Miras hukuku › Mirasın geçmesi › Mirasın paylaşılması › Paylaşmanın nasıl yapılacağı
Paylaşmanın nasıl yapılacağı ve paylaşma kuralları
Kısaca
TMK m.646, yasal mirasçıların mirası kendi aralarında ve atanmış mirasçılarla birlikte hangi kurallara göre paylaşacaklarını ve paylaşmanın usulünü düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.646–655 hükümlerini kapsar.
- TMK m.646Genel olarak
- TMK m.647Mirasbırakanın tasarrufu
- TMK m.648Paylaşmaya kayyımın katılması
- TMK m.649Mirasçıların eşitliği
- TMK m.650Payların oluşturulması
- TMK m.651Bazı malların özgülenmesi veya satılması
- TMK m.652Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi
- TMK m.653Bütünlük oluşturan veya aile belgeleri ile özel anı değeri olan eşya
- TMK m.654Mirasbırakanın mirasçılardaki alacakları
- TMK m.655Rehnedilmiş tereke malları
TMK m.646 — Genel olarak
Madde, yasal mirasçıların mirası kendi aralarında ve atanmış mirasçılarla birlikte hangi kurallara göre paylaşacaklarını ve paylaşmanın usulünü düzenler. Paylaşmanın aynı kurallara tabi olması, paylaşma yönteminin mirasçıların serbest kararına bırakılması ve paylaşma sırasında tereke hakkında bilgi verme yükümlülüğü bu maddenin konularıdır. Kişilere göre değil, paylaşmaya katılan tüm yasal ve atanmış mirasçılar bakımından uygulanır. Maddede miras payı oranları, zümrelere göre paylaşma, paylaşmanın mahkeme eliyle yapılması, aile konutu ve ev eşyasına ilişkin özgülemeler ve paylaşmaya kayyım atanması düzenlenmez; bunlar sırasıyla miras payı oranları (m.499 vd.), paylaşma davası ve paylaşmanın hâkim eliyle yapılması (m.648-651), aile konutu ve ev eşyası (m.652) ile paylaşmaya kayyım (m.648) konularında yer alır. Ayrıca mirasçının tereke alacağı hakkındaki sorumluluğu ile tenkis ve denkleştirme de bu maddenin kapsamı dışındadır."
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yasal mirasçı
- Miras bırakanın ölümü ile kanun gereği mirasçı olan kişilerdir. Ölüme bağlı tasarrufla atanmış mirasçılardan ayrılır.
- Atanmış mirasçı
- Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufu (vasiyet, miras sözleşmesi) ile mirasçı atadığı kişidir. Maddenin ikinci cümlesinde yasal mirasçılarla birlikte paylaşmaya katılır.
- Tereke
- Miras bırakanın ölümü anında bıraktığı malvarlığının bütünüdür. Paylaşmaya konu olan mal kütlesidir.
- Aksine düzenleme
- Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufunda öngördüğü paylaşma kuralı ya da mirasçılar arasındaki anlaşmadır. Bu düzenleme varsa mirasçıların serbest kararlaştırma yetkisi onunla sınırlıdır.
- Bilgi verme yükümlülüğü
- Tereke malına zilyet olan ya da miras bırakana borçlu bulunan mirasçının, paylaşma sırasında terekeye ilişkin bildiği bilgileri eksiksiz açıklama borcudur. Yalnız paylaşma sürecinde doğar ve bu niteliği taşıyan mirasçılara özgüdür.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Paylaşmaya konu olan mirasçılık sıfatının bulunması; yasal mirasçı ya da atanmış mirasçı olunması gerekir.
- Paylaşmanın, mirasçılar arasında aynı paylaşma kurallarına göre yapılması gerekir.
- Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufunda ya da kanunda aksine bir düzenleme bulunmadığı hâlde, mirasçılar paylaşmanın biçimini serbestçe kararlaştırabilir.
- Tereke malına zilyet olan ya da miras bırakana borçlu bulunan mirasçı, paylaşma sırasında bu konuda eksiksiz bilgi vermelidir.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasçılar, aralarında ya da atanmış mirasçılarla birlikte, paylaşmayı aynı kurallara göre yaparlar.
- Aksine düzenleme yoksa mirasçılar paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırabilirler.
- Zilyet ya da borçlu mirasçı paylaşma sırasında eksiksiz bilgi vermezse, bu yükümlülüğe aykırılık doğar; bu aykırılığın hukuki yaptırımı maddede düzenlenmez.
- Bu maddenin hükümleri emredici değildir; miras bırakanın ya da mirasçıların aksine düzenlemesi öncelik taşır.
Yasal mirasçı ile atanmış mirasçı arasındaki fark nedir?
Kanundan doğan mirasçılık sıfatına sahip kişilerdir.
Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla atanmış kişilerdir.
Madde ikisini de aynı paylaşma kurallarına bağlar; atanmış mirasçı yasal mirasçıdan ayrı bir paylaşma rejimine tabi tutulmaz.
Aksine düzenleme varlığı ile yokluğu arasındaki fark nedir?
Miras bırakanın ya da kanunun paylaşma kuralı koyduğu hâldir.
Böyle bir düzenleme bulunmayan hâldir.
Düzenleme varsa paylaşma o kurala göre yapılır; yoksa mirasçılar paylaşma biçimini serbestçe belirler.
Bilgi yükümlüsü mirasçı ile diğer mirasçılar arasındaki fark nedir?
Tereke malına zilyet olan ya da miras bırakana borçlu olan mirasçıdır.
Bu niteliği taşımayan mirasçılardır.
Yalnız birinci gruptaki mirasçı paylaşma sırasında eksiksiz bilgi verme yükümlülüğü altındadır.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Atanmış mirasçıyı paylaşmaya yasal mirasçıdan ayrı bir kuralla dahil etmek; madde ikisini aynı kurallara bağlar.
- Aksine düzenleme bulunmasına rağmen mirasçıların paylaşma biçimini serbestçe kararlaştırabileceğini varsaymak.
- Bilgi verme yükümlülüğünü tüm mirasçılara yüklemek; yükümlülük yalnız tereke malına zilyet olan veya miras bırakana borçlu bulunan mirasçıya aittir.
- Paylaşmada bilgi verme yükümlülüğü ihlalinin doğrudan bir süre ya da hak düşürücü sonuç doğurduğunu varsaymak; madde böyle bir sonuç bağlamaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Paylaşmaya ilişkin dava ve Yargıtay uygulamasında, paylaşmaya katılan tüm mirasçıların davada taraf olması gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/5095 E., 2024/9 K., 08.01.2024)
- Mirasçılardan birinin ölmüş olduğunun anlaşılması hâlinde davanın reddedilmeyip mirasçılarının tespit edilerek davaya katılmalarının sağlanması gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/4788 E., 2023/6258 K., 14.12.2023)
- Paylaşmanın ancak tüm mirasçılar bakımından aynı kurallara göre yapılabileceği ve atanmış mirasçının yasal mirasçıdan ayrı bir rejime tabi tutulamayacağı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2021/8220 E., 2023/2319 K., 26.04.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Paylaşma kurallarının varlığını ve aksine düzenlemeyi ileri süren taraf, bu düzenlemeyi yazılı belgeyle (vasiyet, miras sözleşmesi ya da paylaşma anlaşması) ispatlamalıdır.
- Tereke malına zilyet olan ya da miras bırakana borçlu olan mirasçının bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirdiği, bu yükümlülüğü yerine getirdiğini iddia eden mirasçı tarafından ispatlanmalıdır; bilgi eksikliği iddiasını ileri süren taraf eksikliği ispatlamakla yükümlüdür.
- Mirasçılık sıfatı, nüfus kaydı ve mirasçılık belgesi ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.647: Miras bırakanın tereke malını bir mirasçıya özgülemesinin, vasiyet olmayıp paylaştırma kuralı sayılacağını düzenler; bu madde ile birlikte aksine düzenleme kapsamını belirler.
- 4721 m.648: Paylaşmaya katılmak için kayyım atanmasını düzenler; mirasçılar paylaşmada anlaşamadığında devreye girer.
- 4721 m.650: Anlaşmazlık hâlinde payların oluşturulmasını düzenler; serbest paylaşmanın sağlanamadığı durumda uygulanır.
- 4721 m.652: Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesini düzenler; paylaşma kurallarının özel bir uygulamasıdır.
TMK m.647 — Mirasbırakanın tasarrufu
Bu madde, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla miras paylaşmasının nasıl yapılacağı ve payların nasıl oluşturulacağı hakkında kurallar koymasını, bu kuralların mirasçılar bakımından bağlayıcılığını, eşitsizlik hâlinde denkleştirme olanağının saklılığını ve terekedeki bir malın bir mirasçıya özgülenmesinin vasiyet mi yoksa paylaştırma kuralı mı sayılacağını düzenler. Kurallar yalnız ölüme bağlı tasarrufla konulmuş paylaştırma kuralları bakımından, mirasbırakanın mirasçılarına uygulanır. Madde, mirasçıların birlikte anlaşarak yaptıkları paylaşmayı, paylaşmaya kayyım katılmasını, hâkimin payları oluşturmasını ve mirasçı atanmasının vasiyetten ayrımını düzenlemez; bunlar sırasıyla paylaşma anlaşması, kayyımın katılması (m.648), hâkimin pay oluşturması (m.650) ve mirasçı atanması ile vasiyet ayrımı (m.605 ve devamı) başlığı altında ayrı maddelerde ele alınır. Saklı pay ihlalinin sonucu olan tenkis davası da bu maddenin kapsamına girmez (m.560 ve devamı).
Mirasbırakanın tasarrufu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Paylaştırma kuralı
- Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla, terekenin mirasçılar arasında nasıl paylaşılacağını ve payların nasıl oluşturulacağını belirlediği hükümdür. Mirasçılar için bağlayıcıdır, ancak mirasçılar kendi aralarında anlaşarak bundan ayrılabilir.
- Denkleştirme
- Mirasbırakanın kastetmediği bir eşitsizlik ortaya çıktığında payların yeniden dengelenmesi işlemidir. Bu olanak, paylaştırma kuralının bağlayıcılığını sınırlar.
- Özgüleme
- Terekedeki belirli bir malın bir mirasçıya tahsis edilmesidir. Bu tahsisin paylaştırma kuralı mı yoksa vasiyet mi olduğu, mirasbırakanın aksi yöndeki iradesine bağlıdır.
- Ölüme bağlı tasarruf
- Mirasbırakanın ölümünden sonra hüküm doğuran, vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi biçimde yapılan tasarruftur. Paylaştırma kuralı ancak bu tür bir tasarrufla konulabilir.
- Saklı pay
- Kanunun yasal mirasçılar lehine ayırdığı ve mirasbırakanın tasarrufuyla ortadan kaldırılamayan asgari paydır. Paylaştırma kuralı saklı payı zedeleyemez.
Mirasbırakanın tasarrufu: hangi şartlar aranır?
- Mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarrufla paylaşmanın nasıl yapılacağını veya payların nasıl oluşturulacağını açıkça belirlemiş olması gerekir.
- Konulan kuralla mirasçılar arasında kastedilmemiş bir eşitsizlik yaratılmamış olmalıdır; aksi hâlde payların denkleştirilmesi olanağı devreye girer.
- Paylaştırma kuralı saklı payları zedelememelidir; zedeleme hâlinde kural tenkis kapsamında kalır.
- Terekedeki bir malın bir mirasçıya özgülenmesi söz konusu olduğunda, tasarrufun aksi yönde anlaşılması gerekir; aksi anlaşılmadıkça özgüleme paylaştırma kuralı sayılır ve vasiyet niteliği taşımaz.
- Paylaştırma kuralı, tüm mirasçılar bakımından bağlayıcı olarak uygulanabilmek için mirasçılar tarafından aksi yönde oybirliğiyle karar alınmamış olmalıdır.
Mirasbırakanın tasarrufu: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasbırakanın geçerli bir paylaştırma kuralı konulmuşsa, mirasçılar bu kurala göre paylaşmak zorundadır ve kurala aykırı paylaşma geçersiz sayılır.
- Kural kastedilmemiş bir eşitsizlik yaratırsa payların denkleştirilmesi olanağı saklıdır ve kural bu ölçüde bağlayıcılığını yitirir.
- Kural saklı payı zedelerse, zedelenen mirasçı tenkis davası açabilir ve tasarruf nisabını aşan kısım tenkise tabi olur.
- Terekedeki bir malın bir mirasçıya özgülenmesi, aksi anlaşılmadıkça paylaştırma kuralıdır; bu durumda mirasçı malı miras payına mahsup eder.
- Özgüleme vasiyet olarak anlaşılırsa, mirasçı malı miras payından ayrı olarak alır.
- Mirasçıların tümü anlaşırsa, mirasbırakanın kuralından farklı paylaşma yapılabilir ve bu geçerlidir.
- Mirasçılardan biri anlaşmadan kaçınırsa paylaştırma hâkim tarafından yapılır; bu durumda kural yoksa eşitlik, aynen paylaştırma ve ayni ikame ilkeleri uygulanır.
Paylaştırma kuralı ile vasiyet (özgüleme) arasındaki fark nedir?
Mirasbırakanın bir malı mirasçıya tahsis ederken paylaştırma kuralı koyduğu hâl; tahsis edilen mal mirasçının miras payına mahsup edilir.
Mirasbırakanın aynı tahsisle o mirasçıya ayrıca vasiyet ettiği hâl; mirasçı hem payını hem de malı alır.
Paylaştırma kuralı sayılırsa mal miras payından düşülür; vasiyet sayılırsa mirasçı miras payına ek olarak malı da alır.
Paylaştırma kuralı ile denkleştirme arasındaki fark nedir?
Mirasbırakanın kuralıyla yapılan paylaşmanın bağlayıcı olduğu hâl; kural mirasçılar için aynen uygulanır.
Kuralın kastedilmemiş bir eşitsizlik yaratması hâli; bu durumda paylar denkleştirilir.
Eşitsizlik yoksa kural aynen uygulanır; eşitsizlik varsa kural denkleştirme ile düzeltilir.
Mirasbırakanın kuralı ile mirasçıların anlaşması arasındaki fark nedir?
Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla konan paylaştırma kuralı.
Tüm mirasçıların birlikte anlaşarak belirledikleri paylaşma.
Tüm mirasçılar anlaşırsa mirasbırakanın kuralından farklı paylaşma yapılabilir ve bu geçerlidir.
Mirasbırakanın tasarrufu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mirasbırakanın özgüleme ile ilgili tasarrufunu, aksi anlaşılmadıkça vasiyet saymak; kanun tam tersini, paylaştırma kuralı olduğunu öngörür.
- Kuralın bağlayıcılığını mutlak sanmak; kastedilmemiş bir eşitsizlik varsa denkleştirme olanağının saklı olduğunu gözden kaçırmak.
- Paylaştırma kuralı saklı payı zedelediğinde kastın araştırılması gerektiğini sanmak; ölüme bağlı tasarrufla konan kuralda tasarruf nisabının aşılıp aşılmadığına bakmak yeterlidir.
- Tüm mirasçılar anlaşmışken mirasbırakanın kuralına bağlı kalmak; mirasçılar anlaşırsa kuraldan farklı paylaşma geçerlidir.
- Özgülenen malı miras payına mahsup etmeyi unutmak; paylaştırma kuralı sayılan özgülemede mal payın bir parçasıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mirasbırakanın paylaştırma kuralı saklı payı zedelemek amacıyla konulmuşsa, kuralın geçerliliği saklı payın korunmasına bağlanmaktadır; saklı payı zedeleyen tasarruf nisabını aşan kısım tenkise tabi tutulmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2023/3290 E., 2024/3393 K., 11.06.2024)
- Vasiyetle konulan paylaştırma kuralında, tasarruf nisabının aşılıp aşılmadığının araştırılması ve aşılması hâlinde tenkisin yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/3290 E., 2024/3393 K., 11.06.2024)
- Bir mala ilişkin özgüleme paylaştırma kuralı sayıldığında, mirasçıya bırakılan malın seçimlik hak ve özgüleme yöntemi bakımından ayrıca bir tespit davası gerekebileceği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/1671 E., 2024/2881 K., 23.05.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Paylaştırma kuralı mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla konulduğundan, kuralın varlığını ve içeriğini iddia eden taraf bu tasarrufu vasiyetname gibi yazılı belgeyle ispatlamalıdır.
- Terekedeki bir malın özgülenmesinin vasiyet mi paylaştırma kuralı mı olduğu iddiasında, aksi yöndeki mirasbırakan iradesini iddia eden taraf bu iradeyi tasarrufun yorumuyla ortaya koymalıdır.
- Kuralın kastedilmemiş bir eşitsizlik yarattığı iddia edilirse, eşitsizliği ileri süren taraf bunu terekenin değer dökümü ve pay hesabıyla ispatlamalıdır.
- Saklı payın zedelendiğini ileri süren mirasçı, terekenin tespiti ve tasarruf nisabının aşılıp aşılmadığını ortaya koyan hesapla bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Kuralın hükümsüz olduğunu ya da kapsamının daraldığını savunan karşı taraf, bu savunmasını tasarrufun geçerlilik koşullarının eksikliğiyle ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.646: Mirasçıların paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırabileceğini ve aksi düzenleme olmadıkça bu serbestliğin geçerli olduğunu belirtir; m.647 kuralı bu serbestliğin mirasbırakan tarafından sınırlanması hâlini düzenler.
- 4721 m.648: Alacaklının talebiyle paylaşmaya bir kayyımın katılmasına imkân verir; m.647 kuralının uygulanmasıyla birlikte değerlendirilen bir koruma mekanizmasıdır.
- 4721 m.650: Paylaşma anlaşmasının olmadığı hâllerde hâkimin payları hangi ilkelere göre oluşturacağını düzenler; mirasbırakanın kuralının bulunmadığı durumun devamıdır.
- 4721 m.560: Saklı pay ve tenkis rejimini düzenler; m.647 kuralının saklı payı zedelememesi gerektiği bu hükümle belirlenir.
TMK m.648 — Paylaşmaya kayyımın katılması
Açılmış mirasta bir mirasçının payını devralan veya haczettirmiş olan ya da mirasçıya karşı borç ödemeden aciz belgesi almış alacaklının, sulh hâkiminden borçlu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere bir kayyım atanmasını istemesine ilişkin koşulları düzenler. Hükmün uygulanması için gereken talep ve kayyımın görevi bu kapsamdadır. Hükmün kime ve hangi hallerde tanındığı, paylaşmaya katılma yetkisinin sınırı ve kayyımın atanma usulü de bu maddeyle belirlenir. Paylaşmanın kuralları (m.646–650), paylı mülkiyette yönetim ve kullanım (m.690 vd.) ve ortaklığın giderilmesi davası (m.638 vd. ile HMK kapsamında) bu maddenin düzenlediği konular değildir. Miras paylarının oluşturulması ve tahsisi ile paylaştırma usulü de başka hükümlere bağlıdır.
Paylaşmaya kayyımın katılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kayyım
- Sulh hâkiminin, borçlu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere atadığı kişidir. Kayyım, borçlu mirasçıyı paylaşmada temsil eder ve onun yerine geçer.
- Miras payını devralan
- Açılmış mirasta mirasçının miras payını sözleşmeyle veya devir yoluyla edinen kişidir. Bu kişi için kayyım talebi, payın devralındığı tarihte mirasın açılmış olmasına bağlıdır.
- Haczettirme
- Alacaklının, borçlu mirasçının miras payı üzerine haciz koydurmasıdır. Haczin yapılmış olması, talep hakkını doğurur.
- Borç ödemeden aciz belgesi
- Alacaklının, mirasçıya karşı takip sonucunda aldığı ve borcun ödenmediğini gösteren belgedir. Bu belge, alacaklıya kayyım talep hakkı verir.
- Paylaşmaya katılma
- Kayyımın, borçlu mirasçının yerine paylaşma işlemlerine girmesi ve mirasçıyı temsil etmesidir. Kayyım, paylaşmanın yapılmasını engelleyemez, ancak paylaşmada borçlu mirasçının payını korur.
Paylaşmaya kayyımın katılması: hangi şartlar aranır?
- Miras açılmış olmalıdır; açılmamış mirasta bu maddeye dayanılarak kayyım talep edilemez.
- Talep eden kişi, mirasçının payını devralmış, payı haczettirmiş ya da mirasçıya karşı borç ödemeden aciz belgesi almış olmalıdır.
- Atama yalnızca sulh hâkiminden talep üzerine yapılmalıdır; hâkim talep olmadan kayyım atayamaz.
- Talep, paylaşmanın başlamasından sona erene kadar yapılmalıdır.
- Kayyım, borçlu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere atanmalıdır; kayyımın atanması, mirasçının paylaşmaya ilişkin işlemlerinin yerini alır.
- Kayyımın atanmış olması, bu maddede öngörülen talep ve paylaşma işlemlerinin geçerliliği için bir zorunluluk olarak aranmaktadır.
Paylaşmaya kayyımın katılması: hangi sonuçları doğurur?
- Şartlar gerçekleştiğinde sulh hâkimi, talep üzerine borçlu mirasçının yerine paylaşmaya katılacak bir kayyım atar.
- Atanan kayyım, borçlu mirasçının paylaşmaya ilişkin işlemlerini yapar; paylaşma sözleşmesi, elden paylaşma ya da paylaşma davasındaki talep ve anlaşmalar kayyım eliyle yapılır.
- Kayyım atanmasının ardından borçlu mirasçının kendisi tarafından yapılan paylaşma işlemleri, talep eden alacaklı ya da pay devralana karşı hüküm ifade etmez.
- Hâkim talep olmadan kayyım atayamaz; talep yoksa madde uygulanmaz.
- Kayyım atanması, paylaşmanın mirasçılar tarafından yapılması kuralının istisnasıdır.
Pay devralan / Haczettiren / Aciz belgesi alan: fark nedir?
Pay devralan, mirasçıdan devir yoluyla payı edinmiştir; haczettiren, payı haciz yoluyla bağlamıştır; aciz belgesi alan ise mirasçıya karşı borç ödemeden aciz belgesi elde etmiştir.
Her üç hâlde de talep hakkı aynı maddeye dayanır; ancak dayanak olan ilişki farklıdır ve ispatı da farklı belgelere bağlıdır.
Üç hâlden birinin varlığı yeterlidir; talep edenin bu hallerden hangisine dayandığı, ispatta hangi belgenin sunulacağını belirler.
Sulh hâkimi ile kayyım arasındaki fark nedir?
Eski düzenlemede (MK 588) sulh hâkimi bizzat paylaşmaya katılıyordu.
Yeni düzenlemede sulh hâkimi kayyım atar; kayyım borçlu mirasçıyı temsil eder.
Hâkim paylaştırmayı yapmakla görevli olduğundan, alacaklının ve borçlunun korunması için ayrı bir kişi görevlendirilir.
Paylaşmaya kayyımın katılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hâkimin talep olmadan kendiliğinden kayyım atayabileceğini varsaymak; atama yalnızca talep üzerine yapılır.
- Kayyımı, paylaşmayı isteme hakkına sahip bir ortak gibi görmek; kayyım, borçlu mirasçının yerine paylaşmaya katılır ve bireysel hak sahipliğine geçme evresinde görev yapar.
- Eski MK 588 düzenlemesindeki gibi sulh hâkiminin bizzat paylaşmaya katıldığını düşünmek; yeni düzenlemede hâkim kayyım atar.
- Kayyım atanmadan açılan paylaşma davasını ve yapılan işlemleri geçerli saymak; bu işlemler kayyım eliyle yapılmadığı sürece talep eden alacaklıya karşı hüküm ifade etmez.
- Kayyımın atanmasının, miras payını devralan veya haciz koyduran alacaklının alacağını tahsil etmesi anlamına geldiğini düşünmek; kayyımın görevi borçlu mirasçının payını korumaktır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kayyım atanması talebinin yerine getirilmeden alacaklının pay haczi ile açtığı ortaklığın giderilmesi davasının sonuçlandırılmasının usulden hatalı olduğu kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/2980 E., 2023/3642 K., 05.07.2023)
- Pay haczettirilmiş ve taşınmaz üzerinde ortaklığın giderilmesi için yetki alınmış hâllerde, mirasçının terekedeki haklarını koruyamaması ihtimali nedeniyle borçlu mirasçıya kayyım atanmasının gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/1538 E., 2024/2151 K., 22.04.2024)
- Ortaklığın giderilmesi davasının, alacaklı tarafından değil kayyım tarafından açılıp kayyım huzurunda sürdürülmesi gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/2980 E., 2023/3642 K., 05.07.2023)
- Açılmış mirasta paylaşma davasında borçlu mirasçının yerine kayyım atanması talebinin, mirasçının payını haczettiren alacaklı tarafından ileri sürülmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2003/253 E., 2003/270 K., 02.04.2003)
Nasıl ispat edilir?
- Kayyım talebinde bulunan alacaklı, pay devrini, haczi ya da aciz belgesini ispatlamakla yükümlüdür; haciz ve aciz belgesi yazılı belgeyle, pay devri ise devir sözleşmesi veya tapu/icra kaydı ile kanıtlanır.
- Açılmış mirasta mirasçı sıfatı ve payın varlığı, veraset ilamı veya veraset belgesi ile kanıtlanır.
- Borçlu mirasçının ve diğer mirasçıların savunması, paylaşmanın mirasçılar arasında anlaşmayla yapıldığı yönünde ise, bu iddiayı kanıtlamak onlara düşer.
- Talep üzerine atanan kayyımın varlığı, mahkeme kararı ile belgelenir; kayyımın paylaşmaya katılmadan yapılan işlemler, kayyım ataması olmadığı iddiası ile ileri sürülür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.646: Mirasçıların paylaşmayı serbestçe kararlaştırmasını düzenler; kayyım atanması bu kuralın istisnası olarak işler.
- 4721 m.650: Miras paylarının oluşturulması ve tahsisi ile hâkimin paylaştırmayı yapmasını düzenler; kayyım bu aşamada borçlu mirasçıyı temsil eder.
- 4721 m.560: Mirasçıların paylara ilişkin anlaşmasını düzenler; kayyım, mirasçının anlaşma yapmasının yerini alır.
- 4721 sayılı Kanun: İcra ve İflas Kanunu m.121 ve m.94 uyarınca, pay haczi ve yetki belgesi ile ortaklığın giderilmesi davasının açılması ile bağlantılıdır; madde metninde yer almaz.
TMK m.649 — Mirasçıların eşitliği
Madde, miras paylaşmasında mirasçıların terekenin bütün malları üzerindeki eşit hakkını, mirasçılar arasındaki bilgi verme yükümlülüğünü ve tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesi ya da güvenceye bağlanması talebini düzenler. Hüküm, yasal ve atanmış mirasçılar bakımından, paylaşma sürecinde miras ortaklığındaki mirasçılar arasında uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: paylaşmanın kanunda gösterilen ilkelere göre yapılması ve payların oluşturulması (m.650), aile konutu ve ev eşyasının özgülenmesi (m.652, m.653), mirasbırakanın paylaşma kuralları ve vasiyet (m.647), paylaşma sözleşmesinin hükmü ve mirasçılara tanınan paylaşma kuralı (m.646), tenkis davası (m.560 vd.) ve paylaşmaya kayyım katılması (m.648).
Mirasçıların eşitliği: hangi kavramlar bilinmeli?
- Eşit hak (paylaşmada)
- Mirasçıların terekenin her bir malı üzerinde, pay oranları içinde aynı nitelikte bir hakka sahip olmaları anlamına gelir. Kanunda aksine hüküm veya mirasçıların tümünün anlaşması bu eşitliği değiştirebilir.
- Bilgi verme yükümlülüğü
- Mirasçıların, mirasbırakanla aralarındaki ilişkilere dair paylaşmanın eşitliğe ve adalete uygun yapılması için gerekli bilgileri birbirlerine vermeleri borcudur. Bu yükümlülük, paylaşmanın hakkaniyetli yapılmasını amaçlar ve mirasçıların kendi aralarındaki ilişkiyle sınırlıdır.
- Tereke borçları
- Mirasbırakanın ölümü ile tereke üzerinde doğan ve mirasçılara geçen borçlardır. Madde, bu borçların paylaşmadan önce ödenmesi veya güvenceye bağlanması talebinin dayanağıdır.
- Güvence
- Tereke borcunun ödenmesini sağlamak için paylaşmadan önce alınan teminattır. Maddede, paylaşma öncesinde borcun ödenmesi yerine geçen bir seçenek olarak yer alır.
Mirasçıların eşitliği: hangi şartlar aranır?
- Terekenin paylaşılacağı bir miras ortaklığının bulunması gerekir.
- Paylaşmanın eşitlik ilkesine uygun yapılması için mirasçılar arasında bilgi verme yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekir; bu yükümlülük mirasbırakanla aralarındaki ilişkilere ilişkin bilgileri kapsar.
- Mirasbırakanın kanunda aksine bir hüküm veya geçerli bir ölüme bağlı tasarrufu ile eşitliğin dışına çıkılmadığı aranmalıdır; aksi halde eşit hak ilkesi uygulanır.
- Mirasçılardan birinin tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini ya da güvenceye bağlanmasını istemesi için tereke borçlarının varlığı gerekir.
- Güvenceye bağlama talebi, paylaşmadan önce yapılmalıdır; paylaşma tamamlanmış ise bu talep ileri sürülemez.
Mirasçıların eşitliği: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasçılar terekenin bütün malları üzerinde eşit hakka sahip olur; bu hak paylaşmada gözetilir.
- Mirasçılardan biri bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmezse, paylaşmanın eşitliğe ve adalete uygun yapılamaması riski doğar ve bu durum paylaşma sürecinde ileri sürülebilir.
- Mirasçılardan biri tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isterse, paylaşma bu talebin sonucunu beklemek zorunda kalabilir.
- Kanunda aksine bir hüküm varsa eşit hak ilkesi o hüküm ölçüsünde uygulanmaz.
- Mirasçıların tümü anlaşarak eşitlik ilkesinden ayrılabilir; bu anlaşma bütün mirasçıları bağlar.
Eşit hak ile mirasbırakanın paylaşma kuralı arasındaki fark nedir?
Kanunda aksine hüküm yoksa tüm mirasçılar terekenin her malı üzerinde eşit hak taşır.
Mirasbırakan ölüme bağlı tasarrufla paylaşma kuralı koymuşsa bu kurala bağlı kalınır.
Mirasbırakanın geçerli bir paylaşma kuralı varsa eşit hak ilkesi o ölçüde geri plana geçer; kural yoksa eşitlik esas alınır.
Tereke borçlarının ödenmesi ile güvenceye bağlanması arasındaki fark nedir?
Mirasçı, borçların paylaşmadan önce ödenmesini isteyebilir.
Borçların ödenmesi yerine güvence gösterilerek paylaşmaya geçilebilir.
Mirasçı, borçlar ödenemediği veya gerek görüldüğünde güvence talep ederek paylaşmanın bekletilmesini sağlayabilir.
Kanunun aksine hükmü ile mirasçıların anlaşması arasındaki fark nedir?
Kanunda aksine hüküm varsa eşit hak ilkesi bu hükümle sınırlanır.
Mirasçıların tümü anlaşırsa eşitlik ilkesinden farklı bir paylaşma yapılabilir.
Anlaşma ile eşitlik ilkesinin bırakılması mümkündür, ancak anlaşma tüm mirasçıları bağlar.
Mirasçıların eşitliği: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Eşit hak ilkesini mirasbırakanın geçerli bir paylaşma kuralı bulunduğu durumda da mutlak sanmak; kural varsa önce ona bakılmalıdır.
- Bilgi verme yükümlülüğünü yalnızca mirasbırakan ile mirasçılar arasındaki ilişki olarak değil, mirasçıların birbirleri arasındaki bir borç olarak görmemek.
- Tereke borçlarının paylaşmadan sonra da ödenmesini istenebileceğini düşünmek; talep paylaşmadan önce yapılmalıdır.
- Güvenceye bağlamayı ödemeyle karıştırmak; güvence, borcun ödenmesi yerine geçen bir teminattır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, miras ortaklığında alacaklının borçlu mirasçının payı üzerinde paylaşma davası açabilmesi için kayyım atanmasını ve davanın kayyım tarafından sürdürülmesini gerekli görmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2022/2584 E., 2023/5386 K., 11.10.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Eşit hak ilkesinden ayrılmayı ileri süren taraf, mirasbırakanın geçerli bir ölüme bağlı tasarrufunu ya da mirasçıların tümünün anlaşmasını yazılı belgeyle ispatlamalıdır.
- Bilgi verme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ileri süren mirasçı, bu eksikliği ve paylaşmanın eşitliğe aykırılığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Tereke borçlarının varlığını ve paylaşmadan önce ödenmesi ya da güvenceye bağlanması talebinin gerekçesini talep eden mirasçı ispatlamalıdır.
- Güvence veya ödemenin yapıldığını ileri süren taraf, bu işlemi belgeyle kanıtlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.646: Yasal ve atanmış mirasçıların paylaşmayı aynı kurallara göre yapacağını düzenler; bu madde eşit hakkın mirasçılar arasındaki uygulama alanını tamamlar.
- 4721 m.647: Mirasbırakanın tereke malını bir mirasçıya özgülemesinin vasiyet değil paylaşma kuralı sayılacağını belirtir; eşitlikten ayrılan kuralın niteliğini belirler.
- 4721 m.650: Payların oluşturulması ve hakimin paylaştırmada eşitlik ilkesini nasıl uygulayacağını düzenler; m.649/1'deki eşit hakkın ölçüsünü verir.
- 4721 m.648: Borçlu mirasçının yerine paylaşmaya katılacak kayyımı düzenler; paylaşma sırasında mirasçının hakkının korunmasını sağlar.
TMK m.650 — Payların oluşturulması
Madde, mirasçıların tereke mallarından mirasçı veya ortak kök sayısınca pay oluşturmasını, bu payların oluşturulmasında anlaşma yokken sulh mahkemesine başvuru ve hâkimin gözeteceği ölçütleri ile payların mirasçılara özgülenmesini düzenler. Anlaşma sağlanamazsa payların özgülenmesinde kura çekilmesi kuralını koyar. Kurala, paylaşmanın tarafları olan mirasçılar ve ortak kökbaşı bakımından uygulanır. Paylaşmanın usulünü, kayyım atanmasını, satış artırmasını ve aile konutu ile ev eşyasının özgülenmesini düzenlemez (m.651, m.652, m.653 ve m.646 ile ilgili düzenlemeler ayrı maddelerde yer alır). Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufla koyduğu paylaştırma kuralları ile terekenin değerinin belirlenmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.647 ve m.658).
Payların oluşturulması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Pay oluşturma
- Tereke unsurlarının mirasçı veya ortak kök sayısına göre eşit ya da hesaplanmış karşılık gruplarına ayrılmasıdır. Bu aşamada hangi mirasçıya gideceği henüz belirlenmez.
- Pay özgüleme (tahsis)
- Oluşturulan payların hangi mirasçıya verileceğinin belirlenmesidir. Oluşturma aşamasından ayrı bir işlemdir ve çoğu kez paylaşma davasında hâkim tarafından yapılır.
- Ortak kök
- Mirasçılar arasında miras hakkını bir ölen kişiden devralan ve bu nedenle payları birlikte değerlendirilen kişiler grubudur. Pay sayısı mirasçı sayısı yerine ortak kök sayısına göre belirlenir.
- Ölüme bağlı tasarrufla özgüleme
- Miras bırakanın vasiyetnamesinde belirli bir malın belirli bir mirasçıya veya pay grubuna ayrılmasını öngörmesidir. Bu tasarruf varsa kura yerine öncelikle uygulanır.
- Eşitlik ilkesi
- Payların değer bakımından mümkün olduğunca eşit oluşturulması ilkesidir. Hâkim bu ilkeden haklı sebeple sapabilir.
- Ayni ikame
- Paylara konu malın yerine aynı değerde başka bir malın konulabilmesi yöntemidir. Pay oluşturulurken eşitliği sağlamak için kullanılır.
Payların oluşturulması: hangi şartlar aranır?
- Mirasın açılmış ve terekede paylaşılacak malların bulunmuş olması gerekir.
- Mirasçıların payların oluşturulması konusunda anlaşmış olmaları öncelikle aranır; anlaşma yoksa mirasçılardan birinin sulh mahkemesinden paylaştırma talebinde bulunması gerekir.
- Payların oluşturulmasında mirasçı veya ortak kök sayısı esas alınmalıdır.
- Hâkimin payları oluştururken yerel âdetleri, mirasçıların kişisel durumlarını ve çoğunluğun arzusunu dikkate alması gerekir.
- Payların özgülenmesinde öncelikle mirasçıların anlaşması aranmalıdır.
- Özgüleme için anlaşma sağlanamıyorsa kura çekilmelidir.
Payların oluşturulması: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasçılar anlaşırsa paylar ve özgüleme hâkim müdahalesi olmadan belirlenir.
- Anlaşma olmazsa mirasçılardan biri sulh mahkemesinden payların oluşturulmasını isteyebilir.
- Hâkim payları oluştururken yerel âdetleri, mirasçıların kişisel durumlarını ve çoğunluğun arzusunu gözetir.
- Payların özgülenmesinde anlaşma sağlanamazsa kura çekilir.
- Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufla özgülemede bulunduğu hallerde, kura yerine bu tasarruf uygulanır.
- Bütün mirasçılar anlaşmadıkça hâkim, tereke malları üzerinde yalnızca bazı mirasçılar arasında paylı mülkiyet kurarak pay oluşturamaz.
Payların oluşturulması ile payların özgülenmesi arasındaki fark nedir?
Oluşturma, terekedeki malların mirasçı veya ortak kök sayısına göre gruplanmasıdır ve hangi mirasçıya gideceğini belirlemez.
Özgüleme, oluşturulan grupların hangi mirasçıya verileceğinin belirlenmesidir ve anlaşma veya kura ile yapılır.
Oluşturma aşamasında hâkimin takdiri ve sıkı ölçütler geçerlidir; özgüleme aşamasında ise anlaşma ve kura esastır.
Anlaşmalı paylaşma ile sulh mahkemesine başvuru arasındaki fark nedir?
Mirasçılar paylaşmayı kendi aralarında anlaşarak yaparlarsa paylar mahkeme aracılığı olmadan oluşturulur.
Anlaşma sağlanamazsa mirasçılardan biri sulh mahkemesinden payların oluşturulmasını isteyebilir.
Mahkemeye başvuru yalnızca anlaşmazlık halinde mümkündür; anlaşma varsa hâkim payları oluşturmaz.
Vasiyetle özgüleme ile kura arasındaki fark nedir?
Miras bırakan ölüme bağlı tasarrufla belirli bir malın kime özgüleneceğini göstermişse bu tasarruf uygulanır.
Böyle bir tasarruf yoksa ve mirasçılar anlaşamıyorsa özgüleme kura ile yapılır.
Kura, yalnızca ölüme bağlı tasarruf yokken ve anlaşma olmadığında devreye girer.
Mirasçıların kişisel durumu ile eşitlik ilkesi arasındaki fark nedir?
Hâkim, mirasçıların kişisel durumlarını dikkate alarak eşitlikten haklı sebeple sapabilir.
Eşitlik ilkesi, payların değer bakımından mümkün olduğunca eşit olmasını öngörür.
Haklı bir sebep yoksa eşitlikten sapılan paylaşma karara itiraz konusu olabilir.
Payların oluşturulması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Payların oluşturulmasını anlaşma varken de mahkemeden istemek; oysa mahkemeye başvuru yalnızca anlaşmazlık halinde mümkündür.
- Oluşturma ile özgülemeyi karıştırmak; mirasçıların hangi payı alacağının belirlenmesi özgüleme aşamasında yapılır.
- Kura kuralını ölüme bağlı tasarrufla yapılmış özgüleme varken de uygulamak; önce vasiyet tasarrufu uygulanır.
- Hâkimin eşitlikten sapmasını haklı sebep aranmadan serbestçe yapılabilir saymak; sapma haklı sebebe dayanmalıdır.
- Bazı mirasçılar arasında paylı mülkiyet kurarak pay oluşturmak; bütün mirasçıların anlaşması olmadıkça bu mümkün değildir.
- Ölen mirasçının payını oluşturma aşamasında ayrıca dikkate almamak; ölen mirasçının yerine geçen mirasçılar o pay üzerinde özgüleme aşamasında ayrıca paylaşır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Paylaşma sözleşmesi yapılmadan veya miras paylarının oluşturulması sulh hukuk mahkemesinden istenmeden, tescil öncesinde payların itibari değerinin değiştirilmesinin paylaşmanın gerçekleşmesini zorlaştırdığı kabul edilmektedir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1852 E., 2023/53 K., 26.01.2023)
- Paylaşma kurallarının uygulanmasında Hukuk Genel Kurulu, madde hükmünü paylaşmada esas alınacak ölçüt olarak değerlendirmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2011/55 E., 2011/222 K., 27.04.2011)
Nasıl ispat edilir?
- Payların oluşturulması talebini ileri süren mirasçı, anlaşmanın bulunmadığını ve mahkemeye başvurmanın zorunlu olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Mirasçıların anlaşmış olduklarını savunan taraf, bu anlaşmayı yazılı belge veya tanık gibi delillerle ispatlamalıdır; anlaşmanın yazılı şekilde yapılması zorunlu değildir.
- Ölüme bağlı tasarrufla özgüleme iddiasında bulunan taraf, vasiyetnamenin varlığını ve içeriğini belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Yerel âdetlerin ve mirasçıların kişisel durumlarının dikkate alınmasını isteyen taraf, bu hususları tanık ve belgelerle ortaya koymalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.560: Mirasçıların payların oluşturulması ve paylaşmada anlaşma yapması konusundaki temel kuralı için başvurulan maddedir.
- 4721 sayılı Kanun m.647: Miras bırakanın tereke malını bir mirasçıya özgülemesinin vasiyet değil paylaştırma kuralı sayılmasını düzenler; bu maddedeki özgüleme ile ilişkilidir.
- 4721 sayılı Kanun m.651: Paylaşma sırasında satış artırmasının şeklinin belirlenmesini düzenler; payların oluşturulması sonrası uygulanabilecek bir yoldur.
- 4721 sayılı Kanun m.657: Taşınmazların paylaştırma sırasındaki gerçek değerinin esas alınacağını düzenler; pay oluşturmada değer belirlemesi için bağlantılıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.658: Anlaşmazlık halinde taşınmazın özgülenme değerinin belirlenmesini düzenler; özgüleme aşamasında bağlantılıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.688: Paylı mülkiyette payların eşit sayılacağını düzenler; paylaşma sonrası oluşan paylı mülkiyetin genel rejimini belirler.
TMK m.651 — Bazı malların özgülenmesi veya satılması
Madde, mirasçıların birden fazla kişi olması hâlinde değerinde önemli azalma olmaksızın bölünemeyen tereke malının nasıl paylaştırılacağını düzenler. Bu tür malın bütün olarak bir mirasçıya özgülenmesini, mirasçılar anlaşamazsa satılıp bedelinin bölüştürülmesini ve satışın artırma yoluyla yapılmasına ilişkin usulü kapsar. Kanun, sulh hâkiminin artırmanın mirasçılar arasında mı yoksa herkese açık mı yapılacağına karar vermesini öngörür. Madde mirasçılar arasındaki paylaşmanın genel çerçevesini çizer; kişisel mirasçılık ilişkisi içinde uygulanır. Madde, bölünemeyen malın paya mahsup edilmesine dair ayrıntılı kurallar, bir bütün oluşturan eşya ile aile belgeleri ve özel anı değeri olan eşyaya ilişkin hâkim yetkileri ve tereke paylaşımının genel ilkeleri bakımından ayrıca 653. maddeye bakmak gerekir. Mirasçılar arasında paylaşmanın kura yoluyla yapılmasına ilişkin kural (m.650) ve paylaşma sözleşmesinin kendisi bu maddede düzenlenmez. Mirasın reddi, tereke defterinin tutulması ve mirasın iadesi gibi konular da bu maddenin kapsamında değildir.
Bazı malların özgülenmesi veya satılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Değerinde önemli azalma olmaksızın bölünemeyen tereke malı
- Fiziken bölünebilse bile parçalara ayrılması malın değerini önemli ölçüde düşürecek olan tereke malıdır. Değeri tek başına bir mirasçının payını aşan mallar da bu kapsama girer.
- Özgüleme
- Bir tereke malının mirasçılardan birine, bütün olarak ve bir paya mahsup edilmeden ya da edilerek verilmesidir. Mal bu yolla paylaşım dışında bırakılmış olur.
- Satış ve bedelin bölüştürülmesi
- Malın mirasçılar arasında değil üçüncü kişiye satılması ve elde edilen bedelin miras paylarına göre dağıtılmasıdır. Mirasçılar anlaşamadığında başvurulan son çözümdür.
- Artırma
- Malın en yüksek teklifi veren kişiye satışının yapıldığı açık ya da kapalı teklif usulüdür. Maddede artırmanın mirasçılar arasında veya herkese açık yapılması seçeneği vardır.
Bazı malların özgülenmesi veya satılması: hangi şartlar aranır?
- Tereke malının değerinde önemli azalma olmaksızın bölünemeyen nitelikte bulunması gerekir.
- Mirasçılar arasında malın bölünmesi ya da bir mirasçıya özgülenmesi konusunda anlaşma bulunmaması gerekir.
- Mal satılacaksa, mirasçılardan birinin artırma yoluyla satış talebinde bulunması ya da mirasçıların satışın usulü üzerinde anlaşamaması gerekir.
- Artırmanın mirasçılar arasında mı yoksa herkese açık mı yapılacağı konusunda mirasçılar anlaşamıyorsa, sulh hâkiminin karar vermesi gerekir.
- Satış bedelinin mirasçılara paylarına göre bölüştürülmesi gerekir.
Bazı malların özgülenmesi veya satılması: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasçılar anlaşarak malı bir mirasçıya özgüleyebilir ya da başka bir paylaşım biçimi kabul edebilir; bu durumda hâkimin satış kararına gerek kalmaz.
- Mirasçılar anlaşamazsa mal satılır ve bedeli mirasçılara paylarına göre bölüştürülür.
- Mirasçılardan biri artırma istediğinde satış artırma yoluyla yapılır; bu hâlde hâkim başka bir satış usulüne karar veremez.
- Artırmanın türü konusunda mirasçılar anlaşamazsa sulh hâkimi, artırmanın mirasçılar arasında ya da herkese açık yapılmasına karar verir.
- Mirasçıların hiçbiri artırma talep etmezse hâkim satışın pazarlık usulüyle mi yoksa artırma ile mi yapılacağına serbestçe karar verir.
- Malın bölünebilir olması ya da değerinin bir payın içinde kalması hâlinde bu madde uygulanmaz ve mal paya konularak paylaştırılır.
Bölünemez mal ile bütün olarak özgüleme ve satış arasındaki fark nedir?
Malın bütün olarak bir mirasçıya özgülenmesi, mirasçılar bunda anlaşırsa uygulanır.
Mirasçılar anlaşamazsa mal satılır ve bedeli bölüştürülür.
Anlaşma varsa mal aynen bir mirasçıya kalır; anlaşma yoksa satış zorunlu hâle gelir.
Mirasçı istemi ile mirasçıların anlaşması (artırma yolu) arasındaki fark nedir?
Mirasçılardan biri istemde bulunursa satış artırma yoluyla yapılır.
Mirasçılar satışın usulünde anlaşamazlarsa sulh hâkimi karar verir.
Artırma talebi bir mirasçıdan gelirse satış usulü artırmadır; hâkim usulü yalnız mirasçılar uzlaşamadığında belirler.
Mirasçılar arasında artırma ile herkese açık artırma arasındaki fark nedir?
Artırmanın yalnız mirasçılar arasında yapılması, malın daha az kişi katılımıyla satılmasıdır.
Herkese açık artırmada malın üçüncü kişilerin de katılımına açılması sağlanır.
Hangisinin yapılacağına sulh hâkimi karar verir; mirasçılar anlaşırsa hâkim kararına gerek kalmaz.
Madde 651 ile madde 653 (bir bütün oluşturan eşya ve aile belgeleri) arasındaki fark nedir?
Madde 651 değerde önemli azalma olmadan bölünemeyen malları düzenler.
Madde 653 bir bütün oluşturan eşyayı ve aile belgeleri ile özel anı değeri olan eşyayı düzenler.
Bir bütün oluşturan eşya için hâkim özgüleme ya da satış kararı verebilir; aile belgeleri ise mirasçılardan biri karşı çıkarsa satılamaz.
Bazı malların özgülenmesi veya satılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Değeri bir payı aşmayan ve bölünebilir malı bu madde kapsamında satmak; önce malın paya sığıp sığmadığı kontrol edilmelidir.
- Mirasçılardan biri artırma istediğinde hâkimin pazarlık usulüne karar verebileceğini varsaymak; artırma talebi bağlayıcıdır.
- Artırmanın türüne ilişkin hâkim kararını, mirasçıların anlaşmasının yerine geçecek bir işlem saymak; hâkim yalnız uzlaşmazlık hâlinde karar verir.
- Bir bütün oluşturan eşya ya da aile belgelerini yalnızca bu madde uyarınca satmak; bu eşyalar için m.653 ayrıca değerlendirilmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Anayasa Mahkemesi, madde metninin ikinci fıkrasını Anayasa'nın eşitlik ilkesi bakımından denetlemiş ve bu hükmün iptali istemi ile gündeme gelmiştir. (2024/102 E., 2025/18 K., 16.01.2025; 2024/48 E., 2024/49 K., 22.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Satış talebini ileri süren mirasçı, malın değerinde önemli azalma olmaksızın bölünemeyen nitelikte olduğunu ve mirasçılar arasında anlaşma bulunmadığını ispatla yükümlüdür.
- Malın bölünebilirliği ve değerinin paylara göre durumu, bilirkişi raporu ya da değerleme belgeleriyle ortaya konulur.
- Artırma talebinin bir mirasçı tarafından yapıldığı, yazılı talep ya da mahkeme tutanağı ile ispatlanır.
- Mirasçıların artırma şekli üzerinde anlaşamadıkları iddiası, tarafların beyanları ve mirasçılar arasındaki yazışmalarla ortaya konulur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.653: Bir bütün oluşturan eşya ile aile belgeleri ve özel anı değeri olan eşyayı düzenler. Madde 651 ile birlikte okunduğunda, mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde bu tür eşyaların bölünmeden ya da satılmadan nasıl paylaştırılacağını belirler.
- 4721 sayılı Kanun: Mirasçıların paylaşım, mirasın paylaşılması ve tereke malları konusundaki genel hükümlerinin bütünü bu maddenin çerçevesini oluşturur.
TMK m.652 — Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi
Madde, eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında bulunan ev eşyası ile eşlerin birlikte yaşadıkları konut üzerinde sağ kalan eşin miras hakkına mahsuben mülkiyet, haklı sebep varlığında ise mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı talep etmesini düzenler; mirasçı sıfatına sahip sağ kalan eş ile haklı sebep halinde diğer yasal mirasçılar bakımından uygulanır. Mirasbırakanın meslek veya sanat icrasına ayrılmış bölümler ile tarımsal taşınmazlar bakımından sınırlamaları içerir. Mal rejimine dayalı talepleri (TMK m.240, m.255, m.279) düzenlemez. Sağ kalan eşin mal rejimi tasfiyesinden doğan katılma alacağı ve değer artış payı ile ilgili hükümler (m.236-240 ve ilgili maddeler) bu maddenin kapsamı dışındadır. Terekenin paylaşımına, mirasçılık sıfatının kazanılmasına ve tenkise ilişkin genel miras hükümleri de bu maddede yer almaz.
Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Miras hakkına mahsuben mülkiyet
- Sağ kalan eşin, ev eşyası ya da birlikte yaşadıkları konut üzerindeki payını bu eşyaların ya da konutun kendisine tam mülkiyet olarak verilmesiyle karşılamasıdır. Talep, mirasçı sıfatına bağlıdır ve pay oranına mahsup edilir.
- Birlikte yaşanılan konut
- Eşlerin ölüm anına kadar birlikte oturdukları konuttur. Aile konutu kavramından daha geniş olup, aile konutu niteliği taşımasa da kapsama girebilir.
- İntifa hakkı
- Başkasına ait bir taşınmazı, mülkiyeti kendisine ait olmaksızın kullanma ve ondan yararlanma hakkıdır. Bu maddede mülkiyet yerine tanınabilecek hak türlerinden biridir.
- Oturma hakkı
- Bir konutta oturma imkânı sağlayan, şahsa bağlı sınırlı ayni haktır. Bu maddede mülkiyet yerine tanınabilecek hak türlerinden biridir.
- Haklı sebep
- Mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınması için aranan, somut olaya göre belirlenen gerekçedir. Kanun ölçüt saymaz; ekonomik ve sosyal durum, yaş, meslek ve sanat, pay oranları gibi unsurlar değerlendirilir.
- Meslek veya sanat icrasına ayrılmış bölüm
- Mirasbırakanın mesleğini veya sanatını icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı sürdürmesi için gerekli olan konut ya da eşya kısmıdır. Bu kısımlar bakımından talep hakkı kullanılamaz.
Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi: hangi şartlar aranır?
- Ölüm gerçekleşmiş olmalıdır: talebe konu olan eşlerden birinin ölümü ile miras açılmış bulunmalıdır.
- Sağ kalan eş mirasçı sıfatını taşımalıdır; mirası red veya mirastan feragat nedeniyle mirasçı olamayan eş bu maddeye dayanarak talepte bulunamaz.
- Tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut bulunmalıdır.
- Talep, sağ kalan eşin miras payına mahsuben mülkiyet hakkının tanınmasına yönelik olmalıdır; bu talep kural olarak mülkiyete yöneliktir.
- Mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı istenecekse haklı sebep bulunmalıdır ve bu talep sağ kalan eşin ya da mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemiyle yapılmalıdır.
- Mirasbırakanın mesleğini veya sanatını yürüttüğü ve altsoyundan birinin aynı uğraşı sürdürebilmesi için zorunlu olan kısımlar bakımından talep kullanılamaz.
- Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklı tutulmalıdır; bu hal bakımından talep bu maddeye göre değerlendirilmez.
Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Koşullar gerçekleşirse sağ kalan eş, konut ve ev eşyasını miras payına mahsuben mülkiyet olarak elde eder.
- Haklı sebep varlığında mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir; bu hakkın kime ait olacağı talebe göre belirlenir.
- Mirasbırakanın meslek veya sanatına ayrılmış bölümler bakımından sağ kalan eş bu hakları kullanamaz.
- Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklı olduğundan bu hallerde ayrı kurallar uygulanır.
- Mirasçı sıfatını kaybeden eş (red veya feragat) bu maddeye dayanarak talepte bulunamaz; yalnız mal rejimi hükümlerine göre talep edebilir.
Mülkiyet ile intifa veya oturma hakkı arasındaki fark nedir?
Kural olarak sağ kalan eş, ev eşyası ve konut üzerinde mülkiyet isteyebilir.
Haklı sebep varlığında mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına karar verilebilir; bu talep sağ kalan eş dışında diğer yasal mirasçılar tarafından da yapılabilir.
Talep sahibi ve hak türü değişir. Haklı sebep yoksa yalnız mülkiyet talebi konusu olur.
Ev eşyası ile konut arasındaki fark nedir?
Ev eşyasında talebin konusu her zaman mülkiyet hakkıdır.
Konutta talebin konusu kural olarak şahsa bağlı intifa veya oturma hakkı olabilir; mülkiyet ancak talep ve haklı sebep ile istenebilir.
Eşya ve konut bakımından talebin niteliği farklıdır.
Miras hukuku talebi ile mal rejimi talebi arasındaki fark nedir?
Bu madde, mirasçı sıfatına dayanan miras hakkına mahsup talebini düzenler.
Mal rejimi tasfiyesinde (katılma, paylaşma veya ortaklık) ortak konut için ayrı hükümler vardır.
Sağ kalan eş yalnızca birinden yararlanır; aynı konut için iki talep birlikte kullanılamaz, biri kullanılınca diğeri sona erer. Mirasçılık yoksa yalnız mal rejimi hükümlerine dayanılabilir.
Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sağ kalan eşin mirasçı sıfatını aramadan bu maddeye dayanarak talep etmek; red veya feragat eden eşin talebi reddedilir.
- Konut kavramını aile konutu ile karıştırmak; birlikte yaşanılan konut daha geniş bir kavramdır.
- Mülkiyet talebi ile intifa veya oturma talebini birbirinden ayırmadan dava dilekçesi düzenlemek.
- Haklı sebebi kanun maddesinde sayılmış bir liste gibi değerlendirmek; haklı sebep somut olaya göre belirlenir.
- Mal rejimi talebi ile miras hakkı talebinin birlikte kullanılabileceğini düşünmek; biri kullanılınca diğeri sona erer.
- Meslek veya sanat istisnasını tüm konut için uygulamak; istisna yalnız gerekli olan bölümlerle sınırlıdır.
- Tarımsal taşınmazlarda bu maddeye göre hüküm kurmak; saklı tutulan ayrı miras hükümleri uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Sağ kalan eşin miras hakkına mahsuben konut ve konut eşyası üzerinde mülkiyet isteyebilmesi için mal rejimi tasfiyesinde katılma alacağına sahip olması gerekmediği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2022/6489 E., 2023/2705 K., 25.05.2023)
- Tereke içinde ev eşyası ve konut bulunmasının yanında, talep eden eşin mirasçı sıfatını taşıması ve sağ kalan eşin bu sıfatla hak talep etmesi aranmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5189 E., 2024/2600 K., 18.04.2024)
- Mirastan feragat sözleşmesi bulunan eşin bu maddeye dayanarak miras hakkı taleplerinde bulunamayacağı kabul edilmektedir ve bu hususun ayrıca araştırılması gerekir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5189 E., 2024/2600 K., 18.04.2024)
- Mülkiyet talebi ile intifa veya oturma hakkı talebinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi ve talep sınırının dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/3691 E., 2024/3006 K., 30.04.2024)
- Ortak konutun aile konutu niteliğinde olup olmadığı değerlendirilirken, eşlerin birlikte yaşadıkları konut kavramı esas alınmaktadır ve bu kavram aile konutundan daha geniş görülmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/3492 E., 2024/7652 K., 21.10.2024)
- Dava açıldığı sırada ortak konutun tereke içinde bulunması ve talep sahibinin hukuki yararının varlığı dikkate alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/159 E., 2024/38 K., 31.01.2024)
- Ortaklığın giderilmesi davası ile birlikte bu maddeye dayalı özgüleme talebinin birleştirilebildiği kabul edilmektedir. (14. Hukuk Dairesi, 2016/17041 E., 2020/5645 K., 30.09.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Mülkiyet talebini ileri süren sağ kalan eş, eşlerin ölüm anında birlikte yaşadıklarını ve talebe konu konut veya ev eşyasının tereke içinde bulunduğunu ispatla yükümlüdür.
- Mirasçılık sıfatı nüfus kaydı, veraset ilamı ve miras kaydıyla ispatlanır; red veya feragat iddiası karşı taraf tarafından ileri sürüldüğünde bu belgeler ayrıca değerlendirilir.
- Haklı sebebi ileri süren taraf, yaş, sağlık, ekonomik durum, meslek ve sanat ile pay oranları gibi somut olguları kanıtlamakla yükümlüdür.
- Konutun mirasbırakanın meslek veya sanatına ayrılmış bölüm olduğunu ileri süren karşı taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Konutun ölen eşe ait olduğunu iddia eden taraf, tapu kaydı ve edinim belgeleriyle bu iddiayı ispatlar; mülkiyetin ölen eşe ait olması talep için şarttır.
- Talep konusu eşyanın piyasa değeri bilirkişi raporu ile tespit edilir ve miras payına mahsup bu değer üzerinden yapılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.240: Edinilmiş mallara katılma rejiminde sağ kalan eşin aile konutu ve ev eşyası üzerindeki talebini düzenler. Mal rejimi kaynaklı talep ile bu maddedeki miras kaynaklı talep arasında seçim yapılır.
- 4721 sayılı Kanun m.255: Paylaşmalı mal ayrılığında aile konutu ve ev eşyasına ilişkin mal rejimi talebini düzenler; bu maddedeki miras hakkı talebi ile birlikte kullanılmaz.
- 4721 sayılı Kanun m.279: Mal ortaklığında birlikte yaşanılan konut ve ev eşyasının sağ kalan eşe verilmesine ilişkin mal rejimi talebini düzenler.
- 4721 sayılı Kanun m.662: Tarımsal işletmelerin özgülenmesine ilişkin hükümler olup, madde metninde saklı tutulan tarımsal taşınmaz düzenlemesinin dayanağıdır.
TMK m.653 — Bütünlük oluşturan veya aile belgeleri ile özel anı değeri olan eşya
Madde, miras ortaklığında nitelikleri veya özgülendikleri amaç gereği bir bütünlük oluşturan eşyanın paylaşım sırasında birbirinden ayrılamayacağını ve aile belgeleri ile aile için özel anı değeri taşıyan eşyanın mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde satılamayacağını düzenler. Mirasçılar arasında anlaşmazlık çıkması hâlinde sulh hâkiminin bu eşyayı payına mahsup edilmek veya edilmemek suretiyle bir mirasçıya özgülemesi ya da satılmasına karar vermesinin ölçütlerini belirler. Madde, özel kanunda bu eşyaların intikaline ilişkin ayrı hüküm bulunması hâlini saklı tutar. Maddenin kapsamı miras ortaklığının paylaşımıyla sınırlıdır; eşyanın tek parça olarak özgülenmesi ve satışı için ayrıca açık artırma usulünün seçimi, tereke paylaşımına ilişkin genel kurallar ile eşya türlerinin tanımı (m.684 ve m.686 gibi) bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili kendi maddelerinde yer alır.
Bütünlük oluşturan veya aile belgeleri ile özel anı değeri olan eşya: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bir bütün oluşturan eşya
- Fiziksel olarak ayrı parçalardan oluşmakla birlikte nitelik veya kullanım amacı bakımından birlik oluşturan eşya grubudur. Ansiklopedi, sofra takımı veya koltuk takımı buna örnek gösterilir. Parçaların ayrılması grubun değerini ya da amacını ortadan kaldırıyorsa bu nitelik taşınır.
- Aile belgesi
- Aile bağlarını gösteren ve aile içinde kişisel ve manevi değeri bulunan yazılı veya kağıda dayalı belgelerdir. Fotoğraf, mektup, diploma ve benzeri kişisel belgeler bu kapsama girer.
- Aile için özel anı değeri olan eşya
- Mirasçılar açısından manevi değeri piyasa satış değerinin önünde gelen eşyadır. Madalya, elbise veya hatıra defteri gibi eşyalar bu sınıfa girebilir. Piyasa değerinin yüksek olması tek başına bu niteliği ortadan kaldırmaz.
- Özgüleme
- Bir eşyanın mirasçılardan birine tahsis edilmesidir. Payına mahsup edilerek ya da edilmeden yapılabilir ve hâkimin takdirine bağlıdır.
- Yerel âdet ve kişisel durum
- Hâkimin özgüleme kararında esas alacağı ölçütlerdir. Önce yerel âdete bakılır; âdet yoksa mirasçıların kişisel durumu, yani yaş, eğitim veya ilgi gibi özellikleri göz önünde tutulur.
Bütünlük oluşturan veya aile belgeleri ile özel anı değeri olan eşya: hangi şartlar aranır?
- Tereke içinde bir bütün oluşturan eşya grubu veya aile belgesi ya da özel anı değeri olan eşya bulunmalıdır.
- Mirasçılardan birinin bu eşyanın birlikte ya da satılmadan paylaştırılmasına karşı çıkması gerekir; bu karşı çıkma bütünlüğü bozan paylaşımı engeller.
- Aile belgeleri ve anı eşyası için mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde satış yapılmamalıdır.
- Mirasçılar arasında anlaşmazlık bulunmalıdır ki sulh hâkimi bu eşya hakkında karar verebilsin.
- Hâkim önce yerel âdeti, âdet yoksa mirasçıların kişisel durumlarını göz önünde tutmalıdır.
- Eşyanın bir mirasçıya özgülenmesi hâlinde payına mahsup edilip edilmeyeceği hâkim tarafından belirlenmelidir.
- Özel kanun hükmü bulunan hâllerde bu madde değil, o özel kanun uygulanmalıdır.
Bütünlük oluşturan veya aile belgeleri ile özel anı değeri olan eşya: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasçılardan biri karşı çıkarsa bir bütün oluşturan eşya birbirinden ayrılamaz.
- Mirasçılardan biri karşı çıkarsa aile belgeleri ve aile için özel anı değeri olan eşya satılamaz.
- Mirasçılar anlaşamazsa sulh hâkimi eşyanın bir mirasçıya payına mahsup edilmek veya edilmemek suretiyle özgülenmesine ya da satılmasına karar verir.
- Hâkim eşyayı bir mirasçıya özgülerse yerel âdet ve kişisel durumlar belirleyici olur; bu ölçütlere uygun mirasçı bulunamazsa satışa karar verilebilir.
- Bu kurala aykırı paylaşım yapılmış olsa da kurala uygun olmayan bölme ve satış, karşı çıkan mirasçı bakımından sonuç doğurmaz.
- Özel kanun hükümleri bulunan hâllerde bu madde yerine o hükümler uygulanır.
Bütün oluşturan eşya ile aile belgesi ve anı eşyası arasındaki fark nedir?
Bütün oluşturan eşya, fiziksel olarak ayrı parçaların nitelik veya amaç bakımından birlik oluşturmasıdır.
Aile belgesi ve anı eşyası, manevi değeri nedeniyle ayrı bir sınıf oluşturur ve birlik gerektirmez.
Birinci grupta birlik bozulmaz, ikinci grupta ise satış yasağı ayrıca uygulanır. Madde iki hâli tek fıkrada birlikte düzenlemekle birlikte bunlar ayrı ele alınmalıdır.
Payına mahsup edilerek ile payına mahsup edilmeden özgüleme arasındaki fark nedir?
Eşya bir mirasçının payına sayılarak özgülenir.
Eşya payına sayılmadan özgülenir ve mirasçı ayrıca miras payını da alır.
Bir bütün oluşturan eşya bir miras payına sığmıyorsa mahsup edilmeden özgüleme yapılmamalıdır; aksi hâlde özgülenen mirasçı payından fazlasını almış olur. Yalnız salt manevi değerli eşyada mahsupsuz özgüleme düşünülebilir.
Mirasçıların ortak karar ile tek mirasçının karşı çıkması arasındaki fark nedir?
Tüm mirasçılar kabul ederse eşya paylaştırılabilir veya satılabilir.
Bir mirasçı bile karşı çıkarsa paylaşım ve satış kuralları işler.
Karşı çıkma varsa bütün oluşturan eşya bölünmez, aile belgesi ve anı eşyası satılamaz.
Madde ile özel kanun arasındaki fark nedir?
Genel hüküm olarak TMK m.653 uygulanır.
Madalya gibi özel kanunla intikali düzenlenmiş eşyalarda o kanun uygulanır.
Özel kanunda belirlenen mirasçı sırası hâkimin takdir yetkisinin önüne geçer.
Bütünlük oluşturan veya aile belgeleri ile özel anı değeri olan eşya: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Aile belgeleri ve anı eşyasını bir miras payına sığsa bile satılabilir saymak; madde bu tür eşyanın karşı çıkma hâlinde satışını yasaklar.
- Madde iki hükmü tek konu saymak; bütün oluşturan eşya ile aile belgesi ve anı eşyası farklı nitelikte olduğundan ayrı değerlendirilmelidir.
- Mahsupsuz özgülemeyi her eşya için uygulanabilir saymak; bu yöntem yalnız salt manevi değerli eşya için düşünülebilir, değeri yüksek bütün eşyada miras payının fazlasının verilmesine yol açar.
- Piyasa değeri yüksek olduğu için anı eşyası niteliğinin bulunmadığını varsaymak; yüksek piyasa değeri bu niteliği ortadan kaldırmaz.
- Özel kanun hükümlerini gözden kaçırarak genel kuralla hesap yapmak; madalya gibi eşyalarda kanunda belirlenen sıra esas alınmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hâkimin aile belgesi veya anı eşyasını bir miras payına sığdığı takdirde mutlak surette bir mirasçıya özgülemesi, satışa başvurmaması gerektiği görüşü ileri sürülmektedir.
- Bir bütün oluşturan eşyanın bir mirasçıya payına mahsup edilmeden özgülenmesinin yalnız salt manevi değerli eşya için geçerli olduğu kabul edilmektedir.
- Hâkimin özgülemede yerel âdet ve kişisel durumlara göre tercih yapabilmesi için mirasçılar arasında seçim yapılabilecek bir kişinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
- Piyasa değeri yüksek bir anı eşyasının bir miras payına sığmaması hâlinde satışa karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
- Madalya ve nişanların intikali bakımından özel kanundaki mirasçı sırası uygulanmakta, hâkimin takdir yetkisi bu sıranın dışına çıkamamaktadır.
Nasıl ispat edilir?
- Bir eşyanın bütün oluşturan eşya veya aile belgesi/anı eşyası olduğunu ileri süren taraf bu niteliği ispatlar; fotoğraf, mektup, belge ve eşyanın kullanım amacını gösteren delillerle bu ispat yapılabilir.
- Mirasçılardan birinin karşı çıktığını ileri süren taraf bu itirazı ispatlamakla yükümlüdür; karşı çıkma tutanağı veya duruşmadaki beyan bu konuda kullanılabilir.
- Hâkimin özgüleme ölçütü olarak yerel âdeti ileri süren taraf bu âdetin varlığını tanık veya yerel uygulamaya ilişkin delille ispatlamalıdır.
- Kişisel durum iddiası, yani bir mirasçının eşyayı özgülenmeye daha uygun olduğu savı, eğitim, yaşam ve ilgi gibi somut bilgilerle ispatlanır.
- Özel kanunun uygulanacağını ileri süren taraf, ilgili kanun hükmünü ve intikal sırasının gerçekleştiğini gösteren belgeyi sunmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.650: Tekil tereke mallarının paya konulup kura ile özgülenmesini düzenler; m.653 bir bütün oluşturan eşyada bu kuraya itiraz edilebilmesi bakımından bu hükümden ayrılır.
- 4721 m.684: Bütünleyici parça kavramını düzenler; birleşik eşyanın bir bütün olarak mülkiyet konusu olmasının dayanağıdır.
- 4721 m.686: Eklenti kavramını düzenler; bütün oluşturan eşya ile eklentinin ayrımında dikkate alınır.
- 4721 m.651: Satış hâlinde açık artırma usulünü ve türünü belirler; hâkimin satışa karar vermesinden sonra uygulanır.
- 4734 sayılı Kanun: Madalya ve nişanların intikaline ilişkin özel kanun olarak, m.653'ün saklı tuttuğu özel kanun hükümlerine örnek oluşturur.
TMK m.654 — Mirasbırakanın mirasçılardaki alacakları
Madde, mirasbırakanın bir mirasçıdaki alacağının paylaşma sırasında o mirasçının miras payına mahsup edilmesini düzenler. Mahsubun koşullarını, kapsamını ve mirasçılar arasındaki hesap ilişkisini kapsar. Mahsubun hangi tarihteki değer üzerinden yapılacağını, alacağın muaccel olup olmadığının etkisini, mahsup dışında kalan borç ilişkilerini ve miras payının hesaplanmasını düzenlemez; bunlar paylaşmaya ilişkin diğer hükümlerde aranmalıdır. Madde yalnızca mirasbırakanla mirasçı arasındaki alacak–borç ilişkisinden doğan mahsubu konu alır, mirasçılar arasındaki alacak ilişkilerini düzenlemez.
Mirasbırakanın mirasçılardaki alacakları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mahsup
- Karşılıklı alacak ve borçların birbirinden düşülerek sonucun tek bir kalemde gösterilmesidir. Bu maddede mirasbırakanın mirasçıdan olan alacağı, mirasçının miras payından düşülür.
- Paylaşma
- Terekenin mirasçılar arasında miras payları oranında bölüştürülmesi işlemidir. Mahsup bu işlem sırasında yapılır; paylaşma dışında yapılan ödeme ya da takas bu maddenin kapsamına girmez.
- Miras payı
- Mirasçının kanundan veya tasarruftan doğan ve tereke üzerindeki hakkının oranıdır. Mahsup, alacak tutarının bu paydan düşülmesi suretiyle yapılır.
Mirasbırakanın mirasçılardaki alacakları: hangi şartlar aranır?
- Alacaklının mirasbırakan olması gerekir; alacak, mirasbırakanın mirasçıdan doğan bir alacağı olmalıdır.
- Alacak, mirasçılardan birine karşı olmalıdır; alacağın borçlusu o mirasçının kendisi olmalıdır.
- Mahsup, mirasın paylaşılması sırasında yapılmalıdır.
- Mahsup, borçlu mirasçının miras payına uygulanmalıdır; alacak tutarı o mirasçının payından düşülür.
Mirasbırakanın mirasçılardaki alacakları: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasbırakanın bir mirasçıdaki alacağı, paylaşma sırasında o mirasçının miras payına mahsup edilir.
- Borçlu mirasçının payı alacak tutarı kadar azalır; alacak payını aşıyorsa mahsup payla sınırlı kalır ve fazlası ayrıca değerlendirilir.
- Koşullar gerçekleşmezse, yani paylaşma yapılmamışsa veya alacak mirasbırakandan doğmamışsa, mahsup kuralı uygulanmaz.
Mirasbırakanın alacağı ile üçüncü kişinin alacağı arasındaki fark nedir?
Alacaklının bizzat mirasbırakan olduğu, borçlunun da mirasçılardan biri olduğu hal.
Alacaklının mirasbırakan olmadığı veya borçlunun mirasçı olmadığı hal.
Yalnız birinci durumda bu madde uygulanır ve alacak paylaşmada miras payına mahsup edilir; ikinci durumda mahsup kuralı uygulanmaz.
Paylaşma sırasında mahsup ile paylaşma dışında ödeme arasındaki fark nedir?
Mahsubun mirasın paylaşılması sırasında yapıldığı hal.
Mirasçının borcunu paylaşma dışında ödediği hal.
Mahsup kuralı yalnız paylaşma sırasında uygulanır; paylaşma dışındaki ödemeler bakımından ayrı genel hükümler geçerlidir.
Mirasbırakanın mirasçılardaki alacakları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mahsubu paylaşma dışındaki bir zamanda yapmak; mahsup yalnız paylaşma sırasında uygulanır.
- Mirasbırakanın üçüncü kişilere olan alacağını da mirasçıya karşı mahsup etmek; kural yalnız mirasbırakanın mirasçıdan alacağına ilişkindir.
- Alacak tutarını miras payının üzerinde kabul ederek payın tamamını sıfırlamak; mahsup payla sınırlıdır.
Nasıl ispat edilir?
- Mirasbırakanın mirasçıdan alacağını ileri süren tarafın, alacağın varlığını ve miktarını ispatlaması gerekir; bu ispat yazılı belge veya diğer delillerle yapılır.
- Mahsubun paylaşma sırasında yapıldığını iddia eden taraf, paylaşmanın gerçekleştiğini ve alacağın payda düşülmesi gerektiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Mahsup dışında kalan bir ödeme ya da borç ilişkisini ileri süren karşı taraf, bu savunmasını kendisi ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun: Mirasın paylaşılmasına ve mirasçıların birbirleriyle hesaplaşmasına ilişkin diğer hükümler, bu maddede düzenlenmeyen konularda uygulanır.
TMK m.655 — Rehnedilmiş tereke malları
Madde, paylaşmada bir mirasçıya düşen tereke malının mirasbırakanın borcu için rehnedilmiş olması hâlinde, o mirasçının bu borcu üstlenmiş sayılmasını düzenler. Maddenin konusu yalnızca rehinli tereke malının paylaşmada belirli bir mirasçıya düşmesi ve bu malın güvence altına aldığı borcun bu mirasçıya geçmesidir. Madde, borcun miras payı oranında paylaştırılmasını, rehinli malın dışındaki tereke borçlarından sorumluluğu ve mirasçılar arası iç ilişkiyi düzenlemez. Tereke borçlarından mirasçıların sorumluluğu (m.640 ve devamı, m.644-645 ile ilgili hükümler) ile beş yıllık sorumluluk süresi, ayrıca mirasçılar arasındaki rücu ve paylaşma sözleşmesinin iç ilişkisi başka maddelerde düzenlenmiştir.
Rehnedilmiş tereke malları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Rehnedilmiş tereke malı
- Mirasbırakanın kendi borcunu güvence altına almak için rehin verdiği, mirasbırakanın ölümü ile terekeye geçen taşınır veya taşınmaz mal ya da hak. Rehinin doğrudan malın üzerinde olması, borcun kişisel sorumluluğunu değil malın güvence işlevini ifade eder.
- Paylaşma
- Mirasçılar arasında tereke mallarının miras payları oranında veya bir paylaşma sözleşmesi ile belirli mirasçılara bırakılması işlemi. Madde, paylaşma sonucunda malın hangi mirasçıya düştüğünü esas alır.
- Güvence altına alınan borç
- Rehin hakkının teminat sağladığı, mirasbırakana ait asıl borç. Bu borcun miktarı ve muacceliyeti, malın üstlenilen borç kapsamını belirler.
- Borcu üstlenme
- Rehinli malı paylaşmada alan mirasçının, rehnin güvence altına aldığı borcu kendi borcu olarak kabul etmesi. Bu üstlenme, malın mirasçıya düşmesine bağlıdır ve madde gereğince doğar.
Rehnedilmiş tereke malları: hangi şartlar aranır?
- Mirasbırakanın kendi borcu için tereke malı üzerinde geçerli bir rehin hakkının kurulmuş olması gerekir.
- Rehinli tereke malının paylaşmada bir mirasçıya düşmüş olması gerekir.
- Malın paylaşma sonucunda belirli bir mirasçıya bırakılmış olması, paylaşmanın miras payı oranında yapılmış olup olmamasına göre değişmez; önemli olan malın o mirasçıya düşmesidir.
- Rehin ile güvence altına alınan borcun, mirasçının malı almasıyla birlikte o mirasçıya geçmesi gerekir; rehnin kapsamı dışında kalan diğer tereke borçları bu hükmün konusu değildir.
Rehnedilmiş tereke malları: hangi sonuçları doğurur?
- Rehinli tereke malı paylaşmada bir mirasçıya düşerse, o mirasçı rehnin güvence altına aldığı mirasbırakan borcunu üstlenmiş olur.
- Rehinli alacaklı, paylaşmaya rıza göstermemiş olsa bile, paylaşmadan itibaren rehin konusu alacağını yalnızca rehinli malın düştüğü mirasçıdan isteyebilir.
- Rehinli malı almayan mirasçılar, bu borç bakımından alacaklıya karşı müteselsilen veya kısmen sorumlu olmaz.
- Malın rehin dışında bir kısmı paylaşmada başka mirasçıya düşmüşse, bu hüküm o kısma ilişkin borcu malı alan mirasçıya yüklemez; rehin, ilgili malın üzerinde işlemeye devam eder.
- Rehinli malın mirasçıya düşmediği paylaşmada bu madde uygulanmaz; borcun sorumluluğu genel hükümlere göre belirlenir.
- Mirasçılar arasındaki iç ilişkide, borcu üstlenmemiş mirasçı, ödediği miktar için borcu üstlenen mirasçıya rücu edebilir.
Rehinli malı alan mirasçı ile diğer mirasçılar arasındaki fark nedir?
Paylaşmada rehinli malı kendisine düşen mirasçı, rehnin güvence altına aldığı borcu üstlenmiş olur.
Rehinli malı almayan diğer mirasçılar bu rehin borcundan sorumlu tutulmaz.
Rehin borcunun yükü malı alan mirasçıda toplanır; diğer mirasçılar bu borç bakımından alacaklıya karşı sorumlu olmaz.
Rehinli tereke malı ile rehin dışı tereke borçları arasındaki fark nedir?
Rehinle güvence altına alınmış borç, malın paylaşmada düştüğü mirasçıya geçer.
Rehinle güvence altına alınmamış tereke borçları, madde kapsamında olmayıp genel mirasçılık sorumluluğu rejimine tabidir.
Rehinli mal alan mirasçı yalnızca rehnin teminat ettiği borçtan sorumlu olur; diğer tereke borçları için bu madde esas alınmaz.
Alacaklının rızası olan ile olmayan paylaşma arasındaki fark nedir?
Rehinli alacaklı paylaşmaya razı olmuş olabilir ve bu durumda rehin borcunun mal ile birlikte geçişi açıktır.
Rehinli alacaklı paylaşmaya razı olmasa bile, paylaşmadan itibaren rehin konusu alacağını mal düşen mirasçıdan isteyebilir.
Alacaklının paylaşmaya rızası aranmaz; rehinli alacaklı paylaşmadan hemen sonra malı alan mirasçıdan talepte bulunabilir.
Rehnedilmiş tereke malları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Rehinli malı almayan mirasçıyı da rehin borcundan müteselsilen sorumlu saymak; madde yalnızca malı alan mirasçıyı bağlar.
- Paylaşmada rehinli malın belirli mirasçıya düşmesi gerektiğini gözden kaçırıp, rehin borcunu miras payı oranında bölüştürmek.
- Rehinli alacaklının paylaşmaya rıza göstermediği durumda talep hakkını yitirdiğini düşünmek; alacaklı paylaşmadan itibaren malı alan mirasçıdan isteyebilir.
- Rehinle güvence altına alınmamış tereke borçlarını bu maddenin kapsamına sokmak; madde yalnızca rehinli malın doğurduğu borcu düzenler.
- Paylaşma sözleşmesindeki iç ilişki kaydını alacaklıya karşı da geçerli saymak; alacaklıya karşı sorumluluk madde ve genel hükümlere göre belirlenir.
Nasıl ispat edilir?
- Rehinli tereke malının mirasbırakan tarafından bir borç için rehnedildiğini ve malın paylaşmada belirli bir mirasçıya düştüğünü iddia eden taraf bu hususları ispatla yükümlüdür.
- Rehin hakkının varlığı, tapu sicili, rehin sözleşmesi veya rehin akdine ilişkin belgelerle ispatlanır.
- Paylaşma sonucunun belgesi, paylaşma sözleşmesi, hâkim kararı veya miras taksim belgesi ile ispatlanır.
- Malın rehinle güvence altına alınmadığını veya borcun miktar ve muacceliyetini iddia eden mirasçı bu savunmasını ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.640: Mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğunu düzenler; bu madde, rehinli malı alan mirasçının sorumluluğunun genel sorumluluk rejimi içinde nasıl yer aldığını tamamlar.
- 4721 sayılı Kanun m.653: Tereke mallarının paylaşımında hâkimin yetkisini ve mal topluluklarının bölünmesini düzenler; rehinli malın hangi mirasçıya düşeceği paylaşma sonucunda bu hükümlerle belirlenir.
- 4721 sayılı Kanun m.669: Denkleştirmeye tabi kazandırmaları düzenler; rehinli malın paylaşmada hangi mirasçıya düşeceği hesabında bu kazandırmalar da dikkate alınır.
Konuda geçen kararlar
21 karar- 2024/102 E., 2025/18 K., 16.01.2025İlgili madde: m.651
- 2024/48 E., 2024/49 K., 22.02.2024İlgili madde: m.651
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/159 E., 2024/38 K., 31.01.2024İlgili madde: m.652
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/55 E., 2011/222 K., 27.04.2011İlgili madde: m.650
- Hukuk Genel Kurulu, 2003/253 E., 2003/270 K., 02.04.2003İlgili madde: m.648
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/3492 E., 2024/7652 K., 21.10.2024İlgili madde: m.652
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/1124 E., 2024/6758 K., 25.09.2024İlgili madde: m.649
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/3290 E., 2024/3393 K., 11.06.2024İlgili madde: m.647
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/1671 E., 2024/2881 K., 23.05.2024İlgili madde: m.647
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/3691 E., 2024/3006 K., 30.04.2024İlgili madde: m.652
Diğer 11 karar
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/1538 E., 2024/2151 K., 22.04.2024İlgili madde: m.648
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/5189 E., 2024/2600 K., 18.04.2024İlgili madde: m.652
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/5095 E., 2024/9 K., 08.01.2024İlgili madde: m.646
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/4788 E., 2023/6258 K., 14.12.2023İlgili madde: m.646
- 1. Hukuk Dairesi, 2022/2584 E., 2023/5386 K., 11.10.2023İlgili madde: m.649
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/2980 E., 2023/3642 K., 05.07.2023İlgili madde: m.648
- 2. Hukuk Dairesi, 2022/6489 E., 2023/2705 K., 25.05.2023İlgili madde: m.652
- 7. Hukuk Dairesi, 2021/8220 E., 2023/2319 K., 26.04.2023İlgili madde: m.646
- 14. Hukuk Dairesi, 2016/17041 E., 2020/5645 K., 30.09.2020İlgili madde: m.652
- 18. Hukuk Dairesi, 2013/17984 E., 2014/6027 K., 03.04.2014İlgili madde: m.653
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1852 E., 2023/53 K., 26.01.2023İlgili madde: m.650
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 5. Miras Hukuku bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış