Miras hukuku › Mirasın geçmesi › Mirasın paylaşılması

Paylaşımdan önce miras ortaklığı

TMK m.640–645Medeni Hukuk

Kısaca

TMK 640. madde, birden çok mirasçı bulunduğunda mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar doğan miras ortaklığını düzenler. TMK m.641, mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğunun niteliğini (müteselsil sorumluluk) ve mirasbırakanın borcu olmayan, ancak tereke borcu sayılan bir tazminat alacağını düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.640–645 hükümlerini kapsar.

TMK m.640 — Miras ortaklığı

TMK 640. madde, birden çok mirasçı bulunduğunda mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar doğan miras ortaklığını düzenler. Ortaklığın kapsamını (terekedeki bütün hak ve borçlar), mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olmasını ve birlikte tasarruf yetkisini, ortaklık için sulh mahkemesince temsilci atanmasını, mirasçıların tereke haklarını koruma yetkisini ve ödemeden aciz hâlinde diğer mirasçıların koruma önlemi isteyebilmesini kurar. Madde yalnızca birden fazla mirasçı bulunan hâllere uygulanır; tek mirasçı hâlinde ortaklık doğmaz. Düzenlemediği konular: paylaşmanın yapılması ve paylaşma davası (m.643 vd.), elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi (m.644), mirasçıların borçlardan sorumluluğu (m.641 vd.) ile miras ortaklığının yönetimine ilişkin ayrıntılar ile paylaşmaya ilişkin kurallar (m.642 vd.).

Miras ortaklığı: hangi kavramlar bilinmeli?

Miras ortaklığı
Birden çok mirasçı arasında, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan kendine özgü ortaklıktır. Kanun bu topluluğu tüzel kişi olarak değil, mirasçıların birlikte oluşturduğu bir ortaklık olarak düzenler.
Elbirliği (iştirak) hâli
Mirasçıların terekeye birlikte ve paylara bölünmeden sahip olduğu hukuki durumdur. Her mirasçının belirli bir mala payı yoktur; paylaşmaya kadar tüm tereke birlikte mirasçılara aittir.
Tereke
Mirasbırakanın ölümü anında malvarlığında bulunan ve mirasçılara geçen hak ve borçların bütünüdür. Miras ortaklığı tereke üzerinde kurulur; borçlar da kapsamındadır.
Temsilci (miras ortaklığı temsilcisi)
Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesinin paylaşmaya kadar atayabildiği, ortaklığı temsil eden kişidir. Atanması zorunlu değildir; mahkemenin takdirine bağlıdır.
Sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi
Mirasbırakanın vasiyet ya da sözleşmeyle, ya da kanun gereği bir kişiye verdiği yetkidir. Bu yetki saklı kaldığı sürece elbirliğiyle tasarrufun dışında tutulur.
Haklarının korunması
Terekedeki bir hakkın zamanaşımına uğraması, tecavüze uğraması veya haksız zilyede karşı kullanılması gibi hâllerde, tek bir mirasçının başvurabildiği koruyucu işlemlerdir. Sağlanan koruma tüm mirasçılara yarar.

Miras ortaklığı: hangi şartlar aranır?

  • Birden fazla mirasçının bulunması gerekir; tek mirasçı hâlinde miras ortaklığı doğmaz.
  • Mirasın açılmış olması ve mirasçıların mirası iktisap etmiş bulunması gerekir; ortaklık mirasın geçmesiyle kendiliğinden doğar.
  • Paylaşma gerçekleşmemiş olmalıdır; ortaklık paylaşmaya kadar sürer.
  • Tereke üzerindeki haklar mirasçılar tarafından elbirliğiyle kullanılır; ancak sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi bulunuyorsa bu yetki saklı kalır.
  • Temsilci atanması için mirasçılardan birinin istemi ve sulh mahkemesinin kararı gerekir.
  • Koruma isteği için mirasçılardan birinin tek başına hareket etmesi yeterlidir; ortakların ortak karar almasına gerek yoktur.
  • Ödemeden aciz hâlinde diğer mirasçıların önlem talebi için mirasın açılmış olması ve sulh mahkemesine başvuru gerekir.

Miras ortaklığı: hangi sonuçları doğurur?

  • Mirasın geçmesiyle birlikte birden çok mirasçı arasında miras ortaklığı kendiliğinden doğar ve paylaşmaya kadar devam eder.
  • Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve sözleşme veya kanundan doğan yetki saklı kalmak üzere terekeye ait tüm haklar üzerinde birlikte tasarruf eder.
  • Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi ortaklığa paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir; istem yoksa veya mahkeme atama yapmazsa temsilci bulunmaz.
  • Her mirasçı terekedeki hakların korunmasını tek başına isteyebilir ve sağlanan koruma tüm mirasçılara yarar.
  • Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise diğer mirasçılar, mirasın açılması üzerine gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilir.
  • Tek mirasçının bulunduğu hâlde bu madde uygulanmaz; ortaklık doğmaz ve elbirliği kuralları işlemez.

Elbirliği ile paylı mülkiyet arasındaki fark nedir?

Miras ortaklığında mirasçılar tereke haklarını elbirliğiyle, paylara bölünmeden tutarlar; her birinin malda belirli bir payı yoktur.

Paylı mülkiyette her paydaşın belirli bir payı bulunur ve payını tek başına devredebilir.

Terekedeki bir malın tasarrufu için tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir; paylaşmadan önce tek bir mirasçı payını devredemez.

Koruma önlemi ile birlikte tasarruf arasındaki fark nedir?

Terekedeki hakların korunması için her mirasçı tek başına harekete geçebilir (dava açma, icraya başvurma gibi).

Terekedeki hakların birlikte tasarrufu, yani devri veya sona erdirilmesi, tüm mirasçıların katılımını gerektirir.

Koruma amaçlı işlemler tek mirasçıdan yapılabilir ve sonucu tüm mirasçılara yarar; tasarruf işlemleri ise birlikte yapılmalıdır.

Lehe sonuç ile aleyhe sonuç arasındaki fark nedir?

Koruma davası lehte sonuçlanırsa tüm mirasçılar bundan yararlanır.

Koruma davası aleyhte sonuçlanırsa bu diğer mirasçıları bağlamaz.

Diğer mirasçılar aynı konuda yeniden koruma önlemine başvurabilir.

Genel temsilci atanması ile yetki saklılığı arasındaki fark nedir?

Sulh mahkemesi, mirasçı istemi üzerine ortaklığa paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.

Sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi varsa bu yetki saklıdır.

Mevcut bir yönetim yetkisi bulunuyorsa, elbirliği kuralı bu yetkinin dışında kalır ve ayrıca temsilci atanması gerekmeyebilir.

Ödemeden aciz hâli ile genel koruma arasındaki fark nedir?

Bir mirasçının ödemeden aciz hâlinde diğer mirasçılar gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilir.

Bu halin dışında, genel koruma için her mirasçı kendi başına hareket edebilir.

Aciz hâlinde ayrıca mahkemeden önlem istenmesi yolu açıktır; bu istem özel bir koruma yoludur.

Miras ortaklığı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Miras ortaklığının mirasın açılması yerine paylaşma kararı ile doğduğunu varsaymak; ortaklık ölümle kendiliğinden doğar.
  • Tek mirasçının bulunduğu hâlde bu maddeyi uygulamaya çalışmak; ortaklık yoktur ve elbirliği kuralları işlemez.
  • Koruma önlemi için tüm mirasçıların ortak kararını aramak; her mirasçı tek başına koruma isteyebilir.
  • Koruma davasının aleyhte sonucunun diğer mirasçıları da bağlayacağını varsaymak; aleyhe sonuç diğer mirasçıları etkilemez.
  • Elbirliği ile paylı mülkiyeti karıştırmak ve bir mirasçının payını tek başına devredebileceğini düşünmek.
  • Sözleşme veya kanundan doğan yönetim yetkisi varken ayrıca temsilci atanması gerektiğini varsaymak; bu yetki saklı kalır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Miras ortaklığının mirasın açılmasıyla kendiliğinden doğduğu ve bunun için ayrı bir işlem gerekmediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/433 E., 2025/214 K., 09.04.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/781 E., 2024/321 K., 06.06.2024)
  • Mirasçıların tereke üzerindeki haklarını elbirliğiyle kullandığı, tek bir mirasçının payını bağımsız olarak devredemeyeceği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2096 E., 2025/1977 K., 20.11.2025)
  • Miras ortaklığı içinde tek bir mirasçının terekedeki hakların korunması için tek başına dava açabileceği ve sağlanan korumadan tüm mirasçıların yararlanacağı kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2021/1175 E., 2021/1406 K., 18.06.2021; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2099 E., 2026/660 K., 09.04.2026)
  • Terekedeki haklar tek bir mirasçıya kayıtlı olsa bile elbirliği kuralının geçerli olduğu kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2099 E., 2026/660 K., 09.04.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Miras ortaklığının varlığını ve mirasçı sayısını ileri süren taraf, mirasçılık belgesi veya veraset ilamı ile mirasçıların birden fazla olduğunu ispatlar.
  • Terekedeki hakların korunması istemi bakımından, istemde bulunan mirasçı hakkın tereke malı olduğunu ve koruma gereğini ispatlar.
  • Ödemeden aciz iddiasını ileri süren mirasçı, bu durumu belgelerle ispatlar.
  • Temsilci atanmasını isteyen mirasçı, ortaklığın varlığını ve temsilci ihtiyacını gösterir; karşı taraf yetki saklılığı savunmasını ispatla yükümlüdür.
  • Yetki saklılığı (sözleşme veya kanundan doğan temsil yetkisi) savunmasında bulunan taraf, bu yetkinin varlığını yazılı belgeyle ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.641: Miras ortaklığının terekenin borçlarına ilişkin sorumluluğu, bu maddenin doğurduğu ortaklık yapısı üzerinden düzenlenir.
  • 4721 m.644: Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini düzenler; bu madde ile birlikte okunur.
  • 4721 m.698: Paylı mülkiyetin sona erdirilmesi, paylaşmadan sonra ortaya çıkan paylı mülkiyet ilişkilerinde uygulanır; elbirliğinden paylı mülkiyete geçişin ardından devreye girer.
  • 4721 m.699: Paylı mülkiyette taşınmazların paylaşılma biçimini düzenler; miras ortaklığı paylaşılırken ilgili taşınmaza uygulanır.
  • 4721 m.560: Yasal mirasçıların paylarının belirlenmesine ilişkin kurallar, paylaşmanın esasını oluşturur; miras ortaklığının paylaşma aşamasında dikkate alınır.
  • 4721 m.647: Ölüme bağlı tasarrufla belirli bir malın mirasçıya tahsisi hâlinde paylaşmayla ilgili kuralların uygulanmasını düzenler.

TMK m.641 — Mirasçıların sorumluluğu

Madde, mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğunun niteliğini (müteselsil sorumluluk) ve mirasbırakanın borcu olmayan, ancak tereke borcu sayılan bir tazminat alacağını düzenler. Bu tazminat, ana ve baba veya büyükana ve büyükbaba ile birlikte yaşayan ve emeklerini veya gelirlerini aileye özgüleyen ergin çocuklar ile torunlara tanınır. Madde, mirasçılar bakımından sorumluluğu düzenler; mirasçı olmayan vasiyet alacaklısının sorumluluğunu düzenlemez. Paylaşmadan sonra sorumluluğun süresi (m.681), mirasçılar arası rücu (m.679 ve m.682), tereke borçlarının ödenmesine ilişkin güvence isteme hakkı (m.649) ve tereke alacaklılarının deftere yazdırma usulü (m.628 ve devamı) bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili maddelerinde yer alır.

Mirasçıların sorumluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

Tereke borcu
Mirasbırakandan intikal eden borçların yanı sıra, terekeye, yani mirasçılara karşı ileri sürülebilecek miras hukuku kaynaklı her türlü borcu kapsayan geniş kavramdır. Eski düzenlemedeki müteveffanın borçları kavramından daha geniştir.
Müteselsil sorumluluk
Mirasçıların tereke borcundan alacaklıya karşı birlikte ve her birinin tamamından sorumlu olması halidir. Alacaklı mirasçılardan dilediğine, bir kısmına ya da tamamına başvurabilir; sorumluluk miras payı oranında bölünmez.
Ergin çocuk ve torunların tazminat hakkı
Ana ya da baba veya büyükana ya da büyükbaba ile birlikte yaşayan, emeğini ya da gelirini aileye özgüleyen ergin çocuk ve torunların, bu özgüleme karşılığında talep edebileceği uygun miktardaki tazminattır. Hak, yalnız bu nitelikteki çocuk ve torunlara tanınır; amca, yeğen gibi diğer hısımlar bakımından doğmaz.
Terekenin aciz hali
Tereke mallarının, tereke borçlarını ödemeye yetmemesi durumudur. Tazminatın ödenmesi terekeyi bu hale düşürecekse tazminat hiç ya da tam olarak ödenmez.
Külli halefiyet
Mirasçının mirasbırakanın tüm malvarlığı ve borçlarına, ölümle birlikte kendiliğinden geçerek halef olması ilkesidir. Mirasbırakanın borçlarının mirasçılara geçişinin dayanağıdır.

Mirasçıların sorumluluğu: hangi şartlar aranır?

  • Mirasçı sıfatı bulunmalı; sorumluluk, mirası kabul eden ya da kanun gereği mirasçı olan kişilere yöneliktir. Vasiyet alacaklısı mirasçı sayılmaz ve bu sorumluluk ona yüklenmez.
  • Tereke borcunun varlığı gerekir; borç mirasbırakandan intikal etmiş olabileceği gibi, mirasçıların şahsında doğmuş ama miras hukukundan kaynaklanan bir borç da olabilir.
  • Tazminat talep eden kişi ana ya da babası ya da büyükana ya da büyükbabası ile birlikte yaşayan ergin çocuk ya da torun olmalıdır.
  • Bu kişinin emeğini veya gelirini aileye özgülemiş olması gerekir.
  • Tazminatın miktarı uygun olmalıdır; takdir edilecek tutar, ailenin emek ve gelir katkısıyla orantılı olur.
  • Tazminatın ödenmesi sonucunda terekenin borç ödemeden acze düşmemesi gerekir; bu sınır aşılacaksa tazminat ya hiç ya da tam olarak ödenmez.
  • Tazminat, mirasbırakanın borçları gibi, terekenin paylaşılmasından önce ödenir.

Mirasçıların sorumluluğu: hangi sonuçları doğurur?

  • Ergin çocuk ya da torun, koşulları varsa uygun miktarda tazminat talep edebilir ve bu tazminat tereke borcu sayılır.
  • Tazminatın ödenmesi terekeyi borç ödemeden acze düşürecekse tazminat ya hiç ya da tam olarak ödenmez.
  • Tazminat, mirasbırakanın borçları gibi terekenin paylaşılmasından önce ödenir.
  • Mirasçılar tereke borçlarından alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olur; alacaklı dilediği mirasçıya ya da tümüne başvurabilir.
  • Mirasçı, borcun yalnızca miras payı oranında kendisine düştüğünü ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
  • Mirasbırakanın borcu olmayan ergin çocuk ya da torun tazminatı da tereke borcu olarak aynı sorumluluğa tabidir.
  • Mirasbırakan, ergin çocuğun emek ve masraf karşılığı olarak ona belirli mal vasiyet ederek bu tazminat hakkını kullanmasını önleyebilir; hak mirasbırakanın tek taraflı sağlararası beyanı ile ortadan kaldırılamaz.

Mirasbırakanın borcu ile mirasbırakandan intikal etmeyen tereke borcu arasındaki fark nedir?

Mirasbırakanın ölümü anında var olan ve külli halefiyetle mirasçılara geçen borçlar.

Mirasbırakanın borcu olmayan, ancak mirasçıların şahsında veya miras hukukundan doğan tereke borçları; örneğin m.641/2 kapsamındaki tazminat.

Her iki tür de mirasçılar bakımından müteselsil sorumluluğa tabidir ve paylaşmadan önce ödenir. Tazminat ise yalnız m.641/2'de sayılan kişilere tanınır ve terekenin aciz hali sınırına bağlıdır.

Ergin çocuk-torun tazminatı ile diğer hısımlar arasındaki fark nedir?

Ana ya da baba ya da büyükana ya da büyükbaba ile birlikte yaşayan ve emeğini ya da gelirini aileye özgüleyen ergin çocuk ve torunlar.

Amca, yeğen gibi diğer hısımlar, hatta aynı evde yaşayıp emeğini aileye özgüleyen olsalar da.

Yalnız birinci gruba tazminat talep hakkı tanınır; ikinci gruba bu madde kapsamında tereke borcu sayılan bir tazminat talebi doğmaz.

Mirasçının müteselsil sorumluluğu ile vasiyet alacaklısının sorumluluğu arasındaki fark nedir?

Mirasçı sıfatını taşıyan kişi; tereke borçlarından alacaklıya karşı müteselsilen sorumludur.

Lehine belirli mal vasiyet edilen kişi, ayni değil şahsi bir hak kazanır ve mirasçı sayılmaz.

Vasiyet alacaklısı terekenin borçlarından şahsen sorumlu olmaz; mirasçı ise müteselsilen sorumludur.

Mirasçıların sorumluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tazminat hakkını, yalnız ana ya da babası ile birlikte yaşayan ergin çocuklar ve torunlar dışındaki hısımlara da tanımak; m.641/2 kapsamını genişletmek.
  • Tazminatı, terekenin aciz hali sınırına bakmadan tam olarak ödenecek bir borç saymak; oysa ödeme terekeyi acze düşürecekse ödenmez.
  • Mirasçının sorumluluğunu miras payı oranında bölünmüş saymak; sorumluluk müteselsildir.
  • Vasiyet alacaklısını mirasçı gibi değerlendirip terekenin borçlarından şahsen sorumlu tutmak.
  • Tazminatın mirasbırakanın borcu olduğunu varsaymak; bu tazminat mirasbırakanın borcu değildir, tereke borcu sayılır.
  • Paylaşmadan sonra sorumluluğu sınırsız süreli saymak; m.681 uyarınca beş yıl sonra sorumluluk sona erer, alacaklı rıza göstermediği sürece.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mirasçıların tereke borçlarından üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2007/447 E., 2007/457 K., 04.07.2007; Hukuk Genel Kurulu, 2007/448 E., 2007/533 K., 04.07.2007; Hukuk Genel Kurulu, 2007/449 E., 2007/534 K., 04.07.2007)
  • Mirasçıların tereke borçlarından müteselsil sorumluluğunun, paylaşmadan sonra da alacaklı bir açık ya da örtülü rıza göstermedikçe beş yıl devam ettiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2024/1467 E., 2025/184 K., 06.02.2025)
  • Ergin çocuk ya da torunun tazminat hakkının mirasçı sıfatına bağlı olduğu ve bu hakkın ancak mirasçı sıfatına sahip olanlarca kullanılabileceği görüşü benimsenmektedir.
  • Tereke alacaklılarının, mirasçılara bildirim yapılmadan davanın sonuçlandırılmasının usule aykırı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/2161 E., 2020/2191 K., 17.12.2020)

Nasıl ispat edilir?

  • Tazminat talebinde bulunan ergin çocuk ya da torun, ana ya da babası veya büyükana ya da büyükbabası ile birlikte yaşadığını ve emeğini ya da gelirini aileye özgülediğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Tazminatın miktarının uygunluğu, ailenin emek ve gelir katkısı ile birlikte değerlendirilir; bu hususta tanık ve belgesel deliller kullanılabilir.
  • Terekenin borç ödemeden acze düşmeyeceği iddiası, tereke mallarının ve borçlarının dökümü ile ispatlanır; tazminatın ödenmesinin terekeyi acze düşüreceğini ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır.
  • Mirasçının sorumluluğundan kurtulmak için borcun miras payı oranında kendisine düştüğünü ileri sürmesi bir savunma olarak kabul edilmez; bu nedenle bu husus ispat konusu değildir.
  • Alacaklının, paylaşmadan sonra müteselsil sorumluluğu sona erdirdiğini ileri süren mirasçı, alacaklının açık ya da örtülü rızasını ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.681: Paylaşmadan sonra mirasçıların tereke borçlarından müteselsil sorumluluğunun beş yıl süreyle devamını düzenler; bu maddenin sorumluluk rejiminin sürekliliğini tamamlar.
  • 4721 sayılı Kanun m.679: Mirasçıların birbirine karşı sorumluluğunu düzenler; m.641'deki dışa karşı müteselsil sorumlulukla karıştırılmamalıdır.
  • 4721 sayılı Kanun m.682: Tereke borcunu fazla ödeyen mirasçının diğer mirasçılara rücu hakkını düzenler.
  • 4721 sayılı Kanun m.649: Mirasçıların tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini ya da güvenceye bağlanmasını isteme hakkını düzenler.
  • 6098 sayılı Kanun m.162: Müteselsil sorumluluğun kanundan ya da sözleşmeden doğabileceğini ve alacaklı-borçlular arası teselsül ilişkisini düzenler; m.641'in sorumluluğu bu hükümler uyarınca işler.

TMK m.642 — Paylaşmayı isteme hakkı

Madde, miras ortaklığında mirasçıların paylaşmayı isteme hakkını, bu hakkın sınırını, paylaşmanın aynen veya satış yoluyla yapılma yöntemlerini ve taşınmazların bir mirasçıya verilmesi ile denkleştirmeyi düzenler. Ayrıca paylaşmanın, malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacak olması hâlinde ertelenmesini düzenler. Madde, paylı mülkiyet genel hükümlerini değil, tereke paylaşmasına özgü kuralları kapsar. Kişiye uygulanması bakımından miras ortaklığındaki mirasçıları ilgilendirir. Paylaşmanın hangi mahkemede ve hangi usulle görüleceğine ilişkin dava usulünü, paylaşmanın paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılmasını (m.698 ve devamı), miras ortaklığının genel tasfiye esaslarını ve tereke borçlarının ödenmesini düzenlemez (m.698 ve devamı, m.640 ve devamı ile ilgili hükümler). Ortaklığın giderilmesi davasının zamanaşımı ya da hak düşürücü süresi de bu maddede yer almaz.

Paylaşmayı isteme hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

Paylaşma isteme hakkı
Mirasçının, tereke ortaklığını sona erdirmek için diğer mirasçılardan paylaşmayı talep edebilmesi yetkisidir. Bu hak her zaman kullanılabilir; ancak sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olan mirasçı bakımından kullanılamaz.
Aynen paylaşma
Terekedeki belirli malların bizzat mirasçılar arasında bölüştürülmesidir. Olanak bulunmadığında satış yoluna başvurulur.
Satış yoluyla paylaşma
Malların aynen paylaştırılamadığı hâllerde malların satılarak bedelinin mirasçılar arasında paylaştırılmasıdır.
Denkleştirme
Taşınmazların değerleri arasındaki farkın para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında eşitliğin sağlanmasıdır. Taşınmazın tamamının bir mirasçıya verilmesinin doğurduğu değer farkı bu yolla kapatılır.
Paylaşmanın ertelenmesi
Paylaşmanın hemen yapılmasının malın ya da terekenin değerini önemli ölçüde azaltacak olması hâlinde, sulh hâkiminin bir süre için paylaşmayı erteleyebilmesidir. Erteleme istemi mirasçılardan birine aittir.

Paylaşmayı isteme hakkı: hangi şartlar aranır?

  • Paylaşmayı isteyen kişinin tereke mirasçısı olması ve miras ortaklığının bulunması gerekir.
  • Mirasçının, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmaması gerekir; bu yükümlülük varsa paylaşma istenemez.
  • Paylaşmanın aynen yapılması için terekedeki belirli malların aynen paylaştırılabilmesi gerekir; aynen paylaşma olanaksızsa satış yoluna geçilir.
  • Taşınmazların bir mirasçıya verilmesi hâlinde, olanak varsa taşınmazın tamamının bir mirasçıya verilmesi ve değerler arasındaki farkın para ile giderilmesi gerekir.
  • Paylaşmanın derhâl yapılması malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa, mirasçılardan birinin istemi üzerine erteleme kararı verilebilir.
  • Erteleme kararı verilirken sulh hâkimi bu koşulun gerçekleştiğini takdir etmek zorundadır; istemde bulunmayan mirasçı lehine erteleme yapılamaz.

Paylaşmayı isteme hakkı: hangi sonuçları doğurur?

  • Sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürme yükümlülüğü bulunmayan her mirasçı, her zaman paylaşmayı isteyebilir.
  • Sözleşme veya kanunla ortaklığı sürdürme yükümlülüğü bulunan mirasçı, bu yükümlülük devam ettiği sürece paylaşmayı isteyemez.
  • Mirasçı, belirli terekeye ilişkin malların aynen paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir.
  • Aynen paylaşma olanaksızsa malların satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilir.
  • Hâkim, taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar; bu yapılabiliyorsa değer farkı para ödenerek giderilir.
  • Denkleştirme ile miras payları arasında eşitlik sağlanır.
  • Paylaşmanın derhâl yapılması malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa, sulh hâkimi mirasçılardan birinin istemi üzerine paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir.
  • Erteleme kararı verilmemesi hâlinde paylaşma normal şekilde yapılır.

Aynen paylaşma ile satış yoluyla paylaşma arasındaki fark nedir?

Terekedeki belirli malların aynen mirasçılar arasında bölüştürülmesi, olanak bulunduğunda yapılan yöntemdir.

Aynen paylaşmanın olanaksız olduğu hâllerde malların satılarak bedelinin paylaştırılmasıdır.

Önce aynen paylaşma denenir; olanak yoksa satış yoluna geçilir. Satış hâlinde bedel mirasçılar arasında paylaşılır.

Taşınmazın tamamının bir mirasçıya verilmesi ile taşınmazın bölünerek paylaştırılması arasındaki fark nedir?

Olanak varsa taşınmazlardan her biri bir mirasçıya tamamen verilir.

Taşınmazın tamamının bir mirasçıya verilmesinin mümkün olmadığı hâllerde paylaşma diğer yöntemlerle yapılır.

Tamamının bir mirasçıya verildiği durumda mirasçılar arasındaki değer farkı para ödenerek denkleştirilir.

Derhâl paylaşma ile ertelenmiş paylaşma arasındaki fark nedir?

Paylaşmanın hemen yapılması, malın ya da terekenin değerini önemli ölçüde azaltmayacaksa derhâl yapılır.

Derhâl paylaşma değerde önemli kayba yol açacaksa, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh hâkimi erteleme kararı verebilir.

Erteleme kararıyla paylaşma belli bir süre yapılmaz; erteleme kararı verilmezse paylaşma hemen yapılır.

Paylaşmayı isteme hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Paylaşma isteme hakkını, paylaşmanın yapılması için belirli bir süre bulunduğunu varsayarak uygulamak; madde bu hakkın her zaman kullanılabileceğini düzenler.
  • Aynen paylaşma olanaksız olmadan doğrudan satış yoluna gitmek; önce aynen paylaşmanın denenmesi gerekir.
  • Taşınmazın tamamının bir mirasçıya verilmesi hâlinde değer farkını denkleştirmeyi unutmak; para ödenmesi yoluyla denkleştirme zorunludur.
  • Erteleme kararını yalnız mirasçının isteği üzerine değil, kendiliğinden vermek; erteleme yalnız mirasçılardan birinin istemi üzerine yapılabilir.
  • Ortaklığı sürdürme yükümlülüğü bulunan mirasçıya da paylaşma hakkı tanımak; bu yükümlülük paylaşmayı engeller.
  • Paylaşmanın ertelenmesi koşulunu değerin azalmasının önemsiz olduğu hâllerde de uygulamak; erteleme yalnız önemli ölçüde azalma halinde söz konusudur.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Paylaşma isteminin yönetimi açısından mahkemeler, ortaklığın tüm mirasçılar arasında giderilmesi gerektiğini ve bütün paydaşların davada taraf olması gerektiğini kabul etmektedir. (14. Hukuk Dairesi, 2016/4290 E., 2019/1063 K., 07.02.2019)
  • Mahkemeler, paylaşma isteme hakkının mirasçıya her zaman tanındığını, ancak sözleşme veya kanuni yükümlülük bulunduğunda bu hakkın kullanılamayacağını kabul etmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/3209 E., 2025/3445 K., 08.09.2025; 14. Hukuk Dairesi, 2017/1206 E., 2021/508 K., 02.02.2021)
  • Uygulamada paylaşmanın önce aynen yapılmasının, olanak yoksa satış yoluyla yapılmasının esas alındığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/1538 E., 2024/2151 K., 22.04.2024)
  • Mahkemeler, 642. maddenin tereke paylaşmasına özgü düzenlemeler getirdiğini ve bunların uygulanmasının dikkat gerektirdiğini kabul etmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2012/15602 E., 2012/17538 K., 27.12.2012)

Nasıl ispat edilir?

  • Paylaşmayı isteyen mirasçı, kendisinin tereke mirasçısı olduğunu ve miras ortaklığının bulunduğunu mirasçılık belgesi ile ispatlar.
  • Paylaşmanın, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürme yükümlülüğü bulunmadığını ileri süren mirasçı bu iddiasını ispatlamalıdır; yükümlülüğün varlığını ileri süren karşı taraf da bu yükümlülüğü belgeyle kanıtlamalıdır.
  • Aynen paylaşmanın olanaksız olduğunu ileri süren taraf, taşınmazın fiziki durumu ve bilirkişi raporu gibi delillerle olanaksızlığı ispatlar.
  • Erteleme isteyen mirasçı, paylaşmanın hemen yapılmasının malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacağını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat genellikle bilirkişi raporu ile yapılır.
  • Taşınmazların değer farkının denkleştirilmesi bakımından, değerleme raporu ile taşınmazların değerinin belirlenmesi gerekir; değer farkını ileri süren taraf bunu ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.698: Paylı mülkiyette paylaşma isteme hakkının sınırlarını belirler; m.642 tereke için özel hükümler getirirken m.698 paylı mülkiyetin genel sınırlarını düzenler. Atıf kaynakta bağlantı olarak geçer.
  • 4721 sayılı Kanun: Miras ortaklığı, tereke ve mirasçılık hükümleri bu maddenin uygulandığı genel çerçeveyi oluşturur; kanunun tamamı kapsamında değerlendirilir.

TMK m.643 — Cenin nedeniyle erteleme

Madde, mirasın açıldığı tarihte mirasçı olabilecek bir cenin bulunması hâlinde paylaşmanın ne zamana kadar ertelendiğini ve cenin için ana adına geçim giderinin terekeden istenebilmesini düzenler. Ertelemenin kanun gereği kendiliğinden doğduğu, hâkim kararı ya da mirasçı talebi gerektirmediği hükme bağlanmıştır. Hüküm, mirasçı olabilecek ceninler bakımından ve paylaşma işlemleri yönünden uygulanır. Madde, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla paylaşmanın geciktirilmesini düzenlemez (m.643'ün dışında, TMK m.649 ve devamı ile ölüme bağlı tasarruf hükümleri). Hâkim kararıyla paylaşmanın ertelenmesi (m.642) ve ceninin hak ehliyetinin kazanılma koşulları (m.28, m.582) bu maddede düzenlenmez. Ceninin mirasçılık sıfatının kapsamı ve sağ doğmak koşulu m.582'de, ileride doğacak çocuğa ilişkin hükümler m.583'te yer alır.

Cenin nedeniyle erteleme: hangi kavramlar bilinmeli?

Cenin
Ana rahminde bulunan, henüz doğmamış çocuktur. Mirasçılık bakımından cenin, sağ ve tam olarak doğmak koşuluyla mirasçı olabilir; ölü doğarsa mirasçılık hiç doğmamış sayılır.
Paylaşmanın ertelenmesi
Mirasın açıldığı anda cenin bulunuyorsa tereke paylaşımının cenin doğuncaya kadar durdurulmasıdır. Bu erteleme hâkim takdirine ya da mirasçı talebine bağlı değildir.
Geçim giderleri
Cenini taşıyan ananın doğuma kadar ihtiyaç duyduğu bakım ve geçim masraflarıdır. Ananın muhtaç olması koşuluna bağlıdır ve terekeden karşılanır.
Muhtaçlık
Ananın kendi geliriyle ya da malvarlığıyla geçimini sağlayamaması durumudur. Geçim giderinin terekeden istenebilmesi için bu koşul aranır.

Cenin nedeniyle erteleme: hangi şartlar aranır?

  • Mirasın açıldığı tarihte mirasçı olabilecek bir cenin bulunmalıdır.
  • Cenin, ölüm anında ana rahminde bulunmalı ve mirasçı olabilecek konumda olmalıdır.
  • Paylaşmanın ertelenmesi için ayrıca mirasçı talebi veya hâkim kararı aranmaz; erteleme kanun gereği gerçekleşir.
  • Ana geçim giderlerinin terekeden istenebilmesi için ananın muhtaç olması gerekir.
  • Geçim giderinin istenmesi doğuma kadar olan dönemle sınırlıdır.

Cenin nedeniyle erteleme: hangi sonuçları doğurur?

  • Mirasın açıldığı tarihte cenin varsa paylaşma cenin doğuncaya kadar ertelenir.
  • Cenin sağ doğarsa, mirasçılık sıfatını geçmişe etkili olarak kazanır ve paylaşma bu kişi dâhil yapılır.
  • Cenin ölü doğarsa, paylaşma o hiç yokmuş gibi yapılır.
  • Doğum beklenmeden yapılan paylaşma, sonradan sağ doğan cenin bakımından geçersiz sayılır ve tekrar paylaşma istenebilir.
  • Ana muhtaç ise doğuma kadar geçim giderlerinin terekeden sağlanmasını isteyebilir.
  • Cenin ölü doğsa bile ananın almış olduğu geçim giderleri geri istenemez.

Sağ doğan cenin ile ölü doğan cenin arasındaki fark nedir?

Cenin sağ ve tam olarak doğarsa mirasçılık sıfatını ana rahmine düştüğü andan itibaren geçmişe etkili olarak kazanır.

Cenin ölü doğarsa mirasçılık hiç doğmamış sayılır ve paylaşma o yokmuş gibi yapılır.

Sağ doğumda cenin dâhil edilerek paylaşma yapılır; ölü doğumda ertelenen paylaşma cenin hesaba katılmadan gerçekleştirilir.

Doğum beklenmeden yapılan paylaşma ile doğum beklenerek yapılan paylaşma arasındaki fark nedir?

Cenin doğmadan paylaşma yapılmışsa, sonradan sağ doğan cenin açısından paylaşma geçersiz sayılır.

Doğum kesinleşinceye kadar bekleyerek yapılan paylaşma ceninin haklarını korur ve geçersizlik riski taşımaz.

Sonradan sağ doğan cenin yönünden tekrar paylaşma talep edilebilir; bu sonuç mirasçıların anlaşmasıyla ya da mahkeme kararıyla yapılan paylaşma için aynıdır.

Cenin için paylaşmanın ertelenmesi ile mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla ertelenen paylaşma arasındaki fark nedir?

Madde 643 kapsamındaki erteleme, cenin bulunduğu için kanundan doğar ve kimsenin talebine ya da hâkim takdirine bağlı değildir.

Mirasbırakanın tasarrufuyla yapılan erteleme, ölüme bağlı tasarrufun iradesine dayanır ve ayrı hükümlere tabidir.

Cenin nedeniyle erteleme kendiliğinden işler; mirasbırakanın tasarrufuna dayalı erteleme ise bu maddenin kapsamına girmez.

Ananın geçim giderinin terekeden istenmesi ile sebepsiz zenginleşme arasındaki fark nedir?

Ana muhtaç ise doğuma kadar geçim giderinin terekeden sağlanmasını isteyebilir.

Cenin ölü doğarsa da ananın ertelenme süresinde aldığı bakım giderleri sebepsiz zenginleşme oluşturmaz.

Ölü doğum hâlinde bile verilen geçim yardımı geri istenemez; bu, ananın lehine kesinleşen bir kazanımdır.

Cenin nedeniyle erteleme: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Cenin nedeniyle erteleme için hâkimden karar istemek; erteleme kanundan kendiliğinden doğar, m.642'deki hâkim kararı ile karıştırılmamalıdır.
  • Ölü doğan ceninin payını paylaşmada hesaba katmak; ölü doğum hâlinde paylaşma cenin yokmuş gibi yapılır.
  • Sağ doğmuş cenini paylaşma sırasında hesaba katmamak; sağ doğum hâlinde mirasçılık geriye etkili kazanıldığından paylaşma yenilenmelidir.
  • Ölü doğan ceninin ananın aldığı geçim giderlerini sebepsiz zenginleşme gerekçesiyle geri istemek; madde bu hâlde geri istemeyi açıkça dışlar.
  • Ananın muhtaçlığını aramadan terekeden geçim giderini doğrudan ödemek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Cenin nedeniyle paylaşmanın ertelenmesinin kanundan doğduğu, hâkim kararı ya da bir mirasçının talebi aranmadan işlediği kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/13644 E., 2026/4281 K., 09.03.2026; 10. Daire, 2022/2208 E., 2025/2091 K., 17.04.2025)
  • Cenin sağ doğduğunda dava ya da paylaşma kararının geçersiz hâle gelebileceği, ölü doğum hâlinde ise yapılan paylaşmanın geçerli kaldığı kabul edilmektedir. (10. Daire, 2022/1700 E., 2025/2087 K., 17.04.2025; İkinci Bölüm, 2013/2803 E., 21.01.2016)
  • Ceninin taraf olduğu davada taraf ehliyetinin doğuma bağlı olduğu, cenin ölü doğarsa davanın reddedilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (10. Daire, 2023/684 E., 2025/2090 K., 17.04.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Paylaşmanın ertelenmesini talep eden ya da ertelenmesi gerektiğini ileri süren tarafın, mirasın açıldığı anda cenin bulunduğunu ispatlaması gerekir; bu hususta ana ile ilgili sağlık ve nüfus kayıtları kullanılabilir.
  • Cenin sağ doğduğunu veya ölü doğduğunu ispat yükü, paylaşma davasını sürdüren ya da ondan yararlanmak isteyen tarafa aittir; doğum raporu ve nüfus kaydı başlıca delildir.
  • Ananın muhtaçlığını ve geçim giderinin terekeden istenmesi koşulunu ileri süren ana, muhtaçlığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Doğum beklenmeden yapılan paylaşmanın geçersizliğini ileri süren mirasçı, paylaşma tarihinde cenin bulunduğunu ve sonradan sağ doğduğunu ispatlamalıdır. (10. Daire, 2023/5371 E., 2025/2088 K., 17.04.2025)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.582: Cenin için mirasçı olmanın sağ doğma koşuluna bağlı olduğunu düzenler; bu maddedeki erteleme sonucunun dayanağıdır.
  • 4721 m.28: Ceninin kişiliğinin ana rahmine düşme anından itibaren başlayıp sağ ve tam doğumla kesinleştiğini belirler; geriye etkili mirasçılık sonucunun temelidir.
  • 4721 m.642: Terekenin derhal paylaşılmasının sakıncalı olduğu hâllerde hâkimin paylaşmayı erteleyebileceğini düzenler; m.643'teki kanuni erteleme ile karıştırılmamalıdır.
  • 4721 m.583: İleride doğacak çocuğun mirasçılığını düzenler; cenin ile ileride doğacak çocuk ayrımında karşılaştırma yapılmasını sağlar.

TMK m.644 — Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi

Madde, miras ortaklığında terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminin usulünü düzenler: sulh hâkiminin diğer mirasçılara çağrıda bulunması, itiraz süreci ve itiraz yoksa ya da paylaşma davası açılmazsa dönüşüme karar verilmesi. Hüküm, terekeye dahil diğer hak ve alacakların paylara oranında bölünmesine de uygulanır. Madde, miras ortaklığı dışındaki elbirliği ortaklıklarına (mal ortaklığı, aile malları ortaklığı, adi ortaklık) uygulanmaz. Paylı mülkiyetin kuruluşu, yönetimi ve paydaşlığın giderilmesi (izale-i şüyu) ayrı maddelerde düzenlenmiştir; miras ortaklığının paylaşma yöntemi ve tasfiyesi de m.642 ve devamındadır.

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Elbirliği mülkiyeti
Birden çok kişinin bir malın tamamı üzerinde, paylara bölünmeksizin ortak bir bağ (bu maddede miras ortaklığı) ile malik olması durumudur. Paylı mülkiyetten farkı, ortaklar arasında belirli bir pay bulunmamasıdır.
Paylı mülkiyet
Birden çok kişinin bir şeyin tamamına belli paylarla malik olduğu hâldir. Madde uyarınca dönüşüm sonucunda mirasçılar miras payları oranında paylı malik olur.
Terekeye dahil diğer haklar ve alacaklar
Mülkiyet dışında terekeye giren hak ve alacaklardır. Bunlar için elbirliği mülkiyeti değil elbirliği hak sahipliği söz konusudur ve dönüşüm paylara oranında bölünme biçiminde gerçekleşir.
Çağrı ve itiraz
Sulh hâkiminin diğer mirasçılara, belirlediği süre içinde varsa itirazlarını bildirmelerini bildirmek üzere yaptığı davettir. Bu çağrı, dönüşüm isteminin ön aşamasıdır.
Paylaşma davası
Mirasçılardan birinin, dönüşümün engellenmesi için belirlenen süre içinde miras ortaklığının paylaşılmasını dava yoluyla istemesidir. Bu dava açıldığında dönüşüm gerçekleşmez.

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi: hangi şartlar aranır?

  • Bir mirasçının, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunması gerekir.
  • Sulh hâkimi diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmelerini istemelidir.
  • Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmemiş olmalıdır.
  • Mirasçılardan hiçbiri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmamış olmalıdır.
  • Dönüşüm, yalnızca istem konusu mal veya haklar üzerinde karar verilerek gerçekleşir; bu nedenle istemin kapsamı belirleyicidir.
  • Terekeye dahil diğer hak ve alacaklar bakımından da aynı koşullar aranır ve bölünme paylar oranında gerçekleşir.

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmezse ya da mirasçılardan biri süre içinde paylaşma davası açmazsa, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülmeye karar verilir.
  • Dönüşüm kararı, mirasçıların miras payları oranında paylı malik olmasını doğurur.
  • Paylaşma davası süre içinde açılırsa dönüşüm gerçekleşmez ve miras ortaklığı paylaşma yoluyla sürer.
  • Terekeye dahil diğer hak ve alacaklar bakımından da aynı usul uygulanır ve bölünme paylar oranında gerçekleşir.
  • Dönüşüm yalnızca istem konusu malları kapsar; kalan tereke üzerinde miras ortaklığı devam eder.
  • Madde, kanun hükmü olarak miras ortaklığı dışındaki elbirliği ortaklıklarında uygulanmaz.

Elbirliği mülkiyeti ile elbirliği hak sahipliği arasındaki fark nedir?

Terekedeki mallar üzerindeki mirasçılık hâli; ortaklar bir malın tamamına belirli pay olmaksızın malik olur.

Mülkiyet dışındaki hak ve alacaklar; mülkiyet hükümleri kıyasen uygulanır.

Mülkiyet için dönüşüm paylı mülkiyete geçişle, hak ve alacaklar için paylar oranında bölünmeyle gerçekleşir; ikisi aynı çerçevede dönüşür ama kurallar kıyas yoluyla ayrılır.

Mal üzerindeki dönüşüm ile tüm tereke üzerindeki dönüşüm arasındaki fark nedir?

Mirasçı yalnızca belirli mal veya malları paylı mülkiyete dönüştürülmesini isteyebilir.

Tüm tereke için dönüşüm istenmesi, miras ortaklığını tamamen sona erdirir.

Yalnız belirli mallarda dönüşüm olursa miras ortaklığı kalan tereke üzerinde sürer; tüm tereke için dönüşümde ortaklık sona erer.

Madde 644 dönüşümü ile paylaşma (m.642) ve izale-i şüyu (m.699) arasındaki fark nedir?

Madde 644 uyarınca dönüşüm, paylaşma yapılmadan elbirliği yerine paylı mülkiyet doğuran bir karardır.

Paylaşma, terekenin tasfiye edilerek mirasçılar arasında bölünmesidir; paylı mülkiyet bölüşümü ise paydaşlığın giderilmesi davasıyla yapılır.

Dönüşümden sonra mal artık paylaşma davasına değil izale-i şüyu davasına tabi olur.

Miras ortaklığı ile diğer elbirliği ortaklıkları arasındaki fark nedir?

Miras ortaklığında mirasçılardan biri madde 644 uyarınca dönüşüm davası açabilir.

Mal ortaklığı, aile malları ortaklığı veya adi ortaklıkta ortağın böyle bir dava hakkı bulunmaz.

Dönüşüm yalnızca miras ortaklığına özgüdür; diğer ortaklıklarda ortaklık sona erdirme yolu ayrıca aranır.

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde 644 dönüşümünü tüm miras ortaklığını kendiliğinden sona erdiren bir işlem saymak; yalnızca istem konusu mallar bakımından dönüşüm olur ve kalan tereke üzerinde ortaklık sürer.
  • Dönüşümden sonra malın paylaşma davasına (m.642) tabi olacağını düşünmek; dönüşümden sonra paydaşlığın giderilmesi (m.699) yolu açılır.
  • Mal ortaklığı, aile malları ortaklığı veya adi ortaklıkta da madde 644 dönüşüm talebinin yapılabileceğini varsaymak; madde yalnızca miras ortaklığı için düzenleme getirmiştir.
  • Sulh hâkiminin çağrısı üzerine itiraz süresini kendi takdiri veya başka kanundan bir süre ile karıştırmak; süre hâkim tarafından belirlenir.
  • Mirasçılardan birinin paylaşma davası açmasının dönüşümü durdurmadığını, aksine dönüşümü engellediğini gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mirasçının dönüşüm istemi, sulh hâkiminin çağrısı üzerine diğer mirasçılara tebliğ edilir ve tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı kararın geçerliliğini etkiler. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3385 E., 2024/4269 K., 03.10.2024)
  • Dönüşüm kararı, terekedeki taşınmaz ve taşınırlar üzerinde mirasçıların miras payları oranında paylı mülkiyet hakları doğurur. (14. Hukuk Dairesi, 2016/17699 E., 2020/5929 K., 07.10.2020)
  • Dönüşüm sonrası mal artık paylaşma davasına değil paydaşlığın giderilmesi davasına tabi olur. (14. Hukuk Dairesi, 2016/17699 E., 2020/5929 K., 07.10.2020)
  • Tereke şirket paylarını da kapsayabilir; şirket payları üzerindeki istemde madde kapsamındaki mal ya da hakkın niteliği tartışma konusu olur. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2021/2053 E., 2021/2271 K., 24.12.2021)
  • Madde 644 uyarınca dönüşüm talebinin tapu ve resmi şekil bakımından uygulanma biçimi, yetkili merci ve usul yönünden tartışmalıdır. (5. Hukuk Dairesi, 2025/12582 E., 2026/3500 K., 02.03.2026; 5. Hukuk Dairesi, 2025/14099 E., 2026/3636 K., 02.03.2026; 5. Hukuk Dairesi, 2025/4801 E., 2025/8211 K., 22.05.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Dönüşümü isteyen mirasçı, miras ortaklığının varlığını ve terekeye dahil malın elbirliği mülkiyetinde bulunduğunu ispatla yükümlüdür; mirasçılık belgesi ve tereke dökümü temel delillerdir.
  • Diğer mirasçının elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılan itirazını, bu itirazın dayanağını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Paylaşma davasının süre içinde açıldığını ileri süren mirasçı, dava dilekçesinin ve açılış tarihinin belgesiyle bunu ispatlar.
  • Tebligat, çağrının usulüne uygun yapıldığını gösteren tebliğ belgesiyle ispatlanır; tebliğin eksikliği dönüşüm kararının geçerliliğini etkiler. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3385 E., 2024/4269 K., 03.10.2024)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.642: Miras ortaklığının paylaşılmasına ilişkin genel hükümdür. Madde 644 uyarınca dönüşüm yerine paylaşma davası açılırsa bu madde uygulanır.
  • 4721 m.676: Terekeye dahil mallar üzerindeki elbirliği mülkiyetinin kapsamına ilişkin olarak anılır; dönüşümün mallar bakımından sınırını gösterir.
  • 4721 m.677: Miras payının devrinin etkisini düzenler; mirasçının payını devretmesi ile madde 644 dönüşümü arasındaki ayrımda kullanılır.
  • 4721 m.681: Tereke borçlarından dolayı mirasçıların müteselsil sorumluluğunun dönüşüm sonrası sona ermesine ilişkin süreyi düzenler.
  • 4721 m.699: Dönüşümden sonra paylı malın paydaşlığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası ile paylı mülkiyetin sona erdirilmesini sağlar.
  • 4721 m.703: Elbirliği mülkiyetinin sona ermesinin genel hâllerini düzenler; paylı mülkiyete geçiş de bunlardan biridir.
  • 4721 m.688: Paylı mülkiyetin genel hükümlerini başlatır; dönüşümden sonra bu hükümler uygulanır.

TMK m.645 — Birlikte yaşayanların hakkı

Madde, mirasbırakanın ölümü anında onunla birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimseler bakımından, ölüm tarihinden itibaren üç aylık bakım ve geçim giderlerinin terekeden karşılanmasını isteme hakkını düzenler. Hak, mirasbırakanla birlikte yaşayıp onun bakımında bulunan kişilere tanınmıştır ve bu kişiler mirasçı olmak zorunda değildir. Madde, bakım giderlerinin miktarının hesabını, nafakanın mirasçılar arasında paylaştırılma biçimini ve hakkın ileri sürülme usulünü düzenlemez; bu konular ayrı hükümlere ve genel ilkelere bırakılmıştır. Ayrıca mirasçıların tereke ile ilişkisi ve tereke borçlarının ödeme sırası bu maddede yer almaz.

Birlikte yaşayanların hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

Birlikte yaşama
Mirasbırakanla aynı konutta veya ortak yaşam alanında barınma ihtiyacını birlikte karşılama durumudur. Maddenin uygulanması için birlikte yaşamanın ölüm anında mevcut olması gerekir.
Bakım ve geçim giderleri
Kişinin yaşamını sürdürmesi için zorunlu olan barınma, yiyecek, sağlık ve benzeri ihtiyaçlara ilişkin harcamalardır. Bu giderler, hakkın kapsamını belirleyen ölçüttür ve maddede miktar olarak sınırlandırılmamıştır.
Tereke
Mirasbırakanın ölümü anında geriye kalan ve borçları ödendikten sonra mirasçılara geçecek malvarlığının bütünüdür. Bu madde kapsamındaki giderler terekeden karşılanır.
Üç aylık süre
Hakkın kapsadığı zaman dilimidir ve ölüm tarihinden başlar. Bu süre, giderlerin kapsamını sınırlayan bir üst zaman sınırıdır.

Birlikte yaşayanların hakkı: hangi şartlar aranır?

  • Mirasbırakanın ölmüş olması gerekir.
  • İsteyenin mirasbırakanla ölüm anında birlikte yaşıyor olması gerekir.
  • İsteyenin mirasbırakan tarafından bakılıyor olması gerekir.
  • Talep, ölüm tarihinden başlayarak üç aylık bakım ve geçim giderleri ile sınırlı olmalıdır.
  • Giderlerin terekeden karşılanması istenmelidir; giderler kişinin kendi malvarlığından karşılanmaz.

Birlikte yaşayanların hakkı: hangi sonuçları doğurur?

  • Birlikte yaşayan ve bakılan kişi, ölüm tarihinden başlayarak üç aylık bakım ve geçim giderlerinin terekeden sağlanmasını isteyebilir.
  • Birlikte yaşamayan veya mirasbırakan tarafından bakılmayan kişi bu hakka sahip olmaz.
  • Hak, üç aylık dönemle sınırlıdır; bu dönemden sonraki giderler bu madde ile terekeden istenemez.
  • Giderler terekeden karşılanacağı için, bu giderler mirasçıların kendi malvarlığından ödenmesi yükümlülüğü doğurmaz.

Birlikte yaşayan bakılan kişi ile yalnızca birlikte yaşayan kişi arasındaki fark nedir?

Mirasbırakanla ölüm anında birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kişiler hakkı kullanabilir.

Birlikte yaşamayan veya yalnızca bakım ilişkisi bulunmayan kişiler maddenin koruması dışındadır.

Hakkın doğması için hem birlikte yaşama hem bakım birlikte aranır; yalnız biri yeterli değildir.

Üç aylık süre ile bu süreden sonraki bakım arasındaki fark nedir?

Madde, ölüm tarihinden itibaren üç aylık bakım ve geçim giderlerini düzenler.

Üç ayı aşan dönem için madde ayrı bir talep hakkı tanımaz.

Talep kapsamı üç ayla sınırlıdır; üç ayı aşan giderler bu madde kapsamında istenemez.

Birlikte yaşayanların hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Üç aylık süreyi, mirasbırakanın ölümünden sonra geçen süreden bağımsız, sınırsız bir bakım süresi olarak görmek.
  • Birlikte yaşama koşulunu yeterli sayıp bakım ilişkisinin varlığını aramamak veya tersine yalnız bakımı yeterli sayıp birlikte yaşamayı aramamak.
  • Hakkı mirasçılık sıfatına bağlamak; madde mirasçı olmayan kişilere de tanınmıştır, mirasçılık şartı aranmaz.
  • Giderleri mirasçıların kişisel malvarlığından ödenecek bir borç gibi değerlendirmek; madde terekeden karşılanmayı düzenler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Ölüm sonrası bakım alacağının tereke borcu niteliğinde olduğu ve ölüm anında birlikte yaşama ile bakım ilişkisinin birlikte aranması gerektiği kabul edilmektedir.
  • Ergin altsoyun ölüm sonrası bedel alacağında, ödenecek bedelin terekenin borç ödeme gücünü bozmayacak bir miktara indirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Hakkı ileri süren kişi, mirasbırakanla ölüm anında birlikte yaşadığını ve onun tarafından bakıldığını ispatlamakla yükümlüdür; bu, konut kaydı, tanık beyanı ve bakım ilişkisini gösteren belgelerle ispatlanır.
  • Hakkı ileri süren kişi, talep ettiği giderlerin bakım ve geçim niteliğinde olduğunu ve üç aylık dönemle ilgili olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Mirasçılar, isteyenin birlikte yaşamadığını veya bakım ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerse bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.641: Ölen kişinin altsoyunun ve belirli kişilerin saklı pay ve tazminat haklarını düzenler; bu madde ile birlikte değerlendirilerek mirasçıların sorumluluğu ve tereke ilişkisi ele alınır.
  • 4721 sayılı Kanun m.370: Ev halkı ile ev başkanı arasındaki ilişkiyi düzenler; birlikte yaşama ve bakım ilişkisinin kurulmasında yardımcı ölçüt sağlar.
  • 4721 sayılı Kanun m.371: Ergin altsoyun emek veya gelirini aileye özgülemesi halinde bedel isteme hakkını düzenler; ölüm sonrası bedel alacağının tereke borcu niteliğinde olması bakımından ilgilidir.

Süreler

SüreMaddeHüküm
üç aylıkm.645Mirasbırakanın ölümünde onunla birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimseler, ölüm tarihinden başlayarak üç aylık bakım ve geçim giderlerinin terekeden sağlanmasını isteyebilirler.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

30 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2023/433 E., 2025/214 K., 09.04.2025
    İlgili madde: m.640
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2023/781 E., 2024/321 K., 06.06.2024
    İlgili madde: m.640
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2008/676 E., 2008/695 K., 12.11.2008
    İlgili madde: m.640
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2007/447 E., 2007/457 K., 04.07.2007
    İlgili madde: m.641
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2007/448 E., 2007/533 K., 04.07.2007
    İlgili madde: m.641
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2007/449 E., 2007/534 K., 04.07.2007
    İlgili madde: m.641
  7. 5. Hukuk Dairesi, 2025/13644 E., 2026/4281 K., 09.03.2026
    İlgili madde: m.643
  8. 5. Hukuk Dairesi, 2025/12582 E., 2026/3500 K., 02.03.2026
    İlgili madde: m.644
  9. 5. Hukuk Dairesi, 2025/14099 E., 2026/3636 K., 02.03.2026
    İlgili madde: m.644
  10. 4. Daire, 2024/2922 E., 2025/5554 K., 23.10.2025
    İlgili madde: m.641
Diğer 20 karar
  1. 7. Hukuk Dairesi, 2025/3209 E., 2025/3445 K., 08.09.2025
    İlgili madde: m.642
  2. 5. Hukuk Dairesi, 2025/4801 E., 2025/8211 K., 22.05.2025
    İlgili madde: m.644
  3. 10. Daire, 2022/2208 E., 2025/2091 K., 17.04.2025
    İlgili madde: m.643
  4. 10. Daire, 2023/5371 E., 2025/2088 K., 17.04.2025
    İlgili madde: m.643
  5. 10. Daire, 2022/1700 E., 2025/2087 K., 17.04.2025
    İlgili madde: m.643
  6. 10. Daire, 2023/684 E., 2025/2090 K., 17.04.2025
    İlgili madde: m.643
  7. 7. Hukuk Dairesi, 2024/3385 E., 2024/4269 K., 03.10.2024
    İlgili madde: m.644
  8. 7. Hukuk Dairesi, 2023/1671 E., 2024/2881 K., 23.05.2024
    İlgili madde: m.642
  9. 7. Hukuk Dairesi, 2024/1538 E., 2024/2151 K., 22.04.2024
    İlgili madde: m.642
  10. 14. Hukuk Dairesi, 2017/1206 E., 2021/508 K., 02.02.2021
    İlgili madde: m.642
  11. 14. Hukuk Dairesi, 2016/17699 E., 2020/5929 K., 07.10.2020
    İlgili madde: m.644
  12. 14. Hukuk Dairesi, 2016/4290 E., 2019/1063 K., 07.02.2019
    İlgili madde: m.642
  13. 6. Hukuk Dairesi, 2012/15602 E., 2012/17538 K., 27.12.2012
    İlgili madde: m.642
  14. İkinci Bölüm, 2013/2803 E., 21.01.2016
    İlgili madde: m.643
  15. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2099 E., 2026/660 K., 09.04.2026
    İlgili madde: m.640
  16. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2096 E., 2025/1977 K., 20.11.2025
    İlgili madde: m.640
  17. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2024/1467 E., 2025/184 K., 06.02.2025
    İlgili madde: m.641
  18. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2021/2053 E., 2021/2271 K., 24.12.2021
    İlgili madde: m.644
  19. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2021/1175 E., 2021/1406 K., 18.06.2021
    İlgili madde: m.640
  20. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/2161 E., 2020/2191 K., 17.12.2020
    İlgili madde: m.641

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 5. Miras Hukuku bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış