HMK › İspat ve deliller
İspat ve deliller: genel hükümler
Kısaca
HMK m.187, medeni yargılamada ispatın konusunu ve hangi vakıaların ispat gerektirmediğini düzenler. HMK m.188, tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıaların çekişmeli olmaktan çıkacağını ve ispatının gerekmeyeceğini, ikrardan dönülmesinin koşulunu ve sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrarın bağlayıcılığını düzenler.
Kapsam
Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.187–198 hükümlerini kapsar.
- HMK m.187İspatın konusu
- HMK m.188İkrar
- HMK m.189İspat hakkı
- HMK m.190İspat yükü
- HMK m.191Karşı ispat
- HMK m.192Kanunda düzenlenmemiş deliller
- HMK m.193Delil sözleşmesi
- HMK m.194Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi
- HMK m.195Başka yerden getirtilecek deliller
- HMK m.196Delilden vazgeçme
- HMK m.197Delillerin incelenmesi ve istinabe
- HMK m.198Delillerin değerlendirilmesi
HMK m.187 — İspatın konusu
Madde, medeni yargılamada ispatın konusunu ve hangi vakıaların ispat gerektirmediğini düzenler. İspatın konusunun çekişmeli vakıalar olduğunu ve bu vakıaların delille gösterilmesi gerektiğini belirtir; herkesçe bilinen vakıaların ve ikrar edilmiş vakıaların çekişmeli sayılmayacağını ortaya koyar. Kurallar, taraflar ve bunların dava içinde ileri sürdüğü vakıalar bakımından uygulanır. Madde ispat yükünün kime ait olduğunu düzenlemez (m.190). Delilin caizliğini ve hukuka aykırı delili düzenlemez (m.189). Kesin delil zorunluluğunu düzenlemez (m.200-201). Sulh görüşmelerindeki ikrarın bağlayıcılığı ve ikrarın geri alınması usulü bu maddenin kapsamında değildir (m.240 ve ilgili düzenlemeler).
İspatın konusu: hangi şartlar aranır?
- Vakıanın maddi vaka olması ve hukuki sonucun dayanağını oluşturması gerekir.
- Vakıanın taraflar arasında çekişmeli olması, yani bir tarafın kabul etmemesi ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olması gerekir.
- Çekişmeli vakıanın gösterilen delille ispat edilmesi gerekir.
- Vakıanın herkesçe bilinen bir vakıa olmaması gerekir; bu hâlde ispat konusu olmaz.
- Vakıanın mahkeme önünde taraf veya vekili tarafından ikrar edilmiş olmaması gerekir; ikrar edilmiş vakıa ayrıca ispat edilmez.
İspatın konusu: hangi sonuçları doğurur?
- Taraflar arasında çekişmeli olan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili vakıalar ispata konu olur.
- Çekişmeli vakıa için delil gösterilmezse, o vakıa ispat edilmiş sayılmaz ve hâkim bu vakıaya dayanamaz.
- Herkesçe bilinen vakıalar çekişmeli sayılmadığından ispat gerektirmez.
- İkrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmadığından ayrıca delille kanıtlanmaz.
- İkrar, maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça geri alınamaz; bu nedenle hâkim ikrara dayanabilir.
- Uyuşmazlığın çözümünde etkili olmayan vakıalar, taraflar tartışsa bile ispat konusu yapılmaz.
Çekişmeli vaka ile herkesçe bilinen vaka arasındaki fark nedir?
Çekişmeli vakıa, taraflarca farklı biçimde ileri sürülen ve çözülmesi gereken vakıadır.
Herkesçe bilinen vakıa, genel bilgi düzeyinde olduğu için tartışma konusu yapılmayan vakıadır.
Çekişmeli vakıa delille ispat edilir; herkesçe bilinen vakıa için ispat gerekmez.
Çekişmeli vaka ile ikrar edilmiş vaka arasındaki fark nedir?
Çekişmeli vakıa, karşı tarafça kabul edilmeyen vakıadır.
İkrar edilmiş vakıa, taraf veya vekilinin mahkeme önünde kabul ettiği vakıadır.
İkrar edilen vakıa çekişmeli sayılmaz ve ispatı gerekmez; ikrar ancak maddi bir hatayla geri alınabilir.
Mahkeme önündeki ikrar ile sulh görüşmesindeki beyan arasındaki fark nedir?
Mahkeme önünde yapılan ikrar, yargılamada vakıayı çekişmesiz kılar.
Sulh görüşmelerinde yapılan ikrar, tarafları bağlamaz.
Sulh görüşmesinde verilen kabul, çekişmeli vakıayı ortadan kaldırmaz; bu vakıa yine ispata tabi kalır.
İspatın konusu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Herkesçe bilinen vakıayı ispat gerektiren vakıa saymak; bu vakıa için delil aramak yanlıştır.
- Sulh görüşmesindeki kabulü mahkeme önündeki ikrar gibi değerlendirmek; bu kabul taraflar için bağlayıcı değildir.
- Uyuşmazlığın çözümünde etkili olmayan vakıayı ispat konusu yapmak; bu vakıaların ispatı gerekmez.
- İkrarın maddi hata dışında geri alınabileceğini sanmak; ikrar kural olarak geri alınamaz.
- Karşı tarafın itirazını yeterli saymak; ispat konusu olan vakıa için delil gösterilmesi gerekir.
- Çekişmeli vakıa ile hukuki nitelendirmeyi karıştırmak; hukuk kuralı ispat konusu değildir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, ispat konusunu belirlerken önce tarafların birbirine karşı ne kabul ettiğine ve hangi vakıaları reddettiğine bakar; kabul edilmeyen vakıalar çekişmeli sayılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/953 E., 2024/504 K., 09.10.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/752 E., 2024/319 K., 06.06.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/852 E., 2024/320 K., 06.06.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/467 E., 2024/199 K., 24.04.2024)
- Uygulamada 187. maddenin birinci fıkrası, çekişmeli vakıa ile ispat konusu arasındaki ilişkiyi kurmak için birlikte anılmaktadır. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1561 E., 2026/245 K., 18.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2025/395 E., 2026/184 K., 17.02.2026)
- Mahkemeler ikrarın kapsamını yorumlarken yalnız mahkeme önündeki beyanları esas alır; sulh görüşmesindeki beyanın bağlayıcı olmadığını göz önünde bulundurur. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/953 E., 2024/504 K., 09.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Çekişmeli vakıayı ileri süren taraf, bu vakıanın gerçekliğini delille ispat etmekle yükümlüdür; ispat yükünün dağılımı m.190 uyarınca belirlenir.
- Herkesçe bilinen vakıa iddia eden tarafın ispat yükü yoktur; bu vakıa mahkemece dikkate alınabilir.
- İkrar, mahkeme önünde yapılmış bir beyanla ispatlanır; karşı taraf ikrarın maddi bir hatadan kaynaklandığını ileri sürerse bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Karşı taraf bir vakıanın çekişmeli olmadığını savunuyorsa, bu savunmayı yargılamada açıkça beyan ederek ortaya koymalıdır; aksi hâlde vakıa çekişmesiz kabul edilebilir.
- Sulh görüşmelerinde yapılan kabulün delil olarak ileri sürülmesi hâlinde, bunun bağlayıcılığı bulunmadığı için ayrıca ispat gerekebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.190: Çekişmeli vakıanın ispat yükünün hangi tarafa ait olduğunu düzenler; madde ise ispatın konusunu belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.189: Vakıayı ispat için gösterilen delilin caiz olup olmadığını düzenler; bu madde ise hangi vakıaların ispat konusu olduğunu belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.188: Maddi vakıaların ispatı için delil gösterilmesi bakımından bu maddeyle bağlantılıdır ve ispatın konusunun sınırlarını tamamlar.
HMK m.188 — İkrar
Madde, tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıaların çekişmeli olmaktan çıkacağını ve ispatının gerekmeyeceğini, ikrardan dönülmesinin koşulunu ve sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrarın bağlayıcılığını düzenler. Kural, davada taraf olan kişilerin ve vekillerinin ikrarına uygulanır. Mahkeme dışında yapılan ikrarın belgeye bağlanması hâlinde senet hükümleri uygulanır, bu husus madde metninde yer almaz. Ayrıca davanın kabulü müessesesi ile ikrarın birbirinden ayrılması ve isticvap yoluyla alınan ikrar (m.171) ayrı hükümlere bağlıdır.
İkrar: hangi kavramlar bilinmeli?
- İkrar
- Tarafların aleyhine olan bir vakıanın gerçek olduğunu kabul etmeleridir. Kendi lehine olan bir vakıanın açıklanması ikrar sayılmaz; karşı tarafın iddialarına cevap vermemesi, susması da kural olarak ikrar değildir.
- Mahkeme içi ikrar
- Davanın görüldüğü mahkeme önünde, duruşmada veya mahkemeye sunulan yazılı beyanla yapılan ikrardır. Madde 188 kapsamındaki ikrar bu türdür ve kesin delil niteliği taşır.
- Mahkeme dışı ikrar
- Mahkeme dışında sözlü veya yazılı olarak yapılan ve sonradan karşı tarafça mahkemeye sunulan ikrardır. Madde 188 bu ikrarı düzenlemez; takdiri delil niteliğindedir ve mahkeme içi ikrar gibi çekişmeliliği ortadan kaldırmaz.
- Çekişmeli olmaktan çıkma
- İkrar edilen vakıanın tarafların uyuşmazlık konusu olmaktan çıkması ve hâkimin bu vakıayı ayrıca ispat ettirmemesi sonucudur.
- Maddi hata
- İkrarın gerçek iradeye uymayan, yanlış bir kabule dayanan oluşudur. İkrardan dönmenin tek hukuki gerekçesi olarak kanunda gösterilmiştir.
- Sulh görüşmesi
- Hâkimin taraflar arasında uzlaşma sağlamak amacıyla yaptığı görüşmelerdir. Bu görüşmeler sırasında yapılan ikrar tarafları bağlamaz.
İkrar: hangi şartlar aranır?
- Bir vakıanın tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar edilmiş olması gerekir; ikrar mahkeme içi nitelikte olmalıdır.
- İkrar edilen vakıanın ikrar edenin aleyhine olması gerekir; kendi lehine ileri sürülen vakıanın açıklanması ikrar sayılmaz.
- İkrarın sulh görüşmeleri sırasında yapılmamış olması gerekir; sulh görüşmesi sırasında yapılan ikrar tarafları bağlamaz.
- İkrardan dönülebilmesi için ikrarın maddi bir hatadan kaynaklanmış olması gerekir; bu hâlin dışında ikrardan dönülemez.
İkrar: hangi sonuçları doğurur?
- Mahkeme önünde ikrar edilen vakıa çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez; hâkim bu vakıayı ayrıca delille araştırmaz.
- İkrar edilen vakıa için karşı tarafın ayrıca delil sunmasına gerek kalmaz; ikrar, delil ikame faaliyetini ortadan kaldırır.
- Maddi bir hata ile yapılmış ikrar dışında ikrardan dönülemez.
- Maddi hata ile yapılan ikrardan dönüldüğünde vakıa yeniden çekişmeli hâle gelir ve ispatı gerekir.
- Sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrar tarafları bağlamaz; bu ikrar üzerine vakıa çekişmeli olmaktan çıkmaz.
- Mahkeme dışı ikrar, madde 188 kapsamında olmadığından kendiliğinden çekişmeli olmaktan çıkarma sonucu doğurmaz.
Mahkeme içi ikrar ile mahkeme dışı ikrar arasındaki fark nedir?
Mahkeme önünde duruşmada veya mahkemeye sunulan yazılı beyanla yapılan ikrardır.
Mahkeme dışında sözlü ya da yazılı olarak yapılan ve sonradan mahkemeye sunulan ikrardır.
Mahkeme içi ikrar çekişmeli olmaktan çıkarır ve kesin delil niteliğindedir; mahkeme dışı ikrar takdiri delil sayılır ve kendiliğinden bu etkiyi doğurmaz.
Sulh görüşmesi sırasında yapılan ikrar ile diğer mahkeme içi ikrar arasındaki fark nedir?
Hâkimin uzlaştırma amacıyla yürüttüğü sulh görüşmelerinde yapılan ikrardır.
Dava sırasında, sulh görüşmesi dışında mahkeme önünde yapılan ikrardır.
Sulh görüşmesinde yapılan ikrar tarafları bağlamaz; diğer mahkeme içi ikrar bağlayıcıdır.
İkrar ile davanın kabulü arasındaki fark nedir?
Yalnızca davaya ilişkin tek bir vakıanın kabulüdür ve sadece bir delil işlevi görür.
Davanın tamamına son veren ve karşı tarafın istem sonucunu kabul eden usul işlemidir.
İkrar, tek başına talebin kabulü anlamına gelmez; davanın kabulü ise yargılamayı sonlandırır.
İkrar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sulh görüşmesi sırasında yapılan ikrarı mahkeme içi ikrar sayıp vakıayı çekişmesiz kabul etmek; madde 188/3 gereği bu ikrar tarafları bağlamaz.
- Mahkeme dışında yapılan bir beyanı mahkeme içi ikrar gibi değerlendirip ispat ihtiyacını ortadan kaldırmak; mahkeme dışı ikrar takdiri delildir.
- Davanın kabulü ile ikrarı aynı şey saymak; tek bir vakıanın ikrarı talebin kabulü anlamına gelmez.
- Kendi lehine ileri sürülen bir vakıanın açıklamasını ikrar saymak; ikrar ancak ikrar edenin aleyhine olan vakıa için söz konusudur.
- Karşı tarafın iddiasına cevap vermemesini veya susmasını ikrar saymak; kural olarak bu bir ikrar değildir.
- Boşanma gibi kendiliğinden araştırma ilkesinin geçerli olduğu davalarda ikrarın hâkimi bağladığını varsaymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkeme içi ikrarın, yargılamada hâkimi bağlayan ve ispat yükünü kaldıran bir taraf beyanı olduğu kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/440 E., 2024/669 K., 18.04.2024)
- Ayrı bir davada yapılan ikrarın mahkeme içi ikrar sayılarak davanın esasına girilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/440 E., 2024/669 K., 18.04.2024)
- Taraf beyanının mahkeme içi ikrar olup olmadığının değerlendirilmesinde beyanın içeriğinin ve kapsamının incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2025/682 E., 2025/945 K., 18.09.2025)
- Boşanma gibi kendiliğinden araştırma ilkesinin geçerli olduğu davalarda ikrarın hâkimi bağlamayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/129 E., 2025/499 K., 10.09.2025)
- Duruşmada ikrar edilen bir vakıanın, ikrar kapsamında olduğu ölçüde ispat ihtiyacını ortadan kaldırdığı kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/342 E., 2025/1232 K., 03.07.2025)
Nasıl ispat edilir?
- İkrar edilen vakıanın ispat yükü ikrardan yararlanmak isteyen tarafta değildir; ikrar eden taraf, ikrarı ile karşı tarafı ispat yükünden kurtarmış olur.
- Mahkeme içi ikrar, duruşma tutanağı veya mahkemeye sunulan yazılı beyan ile ispatlanır; tutanağa geçirilip imzalatılmamış sözlü ikrar kullanılamaz.
- Mahkeme dışı ikrarın ispatı, belge veya tanık gibi takdiri delillerle yapılır ve delil değerlendirmesi hâkime aittir.
- Karşı tarafın ikrarı bir sulh görüşmesinde yaptığını ileri sürmesi hâlinde, bu iddiayı ispat eden kişi o ikrarın sulh görüşmesi sırasında yapıldığını göstermelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Hukuk Muhakeme Kanunu m.187: Maruf ve meşhur olan vakıaların çekişmeli sayılmaması kuralını düzenler; ikrarın yanında ayrı bir ispat yükü kolaylığı sağlar.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakeme Kanunu m.171: İsticvap yoluyla alınan ikrar için istisna öngörür; sadece isticvap sırasındaki beyan ile sınırlı ayrı bir rejim oluşturur.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakeme Kanunu m.154: Duruşmada sözlü olarak yapılan ikrarın tutanağa geçirilmesi ve imzalatılması şartını getirir.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.184: Boşanma davalarında ikrarın hâkimi bağlamadığını, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi nedeniyle istisna oluşturduğunu belirtir.
HMK m.189 — İspat hakkı
HMK m.189, taraflara tanınan ispat hakkını ve bu hakkın sınırlarını düzenler: ispat hakkının kanunda belirtilen süre ve usule uygun kullanılması, hukuka aykırı yolla elde edilen delillerin vakıanın ispatında kullanılamaması, kanunun belirli delille ispatını emrettiği hususlarda başka delillerin kabul edilmemesi ve delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilmesi. Norm, dava taraflarının her ikisi için ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülen delil bakımından uygulanır. Delil gösterme usulünü, delillerin türlerini ve her birinin ayrıntılı değerlendirme kurallarını düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. İspat yükünün dağılımı (m.190), senetle ispat zorunluluğunun kapsamı ve tanık, bilirkişi, keşif gibi delillerin işleyişi ile ikrar ve herkesçe bilinen vakıalar (m.187) bu maddenin dışındadır.
İspat hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- İspat hakkı
- Tarafların, iddia ettikleri vakıaları delillerle ortaya koyabilme yetkisidir. Kanun bu hakkı hukuki dinlenilme hakkının bir unsuru olarak tanır ve sınırları kanunda belirtilen süre ve usule bağlıdır.
- Hukuka aykırı delil
- Korkutma, yanıltma, çalma gibi yasak yollarla elde edilmiş delildir. Delilin elde ediliş biçimi esas alınır; delilin içeriğinin doğru olması bu niteliği değiştirmez.
- Delilin caizliği
- Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin hukuken ispat aracı olarak kullanılmaya elverişli olup olmadığıdır. Mahkeme bu konuda, taraf talebi olmaksızın da karar verebilir.
- Kesin delil sistemi
- Kanunun belirli bir vakıanın yalnız belirli delillerle ispatını öngördüğü delil düzenidir. Bu sistemde hâkim, kanunun öngördüğü delil dışındaki ispat araçlarını kabul edemez.
İspat hakkı: hangi şartlar aranır?
- Taraflardan birinin ispatını istediği bir vakıanın çekişmeli ve uyuşmazlık için etkili olması gerekir.
- İspat için gösterilen delil kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ileri sürülmelidir.
- Delilin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması gerekir; hukuka aykırı yolla elde edilen delil vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
- Kanunun belirli bir delille ispatını emrettiği bir hususta, bu zorunlu delil kullanılmalıdır; başka delille ispat yoluna gidilemez.
- Gösterilen delilin caiz olup olmadığı hakkında mahkemenin karar vermiş olması gerekir.
İspat hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Taraflar kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir; bu hakka uygun ileri sürülen delil değerlendirmeye alınır.
- Hukuka aykırı yolla elde edilmiş delil, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
- Hukuka aykırılık diğer tarafın itirazına bağlı değildir; mahkeme delilin elde ediliş biçimini resen inceler ve delili reddeder.
- Kanunun belirli delille ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamaz; bu durumda diğer delillere dayanılması sonuç doğurmaz.
- Delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verir ve bu karar dosya kapsamında delilin değerlendirilmemesi sonucunu doğurur.
- Mahkemenin delil hakkında verdiği caizlik kararı, kararın gerekçesinde belirtilmelidir.
Hukuka aykırı delil ile hukuka uygun delil arasındaki fark nedir?
Elde ediliş biçimi korkutma, yanıltma, çalma gibi yasak yollara dayanan delil hukuka aykırıdır.
Hukuka uygun yollarla elde edilmiş delil, ispat aracı olarak kullanılabilir.
Hukuka aykırı delil vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Mahkeme bu niteliği diğer tarafın itirazı olmasa da resen gözetir.
Caiz delil ile caiz olmayan delil arasındaki fark nedir?
Kanunun belirli delille ispatını emrettiği vakıalarda, bu zorunlu delil dışında gösterilen delil caiz değildir.
Kanunun delil türünü sınırlamadığı vakıalarda gösterilen delil, kanuni bir engel yoksa caizdir.
Caiz olmayan delil reddedilir ve değerlendirilmez. Caizlik kararı mahkeme tarafından verilir.
Hukuka aykırı delil ile kanunun zorunlu kıldığı delil dışı ispat arasındaki fark nedir?
Hukuka aykırı delilde sorun delilin elde ediliş yöntemindedir.
Kesin delil hükmünde sorun delilin türünün kanunla sınırlanmış olmasıdır.
Her iki durumda da delil vakıanın ispatında kullanılamaz; ancak birincisi elde edilme yöntemine, ikincisi delil türüne dayanır.
İspat hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hukuka aykırı delili yalnızca karşı tarafın itirazı üzerine dikkate almamak; mahkeme bu niteliği resen gözetmelidir.
- Delilin içeriğinin doğru olmasını elde ediliş biçimini hukuka uygun kılan bir neden saymak; aykırılık delilin içeriğinden bağımsız değerlendirilir.
- Kanunun belirli delille ispatını emrettiği bir vakıada tanık veya başka delille ispat edilebileceğini varsaymak; bu durumda kesin delil sistemi uygulanır.
- Caizlik kararını dosya kapsamında değerlendirmeden önce ya da gerekçesiz vermek; karar gerekçede açıkça yer almalıdır.
- Hukuka aykırı delille elde edilen sonucu sadece tarafın itirazı yok diye hükme dayandırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hukuka aykırı delil niteliği, mahkemece resen gözetilir; taraf itiraz etmemiş olsa bile delilin elde ediliş biçimi incelenir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
- Ispat hakkının ihlali hâlinde ihlal edilen taraf istinaf ve temyiz yoluna başvurabilir; delillerin değerlendirilmemesi istinafta bozma, temyizde ise bozma sebebi sayılır. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/310 E., 2025/713 K., 02.05.2025; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/287 E., 2025/712 K., 02.05.2025)
- Ispat hakkı hukuki dinlenilme hakkının bir parçası olarak kabul edilir ve Anayasa'nın hak arama özgürlüğü ile ilişkilendirilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Hukuka aykırılığı ileri süren taraf, delilin hangi yasak yolla elde edildiğini ortaya koymalıdır; mahkeme bu hususu resen de inceleyebilir.
- Delilin hukuka uygun elde edildiğini ispat yükü, delili sunan tarafa düşer; karşı taraf aksini ileri sürdüğünde somut olguları göstermelidir.
- Kanunun belirli delille ispatını emrettiği hallerde, başka delil ile ispat yapmaya çalışan taraf bu delilin kabul edilmeyeceğini göz önünde bulundurmalıdır; kesin delil sisteminin gereği olarak bu konuda ispat serbestisi yoktur.
- Caizlik kararı mahkemece verilir ve karar gerekçesinde yer alır; bu kararın yokluğu ya da değerlendirilmemiş delil, istinaf ve temyiz sebebi oluşturur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.187: İkrar ve herkesçe bilinen vakıalar çekişmeli sayılmadığı için bunların ispatı gerekmez; ispat hakkının konusu olan çekişmeli vakıaları belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.190: İspat yükünün kimde olduğunu düzenler; ispat hakkının kullanımında hangi tarafın delil göstermesi gerektiğini belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.194: Tarafların iddialarını ispata elverişli biçimde somutlaştırma yükünü düzenler; ispat hakkının kullanılabilmesi için gereklidir.
HMK m.190 — İspat yükü
Madde, ispat yükünün hangi tarafa düşeceğini belirleyen genel ölçütü ve kanuni karinelerde ispat yükünün nasıl dağılacağını düzenler. Kural, vakıanın kimin ileri sürdüğünden çok, o vakıadan kimin lehine hak çıkardığına bakar. Madde hem davacı hem davalı için, dava türü gözetmeksizin uygulanır. Madde, ispat yükünün hangi delille yerine getirileceğini, delillerin kabulü ve değerlendirilmesini düzenlemez (HMK m.187 ve devamı; delil sözleşmesi ve delillerin değerlendirilmesi bakımından ayrı hükümler). Hukuka aykırı elde edilmiş delilin kabul edilmemesi ve tanık, belge gibi delil türlerinin ayrıntıları da bu maddenin kapsamı dışındadır. Ayrıca, sürelerin hesabı, ispat yükü kuralının usul yönü olan delil gösterme zamanı ve zamanaşımının ileri sürülmesine ilişkin süreler madde kapsamında değildir.
İspat yükü: hangi kavramlar bilinmeli?
- İspat yükü
- Bir vakıanın gerçekleşip gerçekleşmediği belirsiz kaldığında hangi tarafın aleyhine sonuç doğacağını gösteren usûlî kuraldır. Ödev değil, aleyhe sonuca katlanma riskidir; yerine getirilmemesi doğrudan bir yaptırım doğurmaz.
- Lehine hak çıkaran taraf
- Bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine bir hak elde eden taraftır. Ölçüt davacı-davalı sıfatı değil, vakıanın hangi tarafın lehine hak doğurduğudur.
- Kanuni karine
- Kanunun bir vakıadan başka bir vakıanın varlığını varsaymasıdır. Karineye dayanan taraf yalnız karinenin temelini oluşturan vakıayı ispat eder; karine sonucu ispat yükünden kurtulur.
- Karine temeli ve karine sonucu
- Karine temeli, karinenin dayandığı ve ispatı gereken vakıadır. Karine sonucu, kanunun bundan çıkardığı ve ispat edilmesine gerek görmediği vakıadır.
- Aksini ispat
- Kanuni karinenin sonucunun gerçek olmadığını ispat etmektir. Karşı taraf, kanunda öngörülen istisnalar dışında, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.
- Karşı ispat faaliyeti
- Karşı tarafın, ispat yükü kendisinde olmayan iddianın doğru olmadığını gösteren delil sunmasıdır. Bu faaliyet ispat yükünü karşı tarafa geçirmez.
İspat yükü: hangi şartlar aranır?
- Ortada iddia edilen bir vakıa bulunmalıdır ve bu vakıaya bağlanan bir hukuki sonuç tartışma konusu olmalıdır.
- Hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafın kim olduğu belirlenmelidir; bu, davacı-davalı sıfatına değil, vakıanın lehine hak doğurmasına bakılarak yapılmalıdır.
- Kanunda ispat yükünü başka türlü düzenleyen özel bir hüküm bulunmamalıdır; özel düzenleme varsa genel kural uygulanmaz.
- Kanuni karineye dayanılıyorsa, ispat yükü yalnız karine temelini oluşturan vakıaya ilişkin olmalıdır ve karine sonucu ayrıca ispatlanmamalıdır.
- Karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat etmek istiyorsa, kanunda öngörülen istisnaların dışında kalmalıdır; kesin karinelerde aksini ispat mümkün değildir.
- Karşı tarafın yalnız karşı ispat faaliyetinde bulunması, ispat yükünü ona geçirmez.
İspat yükü: hangi sonuçları doğurur?
- Vakıanın ispatlanamaması hâlinde hâkim, ispat yükü kendisine düşen tarafın aleyhine karar verir.
- Lehine hak çıkaran taraf vakıayı ispat ederse, bu vakıaya bağlanan hukuki sonuç doğar.
- Kanuni karineye dayanan taraf karine temelini ispat ettiğinde, karine sonucu ayrıca ispatlanmadan kabul edilir.
- Aksi ispat edilebilen kanuni karinede karşı taraf, kanuni karinenin sonucunun aksini ispat ederek sonucu çürütebilir.
- Kesin kanuni karinede ya da kanunda öngörülen istisna hâlinde karşı taraf karinenin aksini ispat edemez.
- Karşı taraf yalnız karşı ispat faaliyetinde bulunursa, ispat yükü ona geçmez ve karşı tarafın sunduğu delil ispat yükünü taşıyan tarafı kendiliğinden yükümlü kılmaz.
- Taraflar ispat yükünü değiştiren bir sözleşme yapabilir; ancak bu sözleşme borçlar hukukunun geçerlilik kurallarına uygun olmalıdır.
- Vakıa taraflarca yeterince aydınlatılmış ve hâkim kanaat edinmişse, ispat yükünün kime düştüğünün belirlenmesine gerek kalmaz.
Lehine hak çıkaran taraf ile vakıayı ileri süren taraf arasındaki fark nedir?
Ölçüt, vakıadan lehine hak çıkaran taraftır; bu taraf vakıayı ileri sürmüş olmayabilir.
Vakıayı ileri süren taraf, yalnız vakıayı dile getirmiş olan taraftır ve ispat yükü bundan doğmaz.
Bazı durumlarda ispat yükü, vakıayı ileri süren tarafın karşısındaki tarafa düşer. Örneğin zamanaşımı def'i ileri süren davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu ispatla yükümlüdür.
Karine temeli ile karine sonucu arasındaki fark nedir?
Karine temeli, karineyi doğuran ve dayanılan taraf tarafından ispatlanması gereken vakıadır.
Karine sonucu, kanunun temelden çıkardığı ve ispatı gerekmeyen vakıadır.
Karineye dayanan taraf yalnız temeli ispatlar; karşı taraf ise istisnalar dışında sonucun aksini ispat edebilir.
Kesin kanuni karine ile kanuni karine (aksi ispatlanabilir) arasındaki fark nedir?
Kesin kanuni karinede kanunun öngördüğü istisna dışında karşı taraf aksini ispat edemez.
Aksini ispat edilebilir kanuni karinede karşı taraf, sonucun gerçekleşmediğini delille gösterebilir.
Kesin karinede sonuç kesin kabul edilir; aksi ispatlanabilen karinede karşı taraf sonucu çürütebilir.
Aksini ispat ile karşı ispat faaliyeti arasındaki fark nedir?
Aksini ispat, kanuni karinenin sonucunu çürütmeye yöneliktir ve ispat yükünün karşı tarafa geçmesi sonucunu doğurmaz.
Karşı ispat faaliyeti, ispat yükü başka tarafta olan bir iddianın doğru olmadığını gösteren delildir ve ispat yükünü değiştirmez.
Karşı tarafın aksini ispat ya da karşı ispat sunması, ispat yükünün kendisine geçmesi anlamına gelmez; yalnız kanuni karinede kendi aksini ispat imkânı vardır.
Özel düzenleme ile genel ispat yükü kuralı arasındaki fark nedir?
Kanunda ispat yükü özel olarak belirlenmişse, o düzenleme uygulanır.
Özel bir düzenleme yoksa, madde 190/1'deki lehine hak çıkarma ölçütü uygulanır.
Özel düzenlemenin bulunduğu alanda genel kural devreye girmez.
İspat yükü ile delil ikame yükü arasındaki fark nedir?
İspat yükü, belirsizlik hâlinde aleyhe sonuca katlanma riskidir ve madde metninde tanımlanan kuraldır.
Delil ikame yükü, somut olarak hangi tarafın delil sunacağını belirleyen ve taraflarca getirilme ilkesi davalarında ortaya çıkan yüktür.
Delil ikame yükü, ispat yükü kuralının tam belirlenmesinden önce mahkemenin delil toplama sırasını etkiler; ispat yükünü değiştirmez.
İspat yükü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ispat yükünü davacıya ya da davayı açan tarafa otomatik olarak yüklemek; oysa ölçüt lehine hak çıkarmaktır ve davalı da itiraz ve def'ilerinde ispat yükü taşıyabilir.
- Karşı ispat faaliyetini ispat yükünün devri saymak; karşı taraf yalnız delil sunduğunda ispat yükü değişmez.
- Kanuni karinede karine sonucunu da ispat etmek gerektiğini düşünmek; karine sonucu ispat yükünden kurtarır, yalnız karine temeli ispatlanır.
- Kesin kanuni karinede de karşı tarafın aksini ispat edebileceğini kabul etmek; kanun istisna öngörmediği sürece kesin karine çürütülemez.
- Vakıayı ileri süren tarafı ispat yükü altında saymak; ispat yükü vakıanın ileri sürülmesine değil, vakıadan lehine hak çıkarılmasına bağlıdır.
- Taraflar arasında ispat sözleşmesi bulunduğunda bunun geçerlilik şartlarını kontrol etmemek; ispat sözleşmesi borçlar hukukunun genel hükümlerine tabidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, ispat yükünü belirlerken önce ilgili maddi hukuk kuralındaki koşul vakıaları tespit eder ve her vakıa için lehine hak çıkarma ölçütünü ayrı ayrı uygular. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/502 E., 2026/9 K., 09.01.2026)
- Lehine hak çıkaran taraf ile davacı-davalı sıfatı her zaman örtüşmez; zamanaşımı def'i ileri süren davalı zamanaşımı süresinin dolduğunu ispatla yükümlüdür, buna karşılık zamanaşımının kesildiğini ileri süren davacı bu iddiayı ispatlar. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1266 E., 2025/2167 K., 22.12.2025)
- Taraflar, ispat yükünün kanunda öngörülen tarafa değil diğer tarafa ait olduğunu sözleşme ile kararlaştırabilir; bu sözleşmenin geçerliliği borçlar hukukunun genel hükümlerine tabidir. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1468 E., 2026/178 K., 02.02.2026)
- Kanuni karineye dayanılan hâllerde mahkemeler, karine temelindeki vakıanın ispatını ve karşı tarafın aksini ispat imkânını ayrı ayrı değerlendirir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/467 E., 2024/199 K., 24.04.2024)
- Taraflarca getirilme ilkesinin uygulandığı davalarda, belirsizlik hâli oluşmadıkça hâkim ispat yükünün kime düştüğünü belirlemek zorunda değildir; ispat yükü yalnız belirsizlik hâlinde önem kazanır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- İspat yükü, uyuşmazlık konusu vakıadan lehine hak çıkaran tarafa düşer; bu taraf vakıanın varlığını delille ortaya koymakla yükümlüdür.
- Karşı taraf, ispat yükü kendisinde olmayan bir iddiayı çürütmek için karşı ispat faaliyeti yürütebilir; bu faaliyet için delil sunması ispat yükünü ona geçirmez.
- Kanuni karinede ispat yükü yalnız karine temelini oluşturan vakıa üzerinde kalır; karşı taraf kanunda öngörülen istisna dışında karinenin aksini ispat ederek sonucu çürütebilir.
- Taraflar arasında ispat yükünü değiştiren bir sözleşme varsa, bu sözleşmenin geçerliliği ve yapılış biçimi iddia edilen tarafça ortaya konulmalıdır.
- Vakıanın ispatsız ya da belirsiz kalması hâlinde, ispat yükü kendisine düşen tarafın aleyhine karar verilir; bu nedenle ispat yükünün kimde olduğu, belirsizlik doğduğunda somut olarak belirlenmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.6: Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi, ispat yükünün genel ilkesini getirir. HMK m.190 bu ilkeyi usul hukuku bakımından yeniden düzenler ve iki hüküm birlikte okunur.
- 6100 sayılı Kanun m.187: Ayrıca, ispat yükü ile ilgili olarak mahkemenin delil değerlendirme ve kabul kuralları bakımından ayrı bir hüküm olarak yer alır; ispat yükü kuralı bu düzenlemelerle birlikte uygulanır.
- 6100 sayılı Kanun m.200: Belge ile ispat zorunluluğunu düzenleyen hükümdür; ispat yükü kurallarının uygulanmasını şekil yönünden sınırlar.
HMK m.191 — Karşı ispat
Madde, ispat yükünü taşımayan tarafın, karşı tarafın iddiasının doğru olmadığını gösteren delil sunabilmesini (karşı ispat) düzenler. Karşı ispat faaliyetinde bulunan tarafın ispat yükünü üstlenmiş sayılmayacağını belirtir. Madde, karşı ispatın kapsamını ve bu faaliyetin tarafa yüklediği sonucu düzenler. Maddenin uygulanması davanın tarafları arasında, ispat yükü dağılımına bağlı olarak ortaya çıkar. Madde, ispat yükünün kimde olduğunu belirleyen kuralları düzenlemez (m.190). Kanuni karinenin aksinin ispatını ve karinenin kendisini de düzenlemez (m.190/2). Delil sözleşmelerini (m.193), kanunda düzenlenmemiş delilleri (m.192) ve delillerin gösterilmesini de bu madde düzenlemez.
Karşı ispat: hangi kavramlar bilinmeli?
- Karşı ispat
- İspat yükünü taşıyan tarafın ispat faaliyetine karşı, henüz ispat sonucuna ulaşılmadan hâkimde oluşan geçici kanaati sarsmak veya çürütmek için karşı tarafça yapılan ispat faaliyetidir. Amaç, karşı tarafın iddiası hakkında şüphe uyandırmaktır.
- Asıl ispat
- İspat yükü kendisinde bulunan tarafın, dayandığı vakıayı hâkimi ikna edecek biçimde ispat etmek için yaptığı faaliyettir. Karşı ispat bu faaliyete karşı yapılır.
- Aksini ispat
- Asıl ispat konusu vakıa ispat edilmiş sayıldıktan sonra karşı tarafın o vakıanın gerçekleşmediğini ya da menfi vakıa ise gerçekleştiğini ispatlamaya çalışmasıdır. Kural olarak kanuni karinenin çürütülmesine yöneliktir ve bağımsız bir asıl ispat niteliği taşır; karşı ispattan ayrıdır.
- Ispat yükü
- Bir vakıanın ispatlanamaması hâlinde o vakıadan hak çıkaracak tarafın uğrayacağı sonuçtur. Karşı ispat, bu yükü taşımayan tarafın yapabileceği bir faaliyettir; yükü değiştirmez.
Karşı ispat: hangi şartlar aranır?
- Karşı ispatı yapan tarafın, karşı tarafa düşen bir ispat yükünün bulunması gerekir; yani karşı tarafın iddia ettiği vakıa ispat yükü kendisinde olan taraftan kaynaklanmalıdır.
- Karşı ispat, ispat yükünü taşıyan tarafın asıl ispat faaliyetinin sonucu henüz oluşmadan ve hâkimde kesin kanaat meydana gelmeden yapılmalıdır.
- Karşı ispat, ispat yükü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığını gösteren delil sunularak yapılmalıdır.
- Karşı ispat için delil sunan tarafın ispat yükünü üzerine almış sayılmaması için, bu faaliyetin yalnızca karşı tarafın ispatını güçleştirmeye yönelik olması gerekir.
Karşı ispat: hangi sonuçları doğurur?
- Karşı taraf karşı ispat için delil sunduğunda, ispat yükü kendisine geçmez; ispat yükünü taşıyan taraf iddiasını ispatlamakla yükümlü kalır.
- Karşı ispat sonucunda hâkimde oluşan şüphe, ispat yükü taşıyan tarafın lehine olan kanaati ortadan kaldırırsa, ispat yükü taşıyan taraf iddiasını ispat edemez hale gelir.
- Ispat yükü taşıyan taraf iddiasını ispat edemezse, o vakıadan kendi lehine hak çıkarılamaz.
- Karşı ispat yapılmadan önce ispat yükü taşıyan tarafın iddiasını ispat etmiş olması hâlinde, karşı taraf karşı ispat ile yetinemez; aksini ispatla iddiayı çürütmesi gerekir. Bu durum madde kapsamında karşı ispat değildir.
Karşı ispat ile aksini ispat arasındaki fark nedir?
Karşı ispatta karşı taraf, asıl ispat konusu vakıaya doğrudan veya dolaylı yönelerek hâkimdeki geçici kanaati sarsar.
Aksini ispatta vakıa ispat edilmiş sayıldıktan sonra karşı taraf o vakıanın aksini ispatlar; kural olarak kanuni karinenin çürütülmesine yöneliktir.
Karşı ispat yalnızca şüphe uyandırmak yeterli olduğu için ispat yükünü değiştirmez. Aksini ispat ise bağımsız bir asıl ispat niteliğindedir ve karineyi çürüten tarafın yükü altındadır.
Doğrudan karşı ispat ile dolaylı karşı ispat arasındaki fark nedir?
Doğrudan karşı ispatta karşı taraf, asıl ispatın konusu olan vakıanın doğru olmadığını ispata çalışır.
Dolaylı karşı ispatta karşı taraf, asıl ispatın konusu olmayan ve emare niteliğindeki yeni bir vakıayı ispatlayarak sonuç çıkarmaya çalışır.
Her iki hâlde de karşı ispatın sonucu aynıdır; karşı taraf ispat yükünü üzerine almış sayılmaz. Dolaylı karşı ispatta yeni vakıanın ispatı, asıl ispatın konusu vakıayı sarsmaya yetebilir.
Ispat yükünü taşıyan taraf ile karşı taraf arasındaki fark nedir?
İspat yükünü taşıyan taraf, dayandığı vakıayı ispatlamakla yükümlüdür.
Ispat yükü kendisinde olmayan taraf, karşı ispat için delil sunabilir.
Karşı taraf delil sunduğunda da ispat yükü ona geçmez. Asıl taraf iddiasını ispat edemezse vakıa ispat edilmemiş sayılır ve ondan hak çıkarılamaz.
Karşı ispat: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Karşı ispat sunan tarafa ispat yükünü yüklemek; karşı ispat faaliyetinin ispat yükünü değiştirdiğini kabul etmek.
- Karşı ispatı aksini ispatla karıştırmak; karineyi çürütmek için yapılan faaliyeti karşı ispat sanmak.
- Karşı ispatta hâkimde tam kanaat oluşmasını aramak; oysa şüphe uyandırmak yeterlidir.
- Ispat yükü kendisinde bulunmayan tarafın karşı ispat faaliyetinden sonra yükü üstlendiğini varsaymak.
- Asıl ispat edilmiş bir vakıaya karşı yapılan karşı iddiayı, karşı ispat olarak değerlendirmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Karşı ispatta karşı tarafın yalnızca şüphe uyandırması yeterlidir; hâkimde tam bir kanaat oluşması zorunlu değildir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/852 E., 2024/320 K., 06.06.2024)
- Karşı tarafın ispat yükü altında olmadığı bir vakıada karşı ispat yapması, bu vakıanın ispat yükünü ona yüklemez. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1010 E., 2025/709 K., 12.09.2025)
- Davalının ispat yükü kendisinde bulunmayan bir vakıada beyanlarını karşı ispat kapsamında değerlendirmek, onu ispat yükü altına sokmaz. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1010 E., 2025/709 K., 12.09.2025)
- Karşı ispat ile aksini ispat uygulamada birbirinden ayrılmakta güçlük çekilen kavramlardır; ayrım, vakıanın asıl ispat konusu olup olmadığına ve karine bulunup bulunmadığına göre yapılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/66 E., 2023/534 K., 31.05.2023)
- Karşı delil sunan tarafın, karşı ispat faaliyetiyle ispat yükünü üzerine almış sayılmadığı kabul edilmektedir. (Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/626 E., 2025/791 K., 30.09.2025)
- Hukuk Genel Kurulu, karşı ispat ile ispat yükünün dağılımını birbirinden ayırmakta ve ispat yükünü taşıyan tarafın asıl ispat faaliyetini ayrıca değerlendirmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/852 E., 2024/320 K., 06.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Ispat yükü taşıyan taraf, asıl iddiasını ispatlamakla yükümlüdür; karşı taraf bu ispatı çürütmek istiyorsa karşı delil sunabilir.
- Karşı ispatta kullanılan delil, asıl ispatta kullanılabilecek delil türleriyle sınırlı değildir; tanık, keşif, bilirkişi incelemesi gibi deliller sunulabilir.
- Karşı tarafın karşı ispat sunmasının ispat yükünü değiştirmediği; ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasını ispat etmekle yükümlü kaldığı kabul edilmektedir. (Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/626 E., 2025/791 K., 30.09.2025)
- Karşı ispat yükünü değil, sadece şüpheyi yaratmak amacıyla yapıldığından, karşı tarafın bu delili ispat ettiğini değerlendirmesi gerekmez.
- Karşı tarafın dayandığı delil ile asıl ispatın ilişkisi, dosyada değerlendirilerek karşı ispatın şüphe yaratıp yaratmadığı tespit edilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.190: Ispat yükünün dağılımını düzenler. Karşı ispatın hangi tarafın ispat yükü bakımından yapılacağı bu maddeye göre belirlenir.
- 6100 sayılı Kanun m.188: İkrarı düzenler. Karşı ispatta ikrarın bölünüp bölünemeyeceği, ispat yükü ile ilgili olarak ayrıca değerlendirilir.
- 6100 sayılı Kanun m.192: Kanunda düzenlenmemiş delillere başvurulmasını düzenler. Karşı ispat için sunulan delilin türü bakımından ilgilidir.
- 6100 sayılı Kanun m.193: Delil sözleşmelerini düzenler. Taraflar karşı ispatta kullanılacak delil türünü sözleşmeyle sınırlayabilir.
HMK m.192 — Kanunda düzenlenmemiş deliller
6100 sayılı Kanun'un 192. maddesi, kanunda belirli bir delille ispat zorunluluğu öngörülmediği hallerde, kanunda sayılmayan diğer delillerin de ispatta kullanılabileceğini düzenler. Hükmün kapsamı, delil türlerinin sınırlı sayılmadığı serbest delil ilkesinin uygulandığı davalardır. Madde, kanunda öngörülen belirli delillerle ispat zorunluluğunu, bu zorunluluğun kaynağı olan senetle ispat kuralını düzenlemez (m.200). Hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin değerlendirilmesi (m.190) ile delil sözleşmesi (m.193) de bu maddenin kapsamı dışındadır. Ayrıca delillerin serbestçe değerlendirilmesi ve hâkimin takdir yetkisi (m.198) ile delilin caizliğine karar verilmesi (m.189) da bu maddede düzenlenmemiştir.
Kanunda düzenlenmemiş deliller: hangi kavramlar bilinmeli?
- Serbest delil sistemi
- Kanunda sayılmış olsun olmasın, tarafların dayandığı vakıaları ispatlayabilecek her türlü unsurun delil olarak değerlendirilebildiği sistemdir. Hukukumuzda bu sistem benimsenmiştir; ancak belirli vakıaların belirli delillerle ispatı zorunlu olabilir.
- Katı delil sistemi
- Yalnızca kanunda sayılmış delillerin mahkemece dikkate alınabildiği sistemdir. Kanunda sayılmayan bir delil, vakıanın ispatında kullanılamaz.
- Kanunda düzenlenmemiş deliller
- Kanunda ikrar, belge, yemin, tanık, bilirkişi, keşif ve uzman görüşü gibi ayrı ayrı düzenlenen delillerin dışında kalan, ancak vakıayı aydınlatabilecek nitelikteki bilgi taşıyıcılarıdır. Bu deliller, aklî, mantıkî ve hukuka uygun yollardan elde edilmiş olmak koşuluyla kullanılabilir.
- Belirli delille ispat zorunluluğu
- Kanunun belli bir vakıanın belli bir delille ispatını emretmesi halidir. Bu hallerde m.192 uygulanmaz; örneğin senetle ispat kuralı bu kapsamdadır (m.200).
Kanunda düzenlenmemiş deliller: hangi şartlar aranır?
- Kanunun ispatı belirli bir delille zorunlu kıldığı bir vakıa bulunmamalıdır.
- Kullanılmak istenen delil, kanunda düzenlenmiş delillerden biri olmamalıdır.
- Delil, vakıayı aydınlatabilecek ve dayanılan vakıanın ispatına elverişli olmalıdır.
- Delil, aklî ve mantıkî yollardan elde edilmiş olmalıdır.
- Delil, hukuka uygun yollardan elde edilmiş olmalıdır.
- Delilin caizliği hakkında mahkeme karar vermelidir (m.189/4 hükmü ile birlikte değerlendirilir).
Kanunda düzenlenmemiş deliller: hangi sonuçları doğurur?
- Belirli bir delille ispat zorunluluğu yoksa, taraflar kanunda düzenlenmemiş delillere başvurabilir.
- Kanunda düzenlenmemiş delil, vakıayı aydınlatabiliyor ve hukuka uygun yollardan elde edilmişse hâkim tarafından değerlendirilir.
- Belirli delille ispat zorunluluğu bulunan vakıada bu madde kullanılamaz; bu durumda aksi yöndeki delil sınırlaması geçerlidir.
- Hukuka aykırı yollardan elde edilmiş delil, m.192 kapsamında kabul edilemez; hükme esas alınamaz (m.190/2 ile birlikte).
Serbest delil ile belirli delille ispat zorunluluğu arasındaki fark nedir?
Kanunun belirli bir delil öngörmediği vakıalarda, kanunda sayılmayan her türlü delil kullanılabilir.
Kanun belirli bir vakıayı belirli bir delille ispatlamayı emretmişse, bu zorunluluk ortadan kalkmaz ve m.192 uygulanmaz.
Senetle ispatı zorunlu olan bir işlemde, senet dışı delil ile ispat ancak m.193, m.200/2 veya m.202 kapsamındaki istisnalarla mümkündür.
Kanunda düzenlenmemiş delil ile kanunda düzenlenmiş delil arasındaki fark nedir?
Kanunda ayrıca düzenlenmemiş bir bilgi taşıyıcısı, m.192 uyarınca delil olarak değerlendirilebilir.
Kanunda ayrı düzenlenmiş delil (örneğin tanık, bilirkişi, belge) kendi kuralları çerçevesinde incelenir.
Kanunda düzenlenmemiş delilin kabulü ve değerlendirilmesi, düzenlenmiş delillerin şekil ve usul kurallarına tabi değildir; ancak hukuka uygunluk ve aydınlatma koşulu aranır.
Kanunda düzenlenmemiş deliller: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Serbest delil ilkesini belirli bir delille ispat zorunluluğu bulunan vakıalara da yaymak; senetle ispatı gereken işlemde tanık veya fotoğraf kabul etmek.
- Hukuka aykırı elde edilmiş bir delili, kanunda düzenlenmemiş delil olduğu gerekçesiyle m.190'a rağmen hükme esas almak.
- Kanunda düzenlenmemiş bir delilin tek başına her vakıayı ispatlayabileceğini varsaymak; delilin vakıayı aydınlatma niteliğini ve değerlendirme takdirini göz ardı etmek.
- Delil sözleşmesi ile senetle ispat kuralı arasındaki farkı gözden kaçırmak; münhasır delil sözleşmesinin m.192 kapsamında aşılabileceğini sanmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Malvarlığına ilişkin işlemlerde senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde, kanunda düzenlenmemiş delille ispat yolunun kapatıldığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2025/400 E., 2025/3317 K., 13.05.2025)
- Münhasır delil sözleşmesinin varlığı halinde, sözleşmede kararlaştırılan delil dışında kalan delillerin m.192 kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2025/400 E., 2025/3317 K., 13.05.2025)
- Kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu öngörmediği hallerde, fotoğraf gibi bilgi taşıyıcılarının itiraz edilmesi tek başına delil olarak dayanılamayacağı sonucunu doğurmadığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/1360 E., 2023/4995 K., 14.09.2023)
- Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinde iptal ve eksiklerin sonuçlarının kendi özel hükümleriyle düzenlendiği, bu alanda m.192'ye başvurulmasının aranmadığı kabul edilmektedir. (Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/710 E., 2024/260 K., 11.03.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2021/5696 E., 2023/651 K., 07.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu öngörüp öngörmediği, ispat yükü taraf üzerinde olan iddia sahibinin ileri süreceği nitelendirmeye göre belirlenir; ilk olarak bu tespit yapılmalıdır.
- Kanunda düzenlenmemiş bir delille ispat yapmak isteyen taraf, delilin vakıayı aydınlatabileceğini ve hukuka uygun yollarla elde edildiğini ortaya koymalıdır.
- Karşı taraf, delilin hukuka aykırı elde edildiğini veya kanunda belirli bir delille ispat zorunluluğu bulunduğunu ileri sürerek itiraz edebilir; bu itirazın ispatı itiraz eden tarafa düşer.
- Belirli delille ispat zorunluluğu bulunan hallerde senet dışı delil ile ispat yapılmak istenirse, karşı tarafın açık muvafakati veya m.193/m.202 gibi istisnai bir dayanak bulunduğu ispat edilmelidir.
- Delilin caizliğine ilişkin mahkeme kararı, delilin kabulüne karar verilmeden önce ve ilgili tarafın açıklama hakkı korunarak verilmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.189: Vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemenin karar vermesini düzenler; m.192'nin uygulanmasında delilin caizliği bu hükme göre belirlenir.
- 6100 sayılı Kanun m.190: Hukuka aykırı yollardan elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını düzenler; m.192'deki hukuka uygunluk koşulunun sınırını çizer.
- 6100 sayılı Kanun m.193: Taraflar arasında delil sözleşmesi yapılmasına imkân tanır; senetle ispat zorunluluğunu sözleşmeyle aşmayı sağlar.
- 6100 sayılı Kanun m.200: Malvarlığına ilişkin belli bir değeri aşan hukuki işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılar; m.192 bu zorunluluğun bulunduğu hallerde uygulanamaz.
- 6100 sayılı Kanun m.202: Senetle ispatı gereken hallerde delil başlangıcı varsa takdiri delillerle ispata izin verir; m.192'nin sınırını oluşturan istisnalardan biridir.
HMK m.193 — Delil sözleşmesi
Bu madde, taraflara tanınan delil sözleşmesi serbestisini ve bu serbestinin sınırlarını düzenler. Delil sözleşmesinin iki türünü (münhasır olmayan ve münhasır delil sözleşmesi), yapılma biçimini ve ispat hakkını ortadan kaldıran ya da fevkalade güçleştiren sözleşmelerin geçersizliğini kapsar. Kural, ispat hakkını doğrudan ilgilendiren taraflar arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarında, tasarruf ve taraflarca getirilme ilkelerinin geçerli olduğu davalarda uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: senetle ispat zorunluluğunun kendisi (m.200), senetle ispat zorunluluğunun istisnaları ve karşı tarafın açık muvafakatiyle tanık dinlenmesi (m.200/2), hakem-bilirkişi sözleşmesinin özel niteliği, hâkimin kendiliğinden araştırma yaptığı davalarda delil toplanması ve tanık dinleme usulü (m.200 ve sonrası ile ilgili hükümler). Ayrıca delil sözleşmesinin maddi hukuk yönünden geçerlilik şartları (Türk Borçlar Kanunu) ve delil sözleşmesine aykırı delil gösterilmesinin usul sonuçları bu maddenin kapsamı dışındadır.
Delil sözleşmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Delil sözleşmesi
- Bir vakıanın belirli bir delille ya da başka delillerin yanında kararlaştırılan türde delillerle ispat edilebileceğine dair taraflar arasında yapılan usûli sözleşmedir. Bağımsız bir sözleşme olarak ya da bir maddi hukuk sözleşmesinin şartı olarak yapılabilir.
- Münhasır olmayan delil sözleşmesi
- Kanunda belirli delille ispatı öngörülen bir vakıanın, kanunen mümkün olan diğer delillerle de ispat edilebileceğini kabul eden sözleşmedir. İspatı kolaylaştırıcı niteliktedir.
- Münhasır delil sözleşmesi
- Kanunda belirli delille ispatı öngörülmeyen bir vakıanın yalnızca kararlaştırılan belirli delil veya delillerle ispat edilebileceğini öngören sözleşmedir. Taraflar bu sözleşmeyle delillerini sınırlandırmış olur ve sözleşmede belirtilenin dışında delil gösterilemez; bu nedenle iradenin açık olması gerekir.
- İspat hakkı
- Tarafın iddiasını delillerle kanıtlayabilmesi imkânıdır. Delil sözleşmesinin ikinci fıkra bakımından korunan değeridir; sözleşme bu hakkı imkânsız kılar veya fevkalade güçleştirirse geçersiz olur.
- Yazılılık koşulu
- Delil sözleşmesinin ya yazılı olarak yapılması ya da mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanla kurulması gerektiğini ifade eder. Bu şekil geçerlilik koşuludur; zımni delil sözleşmesi kabul edilmez.
Delil sözleşmesi: hangi şartlar aranır?
- Delil sözleşmesinin taraflar arasında, ispat konusunda serbest iradeyle kurulmuş olması gerekir.
- Delil sözleşmesinin yazılı olarak ya da mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanla yapılması gerekir.
- Sözleşmenin, belli bir hukuki ilişki bakımından ve açıkça belirtilen bir vakıaya ilişkin olması gerekir.
- Sözleşmenin, tasarruf ilkesinin ve taraflarca getirilme ilkesinin geçerli olduğu bir davaya ilişkin olması gerekir.
- Sözleşmenin, taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren bir içerik taşımaması gerekir.
- Münhasır delil sözleşmesinde, sözleşmenin kapsamının ve tarafların bu yönde açık iradesinin ortaya konması gerekir.
Delil sözleşmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Geçerli bir münhasır olmayan delil sözleşmesi varsa, taraflar kararlaştırılan delille birlikte kanunen mümkün diğer delillerle de ispat yapabilir.
- Geçerli bir münhasır delil sözleşmesi varsa, vakıa yalnızca kararlaştırılan delil veya delillerle ispat edilir ve mahkeme başka delili dikkate almaz.
- Taraflardan birinin ispat hakkını imkânsız kılan ya da fevkalade güçleştiren sözleşme geçersizdir.
- Geçersiz delil sözleşmesi, hakim tarafından ispat hakkını kısıtlayan etkisi bakımından kendiliğinden gözetilir.
- Kanunda belirli delille ispatı öngörülen vakıada senet zorunluluğu, delil sözleşmesiyle tanık dinlenmesine olanak tanıyan istisnaya dönüştürülebilir.
- Delil sözleşmesi, geçerlilik şartı olan yazılı şekli bertaraf edemez ve yerine tanık gibi başka bir delil koyamaz.
- Sözleşme, yazılılık koşulunu taşımıyorsa geçerli bir delil sözleşmesi olarak kabul edilmez.
- Delil sözleşmesi kendiliğinden araştırma ilkesinin geçerli olduğu davalarda yapılamaz; bu davalarda hakim delili re'sen toplar.
- Delil sözleşmesi genel bir biçimde (tüm uyuşmazlıklar için) yapılamaz; hangi hukuki ilişkinin hangi delille ispat edileceği açıkça gösterilmelidir.
Münhasır olmayan ile münhasır delil sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Münhasır olmayan delil sözleşmesinde, kanunda belirli delille ispatı öngörülen vakıa, kanunen mümkün başka delillerle de ispat edilebilir.
Münhasır delil sözleşmesinde, kanunda belirli delille ispatı öngörülmeyen vakıa yalnızca kararlaştırılan delil veya delillerle ispat edilebilir.
Münhasır olmayan sözleşme ispatı kolaylaştırır; münhasır sözleşme ise sözleşmede belirtilen dışındaki delilleri dışlar ve tarafların delillerini sınırlar.
Kanunda belirli delille ispatı öngörülen vakıa ile öngörülmeyen vakıa arasındaki fark nedir?
Kanunda belirli delille ispatı öngörülen vakıada, taraflar bu delilin yerine ya da yanına başka delil kararlaştırabilir.
Kanunda belirli delille ispatı öngörülmeyen vakıada, taraflar yalnızca belirli delil ya da delillerle ispatı kabul edebilir.
Birinci halde münhasır olmayan, ikinci halde münhasır delil sözleşmesi ortaya çıkar.
Bağımsız delil sözleşmesi ile maddi hukuk sözleşmesinin şartı olan delil sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Bağımsız delil sözleşmesi, ayrı bir sözleşme olarak yazılı biçimde yapılır.
Şart olarak delil sözleşmesi, bir maddi hukuk sözleşmesinin içine konulan hükümdür.
Her iki durumda da yazılılık koşulu aranır ve usûli sözleşme niteliği değişmez.
Ispat yükü ve şekil şartı ile delil sözleşmesiyle değiştirilemeyen şekil arasındaki fark nedir?
Delil sözleşmesi ile ispat şartı olan yazılı şekil getirilebilir ya da ispat şartı olan senet zorunluluğuna istisna konabilir.
Geçerlilik şartı olan yazılı şekil delil sözleşmesiyle ortadan kaldırılamaz ve bu şekle yerine başka delil konulamaz.
Tapu gibi geçerlilik şekli bakımından tanıkla ispat sözleşmesi geçersizdir.
Geçerli sözleşme ile ispat hakkını ortadan kaldıran sözleşme arasındaki fark nedir?
Taraflardan birinin ispat hakkını imkânsız kılmayan delil sözleşmesi, sınırları içinde geçerlidir.
Karşı tarafa hiçbir delil gösterme imkânı bırakmayan ya da bunu fevkalade güçleştiren sözleşme ikinci fıkra uyarınca geçersizdir.
Geçersiz sözleşme hiç doğmamış sayılır ve mahkeme bu delilleri dikkate almaz.
Delil sözleşmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Genel bir delil sözleşmesi yapılabileceğini kabul etmek; oysa hangi hukuki ilişkinin hangi delille ispat edileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
- Zımni ya da örtülü bir iradeyle münhasır delil sözleşmesi kurulduğunu varsaymak; oysa sözleşmenin açıkça yapılması gerekir.
- Tapu gibi geçerlilik şartı olan yazılı şekil yerine delil sözleşmesiyle tanık dinlenebileceğini kabul etmek.
- Karşı tarafın ispat hakkını fevkalade güçleştiren sözleşmeyi, sadece tek taraflı bir üstünlük nedeniyle geçerli saymak.
- Kendiliğinden araştırma ilkesinin geçerli olduğu bir davada delil sözleşmesinin geçerli olabileceğini kabul etmek.
- Delil sözleşmesinde belirtilen delilin şekil ve nitelik koşullarını (defterin usulüne uygun tutulması, senetin sahteliği iddiası gibi) aramamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Delil sözleşmesi içeren ek ya da hükmün, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta delil sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilmekte ve mahkeme tarafından re'sen incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, 2023/773 E., 2023/914 K., 18.10.2023; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2024/576 E., 2026/106 K., 05.02.2026)
- Taraflardan birinin ticari defter ve kayıtlarını münhasır delil olarak kılan hükmün, diğer tarafın ispat hakkını ortadan kaldırması ya da önemli ölçüde güçleştirmesi hâlinde geçersiz sayılacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/460 E., 2026/362 K., 27.02.2026; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/869 E., 2025/1298 K., 25.11.2025)
- Taraflar arasında kararlaştırılan, belirli kayıtların kesin delil olacağına dair hükmün delil sözleşmesi niteliğinde olduğu ve bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/557 E., 2025/1526 K., 30.10.2025)
- Kamera kaydı, telefon ses kaydı, bilgisayar ve benzeri kayıtların delil sözleşmesi kapsamında kesin delil olarak kararlaştırılabileceği yönünde değerlendirme yapılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1525 E., 2025/1576 K., 27.11.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Delil sözleşmesinin varlığını ileri süren taraf, sözleşmenin yazılı olarak ya da tutanağa geçirilmiş imzalı beyanla yapıldığını ispat yükü altındadır.
- Münhasır delil sözleşmesi iddiasında bulunan taraf, tarafların bu yönde açık iradesini gösteren yazılı belgeyi ya da tutanağı sunmalıdır; zımni iradeye dayanılamaz.
- Karşı taraf, sözleşmenin ispat hakkını imkânsız kılan ya da fevkalade güçleştiren nitelikte olduğunu ileri sürerek geçersizliğini iddia edebilir ve bu hususu ispatlamakla yükümlüdür.
- Sözleşme ile kararlaştırılan delilin geçerli şekilde düzenlenmiş olması gerekir; örneğin ticari defterin kanuna uygun tutulmuş ve açılış kapanış onayının yapılmış olması, ya da belgenin senet niteliğini taşıması ispat yükü altındaki tarafça gösterilmelidir.
- Delil sözleşmesinin geçerliliği hakim tarafından re'sen gözetildiğinden, taraflar bu hususta ayrıca itiraz etmese de mahkeme inceleme yapmakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.200: Senetle ispatı zorunlu olan hukuki işlemlerin çerçevesini çizer; delil sözleşmesi bu zorunluluğun kararlaştırılmasına ya da istisna konmasına olanak tanır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.201: Senetle ispat zorunluluğunun kapsamını belirler; delil sözleşmesi bu zorunluluğa istisna getirilmesinde ya da münhasır sözleşmenin konusunu oluşturmasında kullanılır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.24: Tasarruf ilkesi, delil sözleşmesinin yapılabileceği davaların türünü belirler.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.25: Taraflarca getirilme ilkesi, delil sözleşmesinin geçerli olabilmesi için gereken ortamı sağlar.
HMK m.194 — Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi
Madde, tarafların dayandıkları vakıaları ispata elverişli biçimde somutlaştırma yükünü ve dayandıkları delilleri ile hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtme yükümlülüğünü düzenler. Kurala, dava ve cevap dilekçesi aşamasında iddia veya savunmada bulunan her iki taraf bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: delillerin mahkemeye sunulması ve başka yerden getirtilmesi (m.195), hâkimin taraflara soru sorma ve açıklattırma ödevi (m.31), iddia ve savunmanın dilekçedeki zorunlu içeriği (m.119 ve m.129) ile somutlaştırmanın ihlalinin usuli yaptırımları ve bunlara ilişkin ayrıntılı kurallar, uygulamada ayrıca değerlendirilmek üzere başka düzenlemelerle ilgilidir.
Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Somutlaştırma yükü
- Tarafın dayandığı vakıaları zaman, mekân ve içerik bakımından ayrıntılandırarak ispata elverişli hâle getirme yükümlülüğüdür. Genel nitelikli, soyut anlatımlar bu yükü yerine getirmiş sayılmaz.
- İspata elverişli somutlaştırma
- Vakıanın karşı tarafça ve mahkemece tam olarak anlaşılabilecek, üzerinde tartışma ve ispat faaliyeti yürütülebilecek açıklıkta ortaya konmasıdır. Ölçüt, vakıanın ispat faaliyetine konu olabilmesidir.
- Delil gösterme yükü
- Tarafın dayandığı delilleri ve her delilin hangi vakıanın ispatı için kullanılacağını dilekçede açıkça belirtme yükümlülüğüdür. Dayanılan delil ile vakıa arasındaki bağlantının dilekçede kurulmasını ifade eder.
- Vakıa
- Hukuki sonuç doğuran, ispata konu olabilen somut olaylardır. Hukuk kuralları ya da genel nitelikli değerlendirmeler vakıa sayılmaz.
- Serbest delil değerlendirmesi
- Kanuni istisnalar dışında hâkimin delilleri kendi takdirine göre değerlendirmesi ilkesidir. Bu ilke delil gösterme yükünün kapsamını değiştirmez.
Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi: hangi şartlar aranır?
- Tarafın dayandığı vakıaların zaman, mekân ve içerik bakımından, karşı tarafça ve mahkemece anlaşılabilecek ölçüde somutlaştırılması gerekir.
- Genel hatlarıyla, soyut bir iddia ya da savunma ileri sürmek bu yükü yerine getirmek için yeterli değildir.
- Dayanılan her delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
- Delilin vakıayla ilişkisi kurulmadan yalnızca delil listesi verilmesi yeterli değildir.
- Somutlaştırma yükü, dava dilekçesinde ya da cevap dilekçesinde vakıa ve delillerin belirtilmemiş olduğu hâllerde ortaya çıkar; vakıalar belirli ve delilleriyle bağlantılı biçimde ortaya konduğunda ayrıca bir somutlaştırma yükünden söz edilmez.
Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Vakıalar ispata elverişli biçimde somutlaştırılmazsa, o vakıa hakkında ispat faaliyetine girişilmesi ve tartışma yapılması mümkün olmaz.
- Dayanılan delil, hangi vakıanın ispatı için gösterildiği belirtilmemişse, bu delil tarafın lehine sonuç doğuracak biçimde değerlendirilemeyebilir.
- Taraf, dayandığı bir delili gösterdikten sonra karşı tarafın açık izni olmadıkça o delile dayanmaktan vazgeçemez.
- Somutlaştırma yükünü yerine getirmeyen taraf, bu eksikliğin sonuçlarına katlanır ve ispat yükünü taşıdığı vakıada başarısız olabilir.
- Somutlaştırma yükü, dayanılan vakıaların açıklığını sağlamayı amaçlar; bu yükün ihlali, hâkimin hukuki değerlendirmesini ve taraflar arasındaki eşitliği etkiler.
Vakıa somutlaştırma ile delil gösterme arasındaki fark nedir?
Vakıa somutlaştırma, iddia edilen olayın zaman, mekân ve içerik bakımından ayrıntılandırılmasıdır.
Delil gösterme, bu vakıanın hangi delille ispat edileceğinin belirtilmesidir.
İki yükümlülük birbirinden bağımsızdır; biri yerine getirilip diğeri eksik kalırsa ispat faaliyeti sağlıklı yürütülemez.
İddia yükü ile savunma yükü arasındaki fark nedir?
İddia yükü, davacının talebine dayanak vakıaları ileri sürmesidir.
Savunma yükü, davalının inkâr dışında karşı vakıa ileri sürmesidir.
Davalı yalnız inkârla yetinirse savunma yükü doğmaz; inkâr dışında savunma yapmak istiyorsa bu savunmanın açıkça yapılması gerekir.
Somutlaştırma yükü ile ispat yükü arasındaki fark nedir?
Somutlaştırma yükü, vakıanın ispat faaliyetine konu olabilecek biçimde ortaya konmasını ifade eder.
İspat yükü, ispatı gereken vakıanın doğruluğunu kanıtlama sorumluluğudur.
Somut olarak ileri sürülmemiş vakıa hakkında ispat faaliyetine girişilmez; ispat yükü ancak somutlaştırılmış vakıa üzerinden işler.
Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Genel nitelikli bir anlatımı somut vakıa saymak; zaman, mekân ve içerik bakımından ayrıntı içermeyen iddianın yeterli olduğunu düşünmek.
- Somutlaştırma eksikliğini doğrudan davanın reddi sebebi saymak; önce hâkimin açıklattırma ve süre verme yetkisinin kullanılması gerektiği göz ardı edilir.
- Delil listesi vermekle yetinip her delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini belirtmemek.
- Dilekçede yalnızca inkârda bulunup savunma yapmak istendiği hâlde savunma vakıalarını açıkça ortaya koymamak.
- Delili gösteren tarafın, karşı tarafın izni olmadan o delilden tek başına vazgeçebileceğini varsaymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, dava dilekçesinde vakıaların ispata elverişli biçimde somutlaştırılmadığı hallerde, taraftan süre vererek eksikliği tamamlamasını isteyebilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/614 E., 2024/419 K., 12.09.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2017/4773 E., 2020/1139 K., 25.06.2020)
- Taraf, mahkemece verilen süre içinde somutlaştırma eksikliğini giderirse, somutlaştırma yükünü yerine getirmiş sayılmaktadır; bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru bulunmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/1143 E., 2025/416 K., 02.07.2025)
- Hâkimin ek süre verme yetkisi, somutlaştırma yükü ile davayı aydınlatma ödevinin birlikte uygulanması olarak değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024)
- Tarafın verilen süre içinde somutlaştırma yapmaması hâlinde, o delili dikkate almayarak karar verilmesi uygulamada kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/400 E., 2025/448 K., 14.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ya da savunmayı ileri süren taraf, dayandığı vakıaları somut olarak ortaya koymakla yükümlüdür; bu yükü yerine getirmemesi halinde karşı tarafın itirazı beklenmeden somutlaştırma eksikliği hâkim tarafından değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/614 E., 2024/419 K., 12.09.2024)
- Dayanılan delillerin hangi vakıanın ispatı için gösterildiği dilekçede yazılı olarak belirtilmelidir; bu belirtme yapılmamışsa, delil ile vakıa arasındaki bağlantı kurulamayacağından delil yönünden ispat eksikliği doğar.
- Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça o delilden vazgeçemez; bu hususun ispatı, vazgeçme iddiasında bulunan tarafa aittir.
- Karşı taraf, dayanılan vakıayı inkâr etmekle yetinirse ispat yükü asıl ileri sürene ait kalır; inkâr dışında savunma yapan taraf, bu savunmanın vakıalarını dilekçesinde açıkça ortaya koymak ve delillerini göstermekle yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.195: Delillerin taraflarca mahkemeye sunulamayan ve başka yerden getirtilmesi gereken hâllerini düzenler; delil gösterme yükünün uygulamada tamamlayıcısıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.119: Dava dilekçesinin zorunlu içeriğini belirler; dayanılan vakıaların ve delillerin dilekçede yer alması gerektiğini düzenler.
- 6100 sayılı Kanun m.129: Cevap dilekçesinin zorunlu içeriğini belirler; savunmanın dayanağı olan vakıaların sıra numarası altında özetlenmesini düzenler.
- 6100 sayılı Kanun m.31: Hâkimin taraflara soru sorma ve açıklattırma ödevini düzenler; somut olmayan vakıaların açıklattırılmasında bu madde ile birlikte değerlendirilir.
HMK m.195 — Başka yerden getirtilecek deliller
6100 sayılı Kanun'un 195. maddesi, tarafların elinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin mahkemeye getirtilmesi usulünü ve mahkemeye getirilemeyen delillerin bulunduğu yerde incelenmesi veya dinlenmesi imkânını düzenler. Madde, taraflar dışındaki resmî makam, mercii ve üçüncü kişilerin elindeki deliller bakımından uygulanır. Düzenlemediği konular ise şunlardır: tarafın kendi elindeki delili sunma yükümlülüğü (m.190 ve devamı), belgenin ibrazı için kesin süre ve yaptırımları (m.218 ve m.219 ve devamı), belgelerin yerinde incelenmesi (m.218), başka yer mahkemesi aracılığıyla delil toplanması (istinabe, m.197/2) ve delil gösterme usulü ile delile dayanmaktan vazgeçme (m.196).
Başka yerden getirtilecek deliller: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tarafların ellerinde bulunmayan delil
- Taraflardan hiçbirinin fiilen zilyetliğinde olmayan, resmî makam, mercii ya da üçüncü kişinin elinde bulunan delildir. Bu delilin temini için tarafların değil mahkemenin harekete geçmesi esastır.
- Getirtme
- Mahkemenin delilin bulunduğu resmî makama, mercie veya üçüncü kişiye bildirimde bulunarak delilin mahkemeye gönderilmesini sağlamasıdır. Bildirim, delilin incelenmesine karar verilmiş olmasına bağlıdır.
- Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan delil
- Fiziken ya da hukuken mahkemeye taşınamayan, örneğin büyük bir makine gibi nesneler ya da yerinden çıkarılması sakıncalı olan deliller. Bu niteliğin varlığı somut olaya göre belirlenir.
- Yerinde inceleme
- Mahkemeye getirilemeyen delilin bulunduğu yerde hâkim ya da görevlendirilen bilirkişi tarafından incelenmesidir. Bu yöntem, delilin mahkemeye getirilmesinin mümkün olmadığı hallerde kullanılır.
- Yerinde dinleme
- Mahkemeye getirilemeyen bir kişinin, örneğin tanığın, bulunduğu yerde dinlenmesidir. Madde bu yolu delil için açıkça öngörür.
Başka yerden getirtilecek deliller: hangi şartlar aranır?
- Delilin tarafların ellerinde bulunmaması gerekir; delil taraflardan birinin zilyetliğindeyse madde değil ibraz yükümlülüğü hükümleri uygulanır.
- Delilin incelenmesine mahkemece karar verilmiş olması gerekir.
- Delilin resmî makam, mercii ya da üçüncü kişinin elinde bulunduğu anlaşılmış olmalıdır.
- Getirtme için mahkemenin ilgili resmî makam ve mercilere ya da üçüncü kişilere bu hususu bildirmesi gerekir.
- Delilin mahkemeye getirilmesinin mümkün olmaması hâlinde, delil bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir; bu hal için ayrıca getirtme yerine yerinde işlem yapılması öngörülmüştür.
Başka yerden getirtilecek deliller: hangi sonuçları doğurur?
- Mahkeme, incelenmesine karar verdiği delil taraflarda değilse ilgili resmî makam, mercii ya da üçüncü kişilere bildirimde bulunur.
- Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan delil, bulunduğu yerde incelenebilir ya da dinlenebilir.
- İncelenmesine karar verilmemiş bir delil için bu maddeye dayanılarak getirtme yapılamaz.
- Getirtme bildirimine rağmen delil gönderilmezse, maddenin kendisi bunun yaptırımını göstermez; bu durumda ilgili usul sonuçları ayrı hükümlerden değerlendirilir.
Getirtme ile yerinde inceleme arasındaki fark nedir?
Delil mahkemeye gönderilebiliyorsa, mahkeme delilin bulunduğu makam, mercii ya da üçüncü kişiye bildirimde bulunarak getirtme yolunu izler.
Delil mahkemeye getirtilemeyecek nitelikteyse, bulunduğu yerde inceleme veya dinleme yapılır.
Madde iki yolu ayrı ayrı gösterir; yerinde işlem, getirtmenin mümkün olmadığı hallerde başvurulan ikincil bir yoldur.
Taraf elindeki delil ile üçüncü kişi elindeki delil arasındaki fark nedir?
Taraf elindeki belgeyi mahkemeye sunma ve ibraz yükümlülüğü altındadır; bu hal ibraz hükümlerine tabidir.
Resmî makam, mercii ya da üçüncü kişinin elindeki delil için madde uygulanır ve mahkeme getirtme işlemini kendisi yürütür.
Taraflara yüklenemeyecek bu delillerin temini mahkemece yapılır; tarafın elindeki delil için ise yaptırımlı ibraz süreci işler.
Delil ile tanık ile yerinde dinleme arasındaki fark nedir?
Belge veya nesne gibi maddi delillerde yerinde inceleme yöntemi kullanılır.
Mahkemeye gelemeyecek durumdaki kişi için yerinde dinleme yapılır.
Maddenin ikinci cümlesi her iki delil türünü kapsar; ancak uygulamada yer ve yöntem delilin niteliğine göre seçilir.
Madde 195 ile istinabe arasındaki fark nedir?
Madde 195, delilin bulunduğu yerde doğrudan incelenmesini veya dinlenmesini düzenler.
İstinabe, başka yer mahkemesinin aracılığıyla delil toplanmasıdır ve ayrı hükümlere tabidir (m.197/2).
Yerinde incelemede işlemi davaya bakan mahkeme veya görevlendirdiği kişi yapar; istinabede ise başka mahkeme yapar.
Başka yerden getirtilecek deliller: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tarafın kendi elindeki belgeyi 195. madde uyarınca getirtilecek belge saymak; bu durumda ibraz hükümleri uygulanır.
- Davalı özel hukuk tüzel kişisinin alacağı ispatlayan kayıtlarını getirtme yolu ile istemek; bu kayıtlar taraf tarafından sunulmalıdır. (3. Hukuk Dairesi, 2024/344 E., 2024/3847 K., 25.11.2024; 3. Hukuk Dairesi, 2023/2000 E., 2023/3765 K., 18.12.2023)
- Mahkemeye getirilemeyen delil için bulunduğu yerde incelemeyi, istinabe ile karıştırmak; yerinde inceleme davaya bakan mahkemenin kendi işlemidir, istinabede başka mahkeme işlem yapar.
- Getirtme bildiriminin ilgili kişiye yapılmamasını yeterli görmek; bildirimin ilgili resmî makam, mercii ya da üçüncü kişiye yapılması gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ellerinde bulunması gereken ve alacağı ispatlayan kayıt ve belgeleri tarafın kendisi sunması gerektiği, dolayısıyla davalı özel hukuk tüzel kişisinin elindeki belgeler için 195. maddenin uygulama imkânı bulunmadığı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2024/344 E., 2024/3847 K., 25.11.2024; 3. Hukuk Dairesi, 2023/2000 E., 2023/3765 K., 18.12.2023; 3. Hukuk Dairesi, 2025/2807 E., 2025/6184 K., 17.12.2025; 3. Hukuk Dairesi, 2024/641 E., 2025/453 K., 22.01.2025)
- Ispat yükü davalı şirkette bulunan belgelerde, bu belgelerin sunulmasının taraf yükümlülüğü olduğu ve 195. maddenin uygulanamayacağı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2024/641 E., 2025/453 K., 22.01.2025)
- Bilirkişi incelemesinde davaya dayanak belgelerin bilirkişiler kuruluna incelettirilmesi gerektiği, belge ile ilgili itirazların bulunması hâlinde 195. maddenin uyarınca işlem yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2024/3323 E., 2025/4043 K., 26.11.2025; 6. Hukuk Dairesi, 2024/3009 E., 2024/4638 K., 05.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Ellerinde bulunmayan delilin getirtilmesini isteyen taraf, delilin kimin elinde bulunduğunu ve hangi vakıayı ispatladığını bildirmek zorundadır; bu bildirim tarafın yükü altındadır.
- Delilin taraflardan birinin elinde olduğu anlaşılırsa, ibraz yükümlülüğü hükümleri uygulanır ve karşı tarafın elindeki belge için 195. madde değil ibraz talebi yolu işletilir. (3. Hukuk Dairesi, 2024/344 E., 2024/3847 K., 25.11.2024; 3. Hukuk Dairesi, 2025/2807 E., 2025/6184 K., 17.12.2025)
- Karşı tarafın belgenin elinde olduğunu ikrar etmesi ya da sükut etmesi, belgenin varlığının resmî kayıtla anlaşılması gibi durumlar, belgenin taraf elinde olduğunu gösterir ve taraf tarafından sunulması beklenir. (3. Hukuk Dairesi, 2024/641 E., 2025/453 K., 22.01.2025)
- Delilin mahkemeye getirilmesinin mümkün olmadığını iddia eden taraf, bu durumu somut olarak ortaya koymalıdır; mahkeme yerinde inceleme kararını bu duruma göre verir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.218: Mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı belgelerin hâkim ya da bilirkişi tarafından yerinde incelenmesini düzenler; 195. maddedeki yerinde inceleme yolunun belge bakımından ayrıntılı hâlidir.
- 6100 sayılı Kanun m.197: Delillerin mahkeme huzurunda incelenmesi kuralını koyar ve başka yerde bulunan delil için istinabe yolunu öngörür; 195. maddenin yerinde işlem yolunun ayrımı için gerekir.
- 6100 sayılı Kanun m.219: Tarafların elindeki belgelerin ibrazını düzenler; taraf elindeki belgeler için 195. maddenin değil bu hükmün uygulanacağını belirler.
HMK m.196 — Delilden vazgeçme
Madde, delil gösteren tarafın o delile dayanmaktan vazgeçmesini sınırlandırır: delilden vazgeçme, ancak karşı tarafın açık izniyle mümkündür. Hüküm, delil türü ayrımı yapmaksızın tüm delillere uygulanır; tanık delili bakımından da geçerlidir. Madde yalnızca delilden vazgeçmeyi düzenler; davadan feragati (m.307-312), davayı geri almayı ve feragatin şeklini (m.309) düzenlemez. Delil ikamesi, delil toplama işlemi ve tanığın dinlenmesi usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.240 ve devamı). Maddenin uygulanması davacı-davalı ayrımına bağlı değildir; delil gösteren her iki taraf için geçerlidir.
Delilden vazgeçme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Delil gösteren taraf
- Dayanılacak bir delili dava dilekçesi, cevap veya sonraki dilekçelerle mahkemeye sunmuş veya bildirmiş olan taraftır. Maddenin sınırlaması bu tarafa yöneliktir; delili göstermemiş karşı taraf bakımından vazgeçme sorunu doğmaz.
- Delilden vazgeçme
- Gösterilmiş bir delile artık dayanmama iradesidir. Madde bu iradeyi tek taraflı olarak değil, karşı tarafın açık iznine bağlı olarak düzenler. Davadan feragatten farklıdır; feragat talep sonucunu ortadan kaldırır, delilden vazgeçme ise yalnızca ispat aracını etkiler.
- Açık izin
- Karşı tarafın delilden vazgeçmeye onay verdiğini açıkça ortaya koyan beyandır. Maddenin metni açık izin şartı koyduğundan, sessizlik veya örtülü davranış bu şartın yerine geçmez.
- Zımni vazgeçme
- Tarafın gösterdiği bir delilin ifadesini yeterli görüp diğer delilleri dinletmemesi gibi davranışlarla delile dayanmayı bırakmasıdır. Uygulamada bu hâl, karşı tarafın açık izni aranmaksızın kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023)
- Delil gösterme
- Tarafın iddiasını ispat için belirli bir delili mahkemeye bildirmesidir. Vazgeçmenin konusunu oluşturan delil, ancak bu biçimde gösterilmiş olabilir.
Delilden vazgeçme: hangi şartlar aranır?
- Taraf, dayanmak istediği bir delili mahkemeye göstermiş bulunmalıdır; gösterilmemiş bir delile dayanma iradesinden vazgeçmeden söz edilemez.
- Delilden vazgeçme beyanı, delil gösteren taraftan çıkmalıdır; karşı tarafın kendi gösterdiği delilden vazgeçmesi bu maddenin kapsamında değildir.
- Karşı tarafın delilden vazgeçmeye açık izni bulunmalıdır; bu izin olmadan delilden tek taraflı vazgeçme hüküm ifade etmez.
- Vazgeçme, delilin hangi türden olduğuna bakılmaksızın açık izne bağlıdır; tanık, yazılı delil veya bilirkişi delili arasında fark gözetilmez.
- Açık izin yoksa delil, karşı tarafın talebi üzerine mahkemece incelenmeye devam eder veya dinlenir; tarafın vazgeçme beyanı delili ortadan kaldırmaz.
Delilden vazgeçme: hangi sonuçları doğurur?
- Delil gösteren taraf karşı tarafın açık izni olmadan o delilden vazgeçemez; izinsiz vazgeçme beyanı delili hükümden düşürmez.
- Karşı taraf açık izin verirse delil dayanaktan çıkar ve mahkeme bu delil için inceleme yapmaz.
- Karşı taraf izin vermezse mahkeme, gösterilen delili toplamak ve değerlendirmek zorundadır; delil toplanmadan karar verilmesi usul hatası olur.
- Tanık dinletmekten vazgeçen tarafın tanığı, karşı tarafın talebi üzerine dinlenebilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023)
- Vazgeçme kurala aykırı yapılmışsa ve delil toplanmadan hüküm kurulmuşsa, Yargıtay bu eksik incelemeyi bozma nedeni sayar. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/213 E., 2024/155 K., 06.03.2024)
- Madde emredicidir; taraflar sözleşmeyle delilden tek yanlı vazgeçme yetkisi tanıyamaz.
Delilden vazgeçme ile davadan feragat arasındaki fark nedir?
Delilden vazgeçmede konu bir ispat aracıdır; taraf yalnızca o delile dayanmaktan vazgeçer, dava devam eder.
Davadan feragatte konu talep sonucudur; davacı davayı tamamen veya kısmen sona erdirir (m.307).
Delilden vazgeçme karşı tarafın açık iznine bağlıdır (m.196); feragat ise karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir (m.309/2). Delilden vazgeçme davayı sona erdirmez.
Açık izinle vazgeçme ile zımni vazgeçme arasındaki fark nedir?
Açık izinle vazgeçmede karşı taraf vazgeçmeye onay verir ve bu onay beyan edilir.
Zımni vazgeçmede taraf delil gösterdikten sonra o delile dayanmamayı davranışlarıyla ortaya koyar, örneğin diğer deliller yeterli görülerek tanığın dinlenmesinden vazgeçilir.
Uygulamada zımni vazgeçmenin de mümkün olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023) Buna karşılık madde metni açık izin aradığından, zımni vazgeçmenin sınırı mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.
Tanık delili ile yazılı delil arasındaki fark nedir?
Tanık delili sözlü olarak dinlenir ve dinleme sırasında tutanağın imzalanmasıyla tamamlanır.
Yazılı delil ise belgenin mahkemeye sunulmasıyla ortaya konur.
Madde her iki delil türüne aynı biçimde uygulanır. Tanık ifadesinin tutanağı imzalanmadan önce tanıktan dinletilmekten vazgeçilebilmesi mümkündür; tutanak imzalanıp ifade tamamlandıktan sonra vazgeçme mümkün olmaz.
Delilden vazgeçme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Delilden vazgeçme beyanını karşı tarafın izni aranmadan geçerli saymak; madde açık izin şartı koymaktadır.
- Delilden vazgeçmeyi davadan feragat gibi değerlendirip davanın sona erdiğine karar vermek; delilden vazgeçme davayı sona erdirmez.
- Tanık delilinin, yazılı delilden farklı olarak açık izin gerektirmediğini varsaymak; madde tüm delil türlerini kapsar. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023)
- Karşı tarafın talebi üzerine dinlenmesi gereken tanığı dinletmeden, delilden vazgeçildiğini kabul ederek hüküm kurmak; bu eksik inceleme bozma nedenidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/213 E., 2024/155 K., 06.03.2024)
- Ön yargılama aşamasındaki ara karar talebini delilden vazgeçme saymak; bu talep m.196 kapsamına girmez. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2391 E., 2025/824 K., 02.05.2025)
- Zımni vazgeçmeyi açık izin yerine koymak ve mahkemenin örtülü davranışı yeterli görerek delili düşürmesi; izin yerine geçen davranışın somut olarak ortaya konulması gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemenin, delil gösteren tarafın vazgeçme beyanını dikkate almadan, karşı tarafın açık izni olmadan o delili toplamaması bozma nedeni kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/213 E., 2024/155 K., 06.03.2024)
- Tanık delilinde vazgeçmenin tanık dinlenmeden de kabul edilebilmesi yönündeki görüş, madde metnindeki açık izin şartıyla uyumlu değildir; uygulamada karşı tarafın talebi üzerine tanığın dinlenmesi eğilimi görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023)
- Delilden vazgeçme ile davadan feragat ayrı kurumlar olarak ele alınmakta; ön yargılama dönemindeki ara karardan dönme talebinin delilden vazgeçme sayılmayacağı kabul edilmiştir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2391 E., 2025/824 K., 02.05.2025)
- Delilden vazgeçme hükmünün, ceza soruşturması sonucunun beklenmesi gibi usul talepleri bakımından uygulanmayacağı yönünde karar verilmiştir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2391 E., 2025/824 K., 02.05.2025)
- Madde yalnız senetler için değil, tüm deliller için uygulanmakta; 1086 sayılı Kanun'daki sınırlı düzenlemenin genelleştirilmesi olarak yorumlanmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2021/1526 E., 2021/5491 K., 04.03.2021; 9. Hukuk Dairesi, 2021/1527 E., 2021/5492 K., 04.03.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Delilden vazgeçen tarafın, karşı tarafın açık izninin bulunduğunu ileri sürmesi gerekir; açık izin yazılı beyanla veya duruşmada tutanağa geçirilerek ispatlanır.
- Karşı tarafın izin verdiğini iddia eden taraf, bu izni belgeyle (dilekçe, duruşma tutanağı) göstermek zorundadır; sözlü ve örtülü izin tartışmaya açıktır.
- Zımni vazgeçmeyi ileri süren taraf, davranışların delilden vazgeçme iradesini açıkça ortaya koyduğunu ispatlamalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023)
- Karşı taraf izin vermediğini savunuyorsa bu savunma, duruşma tutanağı ve dilekçelerle belirlenir; mahkeme gösterilen delili toplamadığı takdirde eksik inceleme yapmış olur. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/213 E., 2024/155 K., 06.03.2024)
- Delil gösteren taraf, tanığın tutanak imzalanmadan önce vazgeçtiğini ileri sürüyorsa, imza anı ile vazgeçme beyanının sırası tutanaktan çıkarılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.307: Davadan feragatin tanımını yapar. Madde 196 delilden vazgeçmeyi düzenlerken, feragat talep sonucundan vazgeçmedir; iki kavram karıştırılmamalıdır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.309: Feragatin şeklini ve karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığını düzenler; delilden vazgeçme ise m.196 uyarınca açık izne tabidir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.240: Tanığın dinlenmesine ilişkin usulü düzenler; delilden vazgeçilmeyen tanığın dinlenmesi bu hükümlere göre yapılır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.261: Tanık beyanlarının tutanağa geçirilmesini ve imzalanmasını düzenler; tutanağın imzalanmasıyla tanık ifadesi tamamlandığından vazgeçme olanağı bu anla sınırlanır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.125: Davanın seçimlik ya da yanlış yürütülmesi halinde taraflara hatırlatma yapılmasını öngörür; delilden vazgeçme ve açık izin sorunuyla birlikte uygulanır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/213 E., 2024/155 K., 06.03.2024)
HMK m.197 — Delillerin incelenmesi ve istinabe
6100 sayılı Kanun'un 197. maddesi, davada toplanan delillerin mahkeme huzurunda incelenmesini ve istinabe yoluyla delil toplanmasını düzenler. Düzenlediği konular; delillerin birlikte ve aynı duruşmada incelenmesi, zorunlu hallerde incelemenin başka bir duruşmaya bırakılması, istinabe yoluyla delil toplanması ve istinabe olunan yerde tarafların hazır bulunma ve açıklama hakkıdır. Madde, davaya bakan mahkeme ile istinabe olunan mahkeme arasındaki ilişkiyi kurar ve bütün yargılama taraflarına uygulanır. Madde, delilin gösterilmesi ve karşı tarafın izni olmadan delilden vazgeçilememesi kuralını düzenlemez (m.196). Delillerin hukuka uygunluğu, caiz olup olmadığına karar verilmesi ve delillerin serbestçe değerlendirilmesi ilkesi de bu maddede yer almaz (m.189, m.198). Keşif, tanık dinleme ve yemin gibi her bir delilin kendi usulü ve istinabe ile dinlenmesine ilişkin özel hükümler ilgili maddelerinde düzenlenmiştir (m.235, m.259, m.289).
Delillerin incelenmesi ve istinabe: hangi kavramlar bilinmeli?
- İstinabe
- Davaya bakan mahkemenin yargı çevresi dışında yapılması gereken delil toplama işlemlerinin, o yerdeki mahkemece yerine getirilmesidir. Yalnızca delilin toplanmasını kapsar; toplanan delilin değerlendirilmesi davaya bakan mahkemeye aittir.
- İstinabe eden mahkeme
- Delil toplanmasını talep eden, davaya bakan mahkemedir. Talebi yazılı olarak gönderir ve işlemin gideri ile birlikte bildirir.
- İstinabe olunan mahkeme
- Delilin bulunduğu yerde, istinabe talebini yerine getiren mahkemedir. Usulüne uygun bir talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
- Doğrudanlık ilkesi
- Delillerin davaya bakan mahkeme huzurunda incelenmesi ilkesidir. Madde bu ilkenin istisnalarını kanun hallerine bağlar.
- Zorunlu haller
- Bir delilin incelenmesinin aynı duruşmada tamamlanamadığı durumlardır. Bu hallerde inceleme başka bir duruşmaya bırakılabilir; kapsamı kanunda ayrıca sınırlanmamıştır.
Delillerin incelenmesi ve istinabe: hangi şartlar aranır?
- Delilin davaya bakan mahkeme huzurunda incelenmesi gerekir; kanunda belirtilen haller dışında bu kural geçerlidir.
- Deliller mümkün olduğu kadar birlikte ve aynı duruşmada incelenmelidir.
- Bir delilin aynı duruşmada incelenmesi mümkün değilse, zorunlu hal bulunmalı ve inceleme başka bir duruşmaya bırakılmalıdır.
- Delilin başka yerde bulunması ve mahkemeye getirilememesi gerekir; bu durumda delil istinabe yoluyla o yerde toplanabilir.
- İstinabe talebi usulüne uygun yapılmış olmalıdır; istinabe olunan mahkeme talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
- Delilin incelenmesi veya beyanların dinlenmesinde taraflara incelemenin yapılacağı tarih ve yer bildirilmelidir.
- Taraflar bildirime rağmen istinabe olunan mahkemede hazır bulunmasalar da deliller incelenir veya beyanlar dinlenir.
Delillerin incelenmesi ve istinabe: hangi sonuçları doğurur?
- Kanunda belirtilen haller dışında delil, davaya bakan mahkeme huzurunda incelenir.
- Başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen delil, o yerde istinabe yoluyla toplanır.
- İstinabe olunan mahkeme usulüne uygun talebi yerine getirmek zorundadır.
- Taraflara tarih ve yer bildirilmişse, taraflar hazır bulunmasa da deliller incelenir veya beyanlar dinlenir.
- İstinabe yoluyla toplanan delil, davaya bakan mahkemece değerlendirilir.
- Zorunlu hal yoksa delillerin aynı duruşmada incelenmemesi usule aykırılık oluşturur ve istinaf sebebi olabilir.
Davaya bakan mahkeme huzurunda inceleme ile istinabe yoluyla inceleme arasındaki fark nedir?
Delil davaya bakan mahkemenin yargı çevresi içinde bulunduğunda, delil doğrudan bu mahkemede incelenir.
Delil başka yerde bulunup mahkemeye getirilemediğinde, o yerde istinabe yoluyla toplanır.
İstinabe yoluyla toplanan delil, davaya bakan mahkemece değerlendirilir; toplama işlemi istinabe olunan mahkemede yapılır.
İstinabe olunan mahkemede delil toplama ile değerlendirme arasındaki fark nedir?
İstinabe olunan mahkemenin görevi yalnızca delilin toplanmasıdır.
Toplanan delilin değerlendirilmesi davanın görüldüğü mahkemeye aittir.
İstinabe olunan mahkeme delilin değerini takdir etmez; tutanağı davaya bakan mahkemeye gönderir.
Taraflar hazır bulunur ile hazır bulunmaz arasındaki fark nedir?
Taraflar istinabe olunan mahkemede hazır bulunabilir ve delille ilgili açıklama haklarını kullanabilir.
Taraflar davete rağmen hazır bulunmazsa da işlem yapılır.
Taraflara tarih ve yer bildirilmiş olması yeterlidir; hazır bulunmama delilin incelenmesini engellemez.
Aynı duruşmada inceleme ile zorunlu hallerde başka duruşma arasındaki fark nedir?
Deliller mümkün olduğunca aynı duruşmada incelenir.
Zorunlu hallerde bazı delillerin incelenmesi başka bir duruşmaya bırakılabilir.
Ertelenmenin dayanağı zorunlu bir hal olmalıdır; kural aynı duruşmada incelemedir.
Delillerin incelenmesi ve istinabe: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İstinabe olunan mahkemenin delili değerlendirip karar verdiğini varsaymak; oysa istinabe olunan mahkeme yalnızca delili toplar, değerlendirme davaya bakan mahkemeye aittir.
- Taraflar hazır bulunmadığı için delil incelemesinin geçersiz olduğunu düşünmek; bildirim yapıldıysa hazır bulunmama inceleme için engel değildir.
- Zorunlu hal olmadan delil incelemesini başka bir duruşmaya bırakmak; kural aynı duruşmada incelemedir.
- Davaya bakan mahkemenin yargı çevresi içinde bulunan bir delili istinabe yoluyla toplamaya başvurmak; istinabe yalnızca delil yargı çevresi dışında olduğunda gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Davada delil incelemesinin usulüne uygun yapılabilmesi için tarafların istinabe işleminden haberdar edilmesi önemli görülmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2023/9077 E., 2024/1849 K., 19.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- İstinabe yoluyla toplanan delil için, istinabe talebinin usulüne uygun gönderildiği ve tutanağın davaya bakan mahkemeye ulaştığı belgelerle gösterilmelidir; bu belgeleri ileri süren taraf ispat yükü altındadır.
- Taraflara incelemenin yapılacağı tarih ve yerin bildirildiğini, bildirim tebligatı ile göstermek gerekir; bildirimin yapılmadığını ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır.
- Taraflar istinabe olunan mahkemede hazır bulunmamış olsalar da delil incelenmişse, bu durum bildirimin usulüne uygun yapıldığı sürece sonuç doğurur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.196: Delil gösteren tarafın karşı tarafın açık izni olmadan o delilden vazgeçememesi kuralını düzenler; bu madde delilin incelenmesi aşamasının öncesindeki bağlayıcılığı belirler.
- 6100 sayılı Kanun m.198: Delillerin serbestçe değerlendirilmesini düzenler; istinabe yoluyla toplanan delilin davaya bakan mahkemece değerlendirilmesinin dayanağıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.195: Keşif ve delil toplama işlemlerinin istinabe yoluyla yapılabileceğine ilişkin hükümler içerir; bu maddenin uygulamasında atıf yapılan istinabe düzenlemesidir.
- 6100 sayılı Kanun m.235: Keşif için mahkeme dışında inceleme hallerini düzenler; istinabe yoluyla inceleme yapılabilmesinin örneklerinden biridir.
- 6100 sayılı Kanun m.259: Davaya bakan mahkemenin yargı çevresi dışında oturan tanıkların istinabe yoluyla dinlenmesini düzenler.
- 6100 sayılı Kanun m.289: Keşif konusunun yargı çevresi dışında olması halinde istinabe ve büyükşehir sınırları içinde davaya bakan mahkemece yapılabilmesini düzenler.
HMK m.198 — Delillerin değerlendirilmesi
Madde, hâkimin delilleri değerlendirme yöntemini, yani kanuni istisnalar dışında serbest takdir ilkesini düzenler. Kesin deliller ile takdiri deliller arasındaki ayrımın, hâkimin takdir alanının sınırını belirlediği hükmü bu maddeyle kurulur. Uygulanacağı kişi, dolayısıyla taraflar ve mahkeme bakımından tüm yargılama içindeki delil değerlendirmesidir. Maddede süre, tutar veya usul adımı bulunmaz. Kesin delille ispat zorunluluğunu ve bu zorunluluğun kapsamını (m.200) düzenlemez. Delillerin hâkim huzurunda incelenmesi ilkesini (m.197) düzenlemez. Hukuka aykırı delilin hükme esas alınmamasını (m.190) düzenlemez. Delillerin sunulması ve gösterilmesi usulünü (m.194 ve devamı) düzenlemez.
Delillerin değerlendirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Takdiri delil
- Hâkimin değerini serbestçe takdir ettiği delil türüdür. Bu delillerle ispatta hâkim, delilleri birlikte tartarak kanaat oluşturur.
- Kesin delil
- Kanunun belirli bir vakıanın yalnızca belirli bir delille ispatını öngördüğü delil türüdür. Bu durumda hâkimin takdir alanı kanunla sınırlanmıştır.
- Kanuni istisna
- Serbest değerlendirme ilkesinin uygulanmasını sınırlayan kanun hükümleridir. Bu sınırlamaların başında kesin delille ispat zorunluluğu gelir.
- Delil serbestisi
- Hâkimin delilleri mantık kurallarına, olaya ve delillerin kendi içindeki tutarlılığına göre birlikte değerlendirme yetkisidir. Bu yetki sınırsız bir keyfilik anlamına gelmez; hâkim değerlendirmesinin gerekçesini göstermek zorundadır.
- Kesin delille ispatın tam ispat ölçüsü
- Kesin delille ispat edilen vakıada hâkimde tereddüt kalmayacak biçimde bir ispat sonucu aranır. Bu ölçü takdiri delillerdeki ispat ölçüsünden farklıdır.
Delillerin değerlendirilmesi: hangi şartlar aranır?
- İspatı gereken vakıanın önce kesin delille mi yoksa takdiri delille mi ispatlanacağının belirlenmiş olması gerekir; serbest değerlendirme ancak takdiri delillerle ispat hâlinde tam olarak uygulanır.
- Kesin delille ispat zorunluluğu varsa hâkimin değerlendirme alanı kanunun izin verdiği ölçüde sınırlıdır ve hâkim kesin delille bağlıdır.
- Takdiri delil söz konusuysa hâkim delilleri bir bütün olarak, olaya ve delillerin kendi içindeki tutarlılığına göre değerlendirmelidir.
- Hâkim, delillerden birine üstünlük tanıdığında veya bazı delilleri dikkate almadığında bunun gerekçesini kararında açıklamalıdır.
- Delilleri değerlendirme yetkisi hâkime aittir; hâkim bu yetkisini kullanmaktan kaçınamaz ve başkasına devredemez.
Delillerin değerlendirilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Kanuni istisna yoksa hâkim delilleri serbestçe değerlendirir ve hangi delile değer verdiğini kararında gösterir.
- Kesin delille ispatı gereken vakıada hâkim, kesin delile aykırı bir sonuca serbestçe varamaz.
- Hâkimin delilleri değerlendirmesi mantık kurallarına, olaya ve genel hayat tecrübelerine uygun olmalıdır; aksi hâlde karar gerekçe yönünden hatalı olur.
- Hukuka aykırı elde edilmiş delil, serbest değerlendirme kapsamında olsa da hükme esas alınamaz (m.190/2).
Takdiri delil ile kesin delil arasındaki fark nedir?
Takdiri delille ispatta hâkim, birden çok delili birlikte tartarak hangisine değer vereceğine kendisi karar verir.
Kesin delille ispatta kanun belirli bir delili şart koşar ve hâkimin takdiri bu delille sınırlıdır.
Takdiri delilde hâkim serbestçe değerlendirir; kesin delilde değerlendirme kanunun izin verdiği ölçüde sınırlıdır.
Tanık beyanlarının takdiri ile tanık beyanına üstünlük tanınması arasındaki fark nedir?
Hâkim, çelişen tanık beyanlarından birini benimseyebilir.
Hâkim, benimsediği beyanın diğerlerine neden üstün tutulduğunu kararında açıklamak zorundadır.
Serbest takdir, gerekçesiz bir seçim anlamına gelmez; gerekçe eksikliği karar yönünden sorun yaratır.
Hâkim değerlendirmesi ile tarafların sözleşmesi ile belirlenen ispat arasındaki fark nedir?
Hâkim, delilleri serbestçe değerlendirir.
Taraflar aralarındaki delil sözleşmesiyle bir vakıanın hangi delille ispatlanacağını kararlaştırabilir.
Delil sözleşmesi bulunduğunda hâkimin serbest değerlendirme alanı ilgili vakıa bakımından bu sözleşmeyle daralır.
Delillerin değerlendirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Serbest değerlendirmeyi, kesin delille ispat gereken vakıalarda da uygulamak; kesin delille bağlı olan hâkimin takdir alanını genişletmek.
- Hâkimin çelişen tanık beyanlarından birini tercih ederken gerekçe göstermeden karar vermesi.
- Bir iddiayı yalnızca gerekçeli olarak ortaya koymanın ispat sayılması; iddia ile ispatın ayrılmasını gözden kaçırmak.
- Delil sözleşmesi bulunan bir vakıada hâkimin serbest değerlendirme yetkisini sınırsız saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, delilleri serbestçe değerlendirdiklerini belirtip gerekçeli kararlarında hangi delile dayandıklarını göstermeyi yeterli görmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/56 E., 2026/662 K., 11.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/3569 E., 2026/95 K., 14.01.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/1986 E., 2025/4425 K., 03.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/3916 E., 2025/2785 K., 09.07.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/1516 E., 2025/770 K., 26.02.2025)
- Hâkimin serbest değerlendirmesi, dava dosyasındaki delillerin birlikte değerlendirildiği durumlarda istinaf denetiminde kabul görmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/3916 E., 2025/2785 K., 09.07.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/1516 E., 2025/770 K., 26.02.2025)
- Kanuni istisnalar dışında delillerin takdirinde hâkimin gerekçesinin dayanaklarını göstermesi aranmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/1516 E., 2025/770 K., 26.02.2025)
- Yüksek Mahkeme kararlarının somut olaya göre değerlendirilmesi gerektiği, bu ilkenin uygulanmasına bağlı olarak savunulmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/944 E., 2024/1143 K., 10.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Serbest değerlendirmeye dayanarak karar verilmesini isteyen taraf, dayandığı vakıayı takdiri delille ispatlamakla yükümlüdür; ispat yükü davacıda ise davacı tarafındadır.
- Vakıanın kesin delille ispatı gerekiyorsa, ispat yükü taraf bakımından yalnızca o kesin delille yerine getirilebilir; takdiri delil bu zorunluluğu karşılamaz.
- Karşı taraf, ileri sürülen vakıanın doğru olmadığını ya da delilin tutarsız olduğunu, kendi delilleriyle ortaya koymalıdır.
- Hâkimin benimsemediği delilin neden değerlendirilmediği, kararın gerekçesinde gösterilmelidir; gerekçe yoksa karar denetime açık kalır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/1516 E., 2025/770 K., 26.02.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.200: Kesin delille ispat zorunluluğunu düzenler; bu maddedeki kanuni istisnaların başlıca kaynağıdır ve hâkimin serbest takdirini sınırlar.
- 6100 sayılı Kanun m.190: Hukuka aykırı elde edilmiş delilin hükme esas alınamayacağını düzenler; serbest değerlendirmenin bir sınırıdır.
- 6100 sayılı Kanun m.197: Delillerin hâkim huzurunda incelenmesi ilkesini düzenler; hâkimin serbest değerlendirmesinin ön koşulu olan doğrudanlık ilkesini getirir.
Konuda geçen kararlar
60 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2024/129 E., 2025/499 K., 10.09.2025İlgili madde: m.188
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/1143 E., 2025/416 K., 02.07.2025İlgili madde: m.194
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025İlgili madde: m.189, m.190
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/953 E., 2024/504 K., 09.10.2024İlgili madde: m.187, m.188
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/614 E., 2024/419 K., 12.09.2024İlgili madde: m.194
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/752 E., 2024/319 K., 06.06.2024İlgili madde: m.187
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/852 E., 2024/320 K., 06.06.2024İlgili madde: m.187, m.191
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/467 E., 2024/199 K., 24.04.2024İlgili madde: m.187, m.190
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/213 E., 2024/155 K., 06.03.2024İlgili madde: m.196
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024İlgili madde: m.189, m.194
Diğer 50 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023İlgili madde: m.196
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/66 E., 2023/534 K., 31.05.2023İlgili madde: m.191
- 3. Hukuk Dairesi, 2025/2807 E., 2025/6184 K., 17.12.2025İlgili madde: m.195
- 6. Hukuk Dairesi, 2024/3323 E., 2025/4043 K., 26.11.2025İlgili madde: m.195
- 11. Hukuk Dairesi, 2025/400 E., 2025/3317 K., 13.05.2025İlgili madde: m.192
- 3. Hukuk Dairesi, 2024/641 E., 2025/453 K., 22.01.2025İlgili madde: m.195
- 6. Hukuk Dairesi, 2024/3009 E., 2024/4638 K., 05.12.2024İlgili madde: m.195
- 3. Hukuk Dairesi, 2024/344 E., 2024/3847 K., 25.11.2024İlgili madde: m.195
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/7917 E., 2024/12864 K., 02.10.2024İlgili madde: m.196
- 5. Hukuk Dairesi, 2023/9077 E., 2024/1849 K., 19.02.2024İlgili madde: m.197
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/2000 E., 2023/3765 K., 18.12.2023İlgili madde: m.195
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/1360 E., 2023/4995 K., 14.09.2023İlgili madde: m.192
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/5696 E., 2023/651 K., 07.02.2023İlgili madde: m.192
- 9. Hukuk Dairesi, 2021/1526 E., 2021/5491 K., 04.03.2021İlgili madde: m.196
- 9. Hukuk Dairesi, 2021/1527 E., 2021/5492 K., 04.03.2021İlgili madde: m.196
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/2034 E., 2026/717 K., 28.04.2026İlgili madde: m.194
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2283 E., 2026/775 K., 24.04.2026İlgili madde: m.190
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/2154 E., 2026/634 K., 06.04.2026İlgili madde: m.188
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/460 E., 2026/362 K., 27.02.2026İlgili madde: m.193
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1561 E., 2026/245 K., 18.02.2026İlgili madde: m.187
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2025/395 E., 2026/184 K., 17.02.2026İlgili madde: m.187
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/56 E., 2026/662 K., 11.02.2026İlgili madde: m.198
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2024/576 E., 2026/106 K., 05.02.2026İlgili madde: m.193
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1468 E., 2026/178 K., 02.02.2026İlgili madde: m.190
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/3569 E., 2026/95 K., 14.01.2026İlgili madde: m.198
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/502 E., 2026/9 K., 09.01.2026İlgili madde: m.190
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1266 E., 2025/2167 K., 22.12.2025İlgili madde: m.190
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/1986 E., 2025/4425 K., 03.12.2025İlgili madde: m.198
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1525 E., 2025/1576 K., 27.11.2025İlgili madde: m.193
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/869 E., 2025/1298 K., 25.11.2025İlgili madde: m.193
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/557 E., 2025/1526 K., 30.10.2025İlgili madde: m.193
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/1826 E., 2025/2140 K., 24.10.2025İlgili madde: m.189
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/626 E., 2025/791 K., 30.09.2025İlgili madde: m.191
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2025/682 E., 2025/945 K., 18.09.2025İlgili madde: m.188
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1010 E., 2025/709 K., 12.09.2025İlgili madde: m.191
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/1630 E., 2025/1541 K., 11.09.2025İlgili madde: m.189
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/3916 E., 2025/2785 K., 09.07.2025İlgili madde: m.198
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/342 E., 2025/1232 K., 03.07.2025İlgili madde: m.188
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/310 E., 2025/713 K., 02.05.2025İlgili madde: m.189
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/287 E., 2025/712 K., 02.05.2025İlgili madde: m.189
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2391 E., 2025/824 K., 02.05.2025İlgili madde: m.196
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/400 E., 2025/448 K., 14.03.2025İlgili madde: m.194
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2023/1516 E., 2025/770 K., 26.02.2025İlgili madde: m.198
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/944 E., 2024/1143 K., 10.06.2024İlgili madde: m.198
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/440 E., 2024/669 K., 18.04.2024İlgili madde: m.188
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/710 E., 2024/260 K., 11.03.2024İlgili madde: m.192
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2021/3307 E., 2024/295 K., 22.02.2024İlgili madde: m.191
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2021/3115 E., 2024/186 K., 07.02.2024İlgili madde: m.191
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, 2023/773 E., 2023/914 K., 18.10.2023İlgili madde: m.193
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2017/4773 E., 2020/1139 K., 25.06.2020İlgili madde: m.194
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6.2. İspat ve Deliller - 2 bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış