Amme Alacakları Kanunu › Amme alacağının cebren tahsili › Cebren tahsil ve takip esasları
Borçlu elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları
Kısaca
6183 sayılı Kanun'un 66. maddesi, borçlunun elindeki bir malın üçüncü kişinin mülkü veya rehni olduğunun ileri sürülmesi hâlinde haciz zaptının tutulmasını, iddianın tebliğini, tahsil dairesinin iddiaya karşı tutumunu ve iddia sahibinin dava açma süresini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.66–76 hükümlerini kapsar.
- Amme Alacakları Kanunu m.66Borçlu elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları
- Amme Alacakları Kanunu m.67Üçüncü şahıs elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları
- Amme Alacakları Kanunu m.68İstihkak iddiaları ile ilgili diğer hükümler
- Amme Alacakları Kanunu m.69Amme idareleri arasında hacze iştirak
- Amme Alacakları Kanunu m.70Haczedilemiyecek mallar
- Amme Alacakları Kanunu m.71Kısmen haczedilebilen gelirler
- Amme Alacakları Kanunu m.72Yetişmemiş mahsullerin haczi
- Amme Alacakları Kanunu m.73Haczin neticeleri
- Amme Alacakları Kanunu m.74Paraya çevirme
- Amme Alacakları Kanunu m.74/ABazı hallerde haczin kaldırılması
- Amme Alacakları Kanunu m.75Aciz hali
- Amme Alacakları Kanunu m.76Aczin neticeleri
Amme Alacakları Kanunu m.66 — Borçlu elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları
6183 sayılı Kanun'un 66. maddesi, borçlunun elindeki bir malın üçüncü kişinin mülkü veya rehni olduğunun ileri sürülmesi hâlinde haciz zaptının tutulmasını, iddianın tebliğini, tahsil dairesinin iddiaya karşı tutumunu ve iddia sahibinin dava açma süresini düzenler. Kişisel olarak borçlunun elinde bulunan mallar bakımından ve alacaklı tahsil dairesi ile borçlu ve üçüncü kişi arasındaki ilişkiye uygulanır. Malın üçüncü kişinin elinde bulunması hâli, istihkak davasının esası ve davanın sonucu (m.66 dışındaki hükümler) bu maddede düzenlenmez.
Borçlu elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları: hangi kavramlar bilinmeli?
- İstihkak iddiası
- Haciz edilen bir malın borçlu dışındaki üçüncü kişinin mülkü veya bu mal üzerinde rehin hakkı bulunduğunun ileri sürülmesidir. İddianın kaynağı borçlu da olabilir, üçüncü kişi de olabilir.
- Haciz zaptı
- Haciz işleminin ve yapılan beyanların tutanağa geçirilmiş belgesidir. Maddede istihkak iddiasının bu tutanağa kaydedilmesi zorunludur.
- Tahsil dairesi
- Amme alacağının tahsilini yürüten idaredir. İstihkak iddiasını kabul edip etmeyeceğine o karar verir ve 7 günlük süre içinde iddiayı reddetmemesi hâlinde iddiayı kabul etmiş sayılır.
- İstihkak davası
- İstihkak iddiasının tahsil dairesince kabul edilmemesi veya borçlunun itirazı üzerine, iddia sahibinin belirli süre içinde mahkemeye başvurarak açtığı davadır. Süresinde açılmazsa iddiadan vazgeçilmiş sayılır.
Borçlu elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları: hangi şartlar aranır?
- Haciz edilen malın borçlunun elinde bulunması veya borçlu ile birlikte üçüncü kişinin elinde bulunması gerekir.
- Borçlunun malı üçüncü kişinin mülkü ya da rehni olarak göstermesi veya üçüncü kişinin mülkiyet ya da rehin hakkı iddia etmesi gerekir.
- Haczi yapan memurun iddiayı haciz zaptına geçirmesi gerekir.
- Keyfiyetin iddia borçlu tarafından yapılmışsa üçüncü kişiye, üçüncü kişi tarafından yapılmışsa borçluya bildirilmesi gerekir.
- Tahsil dairesinin haciz zaptını aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde iddiayı reddetmesi gerekir; reddetmezse iddia kabul edilmiş sayılır.
- Üçüncü kişinin, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmesi gerekir; etmezse istihkak iddiası dinlenmez.
- İstihkak iddiasının tahsil dairesince kabul edilmemesi veya borçlunun itirazı hâlinde, iddia sahibinin 7 gün içinde mahkemeye başvurması gerekir.
Borçlu elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları: hangi sonuçları doğurur?
- Tahsil dairesi 7 gün içinde iddiayı reddetmezse istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.
- İddia kabul edilmiş sayılırsa mal üzerindeki haciz kaldırılır ve mal üçüncü kişiye teslim edilir.
- Üçüncü kişi mülkiyet iddia etmişse mal üzerindeki haciz kalkar.
- Üçüncü kişi rehin hakkı iddia etmişse mal rehinli olarak haczedilmiş sayılır ve satış bedelinden önce bu alacak ödenir.
- Üçüncü kişi tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz etmezse istihkak iddiası dinlenmez.
- İstihkak iddiasının kabul edilmemesi veya borçlunun itirazı hâlinde iddia sahibi 7 gün içinde mahkemeye başvurmazsa iddiadan vazgeçilmiş sayılır.
- Borçlunun iddiayı süresinde ileri sürmemesi, üçüncü kişinin kendi istihkak iddiasını etkilemez; üçüncü kişi haczi öğrendiği tarihten itibaren kendi süresi içinde bağımsız olarak iddiada bulunabilir.
Borçlunun iddiası ile üçüncü kişinin iddiası arasındaki fark nedir?
İddiayı borçlu yapmışsa keyfiyet üçüncü kişiye bildirilir.
İddiayı üçüncü kişi yapmışsa keyfiyet borçluya bildirilir.
Bildirim, iddiayı yapan tarafın karşısındaki tarafa yapılır. Bu fark, itiraz sürelerinin kimin için işleyeceğini belirler.
Tahsil dairesinin reddi ile sessiz kalması arasındaki fark nedir?
Tahsil dairesi 7 gün içinde iddiayı reddederse, iddia sahibi kabul edilmemiş olur ve dava yoluna gider.
Tahsil dairesi 7 gün içinde reddetmezse iddia kabul edilmiş sayılır.
Sessiz kalmak, iddiayı kabul etmek anlamına gelir ve mal üzerindeki haciz kalkar.
Üçüncü kişinin itirazı ile itirazın yapılmaması arasındaki fark nedir?
Üçüncü kişi tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz ederse istihkak iddiası dinlenir.
Üçüncü kişi 7 gün içinde itiraz etmezse istihkak iddiası dinlenmez.
Süresinde itiraz edilmeyen iddia, mahkemede incelenemez hâle gelir.
Kabul edilmeyen iddia ile dava açma süresi arasındaki fark nedir?
İddia kabul edilmezse veya borçlu itiraz ederse, iddia sahibi 7 gün içinde mahkemeye müracaat etmelidir.
Dava açılmazsa iddia sahibi istihkak iddiasından vazgeçilmiş sayılır.
Süresinde dava açılmadığında iddia kesin olarak düşer.
Borçlu elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Haciz zaptının tutulmasını ve iddianın bildirilmesini atlamak; iddianın yalnızca sözlü beyanla hüküm doğuracağını sanmak.
- Başlangıç anını karıştırmak: tahsil dairesinin 7 günü haciz zaptının alındığı tarihten, üçüncü kişinin 7 günü tebliğ tarihinden başlar.
- Tahsil dairesinin sessiz kalmasını yalnızca ret olarak yorumlamak; 7 gün geçtiğinde iddia kabul edilmiş sayılır.
- Üçüncü kişinin itiraz süresini dava açma süresiyle karıştırmak; itiraz 7 gün, mahkemeye müracaat da ayrı 7 gün içinde yapılır.
- Borçlunun süresinde iddia etmemesinin üçüncü kişinin hakkını da düşürdüğünü sanmak; madde buna izin vermez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tahsil dairesinin iddiayı 7 gün içinde reddetmemesi, iddiayı kabul etmiş sayma sonucunu doğurur; bu nedenle tahsil dairesinin süre içinde yazılı ret kararı vermesi önemlidir. (4. Hukuk Dairesi, 2021/16744 E., 2021/8386 K., 08.11.2021)
- İstihkak iddiasına dayanılarak açılan davalarda 66. maddenin uygulanması, iddianın bu maddede öngörülen usul ve süreler içinde yapılıp yapılmadığının incelenmesine bağlanmaktadır. (İkinci Bölüm, 2013/6249 E., 09.03.2016)
- Rehin hakkı iddiasının kabulü hâlinde, rehin haklarının saklı tutulması ve satış bedelinden önce rehin alacağının ödenmesi uygulanmaktadır. (Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/782 E., 2024/632 K., 11.09.2024)
Nasıl ispat edilir?
- İstihkak iddiasını ileri süren üçüncü kişi, mülkiyet veya rehin hakkının varlığını ve iddianın süresinde yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Haciz zaptı, iddianın tutanağa geçirildiği ve tebliğ yapıldığını gösteren en temel belgedir; tebliğ tarihinin belgelenmesi itiraz süresinin başlangıcı için önemlidir.
- Mülkiyet iddiasında tapu, fatura ya da satış sözleşmesi gibi yazılı belgeler, rehin iddiasında ise rehin sözleşmesi ve tescil belgeleri ileri sürülerek ispat yapılır.
- Tahsil dairesinin 7 gün içinde iddiayı reddettiğini veya reddetmediğini ispat yükü idaredir; sürenin geçtiği iddiası için idare, reddin yapılmadığını ortaya koymakla karşılaşır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Kanun m.21: Rehin hakkının saklı tutulmasına ilişkin hükümdür; üçüncü kişinin rehin iddiasının satış sonrası sonucunu belirler.
- 6183 sayılı Kanun m.22: Haciz hakkının konusu ve sınırlarına ilişkin olup istihkak iddiasının konusu olan malın haczedilebilirliği bakımından bağlantılıdır.
Amme Alacakları Kanunu m.67 — Üçüncü şahıs elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları
6183 sayılı Kanun m.67, haczedilen malın borçlunun elinde olmayıp üçüncü kişi elinde bulunması hâlinde istihkak iddiasının tutanağa geçirilmesini, tahsil dairesinin bu iddiayı alacaklı amme idaresine bildirmesini ve alacaklının süresinde dava açmamasının sonucunu düzenler. Ayrıca malın borçlu ile birlikte oturan kişilerin elinde bulunması hâlinde malın borçlunun elinde sayılmasına ilişkin kuralı içerir. Kişisel haklara dayanan iddialar ve istihkak davasının konusu bu maddenin kapsamı dışındadır. Madde, icra dairesinin haciz sırasında yaptığı işlemleri amme alacakları bakımından tanımlar; istihkak davasının açılış usulü, mahkeme incelemesi ve ispat kuralları ile haczin sonraki aşamaları bu maddede düzenlenmez (4721 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinde ve 6183 sayılı Kanun'un diğer maddelerinde yer alır). Bu madde, borçlunun elinde bulunan mallar için yapılan istihkak iddiası usulünü de düzenlemez (m.68 ve m.69 kapsamındadır).
Üçüncü şahıs elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları: hangi kavramlar bilinmeli?
- İstihkak iddiası
- Haczedilen malın borçluya ait olmadığını, mülkiyet veya rehin hakkı gibi bir hakkın üçüncü kişiye ait olduğunu ileri süren beyandır. Madde metnine göre borçlu ya da üçüncü kişi tarafından ileri sürülebilir.
- Mülkiyet veya rehin hakkı iddiası
- Maddede istihkak iddiasının konusu olarak sayılan hakların ana örneğidir. Kişisel haklar bu kapsamda değerlendirilmez.
- Yediemin
- Haczedilen malın muhafaza görevini üstlenen kişidir. Maddede üçüncü kişinin malı yediemin olarak muhafaza etmeyi kabul etmesi hâlinde mal haczedilmeden üçüncü kişinin yanında bırakılması öngörülür.
- Bildirme tarihi
- Tahsil dairesinin istihkak keyfiyetini alacaklı amme idaresine bildirdiği tarihtir. On beş günlük dava açma süresi bu tarihten işlemeye başlar.
- Birlikte ikamet eden kişi
- Borçluyla aynı konutta yaşayan kişidir. Bu kişinin istihkak iddiasında bulunması hâlinde mal borçlunun elinde sayılır; madde metninde ayrıca iş ortaklığından söz edilmez.
Üçüncü şahıs elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları: hangi şartlar aranır?
- Haczedilen malın borçlunun elinde olmayıp üçüncü kişinin elinde bulunması gerekir.
- Üçüncü kişinin malın kendisine ait olduğunu ya da üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı bulunduğunu iddia etmesi gerekir.
- Haciz zaptına istihkak keyfiyetinin haczi yapan memur tarafından geçirilmesi gerekir.
- Tahsil dairesinin iddiayı alacaklı amme idaresine bildirmesi gerekir.
- Alacaklı amme idaresinin bildirme tarihinden itibaren on beş gün içinde dava açmaması hâlinde istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.
- Borçlu ile birlikte ikamet eden kişinin istihkak iddiasında bulunması hâlinde malın borçlunun elinde sayılması gerekir.
Üçüncü şahıs elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları: hangi sonuçları doğurur?
- Alacaklı amme idaresi on beş gün içinde dava açarsa istihkak iddiası yargı yoluyla çözülür.
- Alacaklı amme idaresi on beş gün içinde dava açmazsa istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.
- İstihkak iddiası kabul edildiğinde üçüncü kişinin hakkı malda korunur ve mal üzerindeki haciz bu ölçüde etkisini yitirir.
- Borçlu ile birlikte ikamet eden kişi istihkak iddiasında bulunduğunda mal borçlunun elinde sayılır ve üçüncü kişi lehine istihkak sonucu doğmaz.
- Malın üçüncü kişinin elinde bulunması hâlinde haciz zaptına istihkak keyfiyeti geçirilmediği sürece haczin usulüne uygun yapıldığı kabul edilmez.
Üçüncü kişinin elinde bulunan mal ile borçlunun elinde sayılan mal arasındaki fark nedir?
Mal fiilen üçüncü kişinin elinde ise ve o kişi mülkiyet veya rehin hakkı iddia ediyorsa madde m.67 birinci fıkra uygulanır.
Mal borçlu ile birlikte ikamet eden kişilerin elinde ise ve bu kişi istihkak iddiasında bulunmuşsa malın borçlunun elinde sayıldığı ikinci fıkra uygulanır.
İlk durumda istihkak iddiası alacaklı amme idaresine bildirilip on beş günlük dava süresi işler; ikinci durumda mal borçlunun elinde sayıldığı için bu süreç uygulanmaz.
Alacaklının dava açması ile dava açmaması arasındaki fark nedir?
Alacaklı amme idaresi bildirme tarihinden itibaren on beş gün içinde dava açarsa istihkak iddiasının çekişmesi yargı yoluna taşınır.
Alacaklı on beş gün içinde dava açmazsa istihkak iddiası kanun gereği kabul edilmiş sayılır.
Dava açılmamasının sonucu malın üçüncü kişiye ilişkin istihkak iddiasının kabulüdür; dava açılması hâlinde ise çekişme sürer.
Üçüncü şahıs elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Malın üçüncü kişinin elinde bulunduğu hâlde on beş günlük süreyi icra dairesinin verdiği süre gibi düşünmek; bu maddede süre bildirme tarihinden işler.
- Borçlu ile birlikte ikamet eden kişinin istihkak iddiasını, malı üçüncü kişinin elinde saymak; ikinci fıkra malı borçlunun elinde sayar.
- Alacaklının on beş gün içinde dava açmamasının sonucunu iddiayı reddetme olarak yorumlamak; kanun iddiayı kabul edilmiş sayar.
- Bildirme tarihini haciz tarihiyle karıştırmak; sürenin başlangıcı tahsil dairesinin bildirme tarihidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler istihkak iddiasının geçerliliğini, iddiayı ileri süren kişinin temsil ve yetki bağını aradıkça geçerli bir istihkak iddiasından söz edilebileceğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2010/278 E., 2010/299 K., 02.06.2010)
- Amme alacağı takibinde haciz işlemi sonrasında yapılan istihkak iddiasında haciz tarihi ile iddianın tutanağa geçirildiği tarih arasındaki sürelerin dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/462 E., 2009/509 K., 11.11.2009)
- Haciz sırasında bankada bulunan hesapların borçlu adına mı üçüncü kişi adına mı olduğu tespit edilmeden işlem yapılmaması gerektiği kabul edilmektedir. (17. Hukuk Dairesi, 2014/21940 E., 2016/10771 K., 22.11.2016)
Nasıl ispat edilir?
- Alacaklı amme idaresi, malın borçluya ait olduğunu haciz tutanağına ve dosya içeriğine dayanarak ispatlamakla yükümlüdür.
- Mülkiyet iddiasında bulunan üçüncü kişi, malın kendisine ait olduğunu satın alma belgesi, fatura veya benzeri yazılı belgelerle ispatlar.
- Borçlu ile birlikte ikamet eden kişinin istihkak iddiası üzerine malın borçlunun elinde sayılması hâlinde, bu sonucu değiştirmek isteyen taraf aksini ispatlamakla yükümlüdür.
- Alacaklı amme idaresinin on beş günlük süre içinde dava açtığını göstermesi gerekir; dava açıldığına dair belge bulunmazsa istihkak iddiasının kabul edilmiş sayılacağı sonucu doğar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Kanun m.68: Haczedilen malın borçlunun elinde olması hâlinde istihkak iddiasının usulünü düzenler; m.67 ise üçüncü kişi elindeki malları düzenler, iki madde birbirini tamamlar.
- 6183 sayılı Kanun m.69: Haczin malın üçüncü kişinin elinde olması hâlinde nasıl yapılacağını ayrıca düzenler; m.67 ile birlikte uygulanır.
- 4721 sayılı Kanun m.97: Haciz sonrası istihkak davasının açılması ve mahkemece incelenmesi için kullanılan genel usul hükmüdür; m.67'deki dava açma kuralının uygulanmasında başvurulan genel çerçevedir.
Amme Alacakları Kanunu m.68 — İstihkak iddiaları ile ilgili diğer hükümler
6183 sayılı Kanun'un 68. maddesi, amme alacağı tahsil takibinde haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiasıyla açılan istihkak davasının yetkili mahkemesini, bu davanın diğer işlere takdimen görülmesini, davanın açılması hâlinde takibin ertelenmesi usulünü ve davanın reddi hâlinde ödenecek tazminatı düzenler. Madde, haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi bakımından istihkak davasını açan üçüncü kişi ile amme alacaklısı arasındaki uyuşmazlığa uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: istihkak iddiasının icra dairesine bildirilmesi ve yedi günlük süre (6183 m.67), haciz ihbarnamesi ve haczin tahsil dairesince yapılması (6183 m.79 ve sonrası), istihkak iddiasının ayrı bir şikâyet yoluyla ileri sürülmesi ve iptal davası ile ilgili görev ayrımları (6183 m.67 ve ilgili hükümler), amme alacağına ilişkin tahsil usulünün genel hükümleri (6183 m.1 vd.).
İstihkak iddiaları ile ilgili diğer hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- İstihkak davası
- Haczedilen bir malın borçlu dışındaki üçüncü kişiye ait olduğunu veya üzerinde onun hakkının bulunduğunu ileri süren kişinin, haczin akıbetini belirlemek için açtığı davadır. Dava, istihkak iddiasının karşı tarafça kabul edilmemesi üzerine açılır.
- Takibin ertelenmesi
- İstihkak davası açıldığında, davacının talebi üzerine mahkemenin, malın satışını durdurarak takibi geçici olarak askıya alma kararıdır. Karar, davacının delillerinin niteliğine ve muhtemel zarara karşı yeterli teminat alınmasına bağlıdır.
- Teminat
- Takibin ertelenmesi kararı verilirken, muhtemel zararı karşılamak üzere davacıdan alınan güvencedir. Teminatın miktarı ve niteliği mahkemece, muhtemel zarara göre belirlenir.
- Mahcuz mal
- Haciz işlemi sırasında haczedilmiş ve istihkak davasının konusunu oluşturan maldır. Tazminat hesabında bu malın değeri esas alınır.
- Diğer işlere takdimen görülme
- İstihkak davasının, mahkeme önünde bekleyen diğer işlerin önüne geçerek öncelikle görülmesi anlamına gelir.
İstihkak iddiaları ile ilgili diğer hükümler: hangi şartlar aranır?
- İstihkak davasının, haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir.
- Davacının, haczedilen malın kendisine ait olduğunu veya üzerinde hakkının bulunduğunu ileri sürmesi gerekir.
- Davacının takibin ertelenmesini istemesi hâlinde mahkemenin, delillerin niteliğine ve muhtemel zarara karşı kafi teminat alınmasına bağlı olarak karar vermesi gerekir.
- Dava reddedildiğinde, dava konusu mahcuz malın değerinin yüzde on tutarında tazminatın hükmedilmesi için, takibin ertelenmesi kararının daha önce verilmiş olması gerekir.
- Dava, haczin yapıldığı mal üzerinde açılmış olmalıdır; başka bir malın değeri tazminat hesabına girmez.
İstihkak iddiaları ile ilgili diğer hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Mahkeme, davacının talebi ve delillerin niteliği ile muhtemel zarar durumuna göre takibin ertelenmesine karar verebilir; bu kararın şartı kafi teminat alınmasıdır.
- İstihkak davası üzerine takibin ertelenmesine karar verilir ve davanın sonucunda dava reddedilirse, mahcuz malın değerinin yüzde on tutarında tazminat hükmolunur.
- Dava kabul edilirse, haczin mal üzerindeki etkisi davanın konusuna göre sona erer ve tazminat hükmü verilmez.
- Erteleme kararı verilmemişse, dava reddedilse bile madde gereği yüzde onluk tazminata hükmedilmez.
- Madde tazminat hükmünü ret hâline bağladığından, tazminat kararı davanın açılmasının değil reddedilmesinin sonucudur.
Takibin ertelenmesi ile takibin ertelenmemesi arasındaki fark nedir?
Davacı takibin ertelenmesini istemiş ve mahkeme delil durumu ile teminatı değerlendirerek bu karara varmışsa, malın satışı durdurulur.
Davacı erteleme talep etmemişse ya da mahkeme delilleri ve teminatı yeterli bulmamışsa, takip ve satış devam eder.
Erteleme kararı verilirse satış geçici olarak durur; verilmezse satış sürer ve davanın sonucu ancak mal satıldıktan sonra etkili olur.
İstihkak davası kabul ile red arasındaki fark nedir?
Davanın kabul edilmesi hâlinde, davacının iddiası haklı bulunduğu için haciz dava konusu mal üzerinde kalkar.
Dava reddedildiğinde, takibin ertelenmesi kararı verilmiş olmasına rağmen davacı aleyhine tazminat hükmolunur.
Reddedilen davada davacı, erteleme sırasında doğan zarar için dava konusu malın değerinin yüzde onu oranında tazminatla yükümlü tutulur.
Yetkili mahkeme ile diğer mahkemeler arasındaki fark nedir?
İstihkak davası, haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
Genel yetki kuralları veya davalının yerleşim yeri mahkemesi bu davada uygulanmaz.
Dava, haciz yerinin değil tahsil dairesinin bulunduğu yerin mahkemesine açılır.
İstihkak iddiaları ile ilgili diğer hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Haczin yapıldığı yerin mahkemesini yetkili saymak; maddeye göre yetkili olan, haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir.
- Tazminatı her istihkak davasında kendiliğinden hükmetmek; tazminat yalnızca erteleme kararı verilmiş ve dava reddedilmişse söz konusudur.
- Tazminatın oranını haciz değeri veya alacak tutarı üzerinden hesaplamak; oran mahcuz malın değeri üzerinden yüzde onluktur.
- Erteleme için teminat aranmayacağını varsaymak; kafi teminat alınması erteleme kararının şartıdır.
- İstihkak davasını, şikâyet yoluyla haczin kaldırılması talebiyle karıştırmak; aidiyet iddiası dava yoluyla ileri sürülmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İstihkak davasının, haczin yapıldığı yerde değil, tahsil dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiği kabul edilmektedir. (9. Daire, 1997/4588 E., 1998/3700 K., 16.10.1998)
- Üçüncü kişinin, borçlunun üçüncü kişideki alacağına ilişkin aidiyet iddiasını da istihkak davası yoluyla ileri sürmesi gerektiği, haczin kaldırılmasının şikâyet yoluyla istenemeyeceği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2025/1471 E., 2025/4775 K., 13.10.2025; 3. Hukuk Dairesi, 2023/3905 E., 2024/2184 K., 11.09.2024)
- Paranın kendisine ait olduğu iddiasıyla açılan davanın, haczin yapılış biçimine değil malın sahipliğine ilişkin olduğu ve 68. madde kapsamında görüldüğü kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2025/1471 E., 2025/4775 K., 13.10.2025; 3. Hukuk Dairesi, 2023/3905 E., 2024/2184 K., 11.09.2024)
- Haciz konusu paranın bankada bulunması hâlinde, uyuşmazlığın 79. maddeye dayalı işlemle mi yoksa istihkak davasıyla mı çözüleceği yönünde tartışma bulunmaktadır; mahkemeler dava konusunun niteliğine göre görevsizlik kararı verebilmektedir. (17. Hukuk Dairesi, 2014/21940 E., 2016/10771 K., 22.11.2016; 10. Hukuk Dairesi, 2024/15629 E., 2025/7247 K., 30.04.2025)
- Madde metninde açıkça belirtilmemekle birlikte, 68. maddeye dayalı davanın görevli mahkemesinin icra mahkemesi olduğu ve dosyanın bu yönde değerlendirildiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2023/12098 E., 2023/12609 K., 07.12.2023)
Nasıl ispat edilir?
- İstihkak davacısı, haczedilen malın kendisine ait olduğunu veya üzerinde hakkının bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat satın alma belgesi, sözleşme ve benzeri yazılı delillerle yapılır.
- Davacı erteleme istediğinde, mahkeme mevcut delillerin niteliğini değerlendirir; delil durumu zayıfsa erteleme verilmeyebilir.
- Karşı taraf olan alacaklı, malın borçluya ait olduğu savunmasını yapar ve bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Tanık dinlenmesi, icra mahkemesinde takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda sınırlı kabul edilmekle birlikte, istihkak davalarında haczedilen eşyanın kime ait olduğu gibi konularda tanık dinlenebilmektedir. (17. Hukuk Dairesi, 2014/21940 E., 2016/10771 K., 22.11.2016)
- Tazminat hükmü için dava reddedilmiş olmalı ve ertelemeye karar verilmiş bulunmalıdır; bu iki koşulu davalı taraf ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Kanun m.67: İstihkak iddiasının icra dairesine bildirilmesi ve yedi günlük süre kurallarını düzenler; istihkak davasının ön koşulu olan iddianın nasıl ileri sürüleceğini belirler.
- 6183 sayılı Kanun m.79: Haciz ve üçüncü kişide bulunan hak ve alacaklar bakımından işlem usulünü düzenler; istihkak davasının konusu olan hacizle doğrudan ilgilidir.
Amme Alacakları Kanunu m.69 — Amme idareleri arasında hacze iştirak
Madde, bir amme idaresinin, başka bir amme idaresinin koyduğu haciz üzerine hacze iştirak etmesinin şartlarını ve iştirak halinde satış bedelinin paylaştırılma sırasını düzenler. Düzenleme yalnızca amme alacakları arasındaki iştiraki kapsar; amme alacaklısının özel hukuk alacaklısının haczine iştiraki ya da özel hukuk alacaklısının amme alacaklısının haczine iştiraki bu maddenin konusu değildir. Hacze iştirak, haczedilmiş malın paraya çevrilmesinden önce yapılmalıdır. Madde, üçüncü kişilerdeki mal ve alacakların haczini (m.79), hacze imtiyazlı iştirakı (m.101) ve hacze iştirakte sıra cetvelinin düzenlenmesini ve bu sıraya itirazı düzenlemez; bunlar için ilgili maddelere ve İcra ve İflas Kanunu'na bakılmalıdır.
Amme idareleri arasında hacze iştirak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hacze iştirak
- Bir amme idaresinin, başka bir amme idaresinin koyduğu haciz üzerindeki malın paraya çevrilmesine katılarak kendi alacağını da bu bedelden alabilmesi hakkıdır. İştirak, hacizli malın paraya çevrilmesine kadar mümkündür.
- Amme idaresi
- Kamu alacağını doğuran ve tahsil eden kamu tüzel kişisidir. Madde yalnızca amme idareleri arasındaki iştiraki düzenler, özel hukuk alacaklılarını kapsamaz.
- Haciz tarihi
- Hacze iştirak edilecek alacağın tahakkuk tarihinin karşılaştırılacağı ölçüttür. İştirak eden amme alacağı bu tarihten önce tahakkuk etmiş olmalıdır.
- Garameten paylaştırma
- Satış bedelinin, haciz koyduran ve iştirak eden alacaklılar arasında sıraya göre değil, orantılı biçimde dağıtılması yöntemidir. Madde metninde açıkça yalnızca sıra ve mahsup düzeni geçmektedir; garame kavramı uygulamada 6183 s. Kanun m.21 ile birlikte anılmaktadır.
- Mahsup
- Haciz koyduran daireye artan bedelin, iştirak tarihi sırasına göre alacaklarına karşılık tutulup ödenmesi işlemidir.
Amme idareleri arasında hacze iştirak: hangi şartlar aranır?
- Haczedilen malın henüz paraya çevrilmemiş olması gerekir; paraya çevrilmiş (satış bedeli icra veznesine girmiş) mal üzerine iştirak yapılamaz.
- İştirak eden amme alacağının haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olması gerekir.
- Hacizin bir amme idaresi tarafından yapılmış olması gerekir; haciz koyan taraf özel hukuk alacaklısı ise bu madde uygulanmaz.
- İştirak eden de bir amme idaresi olmalıdır; iştirak için ayrıca öncelik şartı ve İİK m.100 koşulları aranmaz.
- Satış bedelinden önce ilk haciz koyan dairenin alacağı tahsil edilir.
- Bedelin artan kısmı, hacze iştirak tarihi sırasına göre iştirak eden dairelerin alacaklarına mahsup edilmek üzere bu dairelere ödenir.
Amme idareleri arasında hacze iştirak: hangi sonuçları doğurur?
- Haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş amme alacağı için, malın paraya çevrilmesine kadar iştirak yapılabilir.
- Malın paraya çevrilmesinden sonra, yani satış bedeli icra veznesine girdikten sonra iştirak mümkün değildir.
- Satış bedelinden önce ilk haciz koyan dairenin alacağı öncelikle tahsil edilir.
- Bedelin artan kısmı iştirak tarihi sırasına göre iştirak eden dairelere mahsup edilmek üzere ödenir.
- Haciz tarihinden sonra tahakkuk etmiş amme alacağı ile iştirak yapılamaz.
Amme alacağının iştiraki ile özel hukuk alacağının iştiraki arasındaki fark nedir?
Amme idaresi, başka bir amme idaresinin haczine iştirak ederken yalnızca tahakkuk tarihi şartını taşımak yeterlidir.
Özel hukuk alacaklısı, amme idaresinin koyduğu haciz üzerine iştirak edemez; iştirak yetkisi İİK hükümlerine bağlıdır.
Amme idaresinin hacze iştiraki daha geniş ve kolaydır; özel alacaklı ise amme haczine iştirak edemez. Bu ayrım bu maddenin konusu olmayıp başka hükümlere ait bilgi olarak okunmalıdır.
Önce haciz koyan dairenin alacağı ile iştirak eden dairenin alacağı arasındaki fark nedir?
Malın bedelinden önce haczi yapan daire, alacağını ilk öncelikle tahsil eder.
İştirak eden daireler, yalnızca artan bedel varsa, iştirak tarihi sırasına göre ödeme alır.
Önceki haciz sahibi tam tatmin olmadan iştirak eden dairelere ödeme yapılamaz; bedel yetmezse iştirak eden dairenin alacağı ödenmeyebilir.
Haciz tarihinden önce tahakkuk eden ile sonra tahakkuk eden amme alacağı arasındaki fark nedir?
Haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş amme alacağı iştirak için uygun kabul edilir.
Haciz tarihinden sonra tahakkuk etmiş amme alacağı iştirak edemez.
Sonradan tahakkuk eden alacak için iştirak talebi reddedilir.
Amme idareleri arasında hacze iştirak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İştirak için İİK m.100'deki öncelik şartlarını aramak; amme alacaklısının iştirakinde bu koşullar aranmaz.
- Paraya çevrilme ile satışın ilanını karıştırmak; iştirak, satış bedeli vezneye girinceye kadar mümkündür.
- Satış bedelinin tamamının iştirak eden daireye ödenmesini düşünmek; önce ilk haciz koyan dairenin alacağı tahsil edilir.
- Haciz tarihi ile tahakkuk tarihini karıştırmak; iştirak için amme alacağının haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olması gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Amme alacaklısının iştirakinde İİK m.100'deki öncelik ve diğer koşulların aranmadığı kabul edilmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2022/1053 E., 2023/555 K., 13.02.2023; 23. Hukuk Dairesi, 2015/884 E., 2015/3779 K., 15.05.2015)
- Hacze iştirakte esas ölçüt, iştirak eden amme alacağının haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olmasıdır; haciz tarihinden sonra tahakkuk eden alacak için iştirak kabul edilmemektedir. (17. Hukuk Dairesi, 2014/22083 E., 2017/872 K., 01.02.2017)
- Birden fazla amme alacaklısı ve özel alacaklı bulunan satışlarda bedelin garameten paylaştırılması uygulamada m.21 ile birlikte uygulanmakta, sıra cetveli bu çerçevede düzenlenmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2023/3693 E., 2023/3608 K., 01.11.2023; 23. Hukuk Dairesi, 2015/884 E., 2015/3779 K., 15.05.2015; 23. Hukuk Dairesi, 2013/1482 E., 2013/1887 K., 26.03.2013)
- Satış bedeli vezneye girdikten sonra konulan haciz ile iştirak yapılamayacağı, iştirak talebinin paraya çevrilmeden önce yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2022/1053 E., 2023/555 K., 13.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- İştirak talebinde bulunan amme idaresi, iştirakin şartlarını (haciz tarihinden önce tahakkuk, malın henüz paraya çevrilmemiş olması) ileri sürdüğü için bu şartların varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Haciz tarihi ve amme alacağının tahakkuk tarihi, haciz tutanağı, ödeme emri ve tahakkuk kaydı gibi resmi belgelerle ispatlanır.
- Satış bedelinin icra veznesine girdiği tarih, icra dosyasındaki kayıtlarla belirlenir; mal paraya çevrilmiş ise iştirak yapılamaz.
- Karşı taraf, iştirak eden alacağın haciz tarihinden sonra tahakkuk ettiğini ileri sürerse bu savunmayı tahakkuk belgeleriyle ispatlamak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Kanun m.21: Maddenin satış bedelinin garameten paylaştırılması ve hacze iştirakin genel çerçevesini kuran hükmüdür; uygulamada m.69 ile birlikte okunur.
- 2004 sayılı İİK m.100: Özel hukuk alacaklılarının hacze iştiraki için aranan öncelik şartları ve koşulları düzenler; amme alacaklısının iştirakinde bu koşullar aranmaz.
- 6183 sayılı Kanun m.79: Amme alacaklısının üçüncü kişilerdeki alacakları haczini düzenler; m.69'un konusu olan iştirakten ayrıdır.
Amme Alacakları Kanunu m.70 — Haczedilemiyecek mallar
6183 sayılı Kanun'un 70. maddesi, amme alacaklarının tahsilinde haczedilemeyen malları sayar. Madde, devletin ve kamu tüzel kişilerinin mallarını, borçlunun ve ailesinin kişisel eşyasını, meslek ve çiftçilik araçlarını, süt veren hayvan ve geçim için gerekli hayvanları, iki aylık yiyecek ve yakacağı, emekli aylıkları ile belirli tazminat ve yardım ödemelerini, borçlunun haline münasip evi ile harcırah ve 2022 sayılı Kanun kapsamındaki aylıkları kapsar. Madde, amme alacaklısı ile borçlu arasındaki haciz işlemlerine uygulanır. Maddi hukuka göre devri yasak olan mal ve hakların haczedilemezliğini (TMK m.23, m.823, TBK m.619 gibi), taşınırların ve taşınmazların haciz usulünü, haczin kaldırılmasını ve haczin yapılış biçimini düzenlemez; bunlar başka maddelerde yer alır (örneğin 6183 sayılı Kanun'un haciz usulüne ilişkin hükümleri ve TMK m.1010 ile m.1020 gibi sicil hükümleri). Maddede yer alan kısmi haczedilebilirlik ve değer aşımı hâlleri ile ilgili usul kuralları da bu maddenin uygulama alanındadır.
Haczedilemiyecek mallar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Haczedilemezlik
- Maddede sayılan mal veya hakların, borçlunun borcu için cebri icra yoluyla paraya çevrilememesi durumudur. Kanun bazı malları tamamen, bazılarını ise yalnızca belirli miktar veya koşulla haczedilemez sayar.
- Haline münasip ev
- Borçlunun ve ailesinin barınmasını karşılayan, borçlunun sosyal durumuna uygun konut anlamına gelir. Uygunluk, borçlunun sosyal durumu ve aile ihtiyaçlarına göre takdirle belirlenir. Kiraya verilmiş tek konut da bu kapsamda korunur.
- Geçim için zaruri hayvan
- Borçlunun ve ailesinin geçimini sağlamak için gerekli olan, borçlunun seçtiği bir süt veren manda veya inek ile üç keçi veya koyun ve bunların üç aylık yem ve yataklığıdır. Çiftçi olmak bu hakkın şartı değildir.
- Harcırah
- Kamu görevlilerine görev nedeniyle yapılan yolculukta ödenen yol ve konaklama bedelidir. Maddenin 12. bendi uyarınca bu kapsamdaki ödemeler haczedilemez.
- Devlet malları ve kamu tüzel kişileri
- Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin malvarlığıdır. Kanun, kamu iktisadi teşebbüslerinin, mahalli idarelerin ve bunların bağlı ortaklık ile iştiraklerinin mallarını bu kapsamın dışında tutar.
Haczedilemiyecek mallar: hangi şartlar aranır?
- Haczedilmek istenen malın maddede sayılan bentlerden birine girmesi gerekir.
- Devlet malı ya da kamu tüzel kişisi malı söz konusuysa, bu malın 1. bentte belirtilen istisnalardan biri olmaması gerekir; iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların bağlı ortaklık ve iştirakleri ile mahalli idare malları haczedilemezlik kapsamında değildir.
- Borçlunun şahsı, mesleği ya da ailesi için zorunlu eşya sayılan malların 2. ve 3. bentlerdeki ölçütlere uygun olması gerekir.
- Çiftçi, sanat veya meslek sahibi ve küçük taşıt sahibi borçlularda 4. bentteki zorunluluk ölçütünün karşılanması gerekir.
- Geçim için hayvan, yiyecek, yakacak ve tohumluk bakımından 5. ve 6. bentlerdeki miktar sınırlarının aşılmaması gerekir.
- Haczi istenen malın 11. bentteki haline münasip ev niteliğini taşıması ve evin değeri fazla ise yalnızca fazla kısmın satılabilmesi için bedelden haline münasip yerin borçluya bırakılması gerekir.
- Haczedilemeyen malın sayıldığı bentlerin kapsamı dışında kalması durumunda haciz yapılabilir; mal parasal değeri olmakla birlikte kanunda sayılmamışsa haczedilebilir.
Haczedilemiyecek mallar: hangi sonuçları doğurur?
- Maddede sayılan mallar haczedilemez; bu mallara haciz konulması hukuka aykırıdır ve icra memuru bu mallar üzerindeki haczi kaldırmalıdır.
- Borçlunun haline münasip evinin değeri fazla ise, bedelden haline münasip bir yer alınabilecek miktar borçluya bırakılarak evin satılmasına izin verilir.
- Çiftçi borçlunun yalnızca kendisi ve ailesinin geçimi için zorunlu arazi, çift hayvanı, taşıt ve tarım aletleri korunur; fazlası haczedilebilir.
- Süt veren hayvan ve üç keçi veya koyun, borçlunun tercihi doğrultusunda borçluda kalır; borçlu bu tercihini belirlemek zorundadır.
- Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacağı haczedilemez; elde yoksa bunu satın almaya yetecek para borçluya bırakılır.
- Ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emekli aylıkları, yardım sandığı aylıkları, vücut ve sağlık zararı tazminatları ve harcırah ödemeleri tamamen haczedilemez.
- Ödenen 2022 sayılı Kanun kapsamındaki aylıklar haczedilemez.
- Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinin malları haczedilemez; bu koruma kamu düzenine ilişkindir ve süresiz şikâyet yoluyla ileri sürülebilir.
- Kanundaki bu hükümlere sözleşmeyle aykırı hüküm konulamaz; tarafların devri yasaklaması, kanunen devri mümkün olan bir hakkın haczini engellemez.
Kamu iktisadi kuruluşları ile devlet malları arasındaki fark nedir?
Devlet malları ve kamu tüzel kişilerinin malları, 1. bent gereği haczedilemez.
İktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların bağlı ortaklık, iştirak ve müesseseleri ile mahalli idare malları 1. bentteki istisna nedeniyle bu korumadan yararlanmaz.
Mahalli idarelere ve kamu iktisadi kuruluşlarına ait mallar haczedilebilir.
Tamamen haczedilemeyen mal ile kısmen haczedilebilen mal arasındaki fark nedir?
2, 3, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12 ve 13. bentlerdeki mallar tamamen haczedilemez.
11. bentteki haline münasip ev ve 4. bentteki mesleki araçlar gibi değeri yüksek olan mallar, koşullara bağlı olarak kısmen haczedilebilir.
Haline münasip ev ve değeri yüksek mallarda evin değeri fazlaysa fazla kısım satılabilir, borçluya haline münasip yer bırakılır.
Çiftçi borçlu ile çiftçi olmayan borçlu arasındaki fark nedir?
Çiftçi borçlunun arazisi, çift hayvanları, taşıtları ve tarım aletleri 4. bent uyarınca korunur; ayrıca tohumluk 6/a bendi ile korunur.
Çiftçi olmayan borçlunun sanat, meslek alet ve edevatı ile kitapları 4. bent uyarınca korunur.
Mal listesi borçlunun çiftçi olup olmamasına göre değişir; çiftçi olmayana tarım araçları, çiftçiye ise meslek araçları için koruma ölçütü farklıdır.
Süt veren hayvan ile münhasıran hayvancılıkla geçinen borçlu arasındaki fark nedir?
5. bent uyarınca borçlunun tercih ettiği bir süt veren manda veya inek ile üç keçi veya koyun ve üç aylık yem ve yataklık haczedilemez.
6/c bendi uyarınca geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun geçimi için zaruri miktardaki hayvanı haczedilemez.
Münhasıran hayvancılıkla geçinen borçlu için koruma miktarı, 5. bentteki sabit sayıdan farklı olarak geçim ihtiyacına göre belirlenir.
Haczedilemeyen mal ile maddi hukukta devri yasak olan hak arasındaki fark nedir?
Bu madde 1-13. bentlerde sayılan mal ve haklara ilişkindir.
Maddi hukukta kişiye bağlı haklar ve kanundan doğan devir yasağı, bu maddenin dışında da haczi engeller.
Devri kanunen yasak olan haklar bu maddede yazılı olmasa da haczedilemez; tarafların sözleşmeyle devri yasaklaması ise haczi engellemez.
İnsanî amaçlı ödeme ile borçlunun geliri arasındaki fark nedir?
7, 8, 9 ve 10. bentlerdeki emekli aylığı, yardım sandığı aylığı, tazminat ve harp malulü zammı gibi ödemeler haczedilemez.
Diğer gelirler ve alacaklar, bu bentlerdeki özel koruma kapsamına girmediği ölçüde haczedilebilir.
Ödemenin niteliği korunma kapsamını belirler; aynı nitelikte olmayan gelirlerde haciz mümkündür.
Haczedilemiyecek mallar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddede sayılan mallara sanki her hâlde haczedilemezmiş gibi davranmak; 11. bentteki ev ve 4. bentteki mesleki araçlar değer ve nitelik ölçütüne göre kısmen haczedilebilir.
- Haline münasip evi yalnızca borçlunun oturduğu konutla sınırlamak; kiraya verilmiş tek konut da korunabilir.
- Süt veren hayvan ile münhasıran hayvancılıkla geçinen borçlunun hayvanlarını aynı kurala göre hesaplamak; 5. ve 6/c bentleri farklı ölçüt getirir.
- Kamu iktisadi kuruluşlarını ve mahalli idare mallarını 1. bent kapsamında Devlet malı gibi korumak; bu kuruluşlar 1. bentte istisna tutulmuştur.
- Tarafların sözleşmeyle devri yasakladığı bir alacağı haczedilemez saymak; kanunen devri mümkün olan hak sözleşmeyle haczedilemez olmaz.
- Harcırah ve 2022 sayılı Kanun aylıklarını kısmi haciz kuralına tabi tutmak; bu ödemeler tamamen haczedilemez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Haline münasip evin haczedilemeyeceği, ancak evin değerinin fazla olması hâlinde bedelden borçluya uygun bir yer bırakılarak satılabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/543 E., 2020/325 K., 02.06.2020; 3. Daire, 2002/1144 E., 2004/162 K., 27.01.2004)
- Haline münasip evin haczinde borçlunun sosyal durumu ve aile ihtiyaçları esas alınır; uygunluk takdiri icra memuruna aittir ve borçlu bu takdire karşı şikâyet yoluna başvurabilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/543 E., 2020/325 K., 02.06.2020)
- Haline münasip evin haczinin kaldırılması isteminin herhangi bir süreye bağlanmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/543 E., 2020/325 K., 02.06.2020)
- Mahalli idare malları ve bunların bağlı kuruluşlarının mallarının 1. bent kapsamında haczedilebilir olduğu kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2003/316 E., 2004/5 K., 30.01.2004)
- Devlet ve kamu tüzel kişilerinin malları ile köy orta malları haczedilemez; bu niteliğin tespiti hâlinde haciz kaldırılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/914 E., 2019/1099 K., 22.10.2019)
- Eski metin dönemine ilişkin kararlarda mahalli idare malları ayrımı bugünkü metinden farklı olabilir; güncel uygulamada madde metni esas alınmalıdır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1997/430 E., 1999/31 K., 08.01.1999)
Nasıl ispat edilir?
- Haczin kaldırılmasını isteyen borçlu, malın maddede sayılan bir bent kapsamında olduğunu ileri sürer ve bunu belgeleriyle ispatlar; örneğin çiftçi olduğunu, emekli aylığı aldığını gösteren belgelerle kanıtlar.
- Haline münasip evin uygunluğu konusunda borçlu sosyal durumunu ve aile yapısını gösteren belgelerle ispat yükü altındadır; takdir icra memuru tarafından yapılır.
- Alacaklı, malın değerinin fazla olduğunu ve bedelden haline münasip yer bırakılabileceğini ileri sürerse, bu iddiasını bilirkişi raporu ile kanıtlar.
- Çiftçilik, meslek veya hayvancılıkla geçim gibi nitelik iddiaları tanık ve tutanak gibi delillerle ispatlanabilir; bu hususta yazılı belge esas alınır.
- İcra memurunun takdir yetkisini hangi yönde kullandığı tutanağa yazılmak zorundadır; tutanağın bulunmaması usul yönünden tartışma yaratır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Kanun m.70: Maddenin kendisidir; haczedilemezlik istisnalarını ve kısmi haczedilebilirlik ölçütlerini belirler.
- 6183 sayılı Kanun m.82: Maddede sayılan mal ve hakların genel haczedilebilirlik ilkesi ile ilişkisini düzenler; değer aşımı ve kısmi haciz kuralları burada yer alır.
- 6183 sayılı Kanun m.88: Haciz tutanağı ve taşınırların fiilen el koyma usulü ile ilgilidir; bu maddede sayılan malların haczinde izlenecek usul bakımından bağlantılıdır.
- 6183 sayılı Kanun m.91: Taşınmazların haczinin tapuya bildirilmesini düzenler; 11. bent kapsamındaki haline münasip evin haczinde takip edilecek usulü tamamlar.
- 4721 sayılı Kanun m.823: Oturma hakkının başkasına devredilememesi nedeniyle haczedilemez olduğu, bu maddenin maddi hukuk boyutunu oluşturur.
- 6098 sayılı Kanun m.610: Ömür boyu gelir sözleşmesinden doğan ve devredilmesi yasaklanan gelirlerin haczedilememesine ilişkin kanun dayanağıdır.
Amme Alacakları Kanunu m.71 — Kısmen haczedilebilen gelirler
Madde, aylık, ödenek, ücret, intifa hakkı hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları ile sigorta ve emeklilik sandıklarınca bağlanan gelirlerin amme alacakları bakımından kısmen haczedilebilmesini ve haczedilebilir kısmın alt ve üst sınırlarını düzenler. Düzenleme, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacaklarının tahsili için yapılan hacizlere uygulanır. Maddede, bu gelirlerin tamamen haczedilemeyen kısmının miktarı, ilama bağlı nafakalar ve sosyal güvenlik mevzuatındaki özel yasaklar düzenlenmez (ilama bağlı nafaka ve sosyal güvenlik yasakları için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.83 ve 5510 sayılı Kanun m.93'e bakılmalıdır). Haczin usulü, haciz kararının tebliği ve üçüncü kişiye bildirim, ödeme yükümlülüğü ile haczedilemeyen malların genel listesi de bu maddede yer almaz.
Kısmen haczedilebilen gelirler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kısmen haczedilebilir gelir
- Borçlunun gelirinin bir bölümünün haczine izin verilen, bir bölümünün ise borçluya bırakılması gereken gelirdir. Maddede sayılan gelirler bu niteliktedir.
- Haczolunabilecek miktar alt sınırı
- Gelirin üçte birinden çok dörtte birinden az olamayan, yani en az dörtte biri haczedilmesi gereken miktardır. Asgari ücreti aşmayan aylık gelirler için bu alt sınır uygulanmaz; onda birinden fazlası haczedilemez.
- Asgari ücreti aşmayan aylık gelir
- Aylık toplam tutarı asgari ücretin altında kalan gelirdir. Bu gelirlerde haczedilebilecek üst sınır gelirin onda biridir.
Kısmen haczedilebilen gelirler: hangi şartlar aranır?
- Haciz konu gelirin maddede sayılan gelirlerden birine girmesi gerekir; aylık, ödenek, ücret, intifa hakkı hasılatı, ilama bağlı olmayan nafaka, emeklilik aylığı veya sigorta ve emeklilik sandıklarının bağladığı gelir bulunmalıdır.
- Haciz, gelirin tamamına değil kısmına yönelmelidir; gelirin tamamının haczi bu madde kapsamında mümkün değildir.
- Haczedilecek miktar, gelirin üçte birinden çok dörtte birinden az olmamalıdır; yani en az dörtte biri haczedilmeli, üçte birini geçmemelidir.
- Gelir asgari ücreti aşmayan aylık bir gelir ise haczedilecek miktar gelirin onda birini geçmemelidir.
- Haczedilmeyen kısım borçlunun ve ailesinin geçimi için gereken tutarı karşılayacak düzeyde bırakılmalıdır.
Kısmen haczedilebilen gelirler: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkra kapsamındaki gelirin en az dörtte biri haczedilir; borçlunun ve ailesinin ihtiyacının yeterli olması bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.
- Birinci fıkra kapsamındaki gelirde haczedilebilecek miktar gelirin üçte birini geçemez.
- Asgari ücreti aşmayan aylık gelirin onda birinden fazlası haczedilemez.
- Haczedilemeyen kısım borçluya bırakılır; bu kısım borçlunun ve ailesinin geçimine yeterli olmalıdır.
Genel hal ile asgari ücreti aşmayan aylık gelir arasındaki fark nedir?
Gelirin asgari ücreti aşması halinde haczedilebilir oran, birinci fıkra uyarınca üçte bir ile dörtte bir arasındadır.
Aylık geliri asgari ücretin altında kalan borçlularda ikinci fıkra uygulanır ve haczedilebilecek üst sınır gelirin onda biridir.
Düşük gelirli borçlu için haciz oranı belirgin biçimde düşer; ikinci fıkra birinci fıkranın alt sınırının yerine geçer.
Haczedilebilir kısmın üst sınırı ile alt sınırı arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, haczedilecek miktarın üçte birinden çok olamayacağını ve dörtte birinden az olamayacağını birlikte düzenler.
Bu sınırlar gelirin toplam tutarı üzerinden hesaplanır; asgari ücret eşiği yalnız ikinci fıkrada aranır.
Haczedilebilir oran birinci fıkrada dörtte bir ile üçte bir arasında kalır; ikinci fıkra daha düşük bir üst sınır getirir.
Kısmen haczedilebilen gelirler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Gelirin tamamına haciz konulabileceğini kabul etmek; madde yalnız kısmi hacze izin verir.
- Asgari ücreti aşmayan aylık gelirde birinci fıkradaki dörtte bir alt sınırını uygulamak; ikinci fıkra bu gelirde onda bir üst sınırı getirir.
- Birinci fıkradaki üçte bir üst sınırı ile dörtte bir alt sınırını karıştırmak; haczedilebilir miktar iki sınır arasında kalmalıdır.
- Kanunda 'en az dörtte bir' ifadesini borçlunun ihtiyacına bakmaksızın her zaman gelirin dörtte birinin haczi olarak okumak; ihtiyaç kontrolü ayrıca yapılmalıdır.
- Sosyal güvenlik mevzuatındaki özel yasakları m.71 ile birlikte değerlendirmeden tek başına m.71 oranını uygulamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Emekli aylığının tamamına haciz konulamayacağı, kesintilerin aylığın üçte birini aşamayacağı kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2023/14233 E., 2024/630 K., 25.01.2024; 10. Hukuk Dairesi, 2023/5983 E., 2023/6859 K., 14.06.2023)
- Emekli aylığının asgari ücretin üzerinde olması halinde, aylıktan yapılan kesintilerin toplamının üçte biri aşmaması gerektiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2023/5983 E., 2023/6859 K., 14.06.2023)
- Emekli aylıklarında 5510 sayılı Kanun m.93 hükmünün 6183 sayılı Kanun m.71'e göre özel düzenleme niteliği taşıdığı ve haczin buna göre sınırlandığı yönünde tartışma bulunmaktadır. (9. Daire, 2020/4544 E., 2021/367 K., 28.01.2021)
- Kurum alacakları için yaşlılık aylığının tamamına haciz konulup konulamayacağı ve kısmi hacizlerin m.71'e uygunluğu uyuşmazlık konusu yapılmaktadır. (21. Hukuk Dairesi, 2015/6095 E., 2015/16167 K., 10.09.2015)
Nasıl ispat edilir?
- Haczin m.71 sınırlarına uygun olduğunu iddia eden alacaklı veya kurum, haciz konu gelirin niteliğini ve miktarını gösteren belgelerle (bordro, ödeme dökümü) ispat yükü altındadır.
- Borçlu, haciz edilen tutarın üçte biri veya onda biri aştığını ileri sürüyorsa bu iddiayı gelir belgeleri ile ispatlamalıdır.
- Gelirin asgari ücreti aşmadığı iddiası, ödeme belgeleri ve aylık tutar ile karşılaştırılarak ispat edilir.
- Borçlunun ailesinin geçim ihtiyacı ve borçlunun geliri konusundaki iddialar, sosyal ve ekonomik durumu gösteren belgeler ve gerektiğinde bilirkişi raporu ile ortaya konulur.
- Kesinti hesabında cari ay dahil edilip edilmediği ve prim borçlarının kapsamı tartışılıyorsa bu hususlar belge ile gösterilmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Kanun m.71: Birinci ve ikinci fıkra, sayılan gelirlerin kısmen haczini ve oranlarını bu maddede düzenler; atıf yapılan hüküm kendi metni içindedir.
Amme Alacakları Kanunu m.72 — Yetişmemiş mahsullerin haczi
6183 sayılı Kanun'un 72. maddesi, yetişmemiş toprak ve ağaç mahsullerinin haczedilebileceği zaman sınırını ve bu mahsullerin devrine ilişkin hükmün ne olduğunu düzenler. Ayrıca mahsul üzerinde rehin alacaklısının hakkının korunmasını ve bu korumanın koşulunu belirler. Kural, amme alacaklarının tahsilinde yetişmemiş mahsullere uygulanır. Madde, borçlu dışındaki kişilerin mahsul üzerindeki haklarına ve taşınmaz haczinin genel rejimine ilişkin ayrıntıyı düzenlemez. Yetişmemiş mahsulün haczi sırasında borçluya bırakılacak miktar, İİK'daki karşılık hükmü ve taşınmazın haczi (ilgili İİK maddeleri kapsamında) bu maddenin dışındadır. Kamu alacağına karşı açılacak itiraz ve dava süreleri de bu maddede yer almaz.
Yetişmemiş mahsullerin haczi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yetişmemiş mahsul
- Henüz olgunlaşmamış, toprağa veya ağaca bağlı durumdaki toprak ürünleri ile ağaç ürünleridir. Madde, bu mahsullerin taşınmazdan ayrı olarak haczedilebilmesini konu alır.
- Yetişme zamanı
- Mahsulün olgunlaşıp toplanabilir hale geldiği andır. Haciz süresi bu ana göre geriye doğru hesaplanır; madde yetişme zamanını takvim tarihi olarak belirtmez.
- Mütemmim cüz
- Bir şeyin asıl parçası sayılan ve ondan ayrılması mümkün olmayan tamamlayıcı unsurdur. Taşınmaza rehin verilmiş olan yetişmemiş mahsuller bu niteliktedir ve rehin hakkı bu mahsulleri de kapsar.
- Takip talebi (rehnin paraya çevrilmesi)
- Rehin alacaklısının, taşınmaz rehnini paraya çevirmek için icra takibi başlatmak üzere yaptığı başvurudur. Rehin alacaklısının mahsul üzerindeki hakkının korunması bu talebin mahsullerin yetişmesinden önce yapılmasına bağlıdır.
Yetişmemiş mahsullerin haczi: hangi şartlar aranır?
- Haczedilecek mahsulün toprak veya ağaç üzerinde henüz yetişmemiş olması gerekir.
- Haciz, mahsullerin yetişmesi zamanından geriye doğru iki ay içinde yapılmalıdır; iki aydan önce yapılan haciz bu hükme göre geçerli değildir.
- Borçlunun mahsulü haczedildikten sonra başkasına devretmesi, haczi yapan tahsil dairesine karşı hükümsüz olmalıdır.
- Taşınmaz rehniyle güvence altına alınmış alacağın rehin alacaklısı, mahsullerin yetişmesinden önce rehnin paraya çevrilmesi için takip talebinde bulunmuş olmalıdır ki mütemmim cüz olarak mahsuller üzerindeki hakkı korunsun.
Yetişmemiş mahsullerin haczi: hangi sonuçları doğurur?
- Yetişmemiş mahsul, yetişmesinden geriye doğru iki ay içinde haczedilebilir.
- İki aydan önce yapılan haciz bu madde kapsamında geçerli değildir.
- Haczedilmiş mahsulün borçlu tarafından başkasına devri, haczi yapan tahsil dairesine karşı hükümsüzdür ve takibin devamına engel olmaz.
- Rehin alacaklısı, mahsullerin yetişmesinden önce rehnin paraya çevrilmesi için takip talebinde bulunmuşsa mütemmim cüz hakkı korunur.
- Rehin alacaklısı bu takip talebini mahsullerin yetişmesinden sonra yaparsa, mahsul üzerindeki hakkı bu madde ile korunmaz.
Yetişmemiş mahsul haczi ile taşınmaz haczi arasındaki fark nedir?
Yetişmemiş mahsul, taşınmazın bütünleyici parçası olmasına rağmen bu madde uyarınca taşınmazdan ayrı olarak haczedilebilir.
Taşınmazın haczi genel olarak hasılat ve menfaatlerini kapsar; mahsul bu kapsamda taşınmazla birlikte de haczedilebilir.
Mahsulün ayrı haczinde zaman sınırı (yetişmeden en çok iki ay önce) uygulanır; taşınmazla birlikte haczedildiğinde ise bu sınır aranmaz.
Mahsulün borçlu tarafından devri ile alacaklının devir öncesi haczi arasındaki fark nedir?
Haciz, devirden önce yapılmış ve mahsul haczedilmişse devir, haczi yapan tahsil dairesine karşı hükümsüzdür.
Devir haczin yapılmasından önce gerçekleşmiş ve sonradan haciz yapılmışsa, bu hüküm devri hükümsüz kılmaz; madde bu hâli düzenlemez.
Haciz öncesi devir, hacze karşı ileri sürülemez; haciz sonrası devir ise takibin devamını engellemez.
Rehin alacaklısı ile diğer alacaklı arasındaki fark nedir?
Taşınmaz rehniyle alacağı güvence altına alınmış rehin alacaklısı, mahsul üzerindeki mütemmim cüz hakkını korur.
Rehin alacaklısı olmayan alacaklı, mahsulün haczini yalnızca bu maddedeki zaman sınırına uyarak isteyebilir.
Rehin alacaklısının korunması, mahsullerin yetişmesinden önce rehnin paraya çevrilmesi için takip talebinde bulunmasına bağlıdır.
Yetişmemiş mahsullerin haczi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yetişme zamanını takvim tarihi gibi almak; madde yetişme zamanını belirtmez, icra müdürü veya bilirkişi tespit eder.
- Taşınmazla birlikte haczedilmiş mahsule de iki aylık sınırı uygulamak; ayrı haciz ile taşınmazla birlikte haciz ayrı rejime tabidir.
- Rehin alacaklısının takip talebini mahsullerin yetişmesinden sonra yapmasına rağmen mütemmim cüz hakkını korunmuş saymak.
- Mahsulün haciz öncesi devrini de hükümsüz saymak; hükümsüzlük yalnızca haciz sonrası devir için geçerlidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kamu alacağı takiplerinde, yetişmemiş mahsul ve itiraz süresine ilişkin kararlar, bu maddenin 6183 sayılı Kanunda koşut bir hükmünün bulunmadığını gözetmektedir; kamu alacağı borçlusunun 7 günlük itiraz süresini kaçırması halinde aynı konuda yeni menfi tespit veya istirdat davası açamayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/3047 E., 2019/311 K., 19.03.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2007/623 E., 2007/717 K., 03.10.2007; Hukuk Genel Kurulu, 2006/198 E., 2006/249 K., 26.04.2006)
- Kamu alacağı takibinde 6183 sayılı Kanunun 72. maddesine koşut bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle İİK m.72 hükmünün doğrudan uygulanmayacağı yönünde yerleşik bir yaklaşım görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2002/201 E., 2002/297 K., 10.04.2001; 10. Hukuk Dairesi, 2023/6028 E., 2023/6185 K., 31.05.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Haciz, iki aylık süre içinde yapılmış olduğunu icra dairesi tutanağı ve mahsulün yetişme zamanına ilişkin bilgi ile gösterir; mahsulün yetişme zamanı icra müdürünün kendisi veya bilirkişi marifetiyle belirlenir.
- Mahsulün devrini ileri süren taraf, devrin haczden önce yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; haciz sonrası devir, tutanak ve tarih belgeleriyle ortaya konur.
- Rehin alacaklısı, mütemmim cüz hakkının korunduğunu ileri sürdüğünde, mahsullerin yetişmesinden önce rehnin paraya çevrilmesi için takip talebinde bulunduğunu talep dosyası ile ispat etmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Kanun m.72: Maddenin kendisidir; yetişmemiş mahsulün haczi için zaman sınırını ve rehin alacaklısının korunma koşulunu düzenler.
Amme Alacakları Kanunu m.73 — Haczin neticeleri
Madde, kamu alacağı için haciz konulmuş mallar üzerinde borçlunun tasarrufunu sınırlar ve bu tasarrufa aykırılığın sonucunu düzenler. Ayrıca haciz konulmuş mal üzerinde iyi niyetli üçüncü kişinin elde ettiği hakların korunmasını ve hüsnüniyet kurallarına aykırı edinimlerin, haczin doğurduğu haklara zarar verdiği ölçüde butlanını öngörür. Hüküm 6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacaklarının haczi bakımından uygulanır. Madde, haczedilen malın satış usulünü, tasfiyesini, haczin kaldırılmasını ve üçüncü kişinin istihkak davasını düzenlemez (m.88/a, m.97 ve ilgili usul hükümleri). Ayrıca haczedilemeyen malları (m.82), haczin sırasını ve aşkın haczi (m.85) ve üçüncü kişiye yapılacak haciz bildirimini (m.79) düzenlemez.
Haczin neticeleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tasarruf
- Malın hukuki akıbetini etkileyen işlemler; devir, rehin, kiralama gibi malvarlığı üzerindeki hukuki işlemleri kapsar. Maddi fiiller bu kavramın tam kapsamında değerlendirilmez.
- Amme idaresinin muvafakati
- Tahsil dairesinin hacizli mal üzerinde yapılacak tasarrufa verdiği onay. Onay alınmadan yapılan tasarruf maddenin ikinci ve üçüncü fıkrası bakımından ayrı sonuç doğurur.
- Zilyetlik yoluyla iktisap
- Malı zilyetliğe dayanarak elde etme. Üçüncü kişinin iyi niyetle bu yolla edindiği haklar madde tarafından korunur.
- Hüsnüniyet
- Edinenin, malın hacizli olduğunu bilmemesi ve bilebilecek durumda da olmaması. Kötü niyet ya da hüsnüniyet kaidelerine aykırılık, üçüncü kişinin edinimini butlan tehlikesine sokar.
- Butlan (nispi)
- Hacizli malın üçüncü kişiye geçişinin tamamen geçersiz kılınması değil, haczin doğurduğu haklara zarar verdiği ölçüde sonuç doğurmamasıdır. Hüküm, mahkemece hükmolunan ve nispi nitelikte bir iptaldir.
Haczin neticeleri: hangi şartlar aranır?
- Malın kamu alacağı için haczedilmiş olması ve haczin tahsil dairesi tarafından konulmuş bulunması gerekir.
- Borçlunun hacizli mal üzerinde tasarrufta bulunması için amme idaresinin muvafakatinin alınmış olması gerekir; muvafakat alınmadan tasarruf yapılamaz.
- Haczi koyan tahsil dairesinin, aykırı hareketin cezayı gerektirdiğini borçluya ihtar etmiş olması gerekir.
- Üçüncü kişinin zilyetlik hükümlerine dayanarak hüsnüniyetle elde ettiği hakların korunması için, edinimin hüsnüniyetle yapılmış olması gerekir.
- Hüsnüniyet kaidelerine aykırı biçimde elde edilen üçüncü kişi hakları, haczin doğurduğu haklara zarar verdiği ölçüde butlan konusu olur; bu butlan mahkemece hükmolunur.
Haczin neticeleri: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu, amme idaresinin muvafakati alınmadan hacizli malda tasarrufta bulunursa, bu aykırılık cezai ve hukuki yaptırım doğurur; maddenin metni bu yaptırımları ayrıca sayarak belirtmez.
- Haczi koyan tahsil dairesi, aykırı hareketin cezayı gerektirdiğini borçluya ihtar etmekle yükümlüdür.
- Üçüncü kişinin zilyetlik hükümlerine dayanarak hüsnüniyetle elde ettiği haklar korunur; bu haklar haciz nedeniyle kendiliğinden sona ermez.
- Hüsnüniyet kaidelerine aykırı olarak elde edilen üçüncü kişi hakları, haczin alacaklı bakımından doğurduğu haklara zarar verdiği nispette butlan olur.
- Butlan, mahkemece hükmolunmadıkça kendiliğinden sonuç doğurmaz; hüküm mahkeme kararına bağlanmıştır.
- Muvafakat alınarak yapılan tasarruf, madde bakımından aykırılık oluşturmaz.
Borçlunun tasarrufu ile üçüncü kişinin iyi niyetli edinimi arasındaki fark nedir?
Borçlu, hacizli malı kendi iradesiyle devreder veya başka bir tasarrufta bulunur; bu durumda amme idaresinin muvafakati aranır.
Üçüncü kişi, zilyetlik hükümlerine dayanarak hüsnüniyetle mal üzerinde hak edinir.
Borçlunun muvafakatsiz tasarrufu cezai ve hukuki yaptırıma bağlanır; üçüncü kişinin hüsnüniyetli edinimi ise madde uyarınca korunur.
Hüsnüniyetli ile hüsnüniyet kaidelerine aykırı üçüncü kişi edinimi arasındaki fark nedir?
Üçüncü kişi hacizden habersiz ve habersiz olmasında makul bir ihmali de bulunmayan biçimde iyi niyetle edinmiştir.
Üçüncü kişi, hüsnüniyet kaidelerine aykırı biçimde, haczi bilerek ya da bilebilecekken edinmiştir.
İyi niyetli edinim korunur; hüsnüniyet kaidelerine aykırı edinim, haczin doğurduğu haklara zarar verdiği oranda butlana tabi olur.
Haczin neticeleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddenin ikinci fıkrasındaki zilyetlik koruması ile üçüncü fıkradaki butlanı birbirine karıştırmak; koruma iyi niyetli edinime, butlan ise hüsnüniyet kaidelerine aykırı edinime bağlıdır.
- Üçüncü fıkradaki butlanı tam ve kendiliğinden geçersizlik saymak; hüküm nispi niteliktedir ve mahkeme kararına bağlıdır.
- Muvafakat alınmış bir tasarrufu aykırılık saymak; aykırılık yalnız muvafakatin alınmadığı hallerde söz konusu olur.
- Haczin kaldırıldığı veya sona erdiği durumda madde hükmünü hâlâ uygulamaya devam etmek; madde haczin varlığına bağlıdır.
- Üçüncü kişinin hüsnüniyetini yalnızca tapu kaydına bakarak değerlendirmek; somut edinim koşulları ve bilme durumu incelenmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, hacizli mal üzerinde amme idaresinin muvafakati alınmadan yapılan devirlerde m.73'ü devrin hüküm doğurmasının önündeki engel olarak değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/2131 E., 2025/2038 K., 25.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/1767 E., 2025/1579 K., 09.10.2025)
- Bölge adliye mahkemeleri, borçlunun hacizli malı devretmesi durumunda devri kendi başına butlan saymak yerine, m.73/3 uyarınca haczin alacaklıya verdiği haklara zarar veren kısmın butlanına hükmetmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/1855 E., 2024/60 K., 08.01.2024)
- Uygulamada zilyetlik yoluyla iktisap eden üçüncü kişinin hüsnüniyetinin değerlendirilmesinde, edinimin koşullarının ve malın hacizli olup olmadığını bilme durumunun somut olarak incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2013/1508 E., 2016/546 K., 03.02.2016)
- Karar metinlerinde m.73'ün uygulanması, muvafakat alınmadan yapılan tasarrufun haciz varlığına ve alacağın tahsiline etkisi üzerinden tartışılmaktadır. (4. Hukuk Dairesi, 2020/3858 E., 2023/6389 K., 15.05.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Muvafakatin alınmış olduğunu ispat yükü borçludadır; amme idaresinin yazılı onayı bu bakımdan temel delildir.
- Tasarrufun muvafakatsiz yapıldığı, tapu, sicil, sözleşme ve tahsil dairesi kayıtlarıyla ispatlanır; bu belgelerin bulunmaması durumunda haczin konulduğu tarih ve haciz tutanağı belirleyici olur.
- Üçüncü kişinin hüsnüniyetinin varlığı, edinimi ileri süren üçüncü kişi tarafından ispatlanmalıdır; kötü niyet iddiasında bulunan alacaklı, üçüncü kişinin haczi bildiğini ya da bilebilecek durumda olduğunu ortaya koymakla yükümlüdür.
- Butlanın hangi oranda gerçekleştiğinin tespiti, alacaklının haczi ile malın edinim bedeli ve değeri arasındaki ilişkiye dayanılarak mahkemece yapılır; bu hesapta bilirkişi raporu kullanılabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Kanun m.79: Üçüncü kişideki hak ve alacakların haczi ve üçüncü kişiye bildirim usulünü düzenler; m.73'teki üçüncü kişi tasarrufları ile bağlantılıdır.
- 6183 sayılı Kanun m.88/a: Haczi kalkan mallarda yediemin ve tasfiye usulünü düzenler; haciz ortadan kalktığında m.73'teki koruma sona erer.
Amme Alacakları Kanunu m.74 — Paraya çevirme
6183 sayılı Kanun'un 74. maddesi, haczedilen malların satılarak paraya çevrilmesinden elde edilen bedelin mahsup ve ödeme sırasını düzenler: satış bedelinden takip masrafları ve takip edilen amme alacağının düşülmesi, kalanın borçlunun muaccel borçlarına mahsubu ve artanın hacze iştirak eden diğer dairelere veya borçluya verilmesi bu kapsamdadır. Madde ayrıca, amme alacağından önce ödenmesi gereken borçlar bulunduğunda ve takip giderlerini geçmeyeceği kesin olarak biliniyorsa satışın tehirine ilişkin hükmü içerir. Maddenin uygulanması, icra dairesinin haczettiği malvarlığının para dışında bir şey olması ve bu malların satışının yapılmasıyla sınırlıdır. Madde, satışın usulünü (açık artırma, pazarlık, alacakların devri) düzenlemez; bunlar 6183 sayılı Kanun'un 106 vd. ve 120. maddelerinde yer alır. Haczedilen paranın doğrudan ödenmesi (m.88, m.138-144 vd.) ve satış sonrası paylaştırma ayrıntıları da bu maddenin dışındadır.
Paraya çevirme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Paraya çevirme
- Haczedilen paradan başka bir malın cebri icra yoluyla paraya dönüştürülmesidir. Bu madde bakımından satış, borçlar hukukundaki satıştan farklı, cebri bir icra işlemidir.
- Takip masrafları
- Haciz, satış ve benzeri takip işlemlerinden doğan giderlerdir. Satış bedelinden önce bu giderler düşülür ve kalan tutar mahsup edilir.
- Muaccel borç
- Ödeme zamanı gelmiş veya vadesi dolmuş borçtur. Satış bedelinin borçluya ait muaccel borçlara mahsubu bu niteliğe bağlıdır.
- Hacze iştirak eden daire
- Aynı malvarlığına başka bir haciz koyarak ya da hacizde yer alarak alacağını talep eden diğer amme alacaklısı dairesidir. Artan bedelden önce bu dairelerin alacakları ayrılır.
- Tehir
- Satışın ertelenmesi anlamına gelir. Madde, amme alacağından önce ödenmesi gereken borçlar ve takip giderlerini geçmeyeceği kesin olan durumda tahsil dairesine bu yetkiyi tanır.
Paraya çevirme: hangi şartlar aranır?
- Haczedilen malın paradan başka bir şey olması ve paraya çevrilmesi gerekmesi bulunmalıdır; mal para ise satış yapılmaz, doğrudan ödemeye geçilir.
- Satış bedelinden önce takip masrafları ve takip edilen amme alacağı düşülmelidir.
- Geriye kalan tutar, borçlunun ödeme zamanı gelmiş veya muacceliyet kazanmış borçlarına mahsup edilmelidir.
- Mahsuptan sonra artan kısım hacze iştirak eden başka daire varsa önce bu dairelerin alacakları ayrılmalıdır; bu daire yoksa doğrudan borçluya verilmelidir.
- Satıştan önce ödenmesi gereken borçlar varsa ve takip giderlerini geçmeyeceği kesin olarak biliniyorsa, tahsil dairesi satışı erteleyebilir.
- Tehir yapılırken amme alacağından önce gelen alacaklıların takip hakları saklı tutulmalıdır.
Paraya çevirme: hangi sonuçları doğurur?
- Satış bedeli takip masrafları ve takip edilen amme alacağını karşıladıktan sonra borçlunun muaccel borçlarına mahsup edilir.
- Mahsuptan sonra artan kısım hacze iştirak eden başka daire yoksa borçluya verilir.
- Hacze iştirak eden başka daire varsa artan kısımdan önce bu dairelerin alacakları ayrılır, kalan bakiye borçluya verilir.
- Amme alacağından önce ödenmesi gereken borçlar varsa ve takip giderlerini geçmeyeceği kesin olarak biliniyorsa satış tehir edilebilir.
- Tehir halinde amme alacağından önce gelen alacaklıların takip hakları saklıdır.
- Haczedilen mal para ise paraya çevirme yapılmaz; doğrudan ödemeye geçilir.
Mahsup ile artanın iadesi arasındaki fark nedir?
Satış bedeli, önce takip masrafları ve takip edilen amme alacağına, sonra borçlunun muaccel borçlarına mahsup edilir.
Mahsup sonrası kalan artan tutar, hacze iştirak eden başka daire yoksa borçluya verilir.
Artan tutar yalnız mahsup tamamlandıktan sonra ortaya çıkar; mahsup yapılmadan borçluya ödeme yapılamaz.
Hacze iştirak eden daire var ile yok arasındaki fark nedir?
Hacze iştirak eden başka daire bulunduğunda artan kısımdan önce bu dairelerin alacakları ayrılır.
Hacze iştirak eden başka daire yoksa artan kısım tamamen borçluya verilir.
Artanın bir kısmı başka dairelere ayrılabilir; bu durumda borçluya kalan bakiye verilir.
Satışın yapılması ile tehiri arasındaki fark nedir?
Satış bedelinin amme alacağından önce ödenmesi gereken borçlar ve takip giderleri ayrıca dikkate alınmadan satış yapılması ana kuraldır.
Amme alacağından önce gelen borçlar bulunur ve takip giderlerini geçmeyeceği kesin olarak biliniyorsa satış tehir edilebilir.
Tehir yalnız tahsil dairesinin takdirinde olup koşulları kesin olarak bilinmelidir; tehir halinde öncelikli alacaklıların takip hakları saklıdır.
Paraya çevirme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Satış bedelinin tamamını doğrudan borçluya iade etmek; önce takip masrafları, takip edilen amme alacağı ve muaccel borçlara mahsup yapılması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Hacze iştirak eden başka dairenin varlığını kontrol etmeden artanı borçluya vermek; bu dairelerin alacaklarının önce ayrılması gerektiğini atlamak.
- Muaccel olmayan borçları mahsup kapsamına almak; mahsubun ödeme zamanı gelmiş veya muacceliyet kazanmış borçlar için yapılacağını unutmak.
- Tehir yetkisini genel bir takdir sayıp takip giderlerini geçmeyeceğinin kesin olarak bilinmesi koşulunu aramamak.
- Tehir kararı verirken amme alacağından önce gelen alacaklıların takip haklarını saklı tutmamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hacze konu ecrimisil alacağının tahsilinde, rızen ödenmediği takdirde 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edileceği ve bu bağlamda m.74'ün esas alındığı kabul edilmektedir. (4. Daire, 2023/5472 E., 2024/3691 K., 04.06.2024; 4. Daire, 2023/5728 E., 2024/3179 K., 20.05.2024; 4. Daire, 2023/4883 E., 2024/2705 K., 30.04.2024; 4. Daire, 2023/6502 E., 2024/2429 K., 15.04.2024)
- Asıl amme borçlusu adına kayıtlı araçların satışından elde edilen bedelin, amme alacakları arasında vadesi önce gelen kısma mahsup edilmesinin m.74 gereği olduğu kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/132 E., 2022/600 K., 18.05.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Satış bedelinin mahsubunu ve artanın borçluya ödenmesini talep eden tarafın, satış bedelinin miktarını ve mahsup edilecek alacakların varlığını belgelerle ortaya koyması gerekir; bu yükümlülük tahsil dairesi açısından icra dosyasındaki kayıtlarla ilgilidir.
- Hacze iştirak eden başka bir dairenin bulunduğunu ileri süren tarafın, bu hacze ilişkin icra dosyasındaki kayıt veya haciz tutanağıyla bunu göstermesi gerekir.
- Amme alacağından önce ödenmesi gereken borçların varlığını ve takip giderlerini geçmeyeceğini ileri süren tahsil dairesi, bu iddiayı kesin olarak bilinen verilerle ortaya koymakla yükümlüdür.
- Ödeme zamanı gelmiş borçların varlığı ve muacceliyeti, alacaklının ilgili belgeler ve ödeme kayıtlarıyla ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 m.88: Haczedilen şeyin para olması halinde paraya çevirme aşaması atlanır; m.74 yalnız para dışı mallar bakımından uygulanır.
- 6183 m.89: Üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesi ile alacağın tahsili, m.74'ün paraya çevirme dışındaki alternatif yoludur.
- 6183 m.120: Alacakların ödeme yerine veya tahsil amacıyla devri, paraya çevirmenin özel bir yoludur; m.74'teki mahsup kuralı bu devirlerden elde edilen bedel için de dikkate alınır.
- 6183 m.106: Haczedilen malların açık artırma yoluyla satışına ilişkin usul, m.74'ün uygulanmasının ön adımıdır.
- 6183 m.138: Satış bedelinin alacaklılar arasında paylaştırılması ve ödenmesi ayrıntıları m.138-144 hükümlerinde düzenlenmiştir; m.74 bu paylaştırmanın öncesindeki mahsubu düzenler.
Amme Alacakları Kanunu m.74/A — Bazı hallerde haczin kaldırılması
6183 sayılı Kanun'un 74/A maddesi, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince haczedilen malların üzerindeki haczin, belirli şartların yerine getirilmesi hâlinde kaldırılmasını düzenler; bu kapsamda şartlar, kaldırılan haczin ardından aynı mal üzerinde yeniden haciz konulmasını sınırlayan üç aylık süre, haczi kaldırılan malın teminat olarak gösterilmesi hâli ve haczedilmezlik iddiasından vazgeçilmesi hâlinde dava sürecinin akıbeti ile tahsil edilen paranın dağıtımı hükme bağlanmıştır. Madde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerinin işlemlerine uygulanır ve borçlu ile üçüncü kişilere ilişkin hükümler içerir. Maddede, icra dairesinin İcra ve İflas Kanunu'na göre yürüttüğü haczin kaldırılması ve malın tasfiyesi düzenlenmez (İİK m.88/a); tahsil dairelerinin haciz ve muhafaza usulü, 6183 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki mal listesi ve bu listenin ilgili bendi de bu maddede yer almaz (m.10); aciz hâli ve aciz fişi işlemleri de düzenlenmez (m.75).
Bazı hallerde haczin kaldırılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Haczin kaldırılması (74/A kapsamında)
- Tahsil dairesinin, dört şartın gerçekleşmesi hâlinde mahcuz mal üzerindeki haczi kaldırmasıdır. Haciz, şartların tamamlanmasıyla kaldırılmış sayılır ve bu işlemin bir karar ya da takdir yetkisine bağlı olduğu maddede açıkça belirtilmemiştir.
- Mahcuz mala biçilen değer
- Haczedilen malın değer tespiti üzerinden belirlenen tutardır. Tespit bu Kanun hükümlerine göre yapılır; menkul mallarda ise tahsil dairesi her hâlde bilirkişiye değer biçtirir.
- Takip masrafı
- Mahcuz mala ilişkin olarak yapılan ve borçlunun ayrıca ödemesi gereken giderlerdir. Maddede tutarı belirtilmemiş, yalnızca ayrıca ödenmesi şartı konulmuştur.
- Muacceliyet kesbetmiş, tecil edilmiş borç toplamı
- Tahsil dairesine ödeme zamanı gelmiş, tecil edilmiş ya da muacceliyet kazanmış borçların toplamıdır. Mahcuz mal için ödenecek tutar (değer ve %10 fazlası) bu toplamı aşamaz; bu sınır, ödeme yükümlülüğünün üst sınırını belirler.
- Üç aylık yeniden haciz yasağı
- Haczi kaldırılan aynı mal üzerinde, haczin kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay boyunca tahsil dairelerince haciz tatbik edilememesidir. Yasak, 6183 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla geçerlidir.
Bazı hallerde haczin kaldırılması: hangi şartlar aranır?
- Mahcuz malın 6183 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan mallardan olması gerekir.
- Mahcuz mala biçilen değer ile bu değerin %10 fazlasının, ilk sırada haciz tatbik eden tahsil dairesine ödenmesi gerekir; ödenecek tutar, tahsil dairelerine olan ödeme zamanı gelmiş, tecil edilmiş veya muacceliyet kesbetmiş borçların toplamından fazla olamaz.
- Mahcuz mala ilişkin takip masraflarının ayrıca ödenmesi gerekir.
- Hacze karşı dava açılmamış olması veya açılmış davalardan vazgeçilmiş olması gerekir.
- Haczedilen malın değer tespiti bu Kanun hükümlerine göre yapılmalıdır; menkul mallar için tahsil dairesinin bilirkişiye değer biçtirmesi her hâlde zorunludur.
- Haczin kaldırılmasının ardından aynı mala üç ay içinde yeni haciz konulmaması için, 13 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu süre geçmiş olmalıdır; üçüncü kişinin teminatı olarak gösterilen mal bu yasağın dışındadır.
Bazı hallerde haczin kaldırılması: hangi sonuçları doğurur?
- Şartlar birlikte gerçekleşirse mal üzerindeki haciz kaldırılır.
- Haczi kaldırılan mal üzerinde, kaldırılma tarihinden itibaren üç ay boyunca 6183 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla tahsil dairelerince haciz tatbik edilemez.
- Haczi kaldırılan malın üçüncü kişi tarafından amme borçlusu lehine teminat olarak gösterilmesi hâlinde, üç aylık yasak bu üçüncü kişinin Kanun kapsamındaki borçları için uygulanmaz.
- Vazgeçen borçlunun haczi kaldırılan mala ilişkin davası mahkemelerce incelenmez; incelenip karara bağlanırsa bu karar hükümsüzdür.
- Tahsil edilen paralar, motorlu taşıtlar vergisi ve fer'i alacaklar ile vergi cezalarına, haciz sırasına göre mahsup edildikten sonra, haciz tatbik etmemiş dairelerin alacaklarına garameten taksim edilir.
- Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Ödenecek tutar ile borç toplamı arasındaki fark nedir?
Mahcuz mala biçilen değer ile %10 fazlası, ilk haciz tatbik eden tahsil dairesine ödenir.
Ödenecek tutar, tahsil dairelerine olan ödeme zamanı gelmiş, tecil edilmiş veya muacceliyet kazanmış borçların toplamını aşamaz.
Borç toplamı değerin %10 fazlasından düşükse ödeme, borç toplamıyla sınırlıdır; bu durumda borçlu, mal değerinin tamamını ödemek zorunda kalmaz.
Borçlunun kendi malı ile üçüncü kişinin teminat malı arasındaki fark nedir?
Haczi kaldırılan mal borçlunun kendi malıdır; aynı mal üzerinde üç ay yeniden haciz yasağı uygulanır.
Haczi kaldırılan mal üçüncü kişi tarafından amme borçlusu lehine teminat olarak gösterilmiştir.
Teminat gösterilen mal bakımından üç aylık yasak, üçüncü kişinin bu Kanun kapsamındaki borçları için uygulanmaz.
Dava açan borçlu ile dava açmamış veya vazgeçmiş borçlu arasındaki fark nedir?
Haczi kaldırılan malla ilgili açılmış davadan vazgeçen borçlunun davası mahkemelerce incelenmez.
Dava açmayan ya da vazgeçen borçlu dışında kalan hâllerde dava sürer.
Vazgeçen borçlunun davası herhangi bir sebeple incelenip karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.
Menkul mal ile diğer mal değer tespiti arasındaki fark nedir?
Menkul mallarda tahsil dairesi her hâlde bilirkişiye değer biçtirir.
Diğer mallarda değer tespiti bu Kanun hükümlerine göre yapılır.
Menkul malda bilirkişi değeri zorunlu bir aşamadır; bu zorunluluk tahsil dairesi tarafından yerine getirilmelidir.
Bazı hallerde haczin kaldırılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ödenecek tutarı yalnızca mal değerinin %10 fazlası olarak hesaplamak; oysa tutar, borç toplamını aşamaz, bu sınır da dikkate alınmalıdır.
- Takip masraflarının ödenmesi şartını atlamak; masraflar ayrıca ödenmek zorundadır.
- Menkul mal için bilirkişi değer tespitini gereksiz görmek; menkul mallarda bu tespit her hâlde zorunludur.
- Vazgeçen borçlunun davasının incelenebileceğini varsaymak; vazgeçen borçlunun davası incelenmez ve bu yönde verilen karar hükümsüzdür.
- Üç aylık yeniden haciz yasağını teminat malı bakımından da uygulamak; üçüncü kişi teminatında yasak, üçüncü kişinin borçları bakımından uygulanmaz.
- Maddedeki 13 üncü madde saklılığını gözden kaçırmak; üç aylık yasak 13 üncü maddenin hükümlerine tabidir.
Nasıl ispat edilir?
- Haczin kaldırılmasını talep eden borçlu, mahcuz malın 10 uncu maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi kapsamında olduğunu ve tahsil dairesine ödeme yaptığını belgelemelidir; ödemenin dekontla ispatı beklenir.
- Ödenecek tutarın hesaplanmasında, tahsil dairesine olan muacceliyet kazanmış, tecil edilmiş ve ödeme zamanı gelmiş borçların toplamı tahsil dairesinin kayıtlarıyla belirlenir; üst sınır bu toplama göre hesaplanır.
- Menkul mallarda değerin bilirkişi raporuyla tespit edildiği tahsil dairesi dosyasında belgelenmelidir; bilirkişi raporu bulunmaması hâlinde değer tespiti eksik kalır.
- Hacze karşı açılmış davanın bulunup bulunmadığı ve vazgeçme beyanının varlığı, dava dosyası ve tahsil dairesi kayıtlarıyla ispatlanır.
- Üçüncü kişi teminatı iddiasında, teminatın amme borçlusu lehine gösterildiği belgeyle ortaya konulmalıdır; aksi hâlde üç aylık yasağın dışında kalındığı ileri sürülemez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Kanun m.10: Birinci fıkranın (5) numaralı bendinde sayılan mallar, 74/A'nın birinci şartını belirler; yani kaldırma yalnızca bu bentte yer alan mallar için mümkündür.
- 6183 sayılı Kanun m.13: Haczi kaldırılan mal üzerinde üç aylık süre içinde haciz yasağına, 13 üncü maddenin hükümleri saklı kalmak kaydıyla uygulanır.
Amme Alacakları Kanunu m.75 — Aciz hali
6183 sayılı Kanun'un 75. maddesi, yapılan takip sonunda borçlunun aciz halinde sayılması koşulunu ve aciz halinin aciz fişi ile tespitini düzenler. Hükmün konusu, haczedilebilir mal bulunmaması veya bulunan malların satış bedelinin borcu karşılamaması halleridir. Madde, kamu alacağının takibinde borçlunun aczinin tespitine ilişkin olup tüzel kişi temsilcisine rücu gibi sorumluluk ilişkilerinde de dolaylı olarak ön koşul oluşturur. Aciz halinin doğurduğu sonuçlar (tecil, mali durumun takibi, bildirim yükümlülüğü) 76. maddede, aciz belgesinin hukuki sonuçları ise 143. maddede düzenlenmiştir. Maddenin kendisi aciz fişinin şekil ve içeriğini, sicil tutulmasını ve belge harçlarını ayrıntılı düzenlemez.
Aciz hali: hangi şartlar aranır?
- Yapılan takip sonunda borçlunun haczedilebilir malının bulunmaması ya da bulunan malların satış bedelinin borcu karşılamaması gerekir.
- Takip safhaları ve bakiye borç miktarı bir aciz fişinde gösterilmelidir.
- Aciz hali, bu fişle tespit edilmiş olmalıdır.
Aciz hali: hangi sonuçları doğurur?
- Haczedilebilir mal bulunmaması veya satış bedelinin yetersiz kalması halinde borçlu aciz halinde sayılır.
- Aciz hali, takip safhaları ve bakiye borç gösterilerek aciz fişiyle tespit edilir.
- Aciz hali tespit edilince 76. maddede düzenlenen sonuçlar (tecil, mali durumun takibi) doğar.
- Borcun ödenmesi veya haczedilebilir mal bulunması hâlinde aciz hali doğmaz.
Haczedilebilir mal yokluğu ile satış bedelinin yetersizliği arasındaki fark nedir?
Borçlunun hiç haczedilebilir malının bulunmadığı hal.
Malların bulunduğu ancak satış bedelinin borcu karşılamadığı hal.
Her iki halde de borçlu aciz halinde sayılır ve aciz fişi düzenlenir.
Aciz hali: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Haczedilebilir mal bulunmaması ile satış bedelinin yetersizliğini aynı hal saymamak; her ikisinde de aciz fişi düzenlenmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
- Aciz fişi düzenlemeden aciz halinin varlığına karar vermek.
- Temsilciden tahsil için tüzel kişi hakkında aciz vesikası aranmadan doğrudan başvurmak. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/979 E., 2026/373 K., 27.03.2026)
- Aciz fişinde bakiye borç miktarını ve takip safhalarını göstermemek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Temsilciye karşı kamu alacağı talep edilebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişinin ödeme kabiliyetinin bulunmadığının aciz vesikasıyla ortaya konulması gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/979 E., 2026/373 K., 27.03.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/856 E., 2025/1534 K., 31.10.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2021/932 E., 2023/557 K., 12.04.2023)
- Tüzel kişi hakkında aciz vesikası düzenlenmeden temsilciden tahsil talep edilemeyeceği, bu sıranın gözetilmediği hallerde talebin reddedilebileceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/648 E., 2025/1814 K., 19.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1746 E., 2025/424 K., 13.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Aciz halinin varlığını ileri süren alacaklı veya idare, takip safhalarını ve aciz fişini ortaya koymakla yükümlüdür; ispat yükü alacaklıdadır.
- Aciz hali, icra dairesinde düzenlenen aciz fişi ve haciz tutanaklarıyla ispatlanır.
- Borçlu, haczedilebilir malının bulunduğunu veya borcun ödendiğini ileri sürerek aciz halinin oluşmadığını savunabilir ve bunu kanıtlamakla yükümlüdür.
- Temsilciye karşı başvuru yapılacaksa tüzel kişi hakkında düzenlenmiş aciz vesikasının dosyada bulunması gerekir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/979 E., 2026/373 K., 27.03.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2021/932 E., 2023/557 K., 12.04.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Kanun m.76: Aciz halinin hukuki sonuçlarını düzenler; tecil ve mali durumun takibi gibi sonuçlar 75. maddede tespit edilen aciz haline bağlanır.
- 6183 sayılı Kanun m.105: Haciz tutanağının kesin veya geçici aciz belgesi niteliğini düzenler; aciz halinin haciz sırasında tespitinin dayanağıdır.
- 6183 sayılı Kanun m.143: Borç ödemeden aciz belgesini düzenler; aciz fişi ile tespit edilen aciz halinin belgesel sonucunu gösterir.
Amme Alacakları Kanunu m.76 — Aczin neticeleri
Madde, aciz hâlindeki borçlu hakkında kamu alacağının tahsilinde uygulanacak iki hususu düzenler: birincisi, borçludan teminat ve faiz aranmadan 48. maddedeki tecil hükümlerinin uygulanabilmesi; ikincisi, alacaklı tahsil dairesinin aciz hâlindeki borçlunun malî durumunu zamanaşımı süresi içinde sürekli izlemesi. Kişi bakımından, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacaklarının takibinde aciz hâline düşen borçlular için geçerlidir. Aciz tespitinin usulünü (aciz fişi, aciz belgesi) ve borç ödemeden aciz belgesinin sonuçlarını düzenlemez (ilgili madde ayrı bir hükümde yer alır). Tecilin şartları ve süreleri ile 48/A hükmü de bu maddede yer almaz (m.48, m.48/A). Haciz ve ödeme emri usulleri, borçlunun malvarlığını bildirme yükümlülüğü ve bunun cezai yaptırımı da bu maddenin kapsamında değildir (m.61, m.112).
Aczin neticeleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Aciz hâli
- Borçlunun haczedilebilir malının bulunmaması veya haczedilebilir malların satış bedelinin borcu karşılamaması durumudur. Tahsil dairesi bu durumu aciz fişi düzenleyerek tespit eder.
- Tecil
- Borcun ödenmesinin belirli bir süreye ertelenmesidir. Aciz hâlindeki borçlu hakkında bu madde uyarınca teminat ve faiz aranmadan 48. maddedeki tecil hükümleri uygulanabilir.
- Zamanaşımı süresi
- Kamu alacağının tahsil edilebileceği azami dönemdir. Tahsil dairesinin borçlunun malî durumunu izleme yükümlülüğü bu süre boyunca devam eder.
- Malî durumun devamlı takibi
- Tahsil dairesinin aciz hâlindeki borçlunun mal varlığındaki değişiklikleri, zamanaşımı süresi dolana kadar kesintisiz izlemesi görevidir.
Aczin neticeleri: hangi şartlar aranır?
- Borçlunun aciz hâlinde bulunduğu tahsil dairesince tespit edilmiş olmalıdır.
- Tecil talebi ya da tecil uygulaması için borçludan teminat alınmamalıdır.
- Tecil uygulamasında borçludan faiz talep edilmemelidir.
- Tecil hükmünün uygulanabilmesi için 48. maddedeki tecil hükümleri esas alınmalıdır.
- Tahsil dairesi, borçlunun malî durumunu zamanaşımı süresi içinde kesintisiz izlemelidir.
Aczin neticeleri: hangi sonuçları doğurur?
- Aciz hâlindeki borçlu hakkında teminat aranmaksızın 48. madde hükmü uygulanabilir.
- Aciz hâlindeki borçludan tecil süresince faiz aranmaz.
- Tahsil dairesi, zamanaşımı süresi içinde borçlunun malî durumunu devamlı izler.
- Borçlunun malî durumunun izlenmesi, aciz hâli ortadan kalkana veya zamanaşımı dolana kadar sürer.
Genel icra hukuku ile 6183 sayılı Kanun arasındaki fark nedir?
İcra ve İflas Kanunu'na tabi özel alacaklarda aciz hâlindeki borçlu için tecil ve teminat koşulları genel icra kurallarına göre belirlenir.
Kamu alacaklarında aciz hâlindeki borçlu hakkında madde, teminat ve faiz aranmadan tecil hükümlerinin uygulanmasına olanak tanır.
Kamu alacağında aciz hâlindeki borçlu için teminat aranmaksızın tecil uygulanabilir; genel icra hukukundan bu yönüyle ayrılır.
Aciz hâli ile haciz sırasında ödeme arasındaki fark nedir?
Aciz hâlinin tespit edildiği durumda borçlunun malî durumu izleme ve tecil rejimi devreye girer.
Borçlunun ödeme gücünün yerinde olduğu durumda tahsil dairesi bu izleme yükümlülüğünü aciz tespitine bağlı olarak yürütmez.
Malî durum izlemesi yalnızca aciz hâlindeki borçlu bakımından söz konusudur.
Aczin neticeleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Aciz hâlindeki borçlu için teminat ve faiz aranabileceğini varsaymak; madde açıkça bu ikisini aramaz.
- Malî durum izlemesinin zamanaşımı süresinden sonra da sürdüğünü düşünmek; izleme yükümlülüğü zamanaşımı süresi içinde geçerlidir.
- Tecil hükmünü genel icra hukukundaki tecil kurallarıyla özdeşleştirmek; kamu alacağında teminat aranmaması genel icra hukukundan ayrılan bir hükümdür.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kamu alacağının tahsilinde menfi tespit davalarının, 6183 sayılı Kanun'un 76. maddesi kapsamında görülebildiği kabul edilmektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2025/13304 E., 2025/14678 K., 27.10.2025)
- Haciz bildiriminin tebliğinden önce borçlunun kendi malvarlığından çıkmış bir çekin, 76. maddenin dördüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasına konu olabildiği kabul edilmektedir. (17. Hukuk Dairesi, 2013/2177 E., 2013/5799 K., 18.04.2013)
Nasıl ispat edilir?
- Aciz hâlinin varlığını ve tahsil dairesi tarafından tespit edildiğini tahsil dairesi, tahsil dairesinin aciz fişi ve haciz tutanakları ile ispatlar.
- Tecil uygulamasında teminat ve faiz aranmadığı, ilgili tahsil dairesi kayıtlarından anlaşılır.
- Borçlunun malî durumunda değişiklik olduğunu iddia eden tahsil dairesi, bu iddiayı edinilen mal ya da gelir kaydıyla ispatlar.
- Borçlu, malî durumunun değişmediğini ya da bildirme yükümlülüğüne uyduğunu kendisi ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Kanun m.48: Aciz hâlindeki borçlu hakkında uygulanabilecek tecil hükümlerini içerir; bu madde, 48. maddenin teminat ve faiz aranmaksızın uygulanabilmesini sağlar.
- 6183 sayılı Kanun m.61: Borçlunun edinmiş olduğu malları ve gelirlerindeki artışları tahsil dairesine bildirme yükümlülüğünü düzenler; malî durumun izlenmesini destekler.
- 6183 sayılı Kanun m.112: Bildirme yükümlülüğüne uyulmamasının cezai müeyyidesini düzenler.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| 7 gün | m.66 | Tahsil dairesi, haciz zaptını aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde iddiayı reddetmediği takdirde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. |
| 15 gün | m.67 | Alacaklı amme idaresi bildirme tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açmadığı takdirde istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır. |
| üç aylık | m.70 | Borçlu veya ailesinin geçimleri için gerekli ise, borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları, 6. |
| iki aylık | m.70 | Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile; a) Borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu, b) Borçlu bağ, bahçe veya meyva ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri… |
| iki ay | m.72 | Yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri, yetişmeleri zamanından geriye doğru iki ay içinde haczolunabilir. |
| üç ay | m.74/A | Bu madde kapsamında haczin kaldırılması halinde aynı mala, haczin kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay müddetle Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince, bu Kanunun 13 21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanunun 93 üncü maddesiyle, bu… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
54 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2018/543 E., 2020/325 K., 02.06.2020İlgili madde: m.70
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/914 E., 2019/1099 K., 22.10.2019İlgili madde: m.70
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/3047 E., 2019/311 K., 19.03.2019İlgili madde: m.72
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/417 E., 2015/1755 K., 16.09.2015İlgili madde: m.75
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/278 E., 2010/299 K., 02.06.2010İlgili madde: m.66, m.67
- Hukuk Genel Kurulu, 2009/462 E., 2009/509 K., 11.11.2009İlgili madde: m.67
- Hukuk Genel Kurulu, 2007/623 E., 2007/717 K., 03.10.2007İlgili madde: m.72
- Hukuk Genel Kurulu, 2006/198 E., 2006/249 K., 26.04.2006İlgili madde: m.72
- Hukuk Genel Kurulu, 2002/201 E., 2002/297 K., 10.04.2001İlgili madde: m.72
- 4. Hukuk Dairesi, 2025/13304 E., 2025/14678 K., 27.10.2025İlgili madde: m.76
Diğer 44 karar
- 3. Hukuk Dairesi, 2025/1471 E., 2025/4775 K., 13.10.2025İlgili madde: m.68
- 10. Hukuk Dairesi, 2024/15629 E., 2025/7247 K., 30.04.2025İlgili madde: m.68
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/3905 E., 2024/2184 K., 11.09.2024İlgili madde: m.68
- 4. Daire, 2023/5472 E., 2024/3691 K., 04.06.2024İlgili madde: m.74
- 4. Daire, 2023/5728 E., 2024/3179 K., 20.05.2024İlgili madde: m.74
- 4. Daire, 2023/4883 E., 2024/2705 K., 30.04.2024İlgili madde: m.74
- 4. Daire, 2023/6502 E., 2024/2429 K., 15.04.2024İlgili madde: m.74
- 10. Hukuk Dairesi, 2023/14233 E., 2024/630 K., 25.01.2024İlgili madde: m.71
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/1855 E., 2024/60 K., 08.01.2024İlgili madde: m.73
- 10. Hukuk Dairesi, 2023/12098 E., 2023/12609 K., 07.12.2023İlgili madde: m.68
- 6. Hukuk Dairesi, 2023/3693 E., 2023/3608 K., 01.11.2023İlgili madde: m.69
- 10. Hukuk Dairesi, 2023/5983 E., 2023/6859 K., 14.06.2023İlgili madde: m.71
- 10. Hukuk Dairesi, 2023/6028 E., 2023/6185 K., 31.05.2023İlgili madde: m.72
- 4. Hukuk Dairesi, 2020/3858 E., 2023/6389 K., 15.05.2023İlgili madde: m.73
- 6. Hukuk Dairesi, 2022/1053 E., 2023/555 K., 13.02.2023İlgili madde: m.69
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/132 E., 2022/600 K., 18.05.2022İlgili madde: m.74
- 4. Hukuk Dairesi, 2021/16744 E., 2021/8386 K., 08.11.2021İlgili madde: m.66
- 9. Daire, 2020/4544 E., 2021/367 K., 28.01.2021İlgili madde: m.71
- 10. Hukuk Dairesi, 2016/5601 E., 2018/8259 K., 18.10.2018İlgili madde: m.71
- 17. Hukuk Dairesi, 2014/22083 E., 2017/872 K., 01.02.2017İlgili madde: m.69
- 17. Hukuk Dairesi, 2014/21940 E., 2016/10771 K., 22.11.2016İlgili madde: m.67, m.68
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2013/1508 E., 2016/546 K., 03.02.2016İlgili madde: m.73
- 21. Hukuk Dairesi, 2015/6095 E., 2015/16167 K., 10.09.2015İlgili madde: m.71
- 23. Hukuk Dairesi, 2015/884 E., 2015/3779 K., 15.05.2015İlgili madde: m.69
- 17. Hukuk Dairesi, 2013/2177 E., 2013/5799 K., 18.04.2013İlgili madde: m.76
- 23. Hukuk Dairesi, 2013/1482 E., 2013/1887 K., 26.03.2013İlgili madde: m.69
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2003/316 E., 2004/5 K., 30.01.2004İlgili madde: m.70
- 3. Daire, 2002/1144 E., 2004/162 K., 27.01.2004İlgili madde: m.70
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1997/430 E., 1999/31 K., 08.01.1999İlgili madde: m.70
- 9. Daire, 1997/4588 E., 1998/3700 K., 16.10.1998İlgili madde: m.66, m.67, m.68, m.69, m.72, m.73, m.74, m.76
- Birinci Bölüm, 2016/4293 E., 01.07.2020İlgili madde: m.70
- İkinci Bölüm, 2013/6249 E., 09.03.2016İlgili madde: m.66
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/979 E., 2026/373 K., 27.03.2026İlgili madde: m.75
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/2131 E., 2025/2038 K., 25.12.2025İlgili madde: m.73
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/648 E., 2025/1814 K., 19.12.2025İlgili madde: m.75
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/856 E., 2025/1534 K., 31.10.2025İlgili madde: m.75
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2025/1767 E., 2025/1579 K., 09.10.2025İlgili madde: m.73
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, 2023/456 E., 2025/507 K., 18.03.2025İlgili madde: m.67
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1746 E., 2025/424 K., 13.03.2025İlgili madde: m.75
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/782 E., 2024/632 K., 11.09.2024İlgili madde: m.66
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2021/1244 E., 2023/1315 K., 22.06.2023İlgili madde: m.67
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2021/932 E., 2023/557 K., 12.04.2023İlgili madde: m.75
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1343 E., 2019/1617 K., 20.11.2019İlgili madde: m.71
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2015/479 E., 2019/763 K., 11.09.2019İlgili madde: m.66
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 21.03.2018 (m.74/A).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 2. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış