Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu
Kuruluş esasları ve organlar
Kısaca
6356 sayılı Kanun'un 3. maddesi, sendikaların ve diğer kuruluşların önceden izin alınmadan kurulabilmesi ilkesini (kuruluş serbestisi), sendikaların faaliyet gösterebileceği işkolunu ve kamu işveren sendikalarının kuruluşunda işkolu koşulunun aranmamasını düzenler. 6356 sayılı Kanun'un 4. maddesi, işkollarının hangi cetvelde gösterileceğini, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerin hangi işkolunda sayılacağını ve bir işkoluna giren işlerin yönetmelikle belirlenme usulünü düzenler.
Kapsam
Bu konu, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.3–16 hükümlerini kapsar.
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.3Kuruluş serbestisi
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.4İşkolları
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.5İşkolunun tespiti
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.6Kuruculuk şartları
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.7Kuruluş usulü
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.8Kuruluşların tüzüğü
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.9Organlara dair ortak hükümler
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.10Genel kurulun oluşması
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.11Genel kurulun görev ve yetkileri
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.12Genel kurulun toplantı zamanı
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.13Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayıları
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.14Genel kurulda yapılacak seçimlerde uyulacak esaslar
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.15Seçimlere itiraz
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.16Genel kurul dışında yapılan delege seçimi
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.3 — Kuruluş serbestisi
6356 sayılı Kanun'un 3. maddesi, sendikaların ve diğer kuruluşların önceden izin alınmadan kurulabilmesi ilkesini (kuruluş serbestisi), sendikaların faaliyet gösterebileceği işkolunu ve kamu işveren sendikalarının kuruluşunda işkolu koşulunun aranmamasını düzenler. Düzenleme, sendika ve işveren sendikası kurmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler ile kamu işveren sendikaları bakımından uygulanır. Madde, kuruluş usulünü, kurucu niteliklerini, tüzük içeriğini ve valilik denetimini düzenlemez; bu konular kuruluş usulü (m.7), kurucu şartları (m.6) ve tüzük içeriği (m.8) maddelerinde yer alır. Ayrıca işkolu tespiti (m.5), işkolu tanımı (m.4), sendika özgürlüğünün güvencesi (m.25) ve sendika kuruluşunun tüzel kişilik ve faaliyet denetimi de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Kuruluş serbestisi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kuruluş serbestisi
- Sendika ve üst kuruluşların önceden idari izin alınmaksızın, kanunda öngörülen usul ve esaslara uyularak kurulabilmesi ilkesidir. Bu ilke izin sistemini ve normatif denetim sistemini dışlar.
- İşkolu
- İşyerlerinde yürütülen işin konusu esas alınarak oluşturulan sınıflandırmadır. Sendikanın faaliyet alanını belirleyen ölçüt bu sınıflandırmadır.
- Kuruluşlar
- Bu maddede kanunda tanımlanan sendika ve konfederasyon gibi çalışma hayatına ilişkin örgütleri ifade eder. Kuruluş serbestisi bu kuruluşlar için geçerlidir.
- Kamu işveren sendikası
- Kamu işverenlerinden oluşan işveren sendikasıdır. Kuruluşunda aynı işkolundaki kamu işverenlerinin bulunması şartı aranmaz.
Kuruluş serbestisi: hangi şartlar aranır?
- Kuruluşun, kanundaki kuruluş usul ve esaslarına uyarak kurulması gerekir.
- Kuruluşun önceden izin alınmadan kurulması gerekir; idari izin ya da ön denetim kuruluş için şart değildir.
- Sendikanın kuruldukları işkolunda faaliyette bulunması gerekir; başka bir işkolunda faaliyet gösterilemez.
- Kamu işveren sendikasının kurulabilmesi için aynı işkolundaki kamu işverenlerinin kurucu olması aranmaz.
Kuruluş serbestisi: hangi sonuçları doğurur?
- Kuruluş usul ve esaslarına uygun olarak kurulan sendika, önceden izin alınmadan kurulmuş sayılır.
- Kamu işveren sendikasında kurucular aynı işkolundaki kamu işverenleri olmak zorunda değildir.
- Sendika, kurulduğu işkolu dışında faaliyet gösteremez; bu sınır sendika özgürlüğü ile bağdaşmaz bir kısıtlama olarak değil, faaliyet alanının tanımı olarak işler.
- Aynı işkolunda birden çok sendika kurulabilir; kuruluş serbestisi sendika çokluğunu da içerir.
Sendika ile kamu işveren sendikası arasındaki fark nedir?
Genel kuralda sendikanın kurulabilmesi için kurucuların aynı işkolunda bulunması ve faaliyetin o işkolunda yürütülmesi gerekir.
Kamu işveren sendikasında aynı işkolundaki kamu işverenlerinin kurması ve aynı işkolunda faaliyet göstermesi koşulu aranmaz.
Kamu işveren sendikası, işkolu koşulunu kurucu bakımından aşarak kurulabilir; ancak faaliyetinin hangi işkolunda yürütüleceği tüzükte belirlenir.
Kuruluş serbestisi ile izin sistemi arasındaki fark nedir?
Madde uyarınca kuruluş, önceden izin alınmadan gerçekleşir.
İzin sisteminde kuruluş için idari makamın önceden onayı gerekir.
Serbest kuruluşta izin makamı kuruluşu engelleyemez; kuruluş usulüne uygunluk dışında bir denetim öngörülmemiştir.
Kuruluş serbestisi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kuruluş serbestisini, kuruluşun hiçbir denetime tabi olmadığı şeklinde anlamak; kuruluş usulü ve tüzük denetimi m.7 kapsamında yürür.
- Kamu işveren sendikasında da işkolu koşulunun aranacağını varsaymak; m.3/2 bu koşulu kurucular bakımından kaldırmıştır.
- Sendikanın faaliyetini kurulduğu işkolu dışına taşımak; sendika kuruldukları işkolunda faaliyet gösterir.
- Aynı işkolunda ikinci bir sendikanın kurulamayacağını sanmak; sendika çokluğu ilkesi buna izin verir.
- m.3'teki kuruluş serbestisini tüzel kişilik kazanma koşullarıyla karıştırmak; tüzel kişilik kuruluş usulü m.7'de düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kuruluş serbestisi ilkesi, Anayasa'nın 51. maddesine dayanan ve izin sistemini dışlayan bir düzen olarak kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/11103 E., 2024/14794 K., 18.11.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2024/12161 E., 2024/13124 K., 07.10.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2024/7435 E., 2024/9118 K., 27.05.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2024/5012 E., 2024/6047 K., 28.03.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2023/18247 E., 2023/17106 K., 09.11.2023)
- Aynı işkolunda birden fazla sendikanın kurulabilmesi, sendika çokluğu ilkesinin sonucu olarak kabul edilmektedir. (2013/1 E., 2014/161 K., 22.10.2014)
- Sendikanın faaliyet alanı kuruluş işkolu ile sınırlı tutulmakta; bu sınır işkolu esasına göre sendikal örgütlenmenin benimsendiğinin göstergesi sayılmaktadır. (2013/1 E., 2014/161 K., 22.10.2014)
Nasıl ispat edilir?
- Kuruluşun m.3 uyarınca önceden izin alınmadan kurulduğunu ileri süren taraf, kuruluş belgelerinin valiliğe verildiğini ve tüzük ile kurucu bilgilerini belgeyle ispatlar.
- Sendikanın faaliyetinin kuruluş işkolunda olmadığını ileri süren karşı taraf, sendikanın tüzüğünde gösterilen işkolunu ve fiili faaliyet alanını belgeyle ortaya koyar.
- Kamu işveren sendikası olduğu için işkolu koşulunun aranmadığını savunan taraf, kuruluşun kamu işverenlerinden oluştuğunu resmi kayıtlarla ispatlar.
- İşkolu tespiti uyuşmazlığında yetki kararı, Bakanlık kararı ve mahkeme kararı ile ispat edilir; bu tespit m.5 kapsamında yapılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.4: İşkolunun neyle belirleneceğini düzenler; m.3'teki faaliyet işkolu sınırının içeriğini bu sınıflandırma belirler.
- 6356 m.5: Bir işyerinin girdiği işkolunun tespitini düzenler; sendikanın faaliyet alanının işkolu olarak belirlenmesinde uyuşmazlık çıkarsa bu madde uygulanır.
- 6356 m.6: Sendika kurucularının sahip olması gereken şartları düzenler; kuruluş usulü ile birlikte m.3'ün koşullarını tamamlar.
- 6356 m.7: Kuruluş usulünü, tüzel kişilik kazanma anını ve valilik ile Bakanlık işlemlerini düzenler; kuruluş serbestisinin uygulama usulünü tamamlar.
- 6356 m.8: Tüzükte bulunması gereken hususları düzenler; tüzükte sendikanın faaliyet göstereceği işkolunun yazılması m.3 ile bağlantılıdır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.4 — İşkolları
6356 sayılı Kanun'un 4. maddesi, işkollarının hangi cetvelde gösterileceğini, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerin hangi işkolunda sayılacağını ve bir işkoluna giren işlerin yönetmelikle belirlenme usulünü düzenler. Madde, işçi ve işveren sendikalarının kuruluş ve faaliyet alanını işkolu esasına bağlayan genel sistemin işkolu ayrımı yönünden temel çerçevesini oluşturur. Madde, bir işyerinin hangi işkoluna girdiğinin Bakanlıkça tespiti, bu tespite karşı açılacak dava ve süreleri düzenlemez (m.5). Konfederasyonların kuruluşu ve en az beş sendika şartı (m.2 ilgili hükümleri), işkolu tespitine itiraz davasının usulü ve süreleri (m.5), sendikaların kuruluşu ve işkolu esasına göre kuruluş serbestisi (m.3) bu maddede yer almaz. Toplu iş sözleşmesi türleri ve yetki usulü de bu maddenin konusu değildir.
İşkolları: hangi kavramlar bilinmeli?
- İşkolu
- Sendika kurulabilecek ve işyerlerinin bağlanacağı, benzer işlerin toplandığı faaliyet alanıdır. Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilen işkolları esas alınır; cetvel dışında kalan bir işkolu kurulamaz.
- Asıl iş
- Bir işyerinde yürütülen ve işyerinin işkolunu belirleyen esas faaliyettir. İşyerinin girdiği işkolu, bu işin niteliğine göre belirlenir.
- Yardımcı iş
- Asıl işe bağımlı olarak yürütülen, asıl işin bulunduğu işkolunun içinde sayılan iştir. Yardımcı işin ayrı bir işkoluna bağlanabilmesi için bağımsız bir işyeri niteliği taşıması gerekir; madde metni yardımcı işi asıl işin işkolundan sayar.
- İşkolu belirleyici yönetmelik
- Bir işkoluna giren işlerin hangileri olduğunu gösteren, Bakanlıkça çıkarılan düzenlemedir. Hazırlanmadan önce işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınır ve uluslararası normlar göz önünde bulundurulur.
- Konfederasyonların görüşü
- Yönetmelik hazırlanırken alınması zorunlu danışma adımıdır. Görüş alınmadan çıkarılan düzenleme, bu maddenin usul şartını karşılamaz.
İşkolları: hangi şartlar aranır?
- Bir işkolunun sendika kurulabilecek bir işkolu olarak kabul edilebilmesi için (1) sayılı cetvelde yer alması gerekir.
- Bir işyerinde yürütülen bir işin yardımcı iş sayılabilmesi için asıl işe bağımlı olması ve asıl işin girdiği işkolundan sayılması gerekir; bu durumda yardımcı iş ayrı bir işkolu oluşturmaz.
- Bir işkoluna giren işlerin belirlenmesi için işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınmalıdır.
- Bir işkoluna giren işlerin belirlenmesinde uluslararası normlar göz önünde bulundurulmalıdır.
- İşkoluna giren işlerin belirlenmesi Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle yapılmalıdır; bu düzenleme kanunda gösterilmeyen bir işkolu yaratamaz.
İşkolları: hangi sonuçları doğurur?
- Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler, asıl işin girdiği işkolundan sayılır ve ayrı bir işkolu oluşturmaz.
- Bir işkoluna giren işler yönetmelikle belirlenir; bu düzenleme konfederasyonların görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak çıkarılır.
- İşkolu sayısı kanunun ekli cetvelindeki işkollarıyla sınırlıdır; cetvelde bulunmayan bir işkolu kurulamaz.
- Yardımcı işte çalışanlar, işyerinin bağlı olduğu işkolunda kurulu sendikaya üye olabilir.
Asıl iş ile yardımcı iş arasındaki fark nedir?
Asıl iş, işyerinin esas faaliyetidir ve işyerinin hangi işkoluna gireceğini doğrudan belirler.
Yardımcı iş, asıl işe bağımlı, üretimin zorunlu unsuru olmayan ve asıl iş devam ettikçe devam eden iştir.
Yardımcı işte çalışanlar, asıl işin girdiği işkolunda kurulu sendikaya üye olabilir; ayrı bir işkolu sendikasına bağlanmaz.
Bağımsız işyeri ile asıl işe yardımcı iş: fark nedir?
Bağımsız işyerinde yürütülen iş, o işyerinin esas işi olduğunda kendi işkolunu belirler.
Asıl işe yardımcı iş, bağımsız bir işyerinde esas iş olarak yapılmıyorsa asıl işin işkolundan sayılır.
Yardımcı iş niteliğindeki iş bağımsız bir işyerinde esas iş olarak yapılıyorsa, bu işte çalışanlar o işyerinin girdiği işkolunda kurulu sendikaya üye olabilir.
Cetvelde gösterilen işkolu ile yönetmelikle belirlenen işkolu içeriği arasındaki fark nedir?
Cetvel, işkollarının adlarını ve sayısını kanunla belirler.
Yönetmelik, bir işkoluna hangi işlerin gireceğini ayrıntılı olarak gösterir.
Cetvel işkolu sayısını sabitler; yönetmelik ise işkolunun kapsamını belirler.
İşkolları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yardımcı işi, bağımsız bir işyerinde esas iş olarak yapılan işle karıştırmak; bu durumda yardımcı iş sayılmaz ve kendi işkolunu belirler.
- Bir işletmedeki birden çok işyerini, asıl iş ve yardımcı iş ayrımına tabi tutarak tek işyeri gibi değerlendirmek; asıl iş-yardımcı iş ayrımı her işyeri açısından ayrı yapılmalıdır.
- Yönetmelikle belirlenen işkolu içeriğini kanun metninden okumak; kanun yalnızca işkolu adlarını ve sayısını gösterir, işlerin dökümü yönetmelikte yer alır.
- İşkolunu yalnızca işverenin faaliyet alanına bakarak belirlemek; işyerinde ağırlıklı yürütülen faaliyet esas alınmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İşkolu kavramının belirlenmesinde işyerinde ağırlıklı olarak yürütülen faaliyet esas alınır; bu tespit yapılırken işyerinin kuruluş amacı, üretilen mal veya hizmetin niteliği, yatırımın dağılımı ve iş organizasyonu içindeki yeri gibi ölçütlerden yararlanılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/2387 E., 2017/1457 K., 29.11.2017)
- Yardımcı iş, işyerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin olmakla birlikte doğrudan üretim organizasyonu içinde yer almayan ve asıl iş devam ettikçe devam eden iştir; bu niteliğin tespitinde yardımcı iş tanımı esas alınır. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/683 E., 2022/250 K., 03.03.2022)
- Bir işyerinin girdiği işkolunun tespitinde, işverenin değişmiş olması işkolu tespitini etkilemez. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/119 E., 2018/1614 K., 06.11.2018)
- Yönetmeliğin amacı, 6356 sayılı Kanunun 4. maddesinde sayılan işkollarına hangi işlerin gireceğini tespit etmektir ve bu tespit yönetmelikle yapılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/619 E., 2022/248 K., 03.03.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Bir işin asıl iş mi yardımcı iş mi olduğunu ileri süren taraf, bu iddiasını işyerinin fiili faaliyet yapısını gösteren belgelerle ispatlamalıdır; işyerinin kuruluş amacı, üretim ve hizmet akışı, personel dağılımı ve yatırım bilgileri bu amaçla kullanılabilir.
- İşyerinin girdiği işkolunun belirlenmesinde ilgililer, ağırlıklı işin hangisi olduğunu tanık ve bilirkişi incelemesi gibi delillerle ortaya koyar; karşı taraf aksini kanıtlamakla yükümlüdür.
- Bir işin yardımcı iş olduğunu savunan taraf, işin asıl işe bağımlılığını ve üretimin zorunlu unsuru olmadığını ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.5: İşyerinin girdiği işkolunun tespiti ve bu tespite karşı açılacak davanın süreleri m.5'te düzenlenmiştir. m.4 işkollarının içeriğini belirler, m.5 ise somut işyerinin hangi işkoluna girdiğini tespit eder.
- 6356 m.3: Sendikaların kuruldukları işkolunda faaliyet göstermesi ilkesini düzenler; m.4'te belirlenen işkolları bu ilkenin çerçevesini oluşturur.
- 6356 sayılı Kanun: Ekli (1) sayılı cetvel, işkollarının adlarını ve sayısını belirler; m.4/1 bu cetvele yollama yapar.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.5 — İşkolunun tespiti
6356 sayılı Kanun'un 5. maddesi, bir işyerinin girdiği işkolunun tespit usulünü, bu tespite karşı açılacak davanın süresini ve yargı yolunun aşamalarını düzenler. Ayrıca yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamışken yapılan işkolu değişikliği tespitinin hangi dönemde geçerli olacağını, işkolu tespit talebi ve davalarının yetki işlemlerinde bekletici neden sayılıp sayılmayacağını ve işkolu değişikliğinin yürürlükteki toplu iş sözleşmesine etkisini belirler. Kural, işyerinin girdiği işkolunu tespit eden tüm ilgililer bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: işkollarının kapsamı ve işyerinin girdiği işkolunun esas alınacağı ölçütler (m.4 ve 60 sayılı 2821 sayılı Kanun dönemi düzenlemeleri bakımından ayrı hükümler), yetki tespiti davasının usulü ve yetki itirazı (m.41 ve devamı), toplu iş sözleşmesinin kapsamı ve sona ermesi (m.33 vd.).
İşkolunun tespiti: hangi kavramlar bilinmeli?
- İşkolu
- Sendikaların faaliyet alanını belirleyen, birbirine benzer işlerin bir hukuki kalıp altında toplandığı sınıflandırmadır. Kanun işkolu esasına dayanır ve işkollarının sayısı kanunda sınırlıdır.
- İşkolunun tespiti
- Bir işyerinin hangi işkoluna girdiğinin Bakanlıkça belirlenmesi işlemidir. Tespit, Resmî Gazete'de yayımlanmakla ilgililere karşı açılacak dava süresini başlatır.
- Bekletici neden
- Açılan bir davanın sonucunun beklenmesi nedeniyle başka bir işlemin durdurulmasına yol açan sebeptir. Bu maddeye göre işkolu tespit talebi ve davaları yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz.
- Yetki süreci
- Yeni bir toplu iş sözleşmesi yapılması için sendikanın işveren nezdinde yetki almasına yönelik işlemlerin bütünüdür. Yetki sürecinin başlamış olması, işkolu değişikliği tespitinin bir sonraki döneme etkisini belirler.
- Bir sonraki dönem
- Yetki süreci başlamış bir toplu iş sözleşmesi bakımından, işkolu değişikliği tespitinin hüküm ifade edeceği dönemdir. Yürürlükteki sözleşme dönemi bu kapsamda değildir.
İşkolunun tespiti: hangi şartlar aranır?
- Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Bakanlık tarafından yapılmalıdır.
- Tespit kararı Resmî Gazete'de yayımlanmalıdır.
- Tespite karşı ilgililer, kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açmalıdır.
- Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamışsa işkolu değişikliği tespiti yalnızca bir sonraki dönem için geçerli olmalıdır.
- İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden olarak ileri sürülememelidir.
- İşkolu değişikliği, yürürlükteki toplu iş sözleşmesini etkilememelidir.
İşkolunun tespiti: hangi sonuçları doğurur?
- Tespit kararına karşı on beş gün içinde dava açılırsa, dava mahkeme tarafından iki ay içinde karara bağlanır.
- Karara karşı istinaf yoluna başvurulursa bölge adliye mahkemesi iki ay içinde karar verir.
- Karara karşı temyiz yoluna başvurulursa Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.
- Yetki süreci başlamış bir toplu iş sözleşmesi için yapılan işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur.
- İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin davalar, yetki işlemlerini ve yetki tespit davalarını durdurmaz.
- İşkolu değişikliği, yürürlükteki toplu iş sözleşmesinin hükümlerini etkilemez.
- Kanunda, on beş gün içinde dava açılmadığında tespitin kesinleşeceğine dair açık bir hüküm yer almaktadır; sürenin kaçırılması halinde dava hakkı sona erer.
Yetki süreci başlamamış iş yeri ile yetki süreci başlamış iş yeri arasındaki fark nedir?
Yetki süreci başlamamışsa, işkolu değişikliği tespiti hangi dönemde geçerli olacağı yönünden fıkra 2 kapsamında bir özel düzenlemeye tabi değildir.
Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamışsa, işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur.
Yetki süreci başlamış olan işyerinde değişiklik, kendi dönemindeki yetki işlemlerini değiştirmez; yalnızca bir sonraki dönemde uygulanır.
Tespit davası ile yetki işlemleri ve yetki tespit davası arasındaki fark nedir?
İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, kendi konusu itibarıyla işkolunun belirlenmesine yöneliktir.
Yetki işlemleri ve yetki tespit davaları, sendikanın yetkisinin tespitine yöneliktir.
İşkolu tespit davası açılmış olması, yetki işlemlerini veya yetki tespit davasını durdurmaz; bekletici neden sayılmaz.
Yürürlükteki toplu iş sözleşmesi ile yeni dönem arasındaki fark nedir?
Yürürlükteki toplu iş sözleşmesi, işkolu değişikliği tespitinden etkilenmez.
Bir sonraki dönem için yapılacak toplu iş sözleşmesi, geçerli olan işkolu değişikliği tespitine göre belirlenir.
Mevcut sözleşmenin süresi boyunca işkolu değişikliği sözleşmeyi etkilemez; değişiklik ancak sonraki dönemde hükme bağlanır.
İlk derece mahkemesi ile istinaf ve temyiz aşamaları arasındaki fark nedir?
İlk derece mahkemesi tespit davasında iki ay içinde karar verir.
İstinaf halinde bölge adliye mahkemesi, temyizde ise Yargıtay her biri iki ay içinde karar verir.
Her yargı aşaması için ayrı iki aylık süre işler; süreler aşamalar arasında toplanmaz.
İşkolunun tespiti: sık yapılan hatalar nelerdir?
- On beş günlük süreyi, tespit kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından değil, ilgilinin öğrenmesinden itibaren saymak; süre yayım tarihinden başlar.
- İşkolu tespit davası açıldığında yetki işlemlerinin bekletilmesini istemek; kanun bu davaları bekletici neden saymaz.
- İşkolu değişikliğinin yürürlükteki toplu iş sözleşmesini de etkilediğini varsaymak; değişiklik ancak bir sonraki dönem için geçerlidir.
- İstinaf ve temyiz aşamalarındaki iki aylık süreleri toplayarak tek bir süre gibi hesaplamak; her aşama için ayrı iki ay işler.
- Yetki süreci başlamış olmasını yeterli görüp belgelendirilmesini aramamak; sürecin başladığının ispatı gerekir.
- Maddenin ilk derece mahkemesi süresini istinaf ya da temyiz aşamasına da uygulamak; her mercii kendi süresi içinde karar verir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Uyuşmazlığın tespit davası olarak görülmesi ve davaya tespitten etkilenecek işyerinde örgütlenmiş veya tespit kararında işkolu olarak gösterilen işkolunda faaliyet gösteren sendikaların dahil edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/119 E., 2018/1614 K., 06.11.2018; 9. Hukuk Dairesi, 2024/13997 E., 2024/16181 K., 16.12.2024)
- İşkolu tespitinin, işletme toplu iş sözleşmesi ve kamu düzenini ilgilendiren işletme oluşturma meselelerinde ön sorun olarak ele alındığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/2387 E., 2017/1457 K., 29.11.2017)
- Yetki tespit davalarında, işkolu tespitinin ayrı bir dava konusu yapılmasının yetki işlemlerini durdurmayacağı ve bekletici neden sayılmayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/2040 E., 2017/1543 K., 06.12.2017)
Nasıl ispat edilir?
- İşkolu tespitine itiraz eden taraf, tespit kararının yayımlanma tarihini ve dava açma tarihini belgeleyerek on beş günlük süreye uyulduğunu ispatlamalıdır; yayım tarihi Resmî Gazete ile kanıtlanır.
- Tespite itiraz eden ilgili, işyerinde yürütülen asıl işin ve işin niteliğini delillerle ortaya koymalıdır; işyerinin ağırlıklı faaliyetinin hangi işkoluna ait olduğunu iddia eden taraf bunu ispatla yükümlüdür.
- Karşı taraf, tespitin doğru olduğunu savunuyorsa, bu savunmasını Bakanlık kararı ve işyeri belgeleriyle ispatlamalıdır.
- Yetki süreci başlamış olduğunu iddia eden taraf, yetki başvurusu ve bildirim belgeleriyle bu durumu kanıtlamalıdır; bu belgeler işkolu değişikliğinin bir sonraki döneme ertelenmesi sonucunu doğurur.
- Açılan davanın varlığı, yetki işlemlerinin durdurulmasını gerektirmediğinden, bu iddiayı ileri süren taraf bekletici neden talebinin reddedileceğini bilmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.4: Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerin asıl işin girdiği işkolundan sayılmasını ve işkollarının yönetmelikle belirlenmesini düzenler; tespitin hangi işkoluna ilişkin olacağını belirleyen ölçütleri içerir.
- 6356 m.60: Maddeye uygulanan işkolu tespiti ile ilgili yetki ve usul kurallarının doğrudan dayanağı değildir; yalnızca işkollarının listelenmesiyle ilgili ayrı bir düzenlemedir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.6 — Kuruculuk şartları
Madde, sendika kurucusu olabilecek kişilerin nitelikleri ile kuruculuğun önündeki ağır suç nedeniyle yasaklılığı düzenler. Fiil ehliyeti ve fiilen çalışma olumlu koşullarını, belirli suçlardan mahkûmiyet olumsuz koşulunu ve işveren sendikası kurucusunun tüzel kişi olması halinde temsilcisi gerçek kişiye uygulanan aynı şartları kapsar. Kurucuların sayısı (m.2), kuruluş usulü ve tüzük (m.7, m.8), kurucuların üyelik koşulları (m.17) ve üst kuruluş olan konfederasyonun kuruluşu düzenlemez (m.2, m.7, m.8 ve m.17 ayrı maddelerde düzenlenmiştir). Kuruculuk koşulu ile üyelik koşulu, madde metninde ayrı tutulmuştur; ayrıca suç nedeniyle yasaklılığın üyelik bakımından ayrı bir düzenlemesi bu maddede yer almaz. Madde, işçi sendikası ile işveren sendikası kurucuları bakımından uygulanır.
Kuruculuk şartları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Sendika kurucusu
- Sendikanın kuruluşunda kuruluş tüzüğünü valiliğe verecek kişilerdir. Kurucu olabilmek için bu maddedeki şartların taşınması gerekir.
- Fiil ehliyeti
- Kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesi için gereken ehliyettir. Madde bu ehliyeti kurucu olmanın ilk şartı olarak aramaktadır.
- Fiilen çalışma
- Kişinin, gerçek veya tüzel kişi olarak, fiilen bir faaliyet yürütmesidir. Madde, kurucunun fiilen çalışıyor olmasını şart koşar; işkolunda çalışma şartı bu maddede yer almaz.
- Belirli suçlardan mahkûmiyet
- Maddede sayılan zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık suçlarından verilmiş mahkûmiyet kararıdır. Yasaklılık, mahkûmiyetin bu suçlardan biri olmasına bağlıdır.
- İşveren sendikası kurucusu
- İşveren niteliğine sahip kişilerin kurduğu sendikanın kurucusudur. Tüzel kişi olabilir; bu halde kurucu tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişi de madde kapsamında değerlendirilir.
- Tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişi
- Tüzel kişi işveren sendikası kurucusu olduğunda, onun adına hareket eden gerçek kişidir. Madde bu gerçek kişi için birinci fıkradaki şartların aranmasını öngörür.
Kuruculuk şartları: hangi şartlar aranır?
- Kurucunun fiil ehliyetine sahip olması gerekir.
- Kurucunun fiilen çalışan bir gerçek veya tüzel kişi olması gerekir.
- Kurucunun, maddede sayılan belirli suçlardan birinden mahkûmiyeti bulunmamalıdır; bu yasak, TCK m.53 kapsamındaki sürelerin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.
- İşveren sendikası kurucusu tüzel kişi ise, tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişide de fiil ehliyeti, fiilen çalışma ve suç yasağı şartlarının bulunması gerekir.
Kuruculuk şartları: hangi sonuçları doğurur?
- Fiil ehliyeti ve fiilen çalışma şartlarını taşıyan, ayrıca sayılan suçlardan mahkûmiyeti bulunmayan kişi sendika kurucusu olabilir.
- Sayılan suçlardan birinden mahkûmiyeti bulunan kişi sendika kurucusu olamaz.
- Sayılan suçlardan mahkûmiyet, TCK m.53'te belirtilen sürelerin geçmiş olmasına rağmen kurucu olunmasını engeller.
- İşveren sendikası kurucusu tüzel kişi ise, bu tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişi de birinci fıkradaki şartları taşımalıdır; aksi hâlde temsilci üzerinden kuruculuk şartı sağlanmamış olur.
- Şartların sağlanmadığının anlaşılması hâlinde, 6356 sayılı Kanunun kuruluş hükümlerine göre kuruluşun eksikliğinin giderilmesi istenebilir (m.7).
Mahkûmiyet bulunan ile bulunmayan kişi arasındaki fark nedir?
Maddede sayılan suçlardan mahkûmiyeti bulunan kişi, mahkûmiyet nedeniyle kurucu olamaz.
Sayılan suçlardan mahkûmiyeti bulunmayan ve diğer şartları taşıyan kişi kurucu olabilir.
Mahkûmiyet bulunan kişinin kurucu olması engellenir; bu kişi ilgili sendikanın kuruluşunda yer alamaz.
Sayılan suç ile sayılmayan suç arasındaki fark nedir?
Maddede sayılan suçlardan birinden mahkûmiyet, kuruculuğu engeller.
Maddede sayılmayan bir suçtan mahkûmiyet, bu maddeye göre kuruculuğu engellemez.
Yasak yalnız sayılan suçlarla sınırlıdır; diğer suçlar bu madde bakımından kuruculuğa engel değildir.
Süre geçmiş ile süre geçmemiş mahkûmiyet arasındaki fark nedir?
TCK m.53'te belirtilen sürelerin geçmiş olması hâlinde de sayılan suçlardan mahkûmiyet devam eder.
Sürenin geçmesi, sayılan suçlar bakımından yasağı ortadan kaldırmaz.
Madde, mahkûmiyet nedeniyle yasağı süre geçse bile sürdürür; süre geçmiş olması kuruculuğa imkân vermez.
Gerçek kişi kurucu ile işveren sendikası tüzel kişi kurucu arasındaki fark nedir?
Gerçek kişi kurucuda birinci fıkradaki şartlar doğrudan kurucu hakkında aranır.
Tüzel kişi işveren sendikası kurucusunda şartlar, tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişi hakkında aranır.
Tüzel kişi kurucunun temsilcisinin de yasaklılık ve diğer şartlara uyması gerekir.
Kuruculuk şartları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mahkûmiyetin TCK m.53 süresinin geçmesiyle yasağın kalktığını sanmak; madde sürenin geçmesinin yasağı kaldırmadığını belirtir.
- Maddede sayılmayan bir suçtan mahkûmiyeti bulunan kişiyi de kuruculuktan men etmek; yasak yalnız sayılan suçlarla sınırlıdır.
- Tüzel kişi işveren sendikası kurucusunda yalnızca tüzel kişiliğin şartlarına bakmak; ikinci fıkra gereği temsilci gerçek kişinin şartları da aranır.
- Kuruculuk şartını işkolunda fiilen çalışma olarak yorumlamak; madde metninde bu şart yer almaz, yalnızca fiilen çalışma aranır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kanunun kurucu niteliklerini sınırlı saydığı kabul edilmektedir; işkolunda fiilen çalışma şartının bu maddede aranmadığı, Yargıtay tarafından belirtilmiştir. (Birinci Bölüm, 2014/15831 E., 20.09.2017; 22. Hukuk Dairesi, 2013/30 E., 2013/1327 K., 30.01.2013)
- Madde metninde işkolunda çalışma şartına yer verilmediği ve kurucu niteliklerinin bu maddeyle sınırlandığı, yargı kararlarında vurgulanmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2025/1595 E., 2025/2959 K., 20.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Kurucu olduğunu öne süren kişi, fiil ehliyetine sahip olduğunu ve fiilen çalıştığını ilgili belgelerle ortaya koymalıdır. Bu, kimlik ve çalışma kaydıyla gösterilebilir.
- Sendika kurucusunun sayılan suçlardan mahkûmiyeti bulunmadığı, adli sicil kaydıyla ispatlanır; ilgili mercii bu belgeyi değerlendirir.
- İşveren sendikası kurucusu tüzel kişi ise, temsilci gerçek kişinin şartları taşıdığı, tüzel kişiliğin temsil yetkisini gösteren belgeyle ve adli sicil kaydıyla ortaya konur.
- Mahkûmiyetin sayılan suçlardan birine ilişkin olduğunu ileri süren taraf, bu iddiayı mahkûmiyet kararıyla ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.53: Sayılan suçlardan mahkûmiyetin sonuçlarının ne zaman sona ereceğini belirleyen süreleri düzenler. Madde, bu sürelerin geçmiş olmasının yasağı kaldırmayacağını belirtmek için bu süreleri anar.
- 6356 sayılı Kanun m.7: Kuruluş tüzüğü ve kurucuların şartlarını taşıdığına dair beyanların valiliğe verilmesi usulünü düzenler. Kurucu şartlarının eksikliği bu usul üzerinden değerlendirilir.
- 6356 sayılı Kanun m.2: Sendikanın kuruluş için en az yedi kişi gerektiğini düzenler; bu madde kurucu sayısını değil nitelikleri düzenler.
- 6356 sayılı Kanun m.17: Üyelik koşullarını düzenler; kurucu şartları ile üyelik şartları ayrı tutulmuştur.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.7 — Kuruluş usulü
Madde, sendika ve konfederasyon gibi kuruluşların tüzel kişilik kazanma usulünü, kuruluş tüzüğü ve kurucu listesinin valiliğe ve Bakanlığa verilmesini, Bakanlıkça ilanı ile kanuna aykırılık ya da eksiklik halinde uygulanacak eksikliğin giderilmesi, faaliyetin durdurulması ve kapatılma yolunu düzenler. Hüküm, Kanun kapsamındaki tüm kuruluşlar bakımından, yani işçi ve işveren sendikaları ile üst kuruluşlar bakımından uygulanır. Maddede kurucu olma şartları (m.6), tüzüğün zorunlu içeriği (m.8), organlar (m.9) ve işkolu tespiti (m.5) düzenlenmez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Tüzük değişikliklerinin ilanı ve hukuka aykırılık sürecinin aynen uygulanması da bu maddenin kapsamındadır, ancak tüzük değişikliğinin kendisine ilişkin esaslar (m.8) ayrı hükümdedir.
Kuruluş usulü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tüzel kişilik kazanma
- Kuruluşun tüzel kişi olarak hukuki varlık kazanmasıdır. Bu madde uyarınca, kurucuların dilekçelerine ekli tüzüğü ilgili valiliğe vermeleriyle gerçekleşir. Valiliğin ön inceleme yapması ya da izin vermesi bu anın koşulu değildir.
- Kuruluş tüzüğü
- Kuruluşun iç yapısını, faaliyetlerini ve işleyişini düzenleyen belgedir. Kuruluşun tüzel kişilik kazanması için dilekçeye eklenmesi gereken ana belgedir.
- Kurucu listesi
- Kuruluşu oluşturan kurucuların listesidir. Valilik tarafından tüzükle birlikte on beş gün içinde Bakanlığa gönderilir.
- Faaliyetin durdurulması
- Kanuna aykırılık ya da eksiklik giderilinceye kadar kuruluşun faaliyetlerinin mahkeme kararıyla geçici olarak durdurulmasıdır. Mahkeme, kurucuları dinleyerek ve üç iş günü içinde karar verir.
- Kuruluşun kapatılması
- Verilen süre sonunda tüzük ve belgelerin kanuna uygun hâle getirilmemesi halinde mahkemenin verdiği sonuçtur. Durdurma kararından farklı olarak kuruluşun varlığını sona erdirir.
Kuruluş usulü: hangi şartlar aranır?
- Kuruluş tüzüğünü dilekçelerine ekleyerek kuruluşun merkezinin bulunacağı ilin valiliğine kurucuların teslim etmeleri gerekir; tüzel kişilik bu işlemle birlikte kazanılır.
- Sendikalar için kurucuların kurucu olabilme şartlarına sahip olduklarını gösteren yazılı beyanların dilekçeye eklenmesi gerekir; üst kuruluşlarda ilgili kuruluşların genel kurul kararları eklenir.
- Valilik, tüzük ve kurucu listesini on beş gün içinde Bakanlığa göndermelidir.
- Bakanlık, kuruluşun adını, merkezini ve tüzüğünü on beş gün içinde resmî internet sitesinde ilan etmelidir.
- Tüzükte veya belgelerde kanuna aykırılık ya da Kanunda öngörülen kuruluş şartlarının sağlanmadığının anlaşılması halinde, valilik kanuna aykırılık veya eksikliklerin bir ay içinde giderilmesini istemelidir.
- Bir ay içinde giderilmeme halinde, Bakanlığın veya ilgili valiliğin başvurusu üzerine mahkeme, gerekli görürse kurucuları dinleyerek üç iş günü içinde faaliyetin durdurulmasına karar verebilir.
- Mahkeme, aykırılığın ya da noksanlığın düzeltilmesi amacıyla altmış günü geçmeyen bir süre tanımalıdır.
- Tüzük değişiklikleri, ikinci fıkra uyarınca ilan edilmeli ve kanuna aykırılık ya da eksiklik bulunan diğer işlemlerde de yukarıdaki hükümler uygulanmalıdır.
Kuruluş usulü: hangi sonuçları doğurur?
- Kurucuların tüzüğü ve belgeleri valiliğe vermesiyle kuruluş tüzel kişilik kazanır; valilik ön inceleme yapmaz ve izin vermez.
- Valilik belgeleri on beş gün içinde Bakanlığa gönderir, Bakanlık ise on beş gün içinde ilan eder.
- Aykırılık veya eksiklik bir ay içinde giderilirse valilik başvuru yapmaz ve kuruluş faaliyetine devam eder.
- Aykırılık veya eksiklik bir ay içinde giderilmezse, Bakanlığın ya da valiliğin başvurusu üzerine mahkeme, faaliyetin durdurulmasına karar verebilir.
- Mahkemenin durdurma kararı verdiği hâlde eksiklik giderilirse mahkeme durdurma kararını kaldırır.
- Mahkemenin verdiği süre sonunda tüzük ve belgeler kanuna uygun hâle getirilmezse mahkeme kuruluşun kapatılmasına karar verir.
- Tüzük değişikliklerinde de aynı ilan ve aykırılık süreci uygulanır.
Tüzel kişiliğin kazanılması ile kuruluşun ilanı arasındaki fark nedir?
Tüzel kişilik, kurucuların tüzüğü valiliğe vermesiyle, yani başvuru anında doğar.
Bakanlığın ilanı ise on beş günlük idari bir adımdır ve tüzel kişiliğin doğumunun koşulu değildir.
İlan gecikse ya da yapılmasa bile tüzel kişilik vermeyle kazanılmış olur.
Eksikliğin bir ay içinde giderilmesi ile mahkemece süre verilmesi arasındaki fark nedir?
Valilik, ilk aşamada bir ay içinde giderilmesini ister.
Mahkeme, durdurma kararında giderilme için altmış günü aşmayan bir süre verir.
İki ayrı süre iki ayrı aşamada işler; ilk süre valilikçe, ikinci süre mahkemece verilir.
Faaliyetin durdurulması ile kapatılma arasındaki fark nedir?
Durdurma, eksikliğin giderilmesi için verilen süre içinde geçici bir tedbirdir.
Kapatma, verilen süre sonunda tüzük ve belgelerin uygun hâle getirilmemesi halinde verilir.
Eksiklik giderilirse mahkeme durdurmayı kaldırır; giderilmezse kuruluş kapatılır.
Kurucuların dinlenmesi ile mahkemenin durdurma kararı arasındaki fark nedir?
Kurucuların dinlenmesi mahkeme için bir takdir yetkisidir (gerekli gördüğü takdirde).
Durdurma kararı verilebilmesi için üç iş günü içinde verilmesi zorunludur.
Kurucular her durumda dinlenmek zorunda değildir; ama karar üç iş günü içinde verilmelidir.
Kuruluş usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tüzel kişiliğin ilanla ya da mahkeme kararıyla kazanıldığını saymak; tüzel kişilik valiliğe verilmeyle doğar.
- Valiliğin ön inceleme yaparak izin vereceğini varsaymak; kuruluş serbest kuruluş ilkesine tabidir.
- Bir aylık valilik süresi ile altmış günü aşmayan mahkeme süresini karıştırmak; ilk süre valilik, ikinci süre mahkeme içindir.
- Mahkemenin üç iş günü süresini kurucuların dinlenmesine bağlamak; dinleme takdirîdir, karar süresi üç iş günüdür.
- Durdurma kararının kapatma anlamına geldiğini düşünmek; durdurma geçicidir ve eksiklik giderilirse kaldırılır.
- Tüzük değişikliklerinde yeniden kuruluş usulü uygulanacağını sanmak; değişiklik ikinci fıkraya göre ilan edilir ve aykırılık denetimi aynı hükümlerle yapılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kanuna aykırılık veya eksikliğin giderilmesi mümkün değilse, süre verilmesi gerekmediği kabul edilmektedir; kurucuların emekli olması gibi hâllerde eksiklik giderilemez nitelikte görülmüştür. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/189 E., 2020/888 K., 17.11.2020)
- Mahkemenin altmış günü aşmayan süre vereceği ve beş iş kolunda başvuruda bulunan sendikanın kuruluş koşullarını sağlamaması hâlinde m.7 hükmünün uygulanacağı kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2020/7048 E., 2020/13025 K., 22.10.2020)
- Tüzük değişikliklerinin de m.7 hükmüne göre ilan edilip aykırılık denetiminden geçtiği; Genel Kurul kararıyla kabul edilen tüzük değişikliklerinin de bu kapsamda incelendiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/15169 E., 2025/1297 K., 06.02.2025)
- Mahkemenin durdurma veya kapatma kararlarında maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarındaki sırayı izlemesi gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/5965 E., 2025/6201 K., 11.09.2025; 9. Hukuk Dairesi, 2024/5319 E., 2024/6589 K., 04.04.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Kuruluşun tüzel kişilik kazandığını ileri süren taraf, tüzüğün ve belgelerin valiliğe verildiğini gösteren başvuru dilekçesi ve eklerini ibraz etmelidir.
- Sendikalar için kurucu olabilme şartlarına sahip olunduğuna dair yazılı beyanlar ile üst kuruluşlarda genel kurul kararları dilekçeye eklenmiş olmalıdır; eksikliği ileri süren taraf bunu belgelerle ortaya koymalıdır.
- Bakanlığın ya da valiliğin durdurma başvurusunda, tüzükteki aykırılığı veya eksikliği ve bir aylık sürenin geçtiğini göstermesi gerekir.
- Kuruluş, eksikliği giderdiğini uygun belge ile kanıtlamalıdır; giderilme karşısında mahkemenin durdurma kararını kaldırması bu belgelere dayanır.
- Kurucuların dinlenmesi mahkemenin takdirindedir; dinleme yapılmış olsa da yapılmasa da karar üç iş günü içinde verilmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.6: Kurucu olabilme şartlarını düzenler. Madde 7'deki kurucu beyanlarının konusu bu şartlardır; eksikliği durumunda m.7 mekanizması devreye girer.
- 6356 sayılı Kanun m.8: Tüzüğün zorunlu içeriğini belirler. Tüzükte bu unsurların eksik ya da kanuna aykırı olması m.7/3 kapsamında giderilme ve durdurma sürecine konu olur.
- 6356 sayılı Kanun m.2: Sendika ve konfederasyon kavramlarını ve asgari kurucu sayılarını tanımlar; kurucu sayısı eksikliği m.7/3 kapsamında kuruluş şartı eksikliği sayılır.
- 6356 sayılı Kanun m.3: Kuruluşların önceden izin almaksızın kurulacağını belirtir; m.7'deki tüzel kişilik sisteminin dayanağıdır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.8 — Kuruluşların tüzüğü
Madde, sendika ve konfederasyonlar gibi kuruluşların tüzüklerinde bulunması zorunlu asgari içeriği sayar. Bu içerik; kuruluşun adı, merkezi ve adresi, amacı, faaliyet gösterdiği işkolu, kurucuların kimlik bilgileri ile üst kuruluşları kuran sendikaların bilgileri, üyelik, genel kurul ve diğer organların oluşumu, görev ve yetkileri, şube ve bölge şubeleri, aidat ve yönetici ücretleri, demirbaşların terkini, iç denetim, tüzük değişikliği, tasfiye ve geçici yönetim kurulu üyelerinin bilgilerini kapsar. Hüküm, tüzüğün kuruluşun kuruluş belgesi olarak valiliğe verilmesi bakımından kuruluşların tümüne uygulanır. Madde tüzüğün zorunlu içeriğini düzenler; tüzüğün kuruluş usulünü (m.7), kurucu niteliklerini (m.6), kuruluşların kapatılmasını (m.31), mal devrini (m.32) ve denetimi (m.29) düzenlemez. Tüzük değişikliğinin ilanı, kurucu sayısı ve birleşme-katılma işlemleri de bu maddenin konusu değildir.
Kuruluşların tüzüğü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kuruluş tüzüğü
- Kuruluşun iç yapısını, organlarını, faaliyetlerini ve işleyişini düzenleyen yazılı belgedir. Kanun yazılı şekil aradığını açıkça belirtir, ancak noter onayı gibi bir şekil şartı getirmez.
- Asgari tüzük içeriği
- Maddede sayılan on bir ayrı bölümden oluşan, tüzükte mutlaka yer alması gereken hususlardır. Bunların dışında kalan hükümler tüzüğe konulabilir, ancak Cumhuriyetin niteliklerine, demokratik esaslara ve kanunların emredici hükümlerine aykırı olamaz.
- İşkolu
- Sendikanın faaliyet göstereceği alanı belirleyen ölçüttür. Tüzükte bu alanın açıkça gösterilmesi zorunludur; işkolu belirlenmeden sendikanın kapsamı tespit edilemez.
- Geçici yönetim kurulu
- Genel kurul gibi asıl organların oluşmasına kadar kuruluşun işlerini yürüten ve kuruluşu temsile yetkili olan kişilerdir. Tüzükte bu kişilerin ad, soyad ve yerleşim yerleri gösterilir.
- Delege
- Genel kurulda üyeleri temsil eden ve oy kullanan kişidir. Tüzükte üye ve delegelerin oy kullanma usulünün belirtilmesi gerekir.
Kuruluşların tüzüğü: hangi şartlar aranır?
- Kuruluş tüzüğünün yazılı olarak hazırlanması gerekir; kanunda noter onayı aranmaz, ancak yazılı şekil zorunludur.
- Tüzükte m.8/1 (a)'dan (k)'ya kadar sayılan on bir hususun tamamı yer almalıdır; birinden de eksik olması tüzüğün kanuna uygunluğunu ortadan kaldırır.
- Tüzükteki hükümler Cumhuriyetin niteliklerine, demokratik esaslara ve kanunların emredici hükümlerine aykırı olmamalıdır.
- Üst kuruluşu kuran sendikaların işkolları ile ad ve adresleri, üst kuruluşların kuruluşu bakımından tüzükte bulunmalıdır.
- Organların oluşumu, görev, yetki ve sorumlulukları ile toplantı ve karar yeter sayıları tüzükte ayrı ayrı gösterilmelidir.
Kuruluşların tüzüğü: hangi sonuçları doğurur?
- Tüzük asgari içerikten birini eksik içeriyorsa, valilik bu eksikliğin bir ay içinde giderilmesini ister (m.7/3 kapsamında; kuruluşun tüzel kişiliği bu kurala bağlıdır).
- Eksiklik giderilmezse mahkeme, Bakanlığın veya valiliğin başvurusu üzerine kuruluşun faaliyetinin durdurulmasına karar verebilir (m.7/4).
- Tüzüğün kanuna aykırı hükümleri bulunuyorsa, bu hükümler kanuna aykırılık nedeniyle düzeltilmesi gereken hükümler olur ve tüzük değişikliği ile giderilir.
- Tüzük Cumhuriyetin niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı hüküm içeremez; bu yönde bir hüküm varsa kanuna aykırılık sayılır.
- Tüzükteki zorunlu hususların kanunda öngörülen ayrıntı düzeyinde yer alması, kuruluşun tüzel kişilik kazanmasıyla birlikte tüzüğün işlerliğinin ön koşuludur.
Zorunlu içerik ile isteğe bağlı içerik arasındaki fark nedir?
Madde 8/1'de sayılan on bir husus tüzükte bulunmak zorundadır.
Bunların dışında kalan konular tüzüğe isteğe bağlı olarak konulabilir.
Zorunlu hususların eksikliği tüzüğün kanuna uygunluğunu bozar ve m.7/3 uyarınca eksikliğin giderilmesi istenir; isteğe bağlı hükümler ise yalnızca kanuna ve Anayasaya aykırı olmamaları halinde geçerlidir.
Genel kurul ile genel kurul dışı organlar arasındaki fark nedir?
Genel kurulun oluşumu, toplanma zamanı, görev ve yetkileri ile karar yeter sayıları (8/1-e) tüzükte gösterilmelidir.
Genel kurul dışındaki organların oluşumu, görev, yetki ve sorumlulukları ile toplantı ve karar yeter sayıları (8/1-f) ayrıca tüzükte yer almalıdır.
İki organ grubu için ayrı düzenleme yapılması zorunludur; genel kurul yeter sayıları için kanunda alt sınır bulunduğundan tüzük bunu yükseltebilir.
Asıl kuruluş ile şube ve bölge şubeleri arasındaki fark nedir?
Kuruluşun kendi adı, merkezi, amacı ve organları tüzüğün genel bölümünde yer alır.
Şube ve bölge şubelerinin kuruluşu, birleşmesi, kapatılması, görev ve yetkileri ile genel kurula temsili (8/1-g) ayrıca düzenlenmelidir.
Şubelerle ilgili hükümlerin tüzükte yer almaması, şube yapısının tüzüğe dayandırılamamasına yol açar.
Tüzükte yer alması gereken hüküm ile tüzükten bağımsız hüküm arasındaki fark nedir?
Tüzükte yazılı olarak yer alan hükümler kuruluşun iç hukukunun dayanağıdır.
Tüzük dışında kalan genel kurul kararları ya da yönetim kurulu uygulamaları tüzüğün yerine geçemez.
Tüzükte bulunması gereken bir konunun yalnızca karar ya da uygulama ile düzenlenmesi, tüzük eksikliği sayılır.
Kuruluşların tüzüğü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tüzük içeriğinin yalnızca bir kısmının bulunmasını yeterli saymak; on bir bendin tamamının tüzükte yer alması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Zorunlu içerikteki genel kurul hükümlerini, genel kurul dışı organların hükümleriyle karıştırmak; her iki grubun ayrı düzenlenmesi gerektiğini unutmak.
- Şube ve bölge şubelerine ilişkin hükümleri tüzük dışı bir kararla düzenlemek ya da tüzük eksikliğini bu kararla kapatmak sanmak.
- Tüzüğün zorunlu olmayan hükümlerinin Cumhuriyetin niteliklerine ve kanunların emredici hükümlerine aykırı olabileceğini gözden kaçırmak.
- Genel kurulun karar yeter sayısının tüzükte daha yüksek belirlenebileceğini, kanunda belirlenen alt sınırın yetersiz kalacağını unutmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tüzüğün zorunlu içeriği yalnızca maddenin yazılı sıralamasına bakılarak değil, sendikanın fiilen işleyişine ilişkin hükümlerin tüzükte bulunup bulunmadığına göre değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019)
- Şube ve bölge şubelerinin nasıl kurulacağı, birleştirileceği veya kapatılacağı ile genel kurullarında temsil usulü tüzükte açıkça gösterilmediğinde bu hususun tüzük eksikliği sayılması ve bunun dava konusu yapılabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019)
- Tüzüğün değişikliği ve bu değişikliğin kanuna uygunluğu, tüzük değişikliğinin de aynı zorunlu içerik kurallarına tabi tutulması bakımından incelenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023; 9. Hukuk Dairesi, 2024/9122 E., 2024/12066 K., 19.09.2024)
- Mahkemelerin tüzük ve belgelerin kanuna uygunluğunu incelerken m.8 hükümlerine dayandığı ve Medeni Kanun'daki genel tüzük ilkelerini de gözettiği görülmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/5363 E., 2024/7557 K., 30.04.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2023/16283 E., 2023/16541 K., 02.11.2023; 9. Hukuk Dairesi, 2022/13913 E., 2022/15236 K., 24.11.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Tüzükte zorunlu hususların yer alıp almadığını ileri süren taraf, bunun eksikliğini ispatlamakla yükümlüdür; ilgili tüzük metni ve eki belgeler ile ispat edilir.
- Tüzük yazılı olarak hazırlanmalıdır; yazılı tüzüğün ibrazı, kuruluşun içeriğine ilişkin tartışmaların temelidir ve yazılı belge ile ispat edilir.
- Kuruluşun tüzüğünün kanuna uygun olduğunu savunan taraf, tüzükte ilgili hususun yer aldığını tüzük metni ile göstermek zorundadır; sözlü beyanlar bu konuda yeterli değildir.
- Tüzükte bulunmayan bir hususun genel kurul kararı ya da uygulama ile düzenlendiğini ileri süren taraf, bu uygulamanın tüzük dışı kaldığını ispatlamak durumunda değildir; asıl ispat yükü tüzüğün eksiksizliğini savunan tarafa aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.7: Tüzüğün valiliğe verilmesi, tüzel kişiliğin kazanılması ve tüzükteki aykırılık ya da eksikliklerin giderilmesi usulünü düzenler. m.8'de sayılan zorunlu içeriğin eksikliği, m.7/3 uyarınca bir ay içinde giderilmesi gereken bir eksikliğe dönüşür.
- 6356 sayılı Kanun m.6: Kurucuların kurucu olabilme şartlarını düzenler. m.8/1-ç bendi kurucuların kimlik bilgilerinin tüzükte yer almasını ister; m.6 ise bu kişilerin nitelik şartlarını gösterir.
- 6356 sayılı Kanun m.9: Genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kurulunun üye sayıları ile yeter sayılarını belirler; m.8/1-e ve f bentlerindeki organ düzenlemeleri bu sınırlara uygun olmalıdır.
- 6356 sayılı Kanun m.31: Kuruluşun kapatılmasını düzenler; m.8'deki tüzük hükümlerinin Cumhuriyetin niteliklerine aykırı olmaması, bu maddenin uygulanmasıyla ilgilidir.
- 6356 sayılı Kanun m.32: Sona ermede mal varlığının devrini düzenler; m.8/1-j bendinde tasfiye şekli tüzükte gösterilir ve m.32 bu şeklin tamamlayıcısıdır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.9 — Organlara dair ortak hükümler
6356 sayılı Kanun'un 9. maddesi, sendika, konfederasyon ve şubelerin zorunlu organlarının kimlerden oluştuğunu, bu organların üye sayılarının alt ve üst sınırlarını, genel kurul dışındaki organlara yedek üye seçimini, genel kurul dışındaki organ üyeliği için aranan koşulları, bu koşulu taşımayan üyenin görevine son verilmesini, üyelik sürelerinin kendiliğinden sona ermesini ve genel kurul dışındaki organların toplantı ve karar yeter sayılarını düzenler. Düzenleme sendika ve konfederasyonların tüm kuruluşlarını ve bunların şubelerini kapsar; genel kurul dışındaki organlarda görev alacak kişilere ve bu organların kendi kurullarına uygulanır. Genel kurulun oluşumu ve yetkileri (m.10, m.11), kuruluş tüzüğünün içeriği (m.8), üyelik koşullarının sayıldığı kuruculuk şartları (m.6) ayrıntılı olarak bu maddede düzenlenmez; kuruluşların birleşme, katılma ve feshi (m.22 ve devamı) ile sendikadan çıkarma ve disiplin cezalarının usulü de bu maddenin konusu değildir.
Organlara dair ortak hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Zorunlu organlar
- Kanunun her kuruluş ve şube için şart koştuğu dört organ olup genel kurul, yönetim kurulu, denetleme kurulu ve disiplin kurulundan oluşur. Bu organlar tüzükte isteğe bağlı bir ek olarak değil, zorunlu olarak bulunmalıdır.
- Seçimlik (ihtiyari) organ
- Kuruluşların ihtiyaca göre kurabileceği, zorunlu organlardan farklı adlarla oluşturulan ek organdır. Bu organlara genel kurul ile yönetim, denetim ve disiplin kurullarının görev ve yetkileri devredilemez.
- Genel kurul dışındaki organ
- Genel kurul haricinde kalan yönetim, denetleme ve disiplin kurulları ile seçimlik organlardır. Bu organlara seçilecek kişiler için m.6'daki kuruculuk koşullarının aranması ve üye sayısı sınırları bu kavram üzerinden uygulanır.
- Yeter sayı
- Organın toplanabilmesi için gereken en az katılım (toplantı yeter sayısı) ile geçerli karar alınabilmesi için gereken en az oy sayısıdır (karar yeter sayısı). Tüzükte daha yüksek bir oran belirlenmediği sürece kanundaki salt çoğunluk ölçüsü geçerlidir.
- Asıl üye ve yedek üye
- Genel kurul dışındaki her organa asıl üye sayısı kadar seçilen yedek üyelerdir. Asıl üyenin yerini boşalma hâlinde yedek üye alır; yedek üye sayısı asıl üye sayısına eşittir.
- Kendiliğinden sona erme
- Milletvekili veya belediye başkanı seçilme ya da m.6'daki suçlardan mahkûmiyet gibi bir olayın gerçekleşmesiyle görevin herhangi bir karar gerekmeksizin bitmesidir. Mahkemenin görevine son verme kararı ise ayrı bir usuldür.
Organlara dair ortak hükümler: hangi şartlar aranır?
- Genel kurul dışındaki organlara seçilecek kişinin m.6'da aranan kuruculuk koşullarını taşıması gerekir: fiil ehliyeti, fiilen çalışan gerçek veya tüzel kişi olma ve m.6'da sayılan suçlardan mahkûm olmama koşulları birlikte aranır.
- Yönetim kurulunun üye sayısı sendikalarda üçten az dokuzdan fazla, konfederasyonlarda beşten az yirmi ikiden fazla olamaz; şubelerde ise yönetim kurulu üye sayısı üçten az beşten fazla olamaz.
- Denetleme kurulu ve disiplin kurullarının üye sayısı sendika ve konfederasyonlarda üçten az dokuzdan fazla olamaz; şubelerin denetleme ve disiplin kurullarında bu sayı üçten az beşten fazla olamaz.
- Genel kurul dışındaki her organa asıl üye sayısı kadar yedek üye seçilmesi zorunludur.
- Tüzükte daha yüksek bir yeter sayı öngörülmemişse toplantı yeter sayısı kurul üye sayısının salt çoğunluğu olmalı, karar yeter sayısı ise toplantıya katılanların salt çoğunluğu olmalıdır.
- Kuruluşların genel kurul dışındaki organlarına seçilen kişiler için bu koşulları taşıdıklarının kurulca değil, kamu makamının tespiti ve mahkemenin kararıyla sonlandırılması yolu açıktır: seçildiğini tespit eden valilik veya Bakanlık başvurusu üzerine mahkeme görevine son verir.
Organlara dair ortak hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Genel kurul dışındaki organlara m.6 koşullarını taşımayan biri seçilmişse, valilik veya Bakanlığın başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin görevine son verir ve bu karar kesindir.
- Genel kurul dışındaki organlara seçilmiş bir kişi m.6'da sayılan suçlardan birinden mahkûm olursa görevi kendiliğinden sona erer.
- Kuruluş veya şube yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyesi milletvekili veya belediye başkanı seçilirse görevi kendiliğinden sona erer.
- Genel kurul dışındaki organ, asıl üye sayısı kadar yedek üye seçilmeden kanuna uygun olarak oluşmuş sayılmaz.
- Kuruluşlar ihtiyaca göre seçimlik organ kurabilir; ancak genel kurul ile yönetim, denetim ve disiplin kurullarının görev ve yetkileri bu organlara devredilemez.
- Genel kurul dışındaki organlara seçilen üyelerin ad ve soyadları ile açılan ve kapatılan şubeler ilgili valiliğe bildirilir ve ilan edilir.
- Tüzükte daha yüksek bir yeter sayı öngörülmemişse, genel kurul dışındaki organlar kanundaki salt çoğunluk ölçüleriyle toplanır ve karar alır.
- Kanunda kurul üye sayısı aralıkları dışına çıkan tüzük hükümleri kanun karşısında uygulanamaz; sınır aşan kurul düzenlemesi kanuna aykırıdır.
Sendika yönetim kurulu ile konfederasyon yönetim kurulu arasındaki fark nedir?
Sendikalarda yönetim kurulu en az üç, en çok dokuz üyeden oluşur.
Konfederasyonlarda yönetim kurulu en az beş, en çok yirmi iki üyeden oluşur.
Aynı organ için üye sayısı sınırı kuruluşun türüne göre değişir; sendikada dokuz üyeyi aşan, konfederasyonda ise yirmi iki üyeye kadar olan kurul kurulamaz.
Sendika şube kurulları ile sendika merkez kurulları arasındaki fark nedir?
Şubelerin genel kurul dışındaki kurullarının üye sayısı üçten az beşten fazla olamaz.
Sendikanın merkezindeki denetleme, disiplin ve yönetim kurullarının üye sayısı üçten az dokuzdan fazla olamaz.
Şube kurullarının üst sınırı beş, merkez kurullarının üst sınırı dokuzdur; şubede dokuz üyeli bir kurul kurulamaz.
Şube yönetim kurulu ile şube denetleme ve disiplin kurulu arasındaki fark nedir?
Şube yönetim kurulunun üye sayısı için kanunda ayrı bir sınır vardır: üçten az beşten fazla.
Şube denetleme ve disiplin kurulları için de aynı üç-beş sınırı uygulanır.
Kanun şubelerde genel kurul dışı tüm kurullar için aynı aralığı koyar; yönetim kurulunda ayrı bir istisna yoktur.
Mahkemenin görevine son vermesi ile kendiliğinden sona erme arasındaki fark nedir?
Kuruluşların genel kurul dışındaki organlarına seçilmesi için aranan koşulları taşımayan kişi, valilik veya Bakanlığın başvurusu üzerine mahkeme kararıyla görevinden çıkarılır.
Milletvekili veya belediye başkanı seçilme ile m.6 suçlarından mahkûmiyet hâllerinde görev herhangi bir karara gerek kalmadan kendiliğinden sona erer.
Koşul eksikliğinde görevin sona ermesi için mahkeme kararı gerekir ve bu karar kesindir; seçilme ve mahkûmiyet hâllerinde ise kararsız, doğrudan sona erme olur.
Organlara dair ortak hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Genel kurul dışındaki organ üyelerinin kuruculuk koşullarını yalnız tüzükte aramak; m.9/3 uyarınca m.6 koşullarının kanundan doğduğunu gözden kaçırmak.
- Şube kurullarına merkez kurulları için geçerli olan üçten az dokuzdan fazla aralığını uygulamak; şubelerde üst sınırın beş olduğunu unutmak.
- Konfederasyon yönetim kurulunda sendika sınırlarını (dokuz) uygulamak; konfederasyonda beş-yirmi iki aralığının geçerli olduğunu kaçırmak.
- Mahkûmiyet veya milletvekili seçilme hâlinde görevin sona ermesi için mahkeme kararı beklemek; bu hâllerde görev kendiliğinden sona erer.
- Koşul eksikliği hâlinde görevin kendiliğinden sona ereceğini düşünmek; bu durumda mahkemenin kararı gerekir.
- Tüzükte daha yüksek bir yeter sayı belirlenmemişse toplantı yeter sayısını genel kurul gibi üyelerin üçte iki veya dörtte üç çoğunluğuna bağlamak; genel kurul dışı organlarda salt çoğunluk yeterlidir.
- Genel kurul dışındaki organlara yedek üye seçilmesini isteğe bağlı saymak; yedek üye seçimi zorunludur.
- Seçimlik organlara genel kurul veya yönetim kurulunun görev ve yetkilerini devretmek; bu devir yasaktır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, genel kurulun sendika ve şubelerin zorunlu organlarından biri olduğunu m.9 bakımından açıkça kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019; 22. Hukuk Dairesi, 2018/15476 E., 2018/27114 K., 13.12.2018; 9. Hukuk Dairesi, 2024/13068 E., 2024/15232 K., 25.11.2024)
- Yargıtay, genel kurul dışındaki organlara seçilebilmek için m.6'da aranan kuruculuk koşullarının ayrıca aranacağını kabul etmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2021/6262 E., 2021/11183 K., 30.06.2021)
- Yargıtay, seçildiği tarihte m.6 koşullarını taşıyan bir kişinin sonradan memnu hakların iadesi kararı alması hâlinde bunun seçilme anındaki durumu değiştirmediğini, iadenin ileriye yönelik sonuç doğurduğunu kabul etmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2021/6262 E., 2021/11183 K., 30.06.2021)
- Yargıtay, genel kurul dışındaki organ üye sayılarının m.9/1'de belirlenen aralıklara uyması gerektiğini kabul etmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/6574 E., 2024/9395 K., 30.05.2024)
- Yargıtay, tüzükte genel kurul dışı organlara seçilme için kanunda öngörülenlere ek koşulların demokratik ve katılımı artırıcı bir düzenleme olmaması hâlinde hukuken geçerli sayılmayacağını kabul etmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/9172 E., 2024/13119 K., 07.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Genel kurul dışındaki organa seçilme koşullarının eksikliğini ileri süren taraf, bu eksikliği seçilen kişinin m.6 koşullarını taşımadığını gösteren belgelerle ispatlar; resmi sicil ya da mahkeme kayıtları bu konuda kullanılabilir.
- Mahkûmiyet nedeniyle görevin kendiliğinden sona erdiğini iddia eden taraf, kesinleşmiş mahkûmiyet kararını ibraz ederek ispat yükünü taşır.
- Milletvekili veya belediye başkanı seçilme nedeniyle görevin sona erdiğini ileri süren taraf, seçim sonuç belgesi veya resmi kayıt ile bu durumu kanıtlar.
- Üye sayısı sınırlarının aşıldığını iddia eden taraf, kuruluş tüzüğü ve organ seçim tutanaklarıyla kurul üye sayısını gösterir; tüzük hükmünün kanuna uygun olduğunu savunan taraf bunu ispat etmekle yükümlüdür.
- Toplantı ve karar yeter sayısının sağlandığını savunan taraf, toplantı tutanağı ve katılım listesi gibi yazılı belgelerle üye sayısını ve oy sayısını ortaya koyar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.6: Genel kurul dışındaki organlara seçilebilmek için aranan kuruculuk koşullarını ve mahkûmiyet nedeniyle yasaklanan suçları belirler; m.9/3 ve m.9/5 bu koşulu uygular.
- 6356 m.7: Genel kurul dışındaki organlara seçilen üyelerin ilanına ilişkin usulü düzenler; m.9/4 ilanın bu maddeye göre yapılacağını bildirir.
- 6356 m.8: Kuruluş tüzüğünde genel kurul dışındaki organların oluşumu, görev ve yetkileri ile toplantı ve karar yeter sayılarının yer alması gerektiğini düzenler; m.9/7'deki tüzük üstünlüğü bu hükme dayanır.
- 6356 m.10: Genel kurulun üye veya delegelerden oluşumunu düzenler; m.9 genel kurul dışındaki organları düzenlerken genel kurulu kapsam dışında bırakır.
- 6356 m.11: Genel kurulun yetkilerini ve şube genel kurullarının sınırlı görevlerini düzenler; m.9/2'deki devir yasağı bu yetkilerle bağlantılıdır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.10 — Genel kurulun oluşması
6356 sayılı Kanun'un 10. maddesi, sendika ve konfederasyon kuruluşlarının genel kurulunun kimlerden oluşacağını, delege sıfatının süresini ve delege seçiminin usul ve esaslarının tüzüğe bırakılmasını ve bu tüzüklerde delege seçilebilmeyi engelleyici hüküm konulamayacağını düzenler. Madde, sendika ve konfederasyonların tüzel kişi olarak kendi organlarını kurmasında uygulanır; yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyelerinin kendi genel kurullarında delege sıfatıyla yer almasını da kapsar. Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayıları (m.13), genel kurul dışındaki organların üye sayısı ve seçimi (m.14 ve ilgili hükümler), genel kurul toplantısının iptali davası (m.15) ve genel kurulun görev ve yetkileri düzenlemez; bunlar başka maddelerde yer alır.
Genel kurulun oluşması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Genel kurul
- Kuruluşun en yetkili organıdır ve tüzüğe göre üye veya delegelerden oluşur. Genel kurulun hangi biçimde oluşacağı kuruluşun tüzüğüne bağlıdır.
- Delege
- Üyeler arasından seçilerek kuruluşun genel kurulunda üyeleri temsil eden kişidir. Delegelik, üyelik sıfatının yerine geçen bir temsil yetkisidir ve kendiliğinden doğmaz, seçimle kazanılır.
- Delege sıfatının devamı
- Delegenin görevinin bir sonraki olağan genel kurul için yapılacak delege seçimi tarihine kadar sürmesidir. Bu tarihten sonra delege sıfatı kendiliğinden sona erer.
- Kendiliğinden delege sıfatı
- Yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyelerinin bu kurullardaki sıfatlarından dolayı ayrıca seçilmeksizin kendi genel kurullarına delege olarak katılmasıdır. Bu kişiler için ayrı bir delege seçimi aranmaz.
- Delege seçilebilmeyi engelleyici hüküm
- Tüzükte belirli üyelerin delege seçilmesini önleyen her türlü kayıttır. Bu tür hükümler geçersizdir; seçim usulü ve esasları tüzükte düzenlenebilir, ancak seçilme hakkı kısıtlanamaz.
Genel kurulun oluşması: hangi şartlar aranır?
- Kuruluşun genel kurulunun tüzüğe göre üye veya delegelerden oluşması gerekir.
- Genel kurulun delegelerden oluşması halinde delegeler, tüzük uyarınca yapılan seçimle belirlenmiş olmalıdır.
- Yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyeleri, bu sıfatla kendi kuruluş veya şubelerinin genel kuruluna delege olarak katılmalıdır.
- Delege seçiminin usul ve esasları kuruluşun tüzüğüyle belirlenmelidir.
- Tüzükte delege seçilebilmeyi engelleyici hüküm bulunmamalıdır; sendika üyesi olan herkesin delege seçilebilme imkânı açık olmalıdır.
- Delege sıfatı bir sonraki olağan genel kurul için yapılacak delege seçimi tarihine kadar devam etmelidir.
Genel kurulun oluşması: hangi sonuçları doğurur?
- Genel kurul tüzüğe göre üye veya delegelerden oluşur; tüzük delege sistemini benimsemişse genel kurul seçilmiş delegelerle toplanır.
- Yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyeleri, seçilmelerine gerek kalmaksızın kendi genel kurullarına delege sıfatıyla katılır.
- Delege sıfatı, bir sonraki olağan genel kurul için yapılacak delege seçimi tarihinde sona erer.
- Tüzükte delege seçilebilmeyi engelleyici hüküm konulursa bu hüküm geçersiz olur ve delege seçimi bu hüküm uygulanmadan yapılır.
- Delege seçiminin usul ve esasları tüzükte belirlenmemişse kanunun genel ilkeleri ve demokratik esaslar uygulanır.
- Kuruluş, delege sistemini tüzüğünde öngörmeyerek bütün üyelerin katılımıyla genel kurul oluşturabilir.
Üye genel kurulu ile delege genel kurulu arasındaki fark nedir?
Genel kurulun üyelerin bizzat katılımıyla oluşması; kuruluşun tüzüğünün bu yöntemi seçmesi halidir.
Genel kurulun seçilmiş delegelerden oluşması; özellikle üye sayısının çok olduğu sendikalarda uygulanan halidir.
Hangi yöntemin geçerli olduğu tüzükle belirlenir; delege sistemi uygulanıyorsa delege seçimi, sıfat süresi ve kendiliğinden delege olma kuralları devreye girer.
Sendika genel kurulu ile dernek genel kurulu arasındaki fark nedir?
Sendika genel kurulu, 6356 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca üye veya delegelerden oluşabilir.
Dernek genel kurulu, bu maddedeki delege imkânından yararlanamaz; üyelerden oluşur.
Delege sistemi yalnızca sendika ve konfederasyonlar için kabul edilmiştir; derneklerde genel kurulun delegelerden oluşturulması olanaklı değildir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/8106 E., 2026/218 K., 15.01.2026)
Kuruluş genel kurulu ile şube genel kurulu arasındaki fark nedir?
Kuruluşun genel kurulu, tüzüğe göre üye veya delegelerden oluşur.
Şube genel kurulu, şube organ üyeleri ile şubeye bağlı delegelerden oluşur ve sınırlı yetkilere sahiptir.
Şube genel kurulu mali ibra yetkisine sahip değildir; bu yetki merkez genel kurulunda kalır (kaynakta belirtilen görüş).
Tüzükte usul düzenlemesi ile tüzükte engelleyici hüküm arasındaki fark nedir?
Tüzüğün delege seçimine ilişkin usul ve esasları belirlemesi kanunca açıkça izin verilmiştir.
Tüzüğün belirli üyeleri delege seçilme dışında bırakan veya seçilme ihtimalini sınırlayan hükümleri kanuna aykırıdır.
Birinci halde tüzük hükmü geçerlidir; ikinci halde hüküm geçersizdir ve delege seçimi bu hüküm dikkate alınmadan yapılmalıdır.
Genel kurulun oluşması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Delege sistemini sendika ve dernek için aynı şekilde uygulamak; derneklerde genel kurulun delegelerden oluşturulamayacağını gözden kaçırmak.
- Tüzükteki "sadece belirli görevdekiler delege olabilir" tarzı kayıtları geçerli saymak; bu kayıtlar seçilebilme hakkını engelleyebileceğinden geçersizdir.
- Delege sıfatının süresini seçimle değil, genel kurul toplantısının yapıldığı tarihle sınırlamak; sıfat bir sonraki olağan genel kurul için yapılacak delege seçimine kadar devam eder.
- Yönetim, denetleme veya disiplin kurulu üyelerinin delege olabilmesi için ayrıca seçilmiş olmasını aramak; bu üyeler bu sıfatla kendiliğinden delege olarak katılır.
- Delege seçiminin usul ve esaslarının tüzükle belirlenmesini, tüzüğün her türlü seçim kuralını serbestçe koyabileceği biçiminde yorumlamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, 6356 sayılı Kanun'un 10. maddesine dayanarak sendika genel kurulunun üye veya delegelerden oluşmasının mümkün olduğunu, buna karşılık dernek genel kurulunun delegelerden oluşmasının olanaklı olmadığını kabul etmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/8106 E., 2026/218 K., 15.01.2026; 9. Hukuk Dairesi, 2025/8107 E., 2026/219 K., 15.01.2026; 9. Hukuk Dairesi, 2025/8574 E., 2026/220 K., 15.01.2026)
- Yargıtay, sendika tüzüğünde delege seçimine ilişkin yapılacak itirazların genel merkez ve seçim tutanaklarının düzenlenmesi bakımından değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir.
- Yargıtay, delege seçiminde demokratik esaslara aykırı tüzük düzenlemelerinin, şubelerin temsil oranını ve üyelerin seçilme ihtimalini sınırlaması nedeniyle iptal sebebi oluşturabileceğini kabul etmektedir.
- Yargıtay, şube organ seçimlerinde nispi temsil sisteminin uygulanmasını öngören tüzük hükümlerinin iptali istemlerinde, tüzüğün demokratik esaslara uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Genel kurulun tüzüğe uygun biçimde oluşup oluşmadığını iddia eden taraf, tüzük hükmünü ve delege seçim tutanağını ortaya koymakla yükümlüdür.
- Delege seçiminin tüzüğe ve kanuna uygun yapıldığını savunan kuruluş, seçim tutanağı, delege listesi ve seçmen listesi ile ispat yükünü taşır.
- Tüzükte delege seçilmeyi engelleyici bir hüküm bulunduğu iddiasını ileri süren taraf, bu hükmün varlığını tüzük metniyle kanıtlamalıdır.
- Delege sıfatının sona erdiği iddiasını ileri süren taraf, bir sonraki olağan genel kurul için yapılan delege seçiminin tarihini belgeyle göstermelidir.
- Yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyesinin kendi genel kurulunda delege sıfatıyla bulunduğunu iddia eden taraf, kurul üyeliğini gösteren kurul kararı veya tutanağını sunmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.13: Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayılarını düzenler. Delegelerden oluşan genel kurulda yeter sayısı, delege tam sayısı üzerinden hesaplanır.
- 6356 m.14: Genel kurulda yapılacak seçimlerde uyulacak esasları düzenler; delege seçiminin tüzükle belirlenmesi bu esaslarla birlikte değerlendirilir.
- 6356 m.15: Genel kurul toplantısı ve seçimlerin iptali davasını düzenler; delege seçiminde tüzüğe ve kanuna aykırılık bu dava yoluyla ileri sürülebilir.
- 6356 m.8: Tüzüğün asgari içeriğini belirler; delege seçiminin usul ve esaslarının tüzükte yer almasının dayanağıdır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.11 — Genel kurulun görev ve yetkileri
6356 sayılı Kanun'un 11. maddesi, sendika ve konfederasyon genel kurulunun görev ve yetkilerini sıralar; organların seçimi, tüzük değişikliği, yönetim kuruluna yetki verilmesi, raporların görüşülmesi, ibra, bütçe, ücret ve yolluk belirlenmesi, taşınmaz işlemleri, üst kuruluş ve uluslararası kuruluşlara üyelik, şube işlemleri, birleşme, katılma ve fesih gibi konuları düzenler. Madde esas olarak genel kurula ait yetkileri belirler ve bu yetkilerin hangi kurula ait olduğunu gösterir. Şube genel kurullarının sınırlı yetkilerini de (ikinci fıkra) düzenler. Maddenin uygulanması sendika ve konfederasyonların genel kurullarını kapsar. Genel kurulun toplanma usulünü, çağrı ve karar yeter sayılarını düzenlemez (tüzük ve ilgili usul hükümleri). Yönetim kurulunun ve denetleme kurulunun görev ve yetkileri ile sendika yönetiminin seçimine ilişkin ayrıntılar, ayrıca mali denetim ve bağımsız denetim sürecinin usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Genel kurulun görev ve yetkileri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Genel kurul
- Sendika ya da konfederasyonun üyelerinden oluşan en yüksek karar organıdır. Madde, bu organın yetki alanını sıralar.
- Şube genel kurulu
- Sendikanın şubesinin genel kuruludur. Yetkisi, birinci fıkranın (a), (ç), (d) ve (k) bentlerindeki işlerle sınırlıdır ve mali ibra yetkisi yoktur.
- İbra
- Yönetim kurulu ve denetleme kurulunun görevlerini sorumluluktan kurtarmak amacıyla genel kurulca verilen onay kararıdır. Şube genel kurulunun mali ibra yetkisi bulunmaz.
- Üst kuruluş
- Sendikanın üye olabileceği, kurucusu olabileceği ya da üyelikten çekilebileceği üst düzey örgütlenmedir. Bu işlemler genel kurulun yetkisindedir.
- Uluslararası kuruluş
- Sendika ya da konfederasyonun kurucusu olabileceği, üyesi olabileceği veya üyelikten çekilebileceği uluslararası örgütlenmedir. Bu işlemler genel kurulun yetkisindedir.
- Kanuna aykırılık nedeniyle düzeltme yetkisi
- İlgili makam ya da mahkemenin kanuna aykırı bulduğu konuların, geçmişe etkili olmamak kaydıyla bir sonraki genel kurula sunulmak üzere yönetim kuruluna düzeltme yetkisi verilmesi işlemidir.
Genel kurulun görev ve yetkileri: hangi şartlar aranır?
- İşlemin genel kurul kararıyla yapılması gerekir; madde bu işlemleri genel kurulun görev ve yetkisi olarak belirler.
- Organların seçimi, tüzük değişikliği, raporların görüşülmesi, ibra, bütçenin kabulü, ücret ve yolluk belirlenmesi, kuruluşun feshi gibi konular genel kurulca karara bağlanmalıdır.
- Taşınmaz satın alma veya satma, şube açma, birleştirme veya kapatma gibi işlemlerde yönetim kuruluna yetki verilecekse, bu yetkinin genel kurul kararıyla verilmesi gerekir; şube işlemlerinde yetki tüzükte belirlenen esaslara uygun olmalıdır.
- Şube genel kurulu bakımından işlem yalnızca birinci fıkranın (a), (ç), (d) ve (k) bentlerindeki konularda yapılabilir; diğer bentler şube genel kurulunun yetkisi dışındadır.
- Şube genel kurulu mali ibra yetkisini kullanamaz.
Genel kurulun görev ve yetkileri: hangi sonuçları doğurur?
- Genel kurulca karara bağlanması gereken konular yönetim kuruluna bırakılamaz; bu tür işlem genel kurul kararı olmadan yapılırsa yetki aşımı söz konusu olur.
- Taşınmaz satın alma veya satma işlemleri, şube açma, birleştirme veya kapatma işlemleri ile düzeltme yetkisi, yönetim kuruluna genel kurul kararıyla devredilebilir.
- Şube genel kurulunun (a), (ç), (d) ve (k) dışındaki bentlerde aldığı karar, madde bakımından yetkisiz kararı oluşturur.
- Şube genel kurulu mali ibra veremez; bu yönde verilen karar madde bakımından geçerli bir ibra sayılmaz.
Genel kurul ile şube genel kurulu arasındaki fark nedir?
Genel kurul, birinci fıkradaki (a)'dan (k)'ya kadar tüm konularda yetkilidir.
Şube genel kurulu yalnız (a), (ç), (d) ve (k) bentlerinde yetkilidir.
Tüzük değişikliği, birleşme, katılma, fesih, üst kuruluş ve uluslararası kuruluş işlemleri, bütçe ve ücret konuları şube genel kurulunun yetkisinde değildir.
Mali ibra ile diğer ibra arasındaki fark nedir?
Şube genel kurulu mali ibra yetkisine sahip değildir.
Genel kurul, yönetim kurulu ve denetleme kurulunun ibrasına karar verebilir.
Şubenin mali sorumluluğunun ibrası genel kurula aittir; şube genel kurulunun ibra kararı mali yönden hüküm doğurmaz.
Doğrudan genel kurul kararı ile yönetim kuruluna yetki verilmesi arasındaki fark nedir?
Taşınmaz, şube ve benzeri konularda yönetim kurulu, genel kurulun verdiği yetkiye dayanarak işlem yapar.
Genel kurul bu konuları doğrudan karara bağlayabilir.
Yetki verilmemiş bir konuda yönetim kurulunun tek başına karar alması, genel kurul yetkisini aşar.
Genel kurulun görev ve yetkileri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Şube genel kurulunun tüm bentlerdeki yetkiye sahip olduğunu varsaymak; ikinci fıkra yalnız (a), (ç), (d) ve (k) bentlerini sayar.
- Şube genel kurulunun mali ibra verebileceğini düşünmek; ikinci fıkra bunu açıkça yasaklar.
- Yönetim kuruluna genel kurul yetkisi verilmeden taşınmaz satın alma veya satma kararı alınabileceğini düşünmek; (g) bendi yetki verilmesini şart koşar.
- Düzeltme yetkisinin geçmişe etkili biçimde verilebileceğini varsaymak; madde bu yetkinin geçmişe etkili olmamasını şart koşar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Organların seçiminin genel kurulun görev ve yetkisinde olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019; 22. Hukuk Dairesi, 2018/15476 E., 2018/27114 K., 13.12.2018)
- Dava konusu işlemin yönetim kurulunca değil genel kurulca alınmış olması gerektiği tartışılmaktadır; bu nedenle işlemin hangi organca alındığı dava sürecinde ayrıca incelenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023; 9. Hukuk Dairesi, 2024/9122 E., 2024/12066 K., 19.09.2024)
- Şube açma, birleştirme veya kapatma işlemlerinde 11/h uyarınca yönetim kuruluna yetki verilmesinin tüzükteki esasa uygun olup olmadığı incelenmektedir. (22. Hukuk Dairesi, 2015/10624 E., 2015/13237 K., 13.04.2015)
- Sendikanın yönetim kurulu bakımından ileri sürülen bazı davalarda 11. maddeye göre genel kurul yetkisinin olup olmadığı belirleyici kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/9126 E., 2025/10295 K., 24.12.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Genel kurul yetkisini aşan bir işlem iddiasını ileri süren taraf, işlemin hangi organca alındığını gösteren genel kurul tutanağı ve yönetim kurulu kararı ile ispatlar.
- Yönetim kuruluna yetki verildiği iddiasında, yetkinin genel kurul kararında açıkça yer aldığını gösteren tutanak ve tüzük hükmü aranır.
- Karşı taraf, işlemin genel kurul yetkisi kapsamında olduğunu ya da yetki devrinin geçerli yapıldığını savunursa bu savunmayı genel kurul tutanağı ile ispat eder.
- Şube genel kurulunun mali ibra kararı iddiasında, şube genel kurulunun bu yetkisi bulunmadığı kanun hükmüne dayanılarak ileri sürülür; ibra yetkisinin varlığını savunan taraf karşı yetkiyi ispatlamakla yükümlüdür.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.12 — Genel kurulun toplantı zamanı
Madde, sendika ve konfederasyon ile şubelerin genel kurullarının toplanma zamanını düzenler. Kapsamında ilk genel kurulun süresi, olağan genel kurulun azami aralığı, genel kurula katılacaklara gönderilecek rapor ve bütçe teklifinin süresi, olağanüstü genel kurulun toplanma koşulları ve süresi, genel kurula çağrının yetkilisi ile bu hükümlere aykırılık halinde mahkemece yönetim kurulunun işten el çektirilmesi ve kayyım atanması yer alır. Hüküm, işçi ve işveren sendika ve konfederasyonlarının ile şubelerinin organlarına uygulanır. Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayıları (m.13), genel kurulun görev ve yetkileri, yönetim ve denetim kurulunun seçimi ve görev süreleri (m.9, m.14 ve ilgili hükümler), genel kurul kararlarının iptali davası (m.15) ile genel kurul çağrısında gündem ve yer bildirimine ilişkin ayrıntılar bu maddede düzenlenmez; bunlar başka maddelerde ya da Türk Medeni Kanunu'nda yer alır.
Genel kurulun toplantı zamanı: hangi kavramlar bilinmeli?
- İlk genel kurul
- Kuruluşun tüzel kişilik kazanmasından, şubenin ise kuruluş tarihinden itibaren altı ay içinde yapılması gereken genel kurul toplantısıdır. Bu süre emredicidir ve sınırlayıcıdır.
- Olağan genel kurul
- İlk genel kurul sonrasında düzenli aralıklarla toplanan genel kurul toplantısıdır. Kanun azami dört yıllık bir aralık koyar; tüzükle daha kısa bir süre öngörülebilir.
- Olağanüstü genel kurul
- Olağan dönemler dışında, yönetim kurulu veya denetleme kurulunun gerekli görmesi ya da üye veya delegelerin beşte birinin yazılı isteği üzerine toplanan genel kurul toplantısıdır. Toplantı yazılı istekteki konuları öncelikle görüşmek amacıyla yapılır.
- Altı aydan az kalma hali
- Talep tarihinde olağan genel kurul toplantı tarihine altı aydan az süre kalmış olmasıdır. Bu halde olağanüstü genel kurula gidilemez, ancak istekteki konular olağan genel kurul gündemine alınır.
- Yönetim kurulunun işten el çektirilmesi
- Maddeye aykırı davranan yönetim kurulunun mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılmasıdır. Başvuru, kuruluşun üyelerinden birinden veya durumu tespit eden Bakanlıktan gelebilir.
- Kayyım
- İşten el çektirme kararıyla birlikte mahkemece atanan, genel kurulu en kısa zamanda toplamak ve yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar kuruluşu yönetmekle görevli kişidir. Sayısı bir veya üç olarak belirlenir ve Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre atanır.
Genel kurulun toplantı zamanı: hangi şartlar aranır?
- Olağan genel kurulun, ilk genel kurulun yapılmasından sonra en geç dört yılda bir toplanması gerekir.
- İlk genel kurulun, kuruluşta tüzel kişilik kazanıldığı tarihten, şubede kuruluş tarihinden itibaren altı ay içinde yapılması gerekir.
- İki genel kurul arasındaki döneme ait faaliyet ve hesap raporu, yeminli mali müşavir raporu, denetleme kurulu raporu ve gelecek döneme ait bütçe teklifinin toplantı tarihinden on beş gün önce genel kurula katılacaklara gönderilmesi gerekir.
- Olağanüstü genel kurulun, yönetim kurulu veya denetleme kurulunun gerekli görmesi ya da genel kurul üye veya delegelerinin beşte birinin yazılı isteği bulunması hâlinde toplanması gerekir.
- Olağanüstü genel kurulun, talebin yapıldığı tarihte olağan genel kurul toplantı tarihine altı aydan fazla süre kalması şarttır; altı aydan az kalırsa olağanüstü genel kurula gidilemez.
- Olağanüstü genel kurul, yazılı istekten itibaren altmış gün içinde toplanmalıdır.
- Genel kurula çağrının yönetim kurulu tarafından yapılması gerekir.
- Madde hükümlerine aykırı hareket eden yönetim kurulu için, üyelerden birinin veya Bakanlığın başvurusu ve mahkeme kararı bulunması gerekir.
Genel kurulun toplantı zamanı: hangi sonuçları doğurur?
- Olağan genel kurul dört yıldan uzun aralıkla toplanmazsa, yönetim kurulu bu hükme aykırı davranmış olur ve mahkeme kararıyla işten el çektirilme yaptırımına tabi olur.
- İlk genel kurul altı ay içinde yapılmazsa aykırılık doğar ve yönetim kurulunun işten el çektirilmesi gündeme gelir.
- Olağanüstü genel kurul yönetim kurulu veya denetleme kurulunun gerekli görmesi üzerine ya da beşte bir istek üzerine altmış gün içinde toplanır; toplanmaması yönetim kurulunun çağrı yükümlülüğünün ihlali sayılır.
- Talep tarihinde olağan toplantıya altı aydan az süre kalmışsa olağanüstü genel kurul yapılamaz; istekteki konular olağan genel kurul gündemine alınır.
- Genel kurula çağrıyı yönetim kurulu yapar; çağrı usulünü ihlal eden yönetim kurulu hakkında madde uyarınca işten el çektirme kararı verilebilir.
- Mahkeme işten el çektirme kararıyla birlikte genel kurulu en kısa zamanda toplamakla ve yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar kuruluşu yönetmekle görevli bir veya üç kayyım atar.
- Mahkemenin verdiği işten el çektirme ve kayyım kararı, kuruluşun yönetim organının işleyişini durdurur; yeni yönetim kurulu seçildiğinde kayyımın görevi sona erer.
İlk genel kurul ile olağan genel kurul arasındaki fark nedir?
İlk genel kurul, tüzel kişilik kazanıldığı veya şube kurulduğu tarihten itibaren ilk altı ay içinde yapılır.
Olağan genel kurul, ilk genel kurul sonrasında dört yılı geçmeyen aralıklarla yapılır.
İki toplantı türünün süreleri ayrı başlar; ilk genel kurul için altı ay, olağan genel kurul için dört yıl azami süredir.
Olağan genel kurul ile olağanüstü genel kurul arasındaki fark nedir?
Olağan genel kurul, düzenli dönemlerde toplanır ve tüzükte daha kısa aralık öngörülebilir.
Olağanüstü genel kurul, olağan dönemler dışında gerekli görüldüğünde ya da beşte bir isteği üzerine toplanır.
Olağanüstü toplantı için tüzükte belirlenen olağan süre beklenmez, ancak altı aydan az kalma halinde olağanüstü toplantı yapılamaz.
Olağanüstü genel kurulun yönetim kurulu kararıyla ile beşte bir isteğiyle toplanması arasındaki fark nedir?
Yönetim kurulu veya denetleme kurulu gerekli görürse toplantıyı kendi kararıyla çağırır.
Genel kurul üye veya delegelerinin beşte biri yazılı istekte bulunursa çağrı zorunluluğu doğar.
Beşte bir isteği yerine getirilmezse yönetim kurulunun işten el çektirilmesi gündeme gelir; bir kısmı isteğini geri çekerse talep sayısı beşte birin altına düşebilir ve çağrı zorunluluğu ortadan kalkabilir.
Olağanüstü genel kurul ile olağan genel kurul gündemi arasındaki fark nedir?
Olağanüstü toplantıda öncelikle yazılı istekteki konular görüşülür.
Altı aydan az kalma halinde isteğe konu hususlar olağan genel kurul gündemine alınır.
Yakın dönemde olağan toplantı varsa ayrı olağanüstü toplantı yapılmaz, konular olağan toplantıya taşınır.
Genel kurulun toplantı zamanı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İlk genel kurulun süresini tüzel kişilik kazanma tarihi yerine genel kurul tarihinden hesaplamak; kuruluşta süre tüzel kişiliğin kazanılmasından, şubede kuruluş tarihinden başlar.
- Olağan genel kurul için dört yılı azami süre yerine sabit bir dönem gibi okumak; tüzükte daha kısa süre öngörülebilir, kanun ise en geç dört yıl koyar.
- Rapor ve bütçe teklifinin on beş günlük gönderilme süresini çağrı süresiyle karıştırmak; bu iki süre ayrı hükümlerdir ve çağrı süresi Medeni Kanun'a göre hesaplanır.
- Olağanüstü genel kurul için altmış günü toplantının yapılmasının değil, isteğin yapılmasının süresi saymak; altmış gün toplantının yapılacağı süredir.
- Altı aydan az kalma halini her olağanüstü toplantı talebinde uygulamak; yalnızca talep tarihinde olağan toplantıya altı aydan az süre kalmışsa olağanüstü toplantı yapılamaz.
- Beşte bir oranını üye tam sayısı yerine toplantıya katılanlar üzerinden hesaplamak; oran genel kurul üye veya delege tam sayısına göre alınır.
- Mahkemenin işten el çektirme kararını re'sen vereceğini sanmak; karar ancak üyelerden birinin veya Bakanlığın başvurusu üzerine verilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, 6356 sayılı Kanun'un 12. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen olağanüstü genel kurul isteğinde, talepte bulunanların sayısının beşte birin altına düşmesi halinde yönetim kurulunun çağrı zorunluluğunun ortadan kalktığını kabul etmektedir. Ancak üyelerin isteklerinden, yönetim kurulu kararından önce dönebildiği belirtilmektedir. (22. Hukuk Dairesi, 2019/3554 E., 2019/15132 K., 04.07.2019)
- Yargıtay, dördüncü fıkrada öngörülen altmış günlük sürenin olağanüstü genel kurulun toplanması için bağlayıcı olduğunu ve bu süreye uyulmamasının çağrı yükümlülüğünün ihlali sayılacağını kabul etmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2022/11523 E., 2022/15928 K., 01.12.2022)
- Yargıtay, tüzükte olağan genel kurul için yalnızca asgari bir sürenin belirlenmesi halinde, genel kurulun asgari süreden sonra ancak kanundaki azami süreden önce yapılması gerektiğini kabul etmektedir. (22. Hukuk Dairesi, 2015/7642 E., 2015/11047 K., 19.03.2015)
- Yargıtay, olağan genel kurul toplantısının dört yılı aşmayacak şekilde düzenli yapılmasının zorunlu olduğunu ve bunun için ayrıca bir sebebin bulunmasının aranmadığını kabul etmektedir. (22. Hukuk Dairesi, 2015/7642 E., 2015/11047 K., 19.03.2015; Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019)
- Uygulamada, çağrı usulünü ihlal eden yönetim kurulu hakkında işten el çektirme davasında mahkemenin çağrının şekil açısından Kanuna uygunluğunu ve çağrı yetkisinin iyiniyet kurallarına uygun kullanılıp kullanılmadığını değerlendirdiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023)
- Yargıtay, yönetim kurulunun 12. madde kapsamındaki görevlerini yerine getirmemesi halinde işten el çektirme kararının verilebileceğini kabul etmektedir. (22. Hukuk Dairesi, 2018/15476 E., 2018/27114 K., 13.12.2018)
Nasıl ispat edilir?
- İlk genel kurulun altı ay içinde yapıldığını ya da yapılmadığını, tüzel kişilik kazanma tarihi veya kuruluş tarihi ile genel kurul tutanağı arasındaki tarih farkından ortaya koyan taraf ispat yükü altındadır; bu tarihler kuruluş belgeleri ve genel kurul tutanağıyla kanıtlanır.
- Olağan genel kurulun dört yılı aşmadan toplandığı, önceki genel kurul tutanağı ve toplantı çağrılarıyla ispatlanır; dört yılı aşan aralığı ileri süren taraf bunu belgeleyerek ortaya koymalıdır.
- Raporların ve bütçe teklifinin toplantıdan on beş gün önce gönderildiği, gönderme belgesi, posta kaydı veya çağrı yazısıyla ispatlanır; bu iddiayı ileri süren taraf ispat yükü altındadır.
- Olağanüstü genel kurul isteğinin yazılı yapıldığı ve beşte bir oranının sağlandığı, isteğe imza atanların listesi ve üye/delege tam sayısıyla kanıtlanır. Talepte bulunanların geri çekilmesi hâlinde sayı yeniden hesaplanarak ispat edilir.
- Karşı taraf olarak yönetim kurulu, altı aydan az kalma, olağan toplantının tarihi veya çağrının usule uygunluğu gibi savunmaları ileri sürer ve bunları kendi belgeleriyle ispatlar.
- İşten el çektirme başvurusunda mahkeme, başvuranın üye veya Bakanlık olduğunu ve yönetim kurulunun madde hükmüne aykırılığını dosyadaki belgelerle inceler; aykırılığın ispatı için çağrı ve gündem belgeleri esas alınır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.77: Medeni Kanunda derneklerde genel kurulun en az on beş gün önceden çağrılması ve gündem ile yerin bildirilmesi kuralıdır; Kanun bu ayrıntıyı düzenlemediği için uygulamada bu hükümlere başvurulur.
- 4721 m.78: Genel kurulun toplantı yerine ilişkin dernek hükmüdür; sendika genel kurulları için de uygulanır.
- 4721 m.83: Dernek yönetim kurulunun görevden el çektirilmesine ilişkin bir aylık hak düşürücü süreyi düzenler; uygulamada bu maddedeki başvuru süresine de kıyas edilmektedir.
- 6356 m.13: Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayılarını düzenler; ilk toplantıda yeter sayı sağlanamazsa ikinci toplantının en çok on beş gün sonraya bırakılmasını belirler.
- 6356 m.15: Genel kurul ve seçimlerin iptali davasını düzenler; bu maddedeki toplantı ve çağrı usullerine aykırılık iptal nedeni oluşturabilir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.13 — Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayıları
Madde, sendikalarda ve konfederasyonlarda genel kurulun toplantı yeter sayısını, ikinci toplantıya ilişkin asgari katılım oranını, karar yeter sayısını ve tüzük değişikliği, fesih, birleşme, katılma, üst kuruluş ve uluslararası kuruluşa kurucu olma ya da üye olma, üyelikten çekilme gibi ağırlaştırılmış karar hallerini düzenler. Hüküm genel kurul toplantı ve karar nisaplarına ilişkindir ve sendika ile konfederasyon genel kurullarına uygulanır. Madde, genel kurulun toplantıya çağrılmasını, çağrı süresini, gündemi ve olağanüstü toplantıyı düzenlemez (6356 m.12). Genel kurulda oy verme usulünü, seçim esaslarını ve seçimde uygulanacak kuralları da düzenlemez (6356 m.14). Delegelerin seçimini ve delege sayısının belirlenmesini de kapsamaz; bu konular tüzüğe bırakılmıştır (6356 m.10). Yönetim, denetim ve disiplin kurullarının toplantı ve karar nisapları ile bu kurullara ilişkin kurallar da bu maddenin dışındadır (6356 m.9).
Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayıları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Toplantı yeter sayısı
- Genel kurulun görüşme yapabilmesi için hazır bulunması gereken asgari üye veya delege sayısıdır. Kanuna göre kural olarak üye veya delege tam sayısının salt çoğunluğudur ve tüzükle bundan yüksek bir oran belirlenebilir.
- Karar yeter sayısı
- Genel kurulun bir kararı alabilmesi için gereken oy sayısıdır. Kural olarak toplantıya katılan üye veya delege sayısının salt çoğunluğudur; ancak bu sayı üye veya delege tam sayısının dörtte birinden az olamaz.
- Tam sayı
- Kuruluşun o an sahip olduğu toplam üye veya delege sayısıdır. Toplantıya katılanların değil, kuruluşun toplam üye veya delege sayısının esas alınması, hem toplantı hem de karar nisabında belirleyicidir.
- Salt çoğunluk
- Bir sayının yarısından fazlasıdır. Hesaplamada kesirli sayılar bir üst tam sayıya yuvarlanarak yarıdan fazla sayı belirlenir.
- Ağırlaştırılmış karar yeter sayısı
- Tüzük değişikliği, fesih, birleşme, katılma, üst kuruluş veya uluslararası kuruluşun kurucusu olma, bunlara üye olma ve üyelikten çekilme hallerinde uygulanan, toplantıya katılan sayıya değil tam sayıya bağlanan karar nisabıdır. Tüzükte daha yüksek bir nisap belirlenmemişse bu hallerde tam sayının salt çoğunluğu aranır.
- İkinci toplantı
- İlk toplantıda toplantı yeter sayısı sağlanamadığında yapılan toplantıdır. Kanun, bu toplantının en çok on beş gün sonraya bırakılmasını öngörür.
Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayıları: hangi şartlar aranır?
- Genel kurul toplantısında, toplantı yeter sayısı olarak üye veya delege tam sayısının salt çoğunluğunun hazır bulunması gerekir; tüzük bundan yüksek bir oran belirleyebilir.
- İlk toplantıda yeter sayı sağlanamamışsa ikinci toplantı en çok on beş gün sonraya bırakılmalıdır.
- İkinci toplantıya katılanların sayısı, üye veya delege tam sayısının üçte birinden az olamaz.
- Genel kurulun karar alabilmesi için, toplantıya katılan üye veya delege sayısının salt çoğunluğunun oyu bulunmalıdır.
- Karar yeter sayısı, hesaplanan bu sayı ne olursa olsun, üye veya delege tam sayısının dörtte birinden az olamaz.
- Tüzükte daha yüksek bir yeter sayı belirlenmemişse, tüzük değişikliği, fesih, birleşme, katılma, üst kuruluş veya uluslararası kuruluşun kurucusu olma, bu kuruluşlara üyelik ile üyelikten çekilme kararları için üye veya delege tam sayısının salt çoğunluğu aranmalıdır.
- Delegelerin veya üyelerin genel kurula katılması ve oy kullanması engellenmemelidir.
Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayıları: hangi sonuçları doğurur?
- Toplantı yeter sayısı tam sayının salt çoğunluğu ile sağlanmışsa genel kurul görüşme ve karar yapabilir.
- İlk toplantıda yeter sayı sağlanamazsa ikinci toplantı en çok on beş gün sonraya bırakılır ve bu toplantıya katılanların sayısı tam sayının üçte birinden az olamaz.
- Genel kurul kararları, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır; ancak bu sayı tam sayının dörtte birinden az olamaz.
- Tüzük değişikliği, fesih, birleşme, katılma, üst kuruluş veya uluslararası kuruluş kurucusu olma, bu kuruluşlara üyelik ve üyelikten çekilme hallerinde tüzükte aksine düzenleme yoksa tam sayının salt çoğunluğu aranır.
- Tüzükte daha yüksek toplantı veya karar yeter sayısı öngörülmüşse o sayı uygulanır; bu tüzük hükmü kanunun asgari nisabını aşan bir yükseltme olarak geçerlidir.
- Delege veya üyenin genel kurula katılmasını ve oy kullanmasını engelleyen tüzük veya uygulama kayıtları emredici hükme aykırıdır.
- Ağırlaştırılmış nisaba uyulmadan alınan tüzük değişikliği veya fesih kararı kanuna aykırı olur ve iptal davasına konu olabilir.
Toplantı yeter sayısı ile karar yeter sayısı arasındaki fark nedir?
Toplantı yeter sayısı, genel kurulun toplanıp görüşme yapabilmesi için aranan hazır bulunma eşiğidir ve tam sayıya bağlıdır.
Karar yeter sayısı, oylamada alınacak kararın geçerli olması için aranan oy eşiğidir ve toplantıya katılan sayıya bağlıdır.
Toplantı nisabı sağlanmadan genel kurul görüşme yapamaz; karar nisabı ise toplantı nisabı sağlandıktan sonra oylamada aranır. Karar nisabı, toplantıya katılanlar az olduğunda bile dörtte bir tam sayı alt sınırına bağlıdır.
Genel hal karar yeter sayısı ile ağırlaştırılmış karar yeter sayısı arasındaki fark nedir?
Genel halde karar, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır; ancak bu sayı tam sayının dörtte birinden az olamaz.
Tüzük değişikliği, fesih, birleşme, katılma, üst kuruluş veya uluslararası kuruluş kurucusu olma, bunlara üyelik ve üyelikten çekilmede tam sayının salt çoğunluğu aranır.
Bu ağırlaştırılmış hallerde toplantıya kaç kişi katılmış olursa olsun karar için tam sayının yarısından fazlasının onayı gerekir. Tüzük bu hallerde daha yüksek bir nisap öngörebilir.
İlk toplantı ile ikinci toplantı arasındaki fark nedir?
İlk toplantıda toplantı yeter sayısı tam sayının salt çoğunluğudur.
İkinci toplantıda nisap, katılanların tam sayının üçte birinden az olmamasıdır.
İlk toplantıda yeter sayı sağlanamazsa ikinci toplantıda daha düşük bir katılım eşiği uygulanır; bu da genel kurulun karar alabilmesini kolaylaştırır.
Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayıları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Karar yeter sayısını tam sayı üzerinden hesaplamak; kural olarak karar nisabı toplantıya katılanların salt çoğunluğudur, tam sayı yalnız ağırlaştırılmış hallerde esas alınır.
- Toplantıya katılanların sayısını karar nisabı için de tam sayıya göre saymak; karar nisabı hesabında toplantıya katılan sayısı esas alınır.
- Dörtte bir alt sınırını gözden kaçırmak; toplantıya az sayıda üye katıldığında bile karar sayısı tam sayının dörtte birinden aşağı inemez.
- Tüzük değişikliği, fesih veya üst kuruluşa üyelik gibi ağırlaştırılmış kararları genel karar nisabıyla almak; bu hallerde tam sayının salt çoğunluğu aranmalıdır.
- İkinci toplantıda üçte bir alt sınırını uygulamamak; ikinci toplantıya katılanların sayısı tam sayının üçte birinden az olamaz.
- Tüzükte daha yüksek nisap belirlenmişken kanunun asgari nisabını uygulamak; bu durumda tüzük hükmü esas alınmalıdır.
- Yerini tutan vekâleten oy kullanımını genel kurulda kanunun güvencesi olan katılma ve oy hakkıyla karıştırmak; madde 13/2 katılım ve oy hakkını engelleyen kayıtları yasaklar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tüzükte daha yüksek bir karar yeter sayısı öngörülmüşse bu hükmün kanunun asgari nisabını aşan biçimde uygulanacağı kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2022/5504 E., 2022/6669 K., 26.05.2022)
- Tüzük değişikliği ve benzeri ağırlaştırılmış kararlarda tam sayı esas alınarak hesap yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019; 9. Hukuk Dairesi, 2021/11641 E., 2021/16608 K., 15.12.2021)
- Genel kurul kararının iptal edilmesi halinde, bu kararla oluşan delege sıfatının sonraki toplantılarda kullanılamayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019)
- Madde hükmüne aykırı şekilde kurulan veya oylanan genel kurul kararlarının iptali yönünde mahkeme kararları verildiği görülmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/2891 E., 2025/4952 K., 29.05.2025; 9. Hukuk Dairesi, 2023/18380 E., 2023/17842 K., 23.11.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Genel kurul kararının nisaba uygun alındığını iddia eden taraf, toplantı tutanağı, hazirun listesi ve oy cetvelini sunmakla yükümlüdür.
- Toplantı yeter sayısının sağlandığını gösteren belge olarak imzalı hazirun listesi esas alınır; tanık beyanı bu belgeyi tamamlayabilir ancak yerine geçmez.
- Tam sayının doğru tespiti için üye veya delege kayıt listesinin ve delegelerin seçim tutanaklarının ibrazı gerekir; bu belgeler eksikse hesap doğrulanamaz.
- Karar nisabının ağırlaştırılmış olduğunu iddia eden taraf, konunun tüzük değişikliği, fesih veya benzeri hallerden biri olduğunu ve tüzükte daha yüksek bir nisap bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Genel kurul kararının iptalini isteyen taraf, nisabın sağlanmadığını veya oy sayımının yanlış yapıldığını ortaya koyan belge ile ispat yükü altındadır; karşı taraf ise nisabın sağlandığını tutanakla savunur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.12: Genel kurulun toplantıya çağrılmasını, olağan ve olağanüstü toplantıları düzenler. Bu madde nisapları belirlerken toplantının geçerli çağrıyla yapıldığı varsayılır.
- 6356 sayılı Kanun m.10: Delege sistemini ve delege sayısının belirlenmesini tüzüğe bırakır. Bu maddedeki tam sayı, delegelerden oluşan genel kurulda delege tam sayısıdır.
- 6356 sayılı Kanun m.14: Genel kurulda yapılacak seçimlerin esaslarını düzenler; karar nisabının seçim kararlarında nasıl uygulanacağı bu maddeye tabidir.
- 6356 sayılı Kanun m.9: Yönetim, denetim ve disiplin kurullarının toplantı ve karar nisaplarını ayrı olarak düzenler; genel kurul nisabıyla karıştırılmamalıdır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.14 — Genel kurulda yapılacak seçimlerde uyulacak esaslar
Madde, genel kurulda yönetim, denetim ve disiplin organlarına üye seçilmesi ile delegelerin seçilmesinin hangi ilkelere ve hangi usule göre yapılacağını düzenler; yargı gözetiminin nasıl işleyeceğini, seçim listelerinin onayını, ilanını, itirazını, seçim sandık kurulunun oluşumunu, oy kullanma ve geçerlilik kurallarını, sonuçların ilanı ile belgelerin saklanmasını, seçim görevlilerine karşı işlenen suçları ve seçim görevlilerinin ücretini kapsar. Madde, sendika ve konfederasyonların genel kurul seçimlerine uygulanır. Genel kurul toplantı ve karar yeter sayılarını (m.13), genel kurul dışındaki delege seçimini (m.16), seçimlere itirazı ve iptal davasını (m.15) düzenlemez. Şube genel kurullarına yapılacak delege seçiminin hangi esaslara bağlı olduğu (m.10) ve genel kurulun görev ve yetkileri (m.11) de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Genel kurulda yapılacak seçimlerde uyulacak esaslar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yargı gözetimi
- Seçimin hâkim tarafından denetlenmesi anlamına gelir; hâkim listeleri onaylar ve kesinleşen sonuçları ilan eder. Gözetim, seçimin bütün aşamalarını değil, maddede sayılan işlemleri kapsar.
- Seçim kurulu başkanlığı
- Yargı gözetimini yürüten ve seçimle ilgili itirazları karara bağlayan yetkili merci olup maddeye göre bu görevi bir hâkim yerine getirir. Seçim sandık kurulunu oluşturma yetkisi de bu başkanlıktadır.
- Seçim sandık kurulu
- Seçimlerin yapılmasından ve oyların sayımından sorumlu kuruldur. Başkanı kuruluşun üyesi olmayan kişiler arasından, iki üyesi ise seçimde aday olmayan üyeler arasından belirlenir.
- Açık sayım ve döküm
- Oyların herkesin görebileceği biçimde sayılması ve sonuçların dökümünün tutanağa geçirilmesi ilkesidir. Sayımın şeffaflığını sağlar.
- Seçim listesi
- Seçime katılacak ve oy kullanacak üye veya delegeleri gösteren liste ile aday listesidir. Oy kullanma hakkı, bu listede adı bulunmaya bağlıdır.
- Geçersiz oy
- Seçilecek organı oluşturan üye sayısından fazla adayın işaretlendiği oy pusulası ile diğer kâğıtlara yazılmış oylardır. Geçersiz oy sayılmayı gerektiren kusur, sayının aşılması ve kağıdın türüdür.
Genel kurulda yapılacak seçimlerde uyulacak esaslar: hangi şartlar aranır?
- Seçimin genel kurulda yapılması ve konusunun yönetim kurulu, denetleme kurulu, disiplin kurulu üyeliği ya da delege seçimi olması gerekir.
- Seçimin yargı gözetimi altında, serbest, eşit, gizli oy, açık sayım ve döküm esasına ve tüzük hükümlerine göre yapılması gerekir.
- Seçim yapılacak genel kurul toplantısından en az on beş gün önce katılacak üye veya delegeleri gösteren liste, gündem, yer, gün, saat ve ikinci toplantıya ilişkin hususları içeren yazı yetkili seçim kurulu başkanlığına verilmelidir.
- Hâkimin listeyi inceleyip onaylaması ve bir nüshasının ilgili kuruluş veya şubeye verilmesi gerekir.
- Onaylı listenin genel kurul toplantı tarihinden yedi gün önce kuruluş merkez veya şube binasında asılarak ilan edilmesi gerekir; ilan süresi üç gündür.
- İlan süresi içindeki itirazların en geç iki gün içinde incelenip kesin olarak karara bağlanması ve kesinleşen listelerin hâkim onayıyla ilgili kuruluşa gönderilmesi gerekir.
- Seçim sandık kurulunun, kuruluş üyesi olmayan bir başkan ve seçimde aday olmayan iki üyeden oluşması gerekir.
- Oy kullanan kişinin listede adının bulunması, resmî kimlik belgesini göstermesi ve listeyi imzalaması gerekir.
- Oy pusulasında seçilecek üye sayısını aşan işaretleme yapılmamalı ve oy kâğıt türünde olmalıdır; aksi halde oy geçersiz sayılır.
Genel kurulda yapılacak seçimlerde uyulacak esaslar: hangi sonuçları doğurur?
- Seçim, yargı gözetimi ve maddede sayılan ilkeler gözetilerek yapılmazsa seçimin sonuçları iptal davasına konu olabilir.
- Onaylı liste ilanı yapılmadan veya bu liste dışında kişiler oy kullandırılırsa seçimin usulüne uygunluğu tartışmalı hâle gelir.
- Hâkim onayı ve kesinleşen liste olmadan genel kurul seçimi yürütülemez.
- İlan süresi içinde yapılan itirazlar iki gün içinde kesin olarak karara bağlanır ve kararla birlikte liste kesinleşir.
- Seçilecek üye sayısından fazla adayın işaretlendiği oy pusulası ve diğer kâğıtlara yazılan oylar geçersiz sayılır.
- Oy kullanmak için listede adın bulunması, resmî kimlik belgesinin gösterilmesi ve listenin imzalanması gerekir; bunlardan biri eksikse oy kullanma hakkı doğmaz.
- Seçim sonuçları sandık kurulu tutanağıyla tespit edilir, seçim yerinde asılarak duyurulur ve başkanlıkça derhal ilan edilir.
- Sandık kurulu başkanı ve üyelerine karşı seçimler sırasında işlenen suçlar, kamu görevlilerine karşı işlenmiş sayılır.
- Seçimde görev alan kurul üyelerine 298 sayılı Kanunda belirtilen esaslara göre ilgili kuruluşça ücret ödenir.
Yargı gözetimli seçim ile tüzük ile yapılan genel kurul dışı delege seçimi arasındaki fark nedir?
Genel kurulda yapılan seçimler hâkim gözetiminde ve bu maddedeki usulle yürütülür.
Genel kurul dışında yapılan delege seçimi üyeler tarafından yapılır ve yargı gözetimi bu maddede yer almaz.
Genel kurul dışı seçimde listenin hâkim onayı, ilan ve sandık kurulu aşamaları bu madde uyarınca zorunlu değildir; bu seçimler m.16'ya tabidir.
Seçimin ana ilkeleri ile tüzük hükümleri arasındaki fark nedir?
Seçim yargı gözetimi altında serbest, eşit, gizli oy, açık sayım ve döküm esasına göre yapılır.
Tüzük hükümleri seçimin ayrıntılı usulünü belirleyebilir.
Tüzük, maddedeki ilkelere aykırı bir usul koyamaz; ilkelere uygun ayrıntılar tüzükle düzenlenebilir.
Onaylı liste ilanı ile ilan süresi arasındaki fark nedir?
Listenin ilanı genel kurul tarihinden yedi gün önce yapılır.
İlan süresi üç gündür; itirazlar bu süre içinde yapılır.
İlan süresinin işlemesi ile itiraz süresi birbirine bağlıdır; ilan yedi gün önce başlamalı ve üç gün sürmelidir.
İtiraz sonrası karar ile seçim sonucu ilanı arasındaki fark nedir?
Ara itirazlar en geç iki gün içinde incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.
Seçim sonuçları, sandık kurulu tutanağıyla tespit edilir ve seçim yerinde asılarak duyurulur.
Kesinleşen liste hâkim onayıyla ilgili kuruluşa gönderilir; seçim sonuçları ayrıca başkanlık tarafından derhal ilan edilir.
Liste üzerinde oy ile geçersiz oy arasındaki fark nedir?
Listede adı bulunan ve kimlik gösteren kişinin oyu geçerlidir.
Seçilecek sayıyı aşan işaret veya farklı kâğıda yazılan oy geçersizdir.
Geçersiz oylar sayıma dahil edilmez.
Genel kurulda yapılacak seçimlerde uyulacak esaslar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Genel kurul dışı delege seçimine bu maddedeki yargı gözetimini uygulamak; bu seçim m.16'ya tabidir.
- Yedi günlük ilan süresini toplantı tarihinden değil, ilanın yapıldığı tarihten saymak; süre genel kurul tarihinden geriye doğru hesaplanır.
- İlan süresini üç gün yerine yedi gün ile karıştırmak; yedi gün ilanın toplantıdan önceki süresi, üç gün ise ilanın kendi süresidir.
- Seçim kurulu başkanlığının hâkim olmadığını varsaymak; maddeye göre yargı gözetimi bir hâkim tarafından yürütülür.
- Sandık kurulu başkanını kuruluşun üyesi arasından seçmek; başkan kuruluşun üyesi olmayan kişiler arasından belirlenir.
- Seçilecek üye sayısından fazla işaretlenen oyu kısmen geçerli saymak; bu oy tamamen geçersiz sayılır.
- Oyların üç ay yerine farklı bir süre için saklanacağını kabul etmek; saklama süresi üç aydır.
- İtirazların iki gün içinde değil, uzun süre sonra incelenebileceğini düşünmek; itirazlar en geç iki gün içinde incelenip kesin olarak karara bağlanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, genel kurulda yapılan seçimlerde blok liste uygulamasının seçim sonucunu etkilemesini, Anayasa'nın demokratik ilkelerine ve bu maddeye aykırılık olarak değerlendirmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/10370 E., 2024/13290 K., 10.10.2024)
- Mahkemeler, seçim usulünün tüzük ve yönetmeliğe göre yapılması durumunda bile yargı gözetimine ilişkin bu maddedeki zorunlu aşamaların atlanmış olmasını usulsüzlük olarak incelemektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2023/6172 E., 2023/5107 K., 06.04.2023)
- Yargıtay, bu maddeye aykırı seçim işlemlerinin genel kurulun iptaline ilişkin davalarda değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019)
- Yargıtay, seçimin nasıl yapılacağının bu maddede açıkça düzenlendiği gerekçesiyle yönetmelik hükümlerinin bu maddenin önüne geçemeyeceğini kabul etmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2023/6172 E., 2023/5107 K., 06.04.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Seçimin usulüne uygun yapılmadığını ileri süren taraf, bu iddiayı ispatla yükümlüdür; yani hâkim onayının veya ilanın yapılmadığını ya da oy kullanma koşullarının aranmadığını gösterir.
- Liste onayı, ilan tutanağı, seçim sonuç tutanağı ve oy pusulası gibi yazılı belgeler, usulün yerine getirildiğini gösteren başlıca delillerdir; bu belgelerin eksikliği tanık beyanına üstün gelmez.
- Kuruluş, seçimin m.14 uyarınca yapıldığını savunuyorsa onayı ve ilan tarihini belgeleyen kayıtları ibraz etmek zorundadır.
- Seçim kurulunun kararlarına karşı yapılan itirazın süresinde yapılıp yapılmadığı, itiraz dilekçesinin kayıtları ile tespit edilir.
- Oy pusulalarının geçerli olup olmadığı, sayım tutanağındaki döküm esas alınarak değerlendirilir; kimlik ve imza eksikliği tutanak ile ortaya konur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.13: Genel kurulun toplantı ve karar yeter sayıları belirlenir; maddedeki seçim genel kurulun bu yeter sayılarıyla toplanmasına bağlıdır.
- 6356 m.15: Genel kurulda yapılan seçimlere ilişkin itiraz ve iptal davası yolu bu maddede düzenlenmiştir; m.14'teki usule aykırılık bu yolla denetlenir.
- 6356 m.16: Genel kurul dışında yapılan delege seçimlerini düzenler; m.14'teki yargı gözetimi bu seçimlere doğrudan uygulanmaz.
- 298 sayılı Kanun: Seçim görevlilerine ödenecek ücretin esaslarını gösterir; m.14/11 bu kanuna yollama yapar.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.15 — Seçimlere itiraz
Madde, genel kurulda yapılan organ ve delege seçimlerine ilişkin yargısal denetimi düzenler: seçim sırasındaki işlemlere karşı itiraz usulünü, kesin sonuçların ilanını, genel kurul veya organ seçiminin iptali üzerine mahkemenin kayyım atamasını ve genel kurulun veya seçimin iptali davasını. Kanun, sendika üyelerine ve delegelere, Bakanlığa ile kuruluş veya şubeye tanınan bu dava ve itiraz haklarında uygulanır. Madde, genel kurul dışında yapılan delege seçimlerinin itirazını (m.16), yetki tespitine itirazı (m.43) ve seçimde kullanılacak oy ve sayım kurallarını (m.14 ve sendika tüzüğü) düzenlemez.
Seçimlere itiraz: hangi kavramlar bilinmeli?
- Seçim sonuç tutanağı
- Seçim sandık kurulunca seçimin sonunda düzenlenen ve seçim sonuçlarını gösteren belgedir. İki günlük itiraz süresinin başlangıç anı bu tutanağın düzenlenmesidir.
- Kesin sonuçların ilanı
- İtiraz süresinin geçmesi ve itirazların karara bağlanmasından sonra hâkimin seçim sonuçlarını resmen duyurması ve ilgili kuruluş veya şubeye bildirmesidir. Madde 14 hükümlerine göre yapılır.
- Genel kurul iptali
- Kanun ve tüzüğe aykırı olarak yapılan genel kurulun ya da seçim sonuçlarını etkileyen usulsüzlük içeren genel kurulun mahkeme kararıyla ortadan kaldırılmasıdır. Dava genel kurul tarihinden itibaren bir ay içinde açılır.
- Organ seçiminin iptali
- Genel kurulda yapılan yönetim veya denetim organı seçiminin mahkeme kararıyla geçersiz kılınmasıdır. Genel kurulun iptalinden ayrı olarak da karar verilebilir.
- Kayyım
- Genel kurul veya organ seçimi iptal edildiğinde mahkemenin 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre atadığı, kuruluşu yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar yöneten kişidir. Sayısı bir veya üç olarak belirlenir.
Seçimlere itiraz: hangi şartlar aranır?
- Seçim sırasında yapılan bir işleme karşı itiraz edilecekse, itirazın genel kurulda yapılan organ veya delege seçiminin devamı sırasındaki bir işleme ilişkin olması gerekir.
- İtiraz, seçim sonuç tutanağının düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde yapılmalıdır.
- Genel kurulun veya seçimin iptali için dava, Bakanlık, kuruluş veya şubenin üye ve delegeleri tarafından açılmalıdır.
- Dava için ileri sürülen sebep, kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak genel kurul ve seçim yapılması veya seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde usulsüzlük ya da kanuna aykırı uygulama olmalıdır.
- Dava, genel kurul tarihinden itibaren bir ay içinde açılmalıdır.
- Kayyım atanabilmesi için mahkemenin genel kurulun veya genel kurulda yapılan organ seçiminin iptaline karar vermiş olması gerekir.
Seçimlere itiraz: hangi sonuçları doğurur?
- İtirazın iki gün içinde yapılması ve hâkimce aynı gün karara bağlanması halinde kesin sonuçlar, itiraz süresinin geçmesi ve itirazların karara bağlanmasından hemen sonra ilan edilir ve ilgili kuruluş veya şubeye bildirilir.
- Mahkeme genel kurulun veya genel kurulda yapılan organ seçiminin iptaline karar verirse, genel kurulu en kısa zamanda toplamak, seçimleri yapmak ve yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar kuruluşu yönetmek üzere bir veya üç kayyım atar ve görev sürelerini belirler.
- Dava süresinde açılmazsa genel kurulun veya seçimin iptali istenemez.
- Genel kurulun iptali davası basit yargılama usulünde iki ay içinde sonuçlandırılır.
- İstinaf yoluna başvurulursa bölge adliye mahkemesi bir ay içinde karar verir.
- Temyiz yoluna başvurulursa Yargıtay on beş gün içinde kesin olarak karar verir.
- Maddede geçen yetkilendirme, kayyımın görevine ilişkin hükümleri tamamlayıcı nitelikte olup kanun ve tüzük hükümlerine göre uygulanır.
Seçimin devamındaki işlem itirazı ile genel kurul iptal davası arasındaki fark nedir?
Seçim sırasında yapılan işlemler için itiraz, hâkim tarafından önceden ve kısa sürede incelenir. Bu itirazın konusu seçimin devamındaki işlemlerdir.
Genel kurulun veya seçimin iptali davası, genel kurulun tamamının veya seçim sonuçlarının etkilendiği hallerde açılır ve bir ay içinde açılır.
İtiraz iki gün içinde yapılır ve aynı gün karara bağlanır. Dava ise bir ay içinde açılır ve basit yargılama usulünde iki ay içinde sonuçlanır.
Genel kurulun iptali ile organ seçiminin iptali arasındaki fark nedir?
Genel kurulun iptali, genel kurulun tamamının kanun ve tüzüğe aykırılığına dayanır.
Organ seçiminin iptali, yalnızca seçimin usulsüzlüğüne dayanır ve genel kurulun tümü geçersiz sayılmayabilir.
Mahkeme yalnızca organ seçiminin iptaline karar verse bile kayyım atar. Her iki hâlde de kayyım atanması aynı görev şartlarına bağlıdır.
Bakanlık, kuruluş veya şube ile üye ve delegeler: fark nedir?
Bakanlık, kuruluş veya şube kendi adına dava açabilen taraflardır.
Üye ve delegeler dava açma hakkına sahiptir.
Her iki grup da aynı süre ve aynı sebeple dava açabilir. Madde metni bu iki grup arasında süre ayırımı yapmaz.
Birinci derece karar / istinaf / temyiz: fark nedir?
Dava sonucu verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
İstinaf kararına karşı temyiz yoluna başvurulabilir.
İstinafta bölge adliye mahkemesi bir ay içinde karar verir. Temyizde Yargıtay on beş gün içinde kesin olarak karar verir.
Seçimlere itiraz: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Seçim işlemlerine itiraz süresini iki gün yerine bir ay olarak hesaplamak; iki günlük süre seçim sonuç tutanağının düzenlenmesinden başlar.
- Genel kurul iptali davası süresini iki gün ile karıştırmak; genel kurul davası bir ay içinde açılır, itiraz ise iki gün içinde yapılır.
- Organ seçiminin iptali kararında kayyım atanmayacağını varsaymak; kayyım atanması iptal kararına bağlıdır.
- Kayyım atanmasını bu maddenin dışında bir kanuna dayandırmak; atamanın dayanağı 4721 sayılı Kanun hükümleridir.
- Madde 15 kapsamındaki itiraz ile madde 43 kapsamındaki yetki itirazını karıştırmak; her biri ayrı süre ve usule tabidir.
- Bölge adliye mahkemesinin istinaf süresini Yargıtay temyiz süresiyle karıştırmak; istinafta bir ay, temyizde on beş gün öngörülmüştür.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Genel kurulda yapılan seçim işlemlerine ilişkin itirazlarda, dilekçelerin kısa süre içinde ve hâkimce aynı gün karara bağlanması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019)
- Genel kurulun iptali davasında mahkemenin olağanüstü genel kurulda alınan tüm kararların iptali istemi üzerine verdiği hükmün temyizinde, kararın kesinliğinin madde 15 çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019)
- 6356 sayılı Kanunun 5, 15, 41 ve 43 üncü maddelerindeki düzenlemelerin iş hukukuna yön veren temel ilkelerden hareket ettiği ve bu hükümlerin birbirinin yorumunda dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/311 E., 2024/69 K., 07.02.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2021/760 E., 2021/1765 K., 23.12.2021)
- Madde 15 ile 41 ve 43 arasındaki benzer düzenlemelerin, hak düşürücü süre ve yargı denetimi açısından aynı yorum ilkeleri çerçevesinde değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/73 E., 2021/1476 K., 23.11.2021; Hukuk Genel Kurulu, 2019/655 E., 2019/1392 K., 19.12.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2019/90 E., 2019/115 K., 07.02.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Genel kurul veya seçim iptali davasında, usulsüzlüğü ya da kanuna aykırılığı ileri süren taraf bu iddiasını ispatlamak zorundadır.
- Seçim sonuç tutanağı, seçim sandık kurulu tutanakları ve oy pusulalarıyla seçim usulsüzlüğü ispatlanabilir.
- Genel kurul tutanağı ve gündem, genel kurulun kanun ve tüzüğe aykırılığını göstermek için kullanılan temel belgelerdir.
- Karşı taraf, usulsüzlük iddiasının seçim sonuçlarını etkilemeyecek ölçüde olduğunu veya süresinde dava açılmadığını ileri sürerse, bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.14: Kesin sonuçların ilanının hangi usulde yapılacağını belirler. Madde 15/1 bu ilanın madde 14 hükümlerine göre yapılmasını emreder.
- 4721 sayılı Kanun: Kayyımın atanmasına ve görevine ilişkin genel hükümleri içerir. Madde 15/3 kayyım atanmasını bu kanun hükümlerine bağlar.
- 6356 sayılı Kanun m.16: Genel kurul dışında yapılan delege seçimlerinin itirazını düzenler. Madde 15 ile kapsam ayrımı yapılır; madde 16 genel kurul dışı seçimleri kapsar.
- 6356 sayılı Kanun m.43: Yetki tespitine itiraz usulünü düzenler. Madde 15 seçim itirazı için, madde 43 yetki itirazı için ayrı süre ve usul öngörür.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.16 — Genel kurul dışında yapılan delege seçimi
6356 sayılı Kanun'un 16. maddesi, genel kurul dışında yapılan delege seçimlerinin yapılış esaslarını ve bu seçimlere yapılan itirazların yargı yoluyla çözümünü düzenler. Düzenleme, sendika ve konfederasyonların delege seçimine ilişkin kuralları bakımından uygulanır ve seçime katılan üyeler ile itiraz eden taraflar açısından işler. Madde, seçimin usul ve esaslarının tüzükle belirlenmesine yollama yapar ancak tüzüğün içeriğini düzenlemez. Genel kurulda yapılan delege ve organ seçimlerinin yargı gözetimini ve itiraz süresini düzenleyen 15. madde ile genel kurul dışı seçimlerin de yargı gözetimine tabi olduğu 14. madde ayrı maddelerde yer alır. Genel kurulun iptali davası ve bu davaların süresi (m.15), şube genel kurullarında yetki ve delege sıfatının sona ermesi ile sendika genel kurulunun oluşumu (m.10 ve m.11) bu maddenin dışındadır.
Genel kurul dışında yapılan delege seçimi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Genel kurul dışında yapılan delege seçimi
- Sendika veya şubenin genel kuruluna katılacak delegelerin, genel kurul toplantısı yapılmadan üyeler tarafından seçilmesidir. Seçim, genel kurulun kendi içinde yapılan seçimden ayrı bir işlemdir ve bu maddenin kapsamına girer.
- Serbest, eşit, gizli oy, açık sayım ve döküm
- Seçimin üyelerin iradesini bozmadan yapılmasını sağlayan ilkelerin bütünüdür. Oy vermenin serbest, herkesin oyunun eşit ağırlıkta, gizli kullanılmasını ve oyların açıkça sayılıp döküm cetvelinde gösterilmesini ifade eder.
- Tüzük
- Sendikanın kendi kuruluşunu ve işleyişini düzenleyen temel iç metnidir. Bu maddede tüzük, delege seçiminin usul ve esaslarını belirleyen bir yetki kaynağı olarak anılır, ancak tüzük hükümleri seçilebilirliği engelleyemez.
- Seçim sonuçlarının ilanı
- Seçim sonuçlarının kuruluş içinde duyurulmasıdır ve iki günlük itiraz süresinin başlangıç anıdır. Ilanın tarihi, itirazın süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesinde esas alınır.
- Kesin karar
- Mahkemenin itirazı incelemesi sonucunda verdiği ve üst derece yoluna başvurulamayan karardır. Madde, bu itirazlarda temyiz yolunun kapalı olduğunu ifade eder.
Genel kurul dışında yapılan delege seçimi: hangi şartlar aranır?
- Seçimin üyeler tarafından yapılması bulunmalıdır; seçim yönetim kurulu veya başka bir organın atamasıyla değil, üyelerin oyuyla gerçekleşmelidir.
- Seçimin serbest, eşit, gizli oy, açık sayım ve döküm esasına uygun yapılması gerekir.
- Seçimin tüzük hükümlerine uygun yapılması gerekir; tüzükte delege seçilmesini engelleyici bir hüküm bulunmamalıdır.
- Seçim sonuçlarının ilan edilmiş olması gerekir; itiraz süresi ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar.
- İtirazın ilanı izleyen iki gün içinde yapılması gerekir; süre geçtikten sonra yapılan itiraz bu yolla incelenmez.
- İtirazın mahkeme tarafından karara bağlanması gerekir; bu karar kesindir.
Genel kurul dışında yapılan delege seçimi: hangi sonuçları doğurur?
- Seçim üyeler tarafından serbest, eşit, gizli oy, açık sayım ve döküm esasına ve tüzük hükümlerine göre yapılmazsa seçim usulüne aykırılık oluşur ve bu durum itiraz konusu olabilir.
- Seçim sonuçlarının ilanından sonra iki gün içinde itiraz yapılırsa mahkeme itirazı kesin olarak karara bağlar.
- Mahkemenin itiraz üzerine verdiği karara karşı temyiz yolu kapalıdır.
- Mahkeme delege seçimini iptal ederse seçimler on beş gün içinde yenilenir.
- İtiraz reddedilirse seçim sonuçları geçerliliğini korur ve yenileme yapılmaz.
- İtiraz süresi geçmişse mahkeme itirazı esastan incelemez; seçim sonucu kesinleşir.
- Tüzükte delege seçilmeyi engelleyen bir hüküm bulunuyorsa bu hüküm uygulanmaz.
Genel kurul dışı delege seçimi ile genel kurulda yapılan delege seçimi arasındaki fark nedir?
Genel kurul dışı seçim, toplantıdan önce üyelerin oylamasıyla yapılır ve itiraz usulü bu maddeye göre işler.
Genel kurulda yapılan seçim, toplantı sırasında gerçekleşir ve itiraz 15. maddeye göre, seçim sonuç tutanağının düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde yapılır.
İki seçim türünde itiraz noktası ve süresinin başlangıcı farklıdır; itirazın hangi maddeye göre yapılacağı seçimin türüne göre belirlenir.
Seçimin iptali ile seçimin itirazla incelenmesi arasındaki fark nedir?
İtiraz kabul edildiğinde mahkeme seçimi iptal eder.
İtiraz reddedildiğinde seçim sonuçları geçerliliğini korur.
İptal kararı üzerine seçimler on beş gün içinde yenilenir; ret kararında yenileme yapılmaz.
Tüzük düzenlemesi ile engelleyici tüzük hükmü arasındaki fark nedir?
Tüzük, delege seçiminin usul ve esaslarını belirleyebilir.
Tüzük, delege seçilmeyi engelleyen hüküm koyamaz.
Engelleyici tüzük hükmü geçersizdir; herkes delege olma hakkına sahip kabul edilir.
Genel kurul dışında yapılan delege seçimi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Genel kurul dışı delege seçimine itirazı 15. maddedeki genel kurul itiraz düzenlemesine göre değerlendirmek; bu seçimde itiraz süresi ilan tarihinden başlar.
- İki günlük itiraz süresini seçim tarihinden başlatmak; süre ilan tarihinden işler.
- Mahkemenin kesin kararına karşı temyiz yoluna gitmek; temyiz yolu kapalıdır.
- İptal kararı verilmesine rağmen seçimi on beş gün içinde yenilememek.
- Tüzükteki delege seçilmeyi engelleyen hükmü geçerli saymak; bu hüküm geçersizdir.
- Seçimin serbest, eşit, gizli oy ilkelerine uymadan sonuçların geçerli sayılması.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Genel kurul dışı delege seçimine yapılan itirazların mahkemece kesin olarak karara bağlandığı ve bu kararlara karşı temyiz yolunun kapalı olduğu kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2023/13127 E., 2023/11289 K., 11.07.2023; 9. Hukuk Dairesi, 2022/9195 E., 2022/10335 K., 22.09.2022)
- Yargıtay, genel kurul dışı delege seçiminin iptali istemini itiraz süresi içinde ve doğru mahkemede ileri sürülmesi gereken bir dava olarak ele almaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2022/16494 E., 2023/1703 K., 09.02.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2015/15088 E., 2015/6543 K., 07.04.2015)
- Genel kurul dışı delege seçimine ilişkin uyuşmazlıklarda 16. maddenin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/7833 E., 2024/10556 K., 04.07.2024)
- Bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararının kesin olduğu gerekçesiyle temyiz istemini reddetmesi, 16. maddenin ikinci fıkrası uyarınca değerlendirilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2022/1645 E., 2022/2343 K., 24.02.2022)
Nasıl ispat edilir?
- İtiraz eden taraf, seçimin serbest, eşit, gizli oy, açık sayım ve döküm esasına ya da tüzüğe aykırı yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- İtiraz süresinin başlangıcı için seçim sonuçlarının ilan edildiği tarih, ilan belgesi ve kuruluş içi duyuruya ilişkin kayıtlarla ispatlanır.
- Seçim sürecinde oy kullanma, sayım ve döküm işlemlerine ilişkin tutanaklar, sandık kayıtları ve oy pusulalarının incelenmesi delil olarak kullanılabilir.
- Tüzükte delege seçilmeyi engelleyen bir hüküm bulunduğu iddiası tüzük metninin ibrazıyla ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.14: Genel kurulda yapılan yönetim, denetleme, disiplin kurulu ve delege seçimlerinin yargı gözetimi altında yapılmasını düzenler. Genel kurul dışı seçimde 16. maddenin esaslarına paralel ilkeler ve yargı denetimi bulunur.
- 6356 sayılı Kanun m.15: Genel kurulda yapılan organ ve delege seçimlerinin itiraz süresini ve yargılama usulünü düzenler. Genel kurul dışı seçimde bu maddedeki iki günlük itiraz süresi uygulanmaz; 15. madde genel kurulda yapılan seçimler için geçerlidir.
- 6356 sayılı Kanun m.10: Genel kurulun delegelerden oluşmasını ve delege sıfatının bir sonraki olağan genel kurul için yapılacak seçim tarihine kadar devam etmesini düzenler. 16. madde, bu delegelerin seçilme usulünü belirler.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| on beş gün | m.5 | Bu tespite karşı ilgililer, kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir. |
| iki ay | m.5 | Mahkeme iki ay içinde kararını verir. |
| on beş gün | m.7 | (2) Vali, tüzük ve kurucuların listesini on beş gün içerisinde Bakanlığa gönderir. |
| bir ay | m.7 | (3) Tüzüğün veya bu maddede sayılan belgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da bu Kanunda öngörülen kuruluş şartlarının sağlanmadığının anlaşılması hâlinde ilgili valilik kanuna aykırılık veya… |
| üç iş günü | m.7 | Bu süre içinde kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmemesi hâlinde, Bakanlığın veya ilgili valiliğin başvurusu üzerine mahkeme, gerekli gördüğü takdirde kurucuları da dinleyerek üç iş günü içinde kuruluşun faaliyetinin durdurulmasına… |
| altmış günü | m.7 | Mahkeme kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verir. |
| altı ay | m.12 | (1) Kuruluşların ilk genel kurulu tüzel kişiliğin kazanılmasından, şubelerin ilk genel kurulu ise kuruluş tarihinden itibaren altı ay içinde yapılır. |
| dört yılda | m.12 | (2) Olağan genel kurul en geç dört yılda bir toplanır. |
| on beş gün | m.12 | (3) İki genel kurul toplantısı arasındaki döneme ait faaliyet ve hesap raporu, yeminli mali müşavir raporu, denetleme kurulu raporu ve gelecek döneme ait bütçe teklifi toplantı tarihinden on beş gün önce genel kurula katılacaklara… |
| altmış gün | m.12 | (4) Olağanüstü genel kurul, yönetim kurulu veya denetleme kurulunun gerekli gördüğü hâllerde ya da genel kurul üye veya delegelerinin beşte birinin yazılı isteği üzerine altmış gün içinde yazılı istekteki konuları öncelikle görüşmek üzere… |
| altı aydan | m.12 | Talep tarihi itibarıyla olağan genel kurul toplantı tarihine altı aydan az bir süre kalması hâlinde olağanüstü genel kurula gidilemez; ancak, isteğe konu olan hususlar olağan genel kurul gündemine alınır. |
| on beş gün | m.13 | İlk toplantıda yeter sayı sağlanamazsa ikinci toplantı en çok on beş gün sonraya bırakılır. |
| on beş gün | m.14 | (2) Seçim yapılacak genel kurul toplantılarından en az on beş gün önce genel kurula katılacak üye veya delegeleri belirleyen listeler, toplantının gündemi, yeri, günü, saati ve çoğunluk olmadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya… |
| yedi gün | m.14 | İlgili kuruluş onaylı listeyi genel kurul toplantı tarihinden yedi gün önce kuruluş merkez veya şube binasında asmak suretiyle ilan eder. |
| üç gündür | m.14 | İlan süresi üç gündür. |
| iki gün | m.14 | (4) İlan süresi içerisinde seçim kurulu başkanlığına yapılacak itirazlar, en geç iki gün içinde incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. |
| üç ay | m.14 | (9) Kullanılan oylar ve diğer belgeler tutanağın bir nüshası ile birlikte üç ay süreyle saklanmak üzere yetkili seçim kurulu başkanlığına verilir. |
| iki gün | m.15 | (1) Genel kurulda yapılan organ ve delege seçimlerinin devamı sırasında yapılan işlemlere ilişkin olarak seçim sonuç tutanaklarının düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde yapılacak itirazlar hâkim tarafından aynı gün incelenir ve kesin… |
| bir ay | m.15 | (2) Bakanlık veya kuruluş ya da şubesinin üye ve delegeleri; kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak genel kurul ve seçim yapılması veya seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük ya da kanuna aykırı uygulama iddiasıyla, bu… |
| iki ay | m.15 | Dava basit yargılama usulüne göre iki ay içerisinde sonuçlandırılır. |
| on beş gün | m.15 | (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/30 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtayca on beş gün içinde kesin olarak karar verilir. |
| iki gün | m.16 | (2) Genel kurul dışında yapılan delege seçimlerine seçim sonuçlarının ilanından sonra iki gün içinde yapılacak itirazlar, mahkeme tarafından kesin olarak karara bağlanır. |
| on beş gün | m.16 | Delege seçiminin mahkeme tarafından iptal edilmesi hâlinde, seçimler on beş gün içinde yenilenir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
65 karar- 2020/47 E., 2023/36 K., 22.02.2023İlgili madde: m.10
- 2013/1 E., 2014/161 K., 22.10.2014İlgili madde: m.3
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/311 E., 2024/69 K., 07.02.2024İlgili madde: m.15
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023İlgili madde: m.8, m.11, m.12
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/683 E., 2022/250 K., 03.03.2022İlgili madde: m.4
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/619 E., 2022/248 K., 03.03.2022İlgili madde: m.4
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/620 E., 2022/249 K., 03.03.2022İlgili madde: m.4
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/760 E., 2021/1765 K., 23.12.2021İlgili madde: m.15
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/73 E., 2021/1476 K., 23.11.2021İlgili madde: m.15
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/189 E., 2020/888 K., 17.11.2020İlgili madde: m.6, m.7
Diğer 55 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019İlgili madde: m.6, m.8, m.9, m.10, m.11, m.12, m.13, m.14, m.15
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/655 E., 2019/1392 K., 19.12.2019İlgili madde: m.15
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/90 E., 2019/115 K., 07.02.2019İlgili madde: m.15
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/119 E., 2018/1614 K., 06.11.2018İlgili madde: m.4, m.5
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/2040 E., 2017/1543 K., 06.12.2017İlgili madde: m.5
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/2387 E., 2017/1457 K., 29.11.2017İlgili madde: m.4, m.5
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/2315 E., 2017/1458 K., 29.11.2017İlgili madde: m.5
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/8106 E., 2026/218 K., 15.01.2026İlgili madde: m.10
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/8107 E., 2026/219 K., 15.01.2026İlgili madde: m.10
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/8574 E., 2026/220 K., 15.01.2026İlgili madde: m.10
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/9126 E., 2025/10295 K., 24.12.2025İlgili madde: m.11
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/5965 E., 2025/6201 K., 11.09.2025İlgili madde: m.7
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/2891 E., 2025/4952 K., 29.05.2025İlgili madde: m.13
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/727 E., 2025/3813 K., 24.04.2025İlgili madde: m.10
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/1595 E., 2025/2959 K., 20.03.2025İlgili madde: m.6
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/1700 E., 2025/2379 K., 06.03.2025İlgili madde: m.7
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/15169 E., 2025/1297 K., 06.02.2025İlgili madde: m.7
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/13997 E., 2024/16181 K., 16.12.2024İlgili madde: m.5
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/13068 E., 2024/15232 K., 25.11.2024İlgili madde: m.9, m.14
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/11103 E., 2024/14794 K., 18.11.2024İlgili madde: m.3
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/12289 E., 2024/14319 K., 24.10.2024İlgili madde: m.14
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/10370 E., 2024/13290 K., 10.10.2024İlgili madde: m.14
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/12161 E., 2024/13124 K., 07.10.2024İlgili madde: m.3
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/9172 E., 2024/13119 K., 07.10.2024İlgili madde: m.9
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/9122 E., 2024/12066 K., 19.09.2024İlgili madde: m.8, m.11
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/7833 E., 2024/10556 K., 04.07.2024İlgili madde: m.16
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/6574 E., 2024/9395 K., 30.05.2024İlgili madde: m.9
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/7435 E., 2024/9118 K., 27.05.2024İlgili madde: m.3, m.5
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/5363 E., 2024/7557 K., 30.04.2024İlgili madde: m.8
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/5319 E., 2024/6589 K., 04.04.2024İlgili madde: m.7
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/5012 E., 2024/6047 K., 28.03.2024İlgili madde: m.3
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/18380 E., 2023/17842 K., 23.11.2023İlgili madde: m.13
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/18247 E., 2023/17106 K., 09.11.2023İlgili madde: m.3
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/16283 E., 2023/16541 K., 02.11.2023İlgili madde: m.8
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/13127 E., 2023/11289 K., 11.07.2023İlgili madde: m.16
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/6172 E., 2023/5107 K., 06.04.2023İlgili madde: m.14
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/4318 E., 2023/3930 K., 14.03.2023İlgili madde: m.13
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/16494 E., 2023/1703 K., 09.02.2023İlgili madde: m.16
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/11523 E., 2022/15928 K., 01.12.2022İlgili madde: m.12
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/13913 E., 2022/15236 K., 24.11.2022İlgili madde: m.8
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/9195 E., 2022/10335 K., 22.09.2022İlgili madde: m.16
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/5504 E., 2022/6669 K., 26.05.2022İlgili madde: m.13
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/1645 E., 2022/2343 K., 24.02.2022İlgili madde: m.16
- 9. Hukuk Dairesi, 2021/11641 E., 2021/16608 K., 15.12.2021İlgili madde: m.13
- 9. Hukuk Dairesi, 2021/6262 E., 2021/11183 K., 30.06.2021İlgili madde: m.9
- 9. Hukuk Dairesi, 2020/7048 E., 2020/13025 K., 22.10.2020İlgili madde: m.7
- 22. Hukuk Dairesi, 2019/3554 E., 2019/15132 K., 04.07.2019İlgili madde: m.12
- 22. Hukuk Dairesi, 2018/15476 E., 2018/27114 K., 13.12.2018İlgili madde: m.9, m.11, m.12, m.14
- 22. Hukuk Dairesi, 2015/10624 E., 2015/13237 K., 13.04.2015İlgili madde: m.11
- 7. Hukuk Dairesi, 2015/15088 E., 2015/6543 K., 07.04.2015İlgili madde: m.16
- 22. Hukuk Dairesi, 2015/7642 E., 2015/11047 K., 19.03.2015İlgili madde: m.12
- 22. Hukuk Dairesi, 2013/30 E., 2013/1327 K., 30.01.2013İlgili madde: m.6
- İkinci Bölüm, 2022/2677 E., 04.02.2025İlgili madde: m.6
- Genel Kurul, 2019/19836 E., 28.03.2024İlgili madde: m.4
- Birinci Bölüm, 2014/15831 E., 20.09.2017İlgili madde: m.6
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 12.10.2017 (m.5).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 2.2. Kuruluşlarla İlgili Hükümler bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış