Aile hukuku › Hısımlık › Soybağının kurulması › Velâyet

Çocuğun korunması ve velâyetin kaldırılması

TMK m.346–351Medeni HukukSon değişiklik: 01.07.2005 (m.348)

Kısaca

TMK m.346, çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde ana ve babanın duruma çare bulamaması veya buna güçlerinin yetmemesi hâlinde hâkimin çocuğun korunması için uygun önlemleri almasını düzenler. TMK m.347, çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesinin tehlikede olması ya da çocuğun manen terk edilmiş hâlde kalması durumunda hâkimin çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına ya da bir kuruma yerleştirmesini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.346–351 hükümlerini kapsar.

TMK m.346 — Koruma önlemleri

Madde, çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde ana ve babanın duruma çare bulamaması veya buna güçlerinin yetmemesi hâlinde hâkimin çocuğun korunması için uygun önlemleri almasını düzenler. Hâkime hangi önlemlerin alınacağı konusunda takdir yetkisi tanır; önlemler çocuğun kişiliğine ilişkin olabileceği gibi, uygulamada ana babanın velayet görevini yerine getirmesine yönelik talimat biçiminde de olabilir. Madde, çocuğun ana babadan alınmasını, velayetin kaldırılmasını, çocuk mallarının korunmasını ve nafaka yükümlülüğünü düzenlemez. Maddenin uygulanması ancak tehlike ve yetersizlik koşullarının birlikte varlığında söz konusudur; hâkim hem başvuru üzerine hem de resen harekete geçebilir. Madde ana babaya, çocuğa ve bu ilişkiye taraf olan diğer ilgililere uygulanır.

Koruma önlemleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Çocuğun menfaati ve gelişmesinin tehlikeye düşmesi
Çocuğun fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimini ya da yararını tehdit eden durumun varlığıdır. Madde bu tehlikenin türünü ve ölçüsünü ayrıca sınırlamaz, somut olayın koşullarına bağlar.
Duruma çare bulamama
Ana ve babanın tehlikeyi gidermek için gerekli davranışı gösterememesi ya da göstermemesidir. Ana babanın iyi niyeti tek başına yeterli sayılmaz, tehlikenin gerçekten giderilip giderilmediğine bakılır.
Uygun önlem
Hâkimin çocuğu korumak amacıyla takdirine bırakılmış, kanunda sayılmamış tedbirdir. Önlem, somut tehlikeye orantılı olmalı ve çocuğun yararını gözetmelidir.
Talimat verme
Hâkimin ana ve babaya belirli bir davranışta bulunma ya da belirli davranışlardan kaçınma yükümlülüğü yüklemesidir. Bu önlem velayetin kaldırılmasını gerektirmez, velayet ana babada kalmaya devam eder.
Resen hareket
Hâkimin tarafların başvurusu olmadan kendiliğinden önlem alabilmesidir. Başvuru bulunması ön koşul değildir.

Koruma önlemleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Koşullar gerçekleştiğinde hâkim çocuğun korunması için uygun önlemi alır.
  • Önlem, ana ve babaya belirli bir yönde davranma ya da davranıştan kaçınma talimatı biçiminde olabilir.
  • Talimat niteliğindeki önlemde velayet ana ve babada kalmaya devam eder.
  • Tehlike ve yetersizlik koşulları gerçekleşmediğinde bu madde dayanağında önlem alınamaz.
  • Önlem alınması ana babanın nafaka ve bakım yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Koruma önlemleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde 346'nın kapsamını ana babadan alma önlemi ile karıştırmak; bu durumda 347 koşullarının aranması gerekir.
  • Tehlikenin varlığını aramadan yalnızca ana babanın kusurlu davranışına bakarak önlem almak.
  • Ana babanın yetersizliğini ispat edilmeden varsaymak.
  • Hâkimin takdirini sınırsız görmek; önlem seçimi çocuğun yararına ve orantılılığa bağlıdır.
  • Başvuru yokluğunu önlem almanın önünde engel saymak; hâkim resen de harekete geçebilir.
  • Talimat niteliğindeki önlemle velayetin kaldırılmasını aynı şey saymak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Velayet davalarında hâkim tarafların talepleriyle bağlı değildir ve araştırmayı resen yürütür. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2066 E., 2019/15 K., 17.01.2019)
  • Madde 346 ile velayetin kaldırılması arasındaki ilişki, önlemlerin sonuç vermemesi ya da yetersiz kalacağının öngörülmesi üzerine kurulmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/1072 E., 2019/185 K., 21.02.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2018/483 E., 2018/1356 K., 27.09.2018)
  • Koruma önlemleri sıralı bir ağırlık taşır; önce daha hafif önlemler denenir, ağır önlemler ancak onlardan sonuç alınamadığında düşünülür. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/1072 E., 2019/185 K., 21.02.2019)
  • Hâkimin önlem seçiminde somut olayın özellikleri, ana babanın davranışı ve çocuğun durumu birlikte değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/3117 E., 2018/1278 K., 27.06.2018)
  • Hukuk Genel Kurulu kararlarında velayetin çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsili ile birlikte ele alındığı görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2011/884 E., 2012/197 K., 16.03.2012)

Nasıl ispat edilir?

  • Önlemi isteyen taraf ya da resen harekete geçen hâkim, çocuğun menfaati ve gelişmesinin tehlikede olduğunu ortaya koymalıdır; ispat yükü bu tehlikeyi ileri süren tarafa aittir.
  • Tehlike, sosyal inceleme raporu, okul, sağlık kuruluşu kayıtları, tanık beyanı ve uzman raporu gibi delillerle ispatlanabilir.
  • Ana ve babanın duruma çare bulamadığını ya da buna güçlerinin yetmediğini ileri süren taraf bu yetersizliği ispatlamalıdır.
  • Ana babanın tehlikeyi giderdiği, çareyi bulduğu ya da bunu yapabilecek durumda olduğu savunmasını yapan taraf, bu iddiayı delille ortaya koymalıdır.
  • Hâkim araştırmayı resen yürüttüğü için, taraflar delil sunmamış olsa bile çocuğun yararı açısından gerekli incelemeyi yapmak zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.347: Çocuğun ana babadan alınarak aile veya kuruma yerleştirilmesini düzenler. Madde 346 bu önlemi kapsamaz; daha ağır önlem için 347 koşulları aranır.
  • 4721 m.348: Velayetin kaldırılmasını düzenler. Madde 346 önlemlerinin sonuç vermediği ya da yetersiz kalacağı anlaşıldığında bu madde devreye girer.
  • 4721 m.360: Ana ve babanın çocuk mallarını yönetmede yeterli özen göstermemesi hâlinde mal korumasını düzenler; 346'nın kişiye ilişkin koruma önlemlerinden ayrıdır.
  • 4721 m.4: Hâkimin takdirini kullanırken hakkaniyet ilkesine uyması gerektiğini belirtir; 346 kapsamındaki önlemin seçiminde bu ölçüt uygulanır.

TMK m.347 — Çocukların yerleştirilmesi

Madde, çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesinin tehlikede olması ya da çocuğun manen terk edilmiş hâlde kalması durumunda hâkimin çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına ya da bir kuruma yerleştirmesini düzenler. Ayrıca çocuğun aile içinde kalmasının ailenin huzurunu katlanılamayacak derecede bozması hâlinde, ana ve baba ya da çocuğun istemi üzerine aynı önlemlerin alınabilmesini kapsar. Ana ve babanın ödeme gücünün bulunmaması hâlinde giderlerin Devletçe karşılanmasını ve nafaka yükümlülüğünün saklı kalmasını da kapsar. Uygulama, ana ve babanın velayeti altındaki çocuklar bakımından geçerlidir. Madde, velayetin tamamen kaldırılmasını, vasi atanmasını ya da velayetin değiştirilmesini düzenlemez (m.349, m.335 vd.). Kişisel ilişki kurulmasını ve kişisel ilişkinin düzenlenmesini düzenlemez (m.323-324). Çocuk mallarının yönetimine müdahaleyi ve kayyım atanmasını düzenlemez (m.360-361). Korunma kararının idari ve sosyal hizmet boyutu ile geçici koruma tedbirleri ayrı mevzuatta yer alır ve bu madde bunları düzenlemez.

Çocukların yerleştirilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesinin tehlikede bulunması veya çocuğun manen terk edilmiş hâlde kalması gerekir; bu hâllerden biri birinci fıkra bakımından aranır.
  • Tehlikenin çocuk açısından süreklilik göstermesi gerekir; geçici bir durum birinci fıkra kapsamında değerlendirilmez.
  • Diğer önlemlerle, çocuğun ana ve baba yanında kalarak korunmasının sağlanamaması gerekir; bu madde ana ve babadan alma önleminin son çare olması ilkesine dayanır.
  • Hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına ya da bir kuruma yerleştirme kararını vermelidir; bu karar ikisi arasında seçimi de içerir.
  • İkinci fıkra bakımından çocuğun aile içinde kalmasının ailenin huzurunu katlanılamayacak derecede bozması gerekir.
  • İkinci fıkra bakımından durumun gereklerine göre başka çarenin kalmamış olması gerekir.
  • İkinci fıkra bakımından önlem ana ve baba ya da çocuğun istemi üzerine alınabilir; resen uygulama bu fıkra için öngörülmemiştir.
  • Ana ve babanın ya da çocuğun ödeme gücünün bulunmadığı hâlde giderler Devletçe karşılanır; ödeme gücü varsa giderler ana ve babaya aittir.

Çocukların yerleştirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki şartlar gerçekleşirse hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına ya da bir kuruma yerleştirebilir.
  • Birinci fıkradaki şartlar gerçekleşmezse çocuk ana ve babadan alınamaz.
  • İkinci fıkradaki şartlar gerçekleşirse ana ve baba ya da çocuğun istemi üzerine aynı önlemler alınabilir.
  • Önlemlerin giderlerini ana ve baba ya da çocuk ödeyemiyorsa bu giderler Devletçe karşılanır.
  • Çocuğun ana ve babadan alınması, nafaka hükümlerini ortadan kaldırmaz; ana ve babanın nafaka yükümlülüğü devam eder.
  • Diğer önlemlerle çocuğun ana ve baba yanında korunması mümkünse, çocuğun ana ve babadan alınması tercih edilmez.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesinin tehlikede olması ya da manen terk edilmesi hâlinde hâkimin resen harekete geçebileceği durumu düzenler.

İkinci fıkra, çocuğun aile içinde kalmasının ailenin huzurunu bozması hâlinde ve ana, baba ya da çocuğun istemi üzerine uygulanacak önlemi düzenler.

İkinci fıkrada başvuru ve istem şartı ile katlanılamazlık ve başka çare yokluğu ölçütü aranır; birinci fıkrada bu ölçütler aranmaz.

Aile yanına yerleştirme ile kuruma yerleştirme arasındaki fark nedir?

Aile yanına yerleştirme, çocuğun bir ailenin bakımına verilmesidir.

Kuruma yerleştirme, çocuğun bir bakım kuruluşunda barındırılmasıdır.

Hâkim iki seçenekten birini çocuğun yararına göre seçer; bu seçim kanunda sıralamaya bağlanmamıştır, ancak uygulamada kuruma yerleştirme ancak aile çözümünün uygun olmadığı hâllerde tercih edilir.

Ödeme gücü olan ile ödeme gücü olmayan ana ve baba arasındaki fark nedir?

Ana ve babanın ya da çocuğun ödeme gücü varsa önlemlerin giderleri onlara aittir.

Ana, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa giderler Devletçe karşılanır.

Devlet, ödeme gücü bulunmayan hâllerde giderleri üstlenir; ödeme gücü bulunan taraf giderleri yüklenir.

Velayet kapsamındaki nafaka yükümlülüğü ile önlemin giderleri arasındaki fark nedir?

Nafaka yükümlülüğü, ana ve babanın çocuğa bakma borcudur ve bu madde ile saklıdır.

Önlemin giderleri, çocuğun yerleştirilmesinden doğan masraflardır.

Çocuğun ana ve babadan alınması nafaka borcunu ortadan kaldırmaz; nafaka hükümleri saklıdır.

Çocukların yerleştirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Geçici bir sorunu birinci fıkradaki süreklilik ölçütü yerine geçen bir tehlike saymak; tehlikenin süreklilik göstermesi aranmalıdır.
  • İkinci fıkrayı resen uygulanabilir saymak; ikinci fıkrada önlem ana, baba ya da çocuğun istemine bağlıdır.
  • Diğer önlemlerin denenmesini atlayıp doğrudan yerleştirme kararı vermek; yerleştirme son çare olarak düşünülmelidir.
  • Yerleştirme kararının nafaka yükümlülüğünü sona erdirdiğini sanmak; metin nafaka hükümlerini saklı tutar.
  • Giderlerin her hâlde Devletçe karşılanacağını varsaymak; ödeme gücü bulunan taraf giderleri üstlenir.
  • Yerleştirme kararı için 2828 sayılı Kanun'daki korunma kararı usulünü atlamak; uygulamada bu usul aranmaktadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Velayet davalarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve hâkimin tarafların talepleriyle bağlı olmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2066 E., 2019/15 K., 17.01.2019; 2. Hukuk Dairesi, 2023/4646 E., 2024/1502 K., 06.03.2024)
  • Birinci fıkradaki tehlikenin çocuk açısından süreklilik göstermesi aranmakta ve geçici durumlarda yerleştirme kararı verilmemektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/9509 E., 2024/7304 K., 14.10.2024)
  • Yerleştirme kararından önce çocuğun ve ailenin yaşadığı ortam ile sosyal çevrenin incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/9509 E., 2024/7304 K., 14.10.2024)
  • Birinci fıkradaki şartların varlığı için hâkimin 346. maddeye göre çocuğun korunması için uygun önlemleri öncelikle alması gerektiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2015/7216 E., 27.03.2019)
  • Çocuğun ana ve babadan alınmasına karar verilirken, 2828 sayılı Kanun m.22 uyarınca ilgili mahkemeden korunma kararı alınması gerektiği kabul edilmektedir. (DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU, 2015/981 E., 2015/3942 K., 05.11.2015)
  • Kuruma yerleştirme kararının, korunmaya muhtaç çocukların reşit oluncaya kadar kurum bakımında kalmasına ilişkin tedbir niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. (DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU, 2015/981 E., 2015/3942 K., 05.11.2015)

Nasıl ispat edilir?

  • Yerleştirmeyi talep eden taraf, birinci fıkradaki tehlikenin varlığını ve sürekliliğini ispatla yükümlüdür; bu ispat sosyal inceleme raporu, tanık beyanları ve uzman görüşü ile yapılabilir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/9509 E., 2024/7304 K., 14.10.2024)
  • İkinci fıkra bakımından ailenin huzurunun katlanılamayacak derecede bozulduğunu ve başka çare kalmadığını ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür.
  • Resen araştırma ilkesi uygulandığından hâkim, tarafların delil sunmasını beklemeksizin gerekli araştırmayı yapar. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2066 E., 2019/15 K., 17.01.2019; 2. Hukuk Dairesi, 2023/4646 E., 2024/1502 K., 06.03.2024)
  • Ödeme gücünün bulunmadığını ileri süren taraf bunu gelir ve mal durumu belgeleriyle ispatlar; bu ispat yapılmazsa giderler ana ve babaya yüklenebilir.
  • Karşı taraf, çocuğun ana ve baba yanında korunabileceğini ve diğer önlemlerin yeterli olduğunu ileri sürerse bunu ispatla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.346: Çocuğun korunması için uygun önlemlerin alınmasına ilişkin genel hükümdür; m.347 bu genel önlemlerden ana ve babadan alma biçimini özelleştirir.
  • 4721 sayılı Kanun m.349: Velayetin kaldırılmasını düzenler; m.347 ile çocuğun ana ve babadan alınması ayrı bir tedbirdir, ancak velayetin kaldırılması hâlinde yerleştirme sonucu doğabilir.
  • 4721 sayılı Kanun m.360: Çocuk mallarının korunmasına ilişkin önlemleri düzenler; m.347 çocuğun kişiliğine ilişkin tehlike ile sınırlıdır.
  • 4721 sayılı Kanun m.361: Çocuk mallarının yönetiminin kayyıma devrini düzenler; m.347 ile ilgisi yalnızca kişi üzerindeki önlemlerle sınırlıdır.
  • 4721 sayılı Kanun m.323-324: Kişisel ilişki kurulmasını ve düzenlenmesini düzenler; m.347 ile yerleştirme bağlamında bu düzenlemelerin sonucu kişisel ilişkinin ayrı bir kurum olduğunu gösterir.
  • 4787 sayılı Kanun: Aile Mahkemelerinin görev ve yargılama usulüne ilişkin kanundur; m.347 kapsamındaki davaların aile mahkemesinde görülmesine ilişkin dayanaktır.
  • 2828 sayılı Kanun m.22-23: Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu, korunmaya muhtaç çocukların kurumda bakımına ve koruyucu aileye verilmesine ilişkin usulü düzenler; m.347 kapsamındaki yerleştirmenin idari boyutudur.

TMK m.348 — Genel olarak

Madde, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerin sonuç vermeyeceğinin ya da yetersiz kalacağının önceden anlaşılması hâlinde, hâkimin velayetin kaldırılmasına karar verebilmesi için gereken sebepleri düzenler. Bu sebepler, ana ve babanın velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ile çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi ya da ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâlleridir. Ayrıca velayetin ana ve babanın ikisinden birlikte kaldırılması hâlinde çocuğa vasi atanmasını ve kararın mevcut ve doğacak çocukları kapsamasını düzenler. Kişilere uygulanması, velayet sahibi ana ve babayı ve çocuğu kapsar. Velayetin geri verilmesini (m.350), çocuğun korunmasına ilişkin önlemleri (m.346-347), yeniden evlenmenin etkisini (m.349) ve çocuk mallarının yönetimini (m.352 vd.) bu madde düzenlemez. Velayetin kaldırılması davasının usulü ve yetkisi de bu maddenin kapsamında değildir.

Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?

Velayetin kaldırılması
Ana ve babanın çocuk üzerindeki velayet haklarının ve görevlerinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Bu karar, sebebi gerçekleştiren ana veya babadan ya da her ikisinden verilebilir.
Önlemlerin yetersizliği
Çocuğun korunmasına ilişkin daha hafif önlemlerden sonuç alınamayacağının ya da bu önlemlerin yetersiz kalacağının önceden anlaşılmasıdır. Velayetin kaldırılması bu koşul gerçekleşmeden kurulamaz; ölçüt, önlemin çocuğu koruyup korumayacağıdır.
Velayet görevini gereği gibi yerine getirememe
Ana ve babanın kendi kusurundan bağımsız ya da kusurlu sebeplerle velayetin gerektirdiği bakım, eğitim ve temsil görevini yapamamasıdır. Maddede sayılanlar örnek niteliğindedir; 'benzeri sebepler' ifadesi bu kapsamı genişletir.
Ağır biçimde savsaklama
Ana ve babanın çocuğa karşı yükümlülüklerini ciddi ve sürekli biçimde ihmal etmesidir. Hafif ya da geçici ihmal bu kapsamda değerlendirilmez.
Vasi atanması
Velayetin ana ve babanın her ikisinden kaldırılması hâlinde çocuğun temsil ve bakımı için hâkimce bir vasinin görevlendirilmesidir.

Genel olarak: hangi şartlar aranır?

  • Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaması ya da bu önlemlerin yetersiz olacağının önceden anlaşılması gerekir.
  • Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da bu hâllerden biri bulunmalıdır.
  • Alternatif olarak, ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması gerekir; bu iki sebep birbirine alternatiftir.
  • Sebeplerin, ana ve babanın velayet görevini amacına uygun yerine getirememesine yol açtığı ortaya konulmalıdır.
  • Velayetin ana ve babanın her ikisinden kaldırılması hâlinde çocuğa bir vasi atanması gerekir.
  • Kararda aksi belirtilmedikçe kaldırma kararı mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.

Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?

  • Koşullar gerçekleşirse hâkim velayetin kaldırılmasına karar verir; bu karar sebebi gerçekleştiren ebeveyn bakımından verilebilir.
  • Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır.
  • Kararda aksi belirtilmedikçe kaldırma kararı mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.
  • Önlemlerden sonuç alınabilecekse ya da yeterli olacağı anlaşılıyorsa velayet kaldırılamaz; bu durumda önce daha hafif önlemler uygulanır.
  • Velayetin kaldırılması, ana ve babanın çocuğa karşı bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
  • Maddede kaldırma için talep şartı aranmadığından hâkim, bir ilgilinin istemi olmasa da durumu öğrenirse re'sen karar verebilir.

Birinci fıkra 1 numara ile birinci fıkra 2 numara arasındaki fark nedir?

Birinci bent, ana ve babanın kendi durumundan (deneyimsizlik, hastalık, başka yerde bulunma veya benzeri hâller) kaynaklanan görev yapamamasını konu alır.

İkinci bent, ana ve babanın çocuğa karşı tutumundan, yani yeterli ilgiyi göstermemesinden ya da yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklamasından kaynaklanan hâlleri konu alır.

Birinci bentte kusur aranmaz; görev yapılamamasının sebebi yeterlidir. İkinci bentte ise davranışın ihmal niteliğinde ve ağır olması gerekir. Hangi bentten hareket edildiği sonucu değiştirmez, ama ispat yükünün içeriğini değiştirir.

Ana veya babadan yalnızca biri ile her ikisi arasındaki fark nedir?

Sebep yalnızca bir ebeveyn bakımından gerçekleşmişse velayet o ebeveynden kaldırılır.

Her iki ebeveyn bakımından da sebep gerçekleşmişse velayet her ikisinden kaldırılır.

Yalnız biri bakımından kaldırma yapılırsa diğer ebeveyn velayeti sürdürür ve vasi atanmaz. Her ikisinden kaldırma hâlinde çocuğa vasi atanır.

Velayetin kaldırılması ile yeniden evlenme arasındaki fark nedir?

Velayet sahibi ana veya babanın yeniden evlenmesi, bu maddedeki sebeplerden biri sayılmaz.

Yeniden evlenme sonrasında çocuğun menfaati bunu gerektiriyorsa velayet değiştirilebilir ya da vasi atanabilir.

Evlenme tek başına velayeti kaldırmaz; çocuğun menfaati ayrı bir değerlendirme konusudur. Bu ayrım m.349 kapsamındadır.

Kararın kapsamı: Mevcut çocuklar ile doğacak çocuklar arasındaki fark nedir?

Kararda aksi belirtilmediğinde kaldırma kararı, mevcut çocukları kapsar.

Kararda aksi belirtilmediğinde kaldırma kararı, sonradan doğacak çocukları da kapsar.

Hâkim kararda aksini belirtirse kararın kapsamı yalnız mevcut çocuklarla sınırlanabilir.

Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Birinci ve ikinci bentleri birbirine karıştırarak birinci bentte de ağır ihmal aramak; birinci bentte kusur aranmaz.
  • Sayılan sebeplerin kapalı bir liste olduğunu düşünmek; 'benzeri sebepler' ifadesi kapsamı genişletir.
  • Önlemlerin yetersizliği koşulunu atlayıp doğrudan velayeti kaldırmak; önce daha hafif önlemlerin yetersizliği ortaya konmalıdır.
  • Yeniden evlenmeyi kendiliğinden velayet kaldırma sebebi saymak; bu durum m.349 kapsamında çocuğun menfaatine bağlıdır.
  • Velayetin ana ve babanın yalnızca birinden kaldırılması hâlinde de vasi atanacağını sanmak; vasi yalnızca her ikisinden kaldırma hâlinde atanır.
  • Kararın kapsamını unutarak doğacak çocuklar bakımından ayrı karar gerektiğini düşünmek; kararda aksi belirtilmedikçe doğacak çocukları da kapsar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Velayet davalarında kamu düzenine ilişkin olması ve re'sen araştırma ilkesinin uygulanması nedeniyle hâkimin taraf talepleriyle bağlı olmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2066 E., 2019/15 K., 17.01.2019; 2. Hukuk Dairesi, 2023/7805 E., 2024/5509 K., 10.09.2024)
  • Velayetin kaldırılması için kasten ya da ağır ihmal sonucu görevin yerine getirilmemiş olmasının gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/4485 E., 2024/8143 K., 01.11.2024)
  • Toplanan delillerin velayetin kaldırılmasını gerektirmemesi hâlinde bile çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa velayetin değiştirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/9495 E., 2024/6324 K., 24.09.2024)
  • Ana veya babanın velayetini kaldırmak için yalnızca bir sebebin varlığı yetmez; ayrıca çocuğun yararı ve önlemlerin yetersizliği birlikte değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/1047 E., 2016/171 K., 24.02.2016)
  • Velayet davalarında çocuğun görüşünün, ayırt etme gücü bulunduğu hâllerde alınması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/9495 E., 2024/6324 K., 24.09.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Velayetin kaldırılmasını isteyen taraf ya da re'sen inceleyen hâkim, m.348'deki sebeplerin varlığını ortaya koymalıdır; ispat yükü bu tarafta bulunur.
  • Ana veya babanın görev yerine getirmemesi, tanık beyanları, sosyal inceleme raporu, sağlık kurulu raporu ve çocuğun bakım durumuna ilişkin belgelerle ispatlanır.
  • Önlemlerin yetersizliği, daha hafif önlemlerin denendiğinin ya da denenmesinin çocuğun korunması bakımından yeterli olmayacağının ortaya konmasıyla gösterilir.
  • Velayetin kaldırılmasına karşı çıkan ana veya baba, sebebin bulunmadığını ya da görevin gereği gibi yerine getirildiğini ileri sürerek bunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Ana veya babanın deneyimsizliği veya hastalığı gibi sebepler, ilgili sağlık ya da bilirkişi raporlarıyla belirlenir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.346: Çocuğun korunması için hâkimin alabileceği önlemleri düzenler. Velayetin kaldırılması, bu önlemlerden sonuç alınamaması koşuluna bağlıdır.
  • 4721 sayılı Kanun m.347: Çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin ayrıntısını ve çocuğun aile dışına yerleştirilmesini düzenler; m.348'deki yetersizlik koşulunun öncesindeki aşamadır.
  • 4721 sayılı Kanun m.349: Velayet sahibi ana veya babanın yeniden evlenmesinin velayeti kaldırmayacağını düzenler; m.348'deki sebeplerle sınırlı kalınmasını sağlar.
  • 4721 sayılı Kanun m.350: Velayetin kaldırılmasının ardından sebebin ortadan kalkması hâlinde velayetin geri verilmesini düzenler.

TMK m.349 — Ana veya babanın yeniden evlenmesi hâlinde

TMK m.349, velâyet sahibi ana veya babanın yeniden evlenmesinin tek başına velâyetin kaldırılması sebebi sayılmayacağını düzenler; buna karşılık çocuğun menfaatinin gerektirdiği hâllerde velâyet sahibinin değiştirilmesini ve durum ve koşullara göre velâyetin kaldırılarak çocuğa vasi atanmasını öngörür. Hüküm, velâyet hakkını ana ve babanın birlikte veya tek başına kullandığı aile içindeki her çocuk ilişkisinde, özellikle yeniden evlenen ana veya babanın velâyet hakkı bakımından uygulanır. Velâyetin kaldırılmasının genel sebeplerini (m.348) ve velâyetin kaldırılmasına bağlı vasi atanmasının ayrıntılarını düzenlemez (m.348, m.404 vd.). Boşanma sonrası velâyetin kime verileceğini düzenlemez (m.336). Velâyet sona erdikten sonra velâyetin geri verilmesini düzenlemez (m.350). Yeni evlilik nedeniyle çocuk ile kişisel ilişki ve bakım-eğitim giderleri bakımından yükümlülükler ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.323, m.327 vd.).

Ana veya babanın yeniden evlenmesi hâlinde: hangi kavramlar bilinmeli?

Velâyet
Ana ve babanın, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi ve kişiliğinin korunması için birlikte veya ayrı ayrı sahip olduğu, çocuğun kişisi ve malvarlığı üzerindeki hak ve yükümlülükler bütünüdür. Yeniden evlenme, velâyetin kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez.
Velâyetin kaldırılması
Velâyet sahibinin, kanunda sayılan sebeplerden birinin gerçekleşmesi üzerine mahkeme kararıyla velâyet hakkından yoksun bırakılmasıdır. Madde 349 bakımından yeniden evlenme bu sebeplerden biri değildir; ancak çocuğun menfaatinin gerektirdiği başka olgularla birlikte değerlendirilebilir.
Velâyet sahibinin değiştirilmesi
Velâyetin bir ana veya babadan alınıp diğerine verilmesidir. Çocuğun menfaati gerekli kıldığında mümkündür ve velâyetin tamamen kaldırılmasından ayrı bir sonuç doğurur.
Çocuğun menfaati
Hâkimin velâyet kararlarında gözettiği ölçüttür. Ana ve babanın yararı ile çocuğun yararı çatıştığında çocuğun yararı üstün tutulur.
Vasi atanması
Velâyetin kaldırılması veya velâyet sahibinin bulunmaması hâlinde çocuğun bakımını ve mallarını yönetmek üzere mahkemece görevlendirilen kişidir. Madde 349 uyarınca velâyetin kaldırılmasıyla birlikte, durum ve koşullara göre atanabilir.

Ana veya babanın yeniden evlenmesi hâlinde: hangi şartlar aranır?

  • Velâyet sahibi ana veya babanın yeniden evlenmiş olması gerekir; bu tek başına velâyetin kaldırılmasını gerektirmez.
  • Çocuğun menfaatinin velâyet düzenlemesini değiştirmeyi gerektirmesi gerekir; menfaat ölçütü hâkim tarafından somut olayda değerlendirilir.
  • Yeniden evlenme olgusu dışında, velâyet sahibinin çocuğun yararına aykırı davranışı ya da çocuğu ihmal etmesi gibi ek bir olgunun bulunması gerekir.
  • Velâyet sahibinin değiştirilmesi için çocuğun menfaatinin bu değişikliği gerektirmesi yeterlidir; velâyetin kaldırılması için ise durum ve koşulların bu sonucu haklı kılması gerekir.
  • Velâyetin kaldırılması hâlinde çocuğa vasi atanabilmesi için durum ve koşulların bu atamayı gerektirmesi gerekir.

Ana veya babanın yeniden evlenmesi hâlinde: hangi sonuçları doğurur?

  • Ana veya babanın yeniden evlenmesi, tek başına velâyetin kendisinden alınmasını gerektirmez.
  • Çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi, yani velâyeti kullanan ana veya baba değiştirilebilir.
  • Durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi atanabilir.
  • Velâyet değiştirilmediği ve kaldırılmadığı sürece, yeniden evlenen ana veya babanın velâyeti devam eder.
  • Yeniden evlenme ile birlikte çocuk ile yeni eş arasındaki ilişki çocuğun menfaatini zedeliyorsa hâkim, resen ya da ana veya babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (m.183 nitelikli karşılığı; ilgili bölüm kişisel ilişki ve koruma önlemleri).

Yeniden evlenme ile velâyetin kaldırılması arasındaki fark nedir?

Ana veya babanın yeniden evlenmesi, kendi başına velâyet sahibinin velâyetten yoksun bırakılması için yeterli bir sebep değildir.

Yeniden evlenme ile birlikte çocuğun menfaatini zedeleyen ek bir olgu (çocuğa kötü davranma, yeni evlilik çocuklarına öncelik tanıma gibi) bulunuyorsa velâyet değiştirilebilir ya da kaldırılabilir.

Yalnız yeniden evlenme gerekçesiyle velâyet alınamaz; ek olgunun varlığı aranır.

Velâyet sahibinin değiştirilmesi ile velâyetin kaldırılarak vasi atanması arasındaki fark nedir?

Velâyet, ana veya babadan diğerine verilir; çocuk aynı ailenin diğer ebeveyninin yanında kalır.

Velâyet kaldırılır ve çocuğa vasi atanır; ana ve babanın ikisinden de velâyet alınmış olur.

Birinci hâlde velâyet devri, ikinci hâlde vasi atanması söz konusudur; hangisinin uygulanacağı çocuğun menfaati ve durum ve koşullara göre belirlenir.

Yeniden evlenen ana/baba ile yeni eş arasındaki fark nedir?

Velâyet sahibi, yeni evlilik nedeniyle velâyet hakkının kaldırılmasını ister ya da hakim bu sebebi yeniden değerlendirir.

Yeni eşin çocuğa karşı tutumu ya da yeni evlilik çocuğunun ayrıcalıklı tutulması çocuğun menfaatini etkiler.

Hâkim, yeni eşin davranışını ve çocuk üzerindeki etkisini değerlendirerek değişikliğe karar verebilir.

Resen hareket ile talep üzerine hareket arasındaki fark nedir?

Hâkim çocuğun menfaatinin gerektirdiğini kendiliğinden görürse velâyet sahibini değiştirebilir.

Taraflardan biri talepte bulunduğunda hâkim bu talebi inceler.

Velâyet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olduğundan talep olmaksızın da karar verilebilir.

Ana veya babanın yeniden evlenmesi hâlinde: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yeniden evlenmeyi tek başına velâyetin kaldırılması sebebi saymak; madde metni bu olguyu tek başına yeterli görmez.
  • Velâyetin değiştirilmesi ile velâyetin kaldırılması ve vasi atanmasını aynı sonuç gibi görmek; birincisinde velâyet bir ebeveyne geçer, ikincisinde çocuğa vasi atanır.
  • Çocuğun menfaati ölçütünü yalnız ana ve babanın yararı açısından değerlendirmek; ölçüt çocuğun yararıdır.
  • Hâkimin resen harekete geçebileceğini gözden kaçırıp yalnız talep üzerine işlem yapılacağını sanmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yeniden evlenme tek başına velâyetin kaldırılması için yeterli sayılmamakta, çocuğun menfaatine ilişkin ek olguların varlığı aranmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/1047 E., 2016/171 K., 24.02.2016)
  • Çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibinin değiştirilebileceği ve durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi atanabileceği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/4562 E., 2026/174 K., 13.01.2026; 2. Hukuk Dairesi, 2025/4554 E., 2025/12097 K., 29.12.2025; 2. Hukuk Dairesi, 2025/1901 E., 2025/9923 K., 19.11.2025; 2. Hukuk Dairesi, 2024/5611 E., 2025/3196 K., 27.03.2025)
  • Velâyetin kaldırılmasını gerektiren sebep olduğunda hâkim resen hareket edebilmekte, talep aranmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2066 E., 2019/15 K., 17.01.2019)
  • Velâyet kararlarında çocuğun görüşü alınmakta ve çocuğun yararı ana ve baba yararına üstün tutulmaktadır.

Nasıl ispat edilir?

  • Velâyetin değiştirilmesini ya da kaldırılmasını isteyen taraf, yeniden evlenme olgusunun yanında çocuğun menfaatinin bu değişikliği gerektiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Yeni eşin çocuğa kötü davranması gibi ek olgular tanık, sosyal inceleme raporu ve uzman görüşü ile ispatlanabilir.
  • Velâyet sahibi, çocuğun yararının korunduğunu ve değişikliğin gerekmediğini savunabilir; bu savunmayı kendi tutumunu gösteren belgelerle ispatlar.
  • Hâkim velâyet kararlarında resen araştırma yapabilir; bu nedenle tarafların ispat yükü mutlak değildir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.348: Velâyetin kaldırılmasının genel sebeplerini ve ana ile babanın birlikte velâyetten yoksun bırakılması hâlinde vasi atanmasını düzenler; m.349 bu sebeplerle bağlantılı olarak yeniden evlenme olgusunu ayrıca değerlendirir.
  • 4721 m.336: Boşanma veya ayrılık hâlinde velâyetin kime verileceğini düzenler; m.349'daki velâyet sahibinin değiştirilmesi bu hâllerde ayrı değerlendirilir.
  • 4721 m.350: Velâyetin kaldırılmasının sona ermesi hâlinde velâyetin geri verilmesini düzenler; m.349 ile birlikte velâyet düzenlemesinin değişebilirliğini gösterir.

TMK m.350 — Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın yükümlülükleri

Madde, velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuğa karşı bakım ve eğitim giderlerini karşılama ile nafaka yükümlülüklerinin devam edeceğini ve bu giderlerin ana, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa Devletçe karşılanacağını düzenler. Hüküm, velâyeti kaldırılan ana ve babaya ve bu kişilerin çocuğuna uygulanır. Maddenin kapsamında olmayanlar: velâyetin kaldırılma sebepleri ve şartları (m.348), velâyetin geri verilmesi (m.351), çocuk mallarının yönetimi (m.352 ve devamı) ve bakım giderlerine ilişkin genel yükümlülük ile eğitim süresi (m.327, m.328) bu maddede düzenlenmez.

Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın yükümlülükleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Velâyetin kaldırılması
Hâkimin, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerin yetersiz kalacağı hâllerde ana ve babanın velâyet hakkını sona erdirmesidir. Bu madde, kaldırma kararının sonucunu düzenler; kaldırmanın şartları m.348'dedir.
Bakım ve eğitim giderleri
Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerdir. Bu yükümlülük velâyete bağlı olmadığı için velâyet kalksa da devam eder.
Nafaka yükümlülüğü
Ana ve babanın çocuğa karşı nafaka ödeme borcudur. Maddenin üçüncü fıkrası bu konuda nafakaya ilişkin hükümlerin saklı olduğunu belirtir; ayrıntı nafaka hükümlerindedir.
Ödeme gücü yokluğu
Ana, baba ve çocuğun birlikte giderleri karşılayacak malvarlığı ve gelirinin bulunmamasıdır. Yalnız birinin ödeme gücü olmaması yeterli değildir; fıkra üç kişinin tamamını birlikte ele alır.

Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın yükümlülükleri: hangi şartlar aranır?

  • Velâyetin kaldırılmış olması gerekir; velâyetin kaldırılması kararı ile velinin velâyetten doğan hak ve yükümlülükleri sona erer.
  • Giderin bakım, eğitim veya nafaka niteliğinde bir yükümlülük olması gerekir; bu yükümlülük velâyete bağlı olmadığından velâyetin kalkmasıyla sona ermez.
  • Ana ve babanın çocuğun giderlerini karşılama yükümlülüğü altında bulunması gerekir.
  • Devletin karşılama yükümlülüğünün doğması için ana, baba ve çocuğun ödeme gücünün birlikte bulunmaması gerekir.
  • Nafakaya ilişkin hükümlerin şartları aynen saklıdır; nafaka koşulları varsa onlar da uygulanır.

Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın yükümlülükleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Velâyet kaldırılmış olsa da ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder.
  • Ana ve babanın ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır.
  • Ana, baba ve çocuğun ödeme gücü bulunuyorsa Devlet bu giderleri karşılamaz ve yükümlülük ana ve babada kalır.
  • Nafakaya ilişkin hükümler saklı olduğundan nafaka koşulları ayrıca uygulanır.

Velâyet ile bakım ve eğitim yükümlülüğü arasındaki fark nedir?

Velâyet, çocuğun şahsına ve malına özen gösterme ve temsil yetkisidir; kaldırılması ile sona erer.

Bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü ise velâyetin varlığına bağlı değildir ve ana ve babaya birlikte aittir.

Velâyet kaldırılsa bile ana ve baba bu giderleri ödemeye devam eder.

Ana ve baba ödeme gücü var ile yok arasındaki fark nedir?

Ana ve babanın ya da çocuğun ödeme gücü bulunduğu hâlde giderler öncelikle onlar tarafından karşılanır.

Ana, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa giderler Devletçe karşılanır.

Devlet yükümlülüğü yalnız üç kişinin tamamının ödeme gücünün bulunmadığı hâlde doğar.

Bakım-eğitim giderleri ile nafaka arasındaki fark nedir?

Fıkra birinci cümlede bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünü sayar.

Üçüncü fıkra nafakaya ilişkin hükümleri saklı tutar.

Nafaka koşulları ayrıca değerlendirilir ve bu maddenin tek başına uygulanmasını engeller.

Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın yükümlülükleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Velâyet kalktığı için bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünün de kalktığını varsaymak; yükümlülük velâyete bağlı değildir.
  • Ana veya babadan yalnızca birinin ödeme gücünün olmamasını yeterli görüp Devletin giderleri karşılayacağını sanmak; fıkra üçünün birlikte ödeme gücü bulunmadığını aramaktadır.
  • Nafaka hükümlerini bu maddenin tek başına çözdüğünü düşünmek; üçüncü fıkra nafaka hükümlerini saklı tutar.
  • Velâyetin kaldırılma şartlarını bu maddeden aramak; şartlar m.348'de düzenlenmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Velâyet kaldırıldığında ana ve babanın çocuğa karşı yükümlülüklerinin velâyete bağlı olmadığı ve kalkmadığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/4646 E., 2024/1502 K., 06.03.2024)
  • Velâyet davalarında kamu düzenine ilişkin resen araştırma ilkesinin uygulandığı ve hâkimin tarafların talebiyle bağlı olmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2066 E., 2019/15 K., 17.01.2019; 2. Hukuk Dairesi, 2023/4646 E., 2024/1502 K., 06.03.2024)
  • Velâyet hükümlerinin bütününde hâkimin tarafların isteğiyle bağlı olmadığı ve gerekli araştırmayı resen yapacağı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/9531 E., 2024/1121 K., 22.02.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/6079 E., 2023/4514 K., 04.10.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Velâyetin kaldırıldığını ve bu kararın kesinleştiğini ileri süren taraf, kararı belgeyle ispatlar.
  • Ödeme gücünün bulunmadığını ileri süren taraf, ana, baba ve çocuğun gelir ve malvarlığına ilişkin belgelerle bu durumu ortaya koymak zorundadır.
  • Devletin karşılama yükümlülüğünü talep eden taraf, üç kişinin tamamının ödeme gücünün bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Nafaka talebinde bulunan taraf nafaka koşullarını ayrıca ispatlar; bu maddede düzenlenen yükümlülük nafaka koşulları yerine geçmez. (2. Hukuk Dairesi, 2023/4646 E., 2024/1502 K., 06.03.2024)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.348: Velâyetin kaldırılmasının şartlarını düzenler; bu madde ise kaldırmanın sonucunu belirler.
  • 4721 m.351: Sebep ortadan kalkarsa velâyetin geri verilmesini düzenler; velâyet geri verildiğinde giderlerin yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir.
  • 4721 m.327: Ana ve babanın çocuğun bakım, eğitim ve korunması için giderleri karşılama yükümlülüğünü kurar; bu madde velâyet kalksa da o yükümlülüğün sürdüğünü belirtir.
  • 4721 m.328: Bakım yükümlülüğünün süresini, çocuğun ergin olması ve eğitimin devamı hâlinde ne zamana kadar süreceğini düzenler.

TMK m.351 — Durumun değişmesi

TMK m.351, velayetle ilgili önlemlerin değişen koşullara uydurulmasını ve velayetin kaldırılmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması halinde velayetin geri verilmesini düzenler. Hüküm, çocuğun korunmasına ilişkin önlemler ile velayetin kaldırılmış olduğu hallerde ana veya babaya ilişkindir. Hükmün uygulanması hâkimin re'sen harekete geçmesine veya ana ya da babanın istemine bağlıdır. Velayetin kaldırılmasının koşulları ve kaldırma kararının verilmesi (m.348 ve devamı) bu maddede düzenlenmez. Nafaka, kişisel ilişki ve tedbir kararlarının değişikliği gibi başka değişiklik hallerinin ayrıntıları ile sözleşmelerin uyarlanması ve kesin hükmün değişiklik davası yoluyla bertarafı bu maddenin kapsamında değildir.

Durumun değişmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Önlemlerin yeni koşullara uydurulması
Çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin, verildikleri andan sonra değişen olgulara göre yeniden düzenlenmesidir. Değişikliğin çocuğun yararına olması ve durumdaki değişikliğin önemli olması gerekir.
Velayetin geri verilmesi
Velayetin kaldırılmasına neden olan sebep ortadan kalktığında, velayetin eski sahibine yeniden tanınmasıdır. Hâkim kararla verir; kendiliğinden bir sonuç doğmaz.
Re'sen
Hâkimin tarafların talebi olmaksızın, kendiliğinden harekete geçmesidir. Velayet davalarında resen araştırma ilkesi uygulanır.

Durumun değişmesi: hangi şartlar aranır?

  • Durumda, önlemin alındığı andan sonra çocuğun korunmasını etkileyen bir değişikliğin meydana gelmiş olması gerekir.
  • Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebebin ortadan kalkmış olması gerekir; bu hâlde velayetin geri verilmesi söz konusu olur.
  • Değişikliğin hâkim tarafından re'sen dikkate alınması ya da ana veya babanın istemde bulunması gerekir.

Durumun değişmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Durumun değişmesi hâlinde çocuğun korunmasına ilişkin önlemler yeni koşullara uydurulur.
  • Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim velayeti geri verir.
  • Velayetin geri verilmesi hâkimin re'sen kararı veya ana ya da babanın istemi üzerine yapılır.
  • Değişiklik sebebi oluşmamışsa önlemler ve velayet olduğu gibi kalır.

Önlemin değiştirilmesi ile velayetin geri verilmesi arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulmasını öngörür.

İkinci fıkra, velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa velayetin geri verilmesini düzenler.

Birinci fıkradaki değişiklik daha geniş bir alanı kapsar; ikinci fıkra ise yalnız velayetin kaldırılmış olduğu hâle özgüdür.

Re'sen ile istem üzerine arasındaki fark nedir?

Hâkim, velayetin geri verilmesine re'sen karar verebilir.

Ana veya babanın istemi üzerine de velayet geri verilebilir.

Hâkimin kendiliğinden harekete geçmesi ile tarafın talebi birlikte uygulanabilir; taraf talebi hâkimi bağlamaz.

Durumun değişmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Velayetin geri verilmesini, sebep ortadan kalkmadan yalnızca sürenin geçmesi ya da tarafların anlaşması ile sağlanabilir saymak.
  • Taraf talebi olmadığı için hâkimin resen inceleme yapamayacağını düşünmek; velayet davalarında hâkim re'sen araştırma yapar.
  • Birinci fıkradaki genel değişiklik yetkisi ile ikinci fıkradaki velayetin geri verilmesi hükmünü birbirine karıştırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Velayet hükümlerinin kural olarak kamu düzenine ilişkin olduğu ve velayet davalarında resen araştırma ilkesinin uygulandığı, bu nedenle hâkimin tarafların talebiyle bağlı olmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2066 E., 2019/15 K., 17.01.2019; 2. Hukuk Dairesi, 2023/4646 E., 2024/1502 K., 06.03.2024)
  • Velayete ilişkin uyuşmazlıklarda m.351 kapsamında yapılan değerlendirmenin, 335 ila 351. maddeler birlikte göz önünde tutularak yapıldığı görülmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5611 E., 2024/1996 K., 21.03.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/6079 E., 2023/4514 K., 04.10.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Değişikliği ileri süren ana veya baba, velayetin kaldırılmasına neden olan sebebin ortadan kalktığını ve çocuğun yararına geri verilmesinin gerektiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Çocuğun durumundaki değişiklik ve sebebin ortadan kalkması, sosyal inceleme raporu ve tanık gibi delillerle ortaya konulabilir.
  • Velayet davalarında hâkim resen araştırma yapar; taraf delil sunmasa da hâkim gerekli araştırmayı yapmakla yükümlüdür. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2066 E., 2019/15 K., 17.01.2019; 2. Hukuk Dairesi, 2023/4646 E., 2024/1502 K., 06.03.2024)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.335: Velayetin kapsamı ve ana babanın çocuk üzerindeki görevlerini düzenler; m.351 bu görevlerin değişen koşullara göre yeniden düzenlenmesini sağlar.
  • 4721 m.348: Velayetin kaldırılmasının koşullarını düzenler; m.351'in ikinci fıkrası bu kaldırmanın sebebinin ortadan kalkmasını konu alır.

Konuda geçen kararlar

23 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2018/1072 E., 2019/185 K., 21.02.2019
    İlgili madde: m.346
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2017/2066 E., 2019/15 K., 17.01.2019
    İlgili madde: m.346, m.347, m.348, m.349, m.350, m.351
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2018/483 E., 2018/1356 K., 27.09.2018
    İlgili madde: m.346
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2017/3117 E., 2018/1278 K., 27.06.2018
    İlgili madde: m.346
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2014/1047 E., 2016/171 K., 24.02.2016
    İlgili madde: m.348, m.349
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2011/884 E., 2012/197 K., 16.03.2012
    İlgili madde: m.346
  7. 2. Hukuk Dairesi, 2025/4562 E., 2026/174 K., 13.01.2026
    İlgili madde: m.349
  8. 2. Hukuk Dairesi, 2025/4554 E., 2025/12097 K., 29.12.2025
    İlgili madde: m.349
  9. 2. Hukuk Dairesi, 2025/1901 E., 2025/9923 K., 19.11.2025
    İlgili madde: m.349
  10. 2. Hukuk Dairesi, 2024/5611 E., 2025/3196 K., 27.03.2025
    İlgili madde: m.349
Diğer 13 karar
  1. 2. Hukuk Dairesi, 2024/6817 E., 2025/2743 K., 17.03.2025
    İlgili madde: m.347
  2. 2. Hukuk Dairesi, 2024/4485 E., 2024/8143 K., 01.11.2024
    İlgili madde: m.348
  3. 2. Hukuk Dairesi, 2023/9509 E., 2024/7304 K., 14.10.2024
    İlgili madde: m.347
  4. 2. Hukuk Dairesi, 2023/9495 E., 2024/6324 K., 24.09.2024
    İlgili madde: m.348
  5. 2. Hukuk Dairesi, 2023/7805 E., 2024/5509 K., 10.09.2024
    İlgili madde: m.348
  6. 2. Hukuk Dairesi, 2023/5611 E., 2024/1996 K., 21.03.2024
    İlgili madde: m.351
  7. 2. Hukuk Dairesi, 2023/4646 E., 2024/1502 K., 06.03.2024
    İlgili madde: m.347, m.350, m.351
  8. 2. Hukuk Dairesi, 2023/9531 E., 2024/1121 K., 22.02.2024
    İlgili madde: m.350, m.351
  9. 2. Hukuk Dairesi, 2023/6079 E., 2023/4514 K., 04.10.2023
    İlgili madde: m.350, m.351
  10. 2. Hukuk Dairesi, 2022/11194 E., 2023/43 K., 09.01.2023
    İlgili madde: m.346
  11. DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU, 2015/981 E., 2015/3942 K., 05.11.2015
    İlgili madde: m.347
  12. Genel Kurul, 2015/7216 E., 27.03.2019
    İlgili madde: m.347
  13. İkinci Bölüm, 2014/12114 E., 13.09.2017
    İlgili madde: m.348

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 01.07.2005 (m.348).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 3.3. Hısımlık ve Soybağı bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış