TTK Madde 1334VII- Öncelik

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

TTK m.1334, ölüm ve yaralanmadan doğan alacaklara, 1976 tarihli Sözleşmenin 6. maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan liman, havuz, su yolu ve seyir yardımcı tesislerine verilen zarar alacaklarına (ikinci fıkra ile birlikte) öncelik tanıyan özel bir paylaştırma sırasını düzenler. Birinci fıkra ile öncelik kuralını, ikinci fıkra ile bu önceliğin fon içinde hangi adımlarla uygulanacağını belirler. Hükmün kime uygulandığı, fonun taraflarına ilişkindir.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Ölüm ve yaralanmadan doğan alacakların, 1976 tarihli Sözleşmenin 6 ncı maddesinin ikinci paragrafı uyarınca sahip oldukları hakların ihlal edilmemesi kaydıyla, aynı maddenin üçüncü paragrafında sayılan alacaklar, birinci paragrafının (b) bendinde yazılı diğer alacaklara oranla önceliklidir.

(2)Bu öncelik, paylaştırmada aşağıdaki sıra izlenerek gerçekleştirilir:

a)1976 tarihli Sözleşmenin 6 ncı maddesinin birinci paragrafının (b) bendinde sayılan alacaklarla, ikinci paragrafında yazılı alacakların arasındaki paylaştırma oranı belirlenir.

b)Bu oranlara göre, ikinci paragrafta yazılı alacaklara düşen paylar belirlenir.

c)Fondan, bu paylar ve üçüncü paragrafta sayılan öncelikli alacaklar ödenir.

d)Bakiyeden, birinci paragrafın (b) bendinde yazılı diğer alacaklar ödenir.

e)Fon, ikinci paragrafta yazılı alacaklara düşen payları ve üçüncü paragrafta yazılı öncelikli alacakları karşılamaya yetmezse, fonun tamamı bu alacaklılar arasında garameten paylaştırılır.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

1976 tarihli Sözleşmenin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca âkid devlet lere, "liman tesislerine, havuzlarına, seyrüsefere elverişli su yollarına ve seyir yardımcı tesislerine" ika edilen zarardan doğan alacaklara, "malvarlığı zararı"ndan doğan taleplere göre öncelik bahşet me hakkı tanınmıştır. Ancak, bu önceliğin tanındığı hallerde bile, "kişivarlığı zararı"ndan doğan ta leplerin 1976 tarihli Sözleşmenin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca haiz olduğu önceliğe ha lel gelmeyecektir. Bu haktan yararlanan ülke sayısı azdır (bakınız. CMI Raporu, s. 463, 551). An cak, hükmün sevk edilmesindeki amaca bakıldığında, Türk hukuku bakımından ihtiyaçlara cevap veren bir düzenleme teşkil ettiği görülmektedir. Bu tesislerin malikleri ve işletenleri genellikle ka mu kurum ve kuruluşlarıdır; üstelik o tesisler sırf gemilerin değil aynı zamanda yükle ilgililerin ve yolcuların da çıkarlarına hizmet etmektedir. Dolayısıyla, tesislere verilen zararın öncelikle karşılan ması, hem ortak çıkarlara uygundur hem de kamu bütçesinin yükünü azaltmaktadır. Dolayısıyla 1976 tarihli Sözleşmenin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ile tanınan haktan yararlanmak ve bu maddede sayılan alacaklara öncelik tanımak gerekmiştir. Maddenin birinci fıkrası bu amaçla kale me alınmıştır. Bu maddede öngörülen önceliğin nasıl uygulanacağı tereddütlere yol açmıştır. 1976 tarihli Sözleşmenin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ölüm ve cismani zarar alacakları bakiyesi, ay nı maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendi uyarınca maddi zarar için ayrılan fona garameten katılır. Bu kez, Sözleşmenin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca liman tesisleri zararı da fona karşı ileri sürüldüğünde, iki ihtimal gündeme gelmektedir: ya cismani zarar bakiyesine "halel gelmemesi için" liman zararı alacaklarıyla birlikte bu bakiyeye de öncelik tanınacaktır, ya da cismani zarar bakiye sinin, liman zararı olmasaydı fondan garameten, alacağı paya "halel gelmemesi için" bu payın her ihtimalde hesaplanıp ödenmesi kabul edilecektir. Hükümlerin yasama amaçları dikkate alındığında, birinci hesap yönteminin 1976 tarihli Sözleşmenin sistemiyle ve düzenlemeleriyle çeliştiği görül mektedir. Cismani zarar bakiyesinin 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sahip olacağı hak, birin ci fıkranın (b) bendine göre tesis edilen fona garameten katılmaktır; yoksa, bir liman zararının do ğup doğmaması ihtimaline göre, cismani zarar bakiyesinin kısmen veya tamamen öncelikle öden mesi sözkonusu değildir. Nitekim cismani zarar alacaklılarına, her bir olayda tümüyle tesadüfi or taya çıkabilecek liman zararı talebinin varlığına bağlı olarak farklı dereceler tanınması, doğrudan 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasına aykırıdır. Bu sebeple, hesaplamanın şöyle yapılması gerekmektedir: önce, liman zararı dikkate alınmadan, cismani zarar bakiyesi ile maddi zarar toplamının fondaki ga- rame paylan hesaplanır. Bu oranlara göre, bir liman zararı olmasaydı, cismani zarar bakiyesinin fondan alacağı pay hesaplanır. Cismani zarar bakiyesinin bu garame payı, liman zararı ile aynı sı rada ele alınarak ödenir. Bu ödemelerden sonra artan fon, maddi zarar alacaklılarına garameten pay laştırılır. Eğer 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tesis edilen fon, cismani zarar bakiyesinin garame payı ile liman alacaklarını tümüyle karşılamaya yetmezse, fon bu iki alacak gru bu arasında garameten pay edilir; bu nedenle, maddi zarar alacaklılarına bir pay kalmaz. Maddenin ikinci fıkrası, bu hesap yöntemini açıklamak amacıyla sevk edilmiştir. — 4 0 3 -

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Atıflar(1)

Bu maddenin atıf yaptıkları

Bu maddedeki kavramlar

  • Fon
  • Garameten paylaştırma
  • Diğer alacaklar birinci fıkra bendi
  • Ölüm ve yaralanmadan doğan alacaklar
  • Üçüncü fıkrada sayılan öncelikli alacaklar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.