Eşya hukuku › Mülkiyet › Taşınır mülkiyeti
Bulunmuş eşya
Kısaca
TMK m.769, kaybedilmiş bir taşınır eşyayı bulan kişinin malik ve kolluk, muhtar, yer sahibi, kiracı veya kamu hizmeti denetçisi karşısındaki bildirim, araştırma, ilan ve teslim yükümlülüklerini düzenler. TMK m.770, bulunan şeyin korunmasına ve belirli hallerde satılmasına ilişkindir.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.769–778 hükümlerini kapsar.
TMK m.769 — Arama ve ilân
Bu madde, kaybedilmiş bir taşınır eşyayı bulan kişinin malik ve kolluk, muhtar, yer sahibi, kiracı veya kamu hizmeti denetçisi karşısındaki bildirim, araştırma, ilan ve teslim yükümlülüklerini düzenler. Bulunan şeyin değerine göre bildirim yolunun ayrılması ve oturulan ev, işyeri ya da kamu hizmeti görülen yerde bulunan şeyin teslimi de maddenin kapsamındadır. Kaybedilmiş şeyin bulan tarafından zilyetliğe alınmış olması halinde uygulanır ve kişi bakımından bulan kişiye ilişkindir. Madde, bulunan şeyin mülkiyetinin kazanılmasını, masraf ve ödül talebini, şeyin satışını ve saklama süresini düzenlemez (m.770, m.771). Sahipsiz şeyin sahiplenilmesi (m.767), iyiniyetli zilyedin zamanaşımıyla kazanması (m.777) ve kötü niyetli zilyedin iade sorumluluğu (m.995) da bu maddenin dışındadır.
Arama ve ilân: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kaybedilmiş şey
- Malikinin egemenlik alanı dışına çıkması nedeniyle onu nerede olduğunu bilmediği ve üzerinde fiilen egemen olamadığı eşyadır. Malikin yerini bildiği ya da egemenlik alanında bulunan eşya kaybedilmiş sayılmaz.
- Bulan kimse
- Kaybedilmiş bir şeyi zilyetliğine alan kişidir. Yalnızca rastlayan ama eşya üzerinde zilyetlik kurmayan kişi bu maddedeki yükümlülüklerle bağlı değildir.
- Önemli ölçüde değerli şey
- Bulunan şeyin ekonomik değerinin yüksek olması halidir. Bu ölçüt maddede sayısal bir tutara bağlanmamıştır, değerlendirme somut olaya göre yapılır.
- Kolluk kuvvetleri ve muhtar
- Bulunan şeyin bildirileceği resmi makamlardır. Kolluk kuvvetlerine bildirim her hâlde mümkündür, köylerde ise muhtara bildirim yapılır.
- Oturulan ev veya işyeri ile kamu hizmeti görülen yer
- Kişinin fiilen oturduğu ya da iş yaptığı yerler ile kamu hizmetinin görüldüğü mekânlardır. Bu yerlerde bulunan şey, yer sahibine, kiracıya ya da denetim ve gözetimle görevli kişilere teslim edilir.
Arama ve ilân: hangi şartlar aranır?
- Bulunan şeyin kaybedilmiş bir şey olması ve bulan kişinin bu şeyi zilyetliğine alması gerekir.
- Bulan kişinin malikin kim olduğunu biliyorsa durumu malike bildirmesi gerekir.
- Malikin bilinmediği hâlde bulunan şey önemli ölçüde değerli ise durumun kolluk kuvvetlerine ya da köylerde muhtara bildirilmesi gerekir.
- Malikin bilinmediği ve şeyin değerinin az olduğu hâlde bulan kişi ya kolluk kuvvetlerine ya da muhtara bildirmeli, ya da araştırma yapıp gerekirse ilan etmelidir.
- Şey oturulan bir ev, işyeri ya da kamu hizmeti görülen bir yerde bulunmuşsa, bulan kişi bunu o yerin sahibine, kiracıya veya denetim ve gözetimle görevli kişilere teslim etmelidir.
- Bu yükümlülüklerin hiçbiri, şeyi bulanın zilyetlik kurmadığı durumlarda doğmaz.
Arama ve ilân: hangi sonuçları doğurur?
- Bulan kişi kanunda öngörülen bildirim, araştırma, ilan ve teslim yükümlülüklerini yerine getirirse, bunların ardından gelen mülkiyet kazanımı ve masraf-ödül talebi kurallarından yararlanabilir (m.770, m.771).
- Bulan kişi bu yükümlülüklere uymazsa, malikin ortaya çıkması hâlinde mülkiyet kazanımı imkânını kaybeder ve kötü niyetli zilyet gibi sorumlu olur.
- Oturulan ev, işyeri ya da kamu hizmeti görülen yerde bulunan şeyin teslimi yapılmamışsa, bulan kişinin mülkiyeti kazanamayacağı kabul edilir (m.771/f.1).
- Teslim edilen şey üzerinde mülkiyet, yer sahibi, kiracı ya da kamu kurumu bulan kişinin yerine geçer ve bu kişiler mülkiyeti kazanır.
- Bulan kişi ne bildirim ne de teslim yaptığında ve zilyetlik kurmadığında, bu maddedeki yükümlülükler doğmaz ve hukuki ya da cezai sorumluluk da ortaya çıkmaz.
- Bu madde emredici niteliktedir; bulan kişinin bildirim ve teslim yükümlülüğünü sözleşmeyle kaldırması ya da daraltması kabul edilmez.
Malik biliniyor ile malik bilinmiyor arasındaki fark nedir?
Bulan kişi malikin kim olduğunu biliyorsa, doğrudan malike haber verir.
Malik bilinmiyorsa bildirim kolluğa, köyde muhtara yapılır ya da araştırma ve ilan yoluna gidilir.
Bildirim muhatabı ve izlenecek yol malikin bilinip bilinmemesine göre değişir.
Önemli ölçüde değerli şey ile az değerli şey arasındaki fark nedir?
Bulunan şey önemli ölçüde değerliyse kolluğa veya köyde muhtara bildirim zorunludur.
Şeyin değeri az ise bulan kişi kolluğa veya muhtara bildirebilir, ya da araştırıp gerekirse ilan edebilir.
Önemli değerdeki şeyde ilan seçeneği kalkar, bildirim zorunlu olur.
Genel hal ile oturulan ev, işyeri veya kamu hizmeti görülen yer arasındaki fark nedir?
Şey açık alanda ya da genel yerde bulunmuşsa 769. maddenin birinci ve ikinci fıkrasındaki bildirim yolu uygulanır.
Şey oturulan bir evde, işyerinde ya da kamu hizmeti görülen yerde bulunmuşsa üçüncü fıkra uygulanır.
Bu hâlde bulan kişi bildirim yerine şeyi yer sahibine, kiracıya ya da denetim ve gözetimle görevli kişilere teslim eder.
Zilyetlik kurulan şey ile zilyetlik kurulmayan şey arasındaki fark nedir?
Bulan kişi şey üzerinde zilyetlik kurmuşsa yukarıdaki yükümlülükler doğar.
Bulan kişi şeye yalnızca rastlamış, onunla ilgilenmemiş ve zilyetlik kurmamışsa yükümlülük doğmaz.
Zilyetlik kurmayan kişinin hukuki ve cezai sorumluluğu söz konusu olmaz.
Arama ve ilân: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bulunan şeyin değerini az görüp kolluğa ya da muhtara bildirmeden yalnızca ilan yapmak; önemli ölçüde değerli şeyde bildirim zorunludur.
- Oturulan ev, işyeri ya da kamu hizmeti görülen yerde bulunan şeyi doğrudan kendi zilyetliğinde tutmak; bu hâlde teslim yükümlülüğü vardır.
- Malik bilindiği hâlde kolluğa ya da ilana gitmek; önce malike bildirim gerekir.
- Zilyetlik kurmadan şeye yalnızca rastlamış kişiyi bu maddedeki yükümlülüklerle bağlı saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bulunan eşyanın zilyetliğinin kurulup kurulmadığı önce araştırılır; zilyetlik kurulmamışsa bulan kişinin sorumluluğu gündeme gelmez. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Bulan kişinin şeyi zilyetliğine aldığını ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür; zilyetlik fiilî durumla tanık beyanı ve tutanakla ispatlanabilir.
- Bulan kişinin malikin bilgisine sahip olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür; yazılı yazışma ve tanık beyanı bu konuda kullanılabilir.
- Bulan kişinin kolluğa, muhtara ya da yer sahibine bildirimde bulunduğunu savunan kişi bu bildirimi tutanak, dilekçe veya tanıkla ispatlamalıdır.
- Bulunan şeyin önemli ölçüde değerli olup olmadığı tartışmalıysa değer bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.770: Bulunan şeyin satılmasını, satış bedelinin yerine geçmesini ve saklama giderlerini düzenler. Bu madde yükümlülüklere uyulmasının ardından uygulanan kuraldır.
- 4721 m.771: Malikin beş yıl içinde çıkmaması hâlinde mülkiyetin bulan kişiye geçişini, yükümlülüklere uyulmamasının sonuçlarını ve masraf-ödül talebini düzenler.
- 4721 m.767: Sahipsiz şeyin sahiplenme yoluyla kazanımını düzenler. Bu madde ile ayrım yapılması gerekir, çünkü bulunan şeyin malikinin bulunduğu hâllerde sahiplenme kuralı uygulanmaz.
- 4721 m.777: İyiniyetli zilyedin zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanmasını düzenler. Bulan kişinin iyiniyetli sayılıp sayılmayacağı bu maddeyle bağlantılıdır.
- 4721 m.995: Kötüniyetli zilyedin iade ve sorumluluğunu düzenler. Yükümlülüklere uymayan bulan kişinin sorumluluğu bu hükme göre belirlenir.
TMK m.770 — Koruma ve satma
Bu madde, bulunan şeyin korunmasına ve belirli hallerde satılmasına ilişkindir. Bulunan şeyin özenle korunması yükümlülüğünü, şeyin satılabileceği halleri (aşırı gider, çabuk bozulma ya da bir yılı aşan saklama) ve satışın usulünü düzenler. Satış bedelinin bulunan şeyin yerine geçmesini de kapsar. Bulunan şeyin sahibine iadesini, bulanın masraf ve ödül hakkını, sahibinin ya da hak sahibinin başvurusunu ve zilyetliğin devrine ilişkin ayrıntıları düzenlemez (m.762 vd. ilgili maddeler). Bulunan şeyin sahiplenme süresi ve hak düşümü ile sahipsiz şey kazanımı ayrı maddelerde yer alır (m.771 ve devamı). Bulunan şeyin yerine geçen bedelin ne zaman ve kime ödeneceği ile iade yükümlülüğünün kapsamı da bu maddenin dışındadır.
Koruma ve satma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bulunan şey
- Maliki belli olmayan ya da zilyedi kendisinden farklı olan, kişinin bulduğu taşınır eşya. Bulunan şeyin korunması ve satışı bu kavrama bağlı bir yükümlülüktür.
- Satış bedelinin yerine geçmesi
- Satılan şeyin yerini satış bedelinin alması; şey satıldıktan sonra değer bu bedel üzerinden izlenir. Bedel, şeyin hukuki karşılığı olarak kabul edilir.
- Aşırı gider
- Şeyin korunması için yapılması gereken masrafın, şeyin değeriyle orantısız olması. Bu ölçüt, satış sebeplerinden birini oluşturur ve ölçütü hâkim takdirine bırakılmıştır.
- Çabuk bozulabilir nitelik
- Şeyin doğası gereği kısa sürede kullanılamaz hale gelmesi. Bu niteliğin varlığında bir yıl beklenmeksizin satış yapılabilir.
- Açık artırma
- Önceden ilan edilerek yapılan, en yüksek teklifin kabul edildiği satış usulü. Maddede satışın asıl yöntemi olarak gösterilmiştir.
Koruma ve satma: hangi şartlar aranır?
- Bulan kişinin bulunan şeyi özenle korumakla yükümlü olması gerekir; bu yükümlülük, şeyin değerine ve niteliğine göre uygun önlemleri kapsar.
- Satış için şu hallerden en az birinin bulunması gerekir: korunmasının aşırı gider gerektirmesi, çabuk bozulabilir nitelik taşıması ya da kolluk kuvvetleri veya kamu kurumu tarafından bir yıldan fazla saklanmış olması.
- Bir yıl süresinin dolmuş olması, yalnız saklamanın kolluk kuvvetleri veya kamu kurumu tarafından yapıldığı hallerde satış için yeterli bir koşul sayılır; kişisel saklamada bu süre tek başına satış nedeni değildir.
- Satış gerektiğinde önceden ilan edilmeli ve açık artırma yoluyla yapılmalıdır.
- Satış bedelinin bulunan şeyin yerine geçmesi için, satışın bu madde uyarınca gerçekleşmiş olması gerekir.
Koruma ve satma: hangi sonuçları doğurur?
- Bulunan şeyin korunması için özen gösterilmediğinde, bulan kişi bundan doğan zarardan sorumlu tutulabilir.
- Aşırı gider gerektiren, çabuk bozulabilir olan veya kolluk ya da kamu kurumunca bir yıldan fazla saklanan şey satılabilir.
- Satış, gerektiğinde önceden ilan edilerek açık artırma yoluyla yapılır.
- Satış bedeli bulunan şeyin yerine geçer; satışla birlikte şeyin değeri bedel üzerinden izlenir.
- Satış koşulları oluşmamışsa, şey satılamaz ve bulan kişi şeyi korumaya devam eder.
- Maddede bulunan şeyin sahibine iadesi, masraf ve ödül hakkı düzenlenmemiştir; bunlar ilgili diğer maddelerde yer alır.
Aşırı gider / çabuk bozulma / bir yıllık saklama: fark nedir?
Şeyin korunmasının aşırı gider gerektirmesi ya da çabuk bozulabilir nitelikte olması, bir yıl beklenmeksizin satış sebebidir.
Şeyin ne aşırı gider gerektirmesi ne de çabuk bozulabilir olması durumunda, satış için bir yıllık saklama süresinin dolması gerekir.
Satış için sürenin dolmasını beklemek her halde gerekli değildir; hal ölçütü ile süre ölçütü alternatiftir.
Kolluk / kamu kurumu saklaması / kişisel saklama: fark nedir?
Bulunan şeyin kolluk kuvvetleri veya kamu kurumu tarafından saklanması halinde, bir yıl aşıldığında satış mümkündür.
Şeyi bulan kişinin kendisinin saklaması halinde, maddedeki bir yıllık süre kolluk veya kamu kurumu hakkında öngörülmüş gibi okunur.
Bir yıllık süre yalnız kamu makamı saklamasında satış sebebi olarak işlemektedir; kişisel saklamada sürenin tek başına satış doğurduğu söylenemez.
Koruma ve satma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kişisel saklamada da bir yıllık süreyi satış için şart saymak; bu süre yalnız kolluk kuvvetleri veya kamu kurumu saklaması için öngörülmüştür.
- Aşırı gider, çabuk bozulma ve bir yıllık süreyi birlikte aramak; bu koşullar alternatiftir, biri bulunması yeterlidir.
- Satış bedelini şeyin değerinin tamamı gibi görmek; bedel şeyin yerine geçer, ancak şeyin kendisi değildir.
- Açık artırma dışında bir usulle satış yapmak; maddede satışın asıl yöntemi açık artırmadır, önceden ilan da gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Taşınır mülkiyetine ilişkin 762-778 maddeleri birlikte okunarak bulunan şeyin satışı değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Satışı talep eden taraf, şeyin aşırı gider gerektirdiğini, çabuk bozulabilir olduğunu veya bir yıldan fazla kolluk ya da kamu kurumunca saklandığını ispatlamakla yükümlüdür; bu, tanık, tutanak ve bilirkişi raporu ile yapılabilir.
- Şeyin korunmasında özen gösterildiğini savunan bulan kişi, aldığı önlemleri belgeyle ispat etmelidir.
- Satışın önceden ilan edildiği ilan belgesi ile ispatlanır; ilanın yapılmadığını iddia eden taraf bunu ileri sürmelidir.
- Satış bedelinin şeyin yerine geçtiği iddiası, satış tutanağı ve bedelin kayda geçirilmesi ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.762: Bulunan şeyin tanımını ve bulma ile zilyetliğin kazanılması ilişkisini düzenler; bu madde, o şeye ilişkin korunma ve satış hükmünü uygulamanın ön koşulunu oluşturur.
- 4721 m.771: Bulunan şeyin sahibinin hakkı ve bu hakkın düşmesi ile ilgilidir; satış hükmünün uygulanmasından önce incelenmesi gereken bir dizi koşulu içerir.
- 4721 sayılı Kanun: Bulunan şeyin tamamına ilişkin düzenleme, eşya hukukunda taşınır mülkiyetinin kazanılmasına dair hükümleri içerir (m.762 ila m.778 arası).
TMK m.771 — Mülkiyetin kazanılması, geri verme
Bulunan eşyanın (lukata) hukuki rejimini düzenler: malikin ilân, kolluk kuvvetlerine veya muhtara bildirme yoluyla ortaya çıkması için tanınan süre, bulanın yükümlülükleri, bulanın ödül ve masraf talebi ile süre sonunda mülkiyetin bulana geçmesi. Oturulan bir ev, işyeri veya kamu hizmeti görülen yerde bulunan eşyada yerine geçen kişilerin (ev sahibi, kiracı, kurum) durumunu da düzenler. Maddenin uygulanması bakımından eşyanın bulunması, bulanın zilyetlik kurmuş olması gerekir. Düzenlemez: bulunan eşyanın korunması ve satışı ile satış bedelinin yerine geçmesi (m.770), sahipsiz taşınırların sahiplenmesi (m.767 ve devamı), kazandırıcı zamanaşımı (m.777) ve bulunan eşya dolayısıyla doğan cezai sorumluluk (TCK m.160 ve ilgili hükümler).
Mülkiyetin kazanılması, geri verme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bulunan eşya (lukata)
- Sahibinin zilyetliğini kaybettiği ve kimsenin mülkiyetinde bulunduğu bilinen, bir kişinin tesadüfen bulduğu taşınır eşyadır. Sahipsiz bir taşınır ile aynı değildir; sahibi belli veya belirlenebilir olduğu için bulan bu eşya üzerinde ancak kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirerek mülkiyet kazanabilir.
- Yükümlülüklerin yerine getirilmesi
- Bulanın, sahibini biliyorsa ona haber vermesi, bilmiyorsa eşyanın değerine göre kolluk kuvvetlerine veya muhtara bildirmesi ya da araştırıp gerektiğinde ilân etmesidir. Bu yükümlülükler eşya üzerinde zilyetlik kurulmuş olmasına bağlıdır; zilyetlik kurmadan yalnız rastlayan kişi bu yükümlülüklerle bağlı değildir.
- İlân veya bildirim tarihi
- Beş yıllık sürenin başlangıcıdır. İlân yapılmışsa ilânın, kolluk kuvvetlerine veya muhtara bildirim yapılmışsa bildirimin yapıldığı tarih esas alınır.
- Ödül
- Malikin eşyayı geri almasında bulanın talep edebileceği, giderlerin ayrıca ödenmesine ek olarak verilen takdire bağlı bir bedeldir. Oturulan ev, işyeri veya kamu hizmeti yerinde bulunan eşyada yerine geçenler bu ödülü isteyemez.
- Yerine geçen kişiler
- Eşyanın oturulan bir evde, işyerinde veya kamu hizmeti görülen yerde bulunması hâlinde, bulanın yerine kanun gereği geçen ev sahibi, kiracı veya kurumdur. Bunlar bulanın yerine geçtikleri için mülkiyeti kazanma ve masraf isteme yetkisine sahip olurlar.
Mülkiyetin kazanılması, geri verme: hangi şartlar aranır?
- Eşyanın kaybedilmiş olması ve bir kimse tarafından bulunup zilyetliğe alınması gerekir.
- Bulan, malikini biliyorsa ona haber vermek; bilmiyorsa eşyanın değerine göre kolluk kuvvetlerine veya muhtara bildirmek ya da araştırıp gerektiğinde ilân etmek zorundadır.
- Eşya oturulan bir ev, işyeri veya kamu hizmeti görülen bir yerde bulunmuşsa, bulan bunu oradaki yer sahibine, kiracıya veya denetim ve gözetimle görevli kişilere teslim etmelidir; bu yükümlülük yerine getirilmeden mülkiyet kazanılamaz.
- İlân veya kolluk kuvvetlerine ya da muhtara bildirme tarihinden başlayarak beş yıl geçmiş olmalı ve bu süre içinde malik ortaya çıkmamış olmalıdır.
- Bulanın yükümlülüklerini yerine getirmiş olması, mülkiyetin kazanılması için kanunda açıkça aranan koşuldur; yükümlülüklerini yerine getirmemiş bulan beş yıl sonunda da mülkiyeti kazanamaz.
- Malik ortaya çıkıp eşyayı geri verme yoluna gidilirse, bulanın giderleri ve uygun bir ödül talep hakkı doğar; bu talep mülkiyet kazanmanın sonucu değil, malik çıkmasının sonucudur.
Mülkiyetin kazanılması, geri verme: hangi sonuçları doğurur?
- Beş yıl içinde malik ortaya çıkıp eşyayı talep ederse, eşya malike geri verilir ve bulan giderlerinin ödenmesini ve uygun bir ödülü isteyebilir.
- Beş yıl sonunda malik ortaya çıkmamışsa, bulan yükümlülüklerini yerine getirmiş olmak koşuluyla eşyanın mülkiyetini kazanır.
- Bulan yükümlülüklerini yerine getirmemişse, beş yıl geçse bile mülkiyeti kazanamaz.
- Oturulan bir evde, işyerinde veya kamu hizmeti görülen yerde bulunan eşyada mülkiyet bulana değil, yerine geçen ev sahibine, kiracıya veya kuruma geçer; bu kişiler ödül isteyemez, yalnız giderlerini talep edebilir.
- Bulan eşya üzerinde zilyetlik kurmamışsa, bu madde kapsamında yükümlülük ve mülkiyet kazanma sonucu doğmaz.
Bulan ile oturulan ev, işyeri veya kamu hizmeti yeri sahibi (yerine geçen) arasındaki fark nedir?
Eşyayı bulan kişi, eşyayı açık bir yerde veya herkesin erişebildiği bir yerde bulmuş olan kimsedir.
Eşya oturulan bir evde, işyerinde veya kamu hizmeti görülen yerde bulunduğunda bunu bulan değil, o yerin sahibi, kiracısı veya kurumudur; bulan bunları yerine geçirir.
Yerine geçen kişiler mülkiyeti kazanır ancak ödül isteyemez, yalnız giderlerini talep edebilir. Bulan ise hem mülkiyet kazanma hem de ödül talep hakkına sahip olur.
Sahibini bilen bulan ile sahibini bilmeyen bulan arasındaki fark nedir?
Bulan malikini biliyorsa, ona durumu haber vermek zorundadır.
Bulan malikini bilmiyorsa, eşyanın değerine göre kolluk kuvvetlerine veya muhtara bildirmek ya da araştırıp gerektiğinde ilân etmek zorundadır.
Önemli ölçüde değerli eşyalarda sahibini bilmeyen bulan mutlaka kolluk kuvvetlerine veya muhtara bildirmelidir; değeri düşük eşyada ilân yolu da seçilebilir.
Sahibi ortaya çıkan ile beş yıl içinde çıkmayan malik arasındaki fark nedir?
Beş yıl içinde malik ortaya çıkar ve eşyayı talep ederse, eşya malike geri verilir.
Beş yıl içinde malik çıkmazsa, bulan yükümlülüklerini yerine getirmiş olmak koşuluyla eşyanın mülkiyetini kazanır.
Malik çıkarsa bulan giderlerini ve uygun bir ödülü isteyebilir; malik çıkmazsa bulan mülkiyeti kendiliğinden kazanır, ayrıca bir işleme gerek olmaz.
Eşyanın korunması ve satışı ile mülkiyetin kazanılması arasındaki fark nedir?
Korunması aşırı gider gerektiren veya çabuk bozulabilecek eşya ya da bir yıldan fazla kolluk yanında kalan eşya satılabilir.
Bu satış, mülkiyetin kazanılması ile aynı şey değildir; satış bedeli eşyanın yerine geçer.
Satış gerçekleşmişse bulan mülkiyeti kazanmak yerine satış bedeline sahip olur. Bu konu m.770 kapsamındadır ve bu madde bakımından ayrı değerlendirilir.
Mülkiyetin kazanılması, geri verme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Eşyayı bulan her kişinin, yükümlülüklerini yerine getirmese bile beş yıl sonunda mülkiyeti kazanacağını düşünmek; mülkiyet için yükümlülüklerin yerine getirilmesi şarttır.
- Oturulan bir evde veya işyerinde bulunan eşyada bulanın ödül isteyebileceğini varsaymak; yerine geçen kişiler ödül isteyemez.
- Sahipsiz taşınır ile kaybedilmiş eşyayı karıştırmak; sahibi belli olan eşyada sahiplenme hükümleri değil m.771 uygulanır.
- Beş yıllık süreyi bulanın eşyayı bulduğu tarihten saymak; süre ilân veya bildirim tarihinden başlar.
- Malik çıktığında bulana ödül verilmesinin kendiliğinden doğacağını düşünmek; ödül talebi takdire bağlıdır ve malikin geri vermesi ile birlikte gündeme gelir.
- Kazandırıcı zamanaşımı ile bulunmuş eşya mülkiyetini aynı kurala bağlamak; bulunmuş eşyada süre doğrudan beş yıldır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yerleşik uygulamada bulan kişinin mülkiyeti kazanabilmesi için yükümlülüklerini gerçekten yerine getirdiğinin ispatı önem taşır; yalnızca eşyayı aldığını söylemek yeterli görülmemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Mülkiyeti kazandığını ileri süren bulan, eşyayı bulduğunu, zilyetliğe aldığını ve m.769 kapsamındaki bildirim veya ilân yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Bildirimin yapıldığı tarih, kolluk tutanağı, muhtar kaydı veya ilân metni gibi yazılı belgelerle ispatlanır; beş yıllık sürenin başlangıcı bu belgelerle belirlenir.
- Malikin beş yıl içinde ortaya çıktığını ve eşyayı talep ettiğini ileri süren kişi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür; malik çıkmadığı savunmasını yapan bulan ise süreyi ve ilânı belgelemelidir.
- Bulanın yerine geçen ev sahibi, kiracı veya kurum mülkiyet iddiasında bulunuyorsa, eşyanın oturulan ev veya işyerinde ya da kamu hizmeti yerinde bulunduğunu ve teslim aldığını ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.769: Bulanın sahibine haber verme, kolluk veya muhtara bildirme ve ilân yükümlülüklerini düzenler; m.771 bu yükümlülüklerin yerine getirilmesini mülkiyet kazanmanın koşulu yapar.
- 4721 m.770: Korunması aşırı gider gerektiren, çabuk bozulan veya bir yıldan fazla saklanan eşyanın satışını ve satış bedelinin eşyanın yerine geçmesini düzenler; m.771'deki süre ve mülkiyet kazanma ile birlikte okunur.
- 4721 m.767: Sahipsiz taşınırın sahiplenmesini düzenler; m.771 ise sahibi belli olan kaybedilmiş eşyayı kapsar, iki hal birbirinden ayrılmalıdır.
- 4721 m.777: Zilyetliğin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet doğurması hâlini düzenler; m.771'de mülkiyet doğrudan süre sonuyla kazanılır, zamanaşımı ile karıştırılmamalıdır.
TMK m.772 — Define
TMK m.772, bulunmalarından çok zaman önce gömülmüş veya saklanmış, duruma göre artık malikinin bulunmadığı kesin olarak anlaşılan değerli şeyleri (defineyi) tanımlar, bu define üzerindeki mülkiyetin kime ait olacağını bilimsel değer ayrımına göre belirler ve define bulanın ödül isteme hakkını düzenler. Hüküm, define bulan kişi ile define bulunan taşınmaz veya taşınır malın maliki arasındaki ilişkide uygulanır. Madde bilimsel değeri olan eşyanın hangi özel kanun hükümlerine tabi olacağını göstermez; bu konuda madde yalnızca saklı kalma kaydı koyar. Defineyi bulan ile malik arasında bulma ilişkisini düzenleyen bir sözleşme (hizmet veya vekalet gibi) bulunduğunda ödül hakkının doğup doğmayacağı maddede düzenlenmemiştir. Bulunmuş eşya hükümleri (m.770 vd.) ve doğal güçlerle hakimiyete geçen şeyler (m.774) bu maddenin kapsamı dışındadır. Mülkiyet kazanma, bulan ile malik arasında iade ve ödül alacağının dava yoluyla ileri sürülmesi usulü de maddede yer almaz.
Define: hangi kavramlar bilinmeli?
- Define
- Bulunmalarından çok zaman önce gömülmüş veya saklanmış, duruma göre artık malikinin bulunmadığı kesin olarak anlaşılan değerli şeylerdir. Malikin bilinmemesi yetmez; malikinin artık bulunmadığının kesin olarak anlaşılması aranır.
- Bilimsel değer taşıyan eşya
- Define içindeki eşyanın tarihsel, arkeolojik veya bilimsel açıdan değer taşımasıdır. Bu nitelik taşıyan eşyaya ilişkin özel kanun hükümleri saklı kalır ve m.772/2 uyarınca malikin kazanımı bu hükümlere tabidir.
- Define bulan
- Defineyi zilyetliğe alan ve bulduğunu bildiren kişidir. Malikin kendisi olması hâlinde ödül hakkından söz edilemez; ödül hakkı, defineyi bulanın malik olmamasına bağlıdır.
- Ödül
- Define bulana, definenin değerinin yarısını aşmamak üzere, uygun miktarda ödenmesi istenebilen bedeldir. Miktarı hakkaniyete göre belirlenir ve üst sınırı definenin değerinin yarısıdır.
- Taşınmaz veya taşınır mal
- Defineyi içinde bulunduğu şeydir. Define bu mal üzerinde bulunduğu için mülkiyet, o malın maliki lehine doğar.
Define: hangi şartlar aranır?
- Eşyanın uzun süre önce gömülmüş veya saklanmış olması ve bulunmadan çok zaman önce bu hâlde bulunması gerekir.
- Eşyanın malikinin artık bulunmadığının duruma göre kesin olarak anlaşılması gerekir.
- Eşyanın değerli olması gerekir.
- Bilimsel değer taşıyan eşyada özel kanun hükümlerinin saklı kalması gerekir; bu hâlde m.772/2 kesin olarak uygulanmaz.
- Bilimsel değer taşımayan defineyi, içinde bulunduğu taşınmaz veya taşınır malın maliki kazanır.
- Ödül isteminde bulan kişi ile malik arasında bulmayı düzenleyen bir hukuki ilişki bulunmamalıdır; böyle bir ilişki varsa ödül hakkı doğmaz.
- Ödülün miktarı definenin değerinin yarısını aşmamalı ve hakkaniyete uygun olmalıdır.
Define: hangi sonuçları doğurur?
- Define bilimsel değer taşımıyorsa, define içinde bulunduğu taşınmaz veya taşınır malın maliki olur.
- Define bilimsel değer taşıyorsa, mülkiyet özel kanun hükümlerine göre belirlenir ve m.772/2 uygulanmaz.
- Defineyi bulan, malik değilse ve aralarında bulmayı düzenleyen bir ilişki yoksa, definenin değerinin yarısını aşmamak üzere uygun bir ödül isteyebilir.
- Bulan ile malik arasında bulmayı düzenleyen bir ilişki varsa ödül talebi bu ilişkiye göre değerlendirilir ve m.772/3 kendiliğinden uygulanmaz.
- Define değeri yarıdan fazla bir ödülü kendiliğinden kapsamaz; istenebilecek ödül, definenin değerinin yarısıyla sınırlıdır.
- Defineyi bulan malik ise ödül hakkı doğmaz.
- Define niteliği taşımayan eşya için bulunmuş eşya hükümleri uygulanmaz; yalnızca define hükümleri geçerlidir.
Bilimsel değerli define ile bilimsel değeri olmayan define arasındaki fark nedir?
Bilimsel değer taşıyan define için mülkiyet, özel kanun hükümlerine tabidir.
Bilimsel değeri olmayan define için mülkiyet, içinde bulunduğu taşınmaz veya taşınır malın maliki lehine doğar.
Bilimsel değerli definede malik kazanımı m.772/2 yerine özel kanuna göre belirlenir; diğerinde doğrudan m.772/2 uygulanır.
Malik kendisi bulan ile malik dışında bulan arasındaki fark nedir?
Defineyi bulan bizzat malik ise ödül talep hakkı doğmaz, çünkü zaten mülkiyet kendisindedir.
Defineyi bulan malik değilse, aralarında bulmayı düzenleyen bir ilişki yoksa ödül talep edebilir.
Yalnızca malik olmayan bulan ve ilişki bulunmayan hâlde m.772/3 ödül hakkı doğar.
Bulma ilişkisi var ile bulma ilişkisi yok arasındaki fark nedir?
Malik ile bulan arasında hizmet veya vekalet gibi bir sözleşme varsa, bulma ilişkisi sözleşmeye göre yürür.
Böyle bir sözleşme yoksa maddenin genel ödül kuralı uygulanır.
Sözleşme varsa m.772/3 uygulanmaz; sözleşmenin hükümleri belirler.
Define ile bulunmuş eşya arasındaki fark nedir?
Define, uzun süre gömülü veya saklı, malikinin artık bulunmadığı kesin anlaşılan değerli şeydir.
Bulunmuş eşya, sahibi belli veya belirlenebilir olan ve kaybedilmiş eşyadır.
Define hükümleri yalnızca uzun süre gömülü ve malikinin kalmadığı şeylere uygulanır; diğerleri m.770 vd. kapsamındadır.
Define: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bilimsel değer taşıyan defineyi m.772/2 uyarınca doğrudan malike bağlamak; önce özel kanun hükümlerinin saklı olduğunu gözden kaçırmamak gerekir.
- Define sayılmayan kayıp eşyayı define hükümlerine tabi tutmak; eşyanın uzun süre gömülü olması ve malikinin kesin olarak bulunmaması koşullarını birlikte aramak gerekir.
- Ödülü definenin değerinin tamamı üzerinden hesaplamak; üst sınırın yarı değer olduğunu gözetmek gerekir.
- Malikin kendisinin bulması hâlinde ödül talep edilebileceğini sanmak; bu hâlde ödül hakkı doğmaz.
- Bulan ile malik arasında hizmet veya vekalet ilişkisi varken genel ödül kuralını uygulamak; önce bu ilişkinin varlığını ve içeriğini incelemek gerekir.
Nasıl ispat edilir?
- Ödül talep eden, define niteliğini, yani uzun süre gömülü olmasını, malikinin artık bulunmadığını ve değerini ileri sürüp kanıtlamakla yükümlüdür.
- Defineyi bulan ile malik arasında bulmayı düzenleyen bir sözleşme olmadığını ileri süren taraf, bu iddiasını yazılı sözleşme veya tanık gibi delillerle ortaya koymalıdır.
- Bilimsel değerin varlığı iddiası, uzman görüşü ve ilgili kurum kayıtlarıyla desteklenmelidir; bu iddiayı ileri süren taraf ispat yükü altındadır.
- Definenin değeri, ödülün üst sınırını belirlediğinden bilirkişi değerlemesiyle saptanmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.770: Bulunmuş eşya hükümlerini düzenler; define niteliği taşımayan kayıp eşya için ayrım yapılmasında başvurulan hükümdür.
- 4721 m.774: Doğal güçlerle veya rastlantı sonucunda başkasının hakimiyetine geçen şeylerin hukuki durumunu belirler; define hükümleriyle sınırı ayrılır.
- 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu m.50: Define aranmasını ruhsata bağlar; bilimsel değer taşıyan defineye ilişkin özel kanun hükümlerinin başlıca kaynağıdır.
TMK m.773 — Bilimsel değeri olan eşya
Madde, bilimsel değeri olan sahipsiz doğal şeyler ile eski eserlerin bulunması hâlini düzenler ve bu hâllerde uygulanacak hukukun özel kanun olduğunu belirtir. Madde, bu tür malların bulunmasına ilişkin genel kuralı kendisi koymaz; kuralı özel kanuna bırakır. Madde, bilimsel değeri olmayan sahipsiz şeylerin ve defineların bulunmasını düzenlemez (bulunmuş eşya için m.771-772, define için m.772). Madde, sahipsiz taşınırların sahiplenilmesini düzenlemez (m.769). Madde, bulunan şeyin zilyetliğine ilişkin yükümlülükleri ve mülkiyetin kazanılma süresini düzenlemez (m.771). Madde, zamanaşımıyla kazanmayı düzenlemez (m.777).
Bilimsel değeri olan eşya: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bilimsel değeri olan sahipsiz doğal şey
- Malikinin bulunmadığı, doğada oluşmuş ve bilimsel açıdan değer taşıyan taşınır nesnelerdir. Bilimsel değer, sıradan bulunmuş eşyadan ayıran ölçüttür; değerli olmak tek başına yeterli değildir.
- Eski eser
- Geçmiş dönemlerden kalan ve bilimsel değeri bulunan insan yapımı varlıklardır. Bu kavramın kapsamı ve tanımı madde metninde yer almaz, özel kanuna bırakılmıştır.
- Özel kanun
- Maddenin uygulanmasını belirleyen, bu malların rejimini ayrıntılı düzenleyen kanundur. Maddenin kendisi bu rejimi düzenlemez; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu bu rolü üstlenir.
Bilimsel değeri olan eşya: hangi şartlar aranır?
- Bulunan şeyin sahipsiz doğal şey ya da eski eser niteliği taşıması gerekir.
- Şeyin bilimsel bir değere sahip olması gerekir.
- Bulunan şeyin özel kanunda öngörülen kapsamda kalması gerekir; bilimsel değeri olmayan şeyler bakımından madde uygulanmaz.
Bilimsel değeri olan eşya: hangi sonuçları doğurur?
- Bilimsel değeri olan sahipsiz doğal şey veya eski eser bulunduğunda, TMK'daki bulunmuş eşya hükümleri uygulanmaz.
- Bu mallar üzerindeki hukuki durum özel kanun hükümlerine göre belirlenir.
- Özel kanun uyarınca bu malların devletin mülkiyetine tabi olduğu kabul edilmektedir; bulanın TMK'daki bulunmuş eşya hükümlerine dayanarak mülkiyet kazanması mümkün değildir.
- Bilimsel değeri bulunmayan şeyler için bu madde uygulanmaz.
Bilimsel değeri olan sahipsiz doğal şey ile bilimsel değeri olmayan bulunmuş eşya arasındaki fark nedir?
Bilimsel değeri bulunan sahipsiz doğal şey ve eski eserler için madde, özel kanunun uygulanacağını belirtir.
Bilimsel değeri olmayan bulunmuş eşya, MK m.771 ve devamındaki genel bulunmuş eşya hükümlerine tabidir.
Bilimsel değer ölçütü, hangi rejimin uygulanacağını belirler. Bilimsel değeri bulunan şey için özel kanun, diğer şey için TMK hükümleri uygulanır.
Bilimsel değerli define ile bilimsel değeri olmayan define arasındaki fark nedir?
Bilimsel değere sahip define, madde kapsamına girer ve özel kanuna tabidir.
Bilimsel değeri olmayan define, malikine ait olur ve ayrıca MK m.772 hükümlerine göre bulan kişiye ödül hakkı tanınır.
Define ayrımında da bilimsel değer ölçütü belirleyicidir; bilimsel değerli define için bulunan kişiye TMK ödül hakkı tanımaz, özel kanun uygulanır.
Bilimsel değeri olan eşya: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bilimsel değeri bulunan bir şeyi genel bulunmuş eşya hükümlerine göre değerlendirmek; bu durumda özel kanunun uygulanması gerektiği göz ardı edilir.
- Bilimsel değeri olmayan bir define ile bilimsel değerli define arasındaki ayrımı yapmamak; ödül hakkının doğup doğmayacağı bu ayrıma bağlıdır.
- Maddenin tamamının kapsamını genel bulunmuş eşya hükümlerine dayandırmak; madde yalnız bilimsel değerli şeyler bakımından özel kanunu öngörür.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bilimsel değeri olan malların mülkiyetinin devlete ait olduğu ve bu konuda 2863 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Bilimsel değerin varlığını iddia eden taraf, bu değeri uzman görüşü veya bilimsel belgeyle ispatlamalıdır.
- Şeyin sahipsiz doğal şey veya eski eser niteliğini ileri süren taraf, bu niteliği bilirkişi raporu gibi delillerle göstermelidir.
- Bulan kişinin, bulduğu şeyin genel bulunmuş eşya rejimine tabi olduğunu ileri sürmesi halinde, bilimsel değerin bulunmadığını kendisi göstermelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.771: Bulunmuş eşyaya ilişkin genel hükümleri içerir. Bilimsel değerli şeyler bakımından bu hükümler devre dışı kalır; madde bu ayrımı yapar.
- 4721 m.772: Define tanımını ve bilimsel değerli define ile diğer defineleri ayıran ölçütü içerir. Madde 773, bilimsel değerli define için MK m.772 hükümlerinin yerine özel kanunu koyar.
- 4721 m.777: Kazandırıcı zamanaşımını düzenler. Bu madde bilimsel değerli malların zamanaşımıyla kazanılmasını engellemez; özel kanun hükmü önceliklidir ve madde ayrıca özel kanuna atıf yapar.
- 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu: Maddenin atıfta bulunduğu özel kanundur. Bilimsel değerli sahipsiz doğal şeyler ve eski eserlerin rejimini belirler.
TMK m.774 — Düşen veya sürüklenen şeyler
Madde, suyun, rüzgârın, çığın veya başka doğal kuvvetlerin etkisiyle ya da tesadüfen taşınır mal veya hayvanların birinin egemenlik alanına girmesi halinde bu malın bulanın hukuki durumunu düzenler; bulan kişinin haklarına sahip olacağını ve yükümlülüklerine tabi olacağını öngörür. Ayrıca başkasının kovanına göçen arı oğlunun kovan malikine ait olacağını hükme bağlar. Madde, bulunan şeyin bildirilmesi, saklanması ve 5 yıllık sahiplenme süresi gibi bulma sürecinin ayrıntılarını düzenlemez; bu konular bulunmuş eşya hükümlerinde yer alır (m.772–773). Maddenin tanımladığı durumda malikin mal üzerindeki iradesi aranmaz; arazi malikinin malın aranmasına izin vermesi ve denkleştirme bedeli gibi komşuluk hukuku sonuçları ise m.752 ile ayrı değerlendirilir. Sahipsiz taşınırların kazanılması (m.771) ve arı oğlunun sahipsizlik ilişkisi ayrı bir kazanma yolu olarak m.771'de ele alınır.
Düşen veya sürüklenen şeyler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Egemenlik alanına girme
- Taşınır malın doğal güçlerin etkisiyle ya da rastlantı sonucu bir kişinin fiilî hâkimiyeti altına geçmesidir. Malikin ya da zilyedin kusurlu davranışıyla başkasının alanına giren eşya bu kapsamda değerlendirilmez.
- Bulan
- Kaybolan eşyayı doğal güçlerin etkisiyle ya da rastlantı sonucu egemenlik alanına alan kişidir. Bulanın kazanacağı hak ve yükümlülükler, bulunmuş eşya hükümlerine göre belirlenir.
- Arı oğlu
- Kovandan çıkıp başka bir kovana göçen arı topluluğudur. Başkasının kovanına göçmesi hâlinde kovan malikinin kazanımı, bedel ödenmeden gerçekleşir.
- Kovan maliki
- Arı oğlunun yerleştiği kovanın mülkiyetine sahip kişidir. Oğul, bir bedel ödenmesi gerekmeksizin bu kişiye geçer.
Düşen veya sürüklenen şeyler: hangi şartlar aranır?
- Taşınır mal veya hayvanın suyun, rüzgârın, çığın veya başka doğal kuvvetlerin etkisiyle ya da tesadüfen bir kişinin egemenlik alanına girmiş olması gerekir.
- Malın kaybolmuş olması gerekir; malikin ya da zilyedin kusuruyla başkasının alanına giren şeyler bu kapsama girmez.
- Bulanın, malın bulunmasıyla birlikte bulunmuş eşyaya ilişkin hak ve yükümlülüklere tabi olması gerekir.
- Arı oğulunun başkasının kovanına göçmüş olması gerekir; bu hâlde oğulun kovan malikine bir bedel ödenmesi aranmaz.
Düşen veya sürüklenen şeyler: hangi sonuçları doğurur?
- Doğal güç veya rastlantı sonucu egemenlik alanına giren taşınır mal veya hayvanın bulanı, bulunmuş eşyaya ilişkin hak ve yükümlülüklere sahip olur ve bunlara tabi olur.
- Başkasının kovanına göçen arı oğlu, bedel ödenmeksizin kovan malikine ait olur.
- Kusurlu biçimde başkasının alanına giren eşya bakımından bu madde uygulanmaz.
Bulunan taşınır mal ile başkasının kovanına göçen arı oğlu arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, bulunan taşınır mal ve hayvanları, doğal güç veya rastlantı sonucu egemenlik alanına girmiş her şey bakımından düzenler.
İkinci fıkra yalnız arı oğlunu düzenler ve kovan malikine özel bir kazanım sağlar.
Arı oğlu bakımından bedel ödenmesi aranmaz ve doğrudan kovan malikine geçer; birinci fıkranın bulunmuş eşya yükümlülükleri, arı oğluna ilişkin kazanım için ayrıca uygulanmaz.
Doğal güçle gelen eşya ile malikin kusuruyla başkasının alanına giren eşya arasındaki fark nedir?
Su, rüzgâr, çığ veya rastlantı gibi doğal güçlerin etkisiyle başkasının alanına giren eşya, maddenin kapsamındadır.
Malikin veya zilyedin kusurlu davranışıyla başkasının arazisine giren eşya bu kapsamın dışındadır.
Kusurlu hâlde bulan maddeden değil, arazi malikinin aranmaya izin vermeme ilkesi ve komşuluk hükümleri çerçevesinde değerlendirilir; malikin aranmaya izin vermesi zorunlu değildir.
Düşen veya sürüklenen şeyler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Doğal güçle gelmeyen, malikin kusuru ile başkasının alanına giren eşyayı da m.774 kapsamında değerlendirmek.
- Arı oğlu hükmünde bedel ödenmesini aramak; madde bedel ödenmeksizin kazanımı öngörür.
- Arı oğlunu sahipsiz taşınır olarak değerlendirip doğrudan ilk ele geçiren kişiye geçirmek; arı oğlu başkasının kovanına göçmüşse kovan malikine ait olur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Malın bulanın egemenliğine geçmesi için bulanın fiilî hâkimiyet kurmuş olması gerekir; uygulamada doğal güçle ulaşan eşyanın gerçekten bulanın egemenliğine girip girmediği somut olaya göre değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Bulunan malın doğal güç veya rastlantı sonucu egemenlik alanına girdiğini iddia eden kişi, bu olguyu ispatla yükümlüdür; malın kusurlu biçimde başkasının alanına girdiği savunması ise karşı tarafça ileri sürülebilir ve bu savunmayı ileri süren taraf ispatla yükümlüdür.
- Arı oğlunun başkasının kovanına göçtüğünü ve kovan malikinin bu kovanın sahibi olduğunu iddia eden taraf, bu iki olguyu tanık, bilirkişi veya kovan kaydı gibi delillerle ispatlamalıdır.
- Malın doğal güçle geldiği iddiasının aksini ileri süren, yani malın kusurlu biçimde başkasının alanına girdiğini öne süren taraf bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.772: Bulunan eşyanın bildirilmesi, saklanması ve sahibinin ortaya çıkmaması hâlinde bulanın mülkiyeti kazanmasına ilişkin ayrıntıları düzenler; m.774'teki bulanın hak ve yükümlülükleri bu hükümlerle belirlenir.
- 4721 m.773: Bulunan şeyin korunması, satılması ve bulana tanınan giderler ile ödül hakkını düzenler; m.774'teki bulan sıfatının içeriğini tamamlar.
- 4721 m.752: Arazi malikinin, arazisine düşen veya giren malın aranıp alınmasına izin verme yükümlülüğünü ve denkleştirme bedeli ile hapis hakkını düzenler; m.774'ün doğal güçlerle düşen eşyaya ilişkin tamamlayıcı hükmüdür.
- 4721 m.771: Sahipsiz taşınırların ve arı oğlunun sahipsizliğinin kazanımını düzenler; m.774'teki arı oğlu hükmü ile sahipsizlik ilişkisi bu madde ile kurulur.
TMK m.775 — İşleme
Madde, bir kimsenin başkasına ait bir şeyi işlemesi veya başka bir şekle sokması hâlinde yeni şeyin mülkiyetinin kime geçeceğini düzenler. Emeğin değeri ile işlenen şeyin değeri arasındaki karşılaştırmaya, işleyenin iyiniyetine ve hâkimin takdir yetkisine göre mülkiyet sonucunu belirler; tazminat ve sebepsiz zenginleşme isteminin saklı kalmasını da kapsar. Madde, işleyen ile malik arasında eser sözleşmesi gibi bir hukukî ilişki bulunduğu hâlleri düzenlemez; bu hâllerde sözleşme hükümleri uygulanır (BK m.472). Taşınır malların karışması veya birleşmesini düzenlemez (TMK m.776). Taşınmaza birleşen taşınır eşyanın durumu da bu maddenin kapsamında değildir (TMK m.722). Mülkiyetin kazanılmasının iyiniyet ve iktisap koruması yönünden ayrıntıları (TMK m.988 vd.) bu maddenin konusu değildir.
İşleme: hangi kavramlar bilinmeli?
- İşleme
- Bir kimsenin başkasına ait bir şeyi işleyerek ya da başka bir şekle sokarak yeni bir şey meydana getirmesi maddî fiilidir. Hukukî işlem iradesi ve ehliyet gerektirmez, bu nedenle hukuki sonuç maddî fiile bağlanır.
- Emeğin değeri
- İşleyenin yaptığı iş karşılığında ortaya çıkan değerdir. Yeni şeyin mülkiyetinin kime geçeceğini belirleyen karşılaştırmada, işlenen şeyin değeriyle birlikte ölçüt olarak kullanılır.
- İyiniyet (işleyen bakımından)
- İşleyenin işlediği şeyin başkasına ait olduğunu bilmemesi ve bilmesi gerekmemesi durumudur. Kötüniyetli işleyen bakımından hâkimin malike bırakma yetkisi, emeğin değeri daha fazla olsa bile doğar.
- Yeni şey
- İşleme sonucu ortaya çıkan ve işlenen şeyden farklı nitelik kazanan taşınır eşyadır. Mülkiyetinin kime ait olacağı bu maddede belirlenir.
- Aslen kazanma
- Mülkiyetin önceki malikten devralınmadan, doğrudan kanun gereği kazanılmasıdır. İşlemeyle kazanılan mülkiyet bu niteliktedir ve önceki malikin üzerindeki haklar kendiliğinden sona erer.
İşleme: hangi şartlar aranır?
- Bir kimsenin başkasına ait bir şeyi işlemiş veya başka bir şekle sokmuş olması gerekir; işleme bir maddî fiil olarak gerçekleşmelidir.
- İşleme, işleyen ile malik arasında eser sözleşmesi gibi bir hukukî ilişkiye dayanmamalıdır; böyle bir ilişki varsa bu madde değil sözleşme hükümleri uygulanır.
- Yeni şeyin meydana gelmiş olması ve işlenen şeyden ayrı bir eşya niteliği taşıması gerekir.
- Emeğin değeri işlenen şeyin değerinden fazla olduğunda, yeni şeyin mülkiyeti işleyene geçer.
- Emeğin değeri işlenen şeyin değerinden fazla değilse, yeni şeyin mülkiyeti malike ait olur.
- İşleyen kötüniyetli ise, emeğin değeri işlenen şeyin değerinden fazla olsa bile hâkimin yeni şeyi malike bırakma yetkisi kullanılabilir.
İşleme: hangi sonuçları doğurur?
- Emeğin değeri işlenen şeyin değerinden fazla ve işleyen iyiniyetli ise, yeni şeyin mülkiyeti işleyene geçer.
- Emeğin değeri işlenen şeyin değerinden fazla değilse, yeni şeyin mülkiyeti malike ait olur.
- İşleyen kötüniyetli ise, emeğin değeri fazla olsa bile hâkim yeni şeyi malike bırakabilir.
- Mülkiyetin işleme ile kazanılması aslen kazanmadır; işlenen mal üzerindeki mülkiyet hakkı ile varsa intifa veya rehin gibi sınırlı aynî haklar sona erer.
- Mülkiyetin kime geçtiğine bakılmaksızın, zarar gören tarafın tazminat ve sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakları saklıdır.
- İşleyen ile malik arasında hukukî ilişki varsa bu madde uygulanmaz, sözleşmeye göre çözüm aranır.
Emek değeri fazla ile emek değeri fazla değil arasındaki fark nedir?
Emeğin değerinin işlenen şeyin değerinden fazla olduğu hâlde mülkiyet, kural olarak işleyene geçer.
Emeğin değerinin işlenen şeyin değerinden fazla olmadığı hâlde yeni şeyin mülkiyeti malike aittir.
Mülkiyetin hangi tarafa geçeceği bu karşılaştırmayla belirlenir; malike geçen durumda işleyen, tazminat veya sebepsiz zenginleşme yoluyla isteme hakkı kazanır.
İyiniyetli işleyen ile kötüniyetli işleyen arasındaki fark nedir?
İyiniyetli işleyen, emek değeri fazla olduğunda yeni şeyin mülkiyetini kazanır ve hâkim bunu malike bırakamaz.
Kötüniyetli işleyen bakımından emek değeri fazla olsa bile hâkim yeni şeyi malike bırakabilir.
Kötüniyet, emek değeri üstünlüğüne karşın mülkiyetin malike geçmesine yol açabilir; bu, hâkimin takdirine bağlıdır.
Bu madde ile hukukî ilişkiye dayalı işleme arasındaki fark nedir?
Bir eser sözleşmesi gibi hukukî ilişki olmaksızın yapılan işlemede bu madde uygulanır.
İşleme, malik ile işleyen arasındaki bir hukukî ilişkiye dayanıyorsa bu madde uygulanmaz.
Bu durumda mülkiyet işleyene geçmez; sözleşme hükümleri (BK m.472/II) belirleyici olur.
İşleme ile karışma ve birleşme arasındaki fark nedir?
Bu madde, bir şeyin başka bir şekle sokulması veya işlenmesini düzenler.
Birden çok kişinin taşınır mallarının karışması veya birleşmesi ayrı bir hükme bağlıdır.
Karışma ve birleşmede mülkiyet durumu TMK m.776 ile çözülür; taşınmazla birleşen taşınır için TMK m.722 uygulanır.
İşleme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hukukî ilişkiye dayanan işlemeyi bu madde kapsamında değerlendirmek; önce sözleşme hükümlerine bakılmalıdır.
- Emeğin değerini ölçerken malzemenin değeriyle karıştırmak; karşılaştırma yalnızca emek ile işlenen şeyin değeri arasında yapılır.
- Kötüniyetli işleyen için hâkimin malike bırakma yetkisini unutmak veya bu yetkiyi iyiniyetli işleyen hakkında da uygulamak.
- Mülkiyetin malike geçmesini sağlayan sonucun tazminat ve sebepsiz zenginleşme isteminin kaybı anlamına geldiğini sanmak; bu haklar saklıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Uygulamada işleme ile kazanmada, önce işleme bir hukukî ilişkiye dayanıyor mu sorusu sorulur; dayanıyorsa bu madde uygulanmadan sözleşme hükümlerine bakılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Mülkiyeti kazandığını ileri süren taraf, işlemenin gerçekleştiğini ve yeni şeyin meydana geldiğini ispat yükü altındadır.
- İşlemenin bir eser sözleşmesi gibi bir hukukî ilişkiye dayanmadığını ileri süren taraf, bu maddenin uygulanabilir olduğunu ispatlamalıdır.
- Emeğin değeri ile işlenen şeyin değerinin karşılaştırılması bilirkişi incelemesiyle yapılır; bu değerlerin farkı taraflarca ileri sürülmelidir.
- İşleyenin iyiniyetli olduğunu ileri süren taraf, işlenen şeyin başkasına ait olduğunu bilmediğini veya bilmesi gerekmediğini ispatlamalıdır; kötüniyetin ileri sürülmesi halinde bunu ileri süren taraf ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.776: Birden çok kişinin taşınır mallarının karışması veya birleşmesi hâlini düzenler; işleme hâlinden ayrı olarak bu durumda mülkiyet ona göre belirlenir.
- 4721 m.722: Taşınmaza birleşen taşınır eşyanın mülkiyet durumunu düzenler; bu madde taşınmaz birleşmesini kapsamaz.
- 4721 m.988: İyiniyetli üçüncü kişinin mülkiyet kazanımını düzenler; işleyenin iyiniyeti değerlendirilirken ayrı bir koruma rejimini gösterir.
- 6098 m.472: Eser sözleşmesinde işleme yapan yüklenicinin malzemeye ilişkin durumunu düzenler; hukukî ilişki varsa bu madde yerine uygulanır.
TMK m.776 — Karışma ve birleşme
Madde, birden çok kişinin taşınır mallarının birbiriyle birleşmesi veya karışması hâlinde, bu malların yeni oluşan şey üzerindeki mülkiyet durumunu düzenler. Birinci fıkra, ayrılamayacak biçimde birleşen veya karışan malikler arasında kanundan doğan paylı mülkiyeti; ikinci fıkra, ana parça-ikincil parça ilişkisinde eşyanın tamamının ana parçanın malikine geçmesini; üçüncü fıkra ise tazminat ve sebepsiz zenginleşme istemlerinin saklı kalmasını kapsar. Kural, taşınır eşyalar bakımından ve birleşme ya da karışmayı yapan kişinin iradesi aranmaksızın, maddi olay sonucu oluşan durumlar için geçerlidir. Madde, taşınmazla birleşen taşınır eşyayı düzenlemez (m.722); bir kişinin başkasının malını işlemesini düzenlemez (m.775); mülkiyetin kazanılmasına ilişkin genel ilkeler ile sözleşmeden doğan ilişkiler ve haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme davalarının zamanaşımı ayrı maddelerde ve ayrı kurallarla yönetilir.
Karışma ve birleşme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Birleşme
- Bağımsız taşınır eşyaların, tek bir taşınır eşya oluşturacak biçimde birbirine bağlanmasıdır. Birleşen parçalar ayrıldığında önemli zarar doğması ya da aşırı emek ve para harcanması gerekir.
- Karışma
- Farklı kişilere ait taşınır malların birbirine ayırt edilemeyecek biçimde katılmasıdır. Örneğin iki kişiye ait unların aynı çuvala konulması karışmaya örnektir.
- Asıl şey ve ikincil nitelikte bütünleyici parça
- Birleşen ya da karışan eşyalardan birinin diğerine ekonomik ve hukuki olarak bağlı, ikincil kaldığı durumdur. Bu hâlde mülkiyet ana parçanın malikine geçer ve paylı mülkiyet doğmaz.
- Paylı mülkiyet (kanundan doğan)
- Yeni şey üzerinde malzeme sahiplerinin, kendi eşyalarının birleşme ya da karışma anındaki değerleri oranında kurduğu mülkiyettir. Pay, sözleşme ya da iradeye değil, doğrudan kanuna dayanır.
- Aslen kazanma
- Mülkiyetin eski malikten devralınmaksızın, doğrudan kanun ya da olay sonucu kazanılmasıdır. Birleşme ve karışmada kazanma bu niteliktedir.
Karışma ve birleşme: hangi şartlar aranır?
- Birden çok kişinin taşınır mallarının bulunması gerekir; malların mülkiyeti farklı kişilere ait olmalıdır.
- Malların, önemli bir zarara uğratılmadan veya aşırı bir emek ve para harcanmadan ayrılamayacak biçimde birleşmiş ya da karışmış olması gerekir.
- Birleşme ya da karışmanın bir maddi fiille veya doğa olayıyla gerçekleşmiş olması yeterlidir; bu fiilin insan emeğine dayanması zorunlu değildir.
- Malların ana parça ile ikincil nitelikte bütünleyici parça ilişkisi içinde olmaması gerekir; aksi hâlde ikinci fıkra uygulanır.
- Eşyanın tamamı ana parçanın malikine geçer; ikincil parçanın maliki bu hâlde paylı mülkiyet kazanamaz.
- Paylı mülkiyet payları, birleşme ya da karışma zamanındaki değerler oranında belirlenir.
- Tazminat ya da sebepsiz zenginleşme istemi için ayrı koşulların varlığı aranır; bu istemler birinci ve ikinci fıkranın kazanma sonucundan bağımsızdır.
Karışma ve birleşme: hangi sonuçları doğurur?
- Ayırt edilemez biçimde birleşen ya da karışan taşınırlarda, yeni şey üzerinde malzeme sahipleri birleşme ya da karışma zamanındaki değerleri oranında paylı mülkiyete sahip olur.
- Ana parça-ikincil parça ilişkisi bulunduğunda eşyanın tamamı ana parçanın malikine ait olur ve ikincil parça malikinin mülkiyeti sona erer.
- Birleşme ya da karışmanın bir maddi fiil veya doğa olayı sonucu gerçekleşmesi mülkiyet kazanımını etkilemez.
- Paylı mülkiyet kazanımı aslen kazanmadır; malzeme sahipleri eski haklarından bağımsız olarak yeni şey üzerinde pay kazanır.
- Eski malik, mülkiyetini kaybetmesi nedeniyle haksız fiil tazminatı talep edebilir veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açabilir.
- Kazanımın gerçekleşmesi için birleşen ya da karışan şeylerin değerlerinin belirlenebilmesi gerekir; değer farkı payların oranını belirler.
Paylı mülkiyet ile ana parça-ikincil parça arasındaki fark nedir?
Malların eşit ya da birbirine yakın değerde olması, ayrılamamasına rağmen hiçbirinin diğerine bağlı olmaması hâlinde birinci fıkra uygulanır.
Bir taşınırın diğerinin ikincil nitelikte bütünleyici parçası olması hâlinde ikinci fıkra uygulanır.
Birinci fıkrada paylı mülkiyet doğar; ikinci fıkrada eşyanın tamamı ana parçanın malikine ait olur.
Birleşme ile karışma arasındaki fark nedir?
Birleşmede bağımsız şeyler tek bir taşınır eşya oluşturacak biçimde bir araya gelir.
Karışmada farklı malların ayırt edilemeyecek biçimde birbirine katılması söz konusudur.
Her iki durumda da madde aynı şekilde uygulanır; ayrım, yalnız olayın niteliğini tanımlamaya yarar.
Kazanma ile tazminat ve sebepsiz zenginleşme arasındaki fark nedir?
Birleşme ya da karışma sonucu mülkiyet kazanılması bir aslen kazanma hâlidir.
Eski malik, mülkiyetini kaybetmesi nedeniyle haksız fiil tazminatı ya da sebepsiz zenginleşme istemi ileri sürebilir.
Mülkiyet kazanımı ile tazminat ya da sebepsiz zenginleşme istemi birlikte var olabilir; üçüncü fıkra bu istemleri saklı tutar.
Emek ürünü birleşme ile doğal olay sonucu birleşme arasındaki fark nedir?
Birleşme ya da karışmanın insan emeğiyle gerçekleşmesi hâlinde de birinci ve ikinci fıkra uygulanır.
Doğal bir olay sonucu oluşan birleşme ya da karışmada da aynı kurallar geçerlidir.
Yapılan iş bakımından bir fark yoktur; ancak emeğin değeri malzemeden fazla ise m.775 ayrıca düşünülür.
Karışma ve birleşme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birleşmeyi bir eser sözleşmesi ya da m.775 kapsamında değerlendirmek; birleşme ve karışma hâlinde m.776 esas alınmalıdır.
- Ana parça-ikincil parça ilişkisi bulunduğu hâlde paylı mülkiyet hükmü uygulamak; ikinci fıkra öncelik taşır.
- Değerleri yalnız nicelik ya da ağırlıkla hesaplamak; nitelik farkı varsa değerlere dayalı oran kurulmalıdır.
- Tazminat ve sebepsiz zenginleşme isteminin mülkiyet kazanımıyla birlikte doğamayacağını düşünmek; üçüncü fıkra bu istemleri saklı tutar.
- Doğal olay sonucu oluşan birleşmeyi m.776 kapsamı dışında saymak; madde doğal olayı da kapsar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Değerlerin belirlenmesinde, malzemenin nicelik ve nitelik farkı birlikte dikkate alınarak orantı kurulması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
- Ayırt edilemeyen karışmalarda malların ağırlık ya da hacim oranının esas alınabileceği, ancak aynı kalitede olmayan malzemelerde değerlere dayalı oran kurulması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Birleşme ya da karışma sonucu paylı mülkiyet isteyen kişi, malının birleşme ya da karışma anındaki değerini ve birleşmenin ayrılamaz niteliğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Malzemenin değeri, fatura, bilirkişi raporu ya da benzeri belgelerle ispatlanır; değer tespiti bilirkişi incelemesine dayanabilir.
- Ana parça-ikincil parça ilişkisini ileri süren taraf, malın ikincil nitelikte bütünleyici parça olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Tazminat ya da sebepsiz zenginleşme isteyen kişi, zararını ve karşı tarafın zenginleşmesini ayrıca ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.722: Taşınmazla birleşen taşınır eşyanın mülkiyetini düzenler; m.776 bu tür birleşmeyi kapsamaz.
- 4721 m.775: Başkasının malzemesinin işlenmesi hâlini düzenler; emeğin değeri fazla olduğunda işlenen eşyanın mülkiyetini işleyene verir. Birleşme ya da karışmada emek ürünü kazanım ayrıca bu maddeye bağlanır.
- 4721 m.769: Bulunmuş eşyayı düzenler; m.776 ile ayrı bir kazanma hâlidir.
- 4721 m.771: Bulunmuş eşya hakkında bulan kişinin durumunu düzenler; m.776 ile ilişkisi yoktur, ancak ayrı bir kazanma hâlini gösterir.
TMK m.777 — Kazandırıcı zamanaşımı
TMK m.777, başkasının taşınır malının davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunan kişinin zamanaşımı yoluyla mülkiyeti kazanmasını düzenler. Kazandırıcı zamanaşımının koşullarını, zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi halinde kesintinin sınırını ve sürenin hesabı, kesilmesi ve durmasında Borçlar Kanunu zamanaşımı hükümlerinin kıyasen uygulanmasını kapsar. Taşınmaz mülkiyetinin kazandırıcı zamanaşımıyla kazanılmasını düzenlemez (m.712, m.713). Zamanaşımı ile kazanılan mülkiyetin sebepsiz zenginleşme yoluyla geri istenip istenemeyeceği, iyiniyetin ve zilyetliğin ayrıntılı hükümleri ile zilyetlik davaları (m.996 ve devamı) bu maddenin kapsamı dışındadır. Taşınır mülkiyetinin devri ve diğer kazanma yolları da bu maddede yer almaz.
Kazandırıcı zamanaşımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kazandırıcı zamanaşımı
- Başkasının malını belli süre davasız ve aralıksız zilyetlikte tutan kişinin, bu süre sonunda mülkiyeti kendiliğinden kazanmasını sağlayan kurumdur. Hakkın kazanılması zilyetliğin sürmesine bağlıdır ve ayrıca bir işleme gerek yoktur.
- Mala malik sıfatıyla zilyetlik
- Zilyedin kendisini malik gibi davranarak malı fiilen elinde tutmasıdır. Kiracı ya da emanetçi gibi başkası adına zilyet olan kişi bu şartı taşımaz.
- İyiniyet
- Zilyedin eşyanın başkasına ait olduğunu bilmemesi ve bilebilecek durumda bulunmamasıdır. İyiniyet zilyetliğin kurulduğu anda bulunmalı ve kazanma anına kadar devam etmelidir.
- Davasızlık
- Zilyet aleyhine istihkak davasının açılmamış olmasıdır. Dava dışında yapılan ihtar ve ihbar da iyiniyeti ortadan kaldırarak kazanmayı engeller.
- İrade dışı zilyetlik kaybı
- Zilyetliğin zilyedin iradesi dışında sona ermesidir. Bu halde zilyet bir yıl içinde eşyayı geri alırsa ya da bu süre içinde geri verme davası açarsa zamanaşımı kesilmez.
- Kıyasen uygulama
- Taşınır zamanaşımı süresinin hesabı, kesilmesi ve durması için TBK zamanaşımı hükümlerinin kanun koyucu tarafından doğrudan atıfla değil, benzer durumlara ilişkin olarak uygulanmasıdır.
Kazandırıcı zamanaşımı: hangi şartlar aranır?
- Başkasına ait bir taşınır malın zilyetliğinin bulunması gerekir.
- Zilyedin malik sıfatıyla zilyet olması gerekir; başkası adına tutulan mal bu kapsamda değildir.
- Zilyetlik iyiniyetli olmalı, iyiniyet zilyetliğin kurulduğu andan kazanma anına kadar sürmelidir.
- Zilyetlik beş yıl boyunca davasız ve aralıksız devam etmelidir; malikin istihkak davası açmaması ve zilyetliğin bu süre içinde kaybedilmemesi gerekir.
- Zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi halinde zilyet bir yıl içinde eşyayı ele geçirmeli veya bu süre içinde açacağı dava ile geri almalıdır; aksi halde kazandırıcı zamanaşımı kesilir.
- Kazandırıcı zamanaşımının hesabı, kesilmesi ve durması için Borçlar Kanunu zamanaşımı hükümleri kıyas yoluyla uygulanmalıdır.
- Bu şartların tamamı gerçekleşmelidir; eksik bir şart mülkiyetin kazanılmasını sağlamaz. Ayrı bir tescil ya da işlem gerekmez.
Kazandırıcı zamanaşımı: hangi sonuçları doğurur?
- Beş yıl sonunda zilyet, herhangi bir işleme gerek olmaksızın taşınırın mülkiyetini kazanır.
- Zilyet iyiniyetini kaybederse, örneğin malın başkasına ait olduğunu sonradan öğrenirse, kazandırıcı zamanaşımı işlemez.
- Malik istihkak davası açarak ya da ihtar ve ihbarda bulunarak zamanaşımını engeller.
- Zilyetlik irade dışı kaybedilir ve bir yıl içinde geri alınmaz ya da geri verme davası açılmazsa zamanaşımı kesilmiş olur.
- Zilyetlik irade dışı kaybedilir ama bir yıl içinde geri alınır veya dava açılırsa süre kesilmemiş sayılır.
- Zamanaşımıyla kazanılan mülkiyetten sonra eski malik mülkiyeti kazanan kişiye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade talebi ileri süremez.
- Kazandırıcı zamanaşımı için eksik kalan herhangi bir şart varsa mülkiyet kazanılmaz; zilyet yalnız zilyetlik korumasından yararlanır.
Kazandırıcı zamanaşımı ile kazanma ve tasarruf (devir) yolu arasındaki fark nedir?
Zamanaşımı ile kazanmada mülkiyet, zilyetliğin süresi dolunca hukuki bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden doğar.
Devir yoluyla kazanmada mülkiyetin geçmesi için geçerli bir temlik ve sebep ile zilyetliğin devri gerekir.
Zamanaşımı ile kazanmada malikin rızası aranmaz; malik mülkiyetini bu yolla kaybeder.
İrade dışı zilyetlik kaybı ile kesintisiz zilyetlik arasındaki fark nedir?
Zilyet zilyetliği irade dışı kaybeder ve bir yıl içinde eşyayı geri alır ya da geri verme davası açarsa süre kesilmez.
Zilyet bir yıl içinde geri alamaz ve dava da açmazsa zilyetlik kesilmiş sayılır.
Kesilmeyen hâlde beş yıllık süre birikmeye devam eder; kesilen hâlde süre baştan işlemeye başlar.
Zilyet ile başkası adına zilyet arasındaki fark nedir?
Malik sıfatıyla zilyet, malı kendi malı gibi tutar.
Kiracı, emanetçi gibi başkası adına zilyet, malı malik sıfatıyla tutmaz.
Yalnız malik sıfatıyla zilyet kazandırıcı zamanaşımından yararlanabilir.
Taşınır ile taşınmaz zamanaşımı arasındaki fark nedir?
Bu madde taşınır mal için beş yıllık kazandırıcı zamanaşımını düzenler.
Taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı ayrı maddelerde (m.712, m.713) ve tapu kaydı ile bağlantılı olarak düzenlenmiştir.
Taşınır için beş yıl, taşınmaz için 712 uyarınca on yıl, 713 uyarınca yirmi yıl uygulanır.
Zilyedin kendi süresi ile önceki zilyedin süresi arasındaki fark nedir?
Sonraki zilyet, zilyetlik devren önceki zilyetten intikal etmişse önceki zilyedin süresini kendi süresine ekleyebilir.
Sonraki zilyet zilyetliği aslen kazanmışsa önceki zilyedin süresini ekleyemez.
Devren intikalde süre birleşir; aslen kazanmada süre yalnızca kendi zilyetliğiyle hesaplanır.
Kazandırıcı zamanaşımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taşınır mülkiyetinin kazandırıcı zamanaşımıyla kazanılmasında taşınmazdaki on yıllık ya da yirmi yıllık süreleri uygulamak; taşınır için beş yıl esastır.
- Zilyedin iyiniyetinin yalnız zilyetliğin kurulduğu anda aranacağını sanmak; iyiniyet kazanma anına kadar sürmelidir.
- Zilyetliğin irade dışı kaybında bir yıllık süreyi hak düşürücü süre gibi yorumlamak; burada süre zamanaşımının kesilmemesi için aranır.
- Önceki zilyedin süresini aslen zilyetlik kazanan kişinin de eklemesine izin vermek; eklemek ancak devren intikalde mümkündür.
- Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade talebini, zamanaşımıyla mülkiyeti kazanmış kişiye karşı her zaman ileri sürülebilir saymak; bu talep kazanma sonrası engellenir.
- Malikin ihtar ve ihbarını yalnız dava ile sınırlı saymak; dava dışındaki her türlü ihtar da iyiniyeti ortadan kaldırır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kazandırıcı zamanaşımının işlemesi için zilyetliğin kesintisiz beş yıl sürmesi ve her yıl için davasızlığın korunması aranmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
- Zamanaşımının sonucu olarak mülkiyet, süre dolar dolmaz kendiliğinden doğmaktadır; ayrıca tescil ya da teslim beklenmez. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Zamanaşımı ile mülkiyeti kazandığını ileri süren zilyet, beş yıllık zilyetliği, iyiniyetini ve malik sıfatıyla tuttuğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Zilyetliğin kesintisiz sürdüğünü, tanık, belge ve fiili kullanım gibi delillerle göstermek gerekir.
- Malikin dava açtığını ya da ihtarda bulunduğunu ileri süren kişi bunu yazılı belge ve dava dosyası ile kanıtlar; böylece zamanaşımının kesildiği ortaya konur.
- Zilyedin zilyetliğini irade dışı kaybettiğini ve bir yıl içinde geri aldığını ileri süren kişi, bu olguyu ispatlamakla yükümlüdür.
- Önceki zilyedin süresinin eklenmesini isteyen zilyet, zilyetliğin devren intikal ettiğini ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.712: Taşınmazda kazandırıcı zamanaşımını on yıl süreyle düzenler; taşınır için bu maddeden ayrı bir rejim öngörür.
- 4721 sayılı Kanun m.713: Taşınmazda olağanüstü kazandırıcı zamanaşımını yirmi yıl süreyle düzenler; taşınır için uygulanmaz.
- 6098 sayılı Kanun m.146: Zamanaşımının kesilmesi, durması ve başlangıcına ilişkin hükümleri içerir; m.777 fıkra 3 uyarınca kıyas yoluyla uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun m.82: Sebepsiz zenginleşme def'i ile zamanaşımı ile mülkiyeti kazanan kişiye karşı iade talebinin sınırını belirler.
TMK m.778 — Kaybedilmesi
Taşınır mülkiyetinin, malikin onu terk etmesi veya başkasının kazanması dışında, yalnız zilyetliğin kaybıyla sona ermeyeceğini düzenler. Hüküm taşınır mülkiyetinin sona ermesine ilişkin genel ilkeyi koyar ve malike, zilyetliği kaybetmiş olsa bile mülkiyetinin sürdüğünü güvence altına alır. Düzenlemesi taşınırlarla sınırlıdır; taşınmaz mülkiyetinin sona ermesi bu maddenin kapsamında değildir. Madde, taşınır mülkiyetinin kazanılma hallerini düzenlemez: sahipleniş (m.771), bulunmuş eşya (m.771-773 ilgili hükümleri), işleme ve karışma (m.774-775) ile zamanaşımı yoluyla kazanma (m.777) ayrı maddelerde yer alır. Terk iradesinin şekli ve hükümleri ile zilyetliğin kazanılması ve kaybı kuralları da bu maddenin konusu değildir.
Kaybedilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Taşınır mülkiyetinin sona ermesi
- Malikin mülkiyet hakkının hukuken ortadan kalkması durumudur. Bu madde yalnızca iki hâli sona erme sebebi olarak sayar: malikin terk etmesi ve başkasının mülkiyeti kazanması.
- Terk
- Malikin taşınır üzerindeki mülkiyet hakkından vazgeçmesi iradesidir. Terkin, malikin bu iradeyi fiilen ortaya koymasını gerektirir; zilyetliği bırakmak tek başına terk sayılmaz.
- Zilyetliğin kaybı
- Malikin eşya üzerindeki fiili hâkimiyetinin sona ermesidir. Tek başına mülkiyeti sona erdirmez; zilyetlik ile mülkiyet birbirinden ayrı hukuki durumlardır.
- Başkası tarafından kazanılma
- Mülkiyetin başka bir kişi lehine doğması olayıdır. Kazanma sebepleri arasında sahiplenme, bulunmuş eşya, işleme, karışma ve zamanaşımı bulunur.
Kaybedilmesi: hangi şartlar aranır?
- Taşınır mülkiyetinin sona erdiğinin kabulü için malikin malı terk etmiş olması gerekir.
- Alternatif olarak, eşya başka bir kişi tarafından m.771 vd. hükümlerine uygun bir sebeple kazanılmış olmalıdır.
- Zilyetliğin kaybının tek başına mülkiyeti sona erdirmediği; bu durumda mülkiyetin devam ettiği kabul edilir.
- Terk veya kazanma olayının gerçekleşmediği hâllerde mülkiyetin malik üzerinde sürmesi gerekir.
Kaybedilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Malik eşyayı terk ederse mülkiyet sona erer ve eşya sahipsiz hâle gelir.
- Başkası eşyayı kazanma sebebiyle edinirse, önceki malikin mülkiyeti kazanan lehine sona erer.
- Malik zilyetliğini kaybetmiş olsa bile terk ve kazanma olmadıkça mülkiyeti devam eder.
- Malik zilyetliği kaybettiği için mülkiyeti kendiliğinden sona ermez; mülkiyet hakkını korumak için eşyayı geri isteme hakkı devam eder.
- Terk iradesi ile zilyetliğin bırakılması birlikte bulunuyorsa mülkiyet sona erer; yalnız zilyetliğin bırakılması ise sona erme sonucu doğurmaz.
Zilyetliğin kaybı ile mülkiyetin sona ermesi arasındaki fark nedir?
Malikin eşyayı fiilen elinde tutmaması, örneğin eşyayı bırakması, çalınması ya da kaybetmesi, zilyetliğin kaybıdır.
Mülkiyetin sona ermesi için malikin terk iradesi veya başkasının kazanması gerekir.
Zilyetliğin kaybı tek başına mülkiyeti sona erdirmez; malik çalınan veya kaybolan eşya üzerindeki mülkiyetini korur ve onu talep edebilir.
Terk ile zilyetliği bırakma arasındaki fark nedir?
Terk, malikin mülkiyetten vazgeçme iradesini gösteren bir olgudur.
Zilyetliği bırakma ise yalnızca eşyanın elden çıkmasıdır ve kendi başına bir irade beyanı içermeyebilir.
Terk iradesi bulunmadığı sürece zilyetliği bırakmak mülkiyeti sona erdirmez; sahipsiz duruma geçiş için iradenin varlığı aranır.
Kaybedilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Zilyetliğin kaybını mülkiyetin sona ermesi saymak; malik eşyayı kaybettiğinde mülkiyetin kendiliğinden düştüğünü varsaymak yanlıştır.
- Terk iradesi aranmadan yalnızca eşyanın elden çıkmasını terk saymak; terkin irade unsuru hukuki sonuç için şarttır.
- Taşınmaz mülkiyetinin sona ermesi kurallarını bu maddeye uygulamak; madde yalnızca taşınırlara ilişkindir.
- Kazanma sebeplerini (zamanaşımı, bulunmuş eşya) bu maddenin kendi düzenlemesi gibi değerlendirmek; bu sebepler ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, zilyetliğin kaybını tek başına mülkiyetin sona ermesi saymaz ve malikin eşya üzerindeki hakkını korur. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
- Taşınır mülkiyetinin düzenlendiği hükümlerin ilgili maddeleri olarak TMK m.762 ile m.778 arası kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1367 E., 2018/249 K., 21.02.2018)
Nasıl ispat edilir?
- Mülkiyetin terk yoluyla sona erdiğini iddia eden taraf, malikin terk iradesini ispatlamalıdır; terk iradesi açıkça beyan edilmemişse fiil ve koşullardan çıkarılan karineler kullanılır.
- Mülkiyetin başkası tarafından kazanıldığını ileri süren taraf, kazanma sebebinin koşullarını (sahiplenme, bulunmuş eşya, zamanaşımı vb.) ispatlamalıdır.
- Malikin zilyetliğin kaybına rağmen mülkiyetinin sürdüğünü iddia etmesi hâlinde, malik mülkiyetini satın alma ya da miras gibi kaynağı gösteren belgelerle ispat eder.
- Zilyetliğin kaybı, tanık beyanı ve olay kayıtları gibi delillerle ispatlanabilir; bu olgu tek başına mülkiyetin sona erdiğini göstermez.
- Karşı taraf terk iddiasını çürütmek için malikin eşyayı koruma ve geri alma yönündeki çabalarını ortaya koyabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.771: Sahiplenme yoluyla mülkiyet kazanılmasını düzenler; terkedilen veya sahipsiz eşyanın kazanılmasında bu maddedeki sona erme sonucu uygulanır.
- 4721 m.777: Zamanaşımı yoluyla taşınır mülkiyetinin kazanılmasını düzenler; zilyetliğin kaybıyla mülkiyetin başkası lehine sona ermesinin bir hâlidir.
- 4721 m.774: İşleme yoluyla yeni bir mülkiyetin doğmasını düzenler; mülkiyetin sona ermesinin başka bir kazanma hâlidir.
- 4721 m.775: Karışma ve birleşme yoluyla mülkiyetin kazanılmasını düzenler; bu madde sona erme sebeplerinden birini oluşturur.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıldan | m.770 | Korunması aşırı gideri gerektirir veya çabuk bozulabilir bir nitelik taşır ya da kolluk kuvvetleri veya kamu kurumu tarafından bir yıldan fazla saklanmış olursa, bulunan şey satılabilir. |
| beş yıl | m.771 | Bulunan şeyin maliki, ilân veya kolluk kuvvetlerine ya da muhtara bildirme tarihinden başlayarak beş yıl içinde ortaya çıkmazsa; bulan kimse, yükümlülüklerini yerine getirmiş olmak koşuluyla o şeyin mülkiyetini kazanır. |
| beş yıl | m.777 | Başkasının taşınır bir malını davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimse, zamanaşımı yoluyla o taşınırın maliki olur. |
| bir yıl | m.777 | Zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi hâlinde zilyet, bir yıl içinde eşyayı ele geçirir veya açacağı bir dava yoluyla onu yeniden elde ederse kazandırıcı zamanaşımı kesilmiş olmaz. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
6 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025İlgili madde: m.769, m.770, m.771, m.772, m.773, m.774, m.775, m.776, m.777, m.778
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1118 E., 2018/564 K., 28.03.2018İlgili madde: m.778
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1367 E., 2018/249 K., 21.02.2018İlgili madde: m.778
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/1421 E., 2016/965 K., 12.10.2016İlgili madde: m.778
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/20 E., 2011/172 K., 15.04.2014İlgili madde: m.778
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2024/239 E., 2024/741 K., 01.10.2024İlgili madde: m.778
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 4.2. Eşya Hukuku - Ayni Haklar bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış