Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu
Toplu iş sözleşmesinin yapılması
Kısaca
6356 sayılı Kanun'un 41. maddesi, işçi sendikasının ve işveren sendikasının ya da sendika üyesi olmayan işverenin toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olma koşullarını düzenler; işçi sendikası bakımından işkolu barajını, işyeri ve işletme düzeyinde çoğunluk şartını, birden çok sendika bulunan işletmede yetkinin kime ait olacağını, işveren tarafının yetkisini ve yetki istatistiklerinin esas alınmasını, itiraz yolunu ve Bakanlığın üyelik bildirimlerini esas almasını kapsar.
Kapsam
Bu konu, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.41–48 hükümlerini kapsar.
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.41Yetki
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.42Yetki tespiti için başvuru
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.43Yetki itirazı
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.44Yetki belgesi
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.45Yetki belgesi bulunmaksızın yapılan toplu iş sözleşmesi
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.46Toplu görüşmeye çağrı
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.47Toplu görüşmenin başlaması ve süresi
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.48Toplu iş sözleşmesinin imzalanması, tevdi edilmesi ve işyerinde ilanı
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.41 — Yetki
6356 sayılı Kanun'un 41. maddesi, işçi sendikasının ve işveren sendikasının ya da sendika üyesi olmayan işverenin toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olma koşullarını düzenler; işçi sendikası bakımından işkolu barajını, işyeri ve işletme düzeyinde çoğunluk şartını, birden çok sendika bulunan işletmede yetkinin kime ait olacağını, işveren tarafının yetkisini ve yetki istatistiklerinin esas alınmasını, itiraz yolunu ve Bakanlığın üyelik bildirimlerini esas almasını kapsar. Madde, işçi tarafında sendikalara, işveren tarafında işveren sendikasına ve sendika üyesi olmayan işverene uygulanır. Yetki tespit başvurusunun usulünü (m.42), yetki belgesinin verilmesini (m.44), yetki belgesinin hükümsüzlük davasını (m.45), toplu görüşmeye çağrıyı (m.46) ve uyuşmazlık çözümünü (m.49-50) düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde yer alır. Teşmil ve yetki için başvurunun teşmil üzerindeki etkisi m.40'ta düzenlenmiştir.
Yetki: hangi şartlar aranır?
- İşçi sendikasının faaliyet gösterdiği işkolunda istihdam edilen işçilerden asgari yüzde birinin üyesi olması gerekir; bu oran Bakanlığın yayımladığı istatistikle belirlenir.
- İşyeri toplu iş sözleşmesi için sendikanın, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının üyesi olması gerekir.
- İşletme toplu iş sözleşmesi için sendikanın, işletmede çalışan işçilerin yüzde kırkının üyesi olması gerekir; bu hesap işyerleri bir bütün olarak alınarak yapılır.
- İşletmede birden çok sendikanın yüzde kırk veya daha fazla üyesi bulunuyorsa, başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendikanın yetkili olması gerekir.
- İşveren tarafında, işveren sendikasının üyesi işverenlere ait işyeri veya işyerleri için, sendika üyesi olmayan işverenin ise kendi işyeri veya işyerleri için yetki bulunması gerekir.
- İstatistiğe yapılan itiraz on beş gün içinde Ankara İş Mahkemesine başvurularak yapılmalıdır; itiraz yapılmamışsa istatistik kesinleşir.
Yetki: hangi sonuçları doğurur?
- Yayımlanan istatistik on beş gün içinde itiraz edilmezse kesinleşir ve yüzde bir barajının hesabında esas alınır.
- İstatistiğe itiraz yapıldığında, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemleri durur.
- Yetki şartlarını taşıyan işçi sendikası toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olur; şartların eksik olması halinde yetki doğmaz.
- İşletmede yüzde kırk çoğunluğu sağlayan birden çok sendika varsa, en çok üyeye sahip olan dışındaki sendikalar yetki kazanmaz.
- Yetki istatistiği yayımlandıktan sonra yetki başvurusunda bulunan sendikanın yetkisi, daha sonra yayımlanacak istatistikle etkilenmez.
- Bakanlık yetkili sendikayı belirlerken üyelik ve üyelikten çekilme bildirimlerini ile SGK'ya yapılan işçi bildirimlerini esas alır.
İşyeri ile işletme yetki şartı arasındaki fark nedir?
İşyeri toplu iş sözleşmesinde, başvuru tarihinde o işyerinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının üyesi olunması aranır.
İşletme toplu iş sözleşmesinde işyerleri bir bütün olarak alınır ve işletmede çalışan işçilerin yüzde kırkının üyesi olunması yeterlidir.
İşletme düzeyinde eşik düşük tutulmuş, işverenin tüm işyerlerini kapsayan tek bir toplu iş sözleşmesi yapılması sağlanmıştır.
Tek sendika ile birden çok sendika (işletme) arasındaki fark nedir?
İşletmede yalnızca bir sendikanın yüzde kırk ve üzerinde üyesi varsa o sendika yetkilidir.
İşletmede birden çok sendikanın yüzde kırk veya daha fazla üyesi bulunuyorsa, başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika yetkili olur.
Eşiği aşan sendikalar arasında üye sayısı üstünlüğü belirleyicidir.
İşçi sendikası ile işveren sendikası ve sendika üyesi olmayan işveren arasındaki fark nedir?
İşçi tarafında yetki, işkolu barajı ve çoğunluk şartına bağlıdır.
İşveren tarafında işveren sendikası üyesi işverenler için, sendika üyesi olmayan işveren kendi işyeri için yetkilidir.
İşveren tarafında yetki tespiti bu maddedeki çoğunluk şartına bağlanmamıştır.
Yetki barajı ile yetki istatistiği yayım dönemi arasındaki fark nedir?
Yüzde bir oranı, Bakanlıkça ocak ve temmuz aylarında yayımlanan istatistiklere göre tespit edilir.
Yayımlanan istatistik, yeni istatistik yayımlanıncaya kadar geçerlidir ve yetki başvurusu yapan sendikanın yetkisini sonradan yayımlanacak istatistikler etkilemez.
Başvuru tarihindeki istatistik esas alınır; sonradan yayımlanan istatistik mevcut yetkiyi kendiliğinden düşürmez.
Yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İşletme toplu iş sözleşmesinde yüzde kırk hesabını işyeri bazında yapmak; işyerleri bir bütün olarak alınmalıdır.
- İşyeri toplu iş sözleşmesindeki yarıdan fazla çoğunluğu işletme için de aramak; işletme düzeyinde yüzde kırk yeterlidir.
- Yüzde bir barajını sendikanın toplam üye sayısına göre hesaplamak; hesap kurulu bulunduğu işkolundaki çalışan işçi sayısı ve Bakanlık istatistiğine göre yapılmalıdır.
- Birden çok sendika bulunan işletmede yüzde kırk eşiğini geçen ilk sendikaya yetki vermek; başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika yetkilidir.
- İstatistiğe itirazın süresini sonraki bir tarihten saymak; on beş gün istatistiğin yayımlanmasından itibaren işler.
- Sendika üyesi olmayan işverenin yetkisini işveren sendikasının yetkisiyle karıştırmak; her biri kendi kapsamında ayrı yetkiye sahiptir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İşletme toplu iş sözleşmesinde yüzde kırk hesabında işyerlerindeki işçi sayısının işyerleri bir bütün olarak alınarak belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/2040 E., 2017/1543 K., 06.12.2017; 9. Hukuk Dairesi, 2024/8563 E., 2024/10387 K., 01.07.2024)
- Yetki tespit başvurusunda işyerinde çalışan işçi sayısının ve üye sayısının Bakanlık kayıtları ve SGK bildirimleri ile karşılaştırılarak incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2023/14558 E., 2023/17102 K., 09.11.2023; 9. Hukuk Dairesi, 2023/13468 E., 2023/12246 K., 18.09.2023)
- Yüzde bir barajının, Bakanlığın yayımladığı istatistiğe göre başvuru tarihi itibarıyla tespit edildiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2023/17746 E., 2023/14567 K., 16.10.2023)
- Yetki şartlarının başvuru tarihinde var olup olmadığının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2023/13468 E., 2023/12246 K., 18.09.2023)
Nasıl ispat edilir?
- İşçi sendikası yetki kazanmak için kurulu bulunduğu işkolunda yüzde birlik üyelik oranını ve işyeri ya da işletmede çoğunluk şartını sağlamak zorundadır; bu şartların varlığını ispat yükü başvuran sendikadadır.
- Yüzde bir oranı için Bakanlığın yayımladığı ocak veya temmuz istatistiği esas alınır; bu istatistiğin gerçeğe aykırı olduğunu ileri süren taraf on beş gün içinde Ankara İş Mahkemesine itiraz etmek ve bu iddiasını ispatlamak zorundadır.
- İşyeri veya işletmedeki çalışan işçi sayısı ile sendika üyelerinin sayısı, Bakanlığa yapılan üyelik bildirimleri ve Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimleri ile belirlenir; yazılı kayıtlar üyelik ve çalışma sayısında esas belgedir.
- Üyelik ve üyelikten çekilme bildirimlerinin Bakanlığa veya SGK'ya zamanında yapılıp yapılmadığı, bildirimin geçerliliği bakımından karşı tarafça ileri sürülebilir ve bu kayıtlar ispat araçlarıdır.
- İşletmede birden çok sendikanın üye sayısı karşılaştırıldığında, başvuru tarihindeki üye sayısına ilişkin kayıtlar delil olarak kullanılır; üstünlük iddiası ileri süren taraf tarafından ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.40: Teşmil edilen toplu iş sözleşmesinin bulunduğu işyerinde yetki için başvuru yapılması ve teşmil kararının yetki sürecinde alınamaması bakımından bu maddeyle ilişkilidir.
- 6356 m.42: Yetki tespiti için başvuru usulünü ve Bakanlığın başvuruyu bildirme yükümlülüğünü düzenler; bu maddedeki yetki şartlarının uygulanmasını sağlar.
- 6356 m.44: Yetki tespitinin kesinleşmesinin ardından yetki belgesinin verilmesini düzenler; yetki şartlarının sonucu olarak belge verilir.
- 6356 m.45: Yetki belgesi bulunmadan yapılan toplu iş sözleşmesinde yetki şartlarının eksikliği nedeniyle hükümsüzlük davasını düzenler.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.42 — Yetki tespiti için başvuru
Bu madde, toplu iş sözleşmesi yapma yetkisinin tespiti için Bakanlığa yapılacak başvuruyu, başvurunun kimler tarafından yapılabileceğini, Bakanlığın bu başvuru üzerine ilgililere yapacağı bildirimi ve sigortalılık bildirimlerinin yetki tespitinde dikkate alınma koşulunu düzenler. Başvuruyu yapan işçi sendikası, işveren sendikası ve sendika üyesi olmayan işveren bakımından uygulanır. Yetki tespitine karşı itiraz süreci, yetki belgesinin verilmesi, yetki şartlarının ayrıntısı ve yetki tespitine ilişkin usul ve esaslar bu maddede düzenlenmez; bunlar sırasıyla itiraz (m.43), yetki belgesi (m.44) ve yetki şartları (m.39) ile yönetmelik (m.42/5 uyarınca çıkarılacak yönetmelik) kapsamındadır.
Yetki tespiti için başvuru: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yetki tespiti
- Bakanlığın, başvuru tarihindeki kayıtlara göre hangi işçi sendikasının toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğunu belirlemesidir. Tespit, başvuru anındaki durumu esas alır; sonradan değişen üye sayısı veya işveren değişikliği tespiti kendiliğinden etkilemez.
- Olumlu yetki tespiti
- Bakanlığın bir işçi sendikasını yetkili bulması halidir. Bu hâlde başvuru, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısıyla birlikte işveren tarafına bildirilir.
- Olumsuz yetki tespiti
- İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmaması ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmamasıdır. Bu durumda bilgiler yalnızca başvuruyu yapan tarafa bildirilir.
- Tespit yazısı
- Bakanlığın olumlu yetki tespitini ilgililere bildiren yazıdır. Bu yazının tebliği, itiraz süresinin başlangıcı olarak önemlidir.
- Sigortalılık bildirimi
- İş sözleşmesi kapsamında sigortalılığın başlangıcı ve sona ermesine ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bildirimdir. Yasal süresi içinde yapılmayanlar yetki tespitinde dikkate alınmaz.
Yetki tespiti için başvuru: hangi sonuçları doğurur?
- Bakanlık, başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ederse, başvuruyu altı iş günü içinde işveren sendikasına veya sendika üyesi olmayan işverene bildirir.
- Bakanlık, işçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığını ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığını tespit ederse, bu bilgiler yalnızca başvuruyu yapan tarafa bildirilir ve karşı tarafa bildirim yapılmaz.
- Yetki tespiti başvuru tarihindeki kayıtlara göre yapıldığından, başvurudan sonra üye sayısının azalması veya işverenin değişmesi tespiti kendiliğinden geçersiz kılmaz.
- Sigortalılığın başlangıcı ve sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz; bu bildirimlere dayanan işçi ve üye sayıları tespit hesabının dışında kalır.
- Yetki tespitine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir; bu madde tek başına tüm usulü tamamlamaz.
- Madde, yetki tespitinin dayanağı olan işçi ve üye sayısını hesaplama yöntemini ayrıntılı olarak göstermez; bu hesap yetki şartları ve yönetmelik düzeyinde ele alınır.
Olumlu yetki tespiti ile olumsuz yetki tespiti arasındaki fark nedir?
Bakanlık başvuru tarihindeki kayıtlara göre bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısıyla birlikte işveren tarafına bildirir.
İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığı ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığı tespit edildiğinde bilgiler yalnızca başvuruyu yapan tarafa bildirilir.
Olumlu tespitte bildirim işveren sendikasına ya da üye olmayan işverene altı iş günü içinde yapılır ve itiraz süreci başlar; olumsuz tespitte bildirim karşı tarafa gitmez, yalnızca başvuran tarafa yapılır.
Başvuran işçi sendikası ile başvuran işveren arasındaki fark nedir?
Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak kendi yetkisinin tespitini ister.
İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren, yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir.
Başvuru yönü değişir; işveren tarafı da yetkili sendikanın belirlenmesini Bakanlıktan isteyebilir.
Tespit yazısını alan taraf ile yalnızca başvuran taraf arasındaki fark nedir?
Olumlu tespit yazısının tebliğ edildiği işçi veya işveren sendikası ya da sendika üyesi olmayan işveren, 43. madde uyarınca itiraz edebilir.
Olumsuz tespitte bilgi yalnızca başvuruyu yapan tarafa verilir ve karşı tarafın bu bildirime ilişkin itiraz süreci işlemez.
İtiraz hakkı olumlu tespit yazısının muhatabına tanınmıştır; olumsuz tespitte süreç başvuran taraf bakımından yürür.
Olumsuz tespite karşı dava ile olumlu tespite itiraz arasındaki fark nedir?
Yetki şartlarını taşımadığı bildirilen işçi sendikası, 43. maddeye göre altı iş günü içinde, yetkili olup olmadığının belirlenmesi amacıyla tespit davası açabilir.
Olumlu tespit yazısını alan taraf ise tebliğden itibaren altı iş günü içinde itiraz eder ve mahkemeye itiraz dilekçesi verilir.
Her iki yolda da süre altı iş günüdür ancak açılan yol ve dilekçenin niteliği farklıdır.
Sigortalılık bildirimi yapılmış ile yasal süresi içinde yapılmamış bildirim arasındaki fark nedir?
Sigortalılığın başlangıcı ve sona ermesine ilişkin bildirimler yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmışsa işçi sayısında dikkate alınır.
Yasal süresi içinde yapılmamış bildirimler yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz.
Yasal süresi içinde yapılmayan bildirimlere dayanan üyeler ve çalışanlar tespitte değerlendirme dışı kalır.
Yetki tespiti için başvuru: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yetki tespitini sonraki üye sayısına göre yapmak; tespit başvuru tarihindeki kayıtlara göre yapılır, sonradan değişen üyelik göz önüne alınmaz.
- Olumsuz tespit bildirimini karşı tarafa da göndermek; bu hâlde bilgiler yalnızca başvuruyu yapan tarafa verilir.
- Altı iş günü süresini bildirim ile itiraz süresiyle karıştırmak; bildirim Bakanlığın yükümlülüğü, itiraz ise tebliğden sonra ilgililerin hakkıdır ve farklı süre ve yollara tabidir.
- Sigortalılık bildirimlerini süre kontrolü yapmadan tespit hesabına dahil etmek; yasal süresi içinde yapılmamış bildirimler dikkate alınmaz.
- Yetki tespitinin bu maddede ayrıntılı olarak düzenlendiğini varsaymak; usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yetki tespitinin başvuru tarihindeki kayıtlara göre yapılması gerektiği, sonradan azalan üyelik veya değişen işverenin tespiti etkilemeyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/567 E., 2024/42 K., 31.01.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/595 E., 2024/43 K., 31.01.2024)
- Yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayan sigortalılık bildirimlerinin tespitte dikkate alınmayacağı, bu hükmün yönetmelikteki düzenlemeyle birlikte okunması gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2022/8796 E., 2022/10334 K., 22.09.2022; 9. Hukuk Dairesi, 2022/4262 E., 2022/6906 K., 01.06.2022)
- Sendika üyeliğinin, üyelik başvurusunun sendikaca kabul edilmesiyle kazanıldığı; yetki için başvuru tarihinde kabul edilmiş üyelerin dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2022/4292 E., 2022/5457 K., 28.04.2022)
- Yetki tespitine ilişkin itirazlarda, tespit için dayanılan işçi ve üye sayısının somut delille tartışılması gerektiği ve delilsiz itirazların incelenmeksizin reddedildiği kabul edilmektedir. (22. Hukuk Dairesi, 2019/7497 E., 2019/19812 K., 24.10.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Yetki tespiti talebinde bulunan işçi sendikası, işkolunda kurulu olduğunu ve yetki şartlarını taşıdığını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat Bakanlık kayıtları ve başvuru tarihindeki üye listesi ile yapılır.
- Sigortalılık bildirimlerinin yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapıldığını ileri süren taraf, bunu SGK kayıtlarıyla ispatlamalıdır; yasal süre dışında yapılan bildirimlerin tespitte dikkate alınmadığı hususu, sayım yapan Bakanlık tarafından kayıtlara dayanarak değerlendirilir.
- Yetki başvurusunu yapan işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren, yetkili işçi sendikasının tespitini istediğinde, işçi sendikasının yetki şartlarını taşımadığını ileri sürüyorsa bunu Bakanlık kayıtlarına veya somut delile dayanarak ortaya koymalıdır.
- Üyelik sayısına ilişkin ileri sürülen iddialar Bakanlık kayıtlarında ve üyelik başvurularının kabul tarihlerinde aranır; başvuru tarihinde kabul edilmiş üyeler dikkate alınır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.41: Yetki tespitinin dayanacağı işçi ve üye sayısının esas alınacağı istatistiğin yayımı ve itiraz usulünü düzenler; bu madde ile birlikte okunur.
- 6356 m.43: Bu maddede bildirilen yetki tespitine karşı itiraz ve olumsuz tespit sonrası dava yolunu düzenler; altı iş günlük süreler ve yüzde bir eşiği oradadır.
- 6356 m.44: Yetki tespitinin ardından yetki belgesinin verilmesini düzenler; tespit ve itiraz sürecinin sonucu oradan doğar.
- 6356 m.39: Yetki tespitine dayanak olan yetki şartlarını (işkolu ve işyeri çoğunluğu) düzenler.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.43 — Yetki itirazı
Madde, Bakanlığın yetki tespit yazısının tebliğinden sonra işçi veya işveren sendikalarının ya da sendika üyesi olmayan işverenin yetki tespitine karşı mahkemeye yapacağı itirazı düzenler. Dilekçenin görevli makama kaydettirilmesi, itirazın sınırları, sınırlı yetki itirazı (yüzde bir eşiği), itirazın incelenmeksizin reddi, itirazın kısmen duruşmasız kesin karara bağlanması ve temyiz süreleri ile olumsuz tespit alan işçi sendikasının yetki tespiti davası açma hakkı ile bu davanın sonuçlandırma süresi ile itirazın yetki işlemlerini durdurması bu maddenin konusudur. Maddeyi işçi sendikalarına, işveren sendikalarına ve sendika üyesi olmayan işverenlere uygulanır. Yetki tespitinin Bakanlıkça yapılmasına ilişkin esaslar (m.41, m.42), yetki belgesinin verilmesi ve toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğü (m.44), toplu görüşmeye çağrı (m.46) bu maddede düzenlenmez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. İşletme niteliğine ilişkin uyuşmazlıkların çözümü ise 6356 sayılı Kanunun 34. maddesindeki ayrı usulle yürür.
Yetki itirazı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yetki itirazı
- Bakanlığın yetki tespit yazısına karşı, tespitin dayandığı yetki şartlarının bulunup bulunmadığını mahkemede ileri sürme yoludur. Tebliğden itibaren altı iş günü içinde yapılır ve nedenlerinin gösterilmesi gerekir.
- Tespit yazısı
- Bakanlığın, başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasını yetkili gördüğünde işçi ve üye sayılarını bildirerek ilgililere gönderdiği yazıdır. İtiraz süresi bu yazının tebliği ile başlar.
- Görevli makam
- İtiraz dilekçesinin mahkemeye verilmeden önce kayda geçirildiği idari makamdır. Kayıt ettirme, itirazın dava koşulu niteliğindeki ön adımıdır.
- Yetki şartları
- Bir işçi sendikasının toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi için aranan asgari üye oranı gibi koşullardır. Madde bunları ayrıca tanımlamaz; işkolundaki işçilerin yüzde birinden az üyesi olan işçi sendikası itiraz yapamaz.
- Yetki tespiti davası
- Olumsuz tespit alan işçi sendikasının, kendisinin yetkili olduğunun tespiti için açtığı davadır. Açılma süresi altı iş günüdür ve mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır.
- Maddi hata
- İşçi ve üye sayılarının tespitinde Bakanlığın kayıt hatası gibi somut bir yanlışlığı ifade eder. Bu tür itirazlar duruşmasız ve altı iş günü içinde kesin olarak karara bağlanır.
Yetki itirazı: hangi şartlar aranır?
- İtiraz eden tarafın, tespit yazısını kendisine tebliğ edilmiş işçi sendikası, işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren olması gerekir.
- İtiraz, taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı ya da itiraz edenin bu şartları taşıdığı yönünde yapılmalı ve nedenleri gösterilmelidir.
- İtirazın, tebliğden itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapılması gerekir.
- İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilmelidir; kayıt ettirilmeden doğrudan sunulan itiraz bu koşulu karşılamaz.
- İşçi sendikası itiraz edecekse, kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden az üyesi bulunmamalıdır.
- İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer alması gerekir; bu delil bulunmazsa itiraz incelenmeksizin reddedilir.
- İşçi ve üye sayılarına ilişkin maddi hata veya süreye ilişkin itirazlarda mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmadan kesin karar verir; bunların dışındaki itirazlarda duruşmalı karar verilir.
Yetki itirazı: hangi sonuçları doğurur?
- Süresinde ve gerekli koşullarla yapılan itiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.
- Dilekçesinde veya ekinde somut delil bulunmayan itiraz, incelenmeksizin reddedilir.
- Kurulu bulunduğu işkolunda işçilerin yüzde birinden az üyesi bulunan işçi sendikasının yetki itirazı, mahkemece ele alınmaz.
- Maddi hata veya süre itirazı mahkemece altı iş günü içinde duruşmasız kesin olarak karara bağlanır.
- Diğer itirazlarda duruşmalı karar verilir; istinaf yoluna başvurulursa bölge adliye mahkemesi bir ay içinde karar verir, temyizde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
- İtiraz reddedilir veya süresinde yapılmazsa tespit kesinleşir ve yetki belgesi verilmesi yolu açılır (yetki belgesi bu maddede düzenlenmemiştir).
- Olumsuz tespit alan işçi sendikası altı iş günü içinde dava açmazsa, bu olumsuz tespit kesinleşir.
- Olumsuz tespit alan sendikanın açtığı dava iki ay içinde sonuçlandırılır; mahkeme, davayı işkolunda işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikalarına ve işveren tarafına bildirir.
- İtiraz yapılmadığı sürece yetki işlemleri normal akışıyla devam eder; itiraz yapılmasıyla bu işlemler durur.
İşçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasındaki fark nedir?
İşçi sendikası, itiraz hakkını kendi işkolundaki işçi üye oranının yüzde birini karşılayarak kullanabilir.
İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren için bu üye oranı eşiği aranmaz; madde yalnızca işçi sendikası için yüzde bir sınırı koyar.
Yüzde birden az üyesi olan işçi sendikasının yetki itirazı reddedilir; işveren taraf bu sınıra bağlı değildir.
Maddi hata ve süre itirazı ile diğer itirazlar arasındaki fark nedir?
İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hataya veya süreye ilişkin itirazlar.
Bunların dışındaki itirazlar, örneğin yetki şartlarının varlığına ilişkin itirazlar.
Birincisinde mahkeme altı iş günü içinde duruşmasız kesin karar verir; ikincisinde duruşma yapılır ve istinaf ile temyiz yolu açıktır, istinafta bölge adliye mahkemesi bir ay, temyizde Yargıtay bir ay içinde karar verir.
İtirazı yapan taraf ile olumsuz tespit alan işçi sendikası arasındaki fark nedir?
Tespit yazısına karşı yetki itirazı yapan taraf, yazının tebliğinden itibaren altı iş günü içinde itiraz eder.
Bakanlığın olumsuz tespitini alan işçi sendikası ise kendi yetkisini tespit için dava açar; bu dava 42. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bildirilmiş sendikaya tanınmıştır.
İtiraz dilekçesi itiraz yolu, olumsuz tespit alan sendika ise tespit davası yolunu kullanır; ikisinin süreleri ve sonuçlandırma usulleri ayrıdır.
Yetki itirazı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Altı iş gününü takvim günü olarak saymak; süre tebliğ tarihinden işlediği için tatil ve hafta sonu günleri dikkate alınmalıdır.
- İtiraz dilekçesinin görevli makama kayıt ettirilmeden doğrudan mahkemeye verilmesini yeterli saymak; bu dava koşulu eksikliğidir.
- Somut delil olmadan yapılan itirazın esasa girilerek incelenmesi; madde gereği itiraz incelenmeksizin reddedilir.
- Yüzde bir eşiğini işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren için de aramak; bu eşik yalnızca işçi sendikası için geçerlidir.
- Olumsuz tespit alan işçi sendikasının altı iş günlük dava süresini, itiraz süresiyle karıştırmak ya da dava açmadan doğrudan yetkili sendikanın tespitini talep etmek; mahkeme yetkili sendikayı kendiliğinden tespit edemez.
- Maddi hata ve süre itirazlarında duruşma yapmak; bu itirazlar duruşmasız kesin karara bağlanır.
- Diğer itirazlarda temyiz süresini on beş gün olarak almak; madde metninde temyiz için bir ay öngörülmüştür.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yetki itirazı davasında, dayanılan tespitin dayanağı olan dosya ve üye kayıt fişlerinin bulunmadığı durumda sadece itirazın reddedilmesi yerine eksik inceleme sayılacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/2387 E., 2017/1457 K., 29.11.2017)
- Yetki itirazı davasında mahkemenin yalnızca Bakanlık tespitini iptal edebileceği, kendiliğinden yetkili sendikayı tespit edemeyeceği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2020/34550 E., 15.02.2024)
- Dilekçenin görevli makama kayıt ettirilmeden mahkemeye sunulmasının dava koşulu eksikliği olduğu ve davanın usulden reddine yol açtığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/119 E., 2018/1614 K., 06.11.2018; Hukuk Genel Kurulu, 2016/2040 E., 2017/1543 K., 06.12.2017)
- Somut delil bulunmamasıyla itirazın incelenmeksizin reddedilmesinin, esasa girmeksizin reddetme anlamına geldiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/2387 E., 2017/1457 K., 29.11.2017; Hukuk Genel Kurulu, 2023/311 E., 2024/69 K., 07.02.2024)
- Temyiz sürecinde Yargıtayın, mahkeme kararlarına karşı kanunda öngörülen kısa sürede kesin karar verdiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/350 E., 2013/1529 K., 06.11.2013)
Nasıl ispat edilir?
- Yetki itirazını yapan taraf, itirazın yapıldığı tarihte tespit yazısının tebliğ tarihini ve süresinde itiraz edildiğini ispat yükü altındadır; bunun için tebliğ belgesi ve itiraz dilekçesi tarihi delil olarak kullanılır.
- İtiraz eden taraf, itirazın dayandığı yetki şartı iddiasını ve somut delili dilekçesinde veya ekinde sunmakla yükümlüdür; delil sunulmazsa itiraz incelenmeksizin reddedilir.
- İşçi ve üye sayılarına ilişkin maddi hata iddiası ileri süren taraf, bu iddiasını üye kayıt fişleri ve Bakanlık kayıtlarıyla ispatlamalıdır; üyelik durumunun Bakanlıktan istenmesi gerekebilir.
- İtirazı yapılmaksızın yetki tespitinin kesinleştiğini ileri süren taraf, itirazın süresinde yapılmadığını gösteren tebliğ tarihini ortaya koymalıdır.
- Dilekçenin görevli makama kayıt ettirildiğini ispat yükü itiraz eden tarafa aittir; kayıt belgesi bu koşulun varlığını gösterir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.42: Tespit yazısının gönderilmesine ilişkin esasları düzenler; bu maddedeki itiraz hakkı ancak 42. madde uyarınca tebliğ edilen yazıya karşı doğar. Olumsuz tespit işlemi de 42. maddenin üçüncü fıkrasıyla bu maddenin dördüncü fıkrası arasında bağ kurar.
- 6356 sayılı Kanun m.44: Yetki itirazı sonucunda yetki şartlarına sahip olunduğunun kesinleşmesi, yetki belgesinin verilmesi için dayanak oluşturur; itirazın reddi veya süresinde yapılmaması bu belgenin verilmesini doğurur.
- 6356 sayılı Kanun m.41: İşçi ve üye sayılarının tespitinde kullanılan istatistik ve itiraz usulünü düzenler; 43. maddedeki maddi hata itirazı bu istatistiğe dayanır.
- 6356 sayılı Kanun m.34: İşletme niteliğine ilişkin uyuşmazlıkları ayrı bir usul ve süreyle çözdüğü için, yetki itirazı ile işletme niteliği uyuşmazlığının birbirine karıştırılmaması gerekir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.44 — Yetki belgesi
Madde, bir işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili işçi sendikasına Bakanlıkça yetki belgesinin verilmesini düzenler. Bu verilişin iki yolu vardır: tespit yazısına süresi içinde itiraz edilmemesi ve itirazın reddi ya da yetki şartlarını sonradan kesinleşmiş mahkeme kararıyla kazanma hali. Madde, yetki belgesi alacak ilgili sendika bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: yetki tespiti başvurusu ve tespit yazısı (m.42), yetki belgesi bulunmadan yapılan toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğü ve bu davanın süresi (m.45), toplu görüşmeye çağrının süresi ve sonucu (m.46), toplu görüşmenin başlaması ve süresi (m.47). Yetki belgesine itirazın usulü ve bu itirazın süresi de bu maddenin kapsamında değildir (m.42 ve m.43).
Yetki belgesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yetki belgesi
- Bakanlıkça, toplu iş sözleşmesi yapma yetkisine sahip olduğu tespit edilen işçi sendikasına verilen belgedir. Belge verildiğinde sendikanın yetkisi kesinleşir ve belge hüküm ifade ettiği sürece yetkiye itiraz edilemez.
- Tespit yazısı
- Bakanlığın, başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ederek ilgililere gönderdiği bildirimdir. Maddedeki altı iş günü ve itiraz süreleri bu yazının tebliğinden sonra işlemeye başlar.
- Yetki şartları
- Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi için aranan koşullardır. Madde metni bunların içeriğini saymaz; 41. maddeye göre belirlenir.
- İş günü
- Altı iş günü gibi sürelerin hesabında esas alınan, tatil ve hafta sonu dışındaki günlerdir. Madde metninde bu süreler iş günü olarak belirtilmiştir.
Yetki belgesi: hangi şartlar aranır?
- Bakanlığın yetki tespiti yapmış ve bu tespiti ilgililere tespit yazısıyla bildirmiş olması gerekir.
- Tespit yazısına süresi içinde itiraz edilmemiş olmalıdır; bu durumda belge, sürenin bitimini takip eden altı iş günü içinde verilir.
- Yapılan itiraz reddedilmişse, belge reddin kesinleşmesinden sonra altı iş günü içinde verilir.
- Yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen sendikanın itirazı sonucunda yetki şartlarına sahip olduğunu tespit eden mahkeme kararı kesinleşmiş olmalıdır; belge bu kararın tebliğinden itibaren altı iş günü içinde verilir.
- Belgeyi alacak sendika ilgili sendika olmalıdır ve belge Bakanlıkça verilmelidir.
- Mevcut hüküm ifade eden bir yetki belgesi bulunuyorsa yeni belge için aynı koşullar yeniden oluşmuş olmalıdır; bu konuda madde metni açık değildir.
Yetki belgesi: hangi sonuçları doğurur?
- Koşullar gerçekleşince Bakanlık, ilgili işçi sendikasına yetki belgesi verir ve sendikanın yetkisi kesinleşir.
- Belge verildikten sonra yetkiye ilişkin itiraz, belge hüküm ifade ettiği sürece yapılamaz.
- Yetki belgesi verildiğinde işveren değişse bile yeni işveren yetkiyle bağlı olur.
- Altı iş günü içinde belge verilmezse Bakanlığın bu süreyi kaçırmasının sonucu bu maddede açıkça düzenlenmemiştir.
İtiraz yapılmamış ile itiraz reddedilmiş arasındaki fark nedir?
Tespit yazısına süresi içinde itiraz edilmemişse belge, sürenin bitiminden sonra altı iş günü içinde verilir.
Yapılan itiraz reddedilmişse süre, reddin tebliği yerine madde metnindeki ret olayına göre işler.
İki halde de altı iş günü süresi işler, ancak başlangıç anı farklıdır: itirazın olmadığı halde itiraz süresinin bitimi, itirazın reddi halinde ret kararı sonrası aşama.
Genel yetki tespiti ile mahkeme kararı ile yetki kazanma arasındaki fark nedir?
Bakanlık tespiti ve itirazın bulunmaması veya reddi yoluyla belge verilir.
Sendikanın yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilmiş olup, itiraz sonucu mahkeme kararıyla yetki şartlarını kazandığı tespit edilmişse belge verilir.
Mahkeme yolunda belge süresi, kararın kesinleşmesi ve tebliğ tarihine bağlıdır; kesinleşmeyen karar belge için yeterli değildir.
Yetki belgesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Altı iş gününü takvim günü gibi saymak; süre hesabında hafta sonu ve tatil günlerinin dışarıda tutulması gerekir.
- Kesinleşmemiş mahkeme kararının tebliğini belge için yeterli saymak; madde kesinleşmiş karar arar.
- Tespit yazısına itiraz edilmemiş olmasına rağmen, yetki şartlarının sağlanmadığını itiraz ettirmeden ileri sürmek; belge sürecinde itiraz süresi ayrıca değerlendirilir.
- Mevcut hüküm ifade eden yetki belgesi varken yeni belge verilebileceğini düşünmek; bu durumda yeni belge hükümsüz olur.
- Altı iş günü süresinin başlangıcını tespit yazısı ile belgenin verilmesi arasında karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yetki belgesi verildiğinde, süresinde itiraz edilmemiş bir tespit yazısı kesinleşmiş sayılır ve belgenin verilmesi için yalnız süre hesabı yapılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2783 E., 2017/1427 K., 22.11.2017)
- Mahkeme kararıyla yetki şartlarını kazanan sendika bakımından belgenin verilmesi, kararın kesinleşmesini ve tebliğini beklemektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/616 E., 2025/1795 K., 20.02.2025)
- Yetki belgesi, mevcut bir belge hükmünü sürdürürken yeni bir belge için kullanılamaz; yeni belgenin verilmesi bu koşulla bağlıdır. (9. Hukuk Dairesi, 2022/17616 E., 2023/1108 K., 19.01.2023)
- Çağrı ve yetki belgesi süreçlerinde, belgenin yapılmasında dayanılan başvuru ve tespit işlemlerinin usule uygun olup olmadığı incelenmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/8100 E., 2024/9895 K., 24.06.2024)
- Belge verilmesinde yalnız şekli koşulların varlığı yeterli görülmemekte, yetki şartlarının gerçekten sağlanıp sağlanmadığı araştırılmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2023/3817 E., 2023/3906 K., 14.03.2023)
- Alt işveren bakımından yetki belgesinin tebliği, uygulamada on gün içinde yapılması gereken bir yetkilendirme işlemine bağlanmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2022/11571 E., 2022/10675 K., 28.09.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Yetki belgesinin verilmesini isteyen sendika, tespit yazısının tebliğini ve itirazın olmadığını ya da reddedildiğini belgeyle ispatlamalıdır.
- Mahkeme kararıyla yetki kazanma halinde, sendika kararın kesinleştiğini ve tebliğ tarihini resmi belgeyle ispatlamalıdır.
- Yetki şartlarını sağlamadığını iddia eden taraf, bu iddiasını Bakanlık kayıtları ve mahkeme kararıyla ispatlamalıdır.
- Belgenin alınmasını engelleyen mevcut bir yetki belgesi bulunduğunu ileri süren taraf bunu Bakanlık kayıtlarıyla ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.41: Yetki şartlarını düzenler; bu maddedeki yetki belgesinin verilip verilmeyeceği bu şartlara bağlıdır.
- 6356 sayılı Kanun m.42: Yetki tespiti başvurusunu ve tespit yazısının bildirilmesini düzenler; bu maddedeki altı iş günü süresinin başlangıcı oradaki tespit yazısına bağlıdır.
- 6356 sayılı Kanun m.45: Yetki belgesi bulunmadan yapılan toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğünü düzenler; yetki belgesinin hükmü ile sözleşmenin geçerliliği arasındaki ilişkiyi kurar.
- 6356 sayılı Kanun m.46: Yetki belgesinin alındığı tarihten itibaren on beş günlük toplu görüşmeye çağrı süresini düzenler; belge verildikten sonra bu süre işler.
- 6356 sayılı Kanun m.47: Çağrının tebliğinden sonra toplu görüşmenin başlamasını ve süresini düzenler; yetki belgesinden sonraki sürecin devamıdır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.45 — Yetki belgesi bulunmaksızın yapılan toplu iş sözleşmesi
Bu madde, yetki belgesi bulunmadan yapılmış bir toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğünü ve bu hükümsüzlüğün ileri sürülme usulünü düzenler. Sözleşme tarafı olan işçi sendikası, işveren sendikası veya işverenin yetki şartlarına sahip olmaması hâlinde hükümsüzlük davasının kimler tarafından ve hangi süre içinde açılabileceğini; mahkemenin dava sırasında sözleşmenin uygulanmasını durdurabileceğini belirtir. Madde ilgililer ile Bakanlığı davacı olarak kapsar. Yetki belgesinin verilme şartlarını düzenlemez (m.44), yetki tespiti başvurusunu düzenlemez (m.42), toplu görüşme çağrısını düzenlemez (m.46). Hükümsüzlük davasının görevli mahkemesi ve yazılı şekil koşulunun geçerlilik sonucu da bu maddede yer almaz.
Yetki belgesi bulunmaksızın yapılan toplu iş sözleşmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Yetki belgesi olmadan yapılan sözleşmede taraflardan birinin ya da ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı tespit edilirse, sözleşme hükümsüzlük davasıyla geçersiz kılınabilir.
- Kırk beş gün içinde dava açılmazsa sözleşmenin hükümsüzlüğü artık ileri sürülemez ve sözleşme geçerli hâle gelir.
- Taraflar yetki şartlarına sahipse, yalnızca yetki belgesinin alınmamış olması sözleşmeyi hükümsüz kılmaz.
- Talep hâlinde mahkeme, dava sonuna kadar sözleşmenin uygulanmasını durdurabilir; talep yoksa sözleşme dava sürerken uygulanmaya devam eder.
- Hükümsüzlük davası kırk beş gün içinde açılırsa mahkeme yetkisizliği tespit ederek sözleşmeyi hükümsüz sayabilir.
- Ehliyet eksikliğinden doğan kesin geçersizlik bu maddedeki süreye bağlı değildir ve her zaman ileri sürülebilir.
Mahkemenin uygulamayı durdurması ile durdurulmaması arasındaki fark nedir?
Talep hâlinde, dava sonuna kadar uygulamanın durdurulduğu hal.
Talep bulunmayan ya da durdurma kararı verilmeyen hal.
Talep üzerine mahkeme sözleşmenin uygulanmasını dava sonuna kadar durdurabilir; talep yoksa sözleşme dava sürerken uygulanmaya devam eder.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.44: Yetki belgesinin verilme koşullarını düzenler; m.45, bu belgenin bulunmadığı hâlde yapılan sözleşmenin hükümsüzlüğünü konu alır.
- 6356 m.42: Yetki tespiti başvurusunu ve Bakanlığın tespit yazısını düzenler; m.45'teki kırk beş günlük sürenin başlangıcı olan 'durumun tespiti' bu tespit sürecine bağlıdır.
- 6356 m.46: Yetki belgesinin alınmasından sonra yapılacak toplu görüşme çağrısını düzenler; belgenin hükmünün kalkıp kalkmadığı bu maddeye bağlıdır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.46 — Toplu görüşmeye çağrı
Madde, yetki belgesi alan işçi sendikasının veya diğer tarafın toplu görüşmeye çağrı yapmasına ilişkin süreyi, çağrının görevli makama bildirilmesini, çağrı süresi içinde yapılmamasının sonucunu ve çağrıyı yapan tarafın tekliflerini çağrı süresi içinde karşı tarafa vermesi yükümlülüğünü düzenler. Kural, yetki belgesinin bulunduğu toplu iş sözleşmesi sürecinde taraflardan birine uygulanır. Maddede; toplu görüşmenin yer, gün ve saatinin belirlenmesi, ilk toplantıya gelmeme sonucunda yetkinin düşmesi ve uyuşmazlık süreçleri düzenlenmez. Toplu görüşmenin başlaması ve süresi (m.47), uyuşmazlığın tespiti (m.49) ve yetki belgesinin verilmesi (m.44) ayrı maddelerde yer alır. Yetki belgesinin hükümsüzlüğü için dava süresi (m.45) de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Toplu görüşmeye çağrı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Toplu görüşmeye çağrı
- Yetki belgesi sahibi taraflardan birinin karşı tarafa toplu görüşmeye katılması için yaptığı resmi bildirimdir. Çağrının yapılması, yetki belgesinin alındığı tarihten itibaren on beş gün içinde gerçekleşmelidir.
- Yetki belgesinin hükmü
- Yetki belgesinin sendikaya toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi veren geçerlilik durumudur. Çağrı süresi içinde çağrı yapılmazsa bu hüküm sona erer.
- Çağrı süresi
- Yetki belgesinin alındığı tarihten itibaren on beş günlük süredir. Hem çağrının yapılması hem de tekliflerin karşı tarafa verilmesi bu süre içinde gerçekleşmelidir.
- Teklifler bütünü
- Çağrıyı yapan tarafın toplu görüşmede ileri süreceği tekliflerin tamamıdır. Bu tekliflerin çağrı süresi içinde karşı tarafa verilmesi gerekir.
- Görevli makam
- Çağrı tarihinin bildirildiği, toplu iş ilişkilerinde idari işlemleri yürüten makamdır. Çağrı tarihi derhal bu makama bildirilir.
Toplu görüşmeye çağrı: hangi şartlar aranır?
- Yetki belgesinin alındığı tarihten itibaren on beş gün içinde karşı tarafın toplu görüşmeye çağrılmış olması gerekir.
- Çağrı tarihinin çağrıyı yapan tarafça derhâl görevli makama bildirilmesi gerekir.
- Çağrıyı yapan tarafın, toplu görüşmede ileri süreceği tekliflerin bütününü çağrı süresi içinde karşı tarafa vermesi gerekir.
- Çağrının karşı tarafa on beş gün içinde ulaşmış olması gerekmez; sürede gönderilmiş olması yeterlidir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/8100 E., 2024/9895 K., 24.06.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2025/4875 E., 2025/5293 K., 23.06.2025)
- Tekliflerin bütününün verilmesi zorunluluğu, tarafların toplu görüşmede tekliflerde değişiklik yapma haklarını ortadan kaldırmaz; bu hak saklıdır.
Toplu görüşmeye çağrı: hangi sonuçları doğurur?
- On beş gün içinde çağrı yapılırsa yetki belgesi geçerliliğini korur ve toplu görüşme süreci başlar.
- On beş gün içinde çağrı yapılmazsa yetki belgesinin hükmü kalmaz.
- Çağrı tarihi derhâl görevli makama bildirilmelidir; bildirim yapılmaması, çağrının yapılmış olması sonucunu ortadan kaldırmaz ancak ayrı bir usul eksikliği oluşturur.
- Tekliflerin bütününün verilmesi, sonraki görüşmelerde tekliflerde değişiklik yapılmasını engellemez; bu hak saklıdır.
- Çağrının yapıldığı taraf, çağrının yapıldığı işyerinde yetkinin devamı açısından yetki belgesinin hükmünü korur.
Çağrı yapılması ile çağrı yapılmaması arasındaki fark nedir?
On beş gün içinde karşı tarafa çağrı yapılan hal, süreye uyulmuş sayılır.
On beş gün içinde çağrı yapılmayan hal, sürenin kaçırılmasıdır.
Süre içinde çağrı yapılmazsa yetki belgesinin hükmü kalmaz; yetki belgesi sona erer.
Çağrının gönderilmesi ile karşı tarafa ulaşması arasındaki fark nedir?
Çağrının on beş gün içinde gönderilmesi, süre bakımından yeterlidir.
Çağrının karşı tarafa on beş gün içinde ulaşması, sürenin korunması için aranmaz.
Gönderim anı esas alınır; karşı tarafa geç ulaşması yetkinin düşmesine yol açmaz.
Kanunun emredici yapısı ile teklif eksikliği arasındaki fark nedir?
Tekliflerin bütününün verilmesi emredici bir yükümlülük olarak görülebilir.
Teklifler tamamen verilmişse detaylarda eksiklik bulunması halinde dürüstlük kuralı çerçevesinde yetkinin geçerli sayılacağı görüşü vardır.
Tekliflerin temel bütünü verilmişse yetki belgesinin hükmü sürer.
Toplu görüşmeye çağrı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- On beş günlük süreyi çağrının karşı tarafa ulaştığı tarihten saymak; süre, çağrının gönderildiği ya da yapıldığı tarihten işler.
- Çağrının görevli makama bildirilmesi zorunluluğunu, çağrının geçerliliği için şart saymak; bildirim eksikliği ayrı bir usul sorunudur.
- Her yazılı bildirimi çağrı saymak; görüşmeye davet niteliği taşımayan ihtarname veya taslak gönderimi çağrı yerine geçmez. (9. Hukuk Dairesi, 2024/8100 E., 2024/9895 K., 24.06.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2025/4875 E., 2025/5293 K., 23.06.2025)
- Tekliflerin bütününün verilmemesini doğrudan yetki belgesinin düşmesi olarak değerlendirmek; Yargıtay bu yönde yorum yapmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2783 E., 2017/1427 K., 22.11.2017)
- Yetki belgesinin tebliğ tarihini ile düzenleme tarihini karıştırmak; süre hesabında hangi tarihin esas alındığı somut olayda tespit edilmelidir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/9069 E., 2025/9603 K., 08.12.2025)
- Çağrı süresini takvim günü yerine iş günü olarak hesaplamak; madde metninde süre takvim günü olarak düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Çağrının on beş gün içinde yapıldığı, karşı tarafa çağrı ulaştığı tarihin değil gönderildiği tarihin dikkate alındığı kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/13066 E., 2024/14983 K., 21.11.2024)
- Çağrının karşı tarafa tebliği yerine, ihtarname veya benzeri bir bildirimde görüşmeye davet, çağrı ya da benzeri bir beyanın bulunup bulunmadığının incelendiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/8100 E., 2024/9895 K., 24.06.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2025/4875 E., 2025/5293 K., 23.06.2025)
- Çağrı ile birlikte ileri sürülen toplu iş sözleşmesi taslağının bulunması tek başına yeterli sayılmamakta; çağrının görüşmeye davet niteliği taşıması aranmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2024/8100 E., 2024/9895 K., 24.06.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2025/4875 E., 2025/5293 K., 23.06.2025)
- Yetki belgesinin düzenlenmesi ve gönderilmesinden sonra çağrının yapılmasında on beş günlük sürenin, yetki belgesinin tebliğ veya düzenleme tarihine göre hesaplandığı kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/9069 E., 2025/9603 K., 08.12.2025)
- Çağrının süresi içinde yapılıp yapılmadığının, yetki belgesinin tebliğinden itibaren geçen sürenin hesaplanmasıyla tespit edildiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/13066 E., 2024/14983 K., 21.11.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2023/4911 E., 2023/4029 K., 15.03.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Çağrıyı süresi içinde yapıldığını ileri süren taraf, çağrının on beş gün içinde gönderildiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat noterlik ihtarnamesi, iadeli taahhütlü posta veya e-posta kaydı gibi yazılı delille yapılabilir.
- Çağrının görüşmeye davet niteliği taşıdığını ileri süren taraf, ihtarnamenin içeriğini ispatlamakla yükümlüdür; yalnız teklif taslağının gönderilmesi tek başına davet sayılmaz. (9. Hukuk Dairesi, 2024/8100 E., 2024/9895 K., 24.06.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2025/4875 E., 2025/5293 K., 23.06.2025)
- Çağrı tarihinin görevli makama derhâl bildirildiğini ileri süren taraf, bildirimi yazılı delille ispatlamakla yükümlüdür.
- Karşı taraf, çağrının süresi dışında yapıldığını veya görüşme daveti içermediğini savunursa bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
- Tekliflerin çağrı süresi içinde verildiğini ileri süren taraf, teklif belgelerinin verilme tarihini yazılı delille ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.44: Yetki belgesinin verilmesini düzenler. Çağrı süresinin başlangıcı olan yetki belgesi bu maddeye göre düzenlenir.
- 6356 sayılı Kanun m.47: Çağrının tebliğinden sonra toplu görüşmenin yer, gün ve saatinin belirlenmesini ve ilk toplantıya ilişkin sonuçları düzenler; bu maddedeki çağrının devamıdır.
- 6356 sayılı Kanun m.49: Toplu görüşmenin başlamaması veya anlaşmasız sona ermesi halinde uyuşmazlığın bildirilmesini ve yetkinin düşmesini düzenler.
- 6356 sayılı Kanun m.45: Yetki belgesi bulunmaksızın yapılan toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğü için dava süresini düzenler; yetki belgesinin geçerliliğine ilişkin ayrı bir hukuki sonuç doğurur.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.47 — Toplu görüşmenin başlaması ve süresi
Madde, yetki belgesi alındıktan sonra toplu görüşmenin fiilen başlamasına ilişkin usulü düzenler: tarafların görüşme yer, gün ve saatini belirlemesi, anlaşamazlık halinde görevli makamca ilk toplantının belirlenmesi, işçi sendikasının ilk toplantıya gelmemesi veya görüşmeye başlamaması halinde yetkisinin düşmesi ve toplu görüşmenin azami süresi. Kişi bakımından, çağrıyı alan karşı taraf ile çağrıyı yapan taraf ve görevli makam arasındaki ilişkiye uygulanır. Yetki belgesinin verilmesini ve yetki itirazını (m.44), yetki belgesinin hükümsüzlüğünü (m.45), toplu görüşmeye çağrıyı ve tekliflerin çağrıya eklenmesini (m.46), uyuşmazlığın tespitini ve sonrasını (m.49 ve devamı) düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Toplu iş sözleşmesinin imzalanması ve tevdii de bu maddenin konusu değildir.
Toplu görüşmenin başlaması ve süresi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Toplu görüşme
- Yetki belgesinin ardından çağrı üzerine tarafların toplu iş sözleşmesi tekliflerini tartıştıkları safhadır. Kanun görüşmenin yöntemini düzenlemez, taraflar bu konuda serbesttir.
- Görevli makam
- Toplu görüşmenin yer, gün ve saatini bildirmeyi alan ve anlaşmazlık halinde ilk toplantıyı belirleyen kamu makamıdır. Madde metninde adı geçen görevli makam dışında bir kurum yetkilendirilmemiştir.
- İlk toplantı
- Çağrı üzerine taraflarca ya da görevli makamca belirlenen, toplu görüşmenin ilk günüdür. Hem 30 günlük yetki düşüm süresinin hem de 60 günlük görüşme süresinin başlangıç noktasıdır.
- Çağrı tarihi
- Çağrının karşı tarafa tebliğ edildiği tarih ile ayrıca çağrı tarihi kavramı, madde metninde iki ayrı anlamda geçer. Birinci fıkradaki altı iş günü tebliğ tarihinden, ikinci fıkradaki otuz gün ise çağrı tarihinden işler.
- Yetkinin düşmesi
- İşçi sendikasının toplu görüşme yetkisini kaybetmesidir. Bu sonuç, sendikanın ilk toplantıya gelmemesi veya otuz gün içinde görüşmeye başlamamasına bağlanmıştır.
Toplu görüşmenin başlaması ve süresi: hangi şartlar aranır?
- Yetki belgesinin alınmış ve 46. maddeye uygun çağrının yapılmış olması gerekir.
- Çağrının karşı tarafa tebliğ edildiğinden itibaren altı iş günü içinde taraflar toplantının yer, gün ve saatini aralarında anlaşarak belirlemeli ve bunu görevli makama yazılı olarak bildirmelidir.
- Anlaşma sağlanamamışsa taraflardan birinin başvurusu üzerine görevli makam, ilk toplantının yer, gün ve saatini derhal belirlemeli ve taraflara bildirmelidir.
- İşçi sendikası, çağrı tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılacak ilk toplantıya gelmelidir ve aynı süre içinde toplu görüşmeye başlamalıdır; bu iki koşuldan birinin gerçekleşmemesi halinde yetki düşer.
- Toplu görüşmenin süresi ilk toplantı tarihinden itibaren altmış gündür ve bu süre aşılmamalıdır.
Toplu görüşmenin başlaması ve süresi: hangi sonuçları doğurur?
- Taraflar altı iş günü içinde yer, gün ve saati anlaşarak belirler ve yazıyla görevli makama bildirirse ilk toplantı bu kararla yapılır.
- Anlaşma sağlanamazsa taraflardan birinin başvurusu üzerine görevli makam ilk toplantının yer, gün ve saatini derhal belirler ve taraflara bildirir.
- İşçi sendikası otuz gün içinde ilk toplantıya gelmez veya aynı süre içinde görüşmeye başlamazsa yetkisi düşer.
- İşçi sendikası otuz gün içinde ilk toplantıya gelir ve görüşmeye başlarsa yetki düşmez.
- İşveren tarafının ilk toplantıya gelmemesi, 47. maddedeki yetki düşümü sonucunu doğurmaz; bu durum 49. maddede uyuşmazlık bildirimi konusudur.
- Toplu görüşme ilk toplantı tarihinden itibaren altmış gün içinde yürür; bu süre sonunda görüşme sona erer.
Altı iş günü ile otuz gün (birinci ve ikinci fıkra) arasındaki fark nedir?
Altı iş günlük süre, yer, gün ve saatin tarafların anlaşmasıyla belirlenmesi içindir ve tebliğ tarihinden işler.
Otuz günlük süre, işçi sendikasının ilk toplantıya gelmesi ya da görüşmeye başlaması için tanınan süredir ve çağrı tarihinden işler.
İki süre farklı başlangıç anına bağlıdır ve farklı işlemleri kapsar. Altı iş gününün geçmesi tek başına yetkiyi düşürmez, fakat otuz gün içinde toplantıya gelinmemesi yetkiyi düşürür.
Yetkinin düşmesi ile toplu görüşmenin sona ermesi (2. ve 3. fıkra) arasındaki fark nedir?
Yetkinin düşmesi, işçi sendikasının ilk toplantıya gelmemesi veya otuz gün içinde görüşmeye başlamaması halinde gerçekleşir.
Altmış günlük süre, ilk toplantı tarihinden itibaren görüşmenin azami süresidir ve yetki düşümünden ayrı bir olgudur.
Altmış günün dolması görüşmenin süresinin bitmesi anlamına gelir. Bu sürenin sonunda uyuşmazlık yönünden 49. maddedeki bildirim işlemleri gündeme gelir.
Taraflarca belirleme ile görevli makamca belirleme arasındaki fark nedir?
Taraflar toplantının yer, gün ve saatini anlaşarak belirler ve yazıyla görevli makama bildirir.
Anlaşma sağlanamazsa görevli makam, taraflardan birinin başvurusu üzerine ilk toplantıyı belirler.
Görevli makamın belirlemesi ikincil bir yoldur. Taraflardan birinin başvurmasıyla devreye girer ve belirleme derhal yapılır.
Toplu görüşmenin başlaması ve süresi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Altı iş günlük süreyi yetki düşüm süresi saymak; altı iş günü yalnızca yer, gün ve saatin belirlenmesi süresidir, yetki düşümü otuz gün üzerinden işler.
- Otuz günü tebliğ tarihinden saymak; ikinci fıkra çağrı tarihinden işler ve bu iki tarih aynı değildir.
- Görüşmenin altmış gününü yetki düşüm süresi ile karıştırmak; altmış gün ilk toplantı tarihinden başlar ve görüşmenin azami süresidir.
- İşveren ilk toplantıya gelmediğinde sendikanın yetkisinin 47. madde uyarınca düştüğünü kabul etmek; bu durum 49. maddede uyuşmazlık bildirimi konusudur ve düşüm sonucu, işçi sendikasının kendi ilk toplantıya gelmemesi veya görüşmeye başlamaması durumuna bağlanmıştır.
- Çağrının karşı tarafa ulaşmasını aramak; 46. madde ve uygulama uyarınca süre içinde gönderilmiş olması yeterlidir.
- Görevli makamın kendiliğinden ilk toplantıyı belirleyebileceğini sanmak; belirleme, taraflardan birinin başvurusu üzerine yapılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yetki düşümü ile uyuşmazlık bildirimi ayrı işlemlerdir; ilk toplantıya gelinmemesi 47. maddedeki düşüm sonucu ile 49. maddedeki bildirim yükümlülüğünü birlikte doğurabilir ve uygulamada bu iki düzenleme birlikte değerlendirilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2015/5792 E., 2015/9891 K., 10.03.2015)
- Çağrı tarihinin ve görevli makama bildirimin hangi tarihte yapıldığı, otuz günlük sürenin hesabında belirleyici olmaktadır ve uygulamada bildirim tarihinin ispatı sorun yaratmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2023/5569 E., 2023/5106 K., 06.04.2023)
- Uygulamada 47. maddenin ikinci fıkrasına dayanılarak yetkinin düşüp düşmediği, ilk toplantıya gelinip gelinmediği ve görüşmeye fiilen başlanıp başlanmadığı somut olayda incelenmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2023/5569 E., 2023/5106 K., 06.04.2023; 9. Hukuk Dairesi, 2024/8100 E., 2024/9895 K., 24.06.2024)
- Çağrının karşı tarafa ulaşması zorunlu değildir; yeterli olan çağrının süresi içinde gönderilmesidir. Bu husus 46. maddeye dayanılarak 47. maddenin uygulanmasında dikkate alınmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2024/8100 E., 2024/9895 K., 24.06.2024)
- Mahkemeler, 47. maddenin ikinci fıkrasını uygularken yetkinin düşmesi sonucunun ağır olduğunu gözeterek, ilk toplantının yapılıp yapılmadığını ve görüşmenin fiilen başlayıp başlamadığını birlikte değerlendirmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2783 E., 2017/1427 K., 22.11.2017; 9. Hukuk Dairesi, 2023/5569 E., 2023/5106 K., 06.04.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Yetkinin düşmesini ileri süren taraf, işçi sendikası aleyhine düşüm sonucunu ispatlamakla yükümlüdür; ilk toplantıya gelinmediği ya da otuz gün içinde görüşmeye başlanmadığı, tutanak, yazışma ve ilk toplantı davetiyesi ile ispat edilir.
- Çağrının tebliğ tarihi ile çağrı tarihi, tebliğ belgesi, noter ihtarı veya görevli makama bildirim yazısı ile ispatlanır; bu belgelerin olmaması halinde tarih tartışmalı hâle gelir.
- Taraflar arasında anlaşarak belirleme yapılmışsa, yer, gün ve saatin yazılı olarak görevli makama bildirildiği belge ile ispatlanır; bu bildirim yapılmamışsa görevli makamın belirlemesi gerekir.
- Görevli makamın ilk toplantıyı belirlediğini ve taraflara bildirdiğini ilgili belge ile ispat yükü makamdadır; bu bildirimin yapılmadığını ileri süren taraf bunu gösterir.
- Toplu görüşmenin altmış günlük süresinin aşılıp aşılmadığı, ilk toplantı tutanağı ve görüşme tutanakları ile ispatlanır; yazılı tutanak yoksa tanık ve yazışmalar değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.46: Yetki belgesinin alındığı tarihten itibaren on beş gün içinde yapılan çağrı, bu maddedeki süreler için ön koşuldur. Çağrı tarihi de 47. maddedeki otuz günlük sürenin başlangıcıdır.
- 6356 sayılı Kanun m.44: Yetki belgesinin verilmesi, toplu görüşme safhasının hukuki zeminini oluşturur.
- 6356 sayılı Kanun m.49: İlk toplantıya gelinmemesi veya görüşmenin sona ermesi halinde uyuşmazlık bildirimi ve sonrasında yetkinin düşmesini düzenler; 47. maddenin devamı niteliğindedir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.48 — Toplu iş sözleşmesinin imzalanması, tevdi edilmesi ve işyerinde ilanı
Madde, toplu iş sözleşmesinin imzalanması, nüshalarının düzenlenmesi ve görevli makama tevdi edilmesi ile işveren tarafından toplu iş sözleşmesi ve bazı hakem ya da mahkeme kararlarının işyerinde asılması yükümlülüğünü düzenler. Uygulama, toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılan her toplu iş sözleşmesi ile o sözleşmeye ya da toplu hak uyuşmazlığına ilişkin kararları işyerinde asması gereken işveren bakımından geçerlidir. Madde, toplu görüşmenin yürütülmesini, yetki tespitini ve sözleşmenin yazılı şekil koşulunu düzenlemez (m.41, m.42, m.46, m.47 ve m.35 bakımından ayrı hükümler vardır). Sözleşmenin hükümsüzlüğü ileri sürülmesi ve yetki belgesinin hükmü de bu maddenin kapsamında değildir (m.44 ve m.45 ilgili maddelerdir). Toplu iş sözleşmesinin değiştirilmesi ve süresi konusu da madde dışında kalır.
Toplu iş sözleşmesinin imzalanması, tevdi edilmesi ve işyerinde ilanı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Toplu iş sözleşmesi
- İşçi sendikası ile işveren veya işveren sendikası arasında çalışma koşullarını düzenleyen, yazılı yapılması geçerlilik koşulu olan sözleşmedir. Madde, sözleşmenin doğumundan sonraki işlemleri düzenler.
- Taraf temsilcileri
- Toplu iş sözleşmesini imzalamaya yetkili kişilerdir. İmza, sözleşmenin dört nüsha olarak hazırlanmasından sonra atılır ve her nüshada bulunur.
- Çağrıyı yapan taraf
- Toplu görüşmeyi başlatan taraftır. Sözleşmenin iki nüshasını görevli makama tevdi etme yükümlülüğü bu tarafa aittir.
- Görevli makam
- Toplu iş sözleşmesinin nüshalarını kabul eden idari makamdır. Bir nüshasını Bakanlığa gönderir.
- Toplu hak uyuşmazlığı
- Toplu iş sözleşmesinin yorumu ya da uygulanmasından doğan uyuşmazlıktır. Maddenin ikinci fıkrasında yer alan mahkeme veya özel hakem kararları bu uyuşmazlıklara ilişkindir.
- Yüksek Hakem Kurulu kararı
- Kanuni tahkim sürecinde verilen ve toplu iş sözleşmesi hükmünde kabul edilen karardır. Asma yükümlülüğü kapsamına girer.
Toplu iş sözleşmesinin imzalanması, tevdi edilmesi ve işyerinde ilanı: hangi şartlar aranır?
- Toplu görüşme sonunda taraflar arasında anlaşmaya varılmış olmalıdır.
- Toplu iş sözleşmesi dört nüsha olarak düzenlenmeli ve taraf temsilcilerince imzalanmalıdır.
- Sözleşmenin iki nüshası, altı iş günü içinde çağrıyı yapan tarafça görevli makama tevdi edilmelidir.
- Görevli makam, sözleşmenin bir nüshasını Bakanlığa göndermelidir.
- Asma yükümlülüğü için kararın bir toplu iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi hükmündeki özel hakem veya Yüksek Hakem Kurulu kararı ya da toplu hak uyuşmazlığında verilmiş mahkeme veya özel hakem kararı olması gerekir.
- İşveren, bu kararları işyeri veya işyerlerinde işçiler tarafından görülebilecek yerlere asmalıdır.
Toplu iş sözleşmesinin imzalanması, tevdi edilmesi ve işyerinde ilanı: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşme dört nüsha olarak düzenlenir ve taraf temsilcilerince imzalanır; nüshaların birer kopyası taraflarda kalır.
- İki nüshanın altı iş günü içinde görevli makama tevdi edilmemesi, tevdi yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilir.
- Görevli makamın Bakanlığa bir nüsha göndermesi, sözleşmenin geçerliliğine değil idari bilgilendirmeye ilişkindir.
- İşverenin kararları asmaması bir yükümlülük ihlalidir; ancak uygulamada bu eksiklik sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. (9. Hukuk Dairesi, 2024/10195 E., 2024/14945 K., 20.11.2024)
- Kararların işyerinde asılması, işçilerin haklarını öğrenmesine yönelik bir güvencedir ve işveren bu yükümlülüğü yerine getirmek zorundadır.
Tevdi yükümlülüğü ile asma yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
Tevdi, çağrıyı yapan tarafın görevli makama iki nüsha vermesidir.
Asma, işverenin kararları işyerinde görünür yere koymasıdır.
Tevdi yükümlüsü çağrıyı yapan taraftır; asma yükümlüsü ise işverendir. Her iki yükümlülüğün taraflarının farklı olması, ihlalde sorumlu kişinin de farklı olacağını gösterir.
Toplu iş sözleşmesi ile toplu hak uyuşmazlığı kararı arasındaki fark nedir?
Sözleşmenin kendisi asma kapsamına girer.
Toplu hak uyuşmazlığında verilen mahkeme veya özel hakem kararı da asma kapsamına girer, ancak bu karar ancak toplu hak uyuşmazlığına ilişkinse yeterlidir.
Bireysel iş uyuşmazlığına ilişkin mahkeme kararları asma yükümlülüğü kapsamında değildir.
Görevli makama tevdi ile bakanlığa gönderim arasındaki fark nedir?
Çağrıyı yapan taraf iki nüshayı görevli makama verir.
Görevli makam, nüshalardan birini Bakanlığa gönderir.
Bakanlığa gönderim yükümlülüğü görevli makama aittir; taraflara değil.
Toplu iş sözleşmesinin imzalanması, tevdi edilmesi ve işyerinde ilanı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tevdi yükümlüsünü işveren olarak görmek; madde metni tevdi yükümlülüğünü çağrıyı yapan tarafa verir.
- Altı iş gününü sözleşmenin geçerlilik süresi saymak; madde yalnızca tevdi süresini düzenler, sözleşmenin geçerliliğini değil.
- Asma yükümlülüğünü her mahkeme veya hakem kararı için geçerli saymak; kararın toplu hak uyuşmazlığına ilişkin olması gerekir.
- Bireysel iş davalarında verilen kararları asma yükümlülüğü kapsamında görmek.
- Asma yükümlülüğünün ihlalinin sözleşmeyi geçersiz kıldığını düşünmek; uygulama bunu kabul etmemektedir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Toplu iş sözleşmesinin nüshalarının görevli makama tevdi edilmemesi ya da işyerinde asılmaması, sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; bu yükümlülükler idari nitelikte kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/10195 E., 2024/14945 K., 20.11.2024)
- Asma yükümlülüğünün işverene ait olduğu ve bu yükümlülüğün işçilerin haklarını bilmesi amacına hizmet ettiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/10195 E., 2024/14945 K., 20.11.2024)
- Toplu iş sözleşmesi hükmündeki kararların asılması, kararın kapsamına göre değerlendirilir; kararın toplu hak uyuşmazlığına ilişkin olması şarttır. (9. Hukuk Dairesi, 2022/4943 E., 2022/7931 K., 16.06.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Sözleşmenin imzalandığını ve yazılı olduğunu ileri süren taraf, imzalı dört nüshayı ya da imzalı tutanakları ile ispatlar.
- Tevdi yükümlülüğünün yerine getirildiği, görevli makamın kayıt veya teslim belgesi ile ispatlanır; yerine getirilmediğini ileri süren, bu iddiasını görevli makamdan alınacak yazı ile destekleyebilir.
- Asma yükümlülüğünün yerine getirildiği işverence ispatlanmalıdır; işçi ya da sendika, işyerinde asılı kararın bulunmadığını tanık veya fotoğraf gibi delillerle gösterebilir.
- Asma yükümlülüğünün kapsamına giren karar bakımından, kararın toplu hak uyuşmazlığına ilişkin olup olmadığı belgeye dayanılarak gösterilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.35: Toplu iş sözleşmesinin yazılı yapılmasını geçerlilik koşulu olarak düzenler; madde 48 bu yazılı sözleşmenin tevdi ve asılmasını düzenler.
- 6356 sayılı Kanun m.41: Toplu iş sözleşmesi yapma yetkisini düzenler; madde 48 bu yetki kapsamında yapılan sözleşmenin işlemlerini düzenler.
- 6356 sayılı Kanun m.44: Yetki belgesinin verilmesini ve yetkisiz sözleşmenin hükümsüzlük davası yolunu düzenler; madde 48 bu sözleşmeye ilişkin işlemlerden ayrıdır.
- 6356 sayılı Kanun m.46: Toplu görüşmeye çağrıyı düzenler; madde 48'deki tevdi yükümlülüğü bu çağrıyı yapan tarafa yöneliktir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| on beş gün | m.41 | (6) Yayımından itibaren on beş gün içinde itiraz edilmeyen istatistik kesinleşir. |
| bir ay | m.41 | (Değişik iki cümle: 12/10/2017-7036/33 md.) Mahkemece verilen karar hakkında, ilgililerce veya Bakanlıkça istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. |
| altı iş günü | m.42 | (2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren… |
| altı iş günü | m.43 | (1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları… |
| bir ay | m.43 | (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. |
| iki ay | m.43 | Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır. |
| altı iş günü | m.44 | (1) Tespit yazısına süresi içinde itiraz edilmemişse sürenin bitimini takip eden altı iş günü içinde; yapılan itiraz reddedilmişse ya da kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen sendikanın itirazı sonucunda yetki şartlarına… |
| kırk beş gün | m.45 | (1) Yetki belgesi bulunmaksızın yapılan bir toplu iş sözleşmesinde taraflardan birinin veya ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı ve bu nedenle sözleşmenin hükümsüzlüğü, Bakanlıkça durumun tespitinden itibaren kırk beş gün içinde,… |
| on beş gün | m.46 | (1) Taraflardan biri, yetki belgesinin alındığı tarihten itibaren on beş gün içinde karşı tarafı toplu görüşmeye çağırır. |
| altı iş günü | m.47 | (1) Çağrının karşı tarafa tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde taraflar toplu görüşmenin yer, gün ve saatini aralarında anlaşarak belirler ve bunu görevli makama yazı ile bildirir. |
| otuz gün | m.47 | (2) İşçi sendikası, çağrı tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılacak olan ilk toplantıya gelmez veya aynı süre içinde toplu görüşmeye başlamazsa yetkisi düşer. |
| altmış gündür | m.47 | (3) Toplu görüşmenin süresi, ilk toplantı tarihinden itibaren altmış gündür. |
| altı iş günü | m.48 | (1) Toplu görüşmenin sonunda bir anlaşmaya varılırsa dört nüsha olarak düzenlenecek olan toplu iş sözleşmesi, taraf temsilcilerince imzalanır ve iki nüshası altı iş günü içinde çağrıyı yapan tarafça görevli makama tevdi edilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
39 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/311 E., 2024/69 K., 07.02.2024İlgili madde: m.43
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/567 E., 2024/42 K., 31.01.2024İlgili madde: m.42
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/595 E., 2024/43 K., 31.01.2024İlgili madde: m.42
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/119 E., 2018/1614 K., 06.11.2018İlgili madde: m.43
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/2040 E., 2017/1543 K., 06.12.2017İlgili madde: m.41, m.43
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/2387 E., 2017/1457 K., 29.11.2017İlgili madde: m.43
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2783 E., 2017/1427 K., 22.11.2017İlgili madde: m.44, m.46, m.47
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/350 E., 2013/1529 K., 06.11.2013İlgili madde: m.43
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/9069 E., 2025/9603 K., 08.12.2025İlgili madde: m.46
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/4966 E., 2025/5740 K., 03.07.2025İlgili madde: m.45
Diğer 29 karar
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/4875 E., 2025/5293 K., 23.06.2025İlgili madde: m.45, m.46
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/616 E., 2025/1795 K., 20.02.2025İlgili madde: m.44
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/13066 E., 2024/14983 K., 21.11.2024İlgili madde: m.46
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/10195 E., 2024/14945 K., 20.11.2024İlgili madde: m.48
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/8563 E., 2024/10387 K., 01.07.2024İlgili madde: m.41
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/8585 E., 2024/10382 K., 01.07.2024İlgili madde: m.45
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/8100 E., 2024/9895 K., 24.06.2024İlgili madde: m.44, m.46, m.47
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/19324 E., 2023/19528 K., 14.12.2023İlgili madde: m.47
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/14558 E., 2023/17102 K., 09.11.2023İlgili madde: m.41
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/17746 E., 2023/14567 K., 16.10.2023İlgili madde: m.41
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/13468 E., 2023/12246 K., 18.09.2023İlgili madde: m.41
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/8992 E., 2023/6947 K., 11.05.2023İlgili madde: m.47
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/5569 E., 2023/5106 K., 06.04.2023İlgili madde: m.47
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/4911 E., 2023/4029 K., 15.03.2023İlgili madde: m.46
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/3817 E., 2023/3906 K., 14.03.2023İlgili madde: m.44
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/1816 E., 2023/1678 K., 08.02.2023İlgili madde: m.45
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/17616 E., 2023/1108 K., 19.01.2023İlgili madde: m.44, m.45
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/16114 E., 2022/16606 K., 14.12.2022İlgili madde: m.48
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/16115 E., 2022/16607 K., 14.12.2022İlgili madde: m.48
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/16116 E., 2022/16608 K., 14.12.2022İlgili madde: m.48
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/16117 E., 2022/16609 K., 14.12.2022İlgili madde: m.48
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/11571 E., 2022/10675 K., 28.09.2022İlgili madde: m.44
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/8796 E., 2022/10334 K., 22.09.2022İlgili madde: m.42
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/4943 E., 2022/7931 K., 16.06.2022İlgili madde: m.45, m.48
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/4262 E., 2022/6906 K., 01.06.2022İlgili madde: m.42
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/4292 E., 2022/5457 K., 28.04.2022İlgili madde: m.42
- 22. Hukuk Dairesi, 2019/7497 E., 2019/19812 K., 24.10.2019İlgili madde: m.42
- 9. Hukuk Dairesi, 2015/5792 E., 2015/9891 K., 10.03.2015İlgili madde: m.47
- Genel Kurul, 2020/34550 E., 15.02.2024İlgili madde: m.41, m.43
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 12.10.2017 (m.41).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 2.3. Toplu İş Sözleşmesi bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış