Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu
Toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü, yüksek hakem kurulunun kuruluşu ve çalışma esasları
Kısaca
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.49, toplu görüşmenin tıkandığı durumlarda uyuşmazlığın görevli makama bildirilmesini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.49–57 hükümlerini kapsar.
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.49Uyuşmazlığın tespiti
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.50Arabuluculuk
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.51Yüksek hakem kuruluna başvurma
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.52Özel hakeme başvurma
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.53Yorum davası ve eda davasında faiz
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.54Kuruluşu
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.55Yönetim yapısı
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.56Çalışma esasları
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.57Hakeme ve arabulucuya başvurma yönetmeliği
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.49 — Uyuşmazlığın tespiti
Madde, toplu görüşmenin tıkandığı durumlarda uyuşmazlığın görevli makama bildirilmesini düzenler. Düzenlenen haller; ilk toplantıya taraflardan birinin gelmemesi ya da gelip görüşmeye başlamaması, görüşmenin başladıktan sonra sürdürülmemesi, tarafların toplu görüşme süresi içinde anlaşamadıklarını tutanakla tespit etmesi ve sürenin anlaşma olmadan sona ermesidir. Madde, toplu görüşme sürecinde taraflar arasında bulunan işçi sendikası ile işveren veya işveren sendikası ilişkisine uygulanır. Maddede arabulucunun görevlendirilmesi, arabuluculuk süreci ve arabulucunun tutanağı düzenlenmez (m.50). Yetki tespiti ve itiraz usulü, yetki belgesi ile toplu görüşmeye çağrı ve görüşmenin başlaması ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.42, m.43, m.44, m.46, m.47). Grev ve lokavt kararlarının alınması ve uygulanması da bu maddenin konusu değildir (m.58 ve devamı).
Uyuşmazlığın tespiti: hangi kavramlar bilinmeli?
- Uyuşmazlığın tespiti
- Toplu görüşmenin belirlenen biçimlerde tıkandığının tutanak ya da fiili durumla ortaya konulmasıdır. Bu tespit, arabuluculuk aşamasına geçişin ön koşuludur.
- Toplu görüşme süresi
- Taraflar arasında toplu görüşmenin yürütüldüğü dönemdir. Maddede bu süre içinde anlaşmazlığın tutanakla tespit edilmesi ya da sürenin anlaşmadan bitmesi hallerinden söz edilir. Süre, toplu görüşmeye çağrıya ilişkin diğer maddelerdeki sürelerle birlikte okunmalıdır.
- Görevli makam
- Uyuşmazlık bildiriminin yapılacağı ve arabulucu görevlendirmesinin yapılacağı idari makamdır. Bildirim, bu makama yapılır.
- İşçi sendikasının yetkisinin düşmesi
- Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapma yetkisini kaybetmesidir. Bu sonuç, uyuşmazlığın süresinde bildirilmemesine bağlanmıştır.
Uyuşmazlığın tespiti: hangi şartlar aranır?
- Toplu görüşme için kararlaştırılan ilk toplantıya taraflardan birinin gelmemesi ya da gelip görüşmeye başlamaması, ya da toplu görüşmeye başlandıktan sonra toplantıya devam edilmemesi gibi bir tıkanma durumunun ortaya çıkmış olması gerekir.
- Taraflar toplu görüşme süresi içinde anlaşamadıklarını bir tutanakla tespit etmiş olmalı ya da toplu görüşme süresi anlaşma olmaksızın sona ermiş bulunmalıdır.
- Tıkanma hallerinden birinin gerçekleşmesinden sonra taraflardan biri uyuşmazlığı görevli makama bildirmelidir.
- Bildirim, altı iş günü içinde yapılmalıdır.
Uyuşmazlığın tespiti: hangi sonuçları doğurur?
- Tıkanma hallerinden biri gerçekleşir ve taraflardan biri altı iş günü içinde uyuşmazlığı görevli makama bildirirse, arabuluculuk aşamasına geçilir.
- Bildirim süresi içinde yapılmazsa işçi sendikasının yetkisi düşer.
- Toplu görüşmenin tıkanma hallerinden biri gerçekleşmemişse bu madde uyarınca bildirim yükümlülüğü doğmaz.
- Yetkinin düşmesi, işçi sendikasının toplu iş sözleşmesi yapma yetkisini kaybetmesi anlamına gelir.
- İşverenin sebep olduğu tıkanmada sendikanın yetkisi düşmez; diğer taraf bildirimde bulunabilir.
İlk toplantıya gelmeme ile toplantıya devam etmeme arasındaki fark nedir?
Toplantının hiç başlamaması veya başlayıp sürdürülmemesi, tıkanmanın tarafın davranışından kaynaklandığı hallerdir.
Taraflar tutanakla anlaşamadıklarını tespit etmiş ya da süre anlaşma olmadan bitmiştir; tıkanma tarafların ortak tespitiyle ortaya konulur.
Her iki halde de altı iş günlük bildirim süresi aynı işler. Ancak ilk toplantıya gelmeyen işçi sendikası hakkında yetki düşümü sonucu, sonraki toplantıya katılmayan işçi sendikası hakkında ise yetki düşümü sonucu uygulamada ayrı değerlendirilir.
İşçi sendikası ile işveren tarafı tıkanması arasındaki fark nedir?
Tıkanmayı işçi sendikasının yaratması, kural olarak sendikanın yetkisinin düşmesine yol açar.
Tıkanmayı işverenin yaratması durumunda, sendikanın yetkisi düşmez; diğer taraf arabuluculuk başvurusu yapabilir.
Yetki düşümü yalnızca işçi sendikasının bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği durumda gerçekleşir.
Ayrı ayrı tespit ile ortak tutanak arasındaki fark nedir?
Taraflardan biri tek başına uyuşmazlığı bildirebilir.
Toplu görüşme süresi içinde ortak tutanakla tespit yapılır.
Her iki yolda da bildirim taraflardan biri tarafından yapılabilir; tutanak ile tespit, süreden önce anlaşmazlığın ortaya konulmasını sağlar.
Uyuşmazlığın tespiti: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Altı iş gününü takvim günü gibi saymak; süre iş günü üzerinden hesaplanır.
- Tıkanmanın gerçekleştiği tarihi yanlış belirlemek; bildirim süresi bu tarihten işler.
- Toplantıya sonradan katılmayan işçi sendikasının yetkisinin hemen düştüğünü varsaymak; madde ilk toplantıyı ve devam etmeme halini ayrı ele alır.
- İşverenin tıkanmasında sendikanın yetkisinin düşeceğini düşünmek; bu durumda yetki düşmez.
- Arabuluculuk sürecini bu maddenin konusu saymak; arabulucu görevlendirmesi m.50 kapsamındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İlk toplantıya işverenin gelmemesi halinde, uyuşmazlığın altı iş günü içinde bildirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/7607 E., 2024/10552 K., 04.07.2024)
- Toplantıya devam etmeyen tarafın işçi sendikası olması, yetki düşümü sonucunu doğurmaz; diğer tarafın başvurusu üzerine arabuluculuk başlatılabilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/13066 E., 2024/14983 K., 21.11.2024)
- Bildirim süresinin hak düşürücü nitelikte olduğu ve süresinde yapılmayan bildirimin yetki düşümüne yol açtığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2783 E., 2017/1427 K., 22.11.2017)
Nasıl ispat edilir?
- Altı iş günlük bildirim süresinin işlemeye başladığı tarih, tıkanmanın gerçekleştiği tarihe göre belirlenir; bunu bildirimi yapan taraf ispatlar.
- Tıkanma durumu, toplantı tutanakları, toplantıya gelmediğini gösteren belgeler, taraflar arasındaki yazışmalar ve ortak tutanak ile ispatlanır.
- İşçi sendikasının yetkisinin düşmediğini savunan taraf, bildirimin süresi içinde yapıldığını ya da tıkanmanın işveren kaynaklı olduğunu belgeyle ispatlamalıdır. (9. Hukuk Dairesi, 2024/7607 E., 2024/10552 K., 04.07.2024)
- Ortak tutanak düzenlenmiş ise tutanağın tarihi ve içeriği belirleyici delildir; tanık beyanı, yazılı delil yerine geçmez. (9. Hukuk Dairesi, 2024/13066 E., 2024/14983 K., 21.11.2024)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.50: Uyuşmazlık yazısını alan görevli makamın arabulucu görevlendirmesini düzenler; bu madde ile bildirimin hukuki sonucu tamamlanır.
- 6356 m.47: Toplu görüşmenin başlaması ve süresini düzenler; bu maddedeki tıkanma hallerinin ölçütünü belirler.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.50 — Arabuluculuk
Madde, toplu görüşmede anlaşmaya varılamadığında ve uyuşmazlık yazısı verildikten sonra uygulanan olağan arabuluculuğun başlatılmasını, arabulucunun atanmasını, arabulucunun görev süresini, arabulucunun faaliyetini, anlaşma ve anlaşmama hallerindeki işlemleri, bilgi verme yükümlülüğünü ve arabulucu ücretinin belirlenmesini düzenler. Hüküm, uyuşmazlık yazısını alan görevli makam ile taraflar ve diğer ilgililer bakımından uygulanır. Madde, uyuşmazlığın tespitinin hangi hallerde ve hangi süre içinde yapılacağını düzenlemez (m.49). Grev ve lokavt kararının alınması, bunların uygulanma usulü ve grev kararının bildirilmesi (m.60 ve devamı) bu maddenin kapsamında değildir. Arabulucunun Cumhurbaşkanınca grev ve lokavtın ertelenmesi sonrası yaptığı olağanüstü arabuluculuk (m.63 ve devamı) ile zorunlu tahkim (m.66 ve devamı) bu maddede düzenlenmez. Arabuluculuk sonunda imzalanacak toplu iş sözleşmesinin şekli ve tevdii ise m.48 hükmüne bağlıdır.
Arabuluculuk: hangi kavramlar bilinmeli?
- Olağan arabuluculuk
- Toplu görüşmelerin anlaşmayla sonuçlanmaması üzerine, grev, lokavt veya zorunlu tahkim aşamasından önce uyuşmazlığın giderilmesi için başvurulması zorunlu olan arabuluculuk türüdür. Grev ve lokavtın ertelenmesi sonrasındaki arabuluculuktan ayrılır.
- Resmî arabulucu listesi
- Görevli makamın tuttuğu, arabulucu olarak görevlendirilebilecek kişilerin yer aldığı listedir. Taraflar anlaşarak yalnızca bu listedeki kişiler üzerinde uzlaşabilir; listede bulunmayan bir kişiyi taraflar kendiliğinden seçemez.
- Görevli makam
- Uyuşmazlık yazısını alan ve arabulucuyu görevlendiren, tutanağı taraflara tebliğ eden makamdır. Görevli makamın arabulucu ücretini belirleme yetkisi, yönetmelikte belirtilen alt ve üst sınırlar çerçevesinde kullanılır.
- Uyuşmazlık tutanağı
- Arabuluculuk süresi sonunda anlaşma sağlanamadığında arabulucunun düzenlediği, uyuşmazlığı belirleyen ve gerekli gördüğü önerileri içeren belgedir. Arabulucunun önerisi taraflar için bağlayıcı değildir.
- Arabuluculuk süresi
- Arabulucunun görevine kendisine yapılan bildirimden itibaren başladığı, kanunda on beş gün olarak belirlenen süredir. Taraflar anlaşarak bu süreyi en çok altı iş günü uzatabilir.
Arabuluculuk: hangi şartlar aranır?
- Toplu görüşmede anlaşma sağlanamamış olmalı ve uyuşmazlık tespit edilip görevli makama yazıyla bildirilmiş bulunmalıdır (m.49 bağlantısı).
- Görevli makam uyuşmazlık yazısını aldıktan sonra altı iş günü içinde arabulucu görevlendirmelidir; bu görevlendirme taraflardan en az birinin katılımıyla yapılır, katılım olmazsa görevli makam resen hareket eder.
- Arabulucu, resmî listede yer alan bir kişi olmalıdır; taraflar listedeki bir kişi üzerinde anlaşmışlarsa o kişi görevlendirilir.
- Arabulucu tarafların anlaşması için her türlü çabayı harcamalı ve ilgililere önerilerde bulunmalıdır; taraflara zorlama yapılamaz.
- Arabulucunun görevi kendisine yapılacak bildirimden itibaren on beş gün içinde tamamlanmalıdır; bu süre tarafların anlaşmasıyla en çok altı iş günü uzatılabilir ve görevli makama bildirilmelidir.
- Anlaşma sağlanmışsa m.48 hükümleri uygulanmalı, anlaşma sağlanamamışsa arabulucu süre sonunda üç iş günü içinde tutanak düzenleyip görevli makama teslim etmelidir.
- Görevli makam tutanağı en geç üç iş günü içinde taraflara tebliğ etmelidir.
- Taraflar ve diğer ilgililer, arabulucunun uyuşmazlıkla ilgili istediği her türlü bilgi ve belgeyi vermekle yükümlüdür.
- Arabulucu ücreti, uyuşmazlığın kapsamı ve niteliği dikkate alınarak yönetmelikteki alt ve üst sınırlar içinde görevli makamca belirlenmelidir.
Arabuluculuk: hangi sonuçları doğurur?
- Taraflardan en az biri katılırsa görevli makam altı iş günü içinde resmî listeden arabulucu görevlendirir; hiçbiri katılmazsa görevli makam resen görevlendirme yapar.
- Taraflar resmî listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa görevli makam o kişiyi görevlendirir; anlaşma yoksa liste içinden resen görevlendirme yapılır.
- Arabulucu tarafların anlaşmasını sağlarsa m.48 uygulanır ve toplu iş sözleşmesi imzalanarak tevdi ve ilan işlemleri yapılır.
- Arabuluculuk süresinin sonunda anlaşma sağlanamazsa arabulucu, uyuşmazlığı belirleyen ve önerilerini içeren tutanağı görevli makama tevdi eder.
- Arabulucunun önerileri taraflar için bağlayıcı değildir; taraflar bunları reddedip grev ve lokavta başvurabilir.
- Arabulucu uyuşmazlığı doğrudan çözemez ve taraflara karar veremez.
- Taraflar ve ilgililer arabulucunun istediği bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür; bu yükümlülüğe uyulmaması hâlinde yaptırım bu maddede açıkça düzenlenmemiştir.
- Arabulucu ücreti görevli makamca belirlenir ve yönetmelikteki alt ve üst sınırları aşamaz.
Olağan arabuluculuk ile olağanüstü arabuluculuk arasındaki fark nedir?
Olağan arabuluculuk, grev ve lokavt kararı alınmadan veya zorunlu tahkime gidilmeden önce, toplu görüşme sonrasında yapılır.
Olağanüstü arabuluculuk, grev ve lokavtın Cumhurbaşkanınca ertelenmesinden sonra yapılır.
Bu madde yalnızca olağan arabuluculuğu düzenler; olağanüstü arabuluculuğun süre ve usulü ayrı hükümlere tabidir.
Resmî listedeki arabulucu ile resmî liste dışındaki kişi arasındaki fark nedir?
Taraflar anlaşarak resmî listede bulunan bir kişiyi arabulucu olarak belirleyebilir ve görevli makam bu kişiyi görevlendirir.
Resmî liste dışındaki bir kişi olağan arabuluculukta taraflarca seçilemez.
Liste dışı bir kişi üzerinde anlaşma arabulucu görevlendirmesi doğurmaz; görevlendirme resmî listeden yapılır.
Taraf katılımıyla görevlendirme ile resen görevlendirme arasındaki fark nedir?
Taraflardan en az birinin katılımıyla yapılan görevlendirmede taraflar arabulucu üzerinde anlaşma imkânı bulur.
Hiçbir tarafın katılmaması hâlinde görevli makam kendiliğinden, resmî listeden arabulucu görevlendirir.
Taraflardan birinin katılmaması görevlendirmeyi engellemez; görevli makam altı iş günü içinde resen hareket eder.
Arabulucunun anlaşma sağlaması ile anlaşma sağlanamaması arasındaki fark nedir?
Anlaşma sağlanırsa m.48 hükümleri uygulanır ve toplu iş sözleşmesi imzalanır, tevdi edilir, ilan edilir.
Anlaşma sağlanamazsa arabulucu üç iş günü içinde uyuşmazlığı belirleyen tutanağı ve önerilerini görevli makama tevdi eder.
Anlaşma halinde sözleşme işlemleri, anlaşmazlık halinde tutanak ve tebliğ süreci başlar. Arabulucunun önerisi tarafları bağlamaz.
Arabulucunun görevi ile görevin uzatılması arasındaki fark nedir?
Görev on beş gün sürer.
Taraflar anlaşarak görevi en çok altı iş günü uzatabilir ve bunu görevli makama bildirir.
Uzatma yalnızca taraf anlaşmasıyla ve altı iş günü ile sınırlı mümkündür.
Arabuluculuk: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taraflardan birinin katılmaması halinde görevlendirme yapılmaz sanmak; madde görevli makama resen görevlendirme yetkisi ve görevi verir.
- Resmî liste dışındaki bir kişinin taraflar anlaşırsa arabulucu olarak görevlendirilebileceğini düşünmek; görevlendirme yalnızca resmî listeden yapılır.
- On beş günlük süreyi arabulucunun istediği kadar uzatılabilir sanmak; uzatma taraf anlaşmasıyla ve en çok altı iş günü ile sınırlıdır.
- Arabulucunun tutanağında ya da önerisinde taraflara bağlayıcı bir karar veya zorlama bulunduğunu varsaymak; öneriler bağlayıcı değildir.
- Görevli makamın tutanağı tebliğ süresini üç iş günüyle karıştırmak ya da tutanak tevdi süresini tebliğ süresi ile birleştirmek; tutanak üç iş günü, tebliğ en geç üç iş günüdür.
- Arabulucu ücretini kanunda sabit bir tutar olarak aramak; ücret yönetmelikteki alt ve üst sınırlar içinde görevli makamca belirlenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Uyuşmazlık yazısının görevli makama verilmesi ve arabulucu görevlendirmesi bakımından altı iş günü sınırının aşılmasını, uygulamada görevli makamın yükümlülüğünü ihlal eden bir işlem olarak değerlendirme eğilimi vardır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2783 E., 2017/1427 K., 22.11.2017)
- Görevli makamın arabulucu belirlemesinin, taraflardan birinin toplantıya katılmaması halinde dahi resmî listeden resen yapılması kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/9804 E., 2026/531 K., 22.01.2026)
- Tarafların resmî liste dışındaki bir kişi üzerinde anlaşmasının arabulucu görevlendirmesi doğurmayacağı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2013/27272 E., 2014/126 K., 13.01.2014)
- Arabuluculuk tutanağının tebliğ tarihinden itibaren belirli süre içinde alınan grev kararının uygulanacağı tarihin karşı tarafa bildirilmemesi hâlinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisinin düşeceği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/6486 E., 2024/9391 K., 30.05.2024)
- Ücret belirlemesinde görevli makamın yönetmelikteki sınırlar içinde takdir yetkisini kullandığı; ücretin bu sınırlar dışında belirlenmesinin hukuka aykırı olacağı kabul edilmektedir. (13. Daire, 2017/1767 E., 2022/2731 K., 20.06.2022; 13. Daire, 2017/884 E., 2022/2732 K., 20.06.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Arabuluculuk sürecinin başlatılmasını talep eden taraf, uyuşmazlık yazısının görevli makama ulaştığını ve alındığını belgeyle ispatlamalıdır; yazının tarihi, süre hesabında esas alınır.
- Görevli makamın altı iş günü içinde görevlendirme yaptığını, görevlendirme yazısı ve tebliğ kayıtlarıyla ortaya koyması gerekir; süre aşımını iddia eden taraf bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
- Taraf anlaşmasıyla arabulucu üzerinde uzlaşma iddiası, yazılı kayıt veya taraflarca imzalanmış bildirimle ispatlanmalıdır.
- Arabulucunun istediği bilgi ve belgeyi vermeyen tarafın bu yükümlülüğe uymadığını, arabulucunun yazılı talebi ve tebliğ kaydıyla göstermesi gerekir.
- On beş günlük görev süresinin ve altı iş günü uzatmanın yapıldığı, taraf anlaşması ve görevli makama bildirim yazısıyla ispatlanır; bildirim yapılmamışsa uzatma geçerli kabul edilmez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.48: Arabulucunun anlaşma sağlaması hâlinde toplu iş sözleşmesinin imzalanması, tevdi edilmesi ve işyerinde ilanına ilişkin usulü belirler.
- 6356 sayılı Kanun m.49: Uyuşmazlığın tespitini ve altı iş günü içinde görevli makama bildirilmesini düzenler; bu madde ile arabuluculuğa başvurunun önkoşuludur.
- 6356 sayılı Kanun m.28: Resmî arabuluculuk yapamayacak kişileri belirler; arabulucunun görevlendirilmesinde bu sınırlamalar dikkate alınır.
- 6356 sayılı Kanun m.60: Grev kararı alınan uyuşmazlıklarda Bakanın arabuluculuk yapma veya arabulucu atama yetkisini düzenler; olağan arabuluculuktan ayrı bir rejimdir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.51 — Yüksek hakem kuruluna başvurma
6356 sayılı Kanun'un 51. maddesi, grev oylamasının ardından grev yapılmaması yönünde karar çıkması hâlinde ve grev ile lokavtın yasak olduğu veya ertelendiği uyuşmazlıklarda Yüksek Hakem Kuruluna başvuru süresini, başvurabilecek tarafları ve başvurmamanın sonucunu düzenler; Yüksek Hakem Kurulu kararlarının bağlayıcılığını da belirler. Madde, uyuşmazlığın Yüksek Hakem Kurulunda çözülmesine ilişkin usulün başlangıcını kurar. Kurulun kuruluşu, çalışma usulü ve karar çoğunluğu düzenlemeye dahil değildir. Maddenin kendisi, Yüksek Hakem Kurulunun oluşumunu, dosya üzerinde inceleme usulünü ve toplantı yeter sayısını düzenlemez (m.54, m.56). Grev ve lokavt yasaklarının hangi işlerde uygulanacağı ile erteleme usulü de bu maddede yer almaz (m.62, m.50). Özel hakeme başvuru ve yorum davası ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.52, m.53). Toplu iş sözleşmesinin Yüksek Hakem Kurulu kararıyla oluşmasının sonuçları da başka hükümlerin konusudur.
Yüksek hakem kuruluna başvurma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yüksek Hakem Kurulu
- Grev ve lokavtın yasak olduğu ya da ertelendiği uyuşmazlıklar ile grev oylaması sonrası karar hâlinde çözüm merciidir. Kurul, Yargıtay daire başkanı, Bakanlık temsilcisi ve sendika konfederasyonlarınca seçilen üyelerden oluşan zorunlu tahkim organıdır.
- Grev oylaması sonucunda grev yapılmaması kararı
- İşçilerin grev oylamasında grevin yapılmaması yönünde oy kullanmasıyla oluşan sonuçtur. Bu karar kesinleşmeden başvuru süresi işlemez.
- Yetki düşmesi
- İşçi sendikasının süresinde Yüksek Hakem Kuruluna başvurmaması hâlinde uyuşmazlık bakımından yetkisini kaybetmesidir. Düşme, süreye bağlı olup süre dolunca kendiliğinden gerçekleşir.
- Kesinlik
- Yüksek Hakem Kurulu kararlarının artık kanun yoluna başvurulamaz nitelikte olmasıdır. Karara karşı itiraz veya istinaf yolu açık değildir.
- Toplu iş sözleşmesi hükmü
- Kurul kararının taraflar arasında toplu iş sözleşmesi gibi bağlayıcı olmasıdır. Karar, sözleşme yapılmasının yerini alır ve sözleşme hükümleri gibi uygulanır.
Yüksek hakem kuruluna başvurma: hangi şartlar aranır?
- Grev oylaması sonucunda grev yapılmaması yönünde karar çıkmış ve bu karar kesinleşmiş olmalıdır.
- Grev ve lokavtın yasak olduğu veya ertelendiği bir uyuşmazlık söz konusu olmalıdır; grev yasağı yoksa bu madde kapsamında başvuru yapılamaz.
- Yasaklı uyuşmazlıkta, 50. maddenin beşinci fıkrasındaki tutanağın tebliğ edilmiş olması ya da erteleme süresinin uyuşmazlıkla sonuçlanmış bulunması gerekir.
- Başvuru, koşulların gerçekleştiği tarihten itibaren altı iş günü içinde yapılmalıdır.
- Başvuruyu işçi sendikası veya uyuşmazlığın taraflarından biri yapabilir; işçi sendikasının başvurmaması hâlinde yetkisi düşer.
- Başvurunun Yüksek Hakem Kuruluna yapılmış olması gerekir; başka bir mercie yapılan başvuru bu süreyi işletmez.
Yüksek hakem kuruluna başvurma: hangi sonuçları doğurur?
- Süre içinde başvuru yapılırsa Yüksek Hakem Kurulu uyuşmazlığı dosya üzerinde inceler ve karar verir.
- Süre içinde işçi sendikası başvurmazsa sendikanın yetkisi düşer.
- Yüksek Hakem Kurulu kararları kesindir; karara karşı kanun yoluna başvurulamaz.
- Yüksek Hakem Kurulu kararı toplu iş sözleşmesi hükmündedir ve taraflar arasında sözleşme gibi bağlayıcıdır.
- Yasaklı uyuşmazlıkta taraflardan biri süre içinde başvurmazsa, Kurul'a başvuru yapılmadan uyuşmazlık çözülmemiş olarak kalır; bu hâlde karar doğmaz.
Grev oylaması kararı ile grev ve lokavt yasağı arasındaki fark nedir?
Grev oylamasında grev yapılmaması kararının çıkması hâlinde başvuru süresi kararın kesinleşmesinden başlar.
Grev ve lokavtın yasak olduğu veya ertelendiği uyuşmazlıkta süre tutanağın tebliğinden ya da erteleme süresinin bitiminden başlar.
İki hâlde süre başlangıç anı farklıdır; hangi hâlde olunduğu başvurudan önce belirlenmelidir.
Başvuru yetkisi: işçi sendikası ile taraflardan biri arasındaki fark nedir?
Grev oylaması sonucunda başvuru yetkisi yalnızca işçi sendikasına tanınmıştır.
Grev ve lokavt yasağı hâlinde başvuru hakkı her iki tarafa tanınmıştır.
Yasaklı uyuşmazlıkta işveren de başvurabilir; bu durumda işçi sendikasının yetki düşümü yalnızca sendika başvurusu bakımından söz konusudur.
Başvuru yapılması ile yapılmaması arasındaki fark nedir?
Süre içinde başvuru yapıldığında Kurul uyuşmazlığı inceler.
Süre içinde başvuru yapılmadığında sendikanın yetkisi düşer.
Başvurunun yapılmaması grev hakkının ve sendikanın yetkisinin kaybıyla sonuçlanır.
Yüksek hakem kuruluna başvurma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Altı iş gününün takvim günü ile hesaplanması; süre iş günü üzerinden işler, resmi tatiller süreye dahil edilmez.
- Grev oylaması sonucunda kararın kesinleşmesi beklenmeden süreyi tebliğ tarihinden saymak; süre kararın kesinleşmesinden başlar.
- Grev yasağı bulunan uyuşmazlıkta süreyi grev oylaması kararının kesinleşmesinden saymak; bu hâlde süre tutanağın tebliğinden ya da erteleme süresinin bitiminden başlar.
- Yetki düşümünü yalnızca grev oylaması durumuna bağlamak; m.51/1 hem oylama hem yasak hâlini kapsar, her iki durumda da işçi sendikasının yetki düşümü söz konusu olabilir.
- Yüksek Hakem Kurulu kararına karşı istinaf veya temyiz yolu açık sanmak; karar kesindir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yüksek Hakem Kurulu kararlarının kesinliği ve toplu iş sözleşmesi hükmünde olması, kararın mahkemece değil doğrudan taraflar arasında bağlayıcı kabul edilmesi anlamına gelmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/12153 E., 2024/14317 K., 24.10.2024)
- Yüksek Hakem Kurulu kararının kesinliği ve bağlayıcılığı, uygulamada bu maddeye dayanılarak değerlendirilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/7656 E., 2024/10553 K., 04.07.2024)
- Kurul kararı toplu iş sözleşmesinin yerine geçtiğinden, bu kararın yorumu için ayrıca yorum davası açılabilmesi kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/12153 E., 2024/14317 K., 24.10.2024)
- Grev ve lokavt yasağı bulunan uyuşmazlıkta arabulucu aşamasında anlaşma sağlanamaması hâlinde taraflardan birinin Kurul'a başvurabileceği kabul edilmektedir. (22. Hukuk Dairesi, 2014/27506 E., 2014/28287 K., 20.10.2014; 22. Hukuk Dairesi, 2014/16453 E., 2014/22444 K., 15.07.2014)
Nasıl ispat edilir?
- Başvuruyu yapan taraf, başvurunun altı iş günü içinde yapıldığını belgelerle ispatlamakla yükümlüdür; başvuru tarihi bakımından başvuru dilekçesinin alındığı kayıt esas alınır.
- Süre başlangıcı için grev oylaması tutanağı, kararın kesinleştiğini gösteren belge veya 50. maddedeki tutanağın tebliğ belgesi ile ispat edilir.
- Sendikanın yetkisinin düştüğünü ileri süren taraf, sürenin geçtiğini ve başvurunun yapılmadığını ispatla yükümlüdür.
- Sendikanın süre içinde başvurduğunu ileri süren taraf bunu yazılı kayıtla ispat eder; tanık delili bu konuda tek başına yeterli kabul edilmez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.50: Beşinci fıkrasındaki tutanağın tebliği, başvuru süresinin başlangıç anını oluşturur.
- 6356 sayılı Kanun m.54: Yüksek Hakem Kurulunun kuruluşunu ve üyelerini düzenler; başvuru yapılan merci budur.
- 6356 sayılı Kanun m.56: Kurulun başvuru tarihinden itibaren toplanmasını ve dosya üzerinde inceleme usulünü düzenler.
- 6356 sayılı Kanun m.62: Grev ve lokavt yasaklarının kapsamını belirler; Kurul başvurusunun konusu bu yasak alanlarla sınırlıdır.
- 6356 sayılı Kanun m.52: Özel hakeme başvuruyu düzenler; Yüksek Hakem Kurulu'na başvurudan ayrı bir yoldur.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.52 — Özel hakeme başvurma
Madde, toplu hak ve toplu çıkar uyuşmazlıklarında tarafların özel hakeme başvurmasını düzenler. Özel hakeme başvurmanın hangi safhada yapılabileceğini, toplu iş sözleşmesine özel hakem şartı konulmasını, toplu hak uyuşmazlıklarında özel hakem kararlarının genel hükümlere tabi olmasını, toplu çıkar uyuşmazlıklarında yazılı anlaşma ile arabuluculuk, grev ve lokavt ile kanuni hakemliğin devre dışı kalmasını, özel hakem kararlarının toplu iş sözleşmesi hükmünde olmasını ve Yüksek Hakem Kurulunun özel hakem olarak seçilmesini kapsar. Kural, işçi sendikası ile işveren veya işveren sendikası arasındaki toplu iş uyuşmazlıklarında uygulanır. Madde, Yüksek Hakem Kurulunun kuruluşunu (m.54), çalışma esaslarını (m.56), arabuluculuğu (m.50) ve uyuşmazlığın tespitini (m.49) düzenlemez. Yorum davasını ve faizi (m.53) ve kanuni hakemliğin ayrıntılarını da düzenlemez.
Özel hakeme başvurma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Özel hakem
- Tarafların anlaşarak uyuşmazlığı çözmek üzere seçtikleri hakemdir. Zorunlu tahkimde olduğu gibi kanun hükmüyle değil, tarafların iradesiyle belirlenir.
- Toplu hak uyuşmazlığı
- Mevcut bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan ya da uygulanmasından doğan uyuşmazlıktır. Yeni şartların belirlenmesine ilişkin değildir.
- Toplu çıkar uyuşmazlığı
- Yeni bir toplu iş sözleşmesi yapılırken ortaya çıkan, şartların belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıktır.
- Kanuni hakemlik
- Kanun gereği taraflardan birinin başvurusu üzerine uyuşmazlığın hakeme bırakıldığı zorunlu tahkim yoludur. Tarafların önceden anlaşması aranmaz.
- Yüksek Hakem Kurulu
- Kanunda kuruluşu düzenlenmiş kurul olup, taraflar anlaşarak uyuşmazlığın her safhasında özel hakem olarak bu kurulu seçebilir.
Özel hakeme başvurma: hangi şartlar aranır?
- Özel hakeme başvurmak için tarafların anlaşması bulunmalıdır; toplu hak veya toplu çıkar uyuşmazlığının her safhasında bu anlaşma yapılabilir.
- Toplu çıkar uyuşmazlığında özel hakeme başvurma anlaşmasının yazılı yapılması gerekir; yazılı olmayan anlaşma bu hükmün sonuçlarını doğurmaz.
- Toplu iş sözleşmesine taraflardan birinin başvurusu üzerine özel hakeme gidileceğine dair hüküm konulmuş olabilir; bu hükmün varlığı tek taraflı başvuruyu mümkün kılar.
- Toplu iş sözleşmesinde aksine hüküm yoksa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun özel hakeme ilişkin hükümleri uygulanır.
- Toplu çıkar uyuşmazlığında yazılı anlaşma yapıldıktan sonra arabuluculuk, grev, lokavt ve kanuni hakemlik hükümleri uygulanmaz.
- Yüksek Hakem Kurulunun özel hakem olarak seçilmesi için uyuşmazlığın her safhasında tarafların ortak anlaşması bulunmalıdır.
Özel hakeme başvurma: hangi sonuçları doğurur?
- Toplu çıkar uyuşmazlığında yazılı özel hakem anlaşması yapıldığında arabuluculuk, grev ve lokavt ile kanuni hakemlik hükümleri uygulanmaz.
- Toplu çıkar uyuşmazlığında özel hakem kararı toplu iş sözleşmesi hükmündedir ve bu karar taraflar bakımından bağlayıcı normatif nitelik taşır.
- Toplu hak uyuşmazlığında özel hakem kararı toplu iş sözleşmesi hükmünde değildir; genel hükümlere tabidir.
- Toplu iş sözleşmesinde özel hakem şartı yoksa ve taraflar ortak anlaşmaya varmamışsa özel hakem yolu açılmaz.
- Taraflar anlaşarak grev ve lokavtın yasak olduğu veya ertelendiği işlerde de özel hakeme gidebilir.
- Kanuni hakemliğe ilişkin hükümler yalnızca özel hakem anlaşması yapılmadığında uygulanır.
Toplu hak ile toplu çıkar uyuşmazlığı arasındaki fark nedir?
Toplu hak uyuşmazlığı, mevcut toplu iş sözleşmesinin yorumu veya uygulanmasından doğar.
Toplu çıkar uyuşmazlığı, yeni şartların belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıktır.
Toplu hak uyuşmazlığında özel hakem kararları genel hükümlere tabidir. Toplu çıkar uyuşmazlığında özel hakem kararı toplu iş sözleşmesi hükmündedir ve yazılı anlaşma halinde arabuluculuk, grev ve lokavt ile kanuni hakemlik uygulanmaz.
Toplu iş sözleşmesinde özel hakem şartı ile şartın bulunmaması arasındaki fark nedir?
Toplu iş sözleşmesinde taraflardan birinin başvurusu üzerine özel hakeme gidileceği kararlaştırılmışsa, tek taraflı başvuru mümkündür.
Böyle bir hüküm yoksa özel hakem için tarafların ortak anlaşması gerekir.
Şart varsa taraflardan biri başvurarak özel hakem sürecini başlatabilir; şart yoksa özel hakeme ancak ortak anlaşmayla gidilir.
Özel hakem ile yüksek Hakem Kurulu olarak seçim arasındaki fark nedir?
Özel hakem, taraflarca belirlenen kişi veya kişilerdir.
Yüksek Hakem Kurulu, kanunla kurulmuş zorunlu tahkim organıdır.
Yüksek Hakem Kurulu uyuşmazlığın her safhasında taraflar anlaşarak özel hakem olarak seçilebilir; bu durumda kurul kanuni hakemlik değil özel hakemlik sıfatıyla çalışır.
Özel hakeme başvurma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Toplu hak uyuşmazlığında özel hakem kararını toplu iş sözleşmesi hükmü saymak; bu nitelik yalnızca toplu çıkar uyuşmazlığında geçerlidir.
- Toplu çıkar uyuşmazlığında sözlü anlaşmayla arabuluculuğu ve grevi devre dışı bırakmak; m.52/3 yazılı anlaşma şartı arar.
- Toplu iş sözleşmesinde şart bulunmadığı hâlde tek taraflı başvuruyla özel hakeme gitmek; ortak anlaşma gerekir.
- Yüksek Hakem Kurulunu özel hakem olarak seçme yetkisini kanuni hakemlik kurulu ile karıştırmak; seçim tarafların anlaşmasına bağlıdır.
- Özel hakeme başvurmanın grev ve lokavtı kendiliğinden ortadan kaldırdığını varsaymak; yalnızca yazılı anlaşma halinde bu yollar kapanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda özel hakem anlaşmasının geçerliliğini tartışmalı bulmakta, feshin sonrasında yapılan anlaşmaları daha güvenli kabul eden bir çizgi izlemektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2020/282 E., 2020/1960 K., 12.02.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Özel hakem anlaşmasının varlığını ileri süren taraf, bu anlaşmayı ispatlamakla yükümlüdür; toplu çıkar uyuşmazlığında bu anlaşmanın yazılı olması gerekir ve yazılı belge bulunmaması hâlinde anlaşma yapılmamış sayılır.
- Toplu iş sözleşmesindeki özel hakem şartını ileri süren taraf, şartın sözleşmede yer aldığını belgeyle ispatlamalıdır.
- Yüksek Hakem Kurulunun özel hakem olarak seçildiğini ileri süren taraf, uyuşmazlığın her safhasında tarafların anlaşmasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Karşı taraf, anlaşmanın bulunmadığını ya da yazılı şekle uyulmadığını ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmayı da ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.54: Yüksek Hakem Kurulunun kuruluşunu düzenler; m.52/4 uyarınca özel hakem olarak seçilen kurulun bileşimini bu madde belirler.
- 6356 sayılı Kanun m.50: Arabuluculuğu düzenler; m.52/3 uyarınca yazılı özel hakem anlaşması yapıldığında bu arabuluculuk yolu uygulanmaz.
- 6356 sayılı Kanun m.53: Yorum davasını ve faizi düzenler; m.52/2 ile birlikte toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıkların yargı yolunu gösterir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: Toplu iş sözleşmesinde aksine hüküm yoksa özel hakeme ilişkin hükümleri m.52/2 uyarınca uygulanır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.53 — Yorum davası ve eda davasında faiz
Madde, uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıklarda açılacak yorum davasının kimler tarafından açılabileceğini, mahkemenin karar süresini ve bu kararın istinaf aşamasındaki süresini düzenler; ayrıca toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında uygulanacak faiz oranını belirler. Uygulama, sözleşmenin tarafları ile toplu iş sözleşmesine dayanan alacak davalarında işçi ve işverenler bakımındandır. Madde, yorum davasının görev ve yetki kurallarını düzenlemez (m.79 ve 2. madde bağlamı); yorum davasının konusu olan sona ermiş sözleşme, eda davasının genel usulü ve zamanaşımı, işçinin sendika aidatına ilişkin yükümlülükleri (m.18), ile yüksek hakem kurulu kararlarının oluşumu (m.54 ve devamı) bu maddede düzenlenmez.
Yorum davası ve eda davasında faiz: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yorum davası
- Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin anlamına ilişkin uyuşmazlıkta sözleşme taraflarının açtığı tespit niteliğindeki dava türüdür. Dava, sözleşmenin yürürlükte olmasını gerektirir; sona ermiş sözleşme için açılamaz.
- Eda davası
- Bir borcun yerine getirilmesini, yani aynen ifa ya da tazminat ödenmesini isteyen davadır. Bu maddede yalnızca toplu iş sözleşmesine dayanan eda davaları için faiz hükmü bulunur.
- İşletme kredisi faizi
- Bankaların işletme kredilerine uyguladığı en yüksek faiz oranıdır. Madde bu oranı, temerrüt tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında uygulanacak faiz olarak belirler; oran, yasal faiz yerine kullanılır.
- Temerrüt tarihi
- Borçlunun borcunu zamanında ödemediği ve faizin işlemeye başladığı tarihtir. Madde bu tarihi kendisi belirlemez; hangi tarihin temerrüt tarihi olduğu ayrıca borç ilişkisinin koşullarından çıkar.
Yorum davası ve eda davasında faiz: hangi şartlar aranır?
- Uyuşmazlığın uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğması gerekir.
- Davayı sözleşmenin taraflarının açmış olması gerekir; sözleşmenin tarafı olmayan kişi bu sıfatla yorum davası açamaz.
- Eda davasında alacağın toplu iş sözleşmesine dayanması gerekir; kanundan doğan kısım bu faiz hükmünün kapsamında değildir.
- Faizin işletilebilmesi için temerrüt tarihinin belirlenmiş olması gerekir.
Yorum davası ve eda davasında faiz: hangi sonuçları doğurur?
- Uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıkta sözleşmenin tarafları yorum davası açabilir.
- Yorum davasında ilk derece mahkemesi iki ay içinde karar verir.
- Karara karşı istinaf yoluna başvurulursa bölge adliye mahkemesi uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.
- Toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında temerrüt tarihinden itibaren bankaların işletme kredilerine uyguladığı en yüksek faiz oranı işletilir.
- Eda davasında alacağın kanundan doğan kısmı bu faiz hükmüne tabi değildir; o kısım için ayrı faiz oranı uygulanır.
- Yorum davasında faiz kararı verilmez; yorum davası bir tespit davası olduğundan faiz konusu bu davada gündeme gelmez.
Yorum davası ile eda davası arasındaki fark nedir?
Yorum davası, sözleşmenin hükmünün anlamını tespit eder ve tarafların açabileceği bir tespit davasıdır.
Eda davası, sözleşmeden doğan bir borcun yerine getirilmesini ister ve alacak niteliğindedir.
Yalnızca eda davalarında faiz hükmü uygulanır; yorum davasında ise madde bir faiz düzenlemez. Yorum davasında karar süresi iki ay, eda davasında ise faiz işler.
Toplu iş sözleşmesine dayanan alacak ile dayanmayan alacak arasındaki fark nedir?
Toplu iş sözleşmesinden doğan alacak kısmı, faiz hükmü bakımından bu maddenin kapsamındadır.
Kanundan doğan alacak kısmı, bu maddenin değil genel faiz hükümlerinin kapsamındadır.
Alacak iki kısma ayrıldığında her kısım kendi faiz oranına tabi tutulur; toplu iş sözleşmesine dayanan kısım için işletme kredisi faizi, kanundan doğan kısım için yasal faiz uygulanır.
Yorum davası karar süresi ile istinaf aşaması arasındaki fark nedir?
İlk derece mahkemesi uyuşmazlığı en geç iki ay içinde karara bağlar.
Karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunda bölge adliye mahkemesi uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.
Her iki merci için ayrı ve kısa süreler öngörülmüştür; istinaf aşamasında süre kesin nitelikte olup bölge adliye mahkemesi kararı kesindir.
Yorum davası ve eda davasında faiz: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Toplu iş sözleşmesine dayanmayan alacak kısmına da işletme kredisi faizi uygulamak; bu kısım için yasal faiz işletilmelidir.
- Yorum davasında faiz kararı vermeye çalışmak; yorum davası tespit niteliğinde olduğundan bu davada faiz hükmü uygulanmaz.
- Temerrüt tarihini dava tarihi ile karıştırmak; sözleşmede ödeme tarihi belirlenmişse faiz o tarihten, belirlenmemişse dava veya ıslah tarihinden işletilir.
- Dava ve ıslah tarihlerini tek bir tarih gibi alıp tüm miktara uygulamak; her miktar için kendi tarihinden faiz işletilmelidir.
- Sözleşme süresi sona erdikten sonra doğan alacaklara da işletme kredisi faizi uygulamak; bu tarihten sonraki dönem için yasal faiz gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Toplu iş sözleşmesinden doğan ücret zammı ve benzeri alacaklar için temerrüt tarihinden itibaren bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizin işletilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2023/17555 E., 2023/16356 K., 31.10.2023; 9. Hukuk Dairesi, 2021/2511 E., 2021/6894 K., 25.03.2021)
- Toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklarda ödeme tarihi kararlaştırılmışsa faiz bu tarihten itibaren işletilir; ödeme tarihi öngörülmemişse dava ve ıslah tarihinden faiz hesaplanır. (9. Hukuk Dairesi, 2021/2512 E., 2021/6895 K., 25.03.2021; 9. Hukuk Dairesi, 2021/2513 E., 2021/6896 K., 25.03.2021)
- Dava ve ıslah tarihinin ayrı ayrı alınarak miktarın bölünmesi, kısmen dava tarihinden kısmen ıslah tarihinden faiz yürütülmesi uygulanmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2021/2512 E., 2021/6895 K., 25.03.2021; 9. Hukuk Dairesi, 2021/2514 E., 2021/6897 K., 25.03.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Toplu iş sözleşmesine dayanan alacağı ileri süren taraf, alacağın sözleşme hükmünden doğduğunu yazılı sözleşme metni ve bordrolarla ispatlamakla yükümlüdür. (9. Hukuk Dairesi, 2023/17555 E., 2023/16356 K., 31.10.2023; 9. Hukuk Dairesi, 2021/2511 E., 2021/6894 K., 25.03.2021)
- Faizin temerrüt tarihinden işletilebilmesi için işverenin temerrüde düşürüldüğü ihtar, dava veya icra takibi gibi delillerle ortaya konulmalıdır; ödeme tarihi sözleşmede açıkça belirlenmişse temerrüt bu tarihten kendiliğinden doğar. (9. Hukuk Dairesi, 2021/2512 E., 2021/6895 K., 25.03.2021)
- Alacağın bir kısmının kanundan, bir kısmının toplu iş sözleşmesinden doğduğu iddia edilirse, her kısmın ayrı ayrı belirlenmesi ve bu ayrımın dayanağının gösterilmesi ispat konusudur. (9. Hukuk Dairesi, 2021/2513 E., 2021/6896 K., 25.03.2021; 9. Hukuk Dairesi, 2021/2514 E., 2021/6897 K., 25.03.2021)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.18: Sendika aidatının ödenmemesi halinde işverenin bildirim şartı aranmaksızın işletme kredisi faiziyle birlikte ödeme yükümlülüğü, bu maddedeki en yüksek faiz oranının aynı tür bir uygulamasıdır.
- 6356 m.79: Yorum davasını hangi iş mahkemesinin göreve ve yetkili olarak göreceğini belirleyen hükmün, bu maddenin yorum davasında yetkili mahkemeyi belirlemek için başvurulan kuraldır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.54 — Kuruluşu
Madde, Yüksek Hakem Kurulunun kuruluşunu düzenler: kurulun başkanlığı, üyelerin hangi kurum ve kuruluşlarca seçileceği, işçi ve işveren tarafı üyelerinde aranacak nitelik, seçimle gelen üyelerin ve yedeklerin görev süresi ve seçim takvimi ile uyuşmazlık konusunun tarafı sendikanın konfederasyon bağlantısı hâlinde ek üyenin belirlenmesi. Kurulun çalışma usulü (toplanma, dosya üzerinde inceleme, bilgi isteme, karar çoğunluğu) madde metninde değil, 6356 sayılı Kanun'un 56. maddesinde düzenlenmiştir. Kurulun hangi uyuşmazlıklarda başvuru yapılabileceği ve grev-lokavt yasaklarındaki başvuru süresi 6356 sayılı Kanun'un 51. maddesinde, özel hakem 52. maddesinde, yorum davası ve eda davasındaki faiz 53. maddesinde düzenlenmiştir; bu madde bunları düzenlemez. Kurulun kararlarının niteliği ve toplu iş sözleşmesi hükmünde olması da bu maddenin konusu değildir.
Kuruluşu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yüksek Hakem Kurulu
- Grev ve lokavt yasağının bulunduğu veya ertelendiği uyuşmazlıklarda taraflardan birinin başvurusu üzerine toplu çıkar uyuşmazlığını karara bağlayan zorunlu tahkim organıdır. Kurul, tarafların anlaşması aranmadan kanun gereği uyuşmazlığı çözer.
- Zorunlu tahkim
- Uyuşmazlığın tarafların ortak iradesi yerine kanun hükmü gereği hakeme bırakılmasıdır. Yalnızca taraflardan birinin başvurusu yeterlidir.
- Seçimle gelen üye
- Kurulda, madde metninde sayılan kurum ve konfederasyonlarca seçilen üyelerdir. Kanun bu üyeler için iki yıllık görev süresi ve yeniden seçilme imkânı öngörür.
- Yedek üye
- Seçimle gelen her üye için aynı yöntemle seçilen yedeklerdir. Her üye için iki yedek seçilir; Kurul Başkanlığı için ise birinci ve ikinci yedekler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca hukuk dairesi başkanları arasından seçilir.
- Başkanlık süresi en fazla olan daire başkanı
- Kurulun başkanlığını yürüten kişinin, Yargıtayın bu Kanundan doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevli dairelerinin başkanları arasından belirlenme ölçütüdür. Ölçüt, başkanlık süresinin en uzun olmasıdır.
- Konfederasyon bağlantısı
- Uyuşmazlık konusu sendikanın bağlı olduğu işçi veya işveren konfederasyonuyla kurulun bileşimi arasındaki ilişkidir. Bu bağlantı, ikinci üyenin yerine ek bir üyenin kurula katılmasına yol açabilir.
Kuruluşu: hangi şartlar aranır?
- Kurulun başkanı, Yargıtayın bu Kanundan doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevli dairelerinin başkanları arasından başkanlık süresi en fazla olan kişi olmalıdır.
- Kurulun Cumhurbaşkanınca seçilecek bir üyesi, bakanlıklar dışında, işçi veya işveren kuruluşlarıyla hiçbir şekilde bağlantısı bulunmayan ve siyasi parti organlarında görevli olmayan, ekonomi, işletme, sosyal politika veya iş hukuku konularında bilgi ve tecrübe sahibi kişiler arasından seçilmelidir.
- Kurulun Yükseköğretim Kurulunca seçilecek bir üyesi, üniversitelerin iş ve sosyal güvenlik hukuku anabilim dalı öğretim üyeleri arasından seçilmelidir.
- Bakanlık Çalışma Genel Müdürü kurulun doğal üyesi olarak yer almalıdır.
- İşçi sendikaları konfederasyonlarından, kendisine mensup işçi sayısı en yüksek olan konfederasyonca seçilecek iki üye kurula katılmalıdır.
- İşveren sendikaları konfederasyonunca, en çok işveren mensubu olan konfederasyon tarafından seçilecek iki üyeden biri kamu işverenlerinden olmalıdır.
- Uyuşmazlık konusunun tarafı olan sendikanın bağlı olduğu işçi konfederasyonu, en çok işçi üyeye sahip konfederasyondan farklı ise, sendikanın bağlı olduğu konfederasyonun seçeceği bir üye, ikinci işçi üyesinin yerine kurula katılır.
- Uyuşmazlık konusu sendikanın bağlı olduğu bir başka işveren sendikaları konfederasyonu bulunuyorsa, sendikanın bağlı olduğu konfederasyonun seçeceği bir üye, ikinci işveren üyesinin yerine kurula katılır.
- İşçi ve işveren adına seçilecek üyelerde, 6356 sayılı Kanun'un 6. maddesindeki kurucular için öngörülen şartlar aranmalıdır.
Kuruluşu: hangi sonuçları doğurur?
- Seçimle gelen üyeler iki yıl için seçilir ve yeniden seçilmeleri mümkündür.
- Seçimle gelen her üye için aynı şekilde ikişer yedek üye seçilir.
- Kurul Başkanlığı için birinci ve ikinci yedekler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca hukuk dairesi başkanları arasından seçilir.
- Yüksek Hakem Kuruluna katılacak üyelerin seçimi, her seçim döneminden üç ay önce Bakanlıkça ilgili makam ve kuruluşlardan istenir.
- Uyuşmazlık konusu sendikanın bağlı olduğu konfederasyon farklıysa, ikinci üyenin yerine o konfederasyonun seçeceği üye kurula katılır.
- Uyuşmazlık konusu sendikanın bağlı olduğu başka bir işveren konfederasyonu varsa, ikinci üyenin yerine bu konfederasyonun seçeceği üye kurula katılır.
Seçimle gelen üye ile kanuni üye arasındaki fark nedir?
Seçimle gelen üyeler, konfederasyonlar, Cumhurbaşkanı veya Yükseköğretim Kurulu tarafından seçilir ve iki yıllık görev süreleri vardır.
Bakanlık Çalışma Genel Müdürü, unvanı gereği kurulda yer alır ve seçim süresine tabi değildir.
Seçimle gelen üyeler için seçim dönemi ve yedek seçimi gerekir; Genel Müdür için bu süreç uygulanmaz.
Kurul Başkanı ile diğer üyeler arasındaki fark nedir?
Başkan, Yargıtay daire başkanları arasından başkanlık süresi en uzun olan kişidir.
Diğer üyeler, Cumhurbaşkanı, YÖK, konfederasyonlar veya Bakanlık tarafından belirlenir.
Başkanın belirlenmesi kıdem ölçütüne bağlıdır; Kurul Başkanlığı için yedekler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca seçilir.
Asıl üye ile yedek üye arasındaki fark nedir?
Asıl üyeler seçimle gelen üyeler veya kanuni üyelerdir ve iki yıl için seçilir.
Yedek üyeler her seçimle gelen üye için iki kişi olarak seçilir.
Mazeret veya izin hâlinde yedek, aynı gruptan asıl üyenin yerini alır (katılım kuralı 6356 sayılı Kanun m.56'da).
Asıl konfederasyon üyesi ile ek konfederasyon üyesi arasındaki fark nedir?
İşçi veya işveren konfederasyonlarından kurula asıl olarak seçilen üyeler, en çok üyeye sahip konfederasyonca seçilir.
Uyuşmazlık konusu sendikanın bağlı olduğu konfederasyon farklıysa, o konfederasyonun seçtiği bir üye ikinci üyenin yerine katılır.
Taraf sendikanın bağlı olduğu konfederasyon farklıysa kurul bileşimi değişir ve ikinci üyenin yerine ek üye katılır.
Kuruluşu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kurul Başkanlığını kıdem veya genel başkanlık sırası ile belirlemek; madde başkanlık süresi en fazla olanı öngörür.
- Konfederasyon bağlantısını ikinci üyenin yerine katılan üye olarak değil, ilave bir üye olarak hesaplamak; madde ikinci üyenin yerine katılmayı öngörür.
- Seçimle gelen üyenin görev süresini süresiz saymak; görev süresi iki yıldır ve yeniden seçilme mümkündür.
- Bakanlık Çalışma Genel Müdürünü seçimle gelen üye gibi değerlendirmek; Genel Müdür doğal üyedir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kararlar, Yüksek Hakem Kurulunu Anayasa'nın 54. maddesinde düzenlenen anayasal bir kurum olarak kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/2170 E., 2017/1426 K., 22.11.2017)
- Kurulun kuruluşu ve çalışma esasları 6356 sayılı Kanun'un 54. maddesinde düzenlenmiş kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/3773 E., 2022/772 K., 07.03.2022; 10. Daire, 2016/1223 E., 2021/1516 K., 01.04.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Kurulun kuruluşuna ilişkin itirazı ileri süren taraf, bileşimin madde metnine uygun olmadığını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat, seçim kararı ve konfederasyon üyelik kayıtları ile yapılır.
- Uyuşmazlık konusu sendikanın hangi işçi veya işveren konfederasyonuna bağlı olduğu, sendika kayıtları ve konfederasyon belgeleriyle ispatlanır.
- Seçimle gelen üyenin görev süresinin dolup dolmadığı, seçim kararı ve tarihi ile ispatlanır.
- Yedek üyenin asıl üyenin yerine geçtiği iddiası, mazeret veya izin belgesi ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.56: Kurulun toplanma, dosya üzerinde inceleme, bilgi isteme ve karar çoğunluğu usullerini düzenler; bu madde kurulun bileşimini düzenler.
- 6356 sayılı Kanun m.6: İşçi ve işveren adına seçilecek üyelerde aranacak şartların kaynağıdır; kurucular için öngörülen koşullar burada uygulanır.
- 6356 sayılı Kanun m.51: Kurula hangi uyuşmazlıklarda başvurulabileceğini ve altı işgünü içindeki başvuru süresini düzenler.
- 6356 sayılı Kanun m.52: Taraflar anlaşarak özel hakem olarak Yüksek Hakem Kurulunu seçebilir; bu madde o durumda kurulun özel hakem olarak çalışmasına ilişkindir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.55 — Yönetim yapısı
Madde, Yüksek Hakem Kurulunun yazışma ve uzmanlık hizmetlerini yürütecek genel sekreterlik birimi ile Kurulun talebi üzerine atanacak raportör ve uzmanların atanma usulünü ve bunların nitelik sınırını düzenler. Kurula bağlı bu yardımcı personelin kime uygulanacağı, Yüksek Hakem Kurulunun kararlarının içeriği ve kurulun oluşumu bu maddenin konusu değildir. Kurulun kuruluşu, üyeleri ve çalışma esasları ile hakem kararına karşı yargı yolu başka maddelerde düzenlenmiştir (ayrıntılar için ilgiliMaddeler alanına bakınız). Genel sekreterin görev ve yetkilerinin ayrıntısı ile raportör ve uzmanların ücret ve çalışma koşulları bu maddede yer almaz.
Yönetim yapısı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yüksek Hakem Kurulu
- Toplu iş uyuşmazlıklarında grev ve lokavt yasaklanan işlerde uyuşmazlığı çözen ve kanunda öngörülen hallerde karar veren kuruldur. Bu madde, kurulun yazışma ve uzmanlık işlerini gören yardımcı birimlerini düzenler.
- Genel sekreterlik
- Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığına bağlı olarak kurulan ve kurulun yazışma ile uzmanlık hizmetlerini yürüten birimdir. Genel sekreter, başkanın teklifi üzerine genel usullere göre atanır.
- Raportör
- Yüksek Hakem Kurulunun talebi üzerine Cumhurbaşkanlığınca atanan veya görevlendirilen, kurulun işlerinde görev yapan yardımcı kişidir. Sayısı kurulun ihtiyacı kadar belirlenir (yeteri kadar).
- Uzman
- Yüksek Hakem Kurulunun talebi üzerine Cumhurbaşkanlığınca atanan veya görevlendirilen, uzmanlık gerektiren konularda kuruluna yardım eden kişidir. Raportörle birlikte aynı usulle belirlenir.
- Görevlendirme
- Kişinin kadroya atanmadan, mevcut görevinde kalarak Yüksek Hakem Kurulunun hizmetine verilmesidir. Atamadan ayrı bir yoldur ve maddede iki yol birlikte sayılmıştır.
Yönetim yapısı: hangi şartlar aranır?
- Yüksek Hakem Kurulunun bir talebinin bulunması gerekir; raportör ve uzman atanması veya görevlendirilmesi bu talebe bağlıdır.
- Atamanın veya görevlendirmenin yetkilisi Cumhurbaşkanlığıdır.
- Atanacak veya görevlendirilecek sayı, kurulun ihtiyacına göre 'yeteri kadar' belirlenmelidir.
- Atanacak kişinin işçi veya işveren kuruluşlarında çalışmakta olmaması gerekir; bu kişiler raportör veya uzman olarak görevlendirilemez.
- Genel sekreter, Yüksek Hakem Kurulu Başkanının teklifi üzerine genel usullere göre atanmalıdır.
Yönetim yapısı: hangi sonuçları doğurur?
- Genel sekreterlik, Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığına bağlı olarak kurulur ve kurulun yazışma ile uzmanlık hizmetlerini yürütür.
- Kurulun talebi üzerine yeteri kadar raportör ve uzman atanır veya görevlendirilir.
- İşçi veya işveren kuruluşlarında çalışanların raportör veya uzman olarak görevlendirilmesi yasaktır; bu yasağa aykırı görevlendirme hukuka aykırı olur.
- Madde metninde bu yardımcıların ücreti, çalışma süresi ve görevden ayrılma hali düzenlenmemiştir; bu konular ayrı bir düzenleme veya idari işlemle belirlenir.
Genel sekreter ile raportör ve uzman arasındaki fark nedir?
Genel sekreter, kurula bağlı genel sekreterliğin başkanıdır ve Yüksek Hakem Kurulu Başkanının teklifiyle atanır.
Raportör ve uzman, Kurulun talebiyle Cumhurbaşkanlığınca atanır veya görevlendirilir.
Atama yetkisi ve usulü farklıdır: genel sekreterde başkanın teklifi, raportör ve uzmanda kurulun talebi ve Cumhurbaşkanlığı işlemi gerekir.
Atama ile görevlendirme arasındaki fark nedir?
Atama, kişinin kadroya yerleştirilmesidir.
Görevlendirme, kişinin mevcut görevinde kalarak kurula hizmete verilmesidir.
Maddede her iki yol da öngörülmüştür; raportör ve uzman için hangisinin uygulanacağı kurulun ve Cumhurbaşkanlığının kararına bağlıdır.
Uygun kişi ile işçi veya işveren kuruluşunda çalışan arasındaki fark nedir?
Kamu görevi veya başka bir kurumda çalışan, işçi ya da işveren kuruluşuna bağlı olmayan kişi raportör veya uzman olarak seçilebilir.
İşçi veya işveren kuruluşlarında çalışmakta olan kişi raportör veya uzman olarak görevlendirilemez.
Kuruluş bünyesinde çalışanlar bu görevlere atanamaz; bu yasak, kurulun tarafsızlığını korumaya yöneliktir.
Yönetim yapısı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Genel sekreteri raportör ve uzmanla aynı usulde atanmış saymak; genel sekreter başkanın teklifi üzerine genel usullere göre atanır.
- Raportör ve uzmanın Yüksek Hakem Kurulu tarafından doğrudan atanabileceğini sanmak; atama ve görevlendirme yetkisi Cumhurbaşkanlığındadır.
- Yasağı yalnızca atamada aramak ve görevlendirmede aramamak; madde her iki yolu da kapsar.
- İşçi veya işveren kuruluşunda çalışanın yalnızca yönetici olması halinde yasağın uygulanmayacağını düşünmek; metin çalışmakta olanları açıkça kapsar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş ve çalışma esaslarının 6356 sayılı Kanunun 54 ila 57. maddeleri arasında düzenlendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/2170 E., 2017/1426 K., 22.11.2017)
Nasıl ispat edilir?
- Raportör veya uzman görevlendirmesinin geçerliliğini ileri süren taraf, Yüksek Hakem Kurulunun talebinin ve Cumhurbaşkanlığı işleminin varlığını belgeyle ispatlamalıdır.
- Görevlendirilen kişinin işçi veya işveren kuruluşunda çalışmadığı iddiası, o kişinin kayıtlarına dayanılarak ortaya konulmalıdır.
- Yasağa aykırılık iddiasını ileri süren taraf, kişinin ilgili kuruluşta çalıştığını belgeyle kanıtlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.54: Yüksek Hakem Kurulunun kuruluşunu ve görevlerini düzenler; bu maddedeki yardımcı birimler kurula bağlı olarak çalışır.
- 6356 sayılı Kanun m.56: Yüksek Hakem Kurulunun çalışma esaslarını düzenler; raportör ve uzmanların kurulun işlerini nasıl yürüteceği bu esaslarla bağlantılıdır.
- 6356 sayılı Kanun m.57: Kurul kararlarının bağlayıcılığı ve uygulanmasıyla ilgilidir; raportör ve uzmanların hazırladığı çalışmalar bu sürecin parçasıdır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.56 — Çalışma esasları
Madde, Yüksek Hakem Kurulunun uyuşmazlık başvurusu üzerine toplanma süresini ve yeter sayısını, uyuşmazlığın dosya üzerinden incelenmesini, bilgi ve belge isteme yetkisini, kurul kararının alınma usulünü ve kurulun giderlerinin bütçeden karşılanmasını düzenler. Kurulun kuruluşu, üyelerinin seçimi ve görev süreleri, kurulun başvuru koşulları ve kararın etkisi ise bu maddenin kapsamı dışındadır. Madde, Yüksek Hakem Kurulunun çalışma usulüne ilişkindir ve kurul kararının uygulanmasını düzenlemez. Maddedeki yetki, kurulun dosya üzerinden çalışması ve tarafların yardımcı olduğu bir süreç olması çerçevesinde uygulanır.
Çalışma esasları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yüksek Hakem Kurulu
- Toplu iş uyuşmazlıklarında grev veya lokavt yerine geçen ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı karara bağlayan kuruldur. Kurulun kuruluşu ve üyelerinin nitelikleri bu maddede değil, kanunun ilgili maddelerinde düzenlenmiştir.
- Asıl ve yedek üye
- Kurulda görev yapan asıl başkan ve asıl üyelerin yanında bulunan yedek kişilerdir. Mazeret ya da izin durumunda asıl üyenin yerine aynı gruptan yedek üye geçer.
- Dosya üzerinde inceleme
- Kurulun, tarafların sözlü açıklamasına dayanmadan, önündeki yazılı belgeler ve bilgiler üzerinden uyuşmazlığı değerlendirmesidir. Kurul gerekli gördüğünde taraflardan ek bilgi ve belge isteyebilir.
- Karar yeter sayısı
- Kurulun karar alabilmesi için aranan oy çoğunluğudur. Bu maddede karar, toplantıya katılanların çoğunluğu ile alınır; üye tam sayısına göre değil, fiilen katılanlara göre hesaplanır.
- İlgililer
- Uyuşmazlıkla ilgisi bulunan ve kurulun görüşünü almak istediği kişi veya kuruluşlardır. Bu kişiler çağrılıp dinlenebilir ya da görüşlerini yazılı olarak bildirebilir.
Çalışma esasları: hangi şartlar aranır?
- Kurulun toplanabilmesi için Yüksek Hakem Kurulu başvuru dilekçesinin alınmış olması gerekir.
- Toplantının, dilekçenin alındığı günden başlayarak altı iş günü içinde yapılması gerekir.
- Toplantıda başkanın ve en az beş üyenin bulunması gerekir; asıl başkan veya üye mazeretli ya da izinli ise aynı gruptan yedek kişi yerine geçer.
- Kurul, uyuşmazlığı dosya üzerinde incelemelidir; gerekli görürse taraflardan ve ilgililerden her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilir.
- Taraflar ve diğer ilgililer, kurulun istediği bilgi ve belgeyi vermek zorundadır.
- Kararın alınabilmesi için toplantıya katılanların çoğunluğunun oyu gerekir; oyların eşit olması halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlar.
Çalışma esasları: hangi sonuçları doğurur?
- Başvuru dilekçesi alındıktan sonra kurul altı iş günü içinde başkan ve en az beş üyenin katılımıyla toplanır.
- Mazeret veya izin durumunda asıl üyenin yerini aynı gruptan yedek üye alır.
- Kurul uyuşmazlığı dosya üzerinde inceler; gerekli görürse ek bilgi ve belge ister.
- Taraflar ve diğer ilgililer, kurulun istediği bilgi ve belgeyi vermekle yükümlüdür.
- Kurulun görüş almak istediği kişilere tanık ve bilirkişiye ilişkin 6100 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
- Karar, toplantıya katılanların çoğunluğuyla verilir; oylar eşitse başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlar.
- Bu madde uyarınca yapılacak ödemeler Bakanlık bütçesine konulan ödenekle karşılanır.
Asıl üye ile yedek üye arasındaki fark nedir?
Asıl başkan ve üyeler kurulun esas kadrosunu oluşturur ve toplantının kurulabilmesi için bunlardan belirli sayıda bulunmalıdır.
Yedek başkan ve üyeler, asıl üyenin mazeretli ya da izinli olduğu hâllerde devreye girer ve yalnız aynı gruptan atanabilir.
Yedek üye ancak asıl üyeyle aynı gruptan olduğunda yerini alabilir; farklı gruptan birinin katılımı toplantı yeter sayısını sağlamaz.
Bilgi ve belge isteme ile ilgililerin görüşü alma arasındaki fark nedir?
Kurul, taraflardan ve ilgililerden uyuşmazlıkla ilgili her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilir; bu yetki gerekli görüldüğünde kullanılır.
Kurul, görüşlerini öğrenmek istediği kişileri çağırıp dinleyebilir ya da yazılı görüş isteyebilir; bu kişilere 6100 sayılı Kanunun tanık ve bilirkişiye ilişkin hükümleri uygulanır.
Bilgi ve belge isteme zorunlu bir yükümlülük doğurur; ilgililerin dinlenmesinde ise tanık ve bilirkişi hükümleri uygulanır.
Kurulun resen isteği ile tarafın talebi arasındaki fark nedir?
Kurul, gerekli gördüğü durumlarda bilgi ve belge isteyebilir.
Taraflar, bilgilendirmek amacıyla kurulda dinlenmelerini isteyebilir ve bilgi veya belge sunabilir.
Tarafların dinlenme ve belge sunma hakkı kurulun takdirine bağlı değildir; ancak bu, kurulun bilgi isteme yetkisini ortadan kaldırmaz.
Çalışma esasları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Karar yeter sayısını üye tam sayısına göre hesaplamak; maddede karar toplantıya katılanların çoğunluğuyla alınır.
- Yedek üyeyi farklı bir gruptan atamak; yedek üye yalnız aynı gruptan yerine geçebilir.
- Altı iş günü süresini dilekçenin gönderildiği tarihten değil alındığı günden saymak.
- Bilgi ve belge isteme yetkisini zorunlu bir yükümlülük gibi, tarafların itiraz edemeyeceği bir kural gibi ele almak; istenen bilgi ile ilgili olmalıdır.
- Tarafların kurulda dinlenme talebini kurulun zorunlu olarak kabul etmesi gerektiğini sanmak; madde bu talebi kurulun bilgilendirme amacına bağlar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kurulun dosya üzerinden çalışması ve bilgi isteme yetkisinin, tarafların bilgi vermekle yükümlü olması çerçevesinde kullanıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/2170 E., 2017/1426 K., 22.11.2017)
Nasıl ispat edilir?
- Yüksek Hakem Kurulu başvurusunu yapan taraf, başvuru dilekçesinin alındığı tarihi belgeyle ortaya koymalıdır; altı iş günü süresinin hesabı bu tarihe dayanır.
- Kurulun bilgi ve belge istediği hâllerde, istenen belgenin tarafa veya ilgiliye tebliğ edildiği ve belgenin verilip verilmediği yazılı kayıtla ispatlanır.
- Bilgi ve belge vermeyen taraf ya da ilgili, bu yükümlülüğü yerine getirdiğini belgeyle ispatlamalıdır; yerine getirmediğini ileri süren taraf ise bu iddiasını kurulun yazışmalarıyla gösterir.
- Toplantı yeter sayısının sağlanıp sağlanmadığı, katılan başkan ve üyelerin tutanakla belgelenmesiyle ispatlanır.
- Taraflardan birinin dinlenmesini talep etmesi hâlinde, bu talebin kurul kayıtlarında yer alması gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun: Kurulun görüşünü almak istediği kişiler hakkında tanık ve bilirkişiye ilişkin hükümlerin uygulanmasını sağlar; bu maddeye yapılan atıf 6100 sayılı Kanunun ilgili hükümleridir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.57 — Hakeme ve arabulucuya başvurma yönetmeliği
Madde, Yüksek Hakem Kurulunun çalışma usul ve esaslarını, Kurul başkan ve üyeleri ile Kurulda görevlendirilecek uzman ve raportörlere ödenecek tazminatları, bilirkişi ve tanıklara verilecek ücretleri, toplu çıkar uyuşmazlıklarında özel hakem incelemesinde uygulanacak usul hükümlerini ve arabulucuların nitelikleri, seçimi, ücretleri ve görevlendirilmelerini düzenler. Bu konuların ayrıntısı Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmeliğe bırakılmıştır. Madde, toplu iş sözleşmesi uyuşmazlıklarında tarafların ve Kurulun kişilerini doğrudan bağlayan bir hak ya da yükümlülük kurmaz; yetki ve yollama niteliğindedir. Arabuluculuk sürecinin aşamalarını, süreleri ve arabulucunun görev sınırlarını düzenlemez (m.50). Yüksek Hakem Kurulunun kuruluşu, üyelerinin seçimi ve Kurulun başvuru üzerine toplanma ve inceleme usulü de düzenlemez (m.54, m.56). Özel hakeme başvurma koşulları ile özel hakem kararlarının niteliği de bu maddenin konusu değildir (m.52).
Hakeme ve arabulucuya başvurma yönetmeliği: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yüksek Hakem Kurulu
- Toplu iş uyuşmazlıklarında kanunla kurulan ve taraflarca özel hakem olarak seçilebilen ya da kanunda öngörülen hallerde görev yapan kurul. Kurulun kuruluşu ve üyelerinin seçimi bu maddede değil, kanunun kendi hükümlerindedir.
- Yönetmelikle düzenleme yetkisi
- Maddenin, belirtilen konuların ayrıntısını Bakanlık eliyle çıkarılacak bir yönetmeliğe bırakması. Yönetmelik, kanunun çerçevesi içinde kalmak zorundadır; kanunda olmayan yeni bir yükümlülük kuramaz.
- Arabulucu
- Toplu çıkar uyuşmazlığında taraflara anlaşma konusunda yardımcı olan, önerilerde bulunan kişi. Arabulucunun uyuşmazlığı karara bağlama yetkisi yoktur; nitelikleri, seçimi, ücreti ve görevlendirilmesi yönetmelikle belirlenir.
- Bilirkişi ve tanık ücreti
- Kurulun ya da özel hakem incelemesinin ihtiyaç duyduğu bilirkişi ve tanıkların emeğinin karşılığı olarak ödenecek bedel. Ücretin miktarı ve ödeme usulü yönetmelikle belirlenir.
- Özel hakem incelemesinde usul hükümleri
- Toplu çıkar uyuşmazlığında taraflarca seçilen özel hakemin incelemesinde izlenecek usul kurallarının bütünü. Bu maddede yalnızca bu usulün yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
Hakeme ve arabulucuya başvurma yönetmeliği: hangi şartlar aranır?
- Konunun, maddede sayılan kalemlerden biri olması bulunmalıdır: Kurulun çalışma usul ve esasları, tazminat, bilirkişi ve tanık ücreti, özel hakem usulü ya da arabulucu işlemleri.
- Düzenlemenin Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle yapılması gerekir; bu yetki Maliye Bakanlığının görüşü alınarak kullanılır.
- Yönetmelik, kanunun kendi hükümlerinde düzenlenen konulara (Kurulun kuruluşu, arabuluculuk aşamaları, süreler) girmemelidir.
Hakeme ve arabulucuya başvurma yönetmeliği: hangi sonuçları doğurur?
- Çalışma usul ve esasları, Kurul başkan ve üyelerine, uzman ve raportörlere ödenecek tazminatlar, bilirkişi ve tanık ücretleri, özel hakem usulü ve arabulucu ile ilgili ayrıntılar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
- Yönetmelik, Maliye Bakanlığının görüşü alınarak çıkarılır; görüş alınmadan çıkarılan düzenleme bu usul yönünden eksik olur.
- Yönetmelik kanunun çerçevesi dışına çıkamaz; kanunda düzenlenmiş bir süre, koşul ya da kurum yapısı yönetmelikle değiştirilemez.
- Bu maddenin kapsamı dışındaki konularda, örneğin arabuluculuk aşamalarında, kanunun ilgili maddeleri uygulanır.
Kanun ile yönetmelik arasındaki fark nedir?
Kanun, Kurulun kuruluşunu, üyelerin seçimini, arabuluculuk süreçlerini ve sürelerini kendisi düzenler (m.49, m.50, m.54, m.56).
Bu madde, yalnızca bu hükümlerde yer almayan ayrıntıları, yani çalışma usul ve esaslarını, ücretleri ve arabulucu görevlendirme ayrıntılarını yönetmeliğe bırakır.
Yönetmelikle kanunun açıkça düzenlediği bir süre ya da koşul değiştirilemez; yönetmelik yalnızca kanunun yetki verdiği konularda düzenleme yapabilir.
Arabulucunun nitelikleri ile arabulucunun görev süreci arasındaki fark nedir?
Arabulucunun nitelikleri, seçimi, ücreti ve görevlendirilmesi bu maddede yönetmeliğe bırakılmıştır.
Arabuluculuk sürecinin aşamaları, süreleri ve uyuşmazlığın tutanakla tevdii gibi işlemler m.50 kapsamındadır.
Arabulucunun kim olacağı ve ücreti yönetmelikle belirlenirken, sürecin süreleri ve tebliğ yükümlülükleri kanunla bağlıdır.
Yüksek Hakem Kurulu üyeleri ile özel hakem arasındaki fark nedir?
Kurul üyelerine ve Kurulda görevlendirilecek uzman ve raportörlere ödenecek tazminat bu maddede yönetmeliğe bırakılmıştır.
Özel hakeme başvurma koşulları ve özel hakem kararlarının niteliği m.52 kapsamındadır; bu maddenin konusu değildir.
Özel hakem kararının bağlayıcılığı ve hangi uyuşmazlıkta başvurulacağı bu maddeyle belirlenmez; yalnızca özel hakem incelemesinin usulü yönetmelikle düzenlenir.
Hakeme ve arabulucuya başvurma yönetmeliği: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yönetmelikle belirlenen arabulucu ücretini ya da tazminatı doğrudan kanun maddesinden çıkarılmış bir tutar gibi görmek; bu maddede tutar yazılı değildir, ayrıntı yönetmeliktedir.
- Bu maddeyi arabuluculuk süreçlerinin sürelerinin dayanağı saymak; süreler m.50 ve m.49'da düzenlenmiştir.
- Özel hakem kararlarının bağlayıcılığını bu maddeye dayandırmak; bu konu m.52 kapsamındadır.
- Kurulun kuruluşunu ya da üyelerin seçimini bu maddeden çıkarmak; bunlar m.54'te düzenlenmiştir.
- Yönetmeliği kanunun düzenlemediği yeni bir yükümlülük ya da süre kurmak için kullanmak; yönetmelik yalnızca kanunun yetki verdiği konularda düzenleme yapabilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yüksek Hakem Kurulunun çalışma esaslarının 6356 sayılı Kanunun 54 ila 57. maddeleri arasında düzenlendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/2170 E., 2017/1426 K., 22.11.2017)
- Arabulucuya ödenecek ücretlere ilişkin yönetmelik düzenlemelerinin dayanağının 6356 sayılı Kanunun 57. maddesi olduğu kabul edilmektedir. (13. Daire, 2017/1767 E., 2022/2731 K., 20.06.2022; 13. Daire, 2017/884 E., 2022/2732 K., 20.06.2022)
- Yönetmelikte yapılan değişikliklerin Kurulun başkanlığına ilişkin düzenlemeler de dahil olmak üzere bu maddeye dayandırıldığı ve Bakanlığın yönetmelik değişikliği talebinin kanuna uygunluk değerlendirmesine tabi olduğu kabul edilmektedir. (10. Daire, 2016/1223 E., 2021/1516 K., 01.04.2021)
- Yüksek Hakem Kurulunun çalışma usul ve esaslarının bu maddeye göre çıkarılan yönetmelikle belirlendiği kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/3773 E., 2022/772 K., 07.03.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Yönetmelikle düzenlenen bir ücret, tazminat ya da usul kuralının kanuni dayanağının bu madde olduğunu ileri süren taraf, dayanağı ortaya koymakla yükümlüdür.
- Yönetmeliğin Maliye Bakanlığının görüşü alınarak çıkarıldığını ileri süren taraf, bu görüşün alındığını yazılı belgeyle ortaya koymalıdır; aksi halde bu usul eksikliğini ileri süren karşı taraf, eksikliği belge üzerinden tespit ettirmelidir.
- Yönetmelik hükmünün kanunun sınırını aştığını ileri süren taraf, kanunun ilgili maddesi ile yönetmelik hükmünü karşılaştırarak bu aşımı ispat etmelidir.
- Ücret ve tazminat ödemesi talep edilen taraf, ödeme miktarının yönetmelikteki tutarla uyumlu olduğunu belgeyle göstermelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.49: Uyuşmazlığın tespiti ve arabuluculuk başvurusunun dayanağıdır; arabulucuya ilişkin yönetmelik bu aşamadan sonra devreye girer.
- 6356 m.50: Arabulucunun görevlendirilmesi, süreleri ve tutanakla sona erme usulünü düzenler; bu maddede yönetmeliğe bırakılan arabulucu nitelik, seçim ve ücret konularının kanuni çerçevesidir.
- 6356 m.52: Özel hakem başvurusu, özel hakem kararlarının niteliği ve özel hakem usulünün yönetmelikle düzenleneceği hükmünün dayanağıdır.
- 6356 m.54: Yüksek Hakem Kurulunun kuruluşunu ve üyelerinin seçimini düzenler; bu maddedeki çalışma esaslarının dayandığı kurumdur.
- 6356 m.56: Kurulun toplanma ve inceleme usulünü düzenler; bu maddede yönetmeliğe bırakılan çalışma usul ve esasları ile birlikte okunur.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| altı iş günü | m.49 | (1) Toplu görüşme için kararlaştırılan ilk toplantıya taraflardan biri gelmez veya geldiği hâlde görüşmeye başlamazsa, toplu görüşmeye başladıktan sonra toplantıya devam etmezse veya taraflar toplu görüşme süresi içerisinde… |
| altı iş günü | m.50 | (1) Uyuşmazlık yazısını alan görevli makam altı iş günü içinde taraflardan en az birinin katılımı ile veya katılım olmazsa resen, resmî listede bir arabulucu görevlendirir. |
| on beş gün | m.50 | (3) Arabulucunun görevi kendisine yapılacak bildirimden itibaren on beş gün sürer. |
| üç iş günü | m.50 | (5) Arabuluculuk süresinin sonunda anlaşma sağlanamamışsa, arabulucu üç iş günü içinde uyuşmazlığı belirleyen bir tutanak düzenler ve uyuşmazlığın sona erdirilmesi için gerekli gördüğü önerileri de ekleyerek görevli makama tevdi eder. |
| altı iş günü | m.51 | (1) Grev oylaması sonucunda grev yapılmaması yönündeki kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde işçi sendikası; grev ve lokavtın yasak olduğu uyuşmazlıklarda 50 nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen tutanağın tebliğinden… |
| iki ay | m.53 | Mahkeme en geç iki ay içinde karar verir. |
| iki yıl | m.54 | (2) Seçimle gelen üyeler, iki yıl için seçilir ve yeniden seçilmeleri mümkündür. |
| üç ay | m.54 | Yüksek Hakem Kuruluna katılacak üyelerin seçilmesi, her seçim döneminden üç ay önce Bakanlıkça ilgili makam ve kuruluşlardan istenir. |
| altı iş günü | m.56 | (1) Yüksek Hakem Kurulu başvuru dilekçesinin alındığı günden başlayarak altı iş günü içinde başkan ve en az beş üyenin katılımı ile toplanır. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
29 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2783 E., 2017/1427 K., 22.11.2017İlgili madde: m.49, m.50
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/2170 E., 2017/1426 K., 22.11.2017İlgili madde: m.54, m.55, m.56, m.57
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/317 E., 2013/1486 K., 23.10.2013İlgili madde: m.53
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/9804 E., 2026/531 K., 22.01.2026İlgili madde: m.50
- 3. Hukuk Dairesi, 2024/3208 E., 2025/5240 K., 04.11.2025İlgili madde: m.51
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/13066 E., 2024/14983 K., 21.11.2024İlgili madde: m.49
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/12153 E., 2024/14317 K., 24.10.2024İlgili madde: m.51
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/10496 E., 2024/13920 K., 21.10.2024İlgili madde: m.54
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/10497 E., 2024/13921 K., 21.10.2024İlgili madde: m.54
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/10498 E., 2024/13922 K., 21.10.2024İlgili madde: m.54
Diğer 19 karar
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/7607 E., 2024/10552 K., 04.07.2024İlgili madde: m.49
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/7656 E., 2024/10553 K., 04.07.2024İlgili madde: m.51
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/6486 E., 2024/9391 K., 30.05.2024İlgili madde: m.50
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/17555 E., 2023/16356 K., 31.10.2023İlgili madde: m.53
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/11031 E., 2023/16295 K., 30.10.2023İlgili madde: m.51
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/8992 E., 2023/6947 K., 11.05.2023İlgili madde: m.49
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/14068 E., 2022/14366 K., 03.11.2022İlgili madde: m.49
- 13. Daire, 2017/1767 E., 2022/2731 K., 20.06.2022İlgili madde: m.50, m.57
- 13. Daire, 2017/884 E., 2022/2732 K., 20.06.2022İlgili madde: m.50, m.57
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/3773 E., 2022/772 K., 07.03.2022İlgili madde: m.54, m.57
- 10. Daire, 2016/1223 E., 2021/1516 K., 01.04.2021İlgili madde: m.54, m.57
- 9. Hukuk Dairesi, 2021/2511 E., 2021/6894 K., 25.03.2021İlgili madde: m.53
- 9. Hukuk Dairesi, 2021/2512 E., 2021/6895 K., 25.03.2021İlgili madde: m.53
- 9. Hukuk Dairesi, 2021/2513 E., 2021/6896 K., 25.03.2021İlgili madde: m.53
- 9. Hukuk Dairesi, 2021/2514 E., 2021/6897 K., 25.03.2021İlgili madde: m.53
- 9. Hukuk Dairesi, 2020/282 E., 2020/1960 K., 12.02.2020İlgili madde: m.52
- 22. Hukuk Dairesi, 2014/27506 E., 2014/28287 K., 20.10.2014İlgili madde: m.51
- 22. Hukuk Dairesi, 2014/16453 E., 2014/22444 K., 15.07.2014İlgili madde: m.51
- 7. Hukuk Dairesi, 2013/27272 E., 2014/126 K., 13.01.2014İlgili madde: m.49, m.50
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 12.10.2017 (m.53).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 2.3. Toplu İş Sözleşmesi bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış