünden iptal etmiştir; bu iptal, m.28'in kendisine ilişkindir ve bu maddenin 15 günlük süresini değiştirmez.
  • Yargıtay ve mahkeme uygulamasında maktu harç ile mahiyeti gereği işin sonunda hesaplanan harç ayrılmakta, arabuluculuk son tutanağına dayalı kararların maktu harca tabi olduğu kabul edilmektedir; bu harçlar için 15 günlük süre işler.

Nasıl ispat edilir?

  • Harcın işin sonunda hesaplanan nitelikte olduğunu ileri süren tarafın, bunu ilgili tarife kalemi ve harcın niteliği üzerinden göstermesi gerekir; ispat yükü harç alacağının doğduğunu ileri süren kuruma aittir.
  • Harç alacağının doğduğu tarih, mahkeme veya dairenin işleme ilişkin kararı, tutanak veya kayıtlarla gösterilir; süre bu tarihten başlar.
  • Ödemenin 15 gün içinde yapıldığını ileri süren yükümlü, makbuz gibi resmi belgeyle ispat eder; makbuz harç ödemesinin tek geçerli kanıtıdır.
  • Süresinde ödenmediği iddiası, ilgili mahkeme veya dairenin kayıtları ve vergi dairesine bildirim yazısı ile belgelenir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.27: Maktu harçların peşin ödenmesi kuralını koyar; bu madde ise işin sonunda hesaplanan harçlar için m.27'nin ikinci fıkrasındaki 15 günlük süreyi tekrarlayan genel hükümdür.
  • 492 sayılı Kanun m.28: Nispi karar ve ilam harcının ödeme zamanını ayrıca düzenler; bu madde nispi harçlarda uygulanmaz.
  • 492 sayılı Kanun m.32: Harç ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmamasını düzenler; 15 gün içinde ödenmeyen harç bu sonucu doğurabilir.
  • 492 sayılı Kanun m.37: Süresinde ödenmeyen harçların vergi dairesine bildirilmesini ve tahsilini düzenler.

Harçlar Kanunu m.130 — Zamanında ödenmiyen harçlar

Madde, harç ödeme süresi geçtiğinde harcın tahsili için yapılacak bildirimi düzenler: süresinde ödenmeyen harçların hangi makamlarca, hangi süre içinde ve hangi asgari içerikle vergi dairesine bildirileceğini belirler. Madde, harç yükümlüsü olan tüm ilgili kişiler ve makamlar bakımından uygulanır. Madde, harcın ödenmemesinin işlem üzerindeki etkisini (müteakip işlemlerin durdurulması) düzenlemez (HK m.32). Madde, harcın ödeme zamanlarını ve sürelerini belirlemez; bu süreler ilgili tarife ve madde hükümlerinde yer alır (HK m.25-28). Madde, bildirim yapıldıktan sonra harcın vergi dairesince tahsilini ayrıntılı olarak düzenlemez (HK m.37 ve tahsil usulü hükümleri). Madde, peşin alınan fazla harcın iadesini düzenlemez (HK m.31).

Zamanında ödenmiyen harçlar: hangi kavramlar bilinmeli?

Süresinde ödenmeyen harç
Kanunda ödenmesi için süre gösterilmiş olup bu süre içinde ödenmeyen harçtır. Süre tespit edilmemişse madde uygulanmaz.
Bildirim müzekkeresi
İlgili makam veya dairenin, süresinde ödenmeyen harcı yerindeki vergi dairesine ilettiği yazıdır. Madde bu yazının asgari içeriğini belirler.
İlgili vergi dairesi
Bildirimin yapıldığı yerdeki vergi dairesidir. Harcın tahsili bu daireye bırakılır.
En son ikametgâh adresi
Mükellefin bildirim yazısında gösterilmesi zorunlu olan son adresidir. Yazıda bu adresin açıkça yer alması gerekir.

Zamanında ödenmiyen harçlar: hangi şartlar aranır?

  • Kanunda ödenmesi için belirli bir süre tespit edilmiş bulunmalıdır.
  • Harç, bu süre içinde ödenmemiş olmalıdır.
  • Bildirimi yapacak ilgili makam veya dairenin, sürenin sonundan itibaren 15 gün içinde hareket etmesi gerekir.
  • Bildirim bir müzekkere ile yapılmalıdır.
  • Müzekkerede harcın nevi ve mahiyeti, miktarı, mükellefin adı ve soyadı ile en son ikametgâh adresi açıkça gösterilmelidir.
  • Bildirim, harcın bulunduğu yerin ilgili vergi dairesine yapılmalıdır.

Zamanında ödenmiyen harçlar: hangi sonuçları doğurur?

  • Süresinde ödenmeyen harç, süresinin sonundan itibaren 15 gün içinde ilgili makam veya daire tarafından bildirilir.
  • Bildirim, harcın nevi ve mahiyeti, miktarı, mükellefin adı ve soyadı ile en son ikametgâh adresini açıkça gösteren bir müzekkere ile yapılır.
  • Müzekkere, harcın bulunduğu yerin ilgili vergi dairesine gönderilir ve harcın tahsili vergi dairesine geçer.
  • Süresinde ödenmeyen harç için bildirim yapılmaması durumunda, bu maddenin öngördüğü tahsil yolu işlemez; ilgili makamın gecikmesi kendi sorumluluğu doğurur, ancak madde bu gecikmenin harcın alacağını ortadan kaldırdığını söylemez.
  • Bildirim için belirlenen 15 günlük süre geçse de harç borcu ortadan kalkmaz.

Süre tespit edilmiş harç ile süre tespit edilmemiş harç arasındaki fark nedir?

Kanunda ödeme süresi gösterilmiş harçlarda madde devreye girer ve bildirim zorunluluğu doğar.

Ödeme süresi tespit edilmemiş harçlarda bildirim yükümlülüğü yoktur.

Yalnız süreli harçlar için 15 günlük bildirim süresi işler; süresi olmayan harç bu madde kapsamında bildirilemez.

Maktu harç ile nispi harç ödeme süresi arasındaki fark nedir?

Peşin ödenen harçlar işlemden önce ödenir; mahiyeti gereği sonunda hesaplanan harçlar ise alacağın doğmasından itibaren 15 gün içinde ödenir.

Madde yalnız süresi geçen ve süresinde ödenmeyen harçlar için bildirim öngörür.

Ödeme süresinin hangi harçta hangi süreye bağlı olduğu ilgili tarife ve madde hükümlerine göre belirlenir; bildirim ancak bu sürenin dolmasından sonra mümkündür.

Madde 130 ile madde 37 (HK) bildirim yükümlülüğü arasındaki fark nedir?

492 sayılı Kanun m.130 metninde bildirimi yapan makam ve daireler ile bildirimi yapacağı yer 'vergi dairesi' olarak belirtilir.

Yargı harçlarında bildirim yükümlülüğü ayrıca 37. maddede düzenlenmiş, yalnız yargı mahkemesi ve dairelerini kapsamaktadır.

Metin güncel hâliyle 130. maddeyi kapsam itibarıyla ayrı okumayı gerektirir; uygulamada hangi makamın bildirimde bulunduğu ve hangi yazı üzerinden yapılacağı bu iki hükmün kapsamına göre belirlenir.

Zamanında ödenmiyen harçlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Süre tespit edilmemiş harçlara 15 günlük bildirim süresini uygulamak; bildirim yalnız süresi tespit edilmiş harçlar için söz konusudur.
  • Bildirim müzekkeresinde mükellefin son ikametgâh adresini yazmamak; bu unsur yazının geçerlilik koşuludur.
  • 15 günlük süreyi harç alacağının doğduğu tarihten saymak; süre, harcın ödenmesi için belirlenen sürenin sonundan başlar.
  • Madde 130'u yargı harçlarında bildirim için tek başına yeterli saymak; yargı mahkemeleri bakımından m.37 ayrıca dikkate alınmalıdır.
  • Süresinde bildirim yapılmadığını harcın tamamen düştüğü biçiminde yorumlamak; bildirim gecikmesi harç borcunu ortadan kaldırmaz.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Uygulamada harcın süresinde ödenmemesi halinde ilgili makamın bildirim müzekkeresi ile vergi dairesine başvurması, harcın tahsili için yeterli kabul edilmektedir. (20. Hukuk Dairesi, 2010/6873 E., 2010/7237 K., 27.05.2010)
  • Yüksek Mahkeme, süresinde ödenmeyen harçların bildirimini m.130 kapsamında değerlendirmekte ve bildirimin yapılmasının zorunlu olduğunu kabul etmektedir. (9. Daire, 1998/488 E., 1999/1286 K., 24.03.1999)
  • Bir kararda, m.130 kapsamındaki harç bildiriminin, bildirilmesi gereken harcın niteliğine göre (idari para cezası gibi vergi dairesi işlemine konu olamayan alacaklarda) uygulanamayacağı değerlendirilmiştir. (9. Daire, 1994/6306 E., 1995/2517 K., 12.10.1995)

Nasıl ispat edilir?

  • Bildirimi yapan makam, harcın tespit edilmiş bir süre içinde ödenmediğini ve süre sonunun tarihini belgelemekle yükümlüdür.
  • Bildirim müzekkeresinin 15 gün içinde gönderildiği, müzekkerenin tarihi ve ulaşım kayıtlarıyla ispatlanır.
  • Müzekkerede harcın nevi, miktarı, mükellefin adı soyadı ve son ikametgâh adresinin yer aldığı, müzekkerenin içeriğinden anlaşılır.
  • Harcın süresinde ödendiğini ileri süren mükellef, makbuz gibi ödeme belgesiyle bu savunmayı ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.32: Ödenmemiş harç bulunduğunda müteakip işlemlerin yapılmayacağını düzenler; m.130 ise süresinde ödenmeyen harcın tahsilini sağlar. İkisi birlikte okunur.
  • 492 sayılı Kanun m.37: Yargı mahkemeleri ve dairelerinin süresinde ödenmeyen harçları vergi dairesine bildirmesini düzenler; m.130 ile aynı mekanizmayı kurar.
  • 492 sayılı Kanun m.28: Nispi harçların ödeme sürelerini belirler; m.130'un uygulanabilmesi için gereken süreyi bu madde ve tarife verir.
  • 492 sayılı Kanun m.27: Maktu harçlarla mahiyeti gereği sonunda hesaplanan harçların 15 günlük ödeme süresini düzenler.

Harçlar Kanunu m.131 — Genel Ödeme şekli

Madde, harçların hangi yöntemle ödeneceğine ilişkin genel çerçeveyi çizer: harçların kanunun ilgili kısımlarında gösterilen şekillerde ödenmesini öngörür ve Maliye Bakanlığına, harçların makbuz karşılığı, basılı damga vurdurularak veya başka bir biçimde tahsili için ilgili dairelere yetki verme imkânı tanır. Madde, harçların ödenme zamanını, yerini ve mükellefini düzenlemez; bunlar sırasıyla m.27, m.26 ve m.11 kapsamındadır. Maddenin uygulanması, bakanlık yetki düzenlemelerinin dışında kalan ödeme usullerinin yerini almaz. Harcın ödenmemesinin sonuçları (m.32, m.37) ve fazla alınan harcın iadesi (m.31) de bu maddenin konusu değildir.

Genel Ödeme şekli: hangi kavramlar bilinmeli?

Harç
Devletin yargı hizmeti karşılığında, kanunda gösterilen durumlarda, bellibaşlı tutar ve oranlarda makbuz karşılığı aldığı paradır. Harç, kanunsuz alınamaz.
Makbuz karşılığı ödeme
Harcın, tahsil yetkisi bulunan birime ödendiğini gösteren belge verilerek yatırılması yöntemidir. Madde, bu yöntemi ödeme şekillerinden biri olarak anar.
Basılı damga vurdurma
Harcın, basılı bir kâğıt ya da damga üzerine ödenmiş olduğunun işaretlenmesi yoluyla tahsil edilmesidir. Madde bunu da tahsil şekli olarak sayar.
Tahsil yetkisi
Maliye Bakanlığının, konunun özelliğine göre harcı tahsil etmek üzere ilgili dairelere verdiği yetkidir. Bu yetki, bakanlık düzenlemesiyle kullanılır ve maddenin kendisi tahsil yerini belirlemez.

Genel Ödeme şekli: hangi şartlar aranır?

  • Harcın ödenmesi, kanunun harcın türüne göre öngördüğü şekilde yapılmalıdır.
  • Kanunda ayrı bir ödeme şekli gösterilmemişse, harç makbuz karşılığı, basılı damga ya da Maliye Bakanlığınca yetkilendirilen başka bir yöntemle tahsil edilmelidir.
  • Bakanlık yetkisi kullanılacaksa, konunun özelliği gözetilmelidir.
  • Yetki verilen dairelerin tahsili, bakanlığın verdiği yetki sınırları içinde yapmalıdır.

Genel Ödeme şekli: hangi sonuçları doğurur?

  • Harç, kanunda gösterilen şekil dışında bir yöntemle, yetki verilmeden tahsil edilemez.
  • Bakanlık yetki verdiğinde, yetkili dairelerin yaptığı tahsil, harcın ödenmesi sonucunu doğurur.
  • Madde yalnızca tahsil şeklini düzenler; harcın ödenmemesi halinde işlemin durması ve sonrasındaki sonuçlar m.32 ve m.37 hükümlerine göre belirlenir.
  • Madde bir hak düşürücü ya da zamanaşımı süresi içermez.

Kanunun özel ödeme hükmü ile m.131 genel yetkisi arasındaki fark nedir?

Harcın türüne göre kanunun ilgili kısmında gösterilen ödeme şekli, örneğin maktu harçta peşin ödeme.

Kanunda özel bir şekil yoksa devreye giren, bakanlığın yetkilendirdiği tahsil yöntemi.

Önce ilgili kanun hükmü uygulanır; m.131 yalnızca boşluğu tamamlayan bir yetki maddesidir.

Makbuz karşılığı tahsil ile basılı damga ile tahsil arasındaki fark nedir?

Harcın bir tahsil memuru ya da veznede makbuz karşılığı alınması.

Harcın basılı kâğıt ya da damga vurdurularak tahsil edilmesi.

Her iki yöntem de maddede ayrı ayrı sayılmıştır; hangisinin kullanılacağı bakanlığın düzenlemesine ve konunun özelliğine bağlıdır.

Genel Ödeme şekli: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • m.131'i ödeme zamanı ya da ödeme yeri kuralı gibi okumak; zamanı m.27, yeri m.26 belirler.
  • Bakanlık yetkisini sınırsız sanmak; yetki konunun özelliğine ve bakanlık düzenlemesine bağlıdır.
  • Harç ödenmediğinde m.131'e dayanarak doğrudan tahsil yapmak; ödenmeyen harçta m.32 ve m.37 uygulanır.
  • Basılı damga ile makbuz karşılığı tahsili birbirinin aynısı saymak; her biri ayrı bir tahsil şeklidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Harcın ödenmesine ilişkin düzenlemelerde m.131 genel bir yetki maddesi olarak anılmakta; uygulamada asıl ödeme kuralları m.25-27 ve m.37 üzerinden işletilmektedir. (23. Hukuk Dairesi, 2016/2796 E., 2019/960 K., 12.03.2019)
  • Harç yükümlülüğünün kaldırıldığı ya da yargılama sonunda harçtan kaçınılması gerektiği hallerde, m.131 üzerinden harç alınmaması yönünde karar verilebilmektedir. (23. Hukuk Dairesi, 2016/2796 E., 2019/960 K., 12.03.2019)
  • Harcın mahsup ya da iade edilmesi gerektiği durumlarda, m.131'e dayanılarak harcın davalıdan tahsil edilmesi yönündeki kararlar hukuka aykırı bulunmuştur; iade ve mahsup kurallarının uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2017/7006 E., 2019/4490 K., 14.05.2019)

Nasıl ispat edilir?

  • Harcın ödendiğini ileri süren taraf, ödeme belgesi ile ispat eder; makbuz ya da basılı damga bu belgenin asıl biçimidir.
  • Harcın ödenmediğini ileri süren karşı taraf, tahsil kaydının bulunmadığını gösterir; ödeme yapılmadığı iddiası savunma olarak ileri sürülür.
  • Bakanlığın yetki verdiğini iddia eden taraf, bu yetkinin varlığını ilgili bakanlık düzenlemesiyle ispat eder.
  • Harcın tahsilinin hangi usulle yapıldığı ihtilaflıysa, tahsili yapan dairenin kayıtları esas alınır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Harçlar Kanunu m.132 — Harçları almaya yetkili daireler

Madde, harçların tahsil yetkisini ve tahsil usulünü düzenler. Genel kural olarak harçların, harca konu işlemi yapan daireler tarafından tahsil edileceğini; Maliye Bakanlığının harçları doğrudan vergi dairelerince tahsil ettirme yetkisini belirtir. Ayrıca ticaret sicili harçlarının odalarca peşin tahsilini, bildirim ve ödeme yükümlülüğünü, süresinde ödenmeyen harçların takibini ve sorumluluğu; cins tashihi harcının belediyelerce peşin tahsilini, bildirim ve ödemesini ve sorumluluğu düzenler. Madde, tahsil yetkisi bulunan kurum ve görevlilere yönelik olup harç yükümlüsünün (mükellefin) kimler olduğunu düzenlemez. Harcın miktarını, oranlarını ve muafiyetlerini de düzenlemez; bunlar Harçlar Kanunu'nun ilgili maddeleri ve tarifelerinde yer alır (m.11 ve tarifeler). Harcın ödeme zamanını ve süresini düzenleyen 27. madde ile süresinde ödenmeyen harçların bildirimi konusundaki 37. madde de bu maddenin kapsamında değildir. Ayrıca tahsil edilen harcın fazla ödenmesi durumunda iadeyi, ilgili kanun maddesinde görülen usulle ayrıca değerlendirmek gerekir.

Harçları almaya yetkili daireler: hangi kavramlar bilinmeli?

Tahsil yetkili daire
Harca konu işlemi yapan mahkeme, daire veya görevli birim olup, kanunda aksine hüküm yoksa harcı doğrudan tahsil eden makamdır. Maliye Bakanlığı lüzum gördüğünde bu yetkiyi vergi dairelerine devredebilir.
Peşin tahsil ve makbuz karşılığı
Harcın işlem yapılmadan veya belirli bir anda, ödeme makbuzu verilerek alınmasıdır. Ticaret sicili harçlarında odalar, cins tashihi harcında belediyeler bu tahsili yapar.
Muhtasar yönünden bağlı vergi dairesi
Ticaret sicili müdürlüğünü bünyesinde bulunduran odanın muhtasar vergi yönünden bağlı olduğu vergi dairesidir. Peşin tahsil edilen ticaret sicili harçlarının bildirilip ödeneceği makam budur.
Cins tashihi harcının tahsile yetkili vergi dairesi
Cins tashihi harcının bildirilerek ödeneceği vergi dairesidir. Belediyenin peşin tahsil ettiği harçlar bu daireye bildirilir ve ödenir.
Müteselsil sorumluluk
İşlemden doğan harcı tamamen almadan işlem yapan görevliler ve ilgili oda ya da belediye, harcın ödenmesinden mükelleflerle birlikte sorumludur. Her sorumlu borcun tamamından ayrı ayrı sorumludur.

Harçları almaya yetkili daireler: hangi şartlar aranır?

  • Harcın tahsili için kanunda aksine bir hüküm bulunmaması gerekir; aksi halde harç harca konu işlemi yapan daire tarafından tahsil edilir.
  • Maliye Bakanlığının harcı doğrudan vergi dairesince tahsil ettirme kararı, lüzum görmesi halinde alınabilir.
  • Ticaret sicili harçlarının peşin tahsili için işlemin Harçlar Kanunu (1) sayılı tarifenin C bölümünde yer alması ve tahsilin oda tarafından makbuz karşılığı yapılması gerekir.
  • Peşin tahsil edilen bir aya ait ticaret sicili harçları, Maliye Bakanlığınca belirlenen bildirim ile izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar muhtasar yönünden bağlı olunan vergi dairesine bildirilip ödenmelidir.
  • Cins tashihi harcının belediye tarafından peşin tahsili için harcın (4) sayılı tarifenin I- Tapu işlemleri bölümünün 13 numaralı fıkrasının (a) bendine göre tahsil edilmesi gerekir ve bu harç yapı kullanma izni harcı ile birlikte makbuz karşılığı alınmalıdır.
  • Cins tashihi harçları, tahsil edildiği günün akşamına kadar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen bildirim ile cins tashihi harcının tahsiline yetkili vergi dairesine bildirilip ödenmelidir.
  • İşlemden doğan harçları tamamen almadan işlem yapılmamalıdır; aksi halde görevliler ve ilgili oda ya da belediye harcın ödenmesinden mükelleflerle birlikte müteselsilen sorumlu olur.

Harçları almaya yetkili daireler: hangi sonuçları doğurur?

  • Kanunda aksine hüküm yoksa harç harca konu işlemi yapan daire tarafından tahsil edilir.
  • Maliye Bakanlığı lüzum gördüğünde harcın doğrudan vergi dairesince tahsilini sağlayabilir.
  • Ticaret sicili harçları oda tarafından peşin tahsil edildiğinde, Maliye Bakanlığınca belirlenen bildirim ile izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar muhtasar yönünden bağlı olunan vergi dairesine bildirilip ödenir.
  • Tahsil edilen ticaret sicili harcı süresinde ödenmezse, harç ilgili odadan 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.
  • Cins tashihi harcı, belediye tarafından yapı kullanma izni harcı ile birlikte peşin tahsil edilir ve tahsil edildiği günün akşamına kadar vergi dairesine bildirilip ödenir.
  • Süresinde ödenmeyen cins tashihi harcı ilgili belediyeden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.
  • Süresinde vergi dairesine beyan edilmeyen tutarlar hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uygulanır.
  • Harcı tamamen almadan işlem yapan görevliler ve ilgili oda ya da belediye, harcın ödenmesinden mükelleflerle birlikte müteselsilen sorumlu olur.

Genel tahsil ile ticaret sicili harçları tahsili arasındaki fark nedir?

Genel kural uyarınca harçlar harca konu işlemi yapan daire tarafından tahsil edilir.

Ticaret sicili harçları ise odalar tarafından peşin ve makbuz karşılığı tahsil edilir.

Ticaret sicili harçlarında harç doğrudan işlemi yapan sicil müdürlüğünce değil oda tarafından alınır ve ayrıca muhtasar vergi dairesine aylık bildirim ve ödeme yapılır.

Ticaret sicili harçları ile cins tashihi harcı arasındaki fark nedir?

Ticaret sicili harçlarında bildirim, izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar yapılır.

Cins tashihi harcında bildirim, tahsil edildiği günün akşamına kadar yapılır.

İki harç türünün bildirim süreleri farklıdır; cins tashihi harcında süre çok daha kısa tutulmuştur.

Ticaret sicili harcı ile cins tashihi harcı ödeme makamı arasındaki fark nedir?

Ticaret sicili harçlarında ödeme, sicil müdürlüğünü bünyesinde bulunduran odanın muhtasar yönünden bağlı olduğu vergi dairesine yapılır.

Cins tashihi harcında ödeme, cins tashihi harcının tahsiline yetkili vergi dairesine yapılır.

Bildirim ve ödeme yapılacak vergi dairesi harç türüne göre belirlenir.

Oda sorumluluğu ile belediye sorumluluğu arasındaki fark nedir?

Ticaret sicili harçlarında harcı tamamen almadan işlem yapan sicil görevlileri ve ilgili oda sorumludur.

Cins tashihi harcında harcı tamamen almadan işlem yapan belediye personeli ve ilgili belediye sorumludur.

Her iki durumda da mükelleflerle birlikte müteselsil sorumluluk doğar; sorumlu kişi tarafların harca ilişkin borçlarından ayrı tutulmaz.

Süresinde ödenmeyen harç ile süresinde beyan edilmeyen tutar arasındaki fark nedir?

Tahsil edilmiş ama süresinde ilgili vergi dairesine ödenmeyen harç, oda veya belediyeden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.

Süresinde vergi dairesine beyan edilmeyen tutarlar ise Vergi Usul Kanunu hükümlerine tabi olur.

Ödenmeyen ve beyan edilmeyen tutarlarda farklı takip ve tahsil yolu uygulanır.

Harçları almaya yetkili daireler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ticaret sicili harcının sicil müdürlüğü tarafından değil, oda tarafından peşin tahsil edildiğini unutmak; bu nedenle bildirim ve ödeme sorumluluğunu sicil müdürlüğüne yüklemek.
  • Ticaret sicili harçlarında bildirim süresini cins tashihi harcındaki gün kuralıyla karıştırmak; ticaret sicili harcında süre ayın on beşinci günü akşamıdır, cins tashihi harcında ise tahsil günüdür.
  • Cins tashihi harcının bildirim ve ödeme yerini ticaret sicili harcındaki muhtasar vergi dairesi ile aynı saymak; cins tashihi harcında yetkili vergi dairesi ayrıca belirlenir.
  • Süresinde ödenmeyen harcın takibini vergi dairesinin yapacağını sanmak; kanun, harcın tahsil edildiği kurumdan 6183 sayılı Kanun'a göre takip edilmesini öngörür.
  • Süresinde beyan edilmeyen tutarlar ile süresinde ödenmeyen harçlar arasındaki ayrımı yapmamak; beyan edilmeyen tutarlar VUK'a, ödenmeyen harçlar 6183 sayılı Kanun'a tabidir.
  • Harcı tamamen almadan işlem yapan görevlilerin sorumluluğunu yalnızca kendilerine bağlamak; sorumluluk mükelleflerle birlikte müteselsildir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Verilen kararlarda, harçların tahsilinde kanunun aksine hüküm koyduğu hallerde genel tahsil yetkisinin değil özel düzenlemenin uygulandığı kabul edilmektedir. (1970/36 E., 1970/50 K., 24.12.1970)
  • Kararda, harç muafiyet ve istisnalarının 492 sayılı Kanun m.132 ile saklı tutulduğu belirtilmiştir; ancak bu karar madde değişikliğinden önceki döneme aittir ve ek fıkraların (ticaret sicili ve cins tashihi) uygulanmasına ilişkin bir değerlendirme içermemektedir. (1970/36 E., 1970/50 K., 24.12.1970)

Nasıl ispat edilir?

  • Harcın hangi makamca tahsil edileceğini ve ödemenin zamanında yapılıp yapılmadığını ileri süren taraf, tahsil makbuzu ve bildirim belgesi ile ispat yükü altındadır.
  • Peşin tahsil edilen ticaret sicili harçlarında oda, aylık bildirimi ve muhtasar vergi dairesine yapılan ödemeyi belgelemekle yükümlüdür.
  • Cins tashihi harcında belediye, tahsil edilen harcı tahsil günü itibarıyla bildirdiğini ve ödediğini belgelemekle yükümlüdür.
  • Süresinde ödenmeyen harçta vergi dairesinin takip başlatması için tahsil edilmiş harcın varlığı ve bildirim eksikliği ilgili tarafça gösterilmelidir.
  • Sorumluluk iddiasında, harcın tamamen alınmadan işlem yapıldığını ileri süren taraf bunu belge ile ortaya koymalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.11: Harcın mükellefini belirler; bu madde tahsil yetkisini düzenlediği için mükellef sorusunda başvurulacak temel maddedir.
  • 492 sayılı Kanun m.25: Yargı harçlarının makbuz karşılığı ödenmesi kuralını koyar; bu maddedeki peşin tahsil ve makbuz kuralı ile bağlantılıdır.
  • 492 sayılı Kanun m.26: Yargı harçlarının harca konu işlemi yapan mahkeme veya daire tarafından alınmasını düzenler; bu maddenin genel tahsil kuralı ile aynı yönde işler ve kanunda aksine hüküm varsa o hükmün uygulanacağını söyler.
  • 492 sayılı Kanun m.27: Harcın ödeme zamanını ve süresini düzenler; bu madde tahsil usulünü belirlerken m.27 ile ödeme süresini tamamlar.
  • 492 sayılı Kanun m.37: Süresinde ödenmeyen harçların ilgili mahkeme ve dairelerce vergi dairesine bildirilmesini düzenler; benzer bildirim mantığını ticaret sicili ve cins tashihi harçları için bu madde kurar.
  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun: Süresinde ödenmeyen ticaret sicili ve cins tashihi harçlarının oda ya da belediyeden takip ve tahsil edilmesi için uygulanacak takip usulüdür.
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu: Süresinde vergi dairesine beyan edilmeyen tutarlar hakkında uygulanacak vergi usul hükümlerini belirler.

Harçlar Kanunu m.133 — Tahsilatın vergi dairesine yatırılması

Bu madde, Maliye Bakanlığının izniyle basılı damga kullanan veya makbuzla tahsilat yapan memurların topladıkları tutarları en yakın vergi dairesine yatırma yükümlülüğünü ve bu yatırma süresini düzenler. Yatırma süresinin kısa tutulduğu, belirli bir tutarın üzerindeki tahsilatlarda sürenin aranmayacağı ve Maliye Bakanlığının bu tutarı artırabileceği hükme bağlanmıştır. Maddeyi, damga pulu ve makbuz kullanan memurların dışındaki kişilere veya vergi dairesi dışındaki kamu kurumlarına yapılan ödemelere uygulamak mümkün değildir. Yargı harçlarının ödeme yeri ve usulü (m.25, m.26) ile paraların bankaya yatırılması (m.36) bu maddede düzenlenmez.

Tahsilatın vergi dairesine yatırılması: hangi kavramlar bilinmeli?

Basılı damga kullanan memur
Maliye Bakanlığının izniyle basılı damga kullanarak tahsilat yapma yetkisi bulunan memurdur. Yetki Bakanlık izni ile verildiğinden izin dışında yapılan tahsilat bu kapsamda değerlendirilmez.
Makbuzla tahsilat
Memurun makbuz düzenleyerek tutar tahsil etmesi işlemidir. Maddenin yatırma yükümlülüğü hem damga hem makbuzla yapılan tahsilatlar için aynı şekilde geçerlidir.
En yakın vergi dairesi
Tahsil edilen tutarların yatırılacağı yer olarak maddede belirtilen vergi dairesidir. Yatırma yeri olarak bu daire esas alınır.
Ertesi ayın beşinci günü akşamı
Bir aya ait tahsilat tutarlarının yatırılması için tanınan son andır. Süre, tahsilatların yapıldığı ayı izleyen ayın beşinci gününün akşamına kadar işler.

Tahsilatın vergi dairesine yatırılması: hangi şartlar aranır?

  • Tahsilat yapan kişinin Maliye Bakanlığının izniyle basılı damga kullanan veya makbuzla tahsilat yapan memur olması gerekir.
  • Tahsil edilen tutarların bir aya ait olarak toplanması ve bu tutarların en yakın vergi dairesine yatırılması gerekir.
  • Bir aya ait tutarların yatırılması, ertesi ayın beşinci günü akşamına kadar yapılmalıdır.
  • 500 Yeni Türk Lirasını geçen tahsilatların bu süreye bağlı olmaksızın derhal yatırılması gerekir.
  • Maliye Bakanlığının bu tutarı artırma yetkisi kullanılmışsa, eşik o artırılmış tutara göre belirlenmelidir.

Tahsilatın vergi dairesine yatırılması: hangi sonuçları doğurur?

  • Bir aya ait tahsilat tutarları ertesi ayın beşinci günü akşamına kadar en yakın vergi dairesine yatırılmak zorundadır.
  • 500 Yeni Türk Lirasını geçen tahsilatlar bu aylık süreye bağlı olmaksızın derhal yatırılır.
  • Maliye Bakanlığı lüzum gördüğü yerlerde 500 Yeni Türk Lirası sınırını artırmaya yetkilidir; artırılmış tutar, derhal yatırma eşiği olarak uygulanır.
  • Süresinde yatırılmayan tutarlar bakımından madde yaptırım öngörmez; yaptırım ve sorumluluk ilgili diğer hükümlere göre belirlenir.

Genel süre ile 500 YTL üzeri tahsilat arasındaki fark nedir?

Bir aya ait tahsilatların ertesi ayın beşinci günü akşamına kadar yatırılması genel kuraldır.

500 Yeni Türk Lirasını geçen tek bir tahsilat ise bu aylık süreye bağlı değildir ve derhal yatırılır.

Yüksek tutarlı tahsilatlarda ay sonunu beklemeden hemen yatırma zorunluluğu doğar.

Basılı damga ile makbuzla tahsilat arasındaki fark nedir?

Maliye Bakanlığının izniyle basılı damga kullanan memur.

Makbuzla tahsilat yapan memur.

Madde iki halde aynı yatırma yükümlülüğünü getirir; ayrım yatırma süresini değiştirmez.

Tahsilatın vergi dairesine yatırılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • 500 Yeni Türk Lirası eşiğini güncel tutara göre değil, eski ve kanunda yazan rakamdan okumak; Maliye Bakanlığı artırımını dikkate almamak.
  • 500 Yeni Türk Lirasını geçen tahsilatı aylık süreye bağlamak; bu tutarlar derhal yatırılmalıdır.
  • Yatırma süresini tahsilatın yapıldığı günden değil, tahsilatın bağlı olduğu ayın bitiminden saymamak.
  • Madde ile m.36'daki paraların bankaya yatırılması rejimini birbirine karıştırmak.

Nasıl ispat edilir?

  • Yatırma süresine uyulduğunu ileri süren memur, yatırma tarihini gösteren vergi dairesi kaydı veya makbuzla ispat yükü altındadır.
  • Tahsilatın bir aya ait olduğu ve tutarın 500 Yeni Türk Lirasını aşıp aşmadığı, tahsilat belgeleri ve kayıtlarla ortaya konur.
  • Maliye Bakanlığının tutarı artırdığı iddiası, Bakanlık düzenlemesinin varlığı ile kanıtlanır; bu düzenleme yoksa bağlayıcı eşik 500 Yeni Türk Lirası olarak kabul edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.25: Yargı harçlarının makbuz karşılığında ödendiğini düzenler; bu madde ise memurların topladığı tutarların yatırılmasını düzenler, iki hüküm farklı konuları ele alır.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m.36: Paraların bankaya ve mal sandıklarına yatırılmasında ilgiliden ücret alınmayacağını düzenler; bu madde yatırma süresi ve yeri konusunda ayrı bir rejim kurar.

Harçlar Kanunu m.134 — Teftiş ve kontrol yetkisi

Madde, harçları tahsile yetkili memurların hesaplarının teftiş ve kontrolünü düzenler. Bu yetkinin kimler tarafından kullanılacağını (vergi müfettişleri, vergi müfettiş yardımcıları ve mahallin en büyük mal memuru) ve mahallin en büyük mal memurunun kontrol memurlarına bu yetkiyi devredebileceğini belirler. Maddenin uygulanması, harç tahsilinin hangi usul ve sürelerle yapılacağına ilişkin değildir; harcın ödenmemesinin sonuçları 492 sayılı Kanun m.32 ve m.37 hükümlerinde, peşin alınan harcın iadesi m.31'de düzenlenmiştir. Maddede harç tahsil usulü, harç oranları ve tutarları, teftiş sonucunda yapılacak işlemler ile ceza veya yaptırım hükümleri yer almaz. Bu konular ilgili harçlar mevzuatı ve vergi usulü hükümleri kapsamında değerlendirilir.

Teftiş ve kontrol yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

Harçları tahsile salahiyetli memurlar
Harçların tahsilinde görevli memurlardır. Madde bu memurların hesaplarının teftiş ve kontrolünü konu almaktadır; görevlendirme ve yetki kaynağı bu maddenin değil, harçların tahsiline ilişkin mevzuatın konusudur.
Teftiş ve kontrol yetkisi
Yetkili görevlilerin, harçları tahsil eden memurların hesaplarını inceleme ve denetleme yetkisidir. Madde bu yetkinin kapsamını ayrıntılı olarak belirlemez; yalnızca yetkili kişileri sayar.
Mahallin en büyük mal memuru
Bulunduğu yerde mal işlerinden sorumlu en üst düzey memurdur. Hem doğrudan teftiş yetkisine sahiptir hem de kontrol memurlarına bu yetkiyi verme takdirine sahiptir.
Kontrol memuru
Mahallin en büyük mal memurunun yetki vermesiyle harç hesaplarını teftiş ve kontrol edebilecek memurdur. Bu yetki kendiliğinden doğmaz, ancak mahallin en büyük mal memurunun açık yetkilendirmesiyle kazanılır.

Teftiş ve kontrol yetkisi: hangi şartlar aranır?

  • Teftiş ve kontrolü yapacak kişinin Vergi Müfettişi, Vergi Müfettiş Yardımcısı veya mahallin en büyük mal memuru olması gerekir; bu kişiler yetkiyi doğrudan kullanır.
  • Kontrol memurunun teftiş yapabilmesi için mahallin en büyük mal memuru tarafından bu hususta yetki verilmiş olması gerekir.
  • Teftiş ve kontrol konusunun, harçları tahsile yetkili memurların hesapları olması gerekir.

Teftiş ve kontrol yetkisi: hangi sonuçları doğurur?

  • Yetkili görevliler harçları tahsile salahiyetli memurların hesaplarını teftiş ve kontrol edebilir.
  • Mahallin en büyük mal memuru, kontrol memurlarına bu hususta yetki verebilir; yetki verilmemişse kontrol memurları bu teftişi yapamaz.
  • Madde teftiş sonucunda tespit edilen eksiklik ya da hatalara bağlanacak sonuçları düzenlemez; bu sonuçlar ayrı hükümlerden değerlendirilir.

Doğrudan yetkili ile yetki devri ile yetkili arasındaki fark nedir?

Vergi müfettişleri, vergi müfettiş yardımcıları ve mahallin en büyük mal memuru maddenin doğrudan verdiği yetkiyle hesapları teftiş edebilir.

Kontrol memurları ise ancak mahallin en büyük mal memurunun vereceği yetkiyle bu işi yapabilir.

Kontrol memurunun yetkisi yazılı ya da açık bir yetkilendirmeye bağlıdır; yetki verilmeden yapılan teftiş bu maddeye dayanamaz.

Her hal ve takdirde yetki ile yetki devri ile yetki arasındaki fark nedir?

Madde, ilk üç görevliye 'her hal ve takdirde' ifadesiyle yetki tanır.

Kontrol memurlarının yetkisi takdire bağlıdır ve verilip verilmemesi mahallin en büyük mal memurunun kararına kalmıştır.

İlk gruptaki görevliler için bir yetki verilmesi gerekmez; kontrol memurları içinse yetki verilmesi zorunludur.

Teftiş ve kontrol yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kontrol memurunun, mahallin en büyük mal memurunun yetki vermesi olmadan teftiş yapabileceğini varsaymak.
  • Maddenin yalnızca hesap teftişini düzenlediğini unutup, teftiş sonucunda harç tahsili ya da takip işlemlerini bu maddeye dayandırmak.
  • Vergi müfettişleri ve mahallin en büyük mal memurunun teftiş yetkisi için ayrıca yetki verilmesi gerektiğini düşünmek; bu kişiler maddeden doğrudan yetkilidir.

Nasıl ispat edilir?

  • Teftiş ve kontrol yetkisini kullanan kişinin bu sıfatı taşıdığını gösteren atama veya görevlendirme belgesi, yetkinin dayanağını oluşturur.
  • Kontrol memurunun yetkisi, mahallin en büyük mal memurunun yazılı ya da açık yetki verdiğini gösteren belgeyle ispatlanır.
  • Teftişin konusunun harçları tahsile yetkili memurların hesapları olduğu, teftiş tutanağı ve hesap kayıtlarıyla ortaya konur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 492 sayılı Kanun m.32: Harç ödenmeden yargı işlemlerinin yapılmayacağını düzenler; teftişle tespit edilen harç eksikliklerinin işlem üzerindeki etkisini anlamak için bağlantılıdır.
  • 492 sayılı Kanun m.37: Süresinde ödenmeyen harçların vergi dairesine bildirilmesini düzenler; teftiş sırasında tespit edilen ödenmeyen harçların takibi bu hükümle bağlantılıdır.
  • 492 sayılı Kanun m.31: Peşin alınan harcın fazlasının istek üzerine iade edilmesini düzenler; teftiş sonucunda fazla tahsilat tespit edildiğinde ilgili hükümdür.

Süreler

SüreMaddeHüküm
15 günm.129Kendi kısımlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş olup da, mahiyetleri icabı işin sonunda alınması lazımgelen harçlar; harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir.
15 günm.130Bu kanunda ödenmeleri için belli bir süre tesbit edilmiş olan harçlar süresi içinde ödenmemiş ise, ilgili makam ve daireler tarafından, sürenin sonundan itibaren 15 gün içinde bir müzekkere ile o yerin ilgili vergi dairesine bildirilir.
bir ayam.132Bu suretle tahsil olunan bir aya ait harçlar şekil, içerik ve muhteviyatı Maliye Bakanlığınca belirlenen bir bildirim ile ticaret sicili müdürlüğünü bünyesinde bulunduran odanın muhtasar yönünden bağlı olduğu vergi dairesine, izleyen ayın…
bir ayam.133Maliye Bakanlığının izniyle basılı damga kullanan veya makbuzla tahsilatta bulunan memurlar bir aya ait tahsilat tutarlarını ertesi ayın beşinci günü akşamına kadar en yakın vergi dairesine yatırmakla mükelleftirler. 500 Yeni Türk…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

37 karar
  1. 2011/79 E., 2013/69 K., 06.06.2013
    İlgili madde: m.134
  2. Ceza Genel Kurulu, 2013/669 E., 2014/160 K., 01.04.2014
    İlgili madde: m.127
  3. Ceza Genel Kurulu, 2013/235 E., 2014/159 K., 01.04.2014
    İlgili madde: m.127
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2012/558 E., 2012/1359 K., 26.12.2012
    İlgili madde: m.123
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2012/86 E., 2012/293 K., 11.04.2012
    İlgili madde: m.123
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2011/847 E., 2012/143 K., 14.03.2012
    İlgili madde: m.123
  7. Hukuk Genel Kurulu, 2010/732 E., 2011/134 K., 13.04.2011
    İlgili madde: m.123
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2010/685 E., 2011/43 K., 09.02.2011
    İlgili madde: m.123
  9. Hukuk Genel Kurulu, 2010/688 E., 2011/44 K., 09.02.2011
    İlgili madde: m.123
  10. Hukuk Genel Kurulu, 2009/545 E., 2009/617 K., 30.12.2009
    İlgili madde: m.128
Diğer 27 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2005/356 E., 2005/344 K., 25.05.2005
    İlgili madde: m.128
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2005/290 E., 2005/269 K., 27.04.2005
    İlgili madde: m.128
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2005/291 E., 2005/247 K., 13.04.2005
    İlgili madde: m.128
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2005/214 E., 2005/146 K., 16.03.2005
    İlgili madde: m.128
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2005/166 E., 2005/82 K., 23.02.2005
    İlgili madde: m.128
  6. 5. Hukuk Dairesi, 2025/816 E., 2025/11160 K., 08.09.2025
    İlgili madde: m.125
  7. 5. Hukuk Dairesi, 2024/8840 E., 2025/830 K., 21.01.2025
    İlgili madde: m.125
  8. 5. Hukuk Dairesi, 2024/5637 E., 2025/292 K., 09.01.2025
    İlgili madde: m.125
  9. 5. Hukuk Dairesi, 2024/2030 E., 2024/10273 K., 19.12.2024
    İlgili madde: m.125
  10. 5. Hukuk Dairesi, 2024/1496 E., 2024/9557 K., 04.12.2024
    İlgili madde: m.125
  11. 5. Hukuk Dairesi, 2024/2041 E., 2024/9278 K., 28.11.2024
    İlgili madde: m.125
  12. 9. Daire, 2022/4070 E., 2022/5489 K., 08.11.2022
    İlgili madde: m.130
  13. 9. Daire, 2022/4073 E., 2022/5514 K., 08.11.2022
    İlgili madde: m.130
  14. 11. Hukuk Dairesi, 2018/3631 E., 2019/5172 K., 09.09.2019
    İlgili madde: m.126
  15. 3. Hukuk Dairesi, 2017/7006 E., 2019/4490 K., 14.05.2019
    İlgili madde: m.131
  16. 23. Hukuk Dairesi, 2016/2796 E., 2019/960 K., 12.03.2019
    İlgili madde: m.131
  17. 20. Hukuk Dairesi, 2010/6873 E., 2010/7237 K., 27.05.2010
    İlgili madde: m.130
  18. 9. Daire, 1998/488 E., 1999/1286 K., 24.03.1999
    İlgili madde: m.130
  19. 9. Daire, 1994/6306 E., 1995/2517 K., 12.10.1995
    İlgili madde: m.130
  20. Birinci Bölüm, 2016/10910 E., 23.06.2020
    İlgili madde: m.127
  21. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/341 E., 2025/800 K., 28.05.2025
    İlgili madde: m.127
  22. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/125 E., 2024/378 K., 13.06.2024
    İlgili madde: m.127
  23. Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/186 E., 2023/385 K., 21.06.2023
    İlgili madde: m.127
  24. Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/126 E., 2021/457 K., 06.10.2021
    İlgili madde: m.130
  25. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/650 E., 2019/1020 K., 17.12.2019
    İlgili madde: m.126
  26. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/560 E., 2019/1006 K., 12.12.2019
    İlgili madde: m.126
  27. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2018/325 E., 2018/383 K., 25.04.2018
    İlgili madde: m.126

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 09.06.2021 (m.132).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 2. Harçlar Kanunu - İcra ve İflas Harçları, Ödeme ve İade bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış