TBK Madde 298IV. Bağışlayanın ölümü
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Madde, dönemsel edimleri içeren bağışlamanın bağışlayanın ölümüyle sona ereceğini düzenler; kural tarafların aksini kararlaştırmasına açıktır. Hüküm, bağışlayanın bağışlanana kira, gelir, faiz gibi belirli zamanlarda ifa edilecek edimler üstlendiği bağışlamalar bakımından uygulanır. Maddede bağışlamadan dönme sebepleri, bağışlama sözünün ortadan kalkması, yüklemeli bağışlama ve ölüme bağlı bağışlama düzenlenmez.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Aksi kararlaştırılmamışsa, dönemsel edimleri içeren bağışlama, bağışlayanın ölümüyle sona erer.
Madde gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 247 nci maddesini karşılamaktadır. Tasannın tek fıkradan oluşan 297 nci maddesinde, bağışlayanın ölümünün, bağışlama sözleşmesi üzerindeki etkisi düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 247 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan "IV. Bağışlayanın vefatı" şeklindeki ibare, Tasarıda "IV. Bağışlayanın ölümü" şeklinde değiştirilmiştir. Maddede, sözleşmede aksi kararlaştınlmadıkça, bağışlanana dönemsel edimlerde bulunulmasını gerektiren bağışlamanın, bağışlayanın ölümüyle sona ereceği belirtilmektedir. Dönemsel edimlere örnek olarak, bağışlayanın, bağışlanana her ay belirli miktarda öğrenim bursu vermesi veya gıda yardımında bulunması gösterilebilir. Metninde yapılan anlaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Kira Sözleşmesi 81 8 sayılı Borçlar Kanununda "Sekizinci Bâb / Kira" şeklindeki üst başlık, Tasarıda "Dördüncü Bölüm / Kira Sözleşmesi" şekline dönüştürülmüştür. Tasarının 298 ilâ 377 nci maddelerini kapsayan Dördüncü Bölümünde "Kira Sözleşmesi" üç ayırıma bölünerek düzenlenmiştir. Birinci Ayırımda "Genel Hükümler"e, İkinci Ayırımda "Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarf'na ve Üçüncü Ayırımda ise, "Ürün Kirasf'na yer verilmiştir. Esas itibanyla, 818 sayılı Borçlar Kanununun kira sözleşmesine ilişkin hükümleri göz önünde tutulmakla birlikte, ülkemizde son derece yaygın bir uygulama alanı olan 18/5/1955 tarihli ve 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümleri de, Tasarı metnine alınmıştır. Çünkü, Tasarının yasalaşması dummunda, hem 818 sayılı Borçlar Kanununun hem de 6570 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir. Ancak, 6570 sayılı Kanun kapsamına giren uyuşmazlık- - 1 3 4 - lara ilişkin olarak, Türk hukuk uygulamasının çözümleri de göz önünde tutulmuştur. 6570 sayılı Ka nunda olduğu gibi, Tasanda da, kiracılann korunması esası gözetilerek düzenleme yapılması benimsen miştir. Nitekim, çağdaş hukuk sistemlerinde, meselâ, Fransa, Almanya ve İsviçre'de yasal değişik likler yapılarak, kiracının korunmasına özel önem verildiği görülmektedir. Tasarının kira sözleşme sine ilişkin hükümleri hazırlanırken, İsviçre Borçlar Kanununun 15 Aralık 1998 tarihinde kabul edilip, 1 Haziran 1999 tarihinde yürürlüğe giren Federal Kanun hükümleriyle değiştirilen yeni düzen lemesinden de yararlanılmıştır. Ayrıca, belirtilen ülkelerde belli bir kategoriye giren kira sözleşmeleri için özel bir kanuna rastlanmadığı, bütün kira sözleşmelerini kapsayan hükümlere, Medenî Kanun içinde, yani temel kanunlarda yer verildiği göz önünde tutularak, Ülkemizde de, Borçlar Kanunu Tasarısı hazırlanırken, aynı yöntemin izlenmesinin uygun olacağı kabul edilmiştir. Kiracı lehine koruma, bir yandan, kira sözleşmesinin sona erdirilmesi imkânlarının sınırlı olması, diğer yandan, yenilenen veya süresi uzatılan kira sözleşmelerinde, kira bedellerinin, uyuşmazlık hâlinde belirli ölçütlerden yararlanılarak belirlenmesi biçiminde ortaya çıkmaktadır. Bununla birlik te, Tasanda, kiraya verenin özellikle çeşitli menfaatleri de gözetilmiştir. Meselâ, kira bedelinin ifa za manına (m.313), yan giderlere (m.314), kiraya verence, konut ve çatılı işyeri kiralarında, sözleş menin, bir yıldan daha kısa süreli olması durumunda bile iki haklı ihtara dayanılarak (m.351) veya gereksinim ileri sürülerek, dava yoluyla (m.349) ya da onbeş yıllık uzatma döneminin bitiminden sonra, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, bildirim yoluyla, tek yanlı olarak sona erdirilmesine (m.346) ve dava açılacağının, en geç dava açma süresi içinde kiracıya yazılı olarak bildirilmesi koşuluyla, bu hakkın bir kira yılı uzamasına (m.352) ilişkin hükümlere, Tasarıda, kiraya verenin haklı menfaat lerinin de korunması gereğinden hareketle yer verilmiştir. BİRİNCİ AYIRIM Genel Hükümler 818 sayılı Borçlar Kanununun 248 inci maddesiyle başlayan "Birinci Fasıl / Âdi Kira" şeklin deki alt başlık, Tasarıda "Birinci Ayırım / Genel Hükümler" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun Sekizinci Babının üst başlığında kullanılan "Kira" şeklindeki ibare, Tasarının Dördüncü Bölümünde "Kira Sözleşmesi" şekline; 818 sayılı Borçlar Kanununun Sekizinci Babının Birinci Faslının üst başlığında kullanılan "Âdi Kira" şeklindeki ibare ise, Tasarının Dördüncü Bölümünün Birinci Ayırımında "Genel Hükümler" şekline dönüştürülmüştür. Tasarının 298 ilâ 337 nci maddeleri arasında, kira sözleşmesine ilişkin genel hükümler, 338 ila 355 inci maddeleri arasında da, konut ve çatılı işyeri kiraları düzenlenmiş bulunmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanununun kira sözleşmesine ilişkin hükümlerinde kullanılan ve sözleşmenin kiracı tarafıyla karışıklığa yol açabilen "kiralayan" yerine, "kiraya veren" teriminin kullanılması ter cih edilmiştir.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Aksi kararlaştırma
- Dönemsel edim
- Bağışlayanın ölümü
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.