HMK › İspat ve deliller › Belge ve senet
Belge ve senetle ispat zorunluluğu
Kısaca
HMK m.199 199, HMK'da "belge" kavramını tanımlar. HMK m.200, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi zorunluluğunu ve bu zorunluluğun parasal sınırını düzenler.
Kapsam
Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199–206 hükümlerini kapsar.
HMK m.199 — Belge
Madde 199, HMK'da "belge" kavramını tanımlar. Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı, elektronik ortamdaki veriler ve benzeri bilgi taşıyıcılarının belge sayılmasının esasını düzenler. Hüküm, taraflardan veya üçüncü kişilerden gelen her türlü ispat aracına yönelik genel bir çerçeve çizer ve kanunda sayılan türlerin örnek niteliğinde olduğunu ortaya koyar. Belgenin türüne göre delil gücünü düzenlemez; senedin tanımı ve senetle ispat zorunluluğu (m.200), belgenin ibrazı (m.218 vd.), belge aslının istenmesi ve sahtelik iddiası gibi konular ayrı maddelerde yer alır (m.200, m.216 vd., m.210 vd.). Maddenin kişi bakımından bir sınırı yoktur; taraflar, üçüncü kişiler ve resmî makamlar elindeki bilgi taşıyıcıları bakımından bu tanıma girer.
Belge: hangi kavramlar bilinmeli?
- Belge
- Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli olan, bilgi taşıyan her türlü ortam ya da şeydir. Belge, senedi de kapsayan üst kavramdır.
- Vakıa
- Hukuki fiiller ve maddi olaylar olup belgeyle ispatı konusu yapılabilen şeydir. Hukuki işlemlerin ispatı ise senetle yapılır ve bu madde kapsamında değerlendirilmez.
- Bilgi taşıyıcısı
- Bir bilgiyi kaydedebilen, saklayabilen ve sonradan ortaya koyabilen her türlü araçtır. Kâğıt, ses veya görüntü kaydı, elektronik ortam bu kapsama girer.
- Senet
- Bir kişinin düzenlediği veya düzenlettiği, kendi aleyhine delil oluşturan yazılı belgedir. Her senet belgedir, ancak her belge senet değildir.
- Elektronik ortamdaki veri
- Elektronik araçlarla oluşturulan, saklanan veya iletilen bilgilerdir. Madde bu verileri açıkça belge sayar; delil gücü ise ayrıca değerlendirilir.
Belge: hangi şartlar aranır?
- Ortada bir bilgi taşıyıcısının bulunması gerekir.
- Taşınan bilginin uyuşmazlık konusu bir vakıayı ispata elverişli olması gerekir.
- Maddede sayılan türlerden biri ya da bunlara benzer bir taşıyıcı olması gerekir; sayılanlar tahdidi değildir.
- Taşıyıcının ispat açısından değerlendirilebilir olması, yani mahkemeye sunulabilir ve incelenebilir nitelikte bulunması gerekir.
Belge: hangi sonuçları doğurur?
- Vakıayı ispata elverişli bir bilgi taşıyıcısı belge sayılır ve delil olarak sunulabilir.
- Belge sayılan veri, senet kuvveti taşımıyorsa delil gücü hâkimin takdirine bağlıdır.
- Yazılı veya basılı metin, senet, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü, ses kaydı ve elektronik veri de belge sayılır; bunlar arasında ayrım yapılmaz.
- Vakıayı ispata elverişli olmayan bir bilgi taşıyıcısı belge sayılmaz ve delil olarak değerlendirilmez.
- Hukuki işlemlerin senetle ispatı gerektiğinde belge tanımı tek başına yeterli değildir; m.200 ayrıca aranır.
Belge ile senet arasındaki fark nedir?
Belge, bilgi taşıyan her türlü ortamı kapsayan üst kavramdır. Kanunda tanımlanmıştır.
Senet, bir kişinin kendi aleyhine delil oluşturmak amacıyla düzenlediği veya düzenlettiği ve imza taşıyan yazılı belgedir.
Her senet belgedir ama her belge senet değildir. Senetle ispat zorunluluğu ve kesin delil gücü yalnız senet için geçerlidir (m.200).
Yazılı veya basılı metin ile elektronik ortamdaki veri arasındaki fark nedir?
Yazılı veya basılı metin kâğıt gibi fiziksel bir ortamda bulunur.
Elektronik ortamdaki veri, bilgisayar, telefon veya sunucu gibi araçlarda oluşan ve saklanan bilgidir.
Her ikisi de belge sayılır. Elektronik verinin senet niteliğine ulaşması için güvenli elektronik imza gerekir; aksi halde ayrıca değerlendirilir.
Sayılan belge türleri ile sayılmayan benzer taşıyıcılar arasındaki fark nedir?
Metin, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü ve ses kaydı gibi kanunda açıkça sayılan türler vardır.
Bunlara benzer, kanunda sayılmamış bilgi taşıyıcıları da mevcuttur.
Sayılmayan taşıyıcılar da bilgi taşıyıp vakıayı ispata elverişliyse belge sayılır. Delil gücü ise hâkimin takdirine bağlanır.
Belge: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Belge tanımını senet ile karıştırmak; her belgenin senet kesin delil gücünde olduğunu varsaymak.
- Kanunda sayılmayan bir bilgi taşıyıcısını belge olarak kabul etmemek; sayılanların tahdidi olduğunu düşünmek.
- Elektronik yazışmayı tek başına senet gibi değerlendirmek; güvenli elektronik imza yoksa senet kuvveti aranmamalıdır.
- Dekont gibi bir belgenin yalnızca açıklamasız olarak borç ilişkisini kanıtladığını varsaymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, sosyal medya yazışmalarını ve elektronik ortamdaki kayıtları madde 199 kapsamında belge sayar; bu tür kayıtların delil olarak değerlendirilebileceğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1335 E., 2024/1130 K., 11.09.2024; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/733 E., 2024/1204 K., 11.09.2024; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2170 E., 2026/728 K., 16.04.2026)
- Havale dekontu gibi bir belgenin tek başına borç ilişkisini ispatlamaya yetmeyeceği, ancak bu belgeye ek olarak yazışma kayıtlarının dikkate alınabileceği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2170 E., 2026/728 K., 16.04.2026)
- Elektronik ortamdaki verinin inkârı halinde hâkimin önce tarafı dinlemesi, kanaate varamazsa bilirkişi incelemesine başvurması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/309 E., 2026/478 K., 02.04.2026; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2053 E., 2025/437 K., 13.03.2025)
- Bilirkişi raporunda tespit edilen ve itiraz edilmeyen elektronik bilginin delil olarak değerlendirilebileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/309 E., 2026/478 K., 02.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Belgeyi delil olarak ileri süren taraf, belgenin uyuşmazlık konusu bir vakıayı ispata elverişli olduğunu ortaya koymalıdır.
- Elektronik kayıt (sosyal medya yazışması, e-posta, mesaj) delil olarak sunulduğunda, kaydın içeriği ve kime ait olduğu ileri süren taraf tarafından ispatlanmalıdır.
- Karşı taraf, sunulan belgenin inkârı ile ilgili savunma yapabilir; bu halde belgenin sahteliğini ya da içeriğinin gerçeği yansıtmadığını ileri süren taraf ispat yükünü taşır.
- Elektronik verinin inkârında hâkim önce ilgili tarafı dinler; kesin kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine başvurur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/309 E., 2026/478 K., 02.04.2026; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2053 E., 2025/437 K., 13.03.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.200: Hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunluluğunu düzenler. Madde 199'daki belge tanımı ile senet arasındaki ayrımın hukuki sonucunu bu hüküm belirler.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.202: Yazılı delil başlangıcını düzenler. Senet dışındaki belgelerin senetle ispat zorunluluğunda hangi halde kullanılabileceğini belirler.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.216: Karşı tarafın elindeki belgenin ibrazını düzenler. Madde 199'daki belge kavramı bu ibraz yükümlülüğünün konusunu oluşturur.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.210: Belgenin sahteliği iddiası ve incelemesine ilişkindir. Belgenin inkârı halinde uygulanacak usulü gösterir.
HMK m.200 — Senetle ispat zorunluluğu
Madde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi zorunluluğunu ve bu zorunluluğun parasal sınırını düzenler. Parasal sınırın güncellenmesi ve ikinci fıkradaki tanık dinletme istisnası da maddenin kapsamındadır. Kanun, hukuki işlemler bakımından kesin delil zorunluluğunu getirir; senetle ispat zorunluluğu hukuki fiillere uygulanmaz. Madde, senede karşı ileri sürülen iddiaları (m.201), senedin tanımını ve düzenleme koşullarını (m.199), hukuki fiillerin ispatını, kesin delillerin ayrıntılarını ve ispatın şekil şartına bağlı işlemlerdeki durumunu düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde ya da genel ispat kurallarında yer alır. Ayrıca parasal sınırın yeniden değerlemesini belirleyen ek madde 1 (m.200 dışındaki metin) ve sürelere ilişkin usul kuralları da bu maddenin dışındadır.
Senetle ispat zorunluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Senetle ispat zorunluluğu
- Belirli bir değeri aşan hukuki işlemlerin, tanık ve diğer takdiri delillerle değil, kesin delille ispat edilmesi gerektiğini ifade eden kuraldır. Dar anlamda senet yanında ikrar, yemin ve kesin hüküm de bu kapsamdadır.
- Hukuki işlem
- Belli bir hukuki sonucun doğmasına yönelik irade beyanıdır. Tek taraflı, iki taraflı veya çok taraflı olabilir; borçlandırıcı ya da tasarruf işlemi olması fark yaratmaz.
- Parasal sınır
- İşlemin yapıldığı zamandaki miktar veya değerin senetle ispat zorunluluğunu doğuran eşiğidir. Madde metnindeki tutar bir tabandır; yıllık yeniden değerleme ile artırılmış güncel tutar uygulanır.
- Kesin delil
- Hâkimi bağlayan ve takdir alanı bırakmayan delil türüdür. Senet, ikrar, yemin ve kesin hükmü kapsar; tanık ise takdiri delildir.
- Açık muvafakat
- Karşı tarafın, senetle ispat zorunluluğu hatırlatıldıktan sonra tanık dinlenmesine açıkça onay vermesidir. Sessizlik veya zımni kabul bu yerine geçmez.
Senetle ispat zorunluluğu: hangi şartlar aranır?
- Hukuki işlemin bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı veya itfası amacını taşıması gerekir.
- İşlemin yapıldığı zamandaki miktar veya değerin güncel parasal sınırı geçmesi gerekir.
- Ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle miktar veya değer sınırın altına düşmüş olsa bile, işlemin başlangıçtaki miktar veya değerinin sınırı aşması hâlinde senetsiz ispat olunamaz.
- Senetle ispat zorunluluğunun istisnası olarak tanık dinlenebilmesi için hâkimin karşı tarafa bu zorunluluğu hatırlatması gerekir.
- Tanık dinlenebilmesi için karşı tarafın bu hatırlatmadan sonra açık muvafakat vermesi gerekir.
Senetle ispat zorunluluğu: hangi sonuçları doğurur?
- Parasal sınırı aşan bir hukuki işlem yalnız senetle, yani kesin delille ispat edilebilir.
- Sınırın altına düşmüş bile olsa ödeme veya ibra gibi nedenlerle işlemin senetsiz ispatı mümkün değildir.
- Hukuki fiiller bu zorunluluğa tabi olmadığından tanık ve takdiri delillerle ispat edilebilir.
- Karşı tarafın açık muvafakati ve hâkimin hatırlatması bulunduğunda tanık dinlenebilir.
- Taraflar arasında geçerli bir delil sözleşmesi varsa tanıkla ispat mümkün olabilir.
Hukuki işlem ile hukuki fiil arasındaki fark nedir?
Hukuki işlemlerde, değer sınırı aşıldığında senetle (kesin delille) ispat zorunludur.
Hukuki fiillerde senet zorunluluğu yoktur ve hukuki fiiller tanık ve takdiri delillerle ispat edilebilir.
Aynı tutarda olsa bile hukuki fiil tanıkla ispatlanabilir, hukuki işlem ise tanıkla ispatlanamaz.
Yapıldığı zamanki değer ile sonradan düşen değer arasındaki fark nedir?
Sınır, işlemin yapıldığı zamanki miktar veya değere göre belirlenir.
Ödeme veya ibra gibi sonradan oluşan düşüşler işlemin değerini sonradan değiştirir.
Sonradan borcun düşmesi senetle ispat zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; işlemin başlangıçtaki değeri esas alınır.
Kural ile ikinci fıkra istisnası arasındaki fark nedir?
Kural olarak tanık dinletilemez ve kesin delil aranır.
Karşı tarafın hatırlatmadan sonra açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.
Muvafakat varsa taraflar tanıkla ispat yoluna gidebilir; muvafakat yoksa tanık dinletme talebi reddedilir.
Senetle ispat zorunluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Parasal sınırı madde metnindeki taban tutar üzerinden hesaplamak; güncel sınırın yıllık yeniden değerleme ile artırılmış hâli uygulanmalıdır.
- Ödeme veya ibra sonrasında borcun sınırın altına düştüğünü görüp senetsiz ispat yoluna gitmek; başlangıçtaki değer esas alınmalıdır.
- Hukuki fiili de hukuki işlem gibi ele alıp tanık dinletmeyi reddetmek; hukuki fiillerde bu zorunluluk yoktur.
- Karşı tarafın sessizliğini veya zımni kabulünü açık muvafakat saymak; açık onay aranmalıdır.
- Hâkimin hatırlatma yükümlülüğünü atlayıp doğrudan tanık dinlemek; ikinci fıkranın koşulları sağlanmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Senetle ispat zorunluluğu kuralının Yargıtay tarafından da 6100 sayılı Kanun'un 200. ve 202. maddelerinde korunduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1255 E., 2023/1220 K., 06.12.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2015/511 E., 2019/455 K., 16.04.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2024/339 E., 2025/579 K., 01.10.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/340 E., 2025/580 K., 01.10.2025)
- Parasal sınırın belirlenmesinde 1086 sayılı Kanun'un 288. maddesinden 6100 sayılı Kanun'un 200. maddesine geçiş yapılırken aynı sınırların esas alındığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/650 E., 2023/483 K., 17.05.2023)
- Hukuki işlem nedeniyle doğan çek veya benzeri belgelerde bedelsizlik iddiası ile senetle ispat zorunluluğu arasındaki ilişkinin, işlemin ispatı bakımından değerlendirildiği görülmektedir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1243 E., 2025/1897 K., 24.12.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren taraf, hukuki işlemi parasal sınırı aşan bir değerle ispat etmek zorundadır ve bu ispat kesin delille yapılmalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/511 E., 2019/455 K., 16.04.2019)
- Kesin delil olarak senet, ikrar, yemin veya kesin hüküm kullanılabilir; tanık ve diğer takdiri deliller bu ispatı sağlayamaz.
- Karşı taraf, işlemin sınır altında kaldığını veya borcun ödendiğini savunursa, bu savunmayı yazılı belgeyle ispatlamalıdır; ancak ödeme veya ibra başlangıçtaki değeri değiştirmez.
- Tanık dinletilmek istenirse hâkimin senetle ispat zorunluluğunu hatırlatması ve karşı tarafın açık muvafakati aranır; muvafakatin yokluğu tanık dinletmeyi engeller.
- Hukuki fiil iddiasında senet zorunluluğu aranmaz ve tanık dinletilebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.199: Senet dışındaki belgelerin ve hukuki fiillerin ispatına ilişkin kurallarla bu maddenin sınırlandığı alanı ayırır.
- 6100 sayılı Kanun m.201: Senede karşı ileri sürülen iddialarda aynı senetle ispat zorunluluğunu düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
- 6100 sayılı Kanun m.202: Senetle ispat zorunluluğunun uygulanmadığı istisnaları düzenler.
- 6100 sayılı Kanun m.203: Senetle ispat zorunluluğunun istisnalarından birini oluşturur ve bu madde ile birlikte değerlendirilir.
- 6100 sayılı Kanun m.189: Kanunî delil sisteminden doğan sınırlamaların genel çerçevesini oluşturur; bu madde bu sınırlamanın bir uygulamasıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.193: Taraflar arasında delil sözleşmesi yapılmasına imkân verir; ikinci fıkra bakımından bu sözleşme tanık dinlenmesine dayanak olabilir.
- 6100 sayılı Kanun ek m.1: Parasal sınırların her yıl yeniden değerleme oranında artırılmasını düzenler; uygulanan güncel tutar bu hükümle belirlenir.
HMK m.201 — Senede karşı tanıkla ispat yasağı
Bu madde, senede bağlanmış hukuki işlemlere karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıran veya azaltan iddiaların tanıkla ispatını yasaklar; kuralın ilk unsuru senede bağlı olmaktır, ikinci unsuru ise değer sınırının altında kalmamasıdır. Kural, hukuki işlemi taraf olarak kuran ve senedi düzenleyen tarafların ilişkisinde uygulanır. Madde, senede karşı tanıkla ispat yasağının istisnalarını (m.203) düzenlemez; asıl hukuki işlemin tanıkla ispatını (m.200) düzenlemez; senedin içeriğine karşı karşılık hukuki işlemin tanıkla ispatına izin veren yazılı delil başlangıcını (m.202) düzenlemez; resmi senet ve resmi belgelerin delil gücünü (TMK m.7) düzenlemez. Ayrıca senedin sahteliği ve kaybolması halindeki özel durumlar ile hukuki eylemlerin ispatı bu maddenin kapsamı dışındadır.
Senede karşı tanıkla ispat yasağı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Senede karşı tanıkla ispat yasağı
- Senede bağlanmış bir hukuki işleme karşı ileri sürülen iddiaların, tanık beyanı ile kanıtlanamaması kuralıdır. Bu kural, senedin ispat gücünü korumak için getirilmiştir.
- Senede bağlı hukuki işlem
- Tarafların ilişkisinin yazılı bir senetle belgelenmiş olmasıdır. Senedin varlığı, tarafların aralarındaki hukuki işlemin senede dayandığını gösterir.
- Hüküm ve kuvvet
- Senedin taraflar arasındaki borç doğurucu ve ispat edici etkisidir. Madde, bu etkiyi ortadan kaldıran veya azaltan iddiaları kapsar.
- Değer sınırı
- Madde metninde 23.450 TL olarak belirtilen tutardır; ancak uygulamada bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Güncel tutar, bu sınıra ilişkin uygulanan parasal sınırdır ve 2026 yılı için 41.000 TL'dir. Sınırın altında kalan işlemler için de kural geçerlidir, yani sınır tanık yoluyla ispat imkânı vermez.
- Karşılık hukuki işlem
- Senede karşı ileri sürülen ve senetteki borcu sona erdiren veya azaltan işlemdir. Örneğin ödeme, takas veya ibra bu niteliktedir.
Senede karşı tanıkla ispat yasağı: hangi şartlar aranır?
- Hukuki işlemin senede bağlanmış olması gerekir.
- Senede karşı ileri sürülen iddianın senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıran veya azaltan nitelikte olması gerekir.
- İddianın, senedin taraflarından biri veya onun halefi tarafından ileri sürülmesi gerekir; üçüncü kişiler bu kapsamda değildir.
- Hukuki işlemin değeri, madde metnindeki 23.450 TL tabanından veya uygulanan güncel parasal sınırdan az olsa bile kural uygulanır; değer sınırı tanıkla ispatı açmaz.
- Yazılı delil başlangıcı ve istisnai hallerden (m.202, m.203) biri gerçekleşmemiş olmalıdır; aksi halde tanıkla ispat mümkün hale gelir.
Senede karşı tanıkla ispat yasağı: hangi sonuçları doğurur?
- Senede bağlı bir hukuki işleme karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıran veya azaltan iddia, tanıkla ispat edilemez.
- Değer sınırı altında kalan işlemler için de tanıkla ispat yasağı geçerlidir.
- Yasağın ihlali halinde, mahkeme tanık dinlemeyi reddeder ve iddianın yazılı delille kanıtlanmasını ister.
- Senede karşı iddia, yazılı delil ile kanıtlanabilir; bu delil senetle aynı güçte olmalıdır.
- Üçüncü kişiler, senede karşı iddialarını tanıkla ispat edebilir; bu imkân taraflar için yoktur.
- Senedin kendisi yanlış ya da sahte ise, bu durumun kanıtı başka hukuki düzenlemelere tabidir ve bu madde kapsamında değildir.
- Madde emredici niteliktedir; tarafların sözleşmeyle tanıkla ispata izin vermesi geçerli değildir.
Senede karşı iddia ile senede dayanan iddia arasındaki fark nedir?
Senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıran veya azaltan iddia, örneğin ödeme ya da ibra iddiası.
Senedin varlığını ya da içeriğini doğrudan kabul eden veya senede dayanan talep.
Senede karşı iddia tanıkla ispat edilemez; senede dayanan talep ise senedin kendisi ile kanıtlanır.
Taraf ile üçüncü kişi arasındaki fark nedir?
Senedin tarafları, senedin içeriğine karşı senetle ispat zorunluluğu altındadır.
Senedin tarafı olmayan üçüncü kişiler, senede karşı iddialarını senetle ispat etmek zorunda değildir.
Üçüncü kişi, örneğin muvazaa iddiasını tanıkla ispat edebilir; taraflar bu imkâna sahip değildir.
Hukuki işlem ile hukuki eylem arasındaki fark nedir?
Senede bağlı hukuki işlemler, madde kapsamındadır.
Haksız fiil gibi hukuki eylemler, senedin hüküm ve kuvvetiyle ilgili değildir.
Hukuki eylemler tanıkla ispat edilebilir; hukuki işlemler için bu imkân yoktur.
Yakın hısım senedi ile genel hal arasındaki fark nedir?
Yakın hısımlar arasındaki hukuki işlem, m.203/a kapsamında tanıkla ispat edilebilir.
Senede bağlanmış hukuki işlem, m.203/a kapsamında olsa dahi senede karşı iddia tanıkla ispat edilemez.
Senet varsa yakın hısımlık tanıkla ispat imkânı sağlamaz; senede karşı iddia yazılı delille kanıtlanır.
Senede karşı tanıkla ispat yasağı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Senede bağlı bir ödeme iddiasını tanıkla kanıtlamaya çalışmak, bu yasağın ihlali anlamına gelir.
- Değer sınırının altında kaldığını düşünerek tanık dinletmek, yanlış sonuç doğurur; sınır yasağı kaldırmaz.
- Madde metnindeki 23.450 TL tutarını güncel sınır olarak almak; güncel sınır 41.000 TL'dir.
- Üçüncü kişinin muvazaa iddiasını taraflar için de tanıkla kanıtlanabilir saymak yanlıştır.
- Yakın hısımlık nedeniyle senede bağlı işlemin tanıkla ispatına izin vermek, m.203/a ile m.201 arasındaki ilişkiyi karıştırmak anlamına gelir.
- Hukuki eylemleri, örneğin haksız fiili, senede karşı işlem gibi değerlendirerek tanıkla ispatı reddetmek yanlıştır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Senede bağlanmış bir ödeme iddiasında, ödemeyi ileri süren tarafın bu iddiayı yazılı belge ile kanıtlaması gerektiği kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/134 E., 2023/2575 K., 28.12.2023; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/548 E., 2023/2544 K., 22.12.2023)
- Senedin ve bononun yazılı belge niteliği taşıması, ödeme iddiasının tanıkla değil yazılı delille ispat edilmesi sonucunu doğurmaktadır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/134 E., 2023/2575 K., 28.12.2023; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/548 E., 2023/2544 K., 22.12.2023)
- Senede bağlı hukuki işlemin tanıkla ispatının mümkün olmadığı, ancak aynı güçte bir yazılı belge ile kanıtlanabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1538 E., 2020/485 K., 30.06.2020)
- Yemin deliline dayanma imkânı, tanıkla ispat yasağının kapsamı içinde değerlendirilmekte; bu imkânın kullanılıp kullanılmayacağı mahkeme tarafından sorulmaktadır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/310 E., 2025/713 K., 02.05.2025; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/287 E., 2025/712 K., 02.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Senede karşı iddiayı ileri süren taraf, ödeme veya ibra gibi karşılık hukuki işlemi yazılı delille ispatla yükümlüdür.
- Kullanılabilecek delil, senetle aynı güçte bir yazılı belgedir; tanık beyanı bu noktada kullanılamaz.
- Karşı taraf, senedin geçerliliğini ya da içeriğini savunursa, bu savunmasını da yazılı delille kanıtlamalıdır.
- Yazılı delil bulunmadığında, yemin deliline başvurma imkânı mahkemece değerlendirilir.
- Senedin yazılı delil niteliği taşıması, senedin varlığının ispatını kolaylaştırır; senedin kendisi ispat aracıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.200: Hukuki işlemlerin tanıkla ispatına ilişkin ana kuralı koyar; m.201 bu kuralın senede bağlı işlemler bakımından ikinci ana kuralıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.202: Senede karşı karşılık hukuki işlemin yazılı delil başlangıcı ile tanıkla ispatına izin verir; m.201'in bir istisnasıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.203: Yakın hısımlar, teamül, yangın gibi zorunluluk halleri ve üçüncü kişi muvazaası gibi tanıkla ispat istisnalarını düzenler.
- 4721 sayılı Kanun m.7: Resmi senetlerin belgelediği olguların doğruluğuna kanıt oluşturması, bu maddedeki yasağın resmi belgeler bakımından sınırını çizer.
HMK m.202 — Delil başlangıcı
Madde, senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcının varlığı halinde tanık dinlenebilmesini düzenler ve delil başlangıcının tanımını yapar. Kime uygulandığı bakımından, senetle ispat zorunluluğunun doğduğu her hukuki ilişkide taraflar arasındaki uyuşmazlık için geçerlidir. Madde senetle ispat zorunluluğunun kendisini düzenlemez; bu zorunluluğun kaynağı ve istisnasız uygulanacağı haller başka maddededir (m.200, m.201). Delil olarak kullanılabilecek belge türlerinin tanımı ve belgenin ne olduğu da bu maddede yer almaz (m.199). Tanık dinletmenin usul kuralları, tanığın dinlenmesi ve delillerin takdiri ayrı hükümlere tabidir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın dava yoluyla istenmesi ve hak düşürücü süreler de madde kapsamında değildir.
Delil başlangıcı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Delil başlangıcı
- İddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmayan, ancak o işlemi muhtemel gösteren belgedir. Belgenin kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş olması gerekir. Tanımdaki ölçüt tam ispat değil muhtemel gösterme olduğundan, belge tek başına hukuki işlemi kanıtlamaz.
- Senetle ispat zorunluluğu
- Belirli hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi gerektiği kuralıdır. Bu madde, bu zorunluluğun bulunduğu hallerde delil başlangıcının tanık dinletme imkânı doğurduğu bir istisna getirir.
- Belge
- Madde 199 kapsamında, ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, fotoğraf, görüntü veya ses kaydı, elektronik ortamdaki veriler ve benzeri bilgi taşıyıcılarıdır. Delil başlangıcı olabilmesi için belgenin bu tanıma uyması gerekir.
- Muhtemel gösterme
- Belgenin iddia edilen hukuki işlemin yapıldığını olası kılması, ancak tam kanıtlamamasıdır. Belgenin içeriği işlemin varlığına dair makul bir ihtimal oluşturmalıdır.
Delil başlangıcı: hangi şartlar aranır?
- Senetle ispatı gereken bir hukuki işlem bulunmalıdır; delil başlangıcı bu zorunluluk yoksa tanık dinletme gerekçesi yapılamaz.
- Ortada 199. maddedeki tanıma uyan bir belge bulunmalıdır.
- Belge, aleyhine ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş olmalıdır.
- Belge, iddia edilen hukuki işlemi tamamen ispata yeterli olmamakla birlikte o işlemi muhtemel göstermelidir.
- Belgenin yazılı olması gerekmez; yazılı delil başlangıcı aranmaz, ancak senede karşı ileri sürülen delil başlangıcının yazılı olması gerektiği yorumu benimsenmektedir.
- Yukarıdaki koşullar birlikte gerçekleştiğinde tanık dinlenebilir; tanık, delil başlangıcı ile birlikte iddianın ispatında kullanılır.
Delil başlangıcı: hangi sonuçları doğurur?
- Delil başlangıcı bulunduğunda senetle ispat zorunluluğu kalkar ve taraf tanıkla ispat yoluna gidebilir.
- Delil başlangıcı bulunmadığında senetle ispat zorunluluğu devam eder ve tanık dinletilmesi mümkün olmaz.
- Belge aleyhine ileri sürülen kişi veya temsilcisi tarafından verilmemiş ya da gönderilmemişse delil başlangıcı olmaz.
- Delil başlangıcı tek başına hukuki işlemi ispatlamaz; tanık ve diğer takdiri delillerle birlikte değerlendirilir.
- Hâkim, delil başlangıcı ile dinlenen tanık ve diğer delilleri serbestçe takdir ederek karar verir.
Senet ile senet dışı belge arasındaki fark nedir?
Senet niteliğindeki belgenin delil başlangıcı olabilmesi için yazılı olması gerekir (senet başlangıcı).
Madde 199 kapsamındaki senet dışı belgelerde (fotoğraf, ses kaydı, elektronik veri gibi) yazılı olma koşulu aranmaz.
Senet dışı belgeler de aleyhine ileri sürülen kişiden geliyorsa delil başlangıcı sayılabilir.
Eski hukuk (HUMK) ile yeni hukuk (HMK) arasındaki fark nedir?
HUMK 292. maddede yazılı delil başlangıcı aranıyor, düzenleyenin elinden çıkmış yazılı belge gerekiyordu.
HMK 202. maddede yazılılık koşulu kaldırılmış, yalnızca belge ve aleyhine ileri sürülen kişiden çıkma koşulu aranmıştır.
Faks, fotokopi, elektronik metin ve ses ya da görüntü kaydı artık delil başlangıcı olarak değerlendirilebilir.
Belgenin tam ispat ile muhtemel gösterme arasındaki fark nedir?
Belge iddia edilen hukuki işlemi tamamen ispata yeter nitelikteyse, tanık dinletmeye gerek kalmadan doğrudan delil olarak kullanılır.
Belge yalnızca işlemin muhtemel olduğunu gösteriyorsa delil başlangıcıdır ve tanık dinletme kapısını açar.
Belge tam ispat gücündeyse tanık dinletilmesine gerek yoktur; muhtemel gösterme düzeyindeyse tanıkla birlikte değerlendirilir.
Fotokopi ile asıl belge arasındaki fark nedir?
Asıl belge aleyhine ileri sürülen kişiden geliyor ve imza ile yazı incelemesi yapılabiliyorsa delil başlangıcı olarak kabul edilebilir.
Fotokopide yazı ve imza incelemesi yapılamadığından, belgenin karşı taraftan çıktığı diğer emarelerle teyit edilmedikçe delil başlangıcı sayılmaz.
Fotokopi tek başına tanık dinletmeye yetmez; diğer belgelerle içeriği teyit edilirse delil başlangıcı kabul edilebilir.
Delil başlangıcı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Delil başlangıcını tam ispat gücünde bir belge gibi değerlendirmek; belgenin tek başına hukuki işlemi kanıtladığını kabul etmek.
- HUMK 292. maddedeki yazılılık koşulunu HMK 202. maddede de aramak; senet dışı belgelerin yazılı olmadığı için delil başlangıcı olamayacağını düşünmek.
- Fotokopiyi, aleyhine ileri sürülen kişinin verdiğinin teyidi olmadan doğrudan delil başlangıcı saymak.
- Belgenin karşı taraftan çıktığını ispatlamadan tanık dinletmek.
- Delil başlangıcının bulunduğu hallerde senetle ispat zorunluluğunun tamamen ortadan kalktığını düşünmek; tanık dinletme yalnızca bu zorunluluğun bulunduğu hallerde söz konusudur.
- Delil başlangıcı olarak kullanılan belgenin içeriğini hâkimin takdirinden bağımsız değerlendirmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, zamanaşımına uğramış kambiyo senetlerinin temel ilişkiyi göstermesi halinde yazılı delil başlangıcı olarak kullanılabileceğini kabul etmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/2197 E., 2026/258 K., 10.02.2026)
- Zamanaşımına uğrayan bononun adi senede dönüşmediği, ancak bu madde kapsamında delil başlangıcı olarak kullanılabileceği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/2197 E., 2026/258 K., 10.02.2026)
- Senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcının varlığı tanık dinletme talebinin reddi için yeterli gerekçe sayılmamaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/827 E., 2023/1454 K., 05.10.2023)
- Tanık dinletme talebinin davanın tanıkla ispatına elverişli olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi, madde 202 hükmü gözetilmeden verilen karar olarak değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/827 E., 2023/1454 K., 05.10.2023)
- Hizmet ya da işçilik alacağı uyuşmazlıklarında, işçinin ücret bilgisini gösteren belgelerin madde 202 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/2141 E., 2020/585 K., 16.07.2020)
- Hukuk Genel Kurulu, madde 200 ve 202 hükümlerinin birlikte uygulanması gerektiğini ve senetle ispat kuralının bu iki madde çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/904 E., 2020/554 K., 09.07.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Delil başlangıcına dayanan taraf, senetle ispat zorunluluğunun bulunduğunu ve delil başlangıcının varlığını ileri sürer ve ispatlar.
- Belgenin aleyhine ileri sürülen kişi veya temsilcisi tarafından verildiği ya da gönderildiği, ileri süren tarafça ispatlanmalıdır; fotokopi gibi belgelerde bu, diğer emarelerle desteklenmelidir.
- Belgenin iddia edilen hukuki işlemi muhtemel gösterdiği, hâkimin belge içeriğinden ve diğer delillerden değerlendirmesiyle belirlenir.
- Karşı taraf, belgenin kendisinden çıkmadığını veya işlemi göstermediğini ileri sürerek savunma yapabilir ve bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Delil başlangıcı ile birlikte tanık ya da diğer takdiri delillerle ispat yapılır; tanık beyanı tek başına yeterli değildir ve hâkim tüm delilleri birlikte takdir eder.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.199: Belgenin tanımını verir; delil başlangıcı olabilecek belgenin hangi nitelikte olacağını belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.200: Senetle ispat zorunluluğunu düzenler; bu maddedeki istisna, o zorunluluğun bulunduğu hallerde uygulanır.
- 6100 sayılı Kanun m.201: Senetle ispat zorunluluğunun istisnalarını düzenler; delil başlangıcı bu istisnalardan ayrı bir kapı açar.
HMK m.203 — Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları
Madde, senetle ispat zorunluluğunun istisnası olarak tanıkla ispatın hangi hallerde mümkün olduğunu sıralar: yakın aile ilişkileri (a), teamül gereği senetsiz yapılan işlemler (b), senet alınmasının imkânsız veya olağanüstü güç olduğu haller (c), irade bozukluğu ve aşırı yararlanma iddiaları (ç), üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları (d) ve kayıp senet hali (e). Kişi bakımından genel olarak taraflar arasındaki hukuki işlemlere ve senetlere karşı ileri sürülen iddialara uygulanır. Maddede süre öngörülmemiştir. Madde, senetle ispat zorunluluğunun genel kuralını (HMK m.200) ve senede karşı senetle ispat kuralını (HMK m.201) düzenlemez. Tanık dinlenmesinin usulü, tanığın dinlenme koşulları ve karşı tarafın açık muvafakatiyle tanık dinlenmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Senetle ispat zorunluluğu
- Kanunda belirtilen miktar veya değeri aşan hukuki işlemlerin senetle ispatlanması gerektiği kuralıdır. Bu kural, işlemin yapıldığı andaki miktar veya değere göre belirlenir.
- Teamül
- Belirli bir çevrede belirli bir hukuki işlemin senede bağlanmamasının alışkanlık haline gelmesi ve zaman içinde istikrarlı biçimde uygulanmasıdır. Bu nitelik olmadan b bendi uygulanamaz.
- Maddi imkânsızlık
- Yangın, deniz kazası, deprem gibi olaylar nedeniyle senet düzenlenmesinin fiilen mümkün olmaması ya da olağanüstü güç olmasıdır. Bu hal c bendinin temelidir.
- Muvazaa
- Tarafların gerçek iradeleri ile açıkladıkları iradenin farklı olmasıdır. Üçüncü kişinin muvazaa iddiası d bendi kapsamında tanıkla ispat edilebilir.
- Kayıp senet
- Alacaklının elinde bulunduğu sırada beklenmeyen bir olay, zorlayıcı bir neden veya usulüne göre teslim edilmiş olduğu bir memur ya da noterlik elinde kaybolan senettir. e bendinde kaybolduğu kanısını kuvvetlendiren delil veya emarelerin bulunması aranır.
Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları: hangi şartlar aranır?
- Hukuki işlemin kanunda belirtilen miktar veya değeri aşması ve senetle ispat zorunluluğunun doğması gerekir; tanık dinlenmesi bu zorunluluğun istisnası olarak ileri sürülür.
- Olay a bendindeki altsoy, üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana, gelin veya damat arasındaki bir işlem olmalıdır; bu sayım sınırlıdır.
- Ya da işin niteliği ve tarafların durumu uyarınca işlemin senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş olmalıdır.
- Ya da yangın, deniz kazası, deprem gibi nedenlerle senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunmalıdır.
- Ya da hukuki işlemde irade bozukluğu veya aşırı yararlanma iddiası söz konusu olmalıdır.
- Ya da hukuki işleme veya senede karşı üçüncü kişinin muvazaa iddiası bulunmalıdır.
- Ya da senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay, zorlayıcı bir neden veya memur ya da noterlik elinde kaybolduğu kanısını kuvvetlendiren delil veya emareler bulunmalıdır.
- Taraflar işlemi senede bağlamışsa bu istisnalar yazılı delil bakımından ileri sürülemez; ilgili işlemin senede bağlanmış olması tek başına tanık yolunu kapatır.
Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları: hangi sonuçları doğurur?
- Maddedeki hallerden birinin varlığında ilgili iddia tanıkla ispat edilebilir.
- Hal yoksa senetle ispat zorunluluğu devam eder ve tanık dinlenmesi istisna olarak kabul edilmez.
- a bendindeki hısımlar arasında düzenlenmiş bir senet varsa aksi tanıkla ispat edilemez; senet kesin delil olarak kalır.
- b bendindeki teamül, taraflar işlemi senede bağlamışlarsa tek başına tanık yolunu açmaz.
- Senede karşı yapılan ödeme gibi karşılık işlemler c bendi kapsamında tanıkla ispat edilebilir.
- Eşler arasında yapılan bir senedin aksi tanıkla ispat edilemez.
- e bendinde kaybolan senetle ilgili hukuki işlem, kaybolduğunu kuvvetlendiren delil veya emare bulunduğu takdirde tanıkla ispat edilebilir.
a bendi ile b bendi arasındaki fark nedir?
a bendi, belirli yakınlık derecelerindeki kişiler arasındaki işlemleri sayar ve sayım sınırlıdır.
b bendi, akrabalık dışında işin niteliğine ve tarafların durumuna göre teamülün varlığını arar.
a bendinde sayılmayan hısımlar (ör. eniște, dünür, üvey ana-baba) b bendindeki teamül koşulu varsa tanıkla ispat edilebilir; teamül yoksa edilemez.
Senetle ispat zorunluluğunun istisnası ile senede karşı senetle ispat arasındaki fark nedir?
Madde, asıl işlemin senetle ispat zorunluluğunu aşan kısmını tanıkla ispata izin verir.
Senede karşı ileri sürülen iddialar, senet düzenlenmiş işlemlerde ayrı kurala tabidir.
a ve b bentlerinin istisnası senede karşı senetle ispat zorunluluğu bakımından geçerli değildir; senedin varlığında aksi tanıkla ispat edilemez.
c bendi ile a ve b bentleri arasındaki fark nedir?
c bendi, olağanüstü bir olaya bağlı maddi imkânsızlığı arar.
a ve b bentleri, ilişkinin niteliği veya teamüle dayanır.
c bendinde senet alınmasının imkânsızlığı veya güçlüğü ispatlanır; bu hal miktar ve değerden bağımsız olarak tanıkla ispata imkân verir.
Üçüncü kişi ile taraf muvazaası arasındaki fark nedir?
d bendi, işlemin tarafı olmayan üçüncü kişinin muvazaa iddiasını düzenler.
Taraf olan kişinin muvazaa iddiası bu bendin kapsamına girmez.
Üçüncü kişi senetle ispat zorunluluğu olmaksızın tanıkla muvazaa iddiasını ispatlayabilir.
Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- a bendindeki sayımı genişletmek; eniște, dünür veya üvey anne-baba gibi kişileri a bendi kapsamında saymak. Bu kişiler yalnız b bendi kapsamında değerlendirilir.
- Taraflar kardeş olduğu için her işlemin tanıkla ispat edilebileceğini sanmak; işlem senede bağlanmışsa a bendi uygulanmaz.
- a ve b bentlerini senede karşı ileri sürülen iddialara da uygulamak; bu bentler senede karşı senetle ispat bakımından geçerli değildir.
- Teamülü bir kişinin alışkanlığı sanmak; teamül çevrede istikrarlı biçimde uygulanmış olmalıdır.
- c bendinde miktar sınırını da aramak; c bendi miktar veya değerden bağımsız uygulanır.
- e bendinde her kayıp senedin tanıkla ispat edilebileceğini sanmak; kaybolduğunu kuvvetlendiren delil veya emare aranır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yanılma gibi irade bozukluğu iddialarının her türlü delille kanıtlanabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/814 E., 2023/268 K., 29.03.2023)
- İrade bozukluğu ve aşırı yararlanma iddialarının ç bendi kapsamında senetle ispat zorunluluğunun istisnası olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/46 E., 2025/282 K., 30.04.2025)
- Taraflar kardeş olsa bile işlemi yazılı senetle düzenlemişlerse a bendinin uygulanmayacağı kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1031 E., 2025/1982 K., 20.11.2025)
- Bu istisnaların uygulama alanının HMK m.203 ile belirlendiği ve açıkça düzenlendiği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/820 E., 2025/1874 K., 07.11.2025; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2229 E., 2025/665 K., 17.04.2025)
- Hukuki işlemlerde irade bozukluğu iddialarının tanıkla kanıtlanabileceği, bu nedenle senetle ispat zorunluluğunun dışında kaldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1073 E., 2023/1128 K., 22.11.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Tanıkla ispat isteyen taraf, işlemin senetle ispat zorunluluğunu aşan miktar veya değerde olduğunu ve istisnanın hangi bendine dayandığını ispatlamakla yükümlüdür.
- a bendinde akrabalık ilişkisi nüfus kaydı veya aile kütüğü ile belgelenir; işlemin o hısımlar arasında yapıldığı ispat yükü iddia edene aittir.
- b bendinde teamülün varlığı iddia eden tarafa aittir; bu konuda ticaret veya sanayi odasına başvurularak tespit yapılabilir.
- c bendinde olağanüstü olayın ve senet alınmasının imkânsızlığının somut olarak ortaya konulması gerekir.
- Karşı taraf işlemin senede bağlandığını ileri sürerse bu savunmayı yazılı belgeyle ispatlamak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.200: Senetle ispat zorunluluğunun genel kuralını koyar; bu madde o kuralın istisnalarını sıralar.
- 6100 sayılı Kanun m.201: Senede karşı senetle ispat kuralını düzenler; a ve b bentlerinin bu kural bakımından sınırını belirler.
- 4721 sayılı Kanun m.7: Yanılma nedeniyle irade bozukluğu iddialarının ispatı bakımından ç bendi ile birlikte değerlendirilir.
HMK m.204 — İlamların ve resmî senetlerin ispat gücü
Madde, ilamların ve resmi senetlerin ispat gücünü düzenler. Üç grup belge ayrılır: ilamlar ile düzenleme biçimindeki noter senetleri (birinci fıkra), ilgililerin beyanına dayanılarak noterlerin onayladığı senetler ile diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun düzenledikleri belgeler (ikinci fıkra), ve bu belgelerden biri hakkında şüphe doğduğunda mahkemenin ilgili daireden açıklama istemesi (üçüncü fıkra). Madde, mahkemeye sunulan resmi belgelere uygulanır. Adi senetlerin ispat gücü (m.205), elektronik imzalı belgeler (m.205), sahtelik iddiasının usulü ve tazminat sonuçları (HMK'nın ilgili sahtelik hükümleri), resmi belgede imza inkârının etkisi (m.209) ve ceza mahkemesi kararlarının hukuk yargılamasına etkisi bu maddede düzenlenmez. Bu konular ilgili maddelerde yer alır (m.205, m.209).
İlamların ve resmî senetlerin ispat gücü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kesin delil
- Hâkimi bağlayan, aksi ispat edilene kadar esas alınması gereken delil niteliğidir. Madde bakımından ilamlar ve düzenleme biçimindeki noter senetleri için kesin delil, sahteliğin ispatına; onaylama biçimindeki noter senetleri ve diğer yetkili memur belgeleri için ise aksinin ispatına bağlıdır.
- İlam
- Mahkemelerce verilen ve kesinleşen karar niteliğindeki belgedir. Maddenin birinci fıkrasında sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılan belgeler arasında yer alır.
- Düzenleme biçimindeki noter senedi
- Noterin bizzat tutanak düzenlediği, işlemin içeriğini de noterin kaleme aldığı senettir. Hem içeriğinin hem imza ve tarihinin sahteliği ileri sürülebilir.
- Onaylama biçimindeki noter senedi
- Tarafların önceden hazırladığı adi bir senedin, noter huzurunda atılan imzanın onaylanmasıyla oluşan senettir. Noter yalnız imzayı ve tarihi onaylar, içeriğini onaylamaz; bu nedenle içeriğin aksi ispat edilebilir.
- Diğer yetkili memur belgeleri
- Noter dışında kanunen yetkili bir kamu görevlisinin görevi içinde usulüne uygun düzenlediği belgelerdir. Bu belgeler de aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılır.
- Sahtelik iddiası
- Belgenin düzenleyeni veya görevlisi tarafından gerçeğe aykırı biçimde düzenlendiği ya da içine gerçeğe aykırı kayıt konulduğu iddiasıdır. Birinci fıkra kapsamındaki belgelerde kesin delil etkisini kaldırmanın yoludur.
İlamların ve resmî senetlerin ispat gücü: hangi şartlar aranır?
- Belgenin ilam veya düzenleme biçiminde noter senedi olması bulunmalıdır; bu hâlde belge, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır.
- Birinci fıkra kapsamındaki belgeye karşı yalnız bir inkâr yetmez; karşı tarafın sahtelik iddiasında bulunması ve bunu ispat etmesi gerekir.
- Belgenin onaylama biçiminde noter senedi ya da diğer yetkili memurun görevi içinde usulüne uygun düzenlediği bir belge olması bulunmalıdır; bu hâlde belge, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılır.
- İkinci fıkradaki belge bakımından ilgililerin beyanına dayanılmış olması ya da memurun yetkisi dâhilinde usulüne uygun işlem yapmış olması aranır; bu koşullardan biri eksikse madde uygulanmaz.
- Mahkemenin üçüncü fıkra uyarınca açıklama istemesi için belgelerden biri hakkında şüphe uyandıran bir hâlin bulunması gerekir; bu, mahkemenin takdirine bağlı bir yetkidir.
İlamların ve resmî senetlerin ispat gücü: hangi sonuçları doğurur?
- İlam ve düzenleme biçimindeki noter senedi sahteliği ispat edilmedikçe kesin delil olarak hâkimi bağlar; karşı taraf yalnız inkârla bu etkiyi ortadan kaldıramaz.
- Onaylama biçimindeki noter senedi ile diğer yetkili memur belgeleri aksi ispatlanıncaya kadar kesin delildir; aksi ispat edildiğinde belge bu ölçüde etkisini yitirir.
- Belgenin kesin delil etkisi, belgeye dayanan tarafın ayrıca senedin doğruluğunu ispat etmesini gerektirmez.
- Mahkeme şüphe uyandıran bir hâl görürse ilgili daireden açıklama isteyebilir; bu istem sonucunda belgenin şüpheli yönü açıklığa kavuşturulur.
- Madde emredici niteliktedir; taraflar sözleşmeyle belgenin kesin delil etkisini değiştiremez.
Düzenleme biçimindeki noter senedi ile onaylama biçimindeki noter senedi arasındaki fark nedir?
Düzenleme biçiminde noter senedinde noter işlemin tamamını tutanakla kaydeder; hem içerik hem imza ve tarih bakımından sahtelik iddiası mümkündür.
Onaylama biçiminde noter senedi, tarafların hazırladığı adi senedin imzasının noter önünde onaylanmasından ibarettir; noter yalnız imza ve tarihi onaylar.
Düzenleme biçimindeki senet sahteliği ispat edilene kadar kesin delildir; onaylama biçimindeki senette ise yalnız imza ve tarih için sahtelik, içerik için aksi ispat yoluna gidilir.
İlam veya düzenleme noter senedi ile diğer yetkili memur belgeleri ve onaylama senedi arasındaki fark nedir?
Birinci fıkradaki belgelerde kesin delil etkisinin kaldırılması için sahtelik ispatı gerekir.
İkinci fıkradaki belgelerde ise aksi ispat yeterlidir.
İkinci fıkra belgelerine karşı daha kolay bir ispat yolu açılmıştır; karşı taraf aksini ispatlayarak belgenin etkisini ortadan kaldırabilir.
Maddenin uygulandığı belge ile adi senet arasındaki fark nedir?
Madde, resmi merciler tarafından düzenlenen veya onaylanan belgeler içindir.
Adi senetler m.205 kapsamında, mahkeme huzurunda ikrar edilen veya inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen belgelerdir.
Resmi belgede imza inkârı halinde sahteliğin mahkeme kararıyla sabit olması gerekir; adi senette ise inkâr hâlinde belge karar verilene kadar işleme esas alınamaz.
İlamların ve resmî senetlerin ispat gücü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İlam veya düzenleme biçimindeki noter senedine karşı yalnız inkâr etmek, sahtelik iddiası yerine geçer sanmak; oysa sahteliğin ayrıca ispatı gerekir.
- Onaylama biçimindeki noter senedi ile düzenleme biçimindeki senedi aynı ispat yüküne tabi tutmak; onaylama senedinde içerik bakımından aksi ispat yeterlidir.
- İkinci fıkra belgelerinde kesin delil etkisini sahtelik ispatına bağlamak; bu belgelerde aksi ispat yeterlidir.
- Maddenin uygulanacağı belgeler ile adi senetleri karıştırmak; adi senetler m.205 kapsamındadır.
- Üçüncü fıkradaki açıklama istemini zorunlu sanmak; mahkemenin şüphe halinde takdiri bir yetkisidir, her durumda yapılması gerekmez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, 204. maddenin ikinci fıkrası kapsamındaki belgelerin aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayıldığını kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/1059 E., 2026/1096 K., 16.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/1095 E., 2026/1098 K., 16.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/939 E., 2026/1008 K., 09.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/653 E., 2026/682 K., 12.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/586 E., 2026/709 K., 12.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/554 E., 2026/558 K., 26.02.2026)
- Aksi ispat, ikinci fıkra belgelerinin kesin delil etkisini ortadan kaldırmak için yeterli görülmekte; bu ispatın yazılı delille veya somut olgularla yapılması beklenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/554 E., 2026/558 K., 26.02.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Birinci fıkradaki belgeye karşı sahtelik iddiasını ileri süren taraf, sahteliği ispatla yükümlüdür; bu iddia yalnız inkâr ile yerine getirilemez.
- Belgeye dayanan taraf, belgenin ilam veya düzenleme biçimindeki noter senedi olduğunu ortaya koymakla yetinir; senedin doğruluğunu ayrıca ispatlamak zorunda değildir.
- İkinci fıkra belgesine karşı aksi ispat yükü, belgenin etkisini çürütmek isteyen karşı tarafa aittir; bu ispat yazılı delil veya başka delillerle yapılabilir.
- Onaylama biçimindeki noter senedinde içeriğin aksini ileri süren taraf, içeriğin doğru olmadığını ispatlamalıdır; imza ve tarih için ise sahtelik iddiası ileri sürülebilir.
- Mahkeme, şüphe uyandıran bir hâl tespit ederse belgenin düzenlendiği ilgili daireden açıklama isteyebilir; bu açıklama mahkemenin değerlendirmesine esas olur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.205: Adi senetlerin ispat gücünü düzenler. Madde 204 resmi belgeler içindir; adi senetlerdeki imza inkârı ve elektronik imzalı belgeler m.205 ile ayrılır.
- 6100 sayılı Kanun m.209: Resmi senetlerde imza veya yazı inkâr edildiğinde sahteliğin mahkeme kararıyla sabit olmasını düzenler; bu madde ile birlikte resmi senedin etkisini tamamlar.
- 6100 sayılı Kanun m.201: Genel ispat kurallarını düzenler. Düzenleme biçimindeki noter senedinde içeriğin doğruluğunun ispatı bu genel hükümlere tabidir.
HMK m.205 — Adi senetlerin ispat gücü
Madde, adi senetlerin mahkeme önündeki ispat gücünü ve güvenli elektronik imzalı elektronik verilerin senet hükmündeki durumunu düzenler. Mahkeme huzurunda ikrar edilen veya inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetlerin kesin delil sayılmasını, güvenli elektronik imzalı verilerin senet sayılmasını ve hâkimin elektronik imzalı belgenin güvenli imza ile oluşturulup oluşturulmadığını resen incelemesini kapsar. Madde, adi senedin kime karşı ve hangi kapsamda ileri sürüleceğini, senetteki çıkıntı-kazıntı ve silintinin etkisini, imza atamayanların durumunu, sahtelik iddiasının usulünü ve resmi senetlerin ispat gücünü düzenlemez; bunlar sırasıyla 6100 sayılı Kanunun m.206 (senet şekli), m.207 (çıkıntı, kazıntı ve silinti), m.208 (yazı veya imza inkârı), m.209 (sahtelik iddiasının sonuçları) ve m.204 (ilam ve resmi senetler) maddelerinde yer alır. Madde, adi senedin borcu doğurup doğurmadığı veya hangi tarafı bağladığı sorusunu da çözmez; bu konular ayrı hükümlere ve genel hukuka bırakılmıştır.
Adi senetlerin ispat gücü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Adi senet
- Resmi bir makam veya memurun katkısı olmadan düzenlenen, senet metninin taraflarca imzalanması ile oluşan belgedir. Metnin taraflarca yazılmış olması veya el yazısı olması aranmaz.
- Kesin delil
- Hâkimin takdirine bırakılmadan, aksi ispat edilmedikçe olayın sabit kabul edilmesini sağlayan delil türüdür. Kesin delil niteliği, adi senedin ikrar edilmiş veya inkâr edenden sadır olduğu kabul edilmiş olmasına bağlıdır.
- Mahkeme huzurunda ikrar
- Senedi altında imzası bulunan kişinin, senedi mahkeme önünde kabul etmesidir. Bu ikrar ile senedin kesin delil niteliği kazanması sağlanır.
- Güvenli elektronik imza
- Usulüne göre oluşturulan ve bu niteliği taşıyan elektronik imzadır. Madde bakımından elektronik verinin senet sayılması bu imza türüne bağlanmıştır; diğer elektronik imzalı belgeler bu kapsamda değerlendirilmez.
- Resen inceleme
- Hâkimin tarafların talebi beklemeden, kendiliğinden yaptığı denetimdir. Elektronik imzalı belgenin güvenli elektronik imza ile oluşturulup oluşturulmadığının tespiti bu şekilde yapılır.
Adi senetlerin ispat gücü: hangi şartlar aranır?
- Belgenin adi senet niteliğinde olması, yani resmi bir makam ya da memurun katkısı olmaksızın düzenlenmiş ve altında imza bulunan bir yazılı belge olması gerekir.
- Adi senedin mahkeme huzurunda ikrar edilmiş olması veya mahkemece inkâr edenden sadır olduğu kabul edilmiş olması gerekir; bu hal sağlanmadan kesin delil niteliği doğmaz.
- Elektronik veri söz konusuysa, verinin usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulmuş olması gerekir; aksi halde veri bu madde anlamında senet hükmünde değildir.
- Mahkemeye sunulan elektronik imzalı belgenin güvenli elektronik imza ile oluşturulup oluşturulmadığının hâkim tarafından resen incelenmiş olması gerekir.
- Karşı tarafın senedin aksini ispat etmemiş olması gerekir; aksi ispat edilirse kesin delil niteliği ortadan kalkar.
Adi senetlerin ispat gücü: hangi sonuçları doğurur?
- Mahkeme huzurunda ikrar edilen veya inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen adi senet, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılır.
- Adi senedin kesin delil sayılması, ancak senedin sahte olmamasına bağlıdır; sahtelik ileri sürülürse senedin kesin delil niteliği ve kullanımı ayrı hükümlere tabi olur.
- Usulüne göre güvenli elektronik imzayla oluşturulan elektronik veri senet hükmündedir.
- Güvenli elektronik imza taşımayan elektronik belge bu madde uyarınca senet hükmünde kabul edilmez.
- Hâkim, elektronik imzalı belgenin güvenli elektronik imza ile oluşturulup oluşturulmadığını kendiliğinden inceler; bu inceleme taraf talebine bağlı değildir.
- Adi senedin aksi ispat edilirse kesin delil niteliği kalkar ve hâkim senedi diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.
Adi senet ile güvenli elektronik imzalı veri arasındaki fark nedir?
Adi senet, imzalı kâğıt belgedir ve ikrar veya inkâr yoluyla kesin delil niteliği kazanır.
Güvenli elektronik imzalı veri, usulüne göre oluşturulduğunda senet hükmündedir; kâğıt belge değildir.
Her iki belge de senet ispat gücüne sahiptir, ancak elektronik veri için imzanın güvenli nitelikte olması ayrıca aranır ve hâkim bunu resen inceler.
Güvenli elektronik imzalı belge ile diğer elektronik belgeler arasındaki fark nedir?
Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan belge senet hükmündedir.
Güvenli elektronik imza dışında oluşturulan elektronik belgeler bu madde kapsamında senet sayılmaz.
Diğer elektronik belgelerin ispat gücü bu maddeye değil, genel delil hükümlerine göre değerlendirilir.
Güvenli elektronik imzalı belge ile adi senet (inkâr hâli) arasındaki fark nedir?
Güvenli elektronik imzalı belgeye karşı inkâr hâlinde uygulanacak usul ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
Adi senette inkâr hâlinin usulü ayrı bir hükümle belirlenmiştir.
Gerekçeye göre iki belge aynı ispat gücüne sahip olmakla birlikte, inkâr ve sahtelik usulleri farklıdır.
Adi senetlerin ispat gücü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Güvenli elektronik imza dışında oluşturulmuş elektronik belgeyi de senet hükmünde saymak; bu madde yalnızca güvenli elektronik imzalı verileri kapsar.
- Hâkimin güvenli elektronik imza incelemesini yalnızca tarafların itirazı üzerine yapılacak sanmak; hâkim bu incelemeyi resen yapar.
- Mahkeme huzurunda ikrar edilmeyen ve inkâr edilmeyen adi senedi otomatik olarak kesin delil saymak; kesin delil niteliği ikrar veya inkâr edenden sadır olduğunun kabulüne bağlıdır.
- Güvenli elektronik imzalı belgeyi doğrudan adi senet saymak; kanun bu belgeyi adi senet hükmünde kabul etmekte, adi senet olarak nitelendirmemektedir.
- Adi senedin kesin delil niteliğini sahtelik iddiasından bağımsız görmek; kesin delil niteliği senedin sahte olmamasına bağlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler adi senedin kesin delil sayılabilmesi için önce ikrar veya inkâr edenden sadır olduğunun kabul edilmesini aramaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/1433 E., 2024/1222 K., 02.10.2024; 3. Hukuk Dairesi, 2023/3616 E., 2024/1617 K., 09.05.2024; 3. Hukuk Dairesi, 2022/7329 E., 2022/9103 K., 01.12.2022)
- Mahkemeler, davalının duruşmaya mazeretsiz katılmayarak belgedeki yazı ve imzayı kabul etmiş sayılması hâlinde senedi kesin delil olarak değerlendirmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/1496 E., 2024/9294 K., 23.12.2024)
- Yargıtay, imzası inkâr edilmeyen adi belgenin aksi kanıtlanmadıkça kesin delil niteliğinde olduğunu kabul etmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2024/3284 E., 2024/3414 K., 31.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Adi senedin kesin delil niteliğini ileri süren taraf, senedin mahkeme huzurunda ikrar edildiğini veya karşı tarafın inkâr ettiğinin ancak inkâr edenden sadır olduğunun kabul edildiğini ispatlamakla yükümlüdür. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/1433 E., 2024/1222 K., 02.10.2024; 3. Hukuk Dairesi, 2023/3616 E., 2024/1617 K., 09.05.2024)
- Karşı taraf senedin aksini ispatla yükümlüdür; aksi ispat edilirse kesin delil niteliği kalkar ve hâkim serbestçe takdir yapar.
- Güvenli elektronik imzalı belgede senedin güvenli imzayla oluşturulduğu hâkimin resen incelemesi ile tespit edilir; taraf bu konuda ayrıca ispat yapmak zorunda değildir.
- İmzası inkâr edilmeyen veya ikrar edilen adi senet için ayrıca bir sahtelik kanıtı aranmaz; inkâr davranışı ise tarafın sahtelik iddiasında bulunmasını gerektirir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/1496 E., 2024/9294 K., 23.12.2024)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.204: İlam ve resmi senetlerin ispat gücünü düzenler; adi senetle karşılaştırıldığında kesin delil ilkesinin ve şüphe hâlinde açıklama isteme yetkisinin kaynağıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.206: Senet niteliğinin hangi şekle bağlı olduğunu düzenler; imza atamayanların senet niteliği bu madde ile tamamlanır.
- 6100 sayılı Kanun m.208: Yazı veya imza inkârı hâlinde belgenin sahteliği iddiasını ve mahkemece alınacak tedbirleri düzenler; adi senedin kesin delil sayılmasını engelleyen başlıca husustur.
- 6100 sayılı Kanun m.209: İnkâr veya sahtelik iddiası hâlinde senedin işleme esas alınamayacağını ve ihtiyati tedbir ilişkisini düzenler.
HMK m.206 — İmza atamayanların durumu
HMK m.206, imza atamayan kişilerin mühür, alet veya parmak izi kullanarak yaptıkları hukuki işlemlerin senet niteliği taşıyabilmesi için gereken şekli düzenler; bu kişileri okuma-yazma bilip bilmemelerine göre ikiye ayırır, cüzdanla iş yapan kuruluşlarla yapılan işlemlerde kolaylaştırılmış bir usul getirir ve noter harç muafiyetini belirler. Kanun, imza atamayanların hangi şekilde işlem yapabileceklerini ve bunların senet olabilmesi için gereken şekli kapsar. Hükmün uygulandığı kişiler imza atamayan gerçek kişilerdir. Madde, imza atabilen kişilerin imzasının geçerlilik şartlarını düzenlemez (TBK m.15 ve imzanın inkarı konusu HMK m.208 alanında kalır). Elektronik imzalı belgelerin senet hükmü ve adi senedin ispat gücü (HMK m.205) bu maddenin konusu değildir. Sahtelik iddiası ve belgenin tarihlenmesi ile mühürlenmesi (HMK m.208) ayrı bir usul rejimine tabidir. Noter onayının yapılış usulü ve iki tanık huzurunda işlem gibi noterlik düzeni 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nda yer alır.
İmza atamayanların durumu: hangi kavramlar bilinmeli?
- İmza atamayan kimse
- Okuma-yazma bilmediği için ya da bedensel engeli nedeniyle el yazısıyla imza atamayan kişidir. Madde bu kişiyi iki gruba ayırır: okuma-yazma bilmeyenler (birinci fıkra) ve okuma-yazma bildiği hâlde imza atamayanlar (ikinci fıkra).
- Düzenleme biçiminde oluşturma
- Belgenin noter tarafından resmi senet olarak, noterin kendisinin yazıp düzenlediği biçimde meydana getirilmesidir. Okuma-yazma bilmeyen imza atamayanların senedi için tek geçerli yol budur; sadece onay bu grupta yeterli değildir.
- Noter onaylaması
- Belgenin, ilgilinin mühür, alet veya parmak izini noterin önünde ya da noterin onayıyla kullandığını tespit eden noter işlemidir. Okuma-yazma bildiği hâlde imza atamayanlar için düzenlemeye alternatif olarak kabul edilmiştir.
- Cüzdanla iş yapan kuruluş
- Müşterilerle cüzdan ya da hesap defteri üzerinden sürekli işlem yapan, ör. bankalar gibi kurumlardır. Bu kuruluşlarla yapılan işlemlerde üçüncü fıkradaki kolaylaştırılmış usul uygulanır.
- Önceden onama
- İmza atamayanın kullanacağı mühür, kazınmış imza, işaret veya parmak izinin, işlem başlamadan noterde bir örneği saklanmak üzere onanmasıdır. İşlem başında hesap defterine veya cüzdana basılmış olması da aynı işi görür.
İmza atamayanların durumu: hangi şartlar aranır?
- Hukuki işlemin, imza yerine mühür, alet veya parmak izi kullanılarak yapılmış olması gerekir.
- Okuma-yazma bilmeyen imza atamayan kişinin işleminin senet niteliği kazanması için belgenin noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmuş olması şarttır; yalnızca onama yeterli değildir.
- Okuma-yazma bildiği hâlde imza atamayan kişinin işleminin senet niteliği kazanması için belgenin noterde düzenlenmesi ya da noter tarafından onanması yeterlidir.
- Cüzdanla iş yapan bir kuruluşla yapılan işlemde kullanılan mühür, kazınmış imza, işaret veya parmak izinin işlem başında hesap defterine ya da cüzdana basılmış olması ya da önceden noterde onanmış bir örneğinin bulunması gerekir.
- Cüzdanla iş yapan kuruluşla yapılan işlemlerde her işlem için ayrıca noter onayı aranmaz; ilk basılış ya da önceden onama yeterlidir.
- Noterce onaylanacak veya düzenlenecek senetler bakımından ilgiliden harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli alınmamalıdır.
İmza atamayanların durumu: hangi sonuçları doğurur?
- Okuma-yazma bilmeyen imza atamayanın mühür, alet veya parmak izi ile yaptığı, noterde düzenlenmemiş bir belge senet niteliği taşımaz.
- Okuma-yazma bilen imza atamayanın mühür, alet veya parmak izi ile yaptığı belge, noterce onanmuş ya da düzenlenmişse senet niteliği taşır.
- Okuma-yazma bilen imza atamayanın noter onayı olmayan belgesi senet niteliği kazanmaz.
- Cüzdanla iş yapan kuruluşlarla yapılan işlemde şekil şartı, başlangıçta yapılan basılış ya da önceden onama ile sağlanmış sayılır; her işlemde ayrıca onama gerekmez.
- Noter tarafından düzenlenecek veya onanacak senetler için harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli alınmaz.
- Bu maddenin şekil şartını taşımayan belge, yazılılık şekline bağlı hukuki işlemler bakımından geçerli senet olmaz; ispat aracı olarak da adi senet hükümlerinden yararlanamaz.
Okuma-yazma bilmeyen ile okuma-yazma bilen imza atamayan arasındaki fark nedir?
Okuma-yazma bilmediği için imza atamayan kişi, mühür veya parmak izi ile yaptığı işlemin senet olması için noterde düzenleme biçimini zorunlu olarak taşır.
Okuma-yazma bildiği hâlde imza atamayan kişi için noter onaylaması da yeterlidir.
Yalnız onaylama yaptırılmış bir belge, okuma-yazma bilmeyen kişi için senet niteliği taşımaz; bilen kişi için taşır.
Genel hal ile cüzdanla iş yapan kuruluşla işlem arasındaki fark nedir?
Genel halde her işlem için şekil şartı (düzenleme ya da onama) aranır.
Cüzdanla iş yapan kuruluşlarla yapılan işlemde kullanılan mühür veya parmak izi, başlangıçta defter ya da cüzdana basılmış olması veya önceden onanmış olması hâlinde her işlemde yeniden onama aranmaz.
Bankacılık işlemlerinde her işlem için noter onayı gerekmez; başlangıçtaki basılış ya da önceden onama yeterlidir.
Noter düzenlemesi ile noter onaylaması (bilen kişi) arasındaki fark nedir?
Düzenleme, noterin belgeyi kendisi yazıp oluşturmasıdır.
Onaylama, ilgilinin işaretini noterin önünde ya da onayıyla tespit etmesidir.
Her iki yol da bilen imza atamayan için geçerlidir; bilmeyen için yalnız düzenleme geçerlidir.
İmza atamayanların durumu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Okuma-yazma bilmeyen imza atamayanın belgesinde yalnızca noter onayı bulunmasını yeterli saymak; bu kişi için düzenleme biçimi zorunludur.
- Okuma-yazma bildiği hâlde imza atamayan kişide noter düzenlemesi aramak; bu grupta onama da yeterlidir.
- Cüzdanla iş yapan kuruluşlarla yapılan her işlemde yeniden noter onayı istemek; üçüncü fıkra bu zorunluluğu kaldırır.
- Görme engeli nedeniyle imza atamayanı okuma-yazma bilmeyen gibi değerlendirmek; uygulamada bu ayrım tartışılmıştır.
- Kanunun yürürlüğünden önce usulüne uygun yapılmış senetlerin geçerliliğini yeni şekil şartına bağlamak; eski senetler geçerliliğini korur.
- Harç ve vergi muafiyetini noter işleminin bulunmadığı belgelerde de uygulamak; muafiyet yalnız noterde onaylanan ya da düzenlenen senetler içindir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Okuma-yazma bilmeyen kişi için noter düzenlemesi zorunlu kabul edilmekte; noter onayı yeterli görülmemektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/778 E., 2025/192 K., 07.02.2025; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/1123 E., 2023/2511 K., 21.12.2023)
- Okuma-yazma bilmediği iddiası somut delille, özellikle kurum başvurularında ve resmi belgelerde kullanılan imza ya da parmak izi kayıtlarıyla araştırılmaktadır; bu araştırma yapılmadan sonuca gidilmemektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/1253 E., 2024/4694 K., 05.06.2024)
- Görme engeli nedeniyle imza atamayan kişilerin imzasının ayrı değerlendirilmesi gerektiği, okuma-yazma bilmeyen kişiden farklı tutulduğu ifade edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/1253 E., 2024/4694 K., 05.06.2024)
- Bankacılık ve cüzdanla iş yapan kuruluşlarla yapılan işlemlerde parmak izinin sisteme kaydedilmiş olması, her işlem için ayrıca noter onayı aranmaması sonucunu doğurmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/1960 E., 2024/189 K., 11.01.2024)
- Cüzdan usulünde kullanılan parmak izi kaydına dayanan işlemlerde, davacının başka bir nedenle imza atamadığı ispatlanmadıkça noter onayı istenmemektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/1960 E., 2024/189 K., 11.01.2024)
- Okuma-yazma bilen imza atamayanın belgesi, noter onayı yoksa, senedin şekil şartını taşımadığı gerekçesiyle geçersiz sayılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/24 E., 2024/1534 K., 27.09.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/205 E., 2024/1537 K., 27.09.2024)
- Kambiyo senetlerinde imza atamama durumunda bu maddenin tam uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır; bono sayılabilmesi için düzenleyenin imzası aranmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/24 E., 2024/1534 K., 27.09.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/205 E., 2024/1537 K., 27.09.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebe dayanan taraf, belgenin senet niteliğini kazandığını ispat eder; buna göre belgenin m.206 şekline uygun düzenlenmiş ya da onanmış olduğunu göstermelidir.
- Okuma-yazma bilmeyen ya da bildiği hâlde imza atamayan kişinin durumu, noter kaydı, noter onayı veya düzenleme belgesiyle ispatlanır; yazılı delil üstündür.
- Karşı taraf, davacının okuma-yazma bildiğini ya da imza atabildiğini ileri sürerse bu savunmasını, kurum başvuruları, resmi belgeler ve imza örnekleriyle ispatlamalıdır.
- Cüzdanla iş yapan kuruluş işlemlerinde, başlangıçta hesap defterine ya da cüzdana basılmış işaret ya da önceden noter onayı, yazılı kayıt olarak ispatın konusu olur.
- Noter onayı ya da düzenlemesi bulunmayan belgede, şekil eksikliğini ileri süren taraf bu eksikliği belgeyle ortaya koyar; senet niteliğinin varlığını ileri süren taraf ise m.206 şeklinin sağlandığını ispatlamak zorundadır.
- Harç ve vergi muafiyeti, noter işleminin varlığına bağlıdır; muafiyetten yararlanılacaksa noter kaydı gösterilmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.205: Adi senetlerin ispat gücünü düzenler; m.206 ile belirlenen şekle uygun olmayan imza atamayan belgesi bu ispat gücünden yararlanamaz.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.208: Senedin sahteliği ya da imzanın inkarı hâlinde uygulanır; m.206 şekline uyan belgenin sahtelik itirazı ayrıca değerlendirilir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.15: İmzanın el yazısıyla atılması kuralını ve istisnalarını düzenler; imza atamayanların bu kurala bağlı olmadığını m.206 tamamlar.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.16: İmza atamayanların parmak izi veya usulüne uygun onaylanmış işaret kullanabileceğini düzenler; m.206 bu serbestliği noter şekliyle sınırlar.
- 1512 sayılı Noterlik Kanunu: Noterin düzenleme ve onama işlemlerinin usulünü belirler; m.206 uyarınca gereken noter işlemi bu kanuna göre yapılır.
Konuda geçen kararlar
41 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2024/339 E., 2025/579 K., 01.10.2025İlgili madde: m.200
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/340 E., 2025/580 K., 01.10.2025İlgili madde: m.200
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/46 E., 2025/282 K., 30.04.2025İlgili madde: m.203
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024İlgili madde: m.199
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1255 E., 2023/1220 K., 06.12.2023İlgili madde: m.200, m.202
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1073 E., 2023/1128 K., 22.11.2023İlgili madde: m.203
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/650 E., 2023/483 K., 17.05.2023İlgili madde: m.200
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/814 E., 2023/268 K., 29.03.2023İlgili madde: m.203
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/214 E., 2023/246 K., 22.03.2023İlgili madde: m.201
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/2141 E., 2020/585 K., 16.07.2020İlgili madde: m.202
Diğer 31 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/904 E., 2020/554 K., 09.07.2020İlgili madde: m.202
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1538 E., 2020/485 K., 30.06.2020İlgili madde: m.201
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/511 E., 2019/455 K., 16.04.2019İlgili madde: m.200
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/1496 E., 2024/9294 K., 23.12.2024İlgili madde: m.205
- 3. Hukuk Dairesi, 2024/3284 E., 2024/3414 K., 31.10.2024İlgili madde: m.205
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/3616 E., 2024/1617 K., 09.05.2024İlgili madde: m.205
- 3. Hukuk Dairesi, 2022/7329 E., 2022/9103 K., 01.12.2022İlgili madde: m.205
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2170 E., 2026/728 K., 16.04.2026İlgili madde: m.199
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/1059 E., 2026/1096 K., 16.04.2026İlgili madde: m.204
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/1095 E., 2026/1098 K., 16.04.2026İlgili madde: m.204
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/939 E., 2026/1008 K., 09.04.2026İlgili madde: m.204
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/309 E., 2026/478 K., 02.04.2026İlgili madde: m.199
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/653 E., 2026/682 K., 12.03.2026İlgili madde: m.204
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/586 E., 2026/709 K., 12.03.2026İlgili madde: m.204
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/554 E., 2026/558 K., 26.02.2026İlgili madde: m.204
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/2197 E., 2026/258 K., 10.02.2026İlgili madde: m.202
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1243 E., 2025/1897 K., 24.12.2025İlgili madde: m.200
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1031 E., 2025/1982 K., 20.11.2025İlgili madde: m.203
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/820 E., 2025/1874 K., 07.11.2025İlgili madde: m.203
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/835 E., 2025/937 K., 07.05.2025İlgili madde: m.202
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/310 E., 2025/713 K., 02.05.2025İlgili madde: m.201
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/287 E., 2025/712 K., 02.05.2025İlgili madde: m.201
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2229 E., 2025/665 K., 17.04.2025İlgili madde: m.203
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2053 E., 2025/437 K., 13.03.2025İlgili madde: m.199
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/1433 E., 2024/1222 K., 02.10.2024İlgili madde: m.205
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1335 E., 2024/1130 K., 11.09.2024İlgili madde: m.199
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/733 E., 2024/1204 K., 11.09.2024İlgili madde: m.199
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/134 E., 2023/2575 K., 28.12.2023İlgili madde: m.201
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/548 E., 2023/2544 K., 22.12.2023İlgili madde: m.201
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/827 E., 2023/1454 K., 05.10.2023İlgili madde: m.202
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1490 E., 2023/414 K., 09.03.2023İlgili madde: m.205
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 22.07.2020 (m.206).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6.2. İspat ve Deliller - 2 bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış