Aile hukuku › Hısımlık › Soybağının kurulması

Çocuk malları

TMK m.352–363Medeni Hukuk

Kısaca

TMK m.352, ana ve babanın velâyetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkını ve bu yönetimle bağlantılı yükümlülüğünü düzenler; kural olarak hesap ve güvence verilmeyeceğini belirtir ve ana ile babanın yükümlülüklerini yerine getirmediği hallerde hâkimin müdahale edeceğini öngörür.

Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.352–363 hükümlerini kapsar.

TMK m.352 — Genel olarak

TMK m.352, ana ve babanın velâyetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkını ve bu yönetimle bağlantılı yükümlülüğünü düzenler; kural olarak hesap ve güvence verilmeyeceğini belirtir ve ana ile babanın yükümlülüklerini yerine getirmediği hallerde hâkimin müdahale edeceğini öngörür. Hüküm, velâyet sahibi ana ve baba bakımından, çocuğun mallarının yönetimi konusunda uygulanır. Maddede yönetimin kapsamı, sarf ve gelirlerin kullanımı, serbest mallar, hâkimin koruma tedbirleri ve yönetimin sona ermesi ayrıntılı düzenlenmez; bunlar m.355-357 (gelirlerin ve malların sarfı, serbest mallar), m.360-361 (hâkimin koruyucu tedbirleri ve yönetimin alınması) ve m.362-363 (hesap ve sorumluluk) hükümlerinde yer alır. Ana ve babanın bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü (m.327, m.364 vd. nafaka) ile çocuk nafaka davası da bu maddenin konusu değildir.

Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?

Çocuk malları
Çocuğun doğumda sahip olduğu ve sonradan kazandığı malvarlığı değerleridir. Ana ve babanın yönetim hakkı, m.357-360'taki istisnalar dışında bu malların tamamını kapsar.
Yönetme hakkı ve yükümlülüğü
Velâyet sahibi ana ve babanın çocuk mallarında yönetim işlemlerini yapma yetkisi ve aynı zamanda bu yetkiyi özenle kullanma görevidir. Yönetim hakkı velâyetle birlikte var olur ve velâyet sona erince kendiliğinden sona erer.
Hesap ve güvence vermeme
Ana ve babanın kural olarak çocuğa, vasiye veya hâkime periyodik hesap verme ve teminat gösterme yükümü altında olmadıklarını ifade eder. Bu kuralın istisnası m.360 uyarınca hâkimin koruyucu önlem alması hâlinde doğar.
Velâyet
Ana ve babanın çocuğun kişisi ve malvarlığı üzerindeki hukuki yetkilerinin bütünüdür. Yönetim hakkı velâyete bağlı olduğundan velâyetin kaldırılması ya da sona ermesi yönetim hakkını da sona erdirir.
Hâkimin müdahalesi
Ana ve babanın mal yönetimindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde hâkimin koruma önlemleri alabilmesidir. Müdahale ölçüsü m.360-361'de sıralanan tedbirlerle belirlenir.

Genel olarak: hangi şartlar aranır?

  • Ana ve babanın çocuğun velâyetinin devam ediyor olması gerekir; velâyet sona ermişse yönetim hakkı da bulunmaz.
  • Yönetilen malın çocuğa ait olması gerekir; m.357-359 kapsamındaki serbest mallar ve m.358'deki saklı payın yönetimi bu hakkın dışında kalır.
  • Ana ve babanın yönetim yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edilmesi gerekir; bu hâlde hâkimin müdahalesi için ayrıca bir karar aranır.
  • Yönetimin hesap ve güvence verilmeden yürütülmesi kural olarak kabul edilir; bu kuralın dışına çıkılması için hâkimin m.360 uyarınca karar vermesi gerekir.

Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?

  • Ana ve babanın velâyeti devam ettiği sürece çocuk mallarını yönetmeleri hem hak hem yükümlülüktür.
  • Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirdikleri hallerde kural olarak hesap ve güvence vermezler.
  • Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri hallerde hâkim, m.360 ve m.361 uyarınca çocuk mallarının korunması için müdahale eder.
  • Hâkimin müdahalesi yönetimin kaldırılmasıyla sonuçlanabilir; bu hâlde yönetim kayyıma devredilir (m.361).
  • Velâyetin sona ermesi hâlinde yönetim hakkı da sona erer ve mallar hesapla birlikte devredilir (m.362).

Velâyet devam ederken ile velâyet sona ererken arasındaki fark nedir?

Velâyetin devam ettiği dönemde ana ve baba çocuk mallarını yönetme hakkına ve yükümlülüğüne sahiptir.

Velâyetin sona ermesi ya da kaldırılması hâlinde yönetim hakkı da sona erer; mallar hesapla birlikte çocuğa, vasiye ya da kayyıma devredilir.

Yönetim hakkının varlığı velâyetin varlığına bağlıdır. Velâyetin sona erdiği tarihten sonra yapılan yönetim işlemleri hakka dayanmaz (m.362).

Kural olarak hesapsız yönetim ile hâkimin müdahalesi arasındaki fark nedir?

Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirdiği hallerde kural olarak hesap ve güvence verilmez.

Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmediği hallerde hâkim müdahale eder.

Hesap ve güvence yükümlülüğü ancak hâkimin koruyucu tedbir kararıyla doğar (m.360). Hâkim, talimat verme, hesap isteme, mal tevdi ettirme veya güvence gösterme gibi tedbirlerle müdahale eder.

Yönetim hakkı ile kullanma hakkı arasındaki fark nedir?

Yönetim hakkı, malın korunması ve idaresi için işlem yapma yetkisidir.

Kullanma hakkı, malın gelirlerinin ve sarfının belirli sınırlarla yapılmasıdır; m.355 ve m.356 bu alanı düzenler.

Maddedeki hak yönetimi kapsar; gelirlerin harcanması ayrı hükümlere tabidir. Maddeye dayanarak gelir sarfı yapılamaz.

Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ana ve babanın çocuk mallarını yönetme hakkını velâyetten bağımsız görmek; yönetim hakkının velâyet sona erince de devam ettiğini sanmak yanlıştır.
  • Hesap ve güvence vermeme kuralını mutlak saymak; ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmediği hâllerde hâkimin müdahale edebileceğini gözden kaçırmak yanlıştır.
  • Serbest mallar ve meslek veya sanat için verilen malları m.352'deki yönetim hakkının kapsamında saymak yanlıştır; bu mallar m.357-359'a göre ana ve babanın yönetimi dışındadır.
  • Ana ve babanın çocuk mallarını tasarruf için hâkim iznine ihtiyacı olduğunu sanmak yanlıştır; vasiden farklı olarak, kural olarak hâkim izni gerekmez (m.342).

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yönetim hakkının velâyete sıkı sıkıya bağlı olduğu, velâyet hakkı bulunmayan ana veya babanın çocuk mallarını yönetme yetkisinin de bulunmadığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/617 E., 2023/2509 K., 18.05.2023)
  • Hâkimin müdahale yetkisinin, ana ve babanın yönetim yükümlülüğünü yerine getirmediğinin somut olarak ortaya konulmasına bağlandığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/617 E., 2023/2509 K., 18.05.2023; 2. Hukuk Dairesi, 2024/2233 E., 2024/8037 K., 31.10.2024)
  • Hâkimin m.360 ve m.361 uyarınca alacağı tedbirlerin, m.352'nin ikinci fıkrasının uygulama alanını oluşturduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/2233 E., 2024/8037 K., 31.10.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2024/5709 E., 2024/7972 K., 30.10.2024)
  • Çocuk mallarının korunması davalarında yetkili mahkemenin, velâyet hakkına sahip ana veya babadan birinin yerleşim yeri mahkemesi olduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/5450 E., 2024/6778 K., 03.10.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Hâkimin müdahalesini isteyen taraf, ana ve babanın çocuk mallarını yönetmede yeterli özen göstermediğini ispatlamakla yükümlüdür; bu, banka kayıtları, mal varlığı belgeleri ve tanık beyanı ile ortaya konulabilir.
  • Ana ve babanın hesap ve güvence vermediğini ileri süren taraf, kuralın istisnasını oluşturan hâkim kararının varlığını ispat etmelidir; bu kararın bulunmaması, kuralın geçerli olduğunu gösterir.
  • Yönetim hakkının kapsamı ve varlığı için velâyet kararı ya da nüfus kaydı gibi resmi belgeler esas alınır; velâyetin varlığı bu belgelerle ispatlanır.
  • Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunan taraf, yönetim işlemlerinin çocuğun yararına yapıldığını belgelerle göstermek zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.355: Çocuk mallarının gelirlerinin hangi amaçla sarf edileceğini düzenler; yönetim hakkının kullanımını sınırlar.
  • 4721 m.356: Çocuk mallarının kısmen sarfını ve hâkim izni koşullarını düzenler.
  • 4721 m.357: Çocuğa yapılan karşılıksız kazandırmalarda yönetim hakkının kapsam dışı kalabilmesini düzenler; m.352'deki genel yönetim hakkına istisna getirir.
  • 4721 m.358: Saklı payın ana ve babanın yönetimi dışında bırakılabilmesini düzenler.
  • 4721 m.359: Meslek veya sanat için verilen mal ve kişisel kazancın çocuğa ait olduğunu düzenler; m.352'deki yönetim hakkının dışında kalır.
  • 4721 m.360: Hâkimin, yeterli özen gösterilmemesi hâlinde alacağı koruyucu tedbirleri düzenler; m.352/f.2'deki müdahalenin ana kaynağıdır.
  • 4721 m.361: Tehlike hâlinde yönetimin ana ve babadan alınarak kayyıma devredilmesini düzenler.
  • 4721 m.362: Yönetimin sona ermesi hâlinde hesap verme ve malların devri yükümlülüğünü düzenler.
  • 4721 m.363: Ana ve babanın çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumluluğunu düzenler.
  • 4721 m.342: Ana ve babanın çocuk malları üzerindeki tasarruflarında vasiden farklı olarak hâkim iznine ihtiyaç duymadıklarını düzenler.
  • 4721 m.335: Velâyetin kapsamını ve niteliğini düzenler; yönetim hakkının dayanağıdır.

TMK m.353 — Evlilik sona erince

Madde, evlilik sona erdiğinde çocuğun malvarlığını yönetmekte olan ve velâyeti kendisinde kalan eşin, hâkime karşı iki yönlü bildirim yükümlülüğünü düzenler: malvarlığının dökümünü gösteren bir defteri vermek ve malvarlığında ya da yapılan yatırımlarda meydana gelen önemli değişiklikleri bildirmek. Hüküm, boşanma veya evliliğin iptali gibi evliliğin sona ermesi hallerinde velâyeti kendisinde kalan eş bakımından uygulanır. Maddenin çocuk mallarının yönetimine ilişkin diğer kuralları, yönetimin kapsamını ve yönetici eşin sorumluluğunu düzenlemediği açıktır; bunlar çocuk mallarının yönetimi ve sorumluluk başlıklarında yer alan diğer maddelerde bulunur. Velâyetin kime verileceğine dair kurallar (m.182 ve devamı) ile çocuk mallarının kötüye kullanılması halinde hâkimin yapacağı önlemler (m.355 ve devamı) bu maddenin kapsamı dışındadır.

Evlilik sona erince: hangi kavramlar bilinmeli?

Çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren defter
Velâyet altındaki çocuğa ait malların ve borçların, mülkiyet ve kayıt bilgileriyle birlikte belirlendiği yazılı kayıttır. Defterin hangi ayrıntıyı içermesi gerektiği madde metninde tek tek sayılmamıştır; kaydın amacı hâkimin malvarlığını izleyebilmesidir.
Önemli değişiklik
Çocuğun malvarlığında veya malvarlığına ait yatırımlarda ortaya çıkan ve defterdeki duruma göre hâkimin bilmesi gereken nitelikte olan değişikliktir. Önemli olup olmadığı somut olaya göre değerlendirilir; her küçük hareket bildirim konusu değildir.
Yatırım
Çocuğun mallarının getiri sağlamak amacıyla değerlendirilmesidir. Madde, malvarlığındaki değişikliklerin yanında yapılan yatırımlardaki önemli değişiklikleri de bildirim kapsamına alır.

Evlilik sona erince: hangi şartlar aranır?

  • Evliliğin sona ermiş olması gerekir; boşanma veya evliliğin iptali gibi bir sebeple evlilik birliği sona ermiş bulunmalıdır.
  • Çocuğun velâyeti, evlilik sona erdikten sonra eşe kalmış olmalıdır; velâyet diğer eşe verilmişse bu yükümlülük ona geçer.
  • Velâyeti kendisinde kalan eş, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermelidir.
  • Velâyeti kendisinde kalan eş, malvarlığında veya yapılan yatırımlarda meydana gelen önemli değişiklikleri hâkime bildirmelidir.
  • Bildirim yükümlülüğü, velâyet sahibi eşin kendi kusurundan bağımsız olarak doğar; ancak defterin verilmesi ve bildirimin yapılması bu eşin sorumluluğu altındadır.

Evlilik sona erince: hangi sonuçları doğurur?

  • Velâyeti kendisinde kalan eş defteri vermek ve önemli değişiklikleri bildirmekle yükümlüdür; bu yükümlülük kanun gereği doğar ve hâkimin ayrıca karar vermesine bağlı değildir.
  • Yükümlülük yerine getirilirse, hâkim çocuk mallarının durumunu izleyebilir ve gerekli görürse önlem alabilir.
  • Yükümlülük yerine getirilmezse veya eksik yerine getirilirse, çocuk mallarının korunmasına ilişkin önlemlerin alınmasına yol açabilecek bir durum doğar; bu önlemlerin ayrıntısı madde metninde yer almaz.

Defter verme ile önemli değişikliği bildirme arasındaki fark nedir?

Defter verme yükümlülüğü, malvarlığının mevcut durumunu bir kez ve başlangıçta gösteren bir belgeyle yerine getirilir.

Önemli değişiklikleri bildirme yükümlülüğü ise sürekli olup, malvarlığı ve yatırımlarda sonradan ortaya çıkan gelişmelere bağlıdır.

Defterin verilmesi tek seferlik bir işlemdir; bildirim yükümlülüğü ise değişiklik meydana geldikçe yeniden doğar. İkisinden birinin yerine getirilmesi diğerini ortadan kaldırmaz.

Velâyeti kendisinde kalan eş ile velâyeti diğer eşe geçen eş arasındaki fark nedir?

Velâyeti kendisinde kalan eş, madde gereği bildirim ve defter yükümlülüğü altındadır.

Velâyet diğer eşe verilmişse, bu yükümlülük diğer eşe geçer; velâyeti olmayan eş bu yükümlülük altına girmez.

Yükümlü kişi, boşanma kararında velâyetin kime verildiğine göre belirlenir. Yükümlülüğün hangi eşe ait olduğu velâyet kararına bağlıdır.

Madde kapsamındaki bildirim ile çocuk mallarının kötüye kullanılması arasındaki fark nedir?

Bu madde yalnızca bildirim ve defter yükümlülüğünü düzenler.

Çocuk mallarının kötüye kullanılması veya ağır biçimde ihlali, madde metninde ayrıca düzenlenen hâllerdir ve onların sonuçları farklıdır.

Yükümlülüğe uyulmuş olsa da malların kötüye kullanılması başka önlemlere yol açabilir; bu madde tek başına bu sonucu doğurmaz.

Evlilik sona erince: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Defterin bir kez verilmesinin, sonradan ortaya çıkan önemli değişiklikleri bildirme yükümlülüğünü ortadan kaldırdığını varsaymak.
  • Bildirim yükümlülüğünü, velâyeti olmayan eşe de yüklemek; yükümlülük yalnızca velâyeti kendisinde kalan eşe aittir.
  • Her küçük malvarlığı hareketinin bildirilmesi gerektiğini düşünmek; yalnızca önemli değişiklikler bildirim konusudur.
  • Bildirim eksikliğini tek başına çocuk mallarının kötüye kullanılması sayıp doğrudan sonuç bağlamak; kötüye kullanmanın ayrıca ispatlanması gerekir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/617 E., 2023/2509 K., 18.05.2023)

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, çocuk mallarının kötüye kullanıldığının veya ağır biçimde ihlal edildiğinin ispatında, mal rejiminin tapuya tescil edilmemesi gibi tek başına bir olgunun yeterli sayılmayacağını kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/617 E., 2023/2509 K., 18.05.2023)
  • Uygulamada, çocuk mallarına ilişkin hükümlerin (m.352-363) bütünü içinde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir; bu nedenle m.353 tek başına değil, ilgili çocuk malları düzenlemesi çerçevesinde yorumlanır. (8. Hukuk Dairesi, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014; 1. Hukuk Dairesi, 2012/8028 E., 2012/13576 K., 22.11.2012; 1. Hukuk Dairesi, 2011/570 E., 2011/5632 K., 10.05.2011)

Nasıl ispat edilir?

  • Defterin verilmesi yükümlülüğünün yerine getirildiğini, velâyeti kendisinde kalan eş ispatlamalıdır; defterin hâkime sunulmuş olması bu konuda en güçlü belgedir.
  • Önemli değişikliğin bildirilmediği iddiasını ileri süren taraf, değişikliğin varlığını ve önemini ispatlamalıdır; mal veya yatırım hareketlerini gösteren tapu, banka ve benzeri kayıtlar bu amaçla kullanılabilir.
  • Velâyet sahibi eş, bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini belgeyle gösterdiğinde, aksini iddia eden taraf karşı delil sunmalıdır.
  • Çocuk mallarının kötüye kullanıldığı iddiası ileri sürüldüğünde, bu iddiayı ileri süren taraf zararın ve kötüye kullanmanın varlığını ispatlamalıdır; yalnızca bildirim eksikliği bu sonucu kendiliğinden doğurmaz. (2. Hukuk Dairesi, 2023/617 E., 2023/2509 K., 18.05.2023)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.182: Boşanma ve evliliğin sona ermesi hallerinde velâyetin kime verileceğini düzenler; bu maddedeki yükümlülüğün kimde doğacağını belirler.
  • 4721 sayılı Kanun m.355: Çocuk mallarının kötüye kullanılması veya ağır biçimde ihlali hâlinde hâkimin alacağı önlemleri düzenler; bu madde bildirim yükümlülüğünün ihlaliyle bağlantılı olarak uygulanabilir.

TMK m.354 — Kullanma hakkı

Madde, ana ve babanın çocuğun mallarını kullanma yetkisini düzenler. Bu yetkinin kapsamı, ana babanın velayet altındaki çocuğun malvarlığı üzerindeki yetkisinin sınırı ve yetkinin velayetin kaldırılmasıyla sona ermesi bu maddenin konusudur. Hüküm, velayet altındaki küçüklerin malları bakımından ana ve babaya uygulanır. Madde, çocuk mallarının yönetimini, ana babanın yönetimden doğan sorumluluğunu, çocuğun mallarının hesabını ve yönetimin sona erdiği hâlleri düzenlemez; bu konular çocuk mallarına ilişkin diğer maddelerde (m.355 vd.) yer alır. Ana babanın çocuk mallarını yönetme yetkisinin sınırlandırılması ve kaldırılmasına ilişkin ayrıntılar da bu maddede aranmamalıdır.

Kullanma hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

Çocuğun malları
Çocuğun sahip olduğu ve ana babanın velayet dolayısıyla yönetim ve kullanım yetkisine tabi olan malvarlığı değerleridir. Ana babanın kendi malları bu kavramın dışında kalır.
Kullanma yetkisi
Ana babanın çocuğun mallarından yararlanabilmesi anlamına gelen yetkidir. Madde bu yetkiyi tanır; yetkinin ölçüsü ve sınırları için ayrıca çocuk mallarına ilişkin diğer hükümlere bakılır.
Velayetin kaldırılması
Ana babanın kusurları nedeniyle velayetlerinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Bu hâlde kullanma yetkisi de sona erer; kusur dışındaki nedenlerle velayetin sona ermesi bu hükmün kapsamında değildir.

Kullanma hakkı: hangi şartlar aranır?

  • Kullanma yetkisinin doğması için ana veya babanın çocuğun velayetini fiilen taşıyor olması gerekir.
  • Mallar çocuğa ait olmalı ve ana babanın kendi malı olmamalıdır.
  • Ana babanın kusurları nedeniyle velayetlerinin kaldırılmamış olması gerekir; velayetin kaldırılması hâlinde yetki bulunmaz.
  • Kullanma yetkisi, çocuk mallarından yararlanma biçiminde kullanılmalıdır; yetkinin sınırı için diğer çocuk malları hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Kullanma hakkı: hangi sonuçları doğurur?

  • Velayetleri kusurları sebebiyle kaldırılmamış ana ve babanın çocuğun mallarını kullanma yetkisi vardır.
  • Velayetleri kusurları sebebiyle kaldırılmış ana ve babanın bu maddeye dayanan kullanma yetkisi yoktur.
  • Kullanma yetkisi, ana babanın çocuk mallarından yararlanmasını sağlar ancak bu yetki sınırsız değildir ve çocuğun yararına aykırı kullanım hukuka uygun sayılmaz.

Velayet devam ederken ile velayetin kusur nedeniyle kaldırıldığı hal arasındaki fark nedir?

Ana ve babanın velayeti devam ediyorsa kullanma yetkisi maddeye göre vardır.

Kusurları sebebiyle velayetleri kaldırılmışsa madde kapsamında yetki bulunmaz.

Yetki, velayetin kaldırılmadığı sürece devam eder; kaldırılmasıyla birlikte sona erer.

Kullanma yetkisi ile çocuk mallarının yönetimi arasındaki fark nedir?

Madde, ana babanın çocuğun mallarını kullanabilmesini düzenler.

Yönetim, hesap verme ve sorumluluk ayrı hükümlere bağlıdır.

Kullanma yetkisinin varlığı, yönetim ve hesap yükümlülüklerinin ayrı değerlendirilmesini gerektirir.

Kullanma hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Velayetin kaldırılmış olmasına rağmen ana babanın kullanma yetkisinin devam ettiğini varsaymak.
  • Kullanma yetkisini yönetim yetkisiyle karıştırmak ve yönetime ilişkin yükümlülükleri bu maddeye dayandırmak.
  • Velayetin kaldırılmasının yalnız kusur dışındaki nedenlerle gerçekleştiğini kabul ederek bu maddeyi uygulamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Ana babanın kullanma yetkisinin, velayetin kusur nedeniyle kaldırılıp kaldırılmadığına bağlı olarak değerlendirildiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/4998 E., 2023/6225 K., 14.12.2023)
  • Çocuk mallarına ilişkin uyuşmazlıkların 352 ila 363. maddeler çerçevesinde çözümlendiği ve bu bağlamda 354. maddenin ana babanın yetkisinin temel dayanağı olarak uygulandığı kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014; 1. Hukuk Dairesi, 2012/8028 E., 2012/13576 K., 22.11.2012; 1. Hukuk Dairesi, 2011/570 E., 2011/5632 K., 10.05.2011)
  • Küçüğün araç gibi malının kullanımı söz konusu olduğunda öncelikle kanuni temsilcinin kullanmasının gerektiği ve bu yetkinin 354. madde çerçevesinde değerlendirildiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/3656 E., 2023/5905 K., 05.12.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Velayetin kaldırılmadığını ve ana babanın velayet sahibi olduğunu iddia eden taraf bunu ispatla yükümlüdür; velayet kararı veya nüfus kaydı bu konuda temel delildir.
  • Çocuğun malının ana babaya ait olmadığını ve mülkiyetin çocukta bulunduğunu ileri süren taraf, malın çocuğa ait olduğunu tapu, banka kaydı veya diğer belgelerle ispatlar.
  • Ana babanın yetkisini aşan kullanımın çocuğun yararına aykırı olduğunu iddia eden taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.352: Çocuk mallarına ilişkin genel hükümleri ve bu bölümün kapsamını belirler; madde 354 bu genel çerçeve içinde değerlendirilir.
  • 4721 m.355: Ana babanın çocuk mallarını yönetme yükümlülüğünü ve sınırlarını düzenler; kullanma yetkisinin nasıl sınırlandığını gösterir.
  • 4721 m.357: Velayetin kaldırılması ve buna bağlı sonuçlar bakımından ana babanın yetkisinin sona ermesine ilişkin düzenlemeyi içerir.

TMK m.355 — Gelirlerin sarfı

Madde, ana ve babanın çocuk mallarının gelirlerini nasıl sarf edebileceğini düzenler: sarfın öncelikli amacı ile hakkaniyet ölçüsündeki aile ihtiyaçlarına kullanım ve gelir fazlasının çocuk mallarına katılması. Kural, velayet altındaki çocuğun mallarını yöneten ana ve baba bakımından uygulanır. Maddenin kapsamı dışında kalan konular: çocuk mallarının kısmen sarfı ve bu malların ana ve babaya tanınan kullanım yetkisi (m.356), çocuğun serbest malları (m.357-359), çocuk mallarının yönetiminin sona ermesi ve hesap verme yükümlülüğü (m.362-363). Yönetim ve güvence önlemleri (m.351-352) da bu maddede düzenlenmemiştir.

Gelirlerin sarfı: hangi kavramlar bilinmeli?

Çocuk malları
Velayet altındaki çocuğun sahip olduğu ve ana babanın yönetim hakkının bulunduğu malvarlığıdır. Çocuğun serbest mallarından ayrılır; serbest mallar üzerinde ana babanın yönetim hakkı yoktur.
Gelir
Çocuk mallarından elde edilen yıllık ürün ve kazançtır. Malın kendisi değil, bu maldan doğan getirilerdir; sarf yetkisi yalnızca bu gelirlere ilişkindir.
Hakkaniyete uygunluk
Aile ihtiyaçlarına gelirin ayrılmasında aranan ölçüdür. Aile ihtiyaçları, çocuğun bakım ve eğitim ihtiyacının karşılanmasından sonra ancak hakkaniyete uyduğu ölçüde gelirden karşılanabilir.
Gelir fazlası
Öncelikli bakım, yetiştirme, eğitim ve hakkaniyete uygun aile ihtiyaçları karşılandıktan sonra geriye kalan gelir tutarıdır. Bu tutar çocuk mallarına katılır.

Gelirlerin sarfı: hangi şartlar aranır?

  • Gelirin çocuk mallarından elde edilmiş olması gerekir; ana babanın yönetim hakkı kapsamında bulunan bir mal bulunmalıdır.
  • Gelirin öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için kullanılması gerekir.
  • Aile ihtiyaçlarına ayrılan kısmın hakkaniyete uygun olması gerekir; bu ölçü aşılmamalıdır.
  • Gelirden yapılan sarfın, sayılan amaçlar dışında kalan bir kullanım olmaması gerekir.
  • Gelir fazlası bulunduğunda bu fazlanın çocuk mallarına katılması gerekir.

Gelirlerin sarfı: hangi sonuçları doğurur?

  • Gelir çocuğun bakım, yetiştirilme ve eğitimi için öncelikle kullanılır.
  • Hakkaniyete uyduğu ölçüde aile ihtiyaçları da gelirden karşılanabilir.
  • Gelir fazlası çocuk mallarına katılır ve ana babaya ait bir kazanç olmaz.
  • Gelirin bu amaçlar dışında sarf edilmesi halinde ana baba, çocuğa karşı hesap ve tazmin sorumluluğu altına girer.
  • Gelir fazlası bulunmazsa katılma söz konusu olmaz.
  • Madde emredici niteliktedir; sarfın bu sınırlar dışında yapılmasına ilişkin sözleşme kaydı geçerli değildir.

Çocuğun bakımı-eğitimi ile aile ihtiyaçları arasındaki fark nedir?

Gelirin öncelikli kullanım alanı olan çocuğun bakım, yetiştirilme ve eğitim giderleri.

Aile ihtiyaçları; yalnızca hakkaniyete uyduğu ölçüde ve çocuğun ihtiyacı karşılandıktan sonra kullanılabilir.

Aile ihtiyaçlarına ayrılan gelir, ölçülü ve ikincil bir kullanım olarak kabul edilir; öncelik çocuğa aittir.

Gelirden sarf ile gelir fazlası arasındaki fark nedir?

Gelirden yapılan ve maddede sayılan amaçlara bağlı sarf.

Sarf sonrası geriye kalan gelir fazlası.

Fazla, çocuk mallarına katılır; ana babaya bırakılmaz. Böylece çocuğun malvarlığı artar.

Gelir ile çocuk malının kendisi arasındaki fark nedir?

Madde yalnızca gelirlerin sarfını düzenler.

Çocuk malının kendisinin (aslının) kullanımı m.356 kapsamındaki ayrı rejime tabidir.

Ana baba, gelir üzerinde m.355 uyarınca tasarruf edebilirken, aslî malı m.356 şartlarına bağlı olarak kullanabilir.

Gelirlerin sarfı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Gelir fazlasını ana babanın serbestçe kullanabileceğini varsaymak; fazla çocuk mallarına katılır.
  • Aile ihtiyaçlarını çocuğun bakım ve eğitim ihtiyacıyla aynı öncelikte saymak; aile ihtiyaçları ikincil ve hakkaniyet ölçüsüne bağlıdır.
  • Madde kapsamındaki gelir sarfını m.356'daki aslî mal kullanımıyla karıştırmak; iki rejim farklı şartlara tabidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Çocuk mallarına ilişkin uyuşmazlıklar, Aile Mahkemesinin görev alanına giren çocuk malları hükümleri çerçevesinde çözümlenmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014)
  • Çocuk mallarına ilişkin davaların konusu, TMK'nın 352-363 maddelerindeki çocuk malları rejimine bağlı olarak değerlendirilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2012/8028 E., 2012/13576 K., 22.11.2012; 1. Hukuk Dairesi, 2011/570 E., 2011/5632 K., 10.05.2011)

Nasıl ispat edilir?

  • Gelirin çocuk mallarından elde edildiğini ve sarfın amacını ortaya koymak, çocuk adına davayı açan veya hesap isteyen tarafın ispat yüküdür.
  • Gelirin hangi amaçla harcandığını gösteren fatura, makbuz, okul kayıtları ve benzeri belgeler, sarfın amacını ispatlamada başvurulacak başlıca delillerdir.
  • Ana babanın, sarfın m.355 kapsamında hakkaniyete uygun ve öncelik sırasına uygun olduğunu savunması halinde bu savunmayı ispat yükü ana babaya aittir.
  • Gelir fazlasının bulunup bulunmadığı ve katılma tutarı, hesap ve belgelerle ortaya konur; bu konuda tanık delili sınırlı değer taşır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.356: Çocuk mallarının kendisinin (aslî malın) kısmen sarfına ilişkindir; gelirin sarfını düzenleyen m.355 ile birlikte okunur.
  • 4721 m.363: Ana babanın çocuk mallarını geri verme ve bu süreçte vekil gibi sorumlu olmasını düzenler; gelirlerin yanlış sarfı halinde sorumluluk bu hükme göre belirlenir.
  • 4721 m.362: Velayet veya yönetim hakkı sona erdiğinde hesap verme ve malları devretme yükümlülüğünü düzenler; sarfın hesabı bu aşamada sunulur.

TMK m.356 — Çocuk mallarının kısmen sarfı

Madde, çocuğun mallarının bakım amacıyla kısmen kullanılmasını düzenler. Birinci fıkra, sermaye biçiminde yapılan ödemeler, tazminatlar ve benzeri edimlerin olağan ihtiyaçlar ölçüsünde çocuğun bakımı için kullanılmasına izin verir. İkinci fıkra, çocuğun bakım, yetiştirilme ve eğitim zorunluluğunda hâkimin ana ve babaya diğer mallara başvuru yetkisi tanıyabilmesini kapsar. Hüküm ana ve babanın velayet altındaki çocuğun malvarlığı üzerindeki kullanma yetkisi bakımından uygulanır. Gelirlerin sarfını (m.355), serbest malları (m.357-359), mal yönetiminin hâkim tarafından korunmasını ve kayyıma devrini (m.360-361), yönetimin sona ermesi ve hesap verme yükümlülüğünü (m.362-363) düzenlemez. Nafaka yükümlülüğü (m.364 vd.) ile çocuk mallarının korunması davasının usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

Çocuk mallarının kısmen sarfı: hangi kavramlar bilinmeli?

Sermaye biçiminde ödemeler
Çocuğa bir defada ya da sermaye niteliğinde yapılan, gelir yerine geçen ödemelerdir. Bu ödemelerin kendisi kullanılabilir; ödemelerden doğan gelir ise bu hükmün konusu değildir.
Tazminat ve benzeri edimler
Çocuğun uğradığı zarar nedeniyle ödenen tazminatlar ile bunlara benzer karşılıklı edimlerdir. Bu kalemler de sermaye niteliğinde olduğu sürece kısmen kullanım konusu olabilir.
Olağan ihtiyaçlar
Çocuğun bakımı için gerçekten gerekli, sıradan giderlerdir. Kullanımın ölçüsünü belirler; bu ölçü aşılırsa birinci fıkra değil ikinci fıkradaki hâkim yetkisi gündeme gelir.
Diğer mallara başvuru yetkisi
Hâkimin, ana ve babaya belirlediği miktar ve sınırda çocuğun birinci fıkra kapsamı dışındaki mallarından harcama yapma izni vermesidir. Yetki, zorunluluk varsa ve hâkim belirlediği miktarla sınırlıysa doğar.

Çocuk mallarının kısmen sarfı: hangi şartlar aranır?

  • Harcamanın konusunun sermaye biçiminde bir ödeme, tazminat ya da benzeri bir edim olması gerekir.
  • Kullanımın çocuğun bakımı için yapılması ve olağan ihtiyaçların gerektirdiği ölçüyü aşmaması gerekir.
  • Birinci fıkra kapsamındaki kullanım kısmi olmalıdır; bu mallar tamamen tüketilemez.
  • Diğer çocuk mallarına başvuru için çocuğun bakımı, yetiştirilmesi veya eğitimi bakımından zorunluluk bulunmalıdır.
  • Diğer mallara başvuruda hâkimin ana ve babaya belirlediği miktarla sınırlı izin vermesi gerekir; hâkim kararı olmadan bu mallardan harcama yapılamaz.

Çocuk mallarının kısmen sarfı: hangi sonuçları doğurur?

  • Sermaye biçiminde ödemeler, tazminatlar ve benzeri edimler olağan ihtiyaçların gerektirdiği ölçüde çocuğun bakımı için kısmen kullanılabilir.
  • Birinci fıkradaki kullanım kısmi olduğundan, bu mallar bütünüyle tüketilemez; kalan kısım çocuğun malvarlığında kalmaya devam eder.
  • Zorunluluk bulunduğunda hâkim, ana ve babaya belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına başvurma yetkisi tanıyabilir.
  • Hâkimin belirlediği miktarın üzerinde harcama yapılması, bu maddeye dayanılarak meşrulaştırılamaz.
  • Zorunluluk yoksa veya hâkim izni alınmamışsa, çocuğun diğer mallarından harcama yapılması bu maddeye dayanamaz ve ana ve babanın sorumluluğunu doğurabilir.
  • Birinci fıkradaki kullanım ölçüyü aşarsa, aşan kısım için bu maddenin koruması sağlanmaz.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra sermaye niteliğindeki ödeme, tazminat ve benzeri edimlere ilişkindir ve olağan ihtiyaç ölçüsünde doğrudan kullanıma izin verir.

İkinci fıkra çocuğun diğer mallarını kapsar ve zorunluluk ile hâkim kararını şart koşar.

Birinci fıkrada hâkim kararı aranmaz; ikinci fıkrada hâkim belirli bir miktar tayin etmeden harcama yetkisi doğmaz.

Olağan ihtiyaç ile zorunluluk arasındaki fark nedir?

Olağan ihtiyaç, sıradan bakım giderlerini karşılayan ve birinci fıkranın ölçüsünü veren kavramdır.

Zorunluluk, olağan ihtiyacın ötesinde çocuğun bakımı, yetiştirilmesi veya eğitimi için gereken olağanüstü durumu ifade eder.

Zorunluluk yoksa ikinci fıkradaki yetki doğmaz ve ana ve babanın kullanımı birinci fıkranın sınırında kalır.

Çocuğun sermaye ödemeleri ile diğer malları arasındaki fark nedir?

Sermaye biçimli ödemeler ve tazminatlar kısmi kullanıma açıktır ve birinci fıkrada düzenlenmiştir.

Çocuğun diğer malları için kullanım yetkisi ancak hâkimin belirlediği miktar ve zorunluluk şartıyla doğar.

İki kategori farklı şartlara bağlıdır; ilk kategoride kendiliğinden kullanım, ikincisinde hâkim izni gerekir.

Çocuk mallarının kısmen sarfı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sermaye biçiminde ödemeyi gelir gibi değerlendirip sürekli kullanıma izin verilebileceğini sanmak; birinci fıkra kısmi kullanımı öngörür.
  • Olağan ihtiyaç sınırını aşan harcamayı birinci fıkraya dayandırmak; bu durumda ikinci fıkradaki hâkim izni aranmalıdır.
  • Hâkim izni gerekmediği halde birinci fıkra kapsamındaki kullanım için de hâkim kararını şart koşmak.
  • Zorunluluk şartı aranmadan çocuğun diğer mallarına başvuru yetkisi tanınabileceğini düşünmek.
  • Hâkim tarafından belirlenen miktarın aşılmasını bu maddenin kapsamında saymak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, çocuk malları ile ilgili uyuşmazlıkların TMK m.352-363 kapsamında çözümlenmesi gerektiğini kabul etmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014; 1. Hukuk Dairesi, 2012/8028 E., 2012/13576 K., 22.11.2012; 1. Hukuk Dairesi, 2011/570 E., 2011/5632 K., 10.05.2011)
  • Kararlarda, tazminat niteliğindeki ödemelerin olağan ihtiyaç ölçüsünde çocuğun bakımı için kısmen kullanılabileceği ifade edilmiştir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/232 E., 2024/6167 K., 19.09.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Hükmün dayanağı olarak harcamanın sermaye niteliğinde bir ödemeden yapıldığını ileri süren taraf, bu niteliği belgeyle (ödeme belgesi, hüküm, sulh tutanağı) ispatlamalıdır.
  • Harcamanın olağan ihtiyaç ölçüsünde olduğunu iddia eden ana ve baba, giderleri fatura ve makbuzlarla ortaya koymalıdır.
  • Diğer mallara başvuru için zorunluluk ve miktarın gerekçesi, hâkim önünde somut deliller (sağlık, eğitim giderlerine ilişkin belgeler) ile ispatlanmalıdır.
  • Hâkim izni olmadan yapılan harcamanın ihlal olduğunu ileri süren çocuk tarafı, hâkim kararının bulunmadığını dosya kayıtlarıyla göstermelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.355: Çocuk mallarının gelirlerinin sarfını düzenler; bu madde ise sermaye niteliğindeki kalemlerin kısmi kullanımını düzenler ve iki hüküm birbirinden ayrılır.
  • 4721 m.360: Hâkimin çocuk mallarının korunması için aldığı önlemleri düzenler; ikinci fıkradaki hâkim yetkisi bu korumanın bir uygulamasıdır.
  • 4721 m.361: Çocuk mallarının tehlikeye düşmesi halinde yönetimin kayyıma devrini düzenler; madde bu yönetim sınırlamasıyla birlikte değerlendirilir.
  • 4721 m.357: Çocuğa yapılan karşılıksız kazandırmalarda ana ve babanın gelirleri kendi menfaatlerine kullanamayacağını düzenler; bu maddedeki kullanım yetkisinin sınırını belirler.

TMK m.357 — Kazandırmalar

TMK m.357, çocuğa yapılan karşılıksız kazandırmalardan elde edilen gelirlerin ana ve babanın yönetimine ilişkin iki kuralı düzenler: birinci fıkra, faiz getiren yatırım veya tasarruf hesabı açılması ya da ana ve babanın kullanmaması koşuluyla yapılan kazandırmaların gelirlerinin ana ve babanın kendi menfaatine harcanmasını yasaklar; ikinci fıkra, kazandırmayı yapan kişi aksini açıkça öngörmedikçe bu malların yönetim hakkının ana ve babada kalacağını belirler. Kurala, çocuğa karşılıksız kazandırmada bulunan herkes ve ana ve babanın velayet altındaki çocuğun mallarını yönettiği ilişkiler bakımından uygulanır. Madde, çocuğun saklı payının ölüme bağlı tasarrufla yönetim dışında bırakılmasını düzenlemez (m.358). Meslek veya sanat için verilen mal ve kişisel kazancı düzenlemez (m.359). Ana ve babanın yönetim hakkının genel çerçevesi, yönetimin hakim tarafından kısıtlanması ve yönetimin sona ermesi ile sorumluluğu da bu maddede yer almaz (m.352, m.360, m.361, m.362, m.363).

Kazandırmalar: hangi kavramlar bilinmeli?

Karşılıksız kazandırma
Bir kişinin çocuğa bir karşılık almaksızın mal veya hak aktarmasıdır. Madde bu tür kazandırmaların gelirlerini düzenler; karşılıklı bir edimle yapılan işlemler bu kapsamda değerlendirilmez.
Kazandırmanın gelirleri
Kazandırılan malın ürettiği faiz, kira veya benzeri getirilerdir. Madde, bu gelirlerin ana ve babanın menfaatine harcanmasını sınırlar; kazandırılan malın kendisi ayrı bir hükme tabidir.
Yönetim hakkı
Ana ve babanın çocuğun malları üzerinde malın korunması ve değerlendirilmesi amacıyla tasarruf dışındaki yönetim işlemlerini yapma yetkisidir. Kazandırmayı yapan kişi açıkça aksini öngörürse bu hak ana ve babaya tanınmaz.
Açıkça aksini öngörme
Kazandırmayı yapan kişinin, kazandırma sırasında ana ve babanın yönetim hakkını kaldıran irade beyanıdır. Bu beyanın kazandırma anında yapılmış olması gerekir; sonradan yapılan bir irade açıklaması bu hükmün kapsamına girmez.

Kazandırmalar: hangi şartlar aranır?

  • Kazandırmanın çocuğa karşılıksız yapılmış olması gerekir.
  • Kazandırmanın faiz getiren yatırım veya tasarruf hesabı açılmak üzere yapılmış olması ya da ana ve babanın kullanmaması koşuluna bağlanmış olması gerekir; birinci fıkranın koruması bu iki halle sınırlıdır.
  • Birinci fıkradaki yasak uygulanırken gelirin ana ve babanın kendi menfaatine sarf edilmiş olması gerekir.
  • Yönetim hakkının kaldırılması için kazandırmanın yapıldığı sırada açık bir irade beyanı bulunması gerekir; bu beyan sonradan yapılamaz.
  • Kazandırmada bulunan kişinin açık aksi öngörüsü yoksa ana ve babanın yönetim hakkı kendiliğinden doğar.

Kazandırmalar: hangi sonuçları doğurur?

  • Ana ve baba, faiz getiren yatırım veya tasarruf hesabı açılmak üzere ya da açıkça kullanmaması koşuluyla yapılan kazandırmanın gelirlerini kendi menfaatine harcayamaz.
  • Kazandırma sırasında açıkça aksi öngörülmemişse ana ve baba bu kazandırmadan doğan mallar üzerinde yönetim hakkına sahip olur.
  • Kazandırma sırasında yönetim hakkının kaldırıldığı açıkça öngörülmüşse ana ve babanın bu mallar üzerindeki yönetim hakkı doğmaz.
  • Kazandırma faiz getiren hesap veya kullanmama koşuluna bağlı değilse birinci fıkradaki gelir sarfı yasağı uygulanmaz; bu durumda gelirin sarfı m.355 ve m.356 çerçevesinde değerlendirilir.
  • Ana ve babanın gelirleri yasak hükmüne aykırı harcaması hâlinde çocuğun bu gelirleri geri isteme hakkı doğar; bu hak kazandırmanın ve gelirin çocuk malı niteliğinin sonucudur.
  • Birinci fıkra emredici niteliktedir; kazandırmayı yapan kişinin kazandırma anındaki açık öngörüsü dışında bu korumayı ortadan kaldıran sözleşme kaydı geçersizdir.
  • Yönetim hakkının kaldırılması kazandırma sırasında yapılmamışsa sonradan yapılan açıklama ana ve babanın yönetim hakkını ortadan kaldırmaz.

Gelirin sarfı yasağı ile yönetim hakkı arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, gelirlerin ana ve babanın kendi menfaatine kullanılmasını yasaklar; burada koruma konusu gelirdir.

İkinci fıkra, malın yönetimine ilişkindir ve ana ve babaya bu yönetim yetkisini tanır ya da kazandırmanın açık öngörüsüyle bu yetkiyi kaldırır.

Yönetim hakkı ana ve babada kalsa bile gelirin kişisel menfaate harcanması yasaktır; kazandırmayı yapan açıkça aksini öngörmedikçe ana ve babanın yönetim yetkisi devam eder.

Faiz getiren hesap koşulu ile kullanmama koşulu arasındaki fark nedir?

Kazandırma, faiz getiren yatırım veya tasarruf hesabı açılmak üzere yapılmışsa gelir bu hesapta tutulmalıdır.

Kazandırma, ana ve babanın açıkça kullanmaması koşuluyla yapılmışsa koşulun gerçekleşmesi gerekir.

Her iki hal de birinci fıkradaki sarf yasağını doğurur; hangi koşulun öngörüldüğü kazandırma beyanına göre belirlenir.

Kazandırma sırasında açık aksi öngörü ile sonradan verilen talimat arasındaki fark nedir?

Kazandırmayı yapan kişi, kazandırma sırasında açıkça ana ve babanın yönetimini dışarıda bırakmışsa yönetim hakkı doğmaz.

Kazandırma sırasında böyle bir öngörü yoksa ana ve babanın yönetim hakkı doğar; sonradan yapılan açıklama hükmü değiştirmez.

Yönetim hakkının kaldırılması ancak kazandırma anındaki açık beyanla mümkündür.

Kazandırmalar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kazandırmanın açıkça kullanmama koşuluna bağlı olup olmadığını araştırmadan birinci fıkradaki sarf yasağını uygulamak; yasağın yalnızca iki hâlde doğduğu göz ardı edilmemelidir.
  • Kazandırma sırasında yapılmayan sonradan açıklamayı yönetim hakkını kaldıran bir beyan saymak; ikinci fıkra yalnızca kazandırma anındaki açık öngörüyü arar.
  • Yönetim hakkı kaldırılmamış diye gelirin sarfını serbest saymak; yönetim hakkı ile gelirin sarf yasağı ayrı kurallardır ve birlikte uygulanır.
  • Birinci fıkradaki hâllerin dışındaki kazandırmalarda da yasağın geçerli olduğunu varsaymak; bu durumda gelirin sarfı m.355 ve m.356'ya göre değerlendirilmelidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, çocuk malları uyuşmazlığını m.352 ila m.363 kapsamında çözmekte; m.357 kapsamındaki kazandırmaları bu bölümün serbest mal hükümleri olarak değerlendirmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/232 E., 2024/6167 K., 19.09.2024; 8. Hukuk Dairesi, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014; 1. Hukuk Dairesi, 2012/8028 E., 2012/13576 K., 22.11.2012; 1. Hukuk Dairesi, 2011/570 E., 2011/5632 K., 10.05.2011)

Nasıl ispat edilir?

  • Karşılıksız kazandırmayı ileri süren ve gelirin sarf yasağına aykırılığı iddia eden çocuk veya temsilcisi, kazandırmanın bu nitelikte yapıldığını ve gelirin ana ve babanın menfaatine harcandığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Kazandırmanın faiz getiren hesap açılması amacıyla ya da kullanmama koşuluyla yapıldığı, bu amacı gösteren kazandırma belgesi, banka kaydı veya tanık beyanıyla ispatlanır.
  • Kazandırmayı yapan kişinin kazandırma sırasında yönetim hakkını kaldırdığını iddia eden taraf, bu açık öngörünün kazandırma anında yapıldığını yazılı belge veya kazandırma sözleşmesi ile ispatlamakla yükümlüdür.
  • Ana ve babanın gelirleri kendi menfaatine kullandığını savunan taraf, bu kullanımın yasak kapsamında olmadığını, örneğin gelirin çocuk yararına harcandığını belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.352: Ana ve babanın çocuk mallarını yönetme hakkını ve yükümlülüğünü genel olarak düzenler; m.357 bu genel yönetim hakkına istisna getirir.
  • 4721 sayılı Kanun m.355: Çocuk mallarının gelirlerinin sarfına ilişkin genel esasları düzenler; m.357 kapsamı dışında kalan gelirler bakımından bu hüküm uygulanır.
  • 4721 sayılı Kanun m.356: Çocuk mallarının kısmen sarfını düzenler; m.357 kapsamındaki gelirlerin sarfı bu hükümle birlikte değerlendirilir.
  • 4721 sayılı Kanun m.358: Ölüme bağlı tasarrufla çocuğun saklı payının yönetimini ana ve babanın dışında bırakma imkânını düzenler; m.357 ile birlikte serbest malları oluşturan hallerden biridir.
  • 4721 sayılı Kanun m.359: Meslek veya sanat için verilen mal ile kişisel kazancın yönetimini düzenler; m.357'den ayrı bir serbest mal kategorisidir.
  • 4721 sayılı Kanun m.360: Ana ve babanın çocuk mallarını korumak için yeterli özen göstermemesi hâlinde hâkimin önlem almasını düzenler; m.357 kazandırmanın kapsamını belirlerken bu hükmün yanında uygulanır.
  • 4721 sayılı Kanun m.361: Yönetim hakkının ana ve babadan alınmasını düzenler; m.357 kapsamındaki mallar bakımından bu hükmün sonuçları da doğabilir.

TMK m.358 — Saklı pay

TMK m.358, çocuğun saklı payının ana ve babanın yönetimi dışında bırakılabilmesini ve bu yönetim bir üçüncü kişiye bırakıldığında o kişinin sulh hâkimine belirli aralıklarla hesap vermesinin öngörülebilmesini düzenler. Hüküm, ölüme bağlı tasarruf yapan miras bırakanın çocuğunun saklı payı bakımından uygulanır ve yönetim dışı bırakma yetkisini yalnızca ölüme bağlı tasarruf yapan miras bırakana tanır. Saklı pay oranlarını, saklı paylı mirasçılar kadrosunu, tenkis yolunu ve çocuk mallarındaki ana babanın yönetim yetkisinin genel kurallarını düzenlemez; bunlar sırasıyla TMK m.505, m.506, m.560 vd. ve TMK m.335 vd. hükümlerinde yer alır.

Saklı pay: hangi kavramlar bilinmeli?

Saklı pay
Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufla ortadan kaldıramayacağı, yasal mirasçılar için korunmuş miras payıdır. Saklı payın oranı ve sahipleri kanunda sayılmıştır.
Yönetimden çıkarma
Miras bırakanın, ölüme bağlı tasarrufla çocuğun saklı payını ana ve babanın yönetim yetkisinin dışında tutmasıdır. Bu yetki yalnızca saklı payın yönetimine ilişkindir ve miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufuna bağlıdır.
Üçüncü kişi yönetici
Miras bırakanın ana ve babanın yerine saklı payı yönetmesi için tasarrufla atadığı kişidir. Bu kişi sulh hâkimine belirli zamanlarda hesap verebilir.
Sulh hâkimine hesap verme
Yönetici olarak atanan üçüncü kişinin, miras bırakanın öngördüğü aralıklarla saklı payın yönetimine ilişkin hesabını sulh hâkimine sunmasıdır. Hesap yükümlülüğünün sıklığı tasarrufta belirlenir.

Saklı pay: hangi şartlar aranır?

  • Ölüme bağlı tasarrufla yapılmış bir işlem bulunmalıdır; yönetimden çıkarma kararı başka bir hukuki işlemle alınamaz.
  • Yönetimden çıkarılan mal, çocuğun saklı payına ilişkin olmalıdır; miras bırakanın tasarrufu saklı payı aşan kısmı kapsıyorsa bu kısım ayrıca değerlendirilir.
  • Çocuk, miras bırakanın altsoyundan olmalı ve mirasçılık sıfatı taşımalıdır.
  • Yönetimi üçüncü bir kişiye bırakma kararı miras bırakan tarafından verilmiş olmalıdır.
  • Hesap verme yükümlülüğü getirilecekse, miras bırakan bunu tasarrufta açıkça öngörmüş ve belirli zamanları belirlemiş olmalıdır.

Saklı pay: hangi sonuçları doğurur?

  • Ölüme bağlı tasarrufta yönetimden çıkarma öngörülmüşse çocuğun saklı payını ana ve baba yönetemez.
  • Yönetim bir üçüncü kişiye bırakılmışsa miras bırakan bu kişinin belirli zamanlarda sulh hâkimine hesap vermesini öngörebilir.
  • Tasarrufta hesap verme öngörülmemişse üçüncü kişinin sulh hâkimine periyodik hesap verme yükümlülüğü doğmaz.
  • Yönetimden çıkarma tasarrufu saklı payın ana ve babanın yönetiminden çıkarılması sonucunu doğurur; saklı payın kendisi bu yolla ortadan kalkmaz.
  • Yönetimden çıkarma tasarrufu geçerli değilse ana ve babanın yönetim yetkisi genel kurallara göre devam eder.

Ana ve baba yönetimi ile üçüncü kişi yönetimi arasındaki fark nedir?

Kural olarak çocuğun malvarlığı ana ve babanın yönetimi altındadır ve saklı pay da bu yönetimin kapsamındadır.

Miras bırakan ölüme bağlı tasarrufla saklı payı ana ve babanın yönetimi dışında bırakırsa üçüncü bir kişi yönetici olur.

Yönetim yetkisi ana ve babadan üçüncü kişiye geçer; bu kişinin yetki ve sorumluluğu tasarrufta belirlenen sınırlarla sınırlıdır.

Yönetimden çıkarma ile hesap verme yükümlülüğü arasındaki fark nedir?

Yalnızca yönetimin ana ve babanın dışında tutulması öngörülmüşse, yönetici kişi yönetim görevini tasarrufta belirlenen biçimde yürütür.

Miras bırakan ayrıca yöneticinin belirli zamanlarda sulh hâkimine hesap vermesini öngörmüşse, bu ek yükümlülük doğar.

Hesap verme yükümlülüğü yalnızca tasarrufta açıkça öngörülmüşse vardır; öngörülmemişse sulh hâkimine periyodik hesap verme zorunluluğu doğmaz.

Saklı pay: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yönetimden çıkarmayı saklı payın tamamen ortadan kalktığı biçiminde yorumlamak; bu hüküm yalnızca yönetim yetkisini etkiler.
  • Sulh hâkimine hesap verme yükümlülüğünü tasarrufta öngörülmemişse de varsaymak.
  • Yönetimden çıkarma tasarrufunun ana ve babanın bütün velayet yetkilerini kaldırdığını kabul etmek; hüküm yalnızca saklı payın yönetimini kapsar.
  • Saklı pay oranlarını ya da saklı paylı mirasçıları m.358'den çıkarmaya çalışmak; bu konular m.505 ve m.506'dadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, çocuk mallarına ilişkin düzenlemeleri TMK m.352-363 kapsamında değerlendirmekte ve bu hükümleri aile mahkemesinin görevi çerçevesinde ele almaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014; 1. Hukuk Dairesi, 2012/8028 E., 2012/13576 K., 22.11.2012; 1. Hukuk Dairesi, 2011/570 E., 2011/5632 K., 10.05.2011)

Nasıl ispat edilir?

  • Yönetimden çıkarma iddiasını ileri süren taraf, tasarrufun ölüme bağlı tasarruf niteliğini ve çocuğun saklı payına ilişkin kapsamını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Ölüme bağlı tasarrufun varlığı ve içeriği vasiyetname gibi yazılı belgeyle ispatlanır; yazılı belge olmadan yönetimden çıkarma öne sürülemez.
  • Hesap verme yükümlülüğünün varlığını iddia eden taraf, tasarrufta bu yükümlülüğün öngörüldüğünü belgeyle göstermelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.505: Saklı paylı mirasçıların kimler olduğunu belirler; m.358'deki çocuk, bu maddede sayılan saklı paylı mirasçıdır.
  • 4721 sayılı Kanun m.506: Saklı pay oranlarını düzenler; yönetimden çıkarılan payın büyüklüğünü belirleyen ölçüttür.
  • 4721 sayılı Kanun m.560: Saklı payın ihlali hâlinde tenkis yolunu düzenler; yönetimden çıkarma tasarrufunun saklı payı ihlal etmesi halinde bu yol açılabilir.

TMK m.359 — Meslek veya sanat için verilen mal ve kişisel kazanç

Madde, çocuğun meslek veya sanat edinmesi için ana ve babası tarafından kendi malından verilen kısmın ile çocuğun kendi kişisel kazancının yönetimini ve bunlardan yararlanmayı çocuğa tanır. Ayrıca çocuğun ana ve babasıyla aynı evde yaşaması hâlinde ana ve babanın çocuktan kendi bakımına uygun bir katkı isteyebilmesini düzenler. Hüküm, velayet altındaki çocuğun malvarlığı bakımından ana ve babaya bağlıdır. Maddenin uygulanması, ana ve babanın yönetim hakkının sınırını çizer. Madde, ana ve babanın yönetim hakkının genel kapsamını, yönetimin sona ermesini, saklı payın yönetimini ve hesap sorumluluğunu düzenlemez; bunlar sırasıyla m.357 (yönetim hakkının kapsamı), m.358 (saklı pay), m.361-363 (yönetimin sona ermesi ve sorumluluk) hükümlerindedir. Çocuğun ergin olmadan kendi işlerini yapma ehliyeti ve ayrıca bu malların mal rejimindeki durumu da bu maddenin konusu değildir.

Meslek veya sanat için verilen mal ve kişisel kazanç: hangi kavramlar bilinmeli?

Meslek veya sanat için verilen mal
Ana ve babanın çocuğun bir meslek veya sanat edinmesi amacıyla kendi malvarlığından çocuğa ayırdığı kısımdır. Bu kısım, amacı belli bir meslek ya da sanatın icrası olduğu için genel yönetim kapsamından ayrılır ve çocuğun yönetim ve yararlanma hakkına bağlanır.
Kişisel kazanç
Çocuğun kendi çalışmasından veya kendi emeğiyle elde ettiği gelirdir. Ana ve babanın yönetimine değil, çocuğun yönetimine bırakılmıştır.
Bakım katkısı
Çocuğun ana ve babasıyla birlikte evde yaşaması hâlinde, ana ve babanın çocuktan kendi bakımları için isteyebileceği uygun nitelikteki katkıdır. Katkının miktarı maddede belirlenmemiştir; uygunluk ölçütü ile takdir edilir.

Meslek veya sanat için verilen mal ve kişisel kazanç: hangi şartlar aranır?

  • Ana ve babanın, çocuğu bir meslek veya sanat ile uğraştırmak amacıyla çocuğa kendi malından bir kısım vermiş olması gerekir.
  • Verilen kısmın veya kişisel kazancın yönetimi ve bunlardan yararlanma hakkının çocuğa ait olduğu kabul edilir; bu hak ana ve babanın yönetim hakkının dışında kalır.
  • Bakım katkısı isteminin doğması için çocuğun ana ve babasıyla birlikte evde yaşıyor olması gerekir.
  • Bakım katkısının miktarı ve türü uygun olmalıdır; ana ve babanın bu istemi, çocuğun bakımına ilişkin uygun katkı ile sınırlıdır.

Meslek veya sanat için verilen mal ve kişisel kazanç: hangi sonuçları doğurur?

  • Meslek veya sanat için verilen mal ve çocuğun kişisel kazancı üzerindeki yönetim ve yararlanma hakkı çocuğa aittir.
  • Çocuk ana ve babasıyla aynı evde yaşıyorsa ana ve baba ondan kendi bakımı için uygun bir katkı isteyebilir.
  • Çocuk ayrı yaşıyorsa bakım katkısı istenemez.
  • Maddede çocuğun bu hakkı bir sözleşmeyle daraltılabileceğine ilişkin hüküm yoktur; ancak yönetim hakkının kapsamı ve sınırı ilgili diğer maddelerle birlikte değerlendirilir.

Meslek için verilen mal ile genel çocuk malı arasındaki fark nedir?

Ana ve babanın meslek veya sanat için çocuğa verdiği kısım, amacı bakımından ayrılmış bir malvarlığıdır ve yönetim ile yararlanma çocuğa aittir.

Ana ve babanın yönetim hakkına tabi genel çocuk malları, m.357 çerçevesinde ana ve babanın yönetimindedir.

Meslek amacıyla verilen kısım için yönetim çocuğa geçer; diğer çocuk malları için yönetim ana ve babadadır.

Kişisel kazanç ile yönetim hakkı arasındaki fark nedir?

Çocuğun kendi kişisel kazancı çocuğun yönetimine ve yararlanmasına bırakılmıştır.

Çocuğun diğer malları ana ve babanın yönetim hakkının kapsamındadır.

Kişisel kazanç üzerinde ana ve babanın yönetim hakkı doğmaz; kazancın kullanımı çocuğa aittir.

Aynı evde yaşama ile ayrı yaşama arasındaki fark nedir?

Çocuk ana ve babasıyla aynı evde yaşıyorsa ana ve baba çocuktan uygun bakım katkısı isteyebilir.

Çocuk ana ve babasıyla ayrı oturuyorsa bakım katkısı isteme hakkı doğmaz.

Bakım katkısı talebi yalnız ortak konutta yaşama hâline bağlıdır; ayrı yaşamada bu talep yapılamaz.

Meslek veya sanat için verilen mal ve kişisel kazanç: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Meslek amacıyla verilen malı genel çocuk malı gibi görüp ana ve babanın yönetim hakkına bağlamak.
  • Çocuğun kişisel kazancını ana ve babanın yönetim hakkının kapsamında saymak.
  • Bakım katkısını ayrı yaşayan çocuktan da istenebilir sanmak.
  • Bakım katkısının miktarını maddede sabit bir tutar veya oran olarak aramak; madde yalnızca uygun katkıdan söz eder.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Meslek veya sanat için verilen malın çocuğa ait olduğu, bu nedenle ana ve babanın yönetiminin dışında tutulduğu kabul edilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2012/8028 E., 2012/13576 K., 22.11.2012)
  • Maddenin çocuk mallarına ilişkin 352 ila 363. maddeler kapsamında değerlendirildiği, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözülmesi gerektiği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014; 1. Hukuk Dairesi, 2011/570 E., 2011/5632 K., 10.05.2011)

Nasıl ispat edilir?

  • Meslek veya sanat amacıyla kendi malından çocuğa verilen kısmın varlığını ve bu amaçla verildiğini iddia eden taraf bunu ispatla yükümlüdür.
  • Verilen kısmın miktarı ve amacı yazılı belge, banka kaydı veya tanık beyanı ile ispatlanır.
  • Çocuğun kişisel kazancının varlığını iddia eden taraf, kazancın çocuğun çalışmasından doğduğunu gösteren belgelerle ispatla yükümlüdür.
  • Bakım katkısı isteyen ana ve baba, çocuğun ortak konutta yaşadığını ve katkının uygun miktarda olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; çocuk ise talebin uygunluk sınırını aştığını ileri sürerek karşı savunma yapabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.357: Ana ve babanın çocuk mallarındaki yönetim hakkının kapsamını düzenler; m.359 bu genel yönetim hakkının dışında kalan meslek kısmı ve kişisel kazancı ayırır.
  • 4721 sayılı Kanun m.358: Saklı payın ana ve babanın yönetiminden çıkarılabilmesine ilişkindir; m.359 ile aynı yönetim ayrımı mantığını taşır.
  • 4721 sayılı Kanun m.361: Ana ve babanın yönetim hakkının sona ermesi veya alınması hâllerini düzenler; m.359 kapsamındaki malların yönetimini de bu hâllerde etkiler.

TMK m.360 — Önlemler

Madde, ana ve babanın çocuğun mallarını yönetirken yeterli özen göstermemesi hâlinde hâkimin malların korunması için alabileceği önlemleri düzenler. Bu önlemler arasında genel koruma tedbirleri, yönetim konusunda talimat verilmesi ve bilgi-hesap yetersizliği hâlinde malların tevdi edilmesi ya da güvence gösterilmesi yer alır. Madde, ana ve babanın velayeti devam ettiği sürece çocuk malları üzerindeki hukuki durumunu ve hâkimin müdahale koşullarını kapsar. Maddenin kapsamına, yönetimin kayyıma devredilmesi (m.361), serbest malların korunması (m.361/f.2), yönetimin sona ermesi ve hesap verme (m.362), ana ve babanın sorumluluğu (m.363) ve velayetin kaldırılması (m.348 vd.) girmez. Çocuk mallarının sarfı (m.355-356) ve çocuğa yapılan kazandırmalar (m.357) da bu maddenin düzenlemesi dışındadır.

Önlemler: hangi kavramlar bilinmeli?

Yeterince özen göstermeme
Ana ve babanın çocuğun mallarını yönetirken gerekli dikkat ve özeni göstermemesi halidir. Kusurun ağırlığı ya da sebebi aranmaz; her ne sebeple olursa olsun özensizlik yeterlidir.
Uygun önlemler
Hâkimin malların korunması amacıyla, somut olaya göre takdir ettiği tedbirlerdir. Madde bu önlemleri sınırlı biçimde saymaz; talimat, tevdi ve güvence bunların örnekleridir.
Tevdi
Çocuğa ait malların hâkimin belirlediği bir kişi ya da kuruma bırakılmasıdır. Yönetim hakkının kayyıma devri anlamına gelmez; ana ve baba yönetimi sürdürür.
Güvence gösterme
Ana ve babanın, çocuğun mallarını doğru yöneteceğini ve hesap vereceğini garanti eden bir teminat sunmasıdır.

Önlemler: hangi şartlar aranır?

  • Ana ve babanın çocuğun mallarını yönetirken her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermemiş olması gerekir.
  • Yeterli özen gösterilmemesi, malların korunmasını tehlikeye düşürecek nitelikte olmalıdır.
  • Hâkim, malların korunması için uygun önlemleri takdir yetkisiyle seçer.
  • Hâkim gerektiğinde ana ve babaya malların yönetimi konusunda talimat verebilir.
  • Belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesap hâkimce yeterli görülmüyorsa, malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verilebilir.

Önlemler: hangi sonuçları doğurur?

  • Yeterli özen gösterilmediği saptanırsa hâkim malların korunması için uygun önlemleri alır.
  • Hâkim talimat verebilir; ana ve baba bu talimata uymak zorundadır.
  • Bilgi ve hesap belirli zamanlarda yeterli görülmezse malların tevdi edilmesine ya da güvence gösterilmesine karar verilebilir.
  • Bu önlemler alındığında ana ve babanın yönetim hakkı devam eder; yönetim kayyıma geçmez.
  • Önlemler yetersiz kalırsa yönetimin kayyıma devri gündeme gelir (m.361/f.1).

Talimat ile tevdi ve güvence arasındaki fark nedir?

Talimat, yönetimin nasıl yürütüleceğine ilişkin yönlendirmedir ve ilk aşamada uygulanır.

Tevdi veya güvence, bilgi ve hesabın yetersiz görülmesi hâlinde başvurulan daha ağır bir önlemdir.

Talimat yeterli olmadığında tevdi ya da güvence kararı verilebilir; ikisi arasında sıralı bir ilişki vardır.

Madde 360 ile madde 361 arasındaki fark nedir?

Madde 360'ta ana ve babanın yönetim hakkı devam eder; hâkim yalnızca denetim ve koruma önlemleri alır.

Madde 361'de önlemler yetersiz kalırsa yönetim ana ve babadan alınıp kayyıma devredilir.

Yönetim hakkının kaldırılması yalnızca m.361 kapsamında mümkündür; m.360 önlemleri yönetimi ana ve babada bırakır.

Ana ve babanın malları ile çocuğun serbest malları arasındaki fark nedir?

Madde, ana ve babanın yönetimi altındaki çocuk mallarını kapsar.

Yönetimi ana ve babaya ait olmayan serbest mallar madde 361/f.2 kapsamındadır.

Serbest mallar bakımından bu maddedeki önlemler değil, m.361/f.2 hükmü uygulanır.

Önlemler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde 360 önlemleri ile m.361 kayyım devrini karıştırmak; m.360'ta yönetim hakkının kaldırılmadığını gözden kaçırmak.
  • Talimat ve tevdi arasında sıralı ilişkiyi göz ardı edip doğrudan tevdi kararı vermek; önce talimat ve bilgi-hesap denetiminin sağlanması gerektiğini unutmak.
  • Yeterli özen gösterilmediği saptanmadan önlem almak; m.360'ın ön koşulunu aramamak.
  • Serbest malları m.360 kapsamında değerlendirmek; bu malların rejiminin m.361/f.2 ile belirlendiğini atlamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hâkimin m.360 kapsamında aldığı önlemlerin çocuk mallarının korunmasına yönelik olduğu ve ana ve babanın yönetim hakkını kaldırmadığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/617 E., 2023/2509 K., 18.05.2023)
  • Maddenin, ana ve babanın yeterli özen göstermediğinin saptanmasını ön koşul olarak aradığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/4998 E., 2023/6225 K., 14.12.2023; 2. Hukuk Dairesi, 2022/3279 E., 2022/3659 K., 18.04.2022)
  • Çocuk mallarına ilişkin uyuşmazlıkların Aile Mahkemesinde, m.352-363 kapsamında çözümlendiği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014; 1. Hukuk Dairesi, 2012/8028 E., 2012/13576 K., 22.11.2012; 1. Hukuk Dairesi, 2011/570 E., 2011/5632 K., 10.05.2011)

Nasıl ispat edilir?

  • Önlemi talep eden taraf, ana ve babanın yeterli özen göstermediğini ileri sürer ve bunu ispatlar; tanık, banka kayıtları ve malvarlığı belgeleri bu konuda kullanılabilir.
  • Ana ve babanın bilgi ve hesap verdiğini, özen gösterdiğini savunan taraf bu savunmasını belgelerle ispatlar.
  • Tevdi veya güvence kararı için bilgi ve hesabın belirli zamanlarda yetersiz görüldüğünün dosya kapsamından anlaşılması gerekir; bu yetersizlik belgelerle ortaya konur.
  • Çocuk mallarının varlığı ve değerini gösteren döküm, dava dosyasında somut delil olarak değerlendirilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.361: Madde 360 önlemleri yetersiz kaldığında yönetimin ana ve babadan alınıp kayyıma devredilmesini düzenler; m.360 ile ardışık bir koruma sırası oluşturur.
  • 4721 m.352: Ana ve babanın çocuk mallarını yönetme hak ve yükümlülüğünü, kural olarak hesap ve güvence vermemelerini belirler; m.360 bu hakkın istisnasını oluşturur.
  • 4721 m.362: Yönetimin sona ermesi hâlinde hesabın verilmesini düzenler; m.360'taki hesap yetersizliği ile dolaylı bağlantılıdır.
  • 4721 m.363: Ana ve babanın çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumlu olmasını düzenler.
  • 4721 m.361: Serbest malların yönetiminin kayyıma devrini düzenler; m.360'ın kapsamı dışındaki malları ele alır.

TMK m.361 — Yönetimin ana ve babadan alınması

Madde, ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmesinde özen göstermemeleri hâlinde hâkimin koruyucu önlemler almasını düzenler. Bu önlemler arasında yönetimin bir kayyıma devredilmesi, çocuğun serbest mallarının yönetiminin ana ve babaya ait olmadığı hâllerde aynı önlemlerin alınabilmesi ve çocuk mallarının gelirlerinin ya da bu mallardan ayrılmış belirli miktarların kanuna uygun sarf edilmeyeceğinden kuşku duyulması hâli yer alır. Madde, velayeti sona eren ana ve babanın mal hesabı ve devir yükümlülüğünü düzenlemez (m.362). Ana ve babanın sorumluluğunu düzenlemez (m.363). Hâkimin ilk aşamada aldığı talimat, tevdi ve güvence önlemlerini düzenlemez (m.360). Çocuğun serbest mallarının kapsamını ve ana babanın yönetim hakkının istisnalarını düzenlemez (m.357-359).

Yönetimin ana ve babadan alınması: hangi kavramlar bilinmeli?

Yönetimin kayyıma devri
Çocuk mallarının idaresinin ana ve babadan alınarak hâkimin atadığı kayyım eliyle yürütülmesidir. Ana ve babanın çocuk malları üzerindeki yönetim hakkı bu devirle sona erer.
Tehlikeye düşme
Çocuk mallarının zarar görme ya da değer kaybetme tehlikesinin, m.360 uyarınca alınan önlemlerle engellenememesi durumudur. Tehlike, önlemlerin yetersiz kalmasına bağlanmıştır; salt bir olasılık yeterli değildir.
Serbest mallar
Ana ve babanın yönetim hakkının kapsamı dışında bırakılmış çocuk mallarıdır. Bunlar miras bırakanın veya bağışlayanın koyduğu sınırlamalar ile meslek veya sanat için verilen mal ve kişisel kazançtan oluşur.
Gelirlerin kanuna uygun sarfı
Çocuk mallarının gelirlerinin ve ayrılmış belirli miktarların m.355 ve m.356 hükümlerine uygun biçimde çocuğun bakımı, eğitimi ve yararına kullanılmasıdır. Bu sarfın güvence altına alınamadığı kuşkusu, ikinci ve üçüncü fıkra bakımından aranan eşiktir.

Yönetimin ana ve babadan alınması: hangi şartlar aranır?

  • Ana ve babanın çocuk mallarını yönetmekte yeterince özen göstermemesi ya da m.360 uyarınca alınan önlemlere rağmen malların tehlikeye düşmesi ve bu tehlikenin başka bir şekilde önlenememesi gerekir.
  • Yönetimin kayyıma devredilebilmesi için tehlikenin başka yolla giderilememesi şarttır; önce daha hafif önlemlerin yetersiz kaldığı ortaya konmalıdır.
  • Yönetimi ana ve babaya ait olmayan serbest malların tehlikeye düşmesi hâlinde de aynı önlemler alınabilir; bu fıkrada ayrıca ana ve babanın kusuru aranmaz.
  • Çocuk mallarının gelirlerinin veya ayrılmış belirli miktarların kanuna uygun şekilde sarf edileceğinden kuşku duyulması yeterlidir; bu hâlde yalnızca bu gelir ve miktarların yönetimi kayyıma bırakılabilir.
  • Hâkimin kayyım atama kararı verebilmesi için bu koşullardan birinin mevcut olduğunun belirlenmesi gerekir.

Yönetimin ana ve babadan alınması: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki koşullar gerçekleşirse hâkim, çocuk mallarının yönetiminin bir kayyıma devredilmesine karar verebilir.
  • Kayyım atandığında ana ve babanın çocuk malları üzerindeki yönetim hakkı sona erer ve bu mallar kayyım tarafından yönetilir.
  • İkinci fıkra kapsamında yönetimi ana ve babaya ait olmayan serbest malların tehlikeye düşmesi hâlinde de aynı önlemler alınabilir.
  • Üçüncü fıkrada gelirlerin ya da ayrılmış miktarların kanuna uygun sarfına ilişkin kuşku bulunursa yalnızca bu gelir veya miktarların yönetimi kayyıma bırakılabilir.
  • Tehlikenin başka yolla önlenebildiği hâllerde kayyım devri yapılamaz; hâkim m.360 uyarınca talimat, tevdi veya güvence gibi daha hafif önlemlere başvurur.
  • Hâkim, kayyım atama kararı vermek yerine bu fıkralardaki koşulların bulunmadığını tespit ederse yönetim ana ve babada kalır.
  • Kayyımın devri ile ana ve babanın yönetim hakkı sona erdiğinden, bu tarihten sonra çocuk mallarına ilişkin işlemler kayyım tarafından yapılır.
  • Madde yedek bir hüküm değildir; hâkimin takdirine bırakılmış bir yetki düzenler ve koşullar gerçekleşmediğinde kayyım devri uygulanamaz.

Fıkra 1 ile fıkra 2 arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, yönetimi ana ve babada bulunan çocuk mallarını kapsar ve tehlikenin başka yolla önlenememesini aramaktadır.

İkinci fıkra, yönetimi ana ve babaya ait olmayan serbest malları kapsar ve bu malların tehlikeye düşmesi yeterlidir.

İkinci fıkrada ana ve babanın yönetim yetkisi zaten bulunmadığı için, kayyım atanmasının ardından yönetim hakkında doğacak bir devir sorunu yoktur. Kurum aynı önlemleri öngörür, ancak kapsamı farklıdır.

Fıkra 1 ile fıkra 3 arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, malların bütününün yönetiminin tehlike nedeniyle devrini düzenler.

Üçüncü fıkra, yalnızca gelir veya ayrılmış belirli miktarların sarfının kuşkulu olmasında uygulanır ve tehlike yerine kuşku ölçütü kullanılır.

Üçüncü fıkrada devir yalnızca gelir veya ayrılmış miktarlarla sınırlıdır; asıl malvarlığının yönetimi ana ve babada kalmaya devam eder.

Yönetimin ana ve babadan alınması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Birinci fıkradaki tehlikeyi m.360 uyarınca alınacak önlemlere başvurulmadan doğrudan kabul etmek; önce daha hafif önlemlerin denenmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
  • İkinci fıkradaki serbest malların tehlikesini ana ve babanın kusuruna bağlamak; bu fıkrada kusur aranmadığını unutmak.
  • Üçüncü fıkrada kuşku ölçütünü asıl malvarlığının tamamına uygulamak; bu fıkra yalnızca gelir veya ayrılmış miktarlarla sınırlıdır.
  • Kayyım devrinin ana ve babanın nafaka yükümlülüğünü de ortadan kaldırdığını düşünmek; nafaka yükümlülüğü bu devirden etkilenmez.
  • Kayyım devrini geçici bir önlem gibi görmek; devir yönetim hakkını ana ve babadan kaldırır ve bu devir hukuki sonuç doğurur.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hâkimin birinci fıkra uyarınca kayyım atama kararı verebilmesi için tehlikenin başka bir şekilde önlenemediğinin somut olarak ortaya konması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/4998 E., 2023/6225 K., 14.12.2023)
  • Çocuk mallarına ilişkin uyuşmazlıkların 4721 sayılı Kanun'un 352 ila 363. maddelerine göre çözümlenmesi ve bu davaların aile mahkemesinde görülmesi gerektiği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014)
  • Dava konusunun m.352-363 kapsamında bulunup bulunmadığının belirlenmesi, uyuşmazlığın hangi yargı kolunda görüleceğini belirlemektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2012/8028 E., 2012/13576 K., 22.11.2012; 1. Hukuk Dairesi, 2011/570 E., 2011/5632 K., 10.05.2011)

Nasıl ispat edilir?

  • Yönetimin kayyıma devrini talep eden taraf, tehlikeye düşmenin varlığını ve m.360 uyarınca alınan önlemlerin yetersiz kaldığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Malların tehlikeye düştüğü, ana ve babanın özen göstermediği ya da gelir sarfının kuşkulu olduğu hususu, mal varlığına ilişkin belgeler, hesap kayıtları ve tanık beyanlarıyla ispatlanabilir.
  • Ana ve babanın yönetimi yeterince yürüttüğünü savunan taraf, bu savunmasını hesap ve belgelerle ispatlamalıdır; hâkim önlemlerin yetersizliğini bu belgelere göre değerlendirir.
  • İkinci fıkrada serbest malların yönetiminin ana ve babaya ait olmadığı, mal varlığının kapsamına ilişkin belgelerle ortaya konur.
  • Bu koşulların gerçekleştiğine dair delil bulunmadıkça hâkimin kayyım atama kararı verebilmesi için yeterli dayanak oluşmaz.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.360: Birinci fıkradaki tehlikenin başka bir şekilde önlenememesi koşulunun ön aşamasıdır; hâkim önce m.360 uyarınca talimat, tevdi veya güvence önlemlerini almalıdır.
  • 4721 sayılı Kanun m.362: Yönetimin kayyıma devredilmesi hâlinde ana ve babanın çocuk mallarını hesabıyla birlikte devretme yükümlülüğünü düzenler.
  • 4721 sayılı Kanun m.363: Ana ve babanın malları devretmesi sırasındaki sorumluluğunu belirler; kayyım devrinden sonra bu sorumluluk doğar.
  • 4721 sayılı Kanun m.355: Çocuk mallarının gelirlerinin hangi amaçlarla sarf edileceğini belirler; üçüncü fıkradaki kanuna uygunluk ölçütü bu hükme dayanır.
  • 4721 sayılı Kanun m.356: Çocuk mallarının kısmen sarfına ilişkin düzenlemeyi içerir; ayrılmış belirli miktarların kanuna uygun kullanımı bu hükme göre değerlendirilir.
  • 4721 sayılı Kanun m.357-359: Serbest malların kapsamını belirler; ikinci fıkradaki serbest mallar bu hükümlerde tanımlanmıştır.

TMK m.362 — Malların devri

TMK m.362, ana ve babanın velayet veya yönetim hakkı sona erdiğinde çocuğun mallarını hesabıyla birlikte devretme yükümlülüğünü düzenler. Devir, ergin çocuğa, çocuk vesayet altındaysa vasiye, yönetim kayyıma devredilmişse kayyıma yapılır. Madde, yönetim hakkının sona ermesinin nedenlerini saymaz; bunları ve yönetimin ana ve babadan alınmasını m.361'de düzenlenmiş olarak görür. Maddenin sorumluluk, hesap verme ve zamanaşımı yönünü düzenlemez; devirden sonra doğan sorumluluk m.363'te, yönetimin ana ve babadan alınması m.361'de, çocuğun kişisel ve serbest mallarının yönetimi m.358-359'da, velayetin kaldırılması ve geri verilmesi m.335 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir.

Malların devri: hangi kavramlar bilinmeli?

Çocuk malları yönetimi
Ana ve babanın velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkı ve yükümlülüğüdür. Bu yönetim hakkı, m.362'deki devir yükümlülüğünün kaynağıdır.
Hesap
Devir sırasında ana ve babanın çocuk mallarının yönetimine ilişkin olarak sunması gereken döküm niteliğindeki açıklamadır. Madde hesabın devrini öngörür, ancak hesabın içeriğini ve ayrıntısını bu maddede tanımlamaz.
Devir alacak kişi
Mallar ergin çocuğa, vesayet altındaki çocuk için vasiye, yönetim kayyıma devredilmişse kayyıma teslim edilir. Devir alacak kişinin sıfatı, yönetim hakkının sona erme nedenine göre belirlenir.

Malların devri: hangi şartlar aranır?

  • Ana ve babanın velayetinin veya çocuk mallarının yönetim hakkının sona ermiş olması bulunmalıdır.
  • Çocuğun mallarının ana ve babanın elinde bulunması ve yönetim altında tutulması gerekir.
  • Devrin, çocuk ergin ise ergin çocuğa, çocuk vesayet altında ise vasiye, yönetim kayyıma devredilmişse kayyıma yapılması gerekir.
  • Mallar hesabıyla birlikte devredilmelidir.

Malların devri: hangi sonuçları doğurur?

  • Yönetim hakkı sona erdiğinde ana ve babanın çocuğun mallarını hesabıyla birlikte devretmesi zorunludur.
  • Devir ergin çocuğa, vesayet altındaki çocuk için vasiye, yönetim kayyıma devredilmişse kayyıma yapılır.
  • Devir yapılmazsa veya hesap verilmezse ana ve babanın m.363 uyarınca vekil gibi sorumluluğu doğar.
  • Madde, velayetin kaldırılması halinde nafaka ve bakım giderlerinin devamını düzenlemez; bu konu m.347 ve m.335 vd. hükümlerinde yer alır.

Ergin çocuk ile vesayet altındaki çocuk arasındaki fark nedir?

Çocuk ergin olduğunda devir doğrudan ergin çocuğa yapılır.

Çocuk vesayet altındaysa devir vasiye yapılır.

Devir alacak kişi değişir; ergin çocuğun kendisi yerine vasi teslim alır.

Vasi ile kayyım arasındaki fark nedir?

Yönetim hakkı kayyıma devredilmişse mallar kayyıma teslim edilir.

Vasi atanmış ve yönetim devredilmemişse mallar vasiye teslim edilir.

Yönetimin kayyıma devredilmesi halinde vasi değil kayyım devralır; m.361 uyarınca yönetim kayyıma geçmişse bu kural uygulanır.

Velayetin sona ermesi ile yönetimin alınması arasındaki fark nedir?

Velayet sona ermişse ana ve babanın yönetim hakkı kendiliğinden biter.

Velayet devam ederken yönetim hakkı m.361 uyarınca alınmışsa yönetim kayyıma geçer.

Her iki halde de mallar m.362 uyarınca devredilir; sona erme nedeni devir alıcısını değiştirmez.

Malların devri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Devir alıcısını, çocuğun ergin olup olmadığını ve vesayet ya da kayyım durumunu dikkate almadan belirlemek; ergin çocuk varsa vasiye, kayyım atanmışsa vasiye devretmek hatadır.
  • Devri yalnızca mal teslimi olarak görüp hesap verilmesini unutmak; madde hesabın mallarla birlikte devrini şart koşar.
  • Devir yükümlülüğünü velayetin kaldırılmasıyla eşdeğer görüp nafaka yükümlülüğünü de sona erdirdiğini varsaymak; nafaka yükümlülüğü m.347 uyarınca devam eder.
  • Madde ile m.363 sorumluluğunu karıştırmak; devir yükümlülüğü m.362'de, vekil gibi sorumluluk m.363'te düzenlenmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Çocuk mallarına ilişkin uyuşmazlıkların m.352-363 hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014; 1. Hukuk Dairesi, 2012/8028 E., 2012/13576 K., 22.11.2012; 1. Hukuk Dairesi, 2011/570 E., 2011/5632 K., 10.05.2011)
  • m.362 ve m.363'ün birlikte değerlendirilmesi, devir yükümlülüğü ile devirden sonra doğan sorumluluğun ayrı ele alınması gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1418 E., 2024/5183 K., 02.07.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2024/978 E., 2024/4778 K., 25.06.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Devri talep eden taraf, yönetim hakkının sona erdiğini (velayet kararı, yönetimin alınması kararı, vasi veya kayyım atanmasına ilişkin belge) ispatla yükümlüdür.
  • Devrin yapıldığını ve hesabın verildiğini ispat yükü devri yapan ana ve babadadır; teslim ve hesap belgeleri bu konuda esas delildir.
  • Ana ve babanın hesap vermediğini veya malları eksik devrettiğini iddia eden çocuk, vasi ya da kayyım, bu iddiayı ispatlamakla yükümlüdür.
  • Ana ve babanın devri yerine getirdiğini savunması halinde karşı tarafa teslim belgesi ve hesap ibraz edilmesi istenebilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.361: Çocuk mallarının tehlikeye düşmesi halinde yönetimin ana ve babadan alınarak kayyıma devredilmesine karar verilmesini düzenler; bu durumda m.362 devir alıcısını kayyım olarak belirler.
  • 4721 m.363: Ana ve babanın çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumlu olduğunu düzenler; m.362 devri yerine getirilmezse bu sorumluluk doğar.
  • 4721 m.358: Ölüme bağlı tasarrufla saklı payın ana ve babanın yönetimi dışında bırakılabilmesini düzenler; bu mallar m.362 kapsamına girmez.
  • 4721 m.359: Meslek veya sanat için verilen mal ve çocuğun kişisel kazancının çocuğa ait olduğunu düzenler; bu mallar yönetim hakkının dışında kalır.
  • 4721 m.347: Velayetin kaldırılmasına rağmen ana ve babanın nafaka yükümlülüğünün devam ettiğini düzenler.

TMK m.363 — Ana ve babanın sorumluluğu

Madde, ana ve babanın çocuk mallarını yönetirken ve bu yönetim sona erdiğinde malları geri verirken hangi ölçüde sorumlu olacaklarını düzenler. Birinci fıkra ana ve babayı çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumlu kılar. İkinci fıkra, malların üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde sorumluluğu sınırlar. Üçüncü fıkra, kanuna uygun harcamalar bakımından tazminat yükümlülüğünü dışlar. Madde ana ve babanın tabi olduğu sorumluluğu kapsar; velâyetin kaldırılması, yönetimin alınması ve hesap verme usulü, ayrıca yönetimin kapsamı ve sona erme anı (m.361, m.362) bu maddede düzenlenmez. Çocuğun saklı payının ve meslek kazancının yönetimine ilişkin istisnalar (m.358, m.359) ile ana babanın çocuk mallarını kullanma ve tasarruf ölçüsü (m.357) bu maddenin dışındadır. Ayrıca çocuğun malları yönetim dışında ise haklarının zamanaşımı ve dava usulü bu maddede yer almaz.

Ana ve babanın sorumluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

Vekil gibi sorumluluk
Ana ve babanın çocuk mallarını yönetirken üstlendiği sorumluluğun, vekilin asile karşı sorumluluğuna benzer biçimde belirlenmesidir. Bu sorumluluk, yönetim hakkının ortadan kalkması ve malların devredilmesi ile ilgilidir.
Dürüstlük kuralına uygun devir
Ana ve babanın yönetim hakkının sona ermesi üzerine malları üçüncü kişiye, dürüstlük kuralına uygun biçimde devretmesidir. Bu devirde sorumluluk, devredilen malın yerine aldığı karşılıkla sınırlıdır.
Aldıkları karşılık
Ana ve babanın çocuk malının devri sırasında karşılığında elde ettiği bedeldir. Sorumluluk, malın gerçek değeri yerine yalnızca bu karşılığın geri verilmesiyle sınırlanır.
Kanuna uygun harcama
Ana ve babanın çocuk veya aile için yaptığı, kanunun izin verdiği sınırlar içindeki masraftır. Bu harcamalardan dolayı tazminat istenemez.

Ana ve babanın sorumluluğu: hangi şartlar aranır?

  • Ana ve babanın çocuk malları üzerinde yönetim hakkının bulunması ve bu hakkın sona ermiş olması ya da malların geri verilmesi gereken bir durumun doğmuş olması gerekir.
  • Malların geri verilmesi sırasında ana ve babanın çocuk mallarını vekil gibi geri vermesi, yani mallarda bulunan değerleri hesapla birlikte teslim etmesi gerekir.
  • Malların başkasına devredilmiş olması hâlinde, devrin dürüstlük kuralına uygun yapılmış olması gerekir.
  • Dürüstlük kuralına uygun devirde sorumluluk, yalnızca devir karşılığında aldıkları bedelin geri verilmesiyle sınırlıdır; malın gerçek değeri aranmaz.
  • Harcamanın çocuk veya aile için yapılmış ve kanuna uygun olması gerekir; bu hâlde ana ve baba tazminatla yükümlü tutulmaz.

Ana ve babanın sorumluluğu: hangi sonuçları doğurur?

  • Ana ve babanın çocuk mallarını geri verme yükümlülüğü, yönetim hakkı sona erdiğinde ortaya çıkar ve vekil gibi sorumluluk ilkesine tabidir.
  • Malları dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devreden ana ve baba, yalnızca aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlü olur.
  • Devrin dürüstlük kuralına uygun olmaması hâlinde ana ve babanın vekil gibi sorumluluğu sürer ve malın değerinden sorumlu olabilirler.
  • Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yapılan harcamalardan dolayı ana ve baba tazminatla yükümlü tutulmaz.
  • Kanuna aykırı harcamalar bakımından bu madde korumasından yararlanılamaz ve sorumluluk genel hükümlere göre belirlenir.

Vekil gibi sorumluluk ile dürüstlük kuralına uygun devir arasındaki fark nedir?

Malların ana ve babada kalması veya doğrudan geri verilmesi hâlinde ana ve baba vekil gibi sorumludur.

Malların başkasına devredilmiş olması hâlinde, devrin dürüstlük kuralına uygun yapılması aranır.

Devir dürüstlük kuralına uygunsa sorumluluk yalnızca aldıkları karşılıkla sınırlı kalır; uygun değilse vekil gibi sorumluluk devam eder.

Kanuna uygun harcama ile kanuna aykırı harcama arasındaki fark nedir?

Çocuk veya aile için yapılan ve kanuna uygun olan harcamalar tazminat yükümlülüğü doğurmaz.

Kanuna uygun olmayan harcamalar için bu korumadan yararlanılamaz.

Uygun harcama tazminat sorumluluğunu doğurmaz; uygun olmayan harcama için genel sorumluluk hükümlerine göre hesap verilmesi gerekir.

Ana ve babanın sorumluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Dürüstlük kuralına uygun devrin sonucu ile bedelin tamamen sorumluluktan kurtulma anlamına geldiğini varsaymak; devirde sorumluluk yalnızca aldıkları karşılıkla sınırlıdır.
  • Kanuna uygun harcamaları da tazminat konusu yapmak; kanuna uygun harcamalar için tazminat yükümlülüğü doğmaz.
  • Vekil gibi sorumluluğu yalnızca fiilî zararla sınırlamak; sorumluluk malların geri verilmesi yükümlülüğünü de kapsar.
  • Malların devrinde dürüstlük kuralının aranmayacağını düşünmek; devrin uygunluğu her olayda ayrıca incelenmelidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Ana ve babanın çocuk mallarını geri verme sorumluluğu, mahkemelerce vekil gibi sorumluluk ilkesi çerçevesinde değerlendirilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/2967 E., 2024/7796 K., 23.10.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2023/5054 E., 2023/4520 K., 05.10.2023)
  • Ana ve babanın çocuk mallarını satması veya başkasına devretmesi hâlinde mahkemeler, devrin dürüstlük kuralına uygunluğunu somut olaya göre inceleme eğilimindedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5054 E., 2023/4520 K., 05.10.2023)
  • Ölüm tazminatı gibi çocuğa ait paraların ana ve babanın yönetiminde bulunması hâlinde bu paraların geri verilmesi m.363 kapsamında tartışılmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2024/5709 E., 2024/7972 K., 30.10.2024)
  • Ana ve babanın kanuna uygun harcamalarından dolayı tazminat istenemeyeceği, ilgili kararlarda m.362 ile birlikte değerlendirilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1418 E., 2024/5183 K., 02.07.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Çocuk mallarının geri verilmesini isteyen taraf, ana ve babanın yönetim hakkına sahip olduğunu ve malların bu yönetim altında bulunduğunu ispatlamalıdır.
  • Malların başkasına devredildiği iddiası ileri sürüldüğünde, devrin dürüstlük kuralına uygun olduğunu ileri süren ana ve baba bunu ispatlamalıdır.
  • Devir karşılığında aldıkları bedelin miktarı, satış sözleşmesi, banka kaydı ya da benzeri yazılı belgelerle ispatlanır.
  • Harcamaların çocuk veya aile için yapıldığı ve kanuna uygun olduğu, fatura, makbuz ve diğer belgelerle ispatlanmalıdır; bu ispat ana ve babaya düşer.
  • Yazılı belge bulunmadığında tanık beyanları ve bilirkişi incelemesi, devrin koşullarını ve harcamanın amacını ortaya koymak için kullanılabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.362: Yönetimin sona ermesi hâlinde çocuk mallarının hesabıyla birlikte devredilmesini düzenler; m.363 bu devrin sorumluluk boyutunu belirler.
  • 4721 m.361: Ana ve babanın yönetim hakkının alınması hâlini düzenler; bu durumda m.363'teki sorumluluk ortaya çıkar.
  • 4721 m.357: Ana ve babanın çocuk malları üzerindeki yönetim ve kullanma hakkının kapsamını belirler; m.363 bu yetkinin sona ermesinden sonra devreden sorumluluğu düzenler.
  • 4721 m.327: Ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünü düzenler; m.363'teki kanuna uygun harcama istisnası bu yükümlülükle bağlantılıdır.

Konuda geçen kararlar

18 karar
  1. 2025/44 E., 2025/218 K., 06.11.2025
    İlgili madde: m.352
  2. 2005/60 E., 2008/162 K., 13.11.2008
    İlgili madde: m.353
  3. 5. Hukuk Dairesi, 2025/1673 E., 2025/6341 K., 29.04.2025
    İlgili madde: m.363
  4. 2. Hukuk Dairesi, 2024/2233 E., 2024/8037 K., 31.10.2024
    İlgili madde: m.352
  5. 2. Hukuk Dairesi, 2024/5709 E., 2024/7972 K., 30.10.2024
    İlgili madde: m.352, m.363
  6. 2. Hukuk Dairesi, 2024/2967 E., 2024/7796 K., 23.10.2024
    İlgili madde: m.363
  7. 2. Hukuk Dairesi, 2024/5450 E., 2024/6778 K., 03.10.2024
    İlgili madde: m.352
  8. 2. Hukuk Dairesi, 2024/232 E., 2024/6167 K., 19.09.2024
    İlgili madde: m.352, m.356, m.357
  9. 2. Hukuk Dairesi, 2024/1418 E., 2024/5183 K., 02.07.2024
    İlgili madde: m.362, m.363
  10. 2. Hukuk Dairesi, 2024/978 E., 2024/4778 K., 25.06.2024
    İlgili madde: m.362, m.363
Diğer 8 karar
  1. 2. Hukuk Dairesi, 2023/4998 E., 2023/6225 K., 14.12.2023
    İlgili madde: m.354, m.360, m.361
  2. 2. Hukuk Dairesi, 2023/3656 E., 2023/5905 K., 05.12.2023
    İlgili madde: m.354
  3. 2. Hukuk Dairesi, 2023/5054 E., 2023/4520 K., 05.10.2023
    İlgili madde: m.363
  4. 2. Hukuk Dairesi, 2023/617 E., 2023/2509 K., 18.05.2023
    İlgili madde: m.352, m.353, m.360
  5. 2. Hukuk Dairesi, 2022/3279 E., 2022/3659 K., 18.04.2022
    İlgili madde: m.360
  6. 8. Hukuk Dairesi, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014
    İlgili madde: m.353, m.354, m.355, m.356, m.357, m.358, m.359, m.360, m.361, m.362
  7. 1. Hukuk Dairesi, 2012/8028 E., 2012/13576 K., 22.11.2012
    İlgili madde: m.353, m.354, m.355, m.356, m.357, m.358, m.359, m.360, m.361, m.362
  8. 1. Hukuk Dairesi, 2011/570 E., 2011/5632 K., 10.05.2011
    İlgili madde: m.353, m.354, m.355, m.356, m.357, m.358, m.359, m.360, m.361, m.362

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 3.3. Hısımlık ve Soybağı bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış