HMK › İspat ve deliller › Belge ve senet
Senette çıkıntı, kazıntı ve silinti, yazı veya imza inkârı
Kısaca
Senet üzerindeki çıkıntı, kazıntı ve silintilerin delil değeri ile senedin kısmen ya da tamamen hükümsüz sayılmasına ilişkin kuralı düzenler.
Kapsam
Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.207–214 hükümlerini kapsar.
- HMK m.207Senette çıkıntı, kazıntı ve silinti
- HMK m.208Yazı veya imza inkârı
- HMK m.209Yazı veya imza inkârının sonucu
- HMK m.210Güvenli elektronik imzalı belgenin inkârı
- HMK m.211Sahtelik incelemesi
- HMK m.212Sahte senedin iptali
- HMK m.213Haksız yere sahtelik iddiası
- HMK m.214Sahtelik hakkında hukuk ve ceza mahkemesi kararlarının etkisi
HMK m.207 — Senette çıkıntı, kazıntı ve silinti
Senet üzerindeki çıkıntı, kazıntı ve silintilerin delil değeri ile senedin kısmen ya da tamamen hükümsüz sayılmasına ilişkin kuralı düzenler. Hüküm hem adi hem resmi senetler bakımından uygulanır; tarafların senet üzerinde yaptığı sonradan değişikliklerin inkâr hâlindeki durumunu kapsar. Düzenlemesi, değişikliğin ayrıca onanıp onanmadığına ve mahkemenin senedin geçerliliği ile anlamına etkisine göre sonuç bağlar. Sahtelik iddiasının ispatı için bilirkişi incelemesinin usulünü (m.211 ve devamı) düzenlemez. Senedin sahte olduğuna dair kararın kesinleşmesi ile resmi senetlerde aslın iptalini (m.210 ve ilgili maddeler) düzenlemez. Yazılı delillerin ibrazı ve sunulmasını (m.189 ve devamı) düzenlemez. Kambiyo senedinde tahrifatın takip hukukuna etkisi, İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili hükümlerinde ayrıca düzenlenmiştir.
Senette çıkıntı, kazıntı ve silinti: hangi şartlar aranır?
- Senet üzerinde çıkıntı, kazıntı veya silinti bulunmalıdır.
- Bu değişiklik, senedi düzenleyen ya da aleyhine kullanılacak kişi tarafından imza veya paraf ile ayrıca onanmamış olmalıdır.
- Aleyhine senet kullanılan taraf, değişikliğin kendisine ait olmadığını inkâr etmiş olmalıdır; inkâr yokken hüküm işlemez.
- Değişiklik mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülmelidir ki senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilsin.
- Onanmış değişiklik ise inkâr hâlinde de senetteki değişiklik göz önünde tutulur; bu hâlde hükümsüzlük hükmü uygulanmaz ve değişiklik onanmış hâliyle değerlendirilir.
Senette çıkıntı, kazıntı ve silinti: hangi sonuçları doğurur?
- Çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa ve inkâr edilmişse, bu değişiklik göz önünde tutulmaz.
- Değişiklik mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir.
- Değişiklik etkili değilse senet değişiklik öncesi hâliyle geçerliliğini sürdürür.
- Değişiklik onanmış ise ve inkâr yoksa değişiklik senet metninin parçası olarak değerlendirilir.
- Senet kambiyo senedi niteliğini taşıyorsa, değişikliğin tarihi veya bedeli üzerindeki etkisi takip hukukunda ayrıca değerlendirilir.
- Kısmi hükümsüzlükte senedin değişmeyen kısmı için alacaklı yararlanmaya devam edebilir; değişikliğin etkilediği kısım için ise hak talebi dinlenmez.
Onanmış değişiklik ile onanmamış değişiklik arasındaki fark nedir?
Değişiklik senedi düzenleyen veya aleyhine kullanılacak kişi tarafından imza ya da paraf ile onanmışsa, değişiklik senedin bir parçası olarak kabul edilir.
Değişiklik onanmamışsa, inkâr hâlinde göz önünde tutulmaz.
Onanmamış değişiklik inkâr üzerine yok hükmündedir ve senet değişiklik öncesi hâliyle değerlendirilir.
Adi senet ile resmi senet (noter senedi) arasındaki fark nedir?
Adi senette hüküm doğrudan uygulanır ve onay, senedin altındaki imza ya da paraf ile sağlanır.
Noter senedinde ilgilinin imzası ve noterin onayı aranır; Noterlik Kanunu m.81/I'e göre çıkıntılar el yazısı ile yapılamaz.
Noter senedinde, ilgilinin imzası ve noter onayı taşımayan çıkıntı geçerli değildir; ilgililerin elindeki noter senetlerinde mahkeme geçerlilik etkisini değerlendirebilir.
Senedin tamamen ile kısmen hükümsüzlüğü arasındaki fark nedir?
Değişiklik senedin geçerliliğini ve anlamını tümüyle etkiliyorsa senet tamamen hükümsüz sayılabilir.
Değişiklik yalnızca belli bir kısmı etkiliyorsa, senet kısmen hükümsüz sayılabilir.
Hükümsüzlüğün kapsamı değişikliğin etkisine göre belirlenir; değişikliğe konu olmayan kısım geçerliliğini koruyabilir.
Sahtelik iddiası ile senette tahrifat iddiası arasındaki fark nedir?
Sahtelik, imzanın veya senedin tümünün başkasınca düzenlenmesi iddiasıdır.
Tahrifat, mevcut senet üzerinde sonradan yapılan değişikliktir ve m.207 bu hâle ilişkindir.
Tahrifat iddiasında onanma aranır ve değişiklik onanmamışsa yok sayılır; sahtelik ayrı bir ispat rejimine tabidir.
Senette çıkıntı, kazıntı ve silinti: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Değişikliği paraf veya imza ile onanmış saymak, oysa onanmanın değişikliğin yapıldığı yerde ve ayrıca yapılmış olması gerekir.
- Onanmamış değişikliği inkâr edilmeden de dikkate almak; hüküm yalnızca inkâr hâlinde işler.
- Tahrifatı kabul edip senedin tümünü hükümsüz saymak; oysa değişikliğin etkilediği kısım ile senedin geri kalan kısmı ayrı değerlendirilir.
- Bilirkişi incelemesi yapılmadan imza veya paraf itirazını çözmek; mahkemenin yöntemince inceleme yaptırması gerekir.
- Noter senedindeki çıkıntıyı adi senet gibi değerlendirmek; noter senedinde ilgilinin imzası ve noter onayı aranır.
- Tahrifatın kambiyo vasfına etkisini göz ardı etmek; vade veya tanzim tarihindeki tahrifat takip hukukunda ayrıca sonuç doğurur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, senetteki değişiklikleri geçerli saymak için değişikliği yapan kişinin imza veya parafının bulunmasını aramaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/891 E., 2025/1479 K., 06.11.2025; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/839 E., 2025/172 K., 11.02.2025)
- Düzeltmenin paraf veya imza ile onaylı olmaması ya da paraf imzasına itiraz hâlinde mahkemenin yöntemince imza incelemesi yaptırması gerektiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/845 E., 2025/7 K., 08.01.2025; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/839 E., 2025/172 K., 11.02.2025)
- Onaysız düzeltme yok hükmünde sayılmakta ve senet düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/845 E., 2025/7 K., 08.01.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/891 E., 2025/1479 K., 06.11.2025)
- Senet bedelinde tahrifat iddiasında, tahrifat bilirkişi incelemesiyle belirlendikten sonra senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/1323 E., 2026/183 K., 05.02.2026)
- Tahrifat öncesi tanzim tarihinin vade tarihinden sonra olduğunun belirlenmesi hâlinde senedin kambiyo vasfını kaybedeceği ve takibin iptalinin gerekeceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/1323 E., 2026/183 K., 05.02.2026)
- Senette basılı TL veya Türk Lirası ibarelerinin çizilmesinin, borçlunun ayrıca paraf etmesi gerekmeksizin m.207 kapsamı dışında kaldığı yönünde görüş bulunmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/958 E., 2024/2138 K., 19.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi, yani değişikliğin senedin tümüne ya da bir kısmına etkisini ileri süren taraf, değişikliğin onanmış olduğunu veya senedin bu hâliyle geçerli bulunduğunu ileri süren taraftır.
- Değişikliğin senedi düzenleyen tarafça onanıp onanmadığı, imza veya paraf karşılaştırması yoluyla, gerekirse grafoloji bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
- Tahrifat iddiasında ispat yükü, tahrifatı ileri süren borçludadır; alacaklı ise borçlunun senedi tahrifattan önce imzaladığını ispatlayarak yeni meblağdan sorumlu olmasını sağlayabilir.
- Değişikliğin onanmamış olduğunu ileri sürmek ve paraf imzasına itiraz etmek, inkâr yoluyla yapılır; inkârın kapsamı ve sonucu hâkimin değerlendirmesine bağlıdır.
- Yazılı senet metni, paraf ya da imza belgesi ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilir; bilirkişi incelemesi yapılmadan yalnız yazılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetsiz sayılmaktadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.211: Bilirkişi incelemesi ile imza ve metin üzerindeki değişikliklerin tespiti için kullanılan usulü düzenler; inkâr hâlinde değişikliğin tespiti bu yolla yapılır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.210: Senedin sahte olduğuna dair kararın kesinleşmesi ve resmi senetlerde aslın iptali ile ilgili usul kuralları burada düzenlenmiş olabilir; madde 207'nin ayrı bir sahtelik rejimi olduğunu gösterir.
- 1086 sayılı Kanun m.298: Madde gerekçesine göre m.207'nin önceki düzenlemesidir; yeni hüküm bu hükmü daha açık ve net hâle getirmiştir.
- Noterlik Kanunu m.81/I: Noter senetlerinde çıkıntıların ilgilinin imzası ve noterin onayını taşıması gerektiğini ve el yazısıyla yapılamayacağını düzenler; m.207 ile birlikte uygulanır.
- İcra ve İflas Kanunu m.170/a: Senette tahrifat sonucu senedin kambiyo vasfını yitirmesi hâlinde takibin iptali gerektiğini düzenler; m.207'nin takip hukukundaki sonucudur.
- İcra ve İflas Kanunu m.168/5: Senetteki tahrifat iddiası ile borca itiraz edilebileceğini düzenler; m.207 ile birlikte uygulanır.
HMK m.208 — Yazı veya imza inkârı
Madde, taraflardan birinin kendisine atfedilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmesinin nasıl ileri sürüleceğini düzenler: sahtelik iddiasında bulunma zorunluluğu, inkârın ileri sürülmemesinin sonucu, sahteliği iddia edilen belgenin korunması için yapılacak işlemler, adi senette ön sorun veya ayrı dava yolu ve resmi senette ayrı dava zorunluluğu ile bu davada hâkimin verdiği kesin süre. Kişi bakımından, bir belgenin sahteliğini ileri süren her taraf için geçerlidir. Düzenlemediği konular: resmi senette sahtelik iddiasının ayrı davada incelenmesinin sonuçları ile senet sahteliğinin mahkeme kararıyla sabit olmasının etkisi (m.209), sahtelik incelemesinin yöntemi (m.211), sahtelik kararının kesinleşmesi ve senedin iptali (m.212), güvenli elektronik imzalı belgenin inkârı (m.210), ilâmların kesin delil niteliği ve sahtelik iddiası sonunda haksız çıkan tarafın tazminatı ve harç sorumluluğu (ilgili usul hükümleri, ayrıca m.209 ve m.212 kapsamında ele alınır). Bu madde yalnız inkâr ve sahtelik iddiasının ileri sürülme biçimini düzenler."
Yazı veya imza inkârı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yazı veya imza inkârı
- Kendisine atfedilen bir belgedeki metnin ya da imzanın kendi iradesiyle düzenlenmediğini, sonradan değiştirildiğini ya da sahte olduğunu ileri sürme. Madde bakımından inkâr, sahtelik iddiası olarak ileri sürülmek zorundadır.
- Sahtelik iddiası
- Yazı veya imza inkârının usulde ileri sürülme biçimi. Taraf, belgenin kendisine atfedilen kişi tarafından düzenlenmediğini açıkça ileri sürer. Madde metninde 'yazı veya imza inkârı' ile 'sahtelik iddiası' aynı durumu anlatmak için kullanılır.
- Adi senet
- Resmi memur veya noter gibi yetkili kişinin düzenlemediği, tarafların imzasıyla oluşan senet. Adi senette sahtelik iddiası hâkimin ön sorun veya ayrı dava yoluyla incelediği sonuçlara bağlanmıştır.
- Resmi senet
- Resmiyet verme yetkisi bulunan kişinin, kanunda öngörülen şekle uygun olarak düzenlediği senet. Bu senette inkâr, ilgili evraka resmiyet kazandıran kişinin de taraf gösterildiği ayrı bir davada incelenir.
- Ön sorun
- Asıl davada karar verilebilmesi için önce çözülmesi gereken, ayrı bir dava konusu yapılmadan aynı mahkemede incelenen uyuşmazlık. Sahtelik iddiası bu yolla da ileri sürülebilir.
- Belgenin tarihli teslimi ve mühürlenmesi
- Sahteliği iddia edilen belgenin o andaki durumunun korunması için mahkeme kaleminde tarih yazılıp mühürlenmesi işlemi. Amaç, incelemenin sağlıklı yapılabilmesi için belgenin değiştirilmeden saklanmasıdır.
Yazı veya imza inkârı: hangi şartlar aranır?
- Belgenin, iddia edildiği gibi, kendisine atfedilen kişinin düzenlediği bir belge olması gerekir; söz konusu olan yazı veya imza inkârıdır.
- Taraf, belgedeki yazı veya imzayı inkâr ederken bunu sahtelik iddiası olarak açıkça ileri sürmelidir; sadece inkârla yetinilmemelidir.
- Sahtelik iddiası ileri sürülmüşse, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınmalıdır.
- Adi senette sahtelik iddiası, aynı mahkemede ön sorun olarak ya da ayrı bir dava açılarak ileri sürülebilir.
- Resmi senette inkâr, yalnızca ilgili evraka resmiyet kazandıran kişinin de davalı olarak gösterildiği ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir.
- Resmi senette ayrı dava açılması gerektiğinde, asıl davaya bakan hâkim gerekirse inkâr eden tarafa dava açması için iki haftalık kesin süre vermelidir.
Yazı veya imza inkârı: hangi sonuçları doğurur?
- Sahtelik iddiasında bulunulmazsa belge, inkâr eden taraf aleyhine delil olarak kullanılır.
- Sahteliği iddia edilen belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenir ve saklanması için mahkemece tedbirler alınır.
- Adi senette sahtelik iddiası ön sorun veya ayrı dava ile ileri sürüldüğünde, belgenin sahteliği konusunda karar verilene kadar senet işleme esas alınamaz ve delil olarak kullanılamaz (m.209 bağlamında).
- Resmi senette inkâr ancak ayrı davada incelenebilir; senedin sahteliği mahkeme kararıyla sabit olmadıkça senet işleme esas alınmaya devam eder.
- Asıl davaya bakan hâkim gerekirse inkâr eden tarafa iki haftalık kesin süre verir; bu süre içinde dava açılmazsa resmi senedin sahteliği ileri sürülememiş olur.
- Madde dayanılarak verilmiş ihtiyati tedbirleri doğrudan etkilemez; sahtelik iddiasının etkisi m.209 ile birlikte değerlendirilir.
Adi senet ile resmi senet arasındaki fark nedir?
Adi senette sahtelik iddiası aynı mahkemede ön sorun olarak ya da ayrı bir dava ile ileri sürülebilir; taraf tercih edebilir.
Resmi senette inkâr ancak evraka resmiyet kazandıran kişinin de taraf gösterildiği ayrı bir davada incelenebilir.
Adi senette ön sorun yolu açıktır; resmi senette ön sorun yolu madde metninde öngörülmemiştir ve ayrı dava zorunludur.
Ön sorun ile ayrı dava (adi senet) arasındaki fark nedir?
Ön sorun yolunda sahtelik iddiası asıl davanın bakıldığı mahkemede incelenir.
Ayrı dava yolunda sahtelik iddiası bağımsız bir davada görülür.
Taraf iki yoldan birini seçebilir; madde metni bu seçimi bırakmıştır.
Sahtelik iddiası ile yalnız inkâr arasındaki fark nedir?
Sahtelik iddiasında bulunan taraf belgeyi, kendisine atfedilen kişinin düzenlemediğini açıkça ileri sürer.
Yalnız inkâr eden ancak sahtelik iddiasında bulunmayan taraf, bu usule uymamış olur.
Sahtelik iddiasında bulunulmazsa belge aleyhine delil olarak kullanılır.
Yazı veya imza inkârı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yalnız 'bu belgeyi imzalamadım' diyerek inkâr etmekle yetinmek; madde gereği açık bir sahtelik iddiasında bulunulması gerekir.
- Resmi senette sahtelik iddiasını asıl davanın içinde ön sorun olarak ileri sürmek; madde ayrı dava yolunu öngörür.
- Resmi senet için verilen iki haftalık süreyi, sürenin verilmesi gerekmediği hâllerde uygulamak ya da hiç verilmemiş saymak.
- Adi senette ön sorun yolu ile ayrı dava yolunu birbirine karıştırmak; her iki yol da açıktır, ancak sonuçları farklı değerlendirilir.
- Resmi senette ayrı davada yalnızca inkâr eden tarafı davalı göstermek; evraka resmiyet kazandıran kişinin de taraf gösterilmesi gerekir.
- Sahteliği iddia edilen belgenin mahkemeye verildiği tarihin yazılmasını ve mühürlenmesini atlamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Resmi senette yazı veya imza inkârının, madde metninde öngörüldüğü gibi, evraka resmiyet kazandıran kişinin de taraf gösterildiği ayrı bir davada ileri sürülmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/707 E., 2025/240 K., 16.04.2025)
- Yargıtay, resmi senette sahtelik iddiasının hukuk mahkemesinde ayrı davayla incelenmesini esas almakta, ayrı dava açılmasına imkân tanınmadan karar verilmesini bozma nedeni saymaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/554 E., 2023/1397 K., 21.12.2023)
- İnkâr eden tarafa iki haftalık kesin süre verilmemesinin bozma sebebi sayıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/332 E., 2023/358 K., 26.04.2023)
- Dayanaksız imza inkârlarını caydırmak amacıyla, resmi senette inkârın ayrı dava ile ileri sürülmesi zorunlu görülmekte ve bu yolun kullanılması özellikle denetlenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1037 E., 2023/531 K., 31.05.2023)
- Sahtelik iddiasının sağlıklı incelenebilmesi için mukayeseye elverişli yazı ve imzaların asıllarının getirtilmesi gerektiği; fotokopi üzerinden imza incelemesinin yapılamayacağı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1356 E., 2025/1072 K., 05.11.2025)
- Adi senette sahtelik iddiasının ön sorun olarak ileri sürülmesinde mahkemenin belgeyi koruma ve inceleme yükümlülüğünün ayrı bir dava açılmasından bağımsız olarak doğduğu kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1559 E., 2025/546 K., 27.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Sahtelik iddiasında bulunan taraf, belgedeki yazı veya imzanın kendisine atfedilen kişiye ait olmadığını ileri sürer ve bunu ispatlamakla yükümlüdür; asıl ispat yükü iddiayı ileri süren tarafa aittir.
- Belgenin asıllarının getirtilmesi ve mukayeseye elverişli yazı veya imzaların bulunması, sahtelik incelemesinde esas delildir; mahkeme bu belgeleri kendiliğinden araştırır.
- Adi senette hâkim, inkâr eden tarafı sorguya çekip kanaat oluşmazsa huzurunda yazı yazdırıp imza attırma yoluyla belge değerlendirmesi yapar; kanaat oluşmazsa bilirkişiye başvurur.
- Resmi senette inkâr eden taraf, ayrı dava açmakla yükümlüdür; bu yükümlülüğü yerine getirmezse senedin sahteliği ileri sürülmüş sayılmaz.
- Sahtelik iddiasında bulunan taraf, bu iddiayı ön sorun veya ayrı dava ile ileri sürdüğünü ve belgenin tarihli mühürlendiğini mahkemeye kanıtlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.209: Adi senette sahtelik iddiası sürerken senedin işleme esas alınamayacağını ve resmi senette sahtelik mahkeme kararıyla sabit olmadıkça senedin kullanılmaya devam edeceğini düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.211: Sahtelik incelemesinin nasıl yapılacağını gösterir; m.208'deki iddianın sonuçlandırılma yöntemini tamamlar.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.212: Sahtelik kararının kesinleşmesi hâlinde senedin iptalini düzenler; m.208'deki iddianın sonucudur.
HMK m.209 — Yazı veya imza inkârının sonucu
Madde, taraflardan birinin kendisine ait olduğu ileri sürülen bir senetteki yazı veya imzayı inkâr etmesi hâlinde senedin işleme esas alınıp alınamayacağını düzenler. Adi senet ile resmi senet arasında ayrım yapar; adi senette inkârın varlığı yeterli iken resmi senette mahkeme kararıyla sabit olan sahteliği arar. Senede dayanılarak alınmış ihtiyati tedbirin sahtelik iddiasından etkilenmeyeceğini ve yeni tedbir talebi hakkını da düzenler. Maddenin kapsamı yazı ve imza inkârı ile sınırlıdır; sahtelik iddiasının ayrı dava olarak ileri sürülmesi usulü (m.208/4), imza incelemesinin yöntemi (m.211), güvenli elektronik imzalı verinin inkârı (m.210), sahtelik sonunda kötü niyet tazminatı (m.213) ve senedin iptali (m.212) bu maddede değil, ilgili maddelerde düzenlenmiştir. Kambiyo senetlerinde imza itirazının icra takibine etkisi ise İcra ve İflas Kanunu hükümlerine tabidir.
Yazı veya imza inkârının sonucu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yazı veya imza inkârı
- Kendisine ait olduğu ileri sürülen bir belgedeki yazının veya imzanın o kişi tarafından atılmadığının ileri sürülmesidir. Yalnızca yazı veya imzanın kendisine ait olmadığını öne süren iddiayı kapsar; yazının veya imzanın sahte olduğu, ama inkâr eden kişinin hiç yazmadığı veya imzalamadığı bir belgenin sahteliği iddiası bu kavramın doğrudan konusu değildir.
- Adi senet
- Resmiyet verilmemiş, düzenleyen tarafından imzalanmış yazılı belgedir. Bu senette inkâr, mahkemece bir karar verilinceye kadar senedin işleme esas alınmamasına yol açar.
- Resmi senet
- Resmi görevli tarafından, kanunda öngörülen şekilde düzenlenen ve resmiyet kazandırılan senettir. Bu senette inkârın sonucu, sahtelik ancak mahkeme kararıyla sabit olduğunda ortaya çıkar.
- İhtiyati tedbir
- Hakkın korunması için henüz dava sonucu beklenmeden alınan geçici koruma kararıdır. Maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, senede dayanılarak alınmış tedbir sahtelik iddiasından etkilenmez.
- Sahtelik iddiası
- Belgenin ya da içindeki yazı veya imzanın sahte olduğunun ileri sürülmesidir. Madde metni yazı ve imza inkârını düzenler; daha geniş sahtelik iddiasının usulü ayrı maddelerde ve İcra ve İflas Kanununda yer alır.
Yazı veya imza inkârının sonucu: hangi şartlar aranır?
- Senedin altındaki yazı veya imzanın, kendisine ait olduğu ileri sürülen kişi tarafından inkâr edilmiş olması gerekir.
- Senedin adi senet olması hâlinde, inkârın yapılmış olması ve bu konuda bir karar verilmemiş bulunması yeterlidir; senet bu süre boyunca hiçbir işleme esas alınamaz.
- Senedin resmi senet olması hâlinde, sahteliğin mahkeme kararıyla sabit olması gerekir; inkâr tek başına senedi işlemden düşürmez ancak sabit olduktan sonra senet hiçbir işleme esas alınamaz.
- Senede dayanılarak verilmiş bir ihtiyati tedbir bulunuyorsa, bu tedbirin sahtelik iddiası nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmadığı ve senet sahibinin gerektiğinde yeni tedbir talep edebileceği dikkate alınmalıdır.
Yazı veya imza inkârının sonucu: hangi sonuçları doğurur?
- Adi senette yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda karar verilinceye kadar senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
- Adi senette inkâr ileri sürülüp karar verilmesinin ardından senedin sonucu bu karara göre belirlenir.
- Resmi senette inkâr yapıldığında senet, sahtelik mahkeme kararıyla sabit olmadıkça işleme esas alınabilir.
- Resmi senette sahtelik mahkeme kararıyla sabit olursa senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
- Senede dayanılarak verilmiş ihtiyati tedbir, sahtelik iddiasıyla kendiliğinden ortadan kalkmaz.
- Senet sahibi, gerektiğinde haklarını korumak için yeni ihtiyati tedbir talep edebilir.
- Kambiyo senedi kapsamında imza itirazında İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Adi senet ile resmi senet arasındaki fark nedir?
Adi senette yazı veya imza inkâr edildiğinde, karar verilinceye kadar senet işleme esas alınamaz. Senedin sahteliği ayrıca sabit olmak zorunda değildir.
Resmi senette ise sahtelik ancak mahkeme kararıyla sabit olduğunda senet işleme esas alınamaz. İnkâr tek başına bu sonucu doğurmaz.
Adi senette inkârın varlığı, resmi senette ise mahkeme kararıyla sabit olan sahtelik işlemi durdurur. Resmi senedin güven niteliği bu farkın gerekçesidir.
Yazı veya imza inkârı ile diğer sahtelik iddiaları arasındaki fark nedir?
Madde yazı veya imza inkârını düzenler. İnkâr eden kişi belgeyi hiç yazmamış veya imzalamamıştır.
Belgenin sahte olduğu iddiası, inkâr eden kişinin yazmadığı ya da imzalamadığı bir belgeye dayanmayabilir; örneğin kişisel belge veya tescil belgesi gibi senet niteliği olmayan belgeler.
Madde metni yalnız inkâr hâlini düzenler; diğer sahtelik iddialarında 209. maddenin doğrudan uygulanması doğrudan kabul edilmemektedir.
Senede dayanılarak alınan ihtiyati tedbir ile sahtelik iddiası sonrası yeni tedbir arasındaki fark nedir?
Senede dayanılarak verilmiş ihtiyati tedbir, sahtelik iddiasından etkilenmez ve yürürlükte kalır.
Senet sahibi, haklarını korumak için gerektiğinde yeni ihtiyati tedbir talep edebilir.
Sahtelik iddiası mevcut tedbiri kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak yeni tedbir ayrıca talep edilebilir.
Kambiyo senedi ile diğer adi senetler arasındaki fark nedir?
Kambiyo senedine dayalı icra takibinde imzaya itiraz hâli, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine tabi kabul edilmektedir.
Kambiyo senedi dışındaki adi senette inkâr hâlinde madde 209/1 uygulanır.
Kambiyo senedine dayalı takipte imza itirazının icra takibine etkisi İİK hükümleriyle belirlenir; madde 209/1'in kambiyo senedindeki uygulaması tartışmalıdır.
Yazı veya imza inkârının sonucu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Adi senette inkârın ileri sürülmesi üzerine senedin sahteliğinin kesin olarak sabit olmasını beklemek; oysa adi senet karar verilinceye kadar işleme esas alınamaz ve sabit olma şartı aranmaz.
- Resmi senette inkârın varlığıyla senedi işlemden düşürmek; oysa resmi senette mahkeme kararıyla sabit olmadıkça senet işleme esas alınamaz.
- Kambiyo senedine dayalı takipte madde 209/1'i doğrudan uygulamak; uygulamada İİK m.170'in özel hüküm olduğu kabul edilmektedir.
- Senede dayalı ihtiyati tedbirin sahtelik iddiası nedeniyle kendiliğinden kalktığını varsaymak; madde 209/3 bunun tersini öngörür.
- Sahtelik iddiasının her belge türüne yayılabileceğini düşünmek; madde yazı ve imza inkârı ile sınırlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kambiyo senedine dayalı haciz yoluyla yapılan takipte imza inkârına dayanan sahtelik iddiasında, İİK m.170'in özel hüküm olduğu ve HMK m.209/1'in uygulanamayacağı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/241 E., 2025/199 K., 06.03.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/2577 E., 2023/1990 K., 28.12.2023; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/300 E., 2022/266 K., 18.02.2022)
- Takibe konu senedin sahte olduğunun ceza yargılaması veya savcılık soruşturması ile ortaya çıkması hâlinde farklı bir değerlendirme yapılabildiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/241 E., 2025/199 K., 06.03.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/2577 E., 2023/1990 K., 28.12.2023; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/300 E., 2022/266 K., 18.02.2022)
- Sahtelik iddiasının imza inkârı dışında bir nedene dayanması hâlinde İİK'da özel düzenleme bulunmadığından HMK m.209'un uygulanabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2021/714 E., 2021/733 K., 24.06.2021; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/768 E., 2025/875 K., 15.05.2025; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/758 E., 2025/823 K., 08.05.2025)
- Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2021/714 E., 2021/733 K., 24.06.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Yazı veya imza inkârını ileri süren taraf, bu iddiayı yazılı belgeye dayanmaksızın öne sürebilir; ancak senedin işleme esas alınmaması talebini inkâr eden taraf ileri sürer.
- Adi senette inkâr, senet üzerindeki yazı ve imzanın karşılaştırılmasıyla değerlendirilir; hâkim, kendiliğinden araştırma yapar ve gerektiğinde bilirkişiye başvurur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2021/714 E., 2021/733 K., 24.06.2021)
- Resmi senette sahtelik, mahkeme kararıyla sabit olmak zorundadır; bu nedenle sahteliği iddia eden taraf, ayrı bir davada veya asıl davada ilgili usul yoluyla sahteliği ispatlamak zorundadır.
- Senede dayalı ihtiyati tedbirin korunması için senet sahibi, tedbirin devamını ve yeni tedbir talebini kendi delilleriyle destekler.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 m.208: Resmi senette inkâr edilen yazı veya imzanın sahteliği için ayrı dava açılması usulünü ve mahkemenin verdiği iki haftalık süreyi düzenler; 209/2'nin uygulanmasının dayanağıdır.
- 6100 m.210: Güvenli elektronik imzalı verinin inkârını düzenler; 209'un uygulandığı belge türlerinden birini ayrıca kurallaştırır.
- 6100 m.211: Sahtelik incelemesinin yöntemini, yani hâkimin inceleme sırası ve bilirkişi incelemesini düzenler.
- 6100 m.212: Sahteliğin karar ile sabit olmasının ardından senedin iptalini düzenler.
- 6100 m.213: Haksız sahtelik iddiasında kötü niyetli tarafın tazminat sorumluluğunu düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.170: Kambiyo senedine dayalı takipte imzaya itirazın icra takibine etkisini düzenler; bu alanda 209/1'e göre özel hükümdür (uygulamada kabul edilmektedir).
HMK m.210 — Güvenli elektronik imzalı belgenin inkârı
Bu madde, güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş verinin inkârı hâlinde sahteliğin hangi aşamada ve hangi araçla incelenmesi gerektiğini düzenler; inkâr eden tarafın dinlenmesinin ardından kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine başvurulmasını öngörür. Hüküm, güvenli elektronik imzalı verinin hukuk yargılamasında ileri sürülmesi ve inkâr edilmesi hâlinde uygulanır. Madde, inkâr eden tarafın kimliği bakımından bir ayrım yapmaz; ancak inkârın yazı veya imza inkârı (adi veya resmi senet) bakımından farklı rejimlerini düzenlemez. Adi senette sahtelik iddiasının sonucunu (m.206 ve devamı) ve resmi senette sahtelik iddiasının ayrı dava yoluyla incelenmesini (m.216 ve devamı) düzenlemez. Güvenli elektronik imzanın tanımı ve hukuki sonucu (5070 sayılı Kanun) ile senet niteliği (m.205/2) bu maddenin konusu değildir.
Güvenli elektronik imzalı belgenin inkârı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Güvenli elektronik imza
- İmza sahibinin tasarrufunda bulunan imza oluşturma aracıyla üretilen, nitelikli elektronik sertifikaya dayanan ve imzalanmış veride sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığını ortaya koyan elektronik imzadır. Bu niteliği taşımayan elektronik veriler bu madde kapsamında değildir.
- Verinin inkârı
- Güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş bir verinin, karşı tarafça kendisine ait olmadığının veya değiştirildiğinin ileri sürülmesidir. Bu inkâr, sahtelik iddiası niteliğinde değerlendirilerek incelenir.
- Kanaat
- Hâkimin inkâr edilen verinin doğruluğu konusunda vardığı yeterli inanç durumudur. Dinleme sonucunda bu kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesi zorunlu hâle gelir.
- Taraf dinlenmesi
- Veriyi inkâr eden tarafın sözlü ve yazılı açıklamalarının alınmasıdır. Bu aşama, teknik incelemeden önce bir ön değerlendirme niteliği taşır.
Güvenli elektronik imzalı belgenin inkârı: hangi şartlar aranır?
- Belgenin güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş bir veri olması gerekir; imza bu niteliği taşımıyorsa madde değil, genel senet ve inkâr hükümleri uygulanır.
- Karşı taraf, bu veriyi inkâr etmiş olmalıdır.
- Hâkim, veriyi inkâr eden tarafı dinlemiş olmalı ve bu dinlemeden sonra verinin doğruluğu hakkında bir kanaate varamamış olmalıdır.
- Kanaat oluşmuşsa bilirkişi incelemesine başvurulmaz; kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine başvurulması zorunludur.
- Dinleme aşaması atlanarak doğrudan bilirkişiye gidilmemelidir.
Güvenli elektronik imzalı belgenin inkârı: hangi sonuçları doğurur?
- Taraf dinlenmesi sonucunda hâkim kanaat oluşturursa, bilirkişi incelemesine başvurulmaz ve veri hakkında karar bu kanaate göre verilir.
- Taraf dinlenmesinden sonra kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine başvurulması zorunludur; hâkim bu aşamayı atlayamaz.
- Güvenli elektronik imzalı veri, usulüne uygun oluşturulmuşsa adi senet hükmündedir ve inkâr edilmediği sürece delil olarak kullanılabilir.
- Kanaat oluşmazsa ve bilirkişi incelemesi yapılırsa, hâkim bilirkişi raporunu takdir ederek karar verir.
Güvenli elektronik imzalı veri ile adi senette yazı veya imza inkârı arasındaki fark nedir?
Güvenli elektronik imzalı veride inkâr, önce veriyi inkâr eden tarafın dinlenmesi ve gerekirse bilirkişi incelemesi yoluyla çözülür.
Adi senette imza veya yazı inkârı, mahkemece imza incelemesi sırasına uyularak (isticvap, mukayese, bilirkişi) değerlendirilir.
Güvenli elektronik imzada hâkimin ilk adımı tarafı dinlemektir; imza incelemesi sırası ise geleneksel imzada geçerlidir. Her iki hâlde de kanaat oluşmazsa bilirkişiye başvurulur.
Güvenli elektronik imzalı veri ile resmî senette yazı veya imza inkârı arasındaki fark nedir?
Güvenli elektronik imzalı veride sahtelik iddiası, esas davada hâkimin takdiriyle dinleme ve bilirkişi yoluyla incelenir.
Resmî senette yazı veya imza inkârı, ancak ilgili evrakı resmiyet kazandıran kişiyi de taraf gösteren ayrı bir davada karara bağlanabilir.
Resmî senet için ayrı dava koşulu aranırken, güvenli elektronik imzalı verinin inkârında bu madde ayrı dava şartı getirmez.
Güvenli elektronik imzalı belgenin inkârı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Güvenli elektronik imzalı veri inkâr edildiğinde dinleme aşamasını atlayıp doğrudan bilirkişi incelemesine karar vermek; madde bu sırayı zorunlu kılar.
- Dinleme sonucunda kanaat oluşmuşken yine de bilirkişi incelemesi yaptırmak; kanaat oluşmuşsa bilirkişi incelemesine gerek yoktur.
- Güvenli elektronik imzalı veriyi adi senet inkârı gibi değerlendirip imza karşılaştırması sırasını (isticvap, mukayese) uygulamaya çalışmak; bu madde özel bir yol öngörür.
- Resmî senet için aranan ayrı dava şartını güvenli elektronik imzalı veriye de uygulamak; madde bu tür bir ayrı dava öngörmez.
- Her elektronik belgeyi güvenli elektronik imzalı saymak; yalnızca nitelikli sertifika ve güvenli elektronik imza koşullarını taşıyan veri bu hükme girer.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, güvenli elektronik imzalı senette imza inkârı hâlinde hâkimin öncelikle inkârı yapan tarafı dinlemesi, bu yolla kanaat oluşmazsa bilirkişiye başvurması gerektiğini kabul etmektedir. (10. Daire, 2016/1446 E., 2021/7084 K., 29.12.2021)
- Uygulamada güvenli elektronik imzalı belgede doğrudan bilirkişi incelemesine gidilmesi, madde metninin öngördüğü sıraya aykırı bulunmaktadır. (10. Daire, 2016/1446 E., 2021/7084 K., 29.12.2021)
- Kanunda öngörülen sıraya uyulmaksızın bilirkişi incelemesi yapılması, yerleşik içtihatlara göre bozma sebebi sayılabilmektedir.
- Güvenli elektronik imzalı belgenin ayrı bir karine kuvvetinde delil olarak düzenlenmesi, Yargıtay tarafından bu maddeye ve 205/2'ye aykırı bulunmuştur. (10. Daire, 2016/1446 E., 2021/7084 K., 29.12.2021)
- Bakırköy mahkemesi kararında, güvenli elektronik imzalı belgeye dayanılarak icra takibinde borçlunun imza inkârı yönünde itirazı varsa, İİK ve HMK m.208-211 uyarınca inceleme yapılacağı kabul edilmiştir. (Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/916 E., 2020/74 K., 30.01.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Verinin güvenli elektronik imzayla oluşturulduğunu iddia eden taraf, bu niteliği ve elektronik sertifikanın geçerliliğini ispatlamakla yükümlüdür.
- İnkâr eden taraf, verinin kendisine ait olmadığını veya sonradan değiştirildiğini iddia ettiğinde, bu iddiayı dinleme aşamasında açıklamakla yükümlüdür; dinleme sonucunda kanaat oluşmazsa uyuşmazlık bilirkişi incelemesi ile çözülür.
- Hâkim, inkâr eden tarafın açıklamalarını ve dosyadaki diğer delilleri değerlendirerek kanaate varmaya çalışır; kanaate varılamazsa bilirkişi incelemesi kendiliğinden devreye girer.
- Bilirkişi incelemesi, teknik nitelikteki güvenli elektronik imza verisi üzerinden yapılır; bu nedenle elektronik verinin asıl hâli ve sertifika bilgileri delil olarak sunulmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.205: Usulüne uygun güvenli elektronik imzalı verinin adi senet hükmünde olduğunu düzenler; bu madde ise bu senedin inkâr hâlinde incelenme yolunu belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.211: Bilirkişi incelemesinin nasıl yapılacağına ilişkin genel imza incelemesi sırasını düzenler; güvenli elektronik imza bakımından da bu sıra gözetilir.
- 6100 sayılı Kanun m.212: Sahtelik kesinleştikten sonra senedin iptalini düzenler; bu madde ile birlikte sonuç aşamasını tamamlar.
HMK m.211 — Sahtelik incelemesi
Madde, bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde mahkemenin bu iddiayı hangi sırayla inceleyeceğini ve hangi aşamada karar vereceğini düzenler. Düzenlenen konular; inceleme sırası, isticvap, yazı ve imza örneği alınması, bilirkişi incelemesine karar verilmesi ve karşılaştırma malzemesinin getirtilmesidir. Kural, imza veya yazının inkârı üzerine yargılamada ileri sürülen adi senet ve belge sahtelik iddialarına uygulanır. Madde, sahtelik iddiasının ayrı bir dava ile ileri sürülmesini düzenlemez (m.208, m.209); senedin sahteliği hâlinde iptalini düzenlemez (m.212); haksız sahtelik iddiasının harç ve tazminat sonuçlarını düzenlemez (m.213); ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine etkisini düzenlemez (m.214).
Sahtelik incelemesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Sahtelik incelemesi
- Yazı veya imzanın inkâr edilmesi üzerine mahkemenin, belgenin sahte olup olmadığını tespit etmek için izlediği kanuni sıralı inceleme sürecidir. Madde sıralamayı zorunlu kılar; mahkeme bu sırayı atlayarak doğrudan bilirkişiye gidemez.
- İsticvap
- Yazı veya imzayı inkâr eden tarafın mahkemede sorularla dinlenmesidir. İnceleme sürecinin ilk aşamasıdır ve mahkemenin kanaat edinmesini amaçlar.
- Karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imza
- İnkâr eden tarafa ait, inkâr edilen yazı veya imzayla karşılaştırılabilecek nitelikteki örneklerdir. Madde bunların mevcut olması hâlinde ilgili yerlerden getirtilmesini öngörür; bunların bulunup bulunmadığına göre inceleme sonucu değişebilir.
- Kesin kanaat
- Hâkimin inkâr edilen yazı veya imzanın sahte olup olmadığı konusunda tereddüt bırakmayacak biçimde ulaştığı sonuçtur. Bu kanaat oluşmadıkça mahkeme bir sonraki aşamaya geçer.
- Yazı yazdırma ve imza attırma
- Mahkeme huzurunda, inkâr eden tarafa yazı yazdırıp imza attırarak karşılaştırma örneği elde edilmesidir. Bu örnek, mahkemenin ikinci aşamadaki değerlendirme malzemesidir.
Sahtelik incelemesi: hangi şartlar aranır?
- Belgenin sahteliğinin iddia edilmiş olması ve yazı veya imzanın inkâr edilmiş bulunması gerekir.
- Mahkeme, inkâr eden tarafın açıklamalarını da dikkate alarak incelemeye başlamalıdır.
- İlk aşamada inkâr eden taraf isticvap edilmelidir; bu aşamada kesin kanaat oluşmazsa ikinci aşamaya geçilir.
- İkinci aşamada, huzurda yazı yazdırılıp imza attırılarak elde edilen belge ve diğer deliller değerlendirilmelidir.
- Hâkim, başka inceleme gerektirmeden karar verebilecek durumdaysa gerekçesini açıkça belirterek sahtelik hakkında karar vermelidir.
- İkinci aşamada da kesin kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine karar verilmelidir; bu karardan önce mevcutsa karşılaştırma malzemesi ilgili yerlerden getirtilmelidir.
- Bilirkişi, mahkemede elde edilen yazı ve imzalarla ilgili yerlerden getirtilen malzemeyi esas alarak inceleme yapmalıdır.
- Bilirkişi gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazmasını veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.
Sahtelik incelemesi: hangi sonuçları doğurur?
- İsticvap sonunda ya da yazı-imza örneği ile kesin kanaat oluşursa, hâkim gerekçesini açıkça belirterek senedin sahte olup olmadığı hakkında karar verir.
- Kesin kanaat oluşmazsa mahkeme bilirkişi incelemesine karar verir.
- Mevcut karşılaştırma malzemesi, bilirkişi incelemesinden önce ilgili yerlerden getirtilir.
- Bilirkişi incelemesinde mahkemede elde edilen yazı ve imzalar esas alınır.
- İsticvap için davet edilen taraf belirtilen günde gelmezse, inkâr ettiği yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus davetiyede ayrıca ihtar edilir.
- Bilirkişi gerekli görürse, tarafın huzurunda yeniden yazı yazması veya imza atması mahkemeden talep edilebilir.
- Sıra gözetilmeden doğrudan bilirkişi incelemesine gidilmesi kanuna aykırı olur.
Adi senet ile resmi senet arasındaki fark nedir?
Madde adi senetlerdeki yazı ve imza inkârına göre inceleme sırasını düzenler; inkâr üzerine mahkeme bu sırayı kendiliğinden izler.
Resmi senetteki inkârın incelenmesi ayrı bir davada yapılır (m.208/4); bu madde o hâle doğrudan uygulanmaz.
Resmi senet inkârında bu sıra işletilmez; ayrı dava ve mahkeme kararı aranır.
İsticvap ile yazı-imza örneği aşaması: fark nedir?
İsticvapta mahkeme, inkâr eden tarafın açıklamaları ve yanıtları üzerinden kanaat edinmeye çalışır.
Yazı-imza örneği aşamasında mahkeme huzurunda yeni bir yazı ve imza alınır ve bu malzeme değerlendirilir.
İsticvapta kanaat oluşmazsa ikinci aşamaya geçilir; ikinci aşamada kanaat oluşmadan bilirkişiye gidilemez.
Hâkim kararı ile bilirkişi incelemesi arasındaki fark nedir?
Hâkim, gerekçesini açıkça belirterek kendi kararını verebilir; bunun için başka inceleme gerekmemelidir.
Kanaat oluşmazsa hâkim, konunun özel bilgi gerektirmesi hâlinde bilirkişi incelemesine karar verir.
Hâkim, ilk iki aşamada kesin kanaat oluşursa bilirkişiye gitmez; oluşmazsa bilirkişi incelemesi zorunlu hâle gelir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, yazı veya imza inkârı üzerine m.211 sırasının izlenmesini zorunlu görmekte ve bu sırayı atlayan kararları usulden bozmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1037 E., 2023/531 K., 31.05.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/332 E., 2023/358 K., 26.04.2023)
- Mahkemelerin uygulamasında, isticvap ve yazı-imza örneği aşamalarında kesin kanaat oluşmadan bilirkişi incelemesine karar verilmesi, m.211/a hükmüne aykırılık olarak değerlendirilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/218 E., 2026/324 K., 17.03.2026; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1498 E., 2026/120 K., 18.02.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/237 E., 2025/667 K., 30.05.2025)
- Yargıtay kararlarında, karşılaştırmaya elverişli imzaların fotokopi yerine asıllar üzerinden getirtilmesi ve incelemenin bunlar üzerinden yapılması gerektiği belirtilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1356 E., 2025/1072 K., 05.11.2025)
- Bilirkişi incelemesi, özel veya teknik bilgi gerektirdiği için bu aşamada kabul edilmekte; hâkimin kanaat oluşmazsa bilirkişiye başvurması yerleşik kabul görmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/237 E., 2025/667 K., 30.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Sahteliği iddia eden taraf, belgenin sahte olduğunu ileri sürdüğü için iddiasını ispatla yükümlüdür; ancak inkâr eden tarafın imzasını ikrar etmesi isticvap sonucunda belirleyici olur.
- Karşılaştırma için kullanılacak malzeme, inkâr eden tarafa ait ve tarafların üzerinde uzlaştığı ya da mahkemece getirtilen asıl belgelerden oluşur; fotokopi bu amaçla yeterli kabul edilmez. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1356 E., 2025/1072 K., 05.11.2025)
- Yazı ve imza örneği, mahkeme huzurunda yazdırılıp atılan malzemeyle oluşturulur ve bu malzeme mahkemenin değerlendirmesinde esas alınır.
- İsticvaba gelmeyen taraf, belirtilen günde hazır bulunmazsa inkâr ettiği yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu sonuç ihtarlı davetiyeyle önceden bildirilir.
- Bilirkişi incelemesinde, mahkemede elde edilen örnekler ve getirtilen asıllar esas alınır; bilirkişi kendi huzurunda yeni örnek alınmasını talep edebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.208: Adi senette inkâr ve sahtelik iddiasının ileri sürülmesi usulünü düzenler; bu maddenin uygulama alanını belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.209: Sahteliği iddia edilen adi senedin, kararla sabit oluncaya kadar işleme esas alınamayacağını düzenler; sonuç olarak bu maddeye bağlanır.
- 6100 sayılı Kanun m.212: Sahtelik kesinleştikten sonra senedin iptalini düzenler; bu madde sahtelik kararının sonucunu tamamlar.
- 6100 sayılı Kanun m.213: Haksız sahtelik iddiasının harç ve tazminat sonuçlarını düzenler; inceleme sürecinin ardından gelen yaptırımı belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.169: İsticvabın genel kurallarını düzenler; bu madde sahtelik incelemesinin ilk aşamasında uygulanır.
HMK m.212 — Sahte senedin iptali
Madde, mahkemece sahte olduğu kesinleşen bir senedin nasıl iptal edileceğini düzenler. Senet üzerine sahte olduğunun yazılması yöntemi ve resmi senetlerde ilgili dairedeki aslının da aynı yolla iptali bu maddenin konusudur. Hüküm, sahtelik iddiasının mahkemece incelenmesi sürecine değil, sahtelik kararının kesinleşmesinden sonraki iptal işlemine uygulanır. Sahtelik incelemesinin usulünü (m.211), sahtelik iddiası sonunda haksız çıkan tarafa yüklenen celse harcı ve tazminat sorumluluğunu (m.213), ceza mahkemesi kararlarının hukuk yargılamasına etkisini (m.214) ve kıymetli evrak zayi halindeki iptal usulünü düzenlemez.
Sahte senedin iptali: hangi kavramlar bilinmeli?
- Senedin iptali
- Sahte olduğu kesinleşen senedin üzerine iptal yazılmasıyla hükümsüz kılınması işlemidir. Kıymetli evrak zayi iptali ile karıştırılmamalıdır; bu madde zayi değil sahtelik halini düzenler.
- Sahtelik kararının kesinleşmesi
- Senedin sahte olduğuna dair verilen hükmün artık olağan kanun yollarıyla değiştirilemez hale gelmesidir. İptal işlemi ancak bu andan sonra yapılabilir.
- Resmi senedin ilgili dairedeki aslı
- Resmi senetlerin, senedi düzenleyen resmi makamda saklanan asıl nüshasıdır. Sahte olduğu tespit edilen resmi senedin bu asıl nüshası da aynı şerhle iptal edilir.
Sahte senedin iptali: hangi şartlar aranır?
- Senedin sahte olduğuna dair mahkeme kararının bulunması gerekir.
- Bu kararın kesinleşmiş olması zorunludur; kesinleşmeden senet iptal edilemez.
- İptal işleminin, senedin altına sahte olduğunun yazılması suretiyle yapılması gerekir.
- Resmi senet söz konusuysa, senedin ilgili dairedeki aslının da aynı yolla iptal edilmesi gerekir.
Sahte senedin iptali: hangi sonuçları doğurur?
- Sahtelik kararı kesinleştiğinde senedin altına sahte olduğu yazılarak senet iptal edilir.
- Resmi senetlerde ilgili dairedeki asıl nüsha da aynı yolla iptal olunur.
- Kesinleşmeden yapılan iptal, bu maddeye uygun bir iptal olmaz.
- Madde iptal şerhinin içeriğini ayrıca belirlemediğinden, şerhin biçimi için ayrıca uygulama tespiti gerekir.
Adi senet ile resmi senet arasındaki fark nedir?
Adi senette iptal, sahtelik kararının kesinleşmesinin ardından senedin altına sahte olduğu yazılarak yapılır.
Resmi senette aynı şerhle birlikte ilgili dairedeki aslı da iptal edilir.
Resmi senedin ilgili dairedeki aslının da iptali gerekir; adi senette yalnızca madde metnindeki senet üzerinde şerh yeterlidir.
Sahte senedin iptali: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sahtelik kararı kesinleşmeden senedin iptal şerhini yazmak; madde kesinleşme şartını açıkça koşullamaktadır.
- Resmi senet iptalinde yalnızca karşıdaki nüshaya şerh yazıp ilgili dairedeki aslı iptal etmemek; maddenin ikinci cümlesi aslın da iptalini zorunlu kılar.
- Kıymetli evrak zayi iptali usulünü (TTK) bu maddeyle karıştırmak; bu madde sahtelik halini düzenler, zayi halini değil.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Senedin sahte olduğuna dair kararın kesinleşmesi beklenmeden yapılan iptal işleminin geçerli olmayacağı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/3675 E., 2024/415 K., 25.01.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Sahte olduğunu ileri süren taraf, sahtelik iddiasını ya asıl davada ön sorun olarak ya da ayrı bir davada ileri sürer ve iddianın ispat yükü ona aittir.
- Sahtelik, mahkeme kararıyla sabit olmadan senet işleme esas alınamayacağından, iptal için kesinleşmiş mahkeme kararı ibraz edilmelidir.
- Resmi senedin asıl nüshasının iptali için, sahtelik kararının ilgili daireye bildirilmesi gerekir; bu bildirimin varlığı pratikte ispat konusu olur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.211: Sahtelik iddiasının hangi sırayla incelenerek karar verileceğini gösterir; bu madde ise o inceleme sonunda verilen kararın kesinleşmesinden sonraki iptal işlemini düzenler.
- 6100 sayılı Kanun m.213: Sahtelik iddiası sonunda haksız çıkan tarafın harç ve tazminat sorumluluğunu düzenler; iptal işleminin kendisine etkisi yoktur.
HMK m.213 — Haksız yere sahtelik iddiası
Madde, sahtelik iddiasında haksız çıkan tarafın yaptırımlarını düzenler: kötü niyetli olması hâlinde ertelenen her duruşma için celse harcı ile talep üzerine karşı tarafın zararlarının tazminini, resmi senetteki imza veya yazının inkârında celse harcının iki katını ve bilirkişi incelemesinden önce iddiadan vazgeçilmesinde tazminattan indirim veya tazminatın tamamen kaldırılmasını kapsar. Adi ve resmi senet ayrımı gözetilerek hem dava içinde ileri sürülen hem de ayrı dava olarak açılan sahtelik iddialarına uygulanır. Sahtelik iddiasının usulünü, senedin iptalini ve senedin işleme esas alınmamasını düzenlemez (m.209, m.211, m.212). Hukuk mahkemesi kararının ceza mahkemesine etkisi ile ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesine etkisi de bu maddenin konusu değildir (m.214). Sahtelik iddiası nedeniyle açılacak tazminat davasının zamanaşımı ve harç hesaplanmasının ayrıntıları da bu maddede yer almaz.
Haksız yere sahtelik iddiası: hangi kavramlar bilinmeli?
- Sahtelik iddiası
- Bir belgedeki yazının ya da imzanın kendisine ait olmadığının ileri sürülmesidir. Madde, bu iddianın sonunda haksız çıkan tarafın yaptırımını düzenler; iddianın doğru olup olmadığı inceleme sonucunda belli olur.
- Kötü niyet
- Haksız çıkan tarafın, iddianın haksız olduğunu bilerek ya da bilmesi gerektiği hâlde sahtelik iddiasında bulunmuş olmasıdır. Yaptırımın uygulanabilmesi için bu şart aranır; haksız çıkmak tek başına yeterli değildir.
- Celse harcı
- Ertelenen her duruşma için ödenmesi gereken harçtır. Madde, Harçlar Kanunu esas alınarak bu kavramı kullanır ve harcın hesaplanmasında resmi senette iki katının uygulanacağını belirtir.
- Resmî senet ve adi senet ayrımı
- Yazı veya imzanın inkârında uygulanacak yaptırımın miktarını belirleyen ölçüttür. Resmî senetteki inkârda harç iki katına çıkar; adi senet için fıkra 1 uygulanır.
- Bilirkişi incelemesi aşaması
- Sahtelik incelemesinde hâkimin bilirkişiye başvurmasına karar verdiği andır. Fıkra 3'teki vazgeçmenin tazminat indirimi bakımından samimi sayılabileceği son aşamadır; bu aşamadan sonra yapılan vazgeçme indirim sağlamaz.
- Tazminattan indirim
- Vazgeçme hâlinde hâkimin tazminatı azaltabilmesi ya da hiç hükmetmemesi yetkisidir. Takdire bağlıdır; zorunlu bir indirim öngörülmemiştir.
Haksız yere sahtelik iddiası: hangi şartlar aranır?
- Sahtelik iddiasının sonunda iddia sahibinin haksız çıkmış olması gerekir.
- Haksız çıkan tarafın kötü niyetli olduğunun belirlenmiş olması gerekir; kötü niyet aranmadan celse harcına ve tazminata hükmedilemez.
- Celse harcına hükmedilebilmesi için sahtelik iddiasının duruşmanın ertelenmesine neden olmuş olması gerekir.
- Zarar tazminine hükmedilebilmesi için karşı tarafın bu yönde talepte bulunması ve zararın ispatlanması gerekir.
- Resmî senetteki imza veya yazının inkârı hâlinde celse harcının iki katının uygulanabilmesi için inkârın resmî senet üzerinde yapılmış olması gerekir.
- Fıkra 3'teki indirim ya da tazminata hükmetmeme yetkisinin doğabilmesi için tarafların sahteliğe ilişkin iddialarından vazgeçmiş olmaları ve bu vazgeçmenin bilirkişi incelemesi kararından önce yapılmış bulunması gerekir.
Haksız yere sahtelik iddiası: hangi sonuçları doğurur?
- Sahtelik iddiası sonunda haksız çıkan ve kötü niyetli olduğu saptanan taraf, ertelenen her duruşma için celse harcına mahkûm edilir.
- Haksız çıkan kötü niyetli taraf, karşı tarafın talebi üzerine bu sebeple uğranılan zararları tazmin etmeye mahkûm edilir.
- Resmî senetteki yazı veya imzanın inkârında celse harcı iki katı olarak uygulanır ve bunun için talep aranmaz.
- Haksız çıkan taraf kötü niyetli değilse bu maddeye göre celse harcı ve tazminat yükümlülüğü doğmaz.
- Bilirkişi incelemesi kararından önce iddiadan vazgeçilirse hâkim tazminattan indirim yapabilir veya tazminata hükmetmeyebilir.
- Vazgeçme bilirkişi aşamasından sonra yapılırsa indirim imkânı doğmaz; harç her hâlde alınır.
- Mahkeme celse harcına resen hükmeder; zarar tazminatı için ise karşı tarafın talebi gerekir.
Adi senet ile resmî senet arasındaki fark nedir?
Adi senetteki yazı veya imzanın inkârında harç, fıkra 1 uyarınca bir kez uygulanır.
Resmî senetteki yazı veya imzanın inkârında harç, fıkra 2 uyarınca iki katına çıkar.
Resmî senet inkârında celse harcı iki katı ödenir; talep aranmaksızın hükmedilir. Zarar tazminatı ise her iki hâlde talebe bağlıdır.
Kötü niyetli haksız çıkan taraf ile iyi niyetli haksız çıkan taraf arasındaki fark nedir?
Kötü niyetli taraf için celse harcı ve talep hâlinde zarar tazminatı söz konusudur.
Haksız çıkmasına karşın kötü niyeti bulunmayan taraf hakkında bu maddedeki yaptırımlar uygulanmaz.
Hak arama özgürlüğü korunur; yalnızca kötü niyetli tarafa yaptırım uygulanır.
Celse harcı ile zarar tazminatı arasındaki fark nedir?
Celse harcı, ertelenen her duruşma için kendiliğinden hükmedilir.
Zarar tazminatı, karşı tarafın talebine bağlıdır ve zararın ispatını gerektirir.
Mahkeme talep olmadan tazminata hükmedemez; harç için talep aranmaz.
Bilirkişi incelemesi kararından önce vazgeçme ile sonra vazgeçme arasındaki fark nedir?
Bilirkişi incelemesi kararından önce yapılan vazgeçmede hâkim tazminatı indirebilir ya da hiç hükmetmeyebilir.
Bilirkişi aşamasından sonra yapılan vazgeçmede bu fıkra uygulanmaz.
Erken vazgeçme tazminat indirimi sağlar; geç vazgeçme yararlı sayılmaz. Harç her hâlde alınır.
Tazminatta indirim ile tazminata hükmetmeme arasındaki fark nedir?
Tazminattan indirim, hâkimin olayın özelliğine ve vazgeçme aşamasına göre belirleyeceği bir azaltmadır.
Tazminata hükmetmeme ise tazminatın tamamen kaldırılmasıdır.
Her iki seçenek de hâkimin takdirindedir; kanun birini diğerine üstün tutmaz.
Haksız yere sahtelik iddiası: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Celse harcına talep aranacağını varsaymak; harç için talep aranmaz, mahkeme resen hükmeder.
- Zarar tazminatını talep olmadan resen hükmetmek; tazminat için karşı tarafın talebi gerekir.
- Haksız çıkan her tarafa tazminat vermek; kötü niyet şartı aranmadan bu maddeye dayanılamaz.
- Resmî senet inkârında harcı iki kat yerine dört kat ya da tek kat uygulamak; kanun iki katı öngörür.
- Bilirkişi aşamasından sonra yapılan vazgeçmeyi indirim sebebi saymak; bu aşamadan sonra indirim imkânı yoktur.
- Tazminat indirimini zorunlu sanmak; kanun hâkime takdir yetkisi tanır, hakkı sınırlamaz.
- Vazgeçme hâlinde celse harcını da indirilebilir sanmak; harç her hâlde alınır, indirim yalnızca tazminata uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Uygulamada tazminat talebi ayrı bir talep olarak aranır; mahkeme celse harcına resen hükmederken zarar tazminatını karşı tarafın talebi gelmeden vermez.
- Yargıtay, kötü niyetin varlığını somut olaylarda değerlendirir; haksız çıkmak tek başına kötü niyet sayılmaz.
- Zarar tazminatında İcra ve İflas Kanunu m.72'deki götürü tazminat yerine zararın ispatına dayanan düzenlemenin uygulanacağı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Zarar tazminatını talep eden karşı taraf, sahtelik iddiasının haksız çıktığını ve iddia sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürmek zorundadır; bu kötü niyet çoğunlukla dosya içeriğinden çıkarılır.
- Karşı taraf, uğradığı zararı (örneğin ertelenen duruşmalar nedeniyle yapılan masraflar veya kaybedilen fırsatlar) ispatla yükümlüdür; zararın ispatı yapılmadan tazminata hükmedilmez.
- Haksız çıkan tarafın iyi niyetli olduğunu ileri sürmesi hâlinde, iyi niyetin varlığını ispat yükü bu tarafa düşer; kötü niyet ancak somut olgularla kabul edilebilir.
- Celse harcı hükmü için talep aranmaz; mahkeme ertelenen her duruşmayı dosyadan tespit ederek resen karar verir.
- Resmî senet inkârında iki katlı harca hükmedilebilmesi için inkârın resmî senet üzerinde yapıldığının dosyadan anlaşılması gerekir.
- Vazgeçmenin bilirkişi kararından önce yapıldığını gösteren tutanak ya da duruşma kaydı, indirim talebinde temel delil olur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 m.209: Adi senetteki imza veya yazı inkâr edildiğinde senedin işleme esas alınamaması kuralını düzenler; bu madde, o inkârın haksız çıkması hâlinde yaptırımı belirler.
- 6100 m.211: Sahtelik incelemesinin nasıl yapılacağını gösterir; bu madde ile inceleme sonucu haksız çıkan tarafın yaptırımı bağlantılıdır.
- 6100 m.212: Sahte olduğu kesinleşen senedin iptalini düzenler; bu madde ile fıkra 1 ve 2'deki yaptırımlar, sahtelik kararının sonucu olarak birlikte uygulanır.
- 6100 m.214: Hukuk ve ceza mahkemesi kararlarının birbirine etkisini düzenler; bu madde ise yalnızca hukuk davasındaki haksız iddia yaptırımını belirler.
- Harçlar Kanunu m.12: Şerhte aktarılan gerekçe metninde celse harcının esas alındığı kanun olarak geçer; harcın hesaplanmasında bu kanun uygulanır.
HMK m.214 — Sahtelik hakkında hukuk ve ceza mahkemesi kararlarının etkisi
HMK m.214, sahtelik iddiasında hukuk mahkemesi kararının ceza mahkemesini, ceza mahkemesi kararının ise hukuk mahkemesini hangi ölçüde bağladığını düzenler. Birinci fıkra, belgenin sahte olmadığına dair hukuk mahkemesi kararının kesinleşmesi halinde aynı belge hakkında ceza mahkemesinde sahtelik iddiasının dinlenmemesini; ikinci fıkra ise ceza mahkemesince düzenleyene ceza verilmesine yer olmadığına ya da beraat kararı verilmiş olmasının hukuk mahkemesinin sahteliği incelemesini engellemediğini öngörür. Madde, belgenin sahteliğine ilişkin iddia taraflarına ve bu iddiayı ileri süren ya da savunan herkese uygulanır. Madde, sahtelik iddiasının usulünü, harç ve tazminat yaptırımlarını (m.213), adi senetlerde iddianın etkisini (m.209) düzenlemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuk mahkemesini bağlamasına ilişkin TBK m.74 hükmü ve hukuk kararının ceza mahkemesinde kesin delil niteliğinin genel çerçevesi bu maddenin kapsamı dışındadır.
Sahtelik hakkında hukuk ve ceza mahkemesi kararlarının etkisi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kesin hüküm (bu bağlamda)
- Kesinleşmiş bir mahkeme kararının aynı konuda yeniden yargılamayı engelleyici etkisidir. Burada hukuk mahkemesinin 'belge sahte değildir' kararı, kesinleştiği andan itibaren ceza mahkemesi için bağlayıcı kabul edilir. Bu etki, kararın kesinleşmesine bağlıdır; kesinleşmemiş karar ceza yargılamasını durdurmaz.
- Sahtelik iddiası
- Bir belgenin imza veya içerik bakımından gerçek olmadığının ileri sürülmesidir. Hukuk yargılamasında bu iddia, belgenin delil olarak kullanılmasını etkiler; ceza yargılamasında ise sahtecilik suçunun unsuru olan belgenin sahteliğine ilişkindir.
- Beraat kararı
- Ceza mahkemesinin sanık hakkında suçun sabit olmadığına ya da yeterli delil bulunmadığına karar vermesidir. Bu kararın hukuk mahkemesini bağlamadığı m.214/2 ile açıkça belirtilmiştir.
- Ceza verilmesine yer olmadığına karar
- Fiilin işlendiği kabul edilmekle birlikte, etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık sebebi veya haksızlık içeriğinin azlığı gibi nedenlerle faile ceza verilmemesi halinde verilen karardır. Madde metni bu kararın da hukuk mahkemesini bağlamadığını söyler.
Sahtelik hakkında hukuk ve ceza mahkemesi kararlarının etkisi: hangi şartlar aranır?
- Belgenin sahteliğinin hukuk mahkemesinde ileri sürülmüş ve bu mahkemece incelenmiş olması gerekir.
- Hukuk mahkemesinin belgenin sahte olmadığına dair kararının kesinleşmiş olması gerekir; bu hâlde aynı belge hakkında ceza mahkemesinde sahtelik iddiası dinlenmez.
- Ceza mahkemesinde belgeyi düzenleyen hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ya da beraat kararı verilmiş olması, hukuk mahkemesinin sahteliği incelemesini engellemez; bu halde hukuk mahkemesinin incelemesi için ayrıca bir koşul aranmaz.
Sahtelik hakkında hukuk ve ceza mahkemesi kararlarının etkisi: hangi sonuçları doğurur?
- Hukuk mahkemesinin belgenin sahte olmadığına dair kararı kesinleşirse, aynı belge hakkında ceza mahkemesinde sahtelik iddiası dinlenmez.
- Kesinleşmemiş hukuk kararı, ceza mahkemesinde sahtelik iddiasının dinlenmesini engellemez.
- Ceza mahkemesi düzenleyen hakkında beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı verirse, hukuk mahkemesi belgenin sahteliğini yine inceleyebilir.
- Hukuk mahkemesi belgenin sahte olduğuna karar verirse, bu karar ceza mahkemesi için kesin hüküm oluşturmaz.
Hukuk mahkemesinin sahte olmadığı kararı ile sahte olduğu kararı arasındaki fark nedir?
Hukuk mahkemesi belgenin sahte olmadığına karar verip bu karar kesinleşirse, ceza mahkemesi için kesin hüküm niteliği kazanır.
Hukuk mahkemesi belgenin sahte olduğuna karar verirse, bu karar ceza mahkemesini bağlamaz; kural olarak ceza mahkemesi bağımsız inceleme yapar.
Yalnız sahte olmadığı yönündeki kesinleşmiş karar ceza yargılamasında sahtelik iddiasının dinlenmesini kapatır.
Ceza mahkemesinin mahkumiyet ile beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı arasındaki fark nedir?
Ceza mahkemesi düzenleyeni mahkum ederse, bu karar hukuk yargılamasında bağlayıcıdır (m.214 kapsamı dışında, TBK m.74 uyarınca).
Ceza mahkemesi beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verirse, bu karar hukuk mahkemesini bağlamaz.
Beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararları, hukuk mahkemesinin sahteliği incelemesini engellemez.
Sahtelik hakkında hukuk ve ceza mahkemesi kararlarının etkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ceza mahkemesinde beraat kararı verilmesini hukuk mahkemesinin belgenin sahteliğini incelemesine engel saymak; m.214/2 bunu açıkça reddeder.
- Kesinleşmemiş bir hukuk kararını ceza mahkemesinde sahtelik iddiasını kapatan kesin hüküm gibi değerlendirmek.
- Hukuk mahkemesinin belgenin sahte olduğuna dair kararını ceza mahkemesini bağlayan kesin hüküm sanmak; bu karar ceza yargılamasını bağlamaz.
- Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararını, fiilin sabit olmadığı anlamına gelen kesin delil saymak; bu karar hukuk mahkemesini bağlamaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hukuk mahkemesinin sahte olmadığına dair kararının kesinleşmesi, aynı belge hakkında ceza yargılamasında sahtelik iddiasının dinlenmesini engeller; kesinleşmiş karar varlığı ayrıca araştırılır. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8905 E., 2023/2678 K., 03.05.2023)
- Ceza mahkemesinde beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş olması, hukuk mahkemesinin belgeyi bilirkişi veya başka delille yeniden incelemesine engel değildir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/6718 E., 2023/4086 K., 20.09.2023)
- Ceza dosyasının hukuk yargılamasında tümüyle getirtilmesi ve kararın kesinleşip kesinleşmediğinin kontrol edilmesi gerekir; ceza kararı kesinleşmişse m.214 hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılır. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8905 E., 2023/2678 K., 03.05.2023)
- Ceza yargılamasında belgenin sahteliği yönünde kesin bir karar yoksa, hukuk mahkemesi ceza dosyasındaki tanık anlatımları ve bilirkişi incelemesi gibi delilleri birlikte değerlendirebilir. (11. Ceza Dairesi, 2021/20521 E., 2025/1600 K., 06.02.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Sahte olmadığı yönündeki kesinleşmiş hukuk kararının ceza yargılamasında kesin hüküm etkisi doğurabilmesi için bu kararın kesinleştiğinin ispatı gerekir; kesinleşme şerhi veya karar örneği ile ispatlanır. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8905 E., 2023/2678 K., 03.05.2023)
- Sahtelik iddiasını ileri süren taraf, belgenin sahte olduğunu bilirkişi incelemesi ve diğer delillerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Belgenin sahte olmadığını savunan taraf, imzanın veya yazının gerçekliğini ispat etmekle yüzleşir; hukuk mahkemesi beraat kararına rağmen bu incelemeyi yapabilir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/6718 E., 2023/4086 K., 20.09.2023)
- Ceza mahkemesinin beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı, hukuk mahkemesi için delil niteliğinde takdire bağlı olarak değerlendirilir; bu karar hukuk yargılamasında kesin delil oluşturmaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 m.213: Sahtelik iddiasının haksız çıkması hâlinde harç ve tazminat yaptırımlarını düzenler; m.214 bu yaptırımlardan bağımsız olarak kararların birbirini bağlayıp bağlamayacağını belirler.
- 6100 m.209: Adi senetteki imza veya yazı inkâr edildiğinde senedin delil olarak kullanılmasını ve ihtiyati tedbir ilişkisini düzenler; m.214 ise kesinleşmiş kararların etkisini düzenler.
- 6100 m.208: Sahtelik iddiasının ileri sürülme biçimini düzenler; m.214 bu iddianın sonuçlanmasından doğan kesin etkiyi belirler.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| iki haftalık | m.208 | Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
33 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/707 E., 2025/240 K., 16.04.2025İlgili madde: m.208
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/554 E., 2023/1397 K., 21.12.2023İlgili madde: m.208
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1037 E., 2023/531 K., 31.05.2023İlgili madde: m.208, m.211
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/332 E., 2023/358 K., 26.04.2023İlgili madde: m.208, m.211
- 11. Ceza Dairesi, 2021/20521 E., 2025/1600 K., 06.02.2025İlgili madde: m.214
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/3675 E., 2024/415 K., 25.01.2024İlgili madde: m.212
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/6718 E., 2023/4086 K., 20.09.2023İlgili madde: m.214
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/8905 E., 2023/2678 K., 03.05.2023İlgili madde: m.214
- 10. Daire, 2016/1446 E., 2021/7084 K., 29.12.2021İlgili madde: m.210
- Genel Kurul, 2016/14253 E., 02.07.2020İlgili madde: m.214
Diğer 23 karar
- Birinci Bölüm, 2013/2418 E., 16.12.2015İlgili madde: m.214
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/218 E., 2026/324 K., 17.03.2026İlgili madde: m.211
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1498 E., 2026/120 K., 18.02.2026İlgili madde: m.211
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/1323 E., 2026/183 K., 05.02.2026İlgili madde: m.207
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/891 E., 2025/1479 K., 06.11.2025İlgili madde: m.207
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1356 E., 2025/1072 K., 05.11.2025İlgili madde: m.208, m.211
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2023/237 E., 2025/667 K., 30.05.2025İlgili madde: m.211
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/768 E., 2025/875 K., 15.05.2025İlgili madde: m.209
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/758 E., 2025/823 K., 08.05.2025İlgili madde: m.209
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1559 E., 2025/546 K., 27.03.2025İlgili madde: m.208
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/241 E., 2025/199 K., 06.03.2025İlgili madde: m.209
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/916 E., 2025/400 K., 03.03.2025İlgili madde: m.207
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/839 E., 2025/172 K., 11.02.2025İlgili madde: m.207
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/845 E., 2025/7 K., 08.01.2025İlgili madde: m.207
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/958 E., 2024/2138 K., 19.12.2024İlgili madde: m.207
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/485 E., 2024/636 K., 02.10.2024İlgili madde: m.212
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/2577 E., 2023/1990 K., 28.12.2023İlgili madde: m.209
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/869 E., 2023/576 K., 06.04.2023İlgili madde: m.212
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/300 E., 2022/266 K., 18.02.2022İlgili madde: m.209
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2021/714 E., 2021/733 K., 24.06.2021İlgili madde: m.209
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/1549 E., 2021/718 K., 10.06.2021İlgili madde: m.212
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/1813 E., 2020/1926 K., 22.10.2020İlgili madde: m.212
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/916 E., 2020/74 K., 30.01.2020İlgili madde: m.210
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6.2. İspat ve Deliller - 2 bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış