Özel borç ilişkileri › Satış sözleşmesi › Bazı satış türleri
Örnek üzerine satış, beğenme koşuluyla satış, deneme veya gözden geçirme
Kısaca
TBK m.247, örnek üzerine satışın tanımını yapar: satıcının teslim edeceği malın, alıcıya veya üçüncü bir kişiye bırakılan bir örneğe ya da tarafların tespit ettikleri bir mala uygun olacağı konusunda anlaşıldığı satış türünü belirler. TBK m.248, örnek üzerine satışta ispat yükünün dağılımını düzenler. TBK m.249 beğenme koşuluyla satışın tanımını yapar: alıcının satılanı deneyerek veya gözden geçirerek beğenmesi koşuluna bağlı satış sözleşmesi.
Kapsam
Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.247–252 hükümlerini kapsar.
TBK m.247 — Tanımı
Bu madde, örnek üzerine satışın tanımını yapar: satıcının teslim edeceği malın, alıcıya veya üçüncü bir kişiye bırakılan bir örneğe ya da tarafların tespit ettikleri bir mala uygun olacağı konusunda anlaşıldığı satış türünü belirler. Maddenin konusu tanım ve unsurlardır; uygulama alıcı, satıcı ve sözleşmeye taraf olan kişiler bakımından, çeşit borcu niteliğindeki taşınır satışlarında söz konusu olur. Maddede örneğin ispatına, ayıba karşı sorumluluğa ve beğenme koşuluyla satışa ilişkin hükümler yer almaz; ispat yükü düzenlenmesi (m.248) ayrı maddededir, beğenme koşuluyla satış m.249 ve devamındadır. Ayıp sorumluluğu (m.219 vd.) ve sözleşmenin ifası ile temerrüt hükümleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Örnek (numune)
- Satılan malın nitelikleri bakımından karşılaştırma ölçüsü olarak alıcıya veya üçüncü bir kişiye bırakılan somut mal parçasıdır. Örnek, sözleşmenin kurulduğu sırada veya en geç o anda teslim edilmiş olmalıdır.
- Tespit edilen mal
- Taraflarca birlikte belirlenen ve örnek yerine geçen bir maldır. Bırakılan bir örnek bulunmasa da, taraflar teslim edilecek malın bu malın niteliklerine uygun olacağı konusunda anlaşabilirler.
- Çeşit borcu (nev'i borç)
- Taşınır satışlarında, malın cins ve nitelik bakımından belirlenmiş olup bireyselleşmemiş biçimde borçlanılmasıdır. Örnek üzerine satışın konusu ancak bu tür borçlar olabilir; taşınmaz ve bireyleştirilmiş taşınırlar bu kapsamda değerlendirilmez.
- Örnek üzerine satışın tanımı
- Satılanın nitelikleri sözle değil, bırakılan örnek veya tespit edilen mal üzerinden belirlenen satış türüdür. Bu tanım, örneğin bırakılması ve uygunluk anlaşması olmak üzere iki ayrı unsuru birlikte arar.
Tanımı: hangi şartlar aranır?
- Sözleşmenin konusunun ileride teslim edilecek malın, alıcıya veya üçüncü bir kişiye bırakılan bir örneğe uygun olması biçiminde belirlenmiş olması bulunmalıdır.
- Taraflar, örnek yerine tespit ettikleri bir malın da ölçü olacağı konusunda anlaşmış olabilir.
- Satıcının teslim edeceği malın örneğe uygun olacağı yönünde tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları bulunmalıdır.
- Satışın şarta bağlı olmadığı kabul edildiğinden, sözleşmenin kurulması teslim edilen malın örneğe uygunluğuna bağlı değildir; sözleşme kurulduğu anda hükümlerini doğurur.
Tanımı: hangi sonuçları doğurur?
- Örnek üzerine satış geçerli kurulduğunda sözleşme, teslim edilecek malın örneğe uygunluğu koşuluna bağlı olmaksızın hüküm doğurur.
- Satılanın örneğe uygun olmaması hâlinde alıcı, ifayı başlangıçta reddedebilir ve ifa edilmeme hükümlerine dayanabilir.
- Alıcı dilerse malı teslim alıp ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanabilir; bu durumda sözleşmeden dönebilir veya bedelden indirim isteyebilir.
- Örnek sözleşmenin kurulduğu sırada veya en geç o anda teslim edilmemişse, bu satış türünün koşulları oluşmamış olur ve satış örnek üzerine satış olarak nitelendirilemez.
- Örnek üzerine satış, nitelikleri önceden bildirilen mal satışının özel bir türü olarak alıcıya nitelik garantisi sağlar; satıcı teslim edeceği malın örnekteki niteliklere sahip olduğunu üstlenmiş sayılır.
Örnek üzerine satış ile beğenme koşuluyla satış arasındaki fark nedir?
Örnek üzerine satışta satılanın nitelikleri, bırakılan örneğe uygunluk ile belirlenir ve sözleşme kurulduğu anda hüküm doğurur.
Beğenme koşuluyla satışta alıcının satılanı deneyerek veya gözden geçirerek beğenmesi geciktirici koşuldur ve sözleşme bu koşul gerçekleşene kadar hüküm doğurmaz.
Örnek üzerine satış şarta bağlı değildir; beğenme koşuluyla satış ise şarta bağlıdır. Taraflar bu ayrımı gözetmelidir.
Örneğin alıcıya bırakılması ile üçüncü kişiye bırakılması arasındaki fark nedir?
Örnek alıcıya bırakıldığında, alıcı örneği elinde tutar ve kendisi bakımından karşılaştırma ölçüsü olur.
Örnek üçüncü bir kişiye bırakıldığında, karşılaştırma ölçüsü o kişinin elindedir.
Her iki halde de örnek sözleşmenin kurulduğu sırada veya en geç o anda teslim edilmiş olmalıdır; bırakılan kişi kimse, uygunluğun tespiti bakımından sonucu değiştirmez.
Bırakılan örnek ile tespit edilen mal arasındaki fark nedir?
Bırakılan örnekte somut bir mal parçası taraflarca karşılaştırma ölçüsü olarak verilir.
Tespit edilen mal, taraflarca belirlenen ve örnek yerine geçen bir maldır.
Her iki durumda da teslim edilen malın bu ölçüye uygun olması aranır; tespit edilen malın uygunluğu anlaşmazlık konusu olabilir.
Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Örnek üzerine satışı şarta bağlı satış saymak; sözleşmenin kurulması teslim edilen malın örneğe uygunluğuna bağlı değildir.
- Örneğin sözleşme kurulduktan sonra teslim edilebileceğini varsaymak; örnek en geç sözleşme yapılırken teslim edilmelidir.
- Taşınmaz veya bireyleştirilmiş taşınırları örnek üzerine satışın konusu olarak değerlendirmek; bu satış yalnız çeşit borcu niteliğindeki taşınırlarda söz konusu olur.
- Örnek üzerine satışı beğenme koşuluyla satışla karıştırmak ve alıcının beğenme hakkına dayanmak.
- Örneğin satıcıya bırakılmasını sözleşmenin geçersizliği sayıp satış ilişkisini tamamen dışlamak; bırakılan kişi açıkça tanımda sayılanlarla sınırlı değildir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Örnek üzerine satışta sözleşmenin örnek üzerinde yapıldığını ileri süren tarafın bunu ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/326 E., 2022/292 K., 28.04.2022; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/509 E., 2020/505 K., 30.09.2020)
- Bırakılan örneğin satıcıya verilmiş olması, sözleşmenin geçerliliğine engel olmadığı ve örnek üzerine satış sayılabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/21 E., 2024/119 K., 01.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Örnek üzerine satışa dayanan tarafın, sözleşmenin örnek üzerine yapıldığını ispatlaması gerekir; bunun için sözleşme metni, teslim tutanağı veya örneğin teslimine ilişkin belgeler kullanılabilir.
- Bırakılan örneğin gerçek örnek olup olmadığı konusunda anlaşmazlık çıkarsa, örneği bırakan kişinin sözü esas alınır; aksini iddia eden taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür (m.248 uyarınca).
- Teslim edilen malın örneğe uygunluğunu satıcı ispat etmekle yükümlüdür; alıcı aksini ileri sürerse satıcı bu uygunluğu göstermelidir.
- Örneğin alıcının elinde bozulmuş veya yok olmuş olması hâlinde, malın örneğe uygun olmadığını alıcı ispat etmelidir (m.248 uyarınca).
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.248: Örneğin gerçek olup olmadığı ve teslim edilen malın örneğe uygunluğu konusunda ispat yükünü düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun m.249: Beğenme koşuluyla satışı düzenler; örnek üzerine satışın şarta bağlı olmadığını ayırt etmek için karşılaştırma noktasıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.219: Teslim edilen malın örneğe uygun olmaması hâlinde ayıba karşı sorumluluk hükümlerinin uygulanacağını gösterir.
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.8: Tüketici satışlarında örnek veya modele uygunluğu ayıp kavramı içinde düzenler; m.247 ile paralel bir düzenlemedir.
TBK m.248 — İspat yükü
Madde, örnek üzerine satışta ispat yükünün dağılımını düzenler. Örneği elinde bulunduran tarafın durumunu ve örneğin biçim değişikliğine uğraması hâlinde ispat yükünün alıcıya geçişini kapsar. Örneğin bozulması veya yok olmasının ardından satılanın örneğe uygun olmadığının ispat yükünü de alıcıya yükler. Maddenin düzenlemediği konular: örnek üzerine satışın tanımı ve unsurları (m.247), satıcının teslim yükümlülüğü ve ayıp sorumluluğu (m.219 ve devamı), satım sözleşmesine özgü ayıp ihbarı ve dava süreleri ile genel ispat kuralı (HMK m.190).
İspat yükü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Örnek üzerine satış
- Sözleşme konusu malın, taraflarca belirlenmiş ve bir örnekle temsil edilen niteliklerine göre satılması işlemidir. Maddenin uygulanabilmesi için satılanın örneğe uygun olup olmadığı ayrıca tartışılabilir olmalıdır.
- Örnek
- Satılanın niteliklerini gösteren, taraflarca kabul edilmiş ve satılanın karşılaştırılacağı ölçü olarak kullanılan numunedir. Örneğin kime ait olduğu ve sağlamlığı ispat konusu olabilir.
- Gözden geçirmenin zorunlu sonucu
- Örneğin biçiminde meydana gelen değişikliğin, örneğin sözleşme amacı doğrultusunda incelenmesi sırasında kaçınılmaz olarak ortaya çıkan bir değişiklik olmasıdır. Bu nitelik taşımayan kendiliğinden değişiklikler bu güvenceden yararlanmaz.
- Örneğe uygunluk
- Satılan malın, örnekte gösterilen niteliklere sahip olmasıdır. Alıcı, satılanın bu niteliklere sahip olmadığını ileri sürerek ayıp iddiasında bulunabilir.
İspat yükü: hangi şartlar aranır?
- Sözleşmenin örnek üzerine satış niteliğinde olması ve tarafların satılanı bir örnek üzerinden belirlemiş olması gerekir.
- Örneği elinde tutan tarafın, örneğin kendisine verilmiş örnek olduğunu ispat etmekle yükümlü olmaması gerekir; bu hâlde alıcının iddiası doğru sayılır.
- Örneğin biçiminin değişmiş olması hâlinde, değişikliğin gözden geçirmenin zorunlu bir sonucu olması gerekir; aksi takdirde değişiklik alıcının lehine sonuç doğurmaz.
- Karşı tarafın her hâlde alıcının iddiasının aksini ispat hakkının bulunması gerekir; bu hakkın kullanılması iddiayı çürütür.
- Örneğin alıcının elindeyken bozulmuş veya yok olmuş olması gerekir; bu durumda alıcının kusurunun bulunup bulunmadığı aranmaz.
- Bozulma veya yok olma hâlinde satılanın örneğe uygun olmadığını ispat yükünün alıcıya ait olması gerekir.
İspat yükü: hangi sonuçları doğurur?
- Örneği elinde bulunduran taraf, örneğin kendisine verilmiş örnek olduğunu ispatlamakla yükümlü olmaz ve alıcının iddiası doğru sayılır.
- Örneğin biçimi değişmiş ancak değişiklik gözden geçirmenin zorunlu sonucuysa, alıcının iddiası yine doğru sayılır.
- Karşı taraf, alıcının iddiasının doğru olmadığını her hâlde ispat edebilir.
- Örnek alıcının elindeyken bozulmuş veya yok olmuşsa, alıcının kusurunun bulunmasına bakılmaksızın satılanın örneğe uygun olmadığını ispat yükü alıcıya düşer.
- Maddenin hükmü emredici niteliktedir; taraflar sözleşmeyle bu ispat yükü dağılımını değiştirmedikçe uygulanır. Sözleşmede aksine bir kayıt bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıntı madde metninde yer almamaktadır.
Örneği elinde tutan taraf ile alıcı arasındaki fark nedir?
Örneği elinde bulunduran ve kendisine örnek verilmiş olan taraf, elindeki örneğin kendisine verilmiş örnek olduğunu ispatla yükümlü değildir; alıcının iddiası bu hâlde doğru sayılır.
Alıcı, satılanın örneğe uygun olmadığını iddia eden taraftır ve bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
Örneği elinde bulunduran tarafın yükü hafiflemiş olur; ancak karşı taraf her hâlde aksini ispat edebilir. Örneğin sonradan değiştiği ileri sürülse bile, değişiklik gözden geçirmenin zorunlu sonucuysa alıcının iddiası doğru sayılır.
Örneğin biçiminin değişmesi ile örneğin bozulması veya yok olması arasındaki fark nedir?
Örneğin biçimi değişmiş olsa bile, bu değişiklik gözden geçirmenin zorunlu sonucuysa, kendisine örnek verilen tarafın elindeki örnek konusunda alıcının iddiası doğru sayılır.
Örnek alıcının elindeyken bozulmuş veya yok olmuşsa, kusur aranmaksızın satılanın örneğe uygun olmadığını ispat yükü alıcıya düşer.
Birinci halde ispat yükü örneği elinde tutan tarafa kayar; ikinci halde ise alıcı kusursuz olsa da aleyhine sonuç doğar. Alıcı, örneğin bozulmasında kusurunun bulunmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
İspat yükü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Örnek üzerine satışta ispat yükünü genel kuralla (HMK m.190) değerlendirip örneği elinde tutan tarafa ispat yükü yüklemek; m.248 bu tarafı yükten kurtarır.
- Örneğin biçim değişikliği hâlinde, her değişikliğin alıcı lehine sonuç doğuracağını varsaymak; yalnızca gözden geçirmenin zorunlu sonucu olan değişiklikler bu korumadan yararlanır.
- Örneğin alıcının elinde bozulmasını alıcının kusuruna bağlamak; m.248 ikinci fıkrasına göre kusur aranmaz ve ispat yükü alıcıya düşer.
- Karşı tarafın aksini ispat hakkını ortadan kaldırılmış saymak; bu hak her hâlde saklıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, örnek üzerine satışta satılanın örneğe uygun olmadığı iddiasını ileri süren davalının, elindeki örneği sunmamasını ispat yükünü yerine getirmemesi sayarak alıcı aleyhine değil, satıcı aleyhine sonuç çıkarmaktadır. (İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/326 E., 2022/292 K., 28.04.2022)
- Örnek üzerine satış sözleşmelerinin m.247 ve m.248 kapsamında değerlendirildiği, ispat yükünün bu hükümlere göre örneği elinde bulunduran tarafa yönlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/21 E., 2024/119 K., 01.02.2024; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/509 E., 2020/505 K., 30.09.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Satılanın örneğe uygun olmadığını iddia eden alıcı, bozulma veya yok olma hâlinde bu iddiasını ispatla yükümlüdür; örneğin bozulmasında kusuru bulunmadığı savunması bu yükü ortadan kaldırmaz.
- Örneğin kendisine verilmiş örnek olduğunu ileri süren taraf, bu iddiasını ispatlamakla yükümlü değildir; alıcının iddiası doğru sayılır.
- Karşı taraf, alıcının iddiasının aksini her hâlde ispat edebilir; bu ispat araçları yazılı belgeler, bilirkişi incelemesi ve tanıklar olabilir.
- Örneğin biçimindeki değişikliğin gözden geçirmenin zorunlu sonucu olup olmadığı, delil değerlendirmesiyle belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.247: Örnek üzerine satışın tanımını ve sözleşmenin bu tür kurulmasının koşullarını düzenler; m.248 bu sözleşme türüne ilişkin ispat yükünü belirler.
- 6098 sayılı Kanun m.219: Satılanın ayıplı olması hâlinde alıcının sahip olduğu sorumluluk rejimini düzenler; m.248'deki ispat yükü, örneğe uygunluk ayıbının ortaya konulması bakımından bu rejimle birlikte değerlendirilir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.190: İspat yükünün genel kuralını koyar; m.248 bu genel kuralın örnek üzerine satış bakımından özel bir istisnasını oluşturur.
TBK m.249 — Tanımı
Bu madde beğenme koşuluyla satışın tanımını yapar: alıcının satılanı deneyerek veya gözden geçirerek beğenmesi koşuluna bağlı satış sözleşmesi. Madde yalnızca tanımı içerir; koşulun niteliğini, mülkiyet ve yarar-hasar geçişini, koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğini ve satıcının bağlılıktan kurtulmasını düzenlemez. Bu konular TBK m.250 (alıcının serbestliği, mülkiyetin geçişi), m.251 (deneme veya gözden geçirmenin satıcı yanında yapılması), m.252 (alıcı yanında yapılması) ile düzenlenmiştir. Maddenin uygulanması alıcı ile satıcı arasındaki satış ilişkileri bakımından söz konusudur. Ayrıca taksitle satış ve kiralama gibi benzer ilişkilerin hukuki niteliğini bu madde belirlemez.
Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Beğenme koşuluyla satış
- Alıcının satılanı deneyerek veya gözden geçirerek beğenmesine bağlı olarak kurulan satış türüdür. Sözleşme kurulmuş olur, ancak hüküm ve sonuçlarını doğurması beğenme koşulunun gerçekleşmesine bağlıdır.
Tanımı: hangi şartlar aranır?
- Taraflar arasında satış sözleşmesinin kurulmuş olması gerekir.
- Sözleşmenin alıcının satılanı deneyerek veya gözden geçirerek beğenmesine bağlanmış olması gerekir.
- Beğenme koşulunun gerçekleşmesinin tamamen alıcının iradesine bağlı olması gerekir.
Tanımı: hangi sonuçları doğurur?
- Beğenme koşulu gerçekleşirse sözleşme baştan itibaren hüküm doğurur ve alıcı satılanın mülkiyetini kazanır.
- Alıcı beğenmezse ve geri çevirirse geciktirici koşul gerçekleşmemiş olur ve sözleşme hüküm doğurmaz.
- Satılan alıcının zilyetliğine geçmiş olsa bile mülkiyet beğenme koşulunun gerçekleşmesine kadar satıcıda kalır.
- Beğenme koşulu gerçekleşmeden önce yarar ve hasar alıcıya geçmez; bu kural TBK m.208 ve m.250 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Beğenme koşuluyla satış ile taksitle satış arasındaki fark nedir?
Beğenme koşuluyla satışta satış sözleşmesinin hüküm doğurması alıcının beğenmesine bağlıdır.
Taksitle satışta bedelin kısım kısım ödenmesi söz konusudur ve sözleşme doğrudan hüküm doğurur.
Beğenme koşulu varsa mülkiyet beğenmeye kadar satıcıda kalır; taksitli satışta bu tür bir askı yoktur.
Beğenme koşuluyla satış ile olağan koşula bağlı sözleşme arasındaki fark nedir?
Beğenme koşuluyla satışta koşul alıcının iradesine bağlıdır ve alıcı serbestçe kabul veya red edebilir.
Olağan koşula bağlı sözleşmede koşul objektif bir olaya bağlıdır; örneğin belirli bir yükü taşıma veya belirli kanalları çekme gibi.
Sözleşmede alıcının deneme sonucuna göre kabul veya red yükümlülüğü varsa ortada beğenme koşuluyla satış değil, olağan koşula bağlı sözleşme bulunur.
Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Beğenme koşuluyla satışı, koşulun gerçekleşmesiyle hüküm doğuran sözleşmeyle karıştırmak; burada sözleşme kurulmuş ancak hüküm doğurması askıdadır.
- Beğenme koşuluyla satışı bozucu koşula bağlı sayarak alıcıya ilk andan itibaren mülkiyet kazandırmak.
- Alıcıya malın zilyetliğinin devredilmesini mülkiyetin geçmesi olarak yorumlamak; mülkiyet beğenmeye kadar satıcıda kalır.
- Olağan koşula bağlı sözleşmeyi beğenme koşuluyla satış gibi değerlendirmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Belirli bir deneme süresi geçtikten sonra alıcının satılanı deneme veya gözden geçirme amacını aşacak biçimde kullanmasının beğenme koşulunu gerçekleşmiş saydığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/1162 E., 2023/830 K., 14.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Beğenme koşuluyla satış iddiasında, sözleşmenin beğenme koşuluna bağlandığını ileri süren taraf bu kararlaştırmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Kararlaştırma yazılı belge, sözleşme metni veya tanık beyanı ile kanıtlanabilir; yazılı kayıt tanık beyanına üstündür.
- Koşulun gerçekleştiğini savunan taraf, alıcının beğendiğini, bedeli kısmen ödediğini veya amacı aşan kullanımda bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Satıcının bağlılıktan kurtulduğunu ileri süren taraf, alıcıya ihtar gönderildiğini ve alıcının buna cevap vermediğini ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.250: Alıcının kabul veya geri çevirme konusunda serbest olduğunu ve mülkiyetin beğenmeye kadar satıcıda kaldığını düzenler; tanımdaki koşulun işleyişini tamamlar.
- 6098 sayılı Kanun m.251: Deneme veya gözden geçirmenin satıcı yanında yapılması halinde koşulun gerçekleşme usulünü düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.252: Deneme veya gözden geçirmenin alıcı yanında yapılması halinde koşulun gerçekleşmiş sayılma hallerini düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.170: Koşula bağlı hukuki işlemlere ilişkin genel kuralları verir; beğenme koşulu da bu genel çerçevede geciktirici koşul olarak değerlendirilir.
TBK m.250 — Hükümleri
Beğenme koşuluyla yapılan satımda alıcının satılanı kabul etme ya da hiçbir sebep göstermeksizin geri verme serbestisini ve satılanın beğenme koşulu gerçekleşinceye kadar satıcıda kalan mülkiyetini düzenler. Hüküm, beğenme koşulu ile yapılan satım sözleşmelerinde alıcı ile satıcı arasındaki ilişkiye uygulanır. Düzenlemediği konular: beğenme koşulunun genel koşullara (geciktirici koşul, gerçekleşme ve gerçekleşmemenin sayılması) ilişkin hükümleri (TBK m.168-175), satım sözleşmesinin genel hükümleri ve ayıba karşı tekeffül sorumluluğu (TBK m.219 vd.), satılanın teslimi ve tehlike geçişi, ve satım bedelinin ödenmesine ilişkin kurallar (TBK m.207 vd.) bu maddede düzenlenmez.
Hükümleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Beğenme koşulu
- Alıcının satılanı beğenmesine bağlı olarak satımın kesinleşmesini sağlayan koşuldur. Koşulun gerçekleşmesi alıcının takdirine bırakılmıştır ve alıcının kabul ya da geri verme yönündeki tercihi bu koşulun gerçekleşmesi anlamına gelir.
- Kabul
- Alıcının beğenme koşuluna bağlı satımı onaylaması ve satılanı kendisine ait saymasıdır. Kabulle birlikte satım kesinleşir ve mülkiyet satıcıdan alıcıya geçer.
- Geri verme
- Alıcının hiçbir sebep göstermeksizin satılanı satıcıya iade etmesidir. Maddeye göre alıcının bu konuda gerekçe bildirmesi gerekmez.
- Zilyetlik
- Satılanın fiilen alıcının egemenliğine geçmesidir. Zilyetliğin alıcıya geçmesi, beğenme koşulu gerçekleşmeden mülkiyetin alıcıya geçmesi sonucunu doğurmaz.
Hükümleri: hangi şartlar aranır?
- Satımın beğenme koşuluna bağlı olarak kurulmuş olması gerekir; koşulun varlığı sözleşmede açıkça ya da dürüstlük kuralına göre anlaşılabilir olmalıdır.
- Alıcı, satılanı beğenme yönünde kabul beyanında bulunmak ya da satılanı hiçbir sebep göstermeksizin geri vermek suretiyle tercihini kullanmalıdır.
- Satılanın alıcının zilyetliğine geçmiş olması, mülkiyetin alıcıya geçmesi için tek başına yeterli değildir; mülkiyet beğenme koşulunun gerçekleştiği ana kadar satıcıda kalmalıdır.
Hükümleri: hangi sonuçları doğurur?
- Alıcı satılanı kabul ederse beğenme koşulu gerçekleşmiş olur ve mülkiyet bu ana kadar satıcıda kalan satılanla birlikte alıcıya geçer.
- Alıcı satılanı hiçbir sebep göstermeksizin geri verirse koşul gerçekleşmez ve satım sözleşmesi kurulmamış sayılır.
- Satılan alıcının zilyetliğine geçmiş olsa bile, beğenme koşulu gerçekleşinceye kadar mülkiyet satıcıda kalır.
- Alıcının tercih yetkisi, kabul ya da geri verme dışında başka bir sebebe bağlanamaz; alıcı gerekçe göstermek zorunda değildir.
- Madde metninde sözleşme kaydıyla değiştirilebilirlik açıkça düzenlenmemiştir; sözleşmenin yorumu ve dürüstlük kuralı ile ilgili ayrıca değerlendirme gerekir.
Zilyetlik ile mülkiyet arasındaki fark nedir?
Satılanın alıcının zilyetliğine geçmesi, fiili egemenliğin devredilmesidir.
Mülkiyet, satılanın hukuken kime ait olduğudur ve beğenme koşulu gerçekleşene kadar satıcıda kalır.
Alıcı satılanı zilyetliğinde tutsa bile mülkiyet kendisine geçmez; mülkiyetin geçişi koşulun gerçekleşmesine bağlıdır.
Kabul ile geri verme arasındaki fark nedir?
Kabul, alıcının satılanı beğenerek satımı kesinleştirmesidir.
Geri verme, alıcının gerekçe göstermeksizin satılanı iade ederek satımdan çekilmesidir.
Kabulde satım kesinleşir ve mülkiyet alıcıya geçer; geri vermede koşul gerçekleşmez ve satım hükümsüz kalır.
Hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Zilyetliğin devrini mülkiyetin devriyle karıştırmak; alıcı satılanı teslim aldı diye mülkiyetin kendiliğinden geçtiğini sanmak.
- Alıcının geri verme hakkını gerekçeye bağlamak; alıcının hiçbir sebep göstermeksizin geri verebileceğini gözden kaçırmak.
- Beğenme koşulunu genel geciktirici koşul hükümleriyle aynı şekilde yorumlayıp, alıcının tercihinin takdir yetkisi niteliğini göz ardı etmek.
Nasıl ispat edilir?
- Beğenme koşulunun varlığını iddia eden taraf, bu koşulun sözleşmeye konulduğunu ispatlamalıdır; yazılı sözleşme bu bakımdan en güçlü delildir.
- Alıcının kabul beyanında bulunduğunu ileri süren taraf, bunu yazılı ya da fiili bir davranışla ispat etmelidir.
- Satılanın alıcının zilyetliğine geçmiş olması tek başına mülkiyet geçişini ispat etmez; mülkiyetin alıcıya geçtiğini iddia eden taraf, beğenme koşulunun gerçekleştiğini ayrıca ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.172: Geciktirici koşulun gerçekleşmemesi halinde ne olacağını düzenler; beğenme koşulu da bir koşul olduğundan genel koşul hükümleri bu bağlamda tamamlayıcı niteliktedir.
- 6098 sayılı Kanun m.175: Koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı engel olunmasını ya da koşulun gerçekleşmesinin sağlanmasını düzenler; beğenme koşulunda alıcının tercihinin dürüstlük kuralına aykırı kullanılması bakımından başvurulabilir.
- 6098 sayılı Kanun m.128: Sözleşmede belirli süre kaydının geçerliliğini düzenler; beğenme koşulunda süre konulmuş olması halinde ilgilidir.
TBK m.251 — Satıcının yanında
Bu madde, deneme veya gözden geçirmenin satıcının yanında yapıldığı beğenme koşuluyla satışta, alıcının satılanı kabul edip etmediğini açıklamaması hâlinde satıcının sözleşmeyle bağlılıktan kurtulmasını düzenler. Hem sözleşmede ya da adette belirlenmiş bir sürenin bulunduğu hâli hem de böyle bir sürenin bulunmadığı ve satıcının ihtar yoluyla süre işlettiği hâli kapsar. Kime uygulandığı bakımından alıcı ile satıcı arasındaki beğenme koşuluyla satış ilişkisini ilgilendirir. Madde, deneme ya da gözden geçirmenin alıcının yanında yapıldığı hâli düzenlemez; bu hal TBK m.252'dedir. Beğenme koşulunun gerçekleşmiş sayılması halleri de düzenlemez; bunlar TBK m.252'de yer alır. Taksitli satış ve kısmi ödemeli satış hükümleri de bu maddenin kapsamında değildir (TBK m.253 ve devamı). Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın teslimi ile ilgili genel borçlar da bu maddede düzenlenmez.
Satıcının yanında: hangi kavramlar bilinmeli?
- Beğenme koşuluyla satış
- Alıcının satılanı deneyerek veya gözden geçirerek beğenmesi koşuluna bağlı olarak yapılan satıştır. Sözleşme geciktirici bir koşula bağlıdır ve koşulun gerçekleşmesi alıcının iradesine bağlıdır.
- Deneme veya gözden geçirme yeri
- Satılanın alıcı tarafından denendiği veya gözden geçirildiği yerdir. Bu maddede yer, satıcının yanında yapılan denemeyi ayırt etmek için belirleyicidir; satıcının hakimiyet alanında yapılan deneme bu maddenin konusudur.
- Sözleşmeyle bağlılıktan kurtulma
- Satıcının satış sözleşmesinden doğan borçlarından, özellikle satılanı devretme borcundan kurtulması anlamına gelir. Bu durumda sözleşme kurulmamış sayılır ve satıcı satılanı üçüncü kişiye devredebilir.
- Sürenin belirlenmemesi ve ihtar
- Sözleşmede veya adette bir süre yoksa satıcı, uygun bir süre geçtikten sonra alıcıya satılanı kabul edip etmediğini bildirmesi için ihtarda bulunabilir. Bu ihtar, sürenin işlemesi için gereklidir.
- Susma
- Alıcının süre içinde veya ihtara karşılık iradesini açıklamaması, bu maddede ret anlamına gelir. Maddenin bu hükmü, genel kural olan TBK m.6'daki susmaya sonuç bağlanmayacağı kuralının istisnasıdır.
Satıcının yanında: hangi şartlar aranır?
- Satılanın deneme veya gözden geçirme amacıyla satıcının yanında, yani satıcının hakimiyet alanında denenmesi veya gözden geçirilmesi gerekmektedir.
- Alıcının satılanı sözleşmede belirlenen süre içinde kabul edip etmediğini açıklaması gerekmektedir; bu süre yoksa adete göre gerekli süre dikkate alınır.
- Sözleşmede veya adette bir süre yoksa satıcının uygun bir süre geçtikten sonra alıcıya kabul ya da ret beyanında bulunması için ihtarda bulunmuş olması gerekmektedir.
- Alıcının belirlenen süre içinde ya da ihtara hemen cevap vermeksizin susması, satıcının sözleşmeyle bağlılıktan kurtulması için yeterlidir.
- Alıcının süre içinde açıkça kabul beyanında bulunması hâlinde satıcı sözleşmeyle bağlılıktan kurtulamaz ve beğenme koşulu gerçekleşmiş olur.
Satıcının yanında: hangi sonuçları doğurur?
- Alıcı sözleşme veya adete göre gerekli süre içinde satılanı kabul ettiğini açıklamazsa satıcı sözleşmeyle bağlılıktan kurtulur.
- Süre belirlenmemişse satıcı uygun bir süre geçtikten sonra ihtarda bulunabilir ve alıcı bu ihtara hemen cevap vermezse satıcı bağlılıktan kurtulur.
- Alıcı süre içinde veya ihtara karşılık satılanı kabul ettiğini açıklarsa satıcı bağlılıktan kurtulamaz ve sözleşme geçerli kalır.
- Satıcının bağlılıktan kurtulması hâlinde sözleşme kurulmamış sayılır; satıcı satılanı alıcıya devretme borcundan kurtulur.
- Satıcı bağlılıktan kurtulduktan sonra malı üçüncü bir kişiye satıp mülkiyet ve zilyetliğini ona devredebilir.
- Madde metninde 'susma' açıkça ret olarak düzenlenmiştir; bu nedenle alıcının sessizliği ile birlikte satıcının bağlılıktan kurtulması, sonradan kabul beyanı ile geri alınamaz.
Sözleşmede veya adette süre bulunması ile süre bulunmaması arasındaki fark nedir?
Sözleşme veya adet gereği belirlenmiş bir süre varsa, alıcı bu süre içinde açıklamada bulunmak zorundadır ve süre sonunda susması ret anlamına gelir.
Böyle bir süre yoksa satıcı uygun bir süre geçtikten sonra ihtarda bulunmak zorundadır; alıcı ihtara hemen cevap vermezse satıcı bağlılıktan kurtulur.
Süre varsa satıcının ihtarda bulunmasına gerek yoktur; süre yoksa ihtar, satıcının bağlılıktan kurtulmasının ön koşuludur.
Satıcının yanında ile alıcının yanında deneme arasındaki fark nedir?
Deneme veya gözden geçirme satıcının yanında yapılıyorsa, alıcının susması ret sayılır ve satıcı sözleşmeyle bağlılıktan kurtulur (bu madde).
Deneme alıcının yanında yapılıyorsa, alıcının susması ret değil, beğenme koşulunun gerçekleşmesi sonucunu doğurur (TBK m.252).
Hangi hâlin geçerli olduğu, malın hangi tarafın hakimiyet alanında bulunduğuna göre belirlenir ve sonuçlar tamamen zıttır.
Satıcının bağlılıktan kurtulması ile beğenme koşulunun gerçekleşmesi arasındaki fark nedir?
Bu maddede satıcı sözleşmeyle bağlılıktan kurtulur; sözleşme kurulmamış sayılır.
TBK m.252'de ise beğenme koşulu gerçekleşir ve sözleşme baştan itibaren hüküm doğurur.
Mülkiyet ve sözleşmenin geçerliliği açısından sonuçlar farklıdır; bu maddede satıcı serbest kalır, m.252'de alıcı sözleşmeye bağlanır.
Satıcının yanında: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Deneme veya gözden geçirmenin alıcının yanında yapıldığı hâli bu maddeye göre çözmek; bu durumda TBK m.252 uygulanmalıdır ve susma beğenme anlamına gelir.
- Sözleşmede süre varken satıcının ihtar göndermesini zorunlu saymak; süre belirlenmişse ihtara gerek yoktur.
- Süre belirlenmemişken ihtar göndermeden satıcının bağlılıktan kurtulabileceğini kabul etmek; ihtar bu hâlde ön koşuldur.
- Satıcının uygun süre beklemeden ihtarda bulunmasını yeterli görmek; ihtar uygun bir süre geçtikten sonra yapılmalıdır.
- Alıcının susmasını, genel kural olan TBK m.6 uyarınca hiçbir sonuç doğurmayan bir durum olarak değerlendirmek; bu maddede susma ret anlamına gelir.
Nasıl ispat edilir?
- Satıcının bağlılıktan kurtulduğunu ileri süren taraf, satılanın satıcının yanında denenmek üzere bırakıldığını ve alıcıya süre verildiğini ya da ihtar gönderildiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Sözleşmede süre kararlaştırıldığı iddia ediliyorsa yazılı sözleşme veya taraflar arasındaki yazışmalar bu süreyi ispatlamak için kullanılır.
- Adete göre süre iddiası, sektörde yerleşmiş uygulamanın varlığını gösteren tanık veya uzman beyanıyla ispatlanır.
- İhtarın gönderildiği ve alıcıya ulaştığı, ihtar mektubu, noter ihtarnamesi veya iadeli taahhütlü posta kaydı gibi belgelerle ispatlanır.
- Alıcının süre içinde kabul beyanında bulunduğunu ileri süren taraf, bu beyanı yazılı belge, e-posta veya tanıkla ispatlamakla yükümlüdür; aksi hâlde susma ret sayılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.6: Genel kural olarak susmaya sonuç bağlanmaz; bu madde, deneme veya gözden geçirme satıcının yanında yapıldığında susmaya ret anlamı veren özel bir istisna getirir.
- 6098 sayılı Kanun m.252: Deneme veya gözden geçirmenin alıcının yanında yapıldığı hâli düzenler; bu hâlde susma beğenme koşulunun gerçekleşmesi sonucunu doğurur ve bu maddeyle karşıtlık oluşturur.
- 6098 sayılı Kanun m.249: Beğenme koşuluyla satışın tanımını yapar; bu madde o satışın satıcının yanındaki deneme hâline ilişkin sonuçlarını düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.250: Alıcının deneme veya yoklama sonunda malı kabul etme ya da geri çevirme konusunda serbest olduğunu belirtir; bu madde, bu serbestliğin satıcının yanında yapılan denemede sınırlarını çizer.
TBK m.252 — Alıcının yanında
Beğenme koşuluyla satışta, satılanın alıcıya denenmeden veya gözden geçirilmeden verilmiş olması hâlinde beğenme koşulunun ne zaman gerçekleşmiş sayılacağını düzenler. Birinci fıkra, süre belirlenmiş veya adete göre süre bulunan ya da satıcının ihtarıyla süre tanınan durumlarda alıcının sessiz kalmasının beğenme koşulunu gerçekleştirmesini; ikinci fıkra ise alıcının çekince koymadan bedelin tamamını veya bir kısmını ödemesi ya da malı deneme veya gözden geçirme amacını aşacak biçimde kullanmasını kapsar. Madde, alıcının yanında deneme hâlini düzenler; satıcının yanında deneme için TBK m.251 geçerlidir. Madde, beğenme koşulunun genel hükümlerini, beğenmeme bildiriminin şeklini ve alıcının deneme yetkisinin kapsamını ayrıntılı olarak düzenlemez; bunlar için beğenme koşulunun genel çerçevesine ve satıcının yanındaki denemeye ilişkin TBK m.251 hükmüne bakılır. Satıcının zapta karşı sorumluluğu (TBK m.215, m.216) ve ayıba karşı tekeffül (TBK m.219 vd.) bu maddenin konusu değildir.
Alıcının yanında: hangi kavramlar bilinmeli?
- Beğenme koşulu
- Satılanın alıcının beğenmesine bağlı olarak satış sözleşmesinin hükümlerini doğurmasını sağlayan bozucu koşuldur. Gerçekleşinceye kadar satış sözleşmesi borç doğurmaz ve mülkiyet geçmez; gerçekleşmesiyle sözleşme baştan itibaren geçerli sayılır.
- Alıcının yanında deneme
- Satılanın alıcıya denenmeden veya gözden geçirilmeden teslim edilmesi ve deneme ile gözden geçirme yetkisinin alıcıda bulunmasıdır. Satılan alıcının hâkimiyet alanındayken beğenme koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği bu maddeye göre belirlenir.
- Susma
- Alıcının süre içinde beğenmediğini bildirmemesi ya da malı geri vermemesi durumudur. Bu maddede susma, beğenme koşulunun gerçekleşmesi sonucunu doğurur; genel kuralın aksine, sessizliğe olumlu bir sonuç bağlanmıştır.
- Gözden geçirme amacını aşan kullanım
- Alıcının satılan üzerinde, deneme ve gözden geçirme için gerekli olanın ötesinde fiilî veya hukukî tasarrufta bulunmasıdır. Bu kullanım beğenme koşulunu gerçekleştirir.
- Çekince
- Alıcının bedel ödemesi sırasında satılanın beğenilmediğini ya da ödemenin koşullu yapıldığını belirten açıklamasıdır. Çekince konulmadan yapılan ödeme beğenme koşulunu gerçekleştirir.
Alıcının yanında: hangi şartlar aranır?
- Satılanın denenmeksizin veya gözden geçirilmeksizin alıcıya verilmiş olması gerekir.
- Sözleşme veya adete göre gereken süre bulunmalı; böyle bir süre yoksa satıcının ihtarı üzerine alıcıya uygun bir süre tanınmış olmalıdır.
- Bu süre içinde alıcı satılanı beğenmediğini hemen bildirmemeli ve malı geri vermemelidir; susma bu hâlde beğenme koşulunun gerçekleşmesi sonucunu doğurur.
- Alıcı, herhangi bir çekince belirtmeksizin satış bedelinin tamamını veya bir kısmını ödemiş olabilir; bu ödeme ayrıca beğenme koşulunu gerçekleştirir.
- Alıcı satılanı deneme veya gözden geçirme amacını aşacak biçimde kullanmış olabilir; bu kullanım da ayrıca beğenme koşulunu gerçekleştirir.
- Susma yoluyla gerçekleşme ile ödeme veya aşırı kullanım yoluyla gerçekleşme alternatif hallerdir; birinin varlığı yeterlidir.
Alıcının yanında: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşme veya adete göre gereken süre içinde alıcı beğenmediğini hemen bildirmez veya malı geri vermezse beğenme koşulu gerçekleşmiş olur.
- Süre yoksa satıcının ihtarı üzerine alıcı beğenmediğini hemen bildirmez veya malı geri vermezse beğenme koşulu gerçekleşmiş olur.
- Alıcı çekince belirtmeksizin satış bedelinin tamamını veya bir kısmını öderse beğenme koşulu gerçekleşmiş olur.
- Alıcı satılanı deneme veya gözden geçirme amacını aşacak biçimde kullanırsa beğenme koşulu gerçekleşmiş olur.
- Beğenme koşulu gerçekleştiğinde satış sözleşmesi baştan itibaren geçerli hâle gelir ve borçlandırıcı ile tasarruf işlemi doğar; alıcı satılanın mülkiyetini kazanır.
- Alıcı süre içinde beğenmediğini bildirirse veya malı geri verirse beğenme koşulu gerçekleşmez ve sözleşme hükümsüz kalır.
- Madde kendi metninde hükmün emredici olduğunu açıkça söylemez; buna aykırı sözleşme kaydının akıbeti madde metninden çıkarılamaz.
Sözleşmede süre / adete göre süre / ihtarla belirlenen süre: fark nedir?
Taraflar sözleşmede bir süre kararlaştırmışsa veya adette böyle bir süre varsa, bu süre denemeye yeterli sayılır ve yeterliliği ayrıca araştırılmaz.
Böyle bir süre yoksa satıcının ihtarıyla alıcıya uygun bir süre tanınır ve bu sürenin sonunda hüküm doğar.
İlk halde süre doğrudan sözleşmeden okunur; ikinci halde ise ihtar ve süre tespiti gerekir. Yeterlik araştırması yalnızca sözleşmede ya da adette süre bulunmayan hallerde yapılır.
Susma ile gerçekleşme ile genel kural arasındaki fark nedir?
Bu maddede, belirlenmiş süre içinde alıcının susması beğenme koşulunu gerçekleştirir.
Genel borçlar hukukunda öneri karşısında susmaya kural olarak sonuç bağlanmaz (TBK m.6).
Bu madde, genel kurala aykırı olarak susmaya olumlu sonuç bağlar; sessizlik burada ret anlamına gelmez, beğenme anlamına gelir.
Alıcının yanında deneme (m.252) ile satıcının yanında deneme (m.251) arasındaki fark nedir?
Alıcının yanında denemede satılan alıcının hâkimiyet alanındadır ve deneme yetkisi alıcıdadır.
Satıcının yanında denemede alıcı malı satıcının yanında, satıcının hâkimiyet alanında dener.
Alıcının yanında denemede susma beğenme sonucunu doğurur; satıcının yanında denemede ise alıcının susması ret anlamına gelir.
Çekincesiz ödeme / gözden geçirme amacını aşan kullanım / süre içi bildirim: fark nedir?
Alıcının çekince koymadan ödeme yapması veya malı deneme amacını aşacak biçimde kullanması olgusu vardır.
Süre dolmadan beğenmediğini bildirmek ya da malı geri vermek alıcının süre içindeki davranışıdır.
Ödeme ve aşırı kullanım süre beklenmeden beğenme koşulunu gerçekleştirir; süre içinde ret bildirimi ise beğenme koşulunun gerçekleşmesini engeller.
Alıcının yanında: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sözleşmede süre bulunduğu hâlde süreyi ayrıca yeterlilik açısından incelemek; süre varsa yeterliliği araştırılmaz.
- Susmayı genel kurala göre ret saymak; bu maddede susma beğenme koşulunu gerçekleştirir.
- Alıcının yanındaki denemeyi satıcının yanındaki denemeyle (m.251) karıştırmak; birinde susma beğenme, ötekinde ret anlamına gelir.
- Satıcının ihtarı olmadan, sözleşmede ya da adette süre bulunmayan hâlde süre işlemiş saymak; bu durumda önce ihtar gerekir.
- Ödemenin çekince içerip içermediğini araştırmadan ödemeyi beğenme koşulunun gerçekleşmesi saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Beğenme koşulunun gerçekleşmesi için önce sözleşmede ya da adette süre olup olmadığı araştırılır; süre varsa bu süre yeterli kabul edilir ve yeterliliği ayrıca incelenmez. (11. Hukuk Dairesi, 2022/1162 E., 2023/830 K., 14.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Beğenme koşulunun gerçekleştiğini ileri süren satıcıdır; sözleşmede veya adette süre bulunduğunu ya da satıcının ihtarını ve bu ihtarın alıcıya ulaştığını kanıtlamalıdır.
- Sözleşme metni, yazışmalar ve ticari teamüller süre belirlenip belirlenmediğini göstermek için kullanılabilir.
- Satıcının ihtarı yazılı olarak yapılmalı ve alıcıya ulaştığı belgelenmelidir; ihtarın tebliği ispatlanmadan süre işlemez.
- Alıcı, süre içinde beğenmediğini bildirdiğini ya da malı geri verdiğini ispatlayarak savunma yapabilir; bu bildirimin yazılı olması ispatı kolaylaştırır.
- Alıcı çekince belirtmeksizin ödeme yaptığını ya da malı deneme amacını aşacak biçimde kullandığını iddia eden taraf, bu olguları banka kayıtları, fatura veya tanık gibi delillerle kanıtlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.251: Satıcının yanında deneme ve gözden geçirmeyi düzenler; bu maddedeki susmanın ret anlamına gelmesiyle m.252'deki susmanın beğenme anlamına gelmesi karşılaştırılır.
- 6098 sayılı Kanun m.6: Öneriye karşı susmanın kural olarak sonuç doğurmadığını söyler; m.252 bu genel kuralın bilinçli istisnasını oluşturur.
- 6098 sayılı Kanun m.215: Satıcının zapta karşı sorumluluğuna ilişkindir; m.252 kapsamında değildir, ancak beğenme koşulu gerçekleşmiş satış sonrasında mülkiyetin alıcıya geçmesiyle birlikte ilgilidir.
Konuda geçen kararlar
6 karar- 11. Hukuk Dairesi, 2022/1162 E., 2023/830 K., 14.02.2023İlgili madde: m.249, m.252
- 13. Hukuk Dairesi, 2014/30201 E., 2014/24738 K., 02.09.2014İlgili madde: m.247
- 6. Hukuk Dairesi, 2013/3465 E., 2013/14847 K., 05.11.2013İlgili madde: m.249
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/21 E., 2024/119 K., 01.02.2024İlgili madde: m.247, m.248
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/326 E., 2022/292 K., 28.04.2022İlgili madde: m.247, m.248
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/509 E., 2020/505 K., 30.09.2020İlgili madde: m.247, m.248
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 7. Borçlar Özel Giriş ve Devir Borcu Doğuran Sözleşmeler bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış