TBK Madde 285A. Tanımı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
TBK m.285, bağışlama sözleşmesinin tanımını verir ve bağışlama sayılmayan iki hali belirler: henüz edinilmemiş bir haktan feragat ile mirası reddetme, ayrıca ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi. Hükmün konusu, bağışlamanın sağlararası hukuki işlem olarak karşılıksız kazandırma niteliğidir. Tanım, bağışlayan ve bağışlanan bakımından uygulanır. Maddede bağışlayan veya bağışlananın ehliyeti düzenlemez (m.286-287). Bağışlamanın kurulma biçimi ve şekli düzenlemez (m.288 ve devamı).
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir.
Henüz edinilmemiş olan bir haktan feragat etmek veya bir mirası reddetmek, bağışlama değildir.
Ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi de bağışlama sayılmaz.
Madde gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 234 üncü maddesini karşılamaktadır. Tasarının üç fıkradan oluşan 284 üncü maddesinde, bağışlama sözleşmesi tanımlanmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanununun 234 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan "A. Mevzuu" şeklindeki ibare, Tasarıda "A. Tanımı" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 234 üncü maddesinin birinci fıkrasında kullanılan "malının tamamını veya bir kısmını diğer bir kimseye temlik eder." şeklindeki ibare, Tasarıda "malvarlığın- dan ... bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununda iki fıkradan oluşan madde, bu maddenin ikinci fıkrasında iki ayrı konunun düzenlendiği göz önünde tutularak, bu fıkra Tasarıda iki fıkraya bölünerek düzenlenmiştir. Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve anlaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur. - 1 2 9 -
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Ahlaki ödev
- Bağışlama sözleşmesi
- Henüz edinilmemiş hak
- Karşılıksızlık
- Kazandırma
- Sağlararası hukuki işlem
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
71 karar arasından seçildi- Hukuk Genel Kurulu E.2018/657 K.2021/1617 T.2021-12-07Hukuk Genel KuruluBozma
“…6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 285. maddesine göre bağış (hibe), bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak kazandırma yapması olarak tanımlanmıştır.
- 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/2123 · K. 2026/1903 · T. 19.02.2026Daire kararıBozma
6098 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde bağış (hibe), bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, mal varlığından bağışlanana karşılıksız olarak kazandırma yapması olarak tanımlanmıştır.
- 3. Hukuk Dairesi · E. 2020/5810 · K. 2021/6483 · T. 14.06.2021Daire kararıDüzeltilerek onama
Bağışlama sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 285.maddesinde bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Hukuk Fakültesi'nde Borçlar Hukuku Özel Hükümler dersi veren Profesör (A), dersin son gününde tüm öğrencilerin huzurunda, o yıl fakülteden birincilikle mezun olacak öğrenciye, kişisel kütüphanesinde bulunan ve nadir bulunan eserlerden oluşan "Roma Hukuku Klasikleri" serisini hediye edeceğini sözlü olarak beyan etmiştir. Yıl sonunda (B), fakülteden birincilikle mezun olmuş ve seriyi Profesör (A)'dan talep etmiştir. Ancak Profesör (A), bu vaadinden dönmüş ve söz konusu beyanın sadece bir teşvik amacı taşıdığını, hukuki bir bağlayıcılığı olmadığını ileri sürmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Profesör (A)'nın beyanı, ödül sözü verme niteliğinde olduğundan, şartı gerçekleştiren (B) lehine alacak hakkı doğurur ve şekil şartı aranmaz.
- B) Bağışlama sözü verme, bir borçlandırıcı işlem olup geçerliliği kanunen yazılı şekle tabi kılındığından, (A)'nın sözlü taahhüdü hukuken bir sonuç doğurmaz.
- C) Olayda geciktirici şarta bağlı bir bağışlama sözleşmesi mevcuttur ve şartın gerçekleşmesiyle sözlü olarak yapılan taahhüt geçerlilik kazanır.
- D) Profesör (A)'nın beyanı, tek taraflı bir hukuki işlem olup, lehtarı sonradan belirlenebilir olduğundan, (B)'nin mezuniyetiyle birlikte (A) için ifa borcu doğmuştur.
- E) Söz konusu kitap serisi taşınır mal niteliğinde olduğundan, elden bağışlama hükümleri kıyasen uygulanır ve zilyetliğin devri anına kadar (A)'nın taahhüdü geçersizdir.